Etiket: Motor

  • Çocuğunuzun İnce Motor Becerileri Geriden mi Geliyor?

    Çocuğunuzun İnce Motor Becerileri Geriden mi Geliyor?

    Günlük hayatta bazen beynimize karışık eylemler yapması için komut veririz. Bu eylemler beynimizde birden çok alanı ilgilendirir. Görme, nesneyi tutma, nesnenin ağırlığına göre kaldırıp kaldıramayacağımıza karar verme gibi bir sürü alanı aynı anda harekete geçiririz. Alanlar arasındaki koordineli çalışma sayesinde düzgün bir şekilde hareketimizi tamamlayabiliriz. Tüm bu kabiliyetlerimizi motor sistemi sayesinde yaparız. Motor sistemi ince ve kaba olmak üzere iki farklı gruba ayrılır. Kaba motor büyük kas grupları ile ilgilidir; koşma, yürüme, kafayı dik tutabilme vb. İnce motor ise küçük kas gruplarını kapsar yani el ve parmaklardaki küçük kasları çalıştırabilme kabiliyetiyle ilgilidir. Peki, ince motor dediğimiz küçük kas gruplarında bir problem olursa ne olur?

    Ellerimizin hayatımızdaki yeri oldukça önemlidir. Kendi kendimize iş yapabilme becerimizin büyük bir kısmını ellerimiz oluşturur. Bu nedenle çocukluktan beri gelen bu ince motor becerilerimiz ellerimiz sayesinde desteklenir. İnce motor sisteminde problem olan bir çocuk kalem tutmakta, yazı yazmakta, resim yapmakta kısacası ellerini ve parmaklarını koordineli bir şekilde kullanmakta zorlanır. Ayrıca kaba ince motor becerisi kaba motor becerisine göre çok daha yavaş kazanılır. Örneğin ince motor becerisi gelişmemiş bir çocuğa resim çizmesi için kağıt kalem verilirse çocuk hem sıkılır hem de bu becerisi gelişmediği için çok çabuk yorulur ve istenilen başarıyı gösteremez. Yaşıtlarına göre bu becerisi çok daha geriden gelir.

    Kendimizi bazen çocuğumuza kızar bir vaziyette buluyoruz. Sürahiden su öyle mi doldurulur? Her yer su oldu! Sonrasında çocuk kendini suçlu hissediyor. O anlık gösterdiğiniz öfkeden korkuyor ve kısaca karışık duygular içerisine itmiş oluyoruz çocuğunuzu. Bunları yaşamamak için öncelikle bizim sabırlı olmamız şart. Sonrasında yapacağımız çalışmalarla bu yeteneklerini geliştirebiliriz. Bunu yetenekleri geliştirirken de mümkün olduğunca çocuğumuza karşı olumsuz kelimeleri azaltmalıyız. Yapma yerine daha yapıcı cümlelerle “Başka bir şey yapalım mı?” gibi cümlelerle destekleyebiliriz. Dikkatini başka yönlere çekebiliriz. Araştırmalar gösteriyor ki olumsuz cümleleri azalttığınızda bile söz dinlememe oranı ciddi anlamda azalıyor. Şimdi gelelim çocuklarımızla ne yapabiliriz? Birkaç teknikle çocuğun ince motor becerisi geliştirebilir.

    Masajla başlayabiliriz, kullanılmadığı için parmaklar zayıf olabilir. Bunun için de birkaç çeşit masajımız var!

    Ellerini avucunuzun içine alıp parmak uçlarına masaj yapmakla başlayabilirsiniz. Daha sonra avuç içlerine nazik hareketlerle ve en son tekrar parmaklara baskı kuvvet uygulayarak bitirebilirsiniz. Hatta bu masajı buzla da yapabilirsiniz biraz daha canlandıracaktır.

    Uzun çizgi çektirebilirsiniz. Birkaç kez denediğinizde gittikçe daha güzelini çizecektir. Doğru şekilde, abartmadan motive etmek önemlidir. Çocuğunuzun yapamadığı şeylere bile yapmış gibi tepki verirseniz çocuk yapamadığını bilir ve onu mutlu etmek için söylediğinizi anlar. 

    Sert bir hamurdan mercimek kadar verip çok güzel toplar yapmasını isteyebilirsiniz. Her parmakta sırayla küçük toplar yapmak önemli. Sonrasında eşit silindirler yapmasını isteyebiliriz. İlk başta yapamasa da cesaretlendirmek önemli. Tekrar edildikçe gelişmeyecek yetenek yok. Tabi ki her çocuğun heykeltıraş olmasını bekleyemeyiz ama normal bir seviyeye her çocuk çıkabilir.

    Bu sefer daha eğlenceli ama biraz da ortalığın batabileceği bir etkinlik anlatayım. Tıraş köpüğünü bir masaya sıkıyoruz ve elleriyle harfler yazmasını, dilerseniz basit şekiller çıkartmasını isteyebilirsiniz. Temizlerken onun da eline bir bez verip beraber temizlemenizi tavsiye ediyoruz.

    Evinizde org veya piyano varsa bu etkinliği yapabilirsiniz. İstediğimiz piyanonun tuşlarına düzgün basması ve sesi düzgün çıkartmaya çalışması. Tuşlara tam basmasını söyleyip, seslerin düzgün çıkmasının gerektiğini ona göre çalmasını söyleyebiliriz.

    Çocuğunuzla beraberken onun dünyasına girebilmek, hem çocuk hem de ebeveyn için inanılmaz bir şey. Burada da çocuğunuza havada veya masada hayalindeki karakterleri çizerek göstermesini isteyebilirsiniz. Mutlaka arada somut cisimlerden de çizmesini isteyip kendini zorlamasını sağlayabilirsiniz. Havaya harf bile yazabilir. Tamamen size kalmış. Hedefimiz çok aşırı zorlamak değil. Fakat çok kolay da olmamalı az da olsa biraz zorlanmak insanın hayatı boyunca öğrenmek için karşılaşması gereken bir durum.

    Her gün yaptığımız rutinde aslında çocuğumuza verebileceğimiz bir sürü iş var. Bunlar; ekmek kesmek, limon, sebze, meyve kesmek. Kontrollü bir şekilde yapıldığında çok faydalı. Düşünsenize çocuğunuzun kestiği malzemeleri yiyecek masadakiler. Hem özgüveni, hem de motor becerileri açısından çok güzel bir etkinlik.

    Mutfakta bir sürü işi olan anneler için küçük yardımcılarını hatırlatmakta fayda var. Tabak dizmek gibi basit görünen bir etkinlik bile minik eller için çok güzel faydalar sağlıyor. Beraber mutfakta yapılan bu tabak dizmeler ince motor becerilerini geliştirecektir. Renklerine göre ayrı koyabilirsiniz, sayabilirsiniz. Tamamen size kalmış.

    Hamur işleri yaparken, yanınızda çocuğunuzu da bulundurmanız da fayda var. Beraber yapmak veya ondan farklı şekiller istemek. Hatta mutfak için ona küçük bir önlük bile alabilirsiniz. Kız, erkek fark etmez. Bu tarz etkinliklerde hem üstü pislenmez, hem daha çok heves eder.

    Yumurta veya kek çırparken onun çırpmasını isteyebiliriz. Ortamı önceden ayarlayıp birazcık dökülse de, dökme gibi olumsuz bir cümle kullanmadan bu işi tamamlamak da ebeveynlerin görevi olsun.

    Makasla kağıt veya hamur kesmek. En güzel ince motor becerilerini geliştirme yolu makasla çalışmaktır. Makasla resimleri düzgün kesmekten tutun da basit bir dikdörtgen bile kestirip boyatabilirsiniz. Kendi çizdiği resimlerdeki karakterleri ona kestirip çıkarttırabilirsiniz. Origami dediğimiz kağıt katlama sanatının da hem çocuğunuzla ilişkiniz açısından hem de el becerileri açısından çok katkısı olacaktır.

    Burada anlattığımız etkinliklerle sınırlı değil tabi ki, gerisini anne- babaların hayal gücüne bırakıyorum. Bunları çoğaltabilirsiniz, geliştirebilirsiniz. Ama şunu hiç aklımızdan çıkartmamalıyız. Bir çocuğu en iyi etkinliklere gönderseniz, en iyi eğitimi verseniz de anne- babasıyla yaptığı etkinliklerden duygusal ve fiziksel açıdan gördüğü yarardan daha fazlasını başka bir yerde göremez. Sevgi, sabır, ilgi ama dozunda ne az ne fazla!

  • Tik bozukluğu nedir?

    Tik Bozukluğu; istemsiz olarak ortaya çıkan, tekrarlayıcı motor ( göz kırpma, baş, boyun oynatma, kolunu oynatma dokunma gibi) ya da sesler ( boğaz temizleme, burun çekme ,aksırma gibi) ile karakterize, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde daha fazla görülen nöropsikiyatrik bir bozukluktur.

    Tikler; 1yıldan kısa sürmesi durumunda geçici tik bozukluğu, 1 yıldan uzun süre devam etmesi durumunda kronik tik bozukluğuolarak adlandırılır. Basit ( sadece göz kırpma, ya da sadece burnunu oynatma gibi) ya da komplek(birden fazla motor ya da ses tikinin birlikte bulunması durumunda) olarak sınıflandırılır. Sadece motor ya da sadece ses (vokal ) tiki olarak görülebileceği gibi; hem motor hem ses tiki olarakta görülebilir. Hem motor hem de ses tikinin birlikte,1 yıldan daha uzun sürmesi durumunda tanı Tourette Sendromuolarak tarif edilir ve tedaviye daha dirençlidir.

    Genelde tikler 5-7 yaş civarında ortaya çıkmakla beraber, daha öncede başlaması mümkündür. özellikle önergenlik dönemi olarak tarif edilebilecek 9-10 yaşlarında artış görülür, 20’li yaşlara ulaşıldığında oldukça azalır. Tikler genelde geçici tik bozukluğu olarak gözükmektedir. Genelde önce motor tikler ortaya çıkar, daha sonra ses tikleri eşlik eder. ses (vokal ) tikleri, kliniği daha olumsuz hale getirebilir.

    Tikler istemsiz olarak ortaya çıkmakta, özellikle kronikleşmiş ise öncesinde tikin oluştuğu ilgili bölgedeki kas gruplarında duyarlılık ve kaşıntı tarzında duyumsamalar olur; bu nedenle tikin olacağını hisseden çocuk ve ergen tiki baskılamaya çalışır.

    Tikler bazen sebepsiz olarak ortaya çıkabileceği gibi, özellikle stresli durumlarda ortaya çıkma eğilimindedir ya da başka psikiyatrik bozuklukların olması durumunda (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, OKB, Kaygı Bozukluğu, Depresyon) eşlik eden başka bir durum olarak ya da bazen tedavilerde kullanılan ilaçların yan etkisi olarakta ortaya çıkabilmektedir.

    Tikler özellikle; yorgunluk, uzun süre uykusuzluk, heyecanlı olunan ortam ve kişilerin yanında artış göstermektedir. Tikler; rahat zamanlarda (yaz dönemi, istediği faaliyetlerle ilgilenirken, ya da oyun oynarken), psikolojik baskının az olduğu durumlarda azalmaktadır. Eğer tikler başka psikiyatrik bozukluklarla beraber görülüyorsa daha kronik bir seyir göstermektedir.Tik Bozukluğu;kendiliğinden hiçbir müdahale gerekmeden geçebilir ancak 6 aydan daha uzun süredir devam etmesi durumunda kalıcı olma eğilimindedir.

    Aileler, genelde bilinenin aksine tiklerin istemli olduğunu düşünerek, çocukların bu hareketleri yapmaması için uyarmayı tercih etmekte, bu da çocukta daha fazla stres yaratarak tiklerin daha da artmasına yol açmaktadır. Tikler, istemeden yapılan bazen durdurulabilen ancak bu durumda bile sıkıntı hissi oluşturan bir durumdur, bu nedenle olabildiğince müdahaleden kaçınmak uygun olacaktır.

    Uzm. Dr. Veli KURT

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

  • 0-6 Yaş Bebek Gelişimi-Gelişim Testi

    0-6 Yaş Bebek Gelişimi-Gelişim Testi

    Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE), bebek ve çocukların gelişimi ile ilgili derinlemesine ve sistemli bilgi sağlayan bir değerlendirme aracıdır. 0-6 yaş arasındaki bebek ve çocukların şu andaki gelişimini ve becerilerini değerlendirmektedir. Çocuğu en iyi tanıyan kişiler olarak çocuk hakkında verdikleri bilgiler uzun süreli gözlemlere dayandığı için test anneler ile yapılmaktadır. Anneler değerlendirme sürecine doğrudan katılmaktadırlar.

     Envanter, gelişimsel gecikme ve düzensizlik gösterme açısından risk altında olduğu düşünülen bebek ve çocukların erken dönemde tanınması ve gerekli önlemlerin alınabilmesine olanak sağlar. Gelişim geriliği tespit edilen çocuğun alınan ayrıntılı anamnezinde problemin nereden kaynaklandığı araştırılır ve özgül bir problemse gerekli yönlendirme-eğitim-tedavi için yönlendirilir. Özellikle Otizm, konuşma bozuklukları (konuşma gecikmesi), hiperaktivite ve özgül öğrenme güçlüğü gibi bazı çocukluk çağı hastalıklarında gelişim gerilikleri gözlenmektedir.

     Ayrıca testi belirli aralıklarla tekrar ederek, uygulanan tedavinin işe yarayıp yaramadığını, çocuğun ilerleyip ilerlemediğini de tespit etmek mümkün olmaktadır.

    Ankara Gelişim Tarama Envanteri genel gelişim ve dört alt test olmak üzere 5 ayrı skor vermektedir.

    Genel Gelişim (G.G) : Genel gelişimin düzeyini gösterir. Test sonucunda çocuğun kaç yaş diliminde bir çocuğun gelişim düzeyine sahip olduğu bulunur  ve çocuğun; dil, bilişsel, özbakım, sosyal, ince ve kaba motor becerilerde hangi aşamada olduğu belirlenir.

    Dil-Bilişsel (D-B) : Basit sözel davranışlar ile karmaşık dil ifadeleri, konuşma, dili anlama ve açık olarak ifade edebilme, basit problemleri çözme, zihinsel yetenekler ile sayı zaman kavramı  gibi becerileri kapsar. Dil bilişsel alan hem alıcı dil (konuşulan dili anlama), hem ifade edici dil (konuşma) becerilerini ölçer.

    İnce Motor (İM) : İşaret parmağını kullanma gibi basit el göz koordinasyonundan, makasla kesme gibi karmaşık ince motor davranışlara kadar uzanan görsel-motor becerileri kapsar. İnce motor beceriler; el ve parmaklardaki küçük kasların yönetilmesine verilen isimdir. İnce motor becerisi sayesinde çocuk kalemi, çatalı, makası uygun şekilde kullanabilir, düğmelerini ilikleyebilir, ayakkabısını bağlayabilir ve öz bakımını sağlayabilir.

     Kaba Motor (KM) : Bu alt test, hareket ve hareketle ilişkili kuvvet, denge ve koordinasyonu içerir. Kaba motor becerilerde hareket etmek için vücuttaki büyük kas grupları kullanılır (yürümek, koşmak, zıplamak, yüzmek, sekmek, tırmanmak, bisiklet sürmek, dans etmek, top atıp tutmak gibi. İstisnalar olsa da çoğu kez kendiliğinden gelişen hareketlerdir.

    Sosyal Beceri-Özbakım (SB-ÖB): Bu alt test yeme içme, tuvalet temizliği ve giyinme-soyunma gibi özbakım alışkanlıkları ile özerklik, kendine güven, kurallara uyma, sosyal etkileşim ve akranlarla oyun becerileri gibi özelliklerin genel bir ölçümüdür.

      Ankara Gelişim Tarama Envanteri ailelerin bazı mühim sorularına cevap vermektedir. Örneğin Çocuğum konuşmuyor normal mi, bir sorun mu var?, Yürümüyor bir sorun mu var? Yaşıtları renkleri öğrendi çocuğum öğrenemedi, gelişiminde bir sorun mu var?.. gibi soruların yanıtını bulmakta yardımcı olmaktadır.

      Sonuç olarak bu test ile çocuğun yaşına uygun gelişim seviyesinde olup olmadığı, yaşına uygun olan gelişim dönemine ait becerileri gerçekleştirip gerçekleştirmediğini saptarken, yaşlarından beklenenden daha düşük performans gösteren çocukların tespit edilmesine de olanak sağlamaktadır.

  • Mental retardasyon (zeka geriliği)

    Mental retardasyon (zeka geriliği)

    Kişisel sosyal, ince motor,dil ve kaba motor alanlardan en az ikisinde belirgin gelişme geriliği durumu ‘psikomotor gerilik’ olarak tanımlanır.

    Sıklığı %5-10’dur. İlk beş yaşta bu terminoloji kullanılırken beş yaş sonrası dönemde ‘mental motor gerilik’ olarak adlandırılmaktadır. Altta yatan birçok neden olabilir. Kromozom anomalileri (down sendromu, frajil X),doğumsal metabolik hastalıklar, beyin gelişim bozuklukları, annenin kronik hastalığı ve gebelikte maruz kaldığı riskler, prematürelik, zor doğum ve doğumda oksijensiz kalma, santral sinir sistemi enfeksiyonları, malnütrisyon, geçirilmiş kafa travması bu duruma yol açabilir.

    Zeka geriliğinin toplumdaki sıklığı %2-3’dür. Sınır, hafif, orta, ağır ve çok ağır zeka geriliği olarak sınıflanır. Hastaların %80’i hafif zeka geriliği, %10’u orta zeka geriliği, %1-2’si ağır zeka geriliği grubundadır.Bazı hastalarda tüm basamaklarda gerilik olarak değil izole dil geriliği veya izole motor gerilik görülebilir. Diğer gelişim alanları normal olup motor gecikme (baş kontrolü, desteksiz oturma ve yürümede gecikme) gösteren süt çocuklarında sıklıkla hipotonisite (gevşeklik) mevcuttur. Bir kısmında ise kas hastalığı kendisini motor gelişim geriliği (özellikle yürümede gecikme) olarak gösterir.

    Altı ay ile 6 yaş arası çocuklarda Türk çocuklarına göre standardize edilmiş Denver II gelişim tarama testi kullanılarak kişisel sosyal, dil, ince ve kaba motor alanlarda yaşıtlarına göre durumu test edilmekte, ayrıca ilk 3 yaşta Bayley III testi ile de ayrıntılı inceleme yapılabilmektedir. Altı yaştan sonrası çocuklarda WISC-R testi ile IQ değerlendirmesi yapılmaktadır.

  • Psikomotor gerilik ve mental retardasyon zeka geriliği

    Normal motor gelişimde; baş kontrolü 3. ayda, desteksiz oturma en geç 8. ayda yürüme 15. ay bitene dek olması beklenir. İnce motor gelişimde ise objeye uzanma 6. aya dek gelişmeli, baş ve işaret parmağı ile küçük objeleri yakalama 9. ayda olmalıdır. 12-18 aylik dönemde kağıda karalama yapma, 2 yaş civari dik çizgiyi kopyalama, 3 yaşta daire çizme, 4 -4.5 yaşta üç kısımlı adam ve gösterilen kareyi çizme, 5 -6 yaş döneminde altı kısımlı adam ve kare çizme beklenir. Miyelinizasyon tamamlandığı iki-üç yaşta düğme ilikleme gibi ince, koşma zıplama gibi kaba motor hareketler kolaylaşır. Üç yaşta kendi başına merdiven inip çıkma oldukça beceriklidir. Dört- beş yaş döneminde tek ayak üstünde 5-10 saniye durabilir. Altı yaşta geri geri adımlayabilir.

    Normal mental gelişimde; 0-1 ayda yüze ve ışığa bakma, zil sesine tepki; 1-3 ayda gülümseme, agulama, göz takibinin 90-180 derece olması; 3-6 ayda agulama, sesli gülme; 6-9 ayda hece tekrarı, ismine dönüp bakma; 9-12 ayda özgül olmayan anne baba deme; 12-18 ayda özgül anne baba deme; 18-24 ayda vücut kısımlarını bilme ;24 ayda iki kelimelik cümle kurma; 2-3 yaşta gösterilen resmin adını söyleme (kedi,köpek,at,adam,kuş vs); 3-4 yaşta tam anlaşılır konuşma, bir işlev bilme, zıt anlamları bilme (sıcak-soğuk, büyük-küçük vs); 4-6 yaşta sözcük tanımlama (örn masa nedir?),tanımlanan sözcük ve zıt anlamları bilmede artış beklenir.

    Kişisel sosyal, ince motor,dil ve kaba motor alanlardan en az ikisinde belirgin gelişme geriliği durumu ‘psikomotor gerilik’ olarak tanımlanır. Sıklığı %5-10’dur. İlk beş yaşta bu terminoloji kullanılırken beş yaş sonrası dönemde ‘mental motor gerilik’ olarak adlandırılmaktadır. Altta yatan birçok neden olabilir. Kromozom anomalileri (down sendromu, frajil X),doğumsal metabolik hastalıklar, beyin gelişim bozuklukları, annenin kronik hastalığı ve gebelikte maruz kaldığı riskler, prematürelik, zor doğum ve doğumda oksijensiz kalma, santral sinir sistemi enfeksiyonları, malnütrisyon, geçirilmiş kafa travması bu duruma yol açabilir.

    Zeka geriliğinin toplumdaki sıklığı %2-3’dür. Sınır, hafif, orta, ağır ve çok ağır zeka geriliği olarak sınıflanır. Hastaların %80’i hafif zeka geriliği, %10’u orta zeka geriliği, %1-2’si ağır zeka geriliği grubundadır.

    Bazı hastalarda tüm basamaklarda gerilik olarak değil izole dil geriliği veya izole motor gerilik görülebilir. Diğer gelişim alanları normal olup motor gecikme (baş kontrolü, desteksiz oturma ve yürümede gecikme) gösteren süt çocuklarında sıklıkla hipotonisite (gevşeklik) mevcuttur. Bir kısmında ise kas hastalığı kendisini motor gelişim geriliği (özellikle yürümede gecikme) olarak gösterir.

    Altı ay ile 6 yaş arası çocuklarda Türk çocuklarına göre standardize edilmiş Denver II gelişim tarama testi kullanılarak kişisel sosyal, dil, ince ve kaba motor alanlarda yaşıtlarına göre durumu incelenmektedir. Altı yaştan sonrası çocuklarda WISC-R testi ile IQ değerlendirmesi yapılmaktadır.

  • Çocuklarda motor gelişim

    Gelişme; anlama, ifade etme, hareket ve günlük yaşam becerileri gibi alanlarda işlev kazanma sürecidir.

    Bebek anne karnında yaklaşık 40 haftalık bekleme süresi sonrası farklı bir dünyaya adımını atar. Bebeğin genetik tüm özellikleri onun sağlıklı doğması, normal zihinsel fonksiyonların devamını belirleyecektir. Gelişme süreci doğumdan sonra değil, temel bütün özellikleri ile anne karnında başlar ve devam eder.

    Gebeliğin 5-6. aylarında bebeğin sese duyarlı hale geldiğini biliyoruz.

    Görme duyusu en son gelişir. Anne karnında bebeğin gelişiminde destek olacak temel uyaranlar işitme ve dokunma duyularıdır. Annenin bedensel ve ruhsal sağlıklı olması bebeğin sağlığını birinci dereceden etkiler.

    Çocuklarda motor-mental gelişimin değerlendirilmesi rutin pediatri pratiğinde son derece önemlidir. Normal motor-mental gelişimi, bireysel farklılıkları ve gelişimsel veya davranışsal gecikmeleri ya da bozuklukları değerlendirmek genellikle önce pratisyen hekimlerin veya çocuk hekimlerinin incelemesiyle başlar. Gelişimsel veya davranışsal gecikmeler saptandığında , hekim tarafından tanısal bir yaklaşım başlatılır . Gerekli görüldüğünde ilgili bölümlere yönlendirilir.

    Gelişimde hareketlerin evrimi genel kaba hareketlerden ince motor hareketlere, baştan ayağa ve merkezden çevreye doğru gerçekleşir. Motor hareket gelişim sürecinde önce baş tutma , sonra gövde kontrolü ve elleri kullanma daha sonra yürüme gerçekleşir.

    Gelişimsel Değerlendirme

    Sağlığın devamlılığı için temel bileşenlerden birisi gelişimsel problemlerin hemen tanımlanması ve gelişimin desteklenmesidir. Gelişimsel değerlendirmenin ilk basamağı gözlem ve gerektiğinde yakın izlemdir. Anne, baba ve/veya çocuğun yakınlarının endişelerinin paylaşılması, gözlemler, tarama testleri, öğretmen veya bakıcısının izlenimlerinin değerlendirilmesi önemlidir. Eğer ciddi veya kalıcı olabileceği düşünülen bulgular varsa gelişimsel ileri değerlendirme planları yapılmalıdır.

    Denver Gelişimsel Tarama Testi gibi standardize edilmiş tarama testleri bu değerlendirmeler sırasında kullanılır. Psikometrik testler genel bilişsel işlevlerin yanı sıra dikkat, algılama, yargılama gibi özgül işlevler hakkında da bilgi verirler.

    İnceleme ve gözlem koşulları testteki performansı etkileyecektir. Bu nedenle güvenli bir değerlendirme için sakin ve huzurlu bir ortam oluşturulmalıdır. Çocuk aç, yorgun ve korkmuş olmamalıdır. Annenin gergin olması çocuğun ve doktorun rahat olmasını engeller.

    KABA MOTOR GELİŞİM

    a-Erken Refleks Özellikleri:
    Emme ve arama refleksi bebeğin beslenmesine yönelik yenidoğan refleksidir. Moro refleksi yüksek bir sesten veya uyarandan sonra oluşabilir . Kucaklamadaki gibi hareketler ile belirlenir ve sıklıkla ağlama eşlik eder. Moro refleksi 4-6 aya kadar devam eder. Parmak yakalam ve başparmak kavrama refleksi mutlaka saptanmalıdır.

    Daha sonra ilkel refleksler normal reaksiyonlarla yer değiştirir .

    b-Bebeklerde Yerçekimi Karşıtı Kas Kontrolü

    Baş Kontrolü
    Yenidoğanın en erken kontrolü yerçekimine karşı dengeli bir duruşu devam ettirmektir. Örneğin çocuk yatar durumdan oturma pozisyonuna çekildiği zaman boyun kasları yerçekimine karşı baş kontrolünü sağlar.

    Gövde Kontrolü ve Oturma
    Yenidoğan bebek yüzüstü pozisyonunda bırakıldığında, yüzünü kolayca bir taraftan diğer tarafa çevirir. Yaşamın ilk birkaç ayında omuzlar ve üst gövdenin artan kontrolü ve ek olarak bebeğin kollarının yardımıyla göğsünü yataktan kaldırmaya çalışmasını sağlar. Alt omurga sinirleri seviyesine doğru ilerleyen gelişimle gövde kontrolü ile bebeğin oturur duruma gelişi gözlenebilir

    Baş Doğrultma ve Paraşüt Cevabı
    Baş doğrultma, gövdenin eğikliğine rağmen başı dik olarak tutabilme yeteneğidir. Genellikle 6 aylık olunca ortaya çıkar. Bebek 8-9 aylık olduğunda paraşüt cevabı geliştirir. Bu cevap gövdesi aşağı yönde, baş önde olacak şekilde aniden hareket ettirildiğinde hem kolların hem de bacakların dışarı doğru açılması şeklindedir Bu denge cevabının kazanılması santral sinir sisteminin duyu ve motor yanıtlarının entegrasyonunu gösterir. Bu gelişim süreci ile çocuk kendi başına oturma ve ayakta durmaya başlar.

    c-Hareketin Gelişimi

    Sırt üstünden yüz üstüne yuvarlanma 4-5 aylık olunca başarılabilir . Kollar üzerinde kalkabilmesi omuz ve üst gövde kaslarının yeterli kontrolü elde edildikten sonra olur. 7-9 ayda, istemli kas kontrolü kalça ve bacaklara ilerlerken çocuk dört ayak üzeri emekleme pozisyonu alarak el ve dizler üzerinde kalkmaya yeterli hale gelir. . Sonraki gelişimsel basamak destekli olarak ayakta durabilmektir. 9-10. ayda, birçok çocuk, ebeveynin elinden tutarak veya eşyaya tutunarak sıralamaya başlar. Ayakların kontrolünün giderek artması ve ayak tabanı kavrama refleksinin kaybolması, çocuğun bağımsız yürümesini sağlar. Yalnız başına 3 adım atmak, ortalama olarak 12 aylıktan itibaren gerçekleşir, bu süre 10-17 aylar arasında değişebilir.

    İNCE MOTOR GELİŞİM

    a-İstemsiz Yakalama
    Yenidoğanın parmakları ve baş parmağı tipik olarak sıkıca yumruk yapma eğilimindedir. Yenidoğan, avucuna yerleştirilen herhangi bir objeyi sıkıca refleks olarak kavrar ve bırakmaz. Normal gelişim, istemli bir kavramanın oluşması ile sonuçlanır.

    b-İstemli Yakalama

    Bebek 3-4. ayında, orta hatta veya yakınında tutulan cisimlere elini savurmaya başlar. El oyunu için her iki elini bir araya getirir. Yaklaşık 4-5 aylıkken , cisimleri kendilerine çekmek için ellerini kullanmaya başlar ve işaret parmağını kullanır. Bu gelişim küçük cisimlerin tutulmasını sağlar.

    c-Kompleks İnce Becerilerin Gelişimi

    Cisimleri düşürmek ve atmak , cisimleri kabından çıkarıp tekrar koymak tabak ve kaşık kullanmak 2 yaş civarında belirgin hale gelir.

    Küçük küpleri dizmesi , çocuğun ince motor planlama ve kontrolündeki gelişmelerini gösterir. Çocuklar dizilimde ustalaştıktan sonra, gözlemcinin düzenlediklerini izleyerek taklit yapmaya başlar.