Etiket: Migren

  • Migren nedir, belirtileri nelerdir ?

    Migren nedir, belirtileri nelerdir ?

    Migren, iki bin yıldır bilinen bir hastalıktır. Migren’i ilk tanımlayan Aretaeustur. Latince de yarım baş ağrısı anlamına gelen Migrenin öteki baş ağrılarından ayrımı ise Tisso adlı bir bilim adamı tarafından yapılmıştır. Migren, ataklar halinde ortaya çıkan ve bunların arasında hiç bir belirtisi olmayan kronik bir başağrısı şeklidir. Baş ağrısı ve eşlik eden bulgular, migrenli kişinin hayatını normal bir şekilde sürdürmesini önler ve bariz bir hayattan kopmaya yol açar. Migren atakları ortalama 3 saat, 3 gün devam edebilir.

    Migren, kişinin günlük aktivitelerini engelleyecek ölçüde şiddetli ve baş hareketleri ile artış gösteren ağrılardır. Migrende, çoğunlukla zonklayıcı ve genellikle tek taraflı,çok şiddetli baş ağrısı görülür. Ağrı ile birlikte bulantı ve bazen kusma olabilir. Hastalar ışık ,ses ve gürültü gibi etraflarında ki uyaranlardan aşırı derece rahatsız olur. Bu semptomların bir arada değerlendirilmesi tanı açısından çok önemlidir, yalnız her atakta ve her baş ağrısı çeken de aynı bulgular olmayabilir. Migren çoğunlukla başın bir tarafını tutan, zonklayıcı tarzda, orta veya ileri şiddette ve baş hareketleriyle artan özelliktedir.

    Migren ağrısı genellikle sabah saatlerinde başlar, giderek artacak şekilde ve erişkinlerde 3saat-3 gün, çocuklarda 2saat-2 gün arasında devam eder. Ağrıya genellikle iştah kaybı, bulantı, fotofobi (ışıktan rahatsız olma), fonofobi (sesten rahatsız olma), ozmofobi (kokudan rahatsız olma) gibi bir çok durum da eşlik eder. Tüm bu durumların aynı anda görülebilmesi şart değildir. Baş ağrısı, başlangıçtan itibaren tek taraflı ya da çift tarafı olabileceği gibi, tek taraflı başlayıp her iki tarafa da yayılabilir. Zonklayıcı ağrı da hastaların çoğunda mevcuttur.. spor aktiviteleri gibi basit baş hareketleri de ağrıyı başlatabilir. Ağrı bittiğinde hastalarda aşırı bir yorgunluk, bitmişlik hali, huzursuzluk, sersemlik, veya tam tersi hareketlilik ve zindelik gibi bazı belirtiler görülebilir.

    Migren genel anlamda iki çeşittir: Auralı ve Aurasız migren.

    Auralı migren de, genellikle bulgular 5-25 dakikalar arasında ortaya çıkar ve bir saat kadar sürer. Görme alanı kayıpları, vücudun bir tarafının uyuşma ve karıncalanması, konuşurken kelime bulmada güçlük, baş dönmesi görülebilir. Göz bulguları (yanıp sönen ışık hüzmeleri) ya da görmede karanlık alanlar şeklinde olabilir. Bazen hasta önünde buzlu cam varmış gibi görüyorum şeklinde tanımlayabilir. Ağrıda iyileşme ilk tutulan yerden başlar.

    Aurasız migren, en sık migren tipi olup esas belirtileri baş ağrısı ve bulantıdır.

    Aura: migren oluşumundan hemen önce veya atak sırasında tespit edilen bulgulardır. Auralı migren de, genellikle bulgular 5-25 dakikalar arasında ortaya çıkar ve bir saat kadar sürer. Görme alanı kayıpları, vücudun bir tarafının uyuşma ve karıncalanması, konuşurken kelime bulmada güçlük, baş dönmesi görülebilir. Göz bulguları (yanıp sönen ışık hüzmeleri) ya da görmede karanlık alanlar şeklinde olabilir. Bazen hasta önünde buzlu cam varmış gibi görüyorum şeklinde tanımlayabilir. Ağrıda iyileşme ilk tutulan yerden başlar.

  • Migren neden olur? Kimlerde görülür?

    Çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Ataklar 4 saatten 72 saate kadar değişen uzunluklarda olabilir. Yaşam kalitesini en olumsuz etkileyen baş ağrısıdır. Eskiden “sadece bir baş ağrısı tipi” olarak görülen migren, artık başlı başına bir nörolojik hastalık olarak kabul edilmektedir. Bulantı, kusma, ışığa veya sese karşı hassasiyet baş ağrısına eşlik edebilir. Başlangıçta bir baş ağrısının migren mi, yoksa “sıradan” bir baş ağrısı mı olduğunu söylemek zor olabilir. Migren ataklarını diğer baş ağrılarından ayırabilen özellikleri şunlardır:

    Orta şiddette ya da şiddetli ağrı

    Bulantının eşlik etmesi

    Kusmanın eşlik etmesi

    Işığa ve sese duyarlılık

    Zonklayıcı, nabız gibi atan ağrı

    Ağrı asıl olarak tek taraflıdır

    Ağrı hareketle artar

    Psikolojik sıkıntılara da yol açabilir.

    Bazı kişilerde migren ağrısından önce 10-30 dakika sürebilen bir” aura “ (haberci) dönemi olur. Aura parlak ışık çakmaları, titrek, renkli zikzak çizgiler, kör noktalar ya da bir tarafta görme kaybı gibi görsel değişiklikleri içerebilir. Aura ayrıca kollar veya bacaklarda karıncalanma ya da uyuşmayı veya baş dönmesini de içerebilir. Migren kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Migren atağını tetikleyen durumlardan bir kaçı aşağıda sıralanmıştır;

    Stres & Yorgunluk: Çok üzüntü, sıkıntı, yoğun dönemler ya da dönem bitişindeki rahatlama, aşırı egzersiz

    Yiyecek & İçecekler: Eski peynir, katkılı şarküteri ürünleri, narenciye, kuruyemişler, şarap – bira gibi mayalı alkollü içecekler.

    Açlık: Öğün atlama, öğünün gecikmesi, az yeme.

    Uyku: Az yada fazla uyku. Uyku düzeninin ve saatinin değişmesi.

    Hormonal: Adet dönemleri, doğum kontrol hapı, menopoz ilaçları, geciktirici, ertesi gün hapı vd. hormonal ilaçlar.

    Çevresel Faktörler: Lodos, bulutlu kasvetli havalar, parlak ışık, ağır kokular, seyahat.

    Migren tedavisinde öncelikle kişinin uyku düzenine özen göstermesi, beslenme ve spor ile yaşam kalitesine dikkat etmesi, tetikleyicilerden uzak durması önemlidir. İlaç tedavisi, migren atak sıklığını ve şiddetini azaltmaya yönelik olarak “koruyucu/ önleyici “ ve atak sırasındaki ağrı, bulantı, kusma gibi yakınmalarının giderilmesine yönelik “atak tedavisi” olarak iki şekilde düzenlenir.

  • Baş ağrıları!!

    Migren

    Başağrılarının %15-20’si migren ağrısıdır. Tek taraflı yerleşim gösteren (%75) migren, tekrarlayıcı, saatlerce sürebilen, paroksismal, zonklayıcı, baş hareketleri ile artan bir başağrısı olup bulantı ve kusma da eşlik eder. Ailesel yatkınlık söz konusu olup dominant geçişlidir. Kadınlarda erkeklere göre 3 kat fazla görülür, daha çok genç ve orta yaşta başlayıp, ileri yaşlarda azalma gösterir.

    Tipik olarak 4-72 saat arasında sürer ve fiziksel egzersiz ile artar. Migrenli hastalarda depresyon, anksiete ve panik bozuklukların daha sık görüldüğü bildirilmiştir.Çeşitli faktörlerin migrene duyarlı kişilerde başağrısını tetiklediği bilinmektedir. Bunların arasında en bilinenler, belirli yiyecek ve katkı malzemeleri (şarap, çikolata, kafein, peynir), açlık veya öğün atlama, aşırı veya az uyku, keskin kokular, barometrik basınç değişiklikleri, şiddetli yanıp sönen ışıklar, moral bozukluğu, hormonal oynamalar, adet kanaması, ilaçlar ve fizik egzersizlerdir. Migren başağrılarının yaklaşık %15’inde aura adı verilen dakikalar içinde gelişen ve 1 saatten az süren nörolojik belirtiler öncülük eder. Sıklıkla aura, yavaş olarak görme alanının ortasından dışa doğru yayılan görsel bozukluk olarak seyreder. Görsel belirtiler, yanıp sönen ışık parlamaları şeklinde olan ve basit tip olarak kabul edilen görsel halüsinasyonlar şeklinde olabileceği gibi, görme alanının etkilendiği görme bulanıklığı şeklinde de olabilir. Paresteziler ikinci sıklıkla görülen aura tipleridir. Hastanın tek taraflı olarak kişinin el parmaklarından başlayıp kola doğru yayılan ve çoğu zaman aynı taraf burun ve ağız çevresini etkileyen uyuşukluk ve karıncalanma hissi ortaya çıkabilir. Bunun dışında konuşma bozuklukları, başdönmesi ve nadir olmakla birlikte işitsel ve koku halüsinasyonları da aura belirtileri olarak görülebilir. Başağrısı genellikle aurayı takiben 5-30 dakika içinde başlar.
    Klasik migrende belirtiler, görme kaybı, kuvvet ve duyu bozuklukları ve bir kaç dakika süren başağrıları olur. Atak süresi klasik migrende birkaç saat, yaygın migren de ise bir kaç gün sürebilir. Ağrıya ışıktan ve sesten rahatsız olma eşlik edebilir. Vücudun diğer bölgelerinde görülen belirtiler abdominal ağrı, diyare gibi bulgular olabilir.
    Migren tedavisi medikal yani ilaç tedavileri yanında tetikleyen ajanlardan uzak durmayı içerir. Bunun yanında migren atakları ayda 3 defadan daha fazla oluyorsa, başağrısı günlük hayatı engelleyecek kadar şiddetli ise, nörolojik bozukluk oluşturuyorsa, koruyucu ilaç tedaviside eklenmelidir.

    Küme başağrısı

    Damarsal bir ağrıdan ziyade, sinirsel bir ağrıdır. Tam olarak nedeni bilinmemektedir. Ağrı ciddi nöbetler şeklinde gelir ve ortalama 30 dakika içinde sonlanır. Ağrı göz çevresinde, şakakta, kulak arkasında ve alt çene molar dişler çevresinde görülür. Ağrı genellikle geceleri olur ve hastayı uyandırır. bilinen en şiddetli başağrısıdır, bu nedenle intihar başağrısı olarakta adlandırılır. Sıkıştırıcı ve oyucu hissi verir. Göz kanlanması, gözde yaşarma, burun tıkanıklığı, burun akması, alın ve yüzde terleme, göz kapağının düşüklüğü, göz bebeğinde küçülme ve göz kapaklarının şişliği gibi otonomik bulgular ağrı ile aynı taraftadır. Hastalar migren hastalarının aksine karanlık odada uzanmak yerine, gezinmeyi, açık havaya çıkmayı, yürümeyi tercih ederler. Ağrılı dönem hastadan hastaya farklılık gösterir. Sıklıkla 2-3 ay sürer. Tamamen ağrısız olan sessiz dönem ise 6 ay 1 yıl arasında olur. Ağrılı dönemde neredeyse hergün bazen birkaç kez tekrarlayan ağrı atakları görülür. % 4 vakada ağrılar çift taraflı olur. Erkeklerde daha sık görülür ve ailesel geçiş söz konusu değildir.
    Tedavide bir çok ilaç seçenekleri vardır. Ancak medikal tedavinin yetersiz olduğu olgularda cerrahi tedavi seçenekleri düşünülmelidir.

  • Baş ağrıları sebepleri

    Baş ağrısı oldukça yaygın bir şikayet olup insanoğlu yaşamının değişik dönemlerinde mutlak baş ağrısı ile tanışmıştır. Baş ağrısı genellikle boyun ve kafadaki ağrıya duyarlı yapılardan kaynaklanır Bu yapılar:

    Kafa derisi

    Ense kasları

    Kafa içi damar ve sinirler

    Beyin zarıdır.

    Görüldüğü gibi beynin kendisi ağrıya duyarlı değildir. Dolayısı ile beyin içinde büyüyen bir kitle, damar veya sinirleri, beyin zarını itip germedikçe ağrı oluşmayacaktır. Pek çok beyin tümörlü hastada bu nedenle baş ağrısı yakınması görülmez.

    Gerilim Baş Ağrısı: Genellikle 20 yaşları civarında başlar. Ancak ileri yaşlarda da görülebilir. .

    Enseden başlayan, başın arka bölümüne yayılan zonklayıcı olmayan bir ağrıdır. Stresli ve gergin insanda boyun adeleleri uzun süre istem dışı kasılarak ağrıyı başlatır. Ayrıca bu kasılma kafa cildini enseden gererek, gözler ve şakaklara yayılan ağrıya neden olur. Baş ve ense hareketleri, ense kaslarının ovulması ağrıyı azaltabilir. Muayenede ense kasları gergin ve ağrılıdır. Bazen ele ağrılı şişlikler gelebilir. Ağrı günler ve aylar boyunca kesintisiz devam eder ancak zaman zaman azalıp şiddetlenmesine rağmen günler ve haftalar içinde gittikçe şiddetlenmez.

    Tedavide hastanın gergin, stresli halini ortadan kaldıracak antidepresan ilaçlar, ağrı kesici ilaçlarla birlikte kullanılmalıdır. Ayrıca masaj ve boyuna sıcak uygulama rahatlatıcı olacaktır.

    GERİLİM BAŞ AĞRISININ MİGRENDEN FARKLARI

    Gerilim tipi baş ağrısı:

    Çoğunlukla stresten kaynaklanır

    Genellikle iki taraflıdır.Çok nadir tek taraflı olabilir
    Bulantı olabilir ama kusma görülmez
    Bir hafta – 15 gün ağrıyla geçer. Ağrı şiddetli değildir
    Ağrı kriz şeklinde olmaz, zonklayıcı değildir
    Ağrı başlamadan önce görme bozuklukları olmaz
    Hareket etme ağrıyı artırmaz.
    Tüm başı tutar.
    Başın arkasından öne yayılma gösterir

    Hipertansiyon Baş Ağrısı: Genellikle yerleşmiş ve büyük oynamalar yapmayan hipertansiyonda baş ağrısı pek görülmez. Ancak gün içinde büyük iniş ve çıkışlar gösteren hipertansiyonda ensede şiddetli, zonklayıcı bir ağrı vardır. Baş ağrısına ek olarak bazen Sara nöbetleri, bayılmalar, görme bozukluklar görülebilir. Tuzsuz diyetin yanı sıra tedavide tansiyon ilaçları ile birlikte ağrı kesiciler kullanılır.

    Anoksik Baş Ağrısı: Kanda oksijen azalmasına neden olan durumlarda, örneğin akciğer hastalıklarında , anemide (kansızlık) baş ağrıları görülebilir.

    Post-travmatik ağrı: Kafa travmalarını izleyen dönemde baş ağrısı, baş dönmesi, çabuk sinirlenme, çabuk yorulma görülür.

    Kafa İçinde Yüksek Basınç Oluşturan Nedenlere Bağlı Baş Ağrısı: kafatası içinde yer alan tümör, kist, kanama, abse gibi kitllelerin büyümesi ile ortaya çıkar. Baş ağrısı sıklığı ve şiddeti günler ve haftalar geçtikçe gittikçe artar. Nihayetinde kalıcı hale gelir. Sabahları ağrı daha şiddetlidir. Kusma ileri dönemlerde baş ağrısına eşlik eder, bulantı olmaksızın ortaya çıkması dikkat çekicidir.. Öksürme, hapşırma ve ıkınma ile ağrı şiddetlenir. Ağrı kesicilerle pek rahatlama olmaz. Baş ağrısı ile birlikte çift görmenin ortaya çıkması çok önemli bir bulgudur. Bu durumda mutlak kafa içi bir kitleden şüphelenmelidir. Tedavisinde Kafa içi basıncı ve ödemi azaltıcı ilaç ve serumlarla birlikte ağrı kesici ilaçlar kullanılır. Esas tedavi kafa içindeki kitlenin çıkartılmasıdır. İlaç tedavisi cerrahi tedaviye kadar zaman kazandırır.

    Sinüzit Baş Ağrısı: Alın ve yüz kemikleri içinde bulunan hava dolu, sinüs denen boşlukların iltahaplanmasına sinüzit adı verilir. Sinüzit baş ağrısı başın ön tarafında, burun ve göz çevresinde, üst çenede ortaya çıkar. Genellikle baş öne eğikken şiddetlenir. Atmosfer basınç değişiklikleri (uçak seyahati, dağ veya yükseğe çıkma) ağrıyı başlatabilir. İltahaplı sinüsler antibiyotikle yada cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

    Nevraljik Baş Ağrısı: Genellikle yüzde, göz çevresi, üst çene ve dişler, alt çene ve dişlere yayılan çok şiddetli, şimşek çakması gibi 1-2 saniye süren dayanılmaz ağrılardır. Yüzde yada dudakta bir bölgeye dokunulduğunda ağrı ortaya çıkabilir. Ağrı o kadar şiddetli ve dayanılmazdır ki hastalar ağrı şiddeti nedeni ile intahar etmeyi dahi düşünebilir. Yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinir denen sinirin tümörleri yada baskıya uğraması ile oluşur. Ağrı kesicilere cevap alınmaz. Epilepsi ilaçları (anti epileptik ilaçlar) tedavide başarılıdır. Ancak bazen ilaca cevap alınamadığında operasyonla sinire ait baskı ortadan kaldırılır. Cerrahi başarı oranı oldukça yüksektir.

    Hekimler için diğer bir önemli baş ağrısı anevrizma denen beyin damarlarındaki bir genişlemeden (baloncuk) oluşan bir sızıntı tarzı kanamadır. Subaraknoid kanama denen bu kanama türünde hastada o zamana kadar yaşamadığı şiddetli ve aniden başlayan ensede lokalize baş ağrısı ortaya çıkar. Hasta başağrısının başladığı ilk saatlerde bilincini yitirebilir. Kusmalar vardır. Kanamadan şüphelenilerek hastaneye müracaat hastanın hayatını kurtaracaktır.

    Ayrıca göz hastalıklarına bağlı (glokom, mercek kusurları), kulak ve saçlı deri enfeksiyonlarında da baş ağrısı görülür. Tedavide bu hastalıkların tedavisi ile ağrı ortadan kaldırılacaktır.

    MİGREN

    Çoğunlukla ataklar halinde gelen ve birkaç saatten birkaç güne kadar devam eden zonklayıcı, orta şiddette ya şiddetli bir baş ağrısıdır.Genellikle başın bir yarısındadır ancak iki taraflıda olabilir. Baş ağrısına genellikle bulantı, kusma, ışık, gürültü, kokudan rahatsız olma eşlik eder. Ağrı hareketle ve öksürmek hapşırmakla artar.

    Migren genel olarak iki gruba ayrılır. ‘Aura’lı dediğimiz ön belirtili migren ve aurasız migren. Migrenlerin yalnızca yüzde 10’u auralıdır. Aura, ön belirtili migrende rastlanan şikayetlerdir. Bu belirtilerin çoğu görmeyle ilgilidir. Hasta, parlak ışıklar, zig zag çizgiler gördüğünü ya da görmenin bulanıklaştığını, bir alanda veya bir bölgede görme kaybı olduğunu söyler. Hatta bazı hastalarda ağrı krizi sırasında tek gözde görme geçici olarak kaybolur. Ayrıca kolda, bacakta uyuşma, baş dönmesi, konuşmayla ilgili bozukluklar da görülür. 20-30 dakika sürer ve ardından ağrı başlar.

    Hastalığın sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Çevresel faktörler etkili olabilir, genetik olarak yatkın kişilerde (ailesinde migrenli vardır) daha sık görülür. Beyin damarlarında önce ani daralma daha sonrada genişleme ortaya çıkar. Bu daralıp genişlemeler sonrasında oluşan bir takımkimyasal maddeler sinirleri uyararak ağrıya neden olurlar. Çocukluk çağında görülebilir.

    Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülür. Kadınlarda adet kanamasından hemen önce kanda Östrojen hormonunda azalma nedeni ile ağrıyı ortaya çıkartabilir. İleri yaşlarda, kadınlarda menapozdan sonra kaybolabilir. Hamileliktede azalıp kaybolur. Migrenlilerin yakın akrabalarında migren olma olasılığı yüksektir. Genetik bozukluk migrenin sadece bazı özel tiplerinde gösterilebilmiştir.

    Migren Krizini Tetikleyen Faktörler

    Yiyecek ve içeceklerde yer alan birtakım kimyasal maddeler ağrı ortaya çıkmasında rol oynayabilir. Ağrıyı ortaya çıkartan yiyecek ve içecekler, işlenmiş etler (salam, sucuk, sosis) şarap, eski peynir, salamura yiyecekler, tütsülenmiş et ve balık, tatlandırıcılar (aspartam içerenler)

    Yükseklik değişiklikleri, uçak yolculukları
    Hava kirliliği, sigara dumanı, parfüm kokusu, kuvvetli diğer kokular ve kimyasal maddeler
    Parlak ışık veya titreyen ışık (floresan)
    Yüksek ve devamlı gürültü
    Hava durumundaki değişiklikler (basınç, sıcaklık ve nem değişikliği, lodos)
    Mevsimsel değişiklikler (sonbahar ve ilkbahar en kötü zamanlar)
    Açlık, öğün atlama
    Çok ya da az uyuma, uyku düzenindeki bozukluklar
    Doğum kontrol hapları
    Kadınlarda hormonal değişiklikler (adet dönemi)
    Aşırı heyecan, üzüntü, sevinç

    Her hasta için ağrıyı ortaya çıkartan faktörler farklılık gösterebilir. Hastanın bunları tespit edebilmesi için migren ataklarının olduğu günlerde günlük tutması uygun olur. Yediği, içtiği yiyecek ve içecekler, günlük aktiviteleri ile ilgili notlar alarak ağrılı dönemde ortak sebepleri saptayabilir. Migren krizini ortaya çıkartan diğer faktörler şunlar olabilir.

    Migrende Tedavi: Migren tedavisinde iki yol izlenir.

    1-Akut atak tedavisi. Ağrı kesiciler, migren ataklarında kullanılan

    2-Atakları önleme tedavisi: Özellikle ataklar çok sıksa ve hastanın yaşam kalitesini bozuyorsa uygulanır. Hastanın ağrısı olsun olmasın her gün ilaç alması gerekir. Bu sayede atakların sıklığı azaltıldığı gibi ağrıların şiddetinde de azalma görülür.

  • Migren baş ağrıları

    Migren baş ağrıları

    Baş ağrısı en sık görülen ağrı nedenidir. Hemen herkes başağrısı tecrübesi yaşar. Herhangi bir yılda çoğu insan en az bir kez baş ağrısı çeker. Çoğu kişi için ise baş ağrıları tekrarlayıcı ve anlamlı bir problemdir.

    MİGREN BAŞ AĞRISI ÖZELLİKLERİ
    Tipik migren baş ağrısı özellikleri şunlardır;

    ciddi zonklayıcı ağrı

    bulantı ve bazen kusma

    ışık ses ve kokulara hassasiyet

    Migren ağrısı başın bir yanında veya tüm başı etkileyebilir. Baş ağrısı erişkinlerde tipik olarak 4-72 saat sürerken çocuklarda saatlerce sürebilir. Fiziksel aktivite, yürüme ve eğilme v.b , ağrıyı kötüleştirebilir.
    Migren baş ağrısı sıklığı kişisel değişkenlik gösterir, bazen bir ayda defalarca veya yılda 1-2 kez veya daha nadir olabilir.
    Genellikle ataklar arasında baş ağrısı olmaz. Bazı kişilerde baş ağrısı ataklarından saatler veya günler önce uyarıcı bulgular görülebilir. Bunlar heyecan veya yoğun enerji, tatlılara karşı istek, halsizlik, irritabilite veya depresyon şeklinde görülebilir.

    MİGREN TİPLERİ
    Migren baş ağrıları avralı ve avrasız olmak üzere iki gruba ayrılır. Avra migren baş ağrısı öncesi ve sırasında kaybolan görsel veya duyusal rahatsızlıktır. Avra bir saat önce başlayıp 15-60 dakika sürer ve baş ağrısı başlayınca biter. Tipik olarak avralar her iki gözü etkiler ancak tek gözü etkileyebilir.

    Migren avrası aşağıdaki bulguları kapsar :

    Işık çakmaları ve ışık huzmeleri,

    kapalı gözle bile görülen zigzag çizgiler veya yıldızlar gibi geometrik paternlerde ışık çakmaları (genellikle beyaz, fakat renkli olabilir)

    yavaş yayılan kör noktalar veya görme alanında bulanıklaşma

    yüz veya kollarda uyuşma, karıncalanma

    konuşma ve kelime bulmada zorlanma .

    Migren baş ağrısı olan çoğu kişide avra olmayabilir. Bazı kişilerde migren atakları bazen avralı bazende avrasız olabilir. Çok az sayıda kişide baş ağrısının eşlik etmediği avra olabilir. Bunlara migren eşdeğeri adı verilir.

    RİSK FAKTÖRLERİ
    Migren her yaşta insanı etkileyebilir ancak en sık 20-50 yaş arasında sıktır. Ailede görülme sıklığı fazladır. Etkilenen kişilerin %75 inde aile öyküsü vardır
    Kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden 2 kat fazladır. 50 yaş üstü kadınlarda migren baş ağrısı sıklığı şiddeti azalır. Bazen menopoz sonrası kaybolabilir.

    NEDENLERİ
    Migren başağrılarının kesin nedeni bilinmemektedir. Araştırıcılar ; beyinde seratonin ve endorfin düzeylerinde değişikliğin rolü olabildiğince inanmaktadırlar. Seratonin ( bir nörotransmiterdir) trigeminal sinir yolları ile iletilen ağrıyı düzenleyen bir beyin kimyasalıdır. Trigeminal sinirler ise yüz , göz, burun, sinüsler kan damarları ve beyin kılıflarından kaynaklanan ağrılar için temel yollardır. Endorfinlr ise beyin ve spind hord tarafından üretilen doğal ağrı giderici kimyasalardır.

    TETİKLEYİCİLER
    Çoğu zaman migren baş ağrılarının açık bir nedeni yoktur ancak yorgunluk, besinler, çevresel faktörler, hafif kafa travması , hormonal faktörler ve ilaçlar ağrıları tetikleyebilir.

    Migren baş ağrısını tetikleyen faktörler;
    +Diyetle ilgili etkenler
    -Aşırı yemek yada uzun süre aç kalmak
    – Bazı besinler migren baş ağrılarını tetikleyebilir. Bunlar; alkol, fermente-morine yiyecekler, yapay tatlandırıcılar (asportome gibi), monosodyum glutomat (asya yiyeceklerinin sık kullanılan toz katkı maddesi), kafein, kafein yoğunluğu, çikolata, eski peynirler, nitratlar ve nitritler (sosis gibi yiyeceklerde bulunurlar), fındık ve meyve suları.

    +Çevresel etkenler
    – İklim ve yükseklik değişimi, parlak ışıklara maruziyet, sigara, kuvvetli kokular ve gürültü migren baş ağrılarını tetikleyebilir

    +Hormonal etkenler
    Çoğu kadında östrojen ve progesterone düzeylerindeki değişikliklerin migren baş ağrılarını tetiklediği gözlenmiştir. Özellikle, hemen menstrüasyon öncesi veya sırasında migren baş ağrısı eğilimi izlenir .doğum kontrol hapları ve hormon replasman tedavisi migren baş ağrılarını kötüleştirebilir. Gebelik sırasında migren baş ağrılarında azalma çoğu kadın tarafından bildirilmektedir. Ayrıca menopozu takiben migren baş ağrılarının düzeldiği çoğu kadın tarafından bildirilmiştir.

    +İlaçlar
    Bazı kardiyovasküler ilaçlar migren baş ağrılarını kötüleştirebilir.

    +Fiziksel Faktörle
    Uyku alışkanlığında değişiklik, çok yada az uyuma migren baş ağrılarını tetikleyebilir. Ağır fiziksel zorlanma, yorgunluk, akut kafa travması da tetikleyebilir
    +Duyusal etkenler
    Parlak ışıklar, duman, güçlü kokular ve yüksek gürültü migreni başlatabilir.

    +Stres
    Stres veya stresin geçmesi(haftasonu veya yolculuk) migren baş ağrısına neden olabilir.

    TANI
    Eğer migren baş ağrılarınız varsa veya ailenizde migren öyküsü varsa, sağlık danışmanınız sizin fizik muayene, medical öykü ve semptomlarınıza dayanarak koyar.

    Eğer olağanüstü veya şiddetli migren – tipi baş ağrılarınız varsa veya baş ağrılarınız ve nöroloğu semptomlarınız kötüye gidiyorsa, diğer ağrı nedenlerini dışlamak üzere bazı testler önerilebilinir. Bunlar kan testleri, beyin görüntüleme çalışmaları (homputerize tomografi veya magnetik rezonans), göz muayenesi ve diğer branşlarla konsültasyon olabilir.

    Doktorunuz migren günlüğü tutmanızı isteyebilir migren baş ağrısının başladığı zaman, ne kadar sürdüğü, ağrı miktarı, öncesinde olan semptomlar, sonrasında veya sırasında olan semptomlar ve ağrının nasıl geçtiği kaydedilmelidir. Ayrıca tak öncesi 24 saatteki tetikleyiciler, ilaçlar ve stres düzeyiniz not edilmelidir. Bu bilgiler tedavi planı ve tedaviye cevabınız değerlendirmede önemlidir.

    TEDAVİ

    Migren için etkili tedavide 3 genel alan vardır;

    Migren tetikleyicilerden kaçınmak

    Migren baş ağrısı olduğunda akut tedavi

    Koruyucu tedavi

    Çoğu migren baş ağrısının tanımlanabilen tetikleyicisi olmasa da bunlar ayırt edilmeye çalışılmalı ve kaçınılmalıdır. Bu sayede migren ağrılarından korunma ve tedavi mümkün olur.

    AKUT ATAK TEDAVİSİ
    Migren baş ağrısı tedavisinde en önemli faktör hızlı davranmaktır. Aşağıdaki yaklaşımlar ağrı ve diğer semptomları azaltmada yardımcı olabilir.
    İlaçlar: Çok sayıda ilaç, ağrıyı azaltabilir ve migren ataklarını kısaltabilir. Hafif – orta şiddetli migren ağrılarında sıradan ağrı kesiciler ( aspirin, asetominofen, ibuprofen ve naproksen) iyileşme sağlar. Ağrı kesiciler gerekli olunca kullanılmalıdır. Herhangi bir ağrı kesici haftada 2 den fazla alınmamalıdır. Aşırı dozda alınan ağrı kesiciler; etkinliğini kaybeder, kronik günlük baş ağrılarına neden olurlar, mide veya bağırsak ağrılarına veya kanamalarına, ülserlere veya ciddi böbrek veya karaciğer hasarına neden olurlar. Eğer günlük ağrı kesici dozunu arttırmanız gerekiyorsa doktorunuza danışın.
    Eğer klasik ağrı kesiciler akut migren ağrılarınız iyileştirmiyorsa; doktorunuz daha kuvvetli ilaçlar reçete edebilir. Bunlar:

    -Analjezikler(ağrı ilaçları)- tek veya kombine
    -Seratonin agonistleri(triptonlar) Beyinde ağrı mesajlarını seratonin düzenler, kafa derisinde şişmiş kan damarlarını büzer ve ağrıya neden olan maddelerin salınımını engeller.
    Örnekleri: Sumatripton (Imigren), zolmitripton(zomig), eletripton( relpax) v.b
    Triptonlar akut baş ağrılarında en etkin ilaçlardır ve düşük yan etkisi riski vardır. Yan etkileri; göğüs ve/ veya boyunda basınç, ağrı, bulantı, sersemli, çok nadir kalp krizidir. Buı nedenle koroner arter hastalığı olanlar veya riski olanlar kullanmamalıdır.
    Bulantı kesici ilaçlar: Migrene eşlik eden bulantı ve hatta ağrı içinde yararlıdırlar.
    Tüm ilaçların istenmeyen yan etkileri olabilir. Doktorunuzun yönlendirmesi çok sayıda ilaç veya dozlarını denemeyle sizin için en iyisi bulunabilir. Yararları , yan etkileri ve risklerini doktorunuzla konuşun.
    “Dikkat: Eğer hamile veya emziriyorsanız bazı ilaçlar önerilmez. Bazıları çocuklara verilmez. Doktorunuz doğru ilacı önerebilir”
    Dinlenme ve uyku: Migren baş ağrısı başlayınca sessiz veya karanlık bir odada dinlenme veya kestirmek atağın şiddetini azaltır ve süresini kısaltır.
    Fiziksel teknikler: Boyun veya başa buz torbası koymak ağrıyı kesebilir. Bazı kişilerde baş, bayun ve omuz kaslarına masaj yararlı olabilir.
    Destek gruplar: Bir terapist stres ve ağrı ile baş etme teknikleri öğretebilir

    MİGREN KORUNMASI
    Eğer şiddetli veya sık migren ataklarınız oluyorsa koruyucu tedavi gerekebilir.
    İlaçlar: Bunlar günlük olarak ağrıdan bağımsız olarak alınır. Akut migren atak ilaçları ile kombine verilebilirler. Birkaç hafta ile bir iki ayda ancak sonuç verirler
    Antidepresanlar: Trisiklik antidepresanlar ( Amitriptilin v.b) migren ataklarını önleyebilirler.
    Antihipertansif ve kardiyovasküler ilaçlar: Beta blokerler (propronolol, atenolol), kalsiyum kanal blokerleri (verapamil) migren ağrılarının sıklık, şiddet ve süresini azaltabilirler
    Antikonvulzonlar: Sodyum valproat, gabapentri ve topiromate migren ağrılarını önleyebilir.
    Botox infeksiyonları: Alın ve kafatası kaslarına botulinum toksin infeksiyonları ile migren baş ağrılarını sıklığı, şiddeti ve süresi azalabilir. Enfeksiyon sonrası 3-4 ay süren geçici iyilik hali olur. Yararının devam etmesi için 3-4 ayda bir enfeksiyonların tekrarlanması gereklidir.
    Diğer maddeler: Yüksek doz magnezyum ve riboflavin ( B2 vitamini) ağrı sıklığı, şiddet ve süresini azaltabilir. Başka ilaç alırken bunları kullanmak için mutlaka doktorunuza danışın.
    Biyofeedback:Kas biyofeedback terapileri farklı durumlarda kasların gerilimi hakkında bilgi sağlar ve gevşeme sağlar.Baş ağrısına eşlik eden kas gerginliğini azaltma metodları gösterilir.
    Kognitif davranış tedavisi: Tipik baş ağrısı tetikleyicilerinden haberdar olmanızı ve kaygı ve strese karşı tepkinizi azaltmada yardımcı olur.Baş ağrılarınızın sayı ve yoğunluğu azalabilir.
    Gevşeme eğitimi: Kas gevşemesi, solunum egzersizleri ve mental- düşüncel hayal etme (sakinleştirici görüntüler hayal etmeye yardımcı terapi) içerir. Bu şekilde baş ağrısı sıklığı ve yoğunlu azabilir.

    KİŞİSEL BAKIM
    Koruyucu ilaçlardan bağımzsız olarak, yaşam tarzında değişiklikler de migren atak sayı ve şiddetini azaltabilir

    Günlük rutinin-düzenin sağlanamsı: Düzensiz uyku ve yemek alışkanlıkları migren baş ağrısını tetikleyebilir. Aşırı uyku veya çok az uyku migren ağrılarını tetikleyebilir

    Düzenli egzersiz: Düzenli aerobik egzsersizi haftada 3 kez enaz 30 dakika gerilimi azaltır ve baş ağrısı sıklık ve şiddetini azaltır. Yüzme, yürüyüş ve bisiklet de seçilebilir.

    Östrojnin etkilerinin azatılması: Migreni olan kadınlar; aile öyküsünde inme, yüksek kan basıncı veya damarsal hastalık öyküsü varsa östrojen içeren ilaçlardan(doğum kontrol ilaçları ve hormon replosman tedavisi) kaçınmalıdır.

  • Migren nedir?

    Migren nedir?

    Baş ağrısı en sık görülen ağrı nedenidir. Hemen herkes başağrısı tecrübesi yaşar. Herhangi bir yılda çoğu insan en az bir kez baş ağrısı çeker. Çoğu kişi için ise baş ağrıları tekrarlayıcı ve anlamlı bir problemdir.

    MİGREN BAŞ AĞRISI ÖZELLİKLERİ

    Tipik migren baş ağrısı özellikleri şunlardır;

    ciddi zonklayıcı ağrı
    bulantı ve bazen kusma
    ışık ses ve kokulara hassasiyet
    Migren ağrısı başın bir yanında veya tüm başı etkileyebilir. Baş ağrısı erişkinlerde tipik olarak 4-72 saat sürerken çocuklarda saatlerce sürebilir. Fiziksel aktivite, yürüme ve eğilme v.b , ağrıyı kötüleştirebilir.

    Migren baş ağrısı sıklığı kişisel değişkenlik gösterir, bazen bir ayda defalarca veya yılda 1-2 kez veya daha nadir olabilir.

    Genellikle ataklar arasında baş ağrısı olmaz. Bazı kişilerde baş ağrısı ataklarından saatler veya günler önce uyarıcı bulgular görülebilir. Bunlar heyecan veya yoğun enerji, tatlılara karşı istek, halsizlik, irritabilite veya depresyon şeklinde görülebilir.

    MİGREN TİPLERİ

    Migren baş ağrıları avralı ve avrasız olmak üzere iki gruba ayrılır. Avra migren baş ağrısı öncesi ve sırasında kaybolan görsel veya duyusal rahatsızlıktır. Avra bir saat önce başlayıp 15-60 dakika sürer ve baş ağrısı başlayınca biter. Tipik olarak avralar her iki gözü etkiler ancak tek gözü etkileyebilir

    Migren avrası aşağıdaki bulguları kapsar :
    Işık çakmaları ve ışık huzmeleri,
    kapalı gözle bile görülen zigzag çizgiler veya yıldızlar gibi geometrik paternlerde ışık çakmaları (genellikle beyaz, fakat renkli olabilir)
    yavaş yayılan kör noktalar veya görme alanında bulanıklaşma
    yüz veya kollarda uyuşma, karıncalanma
    konuşma ve kelime bulmada zorlanma .
    Migren baş ağrısı olan çoğu kişide avra olmayabilir. Bazı kişilerde migren atakları bazen avralı bazende avrasız olabilir. Çok az sayıda kişide baş ağrısının eşlik etmediği avra olabilir. Bunlara migren eşdeğeri adı verilir.

    RİSK FAKTÖRLERİ
    Migren her yaşta insanı etkileyebilir ancak en sık 20-50 yaş arasında sıktır. Ailede görülme sıklığı fazladır. Etkilenen kişilerin %75 inde aile öyküsü vardır

    Kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden 2 kat fazladır. 50 yaş üstü kadınlarda migren baş ağrısı sıklığı şiddeti azalır. Bazen menopoz sonrası kaybolabilir.

    NEDENLERİ

    Migren başağrılarının kesin nedeni bilinmemektedir. Araştırıcılar ; beyinde seratonin ve endorfin düzeylerinde değişikliğin rolü olabildiğince inanmaktadırlar. Seratonin ( bir nörotransmiterdir) trigeminal sinir yolları ile iletilen ağrıyı düzenleyen bir beyin kimyasalıdır. Trigeminal sinirler ise yüz , göz, burun, sinüsler kan damarları ve beyin kılıflarından kaynaklanan ağrılar için temel yollardır. Endorfinlr ise beyin ve spind hord tarafından üretilen doğal ağrı giderici kimyasalardır.

    TETİKLEYİCİLER

    Çoğu zaman migren baş ağrılarının açık bir nedeni yoktur ancak yorgunluk, besinler, çevresel faktörler, hafif kafa travması, hormonal faktörler ve ilaçlar ağrıları tetikleyebilir.

    Migren baş ağrısını tetikleyen faktörler;

    +Diyetle ilgili etkenler

    -Aşırı yemek yada uzun süre aç kalmak

    – Bazı besinler migren baş ağrılarını tetikleyebilir. Bunlar; alkol, fermente-morine yiyecekler, yapay tatlandırıcılar (asportome gibi), monosodyum glutomat (asya yiyeceklerinin sık kullanılan toz katkı maddesi), kafein, kafein yoğunluğu, çikolata, eski peynirler, nitratlar ve nitritler (sosis gibi yiyeceklerde bulunurlar), fındık ve meyve suları.

    +Çevresel etkenler
    – İklim ve yükseklik değişimi, parlak ışıklara maruziyet, sigara, kuvvetli kokular ve gürültü migren baş ağrılarını tetikleyebilir

    +Hormonal etkenler
    Çoğu kadında östrojen ve progesterone düzeylerindeki değişikliklerin migren baş ağrılarını tetiklediği gözlenmiştir. Özellikle, hemen menstrüasyon öncesi veya sırasında migren baş ağrısı eğilimi izlenir .doğum kontrol hapları ve hormon replasman tedavisi migren baş ağrılarını kötüleştirebilir. Gebelik sırasında migren baş ağrılarında azalma çoğu kadın tarafından bildirilmektedir. Ayrıca menopozu takiben migren baş ağrılarının düzeldiği çoğu kadın tarafından bildirilmiştir.

    +İlaçlar
    Bazı kardiyovasküler ilaçlar migren baş ağrılarını kötüleştirebilir.

    +Fiziksel Faktörle
    Uyku alışkanlığında değişiklik, çok yada az uyuma migren baş ağrılarını tetikleyebilir. Ağır fiziksel zorlanma, yorgunluk, akut kafa travması da tetikleyebilir

    +Duyusal etkenler
    Parlak ışıklar, duman, güçlü kokular ve yüksek gürültü migreni başlatabilir.

    +Stres
    Stres veya stresin geçmesi(haftasonu veya yolculuk) migren baş ağrısına neden olabilir.

    TANI

    Eğer migren baş ağrılarınız varsa veya ailenizde migren öyküsü varsa, sağlık danışmanınız sizin fizik muayene, medical öykü ve semptomlarınıza dayanarak koyar.

    Eğer olağanüstü veya şiddetli migren – tipi baş ağrılarınız varsa veya baş ağrılarınız ve nöroloğu semptomlarınız kötüye gidiyorsa, diğer ağrı nedenlerini dışlamak üzere bazı testler önerilebilinir. Bunlar kan testleri, beyin görüntüleme çalışmaları (homputerize tomografi veya magnetik rezonans), göz muayenesi ve diğer branşlarla konsültasyon olabilir.

    Doktorunuz migren günlüğü tutmanızı isteyebilir migren baş ağrısının başladığı zaman, ne kadar sürdüğü, ağrı miktarı, öncesinde olan semptomlar, sonrasında veya sırasında olan semptomlar ve ağrının nasıl geçtiği kaydedilmelidir. Ayrıca tak öncesi 24 saatteki tetikleyiciler, ilaçlar ve stres düzeyiniz not edilmelidir. Bu bilgiler tedavi planı ve tedaviye cevabınız değerlendirmede önemlidir.

    TEDAVİ
    Migren için etkili tedavide 3 genel alan vardır;

    Migren tetikleyicilerden kaçınmak
    Migren baş ağrısı olduğunda akut tedavi
    Koruyucu tedavi
    Çoğu migren baş ağrısının tanımlanabilen tetikleyicisi olmasa da bunlar ayırt edilmeye çalışılmalı ve kaçınılmalıdır. Bu sayede migren ağrılarından korunma ve tedavi mümkün olur.

    AKUT ATAK TEDAVİSİ
    Migren baş ağrısı tedavisinde en önemli faktör hızlı davranmaktır. Aşağıdaki yaklaşımlar ağrı ve diğer semptomları azaltmada yardımcı olabilir.

    İlaçlar: Çok sayıda ilaç, ağrıyı azaltabilir ve migren ataklarını kısaltabilir. Hafif – orta şiddetli migren ağrılarında sıradan ağrı kesiciler ( aspirin, asetominofen, ibuprofen ve naproksen) iyileşme sağlar. Ağrı kesiciler gerekli olunca kullanılmalıdır. Herhangi bir ağrı kesici haftada 2 den fazla alınmamalıdır. Aşırı dozda alınan ağrı kesiciler; etkinliğini kaybeder, kronik günlük baş ağrılarına neden olurlar, mide veya bağırsak ağrılarına veya kanamalarına, ülserlere veya ciddi böbrek veya karaciğer hasarına neden olurlar. Eğer günlük ağrı kesici dozunu arttırmanız gerekiyorsa doktorunuza danışın.

    Eğer klasik ağrı kesiciler akut migren ağrılarınız iyileştirmiyorsa; doktorunuz daha kuvvetli ilaçlar reçete edebilir. Bunlar:

    -Analjezikler(ağrı ilaçları)- tek veya kombine

    -Seratonin agonistleri(triptonlar) Beyinde ağrı mesajlarını seratonin düzenler, kafa derisinde şişmiş kan damarlarını büzer ve ağrıya neden olan maddelerin salınımını engeller.

    Örnekleri: Sumatripton (Imigren), zolmitripton(zomig), eletripton( relpax) v.b

    Triptonlar akut baş ağrılarında en etkin ilaçlardır ve düşük yan etkisi riski vardır. Yan etkileri; göğüs ve/ veya boyunda basınç, ağrı, bulantı, sersemli, çok nadir kalp krizidir. Buı nedenle koroner arter hastalığı olanlar veya riski olanlar kullanmamalıdır.

    Bulantı kesici ilaçlar: Migrene eşlik eden bulantı ve hatta ağrı içinde yararlıdırlar.

    Tüm ilaçların istenmeyen yan etkileri olabilir. Doktorunuzun yönlendirmesi çok sayıda ilaç veya dozlarını denemeyle sizin için en iyisi bulunabilir. Yararları , yan etkileri ve risklerini doktorunuzla konuşun.

    “Dikkat: Eğer hamile veya emziriyorsanız bazı ilaçlar önerilmez. Bazıları çocuklara verilmez. Doktorunuz doğru ilacı önerebilir”

    Dinlenme ve uyku: Migren baş ağrısı başlayınca sessiz veya karanlık bir odada dinlenme veya kestirmek atağın şiddetini azaltır ve süresini kısaltır.

    Fiziksel teknikler: Boyun veya başa buz torbası koymak ağrıyı kesebilir. Bazı kişilerde baş, bayun ve omuz kaslarına masaj yararlı olabilir.

    Destek gruplar: Bir terapist stres ve ağrı ile baş etme teknikleri öğretebilir

    MİGREN KORUNMASI
    Eğer şiddetli veya sık migren ataklarınız oluyorsa koruyucu tedavi gerekebilir.

    İlaçlar: Bunlar günlük olarak ağrıdan bağımsız olarak alınır. Akut migren atak ilaçları ile kombine verilebilirler. Birkaç hafta ile bir iki ayda ancak sonuç verirler

    Antidepresanlar: Trisiklik antidepresanlar ( Amitriptilin v.b) migren ataklarını önleyebilirler.

    Antihipertansif ve kardiyovasküler ilaçlar: Beta blokerler (propronolol, atenolol), kalsiyum kanal blokerleri (verapamil) migren ağrılarının sıklık, şiddet ve süresini azaltabilirler

    Antikonvulzonlar: Sodyum valproat, gabapentri ve topiromate migren ağrılarını önleyebilir.

    Botox infeksiyonları: Alın ve kafatası kaslarına botulinum toksin infeksiyonları ile migren baş ağrılarını sıklığı, şiddeti ve süresi azalabilir. Enfeksiyon sonrası 3-4 ay süren geçici iyilik hali olur. Yararının devam etmesi için 3-4 ayda bir enfeksiyonların tekrarlanması gereklidir.

    Diğer maddeler: Yüksek doz magnezyum ve riboflavin ( B2 vitamini) ağrı sıklığı, şiddet ve süresini azaltabilir. Başka ilaç alırken bunları kullanmak için mutlaka doktorunuza danışın.

    Biyofeedback: Kas biyofeedback terapileri farklı durumlarda kasların gerilimi hakkında bilgi sağlar ve gevşeme sağlar.Baş ağrısına eşlik eden kas gerginliğini azaltma metodları gösterilir.

    Kognitif davranış tedavisi: Tipik baş ağrısı tetikleyicilerinden haberdar olmanızı ve kaygı ve strese karşı tepkinizi azaltmada yardımcı olur.Baş ağrılarınızın sayı ve yoğunluğu azalabilir.

    Gevşeme eğitimi: Kas gevşemesi, solunum egzersizleri ve mental- düşüncel hayal etme (sakinleştirici görüntüler hayal etmeye yardımcı terapi) içerir. Bu şekilde baş ağrısı sıklığı ve yoğunlu azabilir.

    KİŞİSEL BAKIM
    Koruyucu ilaçlardan bağımzsız olarak, yaşam tarzında değişiklikler de migren atak sayı ve şiddetini azaltabilir.

    Günlük rutinin-düzenin sağlanamsı: Düzensiz uyku ve yemek alışkanlıkları migren baş ağrısını tetikleyebilir. Aşırı uyku veya çok az uyku migren ağrılarını tetikleyebilir
    Düzenli egzersiz: Düzenli aerobik egzsersizi haftada 3 kez enaz 30 dakika gerilimi azaltır ve baş ağrısı sıklık ve şiddetini azaltır. Yüzme, yürüyüş ve bisiklet de seçilebilir.
    Östrojnin etkilerinin azatılması: Migreni olan kadınlar; aile öyküsünde inme, yüksek kan basıncı veya damarsal hastalık öyküsü varsa östrojen içeren ilaçlardan(doğum kontrol ilaçları ve hormon replosman tedavisi) kaçınmalıdır.

  • Migren tedavisi hakkında

    Migren hayat kalitesini düşüren en önemli hastalıklardan biridir, kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha sık olarak izlenmektedir. 

    Migren hastalığı, genellikle 20 – 40 yaş arasında ortaya çıkan, nadiren çocuklarda da görülen bir hastalıktır.

    Migren, 4 -72 saat süren şiddetli ve tekrar eden baş ağrısı ataklarıyla seyreden kronik bir hastalıktır. Migrende baş ağrısı ile birlikte bulantı, kusma, ışık ses hassasiyeti, duyu hassasiyeti, görme kaybı bazen de yarı felç durumunun eşlik edebildiği, beraberinde duygusal çöküntünün de olduğu şikayetlerden oluşur.

    Çocuklarda karın ağrısı, bulantı, kusma ön planda olabilir.

    Migrene baktığımızda, migren aslında bir otonom sinir sisteminin aksamasıdır.

    Migren tedavisinde farklı seçenekler vardır. Uzun yıllardan beri en belirgin şekilde yapılan tedavi ilaç tedavisidir.

    Migren tedavisi ve migren hastalığını tamamı ile durduran kalıcı tedavi yöntemi nöral terapidir.

    Nöral terapi yaklaşımı migrene tamamen farklı bir bakıştır. Almanya çıkışlı, batı tıbbı içinde bilim dalı olarak yer alan nöralterapi, hastalıkların çıkış noktası yani etyolojisi ile ilgilenir. Bu yaklaşımda migren sadece başağrısı olmaktan çıkar otonom sinir sisteminin çalışmasının aksaması (disfonksiyonu) olarak değerlendirilir. Disfonksiyona neden olan bozukluklar hastanın öyküsünden tespit edilir ve düzeltilir. Bu duruma geçirilmiş ameliyatlar, bademcik enfeksiynları (tonsillit), çocukluk döneminde geçirilen enfeksiyonlar ve diş tedavileri neden olabilir.

    Nöralterapi ile özellikle ilaç tedavisine cevap alınamayan migren hastalarında başarılı çözüm sağlanmaktadır.

  • Gerilim tipi baş ağrısı

    Şehir yaşamının yüksek temposunda her geçen gün yaygınlığı artan gerilim tipi baş ağrıları, özellikle kadınlarda daha sık görülür.

    İnsanların %70 i hayatlarının herhangi bir döneminde baş ağrısı ile karşılaşmaktadır.

    Baş ağrıları tüm dünyada doktora başvuru nedenleri arasında birinci sırada yer almaktadır.

    Stres ve strese yatkınlık gösteren kişilerde daha sık görülür.

    Gerilim tipi baş ağrısı : Daha çok başta ağırlık, basınç, sıkışma olarak ifade edilir.

    Ağrı genellikle boyun bölgesinden başlayarak başın tepe kısmına doğru yükselir, şakaklara doğru yayılır ve sıkıştırıcı karakterdedir.

    Genellikle yüz, baş ve boyun kaslarının sürekli gerilmesi ile ortaya çıkan ve altta yatan psikososyal açıdan yaşanan gerilim vardır. Bu hastalar kendilerine migren tanısı koyar. Ancak gerilim tipi baş ağrısının mekanizması ve tedavi yöntemi migrenden farklıdır.  Migrende ağrı öncesinde görülebilen görme bozukluğu ve diğer belirtiler gerilim tipi baş ağrısında yoktur ve migren hastalarında olduğu gibi karanlık ve sesiz bir ortam aramak yerine , açık havaya çıkmak istemektedirler 

    Gerilim tipi baş ağrısının tanısında: baş, boyun ve omuz bölgesi kaslarında tetik noktaların  bulunması ve bu kaslara basınç uygulamakla yansıyan ağrının ortaya çıkması önemli bir bulgudur.

    Gerilim tipi baş ağrısı  gün ilerledikçe artış gösterir ve günlerce  devam edebilir.

    Hastalarda depresif bir ruh hali ve yüz ifadesi görülür. Konsantrasyon güçlüğü, uykusuzluk gibi yakınmalar olabilir. Migren hastalarında olduğu kadar olmasa da, bulantı ve kusma da görülebilir. 

    Bazı hastalarda migren ve gerilim tipi baş ağrısı birlikte de görülebilir.

    Gerilim tipi baş ağrısının  tedavisinde: boyun ve omuz bölgesinde tespit edilen tetik noktalara enjeksiyonlar yapılarak kasların gevşetilmesi ve  ağrının kontrol altına alınması mümkündür.

  • Migrensiz hayat mümkün mü?

    Migren kadınlarda erkeklerden 3 kat daha sık görülür; (kadınlarda %18 ve erkeklerde %6 oranında) Migren başağrısı genelde şiddetlidir. Migren ağrısı kişiden kişiye değişkenlik gösterir, hatta aynı kişide bile farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Ağrı sırasında, birçok hastada başı oynatmak, ışığa veya yüksek sese maruz kalmak ağrıyı arttırır. Ağrı sırasında mide bulantısı hatta bazen kusma olabilir. Ağrı çoğunlukla zonklayıcı, çoğu hastada da tek taraflıdır. Ağrı 2-3 saatten 3 güne kadar devam eder.

    Başlangıçta bir baş ağrısının migren mi, yoksa “sıradan” bir baş ağrısı mı olduğunu söylemek zor olabilir. Migren ataklarını diğer baş ağrılarından ayırabilen özellikleri şunlardır:

    · Orta şiddette ya da şiddetli ağrı
    · Bulantının eşlik etmesi
    · Kusmanın eşlik etmesi
    · Işığa ve sese duyarlılık
    · Zonklayıcı, nabız gibi atan ağrı
    · Ağrının asıl olarak tek taraflı olması
    · Ağrının hareketle artması

    Bazı kişilerde migren ağrısından önce 10-30 dakika sürebilen bir aura dönemi olur. Aura parlak ışık çakmaları, titrek, renkli zikzak çizgiler, kör noktalar ya da bir tarafta görme kaybı gibi görsel değişiklikleri içerebilir. Aura ayrıca kollar veya bacaklarda karıncalanma ya da uyuşmayı veya baş dönmesini de içerebilir.

    Migren çok farklı ve çeşitli tetikleyicilerle tetiklenebilir. Kadınlarda en sık tetikleyici menstrüasyon olup genelde ağrı adet döneminden birkaç gün önce gelir. Bunun dışında hava değişimi (rüzgar, lodos..), açlık, fazla uyku veya az uyku, güneş, stres, heyecan hatta bazen ani sevinç, yorgunluk (özellikle çok yorucu sporlar), mayalı içkiler (özellikle kırmızı şarap ve bira) olmakla birlikte gıdalar da tetikleyici olabilir. Ayrıca, doğum kontrol hapları, dikkat eksikliğine karşı kullanılan konsantrasyonu arttırıcı ilaçlar, uyanık kalmak için kullanılan ilaçlar da migreni tetikleyebilir.

    Migren ağrısına ilaç kullanmadan yapılacak şeyler başa buz dolu torba koymak (veya soğuk suyun altına başın tutulması), boyna sıcak uygulamak veya boyun masajı, karanlık sessiz bir ortamda uyumaya çalışmak ve uyumak olabilir. Ağrıyı dindirmek için kullanılacak ilaçlar ise temelde iki gruptur, ağrı kesiciler veya yalnızca migren ağrısını durduran Migren Atak İlaçları.

    Migren tedavisinde ilaçlar dışında veya ilaçların yanı sıra başka tedaviler de uygulanabilir. Botox tedavisi, Akupunktur, Büyük Oksipital Sinir Bloğu ..vs.

    Migren ağrısı kişinin normal aktivitelerini engelleyebilir, hem migren yakınması olan kişinin hem de yakınlarının yaşam kalitesini bozabilir. Birçok kişide ağrı ve diğer semptomlar o kadar şiddetlidir ki, sadece karanlık bir odada yatıp uyumak isterler. Bu da günlük yaşantıyı aksatır.

    MİGRENİN ENJEKSİYON YÖNTEMLERİ İLE TEDAVİSİ

    Migren hastalarında atakların sıklığı ve ağrının şiddeti PROLOTERAPİ tedavisi ile azaltılıp kontrol altına alınabilir. Düzenli aralıklarla yapılacak proliferan madde enjeksiyonlarıyla özellikle baş-boyun bölgesinde yeralan kronik hasarlı bağ dokusu elemanları kalıcı olarak tedavi edilebilir. Kas-iskelet sistemi ve eklemlerdeki dejenerasyonun tedavisi ile seanslar ilerledikçe migren ağrısı çeken kişinin atak sıklığının ve ağrı şiddetinin giderek azaldığı ve hedef seans sayısına ulaşıldığında ağrının tamamen kaybolduğu görülecektir.

    Migren temel olarak bir nöropatidir. Migren ağrısı sinir kaynaklı bir ağrıdır. Migren ağrısı ensede, göz çevresinde ve şakaklarda yoğun olarak hissedilir. Sebebi buradaki sinir liflerinin tuzaklanmasıdır. Tuzaklanmış olan sinir lifleri şişer ve basıncı bir eşik değerini geçtiğinde (30 mmHg) sinir lifinde iletim durur. Bu lif artık kendiliğinden ağrı sinyalleri üretebilen bir duruma gelir.

    Migren mekanizmasının aydınlatılması aynı zamanda bu ağrının tedavisi için de ipuçları veriyor: PİT yöntemi basit, güvenilir, etkili bir tedavi yöntemidir. Tüm nöropatik ağrılarda olduğu gibi migren ağrılarının kontrol altına alınmasında etkilidir. PİT yöntemi ile serbest sinir sonlanmaları ve tuzaklanan sinir lifleri bölgelerine yapılan yüzeyel enjeksiyonlarla sinir liflerindeki şişme geri döndürülür. Sinir lifi yeniden fonksiyon kazanır ve ağrı sinyalleri otomatik olarak ortadan kalkar. 7-15 günlük seanslar halinde uygulandığında migren ağrılarının hem sıklığında hem şiddetinde azalma sağlayarak yaşam kalitesinin yükseltilmesini sağlar. Etkisi ilk seanstan itibaren görülmeye başlar. İşgücü kaybını azaltır. Ağrı kesici kullanımını sınırlar.

    PİT yöntemi Migren dışında; Huzursuz Bacak Sendromu, Morton Nöroma, De Quervain Sendromu, Carpal Tünel Sendromu, Postherpetik Nevralji, Zona hastalığı, Fasial Paralizi, Fibromyalji, Ameliyat yerlerinde iyileşmeyen ağrılar ve Diyabetik nöropatik ağrı tedavisinde uygulanır.

  • İlaçsız migren tedavisi

    İlaçsız migren tedavisi

    “Migren tedavisinde temel hedefimiz, hastalara ilaçsız, ameliyatsız, uzun süreli bir iyileşme sağlamak ve yaşam kalitesi yükseltmektir”

    Yıllardır hekimler; Migren tedavisinde belirti olan ağrılara değişik ilaçlar kullanarak tedavi etmeye çalışılıyor, fakat bu ilaçlar hastalığın nedenine yönelik olmadığından, migrene kesin çözüm olmuyordu.

    Ağrılar hep tekrarladığından ağrı – ilaç kısır döngü oluşur, hastalar ömür boyu bu ilaçları kullanmaya mahkumdu..

    İlaçlar uzun müddet kullanıldığı için hastalarda ilaç bağımlığı, mide ülseri ve diğer rahatsızlıklar oluşuyor, böylelikle hastalar her yönde fazladan bedel ödemek zorundaydı.

    2010 yılı, Alman migren araştırma merkezi 504 migren hastası üzerinde yapılan araştırma ve takip sonucu; Migren hastalığı ile atlas omurga arasında çok yakın ilişki içinde olduğunu veriler ile ispatlamıştır. Bu sonuç, migren tedavisi açısından şaşırtıcı sonuçlar elde edilmesine sebep olmuştur.

    Raporda, Klasik tıp veya geleneksel tedaviler ile elde edilen sonuçlarla karşılaştırıldığında kesinlikle dikkat çekici olduğu, bugüne kadar başka hiçbir tedavi benzer sonuçlar elde edilmemiş olduğunu belirtmiştir.

    Dolaysıyla, migren tedavisinde belirti olan ağrılara değişik ilaç kullanarak ağrıları bastırmak yerine ilaç kullanmaksızın migren hastalığına neden olan atlas omurgayı düzelterek hastalığı tedavi etmek gereklidir.