Etiket: Migren

  • Migrenin kadınlarda görülme olasılığı çok daha fazla!

    Toplumda çoğu insan baş ağrısı şikayetinden yakınmaktadır. Migren kafanın tek tarafına yerleşen zonklayıcı baş ağrısı şekline denilmektedir.

    Bu baş ağrısı sırasında meydana gelen kusma, bulantı, ışık ve ses rahatsız etmektedir.

    Sinirsel bir hastalık olan migrenin beyinde bulunan kimyasal maddelerin azalması ya da etki göstermemesi sonucunda ortaya çıkar.

    Migrenin kadınlarda görülme olasılığı çok daha fazla

    Bunun nedeni hormonal değişikliklerdir. Ergenlik döneminde ortaya çıkan migrenin 50 yaşının üstünde birinde çıkma ihtimali oldukça düşüktür.

    Migren tedavisinde en etkili olan tedavi dahil ilaçların etkisi geçicidir. Ömür boyu migreni durduran bir ilaç yoktur.

    Migrenin nedenleri araştırılıp ona göre bir tedavi uygulanmalıdır. Nöral terapi, akupuntur, hipnoz gibi yöntemler ilaçlardan çok daha etkilidir.

  • Baş ağrısı lupusun bir bulgusu mudur?

    Doç. Dr. İsmail Şimşek
    Bu makale ve romatoloji ile ilgili değer makalelere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
    http://haberromatik.wordpress.com/

    Lupus hastalarında baş ağrısının, özellikle de migren tipi baş ağrısının daha sık görülüp görülmediği uzun zamandır romatoloji çevrelerinde tartışma konusudur. Elbette bu tartışmanın altta yatan nedeni, migrenin lupusun bir bulgusu olup olmadığıdır. Nörolojik tutulum lupus hastalığının ciddi organ tutulumlarındandır ve bazı araştırmacılar özellikle migren tipi baş ağrısını, tıpkı epilepsi, algılama bozukluğu gibi lupusun nörolojik bulguları arasında saymaktadırlar. Bazılarınız migren lupusun bir bulgusu olsa ne fark eder diye düşünebilirsiniz. Şöyle açıklayayım eğer migreni bir lupus bulgusu olarak kabul edersek, migren bulguları olan lupuslu bir hastayı sadece migrene özgü ilaçlar ile değil, lupus için kullandığımız ilaçlar (immünsüpresifler) ile tedavi etmemiz gerekebilir.
    Bu soruya açıklık kazandırabilmek için Mitsikostas ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği çalışma, Headache dergisinin Ekim 2011 sayısında yayınlandı. Araştırmacılar migren ile SLE arasında bir ilişki olup olmadığını ortaya koymak için lupus hastaları (n=72), sağlıklı kontroller (n=72) ve multiple skleroz (MS; n=48) hastalarına tam 1 yıl süreyle baş ağrısı günlüğü tutturmuşlar. MS hastaları burada otoimmün nörolojik hastalığı olan, hastalıklı kontrol grubu olarak kullanılmış.
    Araştırmacılar 1 yıllık takibin sonunda lupus (%21), sağlıklı kontrol (%22) ve MS (%23) hastalarında migren sıklığını benzer bulmuşlar. Aynı araştırmada, lupus hastalarında sağlıklı bireylere göre artmış sıklıkta bulunan tek baş ağrısı tipi ise kronik gerilim tipi baş ağrısı olarak bulunmuş (lupusta %12.5 sağlıklı kontrollerde %1.4). Ek olarak lupus hastalarında görülen baş ağrısı tipi ile hastalık aktivitesi, antikor titresi, ya da diğer lupus bulguları arasında herhangi bir ilişki bulunamamış.
    Bu araştırmanın sonuçlarına göre, migrenin lupusun bir bulgusu olmadığını söyleyebiliriz. Lupus hastalarında artmış sıklıkta bulunan gerilim tipi baş ağrısının en önemli nedeni bu çalışmada da gösterilmiş olan depresif ruh hali ve yaşam kalitesi düşüklüğüdür. Dolayısıyla baş ağrısı olan SLE hastalarında immün-süpresif tedaviyi yeniden şekillendirmek yerine tespit edilen baş ağrısı nedenine yönelik tedavinin planlanması daha uygun bir yaklaşım gibi gözüküyor.
    Headache in Systemic Lupus Erythematosus vs Multiple Sclerosis: A Prospective Comparative Study. Christina G. Katsiari, Headache: The Journal of Head and Face Pain; 51(9); 1398

  • Çocuklarda migren tipi baş ağrısı görülür mü?

    Migren ağrıları tekrarlayıcı baş ağrıları olup, en az üç aydır devam eden baş ağrısı veya en az beş baş ağrı atağının görüldüğü durumlarda migren akla gelmelidir. Çocuklarda baş ağrısının en sık nedenleri sinüzit, farenjit ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarıdır. Ancak çocuklarda da migrene bağlı baş ağrıları görülebilir. Çocuklarda migren ağrısı çoğunlukla başın her iki yanında ya da alın bölgesinde görülür. Migren atağı sırasında baş ağrısına bulantı ve kusma eşlik edebilir. Çocuklar sese ve ışığa aşırı duyarlı olabilir.

    Çocuklarda hangi baş ağrısı önemlidir?

    Çocuklarda görülen bazı baş ağrı tiplerinde çok uyanık olmamız gerekmektedir. Eğer çocuk 3 yaşın altındaysa, baş ağrısına şiddetli kusma eşlik ediyorsa, ağrının şiddeti giderek artıyorsa veya hayatındaki en şiddetli baş ağrısı olduğunu söylüyorsa, eşlik eden başka bir bulgu mevcutsa (görme kaybı, gözlerde kayma, ateş, havale, felç gibi) en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    Migrenin tedavisi var mıdır?

    Migrenin tedavisi mümkün olup, iki türlü tedavisi bulunmaktadır. Bunlarda ilki atak tedavisidir; baş ağrısını geçirmek için yapılır. Çok sık ağrı kesici kullanmak da önerilmemektedir. Tedavinin ikincisi de koruyucu tedavidir. Ağrıların sıklığı fazla ise, baş ağrıları hastanın yaşam kalitesini etkiliyorsa koruyucu tedaviler verilmektedir. Hangi tedavinin uygun olduğunu doktorunuza danışınız.

  • Doktor başım ağrıyor

    ~~Baş ağrısı toplumda neredeyse herkesin sık yaşadığı ağrı türlerinden birisidir. Etkilediği bireyde rahatsızlığa, günlük aktivitelerinin olumsuz etkilenmesine neden olur. İnsanların ömrü boyunca %90’ ından fazlası en az bir kez baş ağrısından etkilenmektedir. Ülkemizde her beş kadından ve on erkekten birinde migren baş ağrısı vardır. Migren baş ağrısı 4- 72 saat süren ataklar halinde kendini gösteren, yineleyici baş ağrısı bozukluğudur. Tek yanlı yerleşim, zonklayıcı nitelik, orta veya şiddetli düzeyde ağrı, ağrıda günlük fiziksel aktiviteyle artış, bulantı ve/ veya ışıktan rahatsız olma (fotofobi) ve sesten rahatsız olma (fonofobi) ile birliktelik tipik özellikleridir. Migren tedavisi, tanının hastaya açıklanması ve hastalığın yönetimi konusunda hastanın işbirliğinin sağlanmasıyla başlar. Uykunun düzenlenmesi, düzenli egzersiz, düzenli beslenme, aşırı alkol ve kafein alımını sınırlama, ağrı kesicilerin akılcı kullanımı gibi önlemler pek çok hastanın atak sayısını anlamlı düzeyde azaltır. Migren atağı başlangıcında, sessiz, ışığı az bir odada uyumak yararlı olabilmektedir. Migrenin ilaç tedavisi, akut atakların sonlandırılması veya önleyici (profilaktik) tedavi olarak iki düzeyde ele alınır. Baş ağrısı güncesinin değerlendirilmesinden sonra, hastanın yaşamını belirgin derecede etkileyen atakların varlığı durumunda, önleyici tedaviye hasta ile birlikte karar verilir. Pek çok hasta için önleyici tedaviye karar verme sınırı, aydan üçten çok atak geçirilmesidir.
    Her baş ağrısı migren olmayabilir. Ciddi bir hastalığın bulgusu olabilir. Baş ağrısı olan kişilerde şu şikayetlerin olması tehlike işaretleridir. Baş ağrısının orta yaşın üzerinde başlaması, baş ağrısının şiddetli olması, baş ağrısı hastasında ilerleyici kötüleşme, baş ağrısının ani başlaması, baş ağrısının fiziksel aktivite sırasında başlaması, baş ağrısının özelliklerinde anlamlı değişim, ateşle birlikte açıklanamayan baş ağrısı, sistemik belirtilerle (bulantı, kusma, çift görme, zayıflama, gece terlemeleri) birlikte baş ağrısı, şiddetli hipertansiyonla birlikte baş ağrısı, sabah erken saatlerde en kötü olan baş ağrısı, her zaman aynı tarafta olan baş ağrısı, nörolojik bulgularla birlikte baş ağrısı, travma ile yakın zamansal ilişki içinde başlayan baş ağrısı, öksürme, ıkınma veya öne eğilmekle baş ağrısında artış olması, çocukluk çağında açıklanamayan baş ağrısı olması ciddi bir hastalığın işaretleri olabilmektedir. Bu nedenle baş ağrısı dikkate alınmalı bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.

  • Çocuklarda baş ağrısı

    Çocukluklarda baş ağrısı olur mu?

    Çocuklarda da baş ağrısı olabilir. En sık neden soğuk algınlığı, sinüzit, farenjit gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarıdır.

    Baş ağrısı tehlikeli midir?

    Baş ağrısının tehlikeli olabildiği durumlar söz konusudur.
    Eğer çocuk 3 yaşın altındaysa, baş ağrısına şiddetli kusma eşlik ediyorsa, ağrının şiddeti giderek artıyorsa ya da hayatındaki en şiddetli baş ağrısı olduğunu söylüyorsa, eşlik eden başka bir bulgu varsa (görme kaybı, gözlerde kayma, ateş, havale, felç gibi) en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    Çocuklarda migrene bağlı baş ağrısı olur mu?

    Çocukluk çağında da migrene bağlı baş ağrıları olabilir. Migren ağrıları tekrarlayıcı ağrılardır. Çocuklarda tek taraflı olabileceği gibi çoğunlukla her iki yanda ya da alında olur. Atak sırasında bulantı kusma eşlik edebilir. Sese ve ışığa duyarlılık gelişir.

    Baş dönmesi ile baş ağrısı ilişkili midir?

    Çocuklarda bazen baş ağrısı yerine baş dönmesi görülebilir. Baş dönmesi çocuklarda migren eş değeri durumlardan birisidir.

    Migrenin tedavisi var mıdır?

    Migren tedavisi iki türlüdür. Birincisi atak tedavisidir; ağrıyı geçirmek üzere yapılır. Çok sık ağrı kesici kullanmak önerilmez. İkincisi de koruyucu tedavidir. Ağrılar çok sıksa, hastanın yaşam kalitesini etkiliyorsa koruyucu tedaviler önerilir. Hangi tedavinin uygun olduğunu doktorunuza danışınız.

  • Çocuklarda migren

    Migren nedir?

    Migren ataklarla gelen tekrarlayıcı baş ağrısıdır. Ataklar en az birkaç saat sürer, nadiren üç güne kadar devam edebilir. Her hasta için atak sıklığı farklı olup aynı hastada bile yaşamın değişik dönemlerinde atak sıklığı değişkenlik gösterebilir.

    Çocuklarda migren görülür mü?

    Toplumda genellikle migrenin erişkin çağının bir hastalığı olduğu konusunda yanlış bir inanış vardır. Oysa ki migren çoğunlukla ergenlik döneminde başlar. İki yaş civarında bile migreni ortaya çıkan çocuklar bulunmaktadır. Küçük yaşlarda migrenin tanınması daha güçtür.

    Çocuklarda migren belirtileri nelerdir ?

    Zonklayıcı tipte olan, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ışıktan veya sesten rahatsızlığın eşlik ettiği şiddetli başağrılarında migren akla gelmelidir. Erişkinlerde tek taraflı başağrısı görülürken çocuklarda ağrı başın her iki tarafında olabilir. Ağrı sırasında renkte solma, halsizleşme görülebilir. Migrenin bir tipi olan auralı migrende ise bunlara ek olarak bulanık görme, yanıp sönen ışıklar/zigzag çizgiler görme vb görsel yakınmalar, yüz, kol bacaklarda uyuşma veya baş dönmesi gibi yakınmalar vardır. Ağrı atakları sırasında çocuklar genellikle sessiz bir ortamda uyumak istemekte, çoğunlukla da uykudan sonra baş ağrısı kaybolmaktadır. Çocuklarda taşıt tutması, bir nedene bağlı olmayan tekrarlayan baş dönmesi atakları ve bir nedene bağlanamayan kusma ve karın ağrısı atakları migren ile birlikte olabilir veya bu belirtiler çocuklarda migrenin öncül belirtisi olabilirler.

    Migrenin tetikleyicileri nelerdir?

    Migrende her bireyin farklı bir duyarlılığı sözkonusudur. Açlık, baharatlı yiyecekler, peynirler, güneş, lodos, gürültü, sıcak-soğuk, sıkıntı, stres, uykusuzluk/fazla uyku, bazı kokular, egzersiz gibiçeşitli etmenler migren ağrısını tetikleyebilir. Ama bunlar kişiden kişiye değişkenlik gösterir.

    Migren kalıtsal mıdır?

    Migrende genellikle ailevi bir yatkınlık görülür. Migren hastalarının yaklaşık % 70′ inde ailede migren öyküsü vardır.

    Migren tanısı nasıl konulur?

    Tekrarlayıcı başağrıları olan çocukların öncelikle bir çocuk nöroloğu tarafından değerlendirilmesi gerekir. Migren klinik bir tanı olup tamamen hastanın yaşadığı ağrıların özelliklerine bağlı olarak öykü ile konur. Bazen, çocuk nöroloğunuz diğer hastalıkları ekarte etmek amacıyla beyin manyetik rezonans görüntülemesine (MR) veya elektroensefalografiye (EEG) gereksinim duyabilir.

    Çocuklarda migren tedavisi nasıl yapılır?

    Tedavi üç basamakta değerlendirilir:

    1- Hastanın düzenli bir yaşamının (düzenli uyku, öğünlerin atlanmaması vb) olması önerilir. Öncelikle o birey için migren atağını tetikleyen nedenler bulunmaya ve mümkünse bu etmenler ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bunların saptanması için başağrısı günlüğü denilen bir not defterinin tutlması oldukça yararlıdır. Tetikleyicileri ortadan kaldırdıktan sonra birçok hastada migren ataklarının azaldığı görülür.

    2- Eğer ataklar ayda 2-3 kez veya daha az ise genellikle sadece atak tedavisi planlanır. Bunun için hastaya ağrının başlangıcında basit ağrı kesici alması ve mümkünse bir süre dinlenmesi önerilir.

    3. Eğer çocuk haftada bir veya daha fazla migren atağı geçiriyorsa atakları önleyici tedavi uygulanabilir. Bu tedavi için çeşitli ilaç seçenekleri bulunmakta olup hastanın diğer bulgularına göre çocuk nöroloğu hekim tarafından ilaç seçimi yapılır. Bu tedavi şeklinde genellikle altı ay-bir yıl gibi bir süre ile ilaç kullanımı söz konusu olup atakların en aza indirilmesi amaçlanır.

    Prof. Dr Füsun Alehan

  • Biorezonans, migren tedavisinde çok iyi neticeler almakta..

    Biorezonans, migren tedavisinde çok iyi neticeler almakta..

    Migren, soğuk bir terleme ile birlikte gelip, başın ve yüzün yarısını kaplayan özel bir baş ağrısıdır. Başın bir bölgesinde başladığından “yarım başağrısı” olarak da bilinir. Bazen başağrısına göz, dudak, ense ve sırt ağrıları eşlik eder. Zonklayıcıdır, giderek şiddetlenir, genişler, kafa yarısını veya tamamını etkiler.

    Bazen dayanılmayacak kadar şiddetli olabilen migren ağrıları birkaç dakika sürebileceği gibi saatlerce, hatta günlerce devam edebilir. Başın yarısında zonklamalar, bulantı ve bazen kusma görülür. Gözün önünde siyah benekler, bulanık lekeler uçuşur.

    Bazı kimseler konuşmakta zorluk çekerler, ses ve ışığa hassasiyet gösterirler, dudak ve dişlerinde ağrı, hassasiyet ve uyuşma oluşur.

    Boyun atlas ve C2 omurga eksen kaymalarının yarattığı migren hastalığında ise beyni besleyen vertebralis damarlar ve yüz bölgesindeki sinirlere baskı oluştuğundan, bu bölgede gerilim arttığından, şiddetli baş ağrısı, yüz sinirlerinde hassasiyet, ense ve boyun ağrısı, boyun tutulması ve mide bulantısı oluşmaktadır.

    Migreni tetikleyen faktörler:

    Stres: heyecan, gerginlik, yorgunluk ve yoğun duygular migrenin başlamasında önemli role sahiptirler.
    Hormonal değişiklikler: kadınların büyük çoğunluğunda migren atakları adet döneminde sıklaşır ve şiddetleri artar. Bazı kadınlarda ise migren krizleri sadece adet dönemlerinde olur.
    Bazı yiyecek ve içecekler: kişiden kişiye değişen hassasiyetle, yiyecek ve içeceklerdeki bazı maddeler damarları doğrudan etkileyerek genişlemelerine neden olarak, bazı maddeler ise dolaylı refleks yollar ile ağrıyı başlatabilirler. Örneğin, alkol doğrudan etki ederken kafein ve nikotin gibi maddeler dolaylı olarak etki etmektedirler.
    Uyku: fazla uyku ve uykusuzluk migren krizini başlatabilir.
    İklim değişiklikleri: bazı migren hastaları iklim ve hava değişikliklerinden etkilenebilirler.
    Kokular: Bazı ağır kokular migreni provoke edebilmektedirler.

    Migrenin Biorezonans ile tedavisi:

    Klasik tedavilerden farklı olarak, ilaçsız ve yan etkisiz bir tedavi sunan biorezonans terapilerinin migren hastalarındaki etkileri çok olumludur. Biorezonans tedavisi öncesi uygulanan rutin kan testi hastanın migrenini tetikleyen maddeleri saptayabilir. Vücud dengesini bozan blokajları kaldırarak sağlıklı eski konumuna döndürür.

    Biorezonans yöntemi biofiziksel düzeyde konumlanmakta ve vücudun elektromanyetik alanının bilgisini kullanmaktadır. Hücresel iletişimi hastalandırıcı frekans örneği, iyileştirici frekans örneğine dönüştürülür. Hastanın vücuduna ait elektromanyetik titreşimler elektrotlar ile biorezonans cihazına aktarılır. Özel bir ayırıcı güçlendirici, sinyal akışının bozulmasını engellemek için giriş ve çıkış potansiyellerini ayırır. Başka fonksiyonlar ek frekans modülasyonları sağlar. Hazırlanan frekanslar, elektronik koruyucu devrelerle vücuda geri gönderilir. Çıkış sinyali de manyetik bir değişim alanından geçirilerek vücuda gönderilir. “Odaklı” ayarlamalar özgün tedaviyi mümkün kılar.

  • Baş ağrıları – migren

    Baş ağrılarının %20’si migren ağrısıdır. Tek taraflı yerleşim gösteren (%75) migren, tekrarlayıcı, saatlerce sürebilen, paroksismal, zonklayıcı, baş hareketleri ile artan bir baş ağrısı olup bulantı ve kusma da eşlik eder. Ailesel yatkınlık söz konusu olup dominant geçişlidir. Kadınlarda erkeklere göre 3 kat fazla görülür; daha çok genç ve orta yaşta başlayıp ileri yaşlarda azalma gösterir.

    Tipik olarak 4-72 saat arasında sürer ve fiziksel egzersiz ile artar. Migrenli hastalarda depresyon, anksiete ve panik bozuklukların daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Çeşitli faktörlerin migrene duyarlı kişilerde baş ağrısını tetiklediği bilinmektedir. Bunların arasında en bilinenler, belirli yiyecek ve katkı malzemeleri (şarap, çikolata, kafein, peynir), açlık veya öğün atlama, aşırı veya az uyku, keskin kokular, barometrik basınç değişiklikleri, şiddetli yanıp sönen ışıklar, moral bozukluğu, hormonal oynamalar, adet kanaması, ilaçlar ve fiziksel egzersizlerdir. Migren baş ağrılarının yaklaşık 15’inde aura adı verilen, dakikalar içinde gelişen ve 1 saatten az süren nörolojik belirtiler öncülük eder. Sıklıkla aura, yavaş olarak görme alanının ortasından dışa doğru yayılan görsel bozukluk olarak seyreder. Görsel belirtiler, yanıp sönen ışık parlamaları şeklinde olan ve basit tip olarak kabul edilen görsel halüsinasyonlar şeklinde olabileceği gibi, görme alanının etkilendiği görme bulanıklığı şeklinde de olabilir. Paresteziler ikinci sıklıkla görülen aura tipleridir. Hastanın tek taraflı olarak kişinin el parmaklarından başlayıp kola doğru yayılan ve çoğu zaman aynı taraf burun ve ağız çevresini etkileyen uyuşukluk ve karıncalanma hissi ortaya çıkabilir. Bunun dışında konuşma bozuklukları, baş dönmesi ve nadir olmakla birlikte işitsel ve koku halüsinasyonları da aura belirtileri olarak görülebilir. Baş ağrısı genellikle aurayı takiben 5-30 dakika içinde başlar.

    Klasik migrende belirtiler, görme kaybı, kuvvet ve duyu bozuklukları ve birkaç dakika süren baş ağrıları olur. Atak süresi klasik migrende birkaç saat, yaygın migren de ise birkaç gün sürebilir. Ağrıya ışıktan ve sesten rahatsız olma eşlik edebilir. Vücudun diğer bölgelerinde görülen belirtiler abdominal ağrı, diyare gibi bulgular olabilir.

    Migren tedavisi medikal yani ilaç tedavileri yanında tetikleyen ajanlardan uzak durmayı içerir. Bunun yanında migren atakları ayda 3 defadan daha fazla oluyorsa, baş ağrısı günlük hayatı engelleyecek kadar şiddetli ise, nörolojik bozukluk oluşturuyorsa, koruyucu ilaç tedavisi de eklenmelidir.

    Küme Başağrısı

    Damarsal bir ağrıdan ziyade, sinirsel bir ağrıdır. Tam olarak nedeni bilinmemektedir. Ağrı ciddi nöbetler şeklinde gelir ve ortalama 30 dakika içinde sonlanır. Ağrı göz çevresinde, şakakta, kulak arkasında ve alt çene molar dişler çevresinde görülür. Ağrı genellikle geceleri olur ve hastayı uyandırır. Bilinen en şiddetli baş ağrısıdır, bu nedenle intihar baş ağrısı olarak da adlandırılır. Sıkıştırıcı ve oyucu hissi verir. Göz kanlanması, gözde yaşarma, burun tıkanıklığı, burun akması, alın ve yüzde terleme, göz kapağının düşüklüğü, göz bebeğinde küçülme ve göz kapaklarının şişliği gibi otonomik bulgular ağrı ile aynı taraftadır. Hastalar migren hastalarının aksine karanlık odada uzanmak yerine, gezinmeyi, açık havaya çıkmayı, yürümeyi tercih ederler. Ağrılı dönem hastadan hastaya farklılık gösterir. Sıklıkla 2-3 ay sürer. Tamamen ağrısız olan sessiz dönem ise 6 ay 1 yıl arasında olur. Ağrılı dönemde neredeyse her gün bazen birkaç kez tekrarlayan ağrı atakları görülür. %4 vakada ağrılar çift taraflı olur. Erkeklerde daha sık görülür ve ailesel geçiş söz konusu değildir.

    Tedavide birçok ilaç seçenekleri vardır. Ancak medikal tedavinin yetersiz olduğu olgularda cerrahi tedavi seçenekleri düşünülmelidir.

  • Baş ağrıları hakkında

    Baş ağrılarını: 1-Primer (birincil) baş ağrıları 2-sekonder (ikincil) baş ağrıları olarak ikiye ayırabiliriz.

    PRİMER BAŞ AĞRILARI:Sadece baş ağrısı şeklinde olup, başka bir hastalıkla beraber görülmeyen, sadece beyin ile ilgili olan baş ağrısı tipidir.

    1 Migren
    2 Gerilim tipi baş ağrısı
    3 Küme baş ağrıları olarak ayrılırlar.

    SEKONDER BAŞ AĞRILARI:Toplam baş ağrılarının ancak % 10 unu oluştururlar. Oluşan baş ağrısı başka bir hastalığa bağlıdır. Beyin tümörleri, göz hastalıkları, sinüzit, menenjit gibi hastalık sonucunda ortaya çıkan bir semptomdur.Özellikle sebebe yönelik tedavi ön plandadır.
    BAŞ AĞRISINDA SÜLÜK TEDAVİSİ OZON TEDAVİSİ
    Geçmeyen, tedaviye inatçı baş ağrılarında önemli konulardan birisi de SİNDİRİM SİSTEMİ BOZUKLUKLARIDIR. Normal barsak florasının bozulması veya herhangi bir gıdaya karşı meydana gelmiş olan gıda intoleransı (Allerjisi) varsa bir türlü iyileşmeyen baş ağrılarınızın sebebi olabilir.

    GAPS TEDAVİSİ

    Kronik yani geçmeyen, tedavilere cevap vermeyen migren veya migren olmayan tüm baş ağrılarında her hastaya mutlaka GIDA İNTOLERANS TESTİ yapılmalıdır. Bu test ile hastanın herhangi bir gıdaya karşı bir alerjisinin olup olmadığı tespit edilmektedir. Şayet bir gıdaya karşı allerji varsa, bu gıda hayatınızdan çıkmadığı sürece baş ağrınızı tedavi etmek mümkün olmayacaktır. Ayrıca barsak florasının bozuk olması halinde özel diyetlerle flora normal haline getirilmelidir. Kliniğimizde buun için GAPS doğal tedavi diyeti uygulaması yapılmaktadır.

    Baş ağrısında klasik tıbbi tedavilerin yanı sıra tamamlayıcı tıbbi tedavilere de yer verilmelidir. Özellikle migren hastalarında tıbbi sülük tedavisi ve medikal ozon tedavisi uygulanması halinde çok iyi sonuçlar alınmaktadır.

    TIBBİ SÜLÜK TEDAVİSİ

    Sülüğün salyasında buluna 106 değişik enzim sayesinde migren hastaları yarar sağlamaktadır. Özellikle alın bölgesine, enseye ve kulak arkasına yapılan sülük uygulamalarının sonuçları açıkça görülebilmektedir. Bazı hastaların tamamen ilaçsız olarak hayatlarına devamı söz konusu olabilmektedir.

    MEDİKAL OZON TEDAVİSİ

    Ozon tedavisi ile amaçlanan mikrosirkülasyon dediğimiz kılcal damarların açılması ve kanın oksijen taşıma kapasitesinin arttırılarak beynin beslenmesini arttırmaktır. Ozon aynı zamanda vücutta kan yapımını arttırarak etki yapmaktadır.

    Sülük ve ozon hakkında daha detaylı bilgi almak için ana sayfadan ilgili bölümlere girebilirsiniz.

    NÖROPROLOTERAPİ (NPT)

    Cilt altında bulunan ve ağrıyı ileten sinirlerin %5 Dextroz enjeksiyonları ile bloke edilmesi prensibine dayanır. Seanslar halinde uygulanır.

  • Migren tedavisi botox

    Migren tedavisi botox

    Migren ve gerilim tipi baş ağrılarının tedavisinde BOTOX’un kullanımı, tamamen tesadüfi olarak; 1990 lı yıllarda bir KBB Uzmanı Dr. Binder’in kırışıklık tedavisi yaptığı hastalarında baş ağrılarının da geçtiğini tespit etmesiyle ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalar ve uygulamalar ile BOTOX’un migren ve gerilim tipi baş ağrılarının şiddetini azaltmak ve atakların sıklığını ciddi miktarda azalttığını ortaya koymuştur. Günümüzde çok sık görülen, İnsana büyük sıkıntı ve eziyet veren, sosyal yaşantısından koparan ve ciddi bir iş gücü kaybına da sebep olan migren, nörologlar Algologlar tarafından teşhis edilmekte ve ilaç tedavisi başlanmaktadır. İlaç tedavisinden yarar görmeyen ya da sürekli ilaç kullanmak istemeyen hastalar, tedavi seçenekleri arasında artık BOTOX’u düşünebilirler. Sonuçta BOTOX da bir ilaç tedavisi olmakla birlikte 3-6 aylık etki etme süresi ve uygulanan hastalara daha genç bir görünüm elde etmesi sebebi ile ilaç tedavisine büyük bir üstünlük sağlamaktadır. Ayrıca, BOTOX ile çok başarılı sonuç alınmış hastalarda Botox’un sinir uçlarına etkisi değerlendirilebildiğinden bu hastalara, kesin tedavi imkanı sağlayan Migren cerrahisi de önerilebilmektedir.

    BOTOX’un migrene etkisi şu şekildedir: Migren’e neden olan sinir sıkışmaları, kaşların üstünde, burunun içinde ve ense bölgesinde, derinin altındaki sinirlerde meydana gelmektedir. Bu sinirler, alın germe ve kırışıklık tedavilerinde BOTOX ile gevşetildiğinden aynı anda migren de tedavi edilmiş olmaktadır. Yine bunun tam tersi olarak, migren tedavisi BOTOX ile yapılan hastalarda alın ve şakak bölgelerinde estetik anlamda genç bir görüntüye sahip olmaktadırlar ki bu da Botox’un diğer ilaç tedavilerine üstünlüğüdür.