Etiket: Leke

  • Kimyasal peeling!!!

    Kimyasal peeling!!!

    Kimyasal peeeling yani kimyasal soyucular en sık leke, iz ve kırışıklık tedavisi gibi kozmetik nedenler için uygulanır. Ayrıca yüzdeki sivilce izlerini hafifletmek ve sivilceyi tedavi etmek, kanser öncüsü lezyonları gidermek amacı ile kullanılmaktadır.

    Sivilce ve leke tedavisinde yardımcı bir tedavi yöntemidir. Kimyasal peeling deriye kimyasal solüsyon sürülerek, derinin üst tabakasını soyup deriyi iyileştirme ve düzeltme amacı ile kullanılmaktadır.

    Kimyasal peeling, işlemin derinlik seviyesine göre; yüzeysel, orta ve derin olmak üzere sınıflandırılır. Bu sınıflandırma peeling yöntemini derinin hangi tabakasına kadar soyulma yaptığına göre yapılmaktadır. Günümüzde, yüzeysel ve orta derinlikteki uygulamalar daha sık yapılmaktadır. Derin peeling uygulamalarının yerine lazer ile soyma ve dermabrasyon yöntemi daha çok tercih edilmektedir. Yüzeyel peelingler haftalık aralıklarla uygulanabilirken, orta derecedeki peelingler 3-6 ay aralıkla uygulanabilir. Bütün kimyasal peeling uygulamalarının seyrek görülen belli riskleri vardır.

    Yüzeysel Peeling Uygulama Nedenleri:

    Düzensiz , kuru cildin düzenlenmesi

    Ince kırışıklıkların giderilmesi

    Sivilce tedavisi

    Leke problemlerinde

    Kimyasal peeling muayenehane ortamında uygulanabilir. Ameliyathane şartları gerektirmez.

    Yüzeysel peeling uygulamaları esnasında sadece hafif bir batma duygusu yaratmaktadır. Anestezi gerektirmez.

    Yüzeysel peelingten sonra geçici kızarıklık, kabuklanma ve soyulma olabilir. Bu tür şikayetler peeling cilt tipine göre ayarlanarak giderilebilir.

    Yüzeysel peeling ile geçici kızarıklık, kabuklanma ve kuruluk günlük yaşam ve çalışma hayatını engellemez. Düzenli uygulanan peeling tedavisinden sonra cilt daha canlı ve parlak hale gelir. Mutlaka tedavi sonrası ve seans aralıklarında günlük cilt bakımında güneşten koruyucu krem kullanılmalıdır.

    Tedavi alanları serin tutulur ( örneğin yatıştırıcı su spreyleri)

    Kabuklar koparılmamalıdır. Iz kalabilir.

    Yüzeyel peeling sonrası hafif nemlendiriciler, derin peeling sonrası yoğun nemlendiriler kullanılır.

    En az 6 ay güneşten korunulmalıdır.

    Yüzeyel peeling sonrası daha sağlıklı ve canlı bir cilt görünümü oluşur. Tedavi devam ettikçe cildin yapısı daha sağlıklı bir hale gelir.

    Güneş lekeleri tedavisinde pek çok yöntem kullanılabilir. Güneş lekesi tedavilerinde sonuç almak için lekenin karakteri ve derinliği çok önemlidir. Eğer melazma tipinde güneş lekeniz varsa tedavi yöntemleri şunlar olabilir

    Kimyasal peeling

    Cilt yenileme yöntemleri

    Güneşten korunma

    Eğer lentigo olarak adlandırılan büyük çil tipinde lekeleriniz varsa tedavi yöntemleri şunlardır

    Lazer tedavisi

    Buz tedavisi (kryoterapi)

    Kimyasal peeling

    Leke kremleri

    Kimyasal peelingler uzun yıllardan beri güneş lekesi tedavisinde kullanılmaktadır. Melazma tipindeki güneş lekelerinde pek çok kimyasal ajan kullanılır. Cosmelan, Dermamelan, Spot peel, Obagi sistem, Green peeling gibi yöntemler vardır.
    PRP ve dermaroller gibi yöntemler cildi yenilemek ve gençleştirmek, izleri gidermek ve leke tedavisinde oldukça etkilidir
    Cilt lekelerinin tedavisinde öncelikle leke doğru teşhis edilmelidir. Cilt lekeleri güneş lekesi, çil, yaşlılık lekesi, cilt benleri, doğum lekeleri, kalıtsal hastalıklar, damar lekesi veya bir cilt hastalığı sebebiyle olabilir. Her cilt lekesinin ayrı tedavisi mevcuttur. Bazı lekeler çok kolay tedavi olurken, bazılarının tedavisi güç olabilir. Burada cilt lekesinin teşhisi kadar hastanın ten rengi, cildinin hassaslığı, genetik yapısı, hormonları, yaşam şekli, yaşı da etkili olmaktadır.

    Cilt lekesi olanların güneşten koruyucu krem kullanmaları gerekir. En az 30 faktör veya üzeri olmalıdır. Yağlı ve karma cildi olanların, koruyucu kullanırken sivilce problemi olmaması için, yağsız ve gözenekleri tıkamayan ürünleri tercih etmeleri gerekir. Güneşten koruyucuların etki süreleri 4 saattir. Bu sebeple sabah, öğle ve ikindi saatlerinde koruyucular tekrar sürülmelidir. Yıkanma, denize veya havuza girilecekse sonrasında yenilenmelidir. Pudra şeklinde olan güneşten koruyucular pratik uygulanmaları nedeniyle iş saatlerinde kolayca sürülebilir. Ayrıca lekeyi kapatarak psikolojik olarak rahatlamayı sağlarlar. Cilt lekesi olan pek çok hasta güneşten koruyucu kullanmalarına rağmen lekelerinin yaz aylarında arttığını ifade ederler. Çünkü koruyucu kremler güneş ışınlarının bir kısmının cilde ulaşmasını engel olurken diğer ışınlara engel olamaz. Ayrıca etki süreleri kısadır. Güneşten koruyucuya güvenip güneş altında kalınırsa, leke alanındaki renk hücreleri fazla renk üretmeye meyilli oldukları için hemen koyulaşırlar. Bu yüzden gölgede kalmak, şapka takmak, güneşin dik olduğu saatlerde dışarıda kalmamaya özen göstermek gerekir.

    Cilt lekesi güneşten korunma: Cilt lekesi olanların güneşten koruyucu krem kullanmaları gerekir. En az 30 faktör veya üzeri olmalıdır. Yağlı ve karma cildi olanların, koruyucu kullanırken sivilce problemi olmaması için, yağsız ve gözenekleri tıkamayan ürünleri tercih etmeleri gerekir. Güneşten koruyucuların etki süreleri 4 saattir. Bu sebeple sabah, öğle ve ikindi saatlerinde koruyucular tekrar sürülmelidir. Yıkanma, denize veya havuza girilecekse sonrasında yenilenmelidir. Pudra şeklinde olan güneşten koruyucular pratik uygulanmaları nedeniyle iş saatlerinde kolayca sürülebilir. Ayrıca lekeyi kapatarak psikolojik olarak rahatlamayı sağlarlar. Cilt lekesi olan pek çok hasta güneşten koruyucu kullanmalarına rağmen lekelerinin yaz aylarında arttığını ifade ederler. Çünkü koruyucu kremler güneş ışınlarının bir kısmının cilde ulaşmasını engel olurken diğer ışınlara engel olamaz. Ayrıca etki süreleri kısadır. Güneşten koruyucuya güvenip güneş altında kalınırsa, leke alanındaki renk hücreleri fazla renk üretmeye meyilli oldukları için hemen koyulaşırlar. Bu yüzden gölgede kalmak, şapka takmak, güneşin dik olduğu saatlerde dışarıda kalmamaya özen göstermek gerekir.

  • Leke tedavisinde son trend: mezoprp

    Cilt lekeleri özellikle bol güneş ışınları altında geçirilen yaz mevsimi sonrası kabusumuz olabiliyorlar. Bu nedenle cilt leke tedavisinde her geçen gün yeni tedavi protokolleri gelişmektedir.

    Cilt lekelerinin birçok çeşidi bulunmaktadır. En sık rastladığımız lekelerin başında ‘melazma’ adı verilen, genellikle güneş ışınlarının dik olarak geldiği alın, yanak ve dudak üstüne yerleşen net sınırlı leke tipi gelmektedir. Melazma sıklıkla yazın güneş ışınlarına yoğun maruziyet sonrası çok daha fazla belirginleşir. Melazmaya neden olan, derimize rengini veren melanositlerden renk pigmenti olan melanin pigmentinin çok daha fazla salgılanıyor olmasıdır. Bu pigment aşırı salgılandığında, dışarıdan oldukça koyu renkli görünen lekeler ortaya çıkar.

    Diğer leke tipleri arasında gebelikte hormonal değişiklikler sonrası oluşan kloasma denilen lekeler, çillenmeler sayılabilir. Çiller genel olarak genetik yatkınlığı olan kişilerde görülür. Tedavi edilseler de, sıklıkla tekrarlayan yapıdadırlar. Bu nedenle tedavi aşamasında daha ön planda melasma ya da kloasma dediğimiz lekelerin tedavisi üzerinde durulur.

    Leke tedavisinde birçok yöntem bulunmaktadır. Bu tedavi yöntemleri arasında lazer tedavileri, kimyasal peeling uygulamaları, enzim peeling tedavisi, mezoterapi, PRP ve dermapen ya da dermaroller tedavileri sayılabilir. Tüm bu tedaviler tek başlarına uygulanabileceği gibi, kombinasyon şeklinde de uygulanabilirler.

    Son yıllarda bu kombinasyon tedavileri arasında en çok tercih edilen tedavi yöntemlerinin başında ‘MezoPRP’ tedavisi gelmektedir. MezoPRP özellikle melazma tipi lekelerde oldukça etkili olan bir tedavi yöntemidir.

    MezoPRP nedir?

    Mezo PRP, mezoterapi ve PRP yöntemlerinin kombine olarak kullanıldığı bir tedavi protokolüdür. Bu tedaviye başlamadan önce mutlaka kişinin leke yapısı detaylı olarak incelenir. Lekenin muayene aşaması çok önemlidir çünkü bu tedavi yönteminde kişiye özel tedavi formülleri hazırlanmaktadır.

    Yüzeyel tip lekesi olanlarda kullanılan ürünler farklıyken, derin lekesi olanlarda gerek ürünün çeşidi, gerek uygulamanın yapılma sıklığı tamamen farklılık göstermektedir.

    Mezo PRP’de lekenin tipi belirlendikten sonra tedavi planı yapılır. Bu aşamada kişiye özel vitamin ve çeşitli mineral kokteylleri hazırlanır. Bu kokteyller her seansta lekenin tedaviden aldığı yanıta göre yenilenir.

    Kokteyl tedavisi kişinin kendinden alınan kanın trombositlerine ayrıştırılması ile yapılan bir çeşit kök hücre tedavisi olan PRP ile desteklenir. PRP’nin amacı, tedavi yönteminin kök hücreler ile de desteklenerek çok daha etkili hale gelmesidir. Bu sayede kişi hem kendisine özel hazırlanan tedavi kokteyllerinin hem de kendisine ait kök hücrelerin tedavi edici etkisinden faydalanmış olur.

    MezoPRP kişinin lekesinin tipine göre en az 4 seans olmak üzere bir ila iki haftada bir uygulanır. Bir hafta kokteyl uygulanan hastaya ertesi hafta kök hücre uygulanabilirken bu protokol kişiye göre birkaç hafta üst üste kokteyl uygulaması, en son seanslarda kök hücre uygulaması şeklinde çeşitlenebilir.

    MezoPRP tedavisinin avantajları nelerdir:

    Bu tedavi yöntemi tamamen kişiye özel olarak uygulanmaktadır.

    Kök hücre tedavisi ile kombine olarak yapıldığından, çok etkili bir tedavidir.

    Uygulanan ürünler her seans lekenin iyileşme derecesine göre yenilendiğinden, dinamik olan bir tedavi yöntemidir.

    Bu tedavi yöntemi sonrasında yüzde herhangi bir yanma, batma ya da soyulma gibi reaksiyonlar görülmemektedir.

    Bu tedavi yöntemi güneş ışınlarından direkt olarak etkilenmemektedir.

    Bu tedavi yöntemi her cilt tipine uygulanabilmektedir.

    MezoPRP yöntemi yoluyla lekeler aşamalı olarak tedavi edilmektedir. Bu nedenle yöntemin kalıcılığı da oldukça yüksektir. Son yıllarda özellikle tercih edilen bu tedavi yöntemi sayesinde, cilt lekelerinin tedavisi artık çok daha kolay hale gelmiştir.

    Dr.Öykü Maraşoğlu Çelen

  • Leke tedavisi;

    Derimize rengini veren, deride bulunan melanosit adlı hücrelerimizin ürettiği melanindir. Bazı genetik olarak yatkın insanlarda; güneş, gebelik doğum kontrol hapları gibi hormonal nedenler, yaşlılık, ilaç kullanılması gibi nedenlerle bölgesel melanin miktarı artar, leke olur. Lekenin bir diğer nedeni de apda gibi tahriş edici işlemlerden sonra güneşe çıkılmasıdır.

    LEKE TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER;

    KİMYASAL PEELİNG;
    Glikonik asit, TCA(triklor asetik Asit)gibi kimyasal splusyonlar ile cildin üst tabakasının (epidermisin)soyulmasıdır. Kimyasal peeling yüzeysel bir işlemdir. Lekelerin tam olarak grçmesini sağlayamaz fakat lekelerin rengini açar, cildin daha parlak daha sağlıklı görünmesini sağlar hepsinden önemlisi daha sonra yapılacak leke işlemleri için cildi hazırlar. Kimyasal peeling yazın yapılmaz yanlızca kışın yapılır işlemden sonra güneş koruyucu kullanmak gerekmektedir.

    PRP ;
    Kişinin kendinden alınan kanın, santifüj işleminden geçirilip iyileştirici hücrelerin ayrılıp, tekrar aynı kişiye iğne ile verilme işlemidir. Tek başına leke yok etmeye yetmez fakat kolajen miktarını artırır, cilt kalitesinin daha iyi olmasını sağlar. Böylece, leke açıcı tedavilerden daha iyi sonuç alınmasını sağlar.

    FRAKSİYONEL CO2 LAZER;
    Cildin derin katmalarına inebilecek kadar güçlü enerji sağlayabilir. Bu sayede hem leke tedavisinde hemde akne skarı, kesi izi gibi cilt yenilemeyi gerektirecek diğer tedavilerde kullanılabilir. Koyu tenli kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. Yazın kullanılmaz.

    Q-SWITCH Nd-YAG LAZER;
    Günümüz teknolojisinde cilde zarar vermeden leke açmak için kullanılan en etkili yöntemdir. Ağrılı bir yöntem değildir. Tedaviden sonra ciltten herhangi bir kabuklanma oluşturmaz.

    2 hafta aralıklarla uygulanmaktadır.

    Lazer tedavileri uzman doktor tarıfından yapılması gereken ciddi işlemlerdir. Bu işlemler uzman doktorlar tarafından yapılmazsa yeni lekelerin oluşmasına neden olabilir.

    Görüldüğü gibi leke tedavisinde en iyi sonuç için tek tedavi yetmemektedir.

    Kişinin cilt tipine, lekenin derinliğine göre farklı tedavileri birlikte uygulamak gerekmektedir.

    Hangi tedaviden kaç seans yapılacağı kişinin tedaviye verdiği cevaba göre değişiklik gösterir.

    Ortalama 5 -6 seansta %50 azalma sağlanabilmektedir.

    Seanslar arasında size önerilen leke acıcı kremleri kullanmanız gerekmektedir. Lekelerin yeniden oluşmaması için güneş koruyucu şarttır. Güneş koruyucu; yüksek koruma faktörlü(sph 50)olmalı ve günde 2 – 3 kez yaz- kış kullanılmalıdır.

    LEKE TEDAVİSİ UYGULAMA ALANLARI;

    Güneş lekeleri,

    Melezma (gebelik maskesi),

    Efelid (çil),

    Lentigo (yaşlılık lekeleri),

    Post inflamatuar hiperpigmentasyon(cilt yaralanmaları sonucu oluşan lekeler)

    Sivilce lekeleri

  • Photo genesıs

    Limelight IPL ile cilt yenileme, güneş ve yaş lekeleri tedavileri.

    Photo Genesis, cildin dokusunu geliştiren, ciltteki ton bozukluklarını, yaş ve güneş lekelerini gideren, yenilikçi, güvenli ve konforlu bir tedavi yöntemidir. Limelight sayesinde yüz, göğüs, kollar ve eller gibi vücudun her bölgesinde bu sorunlar geride kaldı. Üstelik bu güneş ve yaş lekelerinden arınmak, daha genç görünüme sahip olmak çoğunlukla 1 ya da 2 seansta mümkün.

    Photo Genesis nedir?

    Photo genesis, cuteranın limeligh ürünü ile yapılan yeni cilt yenileme prosedürüdür. Bu prosedür sayesinde cilt tonunda gelişme, güneşe ve yaşlanmaya bağlı yüzeysel sorunların giderilmesi sağlanır.

    Hangi bölgeler tedavi edilebilir?

    Vücudunuzda yüz, boyun, dekolte bölgesi dahil olmak üzere güneş ve yaş lekeleri gibi sorunların bulunduğu tüm vücut bölgelerinde kullanılabilir. Eskiden tedavisi zor olan açık kahve renkli (düşük kontrastlı) lekelerde bile bu tedavi ile güzel sonuçlar alınmaktadır.

    Tedavi sırasında ne yapılır?

    Photo genesis uygulaması için sizin cilt tipinize ve tedavi edilecek soruna göre uygun parametreler girilir ve verilen ışığın etkisi ile yukarıda bahsedilen sorunlarınız ortadan kalkar. Pigmentli hücrelerin ısıtılması sayesinde tedavi etkisi oluşmaktadır.

    Tedavi süresi ne kadardır?

    Tedavi süresi, uygulanacak bölgenin büyüklüğüne göre değişkendir. Küçük bölgeler sadece birkaç dakikada tedavi edilirken, en büyük bölgeler dahi 1 saatten daha az sürede tedavi edilir.

    Kaç seansa ihtiyacım var?

    1-3 seans arasında değişebiliyor. Bu, sorunun büyüklüğü ve/veya kapsamına göre değişir. Aşırı güneş hasarına maruz kalmış ciltlerde ilave seanslar tavsiye edilebilir.

    Tedavi sonrasıda ne olacak?

    Tedaviden hemen sonra kahverengi lekeler koyulaşmaya başlar ve cilt hafif kızarmış görünebilir. Tedavi edilmiş bölgede çok hafif bir kabarma görülebilir. Bu durum birkaç saat içerisinde geçecektir.

    Sonuçları ne zaman görebileceğim?

    Renkleri koyulaşmış olan lekeler, 1-3 hafta içerisinde dökülür ve kaybolur. 1-3 hafta içinde lekelerin kaybolması ile renk bozukluklarının giderilmesi ve cildin tonunda gelişme sağlanması ile sonuçlanacaktır. Bütün bunlar olurken cildinizin kalitesinin arttığını hissedeceksiniz.

    Leke ve kızarıklıklar yeniden çıkacak mıdır?

    Güneşin zararlı etkilerinden dolayı yeni lekeler çıkabilir. Bunlar da aynı şekilde tedavi edilebilir. Fakat unutmamak gerekir ki leke ve kızarıklıklara sebep olduğu için her zaman güneşin zararlı etkilerinden korunmak gerekir.

  • Leke tedavisi

    LEKE TEDAVİSİ

    Leke, cilde rengini veren melanin denen pigment maddesinin, normalin üzerinde üretilmesi sonucu ciltte düzensiz ve aşırı renklenmeye (hiperpigmentasyon) oluşmasıdır.

    LEKE ÇEŞİTLERİ

    1)Melasma (chloasma )—Gebelik maskesi olarak da bilinir. Yüz, boyun, ön kollarda düzensiz lekelerdir. Melasmada;

    Genetik eğilim

    Ultraviyole ışınları

    Doğum kontrol hapları

    Gebelik

    Kozmetik ürünler gibi faktörlere bağlı olarak melanin pigmenti aşırı üretilir. Bu artış en çok güneş gören yanak, alın ve çene gibi bölgelerde daha çok görülür. Yukarıdaki faktörler içinde en etkin olanı ultraviyole ve genetik eğilimdir.

    Koyu renk cilde sahip kişiler, açık tenli kişilere göre daha çok lekelenir. Çünkü melanositleri daha fazladır.

    2) Doğumsal Lekeler —Doğumda veya sonrasında oluşan bir takım benler veya lekelerdir.

    3) Postinflamatuar Hiperpigmentasyon —Cildin tahriş olması sonucu, hassasiyetinin artmasına bağlı olarak oluşur. Peeling, lazer veya egzama gibi cilt hastalıkları sonrası.

    4) Çiller —En çok yanak, alın, çene kısmında görülen bu lekeler açık veya koyu kahverengi lekeler şeklinde olabilir. Güneşli mevsimlerde artarken, güneş olmayan zamanlarda azalırlar.

    5) Lentigo —Erken yaşlarda güneş maruziyetine bağlı olarak daha sonraki yıllarda ortaya çıkan kahverengi lekelerdir. İleri yaşlarda ortaya çıkanlarına senil lentigo da denir. Daha çok el üzerleri, kol ve yüzde görülür.

    Leke tedavisi mümkün olabilen bir hastalıktır. Ancak tedavi işleminden önce lekenin neden oluştuğunun ve bir hastalığın bulgusu olarak ortaya çıkıp, çıkmadığının saptanması gerekir.

    Leke Tedavisinde;

    Medikal tedaviler

    Kimyasal Peeling

    Lazer tedavileri (photogenesis, Er-bium fraksiyonel lazer, Q switched Nd yag lazer)

    PRP

    Dermaroller

    Mezoterapi gibi yöntemler uygulanır.

    Tedavi lekeye yönelik olmalıdır. Lekenin türüne göre hangi tedavinin uygulanacağı bir dermatoloji hekimi tarafından belirlenmelidir.

    Medikal tedavilerde en çok hidrokinon, kojik asit, azelaik asit, retinoik asit gibi ajanlar kullanılır.

  • Bronzlaşayım derken cildiniz yaşlanmasın

    Tatil günlerinde keyifli vakit geçirmek için uzun saatler güneş altında kalmak, cilt sağlığını bozarken, yaşlanma sürecini de hızlandırabilir. Ciltte kırışıklık ve lekelenmeler kaçınılmaz olabilirken, cilt kanseri de güneşin neden olduğu ciddi tabloların başında gelmektedir.

    Güneşte 20 dakikadan fazla kalmayın

    Bir insanın günde 15-20 dakika kadar güneş ışığı görmesi D vitamini sentezi için yeterlidir ve tüm vücut ile cilt sağlığı için önemlidir. Ancak güneşte fazla kalmak, ciltte geri dönüşümsüz hasarlara neden olabilir. Güneş ışınları 11.00-16.00 saatleri arasında yeryüzüne dik açı ile inmektedir. Bu nedenle güneşin zararlı etkileri bu saatler içinde daha fazla ortaya çıkmaktadır.

    Tatiliniz Acil Servis`te son bulabilir

    Bronzlaşmak sağlıklı bir cildin göstergesi değildir. Tam tersi cildin kendini güneş ışınlarından korumak amacıyla gösterdiği bir savunma mekanizmasıdır. Güneş ışınları özellikle beyaz tenli kişilerde birinci ve ikinci derece yanıklara, çil, lekelenme gibi pigmentasyon sorunlarına, DNA hasarı oluşturarak erken cilt yaşlanmasına, kanser öncüsü deri hastalıklarına hatta deri kanserlerine ve hassas cilt yapısına sahip kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir. Bu nedenle yeteri kadar güneş ışığı ile temas edip bilinçli bir şekilde güneşten korunulması gerekmektedir.

    Kola, kakao ve havuç yağı cildi lekelendirebilir

    Ayrıca bronzlaşmayı kolaylaştırmaya yönelik kola ve kakao yağı, havuç yağı, zeytinyağı gibi çeşitli ürünler kullanıldığında bu zararlı etkiler çok daha çabuk ve şiddetli olarak ortaya çıkacaktır. Bu maddelerin kendisi ciltte irritasyon veya alerjik reaksiyonlara yol açabileceği gibi güneş ışınları ile birleşince de ciltte leke oluşumuna neden olabilmektedir

    Şemsiye altında olmak da sizi korumaz

    Yazın gölgede veya şemsiye altında oturmak güneşten korunmak için tek başına yeterli değildir. Çünkü denizden ve kumdan yansıyan güneş ışınları, tüm cilde zarar verecek kadar tehlikelidir. Bu nedenle dermatoloji uzmanına danışılarak, cilt tipine uygun şekilde güneş koruyucular kullanılmalıdır. Güneş koruyucunun etkisini gösterebilmesi için güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmelidir ve 3-4 saatte bir tekrarlanmalıdır. Terleme, yıkanma, yüzme sonrasında daha sık olmak üzere 2-3 saatte bir yenilenebilir.

    Geniş kenarlıklı şapka ve açık renkli giysiler tercih edin

    UVA ışınları pencereden de geçebildiği için özellikle lekelenme problemi olan hastaların ev içinde de koruyucularını kullanmaları faydalı olacaktır. Mekanik olarak korunmak için de güneş gözlüğü, geniş şapkalar, sık dokunmuş açık renkli kumaşlar tercih edilebilir.

    Açık tenliler dikkat!

    Genel olarak 30 SPF (güneşten koruma faktörü) esmer tenli kişiler için yeterlidir ancak açık tenli olan kişilerde, güneşe bağlı olarak çeşitli alerjik deri problemleri ya da leke problemi olanlarda daha yüksek koruma kapasiteli (50 veya 50 ) ürünler kullanmak gerekebilir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Cilt sağlığınız ve güzelliğiniz için en güvenli lazer uygulamaları

    Günümüzde güzellik ve estetik kaygısı kadınlarda olduğu kadar erkekler için de ön plandadır. Sivilce izleri, damarsal hastalıklar, lekeler, yaşlanmanın etkileri, istenmeyen dövmeler, yara izleri, tüylenme ve deri kanserleri lazerle güvenli bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Ancak lazer uygulamalarında, en iyi sonucu elde etmek için bu konuda tecrübeli bir dermatoloji uzmanından yardım alınması çok önemlidir.

    Tedaviden sonra en az 15 gün güneşten kaçınılmalı

    Melazma adı verilen gebelik maskesi, çiller, güneş lekeleri, doğumsal ya da sonradan ortaya çıkan benler, dövmeler gibi pigmente deri rahatsızlıklarının tedavisinde lazer tedavileri başarı ile kullanılmaktadır. Leke tedavisinde doğru hasta seçimi de çok önemlidir. Esmer tenli kişilerde işlem sonrası leke kalma ihtimali yüksek olabileceği için genellikle açık tenli hastalar tercih edilmektedir. Tedavilerin sonrasında hasta 15 gün güneşten korunmaz ise leke tekrarlayabilmektedir.

    4-8 hafta aralıklarla uygulanan tedavi başarılı sonuç veriyor

    Benlerde öncelikli tedavi seçeneği cerrahi müdahale olsa da çok sayıda ve küçük beni olan kişilerde lazer tedavisi uygulanabilmektedir. Dövmelerde ise en başarılı sonuçlar siyah ve mavi renkli olanlarda alınmaktadır. Diğer renklerdeki dövmelerde tam anlamıyla silinme olamayabilir. Şarap lekesi olguları, hemanjiyomlar, yüzdeki damar genişlemeleri (rozase ya da gül hastalığı gibi), çilek anjiyom, venöz göllenmeler ve örümcek venler gibi hastalıklarda lazer tedavisi uygulanabilmektedir. Bu hastalıklarda Nd: YAG, argon ya da PDL lazerler tercih edilmektedir. 4-8 hafta aralıklarla tekrarlayan seanslar uygulandığında başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Doğumsal damarsal benlerde fonksiyonel bir problem yoksa kendiliğinden gerileme ihtimalinden dolayı en azından 5 yaşına kadar beklenmesi önerilmektedir.

    İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en etkili yolu lazer epilasyon

    Vücuttan istenmeyen tüylerin uzaklaştırılmasında kullanılan lazer tedavisi, ağrılı, uzun ve iz oluşturma riski olan iğneli epilasyon ve diğer tedavilere alternatif bir seçenektir. Bu amaçla Alexandrite, diod ve Nd: YAG lazerler kullanılmaktadır. Lazerle elde edilen sonuç kalıcı tüy azalmasıdır. İşlem sonrası %5-10 oranında incelen tüyler kalabilmektedir. Yüz bölgesinde ve incelen tüylerde Nd:YAG lazer tercih edilmektedir.

    Lazer epilasyon mutlaka bir dermatolog eşliğinde yapılmalı

    İşlemin dermatolog gözetiminde, güvenilir cihazlarla ve uygun dozlarda uygulanması çok önemlidir. Uygun olmayan doz kullanımlarında yanıklar ve lekeler oluşabilmektedir. İşlem kış aylarında yapılmalıdır. Deride bronzluk varsa işleme başlamadan önce bronzluğun açılması beklenmelidir. İşlem 4-8 hafta aralıklarla kontrol uygulamaları ile beraber 10-12 seans sürmektedir. Güneş ışınlarına bağlı yaşlanma ile oluşan kırışıklıklar ve akne izlerinin tedavisinde lazer yıllardır kullanılmaktadır. Bu amaçla CO2,Er:YAG ve Nd:YAG lazer kullanılmaktadır. Oluşturulan yüksek ısı ile kollajen liflerde artış meydana gelmektedir. Siğiller, yara izleri, sedef hastalığı, vitiligo (ala hastalığı), tırnak mantarında da kullanılmaktadır.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Yüzdeki güneş lekesi (melazma) ve tedavisi

    Güneş lekeleri (melazma) türü lekeler doğuştan olmayan, genellikle yüzde görülen kahverengi oluşumlardır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Yüz bölgesinde sıklıkla iki taraflı ve simetriktir. Güneş lekesi histolojik olarak yüzeysel, derin ve karışık tip olarak ikiye ayrılır. Yüzeysel güneş lekeleri tedaviye daha iyi yanıt verir. Güneşlenme, hamilelik, hormon tedavileri ve doğum kontrol hapları güneş lekesini tetikler.

    Güneş lekesi oldukça yaygın bir problemdir. Genç kadınlarda görülme oranı yüksektir. Koyu tenli kişilerde daha sık ortaya çıkar. Nedeni bilinmemektedir. Güneş lekesi olan kişilerde tiroit hastalıkları sıklıkla görülebilir. Ancak güneş lekesi ve tiroit hastalıkları arasında kesin bağlantı kurulamamıştır.

    Yüzdeki güneş lekeleri genellikle üst dudak yanaklar ve alın gibi güneşe açık bölgelerde gözlenir. Nadiren çene ve ön kollarda oluşabilir. Deriden koyu renkli düzensiz sınırlı deriden kabarık olmayan lekeler şeklinde kendini gösterir. Derin tip güneş lekesi mavi-gri, karışık tip güneş lekesi kahve-gri refle verebilir. Güneş lekesi genellikle yaz aylarında ve solaryum sonrasında koyulaşma eğilimi gösterir

    Wood’s lamb (ultraviyole lamba) güneş lekesinin derinliğini tespit edebilir. Wood’s lambası ile leke belirginleşiyor ise yüzeysel, değişiklik olmuyorsa derindir. Güneş lekesi yani melazmalı hastaların sürekli geniş spektrumlu güneşten koruyucu kullanmaları ve solaryum benzeri yapay ışık kaynaklarından uzak durmaları gerekir. Hormon ilaçları ve doğum kontrol hapları çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır.

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) Nasıl Geçer ?

    Güneş Lekesi ( Melazma) Tedavisi:Güneş lekesi ( melazma) tedavisinde sürülerek kullanılan leke kremleri, ağızdan alınan antioksidan haplar, lazer tedavileri ve kimyasal peelingler tek başına veya birlikte kullanılabilirler. Güneş lekeleri ( melazma) şikayeti olanların düzenli olarak yaz kış, gün içinde 4 saatte bir en az 30 faktörlü güneşten koruyucu ürünler kullanmaları gerekir. Ayrıca güneşten koruyucu kullanırken bile çok fazla direk güneşe maruz kalınmamalı, gölgede durmaya özen göstermeli ve şapka, gözlük takılmalıdır. Güneş lekesi ( melazma) yani melazma tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Leke tedavisi yapılırken çok agresif tedavilerden kaçınmak gerekir lekeyi tetikleyebilir.

    Lazer tedavileri
    Leke açıcı kremler
    Kimyasal peeling
    Mezoterapi- PRP

    Lazerle Güneş Lekesi ( Melazma) Tedavisi: Leke tedavisinde kullanılan lazerler, soyarak veya renk hücrelerini (melanosit) tahrip ederek etkili olmaktadır.
    Intense pulsed light (IPL),
    Pulsed dye lazer (510 nm),
    Q- switched ND: YAG lazer (1064 nm),
    Fraxionel lazerler

    Lazer tedavileri, bu tür lekelerde kullanılabilir. Ancak dikkatli olunmalıdır. Lekelerde artış veya kısa sürede lekelerde tekrar görülmektedir.

    Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Krem: Güneş leke tedavisinde ilaçlar genel olarak krem olarak kullanılırlar. Leke tedavisinde kullanılan maddeler tedavide farklı mekanizmalarla etkili olurlar. Leke ilaçlarının başlıca etki mekanizmaları şunlardır:

    Renk maddesi (melanin) oluşumunda görevli Tyrosinase enzimini baskılar
    Renk maddesinin (melanin) melanositlerden diğer hücrelere geçişini engeller
    Renk hücreleri melanositlere zarar verir
    Cildi yeniler (antioksidan krem ve haplar, retinoidler, meyve asitleri )

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Kimyasal Peeling: Leke tedavisinde meyve asitli peelingler ve TCA peeling tedavide kullanılabilir. 1-4 hafta aralıklarla ortalama 5 seans tedavi gerekmektedir. Kimyasal peeling cildi yenileyerek ve kullanılan leke ilaçlarının emilimini arttırarak etkili olabilmektedir. Kimyasal peeling koyu tenli kişilerde dikkatli uygulanmalıdır. Derine kaçan kimyasal peeling işlemlerinde lekelerde artış olabilir. Bu yüzden kimyasal peeling çok dikkatli uygulanmalı, cildi soymak adına agresif davranılmamalıdır. Ters tepebilir.

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Mezoterapi Ve PRP: Leke tedavisinde leke bölgesine, deri altına küçük miktarlarda C vitamini, glutation, transexamic asit, pyrüvic asit gibi maddelerin enjekte edilmesi leke rengini açabilmektedir. Klasik bir yöntem olmayıp diğer yöntemler başarılı olmadığında düşünülebilir.

    Plazma yani PRP yöntemi leke giderilmesinde lazer ile kombine edildiğinde leke tedavisinde başarılı olabiliyor. Genel olarak cildin lekeli kısımları, güneşten daha fazla hasar görmüş cilt alanlarıdır. PRP yöntemi leke tedavisinde 2 ila 4 haftalık aralarla 3-4 seans yapılması gerekir. Cildi yoğun şekilde onaran PRP yöntemi ve leke lazerlerinin birlikte kullanılması lekelerin kaybolmasını veya azalmasını sağlıyabiliyor. Aynı zamanda cildin gençleşmesine de katkıda bulunuyor.

  • Leke ve dövmede lazer tedavisi

    LEKE ve DÖVME TEDAVİSİNDE YENİ ve ETKİLİ BİR YÖNTEM:

    Ciltte oluşan lekeler, hem kadın hem de erkeklerde sık görülen bir deri rahatsızlığıdır. Daha çok yüzde yanak, alın ve çenede; vücutta sırt, göğüs, omuz ve sırtta yerleşim gösterirler.

    Cilt lekeleri; – Güneş,

    – Hormonal değişiklikler,

    – Bazı sistemik hastalıklar (böbrek üstü, tiroid bezi hastalıkları vb.),

    – Genetik faktörler,

    – Enfeksiyon hastalıkları (mantar vb.),

    – İlaçlar, yanlış kozmetik ürün kullanımı vb. nedenlerle oluşabilir.

    Leke çeşitleri; – Melasma,

    – Lentigo,

    – Efelid (çil),

    – Doğum lekeleri şeklinde sayılabilir.

    Melasma, yüzde görülen ve 20'li yaşlardan sonra ortaya çıkan bir deri lekesidir. Genç kadınlarda daha sık görülür. Güneşlenme, hamilelik, hormon tedavileri ve doğum kontrol hapları kullanımı melasma oluşumunu tetikler.

    Lentigo, çillerle karıştırılabilen bir leke çeşididir. Her yaşta görülebilir. Özellikle açık tenli kişilerde ve güneşe maruz kalan bölgelerde görülür. El sırtı, yüz, omuz, sırt ve göğüs ön yüzde oluşurlar. Çillere göre, boyutları daha büyük ve renkleri daha koyudur. Yaz-kış deride kalıcıdır, ancak yaz aylarında daha da koyulaşır. El sırtında ve yüzde gözlenen lekeler (lentigo-yaşlılık lekeleri) genellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkar.

    Efelid (Çil), erken çocukluk döneminde oluşur, yaş ilerledikçe azalabilir. Net sınırlı, kahverengi, küçük lekelerdir. Lentigodan farklı olarak, yoğun güneş temasından sonra koyulaşır, güneşten uzak durulduğunda ise solarlar.

    Doğum lekeleri; Ota Nevus, Cafe Au Lait Macule (Sütlü Kahverengi Leke), Becker's Nevus gibi isimlerle bilinen benlerdir.

    Leke tedavisinde bugüne dek birçok yöntem denenmiştir. Ancak, gerek tedavi başarısı gerekse tekrarlama riskini minimalize etmek açısından, en etkili tedavi yöntemi “Fraksiyonel Ruby Lazer Tedavisi”dir.

    Ruby Lazer, dalga boyu açısından, Melanin'e (derideki pigment-renk verici madde) daha spesifik (özel) etkilidir. Bu nedenle, leke tedavisinde daha az seans uygulanarak başarıyla sonuç alınabilmekte ve hastalar kısa zamanda, daha az maliyetle tedavi olabilmektedir.

    Yine melanine olan duyarlılık nedeniyle, diğer lazerlerden farklı olarak (Örneğin Nd:YAG lazer), uygulama sırasında yüksek dozlara gereksinim duyulmaksızın tedavi gerçekleştirilebilmektedir. Bu durum, hastanın uygulama sırasında daha az ağrı-acı hissetmesine ve uygulama sonrasında yan etki oluşma olasılığının minimalize edilmesine olanak sağlar.

    Özellikle “MELASMA”da, Fraksiyonel Q-Switch Ruby Lazer ile, minimum hasarla yüksek oranda melanin (pigment maddesi) deriden uzaklaştırılabilmekte ve yineleme olasılığı minimalize edilebilmektedir. Ayrıca, uygulama yapılan hastalar tedavi sonrasında günlük sosyal yaşamlarına devam edebilmektedir; diğer fraksiyonel lazer uygulamalarının aksine, tedavi sonrasında özel bir bakım gerekmemektedir.

    Son zamanlarda, dövme silme tedavisi Q-Switch (Q Anahtarlı) lazerler ile yapılmaktadır. Dövme yapılırken kullanılan boyalar, vücut hücrelerinin atamayacağı kadar büyük boyutlarda deri içine yerleşmişlerdir. Q-Switch lazerler deriye zarar vermeden dövme boyasını küçük parçalara ayırır. Böylece dövme boyası derideki hücrelerin yakalayıp atabileceği boyuta gelir ve tedavi gerçekleşir.

    Diğer lazerlerde, dövme tedavisi için yüksek dozlara ihtiyaç duyulduğu ve iyileşme süreci daha uzun olduğu için, seans aralıkları 6-8 haftadır. Q-Switch Ruby Lazerle ise 3-4 hafta gibi kısa aralıklarla seans uygulayarak, daha az sürede tedaviyi gerçekleştirmek mümkündür.

    Q-Switch Ruby Lazer ile siyah, lacivert,yeşil, kırmızı renkli dövmeler tedavi edilebilir. Diğer Q-Switch lazerler (Örneğin Nd:YAG lazer) sadece siyah, lacivert renkli dövmelerde; KTP lazerler ise kırmızı, turuncu renkli dövmelerde etkili olabilmektedirler.

  • Yüzünüzdeki kahverengi lekeler !

    Yüzdeki kahverengi lekeler, hamilelik lekeleri ve çiller, akne tedavisi sonrası gelişen lekeler kozmetik olarak sıklıkla şikayet ettiğimiz sorunlardır. İnsanın ruh sağlığını, görünümünü, ilişkilerini ve özgüvenini önemli derecede etkiler. Tedavisi, zaman ve sabır isteyen bir durumdur. Ancak tedavi edilmezlerse, renk koyulaşır; renk koyulaştıkça, tedavinin yararı azalır. Tedavide ilk basamak güneşten korunmak ve lekenin sebebini araştırmaktır.

    Yüzdeki kahverengi lekelerin en sık sebebi güneş ışınlarıdır. Ayrıca hamilelik, tiroid hastalıkları, hormon tedavileri, bazı kozmetikler ve ilaçlar (epilepsi ilaçları, doğum kontrol ilaçları vb.) gibi pek çok faktör de renk maddesinin aşırı yapımına veya depolanmasına neden olabilir. Derinin kahverengi rengi, “melanin” olarak adlandırılan renk maddesine bağlıdır. Melanin maddesi, renk hücreleri tarafından yapılır. Derinin üst ya da alt tabakasında depolanır.

    Leke tedavisinin temeli güneşten korunmadır. Ayrıca kozmetik ürünler, hormon ve güneşe duyarlandırıcı ilaç kullanımının sınırlandırılması da gerekmektedir. Güneşten korunmayla birlikte, oluşmuş lekeleri soldurmak için, “renk açıcı” kozmetik ürünler de kullanılmalıdır. Günümüzde “renk açıcı kremler” adı altında pek çok ürün geliştirilmiş ve satışa sunulmuştur. Bu ürünlerin, koruma faktörü 30'un üzerinde olan güneşten koruyucular ve kimyasal peeling ile birlikte kullanılması, etkinliklerini arttırmaktadır. Güneşten koruyucular, tedavi sırasında ve tedavi sonlandırıldıktan sonra ömür boyu kullanılmalıdır. Çok az bir güneş ışığı bile renk hücrelerini uyarabilir.

    Leke tedavisinde etkinliğini belirleyen faktörler:

    • Kişinin tedaviye uyumu/”güneşten korunmak”, leke tedavisinin birinci adımı ve “olmazsa olmaz”ıdır. Güneşten yeterince korunmayanlarda tedavi tamamen başarısızdır. İlave olarak her güneş temasında lekeler koyulaşır ve derinleşir.

    Ancak, unutulmamalıdır ki, “güneşten koruyucu kremler” güneşten korunmanın sadece bir komponentidir. Asıl korunma, dışarıda geçirilen zamanı kısıtlamak ve koruyucu giysiler (şapka, gözlük vb.) giymektir. Ayrıca diyet desteği olarak mutlaka antioksidan içeren (özellikle vitamin C, A, üzüm çekirdeği özütü, alfa-lipoik asit vb.) tabletler kullanılmalıdır.

    • Sebebin belirlenmesi: Mutlaka bir hekim kontrolü altında, hormonal yönden değerlendirilmeli, kullanılan ilaçlar gözden geçirilmelidir.

    • Lekenin derinliği: Melanin depolanması ne kadar yüzeysel ise ürünlerin başarısı yüksek; melanin depolanması ne kadar derinse tedavi o kadar zordur; bazen tamamen başarısızdır. Dermotologlar, özel geliştirilmiş bir ışıkla, lekenin derinliğini tespit edebilirler. Tedavinin düzenlenmesinde ve takipte doğru adres bir dermotologdur.

    • Leke tedavisi uzun süreli bir tedavidir; zaman ve sabır ister: “renk açıcı” kozmetik ürünlerin, etkilerinin değerlendirilebilmesi için, en az 3-6 ay kullanılmalıdır. Tedavinin devamı ve kesilmesine, takip eden dermatolog karar verir. Tedavi sonrası tekrar nüks önemli bir sorundur.

    Gebe, Loğusa ve doğum kontrol ilacı kullanan bayan hastalarda tedavi önerilmemektedir. Gebelerde oluşan lekeler, genellikle doğumdan sonra 1 yıl içinde kaybolur. Önemli olan, bunlara güneş lekelerinin ilave olmamasıdır.

    Günümüzde pek çok “renk açıcı” ürün geliştirilmiş ve kullanıcıya sunulmuştur. Bu ürünlerin bileşimlerinde çoğunlukla: Vitaminler, kojik asit, arbutin, meyan kökü, meyve asitleri, azaleik asit, hidrokinon vb. maddeler ve bu maddelerin bileşimleri yer alır.

    Mekanik veya kimyasal peeling ile derinin üst tabakasının ölü hücrelerden arındırılması (profesyonel olarak), renk açıcı ürünlerin etkinliğini ve tedavinin başarısını arttırır.

    Son zamanlarda en etkin tedavi yöntemleri arasında; FRAXİONEL LAZER ve PRP (Platelet Rich Plasma-platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması) tedavileri sayılabilir. Her iki tedavi yönteminde amaç;hasarlı dokunun onarımını başlatmak ve hızlandırmaktır.Aslında derimizin bir yarayı iyileştirirken yaptıkları taklit edilir. Cildimize limitleri belli, hafif bir hasar verilir ve bu hasar derimizi hızla iyileştirmek için tetikleyici bir güç olarak kullanılır. Bu hasar sonrasında büyüme faktörleri salınır ve iyileşme süreci başlamış olur.