Etiket: Lazer

  • 10 soruda lazer epilasyon

    1. Kimler lazer epilasyon yaptırabilir?

    Lazer epilasyonu, 16 yaşından büyük olan, kıl yapısı uygun; kıl rengi ile ten rengi arasında belirgin farkı olan (koyu renk kıl) ve ışığa karşı aşırı duyarlılığı olmayan herkes yaptırabilir.

    2. Lazer epilasyonda kıl neden koyu renkte olmalı?

    Lazer ışığının hedefi, kıllara renk veren pigmentlerdir. Lazer ile çevre dokulara zarar vermeden kılları besleyen kökleri etkilemek pigmentler sayesinde mümkün olabilmektedir. Lazer ışığı, kılların rengini veren renk maddeleri (pigmentler) sayesinde emilir köke iletilir, kıl kökünün ısınarak etkilenmesi sağlanır. Açık renkli kıllarda, ışık pigmentlerin yeterli olmayışı yüzünden emilemez ve dolaysıyla kıl köküne iletilemez.

    3. Lazer epilasyon hangi bölgelere uygulanır?

    Kadın ve erkekte gözlük takılarak uygulanabilecek her bölgeye, örneğin elmacık çıkıntılar üzerindeki kıllardan, bacaktaki kıllara kadar kıl yapısı işleme uygun olan durumlarda uygulanabilir. Genellikle lazer epilasyon, kadınlarda özellikle bikini bölgesi (kasık), koltuk altı ve bacaklarda, erkekler de sakal bölgesinde, boyunda ve ensede tercih edilebilmektedir.

    4. Bir seansta kıllardan kurtulmak mümkün mü?

    Bir seansta, tüm kılların ışığı aynı şekilde emerek köke ulaştırmaları mümkün değil. Çünkü kıllar da vücudumuzun her hücresinde olduğu gibi fiziksel bir döngü içinde. Seanslar, kılların yerleştiği yere ve kişinin genetik özelliklerine göre değişmekle birlikte, ortalama 1-2 ay aralıklarla, 3 ila 8 seans sürmekte.

    5. İki seans arasında ne kadar süre geçmeli?

    Vücudumuzdaki kıllar, büyüme, dinlenme ve dökülme evrelerini geçirirler. Eğer bir kıl büyüme evresinde iken lazer uygulanırsa, onun o seansta kalıcı olarak yok olması mümkün olabilir. Bu nedenle seanslar arasında bir ila iki ay gibi süreler öngörülür. Büyüme evresinde bulunmayan bir kıla lazer uygulaması yapılırsa, kıl tütsülenir ve ışığı kıl köküne ulaştırma görevini tamamlayamaz.
    Cilt üzerinde 0,5 cm uzunluğuna erişmiş olan kıllar daha fazla uzaması beklenmeden işleme alınabilir. Seans aralıkları süreler bölgesine göre değişir. Örneğin koltuk altı 1-1.5 ay ara ile bacak ise 2- 2.5 ay ara ile uygulamaya alınabilmektedir.

    6. Uygulama, ne kadar sürer?

    Süre, epilasyonun yapılacağı bölgeye göre değişir. Örneğin yüz, kasık, koltuk altı gibi bölgelerde 10-15 dakikayı, bacaklarda 1 saat sürebilmektedir.

    7. Lazer ışınlarının insan sağlığı üzerine herhangi bir zararı var mı?

    Sağlığa herhangi bir zararı olmayan lazer ışınlarının hedefi, kıllardır. Bu yüzden çevre dokulara zarar vermez. Olabilecek en kötü yan etkisi, kalıcı olmayan lekelerdir. Bu lekeler, kısa süre sonra kendiliğinden iyileşir.

    8. Uygulama sırasında ağrı hissedilir mi?

    Sadece ışık vücuda değdiğinde, tek bir kılı cımbızla kopartırken hissettiğimizden çok daha az bir acı duyulabilmektedir. Bu esnada ışığın değdiği bölgede aynı anda en az 10-15 kıl köküne ulaşılabilmektedir.

    9. Günümüzde pek çok yerde uygulanan lazerle epilasyonda, özellikle neye dikkat etmeli, tercihini neye göre yapmalı?

    Lazer epilasyon sırasında kıl kökünün ısıtılması ve bu şekilde yok edilmesi hedeflenir. Bu ısıtma işlemi sırasında cildi korumak çok önemli. Cildin üst tabakasına zarar vermeden bu işlemi yapabilmek için, cilde önceden uygulanan soğutucu başlıklar veya gazlar kullanılır. Son dönem lazer epilasyon aletlerinin hepsinde soğutucu başlıklar bulunmaktadır.

    10. Epilasyondan sonra nelere dikkat edilmeli?

    Tüm uygulama süresince, kılların, cımbız, ip, ağda gibi yöntemlerle alınmaması gerekir. Çünkü bu yöntemler, kıl köklerini incelterek kılların lazere duyarlılığını azaltır. Ayrıca güneşlenmek ve solaryum uygulmalarından sonra 48-72 saat içinde lazer epilasyon yapılmamalı ve işlem sonrası birkaç hafta solaryum veya güneş ışınlarına maruz kalınmamalı.

  • Deri ve doğum çatlakları nedir ?

    Deri ve doğum çatlakları nedir ?

    Cildimiz epidermis, dermis ve deri altı yumuşak dokudan oluşur. Deriyi bir örtü olarak kabul edersek nasıl bir çarşafı iki ucundan sıkıca çektiğinizde yırtılıyorsa derimiz de belirli bir süre içersinde yoğun genişleme ve uzamaya bağlı olarak yırtılmakta ve deri çatlakları oluşturmaktadır.

    Doğum çatlakları kimlerde sık görülür ?

    Kuşkusuz bir çok hanımın problemi olan bu durumun nedenini araştırmak için bir çok bilimsel araştırma yapılmıştır.(1,2,3) Size tüm araştırmalarda ortak olarak bulunan faktörleri özetliyorum :

    · Vücut – Kütle – İndexi : Hamile bayanın kilosu boyuna göre fazla ise yani kilolu ise gebelik sırasında büyüyen rahim ekstra genişleme yaratacağı için çatlak riski artar.

    · Gebenin yaşı : Erken yaştaki gebeliklerde deri daha gergin olduğu için çatlama riski fazladır. Özellikle 18 yaş civarındaki gebeler daha çok risk altındadır.

    · Gebelik sırasında kilo alma : Bazı kadın doğumcuların haklı olarak gebenin kilosunu kontrol altına alma çabasının bir sebebi de budur. Çünkü kilo alımı derinin altındaki yağ dokusunu arttırır bu da cildi genişletip çatlamaya yol açar.

    · Doğan bebeğin kilosu : Eğer bir tosuncuk taşıyorsanız rahminiz dolayısıyla da karın cildiniz daha fazla gerilir.

    · Genetik (Ailede çatlağı olan var mı ? ) : Annenizde de gebelik çatlak olmuşsa cildinizin gerilmeye karşı genetik bir zafiyeti var demektir. Çatlama riski artar.

    Çatlakları önleyici bir krem var mı ?

    · Susam yağı, badem yağı ve piyasada belki de doktorunuz tarafından önerilen bir çok krem. Maalesef çoğu yararsız sadece Centella asiatica özütü içeren kremlerin biraz faydası görülmüş. Bu fayda da daha önce çatlak geçiren gebelerde ikinci hamileliklerinde olmaması için kullandığı zaman saptanmış. Yani yukardaki risk faktörlerine sahipseniz bir şekilde çatlağınız gelişecektir.

    Çatlakların tedavisi var mı ?

    · Çatlakların öncelikle iki evresi var. Bir tanesi taze yani kızarık çatlak evresi. Bu aşamada lazer tedavileri daha başarılı. Özellikle NDYAG lazer tedavisiyle belirgin iyileşmeler görülmüş tabii cildin tamamen dümdüz olması mümkün olmuyor. Ama %50-60 arasında bir düzelme görmek mümkün ki bu da çoğu anne için yeterli oluyor.

    · Çatlağın diğer evresi ise geç yani beyaz çatlak evresi. Aylar sonra kızarık çatlaklar yerinde beyaz çizgiler bırakıp düzeliyorlar. Bu çizgiler için hastanemizde uyguladığımız Dermaroller tedavisi ve fraksiyonel lazer tedavisi ile iyi sonuçlar almak mümkün.

    Özetle ;

    · Gördüğüm üzere çatlak konusuna ticari uyanık krem pazarlayıcıları, komşu, dermatolog olmayan doktorlar dahil herkes el atmış ve fikir beyan etmiş. Yukarıda saydığım risk faktörlerinin bazılarını kontrol etmeniz elinizdedir (Mesela kilo almayı engellemek gibi) bunun haricinde kremlere yüzlerce TL vermeyin çünkü bilimsel kanıtlanmış faydaları yoktur. Eğer belirgin çatlaklarınız oluşmuş ise kızarık aşamada NDYAG lazer ile tedavi yaptırabilirsiniz. Beyaz çizgiler için ise Dermaroller veya Fraksiyonel lazer tedavisi uygulanabilir.Dünyanın saygın bilim adamları ve kurumları tarafından yapılan çalışmalardan derledim bu yazıyı referanslardan kaynak bilgilerine ulaşabilirsiniz.

    Referanslar :

    1. J Med Assoc Thai. 2008 Apr;91(4):445-51 Prevalence and associate factors for striae gravidarum. J-Orh R, Titapant V, Chuenwattana P, Tontisirin
    2. J Eur Acad Dermatol Venereol. 2007 Jul;21(6):743-6. Striae gravidarum: associated factors. Ghasemi A, Gorouhi F, Rashighi-Firoozabadi M, Jafarian S, Firooz A.
    3. Br J Dermatol. 2006 Nov;155(5):965-9. Striae gravidarum in primiparae. Atwal GS, Manku LK, Griffiths CE, Polson DW. Department of Obstetrics and Gynaecology, Hope Hospital, Stott Lane, Salford, Manchester, M6 8HD, U.K.

    4. Cochrane Database Syst Rev. 2000;(2):CD000066. Creams for preventing stretch marks in pregnancy. Young GL, Jewell D

    5. Arch Fam Med. 1993 May;2(5):507-11. Striae gravidarum. Folklore and fact. Madlon-Kay DJ.

    6. Int J Cosmet Sci. 1991 Feb;13(1):51-7. Prophylaxis of Striae gravidarum with a topical formulation. A double blind trial. Mallol J, Belda MA, Costa D, Noval A, Sola M

    7. Dermatol Surg. 2008 May;34(5):686-91; discussion 691-2. Epub 2008 Mar 10. Stretch marks: treatment using the 1,064-nm Nd:YAG laser. Goldman A, Rossato F, Prati C.

    8. Dermatol Surg. 2009 Sep;35(9):1430-3. Epub 2009 Jun 22. Nonablative fractional photothermolysis for the treatment of striae rubra. Katz TM, Goldberg LH, Friedman PM

    9. Dermatol Surg. 2009 Aug;35(8):1215-20. Epub 2009 May 12. Treatment of striae distensae with fractional photothermolysis. Bak H, Kim BJ, Lee WJ, Bang JS, Lee SY, Choi JH, Chang SE.

  • Akne izlerinden (sivilce izleri) nasıl kurtulabiliriz? Fraksiyonel co2 lazer

    İz ve Kırışıklık Tedavisinde Devrim! “CO2” Fraksiyonel Lazer

    Günümüzde “Akne İzleri ve Kırışıklık Tedavisi” Adı Altında Uygulanan Yöntemler Yetersiz veya Güvensizdir!

    Kimyasal Peeling: derinin çeşitli kimyasal maddeler yardımı ile yenilenmesidir. En derin peeling’lerin etkinliği düşüktür.
    Mikrodermabrazyon: alüminyum tuzunun sprey şeklinde deriye sıkılarak derinin törpülenmesinden ibarettir. Etkinliği %10-20 seviyesindedir.
    Mekanik Dermabrazyon (zımparalama): derinin zımparalamasından ibarettir. Deriye verdiği ciddi hasarlarından dolayı günümüzde artık tercih edilmemektedir.
    Botox ve Dolgu Maddeleri: dolgu maddeleri derinin dolgunlaşmasını sağlayarak belirli süre için kırışıklıklar ve izlerin giderilmesinde etkili olurlar. Botox ise yüzdeki mimik kasları felç ederek kırışıklıkların geçici bir süre için azalmasına neden olur.
    Işık Tedavisi ( Intense Pulsed Light: IPL): yoğunlaştırılmış ışık atımları deri altındaki kollagen liflerini uyararak derinin elastikiyetini artarlar. Deri gençleştirilmesi ve cilt yenilenmesinde %25 kadar etkili olmaktadır.
    Lazer Tedavisi:
    I. Nd:YAG lazer: etkisi oldukça hafif ve yüzeyel olduğu için artık kırışıklık ve iz tedavisinde tercih edilmemektedir.
    II. Er:Glass ve Er:YAG lazer: kırışıklıklar ve iz tedavisinde sıklıkla tercih edilen sistemlerdir, ancak yeterince derin olmadıklarından birkaç seans tedaviye rağmen çoğu zaman hasta ve doktor tatmin olmamaktadır.
    III. CO2 lazer: dünyanın en derin etkili iz ve kırışıklık tedavi yöntemidir. Oldukça derin etkili olduğu gibi yan etkileri de ciddi olabilir. Bu yüzden son 5 yıldan beri “Lazer Dermatoloji” dünyasında devrim niteliği taşıyan ve bu sistemin yan etkilerini neredeyse sıfıra düşüren “Fraksiyonel CO2 lazer” geliştirilmiştir.
    Yukarıda bahsedilen yöntemler, akne (sivilce) izleri ve kırışıklık tedavisinde kısmen etkili olup başarı oranları %5 ile %25 arasında değişmekte, bazen neredeyse hiç etkili olmamaktadırlar. Buna ek olarak söz konusu yöntemlerde uygulama derinliği ölçülemediğinden istenmeyen yan etkiler meydana gelebilir.

    Neden Fraksiyonel CO2 Lazer? Fraksiyonel CO2 Lazer: Akne İzleri (Sivilce İzleri) ve Kırışıklık Tedavisinde Dünya Çapında Gelinen Son Noktadır: “En İddialı ve En Derin, Aynı Zamanda En Güvenli Lazer Sistemidir”!

    Fraksiyonel CO2 Lazer Hangi Alanlarda Kullanılmaktadır?

    1. Cilt Yenileme, yüz gençleştirme: yüz, göz kapakları, boyun ve dekolte bölgelerindeki kırışıklıklar ve çizgilerin giderilmesinde tartışmasız en etkili yöntemdir!

    1- İnce kırışıklıkların giderilmesi

    2- Derin çizgilerin giderilmesi ve yüz gençleştirilme:

    2. İz Tedavisi: yüz, sırt ve göğüste oluşan akne izleri (sivilce izleri) ve çukurları, yara ve yanık izleri ve deri çatlamalarında en güçlü ve en etkili tedavi yöntemidir!

    I. Akne izlerinin (sivilce izlerinin) tedavisi: akne (sivilce) izleri, yüzeyel ve derin olmak üzere iki ana grupta sınıflandırılmaktadır:
    a. Yüzeyel akne (sivilce) izleri: cildin üst tabakasını etkileyen izlerdir. Bu izler özellikle sivilce tedavisi sonrası daha çok ortaya çıkar ve kızarıklık zemininde hafif çukurlar ve çökmeler şeklinde görülür. Yüzeyel sivilce izi, genellikle kimyasal peeling gibi yüzeyel cilt soyma yöntemleri ile yok edilebilir, ancak iyileşmeyen sivilce izlerinin tedavisi kolaylıkla fraksiyonel lazer ile mümkündür.
    b. Derin akne (sivilce) izleri:
    – Ice pick (buz kıracağı) akne izi (sivilce izi): deri üzerinde buz kıracağı ile delinmiş alanlar şeklinde görülen çapları genellikle 2 mm’nin altında olan noktasal çukurlardır. Bu izlerin çapları fazla olmamalarına rağmen aşırı derin olabilir, bazen deri altı yağ tabakasına kadar inebilirler. Bu yüzden “ice pick” akne izinin en iyi tedavisi lazerdir. Lazer sistemleri arasında en etkili ve aynı zamanda en az yan etkili sistem ise fraksiyonel CO2 lazer sistemidir.
    – Box car (yük vagonu) akne izi (sivilce izi): yuvarlak veya oval şeklinde oluşan akne izleridir.
    – Rolling scar (dalgalı) akne izi (sivilve izi): genellikle derin olan bu çeşit sivilce izleri, cildin üst tabakasının alt tabakalar tarafından içeriye doğru şekilmesinden kaynaklanırlar. Tedavisi en zor olan bu tip akne izlerinde fraksiyonel CO2 lazer ile %80’a kadar iyileşme gözlemlenmektedir.

    II. Cildin geniş gözenekli ve kaba görünümünün giderilmesi

    III. Ciltte meydana gelen güneş lekesi, yaşlılık lekesi, doğum sonrası oluşan lekeler ve yüzeysel pigment bozukluklarının giderilmesi

    IV. Aşırı bağ dokusu (hipertrofik skar) ve keloidlerin azaltılması

  • Garantili lazer epilasyon mümkün müdür ?

    Garantili lazer epilasyon mümkün müdür ?

    Lazer epilasyon nasıl etkili olur ?

    Lazer epilasyon kılın kalınlığına ve rengine odaklanır. Lazer rengi nedeniyle kıl kökleri tarafından emilir, yüksek enerji nedeniyle kökler ısınır ve yanar. Bu şekilde başarılı bir lazer epilasyon sonrasında kökler dökülür ve büyüme aşamasında olan kökler bir daha kıl üretemeyecek şekilde hasar alır.

    Lazer epilasyonun başarısını etkileyen faktörler nelerdir ?

    Lazer epilasyon aslında uygun olmayan şekilde önerildiğinde ve uygulandığında tüylenmeyi daha da arttırabilir. Bu nedenle bir dermatolog gözetiminde yapılması büyük önem taşımaktadır. Dermatoloğunuz cilt ile tüy yapınızı inceler ve epilasyon kararını verir. Lazeri başarılı kılan en önemli faktörler aşağıda belirtilmiştir :

    Kılların yapısı ve rengi :

    Lazer epilasyon her zaman koyu kahverengi ile siyah kıllarda daha başarılıdır. Kalın kıllarda ise incelere göre daha başarılıdır. Bu nedenle bu tür kıl yapısına sahip koltuk altı ve genital bölgede az seansta yüksek başarı elde edilmektedir. Yüz bölgesindeki ince açık kahverengi tüylere yapılması ise sadece uzun süreli epilasyon etkisi sağlamak dışında bir etki göstermez. Yani tüylerde kalıcı bir azalmaya neden olmaz. Hatta bu şekilde tüyleri daha da kalınlaştırıp sayılarını da arttırabilir.

    Hormonal ve genetik yapı, ırsi özellikler :

    Bazı kişiler tüylenmeye daha müsaittir. Kıl köklerinin sayısı daha fazladır ve lazerden sonra bile tekrarlama eğilimi olabilir. Bayanlarda kuşkusunuz en önemli faktör ise hormonal sağlıktır. Bazı bayanlarda adet düzensizlikleri, çene karın ve göğüs bölgesinde kalın tüylerin çıkması hormonal düzensizliğin habercisi olabilir. Bu tür durumlarda biz gerekli tetkikleri istiyor ve epilasyonun başarılı olması için hastalarımıza hormonal dengeleyici haplar da önerebiliyoruz. Bazı ilaçlar da tüylenmeyi tetikleyebilmektedir.

    Cildin rengi ve hassasiyeti :

    Koyu cilde sahip kişilerde lazerin dozu azaltılmak zorunda kalınabilir.

    Bazı kişiler ise oldukça hassas bir cilt yapısına sahiptir. Bu tür hastalarımızda sıklıkla test atışı yaptıktan sonra lazere karar veriyor ve lazer epilasyon sonrasında bazı ilaç şeklinde merhemler önerebiliyoruz. Bu ilaçlar lazerin verdiği hasarı yatıştırarak hastalarımızın daha konforlu bir lazer deneyimi yaşamasına yardımcı oluyor.

    Lazer epilasyonun garantisi varmıdır ?

    Kuşkusuz ülkemizde bir anda garanti veren merkezler ortaya çıkmıştır bu konuda. Tamamen bilimsel bir yöntem olan lazer epilasyonun tıpkı diğer tedaviler gibi bir garantisi yoktur. Yalnız yukarıda sayılan faktörler başarısını etkiler. Yani başarılı ve başarısız lazer epilasyon vardır.

    “Bitene kadar” kampanyaları ile birçok kişi mağdur olmuştur ve de olmaktadır. Amerika’da hiçbir güzellik merkezi web sayfasında garanti vemezken bizde her sokakta açılan güzellik merkezleri çarşaf çarşaf ilan ve broşürlerle aldıkları pahalı cihazların masrafını çıkarmak için müşteri toplamakta ve dayanağı bulunmayan garantiler vermektedir.

    Konforlu Lazer Epilasyon İçin ?

    Alexandrite lazerler soğutma sistemleriyle beraber uygulandıklarında etkileri cildin üstünde kaldığı ve derindeki sinirleri etkilemediği için daha rahat bir epilasyon imkanı sağlar. Kuşkusuz uzun kılların işlem öncesi alınması da epilasyonu rahatlatır. Çünkü lazer öncesi alınmayan uzun kıllar işlem sırasında yanıp cilde yapışır ve acıya neden olur.

    Alexandrite lazerlerle uygulanan epilasyonda cildin üstündeki kıl işlem sırasında buharlaşır ve ortadan kalkar. Bu şekilde epilasyon sonrasında kişi tamamen kıllardan temizlenmiştir. Bir süre sonra kökler kendiliklerinden dökülürler.

    Dermatologla Lazer Epilasyon

    Lazer epilasyonun başarılı, yan etki oluşturmadan uygulanması ve sizi negatif olarak etkileyecek durumlarda uygulanmaması için mutlaka dermatolog kontrolündeki bir hastaneye veya merkeze başvurun.

    Dermatoloğunuzun bilimsel verileri önde tutarak ve ticari kaygıları gözardı ederek size en uygun lazer epilasyonu önerecektir.

  • Lazerle cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavileri

    Lazerle cilt yenileme tedavileri son yıllarda büyük gelişmeler göstermiştir. Lazerle cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavilerinde en büyük yenilik cildi soymadan ve hastayı sosyal yaşamından soyutlamadan tedavi olmasına olanak vermesidir. Yapılan tedavi sonrası normal koşullarda birkaç gün sürebilen kızarıklık dışında herhangi bir yara oluşmamaktadır.

    Lazerle cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavilerinde cildi soymadan etkili olan lazerler çok çeşitlidir. Bu tür lazerlerin ciltteki kollajeni arttırarak etkili olduğu düşünülmektedir. Tedavi sonrasında kırışıklarda azalma, ciltte canlanma ve toparlama ortaya çıkmaktadır.

    Lazerle cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavilerinde sonuç alabilmek için bir yada birçok seans gerekebilir. Cilt yenileme sonuçları tedaviden sonra 6 ay -1 yılda görülebilir.

    Lazerle cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavilerinde cildi soymadan etkili olan lazerler:

    Damarsal lazerler: Ciltte yaşlanma yanında kızarıklık varsa tercih edilmelidirler.

    Pulsed dye lazer (PDL)

    Long pulsed KTP 532 nm lazer

    Long pulsed Nd:YAG 1064 lazer

    Mid infrared lazerler: Ciltte sadece kırışıklık varsa tercih edilmelidirler

    1320 nm Nd:YAG lazer

    1450 nm diode lazer

    1540 Er: Glass lazer

    İntense Pulsed Light: Ciltte leke ve kızarıklık varsa tercih edilmelidirler.

    Q switched ND :YAG lazer

    Fraksiyonel lazerler

    Lazerle cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavilerinde cildi soymadan etkili olan lazer tedavileri sonrasında güneşten koruyucu kullanılmalıdır. Bu tedaviler botox, dolgu, mezolift ile kombine edilerek,sonuçlar mükemmelleştirilebilir.

  • Lazerle akne (sivilce) tedavisi

    Toplumun %80 ‘nini etkileyen sivilcede, antibiyotiklere direnç gelişmesi ve isotretinoin kullanımının bazı hastalarda yan etki yapması nedeniyle alternatif tedaviler aranmaktadır. Ayrıca sivilcenin tekrara yatkın bir hastalık olması nedeni ile değişik tedavilere gereksinim duyulmaktadır. Lazerle sivilce tedavileri alternatif bir yöntem olarak düşünülebilir. Lazerle akne tedavisinin etki mekanizmaları:

    Propionibacterium acnes bakterisinde bulunan porfirin maddesinin görünür ışık enerjisini direk emilimi:

    Sivilceler iltihapsız ( komedon) ve iltihaplı (papül, püstül ve nodülokistler) elemanlardan oluşur. İltihaplı sivilce oluşmasında başlıca nedenlerden biri normalde deride yaşayan ve yağ kanallarında bulunan P. acnes bakterisidir. P. acnes porfirin adı verilen bir madde üretir. Bakterilerdeki porfirin maddesi ışık enerjisini emer. Bunun sonucunda toksik oksijen radikalleri salınarak, bakteri tahrip olur.

    Bu şekilde etkili lazer ve ışık sistemleri:

    UVA/UVB

    Mavi ışık tedavisi (Blue-Light ):

    Kırmızı ışık ve mavi ışık kombinasyonu

    IPL

    KTP lazer

    PDL lazer

    Yağ bezlerinin ısı ile hasarlanması:

    Bu yöntemde, deride hasar yapmadan deri altındaki yağ bezleri ısınarak tahrip olur. Gerileyen yağ kanalları sonucunda sivilceler uzun süreli iyileşme dönemine girer.

    Bu şekilde etkili lazer ve ışık sistemleri:

    Fotodinamik tedavi:

    1450 nm diode lazer

    1540 nm Er: Glass lazer.

    Radyofrekans tedavisi

  • Lazer ile akne (sivilce) iz tedavileri

    Lazer ile cilt yenileme yöntemi kullanılarak derin ve yüzeysel izler hafifletilebilir. Sivilce izlerinin tedavisinde kullanılan lazer yöntemi ikiye ayrılır.

    1.Cildi soyarak yenileyen lazerler (ablative laser) ile sivilce – akne izi tedavisi

    Ablative laserler derinin üst tabakasını soyarak etkili olurlar. Ayrıca derideki kollajenin yapımını uyardıkları düşünülmektedir. Derinin yenilenmesi ile sivilce izleri azaltılmaktadır.Bu amaçla :

    CO2 lazer

    Erbium (YAG) lazer kullanılır.

    Diğer soyma yöntemlerine göre (dermabrazyon, kimyasal peeling – soyma) üstünlüğü, lazer ile soyma derinliğini kontrol edebilmenin mümkün olmasıdır. Diğer soyma tekniklerinde derinin alt tabakalarına kontrollü bir şekilde inmek daha zordur. Bunun dışında dermabrazyon yöntemindeki etkiler, operasyon öncesi ve sonrası bakım ve yan etkiler aşağı yukarı aynıdır.

    Lazer ile cilt yenileme isotretinoin kullananlarda ve kullanım bittikten sonra 6 ay içerisinde tedavi olarak kullanılamaz. Aktif sivilcelerin olduğu dönemde lazer tedavisi uygulanmamalıdır. Sivilcelerin çoğalmasına neden olabilir.

    Lazer ile cilt soyma işlemi de koyu tenli kişilerde risklidir. Deride soyulan bölgelerde renk koyulaşması veya açılması olabilir. Bu yüzden yaz aylarında yapılmamalı, güneşten korunmaya özen gösterilmelidir.

    Lazer ile cilt yenileme işleminden sonra cilt kızarır ve şişer. Bu iyileşme döneminde doktorunuz size iyileşmeyi kolaylaştıran merhemler ve bandajlar önerecektir. Lazer ile cilt yenileme sonrasındaki kızarıklık birkaç ay devam edebilir. Lazer tedavisinden sonra uzun süre güneşten kaçınmalıdır. Ayrıca günlük olarak güneşten koruyucu krem özenle kullanılmalıdır.

    Lazerin yan etkileri arasında , derin izler, koyu veya açık renkli lekelenme infeksiyon, Herpes virüs infeksiyonunda yayılma sayılabilir.

    2. Cildi soymadan yenileyen lazerler (non-ablative laser) ile sivilce – akne izi tedavisi

    Bu yöntemde kullanılan lazerler üst deriyi soymadan, derinin alt tabakalarını etkileyerek sivilce izi tedavi etmektedirler. Kollajenin ısınmasını sağlayarak cildi gerdikleri böylece sivilce izlerinin azaldığı düşünülmektedir. Ofis şartlarında uygulanabilen bu yöntemler çok yenidir.

    Cildi soymadan yenileyen lazerler

    IPL

    Fraksyonel lazer

    1450-nm diode lazer

    1540 nm Erbium: Glass lazer

    1320 mn Nd: YAG lazer

    Pulsed –dye lazer (585-595 nm)

    Q-switched 1064 nm Nd:YAG lazer

    Long pulsed 1064 nm Nd:YAG lazer

    LED

    Cildi soymadan yenileyen lazer olmayan sistemler

    Plasma

    Radyofrekans

    Bu lazer uygulamaları ile sivilce izlerinde %30-70 azalma olduğu belirtilmiştir. Akne ( sivilce ) iz tedavileri 2-4 hafta aralıklarla ortama 5 seans yapılmalıdır.

  • Lazerle  dövme silme tedavisi

    Lazerle dövme silme tedavisi

    Lazerle dövme giderilmesi dışındaki yöntemler başarılı olmaz ve genellikle iz bırakırlar.Bu yüzden günümüzde lazerle dövme silme tedavisi yapılmaktadır.

    Dövme silme tedavisi 6-8 hafta aralıklarla yapılır. Amatör dövmelerde ortalama 4-6 seans , profesyonel dövmede 6 seans üzerinde tedavi gerekebilir.

    Q switch ND YAG lazer 1064 nm ( siyah, lacivert renkli dövmeler)

    Q switch ND YAG 532 nm KTP lazer ( kırmızı, mor, turuncu renkli dövmeler )

    Q switch ruby lazer ( siyah, lacivert yeşil renkli dövmeler )

    Q switch alexandrite lazer ( siyah, lacivert yeşil renkli dövmeler )

    Pulsed dye pigment lazer ( kırmızı yeşil lacivert renkli dövmeler )

    Q switch ND YAG lazer koyu tenli kişilerin dövme silme tedavisinde daha güvenle kullanılmaktadır.

  • Lazer ile epilasyon

    Modern teknolojinin tıbba en büyük katkılarından biri belki de lazer ışınlarının kullanımını, tedavilerin emrine sunması oldu. 1960’lı yıllardan buyana kullanılan lazer teknolojilerinin gelişmesi ve daha güvenli hale gelmesiyle birlikte tıp dünyasında da yeni bir çağ açıldı. Epilasyon, damarsal lezyonlar, lekeler, sivilceler ve kırışıklık gibi pek çok sorun, lazer ışınlarıyla acısız ve zahmetsiz giderilebiliyor. Sonrasında hastanın sosyal hayata dönmesi çok kısa sürede olabiliyor. Yeter ki doğru uzmana ve merkeze başvurulabilsin…

    Lazer terimi aslında kelimelerinden oluşmuş bir kavramdır. Ve uyarılmış radyasyonun yoğunlaşmasıyla güçlendirilmiş bir ışık demetini yansıtmaktadır. Bu ışık demeti tek renkli, düz ve enerji taşımaktadır.

    Bu güçlü ışık demeti sayesinde çevre dokular korunarak, tüylerin yok edilmesi ile kalıcı epilasyon sağlanmakta ve pürüzsüz, yumuşak bir tene sahip olunabilmektedir.

    Ancak bir seansta tüm kılların ışığı aynı şekilde emerek köke ulaştırmaları mümkün değildir. Çünkü kıllar da vücudumuzun her hücresinde olduğu fiziksel bir döngü içindedir. Büyüme (anagen), dinlenme (telogen) ve dökülme (katagen) evreleri şeklinde kılların üç döngüsü bulunmaktadır. Lazer ışığı kılların büyüme (anagen) evresine etkilidir. Bu sebepten lazer epilasyon ile istemediğimiz kıllardan ancak birkaç seansta kurtulmak mümkün olur. Eğer bir kıl büyüme evresinde iken lazer uygulanırsa onun o seansta kalıcı olarak yok olması mümkündür. Bu nedenle seanslar arasında bir ila iki ay gibi süreler öngörülür. Büyüme evresinde bulunmayan bir kıla lazer uygulaması yapılır ise kıl adeta tütsülenir ve ışığı kıl köküne ulaştırma görevini tamamlayamaz. Seanslara düzenli olarak gelinildiğinde lazer epilasyonun günümüzün en başarılı uygulaması olduğunu fark etmeniz mümkün olacaktır.

    Seanslar, kılların yerleştiği yere ve kişinin genetik özelliklerine göre değişmekle birlikte ortalama 1-2 ay aralıklarla ve 3 ila 8 seans epilasyon yaptırılması gerekebilir. Cilt üzerinde 0,5 cm uzunluğuna erişmiş olan kıllar daha fazla uzaması beklenmeden önceki seansla da arasında en az 1 ay varsa epilasyon zamanı için uygundur. Lazerli epilasyonu 13 yaşından büyük olan, kıl yapısı uygun, kıl rengi ile ten rengi arasında belirgin farkı olan ve ışığa karşı aşırı duyarlılığı olmayan herkes yaptırabilir. Sağlığa herhangi bir zararı olmayan lazer ışınlarının hedefi kıllar olup, çevre dokulara zarar vermemektedir. Olabilecek en kötü yan etkisi kalıcı olmayan lekeler olup bu durumun da tedavisi mümkündür.

    Lazer epilasyon işlemi boyunca kılların cımbızla veya iple alınması doğru değildir. Bu yöntem kıl köklerini incelterek kılların lazere duyarlılığını azaltmaktadır. Ayrıca güneş banyosu ve solaryumu takiben 48-72 saat içinde lazer epilasyon yapılmamalı ve işlem sonrası birkaç hafta solaryum veya güneş ışınlarına maruz kalınmamalıdır. Lazer epilasyon sırasında kıl kökünün ısıtılması ve bu şekilde yok edilmesi hedeflenir. Bu ısıtma işlemi sırasında cildi korumak çok önemlidir. Cildin üst tabakasına zarar vermeden bu işlemi yapabilmek için soğutucu başlıklar kullanılmaktadır.

  • Tiroid nodüllerinde lazer ablasyon tedavisi

    Tiroid nodüllerinde lazer ablasyon tedavisi

    TİROİD NODÜLLERİNDE AMELİYATSIZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Perkutanöz Alkol Enjeksiyonları (PEE)

    Radyofrekans ablasyon

    Perkutan Lazer Ablasyon Tedavisi (PLA)

    Yüksek Yoğunlukta Odaklanmış Ultrasonik Ses Dalgası Tedavisi (HIFU)

    Perkutan Alkol enjeksiyon tedavisi Kistik nodüllerin tedavisinde cerrahiye alternatif efektif bir işlemdir. İşlem Ultrason eşliğinde polikilinik şartlarında uygulanabilmektedir. Öncelikle Kistik nodüldeki sıvı boşaltıldıktan sonra nodül içine uygun olan miktarda saf alkol enjekte edilmektedir. kistik nodülerde oldukça başarılı ve kolay bir tedavi yöntemidir. işlem sonrası nodüllerin hacmi % 50 ve üzerinde küçülmektedir.

    Radyofrekanf Ablasyon tedavisi solid noüdllerde hacim küçültme amacı ile kullanılmaktadır. USG eşliğinde nodül içine yerleştirilen kataterler vasıtası ile Radyofrekans enerji transferi yapılmakta ve bu sayede nodül volümü azaltılmaktadır.

    Tiroid Lazer Ablasyon Tedavisinde ise yine ultrason eşliğinde nodülün merkezine uygun boyutta Tiroid biyopsi iğnesi ile girilmekte ve bu yoldan ince Lazer fiberleri nodül içine yerleştirilmektedir.Ardından bu fiberler ile lazer enerjisi nodül içine iletilmektedir. Lazer enerjisinin ortaya çıkardığı ısı ile Tiroid noüdllerinde termal Ablasyon sağlanmaktadır. Bu yöntem ile tedavi edilen hastalarda bir yıllık takip sonrasında nodül hacminde %50-%80 arasında küçülme olmaktadır. işlem poliklinik şartlarında uygulanabilen kısa süreli bir işlemdir. Ciddi bir komplikasyon içermemektedir.