Etiket: Lazer

  • Fraksiyonel lazer nedir ?

    Fraksiyonel lazer yeni bir anlayışla üretilen yeni lazer sistemlerindendir.Lazer teknolojisinin kozmetik dermatolojide kullanımının son halkalarındandır.Hassas ve kontrollü bir cilt soyma gerçekleştirilmektedir.Her seansta %20’ye kadar cilde etki edildiğinden Fraksiyonel Lazer adı verilmiştir.

    NASIL ETKİ EDER ?

    Er-yag fraksiyonel lazerde 2940 nm dalga boyunda gönderilen lazer ışını ciltteki su tarafından emilir ve çok hızlı bir şekilde ciltteki suyu ve onunla beraber dokuyu buharlaştırarak etki eder.Lazer ışığını mükrosütunlar halinde yayar ve cilt altında kolonlar halinde pıhtılaşma (koagülasyon)alanları oluşturur.Bu sütunlarda yeni, sağlıklı dokuyu oluşturacak olan doğal iyileşme süreci başlar.

    NERELERDE KULLANILIR ?

    -Sivilce İzleri
    -Yaşlılık Lekeleri
    -Cilt yenileme -Kırışıklıklar (anti-agıng tedavi )
    -Benler

    -Güneş Lekeleri
    -Cilt Sarkmaları

    -Cilt çatlakları
    -Gözenekli Cilt

    -Ameliyat ve yara izleri
    -Derinin iyi huylu tümörleri

    İŞLEMİN UYGULANMA SÜRESİ NEDİR ?

    İşlem türüne ve uygulama alanına göre değişkenlik gösterir.Genellikle 2-3 dakika ile 30 dakika arasında değişir.

    UYGULAMA SIRASINDA NE HİSSEDİLİR ?

    Ağrısız bir uygulamadır.Hafif yanma şeklindedir.İşlem sonrası birkaç saat süren hassasiyet ve yanma hissi olur.Kızarıklık 24-48 saat kadar sürebilir, daha sonra ince bir kabuklanma ve soyulma gerçekleşir.

    KAÇ SEANS UYGULANIR ?

    Seans sayısı ciltteki probleme ve hastaya göre değişir. Genellikle 1-1,5 aylık periyodlarla ortalama 1-5 seans uygulanır.

    CİLT ÇATLAKLARINDA NASIL ETKİ EDER ?

    Fraksiyonel Lazer uygulamalarında çatlak olan deride hem yüzeysel bir soyulma sağlar, hem de derinin derin tabakalarına doğru, açtığı çok sayıda oluklar sayesinde cildin kendi kendini onarma mekanizmasını çalıştırır.Böylece çatlakların daralmasına, azalmasına, görünümünün düzelmesine, kozmetik olarak kabul edilebilir bir düzeye gelmesine olanak sağlar.

    SİVİLCE İZLERİNDE ETKİN MİDİR ?

    Son yıllarda iz tedavisinde uygulanan yöntemler içinde en etkin olanlarındandır.Ortalama 3-5 seans 3-4 haftalık periyodlarla uygulanır.Sivilce izi olmayan, fakat gözenekli ve yağlı ciltlerde gözenekleri sıkıştırmak, cildin genel görünümünü düzeltmek amacıyla başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

    KIRIŞIKLIK TEDAVİSİNDE HANGİ BÖLGELERE UYGULANIR ?

    Yüz, boyun ve dekolteye uygulanabilir.

  • Lazer epilasyonla tüylere veda edin

    Yaz ayları`nın yaklaşmasıyla birlikte istenmeyen tüylerden kurtulup, bütün bir yaz boyunca rahat etmek için lazer epilasyon yaptırmak isteyen bayanların sayısı günden güne artıyor.

    Yaz Geliyor, İstenmeyen Tüylerden Kurtulmanın Tam Vakti…

    Lazer epilasyon istenmeyen tüyleri ortadan kaldıran önemli bir teknolojidir. Lazer ışını cilde zarar vermeden geçer ve kıl köklerindeki pigment (renk veren madde) yapısına ulaşır. Kıl kökü tarafından emilen enerji ısıya dönüşerek kökün kendisini tahrip eder. Böylece kıl kökü bir şekilde ortadan kalkar.

    Lazerle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar!

    Lazer epilasyonla istenmeyen tüylerden kurtulmak uzun bir süreçtir.(Yanlış)

    Deniz mevsimine az zaman kalan şu günlerde, son derece hızlı olan bu yöntem sayesinde, kısa sürede, geniş alanlara uygulama yapılarak zamandan tasarruf sağlanmış olur. (Doğru)

    Lazer yazın uygulanmaz. (Yanlış)

    Lazer uygulamasından önce herhangi bir özel bakım gerekmez. (Doğru)

    Lazer sadece açık ten rengine sahip kişilere uygulanır.(Yanlış)

    Lazer epilasyon uygulamasında en iyi sonuç açık cilt rengi üzerindeki koyu renkli tüylerde alınır. Fakat kullanılan son teknolojiler ile koyu cilt rengine sahip bireyler dahil olmak üzere her cilt rengine uygulama yapılabilmekte ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. (Doğru)

    Epilasyon uygulamalarını artık yalnızca bayanlar değil erkekler de sıklıkla başvuruyor. Erkeklerin en sık uygulama yaptırılan bölgeler omuz, sırt, göğüs, boyun- ense ve elmacık kemiklerinin üzerindeki sakallardır. (Doğru)

    Lazerin Geleneksel Yöntemlere Üstünlüğü Nedir?

    Daha az acı verir.

    Kısa sürede daha etkili sonuç alınır.

    Seans aralıkları nasıl olmalıdır?

    Kılın büyüme aşamalarını bozmadan 4-6 hafta aralıklarla uygulanabilir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Cilt sağlığınız ve güzelliğiniz için en güvenli lazer uygulamaları

    Günümüzde güzellik ve estetik kaygısı kadınlarda olduğu kadar erkekler için de ön plandadır. Sivilce izleri, damarsal hastalıklar, lekeler, yaşlanmanın etkileri, istenmeyen dövmeler, yara izleri, tüylenme ve deri kanserleri lazerle güvenli bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Ancak lazer uygulamalarında, en iyi sonucu elde etmek için bu konuda tecrübeli bir dermatoloji uzmanından yardım alınması çok önemlidir.

    Tedaviden sonra en az 15 gün güneşten kaçınılmalı

    Melazma adı verilen gebelik maskesi, çiller, güneş lekeleri, doğumsal ya da sonradan ortaya çıkan benler, dövmeler gibi pigmente deri rahatsızlıklarının tedavisinde lazer tedavileri başarı ile kullanılmaktadır. Leke tedavisinde doğru hasta seçimi de çok önemlidir. Esmer tenli kişilerde işlem sonrası leke kalma ihtimali yüksek olabileceği için genellikle açık tenli hastalar tercih edilmektedir. Tedavilerin sonrasında hasta 15 gün güneşten korunmaz ise leke tekrarlayabilmektedir.

    4-8 hafta aralıklarla uygulanan tedavi başarılı sonuç veriyor

    Benlerde öncelikli tedavi seçeneği cerrahi müdahale olsa da çok sayıda ve küçük beni olan kişilerde lazer tedavisi uygulanabilmektedir. Dövmelerde ise en başarılı sonuçlar siyah ve mavi renkli olanlarda alınmaktadır. Diğer renklerdeki dövmelerde tam anlamıyla silinme olamayabilir. Şarap lekesi olguları, hemanjiyomlar, yüzdeki damar genişlemeleri (rozase ya da gül hastalığı gibi), çilek anjiyom, venöz göllenmeler ve örümcek venler gibi hastalıklarda lazer tedavisi uygulanabilmektedir. Bu hastalıklarda Nd: YAG, argon ya da PDL lazerler tercih edilmektedir. 4-8 hafta aralıklarla tekrarlayan seanslar uygulandığında başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Doğumsal damarsal benlerde fonksiyonel bir problem yoksa kendiliğinden gerileme ihtimalinden dolayı en azından 5 yaşına kadar beklenmesi önerilmektedir.

    İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en etkili yolu lazer epilasyon

    Vücuttan istenmeyen tüylerin uzaklaştırılmasında kullanılan lazer tedavisi, ağrılı, uzun ve iz oluşturma riski olan iğneli epilasyon ve diğer tedavilere alternatif bir seçenektir. Bu amaçla Alexandrite, diod ve Nd: YAG lazerler kullanılmaktadır. Lazerle elde edilen sonuç kalıcı tüy azalmasıdır. İşlem sonrası %5-10 oranında incelen tüyler kalabilmektedir. Yüz bölgesinde ve incelen tüylerde Nd:YAG lazer tercih edilmektedir.

    Lazer epilasyon mutlaka bir dermatolog eşliğinde yapılmalı

    İşlemin dermatolog gözetiminde, güvenilir cihazlarla ve uygun dozlarda uygulanması çok önemlidir. Uygun olmayan doz kullanımlarında yanıklar ve lekeler oluşabilmektedir. İşlem kış aylarında yapılmalıdır. Deride bronzluk varsa işleme başlamadan önce bronzluğun açılması beklenmelidir. İşlem 4-8 hafta aralıklarla kontrol uygulamaları ile beraber 10-12 seans sürmektedir. Güneş ışınlarına bağlı yaşlanma ile oluşan kırışıklıklar ve akne izlerinin tedavisinde lazer yıllardır kullanılmaktadır. Bu amaçla CO2,Er:YAG ve Nd:YAG lazer kullanılmaktadır. Oluşturulan yüksek ısı ile kollajen liflerde artış meydana gelmektedir. Siğiller, yara izleri, sedef hastalığı, vitiligo (ala hastalığı), tırnak mantarında da kullanılmaktadır.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Karbon peeling yöntemi ile canlı bir cilt!

    Pürüzsüz ve canlı bir cilde sahip olmak pek çok insanın, özellikle de kadınların hayalidir. Cilt tedavisinde son dönemlerde öne çıkan ‘Karbon peeling’ yöntemi sayesinde; sivilce izleri, lekeler, kırışıklık ve sarkmalarda tek seansta bile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.

    Ağrısız ve acısız güzellik

    Akne yani sivilce izlerinin tedavisi, gözeneklerin sıkılaştırılması, ciltteki lekeler, kırışıklık ve sarkmaları gidermek amaçlı kullanılan karbon peeling, karbon partiküllerinin yüze uygulanması sonrası Q-switched Nd-YAG lazerle yapılmaktadır. Uygulamanın acısız ve ağrısız olması diğer yöntemlere göre tercih nedenidir. Uygulama sonrasında kabuklanma ve yara oluşmadığı için kişi iş ve sosyal yaşamına kaldığı yerden devam edebilmektedir.

    Her yaşa ve cilde uygun

    Karbon peeling yaş ve cinsiyet ayrımı olmaksızın, ailesinde cilt kanseri olmayan, herkes için uygulanabilmektedir. Kısa sürede kalıcı çözüm imkanı sunan karbon peeling uygulamasında her cilt tipinde olumlu sonuçlan alınabilmektedir. İşlem sonrası ciltte sadece hafif bir pembelik oluşabilmektedir. Peeling işleminden farklı olarak yaz da dahil olmak üzere her mevsim yapılabilen bir uygulamadır. İşlemler süresince güneşten koruyucu krem kullanmakta fayda vardır.

    Kısa sürede pürüzsüz görünüm

    Lazer uygulamasından önce sorunlu alanlara sürülen siyah renkli karbon solüsyonu ciltte 20 dakika bekletilmektedir. Cilt tarafından emilen karbon maddesinin fazlası temizlendikten sonra lazer uygulaması gerçekleştirilmektedir. Sürülen karbon maddesi cilt altında lazerin etkisini artırmaktadır. Lazerin yarattığı etki ile kollajen demetlerinde artış ve elastin liflerinde düzelme ve kısalma görülmektedir. Buna bağlı olarak ince kırışıklıkların ve sarkmaların tedavisi gerçekleşmektedir. Bir üç hafta aralıklarla 8-10 seans süren uygulama sayısı tedavi edilecek yüzeyin özelliklerine göre değişmektedir.

    Güneş lekesi tedavisinde de uygulanabilir

    Renk hücrelerine etkili olan Q-Switched ND-YAG Lazer nanosaniye gibi çok kısa bir sürede yüksek enerji verdiği için, renk maddesi ve hücrelerini parçalayabilmektedir. Bu sebeple güneş lekesi tedavisinde kullanılabilmektedir. Güneş lekesinin tedavisinde uygulamanın en az 4-6 seans kullanılması gerekmektedir.

    Dövme sildirmede etkili

    Dövme silmede kullanılan lazerlerin teknolojileri gün geçtikçe ilerlemekle beraber koyu renklerdeki dövme boyasını silmekteki başarıyı mor, sarı, beyaz gibi açık renklerde gösterememektedirler. Bu tedavi, diğer metotlarla kıyaslandığında, deride tedavi sonrası iz meydana gelmesi riskinin düşük olması açısından avantajlıdır. Q Switched Nd:YAG lazerin teknolojisi gereği, lazer ışığı deri yüzeyine zarar vermeden deriye işlenmiş dövme boyasına ulaşır ve boya hücrelerini çevre dokuya zarar vermeden küçük parçalara ayırmaktadır . Dolayısıyla vücut savunma sistemi hücreleri küçük parçalara ayrılan boya hücrelerini daha kolay emebilmektedir.

    Eski dövmeler daha kolay silinebilir

    İşlem başarısı ve hızı, dövme yapımında kullanılan boyanın özelliklerine, yapılış tekniğine, vücut bağışıklık sisteminin çalışma farklılıklarına göre değişmektedir. Dövme silme işlemi 3- 20 seans sürebilmektedir. Eski dövmelerin lazer işlemiyle vücuttan atılımı daha kolay olabilmektedir. Yeni yapılmış dövmelerde başarı oranı daha düşük olup seans sayısı artabilmektedir. İstenmeyen dövmelerin silinmesinde yüzde 90 başarı sağlanmaktadır. Siyah renkte basit dövmelerde başarı hemen hemen ten rengine yaklaşabilmektedir. Bazı durumlarda hasta dövmenin silinmesinden ziyade dövmenin algılanmamasını (isim, sembol vs.) önemsemektedir. İşlem öncesi kullanılan anestezik krem ve işlem sırasında kullanılan soğutucu hissedilebilecek ağrıyı önemli ölçüde azaltmaktadır.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Yüzdeki güneş lekesi (melazma) ve tedavisi

    Güneş lekeleri (melazma) türü lekeler doğuştan olmayan, genellikle yüzde görülen kahverengi oluşumlardır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Yüz bölgesinde sıklıkla iki taraflı ve simetriktir. Güneş lekesi histolojik olarak yüzeysel, derin ve karışık tip olarak ikiye ayrılır. Yüzeysel güneş lekeleri tedaviye daha iyi yanıt verir. Güneşlenme, hamilelik, hormon tedavileri ve doğum kontrol hapları güneş lekesini tetikler.

    Güneş lekesi oldukça yaygın bir problemdir. Genç kadınlarda görülme oranı yüksektir. Koyu tenli kişilerde daha sık ortaya çıkar. Nedeni bilinmemektedir. Güneş lekesi olan kişilerde tiroit hastalıkları sıklıkla görülebilir. Ancak güneş lekesi ve tiroit hastalıkları arasında kesin bağlantı kurulamamıştır.

    Yüzdeki güneş lekeleri genellikle üst dudak yanaklar ve alın gibi güneşe açık bölgelerde gözlenir. Nadiren çene ve ön kollarda oluşabilir. Deriden koyu renkli düzensiz sınırlı deriden kabarık olmayan lekeler şeklinde kendini gösterir. Derin tip güneş lekesi mavi-gri, karışık tip güneş lekesi kahve-gri refle verebilir. Güneş lekesi genellikle yaz aylarında ve solaryum sonrasında koyulaşma eğilimi gösterir

    Wood’s lamb (ultraviyole lamba) güneş lekesinin derinliğini tespit edebilir. Wood’s lambası ile leke belirginleşiyor ise yüzeysel, değişiklik olmuyorsa derindir. Güneş lekesi yani melazmalı hastaların sürekli geniş spektrumlu güneşten koruyucu kullanmaları ve solaryum benzeri yapay ışık kaynaklarından uzak durmaları gerekir. Hormon ilaçları ve doğum kontrol hapları çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır.

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) Nasıl Geçer ?

    Güneş Lekesi ( Melazma) Tedavisi:Güneş lekesi ( melazma) tedavisinde sürülerek kullanılan leke kremleri, ağızdan alınan antioksidan haplar, lazer tedavileri ve kimyasal peelingler tek başına veya birlikte kullanılabilirler. Güneş lekeleri ( melazma) şikayeti olanların düzenli olarak yaz kış, gün içinde 4 saatte bir en az 30 faktörlü güneşten koruyucu ürünler kullanmaları gerekir. Ayrıca güneşten koruyucu kullanırken bile çok fazla direk güneşe maruz kalınmamalı, gölgede durmaya özen göstermeli ve şapka, gözlük takılmalıdır. Güneş lekesi ( melazma) yani melazma tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Leke tedavisi yapılırken çok agresif tedavilerden kaçınmak gerekir lekeyi tetikleyebilir.

    Lazer tedavileri
    Leke açıcı kremler
    Kimyasal peeling
    Mezoterapi- PRP

    Lazerle Güneş Lekesi ( Melazma) Tedavisi: Leke tedavisinde kullanılan lazerler, soyarak veya renk hücrelerini (melanosit) tahrip ederek etkili olmaktadır.
    Intense pulsed light (IPL),
    Pulsed dye lazer (510 nm),
    Q- switched ND: YAG lazer (1064 nm),
    Fraxionel lazerler

    Lazer tedavileri, bu tür lekelerde kullanılabilir. Ancak dikkatli olunmalıdır. Lekelerde artış veya kısa sürede lekelerde tekrar görülmektedir.

    Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Krem: Güneş leke tedavisinde ilaçlar genel olarak krem olarak kullanılırlar. Leke tedavisinde kullanılan maddeler tedavide farklı mekanizmalarla etkili olurlar. Leke ilaçlarının başlıca etki mekanizmaları şunlardır:

    Renk maddesi (melanin) oluşumunda görevli Tyrosinase enzimini baskılar
    Renk maddesinin (melanin) melanositlerden diğer hücrelere geçişini engeller
    Renk hücreleri melanositlere zarar verir
    Cildi yeniler (antioksidan krem ve haplar, retinoidler, meyve asitleri )

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Kimyasal Peeling: Leke tedavisinde meyve asitli peelingler ve TCA peeling tedavide kullanılabilir. 1-4 hafta aralıklarla ortalama 5 seans tedavi gerekmektedir. Kimyasal peeling cildi yenileyerek ve kullanılan leke ilaçlarının emilimini arttırarak etkili olabilmektedir. Kimyasal peeling koyu tenli kişilerde dikkatli uygulanmalıdır. Derine kaçan kimyasal peeling işlemlerinde lekelerde artış olabilir. Bu yüzden kimyasal peeling çok dikkatli uygulanmalı, cildi soymak adına agresif davranılmamalıdır. Ters tepebilir.

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Mezoterapi Ve PRP: Leke tedavisinde leke bölgesine, deri altına küçük miktarlarda C vitamini, glutation, transexamic asit, pyrüvic asit gibi maddelerin enjekte edilmesi leke rengini açabilmektedir. Klasik bir yöntem olmayıp diğer yöntemler başarılı olmadığında düşünülebilir.

    Plazma yani PRP yöntemi leke giderilmesinde lazer ile kombine edildiğinde leke tedavisinde başarılı olabiliyor. Genel olarak cildin lekeli kısımları, güneşten daha fazla hasar görmüş cilt alanlarıdır. PRP yöntemi leke tedavisinde 2 ila 4 haftalık aralarla 3-4 seans yapılması gerekir. Cildi yoğun şekilde onaran PRP yöntemi ve leke lazerlerinin birlikte kullanılması lekelerin kaybolmasını veya azalmasını sağlıyabiliyor. Aynı zamanda cildin gençleşmesine de katkıda bulunuyor.

  • Lazer ile çatlak tedavisi

    Cilt çatlakları cildin incelmesi, kollajen ve elastik liflerin zarar görmesi sonucu ortaya çıkarlar. Deri yapısı esnek olmayanlarda aniden kilo almak, ergenlik çağında boy ve kilo artışına bağlı, gebeliklerde karın ve göğüs derisinin gerilmesine bağlı çatlaklar oluşabilir. Ayrıca kortizon türü ilaç alanlarda, kortizonla ilgili hormon hastalığı olanlarda cilt çatlakları meydana gelebilir. En çok kalça, diz arkaları, karın ve göğüs bölgesinde görülür. Bazı kişilerde çatlaklar geniş boyutta ve pembe renkle başlayıp zaman içinde beyaz renge döner. Bazen de çok ince, beyaz renkli çatlaklar şeklinde birden ortaya çıkabilir. Çatlak tedavisinde başlıca lazer tedavileri, dermaroller, mezoterapi, PRP, cildi yenileyen kremler kullanılabilir.

    Lazerle cilt çatlağı tedavisinde en etkili lazerler, fraksiyonel lazerlerdir. Fraksiyonel lazerler ısı etkisi ile kollajeni kısaltırlar, kısa sürede sıkılaşma etkisi yaratırlar. Daha sonra kollajen ve elastik lifleri artırarak cildi yenilerler. Böylece çatlak görünümünde hafifleme meydana gelir.

    Fraksiyonel lazerler çok çeşitlidir. Fraksiyonel lazerler ikiye ayrılır.
    Birincisi deriyi soymayan 1440 nm, 1540 nm, 1550 nm, dalga boyuna sahip fraksiyonel lazerler,
    ikincisi deriyi soyan 2940 nm, 2970 nm erbium lazerler, 10600 nm karbondioksit ( CO2) lazerlerdir.

    Fraksiyonel lazerlerin tüm çeşitleri başarıyla çatlak tedavisinde kullanılabilir. Bu lazerler içinde en etkilisi fraksiyonel CO2 lazerdir. Fraksiyonel karbondioksit lazerleri dezavantajı işlem sonrası iyileşme döneminin uzun sürmesi, uygun dozlarda verilmezse leke yapma özelliğinin yüksek olmasıdır. Bu yüzden koyu tenli kişilerde dikkatli olunmalıdr. Çok esmerlerde diğer fraksiyonel lazerler tercih edilebilir.

    Fraksiyonel lazer çatlak tedavisi ortalama 3-4 seans yapılmalıdır. Seans aralıkları 1-2 ayda bir olabilir. İşlem sonrası güneşten korunmak gerekir. Tedavi aralıklarında çatlağa iyi gelen retinol (vitamin A), vitamin C, vitamin E, antioksidan, büyüme faktörleri, peptid içeren kremler kullanılabilir. Fraksiyonel lazerler mezoterapi, dermaroller, PRP ve diğer lazer türleriyle kombine edilerek etkinlikleri artırılabilir.

  • Lazer epilasyon hakkında herşey

    Lazer Ve Işık Sistemlerinin Etki Mekanizması Nedir?
    Lazer ve ışık sistemleri kıl kökünü tahrip etmektedirler. Burada amaç, kıl kökünde kalıcı hasar yaparken çevredeki deriye hasar vermemektir. Lazer enerjisi derinin altındaki kıl köküne ulaşır. Kıl kökündeki renk hücreleri (pigment) lazer enerjisini emer. Burada yoğunlaşan lazer enerjisi çevre deri ve dokuda hasar yapmadan kıl kökünü yakar. Zarara uğrayan kıl büyük olasılıkla tekrar çıkmamaktadır.

    Yanan tüylerin bir kısmı hemen dökülür, bazıları ise 2-3 hafta içinde deriden atılır. Kıllara tek tek uygulanan elektrikli epilasyondan farklı olarak, her enerji atışında düzinelerce kıl yanar. Böylece sırt, omuz, kollar, bacaklar ve yüz gibi geniş alanlar kısa sürede tedavi edilebilir. Meme ucu, üst dudak ve bikini bölgesi gibi hassas bölgeler tedavi edilebilir

    Lazer Sistemleri Nelerdir?
    Lazerler ve yoğun atımlı ışık (IPL) sistemleri şunlardır:
    IPL – bu sistem lazerden farklıdır. Değişik dalga boylarını kapsayan bir ışık sistemidir.
    Ruby 694 nanometer
    Alexandrite 755 nanometer
    Diode 800-810 nanometer

    Alexandrite Lazer Nedir?
    Alexandrite lazer üzerinde güçlü bir soğutma sistemi bulunmaktadır. Bu sistemde basınçlı soğuk bir gaz lazer atışı yapılan cilt bölgesini soğutur. Soğutma işlem esnasında acı duymamanızı sağladığı için yüksek enerjiyle kıl kökleriniz yakarak en etkili sonucun alınmasını sağlar. Bu başarının önemli parçasıdır.

    Vücudun Hangi Bölgeleri Tedavi Edilebilir?
    Tüm vücut bölgeleri lazer ile tedavi edilebilir. Kadınlarda en çok üst dudak, çene, bikini bölgesi kol, bacak ve koltukaltı bölgeleri tedavi edilir. Erkeklerde ise sırt, omuz, göğüs bölgesi ve sakal bölgesine uygulanır. Alın ve kaş üstleri de tedavi edilebilir.

    Lazer Epilasyonun Diğer Alternatif Yöntemlere Üstünlüğü Nedir?
    Lazer epilasyon hızlı ve uzun süreli sonuç sağlar.
    Lazer epilasyon vücutta istenilen her yere uygulanabilir. Tıraş, ağda ve tüy dökücü kremler kılı ortadan kaldırır.
    Ancak kıl kökü yok olmadığı için bir ile dört hafta içinde tüyler geri döner. Lazer epilasyon da ise kıl kökü etkilendiği için tüyler daha geç ve incelmiş olarak geri gelir.

    Lazer Epilasyonun Riskleri Nelerdir?
    Kısa süreli yan etkisi deride kızarıklık ve kıl köklerinde ödemdir. Bu yan etki 1 saat içinde kaybolur. Çok hassas ciltlerde birkaç gün sürebilir. Bazı lazer türlerinde esmer ve bronz tende uygulamalarda renk değişiklikleri, su toplama ve kabuklanma oluşabilir. Bu tür problemler nadirdir ve birkaç gün içinde geriler.

    Lazer Epilasyon Kalıcımıdır?
    Lazer epilasyon büyük oranda kalıcıdır. Dört-altı seans sonrasında tüylerde %70-90 oranında azalma olur. Tüyler daha ince ve açık renkli hale gelir. Bu azalma yıllarca sürecektir.

    Tedavi Sonrası Lazer Uygulanan Alanda Tüyler Tamamen Yok Olur Mu?
    Lazer uygulanan alanda pek çok hastada kıl miktarında % 70-90 azalma olur, kalan tüylerin renkleri ve kalınlıkları azalır. Ancak tamamen tüysüz kalma durumu beklenmemelidir. Tedavi etkinliği tedavi esansları tamamlandıktan sonra 6 ay içinde değerlendirilmelidir. Tekrar çıkacak kıllar 6 ay içinde belli olur.


    Ne Oranda Tüyler Tekrar Çıkar Ve Ne Kadar Sürede Tüyler Geri Döner?

    Lazer epilasyon sonrası doğru uygulama yapılırsa tüylerin bir kısmı hemen dökülür. Geri kalanlar 1-3 hafta sonra deriden atılır
    Lazer epilasyon ilk iki seansta belirgin azalma gözlemlenmeyebilir. Üçüncü ve dördüncü seanslardan sonra tüylerde belirgin azalma başlar. 4- 6 seans sonrasında tüyler yıllarca çıkmayacak şekilde azalır. Bazı hastalarda seyrek idame seansları yapılabilir. Lazer tedavisinden sonra az miktarda çıkan tüyler ince ve çok açık renklidir. Kozmetik problem teşkil etmez..

    Niye en az 4 tedavi seansı gerekmektedir?
    Bütün lazerler tüylerin aktif dönemine etkilidir. Dinlenme fazındaki tüy kökleri lazerden etkilenmez. Vücuttaki tüyler değişik dönemlerde aktif faz ve dinlenme fazına girerler. Lazer uygulama esnasında aktif kılları etkiler. Bir süre sonra dinlenme fazındaki tüyler aktif hale gelir. Bir sonraki uygulamada da bu tüyler yok edilir.

    Seans Sayısı Hangi Faktörlere Bağlıdır?
    Kıl rengi (açık renkli tüyler fazla sayıda seans gerektirir)
    Etnik ve genetik yapı (koyu tenli kişiler fazla sayıda seans gerektirir)
    Hormon durumu,
    Tedavi edilen alan,
    Tüy yoğunluğu,
    Yaş,
    Kilo (fazla kilo tüy gelişimini arttırır),
    İlaçlar (örneğin Dilantin and cyclosporine tüy gelişimini arttırabilir)

    Lazer Epilasyon İçin Kimlere Uygulanabilir?
    Koyu renkli ve bronzlaşmış hastalar için IPL , Ruby 694 nm, Alexandrite 755 nm lazerlere nazaran Diode 800-810 nm ve 1064 nm Nd YAG lazer uygundur.
    Çocuklarda 12 yaş üzerinde özel problem varsa uygulanabilir.
    Lazer epilasyon sadece kozmetik nedenlerle uygulamaz. Tüylenme yapan ilaç kullananlarda ( örneğin organ transplantasyon sonrası kullanılan cyclosporine), batık tüy tedavisinde, kıl dönme probleminde de kullanılabilir.

    Hangi Tüy Renkleri Tedaviye En İyi Yanıt Verir?
    Kıl köklerindeki pigment lazer tedavisi için önemlidir. Bu yüzden siyah veya kahverengi tüyler tedaviye en iyi yanıt veren guruptur. Beyaz ve gri tüyler tedaviye yanıt vermez.

    Lazer Seansları Esnasında Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar:
    Ağda, sir ağda, cımbız, iğneli epilasyon ve epilasyon cihazlarını kullanmayın!
    Lazer enerjisi aktif tüylere etkili olduğundan ağda, sir ağda, cımbız, iğneli epilasyon ve epilasyon cihazları 2-4 hafta öncesinden kullanılmamalıdır. Bu yöntemler lazerin etkili olacağı kıl kökünü ortadan kaldırır.
    Bronzlaşmaktan kaçınılmalıdır!
    Bazı lazer türleri koyu tenlere uygulanabilir ancak tedavi öncesinde güneşlenilmemeli, solaryuma girilmemeli ve bronzlaştırıcı kremler uygulanmamalıdır. İstenmeyen yanıklar ve renk değişiklikleri olabilir. Ayrıca lazerin etkinliği azalır.
    Jilet ve tüy dökücü krem kullanabilirsiniz!

    Jilet ve tüy dökücü krem kullanımı olabilir. Lazer uygulamasından bir gün önce tüylerin alınması en uygunudur. Tedavi günü veya lazerden hemen önce tüylerin alınması cildi hassaslaştırabilir.
    Lazer tedavisinden önce tüyler alınmalıdır. Tüyler alınmazsa deri üstünde kalan tüyler yanarak acı verir ve lazer enerjisini emerek kıl köküne yeterli enerji gitmesini engelleyerek lazerin etkinliği azaltır.
    Yaygın inancın tersine jilet tüyleri kalınlaştırmaz, çoğaltmaz, koyulaştırmaz. Bu yüzden tedavi öncesi ve seans aralıklarında jilet veya tüy dökücü kullanabilirsiniz.

    Lazer epilasyon ne sıklıkta yapılır, seanslar ne kadar sürer?
    Lazer uygulamaları 6-12 haftada bir yapılmalıdır. Kıl köklerinin pigmentinin yeterli derecede olması için bu süre gereklidir. 6 haftadan erken 12 haftadan geç olmamalıdır.
    Seans süresi dudak üstü gibi bölgelerde 1-2 dakika iken, tüm bacak ve sırt gibi geniş alanlarda yarım ile bir saat sürebilir.


    Lazer Tedavi Öncesi Öneriler:

    Tedaviden önceki hafta içinde ağda, sir ağda ve cımbız gibi yöntemler kullanmayın. Çünkü lazerin etkileyip yok edeceği kıl kökünü koparmış olursunuz. Bu da lazerin etkisini azaltır.
    Tedaviden bir veya iki hafta önce güneşlenmeyi azaltın. Bronz ten lazerin etkinliğini azaltır.
    Uygulama yapılacak bölgeye makyaj yapmayın. Makyaj lazer enerjisini emerek, daha az enerjinin kıl köküne ulaşmasına ve etkinliğinin azalmasına neden olur. Makyaj lazer ısısını artırarak deride tahriş veya yanık yapabilir. Lazer işleminden sonra makyaj yapılabilir.
    Lütfen tedaviden bir gün önce veya tedavi sabahı tıraş olun veya tüyleri kesin. Bu yol deriyi daha az hassas kılar. Deri üzerindeki uzun kıllar lazer enerjisini emer ve enerjiyi israf ederek kıl köküne gitmesi gereken enerjiyi azaltır. Ayrıca bu kıllar yanık ve deri tahrişi olasılığını arttırır.
    Ağrı eşiğiniz düşükse işlemden 2 saat önce ağrı kesici almanız uygun olabilir. Ayrıca bazı kadınlar regl döneminde acıya daha hassas oldukları için regl öncesi ve sırasında uygulama yapılmayabilir

    Lazer Tedavi Sonrası Öneriler:
    Lazer sonrası kızarıklık eve ulaştığınızda gerilemiş olacaktır. Bazı ciltler hassastır ve işlem sonrası kuruluk hissedilebilir. Bu durumda nemlendirici kullanılabilir.
    Tedaviden sonra bir veya iki hafta içerisinde güneşlenmeyin. Lekelenmeler olabilir. En az 30 faktör içeren güneşten koruyucu kullanın.
    Lazer sonrası kıl köklerindeki tüyler tedaviden 1 veya 2 hafta içerisinde uzayabilir. Eğer rahatsız oluyorsanız kesebilirsiniz.
    Tıraş ve tüy dökücü kremi seans aralarında kullanabilirsiniz. Seans aralarında ağda, sir ağda ve cımbız, iple alma gibi yöntemler kullanılmamalıdır. Çünkü bir sonraki lazer seansının etkisini azaltırlar.
    Lazer sonrası su toplama ve kabuklanma sonra nadirdir ve birkaç gün ile bir hafta arasında geriler. Antibiyotikli bir krem sık olarak sürülebilir.

  • Lazerle Kızlık Zarı Dikimi

    Lazerle Kızlık Zarı Dikimi

    Lazer yöntemi birçok tedavide günümüzde kullanılıyor. Lazerin tıpta kullanılması ile birlikte,

    operasyonlar daha hızlı ve kolay hale geldi. Bu yazımızda lazer yardımı ile kızlık zarı dikiminden

    bahsedeceğiz. Lazerle kızlık zarı dikimi yöntemi yeni olduğundan dolayı, bu konuda birçok şey merak

    ediliyor ve soruluyor.

    Lazerle Kızlık Zarı Dikimi Nasıl Gerçekleştiriliyor?

    Kızlık zarı operasyonlarında lazer ışınları kesme ve yakma işlemlerinde kullanılıyor. Uygulanacak

    tekniğin türüne göre dokular lazer yardımı ile kesilerek dikim işlemine hazırlanıyor.

    Kalıcı kızlık zarı dikiminde kullanılan Flep yönteminde lazer yardımı ile vajina duvarı arkasından

    dokular kesilerek çıkarılıyor. Daha sonrasında bu dokular, vajina duvarına birleştiriliyor. Burada

    bilinmesi gereken şey, dikim işleminin lazer ışınları ile değil ameliyat iplikleri ile yapıldığıdır. Lazer

    ışınları sayesinde kesilen ya da yakılan yerlerde kanama olayı görülmüyor.

    Yüksek oranda ısı ve ışık kaynağı olan lazer ışınları ile vajina içerisindeki dokular kesilerek alınıyor. Bir

    anlamda birleştirilecek yüzeyler lazerle yakılıyor. Yani lazer aslında bir doku birleştiricisi değil

    birleştirme işlemine hazırlayıcı olarak görev yapıyor.

    Bu yüzden Lazerle kızlık zarı dikimi işlemlerinde lazer ışınları sınırlı olarak kullanılıyor. Daha çok % 10

    ve % 15 civarında vajina daraltma operasyonlarında lazer ışınları etkili oluyor.

    Kliniğimizde Fotona Fraksiyonel Lazer teknolojisini kullanıyoruz. Bu teknolojinin avantajı, birbirini

    tamamlayan özelliklere sahip iki farklı lazer kaynağından elde edilen ışınların, operasyonların

    kalitesini artırmasıdır. Böylelikle işlem daha hızlı ve ağrısız olarak gerçekleştirilir.

    Klasik olarak gerçekleştirilen kızlık zarı operasyonlarında görülen hafif kanama ve enfeksiyon riski,

    lazer ile yapılan operasyonlarda görülmez.

    Lazer ile Yapılan Operasyonlardan Sonra

    Operasyondan sonra iyileşme süresi daha hızlı gerçekleşiyor. Enfeksiyon riski bulunmuyor ve kesikler

    lazer ile yapıldığı için kanama durumu da gözlemlenmiyor.

    Ancak yine de bir gün boyunca dinlenilmesi ve aşırı hareketlerden kaçınılması gerekiyor. Dikişlerin

    zarar görmemesi için ağır aktivitelerden kaçınılması gerekiyor. Ayrıca vajen bölgesinin kuru tutulması

    gerekiyor.

    Lazerle kızlık zarı dikimi yalnızca kalıcı kızlık zarı yöntemi ile birlikte uygulanıyor. Geçici yöntemde

    lazer yöntemi uygulanamıyor.

  • Dövme ve cilt lekelerinin lazer tedavisinde yeni yaklaşım

    Dövme ve Cilt Lekelerinin Lazer Tedavisinde yeni yaklaşım

    Dövme renkli pigment maddelerinin derinin iç tabakalarına girerek burada geçici ya da kalıcı olarak yerleşmesidir. Makyaj, medikal, estetik aksesuar, geleneksel amaçlar ile hastanın isteğine bağlı yapılabildiği gibi kazalar ve ateşli silah yaralanmalarında kişinin isteğine bağlı olmadan da gelişebilmektedir.

    Cilt lekeleri deride Becker Nevus gibi doğuştan, melazma gibi hormonsal yada güneş lekeleri gibi çevresel faktörlerle gelişebilmekte ve ciddi estetik problemlere neden olmaktadır.

    Dövme ve lekelerin tedavisinde günümüzde lazer tedavileri özellikle Q swiched-anahtarlı lazerler altın anahtardır. Q anahtarlı lazerlerin temel etki mekanizması; birkaç nanosaniye kadar çok kısa uygulama süreleri ile deride oluşan güçlü ses dalgalarının dövme ve lekelerde bulunan kromofor adını verdiğimiz pigmentlerde yaptığı parçalama etkileridir. Lazer deride bu etkisini ”seçici foto-hasarlanma”(sadece pigmenteleri hedef alarak derinin diğer yapılarına en az zarar vermeleri) ile yapmaktadır. Pigmentlerde yaptığı bu parçalanma ile;

    Küçük pigment parçaları vücudun immün sistemi tarafından dokudan temizlenmektedir. (İmmün sistemin dokuda temizliği 3 hafta sürmektedir. Bu nedenle dövme ve lekelerde uygulamalar enaz 3 hafta ara ile yapılmaktadır. )

    Pigment maddelerinin bir kısmı lazer ile gaz formlarına dönüşerek dokudan atılmaktadır.

    Lazerle hasarlandırılmış dokunun dökülmesi sırasında da pigmentlerin bir kısmı deriden uzaklaştırılmaktadır.

    Lazerin yukardaki bu etkileri ilk seansta bile dövmenin ve lekenin görünürlüğünü azaltmakta tekrarlayan seanslar bunların silinmesini sağlamaktadır.

    Günümüzde Q anahtarlı kullanılan lazer sistemleri; Nd:YAG (1064 nm), KTP(532 nm) ve 585-650 nm dalga boylu lazerlerdir.

    Lazerlerin uygulanması sırasında pigmentelerin üzerindeki deride her atışta beyazlaşma ve pigmentlerde solma olmaktadır. Bu lazerin pigmentelerin üzerindeki deride yaptığı mikrohasara ve dermiste gelişen ödeme bağlıdır. Deride bu değişim aslında üst üste yüksek hızda uygulanan lazerin etkinliğini azaltmaz.

    Diğer taraftan bu yüksek ses dalgaları pigmentler çevresinde büyük boşluklar oluşturmaktadır. Bu lazerin pigmentlere ulaşmasını engellediği gibi ısının çevre dokulara daha fazla dağılmasını yani yan etkileri arttırmaktadır. Bu yan etki deride kontrol edilemeyen pigmentasyon değişimlerine, allerjik reaksiyonlara, pigmentlerde renk koyulaşmasına ve epidemiste soyulmaya neden olmaktadır.

    Q swiched lazerle oluşan hava balonları ve olumsuz etkisi

    Bu nedenle son yıllarda bu yan etkilerin azaltılması ve q anahtarlı lazerlerin etkinliklerinin arttırılması için Fraksiyonel ablatif lazerler birlikte kullanılmaktadır. Fraksiyonel lazerler deride istenilen derinlikte mikro-hasarlar oluşturmaktadır. Özellikle Fraksiyonel CO2 ve Erbium YAG lazerler bu amaçla kullanılan en etkin ve güvenilir lazerlerdir.

    Dövmenin olduğu deri alanına Fraksiyonel lazer kullanıldığında mavi oklarla gösterilen alanlarda mikro hasarlar oluşmakta. Bu hasarlı alanlarda pigment yoğunluğu azalmaktadır. Ayrıca mikro kanallardan Q anahtarlı lazer sonrası gaz, pigment ve dermal ödem çıkışı olmakta. Buda klinik cevabı arttırmakta yan etkileri ve iyileşme süresini kısaltmaktadır.

    Fraksiyonel ablatif lazerlerin dövmede ve lekelerde kullanım amacı;

    Dövme ve lekelerdeki pigmentlerin olduğu deri derinliklerine kadar fraksiyonel lazerler mikro-hasarlar yapmaktadır. Mikro-hasar ile pigmentelerin yoğunluğu azalmaktadır.

    A da sadece Q swiched sonrası deri ve pigmentlerde hasarı görülmekte. B de Fraksiyonel lazer sonrası Q swiched uygulaması ile pigmnet ve deri hasarı görülmektedir.

    Mikro-hasarlanma ile deride açılan mikro-kanallar Q swiched lazerlerin pigmentlere daha fazla ulaşmasını sağlamaktadır.

    Mikro-hasarlanma ile deride açılan mikro-kanallar Q swiched lazerlerin yan etkiye neden olan fazla basınç ve gazların dışarıya rahat çıkmasını sağlamaktadır.

    Fraksiyonel ablatif lazer ve sonrasında Q swiched lazer kullanımı ile lazer uygulaması sırasında ağrının daha az olduğu, lazer sonrası iyileşmenin daha hızlı olduğu, yan etkilerin azaldığı, klinik olarak pigmentlerin daha fazla kayboldukları, seans sayılarının azaldığı saptanmıştır. Çok renkli dövmelerde tedavi başarısının arttığı saptanmıştır. Özet olarak Fraksiyonel C02 lazer sonrası Q swiched lazer uygulaması daha yüksek klinik başarı sağlamaktadır.

    İlk olarak Fraksiyonel CO2 lazer dövme yada lekenin olduğu alana uygulanır.

    İlk olarak Fraksiyonel lazer uygulanmaktadır.

    Bundan 10-20 dakika sonra Q swiched Nd:YAG yada KTP lazer uygulanmaktadır.

    Sonra Q Swiched Nd:YAG lazer kullanılmakta

    Fraksiyonel ve Q Swiched lazer kullanımı sonuçları sağdaki son resim 3 seans sonrası

  • Cilt hastalıklarında mikro fototerapiler

    Cilt Hastalıklarında Mikro Fototerapiler

    Günümüzde Psoriasis – Sedef, Vitiligo-Ala, Alopesi – Saç kıran, egzama ve birçok cilt hastalıklarında Lazer ve Işık sistemleri etkin klinik sonuçları ve geniş güvenlikleri ile başarıyla kullanılmaktadır.

    Cilt hastalıklarında güneş ve yapay güneş ışık kaynakları geçmişten beri kullanılmaktadır. Bu tedaviler “Foto-tedavi” başlığı altında sınıflandırılmıştır. Foto-tedaviler dalga boyları belirlenmiş özel lambalar ile gerçekleştirilmektedir. Klasik UVB fototerapisi, PUVA, Dar bant UVB fototerapisi gibi. Ancak bu tedavilerde hastalıklara spesifik bir ışınım dalga boyunun olmaması ve tüm vücudun ışınıma maruz kalması temel sıkıntılardı. Bu tedavileri gören hastaların uzun sureli takiplerinde deride erken yaşlanma, cilt kanserleri gelişme riskinde atışlar gözlenmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkılarak “Hedefe Yönelik Fototerapi” geliştirilmiştir. Hedefe Yönelik Fototerapi “mikro-fototerapi” veya “seçici fototerapi” olarak da isimlendirilmektedir. Bu yöntemle klasik fototerapilerde verilebilenden çok daha yüksek ultra viole-UV dozları kısa süre içinde, sadece tedavi edilmek istenen hastalıklı alana uygulanabilmektedir.

    Hedefe Yönelik Foto-tedaviler içerisinde yer alan 308 nm monokromatik-tek dalga boyu son dönemde ön plana çıkmaktadır. Bunlara 308 nm MEI sistemleri denilmektedir. (MEI; monokromatik yani tek dalga boyu içeren ışık anlamına gelmektedir.) Yapılan çok sayıda klinik çalışmada, başta psoriasis ve vitiligo olmak üzere birçok dermatolojik hastalıklarda oldukça başarılı sonuçlar bildirilmektedir.

    MEI Tedavi sistemlerinin Lazer ve Lazer dışı MEI olmak üzere iki farklı tipi geliştirilmiştir.

    Lazer MEI tedavi sistemleri; lazer tedavilerde kullanılabilecek ideal ve tutarlı bir enerji kaynağıdır. Fiber optik bir kablo ile hastalıklı alana uygulanmaktadır. Lazer ışınımın uygulama alan boyutu kullanılan lazer modellerine göre 14 mm ile 30 mm arasında değişmektedir. Ancak bu uygulama boyutları geniş alan tutulumlu cilt hastalıkları için düşük uygulama alanı ve uzun tedavi süresi anlamına gelmektedir. Bir diğer dezavantajı ise uygulama alanının merkezindeki enerji yoğunluğunun, çevreden yaklaşık 1.3-1.8 kat fazla olmasıdır. Bu uygulama merkezinde ve atımlarla çakışan alanlarda fazla doz birikimi ile yanık ve su toplaması gibi yan etkiler anlamına gelmektedir. Lazer sistemleri pahalı sistemlerdir.

    Lazer olmayan MEI tedavi sistemleri; tek dalga boyuna sahip- monokromatik ışık kaynakları kullanılarak hastalıklara spesifik ve tutarlı bu sistemler geliştirilmiştir. 308 nm dalga boyu en sık kullanılanıdır. Fleksible bir kablo ile hastalıklı alana uygulanır. Uygulama alanı 30 cm2, 2 cm2 ve 1 cm2 arasında değişmektedir. Böylece tedavilerde daha geniş alanlara hızlı uygulama kolaylığı sağlanmaktadır. Klinik karşılaştırmalı çalışmalar hastalıklardaki etkinliğinin lazere eşdeğer olduğunu göstermektedir. Tedavi maliyetleri lazer sistemlerinden daha ucuzdur.

    MEI tedavi sistemlerinin klinik kullanım alanları;

    * Psoriais- Sedef Hastalığı

    * Vitiligo- Ala Hastalığı

    * Alopesi- Saç kıran Hastalığı

    * Atopik Dermatitis-Kronik egzama

    * Seborek Detaititis-Yağlı egzama

    * Tedavilere dirençli lokal egzamalar; özellikle el içi ve ayak tabanı egzamaları

    * Cilt gençleştirme

    * Güneş hasarına bağlı gelişen lentigo gibi lekeler

    * Aktinik Keratozis, Seboreik Karatozis gibi prekanseröz cilt hastalıkları

    * Mikozis fungoides ve lenfomatoid papilozis olarak adlandırılan cilt lenfomaları

    * Oral liken planus

    * Hipopigmentasyon(deri rengi azalması); Stria alba ve Guttate hipomelanosis, skar-iz, yara ve yanık sonrası deri renk azalmalarında.

    * Lökoderma(deride renk kaybı); Yaralanma, travma, lazer epilasyon yada diğer lazer tedavileri sonrası deri renk kayıplarında

    MEI tedavi sistemlerinin kullanılabilmesi için;

    * Hasta yaş sınır bulunmamaktadır.Çocuklarda güvenle kullanılabilmektedir.

    * Tedavilerin başlanabilmesi için hastalıkların stabil olması, yani yeni lezyonların çıkmaması ve eski lezyonlarda şikayetlerin artış göstermiyor olması gerekmektedir. Bu dönemdeki hastalara öncelikle medikal tedaviler başlanır. Hastalık stabil olduktan sonra MEI tedavilerine geçilmektedir.

    * Hastalarda güneş ve yapay ışık kaynaklarına karşı aşırı duyarlılığının olmaması gerekmektedir.

    * Hastada daha önce “Maling Melanoma, BCC ve SCC” gibi cilt kanserlerinin olmaması yada bu kanserler yönünde riskler taşımıyor olması gerekmektedir.

    * Güneş ve ışığa karşı duyarlılığı arttıran; ACE inhibötörü, NSAI, amodarone, fenotiazid, ciproflaxacine, protriptilin, nalidic asit, sulfonamidler, tetrasiklin, nifedipine, thiazid, katran, psoralene, griseofulvin, halojenli salisikanilid, bazı besin boyaları ve besin katkıları kullanılmamalıdır.

    * MEI tedavi sistemleri diğer lazer tedavilerinde olduğu gibi yaz döneminde kısıtlanmaz ve hastadan güneşten korunması istenmez. Tam tersine tedaviler güneş döneminde daha başarıldır.

    * Gebelerde ve emziren annelerde rahat ve güvenli kullanılabilmektedir.

    Tedavi nasıl uygulanmaktadır;

    * Tedavi uygulamaları ve hasta değerlendirmeleri tamamen doktor tarafından yapılmaktadır.

    * Hastanın tüm vücut sistemi ve tam dermatolojik değerlendirmesi ile hastalıklar yönünde muayenesi son derece önemlidir. Hastalıklı alanlar dermatolojik skorlama yöntemleri ile ölçülerek vücut yaygınlık indeksleri ve hastalık şiddeti ölçülmektedir. Hastalıklı alanlar tedavi öncesi fotoğraflanmaktadır. Tüm bilgi ve veriler bilgisayar ortamında arşivlenmektedir.

    * Tedaviye başlamadan önce hastanın cilt tipi belirlenir. Başlangıç uygun dozun hesaplanması için MED (minimal erythem dose=minimal kızarıklık oluşturan doz) testi yapılmaktadır. Bunun için hastanın sağlam derisine 3 farklı noktaya cilt tipine gore uygulama yapılmaktadır. Bu uygulamadan 1-2 gün sonra test alanları değerlendirilerek hastaya spesifik dozlar ve uygulama süresi belirlenmektedir.

    * Her hasta ve hastalık için spesifik değerler ve uygulanacak tedavi protokolleri belirlenmektedir.

    * Kullanılan sistemin ergonomik yapısı ve uygulama başlık çaplarının çeşitliliği vücudun zor (koltuk altı, saçlı deri, genital bölge ve parmak arası gibi) ve küçük bölgelerinde bile uygulamanın kolay, konforlu ve hızlı yapılabilmesini sağlamaktadır.

    * Hastalıklara spesifik dalga boyu hastalıklı tüm alanlara tek tek uygulanır.

    * Uygulama sırasında hastalıksız sağlam deri özel yöntemlerle korunur.

    * Tedavi sırasında hasta sadece uygulama yerinde hafif bir ısı artışı hissedebilmektedir. Yanma ve ağrı kesinlikle oluşmamaktadır.

    * Hastalıklara, başlanan dozlara, hastanın sosyal konuuna gore hastaya spesifik tedavi programı çıkarılmaktadır.

    * Hasta her seansta tekrar değerlendirilmekte ve fotoğraflanmaktadır.

    * Uygulama süresi 30 cm2 bir anatomik alanda en fazla 1.5 dakikadır.

    * Seans aralıkları haftada 1-3 arasında değişmektedir. Hastalıklarda klinik cevap alındıktan sonra seans aralıkları 1-2 ayda bir olacak şekilde uzmakatadır.

    * Tedavi uygulaması sonrası hastanın günlük ve sosyal hayatında kısıtlamalar yapılmamaktadır.

    * MEI tedavi sistemleri diğer medikal tedaviler ile birlikte kullanılabilmektedir.

    Yan etkiler nelerdir?

    * Eritem-kızarma; uygulama yerinde seanstan 12-24 saat içerisinde kızarma oluşmaktadır. Bu güneş yanığına çok benzemektedir. Bu hastalığa ve uygulamanın dozuna bağlıdır. (Örneğin vitiligo hastalarında daha fazla eritem gelişmektedir.) Bir kaç gün sonra kızarma hafif deri kuruması ve kepeklenme ile kaybolmaktadır.

    * Blister(su toplaması); uygulama yerinde yanık olabilmektedir. Bu tamamen uygulamanın yanlış yapılmasından yada doktorun klinik etkinlik için yüksek dozlar seçmesinden kaynaklanmaktadır. Gelişen bu yanık iz bırakmaz ve basit tedaviler ile düzelmektedir.

    * Renk koyulaşması (hipepigmentasyon); özellikle koyu tenlilerde uygulama yerinde ve çevresindeki normal deride daha belirgin olmak üzere renk koyulaşması gelişmektedir. (Bronzlaşma gibi.)

    * El içi ve ayak tabanına yerleşen hastalıkların tedavisinde daha uzun süren kırmızılık, ödem ve kuruluk gelişmektedir. Bazı hastalarda bu yan etkiye kaşıntıda eklenmektedir. Nemlendirici kullanımı ile bu yan etkiler rahatlamakta ve 2-3 gün içerisinde kaybolmaktadır.

    * Bu tedavilerin takiplerinde hastaların deri ve genel sistemlerin başka ciddi yan etkilere rastlanmamıştır.