Etiket: Lazer

  • Lazer epilasyon yararlı mı, zararlı mı?

    Hem kadın hem de erkeklerde istenmeyen tüyler, kozmetik sorunun yanı sıra batıklara, kıl kökü iltihaplarına yol açabilmekte, hayat kalitesini kötü yönde etkilemektedir. Bu sorunlara çözüm olarak kullanılan lazer ışıkları, kıl folikülünü hedef alır ve burayı kalıcı olarak harap eder. Böylece her seansta kılların sayısında %10-20 azalma olur.

    Günümüzde kullanılan lazer cihazları, özellikle de her deri rengi ve ince kıllarda dahi kullanılabilen Diod, başarı oranı çok yüksek, hızlı, konforlu ve güvenli bir teknoloji sunmaktadır.

    Lazer zararlı mıdır sorusuna gelince, Lazer ışık demeti, deri altında en fazla 4-5 mm derinliğe ulaşır, yani deri altı tabakalara erişemez. Bu nedenle kısırlık veya yumurtalık kanserine neden olması mümkün değildir. Lenf bezlerine zarar vermez. Meme hastalıklarına yol açmaz, lazer aleti radyasyon yaymaz.

    Bir diğer endişe kılların yok edilmesi fizyolojimizde probleme yol açar mı sorusudur. Irklara göre kıl renk, sayı ve yapısı değişkendir. Bazı ırklarda kıl neredeyse yoktur. Kılların yok edilmesi sağlık sorununa yol açmaz aksine özgüveni ve hayat kalitesini yükseltir. Günlük hayatınızda zaman kazandırır.

    Ancak şunu da hatırlatmamız gerekir ki; güzellik salonlarında, kuaförlerde lazer yapılması doğru değildir, yasal da değildir. Lazer için doktor klinikleri tercih edilmelidir.

  • Fraksiyonel  lazer

    Fraksiyonel lazer

    Akne izleri hem fiziksel hem de ruhsal açıdan hastaları çözüm arayışına iten rahatsızlıklardır. Er:YAG lazer ile deri yenileme, akne sikatrislerinin tedavisinde etkili ve güvenli bir tedavi şeklidir.Lazer ile deri soyma yöntemi son yıllarda kırışıklığı, fotoyaşlanması ve akne sikatrisi olan hastalar için popüler bir tedavi yöntemi olmaya başlamıştır. Bu yöntem sayesinde deri buharlaşma yoluyla tabaka tabaka soyulur. Ayrıca dokunun ısınması da kollagenin büzülmesine ve böylece kırışıklıkların ve akne izlerinin azalmasına neden olur. Deri soyma işlemi deri eklerini (sebase bezler, kıl folikülleri ve ter bezi kanalları) koruyarak yapılan epidermisin ve üst dermisin soyulması işlemidir. Bu işlem derinin rejenerasyonuna izin verir ve ayrıca kollagen üretimini artırır.

    Fraksiyonel Lazer

    Fraksiyonel lazerde yüksek enerji fraksiyone edilerek, yani bölünerek mikroskobik sütunlar şeklinde cilt altına iletilmekte ve bu bölgede oluşturduğu ısı nedeniyle doğal yara iyileşmesi hızlanmaktadır.Kollagen, elastin ve hyaluronik asit sentezi tetiklenmekte yeni ve sağlıklı doku oluşmaktadır. Doku onarılırken cilt gerginleşip sıkılaşmakta, daha genç ve canlı bir görünüm elde edilmektedir.

    Fraksiyonel Lazerin Diğer Lazer Sistemlerinden Farkı Nedir?

    Bu sistemde iyileşme ve sosyal hayata dönüş daha çabuk olmaktadır.Özellikle günümüzde zaman sıkıntısı göz önüne alındığında bize büyük avantaj sağlamaktadır.

    Fraksiyonel Erbium-Yag Lazer (Merkezimizde Alman Asclepion Firmasının MCL 30 Dermablate modeli kullanılmaktadır)

    Erbium-Yag lazer güvenli, kontrol edilebilir doku ablasyonu sağlayan bir lazerdir. Bu lazerin dalga boyu CO2 lazer ışınına göre 13 kat hızlı apsorbe edilebilir. Bu da dokudaki suyun çok hızlı buharlaşmasını sağladığı için hasar ciltte devamlı kalmamakta ve nonspesifik ısı hasarı oluşturmamaktadır. Deri üst tabakasının kontrollü bir şekilde soyulmasını ve yaşlanmış, hasarlanmış deri yüzeyinin yeni ve pürüzsüz olmasını sağlar.

    Uygulama anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. Sonrasında uygulama bölgesinde kızarıklık ve hassasiyet olur. Hassasiyet aynı gün geçer, kızarıklık ise 24-48 saatte geçer. 48 saat sonunda ince kabuklanmalar oluşur. Kabuklanma da yaklaşık 4-5 günde geçer. Probleme göre 3-6 seans 4-5 hafta aralarla yapılır.

    Fraksiyonel Erbium-Yag Lazer Nerelerde Kullanılır?

    Tüm yüz kırışıklıklarında kullanılır. Özellikle dudak ve göz etrafındaki kırışıklıklarda en iyi tedavi şekillerinden biri olarak bilinir.

    Sivilce izlerinin azaltılmasında ,

    Karın çatlaklıklarının tedavisinde,

    El gençleştirmede,

    Yüz ve vücuttaki iyi huylu tüm lezyonların ve iyi huylu benlerin alınmasında güvenle kullanılır

  • Lazer epilasyon ( diod lazer, alexandrite lazer )

    Lazer epilasyon ( diod lazer, alexandrite lazer )

    Lazer sistemlerinin etki mekanizması nedir?

    Lazer sistemlerilerinde amaç, kıl kökünde kalıcı hasar yaparken çevredeki deriye hasar vermemektir. Lazer enerjisi derinin altındaki kıl köküne ulaşır. Kıl kökündeki renk hücreleri (pigment) lazer enerjisini emer. Burada yoğunlaşan lazer enerjisi çevre deri ve dokuda hasar yapmadan kıl kökünü yakar. Zarara uğrayan kıl büyük olasılıkla tekrar çıkmamaktadır. Lazer epilasyon batık kılların tedavisinde de son derece etkilidir.
    Yanan tüylerin bir kısmı hemen dökülür, bazıları ise 2-3 hafta içinde deriden atılır. Kıllara tek tek uygulanan elektrikli epilasyondan farklı olarak, her enerji atışında düzinelerce kıl yanar. Böylece sırt, omuz, kollar, bacaklar ve yüz gibi geniş alanlar kısa sürede tedavi edilebilir. Meme ucu, üst dudak ve bikini bölgesi gibi hassas bölgeler tedavi edilebilir.
    Cilt ile kıl tipi ve rengine göre ayrıca uygulama bölgesine göre hastanın beklentileri hekimi ile karşılıklı görüşülecek, Hybrid Diode ya da Alexandrite lazer tiplerinden sizin için uygun olan yöntemlerden hangisinin uygulanacağı konusunda bir karar verilip program oluşturulacaktır.

    Tedavi sonrası lazer uygulanan alanda tüyler tamamen yok olur mu?

    Lazer uygulamalarında her seansta uygulanan bölgedeki kılların % 15-20 sinde kalıcı yada uzun süreli yok olması beklenir. Lazer uygulanan alanda seansların tamamlanmasından sonra pek çok hastada kıl miktarında % 70-90 azalma olur, kalan tüylerin renkleri ve kalınlıkları azalır. Ancak yaşayan bir organizma olan insanda tamamen tüysüz kalma durumu beklenmemelidir.
    Tedavi etkinliği tedavi seansları tamamlandıktan sonra 6 ay içinde değerlendirilmelidir. Tekrar çıkacak kıllar 6 ay içinde belli olur.

    Seans sayısı hangi faktörlere bağlıdır?

    Kıl rengi (açık renkli tüyler fazla sayıda seans gerektirir)

    Etnik ve genetik yapı (koyu tenli kişiler fazla sayıda seans gerektirir).

    Hormon durumu

    Tedavi edilen alan

    Tüy yoğunluğu

    Yaş

    Kilo (fazla kilo tüy gelişimini arttırır)

    Ilaçlar (örneğin Dilantin ve cyclosporine tüy gelişimini arttırabilir)

    Lazer tedavisi öncesi öneriler:

    Ağda, sir ağda,cımbız, iğneli epilasyon ve epilasyon cihazlarını kullanmayın!
    Lazer enerjisi aktif tüylere etkili olduğundan ağda, sir ağda, cımbız, iğneli epilasyon ve epilasyon cihazları 2-4 hafta öncesinden kullanılmamalıdır.Bu yöntemler lazerin etkili olacağı kıl kökünü ortadan kaldırır.

    Bronzlaşmaktan kaçınılmalıdır!
    Diode lazer koyu tenlere uygulanabilir ancak tedavi öncesinde 2hafta öncesinde mümkünse 6 hafta öncesinde güneşlenilmemeli, solaryuma girilmemeli ve bronzlaştırıcı kremler uygulanmamalıdır. Istenmeyen yanıklar ve renk değişiklikleri olabilir. Ayrıca lazerin etkinliği azalır. Diode lazer uygulamasından bir gün önce tahriş etmeden tüylerin alınması en uygunudur. Tedavi günü veya lazerden hemen önce tüylerin alınması cildi hassaslaştırabilir.

    Lazer tedavisinden önce tüyler alınmalıdır. Tüyler alınmazsa deri üstünde kalan tüyler yanarak acı verir ve lazer enerjisini emerek kıl köküne yeterli enerji gitmesini engelleyerek lazerin etkinliği azaltır.

    Uygulama yapılacak bölgeye makyaj yapmayın, parfüm sıkmayın. Makyaj lazer enerjisini emerek, daha az enerjinin kıl köküne ulaşmasına ve etkinliğinin azalmasına neden olur ayrıca cilt üzerindeki lazer ısısını artırarak deride tahriş veya yanık oluşturabilir.
    Ağrı eşiğiniz düşükse işlemden 2 saat önce ağrı kesici almanız uygun olabilir. Ayrıca bazı kadınlar regl döneminde acıya daha hassas oldukları için regl öncesi ve sırasında uygulama yapılmayabilir.

    Lazer epilasyon ne sıklıkta yapılır, seanslar ne kadar sürer?

    Lazer uygulamaları ortalama 4 haftada bir yapılmalıdır. Kıl köklerinin pigmentinin yeterli derecede olması için bu süre gereklidir. 4 haftadan erken 12 haftadan geç olmamalıdır.

    Seans süresi dudak üstü gibi bölgelerde birkaç dakika iken, tüm bacak ve sırt gibi geniş alanlarda yarım ile bir saat sürebilir .

    Lazer tedavi sonrası öneriler:

    Lazer sonrası kızarıklık genellikle saatler içinde geriler. Bazı ciltler hassastır ve işlem sonrası kuruluk hissedilebilir . Bu durumda nemlendirici kullanılabilir.

    Tedaviden sonra bir veya iki hafta içersinde güneşlenmeyin. Lekelenmeler olabilir. En az 30 faktör içeren güneşten koruyucuyu yaklaşık 4 hafta süreyle kullanın. Dolaylı güneş maruziyeti dahi etkileyebilir. Terleme sonucu kremi silerseniz tekrar uygulamayı unutmayın.

    Lazer sonrası kıl köklerindeki tüyler tedaviden 1 veya 2 hafta içersinde kımen uzayabilir.

    Seans aralarında ağda, sir ağda ve cımbız, iple alma gibi yöntemler kullanılmamalıdır. Çünkü bir sonraki lazer seansının etkisini azaltırlar.

    Lazer sonrası su toplama ve kabuklanma nadirdir ve birkaç gün ile bir hafta arasında geriler. Antibiyotikli bir krem sık olarak sürülebilir. Yara kabuklarını elinizde kaldırmaya çalışmadan doktorunuza başvurunuz.

    Lazer uygulaması sonrası kolonya ya da tahriş edici kozmetikler uygulamayınız.

    Lazer Epilasyonda Geleceğin Teknolojisi – Hibrit Diode MeDioStar NeXT

    Epilasyonda kıl folikülü için en etkin ve güvenli iki dalga boyunu(800 nm – 950 nm) aynı anda gönderebilen hibrit teknoloji.

    Saniyede 12 Hz atım hızı ile en hızlı diode lazer(SPM),

    SPM ile acısız ve çok hızlı epilasyon,

    Burst modu ile ince ve açık renkli tüylerde de etkili,

    Minimum 15 000 000 atış garantisi,

    Mühendislik, yedek parça, üretim ve yazılım dahil %100 Alman teknolojisi,

    300g başlık(Handpiece) ağırlığı ve başlığa entegre alüminyum peltier soğutma,

    Epilasyon, akne ve damar tedavi imkanı,

    Cihaza entegre bilgisayar ile 8,4 inç renkli LCD ekranda müşteri dosyaları, öncesi-sonrası resim ve video kaydı.

    Tüm cilt tiplerinde ve tüm kıl tiplerinde etkin hızlı ve acısız uygulama imkanı

  • Lazer lipoliz!!!

    LAZER LİPOLİZ

    Lazer lipoliz (Smartlipo) son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden birisi. Bir çok kişinin kabusu haline gelen, günlerce yapılan diyet, spor ya da diğer zayıflama yöntemleri ile başa çıkılamayan veya sonuç alınamayan kilolarına yenilikçi, bana göre oldukça etkili ve güvenilir bir çözüm sunan lazer sistemi.

    Lazer Sisteminin Özellikleri
    Lazer lipoliz geleneksel yöntemlerin ötesinde, hem hasta hem hekim için uygulaması oldukça güvenilir, çok az invazif, genel anestezi işlemi gerektirmeyen, ameliyathane şartlarından uzak klinik ortamda tümesan anestezi uygulaması ile birlikte yapılan bir işlemdir. 1064 nm dalga boyuna sahip lazer ışını 1-14 mm çapında mikorokanüllere girilen optik fiberler aracılığıyla iletilir. Bölgesel anestezinin ardından cilt üzerinde 1mm’lik kesiler oluşturularak dermis altında ki yağ dokuya bu kanüller sayesinde ulaşılır. Lazer ışını ile yağ dokusunu oluşturan adipositlerin membranları parçalanarak bu yağ hücrelerinin içeriği boşaltılır. Lazer ışının bir özelliği de direk ışının etkisiyle parçalanıp yok edilmeyen yağ hücrelerinin sonra 1-2 ay içerisinde yok olmalarını sağlayabilen irreversible etkiye sahip olmasıdır.

    Lazer Lipoliz Kullanım Alanları
    Vücutta az veya orta dereceli bölgesel yağlanmanın olduğu karın, bel, sırt, basen, bacaklar, diz çevresi, boyun, ayak bileği, kollar uygulama alanlarıdır. Lazer lipoliz bir zayıflama yöntemi olarak düşünülmemelidir. Burada amaç vücudun belli bölgelerinde konturlerin düzeltilmesi, inceltilmesi, özellikle kollojen üzerinede etkili olduğu için cilt altı düzensizliklerinin, selülit görüntüsünün yok edilmesi daha sıkı bir cilt oluşturulması hedefleniyorsa yapılmalıdır. Hekim hastasını ve amacını ona göre belirlerse sonuç her iki taraf içinde mükemmel olur, aksi takdirde işlem etkinliğini ve özelliğini yitirir. Bölgesel incelme, selülit, sıkılaşma gibi uygulama alanları dışında lazer lipoliz, vücuttaki lipomlarda, dolgu uygulaması sonrası oluşmuş granülom yapılarında, göz altı torbalarının azaltılmasında, pseudojinekomastide, hiperhidrozda kullanılabilmektedir.

    Uygulama
    Lazer lipoliz, klinik ortamında, lokal anetezi uygulamasının ardından, öğle arası gibi kısa bir sürede gerçekleştirilebilen bir işlemdir. İşlem öncesi hastanın her hangi bir ilaca karşı allerjisi olup olmadığı sorgulanır ve 1-2 saat önce az miktarda bir şeyler yemiş olması yeterlidir. Uygulama sonrası hasta evine veya işine dönebilir. 3-7 gün süreyle korse kullanımı yeterli olup, sonrasında uygulama alanlarında hafif bir şişlik veya morluk olabileceği hastaya bildirilmelidir. 1 ay içerisinde etki başlar bu süre 6 aya kadar uzayabilir. Lazer lipolizde eritilen yağ dokusu kendi haline bırakılır zamanla vücuttan uzaklaştırılır. Ancak bu işlem sonrası yağlar kanüller yardımıyla aspire edilirse ”Lazer Yardımlı Liposuction” olarak tanımlanır çoğu kez tercih edilen bu yöntemdir, özellikle uygulanan bölge sayısı fazla ya da yağ miktarı fazla ise.

  • Lazerle  varis  tedavisi

    Lazerle varis tedavisi

    Varis, genellikle ülke nüfusunun %35’ni kapsayan bir sorundur. Bacaklarda bulunan varisler hoş olmayan kötü bir görünümün yanı sıra ağrı, şişlik, kramp ve karıncalanma yaparak günlük hayatı oldukça etkilemektedir. Örümcek damarlar cilt içinde görünen küçük mavi veya kırmızı damarlardır. Vücudun herhangi bir yerinde görülen damar varisi olabilir. Varis genellikler genetik faktörler, yaşam tarzı, güneş, işyeri faktörleri ve hormonal değişiklikler (gebelik) sebep olmaktadır.

    Çeşitli varis tedavileri olmakla birlikte hızlı, kolay, kalıcı ve en etkili çözüm lazerle varis tedavisidir. İstatistiklere göre lazerle varis tedavisi yaptıran hastaların %96’sında varis sorunu tekrarlanmamıştır. Varis tedavisinde lazer genellikle lokal anestezi altında yaklaşık 1 saatten az sürerken hızlı bir iyileşme sağlayan güvenli bir uygulamadır. Lazerle varis tedavisi ameliyattan daha iyi bir sonuç veren ayakta tedavi işlemidir.

    Varis Belirtileri

    Bazı kişilerde varis tarafından kaynaklanan belirtiler vardır. Bu belirtiler şunlardır:

    Ağır bacaklar, yanma, zonklama, kas kramp duygusu ve alt bacaklarda şişme,

    Alt bacaklarda bir veya daha fazla damarlar etrafında kaşıntı,

    Bacak uyuşması,

    Cilt koyulaşması,

    Örümcek damar görünümü,

    Deri ülseri yakın ayak bileklerinde gözükmeye başlayan minik yaralar.

    Eğer varisiniz varsa uzun oturma ve ayakta durmaktan kaçınmalısınız.

    Tedavi Detayları

    Seans Sayısı

    1-3 Seans

    Seans Aralığı

    4-6 Hafta

    İşlem Süresi

    10-60 Dk.

    Anestezi

    Sadece lokal anestezi.

    Sonuçlar

    Lazerle varis tedavisi sonrasında ciltte hafif yanma, kızarıklar ve kabuklanma oluşabilir. Varis tedavisi sonrasında birkaç hafta güneş ışığı ve solaryuma maruz kalınmamalı, güneş ışığından kaçınmak mümkün değilse de yüksek faktörlü güneş koruyucu kremler kullanılmalıdır. Duş alırken suyun fazla sıcak olmamasına dikkat edilmeli, bünyenin dayanabileceği en ılık sıcaklık seçilmelidir.

  • Vasküler lezyon tedavisi

    Vasküler lezyon tedavisi

    Vasküler lezyonlar cildin hemen altında bulunan birçok kılcal damarın büyüyüp şişmesi ve bir araya gelmesi şeklinde oluşur. Bu damarlar eğer yüzeye yakınsa dışardan kırmızı renkte eğer derindeyse mavi renkli bir görünüme sahiptir. Vasküler lezyonların bazı türleri doğum sırasında oluşur bazıları da ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkabilirler.

    Vasküler Lezyon Tedavisi

    Vasküler lezyon tedavisinde kullanılan lazerler damar içinde bulunan oxyhemoglabin tarafından emilir ve böylece oxyhemoglabin ısınır ve damar büzüşür. Oxihemoglabin tarafından en iyi emilen ışık 532nm dalgaboylu PDL Pulse Dye Lazerdir. Ancak bu ışın melanin tarafından çok iyi tutulduğu için cilde derin nüfuz edemez. Bu yüzden lazerler yüzeysel vasküler lezyonlar için daha uygundur.
    1064nm dalgaboylu Nd Yag lazerler ise oxihemoglabin tarafından daha az tutulur ancak cildin daha derinine nüfus ettikleri için derin bölgede yer alan lezyonlarda da etkilidir.

    IPL cihazlarlarının ışıkları 515nm-1200nm arasında dalgaboyunda olduğu için vasküler lezyon tedavisinde kullanılabilir ancak etkileri Nd:Yag lazer kadar olamamaktadır.

    Vasküler Lezyon Çeşitleri

    Telanjiektazi

    Yüz, dekolte, boyun ve nadiren vücudun diğer bölgelerinde yüzeye yakın konumdaki damarların genişlemesiyle ortaya çıkan problemdir. Yüz bölgesi dışında bacaklarda da görülebilir.

    Spider Angiomas

    Spider nevus, nevus araneus, scular spider, spider telangiectasia olarak da bilinir. Bir tip telanjiektazidir. Görünüm olarak ortada kırmızı bir nokta ve çevreye yayılan kırmızı uzantılar şeklindedir.

    Cherry Angiomas

    Kan damarlarının anormal bir şekilde birikmesi ile oluşan dışa doğru uzamış kitleden oluşur. En çok görülen angioma çeşididir. Yaşlılık ile birlikte oluşma sıklığı artar.

    Port Wine Stain

    Şarap lekesi bir tür doğum lekesi çeşididir. Kırmızımsı-eflatun rengine sahiptir. Genellikle yüzde ortaya çıkan ama vücudun diğer bölgelerinde de görülebilir.

    Rosacea (Kırmızı Yüz)

    Yüz bölgesinden meydana gelen kızarıklara verilen isimdir. Dört çeşit rozasea vardır. Bunların biri göz içinde ortaya çıkar.

  • Lazer -ıpl epilasyonda yenilikler

    Lazer -ıpl epilasyonda yenilikler

    Lazer ve Ipl ile epilasyon uygulamalarında temel prensip; selektif fototermolizdir. Selektif fototermoliz; verilen ışık enerjisinin hedef kromofor olan melanin tarafından emilmesi ve ısıya dönüştürülmesi bu ısı sayesinde kıl kök hücrelerinde kalıcı hasar oluşturulmaya çalışılmasıdır. Yok edilmeye çalışılan kıl kök hücreleri; Saç gövdesinin üretilmesini sağlayan, pigmentsiz, kıl folikülünün derin kısmında ve errektör pili çıkıntısına yakın dış kök kılıfında yerleşen hücrelerdir.

    Hayvan deneyleri; Lazer ışının, pigmentin daha yoğun olduğu anagen fazda daha etkili, katagen ve telegen fazda az etkili olduğunu bulmuştur. Fakat insanlar üzerinde yapılan çalışmalar; Lazer epilasyon etkinliğinin her zaman saç büyüme döngüsüyle ilgili olmadığı göstermektedir. Bunun nedeni ise insan kıl folikülünde her fazda ışını emecek kadar melanin olduğu düşünülmesidir. Epilasyon amaçlı kullanılan ışık kaynaklarının, oluşturduğu ısının, kıl kök hücresi yanı sıra, peribulbar alandaki vasküler yapıda hasar oluşturarak kıl yok etmede etkili olduğu gösterilmiştir. Buna rağmen pratikte; aynı alandaki kıl folikülerinin içerdikleri melanin miktarı farklı olduğu için aynı seansın sonunda bir kısım kıl folikülü kalıcı hasırlanırken bazılarında daha az etki görülmektedir. Başka bir çalışmada, lazer uygulama sonrası yapılan histopatalojik ve immünohistokimyasal incelemeler sonrası kıl şaftının termal ısıyla yok olduğu, ancak kıl folikülünün immünohistokimyasal yapısının genellikle aynı kaldığı saptanmıştır. Bu nedenle, lazer ve Ipl sistemlerinin kıl kök hücresini yok ederek değil fonksiyonlarında değişikliğe yol açarak etki ettiği öne sürülmüştür. Görüldüğü üzere lazer ve ıpl sistemleri ile yapılan epilasyon işleminin fizyopatolojisini daha iyi anlamak için kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır.

    Çok açıktır ki yenikler daha çok lazer ve ıpl cihazlarında olmaktadır. Ruby Lazer ( 694nm), Aleksandrite Lazer(755nm), Diot Lazer (800-810nm), Nd:YAG Lazer(1064nm), IPL ( İntense Pulse Light)(590-1200nm) cihazları 1996 yılından bu yana epilasyon amaçlı kullanılan cihazlardır. Cihazların dalga boyları ne kadar kısa ise melanin selektivitesi o kadar fazladır yani o fazla etki eder. Fakat melanin selektivitesi fazla olması epidermisdeki melaninde çok etkileyeceğinden yanık ihtimali o kadar fazladır. Ayrıca daha boyu penetrasyon derinliğini belirler. Kısa dalga boyları yüzeyel kalırken uzun dalga boyları daha derinlere etki edecektir. Bu nedenlerle kısa dalga boyuna sahip Ruby lazer hem epidermisdeki melanini etkilemesi yüksek, hem de çok yüzeysel kalması nedeniyle ilk kullanılan lazer olmasına rağmen artık kullanılmamaktadır.

    Diğer dalga boylarındaki lazerlerle ilgili sonuçları karşılaştıran bir çok çalışma vardır. Bunların bir kısmı farklı lazer sistemleri arasında fark bulmazken bir kısmı belirli dalga boylarının sonuçlarını daha başarılı bulmaktadır. Benim kişisel görüşüm epilasyonda altın standart Aleksandrite lazerdir. Fakat cilt tipi daha koyu hastalarda, bronzlaşmış hastalarda daha uzun dalga boyuna sahip Diot ve Nd:YAG lazer daha güvenlidir.

    Lazer ve ıpl epilasyonda daha iyi sonuçlar alabilmek için çok sayıda yeni denemeler yapılmaktadır. Bunlardan bir tanesi; Q- Switch lazerlerdir. Bu lazerler nanosaniyede atış yaparlar. Etki mekanizmaları; Fotomekanik hasardır. Yani fotoakustik şok dalgaları ile folikülü patlatmaya çalışılmaktadır. Değişik dalga boylarında Q- Switch sistemleri olsa da en sık kullanılan Q- Switch Nd:YAG lazerdir. Başarılı sonuçlar veren çalışmalar olsa da benim klinik gözlemim ancak çok ince kıllarda uzun seanslar sonucu çok az bir azalma sağlamaktadır. Buna rağmen esmer, yüz bölgesinde ince kılları olan hastalarda diğer cihazların çok başarılı olmadığı hatta paroksimal hipertrikoz olabileceği düşünülürse, sonuçlar iyi olmasa da denenebilir. Diğer araştırmacılar da sonuçların çok iyi olmadığını düşünmüşler ki fotomekanik hasarı artırabilmek için, şu çalışmayı yapmışlar; Önce 10 mikro milim çapındaki karbon partikülleri ağdalanmış cilde sürüp daha sonra düşük enerji ( 2-3 j/cm2 Q-switched Nd: YAG lazer 1064nm, 10 Hz, 10 ns pulse duration, 7 mm spot size) ile atış yapılıyor. Fotoakustik şok dalgaları ile karbon partiküllerin patlatılması ve follükülü hasarlaması hedeflenmiş. Kılların büyümesini geciktirmekte çok etkili olmasına rağmen uzun dönem sonuçları iyi bulunmamıştır.

    Cihazlardaki bir diğer yenilik; İki farklı dalga boyu kullanan kombine cihazlar yani; İki farklı dalga boyunda ışını aynı pluse içinde atabilen cihazlardır. Bunu hem ardışık olarak yani atış pedalına basınca önce bir dalga boyunu aynı pluse içinde sonra diğer dalga boyunu atarak, hem de eşzamanlı olarak yani her iki dalga boyunu her bir pedala basışta beraber atarak çalışan cihazlardır. Kombine cihaz kullanımı ile tek dalga boyunda kullanımında fark bulan ve bulmayan çalışmalar vardır. Benim kişisel gözlemim sonuçları çok değiştirmemesine karşılık kullanılan her iki dalga boyunun koplikasyonlarının toplamı nedeniyle koplikasyon oranı artmaktadır.

    Lazer ve ıpl cihazlar Radyofrekansla da kombine edilebilmektedir. Radyofrekans dokuya ışıkla beraber uygulanır. Kıl radyofrekansa iletken ya da absorban değildir. RF akımları kılın çevresinde çok yoğunlaşır ve bu bölgeyi çok fazla ısıtır. Bu ısınmaya ışığın absorbsiyonu ile sağlanan ısınma da eklenerek folikül koagüle edilir. Çok iyi sonuçlar bildiren çok çalışma vardır. benim kişisel gözlemim sonuçların radyofrekansın sonuç çok büyük bir artı sağlamadığı halde koplikasyon oranın artmasına neden olduğu yönündedir.

    Lazer ve ıpl cihazlarındaki yeniklerden beni en fazla heyecanlandıran, Robot lazerlerdir. Bunlar yüksek çözünürlüklü web kamerası, ısı ve mesafe sensörü ile veriler eş zamanlı olarak bilgisayar ara yüzü ile kontrol edilerek seçilen alanın homojen ve yeterli enerji alması sağlayan bilgisayarlı sistemlerdir. Anlık cilt yüzeyinde ısı ölçümü yaptığından yanık ihtimalini azaltmaktadır.

    Lazer ve ıpl cihazları dışında bahsedilebilecek diğer yenilikler; Eflornithine kremdir. Bu krem Eflornithine ornitine dekarboksilaz enziminin geri dönüşümsüz blokörüdür, bu blokajla hızlı bölünen dokuların yapı taşlarından olan poliminlerin azalmasına yol açar. Yapılan çalışmalar da lazer tedavilerine eklenmesinin tedavi başarısını artırdığı görülmüştür. Türkiye’de bulunmayan krem yurt dışında Vagina adı ile satılmaktadır, ne yazık ki pahalıdır.

    Bunun dışında; Melanin solüsyonları ile bölgenin melanin açısından zenginleştirilmesi için Lipoxome adı verilen melanin içeren lipozomal kapsüllerin topikal kullanıldığı bir araştırmada melanin uygulanan ve uygulanmayan bölgeler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmış olsa da uygulamadaki ek çaba ve maliyete bakıldığında sonuç hayal kırıklığı olarak değerlendirilmiştir.

    Lazer ve ıpl epilasyonda yenilikler deyice mutlaka ev için üretilen lazer ve Ipl cihazlardan bahsetmek gerekmektedir. Şu anda ıpl ve Diot lazer dalga boylarında üretilmekte olan düşük güçlü cihazlardır. Ev tipi cihazları, etkili bulan çalışmalar bir çok araştırma olmasına rağmen bu kadar düşük güçte enerji üreten cihazlar ile kalıcı kıl azalması elde edilebilmesi çok mümkün değildir. Yapılan ölçümler uygun kullanıldığında, düşük doz nedeniyle göz için güvenli bulsalar da yanlış kullanım (göze çok yakın atış yapılması) veya cihazdaki arızalar koplikasyon ihtimalini artıracaktır. Diğer bir sorun, paroksimal hipertrikozdur. Bildiğimiz üzere bölgenin etkin dozdan daha düşük dozlarda ısıtılması özellikle ince kıllarda artış yapmaktadır. Zaten ev tipi cihazlar ile epilasyon yapan kişilerde kılların daha fazla arttığı konusunda yayınlar vardır. Benim görüşüm hiçte ucuz olmayan bu cihazlar alan bir çok kişinin daha sonra kıllarım artı diye yine biz dermatologlara şikayet bildireceklerdir.

    Dr. Fatma Yıldız

  • 10 soruda benler

    1- Ben nedir?

    Derinin rengini veren melanin maddesini yapan melanosit hücrelerden oluşanlar hücre birikintilerine ben nedir.

    2- Benler neden olur?

    Benlerin neden oluştuğu bilinmiyor, bir kısmı doğumsal olabiliyor. Sonradan ortaya çıkanlarda özellikle genetik yapıya ek olarak ultraviyolenin, yani güneşin etkisi çok büyük oluyor.

    3- Benlerimi aldırmalı mıyım?

    Benler pek çok insanda bulunur. Bazen kişiler estetik nedenlerle benlerini aldırmak isterler. Ben aldırmada en önemli şey önce iyi huylu olup olmadıklarının dermatoloji uzmanı tarafından karar verilmesidir. İyi huylu benlerle istenirse kolayca alır. Ama kötü olma şüphesi olan mutlaka patoloji tarafından incelenmeli sonuca göre tedavi şekline karar verilmelidir.

    4- Hangi benler tehlikelidir?

    Benleri olan kişilerin hangi benler tehlikelidir olduğunu bilmesi önemlidir. Hangi benlerde doktora başvurmanız gerektiğini anlamak içi ABCD kuralını uygulamanız gerekmektedir.

    A: Asimetridir. Benin kendi içerisinde düzgün olmayan renk ve şekil değişiklikleri var ise yani asimetri varsa önemlidir.

    B: Border, sınır demektir. Benin sınırlarında girintilerin ve yamuklukların olması durumudur.

    C: Color rengidir. Benin renklerinin farklılıklar olması, tamamının tek renk olması yerine farklı (siyah, kahverengi, koyu kahverengi, kırmızı) renklerde olmasıdır.

    D: Diameter capıdır. Benin çapının 60 mm den büyük olması önelidir.

    ABCD kuralında yer alan 4 kriterden 2 veya daha fazlasını içeren benleriniz mevcut ise panik yapmadan en kısa zamanda bir dermatologa görünmeniz gerekmektedir.

    5-Hangi benler lazerle alınır?

    Dermatolog doktor tarafından görülüp iyi huylu olduğuna karar verilen tüm benler lazerle alınabilir.

    6-Lazerle ben alma işlemi zor mudur?

    Lazerle ben almak kesinlikle zor değildir. Öncesinde uyuşturulduğu için çok ağrı hissetmezsiniz. İşlem tek ben için bir kaç dakika sürer.

    7- Ben alımında hangi lazer kullanılır?

    Lazerle ben alımında Fraksiyonel CO2 Lazer ve Q switch Nd -Yag Lazer kullanılır.

    8- Lazerle ben aldırmak iz bırakır mı?

    Lazerle ben alınırken ben küçük ve yüzeyselse iz kalmaz. Büyük ve derinse benden daha küçük, hafif çukur, cilt renginde bir iz kalabilir.

    9- Benleri olan kişiler nelere dikkat etmeliler?

    Güneşten korunmak çok önemlidir. Güneşe ani, yoğun ve direkt maruz kalmayınız. Özellikle saat 11:00 ve 15:00 arası güneş ışınına maruz kalmaktan kaçınınız.

    Güneş kremi yüksek koruma faktörlü olmalı, yetişkinler için en az 15, çocuklar için 30 ve üzeri, UVA ile UVB ışınlarından eşit derecede koruma sağlıyor olmalıdır. Güneş kremi güneşe çıkmadan yarım saat önce kullanılmalı ve her iki ya da üç saatte bir tekrarlanmalıdır.

    Deniz kıyısı gibi açık çevrelerde şemsiye altında oturmak yeterli değildir ve ilave güneş koruma yöntemleri uygulanmadıkça, yansıyan UV ışınlarından dolayı güneş yanığı oluşacaktır. Aynı şekilde, bulutlu, bahar ya da yaz günlerinde, önemli miktarda güneş ışınının bulutların arasından geçip ciddi güneş yanıklarına sebebiyet vereceğini de bilmeliyiz.

    10- Güneşten korunmanın en iyi yolu nedir?

    Kıyafetlerimiz, güneş ışınından korunmanın en iyi yoludur. Tercihen sıkı dokunmuş bir giysi olmalıdır. Geniş kenarlı şapka ve gözlükler kullanılmalıdır. Artık mayolar da dahil olmak üzere çocuklar için 50 faktöre kadar korumalı giysiler piyasada mevcuttur.

  • Dövme nedir, nasıl çıkartılır?

    Dövme nedir, nasıl çıkartılır?

    Dövme diğer adıyla tatuaj, ilk çağlardan bu yana vardır. Eski Mısırdan mumyalarında dövme izlerine rastlanmıştır. O zamanlardan günümüze insanlar dini inançları, kültürel ve kozmetik nedenlerle dövme yaptırmaktadırlar. Günümüzde daha çok kozmetik amaçla dövme yaptırılmaktadır ve bu sayı olduca fazladır. Ülkemizde yaklaşık 1 milyon kişide dövme olduğu ve her yıl buna 20 bin yeni kişi eklendiği tahmin edilmektedir. Kesin sayı tam olarak bilinmemektedir. Çünkü bu kadar yaygın olmasına rağmen dövme yapılan yerlerle ilgili yasal düzenlemeler, kayıtlar ve denetimler yetersizdir.

    Dövme, boyanın iğne ile cildin alt tabakalarına işlenerek kalıcı desen çizilerek yapılır. Kullanılan boya partikülleri büyüktür bu nedenle, vücut tarafından parçalanamadığı için yapılan desenler kalıcıdır. Dövme uygulamasında kullanılan boyaların denetlemesi yapılmamaktadır, boyaların uluslararası FDA kuruluşu tarafından sağlığa zararsız oldukları onaylanmamıştır. Bu nedenle öncelikle dövme yaptırmayı düşünen kişilerin bu konuları göz önüne almaları gerekmektedir.

    Diğer bir önemli konu; cildin altına boya vermek, kanlı bir işlemdir, kullanılan iğneler tek kullanımlık olmalıdır. Boyanın içine iğne batıyorsa boyaya kan bulaşabilir, boya enfekte olabilir, başka kişiye kullanılmaması gerekir. Kanla bulaşan hepatit gibi enfeksiyonlardan korunmak önemlidir.

    İstenmeyen dövmeleri çıkarmak için kimyasal peeling, dermabrazyon (zımparalama), cerrahi olarak keserek uzaklaştırma ve lazer tedavileri uygulanabilir. Peeling, dermabrazyon ve cerrahi olarak çıkarma işlemlerinin hepsinde dövme derinliğine kadar inildiğinde mutlaka ciltte kalıcı iz kalır. Bu işlemlerin az veya çok iz bıraktıkları göz önüne alınırsa dövmesini çıkarmak isteyen kişiler için Q-switched lazerler en iyi alternatiftir.

    Dövme yaptırmış fakat çıkartmak isteyen kişiler ne yapacak; dövme çıkarmanın şu anki teknoloji ile en güvenli, en etkin Q-switched lazerlerdir. Boyanın rengine göre değişik dalga boylarında Q-switched lazerler vardır. En kolay çıkanlar siyah ve koyu mavi gibi koyu renklerdir. Beyaz ve sarı gibi açık renkler çok zordur, tam olarak çıkmayabilirler. En sık kullanılan lazer; siyah ve koyu renkleri etkileyen Q-switched Nd yag lazerdir.

    Dövme çıkarmada en iyi lazer, pikosaniyede atış yapan lazerlerdir. Fakat bu cihazlar daha çok yeni ve pahalı olduğu için ne yazık ki henüz Türkiye’de yoktur. Pikosaniyede atış yapan lazerlerden sonra en etkili lazerler, Q-switched lazerlerdir ve nanosaniyede atış yaparlar. Bu sayede cilde zarar vermeden derinin içindeki boya partiküllerini hedefler. Lazer ışını boya partikülleri tarafında tutulur, ısıya dönüşür. Isınan boya partikülleri parçalanır. Böylece makrofaj denen vücudun çöpçü hücreleri boya parçalarını ortamdan uzaklaştırarak dövmenin silinmesini sağlarlar. Uygulana lazer işlemi uygun dozda verildiğinde cilde zarar vermez. Uygun dozlarda lazer tedavisi ciltte yanık, skar oluşturmaz.

    Q-switched lazerler ile dövme çıkarma işlemi ne yazık ki tek seansta biten bir işlem değildir. Çok sayıda seans gerekir. İki seans arasında 4-6 hafta geçmesi gerekir. Seanslar arasındaki sürenin nedeni, her seans sonra parçalanan boyalar partikülleri ortamdan uzaklaştırılacak zamanı beklemek gerekliliğidir. Lazer işlemi çok can acıtan bir işlem değildir ama hassas kişilerde analjezik kremler, soğuk uygulama konforu artıracaktır. İşlemden sonra bölgeye nemlendirici kremler kullanmak yeterlidir. İşlem sırasında boya partiküllerinin parçalandığı hemen görülebilir. Lazer atışı yapılan bölge hemen beyazlar. Lazer atışının yapılacağı alanın bronz olmaması işlemi daha kolay olmasını sağlar. Bu nedenle hastaların lazerle dövme çıkarma işleminden önce ve sonra güneşten korunmaları önerilir.

    Ama ne yazık ki dövme sildirmek yaptırmak gibi kolay değildir. Q switched lazer kullanılsa dövme çıkarmak zahmetli ve uzun seanslar gerektiren bir işlemdir. Kaç seans uygulama yapılacağı boyanın rengine, derinliğine, dövmenin yaşına, yapılma yerine göre değişmektedir. Koyu renkli amatör dövmeler daha az seans ister, daha kolay çıkar. Profesyonel dövmeler daha derine işledikleri için çıkarmak daha zordur. Çok renkli dövmeler ve üst üste yapılan dövmeler çok zordur. Çok seans ister, sonunda yalnızca rengi açılıp gölge halinde kalabilirler. Boyun, gözaltı gibi derinin ince olduğu bölgelerde lazer ile dövme çıkarma işlemi yüksek joule uygulamadığı için daha zordur. Dövme yapılalı ne kadar çok zaman geçtiyse çıkarmak o kadar kolay olacaktır. Çünkü zaten vücudun savunma hücreleri boyayı ortamdan uzaklaştırmak için çalışmaktadır. Sonuç olarak dövme çıkarma işlemi kişiden kişiye değişmekle birlikte yaklaşık 4-10 seans uygulanması gerekmektedir. Q switched lazerler dövme çıkarmanın en iyi yolu olmasına rağmen renkli, derine işlenmiş, üst üste yapılmış dövmeler tam olarak çıkmayıp gölge halinde kalabilirler.

  • Lazer epilasyon sonrası nelere dikkat etmek gerekir

    -Cildinizi UV ışınlarından koruyunuz (güneşlenmeyin ve solaryuma girmeyin).

    -En az iki hafta güneşe çıktığınızda güneş koruyucu krem kullanınız.

    -24 saat boyunca lazer uygulanan bölgeyi kaşımayın, parfüm uygulamayın, çok sıcak su ile yıkamayın.

    -Peeling veya aşındırıcı ürünleri 1 hafta uygulamayın.

    Uygulamadan hemen sonra izlenen kıl çevresindeki kırmızılık ve işlik etkili uygulamanın etkisidir. Kısa süreli soğuk uygulaması ile geçecektir. Uzamış kırmızılıklarda kortikosteroidli kremler (prednol krem) 3 gün günde 2 kez sürülebilir.

    Kıların çok sert ve kalın olduğu bölgelerde, cildi sivilcelere yatkın olan kişilerde lazer uygulaması sonrası o bölgede sivilceler olabilir, endişelenmeyin. Kıl kökü derin olan kıllar yandığı zaman vücut bunu atabilmek için yabancı cisim reaksiyonu vermektedir. Sivilceler bu nedenle oluşmaktadır. Kalıcı değildir, isterseniz doktorunuz tarafından daha kolay geçmesi için krem yazılabilir.

    Kılların dökülmesi; Kıların bir kısmı (kalın ve yüzeyel olanları) uygulama sırasında yanarak dışarı çıkar. Kökleri daha derin olan kılar ilerleyen günler içinde dökülecektir, siz bunları cımbız ile çektiğinizde tereyağından kıl çeker gibi gelir bunlar yanan kıllardır, çekebilirsiniz. Çektiğinizde kolayca gelmeyen kıllar yanmamış kıllardır. Büyüme döneminde olmayan kıllar lazerden etkilenmeyeceği için bu kıllar başka seanslara ihtiyaç gösterecektir. Kolayca gelmeyen kılları çekmeyin ki diğer seansta yakabileceğimiz kıl kökü kalabilsin.

    Lazer uygulamasından sonra büyüme dönemindeki kıllar yanar ve yok olur, dinlenme dönemindeki kılar lazerden etkilenmez. Dinlenme dönemindeki kıllarında büyüme dönemine geçmesi beklenip diğer seans yapılır bu yüzden birinci seanstan 4-5 hafta sonra ikinci seansa gelmezin gerekmektedir. Büyüme dönemindeki kılların oranı kişiden kişiye, mevsimle, hormonal nedenlerle çok değişiklik gösterdiği için seans sayılarında kişiden kişiye değişmektedir.

    Bir sonraki seansa gelene kadar kıllarınız uzar ise kesebilirsiniz (makas, jilet, tüy dökücü krem) ama cımbız, ağda gibi kılı kökünden alan yöntemleri uygulamayın ki bir sonraki seansta yakacak kıl kökü kalsın.