Etiket: Korkma

  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

    Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

    Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ruh kanseri olarak görülen bir anksiyete (kaygı) rahatsızlığı türüdür. Ruh kanseri olarak görülmesinin nedeni önceleri masum başlaması, sonrasında giderek hayatın değişik alanlarına yönelip yaşam kalitesini altüst etmesinden kaynaklanır. Çoğumuz ütünün fişini çektik mi veya musluğu, pencereyi kapattık mı diye eve geri dönüp kontrol etmişizdir. Ancak kontrol sayısının ve kaygının giderek artışı ve defalarca kontrol edilmesine rağmen ev dışında bu kaygının yaşanmaya devam etmesi, bu rahatsızlığı gündeme getirir.

    Obsesyon: Kişinin zihnine girmesine engel olamadığı, zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Kişinin isteği dışında gelirler, kişi tarafından mantıkdışı olarak değerlendirilirler ve yoğun sıkıntı ve huzursuzluğa yani anksiyeteye neden olurlar.

    Kompülsiyon: Obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir. Örnek verirsek günde onlarca kez elini yıkayan birinin elinin kirli olduğu ve yıkaması gerektiği düşüncesi obsesyon; buna eşlik eden el yıkama davranışı da kompülsiyondur.

    Bazı obsesyon belirtileri; Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma, başkasına zarar vermekten korkma, hata yapmaktan korkma, rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma, şeytanca veya günahkâr düşünmekten korkma, düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı, aşırı kuşku ve sürekli güvence ihtiyacı…

    Bazı kompülsiyon belirtileri: Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama, el sıkışmayı veya kapı tokmağına dokunmayı reddetme, kilit, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme, rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma, sürekli bir şeyleri belli bir biçimde düzenleme, belirli bir sıraya göre yemek yeme, genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere, görüntülere veya düşüncelere takılıp kalma, belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama, işleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı değeri olmayan şeyleri toplama veya biriktirme…

    Bu bozukluk, genetik yatkınlığın yanı sıra bilişsel davranışçı terapiye göre çocukluk çağında edinilmiş yoğun sorumluluk duygusuyla açıklanmakta. İlerleyen aşamalarında bazı kişiler evden bile çıkamamaktalar. Veya zaman zaman haberlerde tanık olduğumuz tonlarca çöpün biriktirildiği evler, yine bu hastalığa yakalanan kişilerce oluşturulmaktadır. Kişiler bazen takıntılı olduğu şeyi normal görmekte, bazen de kendinde anormal bir durum olduğunu bildiği halde çaresiz kalmaktadırlar. Bu rahatsızlık kişinin iş, özel ve sosyal hayatını etkilemektedir. Rahatsızlığın ilerlemesiyle bu hastalara başka bir hastalık olan depresyon da eşlik edebilmektedir.

    Tedavisi: Araştırmalar serotonin adı verilen nörotransmiterin seviyesinin düşmesi ile OKB gelişimi arasında bir bağlantı saptamıştır. İlaç tedavisi bu rahatsızlıkta kullanılabilmektedir. Ama çoğunlukla tedavide, kombine, yani hem ilaç hem psikoterapi bir arada tercih edilmektedir. Bilişsel davranışçı psikoterapi yaklaşımında, durdurma, sistematik duyarsızlaştırma ve maruz bırakma teknikleri kullanılmaktadır. Durdurma tekniğinde örneğin günde belirli sayıda elini yıkayan kişinin sayıları danışanla belirli anlaşma sağlanarak geriye doğru düşürülmektedir. Sistematik duyarsızlaştırma tekniğinde, belirli bir sistemle ve aşamalı olarak örneğin dokunulamayan nesneye kademeli yaklaşma söz konusudur. Maruz bırakmada kişi tolere edebildiği ölçüde ilgili nesne veya durumla yüz yüze bırakılarak alıştırma sağlanmaktadır.

  • Obsesif Kompulsif Bozukluk

    Obsesif Kompulsif Bozukluk

    Sıkıntı yaratan düşünce,hayal,duygu,isteklerimiz olduğunda veya aynı şeyi istediğimiz halde tekrar tekrar yaparak sıkıntıyı azaltmaya çalışmamız şeklinde belirtilerle seyreden rahatsızlığa Obsesif Kompulsif Bozukluk denmektedir.

    Obsesif Kompulsif Bozukluk belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

    Sıklıkla Karşılaşılan Obsesyonlar

    ▪▪Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma

    ▪▪Sürekli başkasına zarar vermekten korkma

    ▪▪Hata yapmaktan korkma

    ▪▪Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma

    ▪▪Sürekli şeytanca veya günahkâr düşünmekten korkma

    ▪▪Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı hissetme

    ▪▪Aşırı kuşkulu olma

    Sıklıkla Karşılaşılan Kompulsiyonlar

    ▪▪Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama

    ▪▪El sıkışmayı veya kapı tokmağına dokunmayı reddetme

    ▪▪Kilit, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme  

    ▪▪Rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma

    ▪▪Sürekli bir şeyleri belli bir biçimde düzenleme

    ▪▪Belirli bir sıraya göre yemek yeme

    ▪▪Belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama

    ▪▪İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı hissetme

    ▪▪Değeri olmayan şeyleri toplama veya biriktirme

    Obsesyon ve kompulsiyonlar, yetişkinlerde görüldüğü gibi çocuk ve ergenler arasında da sıklıkla görülebilmektedir. Kişinin takıntılı düşünce ve davranışlarına ne kadar zaman ayırdığı ve yaşamları üzerinde nasıl yıkıcı etkileri olduğu incelenmektedir.

    Obsesif Kompulsif Bozuklukta Bilişsel Davranışçı Terapinin etkililiğine pek çok bilimsel yayında yer verilmektedir. Obsesif Kompulsif Bozukluğun tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi uygulamaları yapılmaktadır. Bu açıdan danışanların kompulsiyonları gerçekleştirmemenin doğuracağı anksiyeteyle yüzleşmeleri ve başa çıkma becerisi kazanmaları terapide hedef olarak belirlenmektedir. Ayrıca gerektiğinde danışanların psikoterapiye ek olarak medikal tedavi almaları için yönlendirme yapılmaktadır

  • FOBİLER

    FOBİLER

    FOBİ: Bir nesne ya da durumla ilgili, tehlikeyle orantılı olmayan ve onu yaşayan tarafından anlamsız olarak tanınan engelleyici, korkunun eşlik ettiği kaçınmadır.

    Ortada gerçek bir tehlikenin olmadığı ve hayat akışını bozmaya yeterli bir rahatsızlığın eşlik ettiği, yükseklik, kapalı yer, yılan, örümcek vs’den kaynaklanan aşırı korkulardır.

    BELİRTİLERİ:

    1. Kalp çarpıntısı,

    2. Ürperme (tüylerin diken diken olması gibi),

    3. Tansiyon değişiklikleri (kan fobisinde tansiyon düşer),

    4. Bayılacakmış gibi hissetme (gözlerde kararma hissi ile belirlidir),

    5. Ateş basması ve terleme (çoğunlukla soğuk terleme),

    6. Korku hissi veya irkilme,

    7. Bazen idrara çıkma isteği,

    8. Bazen bayılma

    9. Nefes darlığı

    10. Bulanık görme

    11. Ağız kuruluğu

    Fobiler iki başlık altında incelenmektedir:

    • Özgül fobiler

    • Sosyal fobiler

    ÖZGÜL FOBİLER:

    • Belirli bir nesne ya da bir durumla karşılaşınca ya da karşılaşma beklentisi olduğu zaman ortaya çıkan asılsız korkulardır.

    • Yaşam boyu görülme sıklığı erkeklerde %7, kadınlarda %16dır. Özgül fobiler sıklıkla hayatın ilk 20 yılında ortaya çıkarlar.

    • Korku yaratan nesne veya durumla karşılaşmaktan kaçınma ve kaçınmanın mümkün olmadığı durumlarda ise bu duruma ancak aşırı sıkıntı duyularak katlanabilme bu bozukluğun en tipik özelliklerinden birisidir.

    • Özgül fobi tanısının konulabilmesi için, yaşanan korkunun belirgin düzeyde sıkıntı yaratması veya kişinin mesleki ve toplumsal işlevlerini bozacak kadar yoğun olması gereklidir.

    • Özgül fobinin çocuklardaki görünümü erişkinlerden çok farklı değildir.

    • Özgül fobilerin oluşumunda öğrenmenin önemi diğer fobi türlerine göre daha fazladır, yani çevreden görülen benzer davranış ve tepkiler yaşanarak öğrenilir ve fobi yaratan durum karşısında öğrenilen tepkiler gösterilir.

    SIK GÖRÜLEN ÖZGÜL FOBİLER:

    • Yılan

    • Örümcek

    • Yükseklik

    • Hayvanlar (köpek, böcek, fare)

    • Asansör, kapalı alanlar

    • Uçak

    • Rüzgar, fırtına

    • Yüksek ses

    • Araba kullanma

    • Enjeksiyon (iğne yapılması) ve kan

    SOSYAL FOBİ

    • Başkalarının varlığıyla ilgili, mantıklı olmayan, ısrarlı korkudur.

    • Sosyal fobiler, korkulan ya da kaçınılan durumların dağılımına bağlı olarak genellenmiş ya da özgül olabilir. Genellenmiş tipte olan kişilerde bunun başlangıcı ilk yaşlara kadar gider, ayrıca bu kişilerde depresyon ve alkol kullanımı daha çok görülür (Davison ve Neale, 2004).

    • Sosyal fobilerin yaşam boyu görülme sıklığı erkeklerde %11, kadınlarda %15’tir.

    • Sosyal fobinin başlangıcı, genellikle sosyal farkındalık ve başka kişilerle etkileşimin kişinin yaşamında çok daha önemli olduğunun düşünüldüğü ergenlik dönemidir.

    • Sosyal fobikler kendilerini birçok alanda eksik ve yetersiz hissetme durumu içinde olurlar.

    • Bu kişiler özgüvenleri eksik ya da özgüvenlerini kaybetmiş kişilerdir. Dışarıdan gelen ya da gelme ihtimali olan eleştirilere maruz kalmamak adına sosyal ortama girmedikleri gibi, bu eleştirileri daha çok kendilerine kendileri söylerler.

    • Fobik kişi genellikle başkalarının kendisini değerlendireceği durumlardan kaçınmaya çalışır ve kaygı belirtileri gösterir.

    • Topluluk karşısında konuşmak, performans göstermek, dışarıda yemek yemek, ortak tuvaletleri kullanmak ya da başkalarının olduğu yerde herhangi bir iş yapmak aşırı kaygı doğurur.

    • Sosyal bir ortama girdiklerinde ve ilgi onlara döndüğünde ise bir takım belirtiler gösterirler. Bunların başında yüz kızarması, el ve bacaklarının hareketlerini kontrol edememe, bir an önce oradan uzaklaşma isteği, sıkılmışlık ifadeleri sergilemeleri, etrafı inceliyormuş gibi boş boş etrafına bakınma, kimseyle göz göze gelmemek için başını önünde eğik tutma vs. gelmektedir.

        
    1.     Sosyal fobikler sosyal ilişkilere daha olumsuz yüklemeler yaparlar.

    2.     Sosyal fobiklerin kendi sosyal davranışlarını abartılı, olumsuz düzeyde aşağılama eğilimleri vardır.
    3.     Sosyal fobikler kendi davranışlarına aşırı bağlanmalar yaparlar, genellikle ise diğer kişilerin davranışlarına çok daha bağlıdırlar 

    4.     Kendileri için çok seçicidirler. Kendileri ile ilgili hoş, olumlu, durum yada olaylar önemsiz kabul edilip bir kenara konur, bunun yanı sıra yetersiz, doyumsuz olaylar anımsanır ve uzun süre üzerinde durulur.
    5.     Sosyal ilişkilerde hoş olan durumlarda kendileri dışında neden ararlar ancak hayal kırıklığı yaratan olayların nedenlerini kendilerinde ararlar.

    NEDENLERİ:

    • Fobilerin nedeni, çocukluktaki belirgin bir kişilerarası sorundur.

    TEDAVİ:

    • Fobilerde tedavi yolu arama genellikle, mesleki durumundaki bir değişikliğin kişinin yıllarca kaçındığı ya da küçümsediği bir durumla yüzleşmesi gerektiğinde ortaya çıkar.

    • Psikanalitik tedavinin genellikle aşırı korku ve kaçınmanın altında yatan bastırılmış çatışmaların ortaya çıkarılmasını amaçlar.

    • Psikanalitik psikoterapide, düzeltici duygusal deneyim kullanılır.

    FOBİ TÜRLERİ

    • Agorafobi: Açık yer ya da kalabalık korkusu

    • Akrofobi: Yüksek yerlerden korkma

    • Amnezifobi: Hafızasını kaybetmekten korkma

    • Antropofobi: Insanlardan korkma 

    • Araknofobi: Örümceklerden korkma 

    • Asimetrifobi: Simetrik olmayan şeylerden korkma

    • Atelofobi: Mükemmel ol(a)mamaktan korkma 

    • Belonefobi: Iğnelerden korkma 

    • Dentofobi: Dişçiden korkma 

    • Entomofobi: Böceklerden korkma 

    • Erotofobi: Cinsellik korkusu 

    • Gametofobi: Evlenmekten korkma 

    • Hematofobi: Kan korkusu 

    • Homofobi: Eşcinsellerden korkma 

    • Kinofobi: Köpeklerden korkma 

    • Klostrofobi: Kapalı yer korkusu 

    • Manyofobi: Delirmekten korkma 

    • Nozokomefobi: Hastanelerden korkma

    • Sosyofobi: Toplumdan, genel olarak insanlardan korkma

    • Tanatofobi: Ölümden korkma 

    • Tripanofobi: Aşı ya da iğne olmaktan korkma

    • Venüstrafobi: Güzel kadınlardan korkma 

    • Talassofobi: Deniz ya da okyanus korkusu 

  • OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

    OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

    Evham, endişe ve takıntılar günlük hayatımızı etkileyecek ve yaşam kalitemizi bozacak boyutta ise, OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK ’tan şüphelenmekte haklısınız.

    Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?

    Obsesyonlar: Kişinin zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir.

    Kompulsiyon: Obsesyonların sebep olduğu sıkıntı ve huzursuzluk hissini azaltmak ya da ortadan kaldırmak için yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir.

    OKB herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir.

    Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma, başkasına zarar vermekten korkma, hata yapmaktan korkma, rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma, ayıp veya günah şeyler düşünmekten korkma, düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı, onay alma çabası (tamam değil mi?).

    Yaygın Kompulsiyon Belirtileri:

    Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama, el sıkışmayı veya kapı koluna dokunmayı reddetme, kapı kilidini, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme, iş yaparken içinden sürekli sayı sayma, sürekli bir şeyleri belirli bir biçimde düzenleme, genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere veya düşüncelere takılıp kalma, belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama, İşleri belirli bir sayıda yapma, değeri olmayan şeyleri toplama ve ya biriktirme,

    Hipnoterapi ve diğer psikoterapi yöntemleri ile soruna çözüm bulmak için ilgili uzmanlardan yardım almak gereklidir.