Etiket: Kolay

  • Depresyon!

    Depresyon!

    Bugün sizlerle aslında hepimizin çok sık duyduğu hatta deneyimlediği bir konu hakkında yazmak istedim.“Bugün depresyondayım.” “Canım hiçbir şey yapmak istemiyor, sanırım depresyondayım.”

    “Hava yağmurlu tam depresyona girmelik bir hava.”Ara ara hepimiz duyuyoruz değil mi? Ya da bu cümleleri çevremizdekilere biz söyleyebiliyoruz. Ancak günlük dilimize bu kadar girmiş depresyon gerçekten bu mu? Depresyon nedir? Depresyonda olduğumuzu nasıl anlarız? Depresyonu nasıl yenebiliriz?  

    Depresyon sözlük tanımı şudur;uyaranlara karşı duyarlığın azalması, girişim gücünün ve kendine güvenin yiterek umutsuzluğun, karamsarlığın güçlenmesi biçiminde beliren ruhsal bozukluk.

    Major depresyon bozukluğu, kişinin neredeyse her gün, günün büyük bir bölümünde bulunur ve bu durum kişinin kendisi tarafından ifade edilebileceği gibi çevresindeki kişiler tarafından kolayca fark edilebilir.  Örneğin kişi kendisini şöyle ifade edebilir; “Kendimi boşlukta gibi hissediyorum.” “Çok mutsuzum.” Çevresidekilerde “Ağlamaklı görünüyor.” Kişi neredeyse herşeye ilgisini kaybetmiştir. Ya da bunlardan zevk almama durumu vardır. İştahlarında artma ya da azalma olur. Depresyonun en büyük belirtilerinden biri, uykusuzluk/ aşırı uyuma olabilir. Enerji düşüklüğü hayattalarında bir çok şeyi yapmalarına engel olurlar. Nerdeyse hergün düşünmekte ya da odaklanmata güçlük çekme ya da kararsızlık yaşarlar. Kişiler kendilerini öldürme düşüncelerine ya da intihar girişimlerinde ya da bunu planlama gibi düşünce ve eylemlere geçebilirler. 

    Depresyon ruhsal bozukluklar içerisinde en sık görülen hastalıklardan biridir. Bu yüzden kişiler kolayca kendilerine depresyon etiketi yapıştırabiliyorlar. Ancak yukarda belirtilen kriterler kolay kolay günlük hayatta her an yaşanabilcek durum ve düşünceler değildir. O yüzden kişiler kolayca kendilerine depresyon tanısı koyamazlar. Bu ancak ruh sağlığı ile ilgilenen profesyonellerin, hekimlerin görevidir. Eğer bu kriterlerdan bazılarının sizde olduğunu düşünüyorsanız lütfen profesyonel bir yardım alınız. Çevremiz bazen tüm iyi niyetiyle “Depresyon nedir! Her şey senin kafanda eğer çok istiyorsan geçer.” gibi öneride bulunabilirler malesef bu tedavinin gecikmesine neden olabilir. 

  • Bebek odası hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler

    Temel hedefimiz hem eşyalar hem odanın geneli ile ilgili olarak güvenli, kolay temizlenebilir ve gereksiz kalabalıktan olmayan bir oda düzenlenmesidir.

    Öncelikle güneş girmeyen, hava değişimi olmayan odalar bebeğin sağlığı için uygun değildir.

    Yer döşemesinde en az toz tutan ve temizliği kolay bir ürün tercih edilmelidir. Masif ahşap ya da laminant parke tercih edilebilir. Halılar artık hepimizin bildiği gibi toz ve mikroorganizmaları tutma özelliklerinden dolayı uygun değildir.

    Duvarlar için kokusuz su bazlı boyalar öncelikli tercih edilmelidir. Renk seçiminde ise gözü yormayan pastel tonlar seçilmelidir.

    Perdeler ile ilgili düzenleme ebeveynlerin tercihine bağlı olmakla birlikte çok güneş alan oda da ışığın kontrolünü sağlayabileceğiniz şekilde düzenlenmesi uyku düzenini oluştururken işimizi kolaylaştırabilir.

    Aydınlatmada tek yönden ve kuvvetli bir ışık seçimi yerine duvardan yansıyan ışık tercih edilebilir.

    Bebekler de karanlık korkusu olmaz. Ancak çok ışıklı bir odada rahat uyuyamazlar ve çok karanlık bir odada sizin onu kontrol etmeniz zor olacaktır. Gece için tercihimiz bizim hareketimizi kolaylaştıracak çok hafif bir ışık kaynağı olmalıdır.

    Mobilyaların ağaçtan yapılmış olması sağlıklı bir seçimdir. Fakat toksik olmayan boyaların kullanıldığı mobilyaları tercih edilmelidir. Mobilyalarda sivri çıkıntılar olmamalı, yatak kenarındaki korkulukların bebeğin sığmayacağı kadar dar olduğundan emin olunmalıdır.

    Oda takımlarının genelinde ise çeşitli seçenekler mevcuttur. Odanızın boyutlarını ve ihtiyaçlarınızı düşünerek alıp ve fazla kalabalıktan kaçınmalısınız.

    Yatak seçiminde fazla sert veya yumuşak bir yatak bebeğinizi yoracağı için tercih edilmemelidir. Antibakteriyal doğal kauçuktan yapılan lateks yataklar ya da yarı ortopedik yataklar bebekler için uygundur.

    Diğer ayrıntılara göz atacak olursak;

    Çarşaflar mutlaka yatağın altına sıkıştırılmalı ya da lastikli çarşaflar tercih edilmelidir. Yatakların içinde fazladan yastık örtü gibi eşyalar bırakılmamalı sadece çocuğun üstüne örtmek için mevsime uygun ürün (battaniye, yorgan) tercih edilmelidir. Bu örtünün de yatağın kenarlarına sıkıştırılarak kullanılmalıdır.

    Bebek odalarında -kitapların çok toz tutması nedeni ile- kitaplık bulundurulmamalıdır.

    Sıcaklığın ölçümü için derece, nem oranını takip edebilmek için nemölçer bulunması uygun olur.

    Radyo vb. cihazlarda bebeğinize müzik dinletebilmeniz için uygun olacaktır. Uyku öncesi sakinleştiren müziklerde uykuya geçişi kolaylaştırabilir.

    Oda içinde tüylü oyuncak ve eşyalardan da kaçınılmalıdır.

  • Ateş düşürücülerin etkili olmaması, ciddi hastalık belirtisi midir?

    Günümüzde çocuk acillere en çok başvuru yüksek ateş yakınması ile olmaktadır. Bunların büyük çoğunluğu kendiliğinden iyileşen ve tedavi gerektirmeyen basit viral hastalıklar olsa da, bir kısmı da antibiyotik tedavisi gerektiren ciddi bakteriyel enfeksiyonlar olabilir.

    Genel olarak ateşin ateş düşürücüler ile kolayca düşmesi durumunda altta yatan nedenin ciddi bir hastalık olmadığına inanılmaktadır. David King, Arch Dis Child.2013 te yayınlanan makalesinde, şimdiye kadar bu konuda yapılmış araştırmaları derlemiş ve sonuç olarak ne ateşin kolay düşmesinin hastalığın basit, ne de ateşin ateş düşürücüler ile kolay düşmemesinin ciddi hastalıkların göstergesi olmayabileceğini yorumunu getirmiştir.

    Yani menenjit, zatürre gibi ciddi tedavi gerektiren hastalıklarda ateş, ateş düşürücü ile kolayca düşebileceği gibi,ciddi tedavi gerektirmeyen ve kendiliğinde iyileşebilen hastalıklarda da ateş düşürücülere iyi cevap alınamayabilmektedir.

    O halde, ateş düşürücelere cevaptan yola çıkarak, nasılsa kolay düşüyor ciddi değildir, veya ateş düşürücü ile düşüremiyorum çok ciddidir düşüncesi doğru değildir. Bu değerlendirmeyi doktora bırakmak en doğrusu olacaktır.

    Dr.Ertugrul Guler

  • Annelere pratik bilgiler

    Annelere pratik bilgiler

    Annelere Yaşamı Kolaylaştıracak Birkaç İpucu (0-12 ay)

    Heyecanla beklediğiniz günler geride kaldı ve bebeğinizi kucağınıza aldınız. Artık her geçen gün onun nasıl da büyüdüğüne ve serpildiğine tanık oluyorsunuz. Zaman geçtikçe aklınıza takılan soruların sayısı da artıyor.

    • Evde bebeğinizle yalnızsanız ve başka odalarda işiniz varsa, bebeğinizi de evde kucağınızda kanguruyla dolaştırabilirsiniz.

    • Bebeğiniz sürekli ağlıyor ve sakinleşmiyorsa, ona müzik dinletin. Huysuzluğunun çabucak geçtiğini göreceksiniz.

    • Bebekler giyinmekten nefret ederler. Bu yüzden, kollarından ve başından rahatlıkla geçebilecek genişlikte kıyafetleri tercih edin.

    • Bebeğinizin cildinin tahriş olmaması için giysilerini ilk kullanımdan önce mutlaka yıkayın. Ayrıca bebek giysilerini deterjan yerine sabun tozuyla yıkamanız pişiğini önleyebilir.

    • Bebeğiniz öksürüyorsa, odasına su dolu bir kap koyun. Bu kap odayı nemli tutarak onu rahatlatacaktır.

    • Bebeğinizin emziğinin düşmemesi için zincir ve kordonla boynuna asmak yerine giysisine tutturun. Böylece ipin boynuna dolanmasını engelleyebilirsiniz.

    • Jimnastik, bebeğinizin kas gelişimini kolaylaştırır. Bezinin değiştirildiği zaman ve banyo zamanı jimnastik için de en uygun zaman.

    • Sekizinci aydan sonra bebeğinizi banyoda küvette yıkamanız, onun banyo saatini oyun saati olarak algılamasına yardımcı olur. Böylece yıkanmaya daha kolay alışmasını sağlayabilirsiniz. Ama kaymaması için dikkatli olmanız gerekir.

    • Bebeğinizin yemek sorunu varsa onun elleriyle yiyerek bunu bir oyun haline getirmesine izin verin. Bu sayede daha çok yediğini göreceksiniz. Ayrıca bebeğinizin oyuncaklarının arasına plastik bir kaşığı da ekleyin. Bu, mama ile beslenmeye başladığında, kaşığa çok daha çabuk uyum sağlamasına yardımcı olacaktır.

    •Sekiz aylık olan bebeğiniz başkalarının kucağında iken ağlıyorsa tedirgin olmayın. Aksine mutlu olun. Bu durum bebeğinizin annesini yabancılardan artık ayırabildiğini gösterir. Kişi seçme yeteneği bebek için zeka gelişiminin önemli bir aşamasıdır.

    • Bebeğinize kalın giysiler giydirmeniz, onun emeklemesini ve yürümeye çalışmasını kolaylaştırır.

    • Bebeğinizi evin içinde, tamamen kapalı bir ortamda büyütmek yerine, belirli sürelerle dışarı çıkartın. Onun hastalıklara karşı daha dirençli olması dışarıya çıkma alışkanlığından geçer.

    • Bebeğiniz ortalıkta unuttuğunuz kitapları yırtmaya meraklıysa, eline eski gazeteler verin. Kolay yırtılabilmesi sebebiyle, her zaman sizin verdiğiniz gazeteleri tercih ettiğini göreceksiniz.