Etiket: Kol

  • Boyun fıtığı (servikal disk hernisi)

    Boyun fıtığı (servikal disk hernisi)

    Boyun bölgesinde 7 adet omur bulunur. Omurlar arasında ikinci ve üçüncü omurlar arasından başlayan disk adı verilen kıkırdak doku bulunur. Boyun başımızı her yöne çevirmemizi sağlayacak hareket yeteneğine ve başın ağırlığını taşıyan bir yapıya sahiptir.

    Bu hareketleri omurlar arasında bulunan diskler ve eklemler aracılığı ile sağlar. Boyun omurları içerisinden omurilik geçer.

    Omurlar arasında bulunan deliklerden ise kol kaslarının hareketini sağlayan ve kolların duyusunu sağlayan sinirler çıkar. Disk materyali iki omur arasında dışarıda görece olarak daha sert bir kılıf, içinde ise jel kıvamında yumuşak doku kısımlarından oluşur.

    Dış kılıfın zayıflaması veya yırtılması ile iç kısım dışarıya doğru kayar ve sinirlere baskı yapmaya başlar. Dış tabakadaki zayıflama veya yırtılma daha çok boyun ağrısına yol açarken, iç tabakanın dışarıya doğru yer değiştirmesi olarak tanımlanabilecek boyun fıtığı sinir kökü üzerine baskı yaptığı için özelikle omuza ve kola vuran ağrıya yol açar.

    Kol ağrısı sinir köklerine bası olduğu için çoğunlukla boyun ağrısından daha şiddetlidir. Sinir köklerine olan basının düzeyine göre kol ve el kaslarında güçsüzlük ve uyuşukluk olabilir.

    Boyun Fıtığında (Servikal Disk Hernisi) Tedavi:

    Hangi hastalar ameliyat edilir

    1-Geçmeyen ağrıları (Sinir kökü üzerindeki basıya bağlı olarak kola vuran şiddetli ağrı) olan hastalar

    2- Sinir kökü üzerindeki basıya bağlı kuvvet kaybı gelişen hastalar

    Cerrahi de omurgalar arasındaki taşan fıtık alınarak sinirler ve omurilik rahatlatılır ve hareketi muhafaza etmek amacıyla omurgalar arasına disk protezi yerleştirlir

  • Boyun fıtığı nedir? Ne değildir?

    Boyunda 7 adet omur ve bunların arasında da disk denilen yapılar ve her iki omuru birbirine bağlayan 2 adet küçük eklem vardır. Omurların arasında bulunan disk materyali dışarıda görece olarak daha sert bir kılıf, içeride ise jel kıvamında yumuşak doku kısımlarından oluşur ve görevi omurlar üzerine binen yükü eşit olarak dağıtmak, basit bir benzetmeyle amortisör görevi yapmaktır. Disk ve faset eklemlerinin bir diğer görevi de boynun her yöne hareketliliğini sağlamaktır. Diskin dış tabakasındaki zayıflama veya yırtılma daha çok boyun ağrısına yol açarken, iç tabakanın dışarıya doğru yer değiştirmesi olarak tanımlanabilecek boyun fıtığı sinir kökü üzerine baskı yaptığı için özelikle omuza ve kola vuran ağrı oluşturur. Üst seviyelerde oluşan fıtıklarda şikâyetler omuzlarda iken alt seviyelerde oluşan fıtıklarda şikâyetler güçsüzlük ve uyuşukluk şeklinde kollarda ya da ellerde oluşmaktadır. Kol ağrısı sinir köklerine bası olduğu için çoğunlukla boyun ağrısı iile kıyaslardığında daha şiddetlidir. İlerleyen olgularda güçsüzlük bacaklara kadar inebilir.

    Trafik kazaları, boyun kaslarına aşırı yüklenme, boynu sabit tutarak yapılan masa başı işleri ve hareketsizlik boyun fıtığı yol nedenlerinden bazılarıdır. İlk belirtiler boyun ağrısı ve boyun hareketleri kısıtlanması şeklindedir. Boyun ağrısı dışında baş ağrısı, omuz ağrısı ve kol ağrısı, hatta göğüs ağrısı da görülebilir. Sinirlere ne kadar baskı olduğuna ve disklerin bozulma oranına bağlı olarak kolda uyuşma, kol ve elde güçsüzlük meydana gelir. Oluşan boyun fıtığı omuriliğe bası yaparak daha az olasılıkla bacaklarda sorunlara ve patolojik refleks bulgularına da neden olabilir.

    Boyun fıtığı teşhisinde hastalığın öyküsünün iyi alınması ve uygun muayenenin yapılması gereklidir. Bundan sonra boyun grafileri, Manyetik Rezonans Görüntüleme(MR) kullanılır. Bazı durumlarda özellikle yaşlı hastalarda omurlarda ve/veya omurlar arası bölgede kireçlenmeyi daha iyi saptayabilmek için bilgisayarlı tomografi(BT) ve direk grafi(röntgen) çekimi gerekir. Birden fazla boyun fıtığı olduğunda veya hastada kollara giden sinirlerin sıkışması söz konusu ise elektro fizyolojik bir tetkik olan sinir ölçüm testi yani EMG (elektromiyografi) de yapılabilir.

    Boyun fıtığı tespit edilen hasta kişilerde ağrı genellikle kendiliğinden ortadan kalkar. İlk hafta şiddetli olan ağrı dört-altı hafta içinde azalarak ortadan kaybolur. Bu dönemde kısa süreli bir dinlenme periyodu, ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler (nonsteroid antienflamatuar ilaçlar ağrının ve sinir kökünde ödem söz konusu ise bunun azalmasına, kas gevşeticiler ise boyun kaslarının spazmının çözülmesini sağlarlar) çoğu zaman yeterli iken bazı hastalar için fizik tedavi egzersiz uygulaması ve boyun bölgesine yapılacak enjeksiyon uygulamaları gerekebilir. Bu tedaviler yetersiz kaldığında ise cerrahi tedavi gerekebilir. Ağrının kendiliğinden iyileşmesi hastalığın ortadan kalktığı anlamına gelmez, hastanın tekrar aynı ağrı atağına yakalanmamak için boynunu koruması ve boyun etrafında olan kasları güçlendirmek için boyun egzersizi yapması önerilir.

  • Boyun fıtığı belirtileri

    Boyun Fıtığı Nasıl Oluşur ?
    Kafa tabanından itibaren 7 adet omur cisminden oluşur. Her omur cisminin ortasında, beynin devamı olan omurilik bulunur. Vücudun çeşitli yerlerinden beyine dönen duyular veya beyinden vücuda dağılan emirler omurilik içinde seyreder. Boyun bölgesinde her omur cismi hizasından çıkan sinirlerde kola ve sırta yayılarak, bu bölgelerin duyu ve hareketini sağlar. Omurgalar arası yastıkçık dediğimiz disk dokusunun dış kısmı (anulus fibrosus) ve iç kısmı (nucleus pulposus ) bulunur. Jelatin kıvamındaki iç kısmın , daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar.

    Boyun Fıtığı Belirtileri
    Hastalar tek taraflı koluna doğru yayılan bir ağrıdan şikayet ederler.Ağrı parmak uçlarına kadar yayılır ve uyuşma ile beraber olabilir.Ağrının yayıldığı kolda kuvvet kaybı olabilir.Hastalar ellerine aldıkları ağır cisimleri yere düşürmekten şikayet ederler. Ağrı özellikle gece uykuda aşırı derecede artar. Eğer bası daha da ilerlerse yürüme güçlüğü ve dengesizlik de oluşur. Kişi idrarını ve dışkısını tutamaz hale gelir.

    Boyun Fıtığı Teşhisi
    Kesin teşhis için MR çektirilir.MR’ın olmadığı yerlerde tomografide iş görebilir.Ancak MR varsa tercih edilmelidir.

    Boyun Fıtığı Tedavisi
    A- Sadece ağrı varsa: ilaç tedavisi + istirahat + yüzme
    B- Ağrı ve uyuşma varsa: Fizik tedavi
    C- Güç kaybı varsa: Ameliyat

    Boyun Fıtığı Ameliyatı
    Boyun ameliyatları gelişen teknoloji ile oldukça kolaylaşmıştır. Artık boynun ön tarafından ufak bir kesi ile girilerek fıtığa ulaşılmakta, ameliyat otuz-kırk dakika sürmektedir. Hasta ameliyattan iki saat sonra ayağa kaldırılır, aynı gün içinde de taburcu edilir. Mikrocerrahi ile yapılan bu ameliyatlarda sakat kalma felç olma riski hemen hemen yok gibidir. Hasta bir hafta on gün içinde işe dönebilir.

    Kesinlikle Beklenmemesi Gereken Durumlar
    – Yürüme bozukluğu
    – Elden cisimleri düşürme
    – Dengesizlik
    – Gece uyandırıcı ağrı
    – Kol kaslarında erime

  • Boyun ağrısı ve kollara yayılan ağrıya dikkat !

    Boyun ağrısı ve kollara yayılan ağrıya dikkat !

    Öncelikle boyun fıtığının ne olduğunu tarif etmemiz gerekirse 7 tane boyun omurunu bir arada tutmaya yarayan omurlar arasındaki kıkırdak doku bulunduğu normal konumdan taşarak omuriliğin kendisine veya buradan çıkmakta olan kollara giden sinirleri sıkıştırması ile oluşmaktadır.

    Boyun fıtığı neden olmaktadır sorusunun cevabında ise; ilk sırada geçirilmiş olan travmalar gelmektedir. Özellikle trafik kazaları ön plandadır. Bazen arabaların tampon tampona küçük dokunmaları sırasında bile sürücülerin boyunlarında oluşan öne ve arkaya git-gel haraketleri daha sonra ileride boyun fıtığına neden olabilmektedir. Ayrıca duruş ve oturuş bozukluklarına bağlı olarak veya boynun aşırı derecede haraketsiz kalmasını gerektiren mesleklerde de meslek hastalığı olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle direk sebep olmasa da bir elde ağır bir nesneyi uzun süre taşımak boyun postürünü bozarak boyun fıtığına zemin hazırlayabilir.

    Boyun fıtığında ilk belirti; zaman zaman ortaya çıkan boyun ağrısı ile başlayarak daha sonra devamlı ve şiddetli bir hal alıp boyun haraketlerini kısıtlayacak kadar şiddetli olabilir. Daha sonra ise; taraf seçmeye başlayarak sağ veya sol kola ya da her iki kola yayılan ağrılar, kollardaki değişik bölgelerde uyuşukluklar ortaya çıkar. Daha ileri safha da ise; kollarda kuvvetsizlik nedeni ile kol ve ellerin kullanımında aksamalar başlar. Hastalar bazı eşyaları tutmakta zorlanarak sık sık düşürmeye başlarlar. Ayrıca boyun haraketleri sırasında elektirik çarpmasına benzer hisler olabilir.Tüm boyun ağrılarının boyun fıtığından neden olduğunu söyleyemeyiz. Adalelerin spazmı, kireçlenmeler,kemik erimesi,stres,soğuğa maruz kalmak gibi nedenlerde boyun ağrısı yapabilir.

    Biraz önce belirtiğimiz şikayetleri olanların hadisenin fazla uzamadan başvurması gereken doktor ise; beyin ve sinir cerrahi uzmanı veya fizik tedavi uzmanıdır. Doktora gidildikten sonra yapılması gereken şey, iyi bir nörolojik muayeneyi takiben teşhisin kesinleşmesine yönelik tektiklerin bir an önce yapılmasıdır. Bunlar basit boyun filmi, tomografi, boyun MRG’si ve bunların yetmediği durumlarda da EMG tektikinin yapılarak teşhisin oluşturulması gerekir. Günümüzdeki en önemli tanı aracı MRG olamakla birlikte hastanın şikayetlerine ve hikayesine bağlı olarak özellikle travma ve kemik dokudan kaynaklanan bir rahatsızlığın ayırt edilmesi gerektiği durumlarda basit film ve tomografi bize oldukça faydalı olmaktadır. EMG dediğimiz tektik ise; bize sinir ve onda bir hasar olup olmadığını gösterir.

    Peki, teşhis koyuldui nasıl tedavi edilir aşamasında yapılan muayene ve tektiklerde ameliyat bulgularının olmadığı hastalarda ilaç tedavisinine başlanır. Buradaki amaç boyundaki adale spazmını kaldırmak sureti ile ağrıyı azaltmak ve boyun haraketlerini rahatlatmak sıkışan sinirlerin etrafındaki bölgede oluşan ödemi kaldırmak sureti ile orada bir rahatlık sağlanarak ağrının geçmesi ni kolaylaştırmaktadır. İlaç tedavisi hastaların büyük bir bölümünde genellikle şikayetleri ortadan kaldırır. Boyun adalelerindeki spazma bağlı olarak veya başka nedenle boyun, duruş şekli bozularak düzleşmenin olduğu hastalarda ilaç tedavisine ayrıca boynu ideal pozisyonda tutmayı sağlayacak boyun korsesi kullanımıda önerilir.

    İlaç tedavisinin kısmen faydalı olduğu ancak yeterince ağrısı geçmeyerek şikayetleri devam eden hastalarda fizik tedavide devreye sokulabilir. Fizik tedavi , fizik tedavi uzmanının değerlendirlmesini takiben 10 veya 15 seansta uygulanabilir.

    Muayene ve tektiklerinde ameliyat bulguları mevcut olan hastalarda ise; cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Uygulanacak olan cerrahi tedavi ameliyatı yapacak olan beyin ve sinir cerrahi uzmanı tarafından hastanın değerlendirilmesi sonucu yapılır. Genellikle birçok merkezde uygulanmkata olan cerrahi yöntem mikroskobik olarak fıtığın olduğu omurlar arasındaki dışarıya doğru taşmak sureti ile omurilik ve kola giden siniri sıkıştıran kıkırdak dokunun temizlenerek basının ortadan kaldırılması ve boyun postüründe de bozukluklar var ise; bu aralığa cage denilen metaryelin yerleştirilmesini içeren bir uygulamadır.

    İlaç tedavisi, fizik tedavisi ya da ilaç tedavisinde şikayetleri geçen hastalarda dikkat edilmesi gerekenlere değinmek istersek, hastaların boyun adalelerini güçlenditrecek ve omurgaya destek olmasını sağlayacak boyun haraket egzersizleri yapmaları gerektiğini söyleyebiliriz. Ayrıca yüzme gibi; sportif aktiviteleride eklemek gerekmektedir. Çalışma şartları, boyun anatomik duruşuna uygun şekilde dizayn edilmeli, soğuk ve rutubetli ortamlarda boyun korunmalı özellikle klimalı ortamlarda dikkat edilmelidir. Bayanlarda ıslak saçların boyuna teması olmaması için kurutulmalıdır.

  • Boyun ağrıları ve boyun fıtığı

    Boyun ağrıları ve boyun fıtığı

    Boyun omurları çok hareketli bir yapıya sahip olduğu için boyun ağrısı sık karşılaşılan bir yakınmadır. Yapılan araştırmalarda erişkin yaş grubunda insanların yarısının yaşamlarında en az bir kez boyun ağrısı atağı geçirdiği bildirilmektedir. Her boyun ağrısı boyun fıtığına bağlı değildir. Boyun ağrıları başlıca mekanik nedenler ve omurga hastalıklarına bağlı ortaya çıkar.

    Aslında en sık görülen boyun ağrısı tipidir mekanik boyun ağrısı.Çoğunlukla boyunu etkileyen küçük travmalar veya boyun kaslarını ve bağ dokusunu etkileyen küçük zedelenmeler nedeni ile olur. Kötü postür, bu tip ağrının en önemli nedenidir. Özellikle gün boyu masa başında öne eğik pozisyonda çalışan kişilerde sık rastlanan bir yakınma olmasına rağmen, genellikle ağrının gerçek nedeni ve yeri bulunamaz.

    Mekanik boyun ağrısı başa, omuzlara ve kollara yayılabilir. Bu ağrı 2-3 gün içerisinde giderek azalır ve 1-2 hafta içerisinde kaybolur. Bazen ağrı uzun dönemde kronikleşebilir ve zaman zaman akut ataklar halinde şiddetlenebilir. Ağrının kola ve ele yayılması veya uyuşukluk hissinin varlığı, sinir kökü basısının, yani boyun fıtığının belirtisi olabilir.

    Mekanik boyun ağrısının tedavisinde amaç, boyun hareketlerini mümkün olduğu kadar kısa sürede normale getirmektir. Başlangıçta boyun hareketleri ağrılı olduğu için kişi boynunu hareketsiz tutmak ister. Ancak boyun kaslarının kasılmasına bağlı sertleşmenin oluşmasını önlemek amacıyla, ağrının izin verdiği ölçüde, derecesini sürekli artırarak doğal hareketler yapmak gerekir. Bu süre içerisinde ağrının şiddetini azaltmak için de, ağrı kesici- kas gevşetici ilaçlar öneriyoruz. Boyun hareketlerinin en kısa sürede normale dönmesi, ağrının kronikleşmesini engelleyecektir.

    Omurga hastalıklarına bağlı boyun ağrıları, mekanik boyun ağrısına göre daha az sıklıkla görülür. Bu tip ağrısı olan hastalarda karşılaştığımız belli başlı nedenler şunlardır:

    * Boyun fıtığı
    * Boyun omurlarında dejenerasyon / yıpranma
    * Boyun omurga kanalında daralmaya bağlı omurilik tutulumu

    Daha iyi anlaşılabilmesi için,boyun bölgesinin anatomisini ve boyun fıtığının ne olduğunu kısaca anlatmak gerekir..

    Boynumuz, başın ağırlığını taşıyabilecek ve başımızı her yöne çevirmemizi sağlayacak hareket yeteneğine ve yapıya sahiptir. Bu hareketleri, vertebralar (omurlar) arasında bulunan diskler ve eklemler aracılığı ile sağlar. Boyun omurları içerisinden omurilik geçer. Omurlar arasında bulunan deliklerden ise kol kaslarının hareketini ve kolların duyusunu sağlayan sinirler çıkar.

    Boyun bölgesinde 7 adet omur bulunur. İkinci ve üçüncü omur düzeyinden başlayarak, tüm omurlar arasında disk adı verilen kıkırdak doku bulunur. İki omur arasında bulunan disk materyali, dışta göreceli olarak daha sert bir kılıftan, iç kısımda ise jel kıvamında bir yumuşak dokudan oluşur. Dış kılıfın zayıflaması veya yırtılması ile, iç kısım dışarıya doğru kayar ve sinirlere baskı yapmaya başlar. Dış tabakadaki zayıflama veya yırtılma, daha çok boyun ağrısına yol açarken; iç tabakanın dışarıya doğru yer değiştirmesi olarak da tanımlayabileceğimiz boyun fıtığı, sinir kökü üzerine baskı yaptığı için özellikle omuza ve kola vuran ağrıya yol açar. Kol ağrısı, sinir köklerine bası söz konusu olduğundan çoğunlukla boyun ağrısından daha şiddetlidir. Sinir köklerine olan basının şiddetiyle ilişkili olarak, kol ve el kaslarında güçsüzlük ve/veya uyuşukluk oluşabilir.

    Daha öncede belirttiğim gibi, sinir kökü üzerindeki basıya bağlı olarak kola vuran şiddetli ağrı boyun Fıtığının en önemli belirtisidir. İlk hafta şiddetli olan ağrı 2-3 hafta içerisinde azalarak ortadan kaybolur. Bu süre içerisinde ağrının şiddetini azaltmak için ağrı kesici- kas gevşetici ilaçlar önerilir. Bazı hastalar Fizik Tedaviden de ciddi yararlar sağlayabilirler. Boyunluk yani boyun korsesi doktor önerisi ile kullanılabilir.

    Hastaların bir grubunda ağrı, her şeye rağmen devam edebilir. Kronikleşen uzun süreli ağrılarda veya çok şiddetli, ağrı kesicilerin kullanılmasına rağmen dayanılmaz ağrılarda cerrahi girişim düşünülebilir.

    Bazı hastalarda sinir kökü üzerindeki basıya bağlı kuvvet kaybı gelişir. Kuvvet kaybının gelişmesi, sinir üzerindeki basının yok edilmesini, yani ameliyatı gerektirir.

    Ağrının kendiliğinden iyileşmesi, hastalığın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hastanın tekrar aynı ağrı atağına yakalanmaması için, boynunu koruması ve boyun kaslarını güçlendirmek için önereceğimiz egzersizleri yapması gereklidir.

    Özetlemek gerekirse Boyun Fıtığı olan hastalarda 3 çeşit tedavi uyguluyoruz; ilaç tedavisi, fizik tedavi ve cerrahi. İlaç ve Fizik tedavi ile, hastaların yaklaşık % 85′ i rahatlar, bulguları düzelir ve ameliyata gerek kalmaz. İlaç ve fizik tedaviye rağmen ağrıları geçmeyen, özellikle de kolda güçsüzlüğü olan hastaların mutlak surette ameliyat olmaları gereklidir. Çünkü daha sonra gelişecek kayıpların geri dönüşü imkansız hale gelebilecektir.

    Günümüzde boyun fıtığı ameliyatlarında, deneyimli ellerde, gelişen yeni teknikler ve mikroskop yardımıyla, son derece yüzgüldürücü sonuçlar alınmaktadır.

    Cerrahi tedavinin amacı, omurilik ve sinir dokusu üzerindeki basıyı ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla uygulanan ameliyat “Servikal Mikrodiskektomi” dir. Boynun ön tarafından yaklaşık 2-2,5 cm.lik bir cilt kesisi yapılarak, omurgalar arasındaki basıya yol açan kıkırdak doku alınır. Böylece, hastanın ağrısı yok olur, uyuşma-kuvvetsizlik gibi şikayetler hemen ortadan kalkar.

    Yaklaşık 30-40 dk süren bu ameliyat sonrasında hasta uyandığında, kol ağrısının dramatik olarak yok olduğunu fark eder. Birkaç saat içinde yürümeye başlayabilir ve aynı akşam ya da ertesi sabah taburcu olabilir. Yaklaşık 1 hafta sonra da işine geri dönebilir.

    Genç hastalarda son yıllarda çıkartılan disk materyali yerine yerleştirdiğimiz hareketli servikal disk protezleri ile, daha sonraki yıllarda komşu seviyelerde yeni fıtık oluşumu ve boyun hareketlerinde kısıtlılık gelişmesi de önlenmektedir.