Etiket: Kısırlık

  • İNFERTİLİTE  (KISIRLIK)

    İNFERTİLİTE (KISIRLIK)

    Normal çiftlerde , eğer normal sıklıkla cinsel ilişki varsa aylık gebe kalma oranı %25, yıllık gebe kalma oranı %90, 2 yıl sonunda ise %95 dir. İnfertil çiftler dikkatli değerlendirildiğinde %85-90’ında olası sebep tespit edilebilmektedir.

    Gebelik nasıl oluşur?
    Erkek tohumu (sperm) kadın tohumu (Ovum) ile birleşir. Buna döllenme denir. Kadın rahminde gerçekleşen bu olay ilk aşamadır. Daha sonra rahmin içine (uterusa) yerleşerek embriyo haline gelir.

    Kısırlık Tanımı Nedir?
    Normal ilişki sıklığında (haftada 2-3) herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamadan 1 yıl içinde gebe kalamama durumuna kısırlık (infertilite) denir.

    Yapılan araştırmalarda ENSIK rastlanan kısırlık nedenleri:
    • Yumurtlama bozuklukları %15-%20 ;
    • Karın zarı (peritoneal) patoloji %30-40 ;
    • Erkek faktörü (%30-40)
    • Nedeni açıklanamamış infertilite (%10)
    • Nadir problemler (Uterin /servikal patoloji) (%5). %10 hastada ise herhangi bir neden bulunamaz.
    Kısırlık nedenleri:

    1.Erkek Kaynaklı Nedenler

    Tüm kısırlık vakalarının %30-40 nedeni erkek kaynaklı patolojilerdir. Araştırmada 3 günlük cinsel perhiz sonrası verilen sperm örneği değerlendirilir. Sperm hücresinin sayısı, yapısı, hareketleri değerlendirilir. Travma, enfeksiyonlar, aşırı sigara ve alkol, kimyasallara maruz kalam sperm sayı ve miktarını bozar.

    Semene (meni) ait nedenler:
    Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre semen analizinin normal olarak kabul edilebilmesi için hacminin en az 2 mililitre, sperm sayısının mililitrede en az 20 milyon olması ve spermlerin en az %50’sinin hareketli ve en az %70’inin şeklinin normal olması gerekir.
    Şekil bozukluğu açısından daha detaylı bir inceleme olan ve özel boyama yöntemi ile yapılan Kruger testinde %14 ve üstü normal olarak değerlendirilir.

    Semenin taşınmasındaki sorunlar:
    Testislerde sperm üretiminin normal olmasına rağmen, spermin taşınmasını sağlayan kanalların doğuştan veya sonradan geçirilen bir hastalık nedeniyle tıkalı olması da gebeliğin oluşumunu engeller. Varikosel olarak adlandırılan damar genişlemesi (testislerden kirli kanı taşıyan toplar damarların genişlemesi ve kirli kanın testislerin yanında birikmesi) , testislerin sıcaklığını arttırarak sperm üretimi ve hareketi üzerine olumsuz etki eder. Çeşitli cerrahi müdahale yöntemleri ile tıkanıklığın giderilmesi (vazovazostomi, vazoepididimostomi, TURED ameliyatları) mümkün olmaktadır. 

    2. Kadına Ait Nedenler:

    Rahim ağzı kaynalı kısırlık (servikal faktör):
    Cinsel ilişkide spermler vajinaya ve rahim ağzına dökülür. Hareketli yapısı olan spermler rahim ağzından doğru rahmin içine doğru hareket ederler. Yumurtlama döneminde rahim ağzından geçiş en üst seviyededir. Bazı kadınların rahim ağzı salgısı sperme karşı antikor üretir ve spermin fonksiyonunu bozar. Bu kolaylıkla tespit edilebilen bir durumdur ve aşılama metodu ile kolaylıkla tedavi edilir. Servikal faktör nadiren tek başına infertiliteye neden olur.

    Rahim kaynaklı kısırlık (uterin faktör):
    Rahmin içindeki yapışıklık, yer kaplayan lezyonlar, doğuştan gelen şekil bozuklukları gebeliğe engel olur. Bunların tespiti ve tedavisi mümkündür. 

    Tüp Kaynaklı Kısırlık (Tubal Faktör):
    Gebeliğin oluşumu için en az bir tüpün sağlıklı olası gereklidir. Yumurtayı rahme taşıyan tüpler çok hassas bir yapıya sahiptir. Bu hassas yapının bozuk olması gebeliği engelleyebilir veya dış gebeliğe neden olabilir.
    Tüplerin kapalı olması infertilite hastalarının üçte birinde görülür.

    “Tüplerin yapısını değerlendirmek için HSG veya LAPAROSKOPİ yapılması gereklidir.Op.Dr.Fatma Gençtürk Özer her iki yöntemde rutin olarak yaygın şekilde kullanılır…”

    Yumurtlama problemlerinden kaynaklı kısırlık (ovulatuar faktör):
    Kısırlık problemi ile uğraşan kadınların %15-20 sinde çeşitli derecelerde yumurtalam problemi mevcuttur. Ultrasonografi ve hormon tahlilleri ile yumurtlama takip edilebilir.
    Diğer bir yumurtalama takibi ise Bazal vücut ısısı takibidir. Uygulaması kolay, basit ve ucuz bir yöntemdir. Yumurtlama sonrasında progesteron hormonu , bol miktarda salgılanır. Yumurtlama sonrasında salgılanan progesteron hormonuna bağlı olarak adet döneminin ortasına rastlayan dönemde vücut ısısı yaklaşık 1 derece yükselir. Yumurtlama olmaz ise vücut ısısında artış olmaz.
    “Yumurtlama problemi olan kadınlarda, yumurta gelişimi için kullanılan hormon ilaçları ile hastaların %80’inde yumurtlama sağlanabilir. Gebeliğe engel başka bir durum yok ise başarılı 6 yumurtlama tedavisi ile aşılama hastaların yarısı gebe kalabilir.”

    Karın zarı kaynaklı kısırlık (peritoneal faktör):
    Tüm kısırlık vaklarının %30-40 ının nedenidir. Özellikle geçirilmiş ameliyatler, üst genital sistemi tutan enfeksiyonlar, endometriozis hastalığı, karın iç zarında (peritonda) yapışıklık yaratarak tüplerde ve yumurtanın çevresinde anormal durumlara neden olabilirler . Bu anormal durumlar tüplerin yapısını bozarak veya yumurtanın tüplere ulaşmasını engelleyebilir .
    Endometriozis, rahim iç zarı olan endometrium dokusunun rahmin dışında bulunmasıdır. Genelde overde yerleşir ve “çikolata kisti” tanısını alır. Bu aşamada hem yumurtalığa zararı olur hemde yaratacağı yapışıklık ile ovumun tüpe geçişini engelleyebilir. Bu aşamada laparoskopik operasyonlar ile çok rahat çıkartılır.

    Yaş Faktörü:
    Kadında 40 yaşından sonra da gebelik oranları ileri derecede azalır. 40 yaş ve üzeri kadınlarda adet düzeni çoğunlukla normal olduğu halde gebe kalma oranı %10’un altına düşer. Yumurtaların gelişmesi ve ovulasyon meydana gelse de, oluşan yumurtanın kolayca döllenebilmesi oldukça güçtür. Gebelik oluştuğunda anne yaşının ileri olması nedeni ile bebekte kromozom anomalilerinin ve düşük riskinin arttığı da göz önüne alınmalıdır.

    3.Nedeni Açıklanamayan Kısırlık (unexplained infertilite):

    Kısırlık problemi yaşayan çiftlerin %10 kadarında tüm tetkikler normal olmasına rağmen gebelik oluşmamasıdır. Bu çiftlerde gebeliği sağlamak amacıyla yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar ve rahim içi aşılama (IUI) kullanılır. Bu tedaviler ile 3-6 adet döneminde gebelik elde edilememesi durumunda tüp bebek yöntemi uygulaması önerilir. Kliniğimizde aşılama (IUI) yöntemi ile yüksek gebelik oranları yakalanmıştır. Tüp bebek hazırlık tedavileride yoğun şekilde yapılmaktadır.

    Muayenehanede Yapılan İnfertilite Uygulamaları

    -Tüm Hormon Tahlilleri
    -Spermiogram
    -Folikül Takibi
    -Over Rezerv Testleri
    -Aşılama (İntra Uterin İnseminasyon )
    -Tüp bebek hazırlığı
    -Ağrısız Rahim Filmi (HSG)
    -Tanısal ve Operatif Histeroskopi

    Kısırlık Tedavisi Pahalı Bir Tedavi midir?
    Evli çiftlerin %15ini etkileyen kısırlık tedavisi , pahalı tetkikler ve tedavi metodları içerir. Artan hayat pahalılığı ve dönemsel ekonomik sıkıntılar neticesinde, artık kısırlık tedavisi adayı çiftlerin merkez seçerken dikkat ettikleri kriterlerin başında kısırlık tedavisinin toplam maliyeti gelmektedir.

    Hastamıza ayırdığımız geniş zaman , eksiksiz bilgilenme ve farkındalık sayesinde gerek doğal yollarla, gerekse yardımla üreme teknikleri ile gebe kalma şansı artmaktadır.
    Özellikle de son 5-6 yıl içinde kliniklerin rutin tedavi uygulamaları arasına girmeyi başaran yeni teknolojiler klasik tüp bebek uygulamalarının şeklini ve konseptini de neredeyse tamamen değiştirmektedir. Ve bu gelişmelere bağlı olarak da yardımla üreme teknikleri ile bebek sahibi olabilmek mümkün olabilmektedir.

    Aşılama
    Çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftlerde detaylı bir inceleme ile problemin nereden kaynaklandığı aydınlatılmalı, tedavi gerekliliği belirlenmeli ve çiftin en kolay şekilde gebelik elde etmesini sağlayacak olan tedavi yöntemi belirlenerek çifte sunulmalıdır. Sperm yıkama teknikleri sperm ve semen problemleri doğrultusunda geliştirilerek intra uterin aşılama için normal sperm elde etmeyi amaçlamaktadır. Aşılamada işlem görmemiş kullanılmaz. Sperm dışı içeriğinden dolayı direk olarak ejekulat rahim içine verilirse alerjik reaksiyonlara, şiddetli ağrıya ve enfeksiyona yol açabilir. Tedavi yöntemleri; yumurtlama uyarısı ve takibi, aşılama ve tüp bebek tedavisidir.

    Uygun şartlara sahip olan çiftlerde (sperm sayısının 20 milyon ve üzeri olduğu, total hareketliliğin %50 nin üzerinde , progressive hareketliliğin %15 in üzerinde olduğu çiftlerde), ilaçlarla yumurta gelişiminin sağlanmasını takiben spermin belirli işlemlerden geçirilerek (yıkanıp seminal plasmadan temizlenmesi işlemi)rahmin içerisine verilmesi anlamına gelen intrauterin inseminasyon” (aşılama) tedavisi ile gebelik elde edilebilir.

    Yıkama işlemi ejekülattan fertilizasyon için gerekli olmayan hücrelerin ayrılması temeline dayanır. Ejekülat aerobik ve anaerobik bakterileri içerebildiğinden steril bir örnek değildir. Vas deferensten, prostat bezinden, seminal vesikül ve üretradan gelen hücresel döküntüler de ejekülat içinde bulunabilir. Sperm yıkama işlemi ile tüm bu hücreler ayrılır.

    Tüp Bebek Hazırlık

    Tüp bebek yönteminde ,göbekten iğne şeklinde uyguladığımız kadınlık hormonları(FSH, FSH+LH) ile yumurtalıklar uyarılır. Uygun aralıklarla ultrasonografi yapılır. Folikül adı verilen yumurtalık içindeki kesecikler belirli büyüklüğe ulaştığında yumurta toplama işlemi için hazırlıklar tamamlanır. Olgunlaşmadaki son basamak olan Çatlatma İğnesi uygulamasını takip eden 35.-36. saatte Yumurta Toplama İşlemi gerçekleşir.Elde edilen yumurtalar laboratuvar şartlarında bu işleme özel solüsyonlar içinde bekletilir. Ortam anne rahmini taklit eden özellikler içerir. Hastanın eşinden alınan spermler de özel bir işlemden geçrilerek yumurtayı döllemeye hazırlanır.

    Hazırlık işlemlerinden sonra yumurtalar ile spermler mikroskop altında bir araya bırakılarak döllenmesi sağlanır. Her bir yumurta etrafında çok sayıda sperm olması gerekir.Spermler döllenmeyi sağlayacak kadar çok değilse ICSI adı verilen işleme geçilir.Bu işlemde sperm yumurta içine özel kataterle yerleştirilir.

    Ekibin (embriyolog ve jinekoloğun) ortak kararı ile belirlenenen uygun zamanda (işlemi takip eden ikinci, üçüncü, dördüncü veya beşinci gün) en kaliteli embriyolar seçilir. Yöentmelikle belirlenen kurallara uyara uygun sayıda embriyo ince bir kanül vasıtası ile rahim içerisine yerleştirilir.Yönetmelikler ve tıbbi kurallara göre yerleştirilecek embriyo sayısı belirlenir . Yumurta toplamadan 14 gün sonra gebelik testi için beklenir.

  • Çiftler Ne Zaman Hekime Başvurmalı  ?

    Çiftler Ne Zaman Hekime Başvurmalı ?

    Doktora daha önce başvurması gerekenler var mı?

    Kısırlık bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen

    hamile kalamama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda eğer

    bir yıl veya daha uzun süredir hamilelik elde edilememişse

    kısırlık yönünden bir değerlendirilmeye gereksinim vardır.

    Ancak eğer kadının yaşı 30 veya üzerinde ise 6 aylık bir

    korunmasız ilişki sonrasında hala gebelik olmamışsa doktora

    baş vurmalıdır.  Ayrıca eğer adet düzensizliği varsa ki bu

    yumurtlama ile ilgili bir sorun olduğunu gösterebilir ya da erkekte bilinen bir problem varsa

    yine bir yıl beklenmeksizin doktora başvurulmalıdır.  Gebelik elde edilmeye çalışılan bu bir

    yıllık süre içinde hiçbir zaman endi şeye kapılmamalıdır.  Çünkü toplumda yaklaşık 7 çiftten

    birinde bu durum görülmektedir ve günümüzde kısırlığın tedavisinde oldukça ileri teknoloji

    kullanılmakta ve olguların önemli bir kısmında da gebelik elde edilmektedir.

    Erkekler hangi durumda bir yıldan önce doktora gitmelidir?

    Erkekte kısırlık nadiren belirti verir. Erkek İnfertilitesinin tam değerlendirmesini yapmak için

    akıntı ve idrar yapma güçlüğü ve yanma olup olmadı ğı sorulmalı ve tam idrar tahlili ile en az

    2 sperm analizi yapmak gerekir. Ürolog (bevliyeci) tarafından yapılan bir fizik muayene ile

    cinsel organlara ait patolojiler ortaya çıkarılır. Risk faktörleri varsa; örn, bilateral

    kriptorşitizm (iki taraflı inmemiş testis), kadın yaşı 35’den büyük ise, eğer çift erkek partnerin

    fertilite potansiyelini sorguluyorsa erkekler de bir an önce doktora gitmelidir. Ayrıca

    kemoterapi ya da radyoterapi tedavisi görecek ya da görmüş olan, ergenlik döneminde

    kabakulak geçirmiş olan,şeker hastası olan veya varikosel tanısı konmuş ya da bu nedenle

    operasyon geçirmiş olan erkekler evlendikten hemen sonra doktora gitmelidir.

    Önce erkek mi kadın mı doktora gitmeli?

    Öncelikle erkek doktora gitmelidir. Çünkü erkeğe yapılacak testler hem kolay hem sayıca

    daha az hem de maliyeti düşüktür.

    Size çocuğumuz olmuyor şikâyeti ile başvuran çifte nasıl sorular soruyorsunuz?

    Öncelikle yaş, adet düzeni, kasık ağrısı olup olmadığı, anormal vajinal kanama veya akıntı,

    daha önce geçirilen iltihabi hastalıklar ve başka sistemlere ait hastalığı olup olmadığı sorulur. 

    Daha önce hiç gebe kalıp kalmadığı, kalmışsa nasıl sonuçlandığı, düşük yapıp yapmadığı,

    ameliyat olup olmadığı ve herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulayıp uygulamadığı

    sorulur. Hastanın eşine daha önce cinsel bölgede hasar yapabilecek bir travma ya da hastalık

    veya ameliyat geçirip geçirmediği, enfeksiyonlar, herhangi bir ilaç kullanımı, tıbbi bir

    rahatsızlığı ve eğer varsa daha önce başka bir kadından gebelik elde edilip edilmediği sorulur.

    Ayrıca ne zamandan beri korunmadıkları ve ne kadar sıklıkla ilişkide bulundukları ve ilişki

    sırasında kayganlaştırıcı kremler kullanılıp kullanılmadığı yine sorular arasındadır. Ailede

    doğumsal anormallikler olup olmadığı sorulmalıdır. Kısırlık süresi, halen herhangi bir tedavi

    görüp görmediği, alerjik bir hastalık, meslek, sigara-alkol kullanımı, göğüslerden süt gelip

    gelmediği, tüylenme ve cinsel ilişki sırasında ağrı yine sorulan sorular arasındadır. Hastanın

    kilosu da mutlaka kaydedilmelidir.

    Meslek seçiminin kısırlık üzerine etkisi var mı?

    Bazı mesleklerin kısırlığa zemin hazırladığı bilinmektedir. Hamam ve saunalarda çalışanlarda,

    döner ustalarında, fırın ve maden işçileri ile uzun yol şoförlerinde, seramik, cam işinde

    çalışanlarda, tinerin kullanıldığı boya işinde çalışarak yüksek oranda bunun gibi kimyasal

    madde soluyanlarda sperm miktarında ve kalitesinde azalmalar tespit edilmektedir.  Ayrıca

    yorucu ve stres katsayısı yüksek olan polislik gibi mesleklerde de kısırlık oranları

    yükselmektedir.

    Çocuk sahibi olmayan çiftlerin hangi uzmana başvurması gerekir?

    Genel kadın-doğum uzmanları ilk değerlendirmeyi yapabilirler veya kısırlık konusunda

    uzmanlaşmış bir kadın-doğum uzmanına gidilebilir. Burada önemli olan güven duyulan ve

    hastanın kendini rahat hissettiği bir hekimi seçmesidir.  Ancak hasta gitmek istediği hekimin

    özgeçmişine bugün artık hemen her yerden bağlanması mümkün olan internet yoluyla

    ulaşarak onun ilgi alanlarını ve bugüne kadar yapmış olduğu çalışmaları inceleyerek karar

    vermelidir.

    Doktora başvuran çiftlere ilk yapılan tetkikler nelerdir?

    Tanısal amaçlı yapılan ilk tetkikler kısırlığın sebebini bulmaya yönelik, pahalı olmayan ve

    hastaya zarar vermeyen tetkiklerdir. Burada hastanın istekleri, yaşı, kısırlık süresi, tıbbi

    hikâyesi ve fizik ve jinekolojik muayenesi göz önünde bulundurulur ve ultrasonografi ile

    kadın iç cinsel organları değerlendirilir. Öncelikle erkekten üç ila beş günlük bir cinsel perhizi

    takiben bir sperm analizi istenir. Daha sonra kadının yumurtlama fonksiyonu hakkında bilgi

    edinmek için âdetin üçüncü günü kan alınarak hormon analizi yapılır. Adet bittikten 2 gün

    sonra ise yumurtanın ve spermin bir araya gelmesini sağlayan tüplerin açık olup olmadığını

    gösteren bir film çekilir. Bu işlem rahim ağzından boyalı bir madde verilerek yapılır.

    Başlangıçta yapılan bu tetkiklerden sonra hasta hakkında bir ön değerlendirme yapılır ve ileri

    tetkiklere gerek olup olmadığına karar verilir. Bunlar beyinde bulunan hipofiz bezinin, boyun

    bölgesinde bulunan troid bezinin, böbrek üstü bezlerinin incelenmesi ya da laparoskopi ve

    histeroskopi ile karın içi ve rahim içinin gözlenmesi gibi tetkiklerdir.

  • Kısırlık ( infertilite) Nedir?

    Kısırlık ( infertilite) Nedir?

    Genellikle kısırlık yani (infertilite) kadın da hiç gebeliğin oluşmaması ya da daha önceden gebelik oluşmasına rağmen başka bir gebeliğin oluşmaması şeklin de ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla bütün kadınların yaklaşık olarak %25’i hayatlarının herhangi bir dönemlerin de kısırlık vakası ile karşı karşıya gelmektedir. Ayrıca her kadının doğurganlık açısından da en verimli olarak görüldükleriyaş ise 25 civarı olmaktadır. Genel olarak 35 yaşından sonra ise kadındaki doğurganlık özelliği belirgin ölçüler de azalmalar göstermektedir.

    Evli bir çiftin 3 aylık bir dönem de ise gebelik şansına ulaşması ortalama %57 olmaktadır,aynı zaman da 6 aylık bir süreçte ise bu oranlar %72’dir. Ancak bir senenin sonrasın da %85 oranın da iken 2 sene sonrasın da ise bu oran oldukça düşerek %93 olarak söylenebilir.

    Kısırlık teşhisi için genç çiftler acele etmemeli!

    Genellikle genç çiftler de ise çok aceleci davranmamak daha da faydalı olmaktadır. Eğer çiftin yaşı 25 civarın da ise kısırlık (infertilite) tetkiklerine başlamak için aceleci davranmadan bir iki yıl kadar beklenebilir. Ancak yaşları 30 civarın da olan hastalar için kısırlık tetkiklerinin başlanması durumların farklılığına göre 6 ya da 12 ay içersin de gebeliğin oluşmaması yeterli olarak da görülebilmektedir.

    Kısırlık tedavileri ne kadar sürer?

    Diğer yandan kısırlık (infertilite) tedavileri için bir tedavi protokolü en azından 6 ay sürdürülmesi gerekmektedir. Kısırlık tedavisine başlayan çiftlerin özellikle bilmesi gereken ise sabırlı olmalarıdır. Erkekte ise üretkenliğin yani (fertiliteye) olan etkileri de mutlaka tartışılması gerekmektedir. Çoğunlukla erkeklerdeki üretkenliğin 35 yaşında iken en yüksek değerler de olması,45 yaşının sonrasın da belirgin olarak bir düşüş görülmesi, hatta 80’li yaşlar da bile baba olabilen erkekler de görülmektedir. Bu sebeple kadının yaşı kadar erkeğin yaş durumu çok fazla da önem taşımamaktadır.

    Kısırlık sebepleri nelerdir?

    Genel olarak erkekteki kısırlık sebepleri takriben %25 ile 45 oranın da, kadına bağlı olan sebepler ise %40 ile 55 oranındadır. Ayrıca her iki birey için kısırlığa bağlı olan sebep ise %10 ile 15 oranın da iken hiçbir şekil de kısırlık sebebinin bilinmemesi %10 ile 15 oranın da olarak bilinmektedir. Diğer bir deyişle ise kısırlık sebebinin çift için her iki bireyde de aynı derece de sorumluluk var olmaktadır.

    Erkek adaylarda kısırlık nedenleri genelde aşağıdaki sıralanabilir:

    • Aşırı sıcakta çalışmak veya bulunmak
    • Sürekli oturarak çalışmak
    • Kimyasal maddeye maruz kalmak
    • Aşırı alkol ve sigara tüketimi

    Çocukları olmayan çiftlere nasıl yaklaşmak gerekmektedir?

    Genellikle çift ile yapılan bir detaylı görüşme ile bazı nedenler daha önceden ortaya çıkarılması mümkün olmaktadır. çift ile yapılan görüşme sonrasın da ise temel tetkikler geçilmektedir. Genel olarak kısırlık (infertilite) tanısında en kolay tetkik olan erkeğin değerlendirilmesin de kullanılan sperm tahlili yani “spermiogram” yapılmaktadır.

  • KISIRLIK

    KISIRLIK

    Doğurganlık çağındaki bir çiftin herhangibir doğum kontrol yöntemi kullanmadan, en az bir yıl düzenli cinsel ilişkiye girmesine rağmen gebeliğin oluşmamasına “kısırlık” (infertilite) denir. Daha önceden gebe kalmış veya çocuğu olan bir çiftin, istemesine rağmen gebe kalamamasına ise “sonradan gelişen kısırlık” (sekonder infertilite) denir. Hiçbir problemi olmayan ve düzenli cinsel hayatı olan bir kadının, bir ay süresince gebe kalma şansı % 20-25 kadardır.

    Görülme sıklığı ne kadardır?
    Üreme çağındaki evli çiftlerin yaklaşık % 10-15 kadarında kısırlık mevcuttur. Kısır çiftlerde yapılan incelemelerde %40’ında nedenin erkekte, %40 kadarında kadında, %10’unda hem erkek hem kadında olduğu belirlenmiştir. %10 çiftte ise herhangibir neden bulunamamaktadır. Bu duruma açıklanamayan kısırlık denilir. Gelişmiş toplumlarda eğitim ve kariyer beklentileri nedeniyle çocuk isteğinin ileri yaşlara ertelenme eğilimi mevcuttur. Kadınlarda 30’lu yaşların sonları ve 40’lı yaşların başlarında yumurtalık rezervleri ve doğurganlık kapasitesi azalmaya başlar. Bu durum daha fazla çiftin yardımcı üreme yöntemlerine (tüp bebek) başvurması sonucunu doğurur. Ülkemizde kısırlık sadece ilgili çifti değil, geniş bir sosyal çevreyi de etkilemektedir. Özellikle tedavi sürecinin uzadığı durumlarda, bu çiftler üstlerinde çok büyük bir sosyal ve psikolojik baskı hissetmektedirler. Aslında bu durum da tedavi sürecine olumsuz etki yapmaktadır. 

    Kısırlık nedeniyle başvuran çift nasıl değerlendirilir?
    Çift birlikte değerlendirmeye alınır. Cinsel hayatları, beraberlik sıklıkları sorgulanır.
    1.) Öncelikle erkekte meni tahlili (spermiogram) istenir. Üç günlük cinsel perhizden sonra yapılan meni tahlili değerlendirilir. Miktarı 2 ml den fazla, hücre sayısı (sperm) ml. de 20 milyondan fazla, hücrelerin hareketlilik oranı % 50′ den fazla, normal hücre oranı % 30’dan fazla olmalıdır. Meni tahlilinde anormallik tespit edilen kişiden bir süre sonra ikinci bir tahlil istenir ve değerlendirilmek üzere bir üroloji uzmanına gönderilir.
    2.) Kadındaki kısırlık nedenleri 4 başlık altında incelenebilir.
    a.) Yumurtlama bozuklukları: Kadındaki kısırlık nedenlerinin %30-40 kadarını oluşturur. Kadının adet düzeni normal, adet döngüsü 25-35 günler arasında ise ( bir adetin ilk gününden diğer adetin ilk gününe kadar geçen süre) genellikle yumurtlama problemi gözlenmez. Kadında yumurtlamayı tespit edebilmek için vücut ısısı takibi, adetin 21-23. günlerinde progesteron hormonu bakılması, beklenen adet kanamasından 3-4 gün önce rahim içerisinden örnekleme (endometriyal biyopsi) yapılması, ultrasonografi ile yumurtlama hücresinin takibinin yapılması gibi yöntemler kullanılabilir. Ayrıca FSH, TSH ve prolaktin hormonlarının bakılması gerekmektedir. 
    Ultrasonografi ile yumurta hücresi takibi
    b.) Yumurtalık kanalları (tuba uterina) ve karın iç zarına (periton) ait nedenler: Kadın kısırlığındaki nedenlerin % 30-40 kadarını oluşturur. Kanallardaki başlıca problemler, daha önce geçirilmiş iltihabi hastalıklar, endometriozis veya geçirilmiş ameliyatlara bağlı gelişen yapışıklıklar ve tıkanma nedeniyle oluşur. 
    Yumurtalık ve kanal çevresinde gelişmiş yoğun yapışıklıklar.
    Karın iç zarında (periton) endometriozise bağlı odaklar ve yapışıklıklar da gebeliği olumsuz etkiler. 
    Rahim arkasında, yumurtalık ve kanalların etrafında endometriozise bağlı yapışıklıklar.
    Kanalların değerlendirilmesi ve endometriozis teşhisi için rahimin ilaçlı filmi (histerosalpingografi-HSG) ve laparaskopi yapılmalıdır. 
    c.) Rahimden kaynaklanan faktörler: Belli sayı ve büyüklükteki myomlar, polipler, rahim içi yapışıklıklar (kürtajlardan sonra gelişebilir) ve rahimdeki doğumsal anomaliler kısırlığa sebep olabilir. 
    Rahimden kaynaklanan faktörlerin teşhisi için rahimin ilaçlı filmi (HSG), ultrasonografi bazen de MRI kullanılabilir.
    d.) Rahim ağzından kaynaklanan sebepler (servikal faktör): Olguların %5 kadarından sorumludur. Bu bölgedeki bazı olumsuz faktörlerin erkek hücresinin (sperm) geçişini olumsuz etkilemesi nedeniyle oluşur. Cinsel birleşme sonrası yapılan bazı testlerle değerlendirilir.
    e.) Nedeni belirlenemeyen olgular: Bütün bu incelemelere rağmen bir problem tespit edilemeyen kısırlık vakaları da mevcuttur. Bunlara “açıklanamayan kısırlık” vakaları denir. %10’luk bir orana sahiptir.

    Kısırlığın tedavisi nasıl yapılır?
    Tedavi altta yatan nedenlere göre yapılır.
    1-) Erkeğin tedavisi ürologlar tarafında düzenlenir.
    2-)  Kadındaki yumurtlama bozuklukları ilaçlarla tedavi edilir
    a.) Kanallar tamamen tıkalı, kadın genç ve birden fazla çocuk istiyorsa, ameliyatla kanalların açılması denenebilir. Bu yöntem uygun değilse yardımcı üreme teknikleri (tüp bebek) önerilir. Endometriozise bağlı çikolata kistleri, yapışıklıklar ve diğer lezyonlar laparaskopi ile tedavi edilebilir. b.) Rahimdeki myom, polip, yapışıklık ve doğumsal anomaliler değişik ameliyat teknikleri ile tedavi edilebilir.
    c.) Rahim ağzından kaynaklanan problemlerde aşılama önerilir.
    d.) Sebebi bilinmeyen kısırlık vakalarında da aşılama veya tüp bebek tedavileri önerilir.
    Tedavi yönteminin belirlenmesinde kadının yaşı, kısırlık süresi, tedavi sürecine tahammül edebilme gibi faktörler rol oynar. Sebebi bilinmeyen uzun süren kısırlık vakalarında çiftlerin üzerinde çok yoğun bir psikolojik baskı vardır. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkiler. Psikolojik baskının en güzel örneğini, bu çiftlerin çocuk beklentisi kalmadıktan birkaç yıl sonra kendiliğinden çocuk sahibi olabilmeleri göstermektedir. Gerçekten yıllar boyu tedavi görüp, umutlarını kaybeden çiftler, bir süre sonra kendiliklerinden çocuk sahibi olabilmektedirler.

  • Tüp Bebek Ne Kadar Sürer?

    Tüp Bebek Ne Kadar Sürer?

    Kısırlık, çiftlerin bir sene boyunca cinsel ilişkide bulunması ancak hamileliğin gerçekleşmemesi durumudur. Gebelik sağlansa dahi, düşük ile sonuçlanma söz konusu olabilir. Bu gibi durumlar da kısırlık olarak kabul edilmektedir. Her yüz çiftten 15’i kısırlık sorunu yaşamaktadır. Bu %15’lik oranının %25’inde herhangi bir sorun tespit edilemese dahi kısırlık söz konusudur. 
    Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerde erkek kaynaklı kısırlıklar %45’lik bir oranı kapsarken, kadın kaynaklı kısırlıklar da %45 oranında yaşanmaktadır. Geriye kalan %10’luk kısımda ise açıklanamayan kısırlık problemi mevcuttur. 
    Kısırlık Sebepleri
    Anne adayının kısırlık sebepleri:

    -Yumurtlama bozuklukları
    Düzenli olarak adet görmeyen kadınlarda yumurtlama bozuklukları akla gelmelidir. Yumurtlama bozuklukları, gebe kalmayı zorlaştıran bir faktördür.

    -Tüp (kanal) tıkanıklığı ya da hasarı:
    Tüplerin ikisinin de kapalı olması durumunda çift, doğal yollarla gebe kalamaz. 

    -Endometriozis:
    Rahim içi dokusu, rahim dışında gelişim gösterebilmektedir. Bu sorun çeşitli durumlarda kısırlığa yol açabilmektedir.

    -Anne adayının yaşı:
    Anne adayının yaşının ilerlemesiyle yumurtalık rezervleri azalmaktadır. Yumurtalık rezervlerinin azalması 35 yaşından sonra hızlanmaktadır. Bu sebeple de ilerleyen yaşlarda çocuk sahibi olma şansı azalmaktadır.

    -Çevresel koşullar:
    Stres, sigara kullanımı, alkol alışkanlığı, iyi olmayan beslenme düzeni, çeşitli ilaçların sürekli kullanımı gebeliğin oluşma olasılığını düşüren hususlardır.

    Baba adayının kısırlık sebepleri:
    Sperm sayısı, sperm hareketliliği ve morfolojisiyle ilgili problemler, kısırlık konusunda en yaygın şekilde karşılaşılan faktörler arasındadır. Bu durumu belirleyebilmek için semen analizi yani spermiogram yapılmaktadır. Semen analizinin neticelerinin doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için erkek adayın 3 gün cinsel perhize girmesi gerekmektedir. Sperm analizi neticesinde şayet sperm hücre sayısı yeterli çıkmaz ise tüp bebek yöntemlerine başvurulabilmektedir.

    Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?
    Tüp bebek tedavisinin ne kadar süreceği kısırlık sebebine göre değişkenlik göstermektedir. Bu tedavi yöntemi; uzun ve kısa protokol olarak ikiye ayrılmaktadır. Uzun protokol yaklaşık olarak 45 günde tamamlanmaktadır. Bu sürecin ilk aşaması, hastanın ilaç kullandığı bölümü kapsamaktadır. Bu aşamadan sonra ise yumurtalıkların uyarılması aşamasına geçilir, ardından ise yumurtaların toplanması ve embriyo transferi ile tedavi sona erer.
    Transfer ardından 12 gün sonra kanda hamilelik testi uygulanır. Kısa protokolde ise ön hazırlık dönemi yoktur. Bu protokolde direkt olarak yumurtalıkların uyarımı aşamasına geçilir. Bundan sonraki aşamalar uzun protokolle aynıdır. Kısa protokol ise ortalama olarak 18 gün sürer.