Etiket: Kırmızı

  • Vasküler lezyon tedavisi

    Vasküler lezyon tedavisi

    Vasküler lezyonlar cildin hemen altında bulunan birçok kılcal damarın büyüyüp şişmesi ve bir araya gelmesi şeklinde oluşur. Bu damarlar eğer yüzeye yakınsa dışardan kırmızı renkte eğer derindeyse mavi renkli bir görünüme sahiptir. Vasküler lezyonların bazı türleri doğum sırasında oluşur bazıları da ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkabilirler.

    Vasküler Lezyon Tedavisi

    Vasküler lezyon tedavisinde kullanılan lazerler damar içinde bulunan oxyhemoglabin tarafından emilir ve böylece oxyhemoglabin ısınır ve damar büzüşür. Oxihemoglabin tarafından en iyi emilen ışık 532nm dalgaboylu PDL Pulse Dye Lazerdir. Ancak bu ışın melanin tarafından çok iyi tutulduğu için cilde derin nüfuz edemez. Bu yüzden lazerler yüzeysel vasküler lezyonlar için daha uygundur.
    1064nm dalgaboylu Nd Yag lazerler ise oxihemoglabin tarafından daha az tutulur ancak cildin daha derinine nüfus ettikleri için derin bölgede yer alan lezyonlarda da etkilidir.

    IPL cihazlarlarının ışıkları 515nm-1200nm arasında dalgaboyunda olduğu için vasküler lezyon tedavisinde kullanılabilir ancak etkileri Nd:Yag lazer kadar olamamaktadır.

    Vasküler Lezyon Çeşitleri

    Telanjiektazi

    Yüz, dekolte, boyun ve nadiren vücudun diğer bölgelerinde yüzeye yakın konumdaki damarların genişlemesiyle ortaya çıkan problemdir. Yüz bölgesi dışında bacaklarda da görülebilir.

    Spider Angiomas

    Spider nevus, nevus araneus, scular spider, spider telangiectasia olarak da bilinir. Bir tip telanjiektazidir. Görünüm olarak ortada kırmızı bir nokta ve çevreye yayılan kırmızı uzantılar şeklindedir.

    Cherry Angiomas

    Kan damarlarının anormal bir şekilde birikmesi ile oluşan dışa doğru uzamış kitleden oluşur. En çok görülen angioma çeşididir. Yaşlılık ile birlikte oluşma sıklığı artar.

    Port Wine Stain

    Şarap lekesi bir tür doğum lekesi çeşididir. Kırmızımsı-eflatun rengine sahiptir. Genellikle yüzde ortaya çıkan ama vücudun diğer bölgelerinde de görülebilir.

    Rosacea (Kırmızı Yüz)

    Yüz bölgesinden meydana gelen kızarıklara verilen isimdir. Dört çeşit rozasea vardır. Bunların biri göz içinde ortaya çıkar.

  • Vejeteryan beslenme kalınbağırsak kanseri riskini azaltıyor mu?

    Vejeteryan beslenme kalınbağırsak kanseri riskini azaltıyor mu?

    Kalınbağırsak kanseri (kolorektal kanser), sağlık bakanlığının istatistiklerine göre en sık görülen ve en çok yaşam kaybına yol açan ilk 5 kanser türü arasındadır. Kolorektal kanserlerin gelişiminde genetik faktörlerin de etkili olduğu bilinmekle beraber, en önemli etken yaşam tarzı ve çevresel faktörlerdir. Bunlar içerisinde de en önde gelen hiç şüphesiz beslenmedir. Nitekim kolorektal kanserlerin gelişmiş batı toplumlarında, ülkemizde batı illerinde daha fazla görülüyor olması, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarına bağlanmaktadır. Sigara, hareketsiz yaşam ve obezitenin; beslenme olarak da alkol ve kırmızı etin kalınbağırsak kanseri riskini artırdığı bilinmektedir. Bundan hareketle kırmızı etin tüketilmediği vejeteryan beslenmede, kalınbağırsak kanseri riskinin daha düşük olduğu düşünülmektedir. Ancak bu konuda yapılmış çalışmalar, bunu doğrulamak için yeterli değildir.

    Vejeteryanlık; çeşitli nedenlerle kırmızı et, balık, kümes hayvanları ve bazı durumlarda yumurta, süt ve süt ürünlerini tüketmemek demektir. Vejeteryan beslenmenin; vegan (Yumurta, süt ürünleri, bal gibi hiçbir hayvansal ürünü tüketmeyen), lakto-ovo vejeteryan (hayvansal gıdalardan sadece süt ürünleri ve yumurta tüketen), pesko vejeteryan (hayvansal gıdalardan süt ürünleri, yumurta ve balık tüketen), yarı vejeteryan (kırmızı et dışındaki tüm hayvansal ürünleri tüketen) gibi türleri de vardır. Bu kişiler tahıl, sebze, meyve gibi bitkisel gıdalarla beslenmeyi tercih eder. Böyle bir beslenme şeklinin tercih edilmesinde dinsel ve ahlaki bir takım inanışlar etkili olabileceği gibi, daha sağlıklı olduğu düşüncesi de etkili olabilmektedir.

    Vejeteryan beslenmede; doymuş yağ ve kolestrol içeriği yüksek olan hayvansal gıdaların tüketilmemesi, kalp-damar hastalıkları riskini azaltır. Bunun yanı sıra, sebze ve meyvelerde yüksek oranda bulunan bazı vitaminler de bu beslenme şeklinde bolca alınmış olur ve buna ilişkin de bir takım faydalar elde edilir. Ayrıca vejeteryan beslenen kişilerde böbrek taşları ve safra taşları oluşumu riski de daha düşüktür. Bu tip beslenme posadan (liften) zengindir. Posa oranı yüksek gıdalarla beslenme, şeker hastalığından korunma ve bağırsak fonksiyonları açısından da fayda sağlar. Tüm bunların yanında geçtiğimiz günlerde, vejeteryan beslenmenin yararlarına bir yenisini daha ekleyecek nitelikte kapsamlı bir çalışma yayınlanmıştır.

    Bu çalışmada; anketlerle beslenme şekilleri belirlenen yaklaşık 75.000 kişi, vejeteryan olanlar ve olmayanlar olarak gruplandırılmıştır. Yine vejeteryan olanlar; vegan, lakto-ovo vejeteryan, pesko vejeteryan, yarı vejeteryan olarak alt gruplara ayrılmış ve gruplar yaklaşık 7,5 yıl takip edilerek kalınbağırsak kanseri gelişme oranları değerlendirilmiştir. Sonuçta; genel olarak vejeteryan olanlarda, olmayanlara göre kalınbağırsak kanseri riski %22 daha düşük olurken; özellikle pesko vejeteryanlarda (hayvansal gıdalardan süt ürünleri, yumurta ve bolca balık tüketenler) vejeteryan olmayanlara göre risk %43 daha düşük bulunmuştur.

    Sonuç olarak; vejeteryan beslenenlerde, vejeteryan olmayanlara göre kalınbağırsak kanseri riski anlamlı derecede daha düşüktür. Ancak, bu kesinlikle kanser riskini azaltmak için vejeteryan olmamız gerektiği anlamına gelmemektedir. Çünkü bu beslenme şeklinin yararlarının yanında birtakım zararları da mevcuttur. Özellikle kırmızı ette bolca bulunan demir, B12 vitamini, aminoasitler gibi bileşenlerin eksikliğine bağlı birçok problem ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden en doğru yaklaşım, beslenmemizde kırmızı etin ağırlığını azaltmak ama genel anlamda bitkisel ve hayvansal gıdalarla dengeli bir şekilde beslenmek olmalıdır. Bu noktada; yapılan çalışmalarla en sağlıklı beslenme şekli olduğu gösterilen Akdeniz diyetine uygun beslenmek en doğrusu olacaktır.

  • Erişkinlerin kanlı idrar (hematüri), kırmızı idrar yakınması ne anlama gelir?

    Erişkinlerin kanlı idrar (hematüri), kırmızı idrar yakınması ne anlama gelir?

    Hematüri, idrarda kan hücrelerinden sadece eritrositlerin (alyuvarların) bulunmasına verilen isimdir. Normalde idrar alınan sıvı miktarına bağlı olarak koyu sarı-açık sarı-su rengi arasında değişen bir renk örneği gösterir. İdrarın rengi eritrositlerin varlığı ve miktarına, vücudda üretilen boyar özellikli kimyasallara ve alınan boyar özellikli ilaçlara ve besinlere bağlı olarak değişir. Eğer idrardaki eritrosit miktarı normalin üzerinde olursa idrar rengi et yıkantı suyu, pembe-kırmızı renkten kola rengine kadar varan renk değişikliği gösterir. Normalde basit idrar analizi ile idrarda mevcut eritrosit miktarı hakkında değerlendirme yapılır. Normal bir erişkinde idrar analizi sırasında hazırlanan idrar sedimentinde her ışık mikroskopi alanında 3-5 arasında eritrosit görülmesi normal olarak kabul edilir. Bunun üzerindeki sayım değerleri anormal olarak kabul edilir ve hematüriden söz edilir. Eğer hematüri varlığında idrar rengi değişikliği oluşmuş ise buna makroskopik veya gözle fark edilen anlamında “visible” hematüri, eğer laboratuvar sayımı olarak hematüri olduğu halde idrar renginde gözle farkedilir bir değişiklik olmamışsa buna da mikroskopik (non-visible) hematüri tanımlaması yapılır. İdrar renginin kırmızı renk alması sadece idrarda kan (eritrosit) olması ile açıklanamayabilir. Eritrositlerin içerisindeki hemoglobinin, kas hücrelerindeki myoglobinin idrara aşırı miktarda çıkması ve bazı duyarlı kişilerde kırmızı pancar yenilmesi sonucu da idrar kırmızı renk alabilir. Kırmızı pancar yenilmesi nedenli kırmızı idrar durumu tıp dilinde beetüri olarak tanımlanır.

    Erişkinlerde başlıca kanlı idrar (hematüri) nedenleri?

    Hematüri şekilde belirtildiği üzere idrarın yapıldığı organ böbreklerden başlayarak idrarın vücuddan çıkış noktası olan üretra ağzına kadar herhangi bir seviyeden ve farklı hastalıklardan kaynaklanabilir. Dolayısıyla tek başına hematüri varlığı hastalığın ön planda böbrek kaynaklı olduğu anlamı taşımaz. Aşağıda başlıca hematüri nedenleri sıralanmıştır:

    İdrar torbası (mesane) infeksiyonu (sıklıkla sık idrara çıkma ve işeme sırasında yanma, ağrı hissi ile birliktedir)

    Böbrek düzeyinde infeksiyon (sıklıkla ateş ve böğür ağrısı, bulantı ile birliktedir)

    Böbrek taşları (ağrılı veya ağrısız olabilir)

    Polikistik böbrek hastalığı

    Bazı glomerülonefritler

    Ciddi ekzersiz

    Böbrekleri etkileyen travmalar, kazalar

    Prostat büyümesi

    Mesane, prostat ve böbrek kanserleri

    Hematüri, kanlı idrar veya kırmızı idrar şüphesi olan biri ne yapmalıdır?

    Bu durum panik yapmayı gerektirmez ancak derhal bulunduğu lokalizasyonda mevcut bir pratisyen hekime veya aile hekimine veya bir iç hastalıkları uzmanına baş vurmalıdır. İç Hastalıkları uzmanı da olguyu durumuna göre ya kendi yönetmeli veya bir üroloji veya nefroloji uzmanına yönlendirmelidir.