Etiket: Kedi

  • Gebelik ve Toksoplazma

    Gebelik ve Toksoplazma

    Gebelik ve Toksoplazma

    Toksoplazmozis nedir?

    Toksoplazmozis, protozoan parazit Toksoplazma gondii nin neden olduğu bir enfeksiyondur ve anne karnındaki bebeğinizin hayatını tehdit edebilir. Parazitle enfekte kedi dışkısı içeren kedi kumu ya da toprağa temasla enfeksiyonu alabilirsiniz. Aynı zamanda parazitle enfekte az pişmiş et ya da çiğ et ile temas etmiş pişmemiş yiyecekleri tüketerek de enfeksiyonu alabilirsiniz. Eğer daha önce toksoplazma enfeksiyonu geçirdiyseniz muhtemelen tekrar geçirmezsiniz.

    Toksoplazma belirtileri nelerdir?

    Toksoplazma çoğu insanda belirtiye sebep olmadığı için enfekte olup olmadığınızı bilmek zordur. Belirtileri genellikle soğuk algınlığına benzer, ateş ve lenf bezlerinde şişkinlik yapabilir.

    Eğer gebelikten önce toksoplazma geçirdiysem, anne karnındaki bebek için risk oluşturur mu?

    Nadir istisnalar hariç, gebelikten en az 6-9 ay önce enfeksiyonu geçirdiyseniz Toksoplazmaya bağışıklık gelişir ve bebeğinize bulaşmaz.

    Eğer gebelik sırasında toksoplazma geçirirsem bebeğime ne olur?

    Toksoplazma enfeksiyonu olan gebelerin yaklaşık yarısında enfeksiyon plasenta aracılığıyla bebeğe geçebilir. Gebeliğin erken döneminde oluşan enfeksiyonun geç dönemde oluşana göre bebeğe geçme olasılığı daha düşüktür. Fakat erken enfeksiyon geç gelişenden genellikle daha ciddidir.

    Anne karnında enfekte olmuş birçok bebekte doğduklarında toksoplazmozis belirtisi görülmez fakat birçoğunda ileriki yaşamlarında öğrenme, görme ve duyma güçlüğü gelişir.

    Anne karnındaki bebeğimin enfekte olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?

    Eğer gebelik esnasında toksoplazmozis enfeksiyonu olmuşsanız, bebeğinize bulaş olup olmadığı gösteren yöntemler vardır:

    • Amniyon sıvısı ya da anne karnındaki bebeğin kanı enfeksiyon açısından test edilebilir.
    • Enfekte olmuş bebeklerin 1/3 ünde ultrasonla görülebilen problem oluşur.

    • Doğumdan sonra bebeğin kanı test edilebilir.

    Gebelik sırasında toksoplazma tedavi edilebilir mi?

    Gebelik sırasında toksoplazma enfeksiyonu antibiyotik ile tedavi edilebilir. Enfeksiyona ne kadar erken tanı konur ve tedavi edilirse bebeğe geçme olasılığı o kadar az olur. Eğer bebeğe enfeksiyon bulaştıysa tedavi ile hastalığın şiddeti azaltılabilir. Ayrıca bebek doğduktan sonra da tedavi edilebilir.

    Toksoplazma enfeksiyonunda nasıl korunabilirim?

    CDC (ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi) nin önerileri:

    • Yiyecekleri uygun ısıya (73 derece) ve etlerin içinde pembelik kalmayana kadar iyice pişirin.
    • Yemeden önce meyve ve sebzeleri bol su ile güzelce yıkayın. Çiğ yiyeceklerle temas edecek kesme tahtası gibi mutfak gereçlerini ve ellerinizi su ve sabunla iyice yıkayın.

    • Bahçe, toprak ya da kumla uğraşacaksanız eldiven giyin çünkü enfekte kedi dışkısı içerebilir.

    • Eğer kedi besliyorsanız kedi kumu ile temastan kaçının. Değiştirecekseniz mutlaka eldiven giyin ve sonrasında ellerinizi güzelce yıkayın. Kumunu her gün değiştirin, kedinizi içeride tutun, sokak kedilerine temastan kaçının. Kedinizi çiğ ya da az pişmiş etle beslemeyin.

  • GEBELİKTE ÇİĞ ET TÜKETİMİ

    GEBELİKTE ÇİĞ ET TÜKETİMİ

    Toksoplazma; “toksoplazma gondii” ismi verilen parazitin yaptığı bir enfeksiyondur. Bulaşması pişirilmemiş çiğ etlerin yenmesiyle ortaya çıkar. Aynı zamanda kediler bu parazitin ana konağı ve taşıyıcısıdır. Kedi pisliğinin bulaştığı toprak ve sudan da bulaşabilmektedir.

    Erişkinlerde toxoplazma enfeksiyonu genellikle belirti vermemekle birlikte hafif halsizlik ve ateş ile de kendini gösterebilmektedir. Ancak, gebelerde parazitin kana karışması ile bebeğe bulaşabilmektedir. Gebelerde toxoplazma taraması yapılarak daha önce enfeksiyonu geçirip geçirmediğinin mutlaka araştırılması gerekir.

    Enfeksiyon ilk 3 ayda bebeğe %15 gibi düşük oranda geçebilir. İkinci trimesterde bebeğe geçiş oranı %30, üçüncü trimesterde geçiş oranı %60‘tır.Karın içerisinde enfekte olan bebeklerin büyük bir bölümünde doğumda hiçbir anormal bulguya rastlanmamaktadır. Bazı bebeklerde ise düşük doğum ağırlığı, karaciğer ve dalakta büyüme, sarılık, anemi, sinir sistemi bozuklukları, beyinde kireçlenmeler, beyinde su toplanması, kafatasının küçük olması ve körlük görülebilmektedir. Bu beyin bulgularına bağlı olarak çocukta havale görülebilmektedir. Ayrıca, doğumda tamamen normal olmasına karşın bazı bebeklerde daha sonra körlük görülebilmektedir.

    Gebeler, Toxoplazma Geçirdiğinde
    Ne Yapmalıdır?

    Enfeksiyonun bebeğe geçip geçmediğini tespit etmek için bazı testler yapılabilmektedir. Fetüsün kanında parazitin ya da IgM antikorunun tespiti yapılabileceği gibi amnios sıvısında parazitin tespiti de yöntemlerdendir. Ayrıca, enfekte olmuş fetüslerde yukarda anlatılan anomalilerden bazıları ultrason ile de gözlenebilmektedir.

    Gebelikte geçirilen toksoplazma enfeksiyonunun bebeğe kesin zarar vereceği söylenemez. Bu sözkonusu risk aileye anlatılır ve aile gebeliğin sonlandırılmasını ister ise gebelik sonlandırılır. Aile gebeliğin sonlandırılmasını istemez ise antibiyotik tedavisine başlanır ve doğumdan sonra bebeğe de antibiyotik verilmeye devam edilmelidir. Antibiyotik tedavisi bebeğin etkilenmesini önleyemez fakat bebekte oluşacak etkilerin şiddetini azaltır.

    Alınabilecek Önlemler:

    • Et iyi pişirilmelidir. Çiğ ya da az pişmiş eti kesinlikle yememek gerekir.
    • Çiğ ete elle temas edildiyse eller iyice yıkanmalıdır. Et ellenirken eldiven kullanılabilir.
    • Salam, sucuk gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
    • Çiğ et kestiğiniz bıçaklar iyice yıkanmalıdır.
    • Kedi besleyenler de mama değişimi sırasında eldiven takmalıdır.
    • Evde kedi besleniyorsa kediye çiğ et verilmemesi ve kedinin sokağa çıkarılmaması gerekir.
    • Kedinin dışkısı ile gebeler temas etmemelidir.
    • Meyve ve sebzeleri bol su ile yıkamalısınız.
    • Bahçe ve toprak ile çıplak elle temas etmeyiniz
  • Sevimli ve Yararlı Dostlarımız

    Sevimli ve Yararlı Dostlarımız

    Biz hayvan severler bir hayvan sahiplenmenin yaşamımıza verdiği mutluluğun ne demek olduğunu çok iyi biliriz. Bizi eğlendirirler, güldürürler, yalnızlığımızı giderirler. Fakat birçoğumuz bu sevimli varlıkların ruhsal ve fiziksel sağlığımıza olan olumlu etkilerinden bihaber yaşarız.
    Evcil hayvanlar insanların duygularını, düşüncelerini ve ihtiyaçlarını anlama konusunda evrim geçirmişlerdir. Örneğin köpekler insanların kullandığı birçok kelimeyi anlayabilmekte, ses tonumuzdan, vücut dilimizden ve mimiklerimizden duygu durumumuzu tespit edebilmektedirler. Tıpkı yakın bir arkadaşınızın yapacağı gibi mutsuz olduğunuz zaman gözlerinizin içine bakıp duyarlılıkla sizi anlamaya çalışmakta ve hatta sarılma ve öpme benzeri davranışlar sergilemektedirler. Evcil hayvanlar, özellikle kedi ve köpekler, stres, anksiyete ve depresyonu azaltır, yalnızlığımızı giderir, bizi egzersiz yapmaya ve oynamaya teşvik eder, kalp sağlığımızı olumlu yönde desteklerler. Evcil hayvan besleyen çocuklar daha özgüvenli ve aktif bireyler olurlar. Bu sevimli dostlar yaşlılar için de mükemmel bir yoldaştırlar. Çünkü bize koşulsuz sevginin ne demek olduğunu en güzel onlar öğretirler.

    Yapılan Araştırmalar Gösteriyor Ki
    -Evcil hayvan besleyen kişilerin stresli durumlar karşısında kan basınçlarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Hatta bir araştırma hipertansiyon hastası bireylerin bir hayvan beslemeye başladıktan 5 ay sonra tansiyonlarının normal seviyelere döndüğünü tespit etmiştir
    -Kedi veya köpekle oynamanın vücudumuzda mutluluk sağlayan serotonin ve dopamin seviyelerini yükselterek bizi sakinleştirip rahatlattığı tespit edilmiştir. Evcil hayvan besleyenler depresyona daha seyrek yakalanırlar
    -Hayvan besleyenlerin trigliserid ve kolesterol seviyelerinin düşük olduğu ve kalp krizi risklerinin ciddi anlamda azaldığı gözlemlenmiştir
    -Evcil hayvan besleyen 65 yaş üstü bireylerin beslemeyen bireylere göre daha az doktor ziyaretine gereksinim duydukları tespit edilmiştir

    Hayat Kalitemizi Nasıl Arttırırlar?
    -Egzersiz yapma süremizi arttırlar. Nasıl mı? Köpeğinizi yürüyüşe çıkarmak, kedinizle evin içinde oynamak, bakımlarını yapmak sizi daha aktif bir insana dönüştürür.
    -Bize arkadaş olurlar. Yalnızlık, depresyon ve benzeri rahatsızlıklara davetiye çıkarır. Tüylü arkadaşlarımız bize hayatta ihtiyaç duyulduğumuz, istendiğimiz ve değerli olduğumuz hislerini yaşatırlar. Hayattaki en güzel şeylerden biri akşam işten eve geldiğinizde kuyruğunu sallayan ya da taklalar atan bir kedi ya da köpek tarafından karşılanmaktır. 
    -Yeni insanlarla tanışır daha sosyal olursunuz. İnternette ya da çevrenizde kedi ya da köpek besleyen kurumlar, forumlar, bloglar yeni insanlarla tanışmanıza, arkadaş çevrenizin genişlemesine yardımcı olur. 
    -Gününüz daha sistemli ve düzenli bir hale gelir. Köpekler düzenli bir egzersize ihtiyaç duyalar. Kedilerin de her gün onları beslemenize, kumlarını temizlemenize ihtiyaçları vardır. Bu rutin hayatınızı daha düzenli bir hale getirirken, özelliklerle çocuklarda sorumluluk alma becerilerini destekler.
    -Dokunmanın mucizevi etkisi. İnsanların doğası gereği dokunmaya ve sarılmaya ihtiyacı vardır. Evcil hayvanınıza dokunmak, onu sevmek stresi yatıştırır. Dolayısıyla stresin neden olabileceği zararların bir nebze önüne geçilmiş olunur.

  • Fobilerimizle Nasıl Baş Edebiliriz?

    Fobilerimizle Nasıl Baş Edebiliriz?

    Fobi, kişilerin farklı nesne, varlık ve durumlara karşı duyulan yoğun korku halidir. Mesela; yükseklik, karanlık, uçak, kedi, köpek gibi olgulara yönelik çok çeşitli bir fobi yelpazesi bulunmaktadır. Fobilerin gelişim hikayesine baktığımızda genellikle çocukluk çağında yaşanan olumsuz yaşantının bulunduğunu görürüz. Fakat bunun da istisnaları bulunmaktadır. Belirli bir fobiye sahip olan bir kişiyi gördükten sonrasında bile fobi gelişmesi mümkün olabiliyor. Çünkü davranışlarımız gibi korkularımızda öğrenilen birşeydir. Buna başka bir örnekte televizyon, bilgisayar gibi medya araçları da olabilir. Örneğin; bir dönem Jaws isimli köpek balığını konu alan bir korku filmi çok meşhurdu. Bu filmi izleyen insanların bazıları, hayatlarında hiç köpekbalığı görmemiş ve görme ihtimali de çok düşük olsa bile fobi ortaya çıktığı görülmüştür. Kişiler denize girmekten kaçınmış, girseler bile o kaygı halini yaşamışlardır. İşte, travmatik bir anı ve fobinin öğrenilmesi gibi durumlarda fobinin gelişmesi mümkündür.

    Peki, fobimizle nasıl baş edebiliriz?

    1. Fobinizi gerçekçi bir biçimde değerlendirin.

    Kişilerin aslında en çok zorlandıkları bölümdür burası. Çarpıtılmış bilişleri çalışmak gerekir ve farkındalık gerektiren bir bölümdür. Bu yazıyı yazarken belirli bir fobi örneği üzerinden ilerleyeceğim ki daha anlaşılır olsun. Örneğin kedi fobisini ele aldığımızı düşünelim. Bu aşamada öncelikle kendimize bazı sorular sormamız ve bunlara cevap vermemiz gerekir.

    • Yolun karşısında bile bir kedi gördüğümde çok korkuyorum ve koşarak uzaklaşıyorum.

    • Peki, kediye biraz yaklaşsaydım ne olurdu?

    • Bana saldırabilir beni tırmalayabilir.

    • Eğer kedi bana saldırsaydı ne yapardım?

    • Yardım isterdim, hastaneye giderdim

    Bu bölümde aslında fobinizin gerçekliği ile yüzleşirsiniz. Yıllarca hayatınızı etkileyen bu durumla karşılaştığınız zaman ne yapmanız gerektiğini bilmek sizi rahatlatacaktır.

    1. Korkunuzun boyutlarına ve şekline ilişkin hiyerarşisini oluşturun.

    Yine kedi fobisi örneğinden gidecek olursak, fobinizin durumlarına ilişkin puanlama yapmanız gerekmektedir. Öncelikle kedi fobisine ilişkin korktuğunuz ve kaçındığınız durumların listesini çıkarın. Size yardımcı olması adına örnek bir liste çıkaracağım.

    • Kedi resmine bakmak

    • Kedinin olduğu yolda durmak

    • Kedinin yakınından geçmek

    • Kedinin hemen yanında durmak

    • Kedinin yanına oturmak

    • Kedinin başını sevmek

    • Kediyi kucağına almak

    Bu durumları daha da arttırabilir ve kendinize uyarlayabilirsiniz. Oluşturduğunuz hiyerarşiye 100 üzerinden puan verin. Sonrasında yapmakta en az zorlanacağınız durumdan başlayarak yapın. Peki, fobilerimizle yüzleşirken kendimizi nasıl sakinleştireceğiz?

    1. Gevşeme egzersizleri öğrenin.

    Gevşeme egzersizi yazdığınızda internette çok içeriğe ulaşabilmeniz mümkün. Bunları uygulayıp hoşunuza gidenleri ya da size en çok iyi geleni seçip uygulayabilirsiniz. Fakat en basit egzersizler nefes egzersizine ve imajinasyona dayalıdır. Nefes egzersizinde herkes farklı bir yöntem uygular, benim en çok kullandığım yöntem ise, 4-2-4 kuralıdır. 4 saniye süresince nefes alıp 2 saniye tuttuktan sonra 4 saniye süresi boyunca nefesi verin ve bunu sakinleşinceye kadar devam ettirin. Bunun yanı sıra gözlerinizi kapatıp kendinizi huzurlu bir ortamda hayal etmeye çalışırsanız, gevşemenize yardımcı olacaktır.

  • Erken dönemde evde kedi ve köpek

    13 Haziran 2011 de yayınlanan bir çalışmaya göre erken dönemde evde kedi ve köpek bulundurmanın bunlara karşı allerji riskini artırmadığı hatta koruyucu olabileceği bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı erken dönemde kedi ve köpeğe maruz kalmanın 18 yaşında bir kedi-köpek allerjisine neden olup olmadığını araştırmakmış. Araştırmacılar sonuçta hayatın ilk yılında evde kedi-köpek bulnudurmanın, bunlara karşı allerji geliştirme oranının kedi-köpek bulundurmayanlara göre daha düşük olduğunu vurgulamışlardır.

    Saygılarımla,

    Dr.Ertuğrul Güler

  • Gebelikte, yenidoğan ve çocuklarda toksoplazma enfeksiyonları

    Gebelikte, yenidoğan ve çocuklarda toksoplazma enfeksiyonları

    Toksoplazma gondii’nin neden olduğu bir parazit hastalığıdır.Dünyadaki en yaygın enfeksiyonlardan biri olup ülkemizde yapılan çalışmalarda toplumun %20-60’nın bu parazit ile enfekte olduğu bildirilmektedir.ABD bu oran 12 yaş ve üstündeki yaş grubunda %22.5’dir.Enfeksiyon özellikle sıcak ve rutubetli iklim ve düşük rakımlarda yüksek olup bazı toplumlarda enfekte olma oranı %95’e ulaşmaktadır.

    Toksoplazma enfeksiyonunda bulaşım yiyecekler veya kontamine su ile olmaktadır.İyi pişmemiş veya çiğ yenilen et,yıkanmadan yenilen sebze ve meyveler ile enfeksiyon bulaşmaktadır.Enfeksiyonun insandan insana bulaşımı bazı özel durumlarda olmaktadır.

    -Gebelikte enfeksiyonun anneden bebeğe geçişi
    -Kan transfüzyonu
    -Organ transplantasyonunda enfeksiyon direk geçiş göstermektedir.

    Enfeksiyonun yayılmasında en önemli rol kedilerdir. Enfekte hayvanların etlerini yiyen kedilerin ince bağırsaklarında kistler çoğalmakta ve enfeksiyonunun alınmasından 3 hafta sonra kedilerin dışkısı ile atılmaya başlamaktadır.Kist ile enfekte olan gıdaların yenmesi veya kist içeren herhangi toprak ve bahçe materyali ile temas sonrası ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi sonucu enfeksiyon yayılabilmektedir.Şehir suyu şebekesinin kontamine olmasına bağlı salgınlar bilinmektedir.

    Diğer bir geçiş yolu anneden çocuğa enfeksiyonun geçişidir.Gebelik esnasında enfekte olan anne enfeksiyonu bebeğe geçirebilir.Bu vakalarda annede bir belirti yokken bebek enfekte doğabilir,biz bu bebekleri kongenital enfeksiyonlu bebekler olarak tanımlıyoruz.

    Enfeksiyonun kuluçka süresi 4-21 gün olup ortalama 7 gündür.Sağlıklı bireyler toksoplazma ile enfekte olduklarında her zaman belirti vermezler.Bağışıklık sistemi iyi ise parazit hastalığa yol açmayabilir.Hastalık oluşursa belirtiler spesifik değildir.Halsizlik,ateş,boğaz ağrısı,kas ağrısı ve lenf bezlerinde büyüme görülebilir.Birkaç hafta süren bu tablo kendiliğinden düzelir.Enfekte olan şahıslarda parazit inaktif şekilde vücutta kalmakta ve bağışıklık sisteminin bozulduğu durumlarda enfeksiyon reaktivasyon göstermektedir.

    Anne adayı gebe kalmadan önce enfeksiyonu geçirirse bebekte sorun söz konusu değildir ve annede bağışıklık sisteminin yeterli oluşu bebeği enfeksiyondan korumaktadır. Gebe bir kadının enfekte olması halinde anne enfeksiyonu bebeğine geçirebilir(Kongenital Enfeksiyon).Bu bebeklerde ciddi problemler ortaya çıkar.

    -Gebelik düşükle sonuçlanabilir.
    -Ölü doğum olabilir.
    -Toksoplazmazisli bebek doğabilir.

    Bu bebeklerde; Hidrosefali veya Mikrosefali
    Yaygın döküntü
    Hepato/splenomegali
    Sarılık
    Trombositopeni
    Korioretinit
    Konvülziyon görülebilir.

    Doğumdan önce enfekte olan bebeklerin bir kısmında doğumda belirti görülmeyebilir,daha sonraki yaşamlarında görme kaybı,mental yetersizlik ve nöbetler görülebilir. Toksoplazmasisli annelerin çocuklarının belirli aralıklarla takip edilmesi önerilmektedir.

    Toksoplazma enfeksiyonunda göz tutulumu da önemlidir.Sık olarak doğumsal enfeksiyon sonucu gelişir. Vakaların %20-80’inde doğumsal enfeksiyona bağlı göz bulguları başlangıçta saptanmazken erişkin yaşlarda ortaya çıkabilir.Sıklıkla görülen göz bulgusu korioretinittir.Göz bulguları yıllar sonra aktive olabilir.

    Bağışıklık sistemi bozulmuş şahıslarda ise geçirilen toksoplazma enfeksiyonunun aktive olabileceği unutulmamalıdır.

    Tanı serolojik testler
    doku incelenmesi
    moleküler testler yardımı ile yapılmaktadır.

    Tedavi: Sağlıklı bireylerde özgül antimikrobiyal tedaviye gereksinim yoktur.
    Gebelikte yenidoğan ve bebeklerde tedaviye başlanmalıdır.

    Önerilen tedavi: pyrimethamine,sulfadiazin ve folik asit’dir.Spiromisin,leukovorin tedavisinin de periodik olarak verilmesi vurgulanmaktadır.
    Korunmada eğitim önemlidir.

    -Etlerin iyi pişmesi
    -Meyve ve sebzelerin yıkanması ve kabukları soyularak yenilmesi
    -Bahçeyle uğraştıktan ve ellerin toprağa değmesinden sonra iyice yıkanması
    -Evde kedi besleniyor ve gebelik söz konusu ise kedinin dışkısını temizlerken eldiven giyilmesi önerilmektedir.