Etiket: Kas

  • Botox!!!!!

    Botox!!!!!

    Botoks yönteminde, Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen botilinum toksin adlı madde kullanılır. Belli dozlarda güvenle botulinum toksin A tipi kırışıklık tedavisi, koltukaltı aşırı terleme tedavisi ve bazı dirençli gerilim tipi baş ağrılarında başka nedeni yoksa kullanılabilir.

    Botoks kasları felç mi ediyor?

    Botoks, sadece uygulama yapılan bölgedeki kasların daha az çalışmasını sağlayarak etkili olur. Yapıldığı bölge dışında vücudun diğer alanlarındaki kaslara genellikle etkili olmamaktadır. Allerjik reaksiyonlar çok nadir olmakla beraber beklenmedik durumlarda doktorunuzda temasa geçmelisiniz.

    Botoksla kaşlarım çok kalkar mı?

    Botoks sonrası kaş kalkması kişinin kas yapısıyla alakalıdır. Kaş üstündeki alın kaslarının kuvvetli olması ile ilgilidir. Botoks uygularken alın kasının bu fazla çalışan kısmına uygulama yapılması kaşların aşırı kalkmasını engeller.

    Botoks sonrası yüzümde donuk, ifadesiz ve garip bir görünüm olur mu?

    Botoks tedavisi yüz bölgesinde fazla çalışarak kırışıklığa neden olan kasları durdurur. Kaşını çatarak sinirli gözüken kişilerin kaş çatmasına mani olarak kişinin iyi gözükmesini sağlar. Göz etrafındaki kırışıklığı azaltarak yorgun ve yaşlı yüz ifadesini engeller. Yaşa bağlı olarak ve yerçekimi etkisiyle, yüzü aşağı çeken kaslarda kuvvetlenme, yukarı çeken kaslarda zayıflama olmaktadır. Botoks yüzü aşağı çeken kasları zayıflatarak yüz ve kaş sarkmasına engel olabilir. Bütün bunları yapmak için yüzdeki belli kaslara belli oranlarda botoks uygulaması yapılır. Bu konuda iyi eğitim almış ve tecrübeli bir doktor yüzdeki doğal ifadeyi bozmadan kırışıklıkları engeller, sarkmaları düzeltir.

    Botoks etki mekanizması nedir?

    Botoks sinir-kas iletim siteminde proteinleri bağlayarak asetilkolin maddesinin salınımı engeller. Böylece botoks, çizgili kaslarda geçici olarak zayıflama yapmaktadır. Bu etki ortalama 3-6 ay sürer.

    Botoks uygulama yerleri nelerdir?

    Göz çevresi kırışıklıkları

    Alın ve kaş arası mimik kırışıklıkları

    Dudak çevresi kırışıklıkları

    Boyun bölgesi kırışıklıkları

    Burundan ağıza doğru inen nazolabial çizgi

    Dudak kenarından çeneye doğru inen çizgiler

    Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanı terlemeleri

    Botoks ne zaman ve niye yaptırmalıyım?

    Eğer göz çevreniz genç yaşlardan itibaren gülerken aşırı kırışıyorsa, konuşurken veya bir şey okurken sürekli kaş çatma hareketi yapıyorsanız, alın çizgileriniz çok belirginse, kaşınız düşükse, yüzünüzde sarkmalar yeni başladıysa botoks yaptırabilirsiniz.

    Botoks tedavisi için uygun bir aday mıyım?

    Botoks uygulaması 18-65 yaş arası yapılabilir. Botox uygulamasında amaç kırışıklıkların oluşmasını ve derinleşmesini engellemektir. Bu nedenle tedaviye erken başlanırsa etkinliği ve sonuçları daha iyi olacaktır. Uygulanacak alanın yaygınlığı ve derinliğine göre kullanılması gereken ilaç miktarı değişkenlik gösterecektir, bu nedenle kullanılan ilaç miktarına göre Botox uygulama fiyatları değişkenlik gösterir.

    Botoks tedavisi nasıl uygulanır?

    Çok küçük miktarda botoks çok ince ve küçük iğnelerle kırışıklıkların giderileceği alana uygulanır. Çok küçük miktarda ilaçlar çok küçük iğnelerle verildiğinden rahatsızlık hissi çok az olur. Pek çok hasta çok küçük bir acı hisseder. Anestezi gerektirmez. Botoks uygulamasından hemen sonra günlük yaşama geri dönülebilir. Nadiren geçici olarak morarma ve kızarıklık görülebilir.

    Botoks tedavisinin etkinliğini ne zaman fark ederim ve ne kadar sürer?

    Botoks tedavisinin sonuçları 3-15 gün sonra ortaya çıkar. Tedavi etkinliği 3-6 ay devam edebilir. Tekrar edilen uygulamalar ile tedavinin etkinlik süresi uzar. Botoks etkinliği tedavi için uygulandığı alanlarda ortaya çıkar.

    Botoks tedavi etkinliği biterken neler olur?

    Botoks etkisi azalırken çizgiler daha az belirgin olarak ortaya çıkar. Eskisi kadar derin ve belirgin olmaz. Bu düzgün ve genç görünümü devam ettirmek ve kalıcı kılmak için en az 4-5 botoks uygulaması gerekir. Tekrarlayan uygulamalar ile daha sonraları daha az tedaviler gerekir. Ayrıca tekrar edilmezse dahi ilk uygulama öncesi halinizden daha kötü bir görüntü olmaz, yani tek seans dahi belirli bir fayda sağlar. Elbette yıllar içinde yaşlanmanın devam ettiği gerçeği de göz ardı edilmemelidir.

    Botoks uygulama öncesi nelere dikkat edilmelidir?

    Aspirin ve ağrı kesicileri, gingko, sarımsak veya ginseng, C vitamini kullananlarda morarma riski yüksektir. Eğer mümkünse tedaviden 5-7 gün önce bu ilaçların alınmamasında fayda vardır.

    Botoks uygulama sonrası nelere dikkat edilmelidir?

    Uygulama sonrası 1-2 saat için botoks uygulanan kaslarınızı çalıştırın. Örneğin kaşlarınızı yukarı kaldırın, kızar gibi yapın veya gözlerinizi kısın. Bu işlem botoksun kaslardaki aktivitesini kolaylaştırır. 24 saat uygulama bölgesi ovuşturmayın veya masaj yapmayın. 4 saat makyaj yapmayın. 4 saat boyunca yatmayın,başınızı eğersek kitap okumayın veya ağır egzersiz yapmayın. Duş alabilir ve birçok günlük aktivitenizi yapabilirsiniz. Uygulama sonrası küçük bombe ve noktalar kısa sürede kaybolacaktır.

    Botoks diğer cilt yenileme yöntemleriyle bir arada uygulanabilir mi?

    Dolgu ile aynı günlerde botoks yapılabilir. Sadece gözaltı dolgusuyla göz çevresi botoksu aynı gün yapılmamalıdır.

    Botoksun yan etkileri nelerdir?

    Botoks çok fazla yan etkisi olan bir yöntem değildir. Genel olarak yapıldıktan sonra çok kısa süreli kızarıklık ve ödem olabilir. Bazen yapılan bölgede birkaç gün sürebilen geçici morluklar olabilir. Çok nadiren botoksun komşu kasları etkilemesine bağlı geçici asimetri veya göz kapağı düşüklükleri olabilir. Bu tür yan etkiler 1ay içersinde gerilemektedir. Çok nadir olmakla beraber prospektüs bilgisi olarak alerjik reaksiyonlar bildirildiğinden beklenmedik durumlarda doktorunuzla kısa sürede temasa geçiniz.

    Botoks kimlere uygulanmaz?

    Botoks hamilelere, emzirenlere, 10 gün öncesinde kan sulandırıcı ilaç alanlara, Myastenia gravis gibi kas hastalığı olanlara uygulanmaz. Bunun dışında herkese uygulanabilir.

  • Botox!!

    Botox!!

    Botox Nedir ?
    Botox, Clostridium Botulinum isimli bakteri tarafından salgılanan protein yapıda bir ilaçdır.

    Nasıl etki eder?
    Kas içine enjekte edildiğinde kasın hareketini geçici olarak zayıflatır ya da durdurur. Yüzün mimik kaslarının fonksiyonuna ya da bu kasların aşırı kullanımına bağlı olarak hemen üzerindeki cilt yapısında zamanla kırışıklıklar oluşmaktadır. Bu yüzeyel kasların hareketini etkileyerek üzerinde kendisine bağlı derideki kırışıklıların ve çizgilerin görünümünü azaltılabilmektedir.

    Etkisi ne zaman başlar ve ne kadar devam eder?
    Botox işleminden sonra etki kişinin kas yapısının belirleyici olması nedeniyle 3-7 gün içerisinde başlar, 10. gün daha belirgin hale gelir. Etkinlik 3 ya da 6 ay sürebilmektedir, yine bunu belirleyen kas yapısıdır, güçlü ve büyük kaslarda ya da mimik hareketi fazla olan kişilerde bu süre kısalmaktadır. İşlemin belirli aralıklarla düzenli bir şekilde uygulanması zaman içerisinde hem uygulanan Botox miktarını düşürebileceği gibi bu süreyi de uzatmaktadır.

    Tedavi süresi nedir?
    İşlem çok ağrılı bir işlem olamamasına rağmen ağrı eşiği düşük kişilerde 15 dakika önce topikal anestezik kremlerin kullanımı sonrasında uygulama alanlarına bağlı olarak 5-10 dakika sürmektedir. Uygulama yapılacak olan bölgeler belirlendikten sonra, kişi dik pozisyonda otururken, özel ince uçlu iğneler kullanılarak belirlenen miktarda ilaç, kas içine enjekte edilir.

    Tedavi sonrası dikkat edilmesi gerekenler?
    Uygulama sonrası kişinin yine başını dik pozisyonda 2-4 saat tutması, uygulama yapılan bölgede ki kasları çalıştırması ve bu bölgelere masaj yapmaması, ağır egzersizlerden kaçınması istenir.

    Yan Etkisi Var mıdır?
    Bilinen bir yan etkisi olmamakla beraber, uygulama tekniğine bağlı olarak enjeksiyon bölgesinde hafif morluk, şişlik veya kızarıklık olabilir. Botox uygulamasının yüzün anatomik yapısına hakim, kas yapısında var olabilecek varyasyonlar hakkında bilgi veya tecrübeye sahip dermatolog ya da bir plastik cerrah tarafından yapılması uygundur. Ayrıca kaş veya göz kapağında nadirde olsa düşme ya da asimetri oluşabilir, bu ise zaman içinde düzelecektir veya tekrar düzeltmeye yönelik uygulamalar ile ortadan kaldırılabilir.

    Kimlere Botox Yapılmaz ?
    Gebeler, bebek emziren kadınlar, her hangi bir kas veya nörolojik hastalığı olanlar, uygulama yapılacak alanda mevcut bir cilt hastalığı olanlar Botox yapılmaması gereken kişilerdir.

    Hangi Bölgelere Uygulanır?
    Genel olarak yüzün üst 1/3 kısmı dediğimiz alan, Botox için mükemmel sonuç alınan bölgelerdir. Alın bölgesindeki yatay çizgiler, göz kenarındaki kaz ayakları, kaş arası, burun kenarındaki çizgiler belli başlı uygulama alanlarıdır. Ayrıca kaş kaldırma, burun ucunu kaldırma, dudaklardaki çizgiler (smoker’s lines), boyunda ki kırışıklıklar diğer uygulama alanlarıdır.

    Botox ile Aşırı Terleme Tedavisi

    Hiperhidroz (aşırı terleme) tedavisinde Botox etkin ve güvenilir bir yöntemdir. Özellikle koltuk altı en çok tercih edile bölgedir. Lokal anestezik kremlerin uygulaması sonrasında oldukça konforlu, ağrısız bir yöntemle ter bezlerinin bulunduğu yüzeyel dermise çoklu enjeksiyonlar yapılır. İşlemin etkinliği 6-9 ay sürmektedir, sıklıkla yaz aylarına yakın uygulama yapılmaktadır. El ve ayak için yapılacaksa öncesinde ağrı için sinir blokajı yapılabilmektedir.

  • Botoks uygulaması!

    Botoks uygulaması!

    Cilt hücrelerinin kendisini düzenli bir şekilde yenileyememesi durumunda ortaya çıkmış yaşlanan ciltte, kırışıklık, düşük kaş, terleme gibi sorunlarda anında sonuç veren botoks uygulaması çok pratik kolay bir çözüm sunar.

    Botoks Nedir? Nasıl Etki Eder?

    A tipi botulinum enjeksiyonu (Botoks), kas hareketlerini engeller, özellikle alın kırışıklığı, göz çevresi çizgi, kaş ortası çizgileri ve boyundaki kırışıklıkları ve çizgileri yok eder. Botoks uygulanacak alandaki kasların içine çok ince iğne ile enjekte ediler. Daha sonra kırışıklık ve çizgilerin yaklaşık 3-6 gün içinde yok olmasını sağlanırken, yeni kırışıklık ve çizgilerin ortaya çıkmaması sağlanır.

    Botoks ile yüz bölgesinin üst tarafındaki çizgilerin kaş arası, alın, kaz ayağı tedavisinde en etkili sonuçlar alınmaktadır. Bunun yanında burun ucunu kaldırma, dudaklarda mimikten kaynaklanan kırışıklıklarda ve çenede aşırı kasılma ile oluşan çizgilerin tedavisinde de başarı ile uygulanmaktadır.

    Uygulama Alanları

    El, ayak terlemelerinde,

    Koltuk altı terlemelerinde,

    Ciltteki ince kırışıklıkların giderilmesinde,

    Kaş arası ve alın çizgilerinin giderilmesinde,

    Göz çevresi (kaz ayakları) kırışıklıklarının giderilmesinde,

    Dudak üstü ve çevresi kırışıklıkların giderilmesinde,

    Kaş ve burun ucu kaldırma,

    Boyun ve dekolte kırışıklıklarında.

    Uygulama Süresi

    Ortalama 15-30 dk.

    Botoks Her Kişiye Uygulanabilir Mi?

    Nöromüsküler rahatsızlıkları veya kanama problemleri olan kişilerde,

    Tedavi yapılması istenilen bölgede deri hastalıkları olan kişilerde,

    Hamile veya emziren kadınlarda uygulama yapılamamaktadır.

    Botoks Uygulaması Öncesi Uyarılar

    Aspirin veya aspirin içeren ilaçlar alınmamalıdır.

    Uygulama öncesi bir hafta süre ile alkol alınmamalıdır.

    Uygulama Sonrası Uyarılar

    Uygulama yapıldıktan sonra 1-2 saat süreyle dik pozisyonda kalınmalı ve botoks uygulanan bölgedeki kaslar çalıştırılmalıdır. 24 saat süreyle zorlayıcı egzersiz hareketlerinden kaçınılmalıdır.

  • Vajinismus

    Vajinismus

    Vajinismus ilişki sırasında cinsel birleşme anı geldiğinde yaşadıkları istemsiz kasılmalar sonucunda penisin vajina içine girememesi veya zorla çok fazla ağrılı ilişki ile sonuçlanan bir cinsel sorundur. Vajeni çevreleyen kasların (özellikle pubococcygeus kası) istemsiz olarak kasılması sonucunda ilişkiye izin vermemesi veya çok zor ve ağrılı olmasıdır. Bu istemsiz kasılmalar kesinlikle kadının kontrolü altında olmayıp sadece vajende değil karın, bacak, bel ve sırt gibi diğer bölgelerde de olur. Kasılmaların şiddeti vajinismusun derecesinin göstergesi olur.Bu kasılmalar  ilişki sırasında, pelvik muayenede ve hatta istemli olarak vajen bölgesine dokunmada bile olabilir. Vajinismusta başta vajina etrafında olmak üzere tüm vücutta kasılma, endişe , korku, tiksinme, panik olur. Hasta bacaklarının açılmasını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatır ve kesinlikle ilişki pozisyonu alamaz. Canım acıyacak, ağrı olacak düşüncesi,  bilinç dışından köken alan vajinal bir refleks sistemini   harekete geçirir  ve kontrolü ele alır. Vajinismusta cinsel ilişki sırasında ağrı olması da şart değildir. Bazı hastalar penisin ucunun girmesine izin verebilirken bazı hastalar o safhaya bile gelememektedir. 

    Vajinismus kişinin ilişki sırasında kendisini kasması kendisini tehlikeden koruma için oluşan reflekstir. Penisin vajinaya girme anında kişi kendisini istemsiz bir şekilde refleks olarak kasmaktadır.

    Vajinismus Belirtileri  Vajinismusta en sık şikayetler:

    • İlişkide zorlanma ile birlikte yanma ve sızlama
    • Penisin zorla veya vajene  hiç girememesi, penis girerken şiddetli ağrı ve rahatsızlık
    • Doğum, enfeksiyon, histerektomi, tecavüz, menopoz ve diğer nedenlerden dolayı cinsel      rahatsızlık
    • Jinekolojik muaynede zorluk
    • Pelvik kasları dışındaki kas guruplarında spazm
    • Ağrı ve başarısızlıktan dolayı cinsellikten kaçma

    Cinsel ilişki anında  kadın panik atak benzeri bir durum yaşar. Eşini iter,  endişe, korku ve kaygı içindedir. Kişi zamanla olumsuz düşüncelerle yaşamaya başlar, genellikle uzun süren vakalarda depresyon eşlik eder. Vajinismus şikayeti olan kadın zamanla ‘’herkesin rahatlıkla yaptığı şeyi ben neden yapamıyorum’’ ve ‘‘kocama haksızlık ediyorum’’ şeklinde suçluluk, kendinden nefret etme, hayal kırıklığı, aile büyüklerinin çocuk konusundaki beklentileri nedeniyle korku, normal bir cinsel hayat beklentisi ile oluşan umutsuzluk, hiç kimseye söyleyememe ve rezil olma duyguları ve depresyon ortaya çıkar.

    Bunların sonucunda da sorunun nedeni ile ilgili :

    • Kızlık zarım çok kalın
    • Vajinam çok küçük ve dar
    • Vajinamın girişinde bir engel, bir duvar var  şeklinde savunma geliştirirler.

    Vajinismus problemi yaşayan çiftler problemi kimseye anlatamazlar bu  yüzden uzman yardımı almakta çok geç kalırlar.

    Vajinismusta Farklı Durumlar:

    • Bazı kadılar vajene hiçbir şey yerleştiremezler.
    • Bazı kadılar vajene tampon veya fitil yerleştirip, Jinekolojik muayene olabilir fakat penisin  girmesine izin vermezler.
    • Bazı kadınlar penisin girmesine izin verir fakat çık ağrı hissederler.
    • Bazı kadınlar penisin girmesine izin verir ilişki olur ancak orgazma yaklaşınca ağrı ve  rahatsızlık olur.

    Vajinismus Tedavisi

    Hastanın istemesi sonucunda tedavisi yüzde yüz mümkün olan bir hastalıktır. Tedavide hastanın hekimine güvenmesi başarının en önemli adımıdır. Başarılı vajinismus tedavisinde fiziksel bir sebep yoksa ilaç, cerrahi, hipnoz veya girişimsel tekniklere kesinlikle ihtiyaç yoktur. Etkili tedavi; pelvik taban kasları kontrolü, genişletme eğitimi, ağrı azaltma teknikleri ve kadındaki duygusal problemlerin çözümü ile olur. Karşılıklı güven oluştuktan sonra tedavide ilk basamak eşle birlikte jinekolojik muayenedir. Tedavi vajinismus şiddetine ve kişinin tedavi olma isteğine göre jinekolog ile hasta arasında iyi bir iletişim ve güvenden sonra bir iki gün ile bir hafta arasında yapılır. Yani vajinİsmus kesin tedavi edilen bir hastalıktır. Tedavi olmaya karar vermek bile çok önemli bir adımdır.

    • Tedavi Basamakları 

    Vajinismusu anlamak:  Vajinismusu anlamak  vajinismus hakkında ve ilişkide ağrının yanmanın, kasılmanın veya penisin vajene girmesindeki  zorlanmanın nasıl olduğu hakkında genel bir fikir sahibi olunur. Bu yaklaşım kadının seksüel sağlığı ile ilgili olayları anlamasına ve vajinismusun üstesinden gelinebileceğini kavramasına yardımcı olur.  ·Seksüel Geçmişi Tekrarı ve Tedavi

    Stratejileri: Hasta hikayesi çok önemlidir. Ağrı ve penisin vejene girmesi ile ilgili problemleri tetikleyen nedenler, duygusal değişiklikler öğrenilir. Hastanın vajinismus nedenine  tedaviyi şekillendirmeye yardımcı olur.

    Seksüel Ağrı Anatomisi: Kadınlar çoğunlukla vajen anatomisi, fonksiyonu ve pelvik ağrı ve ilişki problemleri hakkında bilgileri yoktur. İlk ilişkide ve daha sonrasında uyarılma ve orgazm anında oluşan değişiklikler ve ağrı ile ilgili bilgilendirme yapılır. Kızlık zarı ve vajenin iç bölgeleri hakkında bilgilendirme yapılır.

    Vajinal Gerginlikte Pelvis Taban Kaslarının Rolü: Ağrı ve penisin girmesinde zorlanmada pelvik taban kaslarının istemli olarak kasılmasında rol oynar. Pelvik taban kasları özellikle pubococcygeus kas gurubu başlangıçta istemli olarak kasılırken sonradan istemsiz olarak kasılmaya başlar. Vajinismus tedavisinde istemsiz kasılmaları önlemek için pelvik taban kaslarını kontrol etme öğretilir. Pelvik taban kaslarını kontrol etme öğrenilmesi ağrıyı azaltır ve penis girişine müsaade eder.

    Giriş Teknikleri: Giriş ağrısı ve zorluğu olan kadınlara pubococcygeus kas gurubunun kontrolü ile başlangıçta küçük objelerin  vajene girişi öğretilir.  Sonrasında pelvik taban kaslarının istemli olarak kasılması ve gevşemesi öğretilir.

    Vajene Girişin Geliştirilmesi: Uygun vajinal genişleticiler kullanıldıkça pelvik gerginlik ve vajinismus azalacaktır. Uygun genişleticiler istemli kasılmaları azaltıp yok eder ve vajeni ilşkiye hazır hale getirir.

    İlişkiye Hazır Hale Gelme: Çiftlere pelvik taban kaslarının kasılmasını azaltan ve tam ilişki teknikleri öğretilir.                                                             

  • GEBELİKTE  EGZERSİZ

    GEBELİKTE EGZERSİZ

    Gebelikte egzersizin sakıncalı olduğu durumlar nelerdir?

    Düşük riski olanlar,bebekte gelişme geriliği tespit edilenler,erken doğum riski olanlar,gebelikte tansiyon gelişen hastalar ve kanamalı gebelerde egzersiz yapılmamalıdır.

    Gebeler nasıl egzersizler yapmalıdır?

    Günde 30 dk kadar düzenli egzersiz önerilir. En çok yürüyüş ve yüzme olabilir. Yoga ve pilateste özel gebelik programları ile gebelik sırasında ve doğuma hazırlamada çok faydalıdır.

    Egzersizler sırasında nelere dikkat edilir?

    Nefes darlığı ,göğüste sıkışma hissi ,tansiyon düşmesi,baygınlık hissi ,baş ağrısı ,rahimde kasıklarda ağrı,vajinal sıvı gelmesi şüphesi ,bebek hareketlerinde azalma olursa doktorunuzla yeniden değerlendirilip egzersiz uygun mu tekrar gözden geçirilmelidir.

    Egzersizin faydaları nelerdir?

    Egzersiz her zaman olduğu gibi gebelikte de en çok kilo alınımını düzenlemekle birlikte psikolojik olarak rahatlama sağlayacaktır.Yarım saat düzenli yapılan egzersiz gün içindeki duygu durum düzenini destekleyip iyi hissetmesini sağlayacaktır. Uyku düzenini destekler.Ödemin azalmasını sağlar. Kramp ve eklem ağrılarını azlatır . Gebelik sırasında karın büyümesine bağlı bozulacak olan omurga ve duruş anomalilerini azaltır.Kabızlık, şişkinlik, gaz şikayetlerini azaltır.

    Yüzme de dikkat edilecek konular nelerdir?

    Havuz temiz olmalı ,temiz tutulması için katılan kimyasal oranına dikkat edilmelidir. Havuzdan sonra hemen duş alınmalıdır. Yüzme bitince havuzda uzun kalınması önerilmez.

    Hamilelikte YOGA

    Yoga doğru nefesi öğreten gebe programları ile doğumu kolaylaştırıcıdır ve doğum anında faydası vardır. Doğru duruş şekli öğretildiği yogada doğum sonrası normal vücud şeklinize dönüşte de tüm egzersizler gibi etkilidir.

    Yoga hem zihninize, hem de bedeninize iyi gelir.Bunun dışında sabah bulantılarını azaltır.Postür bozukluklarını önler. Krampları azaltır. Kan dolaşımını hızlandırarak kas ve eklem ağrılarını azaltır.Ödemi tüm egzersizler gibi azaltıcaktır. Yoga doğumu kolaylaştırır. Öğrettiği doğru nefes ,doğru gevşeme, karın ve solunum kaslarını güçlendirerek etkili olur.

    GEBELİKTE PİLATES

    Artık sağlık bakanlığıda gebe programları düzenleyerek pilatesi etkinleştirmektedir .Pilates dengeli ve akıcı hareketlerle doğru nefes alıp vermeyi öğreterek etkilidir.Hem psikolojik hem de bedensel rahatlama sağlar Bel ve sırt ağrılarını azaltır . Ödemi azaltarak ,karın kaslarını ve pelvis kaslarını güçlendirip ,gevşemeyi öğretir.Doğumda çok yardımcı olacaktır .Pilates mutlaka eğitmen eşliğinde yapılmalıdır. Çeşitli büyüklükte toplar,sopalar,yastıklar kullanılarak yapılır.

  • Her 10 kadından biri “Vajinismus”

    Her 10 kadından biri “Vajinismus”

    Tedavisi çok basit olmasına rağmen ülkemizde birçok kadın, “vajinismus” hastalığı nedeniyle ilişkiye giremediği için halen şiddet görüyor.

    Kadınlarda cinsel ilişkiye girememe sebeplerinin başında gelen bu hastalık, tüm dünyada yaygın ve Türkiye’de her 10 kadından 1’inde görülüyor.

    “Vajinismus sorunu, bilimsel yöntemler ve etik değerler ışığında tedavisi mümkün olan bir cinsel sorundur. Günümüzde yoğunlaştırılmış bir vajinismus tedavi programı ile ortalama 3 gün içerisinde kalıcı çözüme ulaşmak hayal olmaktan çıkmıştır” dedi.

    Dr. Pınar Doğan, “Cinsel birleşme sırasında kadının istemsiz bir şekilde kendini kasması sonucunda cinsel birleşmenin olmaması veya çok zor olması” şeklinde tanımlanan hastalığın, ülkemizde yaygın olarak görüldüğüne dikkati çekti. Hastalarda kasılmaların, sadece cinsel ilişki sırasında değil, aynı zamanda karın, bel, sırt, bacak gibi vücudun başka bölgelerindeki kaslarda da görülebildiğini belirterek,” Bu kişiler, cinsel ilişkiyi izleyen gün içerisinde vücutta yaygın olarak kas ağrıları yaşıyor. Kas ağrılarının yaygın olması, hastalığın şiddetli olduğu anlamına geliyor” diye konuştu.

    Kadının Tamamen Kontrolü Dışında

    Tamamen kadının kontrolü dışında yaşanan bu kasılmaların, endişe ve korkuya neden olurken, panik atak benzeri bir duruma da yol açabildiğini anlatan Dr. Pınar Doğan, “Kadınlarda cinsel ilişkiye girememe sebeplerinin başında gelen ve “ilk gece korkusu” olarak da tarif edilen hastalığın tedavisi de artık çok basit” dedi.

    Vajinusmus Tedavisi Yapılmazsa Ne Olur ?

    Vajinismus tedavisi yapılmaması durumunda her cinsel birleşmede sorun yaşanacağını kaydeden Dr. Pınar Doğan, “Vajinismus tedavisi yapılmadığında cinsellik göz ardı edilmekte ve günlük yaşamlarında olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Vajinismus tedavisi yapılması ile beraber birçok sorun rahat bir şekilde ortadan kaldırılabilmektedir” dedi.

    Vajinusmus Nedenleri

    Dr. Pınar Doğan, hastalığın nedenlerine de dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Kadının kendini kasması aslında bilinçaltında kötü birşeye karşı kendini savunmasıdır. Vajinismuslu kadınların cinselliğe yönelik yoğun kaygı ve endişeleri vardır. Çocukluktan itibaren kadına cinselliğin kötü ve ona zarar verebilecek birşey olarak öğretilmesi; ilişki sırasında tepkisel olarak istemsiz şekilde vajinal kasları ve bazen de tüm vücut kaslarının kasılmasına neden olmaktadır. Bu kasılmalar sonucu cinsel ilişki son derece ağrılı ve imkansız hale gelmektedir.

    Geçmişte yaşanan kötü cinsel tecrübeler (taciz, tecavüz veya ilk cinsel birlikteliğin çok ağrılı olması veya cinsellikle ilgili kulakdan duyma yanlış ve eksik bilgilendirmeler) vajinismusa zemin hazırlamaktadır.”

    Katı Toplumsal Kurallar

    Katı toplumsal kuralların egemen olduğu ve cinselliğin ayıp, günah ve yasak düşüncesinin yerleştiği toplumlarda vajinismus ve diğer cinsel problemlerle çok sık karşılaştıklarını anlatan Dr. Pınar Doğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Benzer nedenlerden dolayı, bizim toplumsal yapımızda da kızlık zarının korunması gereken çok önemli bir yapı olarak öğretilmesi, vajinismusun alt yapısını oluşturmaktadır. Kadının cinsellikle ilgili kötü bir tecrübe veya inanışı olmasa da bazen kötü bir jinekolojik muayene, doğum veya kürtaj hikayesi de kadınlarda sonradan (sekonder) vajinusmus gelişmesinin en sık nedenlerinden birini oluşturuyor.

    İlk cinsel birliktelikle ilgili yanlış veya eksik bilgilendirmeler, penisin vücuda zarar vereceği ile ilgili inanışlar, kızlık zarının bozulması sırasında aşırı kanama ve ağrı olacağı korkusu veya gebe kalma endişesi vajinismusa yolaçmaktadır. Vajinismuslu kadının bilinçaltında cinselliğe yönelik yoğun endişe ve korkuları vardır. Vajinismus kadının bu korkulara karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır.”

    Yapısal Bozuklukla İlgisi Yok

    Dr. Pınar Doğan, Vajinismus hastalığının kadın genital organındaki yapısal bozukluğu ile ilgili olmadığını vurgulayarak, “Vajinismuslu hastalar çoğu zaman vajinasının ileri derece dar ve küçük olduğu için ilişkiye giremediklerini düşünürler. Oysa bu düşünce tamamen yanlıştır. Çünkü vajina son derece esnek yapıda bir organdır. Doğum sırasında bebeğin başını çıkaracak genişliğe kadar ulaşabilir. Cinsel birliktelik sırasında da son derece gevşek bir kıvama gelebilir” dedi.

    Tedaviden Korkmayın

    Doğan, bastırılmış duygular, korkular ve aile baskısı ile kadınların değerlerinin köreltildiğini söyledi. Bu tür toplantılarla kadınlara bir nebze olsun yardımcı olmayı amaçladıklarını ifade eden Doğan, tedavisi bu kadar basit ve kolay olan bir sorun için ülkemizde her gün birçok kadının şiddete maruz kaldığını, suçlandığını, hatta kadın cinayetleri yaşandığını belirtti. Doğan, “Kadınlarımız artık tedaviden korkmamalı, hastalığını saklamamalı” dedi.

  • Botox uygulamaları

    Botox uygulaması çok kısa sürede gerçekleşmesi, uygulama sonrasında sosyal hayattan geri kalmadan, yüzümüze dinlenmiş bir görüntü ve ışıltı vermesi nedeniyle, tüm uygulamalar içinde her zaman en popüler olma özelliğini korumuştur. Yaşla birlikte daha belirgin hale gelen mimik çizgilerini hafifletmek ya da ortadan kaldırmak amacıyla uygulanan kolay ve güvenilir bir yöntemdir.

    BOTOX NEDİR?

    Clostridium botulinum adı verilen bir bakteri tarafından salgılanan bir proteindir. Bu madde sinirlerden kaslara olan elektriksel iletiyi bloke ederek, uygulanan bölgedeki kasın fonksiyonunu geçici olarak azaltır veya yok eder. Kas fonksiyonunu kaybedip kasılamayınca, üzerindeki deride oluşan kırışıklılıklar da azalır veya yok olur. Botulinum toksini birçok kişinin düşündüğü gibi bir yılan zehri değildir. Çok küçük dozlarda sulandırılarak yapılır. Bu nedenle sağlığımıza hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Ülkemizde kullanılan 2 adet botulinum toksini bulunmaktadır: Dysport (İPSEN), Botox (ALLERGAN).

    BOTOX NERELERE UYGULANIR?

    Kaş arasında yer alan çizgilere

    Alın çizgilerine

    Göz kenarındaki kaz ayağı denen çizgilere

    Burun ucunun kaldırılmasına,

    Üst ve alt dudaktaki dikey çizgilere (Sigara çizgilerine)

    Dudak köşelerinin yukarı kaldırılmasına,

    Çene üzerindeki derinin daha pürüzsüz hale getirilmesine

    Boyundaki yatay çizgilerin ve dikey bantların tedavisinde uygulanır.

    NASIL UYGULANIR?

    Çok ince uçlu insülin enjektörleri ile kas içine belirli noktalardan uygulama yapılır. Uygulama süresi 10-15 dakikadır.

    ETKİSİ NE ZAMAN BAŞLAR?

    Uygulamayı takiben ortalama 2 gün sonra etkileri başlar, 15. Günde gerçek net etkisi ortaya çıkar. Etki süresi genellikle 4-6 aydır.

    UYGULAMA ÖNCESİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Kişilerin bir kas hastalığı olup, olmamasına

    Kan sulandırıcı ilaç kullanıp, kullanılmadığına

    Gebelik ve emzirme durumları sorgulanmalıdır.

    HİPERHİDROZ (TERLEME) TEDAVİSİNDE BOTOX

    Koltuk altı, el ve ayak terlemelerinde sıklıkla kullanılmaktadır. Burada kas içine değil, cilt altına uygulama yapılır. Ter bezlerine ulaşan sinirlerin çalışmasını geçici olarak bloke ederek ter üretimini engeller. Uygulama sonrası etkiler 1-2 gün içinde başlar ve 6-8 ay kadar sürer.

    UYGULAMA SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER?

    Uygulama sonrası, yüz kasları birkaç saat çalıştırılmalı yani mimik hareketleri yaptırılmalıdır. Böylece ilacın kas içine yayılımı daha kolay olur.

    Uygulamadan sonra ilk 24 saat ağrı kesici (Antienflamatuar),kas gevşetici, antidepresan gibi ilaçlar ve alkol alınmamalıdır.

    Uygulama sonrası birkaç saat sırt üstü ve yüzüstü yatılmamalıdır. Aksi halde ilaç farklı kas gruplarına yayılarak istenmeyen etkilere neden olabilir.

    Uygulamadan sonra 4-5 saat makyaj uygulaması yapılmamalıdır.

    Uygulama yapıldıktan sonra 6-8 saat uygulama bölgelerine dokunulmamalı, masaj yapılmamalıdır.

    Botox uygulaması sonrası 4-5 saat sıcak duş alınmamalıdır.

    Botox uygulama sonrası 24 saat egzersiz yapılmamalıdır.

    Uygulamadan sonra oluşan küçük kabarcıklar ve kırmızılıklar birkaç saat içinde kendiliğinden kaybolur, asla ellenmemelidir.

    BOTOX UYGULAMASI EĞİTİM ALMIŞ BİR UZMAN HEKİM TARAFINDAN YAPILMALIDIR.

    Botox uygulaması, tekrarlanmazsa cilt daha kötüye gider şeklinde yanlış bir inanış maalesef halk arasında vardır. Tam tersi mimik kasları uygulama sonrası aktif olmadığı için kırışıklıklar giderek azalır, düzenli aralıklarla uygulama ile tamamen de kaybolabilir.

  • Botox nedir, nasıl etki eder?

    BOTOX, Clostridium botulinum isimli bir bakteriden elde edilen, kasları gevşetmek amacıyla kullanılan bir ilaçtır.Neredeyse tüm antibiyotikler ile aynı yöntem kullanılarak elde edilir. Temelde bakterinin kendini korumak için salgıladığı maddedir.Bu ilaç 20 yılı aşkın bir süredir tıbbın değişik dallarında kas kasılmalarını rahatlatmak amacıyla kullanılmaktadır.

    BOTOX NASIL ETKİ EDER?
    Yüz hareketlerini yapmamızı sağlayan kaslar, üzerlerindeki deriye bağlıdırlar. Yıllar süren mimikler sonucu, kaslar deride gözle görülür çizgiler ve kırışıklıklar oluştururlar.
    Kasa hareketi yaptıran sinir uçlarından kaslara geçen asetil kolin adlı kimyasaldır. Botox maddesi hareketleri kısıtlanmak istenen kas grubu bölgesine enjekte edilir. Sinir uçlarına yerleşen madde asetil kolinin tutularak kaslara geçmesini engeller ve kas hareketini belirli bir süre için sınırlar. Hareketi kısıtlanan kaslar gevşer bu bölgedeki kırışıklıklar kısa süre içinde kaybolur, daha huzurlu ve daha genç görünüm ortaya çıkar. Botox yapılan bir alın daha düz, kırışıksız gözükür. Kaşlar daha az hareket eder ve kaş çatmak zorlaşır. Üçüncü aydan sonra bu etki azalır ve kaslar altıncı aya doğru yavaş yavaş eski hareketlerine dönerler. Tekrarlayan uygulamalar sonucu zaman içinde giderek daha uzun süreli etkiye sahip olarak botoks özellikle yüzün üst kısmındaki yaşlanmayı ciddi şekilde yavaşlatır.

    HANGİ KIRIŞIKLARA UYGULANABİLİR?
    Tedavi için en uygun bölgeler;
    – Alın kırışıklıkları,
    – Göz çevresi,
    – Kaşların arası,
    – Ayrıca boyun çizgileri, burun kenarlarındaki kırışıklıklar, burun ucu kaldırma, üst dudaktaki ince ve yüzeysel kırışıklıklar(sigara izleri), çene bölgesi kırışıklıklarında da kullanılır.
    – Ayrıca aşırı terlemeye karşı, el içleri, ayaklar ve koltuk altlarına uygulanır.

    BOTOKS NASIL UYGULANIR?
    Tedavi öncesi hastaya işlem ve sonuçları anlatılır. Hasta beklentisi ve botoxtan alınabilecek sonuçlar, kişiye uygunluğu ve beklentinin ne ölçüde karşılanabileceği detaylı tartışılır.
    Tedavi bölgesi, yaklaşık 1 saat önce temizlenerek, lokal aneztezik krem uygulanır.
    Sulandırılmış ilacın çok küçük bir miktarı tedavi edilen bölgedeki kaslara enjekte edilir. Bu prosedür tedavi odasında, siz dik bir pozisyonda otururken çok hızlı bir şekilde uygulanır. Tedaviden sonra 1-2 saat süreyle dik bir pozisyonda kalmak Botox ilacının zerkedilen yerde kalmasını sağlamak açısından çok önem taşır. Ayrıca bu sure boyunca ilacın enjekte edildiği kaslara egzersiz uygulanmalıdır.

    ETKİSİ NE KADAR SÜRER?
    İlk uygulamalarda 6 ayda bir, düzenli uygulamalardan sonra yılda bir yapılacak botoks enjeksiyonları son derece başarılıdır. Daha büyük yüz kaslarına sahip olan hastalarda (erkekler gibi) veya yüz kaslarını daha fazla kullanan, çok mimikli kişilerde tedavinin daha sık aralıklarla uygulanması gerekebilir. Genellikle, botox enjeksiyonları sonucu yüz kasları fazla hareket etmemek konusunda adeta ‘ eğitilirler ‘. Zaman içerisinde, çizgileri rahatlatmak için daha az ilaç kullanmak yeterli olur.2 yıl boyunca düzenli olarak botoks uygulanan kişiler aynı şekilde devam ettiklerinde kaslarında belirgin bir azalma ve buna bağlı yüz ifadesinde değişim olabilir. Bu nedenle uygulamaların 2. yıldan sonra daha uzun aralıklarla yapılması önerilir.

    YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?
    Botox enjeksiyonlarının yan etkisi yok denecek kadar az ve geçicidir. Hafif bir baş ağrısı, birkaç günde iyileşen ve makyajla kapatılabilen morarma olabilir. Hatalı uygulamaya bağlı olarak botoks ilacı, göz kapağına yakın bir noktaya doğru kayarsa, üst göz kapağının geçici olarak aşağıya sarkması gibi bir durum ortaya çıkabilir. Ancak bu çok nadir olarak görülen bir yan etkidir.

    MİMİKLERİM KAYBOLUR MU?
    Alınacak sonuç enjeksiyon yapılan bölgeye ve verilen ilaç miktarına bağlıdır. İlacın özellikleri, uygulama yöntemleri ve uygulamayı yapan kişinin tecrübesi başarıyı etkileyen en önemli faktörlerdir. Alında ve kaşlarda kırışıklıklara neden olan hareketler (mimikler) engellenecektir, arzu edilirse kaslar hafif hareketli kalacak şekilde uygulama yapılabilir. Yüzün diğer kasları enjeksiyonlardan etkilenmez. İlaç sadece uygulama yapılan bölgede etkilidir.

    KİMLERE BOTOX UYGULANAMAZ?
    Hamile olan veya bebek emziren kadınlar enjeksiyonları yaptırmak için beklemelidirler. Nöromüsküler rahatsızlıkları veya kanama problemleri olanlar, tedavi yapılması istenilen bölgede deri hastalıkları olanlar uygun adaylar değildir.

    SIK SORULAN SORULAR

    Botox yılan zehri midir?
    Hayır. Clostridium botulinum isimli bir bakteriden elde edilen bir toksindir. Pek çok antibiyotik de bu yöntemle elde edilir.

    Botoks Felç Yapar mı?
    Hayır. Botoks belli bir süre enjekte edildiği kasların hareketlerini kısıtlar. Kesinlikle hissizliğe sebep olmaz.

    Botox İfadesiz Bir Yüz İfadesi Yapar mı?
    Bu büyük ölçüde uygulama yapan kişinin performansına bağlıdır. Botoks son derece kontrollü, uygulama imkanı olan güvenilir, risksiz ve bazı ameliyatlara alternatif olabilecek başarılı bir ilaçtır.

    Dudaklara Yüze Hacim Kazandırır mı?
    Hayır botox verilen bir bölge şişmez. Bu işlem ayrı bir kategoriye giren dolgu maddeleri ile yapılır.

    Ucuz Botox Fiyatları Nasıl Verilebiliyor?
    İlaç Çin malı olursa veya gereğinden fazla sulandırılırsa fiyat oldukça ucuz olabiliyor.

  • Genç gösteren makyaj teknikleri

    Hafifte olsa günlük makyaj uygulanması cildin daha sağlıklı görünmesini sağlar. Yüzdeki yaşlılık ve güneş lekelerinin üzerine açık renk kapatıcı uygulayabilirsiniz. Bunların tedavisine gelince peeling uygulamaları ciltteki pek çok renk sorununu çözümlemek için geliştirilmiş uygulamadır.

    Kaşları kalınlaştırın
    Uzun zaman yoğun olarak kaş almışsanız bazı bölgelerde kaşların çıkmadığını fark edersiniz. Bunu için özel kaş ve kirpik ürünleri kullanabilirsiniz. Ayrıca doğal bir görünüm için saç renginize yakın bir kalemle kaşları yoğunlaştırabilir, kaş fırçasıyla şekillendirebilirsiniz.
    Rujlar
    Dudak şekli yaşlanma sürecinde incelir, dudak konturu belirginliğini kaybeder ve etrafında ince çizgiler oluşur. Bu bölgeye yapılacak dolgu uygulamaları ile dudak etrafındaki çizgiler düzeltilebilir ve dudak eski şekline getirilebilir. Ruj seçiminde koyu renk rujdan uzak durun. Dolgunlaştırıcı etkili rujlar kullanabilirsiniz. Dudak çevresini açık renk bir kalemle belirginleştirdikten sonra açık renk ruj kullanmak dudağı daha güzel gösterir.
    Allık
    Yaşlanma sürecinde elmacık kemikler bir miktar aşağı doğru yer değiştirir. Bu bölgeleri radyofrekans, dolgu gibi bazı uygulamalarla daha iyi hale getirmek mümkündür. Allık sürerken eski elmacık kemik bölgesine uygulamak yüzdeki sarkmayı vurgular. Bu nedenle elmacık kemiklerin o anki yerini tespit edip buralara allık uygulamak ve bunu şakaklara doğru yaymak daha güzel bir görünüm sağlar.
    Göz altı torbaları
    Göz altı torbaları göz çevresi peeling uygulaması veya cerrahi tedavilerle azaltılabilir. Bunun dışında makyajla kapatmak isterseniz, bu bölgelere fondötenden daha koyu renkte bir kapatıcı uygulamak daha iyi sonuç verir.
    Göz altı morlukları
    Bu bölgede morluk problemi sık görülen bir sorundur. Göz çevresine peeling, mezoterapi uygulamaları ile azaltılabilir. Bunun dışında makyajla kapatmak isterseniz fondötenden daha açık renkte bir kapatıcı uygulayınız.
    Bronz pudra kullanın
    Ciltteki soluk görünümünü azaltmak, daha canlı bir görünüm vermek için kullanabilirsiniz. Bronz allığı elmacık kemiğinden saç çizgisine doğru hafifçe sürün. Daha ışıltılı daha canlı bir görünüm oluşacaktır.
    Yüz Çizgileri
    Yüz çizgileri botoks ve dolgu maddesi tedavisi ile azaltılabilir. Ciltteki çizgileri kalın fondöten ya da kapatıcı ile kapatamazsınız. Kalın ürünler çizgilerin arasına girerek daha dikkat çekici bir hal almasına sebep olur. Amaç bunları kapatmaktan çok, dikkati başka yöne çekmek olmalıdır. Önce makyaj altı baz kullanıp üzerine mineral fondöten kullanmak daha iyi bir seçim olur.

  • Ameliyatsız estetik

    Botoks, sinirlerden kaslara giden iletiyi geçici olarak durdurarak etki göstermektedir. Böylece enjekte edildiği bölgedeki kasların hareketleri engellenerek bu kasların hareketleri sonucu oluşan kırışıklıkları ortadan kaldırır.

    1990′lı yılların başından itibaren yüzdeki kırışıklıkların giderilmesi amacıyla dünyada yaygın bir kullanım alanı bulmuştur. Özellikle alındaki çizgiler ve göz kenarındaki kaz ayağı tabir edilen çizgilerin giderilmesinde çok başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Bu bölgelerdeki kırışıklık çizgilerinin yüz gençleştirme ameliyatlarıyla düzeltilmesinin çok güç olması estetik cerrahideki önemini daha da arttırmaktadır. Yüz germe ameliyatı yapılan pek çok kişiye daha iyi bir sonuç elde etmek için beraberinde uygulamalar gerekmektedir. Kaş kenarlarını yukarı kaldıran bir etki yapması ve kaş düşüklüğü olan kişilerde bu problemin düzeltilmesini de sağlaması bir diğer avantajıdır.

    Kırışıklıkları düzeltmek amacıyla uygulanması, yüzdeki belli noktalara çok ince uçlu bir iğne ile enjeksiyon yapılması şeklindedir. İşlem yaklaşık 5 dakika sürer ve sadece ince bir iğnenin batmaları şeklinde hissedilen çok kolay tolere edilen bir işlemdir. Uygulamanın etkileri 2 ila 3 gün sonra ortaya çıkar ve 4 ila 6 ay boyunca devam eder. İlk uygulamada 4 ay kadar kalıcı olan etkileri bir kaç uygulamadan sonra 8 aya kadar uzayabilmektedir. Uygulama sırasında önemli bir şişlik ve kızarma oluşmaz ve kişi hemen günlük aktivitelerine dönebilir.

    Enjeksiyonlar yüzün üst bölgesinde özellikle alın çizgilerinin, kaş çatma çizgilerinin, ve göz kenarındaki çizgilerin (kaz ayağı) düzeltilmesinde çok etkili olmaktadır. Ayrıca yüzün üst bölgelerine uygulandığında kaşları kaldıran bir etki de oluşmaktadır. Yüzün alt bölgesinde ise dudak üzerindeki çizgilere ve boyundaki dikine bantlara uygulanabilmektedir. Ancak bu bölgelerde yüzün üst bölümlerindeki kadar etkili sonuçlar oluşmadığından uygulaması daha kısıtlı kalmaktadır. Aşırı terleme tedavisi içinde kullanılmaktadır. Uygulanan hastalarda baş ağrısı ve migrene de iyi geldiği tesadüf olarak tespit edilmiştir.

    uygulama kalıcılığı çok uzun olmayan ve kalıcılığı için tekrar edilmesi gereken bir yöntem olmakla birlikte ameliyatsız, kolay ve ucuz bir tedavi olması nedeniyle günümüz estetik cerrahisinde çok tercih edilmekte ve uygulanmaktadır. dünyada milyonlarca kişiye uygulanmış ve hiçbir ciddi komplikasyonla karşılaşılmamıştır. Yanlış uygulamalarda oluşabilecek komplikasyonlarda birkaç ay içinde geri döneceğinden pek önemli kabul edilmeyebilir. Ancak deneyimli bir hekim tarafından uygulanması hem bu komplikasyonların oluşmaması hem de daha etkin sonuçlar alınması bakımından önemlidir.

    KAŞ KALDIRMA (browlift) OPERASYONU NEDİR?

    Kaşların yapısı cinsiyete göre farklılık gösterir. Bayanlarda daha kavisli iken erkeklerde daha düz görünümlüdür. Kaşlar, gözler ve burun ile belirli oranlar ve açılar doğrultusunda bir ahenk içerisindedir.Gerek yapısal olarak, gerekse yaşlanmaya bağlı olsun düşük görünümlü kaşlar kişiye mutsuz ve yorgun bir görüntü verir. Kaşların normal şekline ve açılarına getirilmesi dinamik bir görüntü kazandırırken gözleri vurgulayarak bakışların da daha canlı ve etkileyici olmasına neden olur.

    KAŞ KALDIRMA OPERASYONU NASIL YAPILIR?

    Klasik alın germe ameliyatlarında olduğu gibi saçlı deriden yapılan ama daha küçük bir kesi yapılarak uygulanabildiği gibi, tam kaş üzerinden veya üst göz kapağından girilerek yapılabilir. Kaş kaldırma operasyonlarının kalıcılığı, iz kalıp kalmayacağı, istenilen kaş şeklinin elde edilme başarısı, lokal veya genel anestezi altında olması uygulanacak tekniğe göre değişir. Teknik seçimi ise hastanın ihtiyaçları, beklentileri, beraberinde başka operasyon uygulanıp uygulanmayacağına (göz kapağı estetiği,yüz germe, alın germe vb.) ve cerrahın bu tekniklerdeki tecrübesine göre belirlenir. Göz kapağı ve kaş üzerinden girilerek yapılan kaş kaldırma operasyonlarında klasik tekniklerle kıyasla neredeyse hiç iz kalmaz ama kalıcılık süresi nispeten daha azdır.

    İPLERLE KAŞ KALDIRILABİLİR Mİ?

    Evet iplerle kaşlar asılabilir ayrıca; bu askılama teknikleri iz bırakmayan ve 20-30 dakikalık lokal anestezi altında yapılabilen işlemlerdir.

    Dolgu Maddeleri Uygulaması

    Hyalüronik Asit Türevleri:

    Hyaluronik asit tüm yaşayan organizmalarda bulunan bir pollisakkarittir. Derinin dermis tabakası, dokuyu destekleyen kollajen lif kümeleri ile su tutan ve hacim yaratan hyaluronik asit molekülleri içermektedir.

    Hyaluronik asit ciltteki kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla enjeksiyon formunda üretilmiş (Restylene, Hylaform v.s.) olup bugüne kadar dünyada 30 milyondan fazla insanda kullanılmıştır. Hayvansal madde ve toksin içermediği için diğer canlılardan hastalık bulaştırma riski yoktur ve alerjik reaksiyon oluşturmamaktadır. Test ihtiyacı olmadığı için hasta hemen tedavi edilebilir.

    Hyaluronik asit enjeksiyonları çok ince uçlu bir iğne ile cildin içine dermis tabakasına yapılmaktadır. Özellikle ince kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla ve dudak dolgunlaştırma amacıyla kullanılmaktadır. Dudak üzerindeki ince çizgiler burun kenarlarından ağız kenarına uzanan çizgi (nasolabial kıvrım) ağız kenarındaki çizgiler, alındaki kaş çatma çizgileri en çok uygulanan ve en yararlı sonuçların alındığı bölgelerdir.

    Hyaluronik asit enjeksiyonları kısa süren ve ofiste yapılan işlemler olup uygulaması hasta açısından çok kolaydır. İşlemden sonra önemli bir şişlik ve kızarıklılık oluşmaz ve hasta hemen günlük aktivitelerine dönebilir. Hyaluronik asit zaman içerisinde vücut tarafından emilerek yavaş yavaş küçülür. Ancak etkinliği ortalama 6 ay olmak üzere 1 yıla kadar uzatmaktadır. Etkinliği azaldıktan veya kaybolduktan sonra tekrar uygulamalar yapılabilir.

    Kalsiyum Hidroksiapatit:

    Kalsiyum hidroksiapatit (CaHA) plastik cerrahide uzun yıllardır uygulanan ve herhangi bir yan etkisi olmadığı ispatlanmış bir maddedir. Bu madde jel formunda dolgu maddesi şeklinde iki yıldan beri estetik cerrahide kullanılmaya başlanmıştır. Kalıcılığı hyaluronik asite göre çok daha uzun olup 6-7 yıl kadar sürmektedir. Özellikle dudak dolgunlaştırma ve derin çizgilerin doldurulması amacıyla kullanıldığında çok olumlu sonuçlar vermektedir. Ayrıca çene ucu ve elmacık kemiği çıkıntısını arttırmak amacıylada uygulanabilmektedir.

    Kalsiyum hidroksiapatit enjeksiyonları da hasta için kolay, ağrısız ve kısa süren işlemlerdir. İşlemden hemen sonra kişi normal hayatına devam edebilmektedir.

    Yağ Enjeksiyonu

    Yağ enjeksiyonu veya “mikro lipoinjeksiyon” olarak bilinen bu işlemde hastanın karın, uyluk, kalça ve diğer yağ içeren vücut bölgelerinden iğne ile yağ alınır. Özel işlemlerden geçirildikten sonra yüz derisi altına enjekte edilir. Yağ en sık olarak çökük yanakların, ağız ve burun arasındaki gülme çizgilerinin doldurulması, derideki çökme ve düzensizliklerin giderilmesi, alın çizgilerinin silinmesi ve dudakların dolgunlaştırılması ya da vücuttaki kontur düzensizliklerinin giderilmesi amacı ile uygulanır.

    Hem donör (verici) hem de alıcı sahaların temizlenip hazırlanmasından sonra lokal anestezi veya alınacak miktara bağlı olarak genel anestezi altında negatif basınçlı bir enjektör yardımı ile yağ belirtilen bölgelerden çekilir. Alınan yağ yine enjektör içinde serbest süzülmeye bırakılarak serum ve yağ hücrelerinin ayrılması için beklenir. Ardından bekletme enjektörünün içinden sadece yağ hücrelerinin bulunduğu orta bölümden yağ hücreleri transferin yapılacağı enjektöre alınarak alıcı sahaya enjekte edilir. Transfer edilecek miktarın kontrolunu kesin olarak belirleyebilmek için, transfer enjektörleri 1cc’lik enjektörler olmalıdır. Transferin rahat yapılabilmesi ve transfer ederken yağ hücrelerinin hasar görmemesi için kullanılacak iğne uçları 14- 16 gauge boyutunda olmalıdır. İnjeksiyon yerinin üzerine bazen ince bir bant yapıştırılır. Tedaviden sonra yağın %50’sinin 6 ay içinde erimesini dikkate alarak gerekenden daha fazla miktarda yağ verilir. Fakat bu miktarın aşırıya kaçmamasına dikkat etmak gerekir. Yağın transferi sırasında dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da; yağın alıcı sahada yaşama ihtimalini arttırmak için derialtı dokusu, yağ dokusu ve kas dokusu gibi değişik katmanların içine verilmesi gerekliliğidir. Yüz çizgileri dışında çökük yanakların doldurulması, alın çöküklüğünün giderilmesi, çene ucunun dolgunluğunun arttırılması gibi bir amaçla kullanıldığında yağ enjeksiyonu sonrası yüzde geçici olarak şişlik ve bölgesel kabarıklıkların gözlenmesi doğaldır.

    Geniş bölgelerde işlem yapılan hastaların kısa bir süre istirahat etmeleri uygun olacaktır. Ancak çoğu hasta tedaviden hemen sonra normal günlük aktivitelerine dönmektedir. Hem alıcı hem de donör sahada bir miktar şişme veya kızarıklık beklenebilir.

    Bu şikayetlerin derecesi tedavi edilen yere ve büyüklüğüne göre değişir. Enjeksiyon yerlerindeki kızarıklık veya morluklar düzelene kadar yaklaşık bir hafta güneş ışınlarından korunulmalıdır. Bu sürede güneş koruyucu kremler veya fondöten kullanımı yardımcı olabilir.

    Yağ enjeksiyonu ile elde edilen sonuçların devamlılığı hastadan hastaya değişmektedir. Bazı hastalarda bu süre bir yıl veya daha uzun süre de olsa hastaların çoğunluğunda ilk haftada sağlanan dolgunluğun hemen hemen yarısı altı aylık bir sürenin sonunda kaybolmaktadır. Zira ilk haftalardaki dolgunluk şişmeye bağlıdır. Üç aydan sonra ne kadar dokunun orada beslenip kaldığı az çok belli olur. Yeni enjeksiyonlar 3,6,12 ay sonra tekrarlanıp sonuç daha iyi duruma getirilebilir. Uygulama ilk yıl 2-3 kez yapılmasına karşın sonraki yıllarda yılda bir kez yeterli olabilir. Çizgilerin çok derinleşmesinden önce takviyeler şeklinde uygulanması çok daha akılcıdır. Bu tekniğin avantajı vücuttan iğne ile alınıp iğne ile verilebilmesidir. Verilen yağ dokusu uygun bir teknikle uygulanırsa en az %50’si verilen yerde kanlanıp tekrar yaşamaya devam eder

    Doku Kokteyli:

    Yüz germe, karın germe veya meme küçültme esnasında çıkarılan deri parçalarına az miktarda kas, fasya ve yağ dokusunun eklenmesiyle hazırlanır. Bu dokulardan elde edilen dermis tabakası en değerli olanıdır. Mikro greftler şeklinde hedef bölge cilt altına verilen damar sistemi zengin olan bu dokuların %90’ı canlı kalabilir. Bu yüksek oranda canlı kalım nedeniyle yağ enjeksiyonuna göre çok daha etkilidir. Mutlaka deri kesisi gereken bir işleme ihtiyaç duyulması ise dezavantajıdır. Dolgu maddesi olarak enjekte edilen bu greftler alıcı alanda damarlanıp yaşarlar, ancak zamanla mimik hareketlerle ve vücudumuzdaki doku erimelerine uygun olarak onlar da erimeye doğru gidebilirler. Bu erime kişilerin yapılarına, yaşlarına, yaşam şartlarına bağlı olmak üzere değişkenlikler gösterebilir. Bu tür doku maddelerinin avantajı insanın kendi dokusu olmasıdır, dezavantajları ise her seferinde kendisinden alınıp tekrar hastaya verilme gerekmesidir.