Etiket: Karın Ağrısı

  • Ailesel akdeniz ateşi hakkında güncel bilgiler

    Ailesel Akdeniz Ateşi ülkemizin sık görülen romatizmal hastalıklarından biridir. FMF ismi hastalığın ingilizce baş harflerinin kısaltmasıdır (Familial Mediterranean Fever).

    Peki FMF hastalığının şikayetleri hangi yaşlarda başlar ?

    FMF hastaların önemli çoğunda 20 yaşına kadar bulgularını gösterir. Ancak şikayetlerin çok belirgin olmayan hastalarda 20 yaşından sonrada hastalık ortaya çıkabilir.

    Hastalığın şikayetleri nelerdir ?

    FMF hastalığının en sık bulgusu tekrarlayan karın ağrısıdır. Ancak bu karın ağrısı diğer ağrılarından farklıdır. Bu karın ağrısı giderek şiddetlenen ve aralıksız 24-72 saat sürmektedir. Ayrıca karın ağrısına ateş eşlik eder. Hastayı yatıracak kadar şiddetli bir ağrıdır. Şüphesiz ki bu ağrının en önemli diğer özelliği ağrıların tekrar etmesidir. Hasta atak bittikten sonra hiç bir şey yokmuş gibi normal hayatına devam eder.

    Karın ağrısının yanında tekrar eden göğüs ağrıları bir diğer sık görülen bulgudur. Hastaların göğüs tek tarafında batma tarzında ağrı yakınması olur. Bu yakınması 3-5 gün arasında değişir. Batıcı karakterdedir ve hastanın nefes almasını dahi etkiler.

    Eklemlerde tekrar eden ağrı şişlikler yani eklem iltihabına neden olur ve genellikle diz eklemi bundan etkilenir. Ayak bileklerinde tekrar eden kızarıklık ve ağrı ile kendini gösterebilir. Bu bulguların hepsi tekrar edici özelliğe sahiptir.

    Bu bulguların dışındaki bulgular daha nadir olarak görülen bulgulardır. Örneğin hastaların tek bulgusu tekrar eden ateş olabilir. Hastaların ateşleri ataklar halinde yükselip 2-3 gün yüksek kalabilir.

    Hastalığın tanısı nasıl konur ?

    Hastalığın tanısı için hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve atak halinde bakılabilecek bazı kan tetkikleri ile tanı konur. Yani hastalığın tanısı ağırlıklı olarak klinik yani yakınmaları ile konur. Çok nadir vakalarda FMF gen testleri istenebilir. Ancak bu gen testi şikayetleri belirgin olan hastalarda kesinlikle istenmez. Ayrıca ailede biri FMF hastasıysa diğer şikayeti olmayanlarda da bu testi istemenin hiç bir anlamı yoktur.

    FMF Tedavisi nasıl olur ?

    FMF için olmazsa olmaz ilaç çiğdem çiçeği kökünden elde edilen kolşisin adlı ilaçtır. Bu ilacı hastaların sürekli kullanması gerekmektedir. Çünkü ilacı kullanmayı bıraktıklarında hastalık tekrardan başlamaktadır. Kolşisin adlı ilacı hastaların ömür boyu kullanması gerekir. Genel olarak hastaların büyük kısmı kolşisine iyi yanıt vermektedir. İyi yanıt vermeyen hastalar içinse son yıllarda özellikle kullanılmaya başlanan anakinra ve canakimumab adlı biyolojik ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlara yanıt özellikle kolşisine yanıt vermeyen hastalarda çok iyi olmaktadır.

    FMF hastalığı tedavi edilmediğinde yada hastalar takipsiz kaldığında ise amiloidoz olarak bilinen rahatsızlık gelişir. Hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan bazı iltihabi maddelerin iç organlarda birikmesi sonucu gelişen bir tablodur. Özellikle de böbreklerde birikim yaparak böbrek yetmezliğine neden olabilmektedir.

  • Tekrarlayan karın ağrısı yakınması ile genel pediyatri polikliniğe başvuran çocuklarda ailevi akdeniz ateşi sıklığı ve özellikleri

    ÖZET GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma ile tekrarlayan karın ağrısı(TKA) yakınması ile genel pediyatri polikliniğimize başvuran hastalardaki Ailevi Akdeniz Ateş(AAA) sıklığı , AAA’li hastaların klinik-demografik özellikleri ve genetik analizler değerlendirildi ve diğer TKA’lı hastalardan farklılıkları belirlenmeye çalışıldı.

    GEREÇ ve YÖNTEM: 2000-2005 yılları arasında İ.Ü.İ.T.F. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Genel Pediyatri polikliniğine tekrarlayan karın ağrısı yakınması ile başvuran 115 hasta geriye dönük olarak incelendi.

    BULGULAR: Tekrarlayan karın ağrısı(TKA) yakınması ile gelen 115 hastanın 62’si(%53,9)kız, 53’ü(%46,1) erkekti, ortalama ağrı başlama yaşı 6,71±2,16yıl, ağrı süresi 29,59±19,54 saat, ağrı sıklığı 2,90±1,37 ayda bir, ağrı başlangıcından tanı koyulana dek geçen süre 2,26±1,54 yıl olarak saptandı. Bu hastaların aldıkları tanılar AAA %46,9, TİYE %24,3, parazitoz %6,95, fonksiyonel karın ağrısı %6,08, H.Pylori gastriti %5,2, malignite, abdominal epilepsi, çölyak, giyardiyazis %2 ve amipli dizanteri%1 şeklinde dağılım göstermekteydi. En kısa süreli karın ağrısı fonksiyonel karın ağrısı ve H.Pylori gastriti tanısı alan 4 hastada saptandı ve süre 1 saat idi. En uzun süreli karın ağrısı 168 saat idi ve AAA tanılı bir hastada gözlendi. Ateşin eşlik ettiği karın ağrısının AAA ve TİYE lehine olduğu saptandı. AAA’lı hastalarda ağrı süresi, ağrı aralıkları ve ağrı başlangıcından tanı koyulana dek geçen süre diğer hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermekteydi. AAA’lı hastalarda ağrı daha seyrek görüldüğü gibi ağrı başlangıcından tanı koyulana kadar geçen süre daha uzundu. Anne baba arasında akrabalık oranı diğer hastalıklar grubuyla kıyaslandığında AAA tanılı hastalarda daha yüksek idi. Yakınmalarının başlangıç yaşı, cinsiyet dağılımı ve tanı yaşı açısından AAA ile diğer hastalık grubu arasında anlamlı bir farklılık saptanmadı. vii En sık görülen AAA hastalarının 29’u (%53,7) erkek, 25’i (%46,3) kızdı. Karın ağrısı yakınmasının başlama yaşı 6 ay-15 yaş arasında değişmekteydi. 27 hastada (%50) 5 yaşa kadar yakınmaların başladığı, karın ağrısı açısından doruk yaşının 4-5 yaş arası olduğu görüldü. Olguların 47’sinde (%87) 10 yaşından önce yakınmaların başladığı saptandı Karın ağrısı süresi en kısa 1, en uzun 168 saat idi. AAA tanılı olgulardaki atakların aralıkları 1 ila 12 ay arasında değişmekteydi. Karın ağrısının başlamasından AAA tanısı koyulmasına kadar geçen süre en az 6 ay en çok 10 yıldı ve tanı yaşı en erken 1 , en geç 16 yıl olarak saptandı . 29’unda (%53,5) anne baba arasında akrabalık ve/veya AAA için hastalık veya taşıyıcılık söz konusuydu. TİYE nedeniyle izlenen bir hasta izlem sırasında AAA tanısı da aldı . En sık görülen klinik bulgu ateş ve karın ağrısıydı ve hastaların tümünde vardı. Üçüncü sık görülen klinik bulgu eklem bulgusuydu. 19 hastada (%35,1) eklem bulguları gözlendi. Göğüs ağrısı olguların 9’unda (%16,6) , cilt döküntüleri de 4’ünde (%7,4) saptandı. Amiloidoz hastaların hiçbirinde gözlenmedi. Hastaların %42,5’unda lökositoz, %50’sinde fibrinojen yüksekliği, %69,6’sında EÇH yüksekliği saptandı. Otuzbeş hastanın yapılan gen mutasyon analizi sonuçlarına göre en sık görülen mutasyon homozigot veya heterozigot M694V mutasyonu idi(%82,84), %5,7 hastada ise bakılan 3 mutasyondan herhangi birine rastlanmadı. Hastaların tümünün kolşisine yanıt verdikleri gözlendi.

    SONUÇ: Doğu Akdeniz havzasında yer alan ve hala akraba evlilik oranlarının yüksek olduğu ülkemizde TKA yakınması ile başvuran hastalarda, AAA ayırıcı tanıda öncelikli yer alacak hastalıklardan birisidir. TKA olan çocukta 2 ayrı tanı birlikte olabilir. Hem AAA tanısını destekleyici, hem de tanısı AAA açısından kuşkulu olan kişilerde MEFV gen mutasyon analizi erken teşhis ve profilaktik tedaviye olanak sağlayacaktır.

  • Çocuklarda tekrarlayan karın ağrısı ve sindirim sistemi

    Kronik tekrarlayıcı karın ağrısı, çocuklarda sık rastlanan bir sorun olup okul çağındaki çocukların ortalama % 10-15’inde görülmektedir (bazı yazarlar % 40’a kadar değerler bildirmiştir). Karın ağrısı çok sayıda nedene bağlı olarak ortaya çıkan subjektif bir bulgudur. Apley isimli bir araştırmacı 1950’li yıllarda yaptığı bir çalışmada karın ağrısı olan çocukların % 90’ından fazlasında organik bir neden bulamamış ve psikolojik faktörlerin karın ağrısı gelişmesinde çok önemli bir rolü olduğunu öne sürmüştür.

    Helicobacter pylori’nin keşfinden sonra tekrarlayıcı karın ağrısı olan çocuklarda bu bakterinin rolünü araştıran çeşitli çalışmalar yapılmış ve sözkonusu çocuklarda bu enfeksiyonun sıklığı değişik ülkelerde % 7 ile % 44.4 arasında bulunmuştur. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji Bilim Dalı’nda gerçekleştirdiğimiz bir çalışmada nedeni açıklanamayan tekrarlayan karın ağrısı ile bize getirilen ve endoskopi (mide ve barsakların özel bir kamera ile görülmesi) yapılan çocukların % 65’inde Helicobacter pylori enfeksiyonu tespit edilmiştir.

    Helicobacter pylori, gastrit, duodenit (oniki parmak barsağı iltihabı) ve ülser yoluyla çocuklarda tekrarlayan karın ağrılarına yol açabilir. Gastrit, tekrarlayan karın ağrısı yanında bulantı, kusma gibi belirtilerle kendini gösterir. Karın ağrısı daha çok yemekten sonra olabildiği gibi, bazı olgularda gece uykudan uyandıran ağrı şeklinde olup ülserle karışabilir. Bazı çocuklarda tesadüfen Helicobacter pylori ve bu enfeksiyona eşlik eden gastrit saptanmasına rağmen belirti olmayabilir. Bu çocuklar günün birinde ülser kanaması ile acil servise getirilebilir. Pediatrik Gastroenteroloji Bilim Dalı’mıza üst sindirim sistemi kanaması ile getirilen çocukların % 55’inde Helicobacter pylori enfeksiyonu saptanmış ve olguların % 33’ünde Helicobacter pylori varlığından başka kanama nedeni saptanamamıştır. Bu nedenle en azından ailesinde ülser hastalığı bulunan, böbrek yetersizliği gibi risk oluşturan bir hastalığı olan veya romatizmal bir hastalık nedeni ile non-steroid anti-enflamatuar ilaç kullanan çocuklarda Helicobacter pylori enfeksiyonu tespit edildiğinde gelişmesi muhtemel komplikasyonları önlemek amacıyla mutlaka tedavi edilmelidir.

    Mide veya oniki parmak barsağındaki ülserler ve özofajit de (yemek borusu iltihabı) tekrarlayan karın ağrısına yol açabilir. Yemekten sonra ağrı olması gastrit, açlık ağrısı ve gece uykudan uyandıran ağrı olması daha çok ülser lehinedir. Ailede başka bireylerde de ülser olması hekimi uyarmalıdır. Özofajitli çocuklarda ise karın ağrısına göğüste ağrı, yanma, ağıza acı su gelme eşlik edebilir.

    Non ülser dispepsi (hazımsızlık) veya fonksiyonel dispepsi tekrarlayan karın ağrısı, gaz, şişkinlik, dolgunluk, bulantı ve kusma gibi yakınmaların olduğu ancak yapılan incelemelerde organik bir lezyonun tespit edilemediği bir tablodur. Son yıllarda bu olguların bir kısmında Helicobacter pylori enfeksiyonu saptandığı ve tedavi sonrasında hastalarda belirgin iyileşme olabildiği gösterilmiştir.

    Helicobacter pylori enfeksiyonu varlığını ve ilişkili lezyonları gösterebilmek için endoskopi gereklidir. Endoskopi sayesinde Helicobacter pylori enfeksiyonuna eşlik eden gastrit, doduodenit ve ülser saptanabileceği gibi Helicobacter pylori tanısı için gerekli olan testler de yapılabilir. Ayrıca, eğer varsa özofajit tanısı konabilir.

    Sindirim sisteminden kaynaklanan başka hastalıklarda da karın ağrısı görülebilir. Kabızlık oldukça yurdumuzda ihmal edilen bir hastalıktır. Kabız olan çocuklarda tekrarlayan karın ağrıları sık olarak görülür. Kolit (kalın barsak iltihabı) çocuklarda zaman zaman görülen ve karın ağrısı yanında büyüme ve kilo almada gerilik görülebilen bir hastalıktır. Tanı konması yıllar alabilir.

    Laktoz entoleransı (Süt şekerine tahammülsüzlük) belli bir yaştan sonra ortaya çıkıp süt içildiğinde aşırı gaz ve karın ağrısı, süt miktarı arttığında da ishale yol açabilen bir hastalık tablosudur. Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde oldukça sık olduğu düşünülmektedir.

    Safra kesesinde taş veya safra kesesi iltihabı gibi hastalıklar karın ağrısı yanında ateş ve sarılığa da yol açabilir. Pankreatit (Pankreas bezi iltihabı) tekrarlayan karın ağrıları ve sindirim bozukluğuna yol açabilen ve çocuklarda da nadir de olsa görülebilen bir başka hastalıktır.

    Bunlardan başka barsak parazitleri ülkemiz benzeri gelişmekte olan yörelerde çocuklarda sık rastlanan ve her türlü hastalıkla karışabilen tablolara yol açabilir. Diş gıcırdatma, ağızdan su akma, tekrarlayan karın ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtileri olan bir çocukta mutlaka parazit araştırılması gerekir.

    Solunum yolları enfeksiyonları, sinüzit, zatürre, böbrek hastalıkları (hidronefroz, nefrit, idrar yolları enfeksiyonu, taş..), omurga ve omurilikle ilgili hastalıklar, bazı romatizmal hastalıklar (ailevi Akdeniz ateşi, PAN..), bazı kan hastalıkları, bazı metabolik hastalıklar çocuklarda sık olarak karın ağrısına yol açan sindirim sistemi dışı nedenlerdir.

    Sonuç olarak karın ağrısı çok sayıda sindirim sistemi hastalığına eşlik edebilmenin yanında sindirim sistemi dışında da bir çok hastalığın başvuru yakınmasını oluşturabilir. Bu nedenle karın ağrısını psikolojik olarak nitelendirmeden önce hastada karın ağrısına eşlik eden diğer yakınmaların ve fizik ve laboratuar bulgularının ışığında karın ağrısı nedenlerinin araştırılması gerekmektedir.

  • Bebeklerde ve çocuklarda karın ağrısı sebepleri

    Karın ağrısı ile gelen hastada yaşa göre, beslenme düzenine göre, gaita şekli ve sayısına göre, ağrının yeri ve şekline göre karın ağrısının özellikleri ile ilgili ayrıntılı bilgi alınır, ayrıntılı muayene yapılır, nedene yönelik laboratuar ve görüntüleme tetkikleri istenir, genellikle de hiçbir tetkik istenmez.

    Bebeklerde en sık karın ağrısı nedenleri:

    – Kolik (Gaz sancısı)

    – reflü hastalığı

    – Süt protein allerjisi

    – Bağırsak tıkanması ve düğümlenmesi

    – Karın içindeki organlara ait (karaciğer, safra kesesi, pankreas, ince ve kalın barsaklar, böbrekler gibi) yapısal ve iltihabi hastalıklar

    -İDRAR yolları enfeksiyonu

    Süt ve Okul Çocukluğu Döneminde Karın Ağrısı Nedenleri:

    – Sindirim ve beslenme bozuklukları

    – Kabızlık

    – İshal

    – reflü hastalığı

    – Gastrit

    – Ülser

    – Bazı besin allerjileri

    – Karın içindeki organlara ait iltihabi hastalıklar

    – İdrar yolu enfeksiyonu

    – Kurşun zehirlenmesi

    – Solunum yolu enfeksiyonları

    – Bağırsak tıkanması ve düğümlenmesi

    – Apandisit

    Ergenlik Döneminde Karın Ağrısı Nedenleri

    – Sindirim ve beslenme bozuklukları

    – Kabızlık

    – İshal

    – Gastrit

    – Ülser

    – Karın içindeki organlara ait iltihabi hastalıklar

    – İltihabi barsak hastalıkları

    – Apandisit

    – Jinekolojik nedenler

    – Testislere ait sorunlar

    – İlaç kullanımı

    – Psikolojik nedenler

    – Bazı kanser türleri

    Karın ağrısı ile gelen hastada yaşa göre, beslenme düzenine göre, gaita şekli ve sayısına göre, ağrının yeri ve şekline göre karın ağrısının özellikleri ile ilgili ayrıntılı bilgi alınır, ayrıntılı muayene yapılır, nedene yönelik laboratuar ve görüntüleme tetkikleri istenir,genellikle de hiçbir tetkik istenmez. Tedavi nedene yöneliktir.

  • Çocuklarda tekrarlayan karın ağrısı sebepleri nelerdir?

    Çocuklarda tekrarlayan karın ağrısı sebepleri nelerdir?

    Çocuklarda karın ağrısı nelerdir?

    Karın ağrısı çocuklarda sebebi aile için tedirginlik uyandırıcı ve hekim açısından da zorlu olan bir süreç olabilmektedir.çocuklarda 2 haftayı geçen karın ağrısı mutlaka araştırılması gereken durumlardan birisidir. Sürekli tekrarlayan karın ağrısı başlıca üç bölümde değerlendirilebilir.

    1.grup: karın içi bir hastalığa bağlı,

    2.grup: psikolojik kökenli

    3.grup : fonksiyonel ağrı; hem karın içi hem de psikolojik olarak ortaya çıkan durumlardır.

    Bu hastaların karın ağrısının nasıl başladığı, artıran bir sebep olup olmadığı, nerede nasıl bir ağrının başladığı bilinmelidir. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra değerlendirebilir.

    Bu hastalıkları sınıflandırılırken hastanın yaşı, cinsi, ailesel faktörler, sosyal ve çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları göz önünde bulundurulmalıdır.

    Ağrının niteliği önemlidir

    Ağrının göbekten uzaklığı, nerede başladığı, şiddeti, karakteri (künt, yanıcı , batıcı, yumruk ve şimşek gibi) ve nereye yayıldığı sorgulanmalıdır. Gün içindeki artıran ve azaltan sebepleri, gece ağrının durumu, yemek ile ilişkisi sorgulanmalıdır. Bulantı, kusmanın varlığı ve olursa ne kadar kustuğu önemlidir.Erken doyma oluyor mu?( reflü hastalığı). Karın ağrısının beraberinde kilo kaybı, ateş döküntülü hastalıklar ve sistemik hastalıklar araştırılmalıdır.

    Tekrarlayan öksürük astım,boğaz ağrısı ilaçlar kronik karın ağrısı araştırılırken sorgulanır.

    Ailede kronik hastalıkların varlığı: irritable bağırsak hastalığı, migren, inflamatuar bağırsak hastalığı, okul aile sosyal çevresel sebepler göz önünde tutulmalıdır.

    Hastalığın bulgularında neler olur?

    Karın muayenesinde şişlik, hassasiyet, ağrıyan bölge kitle ve rektal /anal bölge değerlendirilir. Boy kilo büyüme evresi ve sistemik muayenesi değerlendirilir.

    Tetkiklerinde neler görülebilir?

    Kronik karın ağrısı olan bir çocukta rutin olarak; kan sayımı sedimantasyon hızı, gaita testi, parazit taraması, büyük abdestte gizli kan,idrar tahlili ve kültürüne bakılır. Düz rontgenler teşhisi koymakta faydalıdır. Bununla beraber ultrason taraması ve ilaçlı bağırsak isteminin grafiler ve tomografileri tanıya yardımcı olur. Gerekli olgularda endoskopik yöntemler ile mukozal hastalıklar peptik ülser, crohn hastalığına ait yaralar ve biopsiler ile görüntülenebilinir.

    Tekrarlayan karın ağrısında hastalığı düşündüren özelikler nelerdir?

    Ailede benzer hastalık(crohn, irritable bağırsak sendromu vb)

    Uykudan uyandıran ağrı,

    Ağrının göbekten uzakta hissedilmesi

    Makattan kanama

    İştahsızlık, hareketlerde azalma

    İshal, kabızlık ve gece dışkılaması

    Tekrarlayan kusmalar

    5 yaş altında tekrar eden ağrı

    Bunlarla beraber görülebilen karında hassasiyet, döküntü kilo kaybı, karında şişlik, büyüme gecikmesi makatta yara ve eklem ağrıları karın içindeki hastalıkları işaret etmektedir.

    Fonksiyonel karın ağrısı nedir?

    Çocukluk çağındaki tekrarlayan karın ağrısının en sık sebebidir. %90 ‘ında sebebi bilinmemektedir. Yaş grubu olarak 5-15 yaş grubu arasında görülür. Bu grubun ise okula başlangıç dönemi ve 12 yaşlarında daha sık görülür. 5 yaş altında pek görülmez ve 5 yaş altında karın içi kaynaklı ağrılar mevcuttur.

    Bu ağrılar göbek çevresinde kendiliğinden sınırlanan, yemekle ve hareketle alakasız, uykudan uyandırmaz. Halsizlik baş ağrısı, solukluk olabilir. Muayene bulgusu olarak normal görünebilir.

    Beslenmede lif miktarının artırılması bu tip ağrıları azalttığı bildirilmiştir.

  • Karın ağrısı

    Karın ağrısı

    Karın ağrısı çocuklarda en sık görülen, anne babayı endişelendiren yakınmalardan biridir. Ani başlangıçlı ( akut ) veya uzun süreli ( kronik ) olabilir. Genellikle masum nedenlere bağlıysa da, bazen de zaman kaybetmeden müdahale edilmesi gereken ciddi hastalıklarla ortaya çıkabilir.

    Karın Ağrısına Sık Neden Olan Hastalıklar

    Bebeklerde en sık karın ağrısı nedenleri:

    Kolik (Gaz sancısı)

    Gastroözofageal reflü hastalığı

    Süt protein allerjisi

    Bağırsak tıkanması ve düğümlenmesi

    Karın içindeki organlara ait (karaciğer, safra kesesi, pankreas, ince ve kalın barsaklar, böbrekler gibi) yapısal ve iltihabi hastalıklar

    Süt ve okul çocukluğu döneminde karın ağrısı nedenleri:

    Sindirim ve beslenme bozuklukları

    Kabızlık

    İshal

    Gastroözofageal reflü hastalığı

    Gastrit

    Ülser

    Bazı besin allerjileri

    Karın içindeki organlara ait iltihabi hastalıklar

    İdrar yolu enfeksiyonu

    Kurşun zehirlenmesi

    Solunum yolu enfeksiyonları

    Bağırsak tıkanması ve düğümlenmesi

    Apandisit

    Ergenlik döneminde karın ağrısı nedenleri

    Sindirim ve beslenme bozuklukları

    Kabızlık

    İshal

    Gastrit

    Ülser

    Karın içindeki organlara ait iltihabi hastalıklar

    İltihabi barsak hastalıkları

    Apandisit

    Jinekolojik nedenler

    Testislere ait sorunlar

    İlaç kullanımı

    Psikolojik nedenler

    Bazı kanser türleri

    Gastrit: Karın üst bölgesinde ortaya çıkan ağrı vardır. Genellikle yemek yemekle azalır. Bulantı ve bazen de kusma eşlik edebilir. Üç ayı geçen ve başka neden saptanamayan ağrılarda mutlaka akla gelmelidir.
    Ülser : Mide bölgesinde yanıcı bir ağrı olur. Yemek öncesi, sabah ve gece ağrı daha şiddetlidir. Kanlı gaita görülebilir. Ailede ülser öyküsünün oluşu tanıya yardımcıdır.

    Reflü: Çocuklarda karın ağrısı nedenlerinden biridir. Özellikle küçük çocuklarda sık kusma eşlik ederken büyük çocuklarda daha çok ağıza acı su gelme, göğüs bölgesinde ağrı, aşırı gaz gibi bulgular eşlik eder. Bebeklerde ve çocuklarda iştahsızlık ve yutma güçlüğünün bir nedeni olabilir.

    Akut Gastroenterit : Çocukta en sık karın ağrısı nedenlerinden biri rotavirüs gibi virüslerin veya bazı bakterilerin yol açtığı mide barsak enfeksiyonlarıdır. Karın ağrısıyla birlikte ishal, kusma, ateş görülür.

    Apandisit : Çocukta önce göbek çevresinde başlayan karın ağrısı, saatler geçtikçe karnın sağ alt tarafına yerleşir. Çocuk bir şey yiyemez, kusmaya başlar. Yürüyemez, iki büklüm yatıp kalır.

    Kabızlık: Çocuklarda sık görülen bir karın ağrısı nedenidir.

    Gaz sancısı : Çocuk karında yer değiştiren keskin bir ağrı tarifler. Beraberinde kusma, ishal yoktur.

    Gıda zehirlenmesi : Balık, tavuk, mayonez gibi şüpheli bir gıdanın alımından birkaç saat sonra karında kramp tarzı ağrılar, kusma, ardından da ishal başlar.

    Barsak tıkanıklığı : Karın ağrısına yol açan acil durumlardan biridir. Şiddetli karın ağrısı, sarı- yeşil, safralı kusmalar olur. Çocuk gaz, gaita çıkaramaz.

    Fonksiyonel karın ağrısı : Beraberinde ishal, kusma, kabızlık, kilo kaybı yoktur. Göbek çevresinde hafif bir ağrı tarifler. Tam nedeni bilinmemektedir. Çocuğa endişe veren, ilgi görmek istediği durumlarda ortaya çıkabilir.

    İdrar Yolu Enfeksiyonu : Karnın alt tarafında ağrı, idrar yaparken acıma, sık idrara çıkma, ateş gibi bulgular görülür.

    Hepatit : Karaciğer iltihabına genellikle virüsler neden olur. Çocukta halsizlik, bulantı, kusma, karnın sağ üst bölgesinde ağrı, sarılık görülür.

    Jinekolojik nedenler : Genç kızlarda adet sancısı da sık görülen bir karın ağrısı nedenidir.

    Karın Ağrısı Olan Çocuğa Yaklaşım

    Kendini iyi hissettiği pozisyonda yatıp dinlenmesine izin verin.

    Yedirmeye çalışmayın. Eğer alabiliyorsa, az az sıvı almasını sağlayın.

    Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin.

    Doktora gitmeden karın ağrısıyla birlikte olan bulguları ( ishal, kabızlık, ateş …gibi), ağrının yerini, azaltan veya arttıran faktörleri not ederseniz tanı konmasına yardımcı olacağınızı unutmayın.

    Fonksiyonel karın ağrısında da çocuğun rol yapmadığını, gerçekten ağrı hissettiğini bilin ve onu suçlamayın.

    Karın Ağrısında Ne Zaman Doktora Başvurmak Gerekir?

    Eğer karın ağrısı 12-24 saatte geçmiyorsa veya sık sık tekrarlıyorsa

    Karın ağrısı, göbek çevresi dışında başka bir bölgedeyse ( Özellikle karnın sağ alt tarafında olan karın ağrılarında apandisit olasılığını göz ardı etmemek gerekir !)

    Çocuğun genel durumu kötü görünüyorsa ( Anne baba kendi hislerine güvenip hareket etmeliler, kimse çocuğunuzu sizin kadar iyi tanıyamaz )

    Uzamış kusma varsa ( 12-24 saati geçen kusmalar )

    Sarı- yeşil, safralı kusmalar varsa

    Kanlı kusma varsa

    Kanlı ishal varsa

    İdrar yapmada ağrı, sık idrara çıkma varsa çocuk doktoruna başvurmalısınız.

    Doktor Ne Yapar?

    Doktor çocuğu ayrıntılı bir muayeneden geçirir. Bazen muayene bulguları ve sizin verdiğiniz bilgiler tanıya ulaşmada yeterli olur. Bazen de karın filmi, ultrason, gaita incelemesi, idrar testi, bazı kan testlerinin görülmesi gerekebilir. Eğer, ilk muayenede karın bulguları belirgin değilse, doktor çocuğu takibe alıp birkaç saat içinde muayenesini tekrarlamak isteyebilir.
    Testlerde (kan, idrar, ultrason gibi) herhengi bir neden saptanamayan üç ayı geçen kronik karın ağrıları durumunda, ani başlayan, şiddetli, tetkiklerinde neden saptanamayan ve cerrahi hastalık ekarte edilen hastalarda mutlaka bir çocuk gastroenteroloji uzmanı tarafında hasta görülüp endoskopi yapılmalı ve sonuca göre tedavi başlanmaklıdır.
    Bazen cerrahi bir nedenden şüphelenirse, hatayı bir çocuk cerrahının görmesi gerekir.

    Ağrı Kesici Vermeyin!

    Çocuğun eğer karnı ağrıyorsa yapılması gereken en önemli şey ağrı kesici vermemektir. Çünkü karnı ağrıyor diye ağrı kesici verilirse durum maskelenmiş olur ve tanıda geç kalınmış olur. Bu hata ne yazık ki sık sık yapılmaktadır. Tanıda olabilecek bir gecikme tedavisi çok zor olan çok ciddi durumlar yaratabilir. Her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında çocuğun ayrıca karın ağrısı yakınması da olabilir. Bağırsak düğümlenmesi gibi durumlarda da bir an evvel ameliyatla durumun düzeltilmesi gerekir. Geç kalınırsa bağırsaklarda gangren, delinme ve peritonit gibi daha ciddi durumlar ortaya çıkmaktadır.

    Boğulmuş kasık fıtıklarında da karın ağrısı olabilir. Kasık fıtığı ihmal edilmeden bir an evvel ameliyat edilmelidir. Aksi takdirde fıtık boğulur ve karın ağrısına neden olabilir. Fıtığın belirtisi kasıkta şişmedir. Tek başına olan fıtık bazen ağrı yapabilir ancak bu ağrı daha çok kasık bölgesindedir. Karın ağrısı yine testislerin kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanan torsiyon dediğimiz durumlarla da olabilir. Bu testisler eğer inmemiş ise, karın içindeyse kısırlık olabileceğinden indirmek gerekir. Ayrıca karında kitle yapan durumlarda ve karın içi organlara bası durumlarında da karın ağrısı ek bir bulgu olarak kendini gösterebilir.

  • Karın ağrısı ve tedavisi

    Karın ağrısı, çocuklarda sık karşılaşılan bir yakınmadır. Çocukluk dönemindeki karın ağrıları sindirim sistemi kaynaklı olabileceği gibi, diğer sistemlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Karın ağrıları, ağrının lokalizasyonu, eşlik eden bulgular ve altta yatan nedenler açısından iyi incelenmelidir. Çocuklardan ağrının lokalizasyonu ve niteliği hakkında bilgi almak oldukça zordur. Bu nedenle doğru tanıya gidebilmek için klinik ve laboratuvar ipuçlarını uygun şekilde değerlendirmek, tedavinin medikal ya da cerrahi olarak yönlendirilmesi ve gereksiz tetkiklerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır. Karın ağrılarının çoğunda altta yatan nedenler iyi klinik seyirli olmasına rağmen, öncelikli olarak akut batın tablosunun dışlanması yaşamsal önem arz eder.

    Yineleyen karın ağrıları, organik bir patoloji saptanmazsa, fonksiyonel karın ağrısı olarak değerlendirilmelidir. Fonksiyonel karın ağrılarının, çocukluk çağında % 55-96 arasında görüldüğü bildirilmiştir. Fonksiyonel karın ağrıları iyi huylu bir sorun olmasına rağmen, çocuklar ve aileler kaygı içindedirler.

    Akut (ani başlayan) karın ağrısı ile başvuran çocukların büyük kısmında cerrahi tedaviye gerek yoktur. Çocukluk dönemi akut karın ağrılarında % 4-7 oranında cerrahi gerektiren bir durum söz konusudur. Akut karın ağrısı olan çocuklarda en sık rastlanan cerrahi durum akut apandisittir ve acil ameliyat gerektirir.

    Acil ve genel pediatri polikliniklerine yapılan başvurular beraber değerlendirildiğinde üst solunum yolu enfeksiyonu % 38, fonksiyonel karın ağrısı % 32,7, akut gastroenterit % 12,5 ve idrar yolu infeksiyonu % 8,9 oranında saptanmıştır. Akut apendisit ise %4-7 saptanmıştır.

  • Karın ağrısı çocuk

    Çocukluk döneminde karın ağrısı bir çok nedenle karşımıza çıkabilen ve sıklıkla rastlanabilen şikayetlerden biridir. Fizik muayene ve laboratuar incelemeleri ile olguların %10’una yakın olan kısmında organik nedenli tanı konabilirken, akut ağrıların % 4-5’inde operasyon gerekebilir. Özellikle ani başlayan olgularda çocuk cerrahisi tarafından değerlendirilmek önem taşır.

    Çocukluk, yenidoğan döneminde ergenliğe kadar olan geniş bir perspektifi içerdiği için her yaşta karın ağrısına yaklaşım ile ilgili olarak farklı değerlendirmeler yapmak gerekir. Yaş, karın ağrısının başlama şekli, ne kadar süredir olduğu, ilaç kullanımı, yan bulgular gibi bir çok parametre beraber değerlendirilerek karın ağrılarına tanı konur. Tecrübeli bir çocuk cerrahı karın ağrısına yaklaşımda, çocuğun ruhuna, zarar görmemesine, incitilmemesine önem verdiği için, genellikle ilk muayene sonrasında karın ağrısının cerrahi olup olmadığına karar verebilir.

    Erken bebeklik döneminde hava yutulması ve gaza bağlı olarak oluşan karın ağrıları sıktır. Daha sonra kabızlığa olarak bağlı olan karın ağrıları daha ön plana çıkmaya başlar. İlk bir yılda özellikle erkek çocuklarda idrar yolu enfeksiyonuna bağlı olarak gelişen karın ağrıları da sıktır.

    2-3 yaşında sonra kreş eğitiminin başlaması ile birlikte daha fazla enfeksiyona yakalanan çocuklarda da karın ağrısı sık rastlanan bulgulardan biridir. Burada karın içinde bezelerin şişmesi ile birlikte yoğun ağrılar olabilir. Bu ağrılar cerrahi olmasa da nadiren cerrahi sonuçlara yol açabilir. Bu dönemde beslenme eğitimini tam alamayan, kabızlığı olan çocuklarda karın ağrısı sıktır. Ancak 4 yaş altında karın ağrılarında organik nedenler olması ihtimali daha fazladır.

    Fonksiyonel karın ağrıları 5 yaştan sonra 15 yaşa kadar, çocukların ayda bir kez aktivitelerini kısıtlayacak hale getiren ve genellikle organik olarak tanı konamayan ağrılardır. 10-12 yaşında kız çocuklarında daha sık görülür. Karın ağrısında cinsiyette önemli bir faktördür. Erken çocukluk ya da ergenliğe geçiş döneminde kız çocuklarda over ve rahim kaynaklı ağrılar olabilir.

    Genel olarak değerlendirmek gerekirse, ishal ya da idrar yolları kaynaklı ağrılar ani ve şiddetlidir. Apandisit gibi cerrahi gerektirebilen ağrılarda genelikle tablo yavaş yavaş oturur ve ağrı gittikçe artar. Bu durum karın içinde enfeksiyon bulgularına yol açtığı çocuklar hareket edemezler ve sessizdirler. Eşlik eden öksürük varsa akciğerlerin mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Akciğer ya da üriner sistemi ilgilendiren ağrılarda karın ağrısı gibi karşımıza çıkabilirler.

    Karın ağrısı çocukluk çağında mutlaka özenle yaklaşılması ve bu özeni gösterebilen doktorlar tarafından, tedavisinin yapılması gereken bir rahatsızlıktır.