Etiket: Kararı

  • Boşanma ve Çocuk

    Boşanma ve Çocuk

    Aile; aralarında kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal yollardan akrabalık ilişkisi olan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan bireylere denir. Ancak günümüzde aile yapısının çeşitliliği daha fark edilir durumdadır. Bu çeşitlilikten şöyle bahsedilebilir; bazı aileler çekirdek aileyken bazıları geniş aile olup büyük ebeveynlerinde dahil olduğu bir sistem olabilmekte ya da bazı aileler tek ebeveyn ve çocuktan oluşabilmektedir. Bahsedilenlerin haricinde de farklı aile türleri söz konusu olmaktadır. Bu yazıda daha çok ele alınacak aile tipi ise boşanmış olan ya da bu kararı almış ebeveynlere sahip çocuklar olacaktır. Çocuklara boşanma kararının nasıl ve ne zaman anlatılması gerektiği üzerinde durulacaktır.

    Boşanma aileler için zorlu bir süreç olabilmektedir. Ancak bu sürecin nasıl yürütüldüğü ve yönetildiği çoğunlukla ebeveynlerin elinde olmaktadır. Tabii ki, yeni bir hayat kurma, var olan rutinin dışına çıkma, çocuğun kimde kalacağı ile ilgili çekişmelerin yaşanması, ardından ne sıklıkla hangi ebeveyni nasıl göreceği gibi konularla ilgili pek çok soru işareti yetişkinleri de zorlamaktadır. Bu nedenle onlar içinde bu sürecin durağan olmadığı hatta çocuk ile ilgili kararlaştırılması gereken durumların ve yapılacak açıklamanın ebeveynlerde endişe yarattığı görülmektedir. Anne babaların bu süreçte çocuğa açıklama yapma ve bunu nasıl yapacakları ile kararsızlıklar yaşadıkları bu kararsız ve kaygılı sürecin de çocuğa yansıdığı gözlenmektedir.

    PEKİ ÇOCUĞA BOŞANMAYI NE ZAMAN ve NASIL AÇIKLAMAK GEREKİR?

    Okul başarısı etkilenir mi?

    Üzülür mü?

    Başka sıkıntılar duymaya başlar mı?

    Var olan zorlayıcı bir davranış artar mı? 

    Konuşması etkilenir mi?

    İçine kapanır mı? 

    Yukarıdaki sorulara eklenebilecek daha pek çok içerik dolayısıyla aileler zamanlama konusunda çoğunlukla tereddütte düşebilmekteler. Ayrılık kararını çocuğa ne zaman söyleyeceklerine karar vermek de güçlük çekebilmektedirler. 

    *Hal böyle olunca da çocuğa söyleme konusunda gecikmeler yaşanabilmekte.

    *Çocuk zaten farkında olduğu bazı şeylerin kendinden gizlendiğine inanarak çocuğun ailesine karşı duyduğu güvende zedelenmeler söz konusu olabilmekte. 

    *Bazen yaşanan durumların sorumlusu olarak kendisini görebilmekte ve telafi edici olmaya çalışabilmekte. Bu da çocuğa ait olmayan bir sorumluluğu yüklenmesine izin vermek anlamına gelerek kaygı ve endişeye neden olabilmekte.

    *Çocuğa anlayabileceğinden daha fazla bilgi vermek, hukuki süreçlerle ya da anne baba arasında yaşanan durumlarla ilgili ayrıntı paylaşmak sadece aklını bulandıracağından karmaşık olmayan cümlelerle basit şekilde açıklamak önemlidir.

    ! Öncelikle bu kararın çocuğa açıklanabilmesi için anne babanın kesin ve net olarak ayrılma, boşanma kararı almış olması gerekmektedir. Anne baba emin olmadan bu kararı çocuğa açıklarsa belirsizlik daha da fazla endişeye yol açacaktır. Çünkü aile kendisi için netleştiremediği bir kararı açıklama evresinde daha da zorlanacaktır. Aksi takdirde net olarak alınmamış ve çocuğa ya da çocuklara açıklanmış ayrılık kararı ardından bir barışma takip ederse, çocuğa verilen ikili mesaj karışıklığa neden olabilmektedir.

    Ailelerin yukarıda bahsi geçen bazı sorularla ilgili endişelerine de yer vermek istiyorum.

    Ayrılık sürecinde çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi fırtınalı duygular yaşayabilmekte ve hayatlarındaki bazı alanlar etkilenebilmektedir. Çünkü bu durum onlar için de yeni ve adapte olunması için zamana ihtiyaçları olduğu bir alandır. Dolayısıyla çocukların hiç etkilenmeden bu süreci atlatmasını beklemek gerçekçi olmayacaktır. Bu nedenle onların duygularını anlamaya özen göstererek duygusal paylaşım için uygun ortam yaratılması önemlidir. Anne babalar bu süreçte hem kendileri hem de çocukları ile ilgili endişeleri açısından destek almak adına uzmanlara başvurabilirler.

    Özetle;

    *Alınan karar net olduğu zaman bunu çocuğa açıklamak,

    *Açıklama esnasında mümkünse anne ve babanın birlikte bunu söylemesi,

    *Ayrılığın anlamının ebeveynler arasındaki eş ilişkisi ile alakalı olduğu ve anne baba olmaları ile ilgili bir değişiklik olmayacağını anlatmaları,

    *Ulaşılabilirlik ile ilgili bilgi vermeleri,

    *Aileler çocukların yaşlarına uygun bir biçimde gerektiği kadar bilgi ile bazen anne babaların anlaşamadıklarında ayrı yaşama kararı alabileceklerini anlatmaları önemlidir.

  • Hayati tehlikesi olan ‘’do not resuscıtate’’ dövmeli birisine nasıl bir davranış sergilersiniz?

    A-Kişinin kararı-saygı duyulmalı düşüncesi ile müdahale etmemek

    B-Her ne olursa olsun hayat kurtarıcı olmak

    Öncelikle burada amaç kişinin kendi ölüm kararını irdelemek değildir. Bunu altını çizerek belirtmek istiyorum.

    ‘’DO NOT RESUSCITATE (DNR)’’in anlamı ‘’kalp ve solunum durmasında yeniden canlandırma için müdahale edilmemesi’’dir. DNR hiçbir zaman tedavi etmeme anlamına gelmez. Kronik hastalığı olan ve tedavi alternatifleri tükenmiş son dönem hastalarda, hasta tarafından fikri ve onayı bildirilmiş durumlarda veya olay esnasında hastanın primer yakınlarının isteği ve onayı ile solunum veya kalp durması halinde müdahale edilmemesidir.

    DNR ve ÖTENAZİ’nin karışmaması önemli bir konu. ‘’ÖTENAZİ’’ hastanın isteği ile yaşamın sonlandırılmasıdır. Kronik hastalığı nedeni ile zor durumda olan hastaların isteği ve tıp konsey kararı sonrasında uygun ilaçlarla yaşam sonlandırılır. Bu durum Hollanda, Belçika, Lüksemburg’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bazı eyaletlerinde yasal bir süreç olarak yerini almaktadır.

    Başlıktaki sorumu şöyle bir senaryo ile pekiştirmek, düşüncemiz hakkında yardımcı olacaktır;

    ‘’Sabah evden çıktınız ve hava güzel olması nedeni ile işe metro ile gitmek istediniz. İlk metro istasyonuna ilerlerken kaldırımda bir kişin yerde yattığını gördünüz, etrafınızda birkaç kişi ile durumu anlamaya çalıştınız. Solunumun olmadığını ve nabzının atmadığını fark ettiniz ve bu durumda müdahale kararı diğerlerinden çok size kaldı. Ani bir kararla kalp masajı yapmak için hastanın göğsünü açtınız ve karşınıza kalıcı tatuaj olarak yazılmış ‘’ ‘’DO NOT RESUSCITATE’’ gördünüz. Ne yapardınız veya ne yapmazdınız?’’

    Bu soru dünya çapında önemli bir medikal sitede oylamaya sunulmuş. Cevap verenlerin %81’i kişinin dövmesindeki kararına saygı duyup müdahale etmeme düşüncesinde olduğunu bildirmişler. %10’u kararsız olduğunu bildirirken, %9’u müdahale etme yönünde cevap vermiş.

    İşin farklı yönleri karşımıza çıkabilir tabii; Dövmenin ne zaman, kim tarafından, ne amaçla yazıldığı-yazdırıldığı vb diğer soruların cevabı bilinmek istenecektir.

    Soruyu daha da netleştireyim: Senaryodaki ‘’DO NOT RESUSCITATE’’ dövmesi, uygulanması konusunda isteği olan bir kişi tarafından bilinçli bir şekilde yazdırılmış ise tutumunuz ne olur?

    Önümüzdeki yıllarda, değişen toplumsal davranımların neticesinde, bu ve benzeri durumlarla karşılaşabileceğimizden kuşkum yok, cevap konusunda düşünmek lazım.

    Benim şahsi cevabım; Kişi hakkında hiçbir şey bilmediğim ve gerekli hukuki evraklar olmadığı için her ne yazarsa yazsın, o an için, bir onkoloji hekimi olarak müdahale ederim (Ankete katılan %9’luk kısımda olurdum)

    NOT: Benim cevabım asla belirleyici değil, böyle bir düşünce içinde yazmadım, sadece cevaplanması ve uygun hukuki zeminin oluşturulması (böyle bir yazıyı yazdırmanın veya bu durumlardaki tepkinin hukuken düzenlenmesi) konusunda yazdım.

  • Karar Verebiliyor Ama Uygulayamıyor Musunuz?

    Karar Verebiliyor Ama Uygulayamıyor Musunuz?

    Kararı vermek kadar sürdürmekte önemli bir aşama. Her şeyden önce kendinize sormanız gereken soru, gerçekten karar verip vermediğinizdir.
    Kilo vermeye, bir ilişkiye başlamaya, iş değiştirmeye, kötü bir davranışınızdan kurtulmaya, zararlı alışkanlıklardan ya da bağımlılıklardan uzaklaşmaya, vb… 
    Varsayalım kilo vermek için diyet yapmaya başlayacağım dediniz. Kilonuz gerçekten fazla mı yoksa bu sizin algınız mı?

    Eğer fazla ise, size bu fazla kilonun verdiği ya da verebileceği olası zararlar neler?
     
    Fazla kiloların size sağladığı faydalar var mı?
     
    Neden soruyoruz bu soruları kendimize. 
    Çünkü nelerin farkında olduğumuz verdiğimiz kararı eyleme dönüştürmemiz ve sürdürebilmemiz için gerekli olan motivasyonu sağlayacak bize. Motivasyon kararımızı uygulamada en güçlü kaynağımız olacak. Farkındalığınız yoksa hayatınıza yapmaya çalıştığınız müdahalelerde temelsiz inşaat yapmaya döner. Temel olmadığında da ilk zorlukta kararınızdan dönersiniz. 
     
    Değişime ihtiyacınız olduğu yönünde bir farkındalığınız varsa ve bu değişim için gerçekçi ve geçerli nedenleriniz varsa, değişim yönünde karar dengenizi sabitleştirmenizi sağlayacak motivasyonel kaynaklar kullanmaya ihtiyacınız olacak. Bunun için tavsiyem değişim ile ilgili algıladığınız artıları ve eksileri belirlemeniz. Yazarak, düşünerek bir şekilde kendinize hatırlatmanız ve zihninizi bu idrakle doldurmanız. 
     
    İlişkilerle ilgili tehlikeler  
    İş kaybı  
    Ekonomik kayıp  
    Prestij kaybı  
    Etik – Varoluşsal  
    Sağlık  
     
    Yasal problemler gibi alanlarda ne gibi eksilerle karşılaşacağınızı düşünebilirsiniz.  
     
    Şu an sahip olduğunuz davranış, alışkanlık ya da değiştirmek istediğiniz her ne ise ne gibi alanlarda artılar ve eksiler sağlayabilir size. Bu değişim gerçekleşirse yukarıdaki alanlarda ne gibi değişiklikler olur hatırlatın kendinize. 
     
    Tüm bunları yaptıktan sonra karar kısmına geçebilirsiniz. Hedefleri, zamanlamaları ve değişim stratejilerini netleştirebilirsiniz. Bir yandan da kendi analizinizi yapıp daha önceki denemelerinizde neden olmadığının cevabını kendinize dürüstçe vermelisiniz. Sizi kararınızdan caydırma ihtimali olan yüksek riskli durumları da belirledikten sonra üstesinden nasıl gelebileceğinize dair baş etme yöntemlerinizi belirlersiniz. Hem bu analizi yapmak geçmişte işe yarayan yöntemleri kullanıp işe yaramayanları eleme imkanı verir size. 
     
    Hedefi diyete başlamak olarak belirledik diyelim. Zamanını da haftanın ilk günü dediniz diyelim. Haftanın ilk günü olmak zorunda değil bu arada biliyorsunuz. İlk günler zor olacak elbette yemekten haz aldığınız yiyeceklerden uzak durmanız, onların size yasak olması. O anlarda zihninizde kayıtlı artı, eksi listenizi anımsayacaksınız. Seçeceksiniz artılardan en kıymetlisini, hatırlatacaksınız kendinize kararınızın arkasında durduğunuzda hayatınızda nasıl güzel değişiklikler olduğunu. Ya da tüm hedeflerinizi alt üst edecek o eylemi gerçekleştirmeden, yani diyetinizi bozacak o hamleyi yapmadan önce, eksiler listesinden bir maddeyi alıp zihninizde canlandırma yapacaksınız. Biliyoruz ki bazen kendimizi bir kabusla korkutmak, işe yarıyor. Aynı zamanda hala hayatınızın otoritesinin sizde olduğunu ispatlıyor. Kaldı ki tek haz kaynağınız size kilo aldıran besinler yemek değil! Değil mi? 
     
    Özetle hangi konuda karar vermiş olursan ol, şiddetli bir karardan dönme isteği gelirse motivasyonunu güçlendirecek kaynaklarına dön. Zaten o istek aynı oranda kalmayacak, zaman içinde dalgalanacak. Araştırmalar bize 10 dakika ile 60 dakika arasında bir yerde azalarak yok olacağını söylüyor şiddetli arzunun. Bazen tek yapman gereken durup, geçmesini beklemek olacak. 
     
    Sonuç olarak. Hayat tarzınızda yapacağınız her olumlu değişim kendinize olan inancınızı güçlendirecektir.  
     
    Değmez mi? 

  • Boşanma ve çocuğunuz

    Boşanma

    Boşanmalar çeşitli ekonomik ve sosyal nedenlerden dünyada ve Türkiye’de giderek daha artan sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Boşanma sonrasında genellikle en çok etkilenenler en hassas ve savunmasız olan çocuklardır.

    Çocukların etkilenmemesi için mutsuz evliliklerin sürdürülmesi doğru mu?

    Boşanma kararını almak anne ve baba açısından yaşanılan suçluluk hissi, maddi konular ve sosyal nedenler gibi çeşitli nedenlerden dolayı oldukça zor bir adımdır. Birçok mutsuz çift mevcut zorluklar ve çocukların mutsuz olmaması için boşanma kararını erteler. Boşanmanın ertelenmesi anne ve baba arasındaki sorunları gidermediğinden ‘sadece çocuklar için’ yürüyen evliliklerde kavgalar ve sorunlar devam eder. Yapılan çalışmalar ve klinik gözlemlerle sadece çocukların iyiliği için yürüyen evliliklerin çok az işe yaradığını göstermektedir.

    Çocukların boşanma sürecince daha az etkilenmesi için yapılabilecekler var mı?

    Boşanma kararının alınması, bu kararın açıklaması ve boşanma sonrası dönemde çocukların iyiliği için atılabilecek birçok adım var aslında ama boşanma çocuk için zor bir dönemdir bu dönemde mutlaka çocuk az ya da çok etkilenir. Doğru ve sağlıklı adımlar atılıp gereğinde aile içindeki herkes için uzman yardımı alınırsa uzun dönemli sonuçlar çok daha iyi olacaktır.

    Doğru adımlar neler olabilir?

    Aile içerisinde gerginlik ve mutsuzluk yaşanıyor ise çocuk bir şeylerin ters gittiğini çoğunlukla hissedecektir. Eğer anne ve baba çift olarak boşanma kararını kesin olarak vermiş ise mutlaka çocuğa bu kararlarını doğru bir şekilde açıklamalıdır?

    Boşanma kararı çocuğa nerede anlatılmalıdır?

    Bazen boşanma kararı almış hatta ayrı yaşamaya başlamış aileler bu kararlarını kendileri söyleyemediklerinden bir uzmanın söylemesi için başvuruda bulunmaktadır. En doğru olanı çocuğun alıştığı ve kendini güvende hissettikleri ev ortamında, her iki ebeveyn tarafından birlikte açıklanmasıdır. Bu şekilde çocuk boşanma kararının hissettiklerini daha rahat ifade eder ve aklına gelensorular sorabilir ayrıca anne ve babanın farklı hikâyeleri anlatma olasılığı azalır. Eğer birden çok çocuk var ise tüm ailenin birlikte olması güveni ve desteği artırdığından topluca konuşulmalıdır.

    Söylenmesi için doğru zaman var mıdır?

    Anne ve baba boşanma kararlarını kesinleştirdiğinde açıklama yapılmalıdır. Anne ya da babanın evden ayrılmasından bir iki hafta önce kararı açıklamak çocuğun bu duruma hazırlanmasına imkân verir. Bu süre içerisinde hissettiklerini rahatça ifade etmesine, sorular sormasına ve ilk tepkilerini göstermesine izin verilmeli ona destek olunmalıdır. Çocuklara kararın açıklanması gecikir ve bu karardan kaçılır ise çocuğun duyduğunda yaşayacağı şok artar.

    Nasıl söylenmelidir?

    Çocukların yaşına uygun, kısa, net ve gerekirse benzetmeler kullanılarak onun anlayabileceği şekilde anlatılmalıdır. Çocukların belirsizliklerden korunması için boşanmadan sonra kiminle yaşayacağı, diğer ebeveyn ile ne sıklıkla görüşeceği gibi boşanma sonraki dönemdeki planlar anlatılmalıdır. Ayrı yaşayarak anne ve baba olarak daha mutlu olacaklarını düşündüklerini, bu kararın çocuk nedeniyle alınmadığı açık açık ifade edilmelidir. Eşlerin ayrıldığını ama anne ve baba olarak çocuklardan ayrılmanın söz konusu olmadığı ve onu çok sevdikleri, sevecekleri vurgulanmalıdır.

    Başka dikkat edilecek noktalar nelerdir?

    Çocukların boşanmanın dışında birden çok değişikliği birden yaşamamaları için kreş, okul, yaşanılan yer gibi değişiklikleri kademe kademe yaşamaları için gayret edilmelidir. Çocukların birlikte yaşayacakları ebeveyn ile eski yaşam alanları olan çevrede kalmalarında yarar vardır.

    Boşanma sonrası evden uzakta olan eş mutlaka sürekli ve düzenli bir şekilde çocuğunu görmeli ve onun bakım, sorumluğunu paylaşmaya devam etmelidir. Eşler çocuğun hala anne ve babası olarak kaldıklarını zaman ayırarak ve sorumlukları paylaşarak göstermelidir. Bu ilgiyi ve sorumluluğu paylaşır iken iletişim kurarak mutlaka ortak hareket etmelidirler.

    Boşanma sonrasında çiftler arasında sorun olan maddi konular ve anlaşmalıklar mümkün olduğunda hissettirilmemeli ve konuşulmamalıdır.

    Boşanma sonrası çocuğun çevresinde bulunan anne ve baba dışındaki bireyler çok dikkat etmeli ve uzakta olan ebeveyn konusunda olumsuz şeyler konuşulmamalıdır. Bu konuşulan olumsuzluklar çocuklarda suçluluk hissi, öfke ve arada kalmışlık hissini körükler.

    Ayrıca boşanmış bir ailenin çocuğu olmak ektra taviz verileceği anlamına da gelmez. Çocuğun üzülememesi için fazladan ve gereksiz ödüllendirmeler yapmak ve şımartmak bu süreçte yaşanılan zorluğu azaltmaz aksine ek sorunlar getirir.

    Boşanma sonrası çocukta ne gibi şeyler yaşanabilir?

    Her çocuğun yaşına, geçmiş deneyimlerine, kişiliğine ve sorunlarla baş etme yeteneklerine bağlı olarak yaşacakları ve verecekleri tepkiler değişir. Çocuk genellikle haberi ilk aldığında şaşırır, bunun ne anlama geldiğini çözmeye çalışır, öfkenir, kendisini ve çevresini suçlamaya davranışları gösterir. Özellikle okul öncesi çocuklar boşanmanın nedenini kendileri olarak düşünme eğilimindedir. Ergenlik döneminde ise sıklıkla yoğun öfke, kural dışı davranışlar ve isyan görülür. Yaş ne olursa olsun mutlaka boşanma çocukta bir iz bırakır ve bu sürecin sağlıklı yönetilmesi kişinin gelecekte mutlu bir yaşam yaşaması için kritiktir.

    Yeniden bir evlilik kararı verildiğinde nelere dikkat etmek gerekir?

    Boşanmış çiftler yeninden evlilik kararı aldıklarında bu durumu çocuklara önceden net bir şekilde anlatmalı ve hazırlanmaları için süre vermelidirler. Boşanma sonrası yeniden evliliği alışma süreci çocukların mizaçlarına, yaşlarına ve biyolojik ebeveyne karşı hissetikleri gibi çokça faktörden etkilenir ve standart bir uygun zaman yoktur. Bu nedenle çocukların yeni yuvalarına alışıncaya kadar yeni partnere anne ya da baba demeleri konusunda baskı yapılmamalıdır. Yeni evlilikler sırasında çocuklarına kıyaslamalar ve karşılaştırmalar yapılmamalıdır. Her ilişki bir öncekinin gölgesinden uzak ve ayrı yaşanmalıdır.

    Saygılarımla

    Bu yazının tüm hakları psikiyatricocuk.com’a aittir. “www.psikiyatricocuk.com” biçiminde açık kaynak gösterilmek kaydıyla yayınlanması için tarafımıza başvurulabilir.

    Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©

  • Boşanma Kararı Çocuklara Nasıl Anlatılmalı

    Boşanma Kararı Çocuklara Nasıl Anlatılmalı

    Farklı sebeplerle bir araya gelen aile üyeleri zamanla aralarında anlaşmazlıklar, uyuşmazlıklar yaşayabilirler. Sorunlu devam eden bir evlilik için kimi zaman en iyi çözüm o evliliği sonlandırmaktır. Ebeveynlerin yaşadığı ayrılık sonrası çocuk veya çocuklar anne babanın birlikte göstereceği sevgi, ilgi, paylaşım ve dayanışma içindeki iletişim kurabilme becerilerinden yoksun kalacaktır.

    Boşanma kararı almış ebeveynlerin bu kararını uygularken çocuklarının ruh ve beden sağlığını düşünmeleri gerekir. Bu kararı almadan önce çocukların anne ve babalarının tartışmalarından uzak olması yapılması gereken ilk aşamadır. Çocuklar mümkün olduğunca tartışmalardan uzak tutulduktan sonra sırada boşanma kararının çocuklara bildirilmesi gelmektedir. Çocuklara boşanma kararını anne ve baba birlikte, eşit konuşma hakkı alarak vermelidir. Çocuklarla bu konuşmayı yaparken öncelik, çocukların önceki yaşamının değişmeyeceğine dair sevgi ve güven bağlarının kurulmasıdır. Hayatlarında bir değişikliğinin olmayacağına, çocuğunun velayetinin hangi ebeveyninde olursa olsun diğer ebeveynine istediği zaman ulaşabileceğine, çocuğun ebeveynleriyle birlikte sağlıklı vakit geçirileceğine dair güven çerçevesinin içine çocuklar alınmalıdır. Çocukların verdiği tepkilere göre konuşma gidişatı izlenmelidir. Çocukların yaşı, gelişim seviyesi, o yaşa gelinceye dek yaşadıkları, içinde bulunduğu kişilik durumuna göre ayrılık nedenleri anlatılmalıdır fakat yine de çocuğa tüm bu bilgilendirme yaparken çocuğun kaldıramayacağı, sindiremeyeceği fazla bilgilendirmelerden uzak durulmalıdır. Çocukların soracakları sorulara dürüstçe cevaplar verilmeli, soruların cevapları sonraya bırakılmamalı veya çocuklar “şimdilik cevaplar”dan uzak tutulmalıdır. Çocukların bir kısmı bu konuşmadan sonra anne ve babasının kendisinin yüzünden ayrıldığını düşünüp yaptığı yaramazlıklara ve sorumluluklara yönelik davranış değişikliğinde bulunabilir, bir kısmı da anne ve babasını yeniden barıştırmaya yönelik girişimlerde bulunabilir.

    Boşanma sonrası düzen değişikliği yaşayan çocuklar ebeveynlerinden duygusal destek beklemektedir ama özellikle boşanmanın ilk evrelerinde ebeveynler de yaşanılan bu sürece dair adaptasyon aşamasında olduğu için çocuklarda yoksunluk görülebilir. Sevgi, güven eksikliği yaşayan bu çocuklar ebeveynlerinden alamadığı yardımı arkadaşlarından, akrabalarından, öğretmenlerinden almaya çalışır. Bilinçli anne babalar boşanma kararı almadan önce bu durumu psikologlarla görüşüp ne yapılacağına dair fikir alıp çocuğunun yardım almasını sağlayarak bu dönemi atlatmasını sağlarlar. Eğer çocuk bu aşamada psikolog desteği alıyorsa boşanma sürecinde yaşanması olası sıkıntılardan daha kolay aşımı söz konusu olacaktır.