Etiket: Kanama

  • Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal kanama çoğunlukla gebeliğin ilk 3 ayında olur ve her zaman bir problem habercisi değildir. Ancak 2. ve 3. trimesterde olan kanamalar çoğunlukla bir komplikasyonun sonucunda olur.

    Kanama ile ilgili bazı temel şeylerin bilinmesi gerekir:

    • Kanama olduğunda mutlaka miktarı bir ped yardımı ile takip edilmeli. Ne kadar ve hangi tip kanama olduğu bilinmeli.
    • Kesinlikle tampon yada vajen içine başka bir şey yerleştirilmemeli, vajinal duş yapılmamalı ve cinsel ilişkiye girilmemeli
    • Mutlaka doktora haber verilmeli

    Gebeliğin İlk Yarısı

    Gebeliğin ilk yarısında kanama sıklığı %20-30 oranında olur. Düşük, dış gebelik ve mol gebeliği dışında kanama olabilir. Bu sebepler:

    • İmplantasyon Kanaması:Bebeğin rahim içine yerleşme kanaması Muhtemel döllenmeden 10-12 gün sonra olur. Bazen çok az bazen de adet kanamasına benzer olabilir. Bu kanama nedeniyle kadınlar gebe olduğunun farkına varmayabilir.
    • Enfeksiyon:Vajen yada idrar yollarındaki enfeksiyon nedeniyle kanama olabilir.
    • İlişki Sonrası:Özellikle rahim ağzı yarası olan kadınlarda olabilir.

    Düşük

    Kanama düşüğün belirtisi olabilir ancak kanama sonrası hemen düşük olacak anlamına gelmez. Erken gebelikte normal gebeliklerin %20-30 unda kanama görülmekte. Bu dönemde kanaması olan kadınların yarısında düşük görülmez. Yaklaşık bütün gebeliklerin %15-20 si düşükle sonuçlanır ve çoğunluğu ilk 8 haftada fazla olmak üzere 12 haftaya kadar olur.

    Düşük Bulguları:

    • Vajinal kanama
    • Kasıkta kramp gibi ağrı (adet sancısından daha kuvvetli)
    • Vajenden parça gelmesi

    Düşüklerin çoğunluğu önlenemez ve en önemli sebep bebeğin sakat olması. Düşük daha sonra sağlıklı bebek olmayacağı veya sizin anormal olduğunuz anlamına gelmez.

    Dış Gebelik

    Dış gebelik rahim dışında bir yerde gebelik olması. Dış gebeliklerin çoğu tüplerde olur. Dış gebelik olasılığı 60 gebelikte 1.

    Dış Gebelik Bulguları:

    • Kasıkta kramp tarzında ağrı
    • Karında keskin ağrı
    • Beta hCG seviyesi düşüklüğü
    • Vajinal kanama

    Dış Gebelik Riski Olan Kadınlar:

    • Tüplerinde enfeksiyon geçirme
    • Daha önce dış gebelik olma
    • Daha önce karın amelşiyatı geçirme

    Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği)

    Erken dönemde olan kanamanın nadir sebeplerindendir. Embryo yerine anormal doku gelişimi olur. Gestasyonel trofoblastik hastalık olarak bilinir. Halk arasında görüntüsü üzüme benzediği için üzüm gebelik denir.

    Mol Gebelik Bulguları:

    • Vajinal kanama
    • Beta hCG nin normalden daha fazla olması
    • Bebek kalp atımı görülmez
    • Ultrasonda üzüm taneleri görüntüsü

    Gebeliğin İkinci Yarısı

    Hafif kanamaların sebebi rahim ağzı yarası ve büyümesi nedeniyle olur.Geç dönem kanamalarının sonucu gebe ve bebek için ciddi tehlikeler doğurabilir. Bu dönemdeki kanamalarda acilen doktorunuza haber vermeniz gerekir.

    Plasenta Abruptia

    Plasentanın doğumdan önce rahimde yapıştığı yerden ayrılması sonucunda vajinal kanama olur. Gebelerin % de 1 inde görülür ve çoğunlukla son haftalarda olur.

    Plasenta Abruptia Bulguları:

    • Kanama
    • Karın ağrısı

    Plasenta Abruptia İçin Risk Taşıyan Gebeler:

    • Daha önce gebelik geçirmek
    • 35 yaş ve daha üstü
    • Daha önce plasenta abruptia olma
    • Orak hücreli anemi (sickle cell anemi)
    • Hipertansiyon
    • Karın bölgesine çarpma ve yaralanma
    • Kokain kullanımı

    Plasanta Previa

    Plasenta rahim içinde alt kısma ve rahim ağzının çıkışına yerleşir. Çok ciddi bir durumdur. Yaklaşık 200 gebede 1 görülür.Ağrısız kanama olur.

    Plasenta Previa İçin Risk Taşıyan Gebeler:

    • Daha önce gebelik geçirmek
    • Sezaryen ile doğum yapmak
    • Rahime yapılan diğer ameliyatların olması
    • İkiz gebelik

    Erken Doğum

    Vajinal kanama doğumun işareti olabilir. Doğumdan önce nişan gelebilir. Eğer erken dönemde (37. haftadan önce) olursa erken doğumun habercisi olur.

    Erken Eylemin Bulguları:

    • Nişan
    • Kasık veya alt karın bölgesinde basınç
    • Belde daha öncekilerden farklı bir ağrı
    • Düzenli kasılma ve rahim sertleşmesi
  • Doğum Kontrol Hapları

    Doğum Kontrol Hapları

    Doğum kontrol hapı nedir?

    Kombine doğum kontrol hapları günde bir kez alındığında gebeliği önleyen, östrojen ve progesteron

    hormonlarını içeren preparatlardır.

    Kombine doğum kontrol haplarının etki mekanizması nedir?

    Doğum kontrol hapları;

    – Ovulasyonu (yumurtlamayı) engelleyerek gebeliği önler. Hapların içerdiği östrojen (kadınlık hormonu)

    FSH ve LH hormonlarının beyinden salınmasını engelleyerek yumurtlamayı önlerken, progesteron

    hormonu yumurtanın çatlamasını tetikleyen LH hormonunun beyinden salınımını baskılar.

    – Endometrium olarak adlandırılan rahmin iç tabakasının yapısını değiştirerek embryonun (döllenmiş

    yumurtanın) rahme tutunması engeller.

    – Hapların içerdiği progesteron rahim ağzındaki salgının koyulaşmasına neden olarak spermlerin yukarı

    doğru yüzmelerini engeller.

    Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne kadardır?

    Düzenli kullanıldığında doğum kontrol haplarının koruyuculuğu %99.9 dur. Cerrahi kısırlaştırma

    yöntemlerinden sonra en güvenilir doğum kontrol yöntemidir.

    Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?

    Doğum kontrol hapları çoğunlukla 21 tanedir. Adet kanamasının başlaması ile ilaca başlanır. İlacın paketi

    üzerinde gösterilen sıra ile her gün bir hap alınır. İlacın her gün aynı saatte alınmasına dikkat edilmelidir.

    Haplar bittikten birkaç gün sonra adet kanaması başlar. Hapların kullanımına 7 gün ara verildikten sonra

    tekrar başlanılmalıdır.

    Doğum kontrol haplarını kullanırken nelere dikkat edilmeli?

    – İlaca adet kanamasının başlamasından sonra ilk yedi gün içinde başlanmalı.

    – İlaç her gün yaklaşık aynı saatte alınmalı.

    – Her sabah bir gün öncesinin ilacının alınıp alınmadığı kontrol edilmeli.

    – Doğum kontrol hapı kullanırken alınan diğer ilaçlar doktora danışılmalı.

    – Doğum kontrol hapı kullanırken sigara içilmemeli.

    – Her yıl jinekolojik muayene, smear incelemesi (rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin patolojik

    incelemesi) ve meme muayenesi yapılmalı.

    – İlk ay ara kanama olursa normal karşılanmalı. Fakat ara kanama 2. ayda tekrarlarsa ilaç kesilerek

    doktora başvurmalıdır.

    Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır?

    – Tromboflebit gibi pıhtılaşma problemleri ve damar hastalıkları

    – Kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon

    – Karaciğer tümörleri ve aktif karaciğer hastalığı

    – Meme kanseri

    – Anormal vajinal kanama

    – Gebelik veya gebelik şüphesi

    – 35 yaşın üzerinde ve sigara içen kadınlar

    Doğum kontrol haplarının kullanılmasının sakıncalı olabileceği diğer durumlar nelerdir?

    – Orak hücreli anemi

    – Böbrek yetmezliği

    – Doğum sonrası ilk altı hafta

    – Diabet (şeker hastalığı)

    – Planlı cerrahi işlemler önce

    – Epilepsi

    – Safra kesesi hastalıkları ve tıkanıklığa bağlı sarılık

    – Aşırı sigara tüketimi (günde 20 ve daha fazla sigara)

    – Migren baş ağrıları

    Doğum kontrol haplarının ne gibi yan etkileri vardır?

    Doğum kontrol hapları bulantı, baş ağrısı, ara kanama, adet kanamasında azalma, deride lekelenme,

    göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı, mizaç değişikliği ve depresyon gibi yakınmalara yol açabilir. Bu

    yakınmaların bir kısmı birkaç ay içinde azalır. Yakınmalar ortaya çıktığında hekime bildirilmelidir.

    Doğum kontrol hapları hakkındaki yanlış inanışlar nelerdir?

    Doğum kontrol haplarının doğumsal anomalilere, kısırlığa, cinsel yetersizliğe, vücutta irileşmeye neden

    olduğu ve kullanımdan sonra bir süre ara verilmesi gerektiği inanışı doğru değildir.

    Doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim, yumurtalık ve meme kanseri ile ilişkisi var mıdır?

    Yapılan çalışmalar doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma

    ihtimalini azalttığını göstermiştir. Yapılan bazı çalışmalar 5 yıl ve daha uzun süre doğum kontrol hapı

    kullanan kadınlarda, rahim ağzı ve meme kanseri görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bu bulgular

    kanıtlanamadığı için bu konuda yapılan çalışmalar devam etmektedir.

    Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalınması bebeğin gelişimini olumsuz etkiler mi?

    Doğum kontrol hapı ile korunan kadınların hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen

    sonra gebe kalmaları, bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay içinde

    gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.

    Doğum kontrol hapı kullanılması ileride elde edilecek gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimalini arttırır mı?

    Doğum kontrol hapı kullanmış kadınlarda düşük ve ölü doğum yapma riski daha azdır. Doğum kontrol

    hapı ile korunan kadınlarda ileride elde edilecek gebeliklerde anomalili bebek (anormal bebek) doğurma

    riski de artmaz.

    Emziren kadınların doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca var mıdır?

    Doğum kontrol haplarının sütün miktarını ve besin değerini azalttığı gösterilmiştir. Doğum sonrası doğum

    kontrol hapı kullanan annelerde emzirme süresinin de kısaldığı düşünülmektedir. Emzirirken doğum

    kontrol haplarının kullanılmasıyla ilgili diğer bir kaygı da içerdikleri hormonların bebeğe geçerek zarar

    verme ihtimalidir, fakat bu doğrulanamamıştır. Bu dönemde minipill olarak adlandırılan sadece progestin

    içeren hapların kullanılması önerilir.

    Doğum kontrol hapları enfeksiyonlara karşı korur mu?

    Doğum kontrol haplarını 12 aydan fazla kullanan kadınlarda pelvik inflamatuvar enfeksiyonların (karın

    içine yayılan genital enfeksiyonların ) görülme sıklığının azaldığı saptanmıştır. İlacın etkisi ile koyulaşan

    rahim ağzı salgısı mikropların vajinadan rahme ve daha yukarı doğru ilerlemesini önler. Doğum kontrol

    haplarının cinsel temas yolu ile bulaşabilen enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi yoktur.

    Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne zaman başlar?

    Hapın kullanımına adetin ilk günü başlanırsa hapın koruyuculuğu o ay (adet siklusu) başlar. Doğum

    kontrol hapı kullanımına daha geç başlanıldığında o adet siklusu boyuncu prezervatif gibi ek korunma

    yöntemleri uygulanmalıdır.

    Doğum kontrol hapı kullanırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapılmalıdır?

    Eğer tek bir hapın alınması unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara

    normal sırası ile devam edilmelidir. Bu durumda ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek

    yoktur.

    Eğer ilaç kullanımının ilk iki haftası içinde arka arkaya 2 gün hap alınması unutulursa takip eden iki gün

    ikişer tane hap alınır ve 7 gün prezervatif gibi ek bir doğum kontrol yönteminin kullanılması önerilir.

    Eğer ilacın üçüncü haftasında iki hap veya herhangi bir zamanda ikiden fazla hap kullanılmazsa yeni

    paket ilaca başlanmalı ve bir hafta boyunca ek bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.

    Doğum kontrol hapı kullanılmasının faydaları nelerdir?

    Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kürtaj ve cerrahi sterilizasyona gerek kalmaz. Rahim ve

    yumurtalık kanseri daha az görülür ve dış gebelik riski azalır. Adet kanamaları düzenli ve daha az

    ağrılıdır. Adet kanamaları azalır ve anemi (kansızlık) daha az görülür. Yumurtalık kanallarının iltihabı,

    endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir kadın hastalığı), yumurtalık kistleri, iyi huylu meme

    hastalıkları, damar sertliği ve eklem romatizmasına daha az görülür ve kemik yoğunluğu artar.

    Doğum kontrol haplarının tedavide kullanıldığı durumlar var mıdır?

    Adet dışı düzensiz kanamalar ve adet düzensizlikleri, adet ve yumurtlama ağrısı, sivilce ve aşırı

    tüylenme, hormon eksikliğine bağlı adet görememe, adet öncesi gerginlik sendromu, yumurtalık

    kistlerinin tedavisi ve endometriozisden korunma amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir.

  • Kızlık zarı ve Kızlık Zarı onarımı (Hymenoplasti)

    Kızlık zarı ve Kızlık Zarı onarımı (Hymenoplasti)

    Hymen Yunan mitolojisinde evlilik tanrısına verilen addır. Gerdek gecesi bu tanrıya adandığı için kızlık zarına Hymen denir. Kızlık zarının bilinen tıbbı bir görevi yoktur. Bariyer görevi yapıp kısmen vajinal enfeksiyonlardan koruduğu düşünülse de gerçek bir fonksiyonu yoktur. Günümüzde ve toplumumuzda kızlık zarının tıbbı fonksiyonundan ziyade sosyolojik ve adli öneme sahiptir.

    Kızlık zarın bulunduğu yer: Kızlık zarı ayrı bir organ olmayıp, embriyolojik gelişim sırasısında vajenle birlikte oluşur. Deri kıvrımı şeklinde olan bu doku vajen girişinden yaklaşık 1-1.5 cm içeridedir.

    Kızlık zarının yapısı: Kızlık zarının ön yüzü deri yapısında,arka yüzü ise mukoza ile kaplıdır. Bağ dokusu ve damardan oluşan bu ince zar,çocukluk çağında daha sert ve kalındır. Ergenlikten itibaren hormonların etkisi ile yumuşayıp esneklik kazanmaktadır. Zarın ortası adet kanamasını dışarı atılmasını sağlayacak şekilde açıktır. Çok ender olarak doğuştan kızlık zarı tamamen kapalı olabilir. Yeni doğan veya 2-3 yaşına kadar fark edilirse krem tedavisi denenebilir. Krem tedavisine cevap vermeyen veya ergenliğe kadar bu durum fark edilmemişse operasyonla kızlık zarı açılır. Kızlık zarının ortasındaki açıklık veya delik,yapı ve şekil olarak kişisel farklılıklar içerir. Bu yapı ve şekil farklılıkları Hymen türlerinin belirlemesinde kullanılır. Kızlık zarının kalınlığı ve elstikiyeti kişiden kişiye değişmekle birlikte ilk cinsel ilişkiye izin verecek kadar esnek olması ender görünen bir durumdur.

    İlk cinsel birleşme veya yabancı cisim girişi ile kızlık zarı bir veya birkaç yerinden zedelenip yırtılır. Bu sırada az miktarda kanama meydana gelir. Nadiren ilk birleşmeye takiben bir iki gün daha hafif kanama olabilir. İlk birleşmedeki bol miktarda kanama nadiren kızlık zarının yırtılmasından kaynaklanır. Genellikle bu durum coit yırtığı dediğimiz vajen doku harabiyeti sonucu gelişir. Kanamanın durmaması halinde mutlaka bir jinekoloğa başvurması önerilir.
    Kızlık zarının ne zaman bozulduğunu saptamak istendiğinde birleşmeden sonra en geç 3-4 gün içinde bir jinekoloğa başvurulması gerekmektedir. Bu süre geçtiği takdirde kızlık zarının ne zaman bozulduğunu saptamak mümkün olmaz.

    Kızlık Zarı Onarılması:
    Hymenoplasti adı verdiğimiz bu işlemin yapılabilmesi için herhengi bir ön koşul aranmaz. Kişinin daha önce kaç kere ilişkide bulunması hatta normal doğum yapması bu işlem için engel teşkil etmez. Kızlık zarının onarıldığı ancak Kadın-Doğum uzmanı tarafından anlaşılbilir.

    Kalıcı Kızlık Zarı Onarılması:
    Bu işlem genellikle evlilik tarihi belli olmayan, bekaretinin kaybetmesi ile büyük psikolojik travma yaşayan kişilerde yapılır. Fakat bu işlemin yapılabilmesi ve sonuç alınabilmesi için bir takım ön koşullar gerekir.Bu koşular özetlenirse: Kişinin daha önce mükerrer ilişkide bulunmaması, kızlık zarının yapısı bu şekildeki estetik müdaheleye uygun olması gerekir. Kısacası kalıcı kızlık zarı onarımının kararını kadın-doğum uzmanı hastayı muayene ettikten sonra verebilmektedir. Bu şekilde elde edilen yapay bekaretin hukuki, ahlaki yönleri tartışılmakla birlikte bazen kadının gerçek mağduriyetini (Tecavüz olayları, psikolojik travmalar vs) gidermekte, bazende bekaret nedeniyle cinayetlerin görüldüğü toplumlarda hayat kurtarıcı olmaktadır.

  • Kürtaj

    Kürtaj

    Kürtaj nedir?

    Halk arasında kullanılan kürtaj istenmeyen gebeliği sonlandırmak için kullanılır ki tıb dilinde buna tahliye kürtaj denir. Kürtaj için temelde iki yöntem kullanılır. Bunlar karmen kanülleri ile yapılan vakum veya aspirasyon küretaj ve metal sharp küretlerin kullanıldığı klasik kürtaj teknikleridir. Bazen büyük gebelik haftalarında iki yöntemde bir arada kullanılabilir. Kürtaj kısaca genel veya lokal anesteziyle rahim ağzını dilate edilerek yani genişletilerek rahim içindeki gebelik materyalinin boşaltılmasıdır.

    Kürtaj nasıl yapılır?

    Hasta jinekolojik masada dorsal lithotomi yani normal jinekolojik muayene pozisyonda hazırlanır. Genel anestezi ile yapılacaksa damar yolu açılır. Vajene spekulum denilen rahim ağzına ulaşmayı sağlayan muayne aleti yerleştirilir. Vajen steril solusyonla yıkanır. Rahim ağzı üst bölgesinden tutulur. Rahim ağzının genişletilmesi işlemi yapılır. Rahmin içine vakum kürtaj yapılacaksa karmen kanülü yerleştirilerek gebelik materyali aspire edilir veya klasik yöntemle yapılacaksa metal küretlerle rahmin her bölümü temizlenir. Günümüzde küçük gebelikler için vakum küretaj yöntemi kullanılmaktadır.

    Kürtaj olduktan sonra hangi ilaçları kullanmalıyız?

    Antibiyotik : Kürtaj olduktan sonraki dönemde enfeksiyonlara karşı hassaslaşırız bu nedenle mikroplardan korunmak için mutlaka geniş spekturumlu bir antibiyotik kullanmalıyız.

    Ağrı kesici (anti-inflamatuar) : Kürtaj sonrası ağrılarımızı geçirmesi dışında bu ilaçlar rahmin iyileşmesini hızlandırır.

    Kanamayı azaltıcılar : Bu ilaç grubu küretaj sonrası rahmin toplanmasını kolaylaştırır. Yan etki olarak bulantı,kusma ve kasık ağrısı görülebilir.

    Kürtaj sonrasında doktorumuza başvurmamız gereken durumlar?

    Eğer küretaj sonrasında kanamamız azalmıyor aksine artıyorsa.
    Ağrı kesici ile geçmeyen kramp tarzında şiddetli ağrılarımız oluyorsa.
    Kürtaj sonrası günlerde ateşimiz yükseliyor ve buna kötü kokulu kanama veya akıntı eşlik ediyorsa.
    Kürtaj sonrası parça parça bol pıhtılı kanamamız oluyorsa.
    Kürtaj sonrası kanama ne kadar sürer?

    Kürtaj sonrası kanamanın süresi normal koşullarda gebelik haftasına göre değişir.Küçük gebeliklerde bir kaç gün sürerken,büyük gebeliklerde bir hafta on güne kadar uzayabilir.Bu sürenin yine de standartı olmayıp hastaya göre değişebilir.Anormal bir durum düşünüyorsanız mutlaka doktorunuzu arayın ve küretaj sonrasındaki kontrollere mutlaka gidin.

    Kürtajda hangi anestezi türü tercih edilmelidir?

    Hastanın tercihine göre anestezi local ve ya genel olabilir.Bunun yanında hasta sağlık durumu ve kronik hastalıklarıda bu tercihi belirler.Örneğin hastada şiddetli bir solunum yolları enfeksiyonu varsa lokal anestezi tercih edilmesi tıbben en uygunu olacaktır.Ayrıca her iki anestezi türününde kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.

    Kürtaj olduktan sonra gelecek adetimizi ne zaman bekleriz?

    Kürtajın yapıldığı gün normalde gördüğümüz adetin ilk günü gibi kabul ederiz. Bir sonraki adetimizide, normalde gördüğümüz adet günü kadar gün ekleyerek beklediğimiz adet gününü saptarız. Bazen kürtaj ile birlikte yumurtalık fonksiyonlarında bozulmalar olabilir. Bu nedenle beklediğimiz adet gününde gecikmeler görülebilir. Bu gibi durumda doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekmektedir.

    Kürtaj olduktan sonra ne zaman cinsel ilişkiye başlayabiliriz?

    Kürtaj cerrahi bir müdahaledir ,bu nedenle hasta kürtaj sonrası dönemde enfeksiyon yönünden hassaslaşır. Rahim kanlanması çok iyi olan ve kendini çok kısa süre içinde yenileyebilen bir organdır. Kürtaj sonrası kanamanın ve ağrının geçmesi rahmin iyileştiğinin en önemli belirtisidir. Bilimsel bir fikir birliği olmamasına rağmen cinsel ilişki gibi ruh ve beden sağlığının tam olması gereken bir durumda ancak kadının tam iyileştiği bir dönemde başlanması en uygunu olacaktır. En erken ilşki ise kanama ve ağrının geçtiği dönemde başlanabilir.

    Kürtaj sonrası kısırlık olur mu

    Kürtaj steril bir ortamda ve tecrübeli bir hekim tarafından yapılırsa böyle bir sorun oluşmaz. Ayrıca hastanın da doktoru tarafından verilen tedaviye uyması gerekir. Kendi klinik tecrübemle söyleyebilirim ki ilk gebeliklerinde kürtaj olan hastaların sonra ki gebe kalmalarında bir problem yaşamayıp,sağlıklı doğumlar yapmışlardır.

    Kaç kez kürtaj olunabilir?

    Her kürtaj sonrasında rahim kendini yenileyebilir bu nedenle tam iyileşmiş ve gebe kalmış hastalarda ardı ardına oluşan gebeliklerde kürtaj yapılabilir. Hastalarım arasında 27. kürtajını yaptığım vakalarım olmuştur. Yinede kürtajın cerrahi bir işlem olduğunu ve bir doğum kontrol yöntemi olmadığını aklımızdan çıkarmayarak bize en uygun doğum kontrol yöntemini kullanmalıyız.

    Kaç haftaya kadar kürtaj olabiliriz?

    Ülkemizde onuncu gebelik haftasına kadar kürtaj olmaya yasal izin verilmiştir. Avrupa ülkelerinden Fransada yirminci gebelik haftasına kadar,Almanyada onaltıncı gebelik haftasına kadar gebelik sonlandırılmasına yasal izin verilmiştir. Ülkemizde on hafta üstü gebelik sonlandırmalarda tıbbi gereklilik istenmekte ve kurul kararı şartı aranmaktadır.

  • KIZLIK ZARI ve İLK GECE

    KIZLIK ZARI ve İLK GECE

    Kızlık zarının Latince adı “Hymen”dir. kızlık halkası, bekaret zarı, kızlık perdesi olarakta bilinir. Vajina girişinin 1-1.5 cm iç kısımında yer alan ince bir yapıdır. Kızlık zarı bir organ değildir ve fonksiyonel olarak bir işlevi bulunmamaktadır.Anatomik yapısından daha çok kızlık zarının sosyo kültürel boyutu daha ön plandadır. Tüm kadınlarda kızlık zarının yapısı farklı ortasındaki delik değişik büyüklük ve yapıdadır. Kızlık zarının yeri ve yapısı ,yeri her kadın da farklıdır. Kızlık zarını yapısı ve şekline göre ilk ilişki sonrası kanama miktarı değişebilir. Kızlık zarının çocuklukta yapısı sert ve kalındır. 11-12 yaşına kadar vajina içine mikropların girmesini engellemektedir. Ergenlikle beraber kıvamı daha yumuşak ve esnek hale gelir.

    Kızlık zarı pek çok toplumda saflığın ve el değmemişliğin sembolüdür. Bozulmamış bir kızlık zarıyla kadının cinsel ilişkiye girmediği düşünülür. Gelişmiş ülkelerde ve günümüzde kızlık zarı eski önemini ve anlamını kaybetmektedir.

    Bir kadın için ilk cinsel deneyim çok önemlidir. Kızlık zarı cinsel ilişkide anotomik olarak bir bariyer görevi görür. Penis tarafından bu bariyer geçilirken beraberinde hem ağrı, hem de kanamanın olacağı kabul edilen eksik ve yanlış bir bilgidir. Maalesef gençlerde ilk deneyimlerini yaşarken bir sürü korkularla mücadele etmek durumunda kalmaktadır.
    Uzun yıllardır Kadın hastalıkları ve doğum hekimliği yapmaktayım. Tecrübelerim normal yapıdaki bir kızlık zarının ideal şartlar altında ilk cinsel ilişki deneyiminde, zorlanmadığı sürede ve sonrasında; kanamaz yırtılmaz delinmez, patlamaz, ağrı ve acı yapmaz olduğudur.
    İlk cinsel ilişki sırasında, sulanma tam, kadın gevşemiş ve rahatlamış bir durumda ise ; kızlık zarında ağrı acı ve kanama olmaz sadece esneme olur. Çünkü kızlık zarı delinmez, kanamaz, yırtılmaz ve patlamaz. Açılma durumunda zarın parçalarının vajina girişinin iki yanında kalması çok rastlanan bir durumdur. Ama sulanma olmaz kadın kendini kasarsa ağrı ,acı olabilir. Zorlanmaya ve tahrişe bağlı hafif lekelenme tarzında kanama olabilir. Ancak bu durumda oluşan ağrı ve acı dayanılmaz değildir. Unutulmaması gereken en önemli şey bir bebeğin başının geçebileceği kadar vajinanın esneyebilme özelliğidir. Kanamada ancak üç beş damla pembe renkli damlamadır. En sık rastlanılan kızlık zarı halka ve yuvarlak şekilde olandır.Ortasından adet kanı geçmesine izin verir. Ortadaki delik çok büyükse penisin geçişine rahatlıkla izin verir. Bu zarlara esnek kızlık zarı denir.
    Kızlık zarı normalden kalınsa, yüksek kenarlıysa, ya da vajende yırtılmalar olduysa kanama biraz daha fazla olur.

    Toplumsal gelişim sürecinde kız çocuklarını yetiştirirken cinsellik ile ilgili kavramlarda hep geri plana atmışızdır. Kızlık zarının kutsallığı anlatılmıştır. Genç kızların cinsellikten uzak durması için toplumda bilinçli olarak bunu besler. İlk cinsel tecrübe bir kadının hayatında çok önemlidir. Her kadında teslim olma acı ve kanamaya karşı cinsel ilişkiye girme ya da erteleme ve kaçınma söz konusudur. Kendini doğrulayan kehanet; uygun olmasa da herhangi bir beklenti oluştuğunda kişiler beklentileri ile uyumlu hareket etmeye çalışmaktadır. Sonuçta da sihirli bir güç sayesinde beklentiler gerçekleşir. İlk gece korkusu yüreğimize yerleşir. Eğer anlayışlı sevecen bir eş yoksa ilk gece bu kehanet kendini gerçekleştirmek için kapıdadır.

    Maalesef toplumumuzda bazı erkekler gerdek gecesi kanı görmeden kızın daha önce cinsellik yaşamadığına inanmıyor. Çünkü çoğu insan kanamanın bekaretin iyi bir göstergesi olduğunu düşünüyor. Başka bir deyişle ilk cinsel deneyimi olduğu düşünülen bir genç kızda ilişki sonrası kanama olamazsa, bekaretini daha önce kaybetmiş olduğuna inanılıyor. Bu yüzden, gelinlik giyerek ebedi mutluluk yolunda adım atmaya hazırlanan binlerce genç kızımız ya kanama olmazsa?’ endişesini yaşıyor. Kızlık zarı yırtılırsa! çok canım yanarsa! çok kanar ve kan kaybeder doktora gitmek zorunda kalırsam! Kendimi çok kasar da eşimle kitlenirsek! gibi bir sürü kafasında olumsuz sorgulama ve yanlış mitler ile ilk geceye endişe dolu girmektedir.
    Düğün gecesi kanaması olmadığı için ertesi gün doktora götürülüp muayene edilen bir sürü kızımız vardır. Kızlık zarı ile ilgili en doğru bilgiyi bir kadın doğum uzmanı verecektir. Kızlık zarı esnek olup kanamayabilir. Vajinaya kadar inen derin bir yırtık oluşmadığından, zardaki damarsız bir alanın zedelenmesinden kanamayabilir.Eğer kanama oluşursa da kanama yarım saat içinde durur. Eğer bu kanama uzarsa ve çoğalırsa acil bir vajinal yırtık açısından kadın doğum uzmanına ulaşılması gerekir
    Erkeklerde aslında, ilk gecenin kaygısını yaşar. Bütün görev ve sorumluluğun onda olduğu yükü ile gerdek odasına girer. Kaygı seviyesi çok yüksektir. Sevecen ve yumuşak bir seks düşünene kadar, kızlık zarını patlatıp görevini en kısa zamanda tamamlamanın derdindedir. Kanlı çarşafı da kapıda bekleyenlere verdi mi? bütün sorun tamamlanmış olur.
    Genç kızların vajinal kasları güçsüzdür. Esneme yetenekleri azdır ve ilişki esnasında kaskatı olurlar. Bu durumda acı duyma ve ağrı hissini daha da şiddetlendirir. Kegel egzersizleri bu bölge kaslarını güçlendirmek için oldukça önemlidir.
    İlk gecede ağrının en temel sebepleri; yeteri kadar uyarılmama, kadının ilişkiye kendini hazır hissetmemesi, sinirsel gerginlik hali, erkeğin panik hali ve performans kaygısı o güzel gecenin korku yumağına dönüşmesine yol açar.
    Bedende ki her organın bir görevi vardır. Penis büyüyüp sertleşecek, büyüyüp sertleşirken nasıl ağrı ve acı olmuyorsa, vajinada penisi içine alırken neden ağrı olsun. Ancak yanlış işler yapılırsa vajinada ağrı ve acı olur. Sonuçda zihnimizdeki olumsuz düşünceleri değiştirmeliyiz. Düşünceler duygularımızı etkileyecek. Güzel duygularda davranışlarımıza yansıyıp sağlıklı mutlu ve güvenli ilk gece hatıraları yaşamak dileğiyle….

  • Adet Düzensizliği

    Adet Düzensizliği

    Adet kanamasının normal periyodunun dışında ağır olarak geçmesi, sık olması veya düzensiz olması düzensiz adet kanamasıdır. Adet kanaması düzensizliklerinin yaklaşık %25’i üreme organları ile ilgili hastalıklardan kaynaklanırken, geri kalan %75’inde hormonal düzensizlikler düzensiz adet kanamasının sebebidir. Ergenlik öncesi veya menopoz sonrası vaginal kanama olması, mutlaka araştırılması gereken ciddi durumlardır.

    Düzensiz vaginal kanamanın hormonal olmayan sebepleri arasında; cinsel organlarda travmaya bağlı kanama, rahim veya rahim ağzı iltihabı, rahim myomları, adenomyozis hastalığı, rahim iç zarının iyi huylu veya kanser türü hastalıkları sayılabilir. Düzensiz vaginal kanaması olan kadınlarda yaş önemlidir. 40 yaş öncesi olan düzensiz kanamalar çoğunlukla hormonal nedenlerle iken 40 yaş sonrasında hormon dışı sebeplerle olma ihtimali yüksektir.

    Rahim içi araç kullanımı (spiral), doğum kontrol hapı veya aylık doğum kontrol iğneleri kullanımı da düzensiz vaginal kanama yapabilir. Gebeliğin erken dönem komplikasyonları da (sözgelimi; düşük, dış gebelik, mol gebeliği) kanama şikayeti yapabilir.

    Düzensiz adet kanaması yakınması mutlaka bir jinekoloji uzmanı tarafından değerlendirmelidir. Muayene sırasında kanamaya neden olabilecek faktörler tek tek gözden geçirilir. Vagina, rahim, yumurtalıklar değerlendirilir. Ultrasonla rahim ve yumurtalıklara ait tümör varlığı araştırılır. Aynı yöntemle rahim iç zarının kalınlığı ölçülür. 40 yaş sonrası kanamanın bariz bir sebebi saptanamamışsa rahim iç zarından biopsi yapılması gerekmektedir. Bu şekilde rahim iç zarının yapısı mikroskopik olarak değerlendirilir, rahim kanseri araştırılır.

    Kanamanın sebebi üreme organlarından kaynaklanmakta ise yani hormon düzensizliği değilse tedavi nedene yönelik olarak yapılır. Sözgelimi rahim myomları varsa ameliyat tedavisi uygulanır. Tüm bu araştırmalar sonucunda kanamaya neden olabilecek bir hastalık saptanmamışsa adet düzensizliği hormonal dengesizlik nedeni iledir. Bu durumda adet düzenleyici ilaçlarla kanamalar düzene sokulmaya çalışılır. Bu tedavide çoğunlukla doğum kontrol ilaçları kullanılmakta ise de alternatif ilaç tedavileri de mevcuttur.

  • Vajinismus ve Cinsel kasılma Nedir ?

    Vajinismus ve Cinsel kasılma Nedir ?

    Vajinismus TedavisiVAJİNİSMUS, vajinanın kaslarının ilişkiye engel olacak şekilde istemsiz kasılmasıdır. Bunun sonucu olarak ilişki ağrılı, zor veya imkansız hale gelir.

    Vajinanın girişinde pelvis taban kaslarının kasılması ile sanki duvar gibi geçişe engel olan direnç oluşur. Bu pelvik taban kasları dışında bazen uyruk kaslarını ve tüm bacak kaslarını içeren kasılma ile bacaklarını kapatıp, eşini itebilen panik atak benzeri tablo ile de karşımıza çıkabilir.

    Vajinismus Tanısı ve Nedenleri
    Bu konuda tecrübeli bir kadın doğum uzmanınca ağrısız, acısız, hiç bir alet kullanılmadan yapılan jinekolojik muayene ile tanı konur. Hafiften şiddetliye doğru 5 derecesi vardır. Hekimin VAJİNİSMUS da tecrübeli olması gereksiz kızlık zarı ile ilgili cerrahi işlemlerden kurtarır. Çünkü ilişkiye engel olacak kadar anormal kızlık zarı yapısı çok nadir rastlanır. Böyle bir olgu karşımıza çıkarsa kliniğimizde sorunsuz olarak bu cerrahi işlemi anestezi altında yapabilmekteyiz.

    Vajinismusun nedenlerini sırayacak olursak; en sık nedeni toplumun inançları ve ahlaki değerleri nedeniyle eksik cinsel eğitim alınmasıdır. Ayıp, günah diyerek çocukluk çağındaki baskıcı aile tutumları buna yol açabilmektedir. Yanlış bilgilerde eklenince ya çok fazla acırsa, ya ağrım olursa, kanamam fazla olur hastanelik olursam, kızlık zarım patlarsa kanama durmazsa gibi korkular ortaya çıkar. İşte bu korkular yatar çoğu vajinismusun altında.

    Vajinismusu; otoriter baba, güçsüz annede yaratabilmektedir. Cinsel istismara, tacize uğrama öyküleri de nedenler arasındadır. Sonradan gelişen vajinismuslarda ise kötü doğum hikayeleri, travma bırakan küretaj anısı, enfeksiyonlar, sert yapılan jinekolojik muayeneler yer alabilir.
    Vajinismus Tedavisi
    Tedavisi yüz güldürücü sonuçlar veren en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. %100 tedavi başarı ile sonuçlanmaktadr. Tedavi süresince olan tüm görüşmelerin gizli kalma güvencesinin şart olması danışanımızı rahatlatan ve güveni sağlayan en önemli unsurdur.

    Çift olarak tedaviye gelmeleri ve istekli olmaları başarıda en önemli adımlardan birisidir.

    Kliniğimizde bilimsel yöntemlerimin hepsinden yararlanılarak yaptığımız cinsel terapi de, davranışcı ve bilişsel yöntemleri de kullanarak tedavi uygulanmaktayız. Üç günlük yoğunlaştırılmış terapi en çok tercih edilen yöntemlerden birisidir. Kliniğimizde bilimsel yöntemlerimin hepsinden yararlanılarak yaptığımız cinsel terapi de, davranışcı ve bilişsel yöntemleri de kullanarak tedavi uygulanmaktayız.

    Üç günlük yoğunlaştırılmış terapi en çok tercih edilen yöntemlerden birisidir.

    Tedavi süresince olan tüm görüşmeler gizli kalma güvencesinin şart olması danışanımızı rahatlatan ve güveni sağlayan en önemli unsurdur.

    Vajinismusun 5 derecesi var demiştik bunlar hafiften ağıra doğru gider. Ağır olarak belirlenen vakalarda seansların uzaması ihtimali kalıcı bir çözüm için danışanlarımıza seanslara başlamadan anlatılır. Altta yatan büyük travmalar çıkarsa yeterli destek tedavide mutlaka planlanır.

    Tedavide seanslarımız 1 – 2 saat sürebilmektedir. Seansların sıklığı çiftimiz il dışı ise gün aşırı veya hergün olabileceği gibi, 3 – 4 günde bir de olabilir. Genelde seans aralığı çok açmak istenmez.

    Doğru ve sağlıklı bir cinsel yaşam için ayrıntılı bilgilendirme içeren seanslarımda, 2013 yılında aldığım cinsel terapi eğitimine bu yıl aile danışmanlığı eğitiminide ekleyerek kalıcı tedavilere ulaşıyorum.

    Kızlık Zarındaki Tabularımız Vajinismusa Yol Açar
    Kızlık zarı vajen girişinde ortası delik, esnek bir mukoza kalıntısıdır.

    Adet kanaması bu delikten akıp geçmektedir.

    Kızlık zarı duvar gibi girişi kapatmaz. Sert bir yapı değildir. Esnektir çok incedir. Ortası deliktir.

    Bakirelik vurgusunun olmazsa olmaz kuralı kanama olarak öğretildiği yanlış bilgiler ile büyüttüğümüz kız çocuklarımız karşımıza VAJİNİSMUS olarak geliyor .

    Kızlık zarı patlamaz, yırtılmaz, delinmez…

    Kanama doğru bir cinsel ilişkide yeterli kayganlık sağlanacağı için pembe akıntı veya damla şeklinde olur. Hatta kanamayabilir. Çünkü esner.

    Toplumumuzda abartılı anlatımlar, kulaktan kulağa efsaneye dönüşen ilk gece öyküleri genç kızlarımızda tabular oluşturmaktadır. Bu nedenle bizim toplumumuzda 10 bayanda 1 VAJİNİSMUS rastlanmaktadır.

  • KIZLIK ZARI DİKİMİ

    KIZLIK ZARI DİKİMİ

    KIZLIK ZARI DİKİMİ ANLAŞILIR MI ?

    Kızlık zarı dikerek onarılabilir, kızlık zarının ne zaman yırtıldığı önemli değildir ve tamir sonrası ilişki ile kanama olacaktır. Kızlık zarı dikimi fleb kaldırma yöntemi de denilen kalıcı teknikle yapılmaktadır ve bu işlem sonrası kızlık zarı eski yırtılmamış halini almaktadır. Kızlık zarının dikildiği ilişki öncesi ve sonrasında kesinlikle anlaşılamamaktadır.Ancak bir uzman muayenesinde anlaşılabilir.

    Kızlık Zarının Ne Zaman Yırtıldığı ve İlişki Sayısı Önemlimidir ?

    Kızlık zarı dikimi için kaç kez ilişkiye girildiği veya ne zaman kızlık zarının yırtıldığı önemli değildir.Doğum yapmış bayanlarda bile kızlık zarı dikilerek onarılabilir.

    KIZLIK ZARI DİKİMİ ve ÇEŞİTLERİ

    1. GEÇİCİ DİKİMİ ;

    Genellikle düğünden en erken 7-10 gün öncesine kadar yapılabilir. Burada daha önceden yırtılmış kızlık zarının yeniden onarılması söz konusudur..Yırtılan kısımlar yeniden karşı karşıya getirilerek yeniden dikilir..Eğer kısa süre içinde bir beraberlik olmazsa kullanılan iplikler ten rengindedir ve kendi kendine yaklaşık 20 günde emilir. Kızlık zarı dikilmeden önceki haline gelir daha önce de belirttiğimiz yapısından dolayı . O nedenle cinsel birliktelik uzun bir zaman sonra olacaksa kalıcı kızlık zarı dikilmesi önerilir. Dikişler genellikle dışarıdan görülmeyecek şekilde konulur.

    2. KALIICI DİKİM ;

    Bu işin uzmanları tarafından vajen dokusundan yeni bir kızlık zarı oluşturulması ile yapılır. Aylar hatta yıllar sonra bile birliktelik söz konusu olduğunda kanama oluşur. Hijyene dikkat edilmesi oluşabilecek komplikasyonları en aza indirir.

    Operasyonlardan kısa bir süre sonra normal hayata devam edilebilir. Yatak istirahatine gerek olmaz. Bir hafta süre ile doktorun uygun gördüğü antibiyotik ve ağrı kesiciyi , gerekirse lokal antisptiği ve pomad kullanılmalı daha sonra da kontrole gelinmelidir. Bu arada zorlayıcı hareketlerde bulunmamalı, vagen girişi hiçbir şekilde kurcalanmamalıdır. Himenoplasti genellikle güvenilir komplikasyonu nadir bir ameliyattır, cok hafif yanma ve şişlik, ödem oluşursa da birkaç gün içinde geçer, operasyon sonrasında pek ağrı duyulmaz..

    Eğer genel anestezi ile yapılırsa en geç 1 saat içinde hasta evine gidebilir hastanede yatması gerekmez. Normal hayatına devam edebilir.. Eğer genelanestezi ile yapılması isteniyorsa en az 4-5 saat su da dahil içilmemesi ve yemek yenilmemesi gerekmektedir. Sigara da içilmemelidir. Aksi takdirde anestezinin etkisinde uyurken yenilen ve içilen gıdalar hastanın akciğerlerine kaçarak ciddi hayati komplikasyonlara neden olabilir. Yemek yeme işlemi operasyondan yaklaşık 20 – 30 dakika sonra yapılabilir.

    Ancak işlem lokal anestezi ile yapılacaksa aç olunmasına gerek yoktur. Anestezik madde hymen ve vagen girişine zerk edilerek yapılır, kişi yalnızca anestezi sırasında iğnenin ilk batışını hisseder sonrasında ise ağrı duymaz, hasta işlem sırasında uyanık olur..

    İşlem kesinlikle gizli tutulmakta ve hasta mahremiyetinize özen gösterilmektedir. Bu kesinlikle sizin tercihinizdir ve kimseyi ilgilendirmez. Ancak son olarak tabii ki tavsiyem evliliğinizi eğer mümkün ise yalan üzerine kurulmamasıdır. Ancak her şeye rağmen doğruların söylenmesi deli gibi aşık olduğunuz adamı ya da hayatınızı kaybetme noktasındaysanız ve size başka seçenek kalmıyorsa da tabii ki her konuda yardımcı olmamız gerekir.
    .
    KIZLIK ZARI YIRTILMA SONRASI NE ZAMAN DİKİLMELİDİR ?

    Kızlık zarı dikimini fleb kaldırma yöntemi dediğimiz kalıcı teknikle yapmaktayız. Bu yöntem ile yapılan kızlık zarı tamirinde zamanlama önemli değildir. Kızlık zarı yırtılmadan önceki halini dönecektir. Hemen evlenmeden 5-10 gün önce yapılan basit tamire göre çok daha başarılıdır. En sık tercih ettiğimiz yöntemdir

    KIZLIK ZARI MUAYENESİ ve RAPORU

    Hastalar için zor ve korkutucu olsa da kızlık zarı muayenesi normal jinekolojik muayeneye benzemektedir. Hasta jinekolojik masaya alınır ve labium minus da dediğimiz küçük dudaklar aralanarak kızlık zarı incelenir. Bazen hekim kaymayı önlemek amacıyla gazlı bez ile küçük dudakları tutabilir. Küçük dudaklar yanlara ve dışa doğru çekilebilir. Bu şekilde kızlık zarı net görülebilir. Bazen kızlık zarı daha içerde olabilir. Bu durumda da hasta ıkındırılarak kızlık zarı daha belirgin hale getirilmeye çalışılır. Tüm bu işlemler esnasında herhangi bir ağrı veya acı duyulmaz.

    Kızlık zarı muayenesini kadın doğum uzmanı veya adli tıp uzmanı tarafından yapılır ancak rapor verme veya muayene sonucunu yazıya dökme işlemi yalnızca adli tıp uzmanı tarafından ve savcılıktan alınan yazı ile yapılabilir. Kadın doğum uzmanı durumu muayene olan kişiye ve eğer muayene olanın rızası, izni varsa yanındakilere sözlü olarak bildirebilir. Rapor verildiği an için geçerlidir, muayene sonrası kişi ilişkiye girebilir ve bekaretini kaybedebilir, rapor verildiği zamandan sonrası için geçerli değildir

    GERDEK GECESİ veya İLK İLİŞKİ

    Gerçekte kızlık zarı vajina girişini ancak kısmen kapayan, oldukça ince bir zardır. Tümden kapalı olması imkânsızdır, hiç değilse âdet kanı oradan akacaktır. Kızlık zarı aralığı kiminde çok küçük, kiminde nispeten geniş olur. Kimi kızlık zarı oldukça kalın, kimisi ipinceciktir. Ne var ki kızlık zarı elastik bir dokuda olduğu için zardaki aralık, kas gevşetmesi ile ya da penisin zorlamasıyla genişleyebilir. Aralık, penisin zorlamasıyla genişlerse, bu durum biraz kanamaya ve geçici bir ağrıya neden olur, ama vajinanın kendisi herhangi bir zarar görmez

    KANAMA OLMAMASI

    İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır ve kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde ve belki daha fazlasında rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının üzerinde yer alan damar yapıları çok az olduğundan, zar yırtılmasına rağmen gözle görülebilen bir kanama gerçekleşmeyebilir. Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetmeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince kayganlık sağlanamayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir. Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine “ilk ilişkiyi başaramama” nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır
    İLK İLİŞKİDE KANAMA NE KADAR SÜRER

    Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. “Deflorasyon kanaması” (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) olarak adlandırılan bu durum hemen her zaman ön sevişmenin yetersiz olduğu, kadının kendini yeterince hazır hissetmediği bir zamanda, erkeğin “sert hareketlerle” cinsel ilişki denemesinde bulunmasından kaynaklanır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve “yırtık” olması gerekenden daha büyük olmuştur.

    Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, veya ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, veya geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur.

    Kanama miktarı fazla değilse, her ilişkide oluşan kanama kısa süreliyse endişelenecek bir durum yoktur . İlk ilişkiden sonra kanamadan korkarak ilişkiden kaçınmanın anlamı yoktur , istenildiği kadar ilişkiye girilinebilir, oluşan kanama aşırı değilse endişelenmeye gerek yoktur.

    Başarılı bir “İlk Gece” için kadının yapması gereken, eşine hazır olduğu veya henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı olan doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır
    KIZLIK ZARI DİKİMİ NEREDE YAPILMALIDIR ?

    Kızlık zarı diğer bir çok ülke gibi toplumumuz için de çok önem taşımaktadır. Bu nedenle işlemin başarılı olması, garanti kapsamında olması ve özellikle hekimin bu konudaki tecrübesi en önde gelen tercih nedeni olmalıdır. Aksi takdirde yaşanacak tatsız olaylar bir genç kızın hayatını çok olumsuz etkileyebilir.

    Tabii ki cerrahın tecrübesi kadar hastanın doku yapısı, işlem sonrası o bölgenin temiz tutulmasına göstereceği özen , doktorunun talimatlarına uyup uymaması, ortamın hijyeni ve operasyon teknikleri de ayrıca bu konuda önem taşır.

    KIZLIK ZARI NEDİR ?

    Vajinanın girişinden yaklaşık 1-2 cm içeride ince bir membran şeklinde zardır. İçinden ince damar ve sinir dokusu geçer. Kısmen damarlanması azdır. O nedenle daha sonra dikilmesi gerektiği zaman dikişlerin uzun süreli tutması zor olmaktadır. Aynı zamanda sinir dokusu da içerdiğinden bozulduğunda hafif acıma hissi de oluşur.

    Himenin çeşitli şekilleri vardır. Nadiren de olsa bazı genetik hastalıklarda doğuştan himen bulunmaz. Bazen himen tamamen kapalı olabilir. Bu durumda genç kız uzun bir sure hiç adet gormez ancak kasık ağrıları ve dolgunluk hissi oluşur. Doktora gittiğinde yapılan muayenede adet dönemlerinde himeni tamamen kapalı olduğu için dışarı akamayan kanın içeride biriktiği görülür ve kanın dışarıya akması için cerrahi bir işlem yapılması gerekebilir ( himenotomi)

    KIZLIK ZARININ DEĞİŞİK YAPILARDA OLMASI ZARARLI MI ?

    Hayır. Kızlık zarının yapısının az görülen türden olması genellikle jinekolojik muayenelerde tesadüfen farkedilmektedir. Bu anatomik yapının kişiye bir zararı bulunmaz.

    Ancak yüksek kenarlı, sert yapılı ve septalı zarlar kişilerde ilişki sırasında zorlanmalara neden olabilmektedir. vajinismus denilen “cinsel ilişkiye girememe problemi” psikolojik nedenlerden başka kızlık zarındaki yapısal (anatomik) nedenlere de bağlı olabilir.

    Bunun için evlenmeden veya ilk cinsel tecrübesini yaşamadan önce genç kızlara genel bir jinekolojik muayene ve kızlık zarı muayenesi önermekteyiz

    KIZLIK ZARI NEDEN BU KADAR FARKLILIK GÖSTERİR ?

    Nasıl her insanın uzuvları birbirinden farklı ise kızlık zarının da pek çok çeşitlerinin olması doğaldır. Hatta çok daha farklı kızlık zarı türleri, yapılan jinekolojik muayeneler sırasında şans eseri izlenebilmektedir

    KIZLIK ZARININ TOPLUMDAKİ ÖNEMİ

    Kızlık zarı toplumun kadınlara dayattığı diğer psikolojik baskılardan birisidir. Doğuştan varoluş amacının genç kızlarda vajenin enfeksiyonlardan koruması olduğu düşünülmektedir ve çeşitli şekillerdedir. Doğuştan esnek olduğu ve eşi ile birliktelikte olduğunda kanama olmasının mümkün olmadığı( yalnızca doğum sırasında bozulabilen ) ya da tamamen kapalı ve çok kalın kızlık zarı (yalnızca bu nedenle adet bile göremeyen ve adet kanaması içeriye biriken vakalar mevcuttur ve bir jinekolog tarafından operasyon ile açılması gerekebilir ).

    Dolayısı ile hal böyle iken ülkemizde ve bir çok gelişmekte olan toplumlarda hala bu nedenle kadın cinayetleri olmakta masum bir çok kadın kızlık zarı doğuştan esnek olduğu için kanamadığı için haksız bir nedenle öldürülebilmektedirler. Gerçekten bu tür cinayet işleyenlerin öldürülen kadınlar gibi bir kızlık zarı esnek bir kız çocuğu olarak doğmuş olmalarını ve kadının masum olduğu halde neler hissettiğini anlamalarını çok isterdim
    KIZLIK ZARININ ONARIMI-DİKİMİ

    Diğer adıyla himen rekonstruksiyonu ( kızlık zarı dikimi ) himenin yeniden oluşturulması için yapılan bir ameliyattır. Himen Yunanca da ”zar ” ve rafi de ” dikiş ” anlamına gelmektedir.

    Kızlık zarı onarımı yaklaşık 20-30 dakikalık bir işlemdir ve genellikle lokal anestezi ile yapılır. Lokal anestezi ile ağrı duyulmaz. Rahatlıkla muayenehane koşullarında yapılabilir. Ancak eğer istenirse genel anestezi de uygulanabilir.Bu tur işlemler diğer muayenelerde olduğu gibi hasta ile doktor arasında kalacak bir işlemdir. Estetik bir operasyon olarak kabul edilir ve kişinin kendi bedeni için böyle bir karar alma hakkına saygı duyulmalıdır.

    Ancak bilinmelidir ki yalan üzerine kurulmuş evlilikler daha kolay zarara uğramay bitmeye mahkum olur bu nedenle ben her zaman evlenilecek kişiye dürüst olunmasını ve ne kadar zor da olsa gerçeklerin anlatılmasını tavsiye ederim. Eğer her şeye rağmen eş adayınız her şeyi kabullenir ise sizi gerçekten seviyor olduğunun bir göstergesi de olur bu aynı zamanda.

    Yine de dediğim gibi bedeniniz size aittir ve eğer isterseniz estetik yaptırabilir, kızlık zarınızı onarabilirsiniz buna tamamen saygı duyulmalıdır..Himenoplasti her şeyden önce gelin adayının moralini düzeltmekle kalmaz bazen çok mutlu olacak evliliklerin yalnızca bu nedenle bitmesini de engellemiş olur.

    Bazı ülkelerde yasal olmasına karsın bazı ülkelerde yasal değildir. Genelde biraz daha kapalı toplumlarda bir kızın evlilik öncesi ilişkisi hoş karşılanmaz . Kızlık zarının gerdek gecesi kanaması kızın bakire olduğunun en önemli göstergesi olarak kabul edilir. Bazı bölgelerde bazen bir cinayet nedeni bile olabilmektedir. Bu nedenle evlenecek genç kızların kabusu haline gelebilmektedir.

    Tecavüz , evlilik vaadi ile kandırılma, aşık olma, tampon kullanma,düşme sonucu vajene sivri bir maddenin girmesi, bazen ata binme, çok zorlayıcı ağır bir spor ve benzeri durumlarda evlilik dışı beraberlikler söz konusu olabilmektedir. Ulkemiz de de bekaret konusu genel olarak önem taşımakta hatta gerdek gecesi ” çarşaf ” konularak bozulan kızlık zarı kanamasının kontrolü yapılmaktadır. Böyle bir durumda gelinin stresi daha da artmaktadır. Hatta o kadar ki esnek kızlık zarına sahip hayatında evlilik öncesi hiçbir birliktelik yaşamamış genç kızlar bile bu konuda şanssız gruba girmektedirler. Çünkü masumiyetleri konusunda inandırıcı olmakta güçlük çekmekte doktor doktor dolaştırılarak kızlık zarlarının akibeti hakkında bilgi edinilmeye çalışılmaktadır.

    Bu olay daha en başından yeni evli çift üzerinde yoğun olumsuz bir baskı oluşturmakta ve evliliklerinin üzerinde kara bulutlar dolaşmasına ve çiftler arasında güven eksikliklerine neden olmakta, aileleri germektedir.

    Boyle bir durumda gelin adayı genç kızlarda herhangi bir birliktelik yaşamamış olsa da evlilik öncesi kızlık zarının nasıl olduğu konusunda bir öğrenme merakı oluşmakta ve çoğunlukla bir doktor kontrolünden geçmektedirler.

    Kızlık zarının kanamaması nedeniyle cinayetler işlenebilmekte nice masum genç kız cehalet yüzünden hayatını kaybedebilmektedir. Maalesef güzel ülkemizde de bu türden haberleri medyadan ara sıra duymaktayız

    Çeşitli nedenlere bağlı meydana gelen kızlık zarı yırtılma-genişleme ve/veya doğuşta olabilen geniş kızlık zarı operasyonları cerrahi müdahale ile onarılabilmektedir. Bu onarım sadece bekaret amacıyla yapılmaz. Kızlık zarı mikroorganizmaların vajen veya üst genital organlara ulaşmasına engel olduğu içi bu amaçla da opere edilebilmektedir

  • Endoskopi

    Endoskopi

    Kadınlarda endoskopik uygulamalar laparaskopi ve histeroskopi olmak üzere ikiye ayrılır :

    LAPARASKOPİK CERRAHI NEDİR?

    Laparoskopi Kadın hastalıklarında tanı amaçlı ve tedavi edici olarak yaygın kullanım alanına

    sahiptir. Laparoskopi bir endoskopi türüdür ve basit anlamda hastanın karın boşluğuna kamera

    yardımıyla bakılmasıdır. Bu sayede tüm genital organlar izlenilebilinir ve gerekli tüm müdahaleler

    yapılabilir.

    LAPARASKOPİK CERRAHİ ENDİKASYONLARI(UYGULAMA SEBEPLERİ) NELERDİR?

    Kısırlık tanı ve tedavisiEndometriozis (çikolata kisti) tedavisi

    Miyom tedavilerinde (rahim urları)

    Tüp cerrahisi şeklinde tanımlanan,tüplere ait tıkanıklıkların açılmasında veya hasarlı tüpün

    çıkarılmasında Dış gebelik vakalarında

    Sterilizasyon işlemlerinde ( gebelikten korunma amaçlı tüplerin bağlanması)

    Over kistleri( Yumurtalık kistleri)

    Histerektomi işlemlerinde(rahim alınması)

    Pelvik problemler olarak bilinen rahim sarkması ve idrar kaçırma

    Tedavilerinde uygulanmaktadır.

    LAPAROSKOPİK AMELİYATLAR NASIL YAPILIR?

    Laparoskopik cerrahi genel anestezi altında gerçekleştirilir. Göbek deliğinden 1cm lik kesi

    yapılarak ,iğne yardımıyla karın boşluğu 3-4lt CO2 (karbondioksit) gazı ile şişirilir. Ardından

    göbekten girilerek karın içerisine bir optik kamera(laparaskop) yerleştirilir. Bu optik sistem bir

    video sistemine bağlanır ve karın içerisindeki görüntü monitör ekranına yansıtılır. Bu ekrana

    bakılarak operasyon gerçekleştirilir .

    LAPAROSKOPİK AMELİYATLARIN AVANTAJLARI NELERDİR?

    Bu tekniğin klasik açık cerrahiye göre pek çok avantajı vardır.

    Bundan dolayı tüm branşlarda açık ameliyatların yerine laparaskopik veya endoskopik tekniklere

    bırakmaktadır.

    1- Operasyonlar geniş kesi yapılmadan yani karın açılmadan geçekleşmektedir.ciltte geniş

    ameliyat izi olmaz. Göbek içinden ve kasık bölgesinden açılan üç küçük delikten bütün işlemler

    yapılmaktadır. Ciltte estetik açıdan rahatsız eden iz bırakmaz.

    2- Hastanede kalma süresinin kısa olması ;

    3- Ameliyat sonrası daha az ağrı ve hızlı iyileşme süreci vardır.

    4- Laparaskopi sonrasında karın içerisinde operasyona bağlı yapışıklıklar daha az olmaktadır

    özellikle çocuk sahibi olmayı düşünen anne adaylarına öncelikli olarak Laparaskopi önerilmelidir.

    Bazı açık ameliyatlar sonrası tüplerde oluşan yapışıklığa bağlı olarak tıkanıklıklar meydana

    gelebilir

    UYGULAMA SONRASI ;

    İyileşme süreci bir haftayı bulmaktadır, bu süreçte bulantı , kesi yerlerinde ağrı, omuza ve sırta

    vuran ağrılar oluşabilir, hasta genel anestezi etkisinin geçmesi ardından aynı gün taburcu

    edilinebilinir.

    HİSTERESKOPİ NEDİR?

    Histereskopi rahim içinde bulunan polip, miyom septum gibi problemlerin direkt gözlem altında

    tanı ve tedavisi için kullanılan bir yöntemdir. Histeroskop ışık kaynağı ve kameraya bağlanabilen

    ince ve uzun bir cihazdır. Operatör rahim içini direkt olarak gözleyerek işlemi yapmaktadır. Tanısal

    ve basit işlemler muayenehane ortamında 5-7 mm çaplı, rahim içinde miyom (submüköz miyom)

    ve septum (rahim içinde perde) gibi problemler 7-9 mm çaplı histeroskoplar kullanılarak

    hastanede yapılmaktadır.

    HİSTERESKOPİ ENDİKASYONLARI (UYGULAMA SEBEPLERİ) NELERDİR?

    Histeroskop en sık anormal uterin kanamaların nedenini bulmak için kullanılır. Anormal uterin

    kanama demek, bir kadının menstruasyon kanamalarının daha fazla miktarda olması veya

    normale göre daha uzun veya kısa sürmesidir. Adet dönemi dışında oluşan kanamalarda anormal

    uterin kanamalar içerisinde değerlendirilir.

    1-Polip ve miyomların çıkartılması

    2-Yapışıklıkların açılması: Rahim içinde adet kanamalarına sebep olan endometrium yüzeyinin

    yapışması Asherman sendromu olarak adlandırılır. Yapışıklıklar adet düzensizliğine ve infertiliteye

    neden olabilir.

    3-Septum: Rahmin doğumsal bir anomalisidir ve tekrarlayan düşükler veya infertilite ile ilişkilidir.

    Histeroskopi ile septum kesilerek rahim içi normal bütünlüğüne kolayca kavuşturulmaktadır.

    4-Anormal kanamalar: Aşırı ve ağır adet kanamasının nedenlerinin tespiti ve endometriumun

    yakılması ile şikayetlerin azaltılması mümkündür.

    5-Essure: Essure ile tüpler ve rahim arasındaki bağlantı kanalı mekanik olarak tıkanmaktadır.

    Gebelikten korunmak için ve hidrosalphenks nedeniyle gebe kalamayan hastalar için kullanılan bu

    yöntem kliniğimizde anestezi altında uygulanmakta, yarım saatlik bu operasyon sonrasında

    hastalarımız hiçbir şikayetleri olmadan normal yaşamlarına dönmektedir.

    HİSTERESKOPİ AMELİYATLARI NASIL YAPILIR?

    Ameliyat öncesinde sizi rahatlatmak ve gevşemenizi sağlamak için bazı ilaçlar verilebilir; ağrıyı

    kontrol etmek için genel veya lokal anestezi alabilirsiniz. Genel anestezi alırsanız işlem sırasında

    uyuyor olacaksınız.

    Histeroskopi muayenehane veya ameliyathanede yapılabilir. Kanamanızın olmadığı bir dönem

    içinde yapılaması gerekir. İşlemi kolaylaştırmak için doktorunuz serviksinizi (rahim agzı)

    genişletecek bazı ilaçları işlem öncesinde verebilir veya özel aletler ile bunu yapabilir.

    Öncelikle vagina içine bir spekulum yerleştirilir. Daha sonra histeroskop nazikçe içeriye doğru

    itilerek , serviksten geçirilip uterusun içine yerleştirilir. Uterusun içini görebilmek için sıvı

    medyumlar kullanılarak ,uterus şişirilir. Bu genişleme doktorunuzun rahimin iç yüzeyini görmesini

    ve değerlendirmesini sağlar. İşlem sırasında kullanılan sıvı miktarı dikkatle takip edilir. Eğer

    biyopsi veya başka bir işlem yapılacaksa diğer aletler histeroskopun içinden yerleştirilerek

    kullanılır.

    UYGULAMA SONRASI:

    İşlemden kısa bir süre sonra eve gideceksiniz. Eğer genel anestezi aldıysanız , etkisi geçene

    kadar birkaç saat izlenmeniz gerekir. İşlemden sonraki birkaç gün boyunca hafif kanamalı bir

    akıntı ve kramp şeklinde kasık ağrısı olması normaldir. Ağrınızı azaltmak için ağrı kesici ilaçları

    kullanabilirsiniz. Eğer yoğun bir kanama , yüksek ateş veya şiddetli ağrınız olursa derhal

    doktorunuzu arayarak bilgi veriniz.

    HİSTERESKOPİ DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

    Histeroskopi genel olarak güvenli bir işlemdir. Fakat bazı küçük problemlere yol açabilir. En sık

    izlenen problem histeroskopun cerviks veya uterusu zedeleyerek kanama yapmasıdır, çok

    nadiren işlemde kullanılan fazla sıvının kan dolaşımına geçmesidir. Çok nadir olarak histeroskopi

    ciddi sorunlara yol açabilir.

  • Kürtaj – Gebelik Sonlandırması

    Kürtaj – Gebelik Sonlandırması

    Kürtaj veya gebelik sonlandırılması rahim içindeki bir gebeliğin özel yöntemlerle sona erdirilmesidir. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması ülkemizde reşit kadınlara tanınan yasal ve çağdaş bir haktır.

    Kürtaj (orjinal söylenişi ile küretaj) işlemi yalnızca Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanınca ve bu konuda sertifikası olan hekimlerce sağlık kuruluşlarında veya muayenehanelerde uygulanır. Ve elbette yapılan işlem hekimle hasta arasındadır.

    Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre istenmeyen gebelikler kadının arzusuyla 10. gebelik haftasına kadar sonlandırılabilir. Kişi evli ise eşinin de onayı gerekirken, evli değil ise ve 18 yaşını doldurmuş ise kendi isteği ve rızası yeterlidir. Yaşı 18’den küçük bayanlarda ise velinin onayı gereklidir.

    Gebeliğin anne veya bebek için tıbben sakıncalı olması durumunda ise (bebeğin sakatlığı ya da annenin gebeliği kaldıramayacak kadar hasta olması durumlarında) 10 haftadan daha büyük gebelikler de sonlandırılabilir. Böyle bir durumda birden fazla uzman doktorun kurul kararı vermesi gereklidir.

    Kürtajın tüm riskleri gebelik haftası büyüdükçe artar.

    Zaten yasal sınır da bu nedenlerle tespit edilmiştir. 10 haftadan daha büyük gebeliklerin sonlandırılması tıbbi olarak da daha problemlidir.

    Bu yüzden kürtaja karar verildiğinde yasal sınır olan 10. haftanın geçirilmemesi gerekir. Adet gecikmesi olmasa bile gebelik şüphesinde mutlaka bir jinekoloğa müracaat edilmelidir.

    Sıkça sorulan sorulardan birisi gebeliğin bazı ilaçlar kullanılarak sonlandırılıp, sonlandırılamayacağıdır. Yurt dışında bazı ülkelerde kullanılan düşük ilacı (RU-486) Türkiyede kullanılmamaktadır. Ayrıca adet gecikmesinde bazen hekimlerin uyguladıkları ve halk arasında adet söktürücü olarak tanınan hap ve iğneler ise gebelik sonlandırılmasında işe yaramazlar.

    Dünyanın pek çok ülkesinde ve de bizde gebelik sonlandırılması halen vakum tekniği ile yani enjektör içersine negatif basınçla çekme şeklinde uygulanmaktadır.

    Kürtaj aslında kelime anlamı olarak “kazımak” anlamına geldiğinden dolayı rahim içersinden doku almak amacıyla değişik amaçlarla da uygulanabilir. Yani aslında kürete etmek (kürtaj) sadece gebelik sonlandırma için yapılmaz.

    Özellikle kadınlarda görülen kanama bozukluklarında ve menopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı küretaj yapılabilir. Ayrıca infertilite (kısırlık) araştırmalarında yumurtlama olup olmadığını anlamak vb. amaçlı kürtaj da uygulanabilir.

    Kürtajın türleri nelerdir ?

    1. Gebelik Boşaltımı

    Üreme çağındaki kadınlarda en sık uygulanan kürtaj şeklidir. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması amacı ile yapılır.

    2. Probe Küretaj

    Kanama bozukluklarında ve özellikle menopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı yapılan işlemdir. Özel aletler (küret) ile rahim içi, kürete edilir (kazınır). Şiddetli ve uzun süreli kanamalarda hem altta yatan sebebi tespit edebilmek, hem de aşırı kanamayı durdurmak amacıyla uygulanabilir.

    Bu işlem sayesinde endometrial hiperplazi, rahim kanseri, rahimde yaşa bağlı zayıflama (atrofi) teşhisi konabilir.

    3. Fraksiyone Küretaj

    Uygulanış amacı probe küretaj ile hemen hemen aynıdır. Ancak burada rahimin içini döşeyen zar tabakasından ve rahim ağzının içini döşeyen kanaldan ayrı ayrı örnekler alınır ve patolojik incelemeye gönderilir. Özellikle rahim kanseri ve rahim ağzı kanserinin ayrımında önemli bir teşhis aracıdır.

    4. Revizyone Küretaj

    Kendiliğinden olan bir düşükten sonra içeride kalan plasenta veya fetusa ait parçaları temizlemek için yapılan küretaja verilen isimdir. Düşüğün tam olduğu yani içeride parça kalmadığı düşünülse bile revizyone küretaj yapılabilir.

    Ayrıca doğumdan sonra içeride plasenta (çocuğun eşi) parçaları kaldığından şüpheleniliyorsa, özel küretler ile kalan parçalar alınır. Bu işlem de revizyone küretaj olarak değerlendirilir.

    5. Endometrial Dating (günleme)

    İnfertilite (kısırlık) teşhisinde yumurtlamanın olup olmadığını anlayabilmek için adet adetin 21. gününde rahim içersinden örnek alınır.

    Yumurtlamadan sonra salgılanan progestron hormonunun etkisi ile endometrium sekresyon (salgılama) fazına girer. Endometrial dating’de amaç endometrium durumunun adet siklusu ile uyumlu olup olmadığı anlamaktır. Bu amaçla rahim içinden özel bir küret ile tek bir örnek alınır.

    Yumurtlama varlığını ve aynı zamanda kalitesini test etmek amacıyla yakın bir tarihe kadar oldukça yaygın uygulanan bu yöntem (endometrial dating) yani rahim iç tabakasının günlemesi artık günümüzde yavaş yavaş geçerliliğini yitirmektedir.

    Gebelik sonlandırılması amacıyla yapılan kürtaj işleminin tekniği nedir, kürtaj nasıl uygulanır ?

    Kısaca bilgi vermek gerekirse vajina ve rahim ağzı, işlem esnasında mikrop kapmasını engellemek amacıyla dezenfektan sıvılarla temizlenir ve rahim ağzını sabitlemek için plastik bir alet vajinadan yerleştirilir ve genel anestezi için anestezi uzmanı tarafından gerekli ilaçlar verilir.

    Nadiren lokal anestezi de uygulanabilir. Ancak lokal anestezi daha önce normal doğum yapmış bayanlarda daha rahat uygulanabilir, aksi takdirde genel anestezi tercih edilmelidir.

    Daha sonra çok ince plastik kanüller (borucuk)rahim ağzından rahim içine yerleştirilir. Bazen rahim ağzının genişletilmesi amacıyla daha geniş çaplı plastik kanüller kullanılması gerekebilir. Bu durumda da rahim ağzını genişletmek için buji adı verilen aletler kullanılır.

    Kanül yerleştirildikten sonra kanüle bir enjektör iliştirilir. Enjektörde oluşan vakum yardımıyla rahimin içi vakumla boşaltılır.

    Kürtajdan sonra ne olacak ?

    İşlemden sonra ayılma odasına alınarak burada yarım/bir saat kadar dinleneceksiniz.

    İşlem sonrası normal bir şekilde evinize ya da işinize gidebilirsiniz. Doktorunuz başka bir şekilde önermediyse herşeyi yiyip içebilirsiniz. Bu konuda herhangi bir kısıtlama yoktur. Uzun süredir aç olduğunuz için şekerli birşeyler yemenizde yarar vardır.

    Genel anestezi sonrası 6-8 saat araba kullanmak gibi dikkat isteyen aktivitelerde bulunmamanız uygun olacaktır.

    O gün ve sonraki gün kasıklarınızda hafif şekilde adet sancısı benzeri ağrılarınızın olması normaldir. Bu durumda herhangi alışık olduğunuz ağrı kesiciyi alabilirsiniz.

    Merkezimizde işlem esnasında koruyucu olarak antibiyotik uygulaması yapmaktayız. Dolayısıyla ek olarak kürtaj sonrasında antibiyotik kullanmanıza (özel bir sebep söz konusu değilse) gerek yoktur.

    İşlem sonrası 3-4 gün kadar lekelenme tarzında kanamanız olacaktır. Kanama ile birlikte ufak pıhtı ya da parçalar da düşebilir. Bu tamamen normal bir durumdur. Buna karşılık kanamanın hiç olmaması da anormal bir durum olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle kanamanız olmasa da endişelenmeyiniz. Ayrıca adet kanaması şeklinde fazla bir kanamanız olursa da mutlaka hekiminizi arayınız.

    İşlemden sonra duş şeklinde ayakta banyo yapabilirsiniz, ancak lekelenmeler devam ettiği sürece havuza, denize girmek sakıncalıdır.

    İşlemden sonra 4-5 gün kadar ilişkiye girilmesi de rahim ağzı genişletme işlemi uygulandığından uygun değildir. Ayrıca kanamanız devam ettiği sürece de cinsel ilişki sakıncalıdır. Kanamanız bittikten sonra ilişkiye girebilirsiniz.

    Eğer işlemden sonra beklenmeyen bir şekilde ateş yükselmesi olursa mutlaka hekiminizle temas etmelisiniz.

    Bir diğer sık sorulan soru da ilk gebelikte kürtaj olan bayanların bir daha gebe kalıp kalamayacakları konusudur.

    Uygun şartlar altında, tecrübeli kişilerce gereği gibi yapılan gebelik sonlandırmalarında böyle bir tehlike söz konusu değildir. Eski dönemlerde vakum tekniği kullanılmadan sadece “küret” kullanılarak yapılan kürtajlarda rahim içersinin hasarlanma olasılığı daha fazla idi. Ayrıca yine önceki yıllarda, etkili dezenfektan ve antibiyotikler olmaması nedeniyle yapılan işlem sonrasında enfeksiyon (iltahaplanma) olasılığı fazla olduğundan böyle bir inanış geçmişten günümüze kadar gelmiştir.

    Ancak günümüzde hijyenik bir ortamda ve uygun teknikle tecrübeli hekimlerce yapılan kürtajlarda ilk gebelik de olsa işlem sonrası komplikasyon (istenmeyen bir problem) oluşma olasılığı yok denecek kadar azdır.

    Dikkat !

    Çok küçük gebeliklerde bazen gebelik ürünü boşaltılamayabilir ve gebelik rahim içersinde devam edebilir. 5 haftadan küçük gebeliklerde bu durum daha sık görülür. Fark edildiğinde 1 hafta sonra işlemin tekrarı gerekebilir. Bu nedenle kürtajın en erken 5-6. haftalarda yapılması ve kontrole de gidilmesi bu sebepten önemlidir.

    Kürtaj sonrası “parça kalması” nedir?

    Yasal gebelik tahliyesi sınırları içerisinde (<10. gebelik haftası) ve usulüne uygun olarak yapılan kürtaj uygulamalarında yaklaşık olarak %2-3 oranında gebeliğin bazı parçalarının tam alınanaması sorunu ortaya çıkabilir. Özellikle de rahim içersinde myomu olan ve rahim iç boşluğunun bu myom yüzünden normal anatomisinin bozulduğu durumlarda bu sorun ortaya çıkabilir. Bu durum kendini bir iki hafta geçmesine karşın devam eden kanama şeklinde belli eder. Bazı durumlarda özellikle de büyük gebelik haftalarında uygulanan kürtaj işleminde parça kalırsa vajinadan kanamayla birlikte parça düştüğü de gözlenebilir. Kesin tanı ultrason incelemesiyle konabilir. Parça kaldığına tam olarak karar verilemiyorsa rahim kasılmasını artırıcı bazı ilaçlar ve antibiyotikler verilir. Parça kaldığından muayene sonrası emin olunan durumlarda ise genellikle yapılan işlem bu parçaları temizlemek için daha kısa da olsa ikinci bir kürtaj işlemi uygulanmasıdır. Kürtaj sonrası rahim içinde kan birikmesi

    Özellikle çok küçük gebelik haftalarında ve rahim ağzı çok dar olan bayanlardaki kürtaj uygulamalarında görülebilir.

    Küçük gebelik haftalarında işlem sonrası devam eden kanama rahim içinde birikir ve bu da rahimin aşırı büyümesine ve kramp tarzında kasık ağrılarının oluşmasına neden olur. Yapılan muayenede rahimin normalden daha büyük olduğu ve içerisinde kan birikimi olduğu saptanır ve rahim ağzı genişletilmesi yapılarak rahim boşaltılır ve sorun hallolur Bu da çok nadir görülen bir problemdir.

    Kürtajdan sonra adet gecikmesi

    Kürtaj sonrasi ilk adet genellikle 1 ay sonra görülür. Kürtajın yapıldığı gün adet kanamasının ilk günü olarak kabul edilir ve normalde kaç günde bir adet görülüyor ise o kadar süre sonra ilk adetin olması beklenir. Nadiren bu süre 50-60 güne kadar uzayabilir.

    Eğer beklenen günde adet görülmez ise mutlaka jinekolojik değerlendirme gerekir. Eğer adet gecikmesine sebep olan şey gebeliğin devamı veya rahim içersinde oluşan Asherman Sendromu (rahim içersinde yoğun yapışıklıklar oluşması ve buna bağlı olarak adet az görme veya adet görememe) gibi bir problem değil ise ilaçlar kullanılarak adet görülmesi sağlanır.

    Kürtajda Ne tür Anestezi Kullanılır ?

    Gebelik sonlandırılması genel anestezi altında veya lokal anestezi ile gerçekleştirilebilir. Daha önce doğum yapmamış bayanlarda rahim ağzı küçük ve kapalı olduğundan genel anestezi altında rahim ağzı açılma işlemi yapılması daha konforludur. İşlemin kendisi 10-15 dakika, genel anestezi alma durumunda ise tüm işlem ortalama 30 dakika kadar sürmektedir. Daha önce normal doğum yapan bayanlarda lokal anestezi ile kürtaj uygulaması da yapılabilir.

    Lokal anesteziyle yapılan kürtaj uygulamalarında işlem esnasında en sık rastlanan sorunlar nelerdir?

    Lokal anestezide uygulanan anestezik maddeye aşırı duyarlılık ve vazovagal senkoptur (rahimin sabitlenmesi amacıyla takılan alet nedeniyle refleks olarak bayılma oluşması). Bu, geçici ve selim bir durumdur. Yaklaşık %1 oranında görülür.

    -İşlemden hemen sonra en sık görülen sorun bulantı ve kusmadır. Bazen bayılma hissi de oluşabilir. Bu durum da yaklaşık %1 oranında gözlenir ve hayati tehlike yaratmayan geçici bir durumdur.

    -Bazen rahim ağzı kanülün geçmesine izin vermeyecek şekilde sert olabilir ve işlem yarıda bırakılabilir (çok nadiren karşılaşılan bir durumdur). Tahliye rahim ağzını açıcı bir ilaç uygulamasın takiben birkaç gün sonrasına ertelenir.

    Genel anestezi verilerek uygulanan kürtaj işlemi bittikten yaklaşık 1 saat sonra evinize dönebilirsiniz.

    Bir hafta sonra kontrol için tekrar gelmeniz önemlidir. Bu kontrol muayenesinde size ayrıca aile planlaması hakkında bilgi verilecek ve size uygun olan korunma yöntemi tartışılacaktır.