Etiket: Kalp

  • Çocuklarda göğüs ağrısı nedir ?

    Göğüs ağrısı daha çok yetişkinlerde görülen bir yakınmadır. Kalp krizinin çok önemli bir bulgusu olduğu için toplum tarafından iyi bilinen ve önem verilen bir durumdur. Çocuklarda da göğüs ağrısı görülür, hatta baş ağrısı ve karın ağrısından sonra çocuklardaki en sık 3. sıradaki ağrı göğüs ağrılarıdır.

    Çocuklarda göğüs ağrısının başlıca sebebi göğüs duvarındaki kas iskelet sistemine ait ağrılardır. Bundan başka akciğer hastalıkları, astım, mide-yemek borusu hastalıkları, kalp hastalıkları ve psikolojik nedenlerle de çocuklarda göğüs ağrıları görülebilir. Bunlardan en önemlisi kalp hastalıklarının oluşturduğu ağrılardır. Bu hastalıklar çoğu zaman kalp kasından veya kalp kasını besleyen koroner arterlerden köken alır. Koroner arterler çocukta doğuştan yanlış olarak gelişmişse veya damarlarda tıkanıklık, bası varsa kalp kası beslenemez ve aynı erişkinlerde olduğu gibi göğüs ağrısı ortaya çıkar. Yetişkinlerin aksine çocuklardaki göğüs ağrısı nadiren kalp damar hastalıklarına bağlıdır. Fakat eğer göğüs ağrısının nedeni kalp-damar sistemi ise bu hastalıklar çok ağır sonuçlar doğurabileceği için erkenden tanı ve tedavi edilmelidir.

    Özellikle egzersiz sırasında ya da egzersiz sonrasında ortaya çıkan göğüs ağrıları, birlikte bayılma, çabuk yorulma, çarpıntı yakınması olan çocuklara mutlaka kalp hastalıkları açısından ileri incelemeler yapılmalıdır.

  • Ameliyatsız kalp hastalıkları tedavisi

    Eskiden bütün doğuştan kalp hastalıkları açık kalp ameliyatı ile tedavi edilmekteydi. Günümüzde ise birçok kalp hastalığı ameliyata gerek kalmadan girişimsel yöntemlerle (kalp kateterizasyonu sırasında) tedavi edilebilmektedir.

    İşlem Nasıl Yapılmaktadır ?

    Bu işlemde çok ince plastik tüpler (kateterler) genellikle kasık bölgesindeki toplar veya atardamarlardan girilerek kalbe kadar ilerletilir. İşlemin tipine göre değişik kılavuz teller, kateterler ve cihazlar kullanılır. Kalp deliklerine değişik cihazlar yerleştirilerek delikler kapatılır. Damar ve kapak darlıklarını gidermek için ise sıklıkla balon kateterler kullanılır. Bazı vakalarda ise damar darlıklarını genişletmek için stent (çelik kafes) kullanılır.
    İşlem ve hastanın güvenliği için girişimsel kateterizasyon (ameliyatsız tedavi )sırasında hastaların büyük kısmına sakinleştirici veya genel anestezi verilmektedir. Hastalar işlemden sonra birgün hastanede izlenerek ertesi gün taburcu edilmektedir. Taburcu oldukları andan itibaren de normal günlük aktivitelerine geri dönmektedirler.

    Kapalı yöntemle tedavi edilen başlıca delikler
    Hangi Kalp Hastalıkları Kapalı Yöntemle Tedavi Edilmektedir ?
    Kapalı yöntemle tedavi edilen başlıca kalp delikleri:
    ASD (atriyal septal defekt): Kalp kulakçıkları arasındaki delikler
    VSD (ventriküler septal defekt): Kalp karıncıkları arasındaki delikler
    PDA (duktus arteriyozus açıklığı): Akciğer atardamarı (pulmoner arter) ile şah damarı arasındaki delikler
    Kapalı yöntemle tedavi edilen başlıca kapak veya damar darlıkları:
    Aort Darlığı: Şah damarının kapağının darlığı
    Pulmoner Darlık: Akciğer atardamarının (pulmonar arter) kapağının darlığı
    Periferik Pulmoner Arter Darlıkları: Akciğer atardamarının değişik yerlerinde olan darlıklar
    Aort Koarktasyonu: Şah damarının değişik yerlerinde olan darlıklar

  • Kalpte üfürüm ve doğuştan kalp hastalıkları

    Üfürüm Nedir?
    Kalp ve damarlardaki kan akışının yol açtığı, hekimin muayene sırasında kalbi dinlerken duyduğu “üfleme” şeklindeki seslerdir. Doğuştan ve sonradan gelişen kalp hastalıklarının hemen hemen tümünde kan akımının bozulması nedeniyle üfürüm duyulur. Bununla birlikte çocuklarda en sık karşılaşılan üfürümler kan akımında bir bozukluk olmadan duyulan üfürümlerdir. Bu üfürümlere “masum üfürüm”, “normal üfürüm” gibi isimler verilir. “Masum üfürüm” kalpte bir hastalık olmadığını en iyi ifade eden terim olduğu için sıklıkla kullanılır. Deneyimli bir hekim çoğu zaman duyduğu üfürümün masum olup olmadığını ayırt edebilir. Üfürüm masum ise ileri bir tetkik yapılmasına gerek yoktur. Hekim üfürümün niteliği konusunda emin olamadıysa hastayı bir Çocuk Kalp Hastalıkları Uzmanına yönlendirmelidir. Bazı durumlarda üfürümün masum olup olmadığını muayene ile ayırmak güç olabilir, bu durumlarda uygulanacak ekokardiyografi tanıyı kesinleştirmedeki en emin yöntemdir.

    Doğuştan Kalp Hastalıkları
    Çocuklarda en sık rastlanan kalp hastalığı grubunu oluşturan “doğuştan kalp hastalıkları”, hamileliğin erken dönemlerinde ortaya çıkan, bebek doğduğu andan itibaren kalbinde bulunan yapısal hastalıklardır. Her doğan 1000 bebekten yaklaşık olarak sekizinde doğuştan kalp hastalığı görülür. Anne, baba veya yakın akrabalarda doğuştan kalp hastalığı varsa doğacak bebekte risk daha yüksektir. Çok çeşitleri olmakla birlikte büyük kısmını kalp odacıklarını ayıran duvarlardaki delikler, kalp kapaklarındaki ve damarlardaki darlıklar oluşturur. Bazı durumlarda ise kalpteki bir odacığın, kapağın, damarın hiç gelişmemiş olması gibi daha ağır hastalıklar söz konusudur. Delikler büyüklükleri, sayıları ve yerleşim yerine göre; darlıklar yerleşim yerine ve hafif-orta-ağır darlık olmalarına göre birbirlerinden çok farklılık gösterirler.
    Ventriküler septal defekt (VSD), atrial septal defekt (ASD) ve duktus arteriozus açıklığı (PDA) bunlardan bazılarıdır. ASD kulakçıklar arasında, VSD ise karıncıklar arasında yer alan deliklerdir. PDA aort ile pulmoner arter (akciğer damarı) arasındaki açıklıktır. PDA kateter yöntemi ile veya cerrahi olarak kapatılabilir. Küçük deliklerin klinik olarak izlemi, geniş deliklerin ise kapatılması gerekir. Bunlardan uygun olanları ameliyata gerek kalmadan kateter yöntemi ile diğerleri ise cerrahi olarak kapatılır

    Doğuştan Kalp Hastalıkları Neden Oluşur?
    Doğuştan kalp hastalıkları hamileliğin çok erken dönemlerinde, organların henüz oluşmaya başladığı haftalarda oluşur. Büyük kısmında neden bilinmemektedir. Bir kısmının kalıtsal olduğu bilinmekle birlikte çok az hastalıkta genlerle ilişki gösterilmiştir. Bazı genetik hastalıklarda (Down sendromu, Turner sendromu gibi) doğuştan kalp hastalığı görülme riski yüksektir. Annenin hamileliğin ilk üç ayında bebeğe zarar verebilecek ilaçlar kullanması, kızamıkçık gibi bir enfeksiyon geçirmesi, radyasyona maruz kalması doğuştan kalp hastalıklarına neden olabilir. Çoğu zaman aile öyküsü araştırıldığında doğuştan kalp hastalığına yol açabilecek bir neden bulunamaz. Bu nedenle doğuştan kalp hastalıklarının kalıtsal nedenler ve çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıktığı genel olarak kabul edilir. Anne karnındaki bebekte kalp hastalığı olup olmadığı gebeliğin 18. haftasından itibaren “fetal ekokardiyografi” dediğimiz yöntemle araştırılabilir.

    Doğuştan Kalp Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?
    Doğuştan kalp hastalıklarının bir kısmında hiçbir belirti olmaz veya belirtiler çok hafiftir, ağır kalp hastalıkları ise ilk birkaç ay içinde, hatta ilk birkaç günde belirti verirler. Bebeklerde morarma, beslenme güçlüğü, emerken yorulma, hızlı soluk alıp verme, nefes darlığı, kilo alamama veya sık akciğer enfeksiyonu (zatürre, bronşit) geçirme gibi sorunlar bulunabilir. Daha büyük çocuklarda çabuk yorulma, çarpıntı, göğüs ağrısı ve bayılma görülebilir. Hafif hastalıklarda ise hastada hiçbir belirti yoktur, diğer nedenlerden dolayı doktora başvurulduğunda üfürüm duyularak tanı alırlar.

    Doğuştan Kalp Hastalıklı Çocukların İzlemi
    Doğuştan kalp hastalıklarının çok çeşitli oldukları ve hastalığa yönelik özel izlem gerektirebileceği unutulmamalıdır. Kalbin enfeksiyondan (infektif endokardit) korunması için bazı özel durumlarda çocuğun antibiyotik kullanması gerekir.
    Doğuştan kalp hastalıklı çocuklara tüm çocuklarda olduğu gibi yaşına uygun aşıların yapılması gerekir. Buna ek olarak, grip aşısı ve RSV aşısı gibi bazı aşılar da yapılabilir. Çocukların beslenmesi genellikle sağlıklı çocuklarda olduğu gibidir ve genel beslenme kurallarını içerir. Bazı özel durumlarda diyet gerekebilir. Çocuklar genellikle normal eğitimlerine devam ederler. Bazı hastalarda aktivite kısıtlaması gerekebilir.

    Kalp hastalıklı çocukların iyi durumda olduğunun belirlenmesi için düzenli olarak çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından izlenmesi gerekir. Genel olarak, ilk tanı aldığı dönemde ve ameliyat sonrası daha sık, izleyen yıllarda daha seyrek aralıklarla kontrolleri istenir. Çocuğa hastalığına bağlı olarak, izlemi sırasında göğüs filmi, elektrokardiyogram (EKG), ekokardiyografi (EKO) tetkikleri yapılabilir. Ayrıca tanıya yardımcı olması, hastanın ameliyat öncesi değerlendirilmesi veya uygun bulunan hastalarda ameliyata gerek kalmadan kateter yöntemi ile tedavinin sağlanması (deliklerin cihaz ile kapatılması, darlıkların balonla açılması gibi) amacıyla kalp kateterizasyonu/anjiyografi işlemleri yapılabilir.

  • Çocuklardaki doğumsal kalp hastalıkları nelerdir?

    Çocuklarda pek çok çeşit doğumsal kalp hastalığı görülebilir. Bu hastalıkların önemli bir kısmını, kalbin bölümlerini ayıran duvarlar üzerinde bulunan delikler oluşturur. Kulakçıklar veya karıncıklar arası duvarlarda bir veya daha fazla sayıda delik bulunabilir. Bir kısım hastalıklar ise kalp kapakçıklarında ve kalpten çıkan ana damarlarda darlık veya şekil bozukluklarıdır. Kalbin göğüs boşluğunda yerleşim anomalileri, kalp yapılarının veya büyük damarların ters yerleşimi, kapakçıkların, damarların veya kalp odacıklarının hiç gelişmemiş olması da rastladığımız anomalilerdendir. Bazen birden fazla bozukluk aynı hastada bulunabilir. Bunlara kompleks doğumsal kalp anomalileri diyoruz. Daha nadiren de doğumsal kalp kası hastalıkları görülebilir. Bunlar kalp kasının işlev bozuklukları, aşırı kalınlaşması veya yapı bozukluğu şeklinde olabilir.

    Çocuklardaki doğumsal kalp hastalıklarının belirtileri nelerdir ?

    Çocuklarda doğumsal kalp hastalıklarının belirti ve bulguları çok çeşitlidir. Hastalığın cinsine, dolaşımda ve kalpte oluşturduğu işlev bozukluğuna, çocuğun yaşına bağlı değişik belirtiler olabilir. Morarma, çabuk yorulma, sık nefes alma, çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı bu belirtilerin bazılarıdır. Morarma, özellikle yenidoğanda olmak üzere her yaşta önemli bir belirtidir. Ancak her kalp hastalığı morarma yapmaz. Küçük bebeklerde sık nefes alma, beslenirken çabuk yorulma, terleme, kilo almada gerilik, sık akciğer enfeksiyonları, kalp hastalığı belirtisi olabilir.Bazı kalp hastalıkları ise çocukta herhangi bir belirtiye yol açmaz, Örneğin kalpte küçük delikler, damar veya kapaklarda hafif veya orta dereceli darlıklar çoğu zaman muayene eden hekim tarafından kalpte üfürüm duyulması ile fark edilirler.

    Doğumsal kalp hastalıklarının teşhisi nasıl konuluyor?

    Hastanın öyküsü ve fizik muayenesinde elde edilen bulgular ile doğumsal kalp hastalıklarının bir kısmının tanısı konulabilirse de, şüphelenilen durumlarda , ekokardiyografi, elektrokardiyografi, rontgen, kalp kateterizasyonu gibi yöntemler ile ayrıntılı tanı konulabilir. Bazen MR-anjio, tomografi gibi yöntemler tanıda yardımcı olabilir. Doğumsal kalp hastalıklarında veya tek olarak görülebilen kalp ritm bozukluklarının araştırılmasında ise 24 saatlik Holter monitorizasyon, egzersiz testi ve elektrofizyolojik çalışmalar yapılabilir.

    Tedavide nasıl bir yol izleniyor?

    Doğumsal kalp hastalıklarının tedavisi hastalığın çeşidine, kalpte oluşturduğu bozukluğa ve hastanın yaşına göre değişiklikler göstermektedir. Kalp hastalıklarının bir kısmı tedavisiz izlenirken, bir kısmında ise cerrahi tedavi gerekebilir. Morarmaya ve ciddi belirtilere yol açan bazı hastalıklarda, örneğin damarların ters yerleştiği veya kapakların hiç gelişmediği durumlarda yenidoğan döneminde yapılan acil cerrahi tedavi hayat kurtarıcı olabilmektedir. Bir kısım kalp hastalıkları ise daha geç dönemde ameliyat gerektirebilir. Kalp yetersizliği olan hastalara ilaç ile tedavi verilir. Yapılacak tedavinin veya ameliyatın çeşidine ve zamanına hastanın klinik bulgularına ve gerektiğinde kateterizasyon bulgularına göre karar verilir. Bazı hastalıklar ise kalp kateterizasyonu sırasında ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Kalp kapaklarında belirli bir sınırın üzerinde darlık olan hastalarda kapaklar kalp kateterizasyonu sırasında balon ile genişletilebilmektedir. Kalbinde delik olan hastalarda ise deliğin yeri ve büyüklüğü uygun ise kateterizasyon işlemi sırasında özel cihazlarla kapatılabilmektedir. Bazı ameliyatlardan sonra uzun süreli ilaç alımı gerekebilir.

    Hangi hastalıklarda tam iyileşme mümkün ?

    Bazı hastalıklarda kendiliğinden zaman içinde düzelme görülebilir. Örneğin küçük olan bazı kalp delikleri kapanabilir. Ayrıca kalp kapaklarında darlık olan, özellikle pulmoner kapak dediğimiz kapakta darlık olup balon yöntemi ile darlığı giderilen hastalar tamamen düzelebilir. Aort damarında bulunan koarktasyon dediğimiz darlık da balon genişletme yöntemi ile düzelebilir. Kalp deliğinin yeri ve büyüklüğü uygun olan hastalar ameliyatsız yöntemle kateterizasyon sırasında kalp deliğinin kapatılması ile tamamen iyileşebilirler. Ameliyat ile düzeltilen birçok doğumsal kalp hastalığında tam iyileşme görülebilir. Anatomik olarak düzeltmenin mümkün olmadığı bazı kompleks ve ağır hastalıklarda ise palyatif ameliyatlar ile kısmen iyileşme sağlanabilir.

    Aileler tedaviden sonra nelere dikkat etmeli?

    İlaç ile tedavi edilen hastalarda ilaçların düzenli verilmesi ve kontrollerin düzenli yapılması önemlidir. Ameliyatlardan sonra da bazı hastalarda ilaç tedavileri gerekebilir. Bunlar kan sulandırıcı ilaçlar, kalp yetmezliğine yönelik veya ritm bozukluğunu tedavi eden ilaçlar olabilir. Ayrıca bir çok doğumsal kalp hastalığında hastayı ameliyat öncesi ve sonrasında endokardit dediğimiz kalbin iç yüzey enfeksiyonlarından korumak gerekir. Bu amaç için ailelere belirli cerrahi işlemlerden önce kullanılacak antibiyotiğin dozu ve kullanım şeklini belirten rehberler verilir.

    Çocuklardaki doğumsal kalp hastalıklarının önlenebilmesi için ailelerin alabileceği önlemler nelerdir?

    Gebelik sırasında alınan bazı ilaçlar, annenin geçirdiği enfeksiyonlar, ileri yaş gebeliği veya radyasyona maruz kalmak, bebek için zararlı olabilir. Akraba evliliklerinin olduğu durumlarda bazı genetik hastalıkların ve beraberinde kalp hastalıklarının görülme olasılığı artıyor.Bu durumların önlenmesi bazı kalp hastalıklarını önleyebilirse de doğumsal kalp hastalıklarının büyük bir kısmının sebebi bilinmemektedir. Bu hastalıkların pek çoğu doğumdan önce fetal ekokardiyografi, yani anne karnında bebeğin kalbinin incelenmesi ile saptanabiliyor. Anomaliler tespit edildikten sonra buna uygun tedaviler planlanabiliyor, ya da tedavisi mümkün olmayan ağır kalp hastalıkları varlığında gebeliğin sonlandırılmasına karar verilebiliyor. O halde risk faktörlerinden mümkün olduğunca uzak durmak ve düzenli gebelik izlemi bu konuda önemli olabilir.

  • Çocuk ve bebek kalp hastalıklarında beslenme ve spor

    Çocuk ve bebek kalp hastalıklarında beslenme ve spor

    Doğuştan kalp hastalıkları olan bebeklerin boyları genelde normal olmakla beraber kilo almaları daha yavaş olmaktadır. Kalp sorunu olan bebeklerde anne sütü veya mama ile beslenme yeterli olabilir. Ancak beslenme yönteminde biraz esnek davranarak anne sütü veya mama ile besleniyor olsalar bile ek kaloriye gereksinimleri olabiliyor bebeklerinizin..

    Akdeniz mutfağı tipinde beslenme alışkanlığının çocukluk yaşlarından itibaren başlatılması çok önemli. Yeşil sebze ve meyve ağırlıklı, beyaz et ve balık eti bakımından zengin, zeytinyağının tercih edildiği, karbonhidratların makul derecede tutulduğu diyet, çocuğunuzun erişkin yaşlarda da sağlıklı bir kalbe sahip olmasına yardımcı oluyor.

    Kırmızı et kolesterolce yüksek olduğundan haftada en fazla 2 gün gibi sınırlı tüketilmelidir. Diğer günler derisi alınmış ve özellikle de göğüs bölgesini içeren tavuk eti ve kalbi korumada etkili olduğu bilinen omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olan balıklar tercih edilmeli ve tüketilmelidir. Ancak balık, tavuk eti ve kırmızı etin pişirilme yöntemleri de önemlidir. Bunlar kesinlikle kızartma olmamalı, haşlama, buğulama veya ızgara tercih edilmelidir.

    E ve C gibi antioksidan vitaminlerin de kalp sağlığına olan olumlu etkileri bildirilmektedir.

    Çocukların beslenmeleri erken yaşlarda kontrol altında tutulmalı ve ailede kalp hastalığına bağlı erken ölüm varsa gerekli kan testlerine erken yaşlarda başlanması uygun olacaktır.

    Uzun süre bilgisayar veya televizyon karşısında fast-food tarzı yiyecekler ve yağ-karbonhidrat açısından zengin diyetler obezite oranını arttırdığı gibi kalp hastalıklarına da yol açmaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri yapılarak bu tip beslenmeden kaçınarak başta yürümek olmak üzere hareketsizliğe son verip kalp hastalıklarına zemin hazırlayacak obezite riskinden kurtulmuş oluruz.

    Spor bir yaşam biçimi olarak küçük yaştan itibaren çocuklara benimsetilmelidir. Küçük yaşlardan itibaren spor yapanlar, yaşlandıklarında da spora daha rahat bir biçimde devam etmektedirler. Kalp atışlarını aniden arttıran ve yüksek efor gerektiren tenis, koşma gibi sporlardan uzak durulmalıdır. Yürüyüş yapmak zayıflamaktan öte, vücuttaki stresi azaltmaya da yaramaktadır. Yürüyüşle kan yağları düşüyor, yararlı kolesterol denen HDL yükseliyor hatta düzenli yürüyüşlerle tansiyonu bile kontrol altına almak mümkün olabiliyor.

    Sonuçta, hangi yaşta olursa olsun kalp sağlığını korumada ve kalp hastalıklarında doymuş yağları içeren katı yağların tüketimi sınırlanırken, kolesterol oranı en düşük zeytinyağı ile beslenme ön planda tutulması gerekmektedir. Bunun yanısıra bol yeşil yapraklı sebze ve meyve tüketilirken yürüme ve yüzme gibi sporlar ile hareketsiz yaşam terkedilecektir.

    Kalp hastalığı olan çocuklarda çeşitli beslenme yöntemleri ve alınan besinlerdeki kalori miktarlarının arttırılması konusunda bir uzman diyetisyen ile görüşülerek bilgi alınabilir.

  • Sağlıklı bir çocuk kalbi için anne babaların dikkat etmeleri gereken detaylar nelerdir?

    Sağlıklı bir çocuk kalbi için anne babaların dikkat etmeleri gereken detaylar nelerdir?

    Doğuştan kalp hastalıklarını önlemek için anne adaylarının özellikle kızamıkçığa karşı aşılamalarını yaptırmaları; gebelikte ilaç, sigara, alkol kullanmamaları ve röntgen filmi çektirmemeleri, yüksek risk taşıyanlarda genetik danışma olanaklarının kullanılması gerekmektedir

    Anne ve babaların bebeklerin doğumdan sonraki rutin izlemlerini düzenli yaptırmaları kalp sağlığı açısından önemlidir çünkü çocuk hekimi belirtileri farkettiği zaman hastayı çocuk kardiyoloji uzmanına yönlendirmektedir. Bunun yanısıra çocukları infeksiyonlardan koruma, aşıların düzenli yapılması, iyi beslenme ve bakım kalp hastalıklarından korunmada önemli olmaktadır.

    Çocuklarda büyüme ve zihinsel gelişim hamileliğin başladığı andan itibaren besinlerden büyük ölçüde etkilenmektedir. İyi beslenme aynı zamanda kalp sağlığı için çok önemlidir. Gelişmekte olan toplumlarda özellikle beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler ve fast-food ağırlıklı beslenme tipleri nedenleri ile kalp hastalıklarına yakalanma yaşı gittikçe düşmektedir. Dengesiz beslenme çok küçük yaşlarda şişmanlığa, anormal kolesterol düzeylerine ve yüksek tansiyona yol açabilmektedir. Hiperkolesterolemi, çok nedenli metabolik bir bozukluk olup, hastalık genetik faktörlerin yanısıra diyet ve fiziksel aktivite gibi çevresel faktörlerden çok etkilenip ortaya çıkmaktadır. Kanda kolesterol yüksekliği ateroskleroz (damar sertliği) için risk faktörüdür ve bu hastalık daha çocukluk çağında başlamaktadır.

    Yeşil sebze ve meyve ağırlıklı, beyaz et ve balık eti bakımından zengin, zeytinyağının tercih edildiği, karbonhidratların makul derecede tutulduğu bir diyet ile beslenme alışkanlığının çocukluk yaşlarından itibaren başlatılması hem çocukluk çağında ve hem de erişkin yaşlarda sağlıklı bir kalbe sahip olunmasına yardımcı olmaktadır.

    Normal kilonun üstünde olan bir çocuğun fiziksel etkinliklere katılması sağlanmalıdır. Uzun süreli bilgisayar oyunlarını oynama ve televizyon izleme gibi çocuğu hareketsiz kılan durumlarda obezite daha çok oluşmakta ve bu durum da kalp hastalıkları için zemin hazırlamaktadır.

    Anne ve babaların çocuklarının ağız hijyenine önem vermesi, yumuşak diş fırçaları ile dişlerin fırçalanması alışkanlığını öğretmeleri ve sağlıklı insanlarda dahi %1-2 oranında kana mikrop karışmasına olanak sağlayan ciklet ve benzeri şeylerin çiğnenmesi ile ağız içerisinde oluşacak küçük yırtıkların oluşmasına engel olmaları gerekmektedir.

  • Bebeklerde kalp hastalıkları belirtileri nedir?

    Bebeklerde kalp hastalıkları belirtileri nedir?

    Bebeklerde kalp hastalıkları hangi belirtilerle ortaya çıkıyor? Anne babaların özellikle dikkat etmeleri gereken noktalar nelerdir?

    Bebeğinizde morarma, sık nefes alıp verme, solunum zorluğu ve beslenme güçlüğü varsa nedeni morarma ile seyreden doğuştan kalp hastalığı olabilir. Bunlar hayatın ilk günlerinde görülmekte olup acil olarak çocuk kalp hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Bu grup hastalıklarda erken tanı ve erken ameliyat hayat kurtarıcı olmaktadır.

    Bebeğinizde beslenme süresinin ortalama 20 dakikadan daha uzun sürmesi, beslenirken yorulması ve nefes nefese kalması, özellikle saçlı deride olmak üzere aşırı terlemesi ve yeterli kilo alamaması doğuştan kalp hastalığına bağlı kalp yetmezliğini düşündürmelidir. Acil olarak hastalığın tanısı ve kalp yetmezliğinin tedavisinin verilmesi gerekmektedir.

    Özellikle yenidoğan dönemini aşmış bebeğinizde sık nefes alıp verme ile birlikte solunum zorluğu, çok sık akciğer infeksiyonu geçirmesi, aşırı terleme, beslenme güçlüğü ve kilo almada yetersizlik varsa kalp odacıkları arasındaki bölmelerde geniş deliklerin olabileceği düşünülerek tanı konulması amacı ile çocuk kalp hastalıkları uzmanına başvurulması gerekmektedir.

    Küçük çocularda çabuk yorulma, beslenme bozuklukları, huzursuzluk, terleme, solunum bozuklukları ve gece uykudan aniden uyanarak uzun çığlıklar atması; daha büyük çocuklarda eforla yorulma ve efor sonrası ortaya çıkan bayılma atakları, nöbet benzeri belirtiler, halsizlik, başdönmesi, çarpıntı ve göğüs ağrısı kalpte ritm ve ileti bozukluklarının haberci bulguları olabilmektedir.

  • Çocuklarda görülen kalp hastalıkları!

    Çocuklarda görülen kalp hastalıkları!

    Çocuklarda en çok hangi kalp hastalıkları görülmektedir? Bu hastalıklar hangi dönemlerde ortaya çıkmaktadır? Bu hastalıkların belirli oluşum nedenleri varmıdır?

    Çocuklarda görülen kalp hastalıklarını üç ana başlık altında inceleyebiliriz. Bunlar; doğuştan kalp hastalıkları, sonradan oluşan (edinsel) kalp hastalıkları ve ritm ve ileti bozukluklarıdır.

    Doğuştan kalp hastalıkları, en sık rastlanılan doğuştan anomaliler olup doğan her 1000 çocuktan 8’inde kalp hastalığı görülmektedir. Bu da canlı doğumların ortalama %1’i olmaktadır. Ülkemizde her yıl ortalama 12000-13000 bebek kalp hastası olarak doğmaktadır.

    Doğuştan kalp hastalıkları doğum öncesi anne karnındaki bebeğin organlarının gelişimi sırasında ortaya çıkan hastalıklardır. Bu hastalıklar, kalbin kulakçık veya karıncıkları arasında bulunan bölmelerdeki delikler, kalbe gelen ve kalpten çıkan damarların anormal pozisyonları, ana damarların kapakçıklarındaki ve kulakçık ile karıncıkları birbirlerine bağlayan kapaklardaki darlık ve yetmezlikler, kalp kasını besleyen koroner damarlardaki anomaliler veya yukarıda sayılan anomalilerin birlikte bulunduğu daha ciddi ve kompleks hastalıklardır. Çocuklarda en çok görülen kalp hastalıkları doğuştan kalp hastalıklarıdır.

    Sonradan oluşan (edinsel) kalp hastalıkları arasında en sık görüleni romatizmal kalp hastalıklarıdır. Sıklıkla 5-15 yaş grubu çocuklarda üst solunum yolundan giren A grubu beta hemolitik streptokokların romatizma yapıcı türünü alan çocuklarda eklem bulgularının yanısıra %50 olguda boğaz infeksiyonundan 2-4 hafta sonra kalp kapakları, kalp kası ve bazen de ek olarak kalbin dış zarı etkilenerek kalıcı kalp hastalığı oluşmaktadır.

    Edinsel kalp hastalıklarının oluşmasında özellikle süt çocukluğu döneminde görülen viral üst solunum yolu infeksiyonlarında, kabakulak, kızamıkçık ve suçiçeği gibi hastalıklarda da kalp kası ve kalp zarı etkilenebilmektedir. Edinsel kalp hastalıklarından daha seyrek olarak görülen Kawasaki hastalığı 5 yaş altı çocuklarda koroner damarları tutan bir hastalık olup 5 günden fazla süren ateş ve döküntü olduğunda bu hastalık düşünülmelidir.

    Ritm ve ileti bozuklukları, kalbin elektriksel sisteminde anormal yavaşlama, duraklama veya hızlanmalarla belirlenen kalp atım bozukluklarıdır. Bu gibi ritm bozuklukları çocuklarda, erişkinlerde olduğu kadar sık değildir. İyi huylu ritm bozuklukları olabildiği gibi; kalp yetmezliğine, bayılma ve hatta ani ölüme yol açabilecek ritm bozuklukları çocukluk çağında görülebilmektedir. Bunlar sıklıkla doğuştan kalp hastalıklarına veya bu hastalıklar nedeni ile geçirilmiş kalp ameliyatlarına bağlı olabilmektedir. Ritm bozuklukları bazen de bilinen herhangi bir nedene bağlı olmadan da ortaya çıkabilmektedir. Çabuk yorulma, halsizlik, huzursuzluk, aşırı terleme, bebeklerde iyi beslenememe ve özellikle gece uyku bozuklukları mevcut bir ritm ve ileti bozukluğunun belirtileri olabilmektedir.

    Doğuştan kalp hastalıklarının çoğunda hastalığın nedeni bilinmemektedir. Hamilelik döneminde kullanılan bazı ilaçlar, alkol ve uyuşturucu, röntgen ışınlarına maruz kalma bebekte risk faktörü olabilmektedir. Annenin insülin bağımlı diyabetik olması kalp hastalığı görülme sıklığını ortalama 5 kat daha arttırırken, bazı bağ dokusu hastalıkları da kalpte ileti bozukluklarına neden olabilmektedir. Gebeliğin ilk üç ayında, özellikle kızamıkçık gibi bazı viral infeksiyonların geçirilmesi kalpte yapısal bozukluklara neden olurken, bu gibi virüslerin son üç ayda alınması kalp kasında bozukluklara yol açabilmektedir. Bazı kalp hastalıklarının oluşmasında kalıtım sorumlu tutulurken, bazı kromozom bozukluklarında (Down sendromu, Trizomi 13 ve Trizomi 18 gibi) doğuştan kalp hastalıkları çok daha sık görülmektedir. Ailede bir bebekte doğuştan kalp hastalığı varsa doğacak diğer kardeşlerinde de kalp hastalığı oluşma riski ortalama %2 olarak bilinmektedir. Annenin doğuştan kalp hastalığı olmasında da doğacak bebeğinde kalp hastalığı oluşması yine aynı oranda risk faktörü olabilmektedir.

  • Çocuklarda ekokardiografi’nin önemi: kime ekokardiografi ??

    Doğuştan kalp hastalıkları aile, toplum ve çocuk için çok önemli bir risk oluşturmaktadır. Bu hastalıklardaki bulgular, anne karnındaki hayatın ilk günlerinden itibaren ortaya çıkabileceği gibi, doğumda yada çok ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Hayatı tehdit eden morarma ilk semptom olabileceği gibi, 30’lu yaşlardaki kalp çarpıntısı ilk bulgu olabilir. Yada en kötüsü o güne kadar hiç bir yakınması olmayan bir çocukta spor sırasında ani ölümle karşımıza çıkabilir. Bu esasında gazetelerdeki magazin haberlerinin ötesinde önlenebilir bir durumdur.

    Günümüzde Doğuştan kalp hastalıklarının tanısı ve tedavisi anne karnından itibaren yapılabilmektedir. EKOKARDİOGRAFİ ile hastalıkların tanısını koymak ve gerekiyorsa tedaviyi yönlendirmek son derece kolay ve güvenilirdir. Bu kadar önemli bir tetkikin herhangi bir zararının olmaması, kolay ulaşılabilir olması da çok önemli artılarıdır.

    Peki Ekokardiografi kimlere yapılmalıdır ?
    Fetal Ekokardiografi (FETAL EKO) anne karnında 18 haftadan itibaren yapılabilmektedir. Bir çok Avrupa ülkesinde her gebeye bu tetkik yapılmakla birlikte, ülkemizde şüphelenilen yada riskli gebeliklere, yada aile isteğiyle yapmaktayız. Özellikle bu tetkikin önemi kavrandıkça ve ailelerden istek arttıkça tetkik sayısı artmaktadır. Bu tetkik sayesinde kalp hastalıklarının anne karnında tanısı ve gerekiyorsa tedavisi rahatlıkla yapılabilmektedir.

    Peki çocuklarda ekokardiografiyi kimlere yapalım.?. Zaten çocuk hekimleri kalpte herhangi bir ses (üfürüm) duyduklarında ekokardiografi istemektedirler. Bunun dışında morarma, çarpıntı, göğüs ağrısı ve bayılma gibi semptomları olan, erken doğmuş, ailede kalp hastalığı olan çocuklarda mutlak tetkik istenmelidir. Spor yapacak olan her çocukta Eko yapılmalıdır çünkü gizli kalan ve hiçbir muayene bulgusu vermeyen hastalıklar sporda ciddi sorun oluşturur ve ani ölümlere yol açar. Bir çok ülkede Eko yapılmadan spor izni verilmemektedir…Peki acaba bunlar yeterlimidir.?. Kliniğimizde yüzlerce hasta vardır ki 30’lu 40’lı yaşlara gelmiş, kalplerinde 2-3 cm delikle dolaşan ve o güne kadar maalesef tanı almamış yada ailesel kalp hastalığını mayın gibi taşıyor ama farkında değil. Bu hastalara bu yaştaki yapılacak tedavilerde sonuçlar ne yazık ki pek başarılı değildir. Bu hastalarda da görüldüğü gibi doğuştan kalp hastalıkları kolayca gözden kaçabilmektedir.
    Tüm bunlar göz önüne alındığında normal bir çocuk takibinde ayrıntılı bir kardiyak değerlendirmenin önemi açıktır ama bu değerlendirmelerde tek başına muayene çoğu zaman yetmemektedir.

    Günümüz koşullarında bir Pediatrik Kardiyoloğa kolaylıkla ulaşılabilmekte ve uzman hekim EKOKARDİOGRAFİ ile kalp hastalığı olup olmadığını rahatlıkla söyleyebilmektedir. Bu sayede tüm doğuştan kalp hastalıklarına her aşamada rahatlıkla tanı koymaktayız ve her yaşta tedavi edebilmekteyiz. Bu tedavilerde de doğru zamanlama ile hastalara normal ve sağlıklı bir yaşam sunabilmekteyiz. Bu nedenlerle her çocuğa hayatının ilk yılında bir kez Ekokardiografik değerlendirme yapmak son derece değerli ve faydalıdır. Ben inanıyorum ki bebeklere ilk yıllarında yapılan rutin değerlendirmelerin (hemogram, idrar, işitme testi, kalça çıkığı vb) içine ekokardiografide girmelidir ve yakında da girecektir.

  • Üfürüm nedir ? Masum üfürüm

    Üfürüm nedir ?

    Kalbin muayenesi sırasında, dinleme aleti ile kalp dinlenirken normal kalp sesleri dışında, akan kanın çıkardığı uğultuya üfürüm denir. Üfürümlerin bir çok çeşidi vardır. Tamamen zararsızları olduğu gibi, hafif veya ağır kalp hastalığı bulgusu da olabilir. Üfürüm kalp hastalıklarının bulgularından sadece bir tanesidir. Üfürüm duyulan kişilerin kalbi tamamen normal olabildiği gibi, bazı kalp hastalıklarında hiç üfürüm olmayabilir.

    Masum üfürüm nedir ?

    Üfürüm sağlıklı çocuklarda bile %30-40’ında duyulabilir. Genellikle 3-8 yaş arası çocuklarda sıklıkla duyulmasına karşın her yaşta bulunabilir. Genellikle ateş, kansızlık ve heyecan gibi kalbin hızlı çalışmasına neden olan durumlarda üfürüm şiddeti artar. Bu nedenler ortadan kalktığında üfürüm azalır veya kaybolur. Ayrıca vücut pozisyonu ve solunumla da değişebilir. Hastaların çoğunda üfürüm bir ateşli hastalık nedeniyle doktora gittiklerinde farkedilir. Bununla birlikte, kalp hastalıkları ile ayırıcı tanısının yapılması gereklidir. Sıklıkla masum üfürümler kalp hastalığı zannedilebildiği gibi, bazen de organik kalp hastalıkları masum üfürüm zannedilerek tanı ve tedavide gecikmeye yol açarlar.

    Masum üfürüm tedavi gerektirir mi ?

    Hiçbir tedavi gerektirmez. Birçok çocuk kardiyoloji merkezi, ekokardiyografi dahil tam bir kalp muayenesi yapıldıktan sonra, eğer hiçbir problem bulunmaz ise izlemeyi gereksiz görmektedir.

    Masum üfürümü olan çocuklarda dikkat edilecek noktalar varmı ?

    Her sağlıklı çocukta dikkat edilecek noktalar dışında hiçbir şeye dikkat etmek gerekli değildir. Her çocuğun yaptığı gibi beden eğitimi veya sportif aktiviteleri kısıtlamasız yapmalıdır.