Etiket: Kalp

  • Çocuklarda çarpıntı olur mu?

    Çocuklarda çarpıntı olur mu?

    Çarpıntı ne demek?

    Çarpıntı kişinin kendi kalp atımlarını hızlı, düzensiz veya güçlü kalp atımları şeklinde hissetmesidir. Çocuğun çarpıntı hissettiği andaki kalp hızı yaşına göre olması gereken normal aralıklarda değilse bu şikâyeti anlamlı kabul edilerek değerlendirilmelidir.

    Her çarpıntı bir hastalık işareti midir?

    Heyecanlanma, üzülme, öfkelenme ve stres anlarında, ateşli durumlarda ve egzersiz sırasında kalp atışlarımızı daha fazla hissedebiliriz. Fizyolojik veya normal kabul edilen bu gibi durumlarda çarpıntı hissedilmesinin nedeni genellikle kalbin normalden daha hızlı ve güçlü pompalama yapmasıdır.

    Hangi çarpıntılar daha önemlidir?

    Tarif edilen çarpıntılar aniden başlayıp aniden sonlanıyorsa, beraberinde bulantı hissi, baş dönmesi, göz kararması, göğüs ağrısı, halsizlik ve bayılma şikâyetleri varsa hastada ciddi bir ritim bozukluğu olabileceği unutulmamalıdır. Bu hastalarda uykuda, yüzerken, ani/beklenmedik seslerle veya egzersiz yaparken bayılma dikkat çekicidir. Ailesinde 35 yaşından önce ani ölüm olan hastalarda da hayatı tehdit edebilen ritim bozukluğu olma ihtimali yüksektir.

    Ritim bozukluğu nedir?

    Kalpte yapısal bozukluk olsun ya da olmasın kalbin kasılmasını ve gevşemesini düzenleyen elektriksel ileti sistemindeki tüm bozukluklar ritim bozukluğu olarak adlandırılmaktadır. Basit sinüs taşikardisinden, çok ciddi ve hayatı tehdit eden ventriküler taşikardiye (karıncıklardan kaynaklanan taşikardi) kadar birçok ritim bozukluğu tipi vardır.

    Çocuklardaki çarpıntı sebepleri

    Yukarıda bahsi geçen ve hastalık olarak kabul edilmeyen çarpıntının fizyolojik nedenleri dışında, kafeinli yiyecek ve içecekler (çay, kahve, çikolata, kola, enerji içecekleri), sigara, alkol, kokain, bazı diyet ilaçları, tiroid bezinin normalden fazla çalışması (hipertiroidi), kansızlık, derin nefes alıp verme, kan şekeri düşüklüğü, ilaçlar (tiroid hormonları, astım, hipertansiyon, grip, depresyon, ritim düzenleyici ilaçların bazıları), kalp hastalıkları ve kalp ritim bozuklukları çocuklarda görülen başlıca çarpıntı nedenleridir.

    Çarpıntısı olan çocuklarda yapılması gereken tetkikler

    Çarpıntı ile gelen her çocuğa öncelikle elektrokardiyografi (EKG) çekilerek kalp ritmi incelenmelidir. Özellikle hasta doktora ya da hastaneye ulaştığında çarpıntı şikâyeti devam ederken çekilecek EKG’nin tanısal değeri fazladır. Maalesef hastaların çoğunda EKG çekilene kadar çarpıntı geçtiği için EKG çekilse bile çoğunlukla normal bulunur. EKG çekilmesi mümkün değilse olay anında çocuğun bir dakikalık nabız sayısının belirlenmesi ve kan basıncının ölçülmesi de tanıya yardımcı olabilir.

    Ayrıca çocuğun şikâyetine göre bazı ileri tetkikler planlanabilir. Bunlar ekokardiyografi (EKO), 24 saatlik Holter ile EKG izlemi, anlık olay kaydediciler, eforlu EKG (egzersiz) testi ve elektrofizyolojik çalışma olarak sayılabilir.

    Çarpıntısı olan çocuklar için öneriler ve tedaviler

    Bu hastalar çay, kahve, kola, çikolata, sigara, stres (gerilim) ve uykusuzluktan kaçınmalıdırlar. Tiroid, astım, grip ve depresyon ilaçları gibi çarpıntı ile ilişkisi gösterilmiş ilaçları doktor kontrolünde kullanmalıdırlar.

    Çarpıntı atağı sırasında çocuk sakinleştirilerek uzandırılmalı, derin nefes alması ve ıkınması sağlanmalıdır. Bu hastaların boyundaki atar damarına tek taraflı masaj yapılması (sadece büyük çocuklarda) veya yüzünün buzlu-soğuk suyla yıkanması çarpıntıyı sonlandırabilmektedir. Buna rağmen çarpıntı şikâyeti devam ediyorsa hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeli ve oraya ulaşır ulaşmaz da EKG çekilmelidir.

    Bayılmaya neden olan ritim bozukluklarının ani ölümle sonuçlanabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle çarpıntı şikâyeti olan çocuklar Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

    Çarpıntının tipine göre bu hastaların bir kısmı ilaç tedavisi verilmeksizin izlenirken, bir kısım hastaya ise tekli veya çoklu ritim düzenleyici ilaç başlamak gerekebilir. Ayrıca çocuklarda çarpıntı yapan bazı ritim bozukluklarının kalp kateterizasyonu ve elektrofizyolojik çalışma sırasında sıcak veya soğuk yakma metotlarıyla kesin olarak tedavisi de mümkündür.

  • Bayılma (senkop) nedir?

    Bayılma (senkop) nedir?

    Bayılma, beyin kanlanmasındaki geçici ve yaygın azalmaya bağlı gelişen ani bilinç ve kas gücü kaybı olarak tanımlanmaktadır. Çocukluklarda acil servise başvuruların %1’ini oluşturmaktadır. En sık 15-19 yaş grubunda olmak üzere çocuklarda %15-25 oranında görülmektedir.

    Yirmi yaşın altındaki erkeklerin %20’sinin, kızların da yarısının en az bir kez bayılma atağı geçirdiği bildirilmiştir. Bu atakların beş yıl içinde tekrarlama riski de %33 ile %51 arasındadır. Bu sıklık ve tekrarlamalar ile yaşanabilecek kafa travmaları ve hayatı tehdit eden kalp kaynaklı altta yatan hastalıklar bayılmanın önemini artırmaktadır.

    Çocuklarda bayılmanın sebepleri

    Çocuklarda kalp hastalıkları ile ilişkili bayılma yetişkinlerden daha az sıklıkta görülmektedir. Özellikle ani pozisyon değişikliği, uzun süre ayakta durma, kızgınlık, ağrı, korku gibi tetikleyici bir durum sonrası vücuttaki kanın uygunsuz şekilde bacaklarda göllenmesine bağlı kan basıncı düşüklüğü ve bununla ilişkili beyin kanlanmasındaki azalma sonrası gelişen bayılma (vazovagal senkop) çocuklarda daha sıktır. Bunun dışında kalp ritim bozuklukları, yapısal kalp hastalıkları, migren, havale, beyin damar hastalıkları, kan şekeri ve elektrolit bozuklukları ya da psikiyatrik rahatsızlıklar da çocuklarda bayılmaya neden olabilir.

    Bayılma tanısı

    Çoğunlukla iyi bir klinik öykü ile bayılma tanısı konulabilmektedir. Ancak, tanı koydurucu objektif bulgu olmaması yaklaşım, tedavi ve izlemde sorunlara neden olmaktadır. Buna ek olarak ailelerde çocuklarında ciddi bir sinir sistemi ya da kalple ilişkili hastalık olabileceği korkusu ve bu hastaları karşılayan hekimlerin altta yatan ciddi bir hastalığa tanı koyamama endişesi nedeniyle, ayrıntılı incelemelerin yapılması gerekmektedir.

    Bayılma nedeniyle getirilen çocuklarda sık kullanılan kan testleri, akciğer röntgeni, elektroensefalografi (EEG) ve beyin tomografisi gibi tetkiklerin tanısal değerinin oldukça sınırlı olduğu bildirilmiştir.

    Ancak, Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından yapılacak ayrıntılı öykü, fizik muayene, elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) ile çocuklukların çoğunda bayılma nedeni belirlenebilir ve özellikle ani ölüm riski taşıyan kalp hastalıklarının olmadığı gösterilir. Böylece ailelerin endişeleri de ortadan kaldırılabilir.

    Nadiren bayılmanın tanısı için eforlu EKG (stres testi), uzun süreli EKG kaydı veya eğik masa (tilt table) testi gibi ileri tetkikler gerekebilir.

    Bayılmada tedavi

    Hayatı tehdit eden hastalıkların olmadığı gösterildikten sonra hastanın bayılma tipine bağlı olarak diyet (özellikle su içilmesi), egzersiz ve/veya ilaç tedavisi önerilebilir.

    Eğik masa (tilt table) testi : Yatay pozisyonda hastanın kan basıncı ve kalp hızı kaydedilir. Sonra üzerinde yatan çocuk ile beraber masa 60-80 derece açıyla kısmen dik pozisyona getirilir. Bu pozisyonda 45 dakika boyunca 5 dakikada bir hastanın kan basıncı ve kalp hızı izlemi yapılır.

  • Çocuklarda görülen göğüs ağrısının nedenleri nelerdir?

    Çocuklarda görülen göğüs ağrısının nedenleri nelerdir?

    Erişkinlerde karşılaşılan göğüs ağrısında ilk akla gelen kalbe bağlı nedenlerdir. Çocuklarda ise kalp hastalığından kaynaklanan göğüs ağrısı oldukça nadirdir. Buna rağmen, göğüs ağrısının bazı belirtileri, özellikle de ani ölüm ihtimali çocuklarda ve ailelerinde korku ve endişeye yol açar. Ancak çocukluk yaş grubunda ani ölüm, özellikle de ani kardiyak ölüm nadirdir.

    Çocukluk yaş grubunda göğüs ağrısı en sık 11-13 yaşları arasında görülür. Kız ve erkek çocuklarda genellikle aynı oranlardadır. Çocuklarda göğüs ağrısı sık karşılaşılan genel bir problem olmasına rağmen, bu ağrılar iyi huyludur. Ancak bu ağrıları geçirmek güçtür ve sıklıkla tekrarlayabilirler. Ayrıca çocuğun hayatını değiştiren etkileri vardır, öyle ki göğüs ağrısı olan çocukların yarısı hastalık esnasında okuldan geri kalır, çoğu da göğüs ağrısı nedeniyle aktivitelerini kısıtlar.

    Göğüs ağrısı nedenleri

    Göğüs kafesinin yapısı dolayısıyla kas-iskelet sistemi (kaslar, tendonlar, bağlar, kıkırdaklar ve kemikler), solunum sistemi, kalp-damar sistemi, mide-barsak sistemi ve sinir sistemine ait çeşitli hastalıklar göğüs ağrısına neden olabilir. Bu nedenle göğüs ağrısını değerlendirirken ayrıntılı öykü ve ağrıya neden olabilecek organ ve sistemlerin tam muayenesi büyük önem taşır. Göğüs ağrısına eşlik eden çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma gibi yakınmalar ya da muayenede kalp üfürümü duyulması kalple ilişkili nedenleri akla getirir. Bu hastalara elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) gibi ek testlerin yapılması kalple ilişkili nedenleri ortaya koymak için önemlidir.

    Göğüs ağrısında tedavi ve izlem

    Tedavinin esasını hastanın ve ailesinin şüphelerinin giderilmesi oluşturur. Ağrının tekrarlayabileceği bilinmeli ve bundan dolayı hastalar Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından takip edilmelidir. Göğüs ağrısına neden olan hastalık saptanırsa tedavi, saptanan bu nedene göre planlanır.

  • Üfürüm nedir ?

    Üfürüm nedir ?

    Kalp üfürümü nedir?

    Kalp üfürümü kalp atımları arasında duyulan basit gürültü sesleri olarak tanımlanmaktadır. Doktor, kalp muayenesinde “lub-dub”, “lub-dub”, “lub-dub” şeklindeki kalp seslerini duyar. Çoğu zaman, lub ve dub ile dub ve lub sesleri arasındaki sürede başka ses duyulmaz. Sessiz olması gereken bu dönemlerde duyulan herhangi bir ses üfürüm olarak adlandırılmaktadır. Üfürüm kelimesi rahatsız edici olmasına rağmen, üfürümler son derece yaygındır ve genellikle sağlıklı bir kalbin kan pompalama sesleri şeklinde normaldir.

    Masum üfürümler

    Okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda duyulan kalp üfürümleri genellikle endişe verici değildir, hiçbir özel bakım gerektirmez ve bu sesler zamanla kaybolur. Çocuklardaki bu seslere “normal” ya da fonksiyonel veya masum kalp üfürümleri denilmektedir.

    Çocuğunuzda böyle bir üfürüm varsa, muhtemelen bir ve beş yaşları arasındaki rutin muayene sırasında tespit edilmiştir. Doktor bu sesin “normal” bir kalp üfürümü olup olmadığını belirlemek için çocuğunuzu dikkatli bir şekilde dinleyecektir. Ancak bu sesten emin olmak için bir Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanına danışmak daha uygun olacaktır.

    Bebeklerde kalp üfürümü duyulması

    Doğumdan itibaren yaşamın ilk altı ayında duyulan üfürümler ise işlevsel ya da masum olmayıp büyük olasılıkla hemen bir Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından değerlendirilmeyi gerektirir. Kalbin kan toplama (kulakçıklar) ve pompalama (karıncıklar) odaları arasındaki deliklerin (septal defektler) ya da kalpten çıkan büyük kan damarları (aort ve akciğer atardamarları) arasındaki anormal bağlantıların bu üfürümlerin sebebi olabileceği unutulmamalıdır. Bu bebeklerde maviye dönen cilt rengi değişiklikleri (morarma), solunum veya beslenme güçlükleri, büyüme gerilikleri de görülecektir. Bu nedenle elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) gibi ek testlerin yapılması gerekmektedir. EKG kalbin elektriksel uyarı ve ileti sistemi hakkında fikir verirken, ses dalgalarını kullanarak yapılan EKO kalbin yapısı hakkında ayrıntılı bilgi verir.

    Testlerin normal çıkması durumunda bebekteki ek kalp sesi masum üfürüm olarak adlandırılabilir, ancak Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanınız bebeğinizi gelişim dönemi boyunca takip etmeye devam edecektir. Çünkü sağlıklı bebeklerde anne karnında olan, ancak doğumdan sonraki yakın zamanda kapanması gereken açıklıkların Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından izlemi önemlidir. Aksi halde kaçırılacak tedavi zamanlaması sonucunda düzeltilmesi çok zor durumlarla karşılaşılabilir.

    Tedavi

    Masum üfürüm tanısı konulan çocuklar bir Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından takip edilse dahi bu durum spor ve diğer fiziksel faaliyetler için herhangi bir kısıtlama gerektirmez.

    Masum üfürüm genellikle ergenliğin ortalarında kendiliğinden kaybolur. Bu üfürümlerin neden duyulduğundan çok nasıl kaybolduğu hala bir bilinmeyendir. Bu üfürümlerin aynı uzmanın yaptığı bir muayenede daha yumuşak, diğer bir muayenede daha gürültülü duyulması çocuğun farklı kalp hızları ile açıklanabilir. Ancak sonuç olarak, büyük olasılıkla bu üfürümler zamanla kaybolacaktır.

    Kalp üfürümü nedeniyle yapılan tetkikler sonucunda, kalp rahatsızlığı tanısı konulan bebek ve çocukların bir kısmı ilaç tedavili veya tedavisiz olarak takip edilirken, bir kısmı da hızlı bir şekilde tedavi edilmelidir. Çocuğun yaşına ve hastalığın tipine göre farklı tedavi seçenekleri vardır.

  • Doğuştan kalp hastalığı nedir?

    Doğuştan kalp hastalığı nedir?

    Doğuştan kalp hastalığı kalpte doğum sırasında bulunan yapısal bozukluk olarak tanımlanabilir. Bu bozukluklar genellikle hamileliğin erken evrelerinde organların gelişmeye başladığı dönemde oluşur.

    Çocuklardaki bütün kalp hastalıkları doğuştan mıdır?

    Çocuklardaki kalp hastalıklarının çoğu doğuştandır. Ancak doğuştan normal olan bir kalpte sonradan da hastalık gelişebileceği unutulmamalıdır. Çocukları etkileyen sonradan kazanılmış (edinsel) birçok kalp hastalığı vardır. Akut romatizmal ateş, Kawasaki hastalığı (uzun süreli yüksek ateş ile cilt-mukoza-lenf nodu tutulumlu hastalık), perikardit (kalp zarı iltihabı), miyokardit (kalp kası iltihabı), enfektif endokardit (kalp kapakçıklarının iltihabı), kardiyomiyopatiler (kalp kası bozuklukları) ve ritim bozuklukları edinsel kalp hastalıklarındandır.

    Doğuştan kalp hastalıkları neden oluşur?

    Doğuştan kalp hastalıklarının çoğunda neden bilinmemektedir. Ancak bu hastalıkların genel olarak genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıktığı düşünülmektedir. Annede şeker hastalığı gibi kronik hastalıkların olması, gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar, alkol veya uyuşturucu maddeler nedeniyle bebekte doğuştan kalp hastalığı gelişme riski yükselmektedir. Bebekte genetik (kromozomal) bir bozukluk olması halinde de doğuştan kalp hastalığı gelişme riski artar. Dolayısıyla sebebi tam bilinemeyen doğuştan kalp hastalıkları nedeniyle ailelerin kendilerini suçlu hissetmeleri doğru olmaz.

    Doğuştan kalp hastalığı olan çocuk doğurma riski nedir?

    Bütün anne ve babaların doğuştan kalp hastalıklı çocuğu olabilir. Bin canlı doğumdan 8-10’unda çoğunluğu hafif olmak üzere doğuştan kalp hastalığı görülür. Ülkemizde yaklaşık olarak yılda 1.500.000 (1,5 milyon) bebek doğduğu göz önüne alınırsa her yıl 12.000-15.000 bebeğin kalp hastalıklı olarak doğduğu söylenebilir. Anne, baba veya kardeşlerden birinde doğuştan kalp hastalığı varsa doğacak bebeğin kalp hastası olma riski 10 kata kadar artabilir.

    Doğuştan kalp hastalığı nasıl fark edilir?

    Ağır kalp hastalıklı bebekler ilk birkaç ay içerisinde belirti verirler. Bebeklerde ağlarken artan morarma ve bayılma, beslenme güçlüğü, emerken çabuk yorulma ve solunum sıkıntısı, yeterli kilo alamama, alından soğuk terleme veya göz kapaklarında şişlik gibi belirtiler olabilir. Daha büyük çocuklarda ise koşarken veya ani heyecan sonrası bayılma, eforla başlayan göğüs ağrısı, solunum sıkıntısı ya da sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları doğuştan kalp hastalığı yönünden uyarıcı olabilir. Hafif bozukluklar ise genellikle belirti vermezler ve doktor muayenesinde duyulan üfürüm nedeniyle yapılan tetkikler sonucunda tanı alırlar.

    Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından gebeliğin 16-18. haftalarından sonra yapılan fetal ekokardiyografi (fetal EKO = anne karnındaki bebeğin kalbinin ultrason ile incelenmesi) kullanımı son yıllarda artmıştır. Böylece bebek dünyaya gelmeden doğuştan kalp hastalığına tanı konulabilmektedir.

    Doğuştan kalp hastalığı tanısı nasıl konulur?

    Yukarıda anlatılan belirtileri olan bebek ve çocuklar dikkatli bir şekilde muayene edildikten sonra kalp grafisi (elektrokardiyografi = EKG), göğüs röntgeni (telekardiyogram) ve kalp ultrasonu (ekokardiyografi = EKO) çekilmesi ile tanı konulur. Tecrübeli bir Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından yapılan muayene ve çekilen EKO doğuştan kalp hastalığının değerlendirilmesi için çoğunlukla yeterlidir. Çok nadir durumlarda uzun süreli EKG izlemi, stres testleri veya kardiyak kateterizasyon ve anjiyokardiyografi gerekebilir.

    Doğuştan kalp hastalıklarının tedavisi var mıdır?

    Fetal EKO ile doğuştan kalp hastalığı tanısı konulan bebeklerin bazılarına anne karnındayken müdahale edilebilir. Ancak bu bebeklerin çoğuna girişim yapılmaz ve dünyaya gelmesi beklenir. Eğer bu karar alındıysa, gerektiğinde uzmanların her türlü girişimi yapılabileceği bir merkezde bebeğin doğumunun gerçekleşmesi önemlidir.

    Doğuştan kalp hastalıklarının çoğu, kasık damarından girilerek yapılacak bir kardiyak kateterizasyon girişimi veya kalp ameliyatı ile tamamen düzeltilebilir.

    Doğuştan kalp hastalığı nedeniyle yapılan ameliyatların başarısı gelişmiş merkezlerde oldukça yüksektir. Genel olarak bu ameliyatlardaki başarı oranı yüzde 95’in üzerindedir. Ancak ameliyatlardaki başarı oranı, risklere göre de çok değişmektedir. Öyle ki, 5 yaşındaki bir çocukta kalbin odacıkları arasındaki bir deliğin kapatılmasının riski %0,5 iken, yenidoğan bir bebekte yapılacak çok karmaşık bir ameliyatın riski daha yüksek olacaktır.

    Doğuştan kalp hastalıklarının hepsine kardiyak kateterizasyon girişimi veya kalp ameliyatı gerekmez. Çünkü bazı doğuştan kalp delikleri kendiliğinden kapanabilir.

    Doğuştan kalp hastalıklı çocukların izleminde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

    Doğuştan kalp hastalığı olan çocukların tedavi öncesi ve sonrası Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından düzenli aralıklarla izlenmesi gerekir.

    Egzersiz kapasitelerinde kısıtlılık olabilmekle birlikte, çoğunda normal veya normale yakın bir günlük yaşam kalitesi vardır. Ağır kalp hastalığı olanlarda egzersiz kapasitesinde azalma belirgindir. Bazı hastalıklarda büyüme geriliği ve öğrenmede güçlük olabilir.

    Bütün çocuklarda olduğu gibi doğuştan kalp hastalığı olan çocuklarda da genel tıbbi önlemlere uyulmalıdır.

    Doğuştan kalp hastalıklı çocuklara diğer çocuklarda olduğu gibi yaşına uygun aşıların yapılması gerekir. Nadiren ek aşılamaya gerek olabilir.

    Doğuştan kalp hastalığı olan çocuklar, çocukluk çağı hastalıklarını kalp hastalığı bulunmayan çocuklar gibi genellikle sorunsuz geçirirler. Ancak ağır kalp hastalığı olan çocukların bazı hastalıkları atlatması daha zor olabilir.

    Enfektif endokarditten (kalp kapakçıklarının iltihabı) koruması için bazı cerrahi işlemlerden önce (bademcik ve geniz eti ameliyatları, kanama oluşturabilecek diş girişimleri ve diş çekimleri, karın ameliyatları) hastaya antibiyotik verilmelidir.

    Enfektif endokardit nadir görülen bir enfeksiyon olmasına rağmen, doğuştan kalp hastalığı bulunan çocuklar bu enfeksiyon için yüksek risk taşırlar. Kana karışarak bu enfeksiyona yol açan bakterilerin çoğu ağızda bulunduğu için ağız temizliği, diş bakımı ve sağlığı çok önemlidir.

    Sık görülen doğuştan kalp hastalıkları nelerdir?

    Doğuştan kalp hastalıkları, kalbin kulakçıklar veya karıncıklar arasındaki küçük veya büyük delikler ya da kapaklardaki hafif veya ağır darlıklar şeklinde olabileceği gibi, kulakçık veya karıncıklardan bir veya birden fazlasının olmaması gibi çok ağır bozukluklar şeklinde de görülebilir. Toplumda en sık görülen doğuştan kalp hastalıkları sıklık sırasına göre şöyledir:

    VSD: Sağ ve sol karıncıklar arası delikler.

    ASD: Sağ ve sol kulakçıklar arası delikler.

    PDA: Anne karnındayken normal olan koni şeklindeki (aort ile akciğer atardamarı arasındaki) damar açıklığının kapanmayıp devam etmesi.

    PS: Kalpten akciğerlere giden akciğer atardamarı kapağında darlık.

    AS: Kalpten tüm vücuda temiz kanı taşıyan aortun kapağında darlık.

    Aort koarktasyonu: Kalpten bacaklara doğru temiz kanı taşıyan inen aortta darlık.

    Büyük arterlerin yer değiştirmesi: Kalpten çıkan iki büyük damarın (aort ile akciğer atardamarının) yer değiştirmesi.

    Fallot tetralojisi: Sağ ve sol karıncıklar arası geniş delik, kalpten akciğerlere giden akciğer atardamarında darlık ve sağ karıncık kasında kalınlaşma birlikteliği.

    AVSD: Sağ ve sol kulakçıklar arasından sağ ve sol karıncıklar arasına kadar devam eden büyük delik.

    Triküspit kapak atrezisi: Sağ kulakçık ile sağ karıncık arasındaki üçlü kapağın olmaması ve sağ karıncığın yetersiz gelişimi.

    Hipoplastik sol kalp sendromu: Sol kulakçık ile sol karıncık arasındaki ikili kapağın, sol karıncığın ve buradan çıkan aortun gelişiminde yetersizlik.

    Fallot tetralojisi: Sağ ve sol karıncıklar arası geniş delik, kalpten akciğerlere giden akciğer atardamarında darlık ve sağ karıncık kasında kalınlaşma birlikteliği.

  • Akut romatizmal ateş nedir?

    Akut romatizmal ateş nedir?

    Akut romatizmal ateş (eklem romatizması), halk arasında “beta” olarak adlandırılan, A grubu beta hemolitik streptokok bakterisinin neden olduğu boğaz iltihabından sonra ortaya çıkan, eklemler, kalp, beyin, cilt ve cilt altı dokuda bozukluklara yol açan bir hastalıktır. Betaya bağlı boğaz iltihaplarının çoğu tedavi ile düzelirken az bir kısmında iltihap başlangıcından 2 – 4 hafta sonra akut romatizmal ateş gelişebilir. Beta iltihabı geçiren hangi hastada akut romatizmal ateş gelişeceği konusu çok açık değildir.

  • Çocuklarda görülen kalp hastalıkları nelerdir?

    Çocuklarda görülen kalp hastalıkları nelerdir?

    Çocuklar yetişkinlerin küçülmüş hali olmayıp sürekli büyüyen ve gelişen insanlardır. Bu nedenle çocuk kalp hastalıkları yetişkinlerin kalp hastalıklarından oldukça farklıdır. Son yıllarda çocuklarda görülen kalp hastalıklarında gerçek anlamda bir artış olmasa da halkımız ve doktorlar arasında bu hastalıkların tanınması artmıştır.

    Çocuklarda görülen kalp hastalıkları temel olarak üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar doğumsal veya doğuştan kalp hastalıkları, kalp ritim bozuklukları ve sonradan gelişen (kazanılmış = edinsel) kalp hastalıklarıdır.

    1. Doğumsal kalp hastalıkları (halk dilinde “kalp delikleri”) yenidoğan bebeklerin yaklaşık yüzde 1’inde görülmektedir. Bunların da yaklaşık yüzde 25’i “kritik kalp hastalığı” olarak değerlendirilmekte ve bu hastalara kardiyak kateterizasyon, anjiyokardiyografi ve/veya açık kalp ameliyatı ile müdahale gerekmektedir. Uygun ve zamanında girişimle kritik kalp hastalığı ile doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 80’i bir yaşına ulaşabilmektedir. Daha önceki yıllarda çaresiz gibi görülen birçok durumda başarılı girişimler ve ameliyatlar yapılabildiği için, erişkin yaşlara ulaşan doğumsal kalp hastalığı olan hastaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

    2. Çocuklardaki diğer önemli bir kalp hastalığı grubu kalp ritim bozukluklarıdır. Bu bozukluklar çocuklarda çarpıntı, bayılma, hatta ani ölüm gibi bulgularla ortaya çıkabilmektedir. Bu bozuklukların sıklığı geçmişte düşünülenden çok daha fazladır. Öyle ki bazı bozukluklar 250 çocuktan birinde görülebilmektedir. Ancak bu bozuklukların tanısı genellikle zamanında ve doğru konulamadığı için sıklıkla gözden kaçmaktadır.

    3. Sonradan gelişen (kazanılmış = edinsel) kalp hastalıkları arasında ise bazı viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, romatizmal kalp hastalığı, ilaçlara veya zehirlenmelere bağlı sorunlar ve kalp kası bozuklukları yer almaktadır. Romatizmal kalp hastalığı ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde doğuştan olmayan kalp hastalıklarının en önemli nedenidir. Kalp hastalıklarının çocuklarda her zaman bulgu vermediği ve hayatı tehdit edebildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle her çocuğun en az bir kez Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır.

    Kalp hastalığı tanısı konulan çocuklarda enfeksiyon hastalıklarından korunma, aşıların düzenli yapılması, iyi beslenme ve bakım ile Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından yakın takip oldukça önemlidir.

  • Çarpıntı (ritm bozuklukları)

    Aritmiler (ritm bozuklukları)
    Aritmi anormal kalp ritmidir. Çocuklar kalbin hızlı çarpması (taşikardi), yavaş çarpması (bradikardi) veya düzensiz çarpması gibi bulgu veren ritm bozuklukları ile doğabilirler veya herhangi dönemde ritm bozuklukları oluşabilir. Ritm bozukluklarına aritmi denir. Aritmi tanısında elektrokardiyogram (EKG), 24 satlik EKG (Holter), egzersiz testi (efor testi), elektrofizyolojik çalışma yöntemleri kullanılır.

    Aritmi nedenleri nelerdir?
    Aritmilerin büyük kısmı yapısal olarak normal kalpli çocuklarda görülmektedir. Ancak bazı çocuklarda aritmilerin kalp anormallikleri ilişkili olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla aritmi ile gelen bir çocukta mutlaka kalp anormalliği olup olmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca hastada aritmiye neden olabilecek bir ilaç kullanımı, aşırı kafein alımı, tütün ve stres faktörü sorgulanmaktadır.

    Aritmilerin kalıtsal tipleri var mı?
    Aritmilerin ve kalp hastalıklarının belirli bazı tipleri kalıtsal olabilmekte ve aynı aile içinde çok daha sık görülebilmektedir (anneden, babadan çocuğa geçebilmekte). Ayrıca bazı gen defektlerinin de belirli bazı aritmilere ve kalp hastalıklarına neden olduğu bilinmektedir. Bu tür hastalıklarla karşılaşılması halinde tüm aile bu hastalık açısından taranmakta ve gerekirse gen defekti testi yapan merkezle ilişkiye girilerek araştırılabilmektedir. Bu hastalıklara örnek olarak uzun QT sendromları verilebilir.

    Aritmiler ne gibi yakınmalara-bulgulara neden olur?
    Yakınma ya da bulgular hafif olabileceği gibi ağır da olabilir. Kalbin hızlı çarpması, göğüste çarpıntı hissi, halsizlik, baş dönmesi, göz kararması, bayılma ya da göğüs ağrısına neden olabilir.

    Normal ve anormal kalp ritmleri nelerdir?

    Normal sinus ritmi: Sağ kulakçığın üst kısmında bulunan sinus düğümünden kaynaklanan elektriksel uyarıların oluşturduğu kalp ritmidir. Bu düğüm büyük çocuklarda dakikada 70-110 kez uyarı oluştururken yaş küçüldükçe hız bir miktar artmaktadır.

    Sinus aritmisi: Kalp hızındaki solunumla ortaya çıkan dalgalanmalardır. Daha küçük çocuklarda daha sık gözlenir. Normal olduğu düşünülmektedir.
    Sinus taşikardisi: Sinus düğümünden kaynaklanan o yaş için belirlenmiş normal kalp hızından daha yüksek kalp hızıdır.
    Sinus bradikardisi: Sinus düğümünden kaynaklanan o yaş için belirlenmiş normal kalp hızından daha düşük kalp hızıdır.
    Supraventriküler ekstrasistol: Kulakçıklardan kaynaklanan erken kasılmalardır. Sağlıklı çocuklarda sık görülür. Nadiren bulgu verir.
    Supraventriküler taşikardi (SVT): Kalbin üst boşluklarından (kulakçıklardan) kaynaklanan hızlı kalp atımı atağıdır. Saniyeler kadar kısa süreli olabileceği gibi günlerce sürebilir. Bu sırada kalp hızı genellikle 150 atım/dk’ nın üzerindedir. Bir çok nedeni vardır.
    Wolf-Parkinson-White sendromu (WPW): Çocuklardaki SVT’ lerin en sık nedenidir. Kulakçıklarla karıncıklar arasında normal iletim yoluna ek olarak fazladan bir kas bandının bulunması nedeni ile ortaya çıkar. Bu ekokardiyografi sırasında görülemeyecek kadar küçük bir kas bandıdır. Ancak EKG’ den anlaşılabilir. Bebeklik döneminde kendiliğinden kaybolabilirken bebeklikten sonra nadiren kendiliğinden düzelir.
    AVNRT (AV düğüm döngüsel taşikardi): Daha çok erişkinlerde görülür. Bebeklerde nadiren görülür. AV düğüm içinde bulunan ekstra bir yol nedeni ile oluşur. Çok ani olarak ortaya çıkar ve sonlanır.
    Atrial flatter: Çocuklarda nadirdir. Kulakçıklar içindeki anormal elektriksel bir döngüden kaynaklanır. Yenidoğan döneminde iyi huyludur ve genellikle 1-2 yıl içinde kendiliğinden düzelir. Daha ileri yaşlarda genellikle karmaşık kalp anomalileri nedeniyle ameliyat olmuş hastalarda gözlenir.
    Atrial fibrilasyon: Çocuklarda nadirdir. Kulakçıklardan kaynaklanan düzensiz çok sayıda elektriksel uyarılar nedeni ile ortaya çıkan düzensiz SVT’ dir. Nadiren ailesel formları vardır. Kalp ameliyatları sonrası da ortaya çıkabilir.
    Ventriküler ekstrasistol (VES), Karıncıklardan kaynaklanan erken atımlardır. Normal kalpli çocuklarda da görülmekle birlikte bir anormalliğe işaret edebileceğinden araştırılmalıdır.
    Ventriküler taşikardi: Karıncıklardan kaynaklanan düzenli ve hızlı kalp atımlarıdır. Kısa veya uzun süreli olabilir. Sıklıkla altta yatan bir kalp hastalığı ile birlikte görülebilir.
    Ventriküler fibrilasyon: Karıncıklardan kaynaklanan düzensiz ve çok tehlikeli yüksek hızlı kalp ritmidir. Bu durumda kalp yeterli kasılamayacağından kan pompalayamaz.
    Kalp bloğu: Kalbin yukarısından (sağ kulakcıktan) başlayan elektriksel uyarı aşağı karıncıklara ulaşıncaya kadar belirli iletim yollarından geçer. Bu yolların herhangi bir noktasında blok olması durumunda yukarıdan gelen elektriki uyarı aşağı karıncıklara iletilemez. Dolayısıyla kulakcıklarla karıncıklar arasındaki uyum bozulur. Bu durumda genellikle alttaki karıncıklar yukarıdaki kulakçıklardan çok daha düşük hızda kasılırlar.
    Hasta sinus sendromu: Belirli bir kalp hastalığı ya da ameliyat nedeniyle sinus düğümünde gelişen hasar nedeniyle sinus düğümünden çıkan elektiksel uyarıların hızının çok yavaşlaması ve aşırı duraklamalar olmasıdır. Anormal düşük kalp hızlarına neden olabilir.

  • Akut romatizmal ateş

    Akut romatizmal ateş halk arasında kısaca “kalp romatizması” veya sadece “romatizma” olarak bilinir. Romatizmaya çocuklarda farenjit ve tonsillite (bademcik iltihabı) neden olan A grubu beta hemolitik streptokoklar (kısaca beta) yol açar. Boğaz enfeksiyonu geçiren çocuk uygun dozda ve sürede antibiyotik almazsa romatizmaya yakalanma riski ortaya çıkar. Tedavi olan hastalarda risk çok azdır. En sık 5-15 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Boğaz enfeksiyonundan yaklaşık olarak 2-3 hafta sonra bulgular ortaya çıkar. Başlıca etkilerini kalp, eklem, cilt ve beyinde gösterir. Genellikle göze çarpan ilk bulgu eklemlerde (diz, ayak ve el bileği) şişlik, ağrı, sıcaklık artışı ve hafif kızarıklıktır. En önemli etkisini ise kalpte gösterir. Kalp kapaklarında hasara ve işlev bozukluğuna yol açar. Bazı çocuklarda ise beyin tutulumuna bağlı yüz, el, kol ve bacaklarda istemsiz, anormal hareketler (Kore), davranış bozuklukları ve huy değişiklikleri görülebilir. Cilt bulguları nadirdir. Hastalar tanı aldıkları anda tedaviye başlanılarak izleme alınmalıdır.

    Romatizmal kalp hastalığı düzelir mi?
    Hafif olan kalp kapak hastalıkları erken dönemde zamanla düzelebilir, fakat çoğu zaman hasar kalıcıdır.

    Her boğaz enfeksiyonu romatizmaya yol açar mı?
    Yalnızca A grubu beta hemolitik streptokokların yol açtığı boğaz enfeksiyonları romatizmaya yol açar. Diğer viral ve bakteriyal boğaz enfeksiyonlarından sonra romatizma gelişmez. Ayırım için boğaz kültürü alınmalı veya diğer ayırıcı tetkikler yapılmalıdır. Streptokoklara bağlı boğaz hastalıklarında tipik olarak boğaz ağrısı, ateş ve boyunda ağrılı şişlikler göze çarpar. Bazen bulgular daha hafif olabilir, bu durumda hastanın tanı alması güçleşir.

    Romatizmal Ateş Geçiren Çocuk Nelere Dikkat Etmelidir?
    Bir kez romatizmal ateş geçiren çocuğun tekrar beta enfeksiyonu geçirmesi halinde hastalığının tekrar etme riski çok yüksektir. Bu nedenle romatizmal ateş geçiren çocukların tekrar aynı enfeksiyona yakalanmalarını önlemek amacıyla korunmaya alınması şarttır. Bu korunma düzenli verilen antibiyotiklerle hastanın uzun süreli korunması esasına dayanır. 3 Haftada bir enjeksiyon şeklinde penisilin veya her gün ağızdan antibiyotik verilerek çocuk hastalığın tekrarından korunur. Koruma süresi, kalp tutulumu varsa hayat boyu, kalp tutulumu yoksa 21 yaşına kadardır.

    Doğuştan kalp hastalıklarında olduğu gibi romatizmal kalp hastalıklarında da kalpteki hasarlı kapağın enfeksiyon riski vardır. Bu nedenle hastalar ağız hijyenine, diş temizliğine ve sağlığına dikkat etmelidirler (bkz. İnfektif Endokardit).
    Kalp kapak hastalığının ağırlığına göre egzersiz kısıtlaması ve diyet uygulamak gerekebilir.

  • Bayılma

    Beyin kan akımının aniden azalması sonucu gelişen geçici bilinç kaybına bayılma (senkop) denir. Sağlıklı çocuk ve ergenlerde sıktır. Öyle ki ergen çağa gelmiş çocukların yarısı en az bir kez baygınlık geçirmiştir. Aile için korkutucu bir durum olmasına rağmen çoğu zaman önemli bir hastalığa işaret etmez. Çocuklarda görülen bayılmaların büyük kısmını basit bayılma (vazovagal senkop) dediğimiz otonom sinir sistemi aktivasyonu sonucu gelişen bayılmalar oluşturur. Bu tip bayılmalar daha çok ani ağrı, aşırı kaygı, aşırı heyecan, uzun süre ayakta durma, kan görme ve sıcakta kalma gibi durumlarda görülür ve kısa sürelidir.

    Bazı bayılmalar ise çok önemli bir kalp hastalığının bulgusu olabilir. Bazı kalp kası hastalıklarında, doğuştan kalp hastalıklarında ve kalp ritmi bozukluklarında (düşük kalp hızı veya yüksek kalp hızı) çocuklarda bayılma görülebilir. Egzersizle ortaya çıkan baş dönmesi ve bayılmalar, göğüs ağrısı ve çarpıntı ile birlikte görülen bayılmalar, çabuk yorulma öyküsü, ailede bayılma-ani ölüm öyküsü olması durumlarında kalp ve damar sistemi dikkatlice araştırılmalıdır.

    Bayılma öncesinde hastalarda baş dönmesi, halsizlik, görmede bulanıklık, bulantı hissi ve sıcak basması görülebilir. Baygınlık sonucu düşme sırasında hastanın vücudunda yaralanmalar ortaya çıkabilir. Kalp dışı nedenlerle gelişen basit bayılmalarda hastayı bacakları yukarıda olacak şekilde yatırmak çoğu zaman yeterlidir. Genellikle ilk müdahaleden sonra birkaç dakika içinde hasta kendine gelir. Basit bayılma dışındaki bayılmalarda tedavi yöntemleri altta yatan hastalığa göre değişir.