Konstipasyon (kabızlık) çocuk hekimlerinin ve çocuk cerrahlarının oldukça sık karşılaştığı sorunlardan biridir. Kabızlık normal dışkılama olayının yapılamayışı veya yetersiz oluşu sonucu sert ve seyrek dışkılama durumudur. Diğer bir tanımlama haftada 3 defadan az dışkılama, kitlenin sert olması, dışkılamanın ağrılı olması ve isteğe bağlı dışkı tutmadır. Tanımı yapılırken dışkılama sayısından çok, dışkı kıvamı ve dışkının su içerik yüzdesi önemlidir. Kabızlık ya kısa süreli ve geçici, ya da kronik olur. Bir aydan uzun süren kabızlık kronik kabızlık olarak değerlendirilir. Kronik kabızlık, aileler için, ciddi bir hastalığın semptomu olabileceği endişesini yaratabilir.
Konstipasyon organik veya fonksiyonel nedenlidir. Çocukların çok küçük bir bölümünde kabızlık organik nedenlere bağlıdır. Yenidoğan dönemi sonrasında kabızlığın en sık nedeni (%90-95) fonksiyonel kabızlıktır. Fonksiyonel kabızlık “idiopatik (nedeni bilinmeyen) konstipasyon”, “fekal retansiyon” ve “fekal withholding” (dışkı tutma) olarak da adlandırılır. Çoğu kez kabızlık iyi tedavi edilmezse veya yanlış tedavi edilirse kronik kabızlığın nedeni olabilir. Kabızlığı olan çocukların yaklaşık %96’sında neden fonksiyonel kabızlık olarak saptanmıştır. Organik nedenli konstipasyonda tedavi çoğu kez cerrahi iken, fonksiyonel konstipasyonlu çocukta medikal tedavi çoğu kez yeterlidir. Fonksiyonel konstipasyonlu olgunun tedavisinde genel yaklaşım ilk olarak fekal birikimlerin olup olmadığını saptamaktır. Fekalom varsa dışkı boşaltımı tedavisi verilebileceği gibi ilaçla başalmasının mümkün olmadığı durumlarda muayenehane veya ameliyathane şartlarında rektal tuşe ile fekalomların boşaltılması gerekebilir. Daha sonra fekalom oluşmasını engellemek ve düzenli defekasyonu sağlamak için idame tedaviyi başlatmak, aile eğitimini sağlamak ve yakın izlem ile tedaviyi düzenli bir şekilde sürdürmek gerekir. Kabızlık tedavisi uzun sürelidir. Genellikle 6-24 ay süreyle hastaların takip ve tedavisi önerilir.
Tarih boyunca barsak hareketleri hemen her kültürde önemli bir konu olmuş, düzenli barsak alışkanlığının iyi bir sağlık göstergesi olduğu kabul görmüştür. Buna karşın çocuklardaki kabızlıkla ilgili tarihsel bir bilgiye ulaşılamamıştır ve son yıllara kadar da kabızlığın tarifi değişkenlik göstermekte idi.
Çocuk sağlığı ve hastalıkları kliniklerini ziyaret eden çocukların %3-5 i kabızlık şikâyeti ile başvurmaktadır. Bu oran çocuk gastroenteroloji kliniğini müracaat edenlerde %35 lere çıkmaktadır.
Hangi çocuklar kabız olarak değerlendirilir?
Pratik uygulamada seyrek kaka yapan, kaka yaparken canı yanan veya her ikisi birden olan çocuklar kabız olarak düşünülebilir. Amerikan gastroenteroloji topluluğu kabızlığı, çocuğun 2 hafta veya daha uzun süredir kakayı seyrek yapması veya zorlanarak yapması ve bu durumun aile için rahatsızlık veren bir duruma ulaşmasını kabızlık olarak değerlendirmiştir. Avrupadaki topluluk ise 8 haftalık bir süreçte, haftada 3 kereden az kaka yapma, haftada birden fazla kaka kaçırma, tuvaleti tıkayacak kadar sert ve büyük kaka yapma, karın veya rektum muayenesinde ele gelen kaka kütleleri, çocuğun kaka yapmak istememesi ve kakayı yaparken ağrı duyması gibi durumlardan en az 2 tanesinin olması durumu kabızlık olarak tariflemektedir.
Çocukta kabızlık nasıl gelişir?
Çoğu çocukta altta yatan bir neden yoktur. Genelde ağrılı bir kaka yapma sonrası çocuk her kaka yapmada canının yanacağını düşünerek kaka yapmayı ertelemektedir. Her erteleme de kakanın toplandığı barsağın son kısmı (rektum) bu duruma uyum sağlayarak genişlemeye başlar ve kaka geldi hissi çocukta azalır. Bu hissin azalmaya başlaması ile birlikte yeni oluşan kakalar rektuma daha da fazla birikmeye başlr ve rektum giderek genişlemeye başlar. Kısır döngü halinde gelişen bu durum kabızlığın ileri safhalara gimesine neden olur ve zamanla kaka kaçırma başlar.
Kabızlık hangi dönemde sık görülür?
Bebeklikte, anne sütünden mamaya geçiş, diyete katı gıdaların eklenmeği ve mamadan inek sütüne geçişin olduğu gıda değişikliği yapıldığı dönem.
Çocuklarda genelde tuvalet eğitimi başladığı dönemde sık görülür. Bu dönemde bebek bezinin yaptığı dermatit sonrası ağrı duymaları, susuz kalmaları sonrası sert kaka yaptıklarında ağrı duymaları veya anne baba ile zıtlaşma sonrası kabızlık gelişebilir.
Okul dönemi ise çocukların okulda tuvalete gitmek istememesi sonrası kabızlık gelişebilir.
Kabız çocukların muayenesi nasıl yapılır?
Makatın şekli ve yerleşim yeri önem arzetmektedir, makat olması gereken yerin önünde veya arkasında olması kabızlığın nedeni olabilir. Çatlak, fistül veya hemoroid varlığı araştırılmalıdır. Ayrıca makatın büzüşme şeklide sfinkter hakkında bilgi verecektir. Bu çocuklarda en önemli muayene rektumun parmakla muayenesidir. Normalde küçük parmağın girişine müsaade edecek ölçüde olmalıdır daha dar olması çocuklarda kabızlığa neden olur. Parmak rektuma ulaştığında rektum geniş ve bol miktarda kaka olabilir.
Sakrumda dimple (bel üzerinde gamze) görülmesi sinir sisteminde anormalliğin göstergesi olabilir.
Kabızlıkda hangi tahlilleri yaptırmalı?
Çocukluk çağındaki kabızlık nedenleri oldukça değişkendir. Bu nedenlerin tek tek gözönünde tutulması ve şüphelenilen hastalıklara yönelik olarak tetkikler planlanmalıdır.
Pratik anlamda başkaca bir problemi olmaya çocuklarda kronik kabızlıkta başlıca düşünülen durumlar Hirschsprung Hastalığı (doğumsal megakolon) ve fonksiyonel kabızlıktır. Bazen bu iki durumu birbirinden ayırmak zor olmaktadır.
Karın grafisi: Barsakların ne kadar kaka ile dolu olduğu hakkında bilgi vermesi yanında omurgalar hakkında da bilgi verir. Özellikle rektal muayeneyi yaptırmak istemeyen çocuklarda faydalı olabilir.
Kontrast grafiler (ilaçlı film): Barsakların anatomisi hakkında ve Hirschsprung Hastalığı ayrımını yapmakta faydalıdır.
Anorektal manometri: Rektum ve sfikter basınçlarını ölçmeye yarayan bu test ile fonksiyonel kabızlık ve Hirschsprung Hastalığı ayrımı yapılabilir.
Rektal biyopsi: Fonksiyonel kabızlığın kesin olarak ekarte edildiği ve tedavi edilemeyen uzamış kabızlıkta rektumdan küçük bir parça alınarak patolojik incelemesi yapılabilir. Bu yöntemle sinir yapısı incelenerek Hirschsprung Hastalığı kesin olarak konulabilir.
Nasıl tedavi edilmelidir?
Altta yatan hastalıklar ve Hirschsprung Hastalığı olmayan, fonksiyonel kabızlık tanısı konulmuş çocularda tedavi başlıca 3 aşamada yapılmaktadır. Kalın barsakta birikmiş kakanın boşaltılması, kaka yaparken çocuğun ağrı duymasının önlenmesi ve düzenli barsak alışkanlığının çocuğa kazandırılmasıdır.
Kalın barsaklarda birikmiş sert kakanın boşaltılması tedavideki önemli adımlardan biridir. Bu ağız yoluyla alınan ilaçlarla sağlanabildiği gibi rektal yolla yapılacak lavmanlarla da yapılabilir.
Kaka yaparken çocuğun ağrı duymaması tedavinin ikinci aşamasını teşkil eder. Kalın barsakta birikmiş sert kakalar boşaltıldıktan sonra, ilerleyen günlerde çocuğun kaka yaparken yumuşak kaka yapması sağlanarak ağrılı kaka yapma seansları sonlandırılmalıdır. Bu amaçla da ağız yoluyla kaka yumuşatıcı ilaçlar kullanılabilir. Bazı durumlarda uzun süreli kaka yumuşatıcı ilaçların kullanılması gerekebilir. Bu ilaçların herhangi bir yan etkisi ve uzun dönemde istenmeyen sonuçlara yol açmadığı bilinmektedir.
Düzenli barsak hareketlerin sağlanması kabızlığın tedavisinde en can sıkıcı aşamadır. Genelde çocuklar tuvalete gitmek istememektedir, bu durum da aileleri zorlamaktadır. Sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yemeğinden sonra çocuk tuvalete oturtulmaya korkutulmadan ikna edilmelidir. Düzenin sağlanmasının aylar süreceği gözden kaçırılmamalıdır.
Diyette nelere dikkat edilmelidir?
Kepekli veya tam buğdaylı ekmek, liflerden zengin meyve ve sebze tüketilmesi yanında, erik, armut, elma gibi kompleks karbonhidrat ve emilmeyen şeker barındıran meyvelerin tükeltilmesi ve bol su içilmesi kakadaki su miktarını arttırarak yumuşak kaka yapmayı sağlayacaktır.
İnek sütünün en azından bir süreliğine diyetten çıkarılması uygun olacaktır.
Son yapılan çalışmalar göstermiştir ki barsak florasının düzenlenmesi kabızlık tedavisinde önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle prebiyotiklerin ve probiyotiklerin diyete eklenmesi kabızlık tedavisinde yardımcı olabilir.
Bebek ve çocuklarda kabızlık; kaka yapmamak olarak bilinse de sadece dışkılama aralığının uzaması demek değildir. Her bebek ve çocuğun alışık olduğu bir dışkılama düzeni vardır. Yeme alışkanlığı ve yaşa bağlı olarak değişiklik gösteren bu düzenin bozulması ve ardından ortaya çıkan bulguların toplamı kabızlık olarak tanımlanır. Kısaca iki aydan uzun süreli olarak geç (seyrek) dışkılama, güç dışkılama ve sert dışkılama kronik kabızlık olarak adlandırılmaktadır.
Bağırsak yapısındaki sorunlar, doğuştan gelen anatomik sorunlar, ailesel bağırsak yavaşlığı ve yanlış gıda seçimi, süt tüketiminin abartmak, sürekli katı gıda ile beslemek ,ihtiyaç halinde tuvalete gitmemek, çocukların acıdan korkması çocuklardaki kabızlığın temel nedenlerini oluşturur. Anne sütü ile beslenen bebekler doğumdan sonraki ilk günlerde, günde 7-10 kez, daha sonra da 5-7 kez kaka yapabilirler. Dışkılama sayısı daha az olabileceği gibi daha çok da olabilir.
Bu dönemde kaka sulu ve yumuşaktır. Ancak, özellikle anne sütü alan bebeklerin, kimi zaman bir haftaya dek uzanan sürelerde kaka yapmamasının doğal olduğu bilinmelidir. Bebeklerde, aşırı ya da safralı kusma, belirgin karın şişliği (abdominal distansiyon) ve gelişmede duraklama ya da gerileme olmadığı sürece, bu durum olağan olarak kabul edilmeli ve herhangi bir tedavi ya da girişim uygulanmamalıdır. Katı gıdalarla beslenmeye geçildikten sonra dışkı koyulaşıp katılaşmaya başlar.
Aynı zamanda dışkılama sayısı da azalır. Okul çağında bir çocukta günde 1-3 olan dışkılama sayısı, ergenlik döneminde erişkinlerde görülen sıklığa ulaşır. Kabızlık; sert ve ağrılı dışkılamaya, anüste yırtık/çatlak oluşmasına (anal fissür), dışkıda kan görülmesine, dışkılama gereksimi olduğunda saklanma ve dışkılamayı ertelemeye, özellikle yemeklerden sonra karın ağrısına, düzensiz beslenmeye ve tuvalet alışkanlığının bozulmasına sebep olabilir. .
Aslında bu sorunlar her ne kadar kabızlığın sonucu olsa da, aynı zamanda bir çocukta kabızlığın başlamasının nedeni de olabilir. Örneğin, anüste herhangi bir nedenle oluşan yırtık, dışkılama sırasında ağrıya yol açacağından çocuğun kakasını tutmasına ve bir süre sonra da kabızlığın oluşmasına neden olabilir. Uzun süren ve uygulanan tedavilere karşın yineleyen kabızlıkta, çocukta bazı davranış bozukluklarının ortaya çıkabilir.
Sonuç olarak kabızlık için yapılabilecek en uygun tanımlama, dışkılama alışkanlığının değişmesi ve buna bağlı olarak yukarıda bahsedilen bulguların ortaya çıkmasıdır.
Çocuklarda kabızlığın neden olduğu sıkıntılar:
1. Dışkılama aralığının uzun olması: Olağan dışkılama sıklığının değişmesidir. Örneğin günde 1 kez kaka yapan bir çocuğun dışkılama sıklığının 3-4 güne çıkması.
2. Dışkılama niteliğinin değişmesi: Dışkının olağan kıvamını yitirip daha sert bir hale dönüşmesidir. Bu durum genellikle beslenme düzeninin değişmesine bağlı olarak değişir.
3. Zorlanarak ve ağrılı dışkılama: Dışkılama sırasında çocuğun kendini zorlaması, ağlaması ya da ağrı hissetmesidir. Bu çocuklarda genellikle birlikte anal fissür (yırtık) da bulunur.
4. Karın ağrısı: Yemeklerden kısa bir süre sonra (yaklaşık 10 dakika gibi) gastrokolik refleks başlar ve bağırsaklar hareketlenmeye başlar. Bu da dışkılama gereksinimine yol açar. Devam eden kabızlık durumlarında ise bu barsak hareketleri kramp tarzında karın ağrısı olarak kendini gösterir.
5. Dışkıda kan görülmesi: Sertleşen dışkının anüste yırtık oluşturmasına bağlı olarak ortaya çıkan durumdur. Dışkıya bulaşmış taze kan şeklinde görülür.
6. Dışkı bekletme (saklama): Kabızlığın hem nedeni olabilir, hem de sonucunda ortaya çıkabilir. En önemli nedeni dışkılama sırasında ağrının oluşabileceği korkusudur. Bir süre sonra alışkanlık haline dönüşebilir. Tedavide en zor çözümlenen sorunlardan biridir. Beklemiş dışkı bağırsağın son kısmında sertleşmiş bir şekilde kalır ve kaldıkça daha fazla suyu emilerek daha sert bir hal alır. Çocuk daha sonra azar azar kaka kaçırmaya başlar ve bu durum kilot kirlenmesi “fekal inkontinans” olarak adlandırılır. İlerlemiş kabızlığın bir bulgusudur.
7. Kabızlık her çocukta benzer bulgular vermez. Yakınmaların şiddeti ve etkileri çocuktan çocuğa değişir. Bu çocuklarla iletişim kurmak kolay olmayabilir. Bu nedenle, çocuklarda kabızlığın tedavisinde doğrudan genel kuralları uygulamanın yararı olmaz.
Her çocukta, o çocuğa özgü bulgulardan yola çıkılarak “çoklu yaklaşım” içeren tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Günümüzde çağdaş tedavinin geldiği nokta da budur: Her hastaya bilinen standart tedaviyi uygulama yerine her hasta için ona özgü tedavi yöntemlerini uygulama!
8. Ancak, çocuklarda kabızlık tedavisinin uzun soluklu ve sabır isteyen bir süreç olduğu hem hekim hem de anne, baba ve büyükler tarafından akılda tutulmalıdır.
Yanıt alınamıyor ya da yakınmalar geçti diyerek tedavinin kesilmesi bulguların ilkinden daha yoğun olarak ortaya çıkmasına neden olabilir. İçinde lif içeren gıdaların daha bakın olduğu beslenme ve düzenli tuvalet alışkanlığı kabızlık tedavisinde olmazsa olmazdır. • Beş yaş altındaki olguların %50’si bir yıl içinde, %60-75’ i ise iki yıl içinde düzeliyor. Okul çağı çocuk olguların üçte birinde ergenlik dönemine değin uzadığı bilinmektedir. Kronik kabızlığı olan hastaları araştırmak gerekli mi?
• Olguların %95’ i fonksiyonel (idiyopatik) nedenlidir (organik nedenlerin araştırılması gereken olgular, yaklaşık 20 olguda bir). Bunlarda yapısal, endokrin veya metabolik sorun yoktur
• Olguların %5’i ise organik nedenlidir. Bunlar; o Yenidoğan ve erken bebeklik yaşında başlayan kabızlık öyküsü varsa o Mekonyumun geç çıkması o İnce çapta dışkı, dışkıda kan, anal sifinkterin sıkı olması, tuşede rektumun boş olması o büyüme gelişme geriliği varsa o Karında distansiyon, ileus, safralı kusma o Alt ekstremite refleks ve tonusunda azalma, anal refleks zayıflığı, pilonidal gamze, kremaster refleksi alınmaması o Anterior yerleşimli anüs
Tedavi: Amaç biriken topakların giderilmesi ve yeniden birikmenin önlenmesidir. Fonksiyonel kabızlığın tedavisi uzundur ve relapslar sıktır. Doktorlar kabızlık çeken çocuğu tedavi ederken aile ile yakın iş birliği içinde olmalıdır. Bu amaçla çok sayıda barsak içerisinde kütle arttırıcı, barsak hareketlerini arttırıcı ve kayganlaştırıcı çok sayıda ilaç kullanılmaktadır. Hekimin bu konudaki tecrübesi çok önemli, birçok hekim sonuçlarından en memnun kaldığı ilaçları kullanmaktadır. Bebek ve çocukların kabızlık tedavileri nasıl olmalıdır?
1. Beslenmeyle ilgili bilgilenme önemlidir. Genel kural olarak posalı sebze ve meyvelerin bolca tüketilmesi, bakkal ve marketten alınan poşetli gıdaların tüketilmesinin sınırlandırılması gerekir.
2. Tuvalet eğitimi. Barsakların döngüsel ritmini yakalabilmesi için çocuğun günün uygun saatlerde tuvalete oturtulması. Çocuğun çömelerek değilde oturarak tuvalet yapma olanağının sağlanması (klozet ve yaşa göre lazımlık kullanımı). Klozette adaptör, ayakların yere basması için basamak kullanımı. Yine tuvalette vakit geçirme alışkanlığı açısından tv, oyuncak vs ilgisini çekebilecek objeler bulundurma
3. Varsa anal fissürün tedavi edilmesi ve önlemlerin alınması.
4. Birikmiş olan kakanın hazır lavmanlar yardımıyla boşaltılması
5. Yeni olusan kakanın bağırsak içinde sertleşmesini önlemek için gerekli ve yeterli kaka yumuşatıcı ilaç takviyesi. Tedavinin ana noktası gerekli tedavinin yeterince sürdürülmesidir. İlalar kullanılmakta iken çocuğun yada bebeğin kabızlığının geçtiği anlamına gelmemektedir.
Aileler uzun süren bu tedaviye sabırla devam etmelidir. Mutlaka yapılacak ilaç azaltmaları yada kesilmesinin zamanlaması doktor tarafından verilmelidir. Biz hastalarımıza kabızlık tedavisinde kullandığımız yumuşatıcıları çoğunlukla 1.5 – 2 yıl süreyle kullanmak zorunda kalmaktayız. Çoğunlukla ilaçlarımızı azaltarak aşamalı olarak kesmekteyiz.
Sonuç olarak:
• Kronik kabızlık nedeniyle başvuruların çoğu, fonksiyonel (idiyopatik) kabızlık oluyor
•Organik nedenli kabızlıkta nedene yönelik tanısal incelemeler ve tedavi gerekir
• Kabızlık tedavilerinin etkinliğinin kanıtları zayıftır, tedavi büyük oranda klinik deneyime dayanır
• Çocukluk çağı kabızlığı aylar ve yıllar boyu tedavi gerektiren uzun süreli bir sorundur
En basit tanımı ile dışkılamada zorluk ya da gecikme olarak tanımlanan kabızlık bebeklerde ve çocuklarda sık görülen bir rahatsızlıktır.Bebeklerin kaka alışkanlıkları çok farklı olabilir.Normal olarak bazı bebekler günde 6-7 kez kaka yapabildikleri gibi, 4-5 günde bir kez de yapabilirler. Dışkılama sıklığı yaş ile azalır. Anne sütü alan bebeklerde günde en az 2 dışkılama, karışık beslenen süt çocuğunda haftada en az 3 dışkılama, büyük çocukta haftada en az 2 dışkılama olmalıdır. Anne sütü alan bebeklerde genellikle kabızlık fazla görülmez. İnek sütü veya formül mama alan bebeklerde kabızlık daha fazla görülür.
Dışkılama sıklığı, 3-4 yaşındaki çocukların büyük çoğunluğunda günde 3 kez ile haftada 3 kez arasında değişmektedir. Buna göre kabızlık tanımı haftada 3 defadan az dışkılama alışkanlığı olarak ifade edilmektedir. Ancak bunun yanında dışkı kıvamı ve dışkılamanın ağrılı olması önemli bulgulardır. Her gün bir kez dışkılayan, ancak çok ağrılı ve sert kaka yapan bir çocuk da kabız olarak değerlendirilmelidir. Kabızlık demek için bebeğin veya çocuğun normal sıklığının dışında birkaç gün kaka yapmaması, kakasının sert çıkması, keçi pisliği şeklinde kaka yapması, karnının şişmesi, kaka yaparken zorlanması ve taze kan gelmesi gibi bulguların bir ya da birkaçının birlikte olması gerekir. Normal kıvamda kaka yaparken sadece çocuğun yüzünün kızarması kabızlık olarak kabul edilmez.
Altına kaka kaçırma (enkoprezis) ise istemli veya istemsiz olarak katı, yumuşak veya sıvı dışkının tuvalet dışında bir yere kaçırılması olarak tanımlanır. Çoğunlukla kronik kabızlık sonucu oluşur, ancak bazen kabızlık olmadan enkoprezis görülebilir. Altına kaka kaçırma genelde 6-10 yaş arasındaki erkek çocuklarda görülür. Psikolojik veya organik nedenlere bağlı olabilir. Bu olgularda kabızlığın tedavisi yanında mutlaka psikolojik destek de gereklidir.
KABIZLIĞIN NEDENLERİ:
Çocukların %95’inden fazlasında sebep fonksiyoneldir, yapısal bir bozukluk yoktur.
1. Anne sütü alan bebeklerde annenin ağırlıklı olarak kabızlığa yol açan diyetle beslenmesi.
2. Çocuğun yeterli besin almaması,lifli (posalı) gıdalar almaması veya az su içmesi.
3. Bazı enfeksiyöz, metabolik ve hormonal hastalıklar (hipotiroidi gibi).
4. Ek besinlere geçiş ve diş çıkarma.
5. Bebekte ve çocukta hareketsizlik.
6. Tuvalete gitme isteksizliği.
7. Tuvalet korkusu, erken tuvalet eğitimi veya sinirli, gergin annelerin çocuklarında psikolojik olarak kabızlık gelişebilir
8. Bağırsaklarda doğuştan yeterli sinir olmaması (Hirschprung hastalığı).
KABIZLIĞIN TEDAVİSİ:
Öncelikle bilinmesi gereken tedavi edilemeyen kabızlık olmaz. Ancak kabızlık tedavisi bazen diyette yapılacak değişiklikle olabileceği gibi bazen de bır dizi ameliyat gerektirebilir. Buradaki en önemli nokta ailenin ‘doktora gittik, reçete aldık sadece ilaçları kullanarak hastalık geçecek ‘ düşüncesinde olmamasıdır. Tedavi bir süreç gerektirir ve bu sürede doktorla aile sıkı iletişimde bulunmalıdır.Tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuç o kadar iyi olur.Tıbbi ve psikolojik yaklaşım birlikte olmalıdır.
Tedavi sürecinde *Diyet, *Eğitim, *Medikal-İlaç tedavisi *İletişim ve uyum birlikteliği esastır.
Aile ile güvenin sağlanması, dışkılama mekanizmasının anlatılması, hastanın eğitilmesi tedavinin ilk ve en önemli basamağını oluşturmaktadır. Bu arada gerekli diyet değişiklikleri yapılmalıdır. Her sabah aç karnına bir bardak su içilmesi, her yemekten sonra dışkılama hissi oluşmasa dahi tuvalete gidip 5-10 dakika oturma alışkanlığının yerleşmesi tuvalet eğitimi açısından önemlidir. Hastaların büyük kısmı bu aşamada tedaviye tanıt verir. Yanıt alınmayan kronik kabızlıklarda ise medikal tedavi düşünülmelidir. Bunun için öncelikle karın içindeki sert kakalar boşaltılmalı, sonra da bunların tekrar oluşmasını engellemek ve düzenli dışkılama için idame tedaviye geçilmelidir. İdame tedavide doktorun tavsiyesine göre verilen tedaviye en az 6 ay devam etmek gereklidir.
1. Bol sıvı verilmeli.
2. Küçük bebeklerde vucut egzersizleri faydalı olabilir.
3. Tablo 1’deki kabızlığa yol açan gıdalardan kaçınılmalıdır.
4. Tablo 2’deki kabızlığı engelleyen gıdalardan daha çok verilmelidir.
5. Yeni bir mamaya geçişte kabızlık görülüyorsa mama değiştirilmelidir.
6. Tedavi süresince inek sütü kesilmelidir.
7. Tuvalet ihtiyacı ertelenmeden, hergün belli bir saatte (kahvaltı ve yemek sonrası)çocuk tuvalete oturtularak tuvalet alışkanlığı kazandırılmalıdır.
8. Bir günlük tutularak günlük dışkı sayısı ve oluyorsa gaita kaçırmasının işaretlenmesi çocukta teşvik edicidir ve tedavinin takibi açısından önemlidir.
9. Çocuk cezalandırılarak değil teşvik edilerek sorun giderilmeye çalışılmalıdır.
Kabızlık çeken çocuğun kakası sert olduğu için kaka yaparken canı yanar ve bu yüzden kaka yapmak istemez. Fakat kaka yapmadıkça da kaka sertleşir ve gaita yaparken daha çok rahatsızlığa sebep olur. Tedavi de amaç bu kısır döngüyü kırmaktır. Kalın bağırsakta bol miktarda sert ve taşlaşmış kakası olan çocuklarda ağızdan kaka yaptırıcı vermek karın ağrısı, kramp, karında şişkinlik ve kusmaya sebep olabilir. Bu yüzden böyle çocuklarda öncelikle rektal yoldan kakanın boşaltılması sağlanmalıdır. Sonra idame tedavi olarak ağızdan kolay kaka yaptırıci ilaçlar vermek gerekir. Günlük alınan lif miktarı artırılır.Uygun tuvalet eğitimi için de sabah akşam yemeklerden sonra çocuk tuvalete getirilerek en az 10 dakika tuvalete oturması sağlanmalıdır.
Tablo 1: KABIZLIĞA YOL AÇAN GIDALAR:
1. Muz, kızılcık ve elma suyu, ayva, havuç, kestane,
5. Sızma zeytin yağı, mısırözü yağı, soya yağı, fındık yağı
“KABIZLIK TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIKTIR”
Hedef; Kabızlığı, enkoprezis’e (kaka kaçırmaya) ve enürezis’e (idrar kaçırmaya) varan sonuçlara gelmeden tedavi etmek, çocuğa sağlıklı bir gelecek açısından beslenme alışkanlığı kazandırmak.
Çocuklarda kabızlık tanımını yapmak zordur. Ancak en basit tanımlama ile kaka yapmakta zorlanma, sert kaka yapma, kaka yapmaktan korkma, çocuklarda kabızlık olarak adlandırılabilir. Ancak ortalama olarak pediatri polikliniğine başvuran hastaların % 3’ü, Çocuk Cerrahi poliklinik başvurularının yaklaşık olarak % 15-20’si kabızlık nedeni iledir. Bebeklerde dışkılama sıklığı doğumdan sonraki ilk 2, 3 ayda ortalama olarak 4, 2 yaşına kadar 2 ve 4 yaşına kadar 1 civarındadır.
Kabızlık % 90-95 neden bulunamaz, bu tip fonksiyonel kabızlıklarda, ek gıdaya geçilmesi, ailenin çocuğa bakış açısı, çevresel faktörler, düzgün bir diyetin olmaması, modern dünyanın beslenme alışkanlıkları gibi multifaktöryel nedenlerle çocuklarda kabızlık kronik bir problem olarak çocuğun tüm yaşam konforunu bozar. % 5-10’luk kesimde ise kabızlığa yol açabilecek cerrahi ya da dahili nedenle bulunabilir. Fonksiyonel kabızlığa yaklaşımdaki en önemli madde, hastaya yeterince zaman ayırmak, ailenin alışkanlıklarını, çocuğa yaklaşımını öğrenmektir. Fonksiyonel kabızlıklar yeterince önemsenmediğinde, kalınbağırsaklara ciddi anlamda zarar veren ve çocuğun tüm yaşam konforunu ve gelişmesini etkileyen bir problemler yumağına dönüşebilir. Herhangi bir nedenden dolayı erken bebeklik döneminde ya da sonrasında başlayan kabızlıklarda sert kakanın yapılması ile çocukların makatlarında yırtıklar oluşabilir ya da bu sırada çocuk yoğun bir ağrı hissedebilir. Böylece çocuklar kaka yapmayı engelleyerek bir kısırdöngü içine girerler. Çoğu zaman aileler burada çocuğun, kakasını yapmamak adına yaptığı yaptığı hareketleri, dışkılama eylemi olarak algıladıkları için çocukların daha da korkmasını sağlayacak, fitil koyma, lavman yapma, sabun koyma gibi eylemlerde bulunurlar. Bunun sonunda ise travmatik bir dışkılamaya sahip olan çocuk, girdiği kısırdöngüden çıkamaz ve sonraki “kaka yapmama” çabasını ailesinden gizlemek için, aileden kaçmaya başlar. Bu çocuklarda daha fazla kaka birikmesine yol açar. Burada aileler çocukların posasız beslenmesini, aç kalmaması adına teşvik ettikleri için kabızlık daha da ağırlaşabilir. Daha büyük çocuklarda, okuldaki sağlıklı olmayan tuvaletler, oyun nedeni ile kaka erteleme ya da dikkat çekmek amacı ile kaka erteleme gibi nedenlerle, çocuklar aynı kısırdöngüye girebilirler. Hareketsiz çocuklarda da kabızlık tek başına bir neden olarak karşımıza çıkabilir. Hastalık zamanlarında kullanılan ilaçlar nedeni ile de çocuklarda kabızlık oluşabilir. Çocukluk çoğu kabızlıklarının yarısından fazlası tuvalet eğitiminden önce başlar. Uzun süredir devam eden kabızlıklarda ailelerin başvuru nedeni genellikle karında şişlik ve kakasını tutamamak ya da ishal olmaktır. Burada ishalin nedeni aslında taşlaşmış kaka nedeni ile çocuğun kalınbarsağının üst kısmında kakanın cıvıklaşması ve bunun bu kaka taşının kenarında basınç tahliyesi gibi sızmasıdır. Bu kaka son derece kötü kokulu, koyu renkli ve çamur gibidir. Tedavi edilmeyen kabızlıklarda kaka kaçırma çocukların özgüvenini etkileyerek, sosyal ve psikolojik problemlere de yol açar.
Uzun süren fonksiyonel kabızlık nedeni ile başvuran ailelerde, tedavinin başarısının en önemli anahtarının aile-çocuk-hekim ilişkisinin olduğu aileye mutlaka anlatılmalıdır. Çocuğu korkutmadan kalınbağırsağın boşaltılması ve boş tutulması tedavinin asıl amacıdır. Burada mümkün olduğunca çocuğun makatına yaklaşılmamalı ya da anestezi altında yaklaşılmalıdır. Kaka yumuşadıktan sonra çocuğun dışkılama ile ilgili korkusunun geçmesi ve bir alışkanlık oturmasını beklemek gerektiğinden, bu tedaviler ve hekim-aile ilişkisi en az 6 ay devam etmeli ve her türlü tedavi aşamalarla azaltılarak kesilmelidir. Tedavi sırasında aileler beslenme, posalı beslenme, çocuğun dışkılama alışkanlığını oturtulmasına yardımcı olma konusunda mutlaka eğitilmelidir. Tedavi sonrasında kabızlıkla ilgili bir kuşku duyulduğunda hemen tekrar tedaviye başlanmalıdır.
Kabızlık problemi annelerin korkulu rüyası. Çocuklarda sık görülen kabızlık; ateş, kusma, dışkıda kan, kilo kaybı gibi birçok soruna yol açıyor. Oyunu bırakmama isteğinden strese, yanlış beslenmeden erken tuvalet eğitimine kadar birçok sebebi bulunuyor. Kabızlığın önüne geçmek için çocuğun tuvalette oturması sağlanmalı. Ilık bir banyo ya da içecekler dışkılama hissini arttırır. Kabızlık sonrasında da çocuk istemsiz olarak kakasını kaçırabilir. Böyle durumlarda çocuğun cezalandırılmaması lazım.
Çocuklarda kronik kabızlık çok sık görülen problemlerden biridir. Kabızlık; dışkılama sıklığında azalma, sert veya ağrılı dışkılama (barsak hareketi) olarak tanımlanır. 1-4 yaş arasındaki çocuklar genellikle günde 1-2 kez ve yüzde 90’ından fazlası en geç günaşırı dışkılar. Çocuktaki kabızlık sorununu gidermek için kronik kabızlığın nasıl geliştiğini anlamak gerekir. Çünkü çocuklarda kabızlığa birçok faktör neden olabilir. Ama genellikle geçici olmakla birlikte görülen en sık nedenler erken tuvalet eğitimi ve diyet değişiklikleridir.
KRONİK KABIZLIK BAŞKA SORUNLAR DOĞURABİLİR
Çocuklarda kabızlık genellikle geçici ve önemsiz bir durum olarak görülür. Ancak kronik kabızlık başka sorunları doğurabilir veya altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olabilir. Bu nedenle iki haftayı geçen kabızlığa ateş, kusma, dışkıda kan, karın şişliği, kilo kaybı, anüs (makat) çevresinde ağrılı yırtıklar, barsağın anüsden dışarı çıkması gibi başka bulgular da eşlik ediyorsa, doktora başvurmak gerekir.
AĞRI ÇEKMEMEK İÇİN KAKASINI TUTABİLİR
Kronik kabızlığın ilk nedeni ağrılı barsak hareketleridir. Böyle durumlarda çocuk, ağrıyı yaşamamak için kakasını tutmayı öğrenir. Acele bir barsak hareketi olduğunda birkaç dakika kaslarımızı sıkarak acil durum geçene kadar bunu erteleyebiliriz. Erişkinler uygunsuz her durumda barsak hareketini engelleyebilirler ancak erişkinler durum uygun olduğunda en kısa zamanda tuvalet gereksinimlerini tamamlamak gerektiğini anlayabilirler. Ağrı korkusu nedeniyle barsak hareketini engelleyen bir çocuk bunu tekrar tekrar yaparak dışkılamayı engeller. Dışkılamayı engellemek için bacaklarını çaprazlar, kalçalarını sıkar ve yüz ifadesi değişir. Bunun dışında çocuklar birçok nedenle dışkılamayı geciktirirler. Oyunu bırakmak ve evden farklı bir yerde tuvalete gitmek istememe gibi nedenler, bunların arasında yer alabilir.
KAKA KONTROLÜ OLMAYAN ÇOCUĞU CEZALANDIRMAYIN
Dışkılamayı geciktirme durumlarında; çok miktarda sert gaita rektumda birikir. Zaman içinde rektum genişler ve gerilmeye daha az duyarlı hale gelir. Dışkı parçaları ayrılır ve çocuk farkında olmadan çamaşırına geçer. Bu farkında olmadan dışkı kaçırma nedeni ile iç çamaşırının lekelenmesi durumudur. Bazen kolon kasıldığında, sıvı gaita rektumdaki sert gaita çevresinden fışkırılarak kabızlığı olan çocuğun ishali olduğu izlenimini verir. Kabızlık ve sonrasında gelişen gaita kaçırmada çocukların kaka kontrolü yoktur, bunun için suçlanıp cezalandırılmamaları gerekir. Bu nedenle utanırlar, kirli çamaşırlarını saklamaya çalışırlar ve koku diğer aile fertlerini rahatsız ettiği halde iç çamaşırlarını değiştirmek istemezler. Başka çocukların alay etmesi nedeniyle veya utandıkları için okula gitmek de istemezler.
BESLENME ŞEKLİ KABIZLIĞI ETKİLİYOR
Kabızlığın birçok nedeni bulunuyor. Bunlardan biri erken tuvalet eğitimidir. Bu dönem, çocukla anne-baba arasında bir savaş haline gelebilir. İstemli tutma giderek istemsiz bir alışkanlığa dönüşebilir. Beslenme şekli de kabızlığı etkileyen durumlar arasında görülüyor. Diyetteki değişiklikler, lif bakımından zengin gıdaların tüketilmemesi, tam sıvı diyetten katı gıda içerikli rejime geçilmesi kabızlığın nedenleri arasında gösterilebilir. Öte yandan yolculuk, stres gibi rutin değişiklikler, ilaçlar, inek sütü alerjisi ve aile öyküsü de kabızlıkla ilişkili olabilir. Neden ne olursa olsun ayrıntılı bir öykü taraması gerekir. Kabızlığın ne zaman başladığı, günlük aktiviteleri, önceki ve şimdiki tuvalet alışkanlığı, dışkılama sıklığı, dışkının şekli, kanama olup olmadığı, kullandığı ilaçlar, diyetinin ayrıntıları öğrenilmelidir. Muayenede karında şişlik, kitle veya yumru, makatın yerleşimi, çatlak olup olmadığı görülür. Buna ek olarak makattan muayene yapılarak kanama olup olmadığı kontrol edilir. Karnının radyolojik görüntülenmesi, tıkanıklık durumu ve dışkının yerleşimi ve miktarı hakkında bilgi verir. Bu bulgulara göre daha ileri tetkikler ve incelemeler gerekip gerekmediğine karar verilir.
KABIZLIĞIN TEDAVİ ŞEKİLLERİ
Rektumu Boşaltmak:
Bağırsaktaki büyük sert dışkı yumuşatılıp küçültülerek atılması sağlanır. Ağızdan alınan dışkı yumuşatıcılar dışkıya su çekerek işlev görürler ve alışkanlık yapmazlar. Kana geçmezler ve bağırsakta uzun süre kalmazlar. Nadir olarak aynı zamanda lavman veya fitil kullanılabilir. Bunlar sadece kalın bağırsağın alt kısmındaki dışkıyı yumuşatarak temizlenmesini sağlar. Çocuk çok şiddetli kabızsa kısa süreyle hastaneye yatırılması ve özel boşaltıcı lavmanların yapılması gerekebilir.
Rektumu Boş Tutmak
Her ne kadar 2-3 günde bir barsak hareketi olması normal sayılsa da kronik kabızlığı olan çocukların tedavisi için amaç bu değildir. Bu çocukların günlük dışkılamaları olması, rektumda tekrar dışkı kütlesi birikmemesi açısından dışkılamanın günlük, yumuşak ve ağrısız olması gerekir. Günlük barsak hareketlerinin olması rektumda tekrar dışkı birikmesini önler, kalın bağırsağın normal şekle ve kas tonuna gelmesini sağlar. Bağırsak çalıştırıcılarla amaçlanan hedef, yakalanmaya çalışılır. Bu çalıştırıcıların dozu her çocuğa göre farklıdır yakın izlemle çocuk için doğru ve yeterli doz ayarlanabilir. Amaç günde bir veya iki yumuşak dışkılamayı sağlamaktır. Çalıştırıcıların alımını kolaylaştırmak içim meyve suyu ile karıştırılabilir. Kabızlığı yenmek için tedavi alan çocukların ailelerinin yaptığı en büyük hata bunları hızlı azaltmak veya kesmektir. Sorun kalmadığında, çalıştırıcının dozu 1-2 haftada bir yüzde 25i azaltılır. Eğer tekrar ağrısı olursa veya günlük dışkılama durursa daha önceki doza dönülür.
Diyet Yapmak
Kabızlık yapan yiyecek yoktur. Lif bakımından zengin ve fakir yiyecekler vardır. Bu nedenle yeterli lif miktarı olan besinlerin verilmesi gerekir. Lif en çok meyvelerde, sebzelerde ve arpa, buğday ve mısır gibi tahıllarda bulunur. Erişkinler günde 25-30 gr lif almalıdır, çocuklarda lif gereksinimi yaşa göre değişir. Çocuğun lif gereksinimi yıl olarak yaşına 5 eklenerek gram cinsinden bulunur. Bir diğer önemli noktada ise yeterli sıvı almayı sağlamaktır. Diyet alışkanlığı sağlıklı ve hayat boyu kullanılacak bir alışkanlık olmalı.
KABIZLIĞI GİDERMEK İÇİN;
* Tuvalet eğitimi almış çocukların tuvalette oturması sağlanmalı.
* Yemeklerden ve özellikle de sabah kahvaltısından sonra tuvalet eğitimi veya oturma için en iyi zamandır. Çünkü dolu mide çoğu insanda dışkılama ihtiyacı hissettirir.
* Ilık bir içecek bu hissi arttırır.
* Ilık bir banyo sonrası tuvalette oturmak dışkılama hissini arttırır.
* Küçük çocukların tuvalette rahat oturmaları için ayaklarının altına küçük bir tabure veya yükseltici koyulması ve dizlerinin kalçadan hafif yukarda olması yararlıdır.
* Çok küçük çocukların lazımlık kullanması veya tuvalette yüzlerini duvara dönmeleri daha rahat oturmalarını sağlar.
Kabızlık,seyrek,miktar olarak az sert ve ağrılı kaka yapma olarak tanımlanabilir.
Yenidoğan bir bebek normalde ilk 24 saat içerisinde mekonyum adı verilen(siyah renkli) kakasını yapar. Bu nadiren 48 saati geçer.Doğumu takiben ilk 48 saat içersinde kaka yapmayan bebeklerde anüsün açık olup olmadığı veya dar olup olmadığı (Anal stenoz) kontrol edilmelidir.Anüs kapalı ise (anal atrezi)sorun acil cerrahi girişimi gerektirir.
Anüs dar ise ,analdilatasyon(anüs genişletmesi) yapılmalıdır. Anüsün açık ve kakanın 48 saati geçmesine rağmen olmaması durumunda rektal tuşe (küçük parmağın anüsten rektuma sokulması) ile,muhtemel mekonyum tıkacı (sertleşmiş mekonyum)yerinden oynatılarak çocuğun kaka yapması sağlanır.
Yenidoğan bir bebek yukarıdaki girişime rağmen kaka yapmıyorsa veya siyah katran renginde bir kaka yerine az miktarda ve açık renkli kaka yapması sindirim kanalının alt kısımlarında itici barsak haraketleri yokluğu (Hirschprung hastalığı doğumsal aganglionik megakolon ) veya fiziksel bir tıkanıklık olduğu düşünülerek bir çocuk cerrah tarafından muayene edilmesi sağlanmalıdır.
Hirschprung hastalığı çoğunlukla kalın barsağın son kısımlarında bir bölümde sinir hücrelerinin olmadığı bu kesim barsağın kakayı dışarı doğru iten hareketinin bozukluğu ile kendini gösterir. Bu hastalık bazen daha ileri yaş gruplarındaki çocuklarda da kabızlık nedeni olarak ortaya çıkabilir. Hirschprung hastalığının tedavisi cerrahidir.Bu tedavide sinir hücreleri içermeyen kesimin rektum ile birlikte çıkarılması veya bu kesimin rektumla birlikte devre dışı bırakılmasıdır.(Swenson veya modifiye Duhamel adı verilen tekniklerle).
Çocuklarda günlük kaka yapma sayısı, beslenme tipi ve yaşa göre değişirse de ;0-3 aylık çocuklarda günde 2-3 defa ,6 ay -1 yaş arasında 2,2-3 yaş üzerindeki çocuklarda günde ise 1 defa olarak tanımlanmaktadır.
Kabızlık çocuklarda oldukça sık görülen bir semptomdur.Çocuk ve çocuk cerrahisi hekimlerine müracat eden hastaların %10-25’ ini oluşturmaktadır.
Kabızlık erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık görülmektedir.
Kabızlığın sebepleri;
Kabızlık nedeni hastaların %5 inde organik (bir hastalığa bağlı ),%95 inde fonksiyonel nedenlere bağlıdır. Kabızlığın ayırıcı tanısında şikayetlerin başladığı yaş çok önemlidir. Yenidoğan ve erken bebeklik döneminde başlayan kabızlık olgularında organik nedenler ön planda düşünülmelidir.
Kabızlığın Organik Nedenleri:
●Doğumsal anorektal (anüs ve onun hemen üzerindeki rektum denilen barsak kesimi) malformasyonlar (Anomaliler).Doğumsal aganglionik megakolon (Hirschprung hastalığı ;yukarıda kısaca anlatıldı).
●Nörolojik hastalıklar,medulla spinalisi tutan myelomeningosel(omurilik tutulumu gösteren doğumsal anomali),mental gerilik.
●Kistik fibrozis (karın içi organlardaki dış salgı yapan tüm bezleri tutarak salgı azlığına ve dolayısı ile mekonyum veya kakanın daha kıvamlı olmasına neden olan)hastalığı.
●Doğumsal veya daha sonra gelişen hipotiroidizm (Tiroid bezinin yetersiz hormon salgılaması –Barsak haraketlerini engelleyerek)kakanın dışarı atılma sürecini geçiktirir.
●İnek sütü alerjisi ●Yetersiz sıvı alımı ●Anal Fissür: Herhangi bir nedenle iyice sertleşmiş bir kakanın anüs ağzında yaptığı yırtık (Anal fissür )çok rastlanılan organik kabızlık nedenidir.Bir kere fissür oluştuğunda sonraki kakalar son derece ağrılı olur ve çocuk bu nedenle kakasını tutarak kabızlık oluşur. Ayrıca kaka yaparken fissürlü anüste oluşan çatlak nedeni ile kakanın çevresine kırmızı renkli kan bulaşır. Fissür bir defa oluşunca çocuk kaka yapma konusunda kısır döngüye girer. Ağrı nedeni ile kaka yapmaz ,kaka yapmadıkça da barsak alt kısmındaki kaka iyice sertleşerek adeta taş halini alır.Bu gibi çocuklarda karın muayenesinde barsaktaki sertleşmiş kaka kolayca hissedilebilir .Rektumdan vazelin kullanılarak parmakla kaka tahliye edilmeye çalışılır. Başarılı olmayan durumlarda ise rektal lavman yapmak zorunda kalınabilir.
Anal fissürün tedavisi, anal dilatasyon dur. Hafif ve erken tanı konulan olgularda bu yağlanmış (vazelinle) parmak veya rektal bujilerle yapılır. Ağrı için pomat veya ılık suya oturtma banyosu çocuğu rahatlatacaktır.Tüm bu işlemler çocuk cerrahisi tarafından yönlendirmelidir.
Kabızlığın Fonksiyonel Nedenleri:
Çocuklarda kabızlığın büyük çoğunluğu fonksiyoneldir. Çocuk 2 yaşına yaklaşınca tuvalet eğitimi verilmelidir. Çocuk günün belli saatinde tuvalette tutularak veya oturtularak kaka yapması istenilir. Çocuk herhangi bir şekilde kaka yapma istediğini belirtirse veya hissedilir ise hemen tuvalete götürülmeli ve oldukça müşfik davranılmalıdır. Çocuk kakasını bu şekilde yaparsa mutlaka ödüllendirilmelidir. Bıkkınlık gösterilmeden iyi sözlerle çocuk mutlaka hergün kaka yapmak üzere aynı saatte tuvalete oturtulup zaman harcanmalıdır. Bu işlemler esnasında kesinlikle çocuğa sinirlenmemeli ve kızılmamalıdır.
Bazı aile içindeki sıkıntılar,tartışmalar çocuğun tuvalet eğitimini engelleyeceği akıldan çıkartılmamalıdır.
Bazı çocuklara oyun oynamak kaka yapmaktan daha çekici geleceği için kakası geldiği halde bunu tutma yolunu tercih ederler. Oyuna ara vererek kakasını yapması sağlanmalıdır.
Çocuk tuvalet eğitimini tamamlamadan imkanlar ölçüsünde kreş veya okul öncesi eğitime başlatılması uygun olmaz.Tuvalet eğitimini tamamlamış bazı çocuklarda okuldaki şartların uygun olmaması veya oradaki personelin çocuğa iyi davranmaması halinde çocuk emosyonel sıkıntıya girerek kakasını yapmaya bilir. Bu konstipasyonun başlaması ve kronik bir hal almasına neden olabilir. Bu gibi durumlarda Fekal soiling (külotunu az miktarta kaka ile kirletmesi)gelişebilir.
Böyle durumlarda anne,baba,hekim ve okulun yetkilileri birlikte bu sorunun çözümünde müştereken çaba göstermeleri gerekir.
Kronik konstipasyonlar çocuklarda ;sertleşmiş kakayı çıkarmak için gereğinden fazla ıkınması olan çocuklarda rektum mukozası dışarı çıkabilir. Anüsten dışarı çıkan pembe –kırmızımsı renkli bir kitle bazen kendiliğinden içeri girer,bazende aileler veya hekimin yardımı gerekir. Rektal prolapsus denilen bu durum süreklilik kazanırsa mutlaka çocuk cerrahının olayı değerlendirmesi gerektiği durumlarda cerrahi girişimle düzeltme yönüne gidilmesi gerekir.
Aile çocuğun yeterli sıvı almadığı konusunda ve kabızlığın bazı gıda değişimleri ile ilgisi konusunda duyarlı olmalıdır. Çocuğun beslenme şekli konusundaki şüpheleri çocuk hekimi ile paylaşması ve uygun bir beslenme programı uygulanması sağlanmalıdır. Ayrıca hekim kakayı yumuşatıcı bazı ilaçlar önerilebilir
Kliniğimizde kabızlık(konstipasyon) kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Hastamızdan bazı isteklerimiz de olmakta ama bu istemlerimiz çok basit yapabileceği hayatındaki çok küçük değişiklikleri ifade etmekteyiz. Örneğin kabuklu tüketebileceğimiz sebze ve meyveleri bol suyla yıkadıktan sonra kabuğunu soymadan yenilmesi, bol su içilmesi vb… Kabızlık çoğu kez biz hekimler tarafından basit bir rahatsızlık gibi algılanıp ihmal edilebilen ancak bu rahatsızlığı çeken hastalar için ciddi bir sorun ve hatta yaşam düzenlerini bozabilecek, yaşam kalitelerini etkileyebilecek ve tüm yaşam boyu sürebilecek bir problemdir. Bazı vakalarda geçici ve kendi kendine halledilebilen bir sorun olan kabızlık bazı vakalarda ise gerek nedeni ve oluş biçimi, gerek sonuçları, gerekse de tedavisi yönünden deneyimli bir doktoru bile çok uğraştıracak kompleks bir rahatsızlıktır. Ayrıca hemoroid, fissür, fistül gibi çok rahatsız edici hastalıklara da sebep olabilir. Kabızlık deyimi kişiden kişiye farklı anlamlar taşıyabilir, basitçe haftada 3 kereden az tuvalete gitmeyi kabızlık olarak kabul edilmektedir.. Ayrıca defekasyon(dışkılama) esnasında aşırı ıkınma, karında şişkinlik ve ağrı, kalın ve sert veya keçi pisliği gibi ufak ufak parçalar halinde büyük abdest yapma, yeterli boşalamama hissi, anüs bölgesinde tıkanıklık hissi, parmakla boşaltma ihtiyacı olması da diğer kabızlık bulgularıdır. Kabızlık ek bir hastalık olmaksızın, yani sadece kalın barsağın çalışma bozukluğu nedeni ile olabileceği gibi, sindirim sitemi hastalıkları, nörolojik hastalıklar, endokrin ve metabolik bozukluklar nedeni ile de oluşabilir. Ayrıca yaşam ve beslenme biçimi, kullanılan ilaçlar da kabızlık gelişiminde önemli rol oynar. Eğer kabızlığı olan bir kişide; iştahsızlık, kilo kaybı, büyük abdesten kan gelmesi, makat bölgesinde ağrı, karında kramp- ağrı, en önemlisi ailede barsak kanseri ve iltahabi barsak hastalığı mevcutsa vakit kaybetmeden ileri tetkik ve tedavi için doktora başvurmalıdır. Kabızlık sorunu çeken kişilerin bu rahatsız edici durumdan kurtulmak ve daha kaliteli bir yaşam sürebilmek için kendilerini doğru yönlendirecek bir hekimden yardım almaları gerekmektedir. Eğer sadece kalınbarsağın çalışma bozukluğuna bağlı bir konstipasyon mevcutsa uygun tedavi ile bu rahatsız edici durumdan kısa sürede kurtulmak mümkündür. Beslenme alışkanlığını değiştirmek ve daha çok lifli gıda tüketmek tedavinin önemli bir parçasıdır. Ayrıca bol miktarda sıvı alımı önem taşımaktadır. Akupunktur tedavisi tüm sindirim sistemini düzenler, barsakların daha düzgün çalışmasını sağlar ve kabızlık şikayetini ortadan kaldırır. Elektro akupunktur bağırsak peristaltizmini artırır.
Konstipasyon veya diğer bir adıyla kabızlık terimi hastalar tarafından dışkılama sıklığının azlığı, yetersiz dışkılama, aşırı sert dışkı veya anüs çevresindeki rahatsızlıklar sonucu gelişen ağrılı dışkılama için kullanılır. Sağlıklı insanların yaklaşık % 95’inde günde üç kez dışkılamadan haftada üç kez dışkılamaya kadar çok değişken sayılar olduğu için konstipasyon; dışkılamanın mutlak sayısından çok, bireyin önceki dışkılama alışkanlığından sapmalar yönünde değerlendirilmelidir.
Kronik kabızlık batı toplumlarında yaygındır, toplumun yaklaşık % 10’u düzenli olarak laksatif kullanmaktadır. Kronik Kabızlığı olan hastaların çoğunda rektumda büyük, kuru gaita kitlesinin birikmesi, başlangıç defekasyon yetersizliği veya gelen dışkılama uyarısını ihmal etme, erteleme alışkanlığı vardır. Bu tuvalet isteğinin istemli olarak baskılanması, çocukluk çağında veya yaşamın daha geç döneminde ortaya çıkar. Bunun nedeni çoğu kez rahat ve temiz olmayan tuvalet ortamı, yoğun iş temposu veya sürekli yatağa bağlanmayı gerektiren durumlar olabilir.
Kadınlarda daha sık görülür, bu da kadınların özellikle dış ortamda yani evleri dışında tuvalete gitme konusunda daha titiz olmalarından kaynaklanmaktadır. Dışkı ile rektumun sürekli olarak dolgunluğu kronikleşir, kişi rektumdaki dolgunluğun farkına varma hassasiyetini azaltmaya başlar. İlerleyici bağırsak hareketleri daha zorlaşır, daha sonra oluşan hemoroidler ve fistüller dışkılamayı iyice zorlaştırır ve dışkılama refleksibaskılanmaya başlar. Hasta bu zor durumdan kurtulmak için laksatifler ve lavman kullanmaya başlar ve artık dışkılama kendiliğinden gerçekleşemez bunlara bağımlı hale gelir.
Konstipasyon Sebepleri :
1.Fonksiyonel nedenler : Liften fakir diyet alışkanlığı, yetersiz su alımı, yetersiz dışkılama alışkanlığı.
2.Kolon hastalıkları : Obstrüktif lezyonlar (tümör, striktür gibi ), Hirsprung hastalığı ve kollagen-vasküler hastalıklar (örneğin skleroderma)
5.Metabolik ve endokrin hastalıkları: Porfiri, hipotroidi, hirperkalsemi, feokromasitoma ve üremi, Diabetik nöropati.
6.Psikiyatrik hastalıklar
7.İlaçlar: Analjezikler, Antiasidler, Antikolinerjekler, Antikonvülsanlar, Antidepresifler, bizmut tozları, Demir preparatları, ağır metal zehirlenmeleri, parkinson ilaçları vd.
Bağırsakların sinirsel donanımının zenginliği nedeniyle o bölgede oluşan herhangi bir sorun vücutta çok farklı şikayetlere sebep olabilir. Ayrıca bağırsak iç yüzeyinde bulunan çok sayıda yararlı bakterinin sayısının ve niteliğinin bozulması da bir çok hastalığa neden olur. Bunun ötesinde uzun süren kabızlık vücudun toksik yükünün artmasına ve başka bazı hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlar.
Barsak Florası bozukluğu ve enterik sinir sistemi fonksiyonunun bozulması ile birlikte görülen hastalıkları şöyle sıralayabiliriz :
Diğer Hastalıklar: Reaktif Artritler, Tekrarlayan ürogenital Sistem İnfeksiyonları, Vulvovaginal mikozlar.
Kabızlığın tanısı kadar tedavisi de karmaşıktır, Onun için anamnez , fizik muayene ve laboratuar tetkikler iyi değerlendirilmeli ona göre plan oluşturulmalıdır. Eğer bir bozucu alan varsa önce Nöralterapi kullanılır, ancak hastanın meridyenlerinde enerji ile ilgili sorunu varsa Akupunktur başta gelir. Yapılan Gaita analizine göre mikroflora bozulmuş ise kolon temizlenmeden ( kolon hidroterapi) ve flora düzeltilmeden hiçbir yöntemle başarılı olamazsınız. Gıda intoleransı da sinsice kenarda durur ve eğer atlamışsanız yine başarı şansınızı kaybedersiniz. Beslenme kabızlığın aşılmasında çok önemlidir ve bağırsaklarla ilgili problemlerde psikolojik değerlendirme göz önünde tutulmalıdır.
Tedavide kullanılan yöntemler şunlardır :
1.Nöralterapi 2.Akupunktur 3.Mikrobiolojik Tıp 4.Beslenmenin düzenlenmesi 5.Gıda intoleransı 6.Psikolojik destek 7.Kolon Hidroterapi 8.Manyetik alan terapisi