Etiket: Kabızlık

  • Gebelikte Kabızlık

    Gebelikte Kabızlık

    Gebelikte kabızlık oldukça sık rastlanan bir durumdur. Dışkılama sıklığının azalmasına, hatta rahatsızlık verecek derecede dışkı çıkaramamaya kabızlık denir.

    Dışkınız katı, sert, küçük hacimli olur ve beraberinde şişkinlik, gerginlik, rektal dolgunluk ya da dışkıyı tam boşaltamadığınızı hissedersiniz.Sebeplerinden biri gebelikte hormon düzeylerindeki artışa bağlı olarak bağırsaklarda yaşanan kas dokusu gevşemesi, diğer bir sebebi ise büyümekte olan uterusun baskı yapmasıdır. Ama bu çözülemeyecek bir durum değildir.Tuvalet alışkanlıklarınız, büyük bir olasılıkla hamilelikte değişecek. Kadınların çoğunda kabızlık olur, genellikle bunu düzensiz dışkı çıkarma takip eder. Basur daha sık oluşur . Aşağıda yazanlara dikkat ederek kabızlığın üstesinden gelmeniz mümkün.

    Neler yenilmelidir?

    Bol sıvı yanında posalı (lifli) gıdaların da tüketilmesi gebelikte kabızlık şikayetini azaltır.

    Lifli gıdalar

    • Kepekli ekmek,
    • Yulaf ezmesi,
    • Barbunya,
    • Kepekli makarnalar,
    • Kayısı,
    • Kuru üzüm,
    • Bezelye,
    • Pırasa,
    • Esmer pirinç,
    • Ahududu
    • Kuruyemişte

    Bol miktarda vardır.

    Ayrıca bolca kayısı, erik, incir kompostoları ve doğal meyve suları içebilirsiniz. Eğer normalde çok az lifli besin alıyorsanız, öğünlerinize lifli besinleri azar azar ekleyin, aksi takdirde midenizde sıkıntı yaşarsınız. Bütün günkü öğünlerinizi 6 eşit parçaya bölerseniz çok daha iyi olacaktır; çünkü 3 büyük öğünde kendinizi çok rahatsız hissedebilirisiniz.

    Kahve, kola gibi içecekler ve muz gibi nişastalı gıdalar kabızlık yapar. Bu tür gıdalardan uzak durun.

    Öğün atlamak sindirim sisteminin çalışma sistemini sekteye uğratır. Bu nedenle özellikle kahvaltı ve öğle yemeklerinizi atlamamaya özen gösterin.
    Yoğurt, bağırsak hareketlerinizi ve sindirim sistemini düzenler ve kabızlığı önler.

    Sıvı tüketimi ne kadar önemli?

    Sağlığımızın temel taşlarından su, meyve ve sebze suları dışkıyı yumuşatıp besinlerin sindirim sisteminde rahatça ilerlemelerini sağladığı için kabızlık şikayetlerinin kurtarıcısıdır. Sabah kahvaltısından önce aç karnına bir bardak ılık su içilmesi tavsiye edilir. Günde 1,5-2 litre su ya da sıvı tüketin. Sıvı ihtiyacınızı su, çorba, ayran, komposto, bitki/meyve çayları, doğal meyve suyu ile karşılayabilirsiniz.

    Egzersizin faydası olur mu?

    Yaptığınız egzersizi artırmanız da kabızlığın azalmasına yardımcı olmaktadır. Özellikle açık havada yapılacak bir saatlik yürüyüşler, sağlığınız açısından oldukça faydalı olacaktır. Dolayısıyla her gün yaklaşık yarım saat veya birer saatlik yürüyüşler yapmaya çalışın.

    Doktora ne zaman gitmeli?
    Diyet,sıvı tüketimi ve egzersizin faydalı olmadığı kabızlık durumlarında hekiminiz tarafından önerilecek olan kabızlık önleyici tozlar kullanmalısınız. Aksi halde tedbir alınmaz ise basura neden olabilir.

  • Kabızlık ve doğru dışkılama alışkanlıkları

    Doğru dışkılama her gün sabah, günde bir defa, kahvaltı sonrası aynı saatte, rahat, hızlı ve kolay dışkılama yapılmasıdır. Kabızlık ise bağırsak alışkanlıklarında zor ve seyrek dışkılama şeklindeki değişiklik, dışkının çok sert veya çok küçük olması, zor veya seyrek(haftada en az üç kez) dışkılama olarak tarif edilebilir.

    Kabızlığı olan kişiler dışkılama sonrası bağırsakların tam boşalmama hissi nedeniyle sık dışkılama ihtiyacı da duyabilirler. Her şeyden önce kabızlık bir hastalık değil, kişiden kişiye değişen ve farklı şekillerde yorumlanan subjektif bir şikâyettir ve çok yaygın bir sorundur. Kabızlık için pek çok faktör katkıda bulunur, yaşlandıkça kabızlık sorunu daha sık ortaya çıkar ve düzensiz dışkılama alışkanlığı zaman içerisinde kaçınılmaz olarak hemoroid, fissür gibi anal hastalıklara neden olur.

    KABIZLIK TANISI NASIL KONULUR ?

    Kabızlık genellikle öykü ve fizik muayene ile teşhis edilebilir.Bu şikâyet ile gelen hastada fizik muayenenin bir parçası da rektal bölgenin muayenesidir. Rektal muayene; kitle, darlık veya anormalliliği hissetmek ve dışkıda kan olup olmadığını kontrol etmek için rektum içerisinin eldivenli parmak ile kontrol edilmesidir.

    Çoğu kişi kabızlık tedavisini evde kendi başına yapar. Ancak aşağıdaki şikayetlerin herhangibirisi kabızlığa eşlik ediyorsa mutlaka gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır.

    Kabızlık yeni başlangıçlıysa,

    Üç haftadan daha uzun süren kabızlığınız varsa,

    Ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü varsa,

    Tuvalet kâğıdında veya dışkıda kan görüyorsanız,

    Kilo kaybı varsa,

    Ateş varsa,

    Zayıflama öyküsü varsa

    Dünya sağlık örgütü kolon kanseri taraması amacıyla, hiçbir şikayeti olmasa bile 50-60-70 yaşlarında herkese birer kez kolonoskopi, arada kalan yıllarda da yılda bir kez dışkı da gizli kan tetkiki yapılmasını önermektedir.

    KABIZLIK TEDAVİSİ NASIL YAPILIR ?

    Kabızlık tedavisi yemek alışkanlıklarını değiştirmek, lifi yüksek gıdalar tüketmek ve gerekirse laksatif ilaçlar(mushil ilaçları) kullanmayı içerir. Bir sağlık kuruluşuna başvurmadan önce, evde bu tedaviler denenebilir. Ancak birkaç gün içinde bağırsak hareketi yoksa daha fazla yardım için bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

    Yaşam tarzı değişiklikleri; bağırsak hareketleri en çok yemeklerden sonra aktive olur bu nedenle dışkılama için en uygun zaman yemekten hemen sonradır. Eğer bağırsak hareketleri ile ilgili vücut sinyalleri göz ardı edilirse, sinyaller zamanla zayıf ve güçsüz hale gelir ve dışkılama hissi giderek azalır. Sabah kafein içeren içecekler tüketmek bağırsak hareketlerini artırmak için yararlı olabilir. Ayrıca su içilmesine engel bir hastalık yok ise günde en az 2 litre sıvı tüketilmesi ve düzenli egzersiz yapılması da kabızlığın önlenmesi için yapılması gereken yaşam tarzı değişiklikleridir.

    Diyetteki fiber içeriğinin artırılması: Diyetin lif içeriğinin artırılması ile kabızlık ortadan kaldırabilir veya rahatlatabilir. Diyet içeriğindeki lif için önerilen miktar günde 20-35 gramdır.

    Birçok meyve(turunçgiller, kuru erik, kayısı, şeftali), sebze (bezelye, fasülye, mercimek), bazı kahvaltılık tahıllar(yulaf, kepek) ve çerezler(badem, yer fıstığı) diyet lifi için mükemmel kaynaklardır ve kabızlık tedavisinde özellikle yararlı olabilir.

    Ancak diyet içeriğindeki lifi çok artırırsak buda karında şişkinlik veya gaza neden olabilir. Bu nedenle dışkı daha sık ve yumuşak hale gelene kadar önce az miktarda lif ile başlayıp lif miktarını artırarak yan etkiler azaltılabilir.

    KABIZLIK TEDAVİSİNDE NELERİ KULLANMAMALIYIZ

    Kabızlık tedavisinde yumuşatıcı laksatifler,doğal ürünler ve ev yapımı lavmanlar çok tavsiye edilmez.

    Yumuşatıcı laksatiflerin yan etki riski daha fazladır ve etkisi ise diğer tedavilerle aynıdır. Birçok doğal üründe olduğu gibi kabızlık için kullanılan doğal ürünlerde de ticari olarak temin edilebilen laksatiflerde bulunan aktif maddeler bulunur. Bununla birlikte, bunların dozu ve saflığı dikkatli bir şekilde kontrol edilmez ve bu ürünler genel olarak tavsiye edilmez. Ev yapımı lavman preparatları(çeşitli gibi sabunlu lavmanlar) bağırsak iç yüzeyi için son derece rahatsız edici olabilir ve bunlardan kaçınılmalıdır.

    Uzm.Dr.Ufuk AVCIOĞLU

    Gastroenteroloji

  • Kabızlık hastalık değildir, belirtidir.

    Kronik Kabızlık

    Kabızlık terimi; az miktarda, sert kıvamda, seyrek ve güç dışkılama olarak algılanabilir. Dışkılamada güçlük, dışkılama sonrası boşalmamışlık duygusu gibi durumlar kabızlık olarak değerlendirilmemelidir.

    Kabızlık bir belirtidir, hastalık değildir. Ancak bu belirtiye yol açan çok sayıda organik hastalık olduğu unutulmamalıdır.

    Kabızlıkta dışkının niteliği sert olmasıdır. Diğer niteliği dışkılama miktarıdır. Toplumlara, bireylere ve yiyeceklere bağlı olarak değişmekle birlikte; haftada 3 ve daha az dışkılama, sert ve zor dışkılama ile birlikte alındığında kabızlık olarak değerlendirilir.

    Normal dışkılama mekanizması

    İnce barsaklardan yarı sıvı kıvamda kalın barsağın ilk kısmına gelen barsak içeriğinin kalın barsakta suyu emilerek dışkının normal kıvamı oluşmağa başlar. Bu işlemler sonucunda kıvamı koyulaşan dışkı, son barsağın üst kısmına gelip burada depolanır. Genellikle yemeklerden sonra gastroenterik reflex ile gaita son barsağa doğru itilir. Son barsak içinde birikmeğe başlayan dışkı, son barsak duvarını gererek dışkılama ihtiyacı meydana getirir. Son barsak kaslarının, karın içi adalelerin kasılması ile dışkılama meydana gelir. Özetle kabızlık 3 mekanizma ile meydana gelir.

    1-Kalın barsağın ilk kısmına ulaşan materyalin azlığı (açlık ve posa bırakmayan diyetle beslenme sonucunda böyle olur)

    2-Kalın barsağın dışkıyı ileri doğru iten hareketlerin azalması (bazı nörolojik hastalıklarda olduğu gibi )

    3-Dışkılama mekanizmasının bozulması (son barsak ve anüse organik, nörolojik, psikolojik nedenlerle dışkının dışarı atımını engelleyen olaylarda olduğu gibi)

    Kabızlığın nedenleri

    Doğuştan olma bozukluklar, kültürel, psikolojik, çevresel faktörler, dışkılama ihtiyacının uygun koşullar olmadığı için baskılanması, barsakta dışkının ilerlemesini zorlaştıran hastalıklar, yaşlılarda uygun dışkılama pozisyonunu engelleyen bozukluklar, eklem sorunları, Parkinson hastalığı gibi bazı nörolojik hastalıklar, hareket azlığı kabızlık nedeni olabilir. Kullanılan bazı ilaçlar da, kabızlık nedeni olabilir.

    Bu saydığımız nedenler dışında ülkemizde ve batı dünyasında en sık kabızlık nedeni; barsak sağlığı yönünden yanlış beslenme sonucunda gelişen kabızlıktan kurtulmak için alınan ve bir müddet sonra alışkanlık yapan birçok kabızlık ilaçlarının yanlış ve uygunsuz kullanımıdır.

    Kabızlık olduğunda ne zaman doktora gitmeli?

    Uzun süre kabızlık çeken kişiler nedenini belirlemek amacıyla doktora başvurup bazı tetkikler yaptırmalıdır. Bunun dışında dışkılama alışkanlığında yeni meydana gelmiş bir değişiklik, kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı veya dışkılama ile birlikte kan gelmesi halinde hemen doktora başvurulmalıdır. Bu belirtiler çok ciddi bir durum belirtisi olabilir. Guatr bezi hastalığı ve şeker hastalığında da dışkılama alışkanlığı değişebilir.

    Kabızlığı olanlarda ne gibi testler yapılmalıdır?

    Önce problemin şiddeti belirlenmeye çalışılmalıdır. Fizik muayene, laboratuvar testleri yapılmalıdır. Kalınbağırsak filmi veya rektoskopik tetkikler istenebilir. Tüm kalın barsağın değerlendirilebildiği Kolonoskopi denilen ışıklı, kıvrılabilen bir cihazla yapılabilir. Bu şekilde polip (barsak içinde küçük veya büyük”ben’e”benzeyen oluşumlar) veya tümörler saptanabilir.

    Kabızlık problemi nasıl çözümlenir?

    Düzenli yemek yemek, sağlıklı yiyecekler ve yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. Düzenli egzersiz, zengin lifli gıdalarla beslenmek, kısaca özetlemek gerekirse günde 10-12 bardak su, fiziksel hareket (örneğin yürüme) ,bol lifli diyet.

    Lif nedir?

    Lif bitkisel yiyeceklerin sindirilmeyen kısımlarıdır.2 çeşit lif vardır. Suda eriyen ve erimeyen. Suda eriyen lifler kalın barsaktaki bakteriler tarafından sindirilirler. Yulaf kepeği suda eriyen liflere örnektir. Kan kolesterolünü düşürmede de yardımcıdır. Suda erimeyen lifler kabızlık için en iyileridir. Buğday kepeği, tahıl taneleri ve elma, armut gibi çeşitli meyvelerin kabukları örnek olarak verilebilir.

    Lif niçin önemlidir?

    Lifler dışkının hacmini arttırır. Lifler su tutarak gaitanın miktarını ve su içeriğini arttırırlar. Bu şekilde kalın barsak içerisindeki materyalin barsak boyunca hareketini arttırarak yardımcı olurlar. Toksik maddeleri adsorbe edip atmaları da çok önemlidir.

    Lifi nereden ve ne miktarda almalıyız?

    Uygun bir hareketi için günde 30-35 gr lif alınmalıdır. (Dünya Sağlık Örgütü önerisi) Liften zengin birçok yiyecek vardır. Meyve, sebzeler, kepekli undan yapılmış ekmek en mükemmel örnekleridir. Beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç kullanılmalıdır. Kepek büyük bir lif kaynağıdır. Çeşitli doğal tahıl ürünlerinde bolca bulunur. Diğer yiyeceklere karıştırılarak hazır kepek yenebilir.

    Pratik Öneriler

    Sabahleyin aç karna birkaç adet kuru kayısı, kuru incir veya kuru erik üzerine 2 bardak su içildikten sonra yapılacak bol bir kahvaltı sonrası; tuvalet ihtiyacı olsun ya da olmasın tuvalete gidip 10-20 dk. Oturulmalıdır. Bu şekilde sağlanabilecek bağırsak alışkanlığı uzun süreli rahatlatıcı olacaktır. Birey her gün sabahları bu dışkılama girişimine zaman ayırılmalıdır. Bu dışkılama eğitiminde gençlerde daha iyi neticeler alınmaktadır. Ozmotik dışkılatıcılar (Magnezyum tuzları sodyum fosfat, laktüloz bu gruptandır)emniyetle uzun süre kullanılabilir.

    Barsak hareketlerini uyarak dışkılama meydana getirenler piyasada birçok tablet ya da draje şeklinde hazır olarak bol miktarda tüketilmektedir. Elektrolit bozuklukları, kemik erimesi, protein kaybı ve bağımlılık yapabilirler. Bazıları uzun süre kullanıldıklarında barsak mukozasında pigment birikimine neden olarak melanosis koli adı verilen oluşuma yol açabilirler.

    Sıvı vazelin, mineral yağlar, ağzından veya lavman yoluyla verilebilir. Şiddetli kabızlıkta özellikle karında şişkinlik de mevcutsa lavman ile barsak boşaltılmaya çalışılmalıdır.

  • Kabızlık

    Kabızlık zaman zaman her insanın yaşayabildiği bir durumdur. Seyrek olarak ciddi bir hastalığın göstergesi olabilir. Karında gerginlik ve şişkinlik kabızlığın genel belirtisidir. Kabızlık denildiğinde genelde seyrek dışkılama anlaşılır. Normal, sağlıklı kişi günde üç kez tuvalete çıkabileceği gibi, haftada üç kez de çıkabilir. Sayısal olarak olan değişiklikler kişinin aldığı besinlere, kalori, sıvı miktarına ve günlük aktivitesine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Seyrek dışkılama yanında, zor, sert ve ağrılı dışkılama da kabızlık olarak ifade edilebilir. Çoğu hastada kabızlık basit yaşam tarzı değişiklikleri ile tedavi edilebilir.

    Kabızlık nasıl gelişir ?
    İnce barsaklarımıza günde ortalama 10 litre civarında sıvı gelir. Bunun kaynağı içtiğimiz sıvılar, mide, safra, pankreas ve barsak salgılarıdır. Bu sıvının %90'ı ince barsaklardan emilir ve geri kalan 1 litre sıvı kalın barsaklara geçer. Burada da barsakların sonuna doğru ilerlerken muhtevanın yaklaşık %90'ı emilir ve günde ortalama 100 ml civarında artık barsakların son kısmı olan rektuma gelir. Normal koşullarda 100 ml hacmindeki artık rektumu gerdiğinde tuvalet hissi oluşur ve tuvalette istemli olarak anüsteki (barsağın dışarı açıldığı kısım) kaslarımızı gevşeterek tuvalete çıkarız. Bu his oluştuğunda tuvalete gitmeyip bu hissi erteler isek dışkı rektumda daha fazla süre ile kalır ve bundan daha fazla sıvı çekilir, dışkı hacmi azalır ve tuvalet hissi ortadan kalkar, dışkı da sert hale gelir. Bir sonraki tuvalet hissi oluştuğunda sert dışkıyı çıkarmak sorun olabilir. Dışkılama hissi oluştuğunda bunu ertelemek zaman içinde rektumun genişlemesine de neden olur, bu da normal miktarda dışkının dışkılama hissi oluşturmasına engel olur. Böylece bir kısır döngü oluşur.

    Bu açıklama dışında barsak hareketlerini azaltan bazı durumlarda da dışkı barsaklarda genel olarak uzun süre kaldığından çok sıvı çekilir ve rektuma az miktarda dışkı gelir bu da tuvalet hissi oluşturmaz.

    Kabızlığın sebepleri nelerdir?
    Birçok neden kabızlığa neden olabilir. En önemlileri şöyle sıralanabilir :
    -Diyette yeterli lif bulunmaması
    -Hareketsizlik
    -Yeterli sıvı almamak
    -Tuvalet hissi oluştuğunda bunu ertelemek
    -Stres ve anksiyete
    -Yaşam tarzında değişiklik; gebelik, seyahat gibi
    -Bazı ilaçların yan etkileri
    -Barsakları ya da diğer organları ilgilendiren bazı hastalıklar (Ör: Tiroid, şeker, vs)

    Nasıl tedavi edilir?
    Doktorunuz size kabızlık sorununuz ve sindirim sistemi ile ilgili sorular soracak, barsak hareketleriniz, beslenme ve yaşam tarzınız ile aldığınız ilaçları değerlendirecektir. Tüm bu sorular doktorunuza sorununuzun olası nedenleri hakkında bilgiler verecektir. Detaylı bir muayeneden sonra belki bazı tetkiklerin yapılmasını gerekli görecektir. Birçok vakada olduğu gibi kabızlığa neden olabilecek bir hastalık tespit edilmediği durumda size korunma tedbirlerini anlatacak ve dışkınızın normal hale gelmesi için ilaçlar verebilecektir. Başlıca iki tür ilaç gurubu mevcuttur. Birincisi lif ihtiva edenler, ikincisi ise dışkı yumuşatıcılardır.

    Kabızlıktan nasıl korunabiliriz ?
    Kabızlıktan korunmanın en basit yolu çocukluk çağından itibaren tuvalet hissi oluştuğunda hemen tuvalete gitmektir. Elimdeki iş bitsin ya da eve gidince tuvalete giderim gibi gerekçeler ile hissi ertelemek kabızlığın gelişmesinde önemli rol oynar. Ayrıca besinlerle yeterli miktarda lif almamak, yetersiz egzersiz, yetersiz sıvı alımı, stres, gebelik, seyahat ve barsak hareketlerini azaltabilen ilaçların kullanmak ta kabızlık nedeni olabilir. Bu durumların düzeltilmesi kabızlığın düzeltilmesinde önemli rol oynar.

    Kabızlık nedeni ile ne zaman doktora gitmeliyim ? Kabızlık genellikle geçici bir durumdur ve kolaylıkla düzeltilebilir. Ancak bazen ciddi bir hastalığın işareti olabilir ve mutlak doktora gitmeyi gerektirir. Bu durumlar şöyle sıralanabilir:
    -Yeni ortaya çıkan izahsız kabızlık
    -Yeni ortaya çıkan barsak hareketlerinde değişiklik
    -Diyet düzenlemeleri, egzersiz ve diğer önlemlere rağmen bir haftadan fazla devam eden kabızlık
    -Dışkıda kan görülmesi
    -Kabızlık ile birlikte gaz çıkaramama (yellenememe)

  • Kabızlık !

    Kabızlık !

    Günlük dışkılama sayısı toplumlara, bireylere ve beslenme alışkanlığına bağlı olarak değişmekle birlikte haftada 3 kez veya daha az sıklıkta, sert kıvamda ve zor dışkılama kabızlık olarak adlandırılabilir. Bazı insanlar haftada 2 veya 3 kez ancak nornal kıvamda ve zorlanmadan dışkılarken bundan şikayetçi olmadıklarını ifade edebilirler. Kabızlığın en önemli karakteristiği dışkı kıvamının sert, dışkı miktarının az olması ve dışkılama sırasında zorlanma olmasıdır. Dışkılama hissi olmaması, dışkılama hissi geldiği halde tuvalete gidildiğinde dışkılayamamak, ıkınarak dışkılamak, küçük ve sert parçalar halinde dışkılamak, dışkıladıktan sonra tam boşalamama hissi kabızlıklıkta görülebilen diğer bulgulardır. Bazı hastalar parmakları ile dışkılamaya yardımcı olmaya çalışırlar.
    Kronik kabızlıkta genellikle altta yatan bir organik sebep bulunamaz ve bu tür kabızlık fonksiyonel kabızlık olarak adlandırılır. Ancak kabızlığın bir hastalık olmayıp başka bir hastalığa ikincil olarak gelişebilecek bir belirti olabileceği unutulmamalıdır. Seyrek olarak kabızlığın sebebi dışkının barsak içinde ilerlemesini engelleyen bir daralma olabili (tümör, iltihabi barsak hastalığı veya barsaktaki bir şekil bozukluğu gibi). Bu tür kabızlık organik nedenlere bağlı kabızlık olarak adlandırılır. Bu nedenle kabızlık şikayeti ile başvuran hastalarda genellikle bazı tetkiklerin yapılmasına gerek duyulur.

    KABIZLIĞA NELER SEBEP OLUR?

    Kalın barsaklar 140-180 cm uzunluğundadır ve başlıca görevi ince barsaklardan gelen sulu kıvamdaki barsak içeriğindeki suyun ve eletrolitlerin emilmesidir. Kalın barsaklar günde 4 litre kadar suyu emebilirler. İnce barsaklardan kalın barsaklara bu miktarın üzerinde su geçmesi ishale neden olur. Suyu emilen barsak içeriği katılaşarak dışkı halinde kalın barsakların özellikle son 40-50 cm lik kısmında depolanır. Dışkının kalın barsak içinde uzun süre kalması içindeki suyun daha fazla emilmesine ve daha fazla sertleşmesine yol açar.
    Kalın barsakların içindeki muhtevanın ilerlemesini sağlayan değişik hareketleri vardır. Bu hareketlerin bir kısmı segmenter kasılmalar şeklinde olup dışkının ileri geri hareket etmesini ve içindeki suyun emilmesini artırıcı hareketlerdir ve dışkının küçük parçalar haline gelmesine yol açar (Segmenter kasılmalar). Bu hareketlerin dışkının barsak içinde ilerlemesine bir katkısı yoktur. Kalın barsaklardaki diğer bir hareket şekli proksimalden distale doğru birbirini takip eden ilerleyici kasılmalar şeklinde olup barsak içindeki dışkının çıkışa doğru ilerlemesini sağlar (Peristaltik kasılmalar). Dışkı kalın barsağın rektum olarak adlandırdığımız son 15 cm lik kısmına ulaştığında dışkılama hissi oluşturarak dışarı çıkarılır.

    Fonksiyonel kabızlığın oluşmasında genel olarak üç temel mekanizma rol oynar;

    1- Kalın barsakların aşırı kasılmasına bağlı kabızlık (Hiperkinetik konstipasyon):
    Kalın barsakta segmenter kontraksiyonların artması; Bu türde kalın barsaklarda dışkının barsak içinde ilerlemesine katkısı olmayan segmenter (lokal) kasılmalar artmıştır, dışkı sert ve küçük parçalar halindedir. Genellikle irritabl barsak hastalığı ile birlikte bulunur (Bkz. İritabl barsak hastalığı).

    2– Kalın barsaklarda dışkının ileriye doğru hareketini sağlayan kasılmaların azalmasına bağlı kabızlık (Hipokinetik konstipasyon- tembel kalın barsak):
    Bu türde kalın barsakların tembelliği söz konusudur. Nörolojik hastalıklar (Parkinson hastalığı, felç geçirme vb. durumlar), tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi), uzun süreli diabet, açlık ve posa içermeyen diyetle beslenme, gebelik, uzun süreli seyahatlar, stres, bazı ilaçların kullanılması (Psikiatrik ilaçlar, kabızlık tedavisi için kullanılan ilaçların uzun süreli ve bilinçsizce kullanılması vb.) bu tür kabızlığa yol açabilir.

    3- Dışkılama mekanizmasının bozulması (Diskezi):
    Bu kabızlık türünde, kalın barsağın çıkışa yakın son kısmına (Rektum) gelen dışkının algılanmasında ve anüsün açılarak dışkının dışarı atılmasını sağlayan koordineli hareketlerin oluşmasında bir aksaklık sözkonusudur. Genellikle rektum hastalıkları ve nörolojik hastalıklarda görülür.

    TEŞHİS
    Kabızlık nedeniyle hekime başvuran her hastadan ayrıtılı bir hikaye alınması, beden muayenesi yapılması ve kullandığı ilaçların gözden geçirilmesi gerekir. Kabızlığı uzun süreden beri var olan hastalarda organik bir sebep olma olasılığı oldukça az olmasına rağmen tiroid fonksiyon testlerini de içerecek şekilde biokimyasal kan testlerin ve dışkı incelemesinin yapılması gerekir. Kabız hastada kalın barsakların incelenmesi amacıyla tercih edilmesi gereken yöntem ‘çift kontrastlı baryumlu kalın bağırsak grafisi’ dir. Kolon grafisi, iyi bir cihaz kullanılarak bu işte tecrübeli bir radyolog tarafından çekildiğinde kolonoskopi ile hemen hemen aynı duyarlılığa sahiptir.

    Ayrıca bu yöntemde kalın bağırsakların uzunluğu ve varsa şekil bozuklukları (aşırı kıvrımlar, darlıklar vb.) hakkında bilgi edinmek mümkün olmaktadır. Diğer bir radyolojik yöntem defekografidir. Özellikle yaşlı popülasyonda kolon grafisi ile birlikte yapılması tercih edilir. Bu yöntem de baryumlu kalın bağırsak grafisi gibi uygulanır ancak baryumun barsaktan boşalması sırasında daha ayrıntılı görüntüleme yapılarak dışkılama fizyolojisi hakkında bilgi edinilmeye çalışılır. Kalın barsak grafisinde ilave bir patoloji görüldüğünde gerektiğinde kolonoskopi de yapılabilir. Endoskopi (Kolonoskopi) kabızlık nedeniyle başvuran hastalarda ilk başvurulacak yöntem değildir.

    Ancak, kabızlık dışında başka ilave bulguları olan hastalarda (Kanama, kansızlık, hızlı kilo kaybı, dışkı kalınlığında incelme, yeni başlayan kabızlık ve dışkılama alışkanlığında değişiklik vb.) kolonoskopi ilk tercih edilecek yöntem olmalıdır. Çift kontraslı kolon grafisi çekilen ve organik bir patoloji saptanmayan hastalarda yapılabilecek diğer bir inceleme ‘radyoopak marker çalışması’ dır. Bu yöntemde hastaya belli sayıda radyoopak marker parçacıkları yutturulduktan sonra direkt karın filmleri çekilerek bu parçacıkların barsak içinde ilerlemeleri incelenir ve kalın barsakların hareketleri hakkında bilgi edinilmeye çalışılır.

    DİKKAT !!
    Dışkılama alışkanlığınızda son 6 ay içinde eskiye nazaran bazı değişiklikler olduğunu hissediyorsanız, dışkılamada güçlük çekmeye başladıysanız ve/veya eskisine nazaran dışkı kalınlığında azalma görüyorsanız bu durum ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Vakit kaybetmeden bir gastroenteroloğa başvurmanız gerekir.

    KABIZLIK PROBLEMİ NASIL ÇÖZÜLÜR?
    Kabızlığın bir çok sebebi olabileceği için tedavi, muayene ve laboratuar bulgularına göre şekillendirilir. Düzenli ve fiberden zengin gıdalarla beslenme, yeterli miktarda sıvı alınması (günde en az 8-10 bardak su içilmesi), düzenli egzersiz yapılması (yürüme, aerobik vb.) fonksiyonel kabızlığın hafifletilmesinde uygulanabilecek genel önlemlerdir. Dışkılama hissi geldiğinde vakit kaybetmeden tuvalete gidilerek yeterli süre (15 dk kadar) beklenmesi gerekir. Dışkılama hissi geldiğinde tuvalete gitmeyi ertelemek kabızlığın şiddetlenmesine yol açar.

    Diyet
    Liften (fiber) zengin diyet kabızlığın önlenmesi ve hafifletilmesinde en önemli basamaklardan biridir. Lif, bitkisel yiyeceklerin sindirilmeyen kısımlarıdır. Suda eriyen ve erimeyen olmak üzere iki çeşit lif bulunur. Suda eriyen lifler kalın barsaktaki bakteriler tarafından sindiriler. Yulaf kepeği suda eriyen liflere örnektir. Kabızlığın azaltılmasında suda erimeyen lifler daha yararlıdır. Buğday kepeği, tahıl taneleri, yeşil sebzeler ve elma, armut gibi çeşitli meyvelerin kabukları suda erimeyen liflere örnek olarak verilebilir. Lifler su tutarak gaitanın miktarını ve su içeriğini arttırırlar ve bu şekilde kalın barsak içerisindeki dışkının barsak boyunca hareketini arttırarak kabızlığın azalmasına yardımcı olurlar. Batı tipi diyette bir günde alınan lif miktarı ortalama 10-20g kadar olmakla birlikte iyi bir barsak hareketi için günde 30-35 gr kadar lif alınması tavsiye edilir. Liften zengin bir çok yiyecek vardır. Meyveler, sebzeler, kepekli undan yapılmış ekmek ve kepek lifli gıdalara verilebilecek örneklerdir. Beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç tercih edilebilir.

    Dışkılamayı kolaylaştırıcı ilaçlar faydalı olabilirmi?
    Dışkı yumuşatıcı ve dışkılamayı kolaylaştırıcı ilaçları temelde iki ana guruba ayırmak mümkündür; Bağırsak hareketlerini uyaranlar (Tegaserod, itopride, domperidon gibi) ve barsağa sıvı salgılanmasını ve böylece dışkını yumuşamasını sağlayanlar (Ca, Mg tuzları, lactulose, bazı bitkisel ilaçlar gibi). Bağırsak hareketlerini uyaran ilaçlar ilk kullanıldıklarında bir miktar fayda etmekle birlikte ilacın kullanılmasına devam edildiğinde zamanla etkileri azalır.

    Bitkisel ilaçlar ve Mg tuzları genellikle kullanıldıkları müddetçe etki göstermeye devam ederler. Devamlı kullanıldıklarında elektrolit bozuklukları, kemik erimesi, protein kaybı ve bağımlılık yapabilirler. Bazıları (Laksofenol) uzun süre kullanıldıklarıda barsak mukozasında pigment birikimine neden olarak mukozasının kahve renkte görünmesine yol açabilirler (melanosis coli). Özellikle barsak hareketlerini arttırarak etki gösteren ilaçlar uzun süreli kullanım sonrasında kesildiklerinde kolay kolay düzelmeyen şiddetli kabızlık meydana gelebilir.

    Kabızlık irritabl bağırsak hastalığının bir bulgusu ise o taktirde irritabl barsak hastalığına yönelik ilaç tedavisi uygulanır. Dışkının barsağın son kısmında (rektum) çıkışa yakın bölgede sertleşmesi ve çıkarılamaması halinde lavmanla yardımcı olunabilir. Aşırı sert dışkı parçalarının zorlanarak çıkarılmaya çalışılması zamanla hemoroid ve anüste çok ağrılı yırtılmaların (anal fissür) oluşmasına yol açabilir (Bkz. Anal fissür).

    Düzenli dışkılama alışkanlığı kazanılmasına yardımcı olabilmesi bakımından aşağıdaki şekilde bir uygulama tavsiye edilebilir;
    1- Dışkı yumuşatıcı kullanmayın
    2- Diyetinizdeki lif miktarını artırın
    3- Sabahları erik veya şeftali suyu için
    4- Her gün en az iki öğün az şekerli meyve kompostosu yemeye çalışın
    5- Günde iki kez bir çorba kaşığı kadar psyllium içeren bir preparat kullanın (Psyllium Akdeniz havzasında yetişen, çekirdekleri nemli ortamda şişerek hacmi artan ve jelatinöz yapı kazanan bir bitki türüdür. Psyllium seed veya Psyllium husk adı ile piyasada bulunabilir).
    6- Kahvaltı öğününü atlamayın. Sabahleyin aç karna birkaç adet kuru kayısı ,kuru incir veya kuru erik üzerine 2 bardak su içtikten sonra yapılacak bir kahvaltı sonrası tuvalet ihtiyacı olsun ya da olmasın tuvalete gidip 15dk. kadar tuvalette oturun ancak dışkılamak için aşırı ıkınarak kendinizi zorlamayın. Her sabah bu dışkılama girişimine zaman ayırmak bağırsak alışkanlığında uzun süreli bir rahatlama sağlayabilir.

  • Bebeklerde kabızlık

    Yeni anne babalar için bebeğin gülücükleri, rahat, düzenli uykusu kadar kaka alışkanlıkları da bebeğin mutlu ve sağlıklı oluşuyla ilgili göstergelerdendir. Bebeğin düzenli aralıklarla kaka yapması yeterli beslendiğini destekler. Yine de kaka yapma düzeninin bebekten bebeğe değişebileceği, anne sütü ile beslenen sağlıklı bir bebeğin her beslenme sonrası kaka yapabileceği gibi, haftada bir veya daha uzun arayla dışkılamasının da sorun olmayabileceğini belirtmeliyiz. Yine de hayatın ilk haftalarındaki, yalnız anne sütü alan bir yenidoğan için seyrek dışkılama büyük olasılıkla yetersiz beslenme bulgusu kabul edilir. Kabızlık tanımı sert, taneli ve zorlu dışkılama olarak algılanmalıdır. Yalnız anne sütü ile beslenen bir bebekte kabızlık görülmesi oldukça nadirdir. Ancak formül mama ile beslenen bebeklerde durum biraz daha farklı. Formül mamalar inek sütünden yapıldığı için bebekte sert ve zorlu kakaya yol açma olasılığı daha fazla. Anne babalar katı gıdaların beslenmeye eklendiği 4- 6 ay sonrası bebeğin kaka formu, kıvamı, rengi veya sıklığında değişikliğe hazır olmalılar. 0-4 ay arası bebekler günde 3- 4 kez kaka yaparken, ek gıdalara geçilen bebekte bu sıklık genellikle günde 1- 2 keze düşecektir. Kabızlık sonucu sertleşmiş kakanın dışarı atılması zorlaşır, bebekte anal çeperi hasarlayarak taze kanamaya yol açabilir. Bu da karşımıza kakaya veya beze bulaşmış taze kırmızı kan olarak çıkar. İştahsızlık da kabızlık bulgularından biri olabilir.Kabızlık nedenleri: Bebekte inek sütü allerjisi olması, formül mama ile beslenen bebekler için kabızlık nedenidir. Anne sütü alan ve inek sütü allerjisi olan bebekler de annenin diyetinde bulunan inek sütü ürünleri ve hatta dana etine reaksiyon olarak kabızlık gösterebilirler. 6 ay sonrası bebeğe verilen ek gıdalar kaka alışkanlığının temel belirleyicisi olarak karşımıza çıkar. Elma suyu, muz, pirinç, bazen patates veya yoğurt suçlu olabilir. 7. ay sonrası bebek ev yemeklerinin bir kısmı ile tanışınca kabızlık etkeni besini saptanmak güçleşebilir. Sertleşmiş kaka sonucu anal bölgede oluşmuş çatlak veya yırtık sebebiyle duyduğu ağrı bebeğin kakayı daha da tutmasına sebep olur. Bu bir kısır döngü olarak karşımıza çıkar. Tiroid bezinin az çalışması anlamındaki hipotiroidi tablosu da uzamış kabızlık yapabilir. Zamanında tedavi edilmezse gelişim ve zeka geriliğine yol açabileceği için ayırıcı tanıda akılda tutulması gerekir. Kabızlık Tedavisi: Kullanılan mamanın hipoallerjenik özel mamalarla değiştirilmesi veya annenin olası allerjenik besinler ve inek süt ve süt ürünlerini diyetinden çıkarması besin allerjisi olan bebeklerde kabızlığı düzeltecektir. Ek gıdalara geçmiş bebeklerde armut, kayısı püresi, brokoli, kabak gibi sebzeler, diyette lif içeriğini arttırmak, tam tahıl kullanımına dikkat etmek önerilir. Yeterli su alımı desteklenmelidir.

  • Bebeklerde ve çocuklarda kabızlık!

    Bebeklerde ve çocuklarda ne zaman kabızlıktan şüphelenmek gerekiyor.

    Kabızlık çocuklarda sık görülen ve çok geniş kapsamlı bir sorundur. Kabızlık, dışkılama sayısının azalması yanında çok basit bir şekilde zor ve sert dışkılamayı ifade etmek için kullanılan bir terimdir. İlk bir yaştaki çocukların günde birden az ve sert kaka yapması, daha büyük çocukların ise haftada üçten az ve sert kaka yapması yanında hergün ancak çok zor ve sert kaka yapması da kabızlık olarak kabul edilir. Çocuklara dışkılama sıklığı doğumdan sonraki ilk haftalarda günde ortalama dörtten, 6 ay- 12 ay dan ikiye, 1 yaş ve 3 yaş arası bir veyat ikiye, üç yaş üzeride bire iner.

    Anne sütü nen beslenen bebeklerde bu 10 güne kadar çıkabilir ve normal fizilojik bir durumdur. Kabızlık sayılmaz ve normaldir.

    Çocuklarda başlıca 4 dönemde kabızlık başlar; 1. Anne sütünden formül mamaya geçiş dönem. 2.Karışık gıdalara geçildiği dönem, 3. Tuvalete alıştırıldığı dönem, 4. Okul ya da yuvaya başladığı dönem.

    Bebeklerde kabızlık belirtileri bebeğinizin en az 48 saatten beri kaka yapamadığı, ve kaka yapması durumunda ise yaptığı kakanın kuru, sert bir kıvamda olması durumuna bebeklerde kabızlık şikayeti adını veriyoruz.

    Normal doğumla doğan bebeklerde daha az kabızlık ve hazımsızlık problemleri ile karşılaşıyoruz. Normal doğum ile doğan bebeklerin bağırsaktaki floraları daha iyi oldugunu görüyoruz. Bağırsaklarımızda çok yararlı bakterilerimiz vardır. Sezeryan ile doğan bebeklerde bu floranın oluşması bir zaman alır ve o zaman içinde bebeklerde hazımsızlık kabızlık gibi sorunlar oluşabilir.

    Bebeklerde kabızlık belirtileri söyledir:

    Kaka yaparken ıkınma, zorlanma. Ağrısı var ise çok ağlaması. Karnındaki şişkinlik ve gaz oluşması. Kaka yaptığı an kakasının sert, katı ve kuru olması. Bebeklerde nedenini açıklayamadığınız bir huzursuzluk.

    Bebek zorlandığı ve makatta ağrı olduğu için kaka yapmak istemez, bebeğin kaka yapmaktan kaçınması bebekte kabızlığı artıracaktır.

    Eğer bebeğiniz kakasını düzenli yapmassa, sürekli ağlıyorsa ,huzursuz ve size emmeyi veyat mamasını içmiyorsa bir hekime başvurmanız gerekebilir.

    Çocuğunuz düzenli kakasını yapmadığı an kabızlıktan şüphelenebilirsiniz. Haftada 3 ten az kakasını yapıyorsa buna kabızık olarak sayabilirsiniz. Genellikle küçük yaştaki çocuklar huzursuz ve hırçın olabilir. İştahsızlık, miğde bulantısı, karın arısı yapabilir. Artı kronik yani uzun vadeli kabızlık ta yorgunluk halsizlikte yapar. Çok uzun süren kabızlıkta kaka kaçırma ya da yol açar. Çocukların kilotunda kirlenmeler olur kötü kokulara sebep olur. Ayrıca çocukların karnı şişkin olabilir. İdrar enfeksiyonlarada yol açabilir.

    Bebeklerde önemli olan doğduktan sonra ne zaman ilk mekonyum (ilk kakalarını, siyah renkli kaka) çıkardıklarıdır.

    Genellikle bebeklerin 94% ilk mekonyumları 24 saat içinde gelir, 48 saat içinde de 99% bulur. Mekonyumun 48 saatten sonra çıkması altında ciddi hastalıklar belirtisi olabilir. En sık görülen hastalıklar Hirschsprung hastalığı ve Kistik fibrosis) hastalıklarıdır. Hirschsprung hastalığı doğuştan gelen bir hastalıktır ve bu hastalıkta sinir lifleri gelişmediği için bebek kakasını hissetmiyor.

    Kistik fibroz ( cystic fibrosis, CF), kalıtsal bir genetik hastalıktır.

    Kabızlık bebeğin yeterli beslenmemesi veya yeterli miktarda sıvı almaması gibi nedenlerden kaynaklanabilir.

    Anne sütünden formül mama ya geçiş yapan bebeklerden genelikle fonksiyonel bir kabızlık görülür. Kabızlığın nedeni araştırıldığında çocukların%95’inden fazlasında bir neden bulunmaz ve bunlar fonksiyonel kabızlık olarak adlandırılır.

    Kalan%5’inde ise değişik nedenler bulunabilir örneğin gastro intestinal sistemin yapısal bozuklukları, metabolik / endokrin hastalıklar, bağırsak sinir ve kas bozukları.

    Kabızlık çocuklarda başlangıçta ani bir neden olabilir. Örenğin yemek alışkanlığın birden değişilmesi, bunu mesela tatil zamanları sık görülür. Herhangi bir nedene bağlı olarak kaka yaparken bir ağrı olması. Kabızlık yaşayan çocuklarda genellikle kaka yaparken ağrı olur, bir kısmında da makatında yaralar (fissür) vardır. Bu ağrı çocukta kakasını geciktirme/engelleme isteği doğurtuyor. Bu kakayı tuttuğu için daha sert hale gelir kakası ve sonraki dışkılamada daha fazla ağrıya neden olur. Çocuk kaka yapmaktan korkar, bilinçli veya bilinçsiz. Böylelikle bir kısır döngü başlamış olur. Kaka yapmak çocukta korku yaratır ve çocuk bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu ağrıdan kaçınmak için kakasını tutar.

    Tuvalet eğitimi başladığında karşılaşılabilecek bir sorun tuvalet eğitimini reddetmesidir. Bu çocuklar idrarlarını tuvalette rahatlıkla yaparlar ama kakalarını yapmayı asla kabul etmezler. Bu çocuklar kabız olmaya adaydır. Yapılacak şey, bazı aileler istekli olmasa da, tekrar alt bezi bağlamaktır. Ve tuvalet eğitimini biraz ertelemektir.

    Daha büyük çocuklarda da tetikleyici stresli bir olay kabızlığa neden olabilir. Örneğin anne ve babanın boşanması, yeni bir çevreye taşınması, yeni bir okula başlamak gibi. Böyle durumlarda en önemli yapılması gereken şey bu stress faktörünü anlamak ve bunu çocuk ile beraber ortadan kaldırmak. Burada önemli olan piskolojik destek almaktır.

    Çocuklar oyun oynadıklarında veyat çok sevdikleri bir aktivetede onu bırakmak yerine kaka yapma gereksinimi ertelemek isterler. O kaka yapma hissini orada ertelediklerindae kabızlığın başlanğıçı olabiliyor. Özellikle okul çağında, okul tuvaletlerinin yeterli temizlikte olmaması çocuklar tarafından kullanılmamasına ve bu da kabızlık dahil birçok soruna yol açabilir.

    Kabızlığın başlıca organik nedenleri de olabilir. Nörolojik sorunu olan çocukların daha fazla kabızlık görülür. Nedeni ne olursa olsun hastalık ve hareketsizlik çocuklarda akut kabızlığın başlangıcı olabilir.

    Kabızlık dışkılama sıklığına göre tanımlandığında haftada üçten az dışkılama olarak kabul edilir. Bebek ve çocuklarda Roma III kriterlerine göre kabızlık tanımı erişkinlerden farklıdır ve şunları içerir; Eğer ikiden fazla altaki kriterlerden var ise kabızlık tanısı konulur:

    1. En az iki haftadır dışkılamaların çoğunda çakıl taşına benzer sert dışkı,

    2. En az haftada iki veya daha az sayıda sert dışkılama,

    3. dişkılarını tutmaları

    4. bezlerin içinde veyat tuvalette normalden fazla kaka yapmaları

    5. karınlarında şişkinlik ve çok fazla kaka bulunması

    6. ağrı veren sert dişkı

    Önemli olan altında yapısal, endokrinolojik veya metabolik bir hastaliğın olmaması

    Kabızlıkta en önemli olan anne ve babayı kabızlık hakkında biliçlendirme gelir. Kabızlık çocuklarda önemli bir sorundur ve ebeveynen birlikte bu sorunun nerden kaynakladığını bulmaktır. Bebeklerin ve çocukların nasıl beslendiği çok önemlidir. Bebelerin sıvı alımı gündelik en az 160 ml kilo başina olmalı, bebek ortalama 10 kg dan fazla ise bu günlük sıvı ihtiyacı 1000- 1500 olmalı.

    Hareket etmek te çok önemlidir. Bebeklerde bacaklara egzersiz yaptırabilirsiniz. Bisiklet sürer gibi bacaklarına hareket ettirebilirsiniz. Bu karında bir basınç yapmasını sağlar. Artı karnına saat yönüne doğru bir masaj ta yapabilirsiniz.

    Kabızlık tedavi edilmediği zaman kronik bir hastalığa dönüşebilir ve birde çocuğun genel gelişimini büyümesini etkileyebilir. Birde ebeveynelerde de çok büyük bir stress haline dönüşebilir. Bu de genellikle çocuklarada yansır ve bu da kabızlığın daha da artmasına neden olabilir. Burada önemli olan anne ve babaların çocuklarına karşı yaklaşimidir. Sürekli pozitif bir yaklaşim olmalı. Kesinlikle sürekli pozitif stimule edilmeli. Aksi taktirde çocuğun piskolojisinide etkileyebilier. Bazen de çocuklar bu durumu anne ve babalarına karşi kullanabilirler.

    Anne sütü emmen bebeklerde kabızlık daha az görülür. Ama kaka yapma sayısı az olabilir. Mesela 7 günde 10 günde 1 kere yapabilirler. Formül mama alan bebeklerde daha sık kabızlık sorunu görülür.

    Ek besinlere başlandığı anda kabızlık olabilir. Önemli olan burada yüksek lif oranlı besinler vermek. Örnegin 6 ay dan irtibaren sebze ve meyve verilmeli.

    Meyvelerden kayısı ve armut gibi besinler tercih edilmeli. Sebzelerden de kabak ıspanak gibi besinler verilmeli. Tabiki tercihimiz meysimde olan meyve ve sebzeleri tüketmek.

    6 aydan büyük olan bebeklerde meyve suyu olarak erik ve kayısı suyu verilebilir:

    Bol sulu gıdalar verilebilir.

    Kabızlıkta bebeğin yediği ve içtiği besinler; sulu ve posalı olmalıdır. Kabızlık ta mesela sabah kahvaltı etmeden erik ve kayısıdan yapılmış marmelattan bir kaşık alınarak üzerine su içirebilirsiniz. Tabiki fiziksel hareket yapılması barsak hareketlerini arttırır.

    Kabızlıkta erik ve kayısı kompostoları, kurubaklagil yemekleri, tam buğday unundan yapılmış ekmek ve tahıl ürünleri, bol sebze ve meyve tüketilmeli. Yemeklerde yeterince zeytinyağ bulunması da kabızlığın önlenmesinde yararlıdır.

    Kabızlık ilerlemişse ve bebek kakasını yapamıyorsa, doktorunuza başvurun. Makattan sıkılan bebeğin kaka yapmasını kolaylaştırıcı jel kıvamında lavmanlar (gliserin) mevcuttur. Kullanılması bebeğin kolay kaka yapmasını ve sıkıntıdan kurtulmasını sağlayacaktır. Bu gibi yöntemler risk oluşturmazlar ve alışkanlık yaratmaz. Kaka yapamaması daha kötü etkileyecektir bebeğinizi. Beslenmesini etkiler ve bunun sonunucu olarak ta büyümesini ve gelişmesini etkiler.

    Çocuklar ne yemeli

    Çocuklarda en önemli olan sağlıklı beslenmelilerdir. Bunun yanı sıra çok hareket etmelilerdir. Maalesef yaşasdığımız bu dönemde ikisi de büyük bir sorun olmaktadır. Çocuklar artık maalesef çok fazla fast food ve hareketsizler. Bu da kabızlığa neden oluyor. Kahvaltı mutlaka yapılmalıdır.

    O yüzden çocuklarımıza bol sebze ve meyve yememin alışkanlık haline getirmemiz lazım. Bunu yanı sıra bol sıvı almaları gerek. Yani bolca su içmeleri gerekir. Kabızlık çeken bir çocugun aç karnına 1 bardak ılık su içebilir. Ve hemen ardından incir,mürdüm eriği, kayısı, üzüm gibi meyveleri yesinler veyat tkompostosunu içsinler. Özellikle sabahları su içtikten sonra 4-5 adet kuru kayısı veyat kuru erik yemek bağırsak faaliyetlerini hızlandırır.

    En etkili tedbir olarak, lif içeren yiyecek yenmeli. Beyaz ekmekten uzak durulmalı. Gazlı içeceklerden uzak durulmalı.

    Çocuklar birde en az 2 saat günde hareket etmelilerdir. Spor yapmaya yönlendirin. Çocugunuz genel gelişiminde iyi yönde etkileyecektir.

    Çocugunuz tuvalete oturacak kadar büyükse her öğünden sonra düzenli olarak tuvalete otutturun. En a 10 dakika tuvalette oyalayın. Çocuğunuzun ayakları tam yere değmiyorsa ayakların altına bir yükseltici koyun ve ordan destek alsın.

    Kabızlık dogru beslenme ile ve harektle geçmiyorsa mutlaka doktorunuzdan destek isteyin. Kakasını yumuşak tutulması için yardımcı ilaçlar verebilir.

    Bitkilerin kabızlığa etkisi

    Bilimsel olarak kanıtlanmasada:

    Adaçayı, kekik, gibi bitkiler bağırsak hareketliliğini artırabilir.

    Zencefil çayı bağırsakların çalışmasını sağlar.

    Keten tohumu mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir. Çocugunuza bir kase yogurda karıştırarak verebilirsiniz.

    Yalancı kabızlık

    Bilimsel olarak yalancı kabızlık diye tabir edilen diye bir kabızlık yoktur. Bebeklerin neredeyse %30-40’ında gördüğümüz bu durum gerçek kabızlık değil, yani hastalık değil. Genellikle de bebekler rahat oluyor ve bu durumda endişelenmeniz gerektimiyor. İlk 1-2 aydan sonra bebeklerin çoğunda bu sorun ortaya çıkabiliyor. Aslında kaka sert değil halen sulu ancak bebek biriktirip 3-6 günde bir toptan bu kakayı zorlanarak çıkarır. Nedeni bebeğin küçük güçsüz, bir de yatarak kaka yapmak zorunda oluşudur. Karın kasları zayıf, bu zorlanmalar ondan oluyor.

    Sonuç olarak aslında bu bir sorun da değil çoğu zaman geçici bir durum dur. Genelde 5-6 ayda bebeğin daha büyüyüp güçlenmesi ve hareketlenmesiyle, özellikle de ek gıdalara başlanması ve mama sandalyesine oturmaya başlamasıyla geçer.

    Tamamen sağlıklı, annesini güzel emen, iyi kilo olan bir bebek 6 ayın altında genellikle kakasını yapmadan önce çok ciddi bir sancılanma, kızarma, morarma ve ıkınma durumu yaşayabilir. Sanki bir karın ağrısı varmış gibi ıkınmayla gelebilir ve bir süre sonra kakasını yapınca rahatlar. Bebeğin çıkardığı kaka yumuşak kıvamda bir kakadır. Anne – babayı bu olay çok telaşlandırır, çünkü çocuk kendini çok hırpalamakta, zorlamakta, üzmektedir. Ama bu kabızlık değildir, çünkü çıkardığı kaka yumuşaktır.

    Endişeleniyorsanız doktorunuza baçvurun. Genellikle fitil yada başka tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Biliyoruz ki 6 aydan sonra yavaş yavaş bu yalancı kabızlık dediğimiz durum düzelecektir.

  • Kabızlık

    Sık Karşılaşılan ve Çoğu kez göz ardı ettiğimiz problem…Günümüz yaşamı gereği karşımıza daha sık çıkmakta…

    Kabızlık çocuk hastalıkları uzmanına başvuruların %3-5 kadarını, çocuk gastroenteroloji uzmanına başvuruların %20-25 kadarını oluşturmaktadır. Yani çocukluk döneminde sık karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Çocuğun 2 haftadan uzun süre dışkılamasında zorlanmanın olması veya dışkılamasında gecikmenin olması olarak karşımıza çıkar.

    Kabızlık;
    · Son 2 ay içerisinde haftada üç veya daha az sayıda dışkı yapma
    · Haftada 1 veya daha fazla dışkı kaçırma
    · Tuvaleti tıkayacak şekilde kalın dışkı yapma
    · Ağrılı dışkılama, dışkı tutma davranışı
    · Karında muayene sırasında dışkıların ele gelişi
    Bu yukarıda yazılı belirtilerin en az ikisinin bir arada olması kabızlığı tanımlar. Kız çocuklarda daha sık görülmektedir.

    Kabızlık çoğu kez her hangi bir altta yatan bir sebebe bağlı olmadan görülebilmektedir. Ailesel yatkınlık vakaların yarısına yakınında bulunmaktadır. Kabızlık en sık 2 yaş civarında tuvalet terbiyesi verilirken kabızlık karşımıza çıkar. Anne sütünden süt bazlı formülalara geçiş sırasında da kabızlık görülebilir.

    Kabızlık sorgulanırken doğumdan sonra çocuğun ilk 24 saatte dışkı yapıp yapmadığı, kabızlık sorunun süresi, dışkının özelliği ( kıvamı, keçi pisliği şeklinde olup olmadığı, tuvaleti tıkayacak şekilde olup olmadığı, dışkı kaçırma olup olmadığı), beraberinde idrar kaçırma probleminin olup olmadığı araştırılmalıdır.

    Aile iyi bir gözlemci ise kabız çocuklarının bir kenara saklanıp dışkı yapıyormuş gibi algılanmaya sebep olacak davranışlar içerisinde olduğunu doktoruna söyleyebilir.

    Bazen de altta yatan bir sebebe bağlı ortaya çıkabilmektedir; Günlük süt miktarının fazla olması, inek sütü alerjisi, posasız gıdaların fazlaca alınmış olması, bazen sıvı kaybı gibi beslenmeye bağlı nedenler olabildiği gibi bazen de hipotiroidi, çölyak hastalığı ( buğday unundaki gluten isimli bir proteine karşı alerji), kistik fibrozis (ter bezlerinin ve dış salgı bezlerinin hastalığı), şeker hastalığı, kalsiyum yüksekliği, potasyum azlığı gibi metabolik sebepler olarak karşımıza çıkabilir. Kabızlığın sebebi olarak nörolojik hastalıklar karşımıza çıkabilmektedir.

    Ayrıca ilaç alım hikayesi örneğin; antiasit ilaç alımı, havale ilacı kullanımı ( fenobarbital), tansiyon ilaçlarının alımı sorgulanmalıdır.

    Yine hastanın makat bölgesinin muayenesi de önemlidir. Makat bölgesinde çatlak olması, anüsün yerleşim yeri, kalın barsağın sinirsel uyarı eksikliği gibi sebepleri ayıt etmemize yardımcı olabilir.

    Bel bölgesinin anormalliğini muayene sırasında hekim gözlemleyebilir veya aile söyleyebilir.

    Aşağıda yazılı bulgular hekimi ve aileyi altta yatan önemli bir problem olduğu konusunda uyarmalıdır.

    · Beraberinde büyüme gelişme geriliği olması
    · Anal bölge sfinkterinde refleksin olmaması (makatın gevşek olması), makatın muayenede boş bulunması
    · Bacakların kuvvetinde azlık veya refleks azlığı
    · Omurga muayenesinde alt kısımlarında kıllanma çukurluk, omurga kavsinde bozukluklar
    · Karında şişlik olması

    Tanı; Hasta yakınlarından edinilecek bilgiler çoğu kez yeterlidir. Ancak organik bir sebep düşündürecek bulgular varsa;
    Direk karın grafisi ; Barsaklarda dışkı birikimini göstermede ve omurgalara ait hastalıkların ortaya çıkartılmasında kullanılabilir.
    Barsak temizliği yapılmadan baryumlu (ilaçlı ) kalın barsak grafisi çekilmesi, şüpheli durumlarda anorektal bölgenin monometrik incelenmesi doğumsal kalın barsağın sinirsel uyarı eksikliğini ortaya çıkarmada önemlidir. Bu hastalığı destekleyen bulgular var ise kalın barsağın son kısmından alınacak tam kat biyopsi ile sinir yumaklarının (gangliyonların ) yokluğunun gösterilmesi ile tanı konulabilir.

    Tedavi: Tedaviye başlamadan önce aileye baştan tedavinin uzun süreceği sabırlı olmak gerektiği açık bir dille anlatılmalıdır.

    Aileye ve çocuğa tuvalet eğitimi anlatılmalı ve eğitimin en az 6-12 ay süreceği belirtilmelidir. Tuvalet eğitiminin sabah kahvaltısı sonrası yerine getirilmesi gerektiği ve erişkin insanlarında bu şekilde yaptığı çocuğa uygun bir dille anlatılmalıdır.

    Diyet:
    · Diyet tedavisine diyete başaltıcı lavmanlar uygulandıktan sonra başlanmalıdır.
    · Aile uygulama sırasında GÜNLÜK tutmalıdır.
    · Diyet posa içermeli ve diyetteki posa miktarı yavaş yavaş artırılmalıdır.
    · Süt ve süt ürünlerinin miktarı diyette azaltılmalıdır.
    · Bazı mamalar ( soya içeren mamalar ve anne sütüne yakın içerikli mamalar) çocuğun yaşına göre denenebilir.

    Posalı gıdalar olarak;

    Sebzeler; Kereviz, enginar, bezelye, Brüksel lahanası, karnabahar, taze fasulye, ıspanak, pırasa, domates ve salatalık, marul ve havuç verilebilir.
    Kurubakliyatlar: Kurufasulye, mercimek, (yeşil ve kırmızı),
    Meyvalar: Elma (mümkünse kabuklu), incir,portakal, üzüm, çilek, muz (olgun olmak kaydıyla), armut, kayısı seçilecek meyvelerdendir.
    Kurutulmuş Meyvalar: Kuru üzüm, incir kurusu, kuru kayısı, kuru erik, hurma posa içeriği yüksek besinlerdir.
    Meyva suları: Taze sıkılmış portakal suyu, elma suyu, üzüm suyu fayda sağlayabilir.
    Patlamış mısır, fıstık, patates kabuğuyla fırında pişirilirse, kepekli ekmek verilebilir.
    Bal yerine pekmez özendirilmelidir.

    · Su alımı artırılmalıdır .
    · Fast-food türü beslenmeden uzak durulmalı / ev yemekleri özendirilmelidir.

    İlaç: Boşaltıcı lavmanlar doktor tercihine göre idame tedavisi bunu takip etmelidir. Beraberinde gastroözefagial reflü hastalığı olup olmadığı araştırılmalıdır.
    Doktor, aile ve yakın çevresi ve öğretmeni ÇOCUĞUN kabızlığın üstesinden gelmesinde yardımcı olmalıdırlar.

  • Çocuklarda kabızlık

    Çocuklarda kabızlık

    Kabızlık çocuklarda gittikçe daha sık görülmeye başlayan bir problem.Yanlış beslenme alışkanlıklarının etkisi yadsınamaz.Çocuklarda kabızlığın nasıl oluştuğuna ve sebeplerine şöyle bir bakalım.

    Kabızlık çocuklarda karın ağrısının en sık sebebi.Kabızlığın ise en sık görülen iki nedeni var. Birisi “dışkısını tutma” diğeri de beslenme ilgili sebebler.Çocuklar tuvalet eğitimi sırasında yaşadıkları korku ve stresten dolayı büyük tuvaletlerini tutmaya başlayabiliryorlar. Bu da zamanla hem bir alışkanlığa dönüşüyor hem de bir kısır döngünün oluşmasına sebeb oluyor.Tuttukça ,dışarı çıkmaları daha da zorlaşıyor ve daha fazla tutmaya başlıyorlar.Bazı çocuklarda ev dışındaki tuvaletlere gitmek istemediklerinden dolayı ya da ev dışı ortamlarda da tutma başlıyor ve daha sonra alışkanlık haline gelebiliyor.Dışkısını tutma çocuklarda oldukça sık görülüyor.Bunu engellemek için de tuvalet eğitimi sürecine özellikle dikkat etmek ve ne zaman olduğu değil nasıl olduğunun çok daha önemli olduğunu unutmamak gerek.Tutmaya bağlı kabızlığın en iyi tedavisi düzenli tuvalet alışkanlıkları yerleştirmek ve zeytinyağı! Evet 4 yaşından büyük çocuklarda günde bir kaç kaşık zeytinyağı oldukça etkili oluyor. Bir de tabii tuvalete gitmekle ilgili endişeyi azaltmak,bu konuda konuşmak da etkili olabilir.

    İkinci en önemli sebep beslenme alışkanlıkları. Normal bağırsak hareketleri için alınan nişasta lif dengesinin yerinde olması ve yeterli sıvı alınması gerekiyor. Çocukların makarna pilava düşkünlükleri,sebze ve salata yememeleri kabızlıklarının en önemli sebebi.Nişasta çok lif az olduğu zaman dışkı çok katı bir hale geliyor.Çocuklar kiloları başına bir gram lif almalılar.Fazlası demir emilimini engelleyebiliyor.Birinci yıldan sonra yedikleri ekmeğin yarısı beyaz yarısı esmer olabilir.

    Bir de kabızlığın oldukça nadir görülen sebepleri var.Örneğin rectal bölgedeki sinir ağlarının tam gelişmemiş olmasından kaynaklanan hirschprung hastalığı.Bu hastalığın en önemli belirtilerinden biri doğumdan sonra bebeğin 48 saatten fazla kaka yapmaması ve rectal bölgeden ateş ölçümü sırasında kaka yapabilmesi.Bu hastalıkta ameliyatla çözüm gerekiyor. Yine sinir sistemi ile ilgili bazı hastalıklar da kabızlık yapabiliyor ve çok nadir de olsa celiac hastalığı bile kabızla seyredebiliyor.

    Ancak tüm bunlar çok nadir.Kabızlığın en sık görülen nedeni daha önce de belirttiğim gibi dışkı tutma ve beslenme problemleri.Çocuklarda çoğu kabızlıkta ilaca başvurmadan çözüm bulmak mümkün. Zamanında ve duyarlı bir tuvalet eğitimi çok önemli.Çocuklar yeterince sıvı tüketmeli,nişasta lif oranına dikkat edilmeli.Yeşil sebze ve salatalara alıştırılmaya çalışılıp makarna pilavda aşırıya kaçmamalı.Tahılların yarısı beyaz yarısı esmer tüketilmeli.Bir de çocuklar günün belli saatinde tuvalet rutinine alıştırılmalı.

    Bunlara yanıt vermeyen çocuklarda ise ilaç niyetine zeytinyağı (4 yaşından sonra) ,kayısı erik kompostosu ya da püresi ile kuru meyveler kullanılabilir.

    Sevgiyle büyüsünler

  • Çocuklarda kabızlık ile işeme bozuklukları arasındaki ilişki

    Kabızlık nedir?

    Kabızlık çocuklarda çok sık rastlanan yakınmalardan olmakla beraber ailelerin gözünden kaçan bir durumdur. Genelde karın ağrısı, iştahsızlık, gelişme geriliği, gaita yapmada zorlanma, ağrılı defakasyon (gaita yapma), sert gaita yapma, popoda ağrı veya kanama şikayetleriyle hekime başvuru sıktır.

    Kabızlık en sık hangi dönemde görülür?

    Genelde bebeklerde anne sütünden ek gıdaya geçişte, 2-4 yaş arasında ise tuvalet eğitiminden sonra sık olmakla beraber her yaşta görülebilinen kronik (uzun süre devam eden) bir süreçtir.

    Kabızlık ve işeme bozukluğu beraber görülürmü?

    İşeme bozuklukları ve kronik fonksiyonel kabızlık arasında yakın fizyolojik bir ilişki vardır. Kronik fonksiyonel kabızlık ile çocuk cerrahlarına başvuran hastalarda tabloya işeme bozukluklarının da eşlik ediyor olması çok sık görülen bir durumdur. Kronik fonksiyonel kabızlıkta içi gayta ile dolu, genişlemiş rektumun (kalın bağırsak) mesaneye (idrar torbası) bası yaparak hem dolma hem de boşalma fonksiyonlarını bozduğu ve bunun da üriner inkontinans (idrar kaçırma), idrar yolu enfeksiyonları gibi tablolara yol açmaktadır.

    Kabızlık ve işeme bozukluğu beraberliğinde nasıl bir klinik işe karşılaşırsınız?

    Kronik fonksiyonel kabızlık ve işeme bozuklukları birbirlerinin etiyolojisine (neden-sebep) önemli yer tutan iki hastalıktır ve eğer bir hastada ikisi birden varsa hasta daha karmaşık ve uzun bir tedavi sürecine gereksinim duyar. İşeme bozukluğu olan hastalarında başvuru yakınmaları gündüz idrar kaçırma, ani sıkışma hissi, küçük miktarlarda sık sık işeme, yatak ıslatma ve idrar yolu infeksiyonudur. İşeme bozukluğu olan çocukların %90’ında aynı zamanda Kronik fonksiyonel kabızlık eşlik eder.

    Kabızlık Tanısı nasıl konur?

    Kronik fonksiyonel kabızlık tanısı için; şikayet başlangıcı, fizik muayene, direkt grafi yeterlidir.

    Kabızlık tedavi edilirse işeme bozukluklarıda düzelirmi?

    Kronik fonksiyonel kabızlık tedavisinin işeme bozukluklarının düzeltilmesi üzerindeki etkinliğini gösteren çalışmalar literatürde vardır. Örnek olarak; kronik kabızlığı ve enkoprezisi (gaita kaçırması) bulunan hastalarını 12 aylık kabızlık tedavisi sonrası yeniden değerlendirmiş ve kronik kabızlık tedavisinde başarı sağladığı hastaların % 89’unda gündüz, % 63’ünde gece işeme bozukluğunun düzeldiğini belirtilmiştir.

    Kabızlık ve işeme bozukluğu olan çocuğumu nasıl ve kimler tedavi edebilir? Gastrointestinal (mide-bağırsak) ve üriner (boşaltım) sistemin fizyopatolojisi konusunda uzman olan hekimler tarafından tedavi verilmesi daha uygundur. Çocuk cerrahları bu konuda iyi eğitim alan hekim gruplarındandır.

    Kabızlık ve işeme bozukluğu olan çocuğuma hekim ilaç tedavisi verdi. Bu tedavi yeterli olurmu? Verilen ilaç tedavisi şikayetleri geçici olarak düzeltebilir. Varolan problemler yanlış öğrenilen bir davranış bozukluğu, beslenme problemi sonucunda ortaya çıkan ve kronik (süregelen) bir süreç olduğundan tedavi ve takip süresi 3 ay-1 yıl arasında değişmektedir.