Etiket: İzleri

  • Yara ve ameliyat izi geçirme

    Yara ve ameliyat izi geçirme

    Eski ve yeni yara izi, ameliyat izi ve yanık izi (yanık skarları) tedavisi için Biodermogenesi uyguluyoruz. Biodermogenesi ile ameliyat ve yara izlerinde yumuşama, renk alamayan bölgeleri renklendirme, daha düz çukursuz görüntü sağlar. Özellikle yanık izlerinde denenen bir uygulamada dokudaki aşırı gerilmenin hızla gerilediği gözlemlenmiştir. Bu çalışmaları temel alarak ofisimizde Biodermogenesi tekniğini ile ameliyat izleri, yara izleri ve yanık izlerinde (yanık skar tedavisi) kullanmaktayız. Uygulamalarımızdan elde ettiğimiz veriler farklı uluslararası çalışmalarda elde edilen sonuçları destekler nitelikte olması nedeniyle bu tekniği ameliyat veya yanık izi tedavi sistemlerinin en üstüne yerleştirdik. Biodermogenesi cilde zarar vermeden deri dinamiklerini normalleştirmesi, cilt dokusunda hasar oluşturmadan hem doku içi dolaşımı, hemde hücresel aktiviteleri düzenlenmesi, arttırması sayesinde çok umut vadeden sonuçlar elde etmemizi sağlamaktadır.

    Biodermogenesi Tekniğinin Özellikleri

    Ağrısız ve acısız,

    Kısa süren bir uygulama,

    Günlük hayatı etkilemez,

    Dokuya hasar vermez,

    Diğer tedavilerle birleştirilebilir.

    Uygulama seansı ilk olarak haftada 2 kez, yara izi ve ameliyat izinin büyüklüğüne ve derinliğine göre 15-20 seans arası tekrarlanır. İşlem süresi ameliyat izi veya yara izinin genişliğine / derinliğine göre değişmekle birlikte 15-40 dk. içersinde tamamlanmaktadır. Anestezi gerektirmez, işlem sonrası normal günlük hayat etkilenmez.

  • Fraksiyonel lazer uygulaması

    Fraksiyonel Lazerler Son senelerde sivilce izleri, yanık izleri, ameliyat izleri gibi her çeşit izin yanında, leke, deri çatlakları ve kırışıklıkların tedavisinde dermatologların kullandığı en etkili tedavi yöntemleri haline gelmiştir. Bu lazerler de geçen yıllarda büyük gelişme göstermişlerdir.

    Önceleri iz tedavisi için kullanılan lazerler tüm yüzeyi soyarak etki ederlerdi. Bu nedenle etki iyi olsa da çok fazla yan etki oluşurdu. Aylarca sürebilen iyileşme dönemleri, iyileşirken oluşan lekelenme problemleri bu yöntemin yaygınlaşmasına engel oldu. Daha hızlı iyileşen ve yan etkisi çok daha az olan tedavi arayışları sayesinde fraksiyonel tedavisi ortaya çıktı. Fraksiyonel lazerler tüm yüzeyi soymak yerine arada sağlam alanlar bırakacak şekilde aralıklı noktalar şeklinde soyan lazerlerdir. Oluşan hasarlar mikroskopik boyutta olduğu için hızlı iyileşmekte ve yan etkiyi de en aza indirmektedir.

    Fraksiyonel lazerler kullandığı lazer ışığının tipine göre farklılıklar gösterir. Erbiyum fraksiyonel lazerler ve CO2 fraksiyonel lazerler olarak iki ana grup halinde gruplayabildiğimiz bu lazerler barındırdıkları özelliklere göre birbirlerinden çok farklı sonuçlar da sunabilmektedirler.

    CO2 fraksiyonel lazerler: CO2 (karbondioksit) lazerler kullandıkları dalga boyu sebebiyle tek atışta bile cildin derinlerine ulaşabilmektedirler. Dokuda termal hasar oluşturması sebebiyle ciltte yenilenmeyi de tetiklemektedir. Bu sayede izlerde, kırışıklıklarda etkili sonuçlar verebilmektedir. Fakat termal etkisinin fazla olması sebebiyle iyileşme süreci gecikebilmekte, lekelenmeler olabilmektedir.

    Erbiyum fraksiyonel lazerler: Er:Glass ve Er:YAG lazerler olarak iki gruba ayrılır. İlk çıkanları Er:Glass lazerlerdi. Fakat ciltte derinlere ulaşamaması sebebiyle yaygınlaşamamıştır. Er:YAG lazerler ise etkili derinliklere ulaşabilmesi ve yan etkisinin CO2 lazerlere göre çok daha az olması sebebiyle giderek yaygınlaşmıştır.

    Erbiyum Yag Fraksiyonel Lazer Hangi Alanlarda Kullanılmaktadır?

    1. Cilt Yenileme, yüz gençleştirme: Yüz, boyun ve dekolte bölgelerindeki kırışıklıklar ve çizgilerin giderilmesi en etkili kullanıldığı alanlardır. Ayrıca ince kırışıklıkların giderilmesi, derin çizgilerin giderilmesi ve yüz gençleştirilme başarılı sonuçlar vermektedir.

    2. İz Tedavisi: Yüz, sırt ve göğüste oluşan akne izleri ve çukurları, yara ve yanık izleri ve deri çatlaklarında güçlü ve en etkili bir tedavi yöntemidir.

    Akne izleri, yüzeysel ve derin olmak üzere iki ana grupta sınıflandırılmaktadır. Yüzeysel akne izleri cildin üst tabakasını etkileyen izlerdir. Bu izler kızarıklık zemininde hafif çukurlar ve çökmeler şeklinde görülür. Yüzeysel sivilce izi, genellikle kimyasal peeling gibi yüzeysel cilt soyma yöntemleri ile yok edilebilir, ancak iyileşmeyen sivilce izlerinin tedavisi kolaylıkla fraksiyonel lazer ile mümkündür.

    Cildin geniş gözenekli ve kaba görünümünün giderilmesi Ciltte meydana gelen güneş lekesi, yaşlılık lekesi, doğum sonrası oluşan lekeler ve yüzeysel pigment bozukluklarının giderilmesi . Aşırı bağ dokusu (hipertrofik skar) ve keloidlerin azaltılması fraksiyonel lazerler ile mümkündür.

    3.Diğer Uygulama Alanları :

    Prekanseröz cilt lezyonlarının tedavisi ( Bowen hastalığı, Paget hastalığı, Queyrat hastalığı, lökoplaki)

    Cilt kanserlerinin tedavisi ( BCC, SCC)

    Ciltteki kitlesel cilt lezyonlarının tedavisi (dermal nevüs-ben, senil keratoz-yaşlılık beni, HPV-et benleri, nevüs sebaseus, milium, siringoma, dermatofibroma, kondrodermatit, epidermal nevüs, kist, nörofibroma, trikoepitelyoma vs)

    Saç, kaş ve sakallı bölge içindeki kitlesel lezyonların tedavisi

    Piyojenik granülom tedavisi

    Rinofima tedavisi

    Doğumsal veya sonradan oluşan benlerin tedavisi

    Göz kapaklarında oluşan kolesterol plaklarının ( ksantalezma) tedavisi

    El, ayak, genital bölge gibi yerlerde oluşmuş kitlelerin tedavisi ( verruka-siğil, kondilom?)

    Fraksiyonel lazer uygulamalarında:

    Fraksiyonel lazerler için açık renk ciltler ideal vakalardır. Ancak koyu tenli hastalarda da kullanılabilir. Yüz dışında boyun, gövde ve kollarda kullanılabilir.

    Uygulama esnasında bazı hastalarda rahatsızlık hissi olabilir. Lokal anestezik kremler veya soğuk hava üfleyen aletlerle bu rahatsızlık hissi kolayca giderilir.

    İşlem sonrasında hafif bir kızarıklık ve ödem olabilir. Ciltte hafif soyulmalar ve bronzluk olabilir. Ancak bu tür durumlar 3-7 gün içinde geriler.

    Fraksiyonel lazerde tedaviler seanslar halinde yapılır. Şikayetin cinsine göre 3-5 seans 2-4 hafta aralıklarla yapılabilir.

    Fraksiyonel lazer uygulanmaması gereken durumlar:

    6 ay içinde oral isotretinoin kullanılmamış olmalıdır.

    Deride aktif enfeksiyon olmamalıdır.

    Hamile kişilerde uygulanmaz.

    Gerçeğe uymayan beklentileri olan hastalara uygulanmaz.

    Fraksiyonel lazer uygulama sonrasında bakım:

    Operasyon sonrasında şikayetler hafif ve geçicidir. Işlemden sonra birkaç saat kadar güneş yanığı duygusu hissedilebilir.

    Tedavi sonrası 24 saat yıkanmamalı,3 gün makyaj yapılmamalıdır.

    Fraksiyonel lazer sonrası hafif nemlendiriciler sürülebilir.

    Yüzde ödem olursa buz paketleri ile soğutma faydalı olabilir.

    Fraksiyonel lazer sonrası 3-4 hafta süreyle güneşten koruyucu kullanılmalıdır.

  • Mikrodermabrazyon

    Geçen hafta size genel olarak Peeling çeşitlerinden ve yararlarından bahsetmiştim. Bu hafta tanıtmak istediğim bir başka yöntem, MİKRODERMEBRAZYON. Bu mekanik bir peeling türüdür. Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Sık sık manşetlere çıkmasa bile, ülkemizde de oldukça yaygındır.

    Mikrodermabrazyon gayet sade bir sistemdir. Kullanılan cihaz iki tüpten oluşur. Tüplerden biri boştur. Diğerinin içinde alüminyum hidroksit kristalleri bulunur. Peeling uygulaması yapılırken, belli bir basınç ile, son derece ince aluminyum hidroksit kristalleri püskürtülür. Seanslar 15 dakika kadar sürer. Kesinlikle hiçbir acı veya rahatsızlık duyulmaz.

    Cilde çarpan kristaller, cilt yüzeyini hafifçe aşındırırken, alt deriyi uyarır. Esasında cildi yenilemek için yapılan tüm tedaviler, hafif aşındırma ve uyarma sayesinde etkili olur. Mikrodermabrazyon uygulamasında, hasta bu aşınmayı hissetmez. Ama cilt doğal bir tepki gösterir ve bu bölgeyi hemen onarmaya çalışır. Böylece yeni, taze hücreler üretmeye başlar. Hafif aşınma, ölü derinin soyulmasını ve taze bir deri oluşmasını sağlar.

    Zaman içinde çukurlar daralır, küçülür, giderek belirsizleşir. Bu arada, cildin tümü canlanır ve pürüzsüzleşir. Sonuçta cilt gençleşir, gerginleşir ve tazelenir. Seans sayısını soracak olursanız, bu sayı cilt tipine ve izlerin derinliğine göre değişir. Bazı derin çukurlar için daha fazla tekrar edilmesi gerekli olabilir.

    Mikrodermabrazyon yöntemi, ciltte oluşan düzensizliklerde, akne izlerinde, kaza sonrası ya da ameliyat sonrasında oluşan izlerde, özellikle kullanılır. Hamilelikte oluşan çatlakları gidermekte çok etkilidir.

    Mikrodermabrazyon tedavisi :

    § İnce kırışıklıkları azaltır,

    § Ciltte kan dolaşımını düzenler,

    § Cildin yeniden nefes almasını sağlar,

    § Üst deri tabakasında bulunan hafif lekeleri giderir,

    § Kollajen, elastin sentezini olumlu yönde etkiler,

    § Sarkmaya eğilimli ciltlerde toparlanma yaratır,

    § Yeni oluşan gebelik çatlaklarını giderir,

    § Ameliyat, kaza ve akne izlerini hafifletir,

    § Bazı araştırmalara göre, kanserojen hücrelerin ve virüslerle oluşan bazı siğil türlerinin yok edilmesine yardımcı olur.

    Mikrodermabrazyon yöntemi, en fazla çukur sivilce izleri için kullanılır. Çünkü Mikrodermabrazyon ile artan ve kalınlaşan kollajen, çukurları giderir.

    Hamile kadınlarda meydana gelen çatlaklar, henüz pembe veya mor renkte iken, mikrodermabrazyon ile tedavi edilmeleri mümkündür. Bu çatlaklar beyazlaştıktan sonra yapılabilecek fazla birşey yoktur.

    Bugüne kadar, mikrodermebrazyon ile pek çok iyi sonuçlar aldım. Bütün tedaviler yararlı oldu ama özellikle umutsuz gibi görünen akne izlerinde gözle görülür düzelmeler izledim.

    Bu haftalık da bu kadar. Haftaya yeni konularda buluşmak üzere hoşçakalın.