Etiket: İşlem

  • Kimyasal peeling (soyma)

    Kimyasal Peeling (Soyma)

    Yüz, boyun, göğüs, eller ve kollarda oluşan kırışıklıklar, izler, lekeler ve çiller kimyasal peeling sayesinde daha iyi bir görünüme kavuşabilmektedir. Çeşitli kimyasal solüsyonların cilde uygulanmasıyla yapılan kimyasal peeling, ciltte oluşan küçük çukurların ve izlerin giderilmesinde çok etkili bir yöntem.

    Kimyasal Peeling nedir?

    Deriyi canlandırmak, gençleştirmek, görünüşünü iyileştirmek için bazı kimyasal solüsyonların uygulamasıdır. Bu tedavide deriye, yüzeyel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulanır. Çok sayıda kimyasal peeling ajanı olmakla birlikte en sık kullanılanlar glikolik asit, alfa hidroksi asitler (AHA), triklosetik asit (TCA), salisilik asit, jesner solüsyonu ve kombinasyonlarıdır.

    Kimyasal peeling ile neler tedavi edilebilir?

    Güneş ve yapısal faktörlerin deride oluşturduğu kırışıklar, güneşe ve yaşa bağlı lekeler, çiller, kanser potansiyeli taşıyan kabuklu kızarıklıklar veya yüzdeki koyu renkli lekeler, melazma denilen hormonal veya gebelik lekeleri peeling ile düzeltilebilir, hatta iyileştirilebilir. Aktif aknede iyileşmeye ve akne izlerinde düzelmeye yardımcıdır. Deride oluşturulan soyulmanın ardından yeni deri oluşumu tetiklenir. Yeni gelen cildin dokusu ve rengi daha düzgün ve daha dengelidir.

    Neler tedavi edilemez?

    Derideki gevşeme ve sarkmalar düzeltilemez. Kimyasal peeling işlemi yüz gerdirme, kaş kaldırma işlemlerinin yerini tutmaz. Gözkapağı düşüklüğünü gidermede de etkili değildir. Derin çukurlarda bir dereceye kadar yardımcı olabilmektedir. Küçük çukurlar ve izlerde ise çok etkilidir.

    Nasıl uygulanır?

    Yüz, boyun, göğüs, eller ve kollara doktorun seçimi ve hastanın derisinin durumuna göre bir asit solüsyonu seçilerek hastane şartlarında uygulanabilir. Deri, yağlarından arındırıldıktan sonra tedavi alanına uygulama yapılır. İşlem esnasında 5-10 dakika kadar hafif yanma ve batma görülebilir. İşlem sonrası normal günlük yaşama hemen dönülebilir. İstenilen sonuçları elde etmek için birkaç seans gerekebilir.

    Peeling sonrasında beklenebilen durumlar nelerdir?

    Kimyasal peelingin derinliğine bağlı olarak ciltte, hafif veya güneş yanığı benzeri reaksiyon oluşur. Yüzeysel tipte 1-5 gün süren kızarıklıklar ve hafif soyulmalar olur. Derin tiplerde ödem ve deride gerginliğin yanı sıra kahverengi bir tabaka oluşumunun görülmesi normaldir. Bu tabaka 7-10 günde soyulur.

    Peeling sonrası nelere dikkat edilmeli?

    Ciltte oluşan kabuklar kesinlikle soyulmamalıdır. Sadece hekim tarafından önerilen nemlendirici prepatlar kullanılmalıdır. Ayrıca güneşten korunmaya dikkat edilmelidir.

    Peeling hangi durumlarda uygulanmaz?

    Peeling yapılacak yüzeyde açık uçuk bulunuyorsa, derin güneş yanığı, açık yara ve enfeksiyonlar varsa, daha önceden o bölgede soyma işlemi yapılmışsa bu yöntem kullanılmaz. Ayrıca Roaccutane tedavisi gören ya da yakın zamanda görmüş kişilere kimyasal peeling uygulanmaz.

  • TÜPLERİN TIKALI OLMASI

    TÜPLERİN TIKALI OLMASI

    Tüplerin tıkalı olması, en sık rastlanılan infertilite nedenlerinden biridir. Fallop tüpleri

    vücudun her iki tarafında yumurtalıklardan rahme doğru uzanır ve tüplerin her ikisinin de tıkalı

    olması gebe kalmaya engel teşkil eder.

    Fallop tüplerinin infundibular kısmı yumurtalıklara en yakın kısım olup buradan fimbria

    denilen uzantılar ovaryum yüzeyine kadar uzanır. Fimbria üzeri saç kılı gibi ince tüylerle (cilia

    hücreleri) kaplıdır. Yumurtlama döneminde hormonların etkisi ile fimbria yumurtalıklar üzerinde

    yumuşak hareketlerle süpürme işlemi yaparak atılan ovumu yakalar. Fimbria ve cilia aracılığıyla

    yakalanan ovum Fallop tüpüne doğru sürüklenirken ovum bazen burada sperm ile karşılaşarak

    döllenir, zigot halinde beslenerek tüba içinde yoluna devam eder ve rahim içine düşer.

    Tüpün en geniş kısmı ampuller bölgesidir, en dar kısmı ise utero­ tubal birleşim yerinde

    olan isthmus parçasıdır.

    Fallop tüplerinde infundibular ve ampuller bölgede östrojen etkisi ile fazla miktarda olan

    ciliar hücreler ile bunların arasında tübüler sıvı üreten progesteron hormonu etkisi ile artan peg

    hücreleri bulunur. Bu hücrelerin ürettiği sıvı spermlerin kapasitasyonunu da artırıcı yönde etki eder

    ve spem, oosit ve zigot için oldukça besleyicidir. Estrojen ve progesteron hormonları tübüler

    fonksiyonlar için çok önemli hormonlardır.

    Fallop Tüplerinin Tıkanması

    Fallop tüpleri tıkandığı bölgeye göre sınıflandırılır:

    Distal Tubal Tıkanıklık: Fallop tüpleri yumurtalığa yakın ucundan tıkanacak olursa

    hidrosalpinx adı verilir. En sık klamidya adı verilen cinsel yolla bulaşan hastalıklar nedeniyle

    tıkanabilir. Eğer tadavi edilmezse hem tüplerde hem de pelviste yapışıklıklar ortaya çıkar. Fimbria

    da hasar görür, yapışırsa yumurtlama zamanında atılan ovumun yakalanması fonksiyonu ortadan

    kalkar ve infertilite problemleri görülür.

    Tübanın Orta Segmentinin Tıkanması: Daha çok tüplerin bağlanması sırasında orta

    segmentte tıkanıklık olabilir. Tüplerin açılması için yapılan operasyonda %75 başarı sağlanır.

    Proksimal Tübal Tıkanıklık: Tüplerin uterusa yakın olan kısmında tıkanıklık olması

    anlamına gelir. Düşükler, pelvik enfeksiyonlar, ölü gebelik ve bu kısmı ilgilendiren doğum kontrol

    yöntemleri proksimal tubal tıkanıklığa en çok neden olan durumlardır.

    Fallop Tüplerinde En Sık Tıkanıklık Yapan Nedenler:

    ­Sezaryen gibi pelvik operasyonlar

    ­Pelvik inflamatuar hastalıklar

    ­Endometriozis

    ­Dış gebelik

    ­Myomlar

    ­Tüplerin bağlanması

    ­En çok az gelişmiş ülkelerde rastlanan genital tüberküloz

    Fallop Tüpü Tıkanıklığı Tanısı

    Histerosalpingografi (HSG): Bir x­ray testidir. Fallop tüplerinde tıkanıklık olup

    olmadığını anlamak için vajinadan uygulanan bir kanül vasıtasıyla kontras boya maddesi

    (radyopak madde) ile önce rahim içi doldurulur sonra da tüplerden geçmesi sağlanır ve çoğu

    zaman skopi altında gözlenerek kontras madde uygulanır ve sonra rontgen filmi çekilir. Eğer

    tüplerde tıkanıklık varsa kontras madde tüplerden geçemez.

    Kromotübasyon: HSG işlemine benzer bir işlem olmakla beraber, kromotübasyon

    mutlaka cerrahi bir işlem (laparoskopi işlemi) sırasında gerçekleştirilir. Laparoskopik gözlem

    altında boya (çok zaman metilen mavisi) vajinal yoldan uygulanan bir kanül vasıtasıyla rahme

    verilir, eğer tübalar açıksa daha sonra bu boyanın tüplerden geçtiği ve peritona yayıldığı direk

    izlenebilir.

    Sonohisterografi: Tüplerin geçirgenliğini belirlemek için ultrason eşliğinde yapılan

    noninvasif bir işlemdir. Rahim içine steril şartlarda bir kanül ile serum fizyolojik verilerek rahim

    içi doldurulurken tübaların içinden sıvının geçmesi sağlanır ve aynı anda ultrasonda rahim içinde

    myom, polip ya da tüplerde tıkanıklık, hidrosalpinx vs. var mı gözlenebilir.

    Fallop Tüplerini Açmak:

    Fallop tüplerinin tıkanma nedenine ve tıkanan segmentine bağlı olarak eğer uygunsa

    çeşitli tıbbı ve cerrahi işlemler ile Fallop tüplerindeki tıkanıklık tedavi edilmeye çalışılır. İnfertil

    olan hastalarda tüpler tıkalı olduğunda çoğu zaman cerrahi tedavi yerine tüp bebek tedavisi tercih

    Makale Yazım Tarihi: 08.08.2016

    Op. Dr. Kutlugül Yüksel

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

    Eskişehir yolu, 9. Km, No: 266, Tepe Prime

    C Blok No: 45 Ankara

    Tel: 0312 4258530

    Cep: 0532 6121783

    www.kutlugulyuksel.com.tr

    www.ankarakadindogumcu.com

  • Genital Bölge Estetik Operasyonları

    Genital Bölge Estetik Operasyonları

    Kadınların en özel bölgesi olan genital bölgenin ameliyatları da kendi gibi özeldir.Bu bölgeye yapılan estetik ve kozmetik uygulamalara ‘kozmetik jinekoloji’denir.

    Genital Estetik Ameliyatlar Nelerdir?

     –Klitoris Üzeri Katlantıları Düzeltme Operasyonları(Klitoroplasti) 

    –Labioplasti(Labia minor ve major bölgesi operasyonları-iç/dış dudak estetiği) 

    –Vajinal Daraltma (Vajinoplasti) 

    –G noktası büyütme  

    –Genital bölge beyazlatma (renk açma) 

    –Lazer ile Vajinal Yenileme (Vajinal Rejuvenation) 

    –Kızlık zarı dikimi 

    –Dış genitalya Sıkılaştırma 

    Bu operasyonların popüler olanlarından ayrıntılı bahsedecek olursak; 

    Labioplasti

    Vajen girişinde normalden BÜYÜK,KIRIŞIK ve SARKMIŞ durumlarındaki genital iç dudakların kesilerek estetik olarak küçültülmesi ameliyatlarına LABİOPLASTİ denir.İç dudak estetiği de denir.İç dudakların normalden büyük ve geniş olması,doğuştan olabildiği gibi ergenlik döneminde de olur. Kişiden kişiye bu durum değişebilir.Kronik enfeksiyon tablosu,genetik nedenler ,hormonal nedenler ,yapılan dopumlar iç dudakların büyük ve sarkık olmasına sebebiyet verebilir. 

    Labioplasti ameliyatı yapılmasını planlarken hastanın istekleri göz önünde bulundurmalıyız.Kimi hastalar labia minörlerinin biraz alınmasını tercih edebilir. 

    Peki Ameliyatı Nasıldır?

    Bu ameliyat sırasında lokal anesteziyi kullanırız,eğer hastanın endişeli bir hali varsa hafif sedayon da verilebilir,Ortalama yarım saat-1 saat civarında sürer.

    Vajina Daraltma (Vajinal Rejuvanasyon) 

    Vajina dokusu ilerleyen yaş,normal doğum,cinsel ilişki,sigara kullanımı,genetik olarak bağ dokusunu yapısının kötü olmasından dolayı genişler.Vajinal daraltma cerrahi ve lazerle yapılabilir.Son yıllarda lazerle vajen daraltma  popüler estetik ameliyatlardan biri haline gelmiştir. 

    Lazerle vajina daraltma vaginal rejuvanasyon olarak adlandırılır.İşlem ağrısız,anestezisiz,cerrahi olmayan bir işlemdir.Buna bağlı olarak da riskleri çok azdır. Lazer ışığı sayesinde vajina içindeki bağ dokusu aktive olmaktadır, hatta yeni kolajen oluşumu da gerçekleşmekte ve bunun sonucunda farkedilebilir düzeyde sıkılaşma gerçekleşmektedir. Ayrıca bu bölgedeki kan dolaşımı artmakta, doğal vajinal lubrikasyon (ıslanma) artmaktadır.  

    Özellikle menopoz döneminde gelişen vajinal kuruluk ve buna bağlı cinsel ilişkideki acının engellenmesi amaçlarıyla da vajinal lazer kullanılmaktadır.  

    Lazerle vajinal daraltma 20 dakika sürmektedir.Sonrasında hasta günlük yaşantısına devam edebilmektedir.Cinsel birliktelik işlemden  1 hafta sonraki doktor kontrolünden sonra başlayabilir. 

    G Noktası Büyütme

    Kadınlarda vajinanın üstünde bulunan, kadın genital yapısında labia minor (iç dudak) dediğimiz yerin üst birleşimindeolan erektil organa klitoris denir.İşlevi cinsel haz alınmasıdır.Üzerinde ortalama 4000 sinir sonlanmaktadır.Bu rakam tüm organlardaki sinir  hücresi sonlanmasından fazladır.Kadınların G NOKTASI ile birlikte en çok haz aldıkları bölgedir. 

    G NOKTASI,vajen içindeki en hassas yapıdır ve Alman Jinekolog Dr.Ernest Grafenberg tarafından keşfeddilmiş ve literatüre sunulmuştur.Kadın vajinasının üst bölümünde 3-4 cm içinde,bazen elle farkedilebilen,süngerimsi hissedilen 1-2 cm çapında daha sert bir bölgedir.

    G Noktası Neden Büyütülür?

    Cinsel birliktelik sırasında erkek bu noktayı pozisyon gereği daha az uyarır ve birliktelik sırasında da salınan östrojen hormonu ile vajina tavanı kalınlaşır.Zaten daha sert olan bu bölgenin incelmesi ve duayırlılaşması daha yavaş olur,Bu durumlarda G NOKTASINI daha belirgin hale getirmek ,uyarılma süresini azaltmak,cinsel ilişkiden alınan hazzı artırmak için G NOKTASI büyütme ameliyatları yapılabilir.  

    G Noktası Nasıl Büyütülüyor?

    Lokal anestezi altında ,G noktasının olduğu bölgeye dermal enjeksiyon şeklinde uygulanır,uygulama yaklaşık 10 dk sürer,dolgu maddeleri kullanılarak bu işlem yapılabilir,işlemden hemen sora hasta normal hayatına döner. 

    Lazerle Vulvar Renk Açma

    Genital bölge değişik nedenlerden dolayı zamanla koyulaşabilir,siyahlaşabilir,kararma sorunları ile karşı karşıya gelebilir.Böyle durumlarda lazer hem labia major (dış dudak) hem de iç dudakla uygulanır. 

    Lazer ile uygulanan renk açmaya ‘labial whitening’ denir.Bu ameliyat ile aynı zamanda genital bölge sıkılaştırması yapılabilir. 

    Genital bölgenin koyulaşmasında en önemli sebep hormonlardır ve gebelik sırasında özellikle salınan bu horman genital bölgeyi koyulaştırır.Hormonal sebepler özellikle polikistik over sendromu,doğum kontrolü hapları,bazı cilt hastalıkları bu duruma sebep olur.Genital bölgenin koyulaşması fiziksel olarak herhangi bir soruna yol açmaz ancak psikolojik oalrak kişi bu bölgeyi sorun haline getirirse bu işlem uygulanır.  

    Lazerle renk açma işlemi nasıl uygulanır? 

    Lazer ile yapılan renk açma tedavileri ortalama olarak 15-20 dakika sürer. İşlem öncesi lokal anestezik etkili krem kullanılması ağrı hissini ortadan kaldıracaktır. Genel anestezi ihtiyacı bulunmamaktadır. İşlem sırasında verilen lazer ışığı sayesinde cildin dermis tabakasında yer alan ve esmerleşmeye neden olan melanin pigmentini üreten ‘melanosit’ hücreleri tahrip edilmekte, böylelikle genital beyazlatma amaçlanmaktadır.   Lazerle renk açma işlemi için genelde tek seans yeterlidir. Bazı durumlarda birden çok uygulama gerekli olabilir. 

    Kullanılan lazer sonrası bu bölge yavaş yavaş soyulmaya başlar ve dökülür,alttan yeni deri ortaya çıkar.Bu işlem 3-4 mm derinliğinde bölgeyi etkilediğinden herhangi bir hastalık riski oluşturmaz. 

  • Kürtaj ( Küretaj)

    Kürtaj ( Küretaj)

    Kürtaj, genel anlamıyla gebeliğin sonlandırılmasıdır. Kürtaj asla bir aile planlaması yöntemi değildir. İstenmeyen gebelikleri önlemek için öncelikle aile planlaması yöntemleri etkin bir şekilde kullanılmalı ancak herşeye rağmen istenmeyen gebelik ortaya çıkmışsa kürtaja başvurulmalıdır. 

    Kürtaj kişisel koşullar sebebiyle yapılabileceği gibi gebeliğin sağlığınız için risk oluşturması veya bebekle ilgili sağlık problemi ( yaşamla bağdaşmayacak ya da doğduktan sonra yaşamını büyük ölçüde etkileyebilecek ) sebebiyle  yapılabilir. Düşük yapan kişilerde rahim içerisinde gebeliğe ait parça kaldıysa bunları temizlemek için, ayrıca ölü gebelik, boş gebelik ve üzüm gebeliği ( mol gebelik) gibi durumlarda tedavi amacıyla kürtaj yapılır. 
        
    İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması için yasal sınır ülkemiz için 10. gebelik haftasıdır. ( Son adet tarihinin ilk gününden itibaren 10 haftadır) 18 yaşından büyük evli hastalarda eşlerin her ikisinin de imzasıyla gebelik sonlandırılır. Bekar hastalarda sadece kişinin kendi imzası yeterlidir. 18 yaşından küçüklerde kişinin ailesininde rızası gereklidir. Gebelik 10. haftanın üzerinde ise gebelik sonlandırılamaz. Gebeliğin sonlandırılması kararı zor bir karardır. Kürtaj ne kadar erken gereçekleştirilirse işlem o kadar kolay ve güvenli olur.  Ancak doğru karar vermek için yeterli zamanın tanınması daha önemlidir. 
        
    Kürtaj gebelik sonlandırılması haricinde de kullanılır. Adet düzensizliği durumunda tanı amaçlı da kürtaj işlemi yapılır.
        
    Kürtaj genellikle vakum yöntemiyle yapılır. Genel anestezi veya lokal anestezi altında yapılabilir. Plastik enjektör ve ince plastik boru şeklinde kanül denilen aletlerden oluşan sistem sayesinde yapılır. Plastik kanül ile rahim ağzından girilir. Rahim içerisi enjektörün vakum etkisiyle çekilir. Bu yöntem hem  kolay hem daha az riskli ve daha az ağrılıdır. İşlem süresi genellikle 5-10 dakika sürer. İşlem sonrası rahim içerisi ultrason ile kontrol edilir. İşlem sonrası hafif karın ağrısı ve az miktarda kanama olabilir. İşlemden sonra antibiyotik ve ağrı kesici reçete edilir. Hasta genellikle işlemden 1 hafta sonra kontrole çağrılır. İşlemin yapıldığı gün boydan duş alınmasında sakınca yoktur.

  • 10 soruda lazer epilasyon

    1. Kimler lazer epilasyon yaptırabilir?

    Lazer epilasyonu, 16 yaşından büyük olan, kıl yapısı uygun; kıl rengi ile ten rengi arasında belirgin farkı olan (koyu renk kıl) ve ışığa karşı aşırı duyarlılığı olmayan herkes yaptırabilir.

    2. Lazer epilasyonda kıl neden koyu renkte olmalı?

    Lazer ışığının hedefi, kıllara renk veren pigmentlerdir. Lazer ile çevre dokulara zarar vermeden kılları besleyen kökleri etkilemek pigmentler sayesinde mümkün olabilmektedir. Lazer ışığı, kılların rengini veren renk maddeleri (pigmentler) sayesinde emilir köke iletilir, kıl kökünün ısınarak etkilenmesi sağlanır. Açık renkli kıllarda, ışık pigmentlerin yeterli olmayışı yüzünden emilemez ve dolaysıyla kıl köküne iletilemez.

    3. Lazer epilasyon hangi bölgelere uygulanır?

    Kadın ve erkekte gözlük takılarak uygulanabilecek her bölgeye, örneğin elmacık çıkıntılar üzerindeki kıllardan, bacaktaki kıllara kadar kıl yapısı işleme uygun olan durumlarda uygulanabilir. Genellikle lazer epilasyon, kadınlarda özellikle bikini bölgesi (kasık), koltuk altı ve bacaklarda, erkekler de sakal bölgesinde, boyunda ve ensede tercih edilebilmektedir.

    4. Bir seansta kıllardan kurtulmak mümkün mü?

    Bir seansta, tüm kılların ışığı aynı şekilde emerek köke ulaştırmaları mümkün değil. Çünkü kıllar da vücudumuzun her hücresinde olduğu gibi fiziksel bir döngü içinde. Seanslar, kılların yerleştiği yere ve kişinin genetik özelliklerine göre değişmekle birlikte, ortalama 1-2 ay aralıklarla, 3 ila 8 seans sürmekte.

    5. İki seans arasında ne kadar süre geçmeli?

    Vücudumuzdaki kıllar, büyüme, dinlenme ve dökülme evrelerini geçirirler. Eğer bir kıl büyüme evresinde iken lazer uygulanırsa, onun o seansta kalıcı olarak yok olması mümkün olabilir. Bu nedenle seanslar arasında bir ila iki ay gibi süreler öngörülür. Büyüme evresinde bulunmayan bir kıla lazer uygulaması yapılırsa, kıl tütsülenir ve ışığı kıl köküne ulaştırma görevini tamamlayamaz.
    Cilt üzerinde 0,5 cm uzunluğuna erişmiş olan kıllar daha fazla uzaması beklenmeden işleme alınabilir. Seans aralıkları süreler bölgesine göre değişir. Örneğin koltuk altı 1-1.5 ay ara ile bacak ise 2- 2.5 ay ara ile uygulamaya alınabilmektedir.

    6. Uygulama, ne kadar sürer?

    Süre, epilasyonun yapılacağı bölgeye göre değişir. Örneğin yüz, kasık, koltuk altı gibi bölgelerde 10-15 dakikayı, bacaklarda 1 saat sürebilmektedir.

    7. Lazer ışınlarının insan sağlığı üzerine herhangi bir zararı var mı?

    Sağlığa herhangi bir zararı olmayan lazer ışınlarının hedefi, kıllardır. Bu yüzden çevre dokulara zarar vermez. Olabilecek en kötü yan etkisi, kalıcı olmayan lekelerdir. Bu lekeler, kısa süre sonra kendiliğinden iyileşir.

    8. Uygulama sırasında ağrı hissedilir mi?

    Sadece ışık vücuda değdiğinde, tek bir kılı cımbızla kopartırken hissettiğimizden çok daha az bir acı duyulabilmektedir. Bu esnada ışığın değdiği bölgede aynı anda en az 10-15 kıl köküne ulaşılabilmektedir.

    9. Günümüzde pek çok yerde uygulanan lazerle epilasyonda, özellikle neye dikkat etmeli, tercihini neye göre yapmalı?

    Lazer epilasyon sırasında kıl kökünün ısıtılması ve bu şekilde yok edilmesi hedeflenir. Bu ısıtma işlemi sırasında cildi korumak çok önemli. Cildin üst tabakasına zarar vermeden bu işlemi yapabilmek için, cilde önceden uygulanan soğutucu başlıklar veya gazlar kullanılır. Son dönem lazer epilasyon aletlerinin hepsinde soğutucu başlıklar bulunmaktadır.

    10. Epilasyondan sonra nelere dikkat edilmeli?

    Tüm uygulama süresince, kılların, cımbız, ip, ağda gibi yöntemlerle alınmaması gerekir. Çünkü bu yöntemler, kıl köklerini incelterek kılların lazere duyarlılığını azaltır. Ayrıca güneşlenmek ve solaryum uygulmalarından sonra 48-72 saat içinde lazer epilasyon yapılmamalı ve işlem sonrası birkaç hafta solaryum veya güneş ışınlarına maruz kalınmamalı.

  • Kimyasal peeling uygulamaları

    Derinin dış tabalarının kimyasal ajanlarla kontrollü hasarı kimyasal peeling olarak adlandırılır. Çeşitli asidik ve bazik kimyasal ajanlar peeling amacıyla deriye uygulanmaktadır. Kimyasal peelingde amaç, deri tabakalarında istenilen derinliğe kadar hasar oluşturmak ve cilt yenilemesi sırasında yara iyileşmesinin avantajlarından faydalanarak çeşitli lezyonların tedavisini sağlamaktır. Kimyasal peeling yüzeysel, orta ve derin olmak üzere 3 şekilde uygulanmaktadır. Meyve asitleri ile yapılan yüzeysel kimyasal peeling, Fenoller ve triklor asetik asitler (TCA) kullanılarak gerçekleştirilen derin kimyasal peeling.

    Yüzeysel kimyasal peeling şeker pancarından elde edilen glikolik asitlerle, sütte bulunan laktik asitlerle uygulanabilir. Daha yaygın olarak bilinen isimleri ise alfa hidroksi asitler (AHA’lar)dir. Bunlar oldukça küçük moleküller olduğu için epidermisi (cildin en üst tabakasını) kolayca geçebilmektedir. Ancak daha alt tabaka olan dermise geçemezler. Epidermisteki hücrelerin yenilenmesini tetikleyerek onların dış etkenlere olan toleransını arttırırlar. Hücre yenilenmesi dışında epidermal kökenli olan yüzeysel lekelerin tedavisinde de başarılı olmaktadır.

    Bir başka yüzeysel peeling ise salisilik asitlerle (BHA’lar) yapılan peelinglerdir. Bu madde daha yüzeysel olarak epidermisi (cildin en üst tabakasını) etkiler. Daha çok akne, siyah ve beyaz nokta tedavisinde ve ikincil olarak lekelerin tedavisinde de tercih edilmektedir.

    Biz kliniğimizde hem AHA hem de BHA içeren yüzeysel kimyasal peeling işlemlerini uygulamaktayız. Cildin üst tabakasını soyarken ince çizgilerin azaltılmasını (cildin yenilenme sürecini de) başlatmış oluyoruz.

    Ancak hastamıza evde kullanması için glikolik asit içeren benzer kozmetik ürünler vererek işlemin etkisini de kuvvetlendiriyoruz. Peeling süresi arttıkça, cildin pH düzeyi azaldıkça ve peeling konsantrasyonu arttıkça işlemin etkinliği de artmaktadır.

    Peeling işlemi süresince ve sonrasında belli bir süre güneşten ve solaryumdan korunmak gerekmektedir. Cildin daha alt tabakalarının soyulması için yapılan peelingler ise derin lekelerin ve izlerin tedavisinde kullanılabilecekleri gibi kırışıklıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu amaçla triklor asetik asit (TCA) ve fenol uygulanmaktadır. TCA konsantrasyonu ayarlanarak işlemin derinliği belirlenmektedir.

    Cilde uygulanacak her tür işlem öncesinde olduğu gibi kimyasal peeling uygulamadan önce de cildin analiz edilmesi ve ihtiyaçlarının belirlenmesi uygundur. Kliniğimizde ayrıntılı cilt analizi yapılmakta ve hastanın kendisine özgü uygulanabilecek tüm tedavi yöntemleri uzman dermatoloğumuz tarafından belirlenmektedir.

  • Ercp nedir?

    ERCP (Endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi) safra yolları ve pankreas kanalının görüntülenerek bu bölgelerin hastalıklarında tanısal ve tedavi edici işlemlere olanak sağlayan bir yöntemdir. İşlem ucunda kamera ve ışık kaynağı bulunan, kıvrılabilen uzun bir tüp şeklindeki alet ile yapılmaktadır.

    Bazı pankreas ve safra yolu hastalıklarının tedavisinde ERCP yapılması gerekmektedir. İşlem anestezi ile uyutularak yapılır. Anestezi uygulanması hastanın ağrı sancı hissetmesini engelleyerek hasta ve işlem konforunu arttırır.

    ERCP ne için yapılır?

    ​Safrayollları taşlarında, safrayolunun iyi huylu ve kötü huylu sebeplere bağlı darlıklarında, cerrahi sonrası gelişen safra yolu kaçaklarında, koledok kisti ve kist hidatik gibi hastalıklarda, bilier pankreatit, oddi sfinkter disfonksiyonu, pankreas divisum, safra yolu parazitleri gibi durumlarda ERCP tedavi edici işlem olarak uygulanır. ERCP ile safra yollarındaki taşlar kırılarak veya bütün halinde çıkarılır. Safra yolu darlıklarında ve safra kaçaklarında stent uygulaması ERCP ile yapılabilir.

    ERCP için nasıl bir hazırlık gerekir?

    ​ERCP işlemi için midenizin boş olması gerekir. Bunu sağlamak için en az 8 saat bir şey yemiş veya içmemiş olmanız gerekmektedir. Önemli ilaçlarınızı doktorunuzla konuşarak işlem sabahı içebilirsiniz. Önemli bir hastalığınız varsa, anestezik maddelere veya işlemde kullanılan kontrast maddeye allerjiniz varsa doktorunuzla paylaşmalısınız. Aspirin, coumadin veya plavix gibi kan sulandırıcı ilaçları kullanıyorsanız işlemden önce bunu bizimle paylaşmalısınız. İşlemde anestezi uygulanacağı için işlem sonrası araç kullanmamanız gerekmektedir. Değerli eşyalarınızı, gözlüklerinizi, çıkabilen takma dişlerinizi ve lenslerinizi işlem odasına girmeden çıkarmalısınız.

    ERCP işlemi nasıl yapılır?

    ​İşlem öncesi damar yolundan anestezik maddeler verilerek uyutulacaksınız. Anestezinin etkisiyle işlem boyunca uyuyor olacaksinız. İşlem boyunca yüzüstü yatacaksınız ve ağızdan ERCP için endoskopik alet yutturulacak. (İşlem sırasında nefes alma işlemine engel olunmamaktadır, kendi soluk alıp vermeniz devam etmektedir). İşlem 20-60 dakika kadar sürebilir.

    ERCP işlemi sırasında neler yapılabilir?

    ​Safra yollarında taş veya tıkanıklık görülürse yada doktor gerekli görürse safra yollarının bağırsağınıza açıldığı bölge genişletilebilir. Bu işleme sfinkterotomi denmektedir. Ayrıca safra yollarındaki taşlar balon ile veya kırılarak çıkarılmaya çalışılır. Metal veya plastikten yapılmış stentler safra akışının sağlanması için safra yollarına yerleştirilebilir.

    ERCP işlemi sonrası ne yapılır?

    ​ERCP işlemi sonrası anestezik maddenin etkisi geçene kadar gözlem altında tutulacaksınız. İşlem sonrası ancak doktorunuz onayladıktan sonra yemek yiyebilirsiniz.

    ERCP işlemi sonrası ne tür istenmeyen etkiler (komplikasyonlar) gözlenebilir?

    ​ERCP işlemi genellikle güvenli bir işlemdir fakat bazı komplikasyon riskleri mevcuttur.ERCP işlemi genellikle güvenli bir işlemdir fakat bazı komplikasyon riskleri mevcuttur. İşlem sonrası karın ağrısı, ateş, titreme, bulantı, kusma, kanama, gaytanın siyah olması, safra yollarının ve safra kesesinin iltihabı, pankreas organının iltihabı, bağırsak delinmesi gibi istenmeyen etkiler nadir olarak görülebilmektedir.

    ​Endoskopi cihazı ve yöntemleri kullanılarak, birçok hastalığın tedavisi ameliyata gerek kalmadan ERCP ile yapılmaktadır. Günümüz şartlarında uygun analjezi ve sedasyonla, anestezi uygulanarak hasta konforu yükseltilerek yapılabilen bir işlemdir

  • Mide botoksu nedir? Zayıflayabilirmiyim?

    MİDE BOTOXU: Botulinum toksin A’ nın endoskopik yolla midenin belirli bölümlerine verilmesi işlemidir. Bu yöntemle midenin kasılmasını engellenir ve midenin boşalma sürecini uzatmak hedeflenir.

    Bu yöntem ile:

    Midenin boşalmasında gecikme

    Erken doygunluk hissi

    Gıda alımının azalması

    Açlık hormonu olan Ghrelin hormonunun azalması sağlanır.

    Bu yöntem diyetle desteklenmediği sürece sonuç vermemektedir.****

    Diğer cerrahi girişimler gibi mide hacmini sınırlandırmadığı için ve davranış değişikliği kazandırmadığı için sadece mide botoxu ile kalıcı zayıflama mümkün olmamaktadır.****

    Mide Botoksu Hangi Hastalar İçin Uygundur?

    En ideal hasta grubu vücut kitle indeksi 27 ile 35 arasında olanlardır.

    10-20 kg arasında kilo vermeyi hedefleyenler

    18 yaşın üstünde, 55 yaşın altındaki hastalar

    En az geçmiş 6 ay boyunca diyet ve egzersizle anlamlı kilo kaybı sağlayamayan hastalar

    Mide Botoksunun Etki Süresi Nedir?

    Mide botoksunun tam olarak etki göstermesi ortalama 7 gün içinde olmaktadır. Etki süresi 4-6 aydır. Etkinin 6 aydan uzun sürmesi ilacın özelliklerinden dolayı mümkün değildir.

    6 aydan sonra işlem tekrarlanabilir.

    Mide Botuxunda Hastanede Kaç Gün Kalınır?

    İşlem hafif anestezi altında 10-15 dakika sürmektedir. Hastalarımız aynı gün taburcu olmaktadır. Hastanede yatış gerekmez.

    Mide Botoxu Kimlere yapılmaz?

    Botoks alerjisi olanlarda, mide ülseri, gastrit, on iki parmak bağırsağı ülseri gibi durumlarda uygulanması önerilmiyor ve öncelikle bu problemin düzeltilmesi gerekiyor. Bu nedenlerle Endoskopi ile işlem öncesi mutlaka midenin değerlendirilmesi gerekir.

    Yan etkileri?

    İşlem sonrası çok sık olmayarak bulantı, şişkinlik şikayetleri olabiliyor.

    DİYET:

    İşlem sonrası midenin kasılma ve gevşeme fonksiyonu kaybolacağından, midenin mevcut duruma adapte olmasını sağlamak için ilk 5 gün kişilerin sıvı ve yumuşak gıda ağırlıklı beslenmelerini öneriyoruz.

    1. & 2. Gün:Şeffaf ve tanesiz sıvı ağırlıklı beslenme

    3. & 4. Gün: Yumuşak gıdalar ağırlıklı beslenme (püre, yoğurt, ayran gibi yumuşak gıdalar, meyve püreleri, yumuşak sebze)

    5. & 6. Gün: Katı gıdaya başlanabiliyor.

    Bundan sonraki süreç sağlıklı ve düzenli beslenme kuralına uyun

    Saygılarımla

  • Endoskopi nedir? Ne zaman kimlere kimler tarafından yapılmalıdır?

    Endoskopi genel bir ifade olup ucunda ışık ve kamera olan silindirik bir cihaz ile organların iç duvarlarının ve lümeninin incelenmesi işlemidir. Üst gastrointestinal sistem incelenmesi halk arasında endoskopi olarak adlandırılır. Üst gastrointestinal işlem endoskopisi; ağız yolu ile girilerek sırasıyla yutak, yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağının incelenmesi işlemidir. İşlem esnasında organların iç duvarları dikkatli bir şekilde incelenir, doku değişiklikleri, ülser odakları ya da normal görünüşün dışında farklı bir görüntüye sahip olan yerlerden özel aletler ile biyopsi dediğimiz doku parçaları alınır. Bu bölgelerde ufak kanamalar görülebilir. Bu geçici bir durum olup kanama- pıhtılaşma sistemi ile ilgili bir sorunu olmayan bireylerde hiçbir probleme neden olmaz. Biyopsi alınan kısımdaki doku çok hızlı bir şekilde kendini yenilemektedir. Halk arasındaki bazı inanışların aksine kanser düşünülen dokudan endoskopik biyopsi alınması onun yayılmasına neden olmamaktadır. Üst gastrointestinal sistem endoskopisi öncesinde hastalar 8-12 saat öncesinden yemek yemeyi kesmelidir. İşlemden önceki 4 saate kadar az miktarda su içebilir. Boğaz bölgesine o bölgenin uyuşmasını sağlayan bir sprey sıkılması ile işleme başlanır. Endoskopi işlemi ağrı verici bir işlem değildir. İç organlarda hava verilerek ilerlendiği için gerginlik hissi olabilir. İşlem konforu açısından damardan ilaç verilip bir uyku hali oluşturularak da işlem yapılabilir. Soluk borusu yemek borusundan ayrı olarak ilerlediği için hastanın soluk alıp vermekle ilgili bir problemi olmaz. Genel olarak tolere edilebilen bir işlem olmasına rağmen öğürme refleksi kuvvetli olan bireylerde ve işlemden korkan bireylerde anestezi uzmanından destek alınabilir. Hastaya işlem esnasında anestezi uzmanı tarafından uygun dozda ilaç verilir ve işlem yapılır. Bu ilaçların etki süresi çok kısa olduğu için ilaç verilmesi kesildikten çok kısa bir süre sonra hasta uyanır. Kullanılan ilacın artık etkileri nedeniyle işlem sonrası hastanın araç kullanmak gibi dikkat gerektiren işleri yapmaması, bu yüzden yanında ona refakat edebilecek biri ile gelmesi önerilir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte endoskopi yapılan yeni model cihazlarda HD görüntü sistemleri kullanılmakta olup bu sayede çok küçük ayrıntılar bile daha net görülebilmekte, ayrıca FICE,NBI ve I-scan gibi yüksek teknolojik görüntülemeler sayesinde lezyonlar çok hızlı bir şekilde normal dokudan ayırt edilebilmektedir. Teknolojik olarak yeniliklere ayak uyduran merkezlerde konusunda deneyimli uzman hekimlerin yaptığı endoskopik işlemler erken teşhislere olanak sağlayarak hayat kalitesini artırmakta ve çoğu zaman hayat kurtarmaktadır. Endoskopi işlemleri genel cerrahlar ve gastroenterologlar tarafından yapılmaktadır. genel cerrahlar bu işlemi daha çok hastanın operasyon ihtiyacı olup olmadığı açısından değerlendirirken gastroenteroloji uzmanları bu konuda daha ayrıntılı bir eğitim alıp lezyonları tanıma, gerektiğinde endoskopik müdahaleler, takip etme protokolleri, cerrahi gereksinim olup olmaması açısından değerlendirmektedir. bazen cerrahi öncesi klavuzluk işlemi için ameliyatın gerekli olduğu yerlere özel boyalar şırınga edilerek cerrahların işlerini kolaylaştırmaktadırlar.

  • Kolonoskopi kim tarafından kimlere ve nasıl yapılmalıdır?

    Kolonoskopi kalın bağırsağın ucunda ışık ve kamerası olan özel bir aletle kısmen ya da tamamen incelenmesi işlemidir. Bu sırada işlem öncesinde açılan bir damar yolundan hastanın rahatlamasını sağlayan bağırsak kaslarını gevşeten ve ağrıyı önleyen birtakım ilaçlar verilir.

    Dünya genelinde hasta açısından daha konforlu olduğu için kısa süreli sedasyon ile işlem yapılmaktadır. Hastaya işlem esnasında anestezi uzmanı tarafından uygun dozda ilaç verilir ve işlem yapılır. Bu ilaçların etki süresi çok kısa olduğu için ilaç verilmesi kesildikten çok kısa bir süre sonra hasta uyanır. Kullanılan ilacın artık etkileri nedeniyle işlem sonrası hastanın araç kullanmak gibi dikkat gerektiren işleri yapmaması, bu yüzden yanında ona refakat edebilecek biri ile gelmesi önerilir.

    Teknolojinin gelişmesi ile birlikte endoskopi yapılan yeni model cihazlarda HD görüntü sistemleri kullanılmakta olup bu sayede çok küçük ayrıntılar bile daha net görülebilmekte, ayrıca FICE,NBI ve I-scan gibi yüksek teknolojik görüntülemeler sayesinde lezyonlar çok hızlı bir şekilde normal dokudan ayırt edilebilmektedir. Teknolojik olarak yeniliklere ayak uyduran merkezlerde konusunda deneyimli uzman hekimlerin yaptığı endoskopik işlemler erken teşhislere olanak sağlayarak hayat kalitesini artırmakta ve çoğu zaman hayat kurtarmaktadır. Gastroenteroloji uzmanları bu işlemlerin daha ayrıntılı bir şekilde yapılması üzerine 3 yıl süreyle ayrıntılı bir eğitim sürecinden geçmektedir.