Etiket: İlişki

  • Gebelikte Cinsellik

    Gebelikte Cinsellik

    Gebelikte Cinsellik

    Hamilelik süresince bebeğime zarar vermeden cinsel ilişkiye girebilir miyim ?

    Evet. Doktorunuz aksini önermedikçe gebelik süresince cinsel hayatınızı değiştirmeniz ya da ertelenmeniz gerekmez. Sağlık problemizin yoksa gebelikte cinsel birliktelik ve orgazm bebeğe zarar vermez. Unutmayın ki bebeğiniz rahminizinde, amniotik sıvı içinde koruma altındadır.

    Eğer düşük öykünüz varsa doktorunuz gebeliğin ilk zamanlarında cinsel ilişkiden kaçınmanızı önerebilir. Erken doğum tehditi ya da kanama gibi bir durumunuz varsa da cinsel ilişki kısıtlanabilir. Farklı komplikasyonlar farklı kısıtlamalar gerektirebilir, doktorunuza ilişki mi, orgazm mı yoksa cinsel uyarılma mı yasak sorarak durumu netleştirmek gerekebilir.

    İlişki sırasında konfor

    Gebeliğiniz ilerledikçe rahatınız için pozisyon değiştirmek gerekli olabilir. Bebeğiniz doğduktan sonra da bu gerekebilir. Su bazlı kayganlaştırıcı kullanmak faydalı olabilir.

    İlişki sırasında ağrı hissetmemelisiniz. Orgazm sırasında rahminiz kasılabilir, bu hafif bir rahatsızlığa sebep olabilir. İlişki sonrası vaginal lekelenme yaygındır. Fakat şiddetli kanamanız, geçmeyen ağrınız olursa ya da suyunuz gelirse hemen doktorunuzu aramalısınız. (suyunuz geldikten sonra vaginaya hiçbir şey girmemeli.)

    Eşinizle iletişim kurun

    Eşinizle konuşun. Eşinize ne hissettiğinizi özellikle de gebelikte cinsel ilişkiyle ilgili karışık hisleriniz varsa söyleyin. Eşinizi de sizinle iletişim kurması için cesaretlendirin. Eşinizle iletişim kurmak ikinizin de hislerinizi ve isteklerinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olur.

    İsteklerim değişir mi?

    İsteklerinizin farklı olması normaldir çünkü hamilesiniz. Hormon değişiklikleri bazı kadınlarda cinsel istekte artışa sebep olurken, bazı kadınlarda gebelik öncesine göre cinsel istekte azalma olabilir.

    Yakınlaşmaya zaman ayırın

    Eğer doktorunuz cinsel aktivitenizi kısıtladıysa ya da ilişki için havanızda değilseniz bile eşinizle yakınlaşmaya zaman ayırmayı unutmayın. Yakınlaşmak için mutlaka cinsel ilişki gerekmez. Aşk ve sevgi başka şekillerde de ifade edilebilir.

    Gelişmekte olan bebeğinizi meydana getiren sevgiyi hatırlayın. Birlikte geçirdiğiniz zamandan zevk alın. Uzun romantik yürüyüşler yapabilir, mum ışığında yemek yiyebilir ya da birbirine masaj yapabilirsiniz.

    Bebeğim doğduktan ne kadar zaman sonra cinsel ilişkiye girebilirim?

    Genellikle iyileştikten, kanamanız durduktan ve hem siz hem de eşiniz kendini rahat hissettiğinde cinsel aktiviteye devam edebilirsiniz.

    Doktorunuz sizi doğum sonrası ilk kontrole kadar birliktelik olmaması konusunda uyaracaktır. Gebelikten sonra vaginal kayganlıkta azalma hissedebilirsiniz. Su bazlı bir kayganlaştırıcı ile kuruluktan kaynaklanan rahatsızlığı azaltabilirsiniz.

    Bebeğini sadece anne sütü ile besleyen kadınlarda yumurtlama ve adet gecikebilir. Fakat yumurtlama adetin geri dönüşünden önce gerçekleşeceği için bu dönemde de gebe kalabileceğinizi unutmayın. Doğum kontrol yöntemleri hakkında doktorunuzdan bilgi alın.

  • Gebelikte Cinsel Yaşam

    Gebelikte Cinsel Yaşam

    Birçok kadın gebelikte ilişki kurmanın sakıncalı olduğunu düşünür. Bunlar çevreden gelen kulaktan dolma yanlış bilgilendirmeden olmaktadır. Penisin çocuğa zarar vereceği, doğumun erken başlayacağı, veya suyunun erken geleceği şeklinde korkunuz olmasın. Özel bazı durumlar (bazı riskli gebelikler) dışında eşinizle gebelik boyunca ilişki kurabilirsiniz. Bebek amniyotik kese ve sıvı içinde, kuvvetli rahim kaslarıyla çok iyi korunur. Rahim ağzındaki kuvvetli tıkaç enfeksiyonların çocuğa geçmesine engel olur.

    Daha önceden düşük yaptıysanız, ilk 3-4 ayda ilişkide bulunmamak daha doğru olabilir. Bugüne kadar ilişkinin düşüğe sebep olduğu şeklinde bir yayın yoktur. Düşüklerin büyük bir kısmının kromozom anomalilerine, progesteron eksikliğine ve enfeksiyonlara bağlı olduğu bilinmesine rağmen, eğer daha önceki gebeliğiniz düşükle sonlandıysa, biz bu aylarda ilişki kurmamanızın daha iyi ve güvenli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü birçok anne-baba, düşük öncesi ilişki kurduysa bunun sebebini ilişkiye bağlar ve kendilerini suçlarlar.

    Bazen gebeliğin geç dönemlerinde orgazmın Braxton-Hicks denilen kontraksiyonlara sebep olduğunu görebilirsiniz. Orgazm sırasında bunu hissetmek rahatsız edici olmasına rağmen bunun size ve bebeğe herhangi bir zararı yoktur. Ama daha önceden erken doğum yaptıysanız eşiniz içeri boşalmamalıdır çünkü semendeki prostaglandinler, rahim ağzında açılma ve doğum ağrılarının başlamasına neden olabilir.

    Cinsel ilişki sıklığı, annenin fiziksel ve psikolojik ihtiyacına göre düzenlenmelidir. Psikolojik olarak gebelik endişeleri, çekiciliğin azaldığının hissedilmesi, bebeğe zarar verme korkusu, cinsel isteği azaltabilir. Burada önemli olan bu yersiz endişelerinizi ve hislerinizi eşinizle paylaşabilmeniz ve konuşabilmenizdir. Fiziksel olarak ilk trimester (3 ay) bulantı ve kusmaları, 3.trimester kilo alışı, göğüslerdeki hassasiyet, vaginal akıntıdaki artma, mantar enfeksiyonları ilişki isteğini azaltabilir. Gebelik hormonunun etkisiyle vagina salgısı artar ancak tüm vücutta olduğu gibi vaginada da oluşan ödem nedeniyle ilişki sırasında ağrı duyusu olabilir. Gebeliğin ikinci yarısında bebeğin hareketlerini hisseden annede annelik duygusu ağır basmaya başlar ve cinsel istek azalır. Hormonal aktivite ve pelvisteki kan akımının artması ise gebelikte belli dönemlerde seksüel isteğin artmasına neden olabilir.

    Değişik pozisyonlar denemeniz gebelik boyunca faydalı olabilir. Örneğin erkeğin üstte olduğu çok kullanılan yol geç gebelikte karnın yaptığı basınca bağlı hem anneye rahatsızlık verecektir hem de çocuğun kan dolaşımını bozacaktır. Daha çok, kadının üstte veya yanda olduğu, kadının hareketlerine yön verebileceği pozisyonlar tercih edilebilir.

    Eğer önceden prematüre doğum yaptıysanız meme uçlarının uyarılması doğum ağrılarını başlatabilir.

    İlişkiden kaçınılması gereken durumlar: 

    • Plasenta previa, aşağı yerleşimli plasenta
    • Serviks yetmezliği
    • Erken doğum tehdidi
    • Açıklanmamış vaginal kanama veya akıntı
    • Anne veya babada iyileşmemiş herpes lezyonları
    • Sık kramplar
  • Vajinismus

    Vajinismus

    Vajinismus ilişki sırasında cinsel birleşme anı geldiğinde yaşadıkları istemsiz kasılmalar sonucunda penisin vajina içine girememesi veya zorla çok fazla ağrılı ilişki ile sonuçlanan bir cinsel sorundur. Vajeni çevreleyen kasların (özellikle pubococcygeus kası) istemsiz olarak kasılması sonucunda ilişkiye izin vermemesi veya çok zor ve ağrılı olmasıdır. Bu istemsiz kasılmalar kesinlikle kadının kontrolü altında olmayıp sadece vajende değil karın, bacak, bel ve sırt gibi diğer bölgelerde de olur. Kasılmaların şiddeti vajinismusun derecesinin göstergesi olur.Bu kasılmalar  ilişki sırasında, pelvik muayenede ve hatta istemli olarak vajen bölgesine dokunmada bile olabilir. Vajinismusta başta vajina etrafında olmak üzere tüm vücutta kasılma, endişe , korku, tiksinme, panik olur. Hasta bacaklarının açılmasını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatır ve kesinlikle ilişki pozisyonu alamaz. Canım acıyacak, ağrı olacak düşüncesi,  bilinç dışından köken alan vajinal bir refleks sistemini   harekete geçirir  ve kontrolü ele alır. Vajinismusta cinsel ilişki sırasında ağrı olması da şart değildir. Bazı hastalar penisin ucunun girmesine izin verebilirken bazı hastalar o safhaya bile gelememektedir. 

    Vajinismus kişinin ilişki sırasında kendisini kasması kendisini tehlikeden koruma için oluşan reflekstir. Penisin vajinaya girme anında kişi kendisini istemsiz bir şekilde refleks olarak kasmaktadır.

    Vajinismus Belirtileri  Vajinismusta en sık şikayetler:

    • İlişkide zorlanma ile birlikte yanma ve sızlama
    • Penisin zorla veya vajene  hiç girememesi, penis girerken şiddetli ağrı ve rahatsızlık
    • Doğum, enfeksiyon, histerektomi, tecavüz, menopoz ve diğer nedenlerden dolayı cinsel      rahatsızlık
    • Jinekolojik muaynede zorluk
    • Pelvik kasları dışındaki kas guruplarında spazm
    • Ağrı ve başarısızlıktan dolayı cinsellikten kaçma

    Cinsel ilişki anında  kadın panik atak benzeri bir durum yaşar. Eşini iter,  endişe, korku ve kaygı içindedir. Kişi zamanla olumsuz düşüncelerle yaşamaya başlar, genellikle uzun süren vakalarda depresyon eşlik eder. Vajinismus şikayeti olan kadın zamanla ‘’herkesin rahatlıkla yaptığı şeyi ben neden yapamıyorum’’ ve ‘‘kocama haksızlık ediyorum’’ şeklinde suçluluk, kendinden nefret etme, hayal kırıklığı, aile büyüklerinin çocuk konusundaki beklentileri nedeniyle korku, normal bir cinsel hayat beklentisi ile oluşan umutsuzluk, hiç kimseye söyleyememe ve rezil olma duyguları ve depresyon ortaya çıkar.

    Bunların sonucunda da sorunun nedeni ile ilgili :

    • Kızlık zarım çok kalın
    • Vajinam çok küçük ve dar
    • Vajinamın girişinde bir engel, bir duvar var  şeklinde savunma geliştirirler.

    Vajinismus problemi yaşayan çiftler problemi kimseye anlatamazlar bu  yüzden uzman yardımı almakta çok geç kalırlar.

    Vajinismusta Farklı Durumlar:

    • Bazı kadılar vajene hiçbir şey yerleştiremezler.
    • Bazı kadılar vajene tampon veya fitil yerleştirip, Jinekolojik muayene olabilir fakat penisin  girmesine izin vermezler.
    • Bazı kadınlar penisin girmesine izin verir fakat çık ağrı hissederler.
    • Bazı kadınlar penisin girmesine izin verir ilişki olur ancak orgazma yaklaşınca ağrı ve  rahatsızlık olur.

    Vajinismus Tedavisi

    Hastanın istemesi sonucunda tedavisi yüzde yüz mümkün olan bir hastalıktır. Tedavide hastanın hekimine güvenmesi başarının en önemli adımıdır. Başarılı vajinismus tedavisinde fiziksel bir sebep yoksa ilaç, cerrahi, hipnoz veya girişimsel tekniklere kesinlikle ihtiyaç yoktur. Etkili tedavi; pelvik taban kasları kontrolü, genişletme eğitimi, ağrı azaltma teknikleri ve kadındaki duygusal problemlerin çözümü ile olur. Karşılıklı güven oluştuktan sonra tedavide ilk basamak eşle birlikte jinekolojik muayenedir. Tedavi vajinismus şiddetine ve kişinin tedavi olma isteğine göre jinekolog ile hasta arasında iyi bir iletişim ve güvenden sonra bir iki gün ile bir hafta arasında yapılır. Yani vajinİsmus kesin tedavi edilen bir hastalıktır. Tedavi olmaya karar vermek bile çok önemli bir adımdır.

    • Tedavi Basamakları 

    Vajinismusu anlamak:  Vajinismusu anlamak  vajinismus hakkında ve ilişkide ağrının yanmanın, kasılmanın veya penisin vajene girmesindeki  zorlanmanın nasıl olduğu hakkında genel bir fikir sahibi olunur. Bu yaklaşım kadının seksüel sağlığı ile ilgili olayları anlamasına ve vajinismusun üstesinden gelinebileceğini kavramasına yardımcı olur.  ·Seksüel Geçmişi Tekrarı ve Tedavi

    Stratejileri: Hasta hikayesi çok önemlidir. Ağrı ve penisin vejene girmesi ile ilgili problemleri tetikleyen nedenler, duygusal değişiklikler öğrenilir. Hastanın vajinismus nedenine  tedaviyi şekillendirmeye yardımcı olur.

    Seksüel Ağrı Anatomisi: Kadınlar çoğunlukla vajen anatomisi, fonksiyonu ve pelvik ağrı ve ilişki problemleri hakkında bilgileri yoktur. İlk ilişkide ve daha sonrasında uyarılma ve orgazm anında oluşan değişiklikler ve ağrı ile ilgili bilgilendirme yapılır. Kızlık zarı ve vajenin iç bölgeleri hakkında bilgilendirme yapılır.

    Vajinal Gerginlikte Pelvis Taban Kaslarının Rolü: Ağrı ve penisin girmesinde zorlanmada pelvik taban kaslarının istemli olarak kasılmasında rol oynar. Pelvik taban kasları özellikle pubococcygeus kas gurubu başlangıçta istemli olarak kasılırken sonradan istemsiz olarak kasılmaya başlar. Vajinismus tedavisinde istemsiz kasılmaları önlemek için pelvik taban kaslarını kontrol etme öğretilir. Pelvik taban kaslarını kontrol etme öğrenilmesi ağrıyı azaltır ve penis girişine müsaade eder.

    Giriş Teknikleri: Giriş ağrısı ve zorluğu olan kadınlara pubococcygeus kas gurubunun kontrolü ile başlangıçta küçük objelerin  vajene girişi öğretilir.  Sonrasında pelvik taban kaslarının istemli olarak kasılması ve gevşemesi öğretilir.

    Vajene Girişin Geliştirilmesi: Uygun vajinal genişleticiler kullanıldıkça pelvik gerginlik ve vajinismus azalacaktır. Uygun genişleticiler istemli kasılmaları azaltıp yok eder ve vajeni ilşkiye hazır hale getirir.

    İlişkiye Hazır Hale Gelme: Çiftlere pelvik taban kaslarının kasılmasını azaltan ve tam ilişki teknikleri öğretilir.                                                             

  • VAJİNİSMUS & VAJEN ESTETİĞİ

    VAJİNİSMUS & VAJEN ESTETİĞİ

    Vajinismus ilişki sırasında cinsel birleşme anı geldiğinde yaşadıkları istemsiz kasılmalar sonucunda penisin vajina içine girememesi veya zorla çok fazla ağrılı ilişki ile sonuçlanan bir cinsel sorundur.

    Vajeni çevreleyen kasların (özellikle pubococcygeus kası) istemsiz olarak kasılması sonucunda ilişkiye izin vermemesi veya çok zor ve ağrılı olmasıdır. Bu istemsiz kasılmalar kesinlikle kadının kontrolü altında olmayıp sadece vajende değil karın, bacak, bel ve sırt gibi diğer bölgelerde de olur. Kasılmaların şiddeti vajinismusun derecesinin göstergesi olur.Bu kasılmalar ilişki sırasında, pelvik muayenede ve hatta istemli olarak vajen bölgesine dokunmada bile olabilir.

    Vajinismusta başta vajina etrafında olmak üzere tüm vücutta kasılma, endişe , korku, tiksinme, panik olur. Hasta bacaklarının açılmasını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatır ve kesinlikle ilişki pozisyonu alamaz. Canım acıyacak, ağrı olacak düşüncesi, bilinç dışından köken alan vajinal bir refleks sistemini harekete geçirir ve kontrolü ele alır.

    Vajinismusta cinsel ilişki sırasında ağrı olması da şart değildir. Bazı hastalar penisin ucunun girmesine izin verebilirken bazı hastalar o safhaya bile gelememektedir.
    Vajinismus kişinin ilişki sırasında kendisini kasması kendisini tehlikeden koruma için oluşan reflekstir. Penisin vajinaya girme anında kişi kendisini istemsiz bir şekilde refleks olarak kasmaktadır.

    VAJEN ESTETİĞİ
    Normal doğum sonrası vajen dokularında genişlemeye bağlı cinsel yaşamda sorunlar olabilir.
    Doğumda yardımcı olarak açılan epizyotomi iyileşme problemleri sonucu kadında cinsel problemler gelişebilir.
    Vajende doğuştan küçük dudaklarda (labia minora) şekil bozukluğu, asimetri, irilik olabilir.

    VAJENE UYGULANAN ESTETİK AMELİYATLAR

    • İç dudak estetiği( Labioplasti )
    • Vajinoplasti
    • Epizyo nedeniyle oluşan problemlerin giderilmesine yönelik düzeltici ameliyatlar
    • Vajen genişletilmesi

    Vajene yapılan estetik ameliyatlar dışarıdan belli olmaz ve doğal görünümlüdürler.
    Cinsel ilişkiye, orgazma, gebe kalmaya engel değildir. Ancak düzeltici operasyonlardan sonra normal doğum önerilmez.

  • Vajinismuslu Gebe Kalabilir Mi ?

    Vajinismuslu Gebe Kalabilir Mi ?

    Vajinismus hastalarının merak ettiği sorulardan biri de çocuk sahibi olup olamayacaklarıdır. Evliliğinde zaten ilişki konusunda sıkıntılı bir süreç geçiren hastaların aklına bir de çocuk sahibi olamayacakları fikri yerleştiğinde durum daha karmaşık bir hal alabilir. Çiftlerin aile yapısı, bu konu hakkında yaptıkları baskılar evliliği daha zor bir sürece sürükleyebilir.

    Vajinismus Gebe Kalabilir Mi?

    Vajinismus, ilişki esnasından istem dışı olarak vücudun kasılması ve ilişkiye girememe durumudur. Daha önceki yazılarımda, bu hastalığa sebep olacak durumlara ve Vajinismus belirtilerine değinmiştim. Genel olarak toplumun cinsellik konusundaki algısı ve ailelerin bu konuda yaptıkları baskılar, küçük yaşta evlendirilme, kızlık zarı hakkında yanlış bilgilere sahip olma ilerde bu hastalığa sebep olabilir . İlişkiye girme esnasında acı ve ağrı hissediyorsanız, eşinizi iterek uzaklaştırmaya çalışıyorsanız, izin verseniz dahi istemsiz kasılmalar sebebiyele eşiniz önünde bir duvar gibi engelle karşılaşıyorsa, oldukça korku, kaygı, endişe duyuyorsanız ve bu esnada terleme bunaltı gibi durumlar oluyorsa Vajinismus olabilirsiniz.

    Vajinismus Süreç

    Sorumuzun asıl cevabına gelelim. Evet, vajinismus hastaları hamile kalabilirler. Vajinismus hastaları tam olarak gerçekleşmeyen ilişkide erkeğin dışa boşalması ile spermlerin vajina içine kaçarak yumurtayı döllemesiyle gebe kalabilirler. Ancak şunu unutmamak gerekir, ilişkiye girmekle doğum yapmak aynı şey değildir. Yani doğum yaptığınızda yenmiş olmazsınız. Belki bu durum aileniz ve çevreniz için bir süre gündemi değiştiren, sevindirici bir olay olsa da bu geçici bir süreç olacaktır. İlişki esnasında tekrardan aynı sıkıntıları yaşayabilirsiniz.

    Tedavi edildiği sürece çok olumlu sonuçlar veren bir hastalıktır. Çiftlerin seanslara istekli olarak katılmaları ve sonucunun olumlu olacağı inancında olmaları süreci güzel şekilde etkileyecektir. Eğer iyi bir uzmandan başarılı bir vajinismus tedavisi görürseniz hamile kalma konusunda korkularınızı ve endişelerinizi de yenmiş olursunuz. Hatta psikolojik olarak doğum yapmaya daha uygun hale geleceksiniz. Tabi ki doğumdan önce tedavi olmakta büyük fayda görülmektedir. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi vajinismusluyken de hamile kalma olasılığınız vardır. Bu durumda erken doğum, düşük riski yoksa 3. aydan itibaren tedavi yapılabilir. Hamile kalan hastamız için en uygun olay tedavi süreci 3. ve 6. aylar arasındadır. Tedavisini ertelememeniz doğum sürecinde de sonrasında da size fayda sağlayacaktır.

    Vajinismus Hakkında Yanlış İnanışlar

    VAJİNİSMUSU BEN YARATIYORUM Vajinismus, kişinin iradesi dahilinde olan bir durum değildir ve istem dışı olarak gelişir. Yanlış bilinen şeylerin başında bu durum gelmektedir. Toplumumuzda her on kadından biri Vajinismus olarak karşımıza çıkmaktadır ancak çoğu kişi bunun istem dışı olan bir hastalık olduğundan ve Vajinismus tabirinden habersizdir. Kısacası VAJİNİSMUSU siz yaratmadınız.Toplumumuzun tutumu ve eksik öğretilerle yetiştirilmeniz yarattı.Toplumumuzda cinsellik algısı ve aile yapımız dolayısıyla kızlarımız küçük yaştan itibaren bu konu hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadan ya da yanlış bilgilere sahip olarak evlendirmemiz vajinismusu doğurmaktadır..

    Kızlık Zarını Aldırırsam İlişki Olur Mu?

    Vajinismus Yanlış İnanışlarBu da ikinci en önemli yanlıştır. Kızlık zarının çok önemli olduğu ve korunması gerektiği, bozulmasının çok zor ve ağrılı olacağı, ilk gün çok fazla kanamanın olacağı gibi yanlış bilgiler ilerde bu hastalığa yol açmıştır. Hatta bazı inanışlarda ailelerin kanamanın olduğuna bakmak istemesi ve eğer kanama olmazsa o kişinin bakireliğinden şüphe duyulması gibi konular ilk gecede kişilerin strese girmesine, endişe duymasına sebep olmaktadır. Bu gibi durumlarda kişinin vücudunda kasılmalar olur ve ilişki gerçekleşemez. Adete bir duvar gibi engel oluşturur.Bazen bunu kızlık zarının kalın olmasına bağlarlar.

    Ameliyat ile kızlık zarını aldırmayı düşünürler. Bu da tamamen yanlış bir inanıştır. Çünkü Vajinismus psikolojik bir durumdur ve kızlık zarı olmasa dahi ilişkiye girmede sıkıntılar yaşanır. Anormal ve ilişkiye engel olabilecek kızlık zarı yapısı çok nadir görülen bir durumdur. Sadece bu durumda bir cerrahi gerekir. Kızlık zarı ufak bir cerrahi işlemle alınır. Gereksiz işlemlerden kaçınmak için mutlaka bu konuda tecrübeli bir uzmana başvurmak gerekir. Bana başvuran hastalarımda bu işlem gerekliyse(ki gerçekten çok nadir gerekir) başarı ile planlayıp kızlık zarını alıyorum, sonraki seanslarımlada Vajinismus tedavisini başarıyla tamamlıyorum.

    İlişkiye Beni İstemediği İçin Girmiyor

    Bu yanlış bir düşüncedir. Vajinismusu atlatmada en önemli destek eş tarafından sağlanır. Ancak bu konuda bilgi sahibi olmayan eş, ilişki esnasında böyle bir durumla karşılaştığında öfkelenebilir ve eşinin kendisini istemediğini ya da ilişkiye girme esnasında bir durumdan çekindiğini düşünebilir. Bu da evliliği bitirme noktasına getirebilir. Vajinismus hastalığı tedavi edilemeyen bir hastalık değildir. Böyle bir durumda sakin davranıp araştırma yaparak iyi bir uzmandan destek alındığında % 100 başarılı sonuçlar elde edilebilir.

    Eş Tedavide Mutlaka Şarttır

    Eş tedaviye katılırsa tabiî ki sorunların aşılması daha kolay olur ve sağlıklı bir cinsel yaşamdaki bilgilendirmede tam sağlanır. Ama şart değildir. Hatta bazı danışanlarımız partnerinden ayrılmış olabilir kendiside rahatlıkla başvurup bu hastalığı yenebilir.

  • Vajinismus Belirtileri

    Vajinismus Belirtileri

    Vajinismus, diğer yazılarımda da belirttiğim gibi ilişkiye girememe, ilişki esnasında vücudun kasılması ve bu kasılmaların ilişkiye engel olma durumudur. Vajinismus olduğunuzun belirtileri elbette sıralanabilir; ancak kesin tanı için alanında deneyimli uzman bir doktor tarafından muayene edilmek şarttır. Uzman tarafından yapılan muayenede hiç bir alet kullanılmaz ve kısa sürede tanı konulur.

    Vajinismus Muyum ?Vajinismus olan kişiler genelde ailesi ve çevresi tarafından ilişki konusunda bilgilendirilmemiş,eksik bilgilendirilmiş veya bilgisi olsa dahi kızlık zarının önemli olduğu konusunda baskı görmüş ,kişilerdir. İlişki sırasında istem dışı olarak vücutta kasılmalar meydana gelir ve bayan ya bacaklarını kapatarak ya da eşini iterek ilişkiye izin vermez. Çok istekli olup buna izin verse bile acı ve ağrı hisseder, eşi de kendisine bir duvar örülmüş gibi zorlanır.

    Vajinismus Muyum ?
    Belirtileri :

    • İlişki esnasında çok fazla ağrı ve acı hissedebilirsiniz.
    • Eşinizle birlikte olmayı çok isteseniz dahi istem dışı gelişen kasılmalar yüzünden kendinizi ilişkiye tamamen kapatırsınız ve bu durum resmen bir duvar gibi ilişkinin gerçekleşmesine imkan vermez.
    • İlişki denemelerinde oldukça kaygı ve endişe duyarsınız.
    • Sürekli olarak bacaklarınızı kapatabilirsiniz ve kendinizi geri çekebilirsiniz.
    • O zaman geldiğinde korku, aşırı terleme, bunaltı, titreme gibi durumlar yaşayabilirsiniz.
    • Eşinizi iterek ilişkiye hiç izin vermeyebilirsiniz ya da ilişki kısmen gerçekleşmiş olur.
    • Bu durum yüzünden kendinizi suçlu hissedebilirsiniz ve ağlama krizine girebilirsiniz.
    • İlişki durumunun sürekli bu şekilde mi olacağı konusunda endişe duyarsınız ve bu durumu sürekli olarak ertelemeye çalışabilirsiniz.
    • Sadece ilişki durumunda değil, vajinal muayene esnasında da muayeneye izin vermeyebilirsiniz.

    Bu gibi sorunlarla karşılaşıyorsanız Vajinismus olabilirsiniz. Tabi ki kesin tanı için bir uzman tarafından muayene edilmenizde fayda vardır. Vajinismus olan birinde bu belitilerin hepsi olacak diye bir şart yoktur. Kimi ilişkiye hiç izin vermez kimi de izin verse dahi acı ve ağrı hisseder.

    Ben kliniğimde öncelikle Vajinismus olup olmadığınız hakkında kesin tanıya karar veriyorum. Daha sonra çiftimizle konuşarak aile yapısı, çevresi ve daha önce bu duruma sebebiyet verecek bir olayla karşılaşıp karşılaşmadığı hakkında bilgi ediniyorum. Vajinismusta hafiften şiddetliye doğru 1’den 5’e kadar derecelendirme vardır ve hastamızın hangi düzeyde olduğunu tespit ediyorum. Bu derecelendirme sonunda hangi yöntemi uygulayacağıma ve nasıl bir seyir izleyeceğimize karar veriyorum.

    Hastalarımla aramda güvenli bir ortam oluşması ve iyi bir iletişim kurabilmemiz açısından görüşmelerimizin gizliliği konusunda oldukça hassas davranıyorum.

    Siz de vajinismus olduğunuzu düşünüyorsanız evliliğinizde bu konuda daha fazla sıkıntı yaşamayın ve gelin bu durumu birlikte aşalım. Tedavi sonucunda kliniğimizden mutlu bir şekilde ayrılın.

  • KADINLARDA OVULASYON ( YUMURTLAMA ) VE GEBELİK

    KADINLARDA OVULASYON ( YUMURTLAMA ) VE GEBELİK

    Ovulasyon ( Yumurtlama ) : Yumurtalıklarda büyüyen ve olgunlaşan yumurtanın, yumurtalıklardan atılması olayıdır. Bu esnada rahim, rahim mukozası ile birlikte atılan yumurta için hazırlanır. Genelde bu yumurta 12-24 saat yaşar ve hamileliğin gerçekleşebilmesi için, erkeğin spermiyle, kadının yumurtasının birleşmesi gerekir.

    Hamilelik planlayan bir kadının, cinsel ilişki için yumurtlama zamanını seçmesi gerekir ki, bu iki adet dönemi arasındaki tek bir gün olarak bilinmektedir. Yani, yumurtlama gününde korunmasız bir cinsel ilişki yaşanması, aynı günde yumurtanın spermle döllenmesi ve embriyoya dönüşerek rahme tutunma olasılığı, hamilelik ihtimalini artırmaktadır.

    Eğer gebe kalma, döllenme oluşmaz ise, döllenmemiş yumurta, rahim mukozası ve diğer kan ürünleri ile adet dönemi boyunca akıntı ile dışarı atılır. Düzenli adet gören kadınlarda ovulasyon takibi yapmak gebelik şansını arttırır. Adetleri düzenli olan kadınlarda yumurtlama adet kanaması başlamadan yaklaşık 14 gün önce gerçekleşir, yumurtlama gününü tespit etmenin en pratik yolu budur. Bu hesapla adet dönemi 28 gün süren bir kadında yumurtlama adetin 14. günü olur, adet kanamasının başladığı ilk günden sayarak 14. güne denk gelir yaklaşık.

    Bu kadınlarda ovulasyonun ( yumurtlamanın ) belirtileri:

    * Vainal akıntıda artış, akıntının sıvılaşması
    * Vücut ısısında yarım derecelik hissedilir bir artış
    * Tek taraflı kasık ağrısı veya pelvik ağrı, kramp
    * Göğüslerde hassasiyet, dolgunluk, gerginlik
    * Karında şişkinlik hissi
    * Cinsel istekte artma

    Gebelik isteyen çiftlerde bu dönemde gün aşırı ilişkiye girmek gebelik şansını arttırır. Spermler ilişki sonrasında 72 saat canlı kaldıklarından haftada 2-3 kez düzenli ilişkileri bulunan çiftlerin gebelik için yumurtlama takinine ihtiyaçları yoktur.

    Diğer yandan hamilelik düşünmeyen çiftler, yumurtlama döneminin, adetin öncesinde ve sonrasında meydana gelmeyeceğini düşünerek, bu dönemde korunmasız cinsel ilişkiye girmekteler ve sonrasında istenmeyen gebelik durumları oluşmaktadır. Bu nedenle, adet kanamasından önce ve sonra veya yumurtlama dönemi dışında, hamile kalma ihtimali imkansız değildir, ama çok nadir görülmektedir. Bu durumda bebek sahibi olmayı düşünmeyen çiftler için ilişki esnasında geri çekme, takvim takibi yöntemi gibi yöntemler değil, doktorunuzun sizin için uygun bulduğu yöntemlerden kondom, doğum kontrol hapları, rahim içine araç yerleştirilmesi gibi yöntemler tercih edilmelidir.

    Sağlıklı bir gebelik dönemi ve sağlıklı bebekler için sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.

  • VAJİNİSMUS VE ÇOCUKLUK DÖNEMİ

    VAJİNİSMUS VE ÇOCUKLUK DÖNEMİ

    Vajinismusun dinamik temelinde ödipal çatışma yatmaktayken, yine bu bağlamda nesne ilişkileri açısından da anne, baba ve kız ilişkilerinin değerlendirilmesinde fayda vardır.

    Ödipal döneme geçiş yani 4-6 yaş arasında baba kız çocuğunun psikoseksüel gelişim süreci için çok önemli bir faktördür. Bu dönemde baba kız çocuğunun anne ile olan çatışmalarında annenin gücünü kontrol edebilecek tek varlıktır. Anne tarafından yutulmasını önleyecek yegane güçtür. Anne kız çocuğunu adeta kendisinin bir uzantısı olarak görür ve onun her davranışını kontrol etmeye çalışır. Babanın sayesinde annenin bu güçlü bağından kız çocuk kurtulabilecektir. Eğer baba bu süreci güzel yönetebilirse kız çocuğunun bireyselleşmesini ve kadınlık alanına girmesini destekleyecektir. Baba bu süreçte kararlı, güvenilir ve kendini ortaya koyup kızına destek olabilmelidir. Gel gör ki annelerin babalara bu konuda fırsat vermediği bir gerçek vardır. Anneler buna olanak tanımaz, babayı içeri alma konusunda isteksizdir ve fazla kuşatıcıdırlar. Bu kuşatıcı çemberi kırmak için babaların güçlü ve kararlı olması gerekmektedir. Bu kızların babaları aşırı derecede otoriter şiddete meyilli olabilir. Şefkatsiz, güven vermeyen, tekin olmayan insanlardır. Agresifdirler, baskıcı ve etrafındaki insanları görmeyen bir yapıları olabilir. Annenin sevgi nesnesi olamadığı gibi kız için de güvenilir bir nesne değildir. Vajinusmus babaları kızlarının ilişki dünyasınını annelerine terk etmiştir. Bu babalar kızın yaşamında fiziksel olarak var olan ama hiçbir şekilde işlevsel olmayan babalardır.Eğer ortamda da var olurlarsa da güvenilmeyen yabancı bir nesne olarak algılanırlar.

    sebahat

    Bu dönemde kız çocuğu, erkek çocuğuna göre daha büyük bir yükün altına girer. Erkek çocuk daha önceden bağlı olduğu birincil nesne annesi ile yoluna devam etmektedir. Oysa kız çocuğu biricik annesinden ayrılıp bu evrede babayı keşfe başlar. İşte bu dönem kız çocuğunun anne ile rekabete başladığı dönemdir. Anneler kızlarının kendilerine daha çok benzediğini ve kendilerinin uzantısı olduğunu düşünür. O yüzden kız çocuğunun anne den ayrımlaşma ve bireyleşme süreci daha zor olmaktadır. Bu dönemde kız çocuk anne ile özdeşerek kadın olmaya çalışırken, öte taraftan da ondan ayrımlaşmaya çalışır. Anne kız ikili bağı babanın devreye girmesi ile genişlemektedir. Böylece kurulan üçlü ilişkiler çocuğun aileyi bir küçük topluluk gibi algılamasını ve sosyalleşmesini sağlar. Eğer bu ilişki sorunlu olursa ve baba ile kız arasında güven üzerine kurulan bir ilişki olmaz ise kız çocuğu edipal dönemde sorunlar yaşar.

    Anne çocuğuyla ilişkileri sırasında hem babanın varlığını hem de karşı cinsden bir erkeğin oluşunu kızına gösterir. Anne bunu eşine karşı olan kadınsı arzusunu baştan itibaren ortaya koyarak sağlamaktadır. Kız çocuk annesi ile sağlıklı bir özdeşim süreci kurarak döngüyü olumlu bir şekilde tamamlar. Kız çocuk ancak, annenin kendisine olan arzusu ile özdeşleşerek, anneliği ve annesinin eşine olan arzusu ile özdeşleşerek te kadınlığı içselleştirerek ilerde hem anne, hem de kadınlığı birleştirebilecektir. İşte vajinismuslu kadınlar bu dengeyi çok kuramazlar daha çok anneden kadınlığa dönüşemeyen bu süreci sağlıklı atlatamayanların bir sorunu olarak görmekteyiz.

    Sonuç olarak ödipal dönemde yaşanan patoloji ile babanın üçüncü bir nesne olarak içeri alınmaması ve babayla güvenli bağın kurulamaması, anne ile ayrımlaşma ve bireyleşme sürecini sağlıklı bir zeminde tamamlanamaması ve bekaretin kaybı ile bedensel bütünlüğünün zedelenip tam ve bütün olmanın yok olması vajinismusun dinamik nedenleri arasında sayılabilir. İşte böyle bir süreçte beden bütünlüğünün bozulmasına yönelik tehdit algısı penise karşı bir penetrasyon tehlikeli düşüncesine dönüşebilir. Kadın bu eyleme karşı tek savunması ve son korunması dış dünyaya bedenini kapatmaktır. Zihnini ve bedenini eşine karşı korumak için kapatacaktır.

  • EMZİRMENİN  DUYGUSAL BOYUTU

    EMZİRMENİN DUYGUSAL BOYUTU

    Bebek, doğum öncesi, anne karnında iken güvende olduğunu hisseder. Doğumun şekli ve doğum anında annenin yaşamış ve dolayısıyla bebeğine de yaşatmış olduğu duygular bebekte ilk kaygıyı uyandırır. Bebeğin doğum sonrası ilk içselleştirdiği nesne anne memesidir. Bebek memeyi farklı bir şey gibi algılamaz, adeta kendinin kolu, bacağı bir uzantısı gibi algılar. Eğer ki memeyle ilk karşılaşma anı travmatikse içselleştirdiği ilk nesne olan meme de onda kötü bir duygu hissettirir. Diğer bir deyişle kendi uzantısı olan nesnenin yani kendinin kötü olduğu hissi aktif olur. Dolayısıyla anneyle başlayan ilk ilişkiside kötü olur.

    Memeyle kurulan ilk ilişkide en etkin rol dış etkenlere aittir. Bu dış etkenler içerisine pek çok faktörü katmak mümkündür. Bunların bir kısmı olarak; zor bir doğum olması, bebeğin doğumda oksijensiz kalması veya dış dünyaya adaptasyon sürecinde bir sarsıntı yaşamış olması sayılabilir. Dolayısıyla olumsuz dış etkenler, bebeğin memeyle ilk karşılaşmasını travmatikleştirdiği gibimemeyi içsel bir nesne haline dönüştürdüğü zamanın da elverişsiz koşullarda başlamasına sebep olacaktır.

    Yine bu dönem içerisinde anne ve bebek arasında sağ beyinden sağ beyine olan iletişim şeklinden kaynaklı bir duygu alışverişi olur. Bebeğin yeterli bakım görüp görmemesi, annenin bebeğe bakmaktan hoşlanıp hoşlanmaması, annenin kaygılı durumu, çocuğu beslerken ruhsal güçlükler yaşayıp yaşamaması gibi değişkenler bebeğin sütü zevkle kabullenmesi ve bunun yanı sıra memeyi içselleştirebilmesinde büyük önem taşımaktadır.

    Doğum öncesi var olan anne çocuk birlikteliği doğum ile biter. Çocuk, memeyi annenin sevgisinden emin olmanın teminatı olarak görür ve sürekli onunla birlikte olmak ister. Diğer bir deyişle annenin sevgisin den emin olma kaygısı olarak adlandırılabilir.

    Erken duygusal dönemde bebek için bir iyi meme vardır, bir de kötü meme…İyi meme, annenin iyiliğinin, tükenmez sabır ve cömertliğinin , yaratıcılığının ,umudunun, güveninin, iyiliğe inancının temeli olarak kalır. Kötü memeyse; bebeği hüsrana uğratır. Hüsrana uğrayan bebeğin Şükran ve sevgi duygularının tohumları yok olurken, haset, kıskançlık ve aç gözlülük duyguları pekişir.

    Haset duygusunda, kötü memeye sahip olan annenin memesini gasp etmek yoktur sadece, o memeye kötülük bulaştırmak vardır. İlk ilişkiye girilen nesne besleyen memedir. Bebek bu memede kendi arzuladığı herşeyin bulunduğunu, memenin sınırsız süt ve sevgi verebileceğini ama bunları kendi doyumu için alıkoyduğunu sanıyordur. Bu duygu bebeğin gücenme ve nefretini artırır, sonuç da anne ile ilişkide çarpıklaşır. Annenin yaratıcılığını bozup tahrip etme duygusu ağır basar. Haset hisleriyle dolu insan çevresini bozar, yoksullaştırır adeta zehirler.

    Aç gözlülükteyse bebeğin bütün arzularının yöneldiği bitmek bilmeyen bir meme fantezisi vardır. Bebekte annenin onu yoksun bıraktığına dair bir duygu belirir. İyi memenin sütü, sevgiyi, şefkati kendine sakladığına dair bir duygudur bu… Aç gözlü yapı bilinç dışı sürekli olarak memeyi boşaltmaya sütün tamamını kurutuncaya kadar emip tüketmeye ve tümüyle onu yutmaya yönelir. Öbür tarafta hiç bir şey kalmamalıdır. Doyduğu halde emmeye devam eden çocuklarda açgözlü tabiri bunun için kullanılır. Bu durum yaşamının her alanına yayılabilir. Hedefindeki bütün nesneler ele geçirilmelidir. En güzel o olmalıdır. En varlıklı o olmalıdır. En iyi en güzel olarak bilinen maddi ve manevi her şey onun olmalıdır. Bunları ele geçirmek için de yanar tutuşur çabalar, çalışır durur. Hiç tatmin olmadan zira enlerin sonu hiç bitmez.

    Haset duygusunu aşmış, açgözlülüğü geçmiş bir birey daha olgun bir mertebe olan kıskançlığa ulaşmıştır. Kıskanç bir birey güzeli tahrip etmek, yok etmek veya kirletmek gibi bir duygu hissetmez. Açgözlülükte olduğu gibi bütün her şeyin kendisine ait olmasını, karşısındakine hiçbir şeyin kalmamasını arzulamaz. İstediği şey başkasında olanın aynısının kendisinde olmasıdır. Komşusu kadar varlıklı, komşusu kadar başarılı ve en az onun kadar mutlu olmasıdır.

    İyi nesneye yani iyi memeye sahip olan birey, anne memesi ile iyi ilişkiler kurduğunda, sevgi yetisinin çok önemli bir türevi olan şükran duygusuna ulaşır. Bu duygu iyi nesne ile iletişime geçilmesinde vazgeçilmez bir etkendir. Kişinin hem kendisindeki ,hem de başkalarında ki iyiliği görmesini sağlar. Şükranın kökeni bebekliğin ilk evrelerinin duygu ve tavırlarında yatar, bu dönemde bebek için tek nesne annedir. Bu erken bağın daha sonraki bütün sevgi ve aşk ilişkilerinin de temelidir.

    Bebeğin anneyle var olan bu ilişkisinin ne kadar süreceğini kısmen dış koşullar belirler. Sevgi yeteneği doğuştan gelir. Yıkıcı etkiler, şiddetli haset duygusu, anneyle bu özel ilişkiyi erken bir evrede zedeleyebilir. Besleyen memeye duyulan haset güçlüyse tam doyum ve memnunluk da engellenir.

    Şükran duygusunun sevgi duygusunun temelini oluşturan şey memnuniyettir. Bebek memeyi emerken duyduğu mutluluk şükran duygusunun temelidir. Her türlü aşk ve dostluk ilişkisinin temelinde de başka biriyle bütünleşmenin yani ilk nesne ilişkisindeki memeyle bütünleşme süreci vardır. Meme ile olan ilişki konuşma döneminden önce anne ile gözlerle kurulan ilişki, ilk yakınlık dönemi başka ilişkilerinde temelini oluşturur.

    Annenin fazla telaşlı olması ve kaygılı olarak bir bebeğe her ağladığında süt vermesi de çok yararlı bir durum değildir. Bebek annenin kaygısını hisseder buda bebeğin kendi kaygısını artırır. Bebeği ne kadar ağlatarak ve kaygılandırarak beslemek doğru değilse, çocuğun kendi deşarjına fırsat vermeden de habire ağzına memeyi vermekte bir o kadar sağlıksız bir yaklaşımdır. Aşırıya kaçmayan bir engellenme, aynı zamanda bebeğin dış dünyaya uyarlanması ve gerçeklik duygusunun gelişmesidir.Bebeğin emme ve memenin ihtiyaçlarını karşılama sürecinde bebeğin güçlendirilmesi ve desteklenmesi gerekir. Bebeğin bir miktar çatışma yaşaması gerekir. Yaşanılan çatışmanın üstesinden gelmek yaratıcılığın en temel öğesidir. Huzurlu, kesintisiz, sakin ve doyurucu bir memeyle beslenme, iyi memenin içe yansıtılmasıdır. Memedeyken yaşanan eksiksiz doyum, memnunluk bebeğin anneden eşsiz bir armağan aldığını ve onu korumak istediğini gösterir. Şükran iyi yapıdaki insanlara duyulan güvenle de ilişkilidir. Bu ilk nesne memeyi sevme ve özümsemedir. İyi nesne yani meme, yani anne, bebeği sever ve korurken, bebekte anneyi yani memeyi sever ve korur.Şükran ile cömertlik arasında sıkı bir bağ vardır. İyi nesnenin yani memenin özümsenmesi iç zenginliği artırır. Bu nesnenin armağanlarını başkaları ile paylaşma imkanını verir. Sevgiyi, paylaşmaktan da keyif almak şükranın en önemli özelliklerinden biridir.

  • Kadınlarda Uyarılma ve Orgazm Bozuklukları

    Kadınlarda Uyarılma ve Orgazm Bozuklukları

    Kadınlarda cinsel istek bozuklukları kişiye göre farklılık gösterebilir.  İstek  bozukluğu, uyarılma bozukluğu yada bunun sonucu olarak gelişebilen  orgazm bozukluğu olabilir. Cinsel istek bozukluğu var diyebilmemiz için; organik bir probleme bağlı olmaması, madde bağımlılığı bulunmaması, kişinin ağır depresyon yada travma sonrası bunu yaşamaması gerekir. Bedeninde kanser gibi ciddi bir hastalık yaşayan birinin veya bir operasyon sonrasında da cinsellik  düşünememesi çok doğaldır. 6 ay gibi bir dönem sürmesi kadında cinsel isteksizlik tanısını koydurur. Psikolojik temellere dayanan cinsel istek bozukluğu daha çok dalgalanma halinde bir seyir gösterir. Özelikle çağımızın  yorgunluk ve tükenmişlik sendromu da cinsel isteksizliği tetikler.

    Cinsel isteksizlik ve orgazm olamama birbirleri ile ilişkili kavramlardır. Bilinç altında, eğer kadın cinsel ilişkide haz almaktan suçluluk duygusu ile yüklenerek çıkıyorsa bu kadının cinsellikte isteksiz olması söz konusudur. Bilinçli aklı seksi isterken, bilinç altı suç işlediğini düşünmektedir.

    Orgazm olamıyorum diyen bir kadının belki de bilinç altına bastırdığı eşcinsellik dürtüleri onu cinsellikte ketlemekte ve isteksizliğe yol açmaktadır.

    Kadının fobileri ve  ve kaçınma yaşadığı her şey onda cinsel isteksizlik yapar. Cinsellik bir insanın en kırılgan olduğu andır. Çıplak ve mahremini paylaştığı bu anda eğer özgür davranamayacak kadar kendini ketler ve bastırırsa bu durumda cinsel isteksizliğin sebeplerinden olur. Oysa hayallerindeki fantazileri, heyecanları güven duyamadığı için partneri ile paylaşamamak ve güvensiz bir ortamda yaşanılan cinsellik. Ne kadar doyurucu ya da ne kadar heyecan verici olabilir.

    Kadın eşi ile paylaşamıyordur ama çocuk sahibi olmak istemiyordur. Eşi kendisine seksi, karizmatik, çekici gelmiyor olabilir. Ev de kalabalık bir aile ortamında yaşıyor olabilir.

    Toplumumuzda kız çocuğu cinsellik konusunda biraz daha baskıcı yetiştirilir. Cinsellik konuşulmaz ahlaki ve dini öğretilerde ayıp ve günah kavramları ile iç içedir.

    Bilinç altında cinsel isteksizlikte uyarılma bozukluğu dinamik açıdan aslında  bir savunma mekanizmasıdır. Cinsel haz alma bir çeşit ankisiete yaratacaksa eşine karşı bir ketlenme olur. Uyarılma bozukluğu dendiği anda akla gelen ilk şey edipal çatışmadır. Kontrolü kaybetmek korkusu… Bizim ülkemizde bu ne kadar yaygın bir durumdur.

    Bizim ülkemizde analar oğullarına prens gibi davranıyor. Bağımlı özellikleri olan kadınlar yetiştiriyoruz. Oğullarından ayrılamayan analar, analarına benzeyen hanım arayan oğulllar döngü böyle devam ediyor. Kadınlar da babalarına benzeyen erkeklerle evleniyor.  Sonuç da bilinç altı devreye girince  iki tarafında birbirini ebeveyn gibi algılaması arttıkça cinsellik bilinç altında suça   dönüşüyor.

    Eşinin karısına saygı duyması gerekiyor. Eşi hanımına eğer saygı duymazsa kadın kendini eşine hizmet eden bir köle gibi algılıyor ve bilinç altında değersizlik duyguları aktive oluyor. Biz terapistler bunu çok önemseriz eşine saygı duymayan bir erkeğin kadından cinsellik beklemesi olamaz.

    Biz cinsel terapistlerde davranışsal, bilişsel ya da dinamik yaklaşımlarla bu süreci çözmeye çalışıyoruz. Kabız sevişmeleri zevkli hale getirmek için emek harcıyoruz. Çiftlerin kapana sıkışıp kalan cinsel ufuklarını açmalarına destek oluyoruz. Cinsel ilişkide düzeltilmesi gereken temel nokta çift arasında ki ilişkiyi düzeltmektir. Çiftin arasındaki yakınlığın gerçek yakınlık olması istenir. Güvenli bir ilişki içinde bulunmaları gerekir. İlişkilerin en çıkmazda olduğu durum sahte dostluklar ve gerçek olmayan kendiliklerdir. İnsanlar ilişkilerinde hep pozitif, hep olumlu, hep güzel şeyleri duymak istiyor. Kocasından ya da hanımından hep iltifat bekliyor. Buda çarpık bir başka ilişki sürecini tetikliyor.  Oysa gerçek ilişki güvenli ve sağlam dostluklarla bir arada olur. Eşlerin ilişkisi sağlıklı ise evlilikleri de cinsellikleri de sağlıklı olur. İlişkide sorun varsa her şey sorunla gider.