Etiket: İfade

  • Empati ve Çocuk

    Empati ve Çocuk

    Empati bir bireyin kendini başka bir insan yerine koyarak o insanın duygu ve düşüncelerini anlama çabası manasına gelmektedir. Empati kurmak insan ilişkilerinin en önemli özelliklerinden biri olduğu kadar insanların toplum içinde birbirleri ile uyum içinde yaşayabilmelerini kolaylaştıran bir etken olarak ta gösterilmektedir.

    Birçok insan duygularını sözlerle anlatmaktan çok başka yollarla ifade etmeyi tercih eder. Başkalarının ne hissettiklerini anlayabilmek için öncelikle bu sözlü olmayan ifadeleri çözmek gerekmektedir. (Beden duruşu, yüz ifadesi, ses tonu ve bunun yanında daha birçok şey.) Eğer birinin söylediği sözle beden duruşu veya yüz ifadesi uyuşmadığı hissine kapılırsanız, bu durumda ne söylendiğine ve ne şekilde söylediğine dikkat etmeniz gerekecektir. İletişim araştırmacılarına göre duygusal mesajlar %90 oranında sözlü olmayan ifadelerdir. Bu şekilde dışa vurulan duygular, ses tonundan anlaşılan korku hissi veya yüz ifadesinde kendini gösteren kızgınlık gibi, genellikle bilinçsizce algılanmaktadır. Bu mesajlar çoğunlukla “anlamazlıktan gelinerek” suskunlukla cevaplanır ya da ona göre hareket edilir. İnsanların gönderdiği mesajları algılayabilme becerisi sonradan öğrenilen bir durumdur.

    Çocuğun empati kurmak konusunda oluşturacağı beceri, onun ahlak gelişimini iyileştireceği gibi diğer insanlarla olan sosyal iletişimini de kolaylaştıracaktır. Bu nedenle ona empati kurma konusunda yardımcı olacak çeşitli eğitimler vermek ailenin görevlerinden biridir. Yapılan araştırmalar sonucunda birçok uzman çocukların çok küçük yaştan itibaren empati kurabildiğini söylüyor ve bu durumun çocuklarda içgüdüsel olarak ortaya çıktığını belirtiyorlar. Bir bebeğin diğer bir bebeği ağlarken duyması ve kendisinin de ağlamaya başlaması, en erken görülen empati kurma örneği olarak adlandırılıyor. İki  üç yaşına gelen bir çocuğun ise üzgün ya da mutsuz birine kendi sevdiği bir eşyasını vererek onu mutlu etme çabası yine erken çocukluk döneminde görülen bir empati örneği olarak karşımıza çıkıyor.

    Neler Yapabilirsiniz ?

    ●Çocuğunuz size bir şeyler anlatırken ya da kendi duygularını sizinle paylaşırken onu mutlaka dinleyin. Bu davranışınız ona, sizin de karşıdaki kişilerin düşünce ve duygularına önem verdiğinizi anlatacaktır.

    ●Çocuğunuz sizinle bir sorununu paylaşırken asla konuyu değiştirmeyin ya da geçiştirmeyin. Bu durum çocuğunuzun size olan güvenini sarsacaktır.

    ●Çocuğunuza kitap okuyun (masal anlatın) ve okuma bittikten sonra kitaptaki karakterlerin duygu ve düşünceleri hakkında çocuğunuzla konuşun. Böylece karakterin duygu ve düşüncesini çocuğunuz ne kadar anlamış (paylaşmış) siz de fikir sahibi olursunuz.

    ●Televizyon izlerken de aynı aktiviteyi yapabilir ve izlenilen karakterin duygu ve düşünceleri hakkında çocuğunuzla konuşabilirsiniz.

    ●Kendi duygularınızı ve düşünceleriniz ona anlatmaya çalışın ve sizi anlamasına yardımcı olun. Örneğin çocuğunuz sizin çok uğraşarak hazırladığınız bir yemeyi yemeyerek dökmek istedi ve siz de bu duruma çok üzüldünüz, bu olay sonucunda ona kendi duygularınızı anlatmak için çocuğunuzun sevdiği bir şey ile durum arasında ilişki kurun ve ona duygularınızı bu ilişki üzerinden anlatmaya çalışın. Çocuğunuza “sen Legolarla araba yaparken ne kadar çok uğraşıyorsun, ben de aynı şekilde yemek yaparken çok uğraşıyorum, ben senin yaptığım arabayı bozsam üzülürsün, ben de senin yaptığım yemeği dökmene çok üzülürüm” diyerek durumu açıklayabilirsiniz. Bu aktivite özellikle küçük yaşlardaki çocukların empati kurma hakkında fikir sahibi olmaları için çok önemli bir role sahip. Çünkü çocuklar bu yaşlarda somut örnekler üzerinden soyut kavramları anlamaya yatkındırlar.

    ●Çocuğunuzun kardeşiyle yaptığı kavgalarda sorunu çözmek için birbirlerine duygularını ve düşüncelerini anlattırma yöntemini kullanabilirsiniz, çocuklarınız üzerindeki otoritenizle bu konuşmayı istediğiniz şekilde yönlendirebilme şansınız da var, unutmayın. Bu konuşma sonrasında kavganın ikisi içinde anlamsız ve sonuç vermeyen bir aktivite olduğunu anlatabilirsiniz..

  • Oyun terapisi hakkında

    Çocukların oyun ve oyuncaklar aracılığı ile istek ve ihtiyaçlarını ifade edebildikleri; öfke, kızgınlık, yalnızlık, başarısızlık ve yetersizlik duygularını oyun oynayarak sergileyebildikleri; psikososyal sorunlarını önleyebildikleri veya çözebildikleri, ayrıca büyüme ve gelişmelerine destek olan özel bir süreçtir. Bu süreçte çocuklara, duygusal sorunlarını ifade edebilmeleri, kelimelerle anlatamadıklarını oyuncaklar, resim, müzik veya sanatsal faaliyetleri deneyimleyerek ortaya koymaları için yaşamsal bir fırsat yaratılmış olur.
    Her şeyden önce oyun, çocuk için mutlaka karşılanması gereken gereksinimlerden biridir. Çocuk oyun oynarken engellenmelere katlanmayı, duygularını düzenlemeyi öğrenirken; yeni becerileri deneyimleyebilirler. Oyun onlara kendi dünyalarının hakimi olma şansı verir. Kendilerini ifade edebilecek kelimelere sahip olmadıkları zaman, yetişkinle iletişim kurabilmek için oyunu kullanırlar. Oyun çocuk için yetişkin olduğunda yaşayacağı hayatın provası gibidir.

    Oyun terapisi çocukların;
    -Yaşadıkları dünya hakkında bilgi edinmelerine
    -Duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine
    -Zihinsel, fiziksel ve sosyal becerilerini geliştirmelerine
    -İlişkilerde güçlü bağlar kurmalarına yardımcı olur.

    Oyun terapisinin yardımcı olacağı problemler
    -Travma sonrası stres bozukluğu
    -Telaş, üzüntü, korku, kaygı, öfke gibi duyguların normalden fazla olması
    -Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
    -Kendine ve başkalarına zarar verici davranışlarda bulunma
    -Sosyal içe kapanıklık
    -Güven eksikliği
    -Depresyon
    -Aile değişimlere uyum gösterememe
    -Sebebi anlaşılmayan baş ve karın ağrıları

    Oyunun iyileştirici etkileri
    -Kendini ifade etmek
    -Duygusal boşalma
    -Stresi aşmak
    -Bağlanma ve ilişkiyi geliştirme
    -Empati
    -Güç ve kontrol
    -Yeterlilik ve öz denetim
    -Yaratıcı problem çözme

    Oyun çocuğun dili, oyuncaklar ise kelimeleridir.