Etiket: Hpv

  • Genital siğil, belirti ve bulguları

    Genital human papilloma virüs (HPV), cinsel yolla bulaşan çok yaygın bir hastalıktır. Kadın ve erkekte 40 adet genital enfeksiyon oluşturan 40 adet HPV tipi vardır. Bu HPV tipleri ağız içi ve boğazda da yerleşirler. HPV ile enfekte olan kişilerin çoğu hastalandıklarını bilmezler. HPV, herpes veya HIV (Aids virüsü) gibi değildir. Tüm bu virüsler cinsel ilişki sırasında bulaşırlarsa da farklı belirti ve sağlık sorunlarına neden olurlar.

    Belirti, bulgu ve sağlık sorunları

    HPV’li kişilerin çoğunluğu belirti veya sağlık sorunları geliştirmez. Olguların %90’nında vücudun bağışıklık sistemi HPV’yi doğal olarak 2 yılda yok eder.Bazı HPV tipleri kadın ve erkeklerde genital siğillere neden olur. Nadiren, bunlar boğazda da yerleşebilirler. Buna recurrent respiratory papillamatozis ( RRP ) denir.

    Diğer bir kısım HPV tipleri ise kadınlarda rahim ağzı kanserine neden olurlar. Ayrıca az görülen, ciddi seyreden bazı kanserlere de sebep olurlar. Vulva, vajen, penis, anus, baş-boyun ( dil, bademcik, gırtlak ) kanseri gibi.

    Genital siğil oluşturan HPV tipleri kanser oluşturan tiplerden farklıdır. HPV bulaşmış kişilerin hangisinde kanser gelişeceğini veya diğer sağlık sorunlarının olacağını önceden kestirmenin herhangi bir yolu yoktur.

    HPV ‘ye bağlı sorunlarda belirti ve bulgular

    Genital siğiller, genellikle , genital bölgede tek veya grup halinde kabarcıklar şeklinde ortaya çıkar. Küçük veya geniş, kabarık veya düz ya da karnabahar görünümünde olabilirler. Muayenehane ortamında, uzman hekim tarafından gözle yapılan muayenede kolaylıkla teşhis edilebilirler.

    Enfekte olmuş partnerle ( bu kişide genital siğil olmasa bile ) cinsel temastan sonra haftalar veya aylar içinde genital siğil gelişir. Tedavi edilmezse, kendiliğinden yok olabilir, değişmeden kalabilir veya sayı ve büyüklükleri artar. Kansere dönüşmez.

    Rahim ağzı kanseri yeterince ilerlemeden belirti vermez. Bu nedenle kadınlarda düzenli tarama yapılması gerekir. Bu taramalarda hastalığın erken bulguları saptanarak erken tedavi edilir.

    HPV ‘ ye bağlı diğer kanserler de yeterince ilerlemeden belirti ve bulgu vermezler. Tedavileri zordur. Bunlar, vulva, vajen, penis, anus, baş ve boyun kanserleridir.

    RRP ‘ de gırtlakta siğiller oluşur. Bazen soluk borusu tıkanır. Boğuk ses ve nefes darlığı olur.

    Bulaşma

    HPV cinsel temasla bulaşır. Çoğunlukla vajinal veya anal cinsel ilişkiyle geçer. Oral sex ya da genital bölgelerin temas etmesiyle de bulaşır. Sabit ve aynı cinsel partnerden de ( bu kişide belirti ve bulgu olmasa da ) bulaşabilir. Enfekte kişiyle cinsel temastan yıllar sonra bile bu kişide HPV bulunabilir. Birçok enfekte kişi ( HPVirüsü almış ) virüsü taşıdığını cinsel partnerine bulaştırdığını bilemez. Bu kişide birden fazla HPV tipi de barınabilir.

    Çok nadiren, genital HPV ‘ si olan gebe kadından, bebeğine doğum sırasında HPV bulaşabilir. Bu durumda çocukta RRP gelişebilir.

    Genital siğillerin ve kanserin oluşumu

    HPV ile enfekte derideki normal hücreler anormal hücrelere dönüşür. Genelde vücut bu HPV ile doğal olarak savaşır. Enfekte olmuş hücreler normale döner. Fakat bazı olgularda vücut HPV ile savaşmaz. Siğil veya kanser şeklindeki değişiklikler gözle görülür hale gelir.HPV bulaştıktan haftalar veya aylar içinde siğiller gelişir. Kanser ise HPV alındıktan yıllar sonra ortaya çıkar.

    Sıklığı

    HPV ( virüs ) o kadar sıktır ki, cinsel yönden aktif olan kadın ve erkeklerin % 50 ‘si yaşamlarının herhangi bir döneminde bu virüsle karşılaşırlar. Genital siğiller de çok sık görülür. Rahim ağzı kanserine göre, bu virüsün sebep olduğu diğer tip kanserlere daha az rastlanır.

    Bazı gruptaki kişiler, HPV ‘ ye bağlı sağlık sorunları açısından daha fazla riske sahiptirler. Bunlar, eşcinsel ve biseksüel erkekler ile bağışıklık sistemi düşük ( HIV – AİDS ) kişilerdir.

    RRP ise çok nadir görülür.

    Korunma

    HPV ‘ nin bulaşma riskini azaltacak birçok yol vardır.

    Aşılar, kadın ve erkekleri sık rastlanan HPV tiplerine karşı korur. Aşı 3 dozda uygulanır. İyi bir koruma için her 3 dozu da yaptırmak gerekir. İlk cinsel temastan önceki dönemde yapılan aşının koruyucu etkinliği daha fazladır.

    Kızlar ve kadınlar: Gardasil denen aşı rahim ağzı kanserine neden olan çoğu HPV tiplerine karşı korur. Ayrıca birçok genital siğil yapan tiplerden de korur.13 – 26 yaş arası kadınlarda ( 9 yaştan itibaren kızlarda da ) uygulanır. Her 3 dozu tam yapılmak koşuluyla olabilecek en erken zamanda aşılamaya başlanması önerilir.

    Oğlanlar ve erkekler: Gardasil denen aşı erkekleri birçok genital siğil tipinden korur. 9 -26 yaş arası yapılır.

    Cinsel ilişkide kondom ( prezervatif ) kullanmak HPV riskini azaltır.Etkin olabilmesi için cinsel temasın başlangıcından sonuna kadar kondomun çıkartılmaması gerekir. Kondom kullanımı HPV ‘ ye bağlı hastalıkların oluşma riskini azaltır. Genital siğil ve rahim ağzı kanseri gibi. Fakat kondomla kapanmayan, açıkta kalan bölgelerde bulaşma riski vardır. Yani kondom HPV ‘ ye karşı tam bir koruma sağlamaz.

    Tek partner olması, cinsel partner sayısının azaltılması, daha önce hiç veya az sayıda cinsel partneri olmuş kişilerin seçimi HPV bulaşma riskini azaltır. Geçmişte cinsel yönden aktif olan bir kişinin virüsü taşıyıp taşımadığı bilinemez. Bu nedenle HPV ‘ den korunmanın en emin yolu tüm cinsel eylemlerden uzak kalmaktır.

    HPV ‘ ye bağlı hastalıklardan korunma

    HPV ‘ ye bağlı sağlık sorunlarından korunmanın birçok yolu vardır.

    Genital siğiller: Gardasil denen aşı, hem kadınları hem de erkekleri birçok genital siğil tipinden korur.

    Rahim ağzı kanseri: Gardasil denen aşı, kadınların çoğunu rahim ağzı kanserinden korur. Rutin rahim ağzı kanseri tarama testleri ve anormal çıkan sonuçların tedavi ve takibi de önemli korunma yöntemleridir.PAP testi ile rahim ağzındaki anormal hücreler saptanır. Kanser gelişmeden temizlenir. HPV DNA testi ile rahim ağzında virüs aranır. Bazı olgularda PAP testiyle birlikte istenir. Kadınlarda aşılama çok erken yaşlarda uygulansa bile rahim ağzı kanseri taramalarının yapılması gerekir. Çünkü, aşı tüm rahim ağzı kanserlerinde koruyucu değildir.

    Anüs ve penis kanserleri: Bunların erken evredeki bulgularını saptayacak bir test yoktur. Bazı uzmanlar, eşcinsel ve biseksüel erkekler ile HIV pozitif kişilerde yıllık anal PAP testini önerirler. Çünkü, bu gruba giren kişilerde anal kanser riski fazladır. Anal kanser taramasında bu testler yine de çok güvenilir değildir. Rutin olarak önerilmemektedir.

    Baş ve boyun kanserleri: Erken bulguları saptamak için onaylanmış herhangi bir test yoktur. Uzman hekim tarafından olası bulgulara göre testler yapılır.

    RRP: Genital siğili olan kadınlarda sezeryan doğum önerilmez. Çünkü, sezeryan doğumun bebek ve çocukları RRP ‘den koruduğuna dair kesin bir kanıt yoktur.

    HPV testi

    Piyasadaki HPV testleri yalnızca rahim ağzı kanserini ortaya koymak için uygundur. Kadın ve erkeklerde HPV ‘ nin vücuttaki durumunu veya genital bölgede, ağız ve gırtlakta HPV olduğunu gösterecek herhangi bir test yoktur. Yine de,HPV, genelde herhangi bir sağlık sorunu yaratmadan seyreder. Bugün HPV hakkındaki bigilerimiz birkaç yıl sonra çok farklı bir noktaya gelecektir.

    Tedavi

    Virüsün kendisini yok edecek bir tedavi yoktur. Fakat HPV ‘ nin neden olduğu hastalıklar tedavi edilebilirler.

    Görünür genital siğiller: Uzman hekim tarafından kimyasal koterizasyon, elektrokoterizasyon, krioterapi gibi tedaviler uygulanabilir.

    Rahim ağzı kanseri: Erken tanı ve tedaviyle sonuçlar yüz güldürücüdür. Rutin PAP testi yaptıranlarda kanser oluşmadan sorunlar saptanıp çözüm yoluna daha kolay gidilir. Korunma yöntemleri tedaviden daha önemlidir.

    HPV’ ye bağlı diğer kanserler: Erken tanı ve tedaviyle sonuçlar daha iyi olur.

    RRP: Cerrahi yolla veya ilaçla tedavi edilir. Birden fazla sayıda tedavi seansları gerektirir.

  • Rahim ağzı kanseri aşısı (HPV aşısı)

    Rahim ağzı kanseri aşısı (HPV aşısı)

    Rahim ağzı (serviks) kanseri human papilloma virüs( HPV) ile çok yakın ilişkilidir.HPV virüsü çoğunlukla cinsel temas ile bulaşır.

    HPV virüsünün birçok çeşidi olmakla birlikte sadece en sık rastlanan tiplere karşı aşı geliştirilmiştir. Ülkemizde 2 tür HPV aşısı bulunmaktadır.

    • Gardasil (kuadrovalan aşı) tip 6.11.16.18’e karşı
    • Cervarix (bivalan aşı) tip 16.18’e karşı

    HPV aşısı koruyucu bir aşı olup tedavi edici özelliği yoktur. Virüs ile karşılaşılmadan önce aşı yapılırsa koruyuculuk % 100’e yakındır.HPV tip 16 ve 18 serviks kanserinde %70 oranda ilişkilidir. HPV tip 11 ve 16 kondilomların (genital siğil) %90 sebebidir.

    • Aşı kimlere yapılır ?

    HPV aşısı şu an ülkemizde 9-26 yaş arası bayanlara önerilmektedir. Bayanların evli yada bekar olması, daha önce cinsel deneyimi olup olmaması, birden fazla partner olup olmaması aşı yapılmasını değiştirmez. Şu an dünyada 55 yaşına kadar aşı kullanan ülkeler var. Fakat yaş ilerledikçe ve cinsel partner sayısı arttıkça aşının etkinliği azalmaktadır.

    Gardasil 0,2 ve 6. aylarda
    Cervarix 0,1 ve 6.aylarda kas içine (intramusküler) olarak yapılır.

    Gebelerde ve bebeklerdeki aşıya bağlı etkiler tem olarak bilinmediği için hamilelik döneminde ve süt verirken aşı yaptırılmamalıdır.Erkeklere aşı bazı ülkelerde önerilmekte fakat henüz bizim ülkemizde bu uygulamaya geçilmemiştir.

    • Aşının yan etkisi

    Nadiren uygulama yerinde ağrı, şişlik, kızarıklık ve sistemik olarak da her aşıda olduğu gibi baş dönmesi, yorgunluk, göz kararması, ateş ve bulantı görülebilir. Aşı ve smear

    Aşıyı yaptırmış olmak servikal smear takibini ortadan kaldırmaz. Rahim ağzı kanserinin tek etkeni HPV virüsü olmadığı için yıllık smear taraması mutlaka yaptırılmalıdır.

  • HPV Nedir?

    HPV Nedir?

    HPV, Humon Papilloma Virus’unun kısaltmasıdır.HPV (papilloma virus umano)

    HPV virüsünün 190’dan fazla tipi tanımlanmıştır.

    Bazı HPV tipleri genital siğillere neden olabilirken bazıları kansere neden olabilmektedir.

    Özellikle de rahim ağzı (servikal ) kanserlerine.

    Son yıllarda özellikle yaygın tiplerine karşı AŞI geliştirilmiştir.

    HPV NASIL BULAŞIR

    HPV yakın cilt teması ve cinsel ilişki ile bulaşmaktadır.

    Dünyada en yaygın cinsel yolla bulaşan hastalıktır.

    Cinsel yaşamı olan herkes bu hastalık yönünden risk taşır.

    HPV NE GİBİ ŞİKAYETLERE YOL AÇAR

    Çoğu zaman HPV enfeksiyonu bulaşmış kişilerde hiçbir şikayete neden olmadan kendiliğinden iyileşmekte ve geçmektedir.

    Ancak bazı kişilerde kendiliğinden iyileşme olmaz ve genital siğil ve kansere kadar giden sağlık sorunları yaratabilir.

    GENİTAL SİĞİLLER

    Genellikle genital bölgedeki küçük bir siğille başlayıp kısa zamanda yayılır ve siğiller büyür. Jinekolojik muayenede kolayca teşhis edilebilirler.

    SERVİKAL KANSER (RAHİM AGZI KANSERİ)

    Başlangıç halindeyken şikayetlere neden olmaz.
    Ancak ileri dönemlerde ciddi şikayetlere neden olur ve tedavisi giderek zorlaşır.

    Bu nedenle kadınların yıllık olarak düzenli jinekolojik muayene olmaları ve

    pap-smear testi ile servikal kanser yönünden taranmaları önemlidir.

    Pap-smear testi ile erken dönemdeki lezyonlar yakalanıp daha kansere ilerlemeden başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler.

    HPV’nin neden olduğu diğer kanserler; Vulva kanseri, vajina kanseri, penis kanseri, anüs kanseri, orofaringeal kanser.

    HPV ile kanser ilişkisi artık çok net tanımlanmıştır.

    Kanser gelişimi hemen değil virus alındıktan yıllar içinde olmaktadır.

    Ayrıca HPV’nin sadece belirli tipleri kansere neden olmakta bazı tipleri ise sadece genital siğillere neden olmaktadır.

    Özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde virüsün hastalık yapma şansı artar.

    HPV TARAMASINDA HANGİ TESTLER YAPILMALI?

    En sık uygulanan test pap-smear testidir.

    Cinsel yönden aktif kadınların her yıl düzenli olarak smear testi yaptırmaları gerekmektedir.

    Bunun yanısıra HPV-DNA testi ile HPV tiplendirme testi de yaptırılarak HPV’nin varlığı ve tipi tayin edilebilir.

    Özellikle bazı tipte HPV’lerin kansere neden olduğu saptandığı için bu tipler saptandığında hasta daha yakından incelenip kanser yönünden araştırılır.

    HPV NASIL TEDAVİ EDİLİR

    HPV’nin kendisini vucuttan tedavi ile temizlemek mümkün değildir.

    Ancak HPV’nin neden olduğu hastalıklar ( siğil, servikal lezyonlar, kanserler) tedavi edilebilir.

    Ayrıca son yıllarda kullanıma sunulmuş HPV aşısı da büyük oranda HPV’den korunma sağlar.

    ÇOCUKLARA HPV AŞISI YAPILMALI MI?

    Tüm dünyada yaklaşık 80 milyon insan güncel olarak bu virus ile infektedir (yani 4 kişiden biri).

    Bu kadar yaygın bir virüsten korunmak için aşılanmak uygungörülmektedir.

    NE ZAMAN AŞI YAPTIRALIM?

    Hem erkek hem kız çocuklarının 11-12 yaşlarında aşılanmaları önerilmektedir.

    Ancak daha ileri yaşlarda da yapılabilir.

    Aşı 3 doz halinde yapılır. 1. dozdan 1 ay sonra 2. doz ve 2.dozdan 6 ay sonra 3.doz yapılır.

    Aşının güvenirliliği yapılan çalışmalarda onaylanmıştır.

  • GENİTAL SİĞİLLER KADINDA CİDDİ SORUNA YOL AÇIYOR

    GENİTAL SİĞİLLER KADINDA CİDDİ SORUNA YOL AÇIYOR

    Genital siğiller; hem kadında hem de erkekte genital bölgede Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen karnabahar görünümündeki siğillerdir. 
    Ülkemizde giderek artan sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun hem erkekte hem de kadında yaratması muhtemel pek çok ciddi sorun bulunmaktadır. Bu nedenle her bireyin bu enfeksiyon hakkında bilgi sahibi olması ve kendisinde ya da eşinde bu enfeksiyondan şüphelendiğinde derhal doktora başvurması gerekmektedir. Özellikle kadınlarda daha fazla soruna yol açtığı görülen genital siğiller bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen toplu iğne başı kadar ufak, bazen de 5 cm çapına (ender durumlarda 15-20 cm. çaplı olabilir) erişebilen ağrısız kitlelerdir. Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yol açar. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilir. HPV enfeksiyonu, özellikle çok sayıda cinsel eşi olan (veya öncesinde olmuş olan) bireyler ve bu bireylerin eşlerinde yaygındır. Virüsün bulaşması başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız ve vajina gibi) ya da doğal olarak nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla olur. 

    Erkeklerde belirtisiz seyredebilir

    HPV bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölgede ve/veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken kondilom (siğil) adlı kitlelerin oluşmasıyla belirti verir. Belirtiler bireysel özelliklerden oldukça etkilenir ve özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle belirtisiz seyredebilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak “belirtisiz” seyreden bu durumlarda büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde dış genital bölge, vajina ya da servikste çok ufak çaplı kitleler çoğu kadında saptanır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnabahar görünümlü dev kitlelere de rastlamak mümkündür. Oral (ağız yoluyla) genital seks uygulamalarında ağız mukozasında da lezyonlar ortaya çıkabilir. Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun tek belirtisi jinekolojik muayenede papsmear incelemesinde HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormallikler (koilositoz) bulunmasıdır. HPV oldukça bulaşıcı bir virüstür ve genital bölgedeki lezyonların mukozalar ya da genital bölgelerle (cinsel ilişkide olduğu gibi) kısa süreli teması bile bulaşması için yeterlidir. Genital bölge mukozasının vajina yoluyla dış ortama açık olması nedeniyle özellikle erkekten kadına daha kolay bulaşır. 

    Hücrenin genetik yapısını etkiliyor

    Genital bölgede kondilom (siğil) oluşumuna neden olan HPV, hücrelerin içine yerleşerek hücrenin genetik yapısını etkileyebilme özelliğine sahip bir virüstür. HPV’nin çok sayıda alt tipi vardır. Bu alt tiplerden bazıları hücrelere olan etkileriyle hücrelerin kendi kendine hızla ve kontrolsüzce çoğalabilen hücrelere dönüşmesine neden olmaktadır. Gebelik döneminden önce varolan ya da gebelikte yeni çıkan kondilom kitlelerinin aşırı büyümesi bazen doğum kanalının tıkanmasına neden olur ve vajinal yolla normal doğum imkansız hale gelir. Genital bölgedeki kitlelerin tipik görünümü tanı koymak için yeterlidir. Şüpheli durumlarda kitlelerden biyopsi alınarak tanı koymak gerekebilir. 

    Nasıl tedavi edilir? 

    HPV enfeksiyonunun tedavisinde temel prensip, nüksleri en aza indirmek için kitlelerin mümkün olduğunca temizlenmesidir. Bu amaçla virüslere etkili ilaçlar kullanılarak lokal (bölgesel) tedavi ve büyük lezyonların koterizasyon yoluyla yakılması şeklinde tedavi uygulanır. Hatırda tutulması gereken nokta, tedavinin yalnızca görünen lezyonları ortadan kaldırmakla sınırlı olduğudur. HPV enfeksiyonu kronik seyreder ve kitleler ortadan tümüyle kalksa da hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdüren virüsler sayesinde bulaştırıcılık devam eder. 

    İlişkide dikkatli olunmalı 

    HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda alınan genel önlemlerin alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak HPV’nin bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde kondom kullanımı bile koruyamayabilmektedir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da tam tersi kadından erkeğe bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden bariz kondilom lezyonları olanlarla ilişkiye girmemek çok önemlidir.

    Genital kondilom yapan HPV virusunun birçok alt tipi vardır ve bunların bazıları servikal kanserler(rahim ağzı kanserleri) ile çok yakın ilişkilidir.Tüm cinsel aktif kadınlarda, ilk ilişkiden itibaren 3 yıl geçtikten sonra smear taramaları başlanması gerekirken özellikle HPV kaynaklı siğilleri olan kadınlar ile partnerlerinde bir zamanda siğil olan kadınlar bu kanserler açısından çok daha yüksek risk altındadır ve özellikle bu gurup kadınlar yıllık jinekolojik kontrollerini ve smear taramalarını kesinlikle ihmal etmemelidirler.

  • RAHİM AĞZI KANSERİ (HPV) AŞISI

    RAHİM AĞZI KANSERİ (HPV) AŞISI

    Kadınlarda rahim ağzı, erkeklerde de penis kanserine neden olabilen HPV (Human Papilloma Virus) rahim ağzı kanseri tanısı konulan kadınların %95′ inde saptanmaktadır. Rahim ağzı kanseri tüm dünyada kadınlarda görülen kanserler arasında meme kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır.

    RAHİM AĞZI KANSERİ RİSKLERİ NELERDİR ?

    Rahim ağzı kanseri risk faktörleri arasında; birden fazla kişiyle cinsel ilişkide bulunmak, erken yaşta cinsel ilişkiye girmek, daha önce bulaşıcı cinsel hastalıklar geçirmiş olmak, sigara içmek ve en önemlisi HPV virusu taşımak yer almaktadır.

    HPV, genital bölgede infeksiyon yapan ve siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virustur. Bu virusun her türü kanserojen değildir. Kadınların bir kısmı bu virusu vücutlarına girdikten sonra kendi bağışıklık sistemleriyle yenebilmektedir. Çok sayıda türü bulunan HPV nin ancak birkaç türü kanser gelişiminde risk oluşturmaktadır. Smear testi ile erken teşhis rahim ağzı kanser tedavisini son derece kolaylaştırmaktadır.

    RAHİM AĞZI KANSERİ (HPV) AŞISI NEDİR? KİMLERE VE NASIL UYGULANIR ?

    Human Papilloma Vırus (HPV), türüne karşı aşı çalışmaları 1990 lı yıllarda başladı ve 2007 yılı itibari ile ABD ve ülkemizde satışa sunuldu. Değişik aşı türleri de geliştirilme aşamasındadır. Piyasaya sunulan aşı koruyucu amaçlı aşıdır. Ülkemizde de piyasaya sunulan aşı özellikle 12 yaşından itibaren kız çocuklarına 3 doz şeklinde yapılması planlanmaktadır. Bu şekilde ömür boyu %90 oranında koruyuculuk sağlaması beklenmektedir.

    HPV aşısı toplam 4 tip HPV ye etkili (tip 6,11,16,18) olmasına rağmen, özellikle rahim ağzı kanserinin %50 nedeni olan HPV tip 16 ya karşı önemli bir koruma sağlayacaktır.

    Aşı koruyucu amaçlı olduğu için vücutta bulunan HPV tipi üzerine ve bunun meydana getirdiği klinik değişiklikler ve riskler üzerine etkisi olmayacaktır. Taşıyıcı kişilerde taşıdıkları HPV tipi dışında sadece ilerideki bir zamanda alınacak koruyuculuk kapsamı dahilindeki diğer tip HPV ler için koruma sağlayabilecektir.

    ÜLKEMİZDE AŞI İLE İLGİLİ SON GELİŞMELER NELERDİR ?

    Amerikan firmasınca geliştirilen aşı ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nce (FDA) 8 Haziran 2006′ da onaylanarak “zorunlu aşı” kapsamına alındı. Türkiye’ de bu aşamada sosyal güvenlik kapsamına alınmadığından bedeli karşılanamayan aşı 9-26 yaş grubundaki kadınlara yapılması öneriliyor. Ergenlik çağına yaklaşırken, birey henüz aktif cinselliğe başlamadan yapılması önerilen aşının 3 aşamada birer doz şeklinde olmak üzere 1 yıl içinde yapılması önerilmektedir. Aşı şuan sosyal güvenlik sistemi içerisinde karşılanmamaktadır. Aşı cinsel temasla geçen HPV nin 6,11,16 ve18 tiplerine karşı koruma sağlamaktadır. Sonuç olarak ABD firması tarafından geliştirilen aşı HPV tip 6,11,16 ve 18 ‘e benzer partikülleri içerir ve rahim ağzı kanseri, kanser öncüsü lezyonlar ve dış genital bölgede bulunan siğillere karşıda önleyicidir.

    GELİŞTİRİLMİŞ BAŞKA BİR AŞI VAR MI?

    ABD firması tarafından geliştirilen koruyucu aşı (tip 6,11,16 ve 18) yanında, başka bir firma tarafından geliştirilen bivalan (tip 16,18) aşının çalışmaları da tamamlanmıştır. Bu iki aşı ile iligili yapılan çalışmaların ortak sonuçları; bu aşıların kişiler tarafından kolay tolere edilebildiği, yüksek oranda bağışıklanmanın sağlandığı, HPV enfeksiyonu ile ilgili klinik hastalığın azaltılmasında etkili olduğu ve bivalan aşı ile oluşan bağışıklık süresinin daha uzun süreli olduğu şeklindedir.

    HPV AŞISI İLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER

    • Aşı 3 doz şeklinde yapılacaktır. 3 doz bittikten sonra ne kadar bağışıklık sağlayacağı bilinmemekle birlikte 5 yıl sonra tekrarlanması gerekebileceği iddia edilmektedir.

    • Aşı sonrası hassas kişilerde önemsiz allerjik reaksiyonların gelişebileceği bildirilmektedir.

    • İdeal yapılma dönemi 9-12 yaş arası olup, en geç 26 yaşında yapılması önerilmektedir.

    • İlk planda sadece kız çocuklarına yapılması planlanmakta erkek çocuklarına uygulanması tartışmalıdır.

    • Hamilelik ve emzirme döneminde yapılması tartışmalıdır

    • Öncelikle HIV taşıyıcıları, immün sistemi baskılayan tedavi alanlar, kortizon tedavisi alanlar, bağışıklık sistemini zayıflatan hastalığı olanlar ve çok partnerli ilişkisi olan kadınlar aşılanmalıdır.

    • Aşılama dozları bittikten sonra da rahim ağzı kanser riski tamamen bitmez. Bu nedenle dönem dönem smear testi ile taramalara devam edilmelidir.

    • En çok merak edilen ise, HPV taşıyıcısı olanlar, lezyonu bulunanlar ve aktif genital siğili olanlara aşının yapılıp yapılmayacağıdır. Aşı koruyucu olduğu için zaten alınmış bir tipe karşı hiçbir faydası olmaz. Şuan kesin bilinen aşının virusu almamış kişilerde etkili olduğu şeklindedir.

  • HPV Enfeksiyonları ..

    HPV Enfeksiyonları ..

    1-HPV enfeksiyonları niçin önemlidir?

    İnsan Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonları günümüzde en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyon grubunu oluşturur. Kadınların % 70 kadarının hayatında 1 kez HPV enfeksiyonu geçireceği tahmin edilmektedir.
    Günümüzde HPV’nin 200’ün üzerinde alt tipi tanımlanmıştır. Bunlardan 40 kadarı kadın genital sisteminde enfeksiyon oluşturmaktadır. Genital sistemde enfeksiyon yapan tiplerden 15 kadarı (Tip 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73, 82) yüksek kanserojen riskli tipler olarak kabul edilir. Yani bu tiplerle enfeksiyon geçiren kişilerde bazı genital kanserlerin gelişme riski artmaktadır. Bu tiplerden de özellikle tip 16 ve 18 rahim ağzı kanseri oluşumunda en önemli risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır.
    Genital siğile yol açanlar ise 6, 11, 42, 44, 54 tipleridir. Özellikle 6 ve 11 tipleri en sık genital siğil nedenleridir.

    2- Virüsün bulaşma yolları nelerdir?

    Bu virüsler direkt ve indirekt olarak iki şekilde bulaşabilir.
    A-Direkt yol: Cinsel yönden aktif ve güvenli seks kriterlerine uymayan kişilere, genital bölgedeki mukoza çatlaklarından girerek bulaşır. Ayrıca enfekte cilde temas ve enfekte doğum kanalından bebeğin doğumu da direkt bulaşma yöntemlerindendir. Genellikle 3 ay içerisinde enfekte kişide lezyonlar görülür.
    B- İndirekt yol: Virüsle temas etmiş iç çamaşırı, havlu ve tuvaletlerle de bulaşma söz konusu olabilir. Bu virüsler hayatta kalabilmek için canlı hücreye ihtiyaç duyduklarından, canlı olmayan ortamlarda uzun süre varlıklarını sürdüremezler.

    3-Bu enfeksiyonu geçiren kişi nasıl farkedebilir?

    Siğile yol açan tiplerle enfeksiyon geçirenlerde genital bölgede karnıbahar şeklinde küçük kabarık lezyonlar belirir. Siğile yol açmayan tiplerle geçirilen enfeksiyonlarda ise genelikle herhangi bir yakınma yoktur.
    Enfeksiyonu geçiren kadınların % 70 kadarında 1 yıl içerisinde, % 90 kadarında da 2 yıl içerisinde, virüs vücuttan elimine edilir, yani atılır. Kalan %10 kadar kişide virus yaşamaya devam eder ve bunların bazılarında genital hücrelerde değişiklikler başlar. Söz konusu dğişiklikler Pap smear testiyle ortaya çıkarılabilir.

    4- HPV virüsünün kanserojen etkisi kimlerde daha sık görülür?

    Öncelikle erken yaşta cinsel yaşamı başlamış ve birden fazla partneri olan, başka cinsel yolla bulaşan hastalık geçirenlerde risk artmıştır. Ayrıca bağışıklık sisteminde bozukluk olanlar ve sigara içenler de risk grubuna girmektedir. Enfeksiyon özellikle 19-24 yaş grubu gençlerde çok yaygındır.

    5-HPV enfeksiyonlarından korunmak mümkün mü? Neler yapılmalı?

    Günümüzdeki en yaygın cinsel yolla bulaşan hastalık olan HPV enfeksiyonlarından tamamen korunmak maalesef mümkün değildir. Cinsel ilişkide bariyer yöntemler (prezervatif) kullanmak bu enfeksiyonları % 100 engellemez. Çünkü cilt teması ile de bulaşabilir. Ortak kullanılan tuvaletlerde çok dikkatli olunmalıdır. Kadın tek eşli ve eşi de tek eşli ise o zaman risk çok azdır.
    Son yıllarda bulunan HPV aşılarının bu konuda önemli bir koruyucuğu söz konusudur. Piyasada iki tip aşı vardır;
    1. aşı iki HPV tipine karşı geliştirilmiştir. HPV tip 16 ve 18 e karşı % 90 ın üzerinde korunma sağlar. 0,1 ve 6. ayda olmak üzere 3 doz şeklinde uygulanır.
    2. aşı dört HPV tipine karşı geliştirilmiştir. Genital siğil yapan tip 6 ve 11 tipleri ve rahim ağzı kanserine neden olan tip 16 ve 18 tiplerine karşı %90 ın üzerinde koruyuculuk sağlamaktadır. Aşı 0, 2 ve 6. aylarda olmak üzere 3 doz halinde uygulanmaktadır.

    Aşıların 9-26 yaşları arası kız çocuklarında, özellikle cinsel yaşam başlamadan önce uygulanması önerilmektedir. Oluşan koruyuculuk 10 lu yaşlar cıvarında daha yüksektir. Bazı ülkelerde erkek çocukların da aşılanması önerilmektedir. Aslında toplumdaki bulaştırıcılığı azaltmak için erkeklerin de aşılanması doğru bir yaklaşım olacaktır.
    HPV kadınlarda rahim ağzı kanseri, vagina ve vulva kanseri, anus kanseri, genital siğil etkeni olabilirken, erkeklerde anal kanser riskini artırır. Ayrıca enfekte doğum kanalında vajinal yolla doğan bebeklerde laringeal papillom gelişebilir. Aşılarla bütün bu hastalıkların önemli oranda azaltılması mümkündür.

    6- HPV enfeksiyonları nasıl kanser oluşumuna yol açabiliyor?

    Yukarıda da bahsettiğimiz gibi her HPV enfeksiyonu geçirende kansere dönüşüm olmadığı gibi, enfeksiyonu her geçiren kişide de kalıcı bir enfeksiyon gelişmez. Riskli grupta daha fazla olmak üzere enfeksiyonu geçiren kişilerin % 10 kadarında enfeksiyonu etkileri 2 yıldan uzun devam eder. Kişi yüksek onkojenik riskli bir HPV tipiyle enfekte olduysa, bu virüsler rahim ağzı epitel hücrelerinin DNA yapısını değiştirmeye başlar. 12-20 yıl kadar süren bir zaman diliminde hücredeki değişikliklerin bir kısmı rahim ağzı kanserine kadar ilerler. Tabii ki her hücresel değişiklikte kansere dönüşmez. Ayrıca riskli grupta her yıl, risksiz grupta 2-3 yılda bir yapılan smear testleri hücresel değişimdeki erken safhaları tespit etmemizi sağlar. Böylece hem tedavi, hem de takip çok kolay bir şekilde gerçekleştirilebilir. Yani smear testi daha rahim ağzı kanseri gelişmeden 10 yıl kadar önceki hücresel değişiklikleri tespit etmemizi sağlar.

  • HPV Enfeksiyonu, Rahim Ağzı Kanseri ve Aşısı

    HPV Enfeksiyonu, Rahim Ağzı Kanseri ve Aşısı

    HPV Enfeksiyonu, Rahim Ağzı Kanseri ve Aşısı
    HPV Enfeksiyonu, Rahim Ağzı Kanseri ve AşısıHPV enfeksiyonu viral bir hastalık olup görülme sıklığı artmaktadır. Sıklıkla cinsel aktivitenin en fazla olduğı 16-25 yaşlarında görülmekle birlikte her yaşta, hatta çocuklarda bile rastlanabilir. Cinsel alışkanlıklar, çok ve değişik eşlerle beraberlik en önemli risk faktörüdür.
    HPV Enfeksiyonundaki Artış Nedenleri:
    Cinsel alışkanlıklardaki değişmeler
    Ailesi yapısının bozulması
    Sigara kullanımındaki artış
    Genç yaşlarda doğum kontrol hapı kullanım sıklığının artması
    HPV Genotipleri ve Rahim Ağzı Kanseri İlişkisi:
    Düşük risk grubu: HPV 6,11,40, 42,43,45,54,61,70,72 ve 81
    Muhtemel yüksek risk grubu: HPV 26,53,66
    Yüksek risk grubu: HPV ,18,31,33,35,39,45,51,52,56,58,59,68, 73 ve 82
    HPV Enfeksiyonunun Görülme Şekilleri:
    Klasik genital siğiller: En çok rastlanan şeklidir
    Yassı kondilom: Gözle görülmezler, kolposkopik muayene ile tespit edilir
    Kerotik papüller: Kuru cilt bölgelerinde, özellikle kasıklarda görülür
    Dev kondilomlar: Atipi (Kanser) olasılığı yüksektir
    HPV Enfeksiyonunun Geçiş Yolları:
    Cinsel yolla geçiş: En önemli geçiş şeklidir
    Genital HPV geçirenlerin eşlerinde %60-66 oranında genital HPV lezyonları görülür. Bu şekilde bulaşmada en önemli faktör cinsel eş sayısı ve enfeksiyonun alındığı yaştır.İlk cinsel ilişki yaşının erken olması enfeksiyonun alınmasında ve kanser gelişmesinde en önemli etkendir.Erkekte HPV testi zordur, genellikle bulgu vermez
    Ekstra genital geçiş: HPV 16 ve 35 tipleri tırnak aralarında yaşayabilmekte ve cinsel dışı geçişte rol oynamaktadır.Çevresel yüzeyler, kıyafetler, havlu, tuvalet, biopsi aletleri ve eldivenler bulaşmada rol oynayabilir
    Vertikal geçiş: Doğum sırasında anneden bebeğe geçiş olup bu enfeksiyonu taşıyan kadınların bebeklerinde %4-87 oranında HPV DNA’sına rastlanmıştır.Bebeklerde ‘’Laringeal Papillomatozis’’ hastalığa sebep olduğu gösterilmiştir.
    Gebelik sırasında fetusa geçişi tartışmalıdır.
    HPV Enfeksiyonunda Tanı Yöntemleri:
    Servikal sitoloji (PAP smear): Genital siğil olanlarda mutlaka yapılmalıdır
    HPV DNA testi: Güvenirlilik (?) Pahalı ve zor bir yöntemdir.
    HPV Enfeksiyonunda Tedavi :
    Altta yatan vajinal enfeksiyonların tedavisi
    Diabet araştırılması
    Vulvanın kuru tutulması
    Modern tedavi seçenekleri
    HPV Enfeksiyonundan Korunma Yolları:
    Cinsel ilişki yaşının geciktirilmesi
    Cinsel eş sayısının az olması
    Kondom kullanılması
    Sigara içilmemesi,
    Erken teşhis için PAP smear taramalarının yapılması
    Aşı uygulaması
    HPV Aşıları:
    Rahim ağzı kanserinin %70’i HPV 16 ve 18 enfeksiyonuna bağlıdır
    PAP smear taraması ile erken teşhis ve tedavi ile ölüm oranları azalmıştır
    Kuadrivalen HPV aşısı ve Bivalen HPV aşısı bulunmaktadır
    Kuadrivalen Aşı:
    HPV 6, 11, 16 ve 18 tipleri ile ilişkili hastalıklardan koruma sağlar
    9-26 yaşlarındaki kadınlara 0, 2 ve 6 ay doz aralıklarında uygulanır
    Koruyuculuğu en az 5 yıl olup, rapel doz gereksinimi ileride gösterilecektir
    Bivalen Aşı:
    HPV 16 ve 18’e karşı koruma sağlayıp, HPV 31 ve 45’e çapraz koruma sağlamaktadır
    Bu aşı ile 0, 1 ve 6 ay doz şeması uygulanmaktadır
    Gebelik ve Emzirmede HPV Aşısı:
    HPV aşısı gebelik kategorisi B olarak sınıflandırılmıştır
    Gebelikte önerilmese de teratojenik bir etki bildirilmemiştir
    Emziren kadınlarda HPV aşısı yapılabilir
    Bu gibi inaktif aşılar emziren annelerin ve bebeklerinin güvenliğini etkilemez
    ÖNERİLER:
    Maksimum koruma için aşı, hiç HPV ile karşılaşmadan önce yapılmalıdır
    9-26 yaş arası kadınların aşılanması önerilmekte olup ilk aşılama için hedef yaşın 11-12 yaş olması önerilmektedir
    Aşılama durumuna bakılmaksızın PAP smear taramalarına devam edilmelidir
    HPV aşılarının rahim ağzı kanserlerinin sadece %70’ne ve genital siğillerin %90’nına karşı koruyucu olduğu vurgulanmalıdır
    Aşı koruyucu bir araçtır ve kanser taramasının yerini alamaz
    Smear taramasında hastalık kadınlarda aşı olabilirler, fakat aşının bu kadınlarda daha az etkin olacağı bilgilendirilmelidir
    Önceden HPV ile enfekte kadınlar diğer HPV tiplerine karşı korunarak aşıdan yarar göreceklerdir
    Bu gruptada yıllık PAP smear taraması önemlidir
    HPV aşısı genital siğil ve kanserlerde tedaviyi amaçlamaz, bu hastalara uygun tedaviler uygulanmalıdır.
    Toplumlarda aile yapısının korunması ve güçlü tutulması, özellikle genç kızlarımıza ve tüm bireylere gerekli eğitimin doğru ve etkili bir biçimde yapılması en önemli koruma yöntemi olacaktır.

  • KANSERE KARŞI AŞI

    KANSERE KARŞI AŞI

    Her 10 kadından 8 inin hayatları boyunca en az bir defa hpv taşıyacağı bilinmektedir. Bağışıklık sistemimiz çoğunlukla bu virusü vucuttan temizler ama bunun gerçekleşmediği durumlarda belirli kanserler ve çeşitli hastalıklar vucutta oluşabilir. Rahim ağzı kanseri meme kanserinden sonra en çok ölüme sebeb olan 2. Kanser türüdür.

    Gebeliğin rahim ağzı kanserleri açısından olumsuz etkileri bulunmaktadır. Ancak rahim ağzı kanserleri diğer kanser türleri gibi kalıtsal (genetik )bir hastalık olmayıp, en çok HPV enfeksiyonları na bağlı bir hastalıktır. Bu nedenle HPV taşıyıcılığı olan kişilerin düzenli PAP smear testlerini yaptırmaları son derece önemlidir.

    Human papilomavirüs( HPV) yani insan siğil virusu oldukça bulaşıcı yaygın ve belirti göstermeyen bir virustur. Cinsel ilişki şart değildir deriyle temas bile yeterlidir. HPV kadın ve erkekleri etkiliyebilir

    Diğer taraftan sık partner değiştirmek, ilk cinselliğin çok erken yaşlarda yaşanması, sigara kullanımı, doğum kontrol hap kullanımı, çok sayıda çocuk doğurmak ve immün sistemin zayıflığı da rahim ağzı kanserleri açısından diğer risk faktörleridir. Gebeliğin ilk üç ayında yapılan PAP smear tarama testinin bebek açısından bir sakıncası olmayacağı gibi, olası bir kanser öncüsü lezyonun tespiti açısından önemi büyüktür.

    Serviks Kanseri (Rahim Ağzı Kanseri) HPV Aşıları ile İlişkisi Nedir?

    Hpv aşıları rekombinan dna teknolojisiyle üretilen protein aşılarıdır. Hpv 6 ,11, 16 ve 18 tiplerine karşı geliştirilmiş aşılardır. 16 ve 18 numaralı hpv tipleri serviks (rahim ağzı)kanserinin %70 inden sorumludur. 6 ve 11 numaralı tipler ise genital siğillerin %90 ınndan sorumludur.

    HPV Aşıları Kimlere Yapılır?

    Aşılar 9-26 yaşındaki kızlar/kadınlar için önerilmektedir. İdeal yaşı 11-12 yaş olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde her iki aşı için sağlık bakanlığının onayı vardır. 26-45 yaş grubu kadınlarda çalışmalar yurutulmekte ve HPV ile enfekte olmayan ve kanser Öncücü lezyonlara karşı koruyuculuğu %88-94 iken , genital siğillere karşı koruyuculuğu %100 olduğu gözlenmektedir.

    HPV Aşısının Koruyuculuğu Ne Kadardır?

    Bu etkinliğin aşılama işlem süresi 9.5 yıl boyunca sürdüğü gösterilmiştir. Antikorlarının 20 yıl boyunca yüksek düzeyde kalabileceği ön görülmektedir.

     

  • HPV (HUMAN PAPİLLOMA VİRÜS)

    HPV (HUMAN PAPİLLOMA VİRÜS)

    Özellikle kadınlarda serviks kanseri (rahim ağzı kanseri) oluşumuna neden olan bir virüstür. Ayrıca vulva, vajina, anal bölge, orofarenks kanserleri ile ve genital siğillerle yakın ilişkilidir. Serviks kanserlerinin neredeyse tamamında HPV DNA izole edilmektedir

    HPV virusunun yaklaşık 100 tane değişik tipi bulunmaktadır. Serviks kanseri (Rahim ağzı kanseri) ile ilgili olan tipleri; HPV 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, ve 68 olarak bilinmektedir. Özellikle Tip 16 ve 18 çok sık görülmektedir ve Serviks kanserinde izole edilen HPV virüslerinin % 50′ sinde HPV Tip 16 bulunmuştur.

    HPV aşısı 2006 yılında onaylanmış ve kullanılmaya başlanmıştır ve 9-26 yaşları arasındaki genç kızlara ve kadınlara yapılmak üzere lisansı alınmıştır.

    HPV aşılamaları anogenital kanser ve genital siğil sıklığını anlamlı ölçüde azaltabilir. Amerika’da 2006-2010 yılları arasında 14-19 yaşlarındaki kadınlarda aşı tipi HPV sıklığı % 56 oranında azalmıştır.

    HPV aşıları kaç çeşittir?
    HPV aşıları 3 çeşittir.

    Aşılama zamanı ne zaman olmalıdır?
    Kız çocuklara(ve hatta erkek çocuklara) Anogenital kanser ve siğillerin sıklığını azaltmak için 11-12 yaşlarında HPV aşısı önerilmektedir.
    Bivalan,Quadrivalan ve 9-valan aşılar 9-26 yaş kadınlarda önerilmektedir.Kızlara daha erken yaşlarda (15-26 yaşa karşılık 9-14 yaş) ve özellikle cinsel aktivite başlamadan önce aşılama yapıldığında daha iyi bir koruyuculuk elde edilmektedir.

    Aşıların uygulama şekli ve sayısı nasıl olmalıdır?
    Her 3 aşı da 0,1-2 ve 6 aylık bir planlamayla 3 dozluk seriler halinde verilmektedir (booster aşı uygulaması yoktur). İkinci veya üçüncü aşının dozunda bir gecikme olursa serilerin yeniden başlatılmasına gerek yoktur

    Aşılar güvenli midir?
    Her üç HPV aşısı için emniyetlik verileri güvenlidir, 60 milyondan fazla dağıtılan aşı ile yapılan aşılamada ciddi olumsuz etki saptanmamıştır. Aşılama sonrası aşılama yerinde hafif ağrı ve sızı olabilir, aşıya karşı allerjik reaksiyon gösterenler aşılanmamalıdır.

  • Hpv aşısı ( insan papillomavirüs aşısı )

    HPV enfeksiyonu her yaş grubunu etkileyen yaygın bir enfeksiyondur. Bir çok insan HPV ile enfekte olduğunu farkında değildir. A.B.D ‘de 79 milyonun enfekte olduğu ve her yıl 14 milyon yeni vakanın tanımlandığı bildirilmektedir.

    HPV enfeksiyonu

    Yaygın bir enfeksiyondur.

    Kuluçka dönemi uzundur.

    Enfekte olduktan sonra virüsün vücuttan atılma süresi veya hastalık oluşturma süreci tam olarak bilinmemektedir.

    Birçok insanda HPV belirti vermez veya sağlık problemi oluşturmaz. Genellikle virüs iki yıl içinde vücuttan atılabilir. Bazı şahıslarda ise virüs vücutta uzun yıllar kalır ve ciddi klinik tablolara kansere yol açar.

    HPV Kadınlarda Erkeklerde

    Serviks Penis

    Vajina

    Vulva

    Her iki cinste

    Anüs

    Dil

    Yutak borusu

    Solunum sisteminde kanserlere neden olabilmektedir.

    HPV enfeksiyonunda korumada aşıların önemi tartışılmaz.

    Aşı her iki cinse uygulanmalıdır.

    Aşı uygulama zamanı

    Kızlarda 9-26 yaş

    Erkeklerde 9-21 yaş ‘dır.

    Ülkemizde HPV aşısı 12 – 14 yaş ve üzerinde uygulanmaktadır.

    Genellikle 2-3 doz olarak uygulanan bu aşılar güvenli ve etkilidir.

    Erken yaşlarda uygulanan aşılardaki etkinlik daha yüksektir.

    Aşı gebelikte uygulanmaz.

    Lateks alerjisi olan bireylere HPV aşısı önerilmez.

    Özetle

    HPV aşısı her iki cinse uygulanmalıdır. Sadece kız çocukları değil erkek çocuklar da aşılanmalıdır.

    Yaş sınırı 9 yaş – 45 yaş olarak belirtilmiştir.

    HPV aşısı kızlarda 12- 26 yaş

    Erkeklerde ise 14-21 yaş aralığında uygulanmalıdır.

    Yüksek riskli bireylerde aşı uygulama sınırları esnetilebilir.

    Sonuç olarak ;

    HPV enfeksiyonu esas olarak cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Enfeksiyon sadece cinsel yolla değil solunum yolları ,ağız, burun ve deriden de bulaşabilmektedir.

    HPV aşısı insan papillomavirüs aşısıdır. Aşıyı ‘’rahim ağzı kanser ‘’aşısı olarak lanse etmek yetersiz bilgiden kaynaklanır.

    HPV aşısı hem kız hem de erkek çocuklarına uygulanmalıdır.