Etiket: Haz

  • 2 Yaş Sendromu

    2 Yaş Sendromu

    2 yaş sendromu, bebeklikten çocukluğa geçiş dönemi olarak adlandırılır. 16-42 ay arasında görülür. Bu dönem bireyselliğin başlangıcıdır. Bebeğin; anne ve babasına olan bağımlılığı kısmen de olsa azalmıştır. Kendi isteklerini dile getirebilecek konuşma ve istedikleri hareketleri gerçekleştirebilecek yürüme yetisini gelişmeye başlamıştır. Çocuk bu sayede çevresini keşfetmeye başlayacaktır. Çocuk, bu dönemde edinmiş olduğu konuşma, yürüme gibi yetilerini keşfedebilmek ve kullanabilmek için¸anne ve babasından bağımsız olmak, onlardan uzaklaşmak istemektedir. Çocuk bunları her ne kadar gerçekleştirmek istese de aslında hala annesine muhtaç olduğunun farkındadır. Bundan dolayı da başkalarına boyun eğme ve isyan etme arasında bocalar duruma gelir.

    Bu dönemde görülen önemli gelişimlerden biri tuvalet eğitimidir. Çocuk dışkısını istediği gibi kontrol etmeyi öğrenir ve bu öğrenme ona büyük bir haz verir. Küçük deneme yanılmalarla bunu oyun haline dönüştürülmesi de yeni keşfettiği bu yeni özellikten haz aldığının göstergesidir. Tuvalet eğitiminde annenin rolü önemlidir. Çocuk eğer bu eğitime hazır değilse baskılanmamalı. Aksi halde bu durum ters etki gösterecek ve istenilenin tersinde davranış ortaya çıkmasına sebep olarak yetişkinlikte de yansımaları görülecektir.

    İkinci önemli gelişim ise; çocuğun bireysel yemek yeme girişimidir. Çocuk, bu dönemde kendini keşfedebilmek için annesinin yemek yedirmesini reddeder. Çocuğun bu girişimi desteklenmeli, onun bu girişiminde başarılı olabilmesi için ortam hazırlanmalı. Çocuğun kaşık, çatal tutabilmek için ince motor becerileri henüz tam olarak gelişmemiştir. Bu sebepten; yemeğini dökerek yiyebilmektedir. Çocuğa çevresini ve kendi üzerini kirlettiği için kızılmamalı. Onun bu kirlenmeyi fark etmesi, kaşık-çatalını kontrollü şekilde kullanmayı öğrenebilmesi için ona uygun ortam hazırlanmalı. Bunun için; yere geniş bir örtü serilebilir, çocuğun bu örtü üzerinde yemek yemesi sağlanabilir. Anneler için bu biraz eziyetli olsa da çocuk için eğlenceli bir gelişim oyununa dönüşecektir.

    Çocuk, bu süreç boyunca yapmış olduğu girişimlerin engellenmemesini ister. Kendini ve çevresini keşfetme sürecindedir. Çocuğun bu bağımsızlık girişimleri engellenirse; yetişkinlik döneminde karar alamaz ve aldığı kararlardan da suçluluk duyar.

    Bu dönemde sık yaşanan durumlarda biride; çocuklarda çok fazla inatçılık görülmektedir. Çocuk, bağımsız karar girişimlerine karışılmamasını gerektiğini ve otoritenin kendisinde olduğunu ispatlamaya çalışır. Çocuğun bu inatlaşma durumunda, sakinleşmesini beklemeli, sakinleşmesinin ardından karşılıklı olarak neden bu davranışları gösterdikleri üzerine konuşulmalı. Çocuk ile davranışları üzerinde konuşmak; çocuğun yapmış olduğu davranışları fark etmesini ve karşısındaki büyük bir bireyin çocuğun tabiri ile ‘büyükler gibi’ konuşuyor olması çocuğa, kendini ‘değerli’ olduğu hissini uyandıracaktır. Bu da yetişkinlik döneminde özgüvenli birey olmasını sağlayacaktır.

  • Ölüm İçgüdüsü, Gerçeklik ve Haz İlkesi

    Ölüm İçgüdüsü, Gerçeklik ve Haz İlkesi

    Küçükken şeker görünce muhtemelen onu hemen isterdiniz. O hazza hemen sahip olmak isterdiniz. Bekleme ve erteleme düşüncesi sizi dehşete düşürürdü. Bu Freud’un haz ilkesi olarak tanımladığı bir davranıştır.

    Gençken veya henüz olgun değilken, ihtiyaçlarımızın hemen karşılanmasını ve haz duymayı isteriz. Aynı zamanda acıdan da kaçınmak isteriz. Ama zamanla büyürüz, olgunlaşırız ve sonra tekrar o şekeri görebiliriz. Ama bu sefer o şeker bizim olmayabilir, başkasının olabilir. Onu almak için başımızı derde sokabiliriz. Sosyal açıdan uygunsuz olabilir. Beklememiz gerekebilir. İşte burada gördüğümüz şey, gerçekliğin hazla yer değiştirmesidir. Gerçek olan şey beklemeniz gerektiğidir. O anda ödülü alabilmek için fedakârlık yapmanız gerektiğidir. Bu çeşit uzun süreli memnuniyet için o anki ödülle yerini değiştirirsiniz. Dış dünyanın keyif arayan davranışlarınızı artık hoş görmediğinin farkına varmalısınız. Her zaman istediğinizi elde edemezsiniz. Yerinize oturup toplumdaki rolünüzü gerçek dünyada oynarsınız. Haz ilkesinden gerçeklik ilkesine geçiş. Bu iki ilkede memnuniyet ile ilgili aynı kapsamlı görevi yerine getirir. Ama gerçeklik ilkesinde beklemeniz gerekebilir. Gecikme olabilir ancak, kurallara bağlı kalmak koşuluyla memnun olabileceksiniz; toplum kurallarına, dünya kurallarına. Hâlbuki haz ilkesi, karşılıklı iletişimin daha toy yoludur. Hemen oracıkta istediğinizi almayı beklersiniz. Hem de herhangi bir anlaşma olmadan. Daha çok bir bebeğin beklentisi gibi, bebek ağlar yemek yedirilir. Ama bu büyüdükçe devam etmez.

    Freud’a göre; hepimizin hayata karşı bir içgüdüsü olur. Bu güdü; sağlıklı olma, güvende olma ve cinselliğe katılma yani türümüzü devam ettirmeyi gerektirir. Yani bu yaşamak istediğimiz hayat için faydalı bir şeydir. Aynı zamanda çoğalmak ve türümüzün devamını sağlamak için de yararlıdır. Bu yaşam içgüdüsüne Freud, eros der. Aşk, iş birliği yardımlaşma da bununla anılır. Aslında kendi iyiliğin ve başkalarının ki için diğer insanlarla birlikte çalışmak. Bazı insanlar birtakım
    davranış modelleri takınır. Bunlar kendine veya etrafındakilere zarar veren davranışlardır. Freud buna ölüm içgüdüsü demektedir. Bu içgüdü de bazı duygularla anılır. Bunlar korku, öfke, nefret gibi duygulardır ve insanların kendi içine veya dışarıya diğer insanlara yönelik olabilir. Bu ölüm içgüdüsünün de bir adı vardır. Genel olarak buna thanatos denir.

    Eros ve thanatos birbirinin zıttıdır. Bu konuyla ilgili önemli olan şey ise; içgüdülerin yaradılıştan olan evrensel dürtü ve his oldukları Freud tarafından söylenmiştir. Herkesin içgüdüsü vardır. Bunlar doğal olarak ortaya çıkarlar ve bizi yaşam veya ölüm içgüdüsüne dönüştürecek dışarıdan bir şeye ihtiyacımız yoktur. İçgüdüler insanlarda doğal olarak gelişen şeylerdir. Bir çok insan bu düşüncelere de karşı çıkabilmektedir.

    (Sigmund Freud’dan kaynak kullanılmıştır.)

  • Erken Boşalma Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

    Erken Boşalma Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

    Erken boşalma, değişik yaş gruplarından birçok erkeği etkileyen ve psikolojik sonuçları olan bir sorundur. Cinsel birleşme sonrasındaki 1 dakika ya da altında boşalma durumunda erken boşalma tanısı konulur. Ancak, eğer erkek ve partneri yeterli doyum yaşamıyorsa, boşalma ertelenemiyorsa, çift yine de erken boşalma tedavisi/terapisi alabilir. Bir başka deyişle, erken boşalmanın anlamı aslında boşalma üzerinde bir denetimin olmaması halidir, yani erkek boşalmayı erteleyemez.

    Erken boşalma yaygın görülen bir bozukluktur. İlk cinsel deneyimlerde boşalma süresini denetleyememe normaldir. Boşalma denetimi öğrenilen bir süreçtir, zaman ve deneyimle kazanılır. Eğer ilk cinsel deneyimler düzenli olmamışsa ya da paralı ilişkiler yoluyla olup, psikolojik olarak kaygı yaşanmışsa boşalma denetimi kazanılmayabilir.

    Etkisiz ve kalıcı olmayan başa çıkma yolları

    Erken boşalma yaşayan erkeklerin en sık başvurduğu yöntemlerden biri boşalma isteği geldiğinde başka şeyler düşünmeye çalışmak, hazzı durdurmaktır. Bu yöntem ile anlık bir uzama bazen sağlansa da, çoğunlukla dikkat dağıtan düşünceler de boşalma süresini uzatmaya yetmez. En önemlisi de, erkek bu yolla bir parça süreyi uzatsa bile, aldığı cinsel hazzı durdurmaya dönük bir yola başvurduğu için boşalma olsa dahi haz eksik kaldığından çok doyumlu bir cinsellik yaşamamış olur.

    Yine, kontrolsüz boşalacağından endişe eden erkeklerin başvurduğu başka bir yol, sevişmeyi kısacık tutup bir an önce birleşme aşamasına geçmektir, ki bu da aslında çözüm değildir. Ya da, ilk cinsel birleşmeyi hemen yaşayıp, ikincisini yaşamak da anlık bir boşalma uzatma çabasıdır, ki bu da kalıcı bir çözüm olmamaktadır.

    Boşalma süresini uzatmak için geciktirici spray ler, içilen bazı ilaçlar da anlık çözümlerdir. Kalıcı bir şekilde etkisi olamayan yollar erkeği bu maddelere bir noktadan sonra bağımlı kılacağından, sorun zihninde hep halledilmeyen bir mesele olarak yer edecektir. Bu da kişi üzerinde hep bir stres ve mutsuzluk yükü oluşturacaktır.

    Erken boşalma tedavisi nasıl olur?
    Erken boşalma tedavisinde amaç kişinin boşalma refleksi üzerinde denetim kazanmasını sağlamaktır. Tedavi sürecinde, önce bireysel sonra ise partnerin de dahil olduğu özel ev ödevleri verilir. Sevişme süresi kısa tutulmaz, tam tersi uzatılır. Amaç, hazzı ortadan kaldırmak değil, tam tersi hazzı vurgulayarak kişinin yavaş yavaş boşalma refleksini yönetebilmesini sağlamaktır. Özel tedavi teknikleri çifte ev ödevi olarak verilerek, aşamalı bir şekilde penise yapılan uyarı miktarı arttırılır ve böylelikle kişi boşalma anı üzerinde yavaş yavaş, otomatik olarak bir kontrol sağlar. Düzenli yapılan ödevler sayesinde boşalma süresi kalıcı biçimde uzar.

    Tedavide partner desteği

    Bu tedavilerde partner desteği tedavi etkinliği açısından çok önemlidir. Erken boşalma, erkek vücuduna ait bir işlev bozukluğu olsa da, kadının da ev ödevlerinde aktif rolü vardır. Bu tedavide kadının kabullenici ve destekleyici tutumu, çiftin tedaviye birlikte emek vermesi, aralarında iyi bir iletişim ve diyaloğun olması sonuç almayı önemli ölçüde etkiler.

  • 10 ADIMDA VAJİNİSMUS TEDAVİSİ

    10 ADIMDA VAJİNİSMUS TEDAVİSİ

    İlk görüşme ( 1 seans) : Terapist çifti ayrı ayrı 15’er dakika dinler. Neler yaşadıklarını, bugüne kadarki tedavi girişimlerini öğrenir. Sonrasında çifti birlikte seansa alır, problemi tanımlar, vajinismusun çiftin problemi olduğunu çifte söyler. Tedavinin sorumluluğunun çifte ait olduğunu vurgular. Empati ile, kadının bunu isteyerek yapmadığını eşinin de iyi bir adam olduğunu söyler ve erkeği över. Evli olan her on kadından birinde vajinismus problemi olduğunu söyleyerek durumu normalleştirir.Bu problemin %100 çözümü olduğunu söyleyerek çifte umut verir. Çifte doğru yerde olduklarını, onlara özel bir tedavi programı hazırlayacaklarını ifade eder. Tedaviye karar vermeleri için 24 saat süre ile eğitim CD’leri ve kitapları verir.

    Değerlendirme Görüşmeleri ( 3 seans): Çifte özel bir tedavi programı için çiftten ihtiyaç duyulan tüm bilgiler alınır. Çocukluk hikayeleri alınır, cinsel öykü formu doldurulur; Erkek vajinismus problemine nasıl uyum sağlıyor ? Kadın kendini neye karşı koruyor ? Kadın kendini tanıyor mu ? sorularına cevap alınır. Kadın danışanın problemi çözmede kendine güvenmesi ve cinselliğin onun da hakkı olduğu hissi kazanması sağlanır. Erkek danışana problemin çözümündeki kritik rolü kavratılır. Terapi kontratı yapılır.

    1. Adım Gevşeme: Nefesini kontrol eden nefsini kontrol eder, nefsini kontrol eden tüm kaslarını kontrol eder. Çifte gevşeme ve doğru nefes alma teknikleri öğretilir. Eşler arasındaki ilişkiyi yeniden canlandırmak ve flört havası oluşturmak için bazı teknikler uygulanır.

    2. Adım Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Bu adımda geçmişten bugüne cinsellikle ilgili bilinen tüm bilgiler sıfırlanır ve yeniden yapılandırılır.

    3. Adım Bedeni Keşfetme ve Masturbasyon: Kadın vajinasını ve tüm bedenini inceler,kendine vakit ayırır ve mastürbasyon yapmayı keşfeder.

    4. Adım Aşk Kasları: Aşk kaslarını kontrol altına almak ve onları yeniden eğitmek “Kegel Egzersizleri” ile kısa sürede mümkündür.

    5. Adım İdeal Ortamın Oluşturulması: Çifte uygun ideal ortam belirlenir, hazırlıklar yapılandırılır.

    6. Adım Duyusal Odaklanma: “Duyusal Okşama” egzersizleri yapılır, dokunmanın hazzına odaklanmak “An”da kalmak sağlanır.

    7. Adım Zihinde Canlandırma: Zihinde başarmak gerçekte başarmak kadar kıymetlidir, önce zihindeki engeller kaldırılır.

    8. Adım Vajinal Girişe hazırlık: Bireysel Parmak Oyunları ( Tek parmak- Çift parmak). Eşli Parmak Oyunları ( Tek parmak- Çift parmak) Penis- Vajina Birlikteliği Oyunları

    9. Adım Cinsel Birleşme

    10. Adım Hazza Odaklanma

    10 adım ortalama 9 seans sürmektedir. Bu program çifte göre hazırlanmış bir programdır. Her bir adımın ortalama seansı sayısı bellidir ancak çifte göre şekillenen adımlar vardır. Yani hazırladığımız her program size özel olarak yeniden yapılandırılır.

    ÜÇ GÜNLÜK YOĞUNLAŞTIRILMIŞ SEMPTOM ODAKLI TEDAVİ; Vajinismus Evre 1 ya da Evre 2 için geliştirilmiş bir tedavi seçeneğidir. Yani dış genital organlarına, vajinalarına ve vajina içine dokunabilen, ağır kasılmaları olmayan danışanlar için uygundur. Toplam 12 seanstan oluşur. Seanslar sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez yapılır. Hedef penis vajen birlikteliğinin sağlanmasıdır.

    NORMAL TEMPOLU SEMPTOM ODAKLI CİNSEL TERAPİ; Vajinismus Evre 3 ve Evre 4 için uygundur. Ortalama 12 seans sürer. Seans aralıkları danışanın durumuna göre ayarlanır. En çok kullanılan tedavi seçeneğidir. Tedaviden kasıt penis vajen birlikteliğinin, haz alan ve haz veren cinselliğin yaşanmasıdır.

    HOLİSTİK CİNSEL TERAPİ; Klasik tedavi yöntemlerine cevap vermeyen ağır vajinismus vakaları içindir. Arka plandaki bataklığın kurutulması hedeftir. Terapiye 12 seanslık yoğunlaştırılmış farkındalık tedavisi ile başlanır. En az 6 ay sürer.

  • Baharla gelen istek(sizlik) !

    Baharla gelen istek(sizlik) !

    Baharla beraber tam da aktif ve dinç olmayı ümit ederken o kadar sık karşılaşmaya başladım ki bu cümleyle; ‘yorgun ve halsizim; üstelik canım da hiç istemiyor’. Aman dikkat; cinselliğin olmadığı evlilikler giderek artıyor.

    Nasıl ki insanların farklı kişilik ve özellikleri var ise cinsel arzu ve davranışları da aynı değildir. Bu nedenle cinsel yaşam, her çiftte farklı bir sıklık ve seyir gösterebilir. Azalmış cinsel istek ise yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması, cinsel arzu duyulmaması durumudur. Kısaca yeterli cinsel uyarının varlığına rağmen cinsel aktivitenin azlığı veya yokluğu, “cinsel soğukluk” olarak tanımlanmaktadır.

    Şüphesiz ki dönem dönem bu tür cinsel sorunlar herkeste görülebilir, ancak normal olmayan cinsel isteğin uzun süreli var olmaması durumudur. Yalnız bedensel ve psikolojik sağlığın değil, kişilerin yaş, meslek, kültür düzeylerinin, bilgi, beceri ve deneyimlerinin, korku, endişe ve üzüntülerinin, inançlarının, sosyal durumlarının ve duygularının da cinsel arzuyu etkilediğini unutmamak gerekiyor. Bu nedenle cinsel isteği değerlendirirken kültürel, sosyal, dini, psikolojik, bedensel bütün etkenler gözden geçirilmelidir.

    Cinsel isteksizlik, sanıldığından çok daha yaygın olmasına rağmen giderek daha fazla oranda kanıksanmakta. Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilmekte ve nedeni de çoğunlukla psikolojik kökenli olmaktadır. Erkekler, görsel fotoğraf ve video gibi cinsel içerikli materyalden çok etkilenirken, kadınlar ise çoğunlukla romantik bir ortamdan ve sözel ifadelerden daha çok etkilenmektedir. Cinsel isteksizlikle başvuran kadınlarda bir şekilde cinsel haz ya çok zayıftır, ya da ortaya çıkmaz. Bütün bunların sonucunda orgazm da çoğunlukla yaşanmaz. Aynı şekilde cinsel isteksizliği olan erkeklerde de sertleşme ve boşalma bozuklukları görülebilir. İsteksizliği olan erkek, sevişme sırasında konsantrasyonunu daha sık ve çabuk yitireceğinden sertleşme kaybı ya da boşalma sorunu yaşayabilir.

    Toplumumuzda, cinselliği isteyen, arayan, başlatan, bundan haz alan, orgazm olan, sevişmeye aktif olarak katılan kadınlara hala iyi gözle bakılmayacağı inancı yaygındır. Dolayısıyla cinsel isteğinin yeterli olmadığından yakınan ve tedaviye başvuran kadınlara da önyargıyla yaklaşılacağı korkusu mevcuttur. Bu nedenle tedavi için cinsel isteksizliğin altında yatan nedenleri dikkatle incelemek gerekiyor. Tedavi, kesinlikle bireye ve/veya çifte özgü olmalı, isteksizliği doğuran nedene göre (fiziksel, psikolojik, ilişki sorunları, bağlanma ve yakınlaşma korkusu, eğitim eksikliği ve cinsel mitler vs.) değişkenlik göstermelidir. Bu durumda eğer üstesinden gelemeyeceğiniz boyutlara ulaştı ise sorununuz, vakit kaybetmeden tecrübeli bir cinsel terapiste başvurmanızı öneriyorum.

    Unutmayınız ki cinsellik; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, bir şekilde boşalabilme sanatıdır.