Etiket: Havale

  • Ailelerin ateş hakkında doğru bildiği yanlışlar!!!!!

    YANLIŞ: Çocuğumun bedeni sıcak, mutlaka ateşi olmalı.

    GERÇEK: Çocuklar birden fazla sebeple sıcaklayabilirler. Örneğin aktif bir şekilde oynamak, ağlamak, yataktan yeni kalkmış olmak, sıcak bir günde dışarıda olmak gibi sebeplerle tenleri ısınabilir. Tenin ısınmasına yol açan bu gibi durumlar sona erdiğinde 10-20 dakika içerisinde tenleri normal sıcaklığına döner. Bu gibi sebepler elendiğinde, tenleri sıcak olan ve hasta gibi gözüken çocukların %80’i ateşlidir. O yüzden kesinlikle sıcaklığı elle ya da dudakla hissetmeniz yeterli değildir, emin olmak için mutlaka termometreyle ateşini ölçün. Termometre tiplerine göre ateş olarak kabul edilecek dereceler şöyledir:

     Rektal, kulaktan veya alından ölçen termometreler: 38.0° C ve üstü

     Ağızdan ölçen termometreler: 37.8° C ve üstü

     Kol altından ölçen termometreler: 37.2° C ve üst

    YANLIŞ: Her ateş çocuk için kötüdür.

    GERÇEK: Ateş vücutta olan enfeksiyonla savaşmak için vücudun doğal bir savunma mekanizmasıdır. Ateş vücudun savunma mekanizmasını harekete geçirerek enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olur. 37.8° – 40° C arasındaki normal olarak kabul edilecek ateş hasta çocuklar için iyidir. Bu, vücudun savunma mekanizmasının çalıştığı anlamına gelir.

    YANLIŞ: 40° C üzerindeki ateş tehlikelidir ve beyin hasarına neden olur.

    GERÇEK: Enfeksiyonlardan kaynaklanan ateş beyin hasarına sebep olmaz. Sadece 42° C’nin üzerindeki vücut ısısı beyin hasarı yaratabilir.

    Vücut ısısı bu sıcaklığa ancak nadiren ulaşır. Örnek: Çok sıcak bir havada pencereleri kapalı bir arabada çocuğun bırakılması gibi.

    YANLIŞ: Her türlü ateşte, ateş düşürücü ilaç verilmelidir.

    GERÇEK: Ateş çocukta rahatsızlık yaratıyorsa ilaçla tedavi edilebilir. Çoğunlukla 39° ya da 39.5° C üzerine çıkmadığı sürece rahatsızlık yaratmaz. Çocukta ateş rahatsızlık hissi vermiyorsa hatta bir süre ateşi düşülmeyi beklemek çocuğun bağışıklık sisteminin gelişmesi açısından da yararlıdır. Ancak maalesef bizde ateşe bağlı havale geçirme ihtimaline karşı bunu uygulayabilen aile yok gibi bir şey.

    YANLIŞ: İlaç verildiği zaman ateş normal seviyesine düşmelidir.

    GERÇEK: İlaç verildiği zaman ateş genellikle 1° ya da 1.5° C düşer. Ateş düşürücülerle bir saatte ancak 1 derece ateş düşer. Yani ateş 39 derece ise ancak 2 saatte 37 derece düzeylerine iner. O yüzden en hızlı ateş düşürme yöntemi her zaman ılık komplex ya da ateş düşünceye kadar uygulanacak ılık duş aldırmaktır.

    YANLIŞ: Çocuklar ateşe bağlı havale geçilebilir.

    GERÇEK: Ateşe bağlı havale 6 ay-6 yaş arasında 4 çocuktan 1’inde görülebilir. Ateş etkeni beyni etkileyen enfeksiyonlar değilse genellikle sorun çıkarmaz.

    Ailelerin ateşten çok tedirgin olmalarının bir nedeni de; beş-altı yaşa kadar ateşli havale geçirme ihtimali. “Ateş arttıkça mutlaka havale geçirecek diye bir şey yok. Özellikle genetik yatkınlığı olanlarda havale geçirme eğilimi varsa, daha ilk yükselme anında havale geçirebiliyor. Havale anında soğuk suya sokmak, soğan koklatmak, baş aşağı sarkıtmak gibi davranışları kesinlikle yanlıştır. Sakin bir şekilde yumuşak bir yere yatırıp kafası yan çevrilerek ortam havalandırılmalı ve en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

    YANLIŞ: İyileşmesi için ateşini düşürmeliyim

    GERÇEK: Ateş, aslında öksürük gibi vücudun bir savunma mekanizması. Mikroplarla vücudun savaşabildiğinin bir göstergesi olan ateşi düşürmek enfeksiyonu tedavi etmiyor, sadece çocuğu rahatlatıyor. Ateşi çıkan çocuk için uygulanabilecek doğru yaklaşımlar şunlardır. Ateşi yükselen çocuk titriyor ve eli-ayağı soğuk diye üzerini örtmeyin, tam tersine soyun. Çocuğu sirke, alkol, soğuk su ile yıkamak ateşi ilk önce hızla düşürse de, sonra daha fazla yükselmesine sebep olur. O yüzden önermiyoruz. Normal banyo sıcaklığındaki ılık suda oturabilir ya da ılık bezlerle vücuduna kompres yapılabilir. Yalnız yapılan yanlışlardan biriside ılık su ve ılık kompresin süresini çok kısa tutmaktır. Gerekirse bu işlemler ateş düşünceye kadar 30 dakikaya kadar bile çıkabilir.

    Ateşe yaklaşımda 3 önemli yanlış uygulama!

    Gereksiz ilaç kullanma

    Havale endişesiyle tehlike sınırlarının çok altında gereksiz ve abartılı ilaç kullanımının en önemli yanlışlardan birisi ateş düşürücülerin önerilenden daha sık aralıklarla veya üst üste kullanımı ilaçların zararlı etkilerinin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Ayrıca yanlış ilaç kullanımından biri olarak çocuklarda Aspirin kullanımı Reye sendromu denilen hayatı tehdit eden bir hastalık tablosuna neden olabiliyor. Yine çocuklarda önerilmeyen Metamizol kullanımı da tansiyon düşüklüğü, kemik iliğinin baskılanması sebebiyle bağışıklık sistemi hücrelerinin ciddi azalması gibi son derece önemli sorunlara yol açabiliyor.

    Soğuk su ya da buz uygulama:

    Yapılan yanlış uygulamalardan bir de, ılık ıslak uygulama yerine, aşırı soğuk su hatta bazen buzlu su ile ateşin düşürülmeye çalışılması oluyor. Bu durum, hipotermi denilen ve çocuğun hayatını tehdit edebilecek ateşin aşırı düşmesiyle sonuçlanabiliyor. Ayrıca ilk anda düşen ateş daha sonra rebaund etkisiyle tekrar yükselebiliyor. Soğuk su/buz uygulamasının sıcak çarpması veya malign hipertermi denilen ve ateşin 40’ın üzerine çıktığı istisnai durumlar dışında kullanımı gereksiz ve zararlı bulunuyor.

    Antibiyotiğe başlama:

    Ailelerin sıklıkla ateşi bakteri enfeksiyonuyla ilişkilendirerek bir an önce antibiyotik başlamak istediklerini söyleyen Dr. Füsun Çelikkol “Oysa ki çocuklarda ateşin en sık sebeplerinden biri virüslerdir ve antibiyotik kullanımına gerek yoktur” . Bu nedenle doktor muayenesi olmadan antibiyotik başlanmaması ve doktora antibiyotik uygulaması veya yazması için baskı uygulanmaması önem taşıyor.

    Peki hangi durumlarda acil müdahalede bulunmak gerekiyor. Birde onlara göz atalım.

    Acil müdahale gerektiren durumlar

     0-3 ay arası bebekler. Bu dönemde ateşli küçük çocukların yüzde

    70’inde bakteri enfeksiyonu sorumlu olurken, yüzde 10-15’inde ağır bakteri hastalığı saptanıyor. Özellikle yeni doğan dönemi denilen 0- 28 günlük bebeklerde ateş hastaneye yatırılarak izlem ve tedavi gerektiriyor.

     Çocuk daha önce ateşli ya da ateşsiz nöbet veya havale geçirmişse,

     Kronik akciğer hastalığı varsa,

     Doğumsal kalp hastalıkları bulunuyorsa,

     Diyabet gibi metabolik hastalıkları tanısı almışsa,

     Yoğun sıvı kaybı ve şok tablosu varsa,

     Çocuk enerjisiz ve düşkün görünüyorsa,

     Ateş vücutta döküntüyle seyrediyorsa,

     Ateş 40 derecenin üstündeyse

  • Ateşin oluşturduğu yan etkiler nelerdir? Bu yan etkiler ile nasıl mücadele etmemiz gerekir?

    Ateşin oluşturduğu yan etkiler nelerdir? Bu yan etkiler ile nasıl mücadele etmemiz gerekir?

    Ateşin oluşturduğu yan etkiler nelerdir?

    Bunlar, ateşe bağlı havale nöbeti ve sıcak çarpmasıdır.

    Bu yan etkiler ile nasıl mücadele etmemiz gerekir?

    Ateşli havale:

    Ateşin oluşturduğu en önemli yan etki “febril konvülziyon” diya isimlendirdiğimiz ateşli havalenin oluşumudur ve bu durum acil tedavi gerektirmektedir. Ailelerde ateşe bağlı korku ve panik gelişimine yol açan nedenlerin başında gelmektedir. Ateşe bağlı havale geçirmekte olan çocuğun ilk destek tedavisini yapmak zorunda kalacak ailelerin, bu konuda panik yapmamaları ve soğukkanlı olarak yapılması gerekenleri uygulamaları gerekmektedir.

    Çocuklarda ateşe bağlı havale geçirmenin görülme sıklığı %2 ile %5 arasında değişmektedir. En sık olarak 6 ay-5 yaş arası görülür ve 18. ayda görülme sıklığı artar. Ateşe hassas çocuklarda ateşin aniden yükselmesi ile ortaya çıkar ve ailevi yatkınlık gösterir. Böyle çocukların anne, baba veya çok yakınlarında çocuklukta havale öyküleri bulunmaktadır. Havale genellikle 1-3 dakika kadar sürer ve kendiliğinden geçer. Bilinç kaybı, el, kol ve bacaklarda kasılma olur. Nöbet geçtiğinde çocuk uykuya dalar. Bu cins havaleler zaralı ve tehlikeli değildir ve sıklıkla sekel bırakmaz.

    Havale sırasında anne ve babaların çocuğu bir tarafına dönük olarak yatırmaları, mümkün olduğunca hareket ettirmemeleri, üzerindeki fazla giysileri telaşlanmadan çıkarmalı, çocuğun ağzına mümkün olduğunca ellerini sokmamaları, ılık su pansumanları ile ateşin düşmesine yardımcı olmaları ve havale geçirirken ılık su dolu küvete sokmamaları gerekir.

    Daha sonraki ateşli havalelerinde doktorunuzun verdiği ve belirtilen dozda rektal uygulanabilecek diazem fitili, havaleyi daha çabuk sonlandırmaları için uygulamalıdırlar.

    Ateşli havale geçiren çocuklarda ateş nedenini saptamak ve tedaviyi planlamak esastır.

    Sıcak çarpmaları:

    Ateşli çocuklarda acil tedavi gerektiren diğer bir durum da sıcak çarpmasıdır. Sıcak havada araba içinde veya diğer kapalı ortamlarda kapalı kalmak gibi çevre ısısının çok yükselmesine bağlı olarak görülmektedir. Bunun yanısıra özellikleateşli yenidoğan ve küçük bebeklerin oda ısısı yüksek olan yerde, bir ısıtıcı yanında aşırı giydirilmesi gibi ısı kaybını azaltan durumlarda ortaya çıkar. Bu durumlarda halsizlik, aşırı huzursuzluk veya uyuklama, bulantı ve kusma, çok sıcak bir deri ile karakterize olan sıcak çarpması, havale geçirme ve bilinç kaybı ile sonuçlanır.

    Bu durumda bebeğin giysilerini çıkarıp, çok soğuk bir su ile ıslanmış havlu ile sarılmalıdır. Ateş düşürücü ilaçlar etkisizdir. Acil olarak damar yolu açılıp sıvı tedavisine başlanması gerekmektedir.

  • Çocuklarda havale (nöbet)

    Çocuklarda havale (nöbet)

    Havale geçirme, Sara krizleri çocuklarda sık görülen bir rahatsızlıktır. Yenidoğan dönemi olarak adlandırılan yaşamın ilk 28 günü tüm yaş grupları içinde en çok Sara krizi geçirilen dönemdir. Aslında beynimiz ne kadar genç ise o kadar havale geçirmeye yatkındır.

    İki tür havale ile karşılaşıyoruz. Ateşli havaleler ve ateşsiz havaleler. Eğer çocuk Sara krizinin geçirirken veya hemen sonrasında ateşi 38 derecenin üzerinde çıkıyorsa bu durumu ateşli havale olarak değerlendiriyoruz. Genel olarak ateşli havaleler daha iyi huylu olmaya eğilimlidirler. Çoğu 6 yaşından sonra devam etmez. Oysa ateşsiz havaleler daha ileri yaşlara kadar edebilir.
    Ateşssiz havalelerin iyi veya kötü huylu olduğunu değerlendirmek için ise bir kaç parametreyi değerlendirmek lazım. Havale ne kadar kısa sürüyor ve seyrek geliyorsa o kadar daha iyi huylu olacağını düşünürüz. Tüm vücudun etkilendiği, çocuğun nöbetler sonrasında durgunlaştığı sık nöbetlerin zeka gelişimini etkileme riski daha fazladır. Bazı nöbet tipleri, örneğin West Sendromunda görülen kasılmalar, kötü gidişatın habercisi olabilirler. Genel olarak sadece uykuda geçirilen nöbetler daha iyi huylu olarak kabul edilebilir.
    Eğer Sara krizlerini bir ilaç ile kontrol altına alabiyorsak hafif bir epilepsi ile karşı karşıya olduğumuzu düşünürüz. Bu durumlarda ilaçları kesmek için nöbetsiz geçen 2 yıl güvenli bir yaklaşımdır. Bu süreyi ortalama olarak düşünmek daha doğru olacaktır, çünkü ilaç kullanımı 1 ay gibi kısa bir süre olabileceği gibi yıllarca da devam edebilir.
    Bazen nöbetleri durdurmak daha zor olabilir. İki yada 3 ilacı aynı anda kullanan hastalarımız olabiliyor. Eğer ilk iki ilaç denemesi ile nöbetler kontrol altına alınamıyorsa bu duruma dirençli epilepsi denilmektedir.

    Doç Dr Barış Ekici,
    Çocuk Nörolojisi Uzmanı,

  • Ateşli havale – (febril konvulsiyon)

    Ateşli havaleler (nöbetler), çocukluk çağının en sık görülen nörolojik sorunlarından ve acillerindendir. 6 aylıktan 6 yaşına kadar olan dönemde , beraberinde bir ateşin söz konusu olduğu çocukluk çağı havalelerine denir.
    Yani bir havaleye ateşli havale denmesi için:
    1. Ateşli bir hastalık veya ani ateşlenme durumu olması
    2. Çocuğun 6 aylıktan büyük ve 6 yaşından küçük olması şartları aranır.
    Ateşe sebep olan durum genellikle bir kulak, üst solunum yolu veya idrar yolları iltihabıdır. Ateşin sebebi menenjit veya ansefalit gibi (beyin zarı veya beyin iltihabı) durumlar ise o zaman bu ateşli havale sayılmaz.
    Havale, ateşin herhangi bir evresinde görülebilir. Bazı hastalarda subfebril ateş dediğimiz 37,5 santigrad derece civarı görülebilirken bazı hastalarda bu eşik 38-39’u gerektirir. Havale (nöbet) değişken özelliklidir. Bazen şuur kaybı, kasılma, nefes almanın geçici durması, her iki kol ve bacaklarda çırpınma gibi özellikler içerebilir. Bazı hastalarda ise sadece şuurda bozulma ve hafif titreme, gözlerde kayma şeklinde olabilir.
    Ateşli havaleler tiplerine göre basit veya komplikasyonlu olarak ayrılırlar.
    Genelikle tedavide, ateşi düşürmeye yönelik yaklaşımlar (fizik soğutma, ateş düşürücü şuruplar) yanı sıra ateşe neden olan iltihabi duruma yönelik tedaviler ( antibiyotik veya antiviral tedavi) birlikte yapılır. Nöbetlerin önemli bir kısmı birkaç dakika içinde kendisini sonlandırır. Ateşli havale genellikle evde geçirildiğinden böyle bir durumda birkaç dakikayı geçen ve solunum durması –düzensizliği olan tablolarda 112 servisine haber vermek veya hızlıca bir acil servise gitmek gerekebilir. Her durumda havale durduktan sonra dahi bir sağlık kuruluşuna başvurmak gereklidir. Muayene ve hikaye özelliklerine göre gerekli tetkikler (gerekirse MR; beyin görüntüleme ve EEG; beyin elektrosu ) yapılabilir.
    Tekrarlayan veya tekrarlama ihtimali yüksek olan ateşli havalelerde, konunun uzmanı tarafından önleyici ilaç tedavileri önerilebilir. Burada makattan sıkılan nöbet durdurucu ilaçlardan birkaç yıllık düzenli nöbet engelleyici, (antiepileptik ) ilaç kullanımına kadar değişik seçenekler sözkonusudur. Çocuğun ailesinde de ateşli havale öyküsü var ise bu, tekrarlama şansının daha yüksek olabileceğini düşündürür. Ateşli havaleler genellikle 5 yaşında dururlar. Nadir olgularda daha ileriki yıllarda da tedavi gerektiren epileptik fenomenler görülebilir.

  • Çocuklarda havale veya nöbet

    Havale, aileleri çok korkutan ve yanlış olarak ateşle karıştırılan bir kavramdır. Bunun sebebi, çocuklardaki havalelerin genellikle “ateşli havale” denilen bir rahatsızlığa bağlı olmasıdır. Sara ve başka bazı hastalıklarda da havaleler görülür.
    “Havale”, “nöbet” ve “konvülsiyon” kelimeleri genelde eş anlamlı olarak kullanılır.
    “Sara” ile “epilepsi” de eş anlamlıdır.
    Havaleler nasıl olur?
    Havaleler, beyindeki yanlış biyoelektrik sinyallerin ani yayılması sonucu şuurun ve vücudun çeşitli şekillerde tutulmasıyla oluşur. Bu sırada şuur kaybı, vücutta kasılmalar, morarma, gözlerin bir noktaya dönük kalması görülebilir. Yanlış biyoelektrik sinyallerin kesin sebebi bulunamayabilir veya genetik (ırsi) olabilir. Menenjit, beyinde tümör, kanama, doğuma veya kazalara bağlı zedelenme de etken olabilir. Ayrıca kan şekeri ve tuzlarındaki düşüklük, zehirlenmeler veya nadir bazı metabolik bozukluklar da havaleye yol açabilir.
    Ateşli havale ne zaman görülür?
    Ateşli havale sadece erken çocukluk çağında görülen ailesel olabilen bir rahatsızlıktır. Ateşin hızla 38-38,5 derece üzerine çıkmasıyla olur. Çocukların yüzde dördünde görülebilir. 6 yaşına kadar tekrarlayabilir.
    Sara (epilepsi) nedir?
    Tekrarlayan havaleleri (nöbetleri) olan çocuklara sara tanısı konur. Sara nöbetleri de ateşle ortaya çıkabilir ve ateşli havalelerle karışabilirler. Bu ayrımın doktorlar tarafından yapılması önemlidir çünkü sarada düzenli tedavi gerekirken ateşli havalelerde gerekmez. Sara hastalıkları nöbet çeşitlerine göre farklı seyirler gösterirler.
    Havale (nöbet) çeşitleri nelerdir?

    En iyi bilinen havale olan büyük nöbetlerde (grand mal) şuur kaybı, tüm vücutta kasılmalar, çenenin kilitlenmesi, ağızdan köpük gelmesi, idrar kaçırma görülebilir.

    Absans nöbetleri (petit mal) uyarılmayla kesilemeyen dalmalar olarak görülür.

    Vücutta sadece bazı kısımları tutan çekilmeler ve atmalarla seyreden basit nöbetler de vardır.

    Uykudan uyanıp geçici olarak konuşamama ve yüzde çekilmelerle seyreden havaleler çocuklarda sık olan bir çeşittir.

    Dalgınlaşma, ağız şapırdatıp yutkunma ve bazı otomatik hareketler de havale bulgusu olabilir. Beraberinde şuurda bulanma, şaşkınlık, hayal görme olabilir.

    Bebeklerde ardarda gelen irkilmeler gözden kaçırılmaması gereken bir havale çeşididir. Uykudaki düzensiz irkilmeler havale değildir.

    Sara tanısı nasıl konur?
    Ailenin nöbete dair gözlemleri en önemli tanı aracıdır. İyi tarif edilen ve tekrarlayan nöbetler bir uzmanın sara tanısı koyması için yeterlidir. EEG tetkiki beyindeki biyoelektrik dalgaları göstererek tanıda yardımcı olabilir. Görüntüleme (MRI, BT) ve kan tetkikleri sebepleri araştırmak için gereklidir.
    Havaleler önceden anlaşılır mı?
    Bir çok çocukta havaleler aniden, uyarı vermeksizin olur. Nadiren bazı korkular ve karın ağrısı, ışıklar görme, kötü kokular gibi duyumsamalar havaleden önce hissedilir, aura olarak adlandırılırlar. Kimi çocukta da havale öncesi sinirlilik ve huzursuzluk görülür.
    Havale sırasında beyin zarar görür mü?
    Çoğu havale dakikalar içinde kendiliğinden durur ve tüm korkutuculuğuna rağmen çocuğa kalıcı zarar vermez. Bu sırada morarma olsa bile beyin tamamen oksijensiz kalmaz. Havale sırasında düşüp, çarpıp yaralanma daha önemli bir tehlikedir. Her havalede beyinde hücrelerin öldüğü doğru bir inanış değildir. 20-30 dakikadan uzun süren havalelerin kalıcı etkileri olabilir.
    Havale sırasında neler yapılmalıdır?
    Sara veya ateşli havalelerde ilk yapılacak olan hastayı yan yatırmak ve ağızdaki salya ve köpüğün gırtlakta birikmesini engellemektir. Hastanın ağzını açmağa çalışmak, dilini çekmek, soğan koklatmak gereksiz ve zararlıdır. Havale sırasında hasta dilini ısırıp kanatabilir ama dil yutma, tamamen koparma gibi inanışlar yanlıştır. Yapay solunum gerekli değildir. Eğer ateş varsa ilaç veya soğuk uygulamayla düşürülmelidir. Havale 5-10 dakikadan uzun sürerse acil bir tıp merkezine gidilmelidir.
    Havalenin (nöbetin) bittiği nasıl anlaşılır?
    Havale, genellikle kasılmaların olduğu dönemdir. Havaleden hemen sonra derin uyku ve hırıltılı soluma görülebilir. Bu aşamada havale tamamlanmıştır ama hasta kendine gelemez. Kasılmalarla seyretmeyen havalelerin ne zaman bittiğini değerlendirmek zordur. Hasta yavaş yavaş kendine gelmeğe başlamazsa doktora baş vurmak gerekir.
    İlk ateşli havale sırasında ne yapılır?
    Ateş ve havale, menenjit gibi çok tehlikeli hastalıkların ilk belirtisi olabileceğinden çocuk derhal doktora götürülmelidir. Değerlendirme sonrası (bu belden su almayı da gerektirebilir) böyle tehlikeli bir hastalık söz konusu değilse rahatsızlığın ateşli havale olduğu düşünülür. Genelde çocuklar birkaç saat içinde eski normal hallerine dönerler. Menenjit gibi hastalıklarda ateş düşse bile çabuk düzelme olmaz.
    Ateşlenmelerde neler yapılmalı?
    Her ateşlenme ile beraber havale görülmez. Ateş düşürücü şurup ve fitilleri belli aralıklarla kullanmak, bunlar etkisiz kalırsa ıslak bezlerle vücudu soğutmak gerekir. Bazen bunlara rağmen veya ateşin aniden yükselmesiyle hiç müdahale edilemeden havale gelişebilir. Havale durdurucu ilaçlar doktorun önerdiği şekilde ya havale sırasında ya da ateş çok yükseldiğinde kullanılabilir. Bu ilaçların dengesizlik, sinirlilik, uyku hali gibi yan etkileri olabilir.
    Ateşli havalelerin kalıcı etkisi olur mu?
    6 yaş sonrası ateşli havaleler kendiliğinden kaybolur ve ilerde çocuğun gelişimini, okul hayatını etkileyecek sorunlar bırakmaz. 20-30 dakikadan uzun süren ateşli havaleler kalıcı etki açısından risklidir.
    Saralı çocuklarda nelere dikkat etmeli?
    Sara tedavisi yapılan çocuklara, doktorun özellikle belirttikleri dışında kısıtlama yapılmaz. Okul ve ev ortamında normal yaşantılarını sürdürebilirler. Özel korumacı bir yaklaşım gereksiz, hatta yanlıştır. Korkuların, stresin ve yorgunluğun havaleye yol açtığı genelde doğru değildir. Ancak uykusuzluk havale oluşumunu kolaylaştırabilir. Nöbetlerin uykudayken olup duyulmaması pek olası değildir. Çok kaygılanılıyorsa odadan odaya diafon sistemi ile tedbir alınabilir. Çocukla beraber yatmaya başlamak psikolojik gelişimi olumsuz etkileyebilir.
    Sara hastası özürlü müdür?
    Sara, halk arasında çok korkutucu bilinmekle beraber, özellikle çocuklarda tedaviye iyi yanıt verir. Zeka ve öğrenme sorunları ufak bir grup hastada görülür. Tedavinin aksatılmaması, ilaçların ihmal edilmemesi çok önemlidir.
    Sara tedaviyle iyileşir mi?
    Nöbetlerin tekrarlamasının ilaçla kontrol edilmesiyle, saranın geçtiği gözlenmiştir. Birçok çocukta hayat boyu tedavi gerekmez, ama tedavi birkaç sene sürebilir. Havalelerin tekrarlaması tedavi süresini uzatır. Bazı sara çeşitleri ise ergenliğe doğru kendiliğinden iyileşir.
    Havale veya sara kavramlarından korkmak yerine bu konudaki bilgisizliği ve yanlış inanışları gidermek çok önemlidir. Bunun için ailenize, çocuğunuza ve çevrenize açıklama yapmaktan kaçınmayın, gerektiğinde uzmanlara danışın.

  • Ateşli havale

    Ateşli havale

    Ateşli havale nedir kimlerde görülür?

    Havale bilinç ve davranış değişikliği olup; enfeksiyon sırasında ateşli dönemlerde görülürse buna ateşli havale denir. Ateş havaleden önce mevcut olabildiği gibi havale sırasında ya da havaleden sonra görülebilir. Genellikle süt çocukluğu ve oyun çocukluğu döneminde başka bir deyişle 5ay-5yaş arasında görülür

    Ateşli havale hangi enfeksiyonlarda görülür?

    Ateşli havale ya da nöbetler daha çok üst solunum yolu enfeksiyonlarında örneğin boğaz ve kulak enfeksiyonlarında görülür. Daha az sıklıkla idrar yolu ve barsak enfeksiyonlarında izlenir.

    Havaleler enfeksiyonun hangi döneminde görülür?

    Ateşli havalelerin büyük bir kısmı yaklaşık %90-95’i enfeksiyonun ilk 24 saatinde görülür. Dolayısıyla çocuk 5-10 gün ateşli olabilir ancak havale riski 1-2 gündür.

    Ateşli havaleler hep aynı mı olur?

    İki şekilde görülebir. En sık olanı basit havalelerdir. Bu tipte tüm vücutta kasılma ve gevşemeler olur. 15 dakikadan kısa sürer. Çocuğun zihinsel ve motor gelişimi normaldir. Daha az sıklıkta olanı karmaşık ya da başka bir deyişle kompleks tipidir. Bu tipte nöbetlerde çocuğun vücudunun bir kısmında kasılma ve gevşemeler olur. 15 dakikadan uzun sürer. Çocuğun zihinsel ve motor gelişimi geri olabilir.

    Ateşli havale genetik geçişli midir?

    Ateşli havalelerin beşte biri genetik geçişlidir. Bu çocukların yakın akrabalarında ateşli havale öyküsü alınabilir.
    Ateşli havale geçiren çocuklar ileride sara hastası olabilirler mi?

    Bu çocukların bazı risk faktörlerine sahip olmaları durumunda yıllar içinde ateşsiz nöbetler başlayabilir. Bu risk faktörleri şunlardır: çocuğun nöbetlerinin karmaşık tipte olması, ailede epilepsi varlığı, beyin elektrosunun anormal olması, çocuğun zihinsel ve motor gelişiminin geri olması

    Ateşli havale geçiren çocuklarda mutlaka beyin elektrosu (EEG) çekilmesi gerekir mi?

    Eğer çocuğun nöbet tipi karmaşık ise çekilmesi uygundur. Basit tipinde şart değildir.

    Ateşli havale sonrası çocuğun zekasında gerileme olur mu?

    Sayısı kaç olursa olsun ateşli havaleler sonrasında çocuğun zekasında herhangi bir gerileme olmaz. Beyinde hücrelerin ölümüne sebep olmaz.

    Ateşli havale nasıl tedavi edilir?

    Devamlı ve aralıklı tedavi seçenekleri vardır. Devamlı tedavide her gün sabah akşam ilaç kullanılır. Aralıklı tedavide ise çocuğun ateşli dönemlerinde iki gün süre ile havale önleyici ilaç verilir. Bu amaçla diazepam, valproat ve fenobarbital kullanılabilir. Tedavi beş yaşını bitirinceye kadar devam edilir.

  • Çocuklarda havale-konvülziyon

    Çocuklarda havale-konvülziyon

    Duygu, düşünce ve hareketlerimizin merkezi olan beyin milyarlarca sinir hücresinden oluşur. Bunlar elektrik ağı gibi birbirleriyle ilişkili yapılardır. Bir düzen içinde çalışırlar. Eğer bu çalışma düzeni içinde bir sorun yaşanırsa çocukta istem dışı (kol,bacak, yüz veya tüm vucutta) engellenemeyen hareketler ortaya çıkar. Bilinç genellikle kapalı olabileceği gibi bazı havale tiplerinde de bilinç değişikliği nadiren olmayabilir.

    2. HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLÜR ?
    Her yaşta ortaya çıkabilir. Doğumdan itibaren tüm çocukluk yaş grubunda değişik nedenlerden kaynaklanan havaleler görülebilir.

    3.GENEL NEDENLERİ NELERDİR ?

    Çok farklı nedenler konvülziyona yol açabilir.

    Yaşlara göre bu nedenler farklılık gösterir.

    Örneğin çok küçük doğmuş bebeklerde (prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebekler) görülebilen kalsiyum düşüklüğü ve kan şekeri düşüklüğü , hipoksik yani oksijensiz kalarak doğan bebekler , menenjit gibi beyni ilgilendiren iltahaplar en sık görülen nedenlerdendir. Uygun sütlerle beslenmeyen bebeklerde, akrabalık evliliği ile görülme ihtimali daha fazla olan doğuştan metabolik hastalıklar da (fenilketonüri gibi) konvülziyona neden olabilir. Kafa travmaları sonrasında havale (konvülziyon) ortaya çıkabilir.

    4.SÜT ÇOCUKLUĞU DÖNEMİNDE KONVÜLZİYON NEDENLER NELERDİR ?

    Sıklıkla ateşle seyreden enfeksiyon hastalıkları sırasında çok sık gözleniyor.Bunlar genellikle iyi huylu havalelerdir (Basit febril konvülziyon). Ancak nadir de olsa bazen başka tip havalelerin öncüsü olabilir (bazı çocukluk çağı epilepsileri gibi ). Böyle bir durumda mutlaka ilgili uzmanına danışmak gerekir. Sara olarak bilinen bazı eplepsilerin başlangıcı bu dönemde olabilir.

    Özellikle West sendromu veya diğer ismiyle infantil spazmı unutmamak gerekir.

    5.WEST SENDROMU NEDİR ?

    İnfantil spazm olarakta bilinir. Çok erken teşhis edilmesi gerekir. Nedenine yönelik araştırmalar hızla yapılmalı ve hemen tedaviye başlanmalıdır. Hastaların beyin elektroensefalografileri yani EEG çekimleri ve kasılmaların görünümlerinin video kaydının yapılması yani kasılma şeklinin doktor tarafından da görülmesinin sağlanması tanıyı kolaylaştırır.

    6. WEST SENDROMU ( İNFANTİL SPAZM) HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLÜR?

    Sıklıkla ortaya çıkış yaşı 4-9 ay arasıdır.

    7.CİNSİYET FARKI VAR MI ? Yoktur.

    8.ERKEN TEŞHİSTE HANGİ BULGULAR YARDIMCIDIR ?

    Bebekler genellikle çok huzursuz,ağlayan, çok irkilen ve öne doğru veya arkaya doğru kasılmaları olan bebeklerdir.Bazen aileler “çok fazla gaz sancısı olan bebeğim var” dediğinde şüphelenmek gerekir.

    9.TEDAVİYE CEVAP NASIL ?

    Bu duruma neden olan altta yatan nedene göre tedavi şekli ve cevabı değişir.

    10. TEDAVİNİN YAN ETKİSİ VAR MI ?

    Bütün ilaçlar için geçerli olan yan etkiler bu tedavide de söz konusudur. Ancak mutlaka tedavi edilmeli çünkü tedavi yapılmazsa veya gecikme olursa bu kasılmaların beyne vereceği zarar çok daha fazladır.

    11.WEST SENDROMUNDA TEDAVİYE CEVAP HEMEN OLUR MU ?

    Her zaman değil. Bazen tedaviye cevap, yani kasılmaların durması zaman alabilir.Dikkatli takip etmek gerekir ve doktor –aile işbirliği son derece önemlidir. Çünkü tedaviye yanıt hemen alınamayabilir. Tedavide kullanılan ilaçların dozunu ayarlamak , EEG çekimleri ve alınan cevaba göre yeni tedavi eklemk gerekebilir. Ayrıca tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri açısındanda yakın izlemek gerekir.