Etiket: Hamilelik

  • Anne Baba Olmaya Hazır Mısınız?

    Anne Baba Olmaya Hazır Mısınız?

    Anne-baba olmak dünyanın en güzel işi olsa da önceden düşünülmesi ve doğru zamanda karar verilmesi gereken zorlayıcı bir konudur. Bir aile,bir bütün olmak… Peki ,gerçekten buna hazır olmak demek ne demek? Ne yönden ve nasıl bir hazırlık gerektirir ki anne baba olmak? Sadece ebeveyn rolünü üstlenmek değil,aynı zamanda bu rolün hayatınıza kattığı sorumlulukları karşılayabilme gücüne,özveriye,bilgi ve beceriye sahip olabilmektir anne-baba olmak. Bunca görev ve fedakarlığı üstlenecek olmak bazı kişilerde heyecan ama aynı zamanda da kaygıya sebep olabilir. Onlar için bu yeni insan ve yeni deneyimler, üzerinde düşünülmesi gereken bir karar olacaktır. Bazılarında ise tam aksi olabilir.Onlar daha rahat bir şekilde bu yeniliğe kapılarını açabilirler.

    ANNE-BABA OLMAYA HAZIR OLMAK İÇİN NE YAPILMALI?

    Hamilelik süreci annenin yaşamında ki en büyük değişimdir.  Gerek fiziksel gerekse duygusal açıdan yaşanan bu değişim süreci aslında anne baba olmaya hazırlık süreci olarak düşünülebilir. 9 ay boyunca her gün hissedilen yeni bir his,edinilen yeni bir deneyim,o 9 ayın sonunda bebeği kucağınıza aldığınız an için yapılan ön hazırlık aslında. Bebeğin ilk 6 yılki gelişim özelliklerini tanımak,ona sağlıklı ortamı hazırlamak ve bebeğiniz geliştikçe ona destek olmak çok önemlidir.  Anne-baba olmaya hazır olabilmek için 0-6 yaş gelişim özelliklerini bilmeli, okumalı veya bu konuda eğitim alınmalıdır. Hamilelik dönemine girmeden önce anne adaylarının hayatında ve alışkanlıklarında bazı değişiklere karar vermesi oldukça güç olabilir. Sağlıklı bir hamilelik dönemi ve sonrası için bu değişimlere ihtiyaç olduğu unutulmamalı. Sigara, alkol gibi bağımlılık yapan zararlı maddeler kullanan anne adayları hamile kalmaya karar verdikleri zaman bu tür alışkanlıklarından vazgeçmelidir. Düşük doğum yapma ,bebekte zihinsel veya bedensel gelişim geriliğine sebep olma gibi ciddi etkileri olduğunu bilmekte fayda var.

    ANNE- BABA OLMA FİKRİ KAYGIYIDA BERABERİNDE GETİREBİLİR!!

    Bazen bir bebek sahibi olma düşüncesi kaygı verebiliyor. Hamilelik süreci nasıl geçecek, nasıl bir doğum olacak, doğum anında veya sonrasında bebeğe bir şey olur mu? gibi düşünceler anne -baba olma kararının ertelenmesine neden olabiliyor. Aile bireylerinin /eşin desteği, hamilelik dönemi ve sonrası hakkında bilgi edinme ve psikolojik destek alarak bu kaygı önlenebilir.

  • Hamilelik Kaygıları İle Başa Çıkma Yolları

    Hamilelik Kaygıları İle Başa Çıkma Yolları

    Hamilelik dönemi birçok kadın için mutluluk ve üzüntü, cesaret ve kaygı, yalnızlık ve birliktelik gibi zıt duyguların bir arada olduğu bir duygusal dalgalanma dönemidir. Anne adayı bir yandan heyecanlı bir bekleyiş yaşar ama bu heyecana kaygılar da eşlik eder. Bu dönemde yaşanan korkuların ve kaygıların çoğu son derece olağandır. Bu dönemde yaşanan korkuların ve kaygıların çoğu son derece olağandır. Bu kaygıların bir kısmı vücuttaki fiziksel değişikliklere bağlı, bir kısmı da yaşantılarla ilgilidir. Bu dönem aslında anne adayının kendini, kadınlığını, değişkenliklerini, duygulanımlarını keşfetmesi için ideal bir dönemdir. Yepyeni, farklı bir beni keşfetmek ve içinizde daha önce tanımadığınız duygularla tanışmak bu dönemi aslında benzersiz bir dönem yapar. Hamilelik dönemi kısa süren ama kadının kendisi için değerli bir dönemdir. Annenin yapması gereken kaygıları ve korkuları bu dönemin doğal bir parçası olarak kabullenip, arkasına yaslanıp hamileliğin keyfini çıkartmak olmalıdır. Bu keyifli süreçte kaygılarla ve korkularla ile baş edemiyorsa anne, mutlaka bir uzmandan yardım almalıdır. Unutmayın ki bebeğiniz sizin hissettiklerinizi derinden hissediyor. Dünyaya sağlıklı bir bebek getirmek istiyorsanız bebeğin fiziksel sağlığının yanında ruhsal sağlığını da önemseyin. Mutlu bir annenin hayata pozitif bakan ve kendiyle uyumlu bir bebeği olacaktır. Sürecinizi daha keyifli ve anlamlı yaşayabilmek adına psikolojik destek almalısınız.

    Kaygı ölçeği ile kaygı, korku ve depresyon seviyenizi bilmek ister misiniz?
    Hamilelik depresyonu nasıl atlatılır?
    Doğum öncesi ve sonrası oluşan kaygılarla nasıl başa çıkılır?
    Bu süreçlerde eşlere ne gibi görevler düşer?
    Hamilelik süresince görülen psikolojik problemler nelerdir?
    Gebelikte oluşan fiziksel değişimle nasıl baş edilir?
    Hamilelik sonrası duygu durum değişikliği için ne yapılbilir?
    Doğum sonrası görülen bu duygu durum değişikleri 2 haftadan uzun sürüyor mu?
    Annenin çevresi ile ve özellikle bebek ile iletişimini bozuk mu?
    İştah ve uykuda azalma var mı?
    Karamsarlık, isteksizlik, mutsuzluk, öfke, dikkatsizlik, unutkanlık varsa mutlaka bir uzmandan yardım almak gerektiğini unutmayın.

  • Hamilelikte bel ve boyun fıtıkları

    Hamilelikte kadın vücudunda pek çok hormon değişikliği ortaya çıkar. Doğaldır ki bu değişikliklerin bir kısmı doğum eylemini kolaylaştırmak üzere vücuttaki bağları gevşetmeye yöneliktir. Tabii ki bu şekilde bağların gevşemesi, bebekle beraber annenin aldığı ekstra kilolar da eklendiğinde, vücudun duruşunu bozarak, omurgalar arasındaki disklerin zarar görmesini kolaylaştırmaktadır.

    Hamilelik sırasında fıtık gelişip te ağrılar başladığında, ne tanı amacıyla röntgen çekilebilir, ne de herhangi bir ilaç kullanılabilir. Bu nedenle en iyisi, eğer herhangi bir ağrı hamilelik öncesinde de varsa, hamile kalmadan bu soruna bir çözüm aranmasıdır. Yoksa hamilelik bittiğinde bebek sütten kesilinceye kadar tedavi ertelenmek durumunda kalınacak, üstelik hamilelik sonrasında annenin üstünde fazla kilo kalacağı için; tedavi iyice zorlaşacaktır.

  • Hamilelik ve bel ağrısı

    Bel ağrısı hamilelik esnasında oldukça sık karşılaşılan bir yakınmadır. Görülme sıklığı %75 civarıdır. Diğer bir deyişle her 4 kadından 3ü gebelik periyodu boyunca bu yakınmaya maruz kalmaktadır. Bebek doğduktan sonra ise tüm ağrılar büyük oranda geçmektedir.

    Hamileliğin her aşamasında ağrılara neden olan farklı faktörler bulunmaktadır. Gebelikte ortaya çıkan bel ağrılarının en önemli nedenlerinden biri, omurga, pelvis, kuyruk sokumu kemiklerine binen yükün artması ve bu kemiklerdeki aşırı yüklenmedir. Hamilelik esnasında salgılanan çeşitli hormonlar bel ağrılarınında içinde bulunduğu farklı gebelik semptomlarının oluşumunda suçlanmaktadır. Hamileliğin erken evrelerinde artan hormon düzeyleri özellikle eklemlerde enflamasyonun ve hassasiyetin artmasına yol açar. İkinci trimestr itibari ile bebeğin büyümesi ile birlikte kaburgaların ve pelvis genişlemeside bu hassasiyeti arttırır.Postür değişiklikleri hamileliğin erken evrelerinde aslında başlamaktadır. Bu değişiklerile birlikte adalelerde artaya çıkan kontraksiyonlar ve sinirlerdeki gerilmeler ağrının bir başka nedenidir. Hızla büyüyen rahim ve içinde gelişmekte olan bebek bel ve pelvik bölgede ileri gerilmeye neden olmaktadır. Normal bel omurga eğriliği artmakta buda sinirlerde sıkışmaya yol açabilmektedir. Relaxin adı verilen hormon özellikle hamileliğin yedinci ayı itibari ile artmakta ve doğum olayının daha rahat gerçekleşmesine imkan tanımaktadır. Bunu yaparken adale ve ligamanları gevşetmekte buda ağrının artmasına yol açabilmektedir. Tüm bu hadiseler hamileliğin normal bir süreci olmakla ve sağlıklı bebek gelişimi ve doğum için gerekli olmakla birlikte, her biri bel ağrısı, kalça ağrısı, uyluk bölgesinde ağrı, bacak ağrısı, kalçada ve bacakta uyuşma,bacaklarda kuvvet kaybına yol açabilir. Semptomlar normal bir süreç sonrası ortaya çıkıyor ve sık görülüyor olabilir. Ancak gebe kadınlar bununla yaşamak, bu ağrılara katlanmak zorunda değillerdir. Gebelikte ortaya çıkan tüm semptomlar gibi, doktorunuzun şikayetleriniz konusunda bilgi sahibi olması ve altta yatabilecek olası nedenler hakkında gerekli araştırmaları yapması gerekecektir. Potansiyel olarak neden olabilecek tüm sorunlar elimine edildikten sonra ağrıları azaltmanın çeşitli yolları bulunmaktadır.

    Hamilelik esnasında bel ağrısını azaltmanın yolları:

    Duruşunuza dikkat edin. Bebeğiniz büyüdükçe ağırlık merkeziniz ön tarafa doğru kaymaktadır. Ön tarafa düşmemek için vücudunuzu kompanse etmeye çelışırken sırt adalelerinizi gerebilirsiniz buda bel ağrısına yol açacaktır. Bu nedenle postur çalışmaları çok önemlidir. Başınız ve omuzlarınız dik, mümkün olduğunca öne eğilmeden gergin vaziyette durmaya özen gösterin. Araba kullanırken doğru postürde olduğunuzdan emin olun. Dizleriniz kalçanızdan yukarda olmalı ve dirsekleriniz direksiyonu tutarken rahat şekilde kırılabilmelidir.

    Özenle oturup kalkın. Ayaklarınız hafif yukarıda olacak şekilde oturun.Sırtınıza destek olacak bir sandalye seçin veya belinize destek olacak uygun bir yastığı arkanıza yerleştirin. Sık pozisyon değiştirin ve uzun süre ayakta kalmamaya özen gösterin. Eğer uzun süre ayakta kalmanız gerekiyorsa bir bacağınızı ufak bir basamak üzerinde dinlendirerek omurgaya binen yükü azaltın.

    Eğilme ve yük kaldırma tekniklerinizi geliştirin. Eğilirken dizlerinizi kırın ve mutlaka omurganızı dik turun. Yük taşırken tüm ağırlığı bacaklarınıza verdiğinizden emin olun ve cismi olabildiğince vücudunuza yakın tutun. Eğer taşımanız gereken yük ağırsa mutlaka yardım alın.

    Yan yatarak uyuyun. Sırtınız üzerinde değil yan yatmaya özen gösterin. Bir yada her iki dizinizide kırın. Her iki dizinizin arasına ve hatta karnınızın altına yastık koymak ağrıları azaltmada yardımcı olacaktır.

    Doğru kıyafet ve ayakkabıları kullanın. Kısa topuklu ayakkabıları tercih edin. Alçak ve destekleyici bel bantı bulunan hamilelere özel pantolonları giyin. Hamileliği destekleyici kemerler kullanmaya dikkat edin.

    Fit kalın. Düzenli egzersizler belinizi güçlendirir ve sıklıkla ağrınızı azaltmada büyük yardımı olur. Doktorunuzun onayı ile yüzün, yürüyüşler yapın, yer bisikleti kullanın. Sık istirahat etmeye özen gösterin.

    Egzersiz yapın. Adalelerinizi güçlendirecek ve esnek hale getirecek tüm egzersizler özellikle pilates çok yararlıdır. Yalnız egzersizlerin bilinçli yapılması, aşırıdan uzak kalınması, eğer bir merkezde yapılıyor ise eğitmenlerin hamileliğin erken döneminde dahi gebelik konusunda haberdar edilmesi önemlidir.

    Bol su için. Her gün bol miktarda temiz su içerek enflamasyon ile neticelenen hormonal değişimlerin etkisini azaltabilirsiniz. Sık aralıklar ile azar azar su içmek, seyrek aralıklar ile bol su içmekten çok daha yararlıdır.

    Buz tatbik edin. Enflamasyonu azaltıcı yöntemlerden biride yangının olduğu alana buz tatbik edilmesidir. Hamilelikte artmoş kan akımı nedeni ile buz enflamasyonun olduğu alana 10 dakika tatbik edilmeli, 20 dakika ara verdikten sonra 10 dakika tekrarlanmalıdır. Vücuttaki tüm eklemlere iki bölge hariç buz uygulaması yapılabilir. Bunlar koltuk altı ve kalçalardır. Yüzeyel kan damarları ve lenfatik dolaşım sebebi ile bu alanlara buz uygulaması vücut ısısında ani düşmelere yol açabilir.

    Gerekirse uygun medikal tedaviye başlayın. Kriopraktik bakım yada akupunkturun hamilelerdeki bel ağrılarında tedavide ne düzeyde etkili olduğu çok net olmasada bazı hastaların ağrılarının azaltılmasında etkili olabilir. Doğum öncesi iyi bakım aldığınız sürece bu tedavilerin hamilelikte kullanımı ile ilgili bir sakınca bulunmaz. Asetaminofen grubu ilaçların hamilelikte kullanımı konusunda hiçbir sakınca yoktur. Ancak aspirin ve ibuprofeninde içinde bulunduğu diğer ağrı kesicilerin hamilelikte kullanımı sakıncalıdır. Ağrınızı tedavi etmek için ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuz ile görüşün.

    Enjeksiyon tedavileri: Ağrıların devamı durumunda sinirlerdeki enflamasyonu azaltmak amacı ile uygun alanlara enjeksiyonlar yapılabilir. Bu tedavi oldukça özellikli bir yaklaşım olduğundan uygun hasta grublarında ve ağrı tedavisi konusunda yeterli deneyime sahip hekimler tarafından yapılmalıdır.

    Cerrahi Tedavi: Gebelik sırasında ortaya çıkan ya da bu esnada şiddetlenen bel ağrıları için cerrahi uygulaması ancak ani bacaklarda kuvvet kaybı ve idrar tutamama yakınmalarının eşlik ettiği cauda equina sendromuna saklanmalıdır. Uygulanacak cerrahi sırasında bebeğin bulunduğu ay oldukça önemlidir. Sorun hamileliğin son dönemlerinde ortaya çıktı ise ve bebek yeterli gelişimde ise öncelikle bebek doğurtulur ve anne opere edilir. Ancak bebek yeterli gelişimde değil ise bu durum aciliyet arz ettiği için anne ameliyata alınır. Mutlak cerrahi gerekiyor ise epidural anestezi sıklıkla tercih edilen anestezi yöntemidir.

    Hamilelik esnasında oluşan bel ağrıları bir sürpriz değildir, sık görülür ama bu ağrıların tamamen önemsiz olarak adlandırılmasını gerektirmez. Aşağı seviyede, yoğun bir ağrı erken doğumun habercisi olabilir. Çok şiddetli bel ağrısı ya da vaginal kanamanın eşlik ettiği güçlü bir ağrı dikkat gerektiren önemli bir sorunun işareti olabilir.

  • Hamilelik ve bel fıtığı

    Hamilelik ve bel fıtığı

    Hamilelik bel fıtığı, bazı zorlukları beraberinde getiren tamamen özel bir durumdur. Bir bayanda ilerleyen aylarda karın içinde büyüyen cenin normalde bele ilave bir yük oluşturur ve belin biyomekaniğini olumsuz yönde etkiler. Anne karnındaki bebek büyüdükçe bel bölgesinde bir yük oluşturur ve bu da zamanla ağrıya neden olabilir.

    Hamilelik döneminde bebek karın içinde yavaş yavaş büyürken, bel ve sırttaki dokular da bu büyümeye bağlı olarak uyum sağlarlar ve annenin ön kısmındaki bu ağırlığı dengeleyecek şekilde gelişirler.

    Hamilelikte aşırı kilo almak bel disklerdeki yükü artırmaktadır. Bu sebeple hamileliğin ilk aylarında hafif egzersizler yapmak ve ani hareketlerden kaçınmak anne adayına büyük avantajlar sağlar. Ancak hamilelikte mevcut bir bel fıtığı varsa anne adayının işi zordur.

    Bel bölgesinde ve ayaklarda ağrıları artırdığı gibi, uyuşma ve güçsüzlüğe de neden olur. Ancak hamilelikle birlikte bel fıtığı da mevcut ise doktor ve hastanın işi bir hayli zordur.

    Çünkü zorluk daha teşhis döneminde başlamaktadır. Net bir teşhis için gerekli röntgen filmi çekimleri ve bilgisayarlı tomografi tetkiki bebeğe zararlı olabilecek x-ışınları nedeniyle yaptırılamamaktadır. Özellikle ilk üç ayda hastaya ilaç da verilememektedir. Bu dönemde şiddetli bel ve bacak ağrısı bulunan bir hastayla karşı karşıya kalan doktor gerçekten büyük sıkıntı çekmektedir.

    Hamilelik döneminde bel fıtığına önlem olarak

    Spor olarak yüzme ve yürüyüş yapılabilir.
    Ağrı varsa, hamileler için üretilen özel korseler kullanılabilir.
    Ağır kaldırmamak gerekir.
    Yüksek yerlere uzanılmamalıdır.
    Çok derin ve yumuşak koltuklarda oturulmamalıdır.
    Sürekli hareketsiz kalınmamalıdır.
    Yatak rahat ve ortopedik olmalıdır.
    Otururken bel bölgesine yastık ile destek verilmelidir.
    Beslenmeye dikkat edilmeli ve aşırı kilo alımından kaçınılmalıdır.
    Devamlı ayakta kalınmamalıdır.
    Alçak topuklu ortopedik ayakkabı ve terlikler giyilmelidir.
    Doktorun önerdiği egzersizler yapılabilir.
    Hamileliğin son haftalarında yataktan kalkarken yardım istenmelidir.
    Stres ve gerginlikten uzak durmak gerekir.

    Hamilelik bel fıtığı tedavisi

    Eğer hamilelik ile beraber bel fıtığı belirtileri çok ağır geçiriyor, günlük hayatı zorlanıyor ise, bu durumda bile yapılabilecek birtakım şeyler vardır. Bu da hamile ve bebeğe hiçbir zarar vermeyen tedaviler yapılmasıdır.

    Bu tedavilerin başında chiropractic , manual terapi ve akupunktur gelir. Hasta doktor kontrolünde mümkün olduğunca rahatlatılarak ve fıtığın daha fazla ilerlemesine engel olacak tarzda tedbirler alınarak bu kritik dokuz ayın atlatılması temin edilmelidir.