Etiket: Hak

  • Hayır Deme Teknikleri

    Hayır Deme Teknikleri

    Aman tatsızlık çıkmasın diye diye kimseye bir şey diyemez hale gelen tüm iyi niyetli arkadaşlara gelsin bu yazı. Hayır demekte zorlanan insanların kafalarında dönen birkaç düşünceyi sıralayayım:

    1.Hayır dersem kırılırlar.

    2.Hayır dersem benim anlayışsız biri olduğumu düşünecekler.

    3.Hayır dersem eskisi kadar sevilmeyecem.

    4.Hayır dersem benimle tartışacak/kavga edecekler ve ben buna katlanamam.

    5.Ben hayır demek istediğim zaman çok heyecanlanıyorum, kaygılanıyorum ve bu bunaltı kısa sürsün diye hemen evet diyorum.

    6. Örneklerin geriye kalanını size havale ediyorum bu örnekleri yorum kısmında paylaşırsanız çok güzel olur ( HAYIR paylaşmayacam!!!)

    Hayır derken karşı tarafı incitmeme ve hakkınızı koruma adına birkaç hayır deme tekniği bilmek gayet faydalı olacaktır.

    1)Bozuk Plak Tekniği

    Karşınızdaki anlayana kadar ısrarla aynı şeyleri tekrarlayın.

    Örneğin: Üniversite sınavına hazırlanan Ahmet ve sınava hazırlanmayan Mehmet baş rolde olsun.

    Mehmet- Ahmet bu akşam sinemaya gidelim mi?

    Ahmet- Eyvallah biraderbu sefer gelemeyecem ders çalışmam gerekiyor .

    Mehmet- Abartma bee çalışırsın hem kısa bir filme gideriz fazla oyalanmayız.

    Ahmet-Sağol Mehmet ama biliyorsun sınav var benimde ders çalışmam gerekiyor.

    Mehmet-Oğlum ne mızıkçı adamsın gel işte.

    Ahmet-İnan mızıkçılıktan değil, sınav var diye kasıyorum yoksa gelirdim. Ders çalışmam gerek…

    Not: Bu teknikte önemli olan konuşurken sakin olmak ve cümleyi aynı şekilde bitirmek (ders çalışmam gerekiyor) lazım.

    2)Sis Perdesi Tekniği

    Burda amaç karşı tarafın tahriklerine gelmeyip hak verir gibi yapıp karşı tarafı yumuşatma ve kararını kabul ettirmedir. Ahmet ile Mehmet üzerinden devam edelim.

    Mehmet- Oğlum Ahmet seni adam sandım satmaz sandım bilet almıştım sürpriz yapacaktım. Yazıklar olsun.

    Ahmet- İnan çok üzüldüm.

    Mehmet- Üzüldüm diyorsun ama hikaye. Geçen gezmeye de gelmedin.

    Ahmet- Haklısın ona da deneme sınavı denk gelmişti.

    Mehmet- Bu iki etti bak ona göre.

    Ahmet- Bundan sonra elimden geleni yaparım ama maalesef şimdi ders çalışmam gerek.

    Not: Eleştirilere hazır olun. Buradaki tek amacımız karşı tarafı sakinleştirmek,gönlünüalmak.Tabi bunun için önce sizin sakin kalmanız gerek.

    3)Olumsuz Doğrulama Tekniği

    Bu teknikteki amaç karşı taraf haklı olduğu zaman hem hayır deyip kararımızı kabul ettirme hem de orta noktayı bulmadır. Bizim Ahmet ders çalışırken ortalığı bir hayli dağıtmakta ve odasını toplamamaktadır. Ahmet’in annesi Nesrin Hanım.

    Nesrin Hanım- Oğlum bu odanın haline Allah aşkına ? Oğlum bak hep öyle yapıyorsun yemek yediğin zamanlarda da mutfağı batırıyorsun. Hemen topla şu dağınıklığı.

    Ahmet-Anne her iki konuda da haklısın ama günlük 300 soru çözüyorum, okulda da 8 saat ders + bir buçuk saat yol inan pertim çıkıyor. Bak söz iki saat dinleneyim sonra toparlayacam ama şimdi toplayamam.

    Not: Her zamanki gibi sakin oluyoruz .Hem anneye ses yükseltmek çok ayıp zaten!

    Bu ve buna benzer teknikleri merak eden hayır deme konusunda ciddi zorluklar yaşayan arkadaşlara İletişim yayınlarından çıkan Marie HADDOU’nun‘Hayır Demeyi Bilmek’adlı eserini tavsiye ederim.

  • Küçük Adımlar Büyük Yolculuklara Gebedir

    Küçük Adımlar Büyük Yolculuklara Gebedir

    Depresyon, tembellik değildir, kişinin psikolojik destek alarak iyileşebileceği bir hastalıktır. Günlük işlerimizi yapmamak, işe gitmemek ya da işe gitmeye istekli olmamak, arkadaşlarımızla buluşmaya istek duymamak ya da onlarla görüşmemek, evle ilgili işleri yapmamak(örneğin temizlik) tembellik değildir, depresyonun işaretleridir ve iyi haber ki depresyon tedavi edebilen bir rahatsızlıktır.

    Depresyondaki bireyde değersizlik, başarısızlık, sevilmeme, yetersizlik şemaları sıklıkla gözlenir. Depresyonu olan birey, başkalarının onun hakkında olumsuz düşünebileceklerini düşünebilir. Kişide yapamam edemem düşünceleri görülebilir , dolayısıyla yapmak istediği işlerini erteleyebilir ve erteledikçe yapamam düşüncesine olan inancı pekişir bunu kırmanın yolu ise bu düşüncelerle çalışmak ve bu düşüncelere rağmen harekete geçip yapmak istediğimiz her ne ise küçük bir parçasını yapmaktır eğer bizi engelleyecek şeyler çıkarsa karşımıza onları tespit edip onlara karşı çözüm stratejileri geliştirmektir.

    Depresif kişinin kendilik düşünceleri, geleceğe dair düşünceleri, dünya hakkındaki düşüncelerine bakacak olursak ki biz bunlara depresyonun bilişsel üçlüsü diyoruz, kendi hakkında değersiz yetersiz sevilmeyen başarısız biri olarak düşünürken(Örnegin, Iyi güzel şeyleri hak etmediğini düşünebilir) dünya hakkında olumsuz düşünceleri söz konusudur ve geleceği karanlık olarak görür umudu yoktur(Örneğin gelecekte keyifli arkadaşlıklar kuramayacağını düşünebilir) Kişi kendini değersiz, sevilmeyen, yetersiz olarak görür, çünkü depresyon güneş gözlüğü gibidir hava istediğiniz kadar açık güneşli olsun siz etrafı karanlık görürsünüz. Biz terapilerde bu gözlüğü çıkarmanız için uğraşıyoruz.

    Hepimiz istenmeyen, hayal kırıklığı yaratan yaşam olayları karşısında sıkıntı, hüzün, keder, karamsarlık yaşarız. Fakat bu saydıklarımız bir süre sonra kaybolur . Eğer depresyondaysak hüzün keder karamsarlık bulutları bir türlü başımızdan ayrılmayabilir. Işe gitmek istemeyebilir, yapmaya koyulduğunuz bir işi devam ettiremeyebilirsiniz, evi toplayamazsınız, arkadaşlarınızla buluşmayı keyifsiz bulabilirsiniz. Farz edelim ki yazı yazmak üzere masanızın başına geçtiniz bir kelime dahi yazasınız gelmeyebilir. Fakat bu depresif belirtilerden kurtulmanın yolu küçük bir adım atmakla başlıyor. Binlerce kilometrelik yolculuk bile tek bir adımla başlar diyor Laozi. Ama bazen bu küçük adımı atmak bile zor gelir. Yol gözünüzde büyür de büyür ve kaygılarınız tarafından sarmalanırsınız çünkü yolun sonuna bakıyorsunuzdur o anda önünüzdeki tek bir adımlık olan küçük alana değil. Çoğu danışanımız bu durumda psikoloji kitaplarına koşar haklı olarak. Fakat o mucizevi tek adım atılmadığı yani harekete geçilmediği sürece okunan bilgiler kullanılmadığından dolayıdır ki olumlu sonuçlar alınamaz. Psikoloji kitaplarında okuduklarımızı hayatta kullandığımızda yaşamımız değişmeye başlar. Bunu danışanlarımızın tek başına gerçekleştirmeye çalışmalarındansa profesyonel psikolojik destek alarak yapmalarını öneriyoruz.

    Bir an durun düşünün yapmak istedikleriniz arasında yapabileceğiniz en ufak şey ne bugün?

    Küçük adımlarınızın büyük yolculukları başlatması dileğiyle.

  • Marshmallow Testi (4-5 yaş grubu testi)

    Marshmallow Testi (4-5 yaş grubu testi)

    1960 lı yıllarda akademisyenler tarafından nispeten az incelenmiş bir konuydu bu. İrade.
    Psikologlar bu tür konuları “kendine -hakim -olma “diye adlandırdıkları şeyin bir boyutu olduğunu
    düşünürlerdi.
    İrade üzerine o yıllarda yapılan bir sosyal psikoloji deneyinde Stanfordlu bilim insanları 4 yaşlarındaki bir
    grup çocuğu “irade açısından ” teste tabii tuttular.?? Bir odaya götürülen çocuklara, aralarında şekerlemelerin de bulunduğu lezzetli yiyecekler ikram
    edildi.Onlara bu konuda bir anlaşma yapma şansı verildi.Dilerlerse hemen bir şekerleme yiyebilirlerdi.
    Ancak birkaç dakika bekledikleri takdirde iki tane yiyebilirlerdi.Araştırmacı odayı terk ettiğinde bazı
    çocuklar şekerlemelerin cazibesine dayanamayıp araştırmacı odadan çıkar çıkmaz bir tane yedi.
    Yaklaşık %30′ u sadece kendini tutabilmeyi başardı ve araştırmacı odaya geldiğinde iki tane şekerleme
    yeme hakkı kazandı. ????

    Çift taraflı aynadan bilim insanları ikinci şekerlemeyi hak eden iradesine hakim olmayı başaran çocukları
    kaydetti .Yıllar sonra deneye katılan tüm çocukları arayıp buldular, artık liseye gidiyorlardı.
    Dört yaşında iken ödül için bekleyen çocukların notları ,”önemli sorunlarla başa çıkabilme becerileri”,
    arkadaşlık sürdürme yetenekleri diğer çocuklara oranla ortalama 210 puan yüksek olduğu kaydedildi.
    Okul öncesi yaşlarda bir şekerlemenin cazibesine kapılmamayı başaran çocuklar ; hem sınıfa
    zamanında yetişiyor ,hem de arkadaşlıklar kurup akran baskısına direnmeyi diğerlerine oranla daha iyi
    başarıyordu.
    Bu deneyden hareketle okul öncesi dönemde “kendine hakim olma” becerisi geliştirecek etkinlikler
    çoğaltılması kanaatindeyim.
    Arzularımızı ertelemenin yollarını bulduğumuz zaman ancak gerçek başarıyı elde edeceğiz.