Etiket: Güneş

  • Yazın yıpranan cildinizi onarmayı ihmal etmeyin

    Yaz sonunda cildinizde lekeler, benler, çiller ve alerjik bir durum oluştuysa tüm bunlar bronz bir tene sahip olmak için yapılan güneş banyolarından kaynaklanmaktadır. Yaz boyunca güneşten, denizden klorlu havuz sularından yıpranan ciltler için yeni mevsime girdiğimiz şu günlerde tedavi ya da bakım açısından hazırlık yapmak gerekir.

    Yazın yapılan cilt bakımı kış aylarında yetersiz kalıyor

    Ciltteki nem oranı özellikle mevsimsel geçişlerde çok önemlidir; çünkü yazın UV ışınlarından etkilenen cildimiz sonbahar gelince bronzlaşmış olmasının yanı sıra kurumuş ve yıpranmış olur. Havaların giderek soğumasıyla birlikte fizyolojik bir süreç olarak cildin içerdiği su miktarı da azalmaya başlar. Bunun sonucunda, yaz aylarında kullandığımız cilt bakım ürünlerinin artık cildimizi nemlendirmekte yetersiz kalmaya başladığını fark ederiz. Yazın terleme sonucunda doğal olarak nemlenen cilt için su bazlı nemlendiriciler yeterli olurken; yaz aylarının bitmesiyle birlikte artık yağ içeriği ve onarıcı özelliği yüksek olanları kullanmak gerekir. Bazen evde kullanılan günlük nemlendiriciler cilt kuruluğunu önlemekte yeterli gelmeyebilir. Bu durumda haftalık bakım maskeleri ve yoğun içerikli nemlendiriciler kullanılabilir. Gerekirse “mezoterapi” adı verilen ve dermatoloji uzmanları tarafından uygulanan yöntem ile kaybedilmiş olan nem cilde geri kazandırılabilir.

    Kullanılan nemlendiricilere dikkat edilmeli

    Hava sıcaklıklarının düşmesi ile birlikte vücudu kapatan kıyafetler tercih edildiğinden, vücudumuzda gelişen kuruluk şikayetinin de farkında olmayız. Oysa yüzümüz için göstermiş olduğumuz özeni vücudumuz için de göstermemiz gerekir. Yaz ayları bitiminde güneşin etkisi ile kuruluğu artan vücut cildimizi de nemlendirmeyi ihmal etmemeliyiz. Nemlendiricileri özellikle banyo sonrasında uygulamamız cildin daha iyi nemlenmesini sağlamak açısından önemlidir. Nemlendirici krem ya da losyonlar gelişigüzel seçilmemeli, içeriklerine dikkat edilmeli, bu konuda gerekirse dermatoloji uzmanlarından yardım alınmalıdır.

    Yazın kullanılan güneş koruyucuları, kış aylarında da tercih edilmeli

    Güneşte rastlanan cilt problemlerinden biri de, kahverengi lekelerdir. Çoğu zaman güneşten koruyucuların yetersiz veya düzensiz kullanımı sonrasında kahverengi, çile benzeyen “lentigo“ adı verilen lekeler ortaya çıkabilir. Yaz döneminde kullanmış olduğumuz güneşten koruyucuları sonbahar ve kış aylarında da kullanmaya devam etmek lentigo ( çillerle karışan bir deri renk bozukluğu hastalığı) ve diğer pigmentasyon (ciltteki renklenmeler) artışlarının daha fazla olmasını engellemek açısından önemlidir. Yüz veya vücutta gelişigüzel oluşmuş kahverengi lekelerin tedavisinde renk açıcı kremler kullanılabileceği gibi; dermatologlar tarafından klinikte uygulanan “peeling (cilt soyma)“yöntemleri ile daha canlı bir cilt görünümüne sahip olurken ciltte oluşan lekelenmeler de tedavi edilmiş olacaktır.

    Vücuttaki benler kanser riski taşıyabilir

    Vücutta yeni gelişen lekelenmeler dışında ailesel ya da doğuştan var olan benleri de unutmamak gerekir. Özellikle vücudunda yoğun benleri olan kişilerin her yaz sonunda, ben muayenelerini yaptırmaları gerekmektedir. Ben muayenesi, benlerin ileride neden olabileceği cilt hastalıklarını ve kanser gelişimlerini kontrol altına almak için mutlaka gereklidir.

    Cildin erken yaşlanmasını önlemek için güneş koruyucu kremler her mevsim kullanılmalı

    Güneş ışığının ciltte; kuruluğu, elastikiyet kaybını tetiklemesinin yanı sıra; özellikle yaz boyunca güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmiş olan kişilerde, deri yaşlanmasını hızlandırıcı özelliği de bulunmaktadır. UV sebebiyle gelişmiş kırışıklıklara önlem almak gerekir. Bunun için sonbaharda ve kış aylarında da güneş koruyucu ürünler kullanılmaya devam edilmelidir. Çünkü gün ışığının olduğu her mevsimde ve saatte cildimiz UV ışınlarına maruz kalır ve gittikçe yaşlanır. Yaşlanmaya başlamış ciltler için antioksidan özellikleri olan gece kremleri, maske ürünleri kullanılabilir ve cildin yaşlanma belirtileri olan ince kırışıklıkları azaltmak için dermatologlar tarafından uygulanan kimyasal peeling yöntemi ve gerekirse dolgu uygulanabilir. Sadece yaz aylarında değil, dört mevsim boyunca cildinizin sağlıklı olması için su tüketimi ihmal edilmemeli ve antioksidan özelliği bulunan A, C ve E vitamini içeren meyve ve sebze tüketilmelidir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Bronzlaşayım derken cildiniz yaşlanmasın

    Tatil günlerinde keyifli vakit geçirmek için uzun saatler güneş altında kalmak, cilt sağlığını bozarken, yaşlanma sürecini de hızlandırabilir. Ciltte kırışıklık ve lekelenmeler kaçınılmaz olabilirken, cilt kanseri de güneşin neden olduğu ciddi tabloların başında gelmektedir.

    Güneşte 20 dakikadan fazla kalmayın

    Bir insanın günde 15-20 dakika kadar güneş ışığı görmesi D vitamini sentezi için yeterlidir ve tüm vücut ile cilt sağlığı için önemlidir. Ancak güneşte fazla kalmak, ciltte geri dönüşümsüz hasarlara neden olabilir. Güneş ışınları 11.00-16.00 saatleri arasında yeryüzüne dik açı ile inmektedir. Bu nedenle güneşin zararlı etkileri bu saatler içinde daha fazla ortaya çıkmaktadır.

    Tatiliniz Acil Servis`te son bulabilir

    Bronzlaşmak sağlıklı bir cildin göstergesi değildir. Tam tersi cildin kendini güneş ışınlarından korumak amacıyla gösterdiği bir savunma mekanizmasıdır. Güneş ışınları özellikle beyaz tenli kişilerde birinci ve ikinci derece yanıklara, çil, lekelenme gibi pigmentasyon sorunlarına, DNA hasarı oluşturarak erken cilt yaşlanmasına, kanser öncüsü deri hastalıklarına hatta deri kanserlerine ve hassas cilt yapısına sahip kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir. Bu nedenle yeteri kadar güneş ışığı ile temas edip bilinçli bir şekilde güneşten korunulması gerekmektedir.

    Kola, kakao ve havuç yağı cildi lekelendirebilir

    Ayrıca bronzlaşmayı kolaylaştırmaya yönelik kola ve kakao yağı, havuç yağı, zeytinyağı gibi çeşitli ürünler kullanıldığında bu zararlı etkiler çok daha çabuk ve şiddetli olarak ortaya çıkacaktır. Bu maddelerin kendisi ciltte irritasyon veya alerjik reaksiyonlara yol açabileceği gibi güneş ışınları ile birleşince de ciltte leke oluşumuna neden olabilmektedir

    Şemsiye altında olmak da sizi korumaz

    Yazın gölgede veya şemsiye altında oturmak güneşten korunmak için tek başına yeterli değildir. Çünkü denizden ve kumdan yansıyan güneş ışınları, tüm cilde zarar verecek kadar tehlikelidir. Bu nedenle dermatoloji uzmanına danışılarak, cilt tipine uygun şekilde güneş koruyucular kullanılmalıdır. Güneş koruyucunun etkisini gösterebilmesi için güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmelidir ve 3-4 saatte bir tekrarlanmalıdır. Terleme, yıkanma, yüzme sonrasında daha sık olmak üzere 2-3 saatte bir yenilenebilir.

    Geniş kenarlıklı şapka ve açık renkli giysiler tercih edin

    UVA ışınları pencereden de geçebildiği için özellikle lekelenme problemi olan hastaların ev içinde de koruyucularını kullanmaları faydalı olacaktır. Mekanik olarak korunmak için de güneş gözlüğü, geniş şapkalar, sık dokunmuş açık renkli kumaşlar tercih edilebilir.

    Açık tenliler dikkat!

    Genel olarak 30 SPF (güneşten koruma faktörü) esmer tenli kişiler için yeterlidir ancak açık tenli olan kişilerde, güneşe bağlı olarak çeşitli alerjik deri problemleri ya da leke problemi olanlarda daha yüksek koruma kapasiteli (50 veya 50 ) ürünler kullanmak gerekebilir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Güneşin izlerini cildinizden silmek mümkün…

    Sonbaharla birlikte, yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarından lekelenen ve yıpranan cildinizi bakıma almanın zamanı geldi.

    Güneş ışınlarından zarar gören cildiniz için bakım zamanı

    İnsan cildi; güneş ışınları, çevre kirliliği, dengesiz beslenme ve sigara gibi nedenlerden dolayı zarar görebilmektedir. Ciltte lekelenmeler, kırışıklıklar, damarlanma artışları(telenjiektazi) ve elastikiyet kaybı meydana gelebilmektedir. Dış faktörlerle mücadelede; güneşten iyi korunma, sigara kullanmama, düzenli beslenme ve yeterli uykunun yanı sıra; cilde profesyonel bakım uygulanması ve yine dermatolog tarafından önerilen cilt tipine uygun ürünlerin kullanımı da oldukça önem taşımaktadır.

    Bakımınız cilt tipinize göre değişir

    Cilt bakımı uygulamaları öncelikle iyi bir cilt analizi ile başlar. Dermatolojik problemler saptanarak uygulanacak olan doğru seri belirlenir ve gerekirse sonrasında kullanılması gereken ilaçlar ve ürünler önerilir. Cilt bakımında amaç; gözeneklerin temizlenmesi, cildin oksijenasyonunun artırılması, zararlı toksinlerin uzaklaştırılması, cilde canlılık ve parlaklık kazandırılmasıdır. Cilt bakım serileri normal, kuru, yağlı, karma, olgun, hassas ve akneli cilt olmak üzere ayrılmaktadır. Cilt önce ılık su ile sonra 2 aşamalı temizleme sütü ile temizlenir. Derinlemesine temizlik için 2 aşamalı peeling uygulanır. Gözenek yumuşatıcı serum uygulamasından sonra cilde sıcak buhar verilir. Serum silinip siyah noktalar temizlenir. Sıkılaştırıcı serum uygulanıp 7-8 dakika bekletilir. Tonik sürülüp üzerine cilt tipine uygun maske uygulanır ve 15-20 dakika bekletilir. Nemlendirici lenfatik masaj ile yedirilir ve güneş koruyucu krem uygulaması ile bakım sonlandırılır. Cilt tipine ve ihtiyacına göre değişmekle birlikte, genellikle cilt bakım işlemi yaklaşık 45 dakika sürer.

    Güneş lekelerine kimyasal peeling uygulaması

    Kimyasal peeling cildi ölü hücrelerden arındırmak, kahverengi lekeleri, güneş lekelerini, sivilce ve izlerini ayrıca ince kırışıklıkları gidermek için kullanılan bir yöntemdir. Kimyasal peelingler işlemin derinlik seviyesine göre yüzeysel, orta ve derin olmak üzere sınıflandırılırlar. Pratik hayatta daha çok yüzeysel ve orta dereceli peelingler uygulanmaktadır. Şikayete göre 15 gün arayla olacak şekilde 6-8 seans uygulamak gerekebilir. Kimyasal peeling; hücre yenilenme hızını artırır, yeni ve sağlıklı hücrelerin gelişimini hızlandırır. Bu yöntem kolajen dokuyu güçlendirerek cildin elastikiyetini ve derinin su tutma kapasitesini de artırıp, lekelenmelerde hafifleme sağlar.

    Orta dereceli peelinglerden en çok kullanılanı “TCA peelingler” dir. İşlemden sonra 3-7 gün ciltte oluşacak şiddetli kızarıklık ve soyulma nedeni ile önceden planlanarak uygulanmalıdır. Daha çok derin sivilce izlerinin, lekelerin ve kırışıklıkların giderilmesi amacıyla uygulanmaktadır. İşlemden etkin bir sonuç alabilmek için 2-4 ayda bir tekrarlanabilir.

    Yüzeysel ve orta dereceli peeling sonrası cilt güneşe karşı çok hassas olduğundan güneşten koruyucu kremlerin her 4 saatte bir tazelenmesi ile cilt güneşten sıkı bir şekilde korunmalıdır.

    Cilt bakımına özen gösterilmesi, cilt yapısına uygun günlük bakım ürünlerinin kullanılması ile peeling kürü sonunda elde edilen iyileşme uzun süre muhafaza edilebilir.

    Parlak bir cilt için;

    Mezoterapi derinin orta tabakasının tedavi edilmesine yönelik uygulanan bir yöntemdir. Yüz, boyun, dekolte bölgesi, el ve saçlı deriye uygulanır. Yüz bölgesine uygulandığında”mezolifting” yani; “ameliyatsız yüz germe” olarak adlandırılır. Mezoterapi ile deri içine vitaminler, aminoasitler, mineral tuzlar, koenzimler ve hyaluronik asit gibi doğal maddeler enjekte edilir ve bu sayede derinin yenilenmesi sağlanır. Deri içine enjekte edilen bu doğal maddeler sayesinde yazın güneşe maruz kalmış cildin su kaybı da yerine gelmiş olur. Mezoterapi ile cilt daha sağlıklı, daha parlak ve daha tazelenmiş hale gelir. Kışın yıpranan ciltler için bu uygulama cildin yenilenmesi ve tazelenmesi için oldukça etkilidir. “Işık dolgusu” olarak bilinen yeni mezoterapi ürünleri de son dönemlerde sıkça uygulanmaktadır. İçindeki aktif maddelerle ışığı yansıtarak daha parlak bir cilt oluşturur. Saç mezoterapisi, saç dökülmesi şikayeti olan hastalarda da uzun süredir güvenle kullanılmaktadır. Uygulamalar 2 haftalık aralıklarla 4-8 seans olacak şekilde gerçekleştirilir. İşlem sonrasında hasta günlük yaşantısına devam edebilir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Yaza girmeden cildinizi yenileyin

    Mevsimlerle birlikte cildin ihtiyaçları da değişiyor. Kışın soğuk ve kuru havaya alışan ciltlere havalar ısındığında güneşin de etkisi ile farklı bakım yöntemleri uygulanması gerekiyor.

    Cilt yaşlanmasının en önemli sebebi güneş ışınları

    Yaz mevsimi ile beraber cilt güneş ışınlarına daha yoğun bir şekilde maruz kalmaktadır. Cilt yaşlanmasındaki en önemli sebep güneş ışınlarıdır. Bu nedenle bu konuda çok dikkatli olunması gerekmektedir. Güneş ışınlarından korunulmadığı takdirde cilt lekeleri, ince kırışıklıklar oluşabilmektedir. Tatile gitmeden önce cildi kuvvetlendirecek, nemlendirici etkili işlemlerin yapılması faydalı olacaktır.

    Güneş ışınlarından korunmak için cildinizi bol bol nemlendirin

    Nem maskesi içerikli cilt bakımları ve cildi nemlendirmek için mezolifting uygulanabilmektedir. Bu uygulamalarda hyalüronik asit içeren özellikle cilde yüksek oranda nem kazandıran bir madde bulunmakta ve çok ince iğnelerle cildin yüz, dekolte ve güneş gören yerlerine enjekte edilmektedir. Bu da cildin uzun süre nem kazanmasını sağlamakta ve güneş hasarına karşı cildi korumaktadır. Bu uygulamanın 3-4 seans olarak iki haftada bir şeklinde uygulanması gerekmektedir. Derinin orta tabakasında yer alan kollajen liflerin oluşumunu artıran dermaroller, PRP gibi işlemlerin de bu dönemde yapılması önerilmektedir. Botoks ve dolgu enjeksiyonu uygulamaları ile de cilt daha canlı ve parlak hale getirilmektedir.

    Tatil öncesi kimyasal peeling ve lazer uygulamalarına dikkat!

    Tatil öncesi derinin üst yüzeyine zarar verebilecek kimyasal peeling, dermabrazyon, soyucu etkili lazer gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır. Bu işlemler sonrasında ciltte leke kalma ihtimali olabilmektedir. Tatilde havuz ve deniz ile beraber saçlarda da yıpranmalar ve kurumalar meydana gelebilmektedir. Bu nedenle saçları yaz mevsimine hazırlamak için 1-2 seans saç mezoterapisi uygulanabilmektedir. Tatil sonrasında da yıpranmış olan saçlar yine mezoterapi ile canlandırılabilmektedir.

    15 dakikalık botoks uygulaması ile terlemeyi engelleyin

    Yaz döneminde sıcak havalarla beraber karşılaşılan bir sorun da aşırı terlemedir. Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanındaki terleme sorunu kişinin sosyal hayatını da etkilemektedir. Bu sorun 15 dakikalık botoks uygulaması ile kolaylıkla çözülebilmektedir. Bu uygulama için ideal uygulama zamanı Nisan ve Mayıs aylarıdır.

    Kışın kullandığınız nemlendiriciyi güneş koruma faktörlü nemlendiriciyle değiştirin

    Tatilde güneşten koruyucu kremler 3-4 saatlik aralarla düzenli olarak uygulanmalıdır. Saat 11.00-16.00 arası direkt güneş altında kalmamaya, bu saatler dışında da şemsiye altında durmaya özen gösterilmesi gerekmektedir. Şapka, güneş gözlüğü ve açık renkli ince kıyafetlerle de mekanik olarak desteklenmelidir. Bu dönemde cilt daha fazla kuruduğu için bol bol nemlendirilmelidir. Güneş ile reaksiyon verip leke oluşumuna yol açabilecekleri için makyaj malzemeleri ve parfümlü ürünlerin kullanımının da kısıtlanması önemlidir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Deri kanseri

    Deri kanseri

    Bütün kanser türleri içinde deri kanseri en sık görülenidir. Deri kanserinden korunmak için yapılması gereken güneşten korunmaktır. Güneşe aşırı maruz kalma (bronzlaşma dahil olmak üzere özellikle su toplaması ile seyreden ikinci derece güneş yanıklığı) deri kanserinin temel sebebidir. Daha az önemli faktörler tekrarlayan tıbbi ve endüstriyel X ışınlarına maruz kalma, yanık veya yara izi bırakarak iyileşen cilt hastalıkları, kömür katranı veya arsenik içeren maddelere mesleki olarak maruz kalma ve ailede cilt kanseri bulunmasıdır. Açık tene sahip olup güneş yanığı ihtimali fazla olan kişiler, daha yüksek riske sahiptir. Güneş ışınları deri kanserine sebep olan en önemli neden olduğundan en önemli koruyucu önlem güneşten kaçınmaktır.

    Güneşin dünyaya en dik ulaştığı saatler olan saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten korunun. Güneşin yeryüzüne dik ulaştığı saatlerde gölgeniz kendi boyunuzdan daha kısadır. Açık renkli sıkı dokumalı koruyucu giysi ve geniş şapka kullanın. Koruma faktörü en az 15 olan güneşten koruyucu kremler kullanın. 20 dakika güneşte kaldığında güneş yanığı geçiren bir kişi, 15 faktörlü bir güneşten koruyucu kullandığında 15 kat daha fazla süre (300 dakika) yanmadan güneşte kalabilir. Bununla beraber güneşten koruyucu kremler kullanarak da güneşte fazla kalınmamalıdır. Çünkü UVA gibi güneş ışınları ki bunlar derideki bağışıklık sistemi ve deri yaşlanmasında sorumludur, güneş koruyucular olsa da deriye ulaşabilir.

    Güneşten koruyucu kullanımına çocukluk döneminde başlayın, çünkü yaşam boyu güneşe maruz kalmanın % 80’i 18 yaş altında olmaktadır. 6 ayın altındaki bebekler uzun süre güneşe maruz kalmamalı, eğer kalacaksa güneşten koruyucular kullanılmalıdır.

    Erken tanı kesin tedavinin en önemli ilk adımıdır.

    Derinizi belli aralıklarla muayene edin. Eğer benlerinizde büyüme değişiklik olursa, derinizde renk değişikliği ve iyileşmeyen yaralar varsa bir an önce Dermatoloji Uzmanına muayene olunuz.

    Kanser öncesi deri bulguları

    Aktinik keratozlar özellikle güneş ışınlarına aşırı maruz kalmış açık tenli kişilerin yüz, el sırtı ve kollarında rastlanılan küçük üzerleri pullu lekelerdir. Tedavi edilmezlerde deri kanserine dönebilir. Eğer erken evrede yakalanırsa buz tedavisi ile çıkartılabilir, kemoterapi ilaçları içeren krem veya losyonlar kullanılabilir, kimyasal peeling işlemi, dermabrasyon,laser tedavisi veya klasik cerrahi ile tedavi edilebilir. Güneşten koruyucular aktinik keratoz gelişimini engellerler.

    Deri kanseri Tipleri:

    Üç tip deri kanseri bulunmaktadır:
    Bazal hücreli karsinoma-Bu kanser tipi genellikle deride küçük etli kabarıklık şeklinde sıklıkla yüz, boyun ve el sırtlarında ortaya çıkar. Ara sıra gövdede kırmızı yama tarzı alanlar şeklinde görülebilir. Daha sıklıkla açık tenli kişilerde görülür. Bu kansere yakalanan kişiler açık tenli ve renkli gözlüdür ve güneş yanığına eğilimlidir. Bu tümörler hızlı yayılmaz. 1-2 cm boyutuna ulaşmaları için aylar yıllar gerekir. Tedavi edilmezse; kanserli alan kanamaya başlar, üzeri kabuklanır. Zaman zaman iyileşip, zaman zaman tekrarlama özelliği gösterir. Bu kanser tipi nadiren metastaz (diğer organlara sıçrama) yapmasına rağmen, derinin altındaki kemiğe yayılabilir ve kanserli dokunun yakınındaki dokuları harap edebilir.

    Squamöz Hücreli karsinoma – Bu deri kanseri deri de kabarıklıklar veya kırmızı kabuklu yaralar şeklinde ortaya çıkabilir. Squamöz hücreli Karsinoma açık tenli kişilerde en sık görülen ikinci kanser türüdür. Tipik olarak kulak, yüz, dudak ve ağızda görülür. Nadiren esmer kişilerde de görülebilir. Büyük kitleler oluşturabilir. Bazal hücreli karsinomanın tersine diğer organlara yayılabilir. Erken yakalandığında tedavi oranı yüksektir. Bazal hücreli karsinoma ve Squamöz hücreli karsinomada tedavi başarısı % 95 dir.

    Melanom – Bütün deri kanserleri içinde en öldürücü olanıdır. Bazal hücreli ve squamöz hücreli karsinoma da olduğu gibi melanomda da erken tanı tedavi şansını arttırır.

    Melanom melanin denen pigmenti (deriye rengini veren madde) üreten melanosit dediğimiz hücrelerde başlar. Melanin derimizin rengini verir ve güneşten kısmi olarak korur. Melanom hücreleri melanin üretmeye devam eder ve bu nedenle kanser alanı kahverengi veya siyahtır. Fakat melanom beyaz ve kırmızı da olabilir.

    Melanom yayılma özelliği gösterdiğinden muhakkak tedavi edilmelidir. Melanom dikkat çekmeden hızla büyüyebilir. Genellikle bir ben olarak veya kahve renkli bir benin üzerinde veya yakınında ortaya çıkar. Vücudunuzdaki benlerin yerleşimi ve şeklinden haberdar olmalısınız ki, bunlar üzerinde olan değişiklikleri ve yeni ben çıkışını fark edebilesiniz. Yapabileceğiniz en önemli adım benlerinizde herhangi bir değişiklik saptadığınızda hemen bir Dermatoloji uzmanına muayene olmanızdır. Bu sayede derinizdeki melanom tedavi edilebilir aşamada iken yakalanmış olur. Aşırı güneşe maruz kalmaktan, özellikle güneş yanıklarından kaçınma açık tenli kişilerde melanomdan korunmanın en iyi yoludur. Melanomun kalıtsal özelliği de vardır. Ailesinde melanom olan kişilerin riski daha fazladır. Sıra dışı beni olanlar, çok sayıda beni olanlar melanom açısından yüksek riske sahiptir.

    Koyu renkli tene sahip olmak melanoma olma riskini ortadan kaldırmaz. Esmer kişilerde de özellikle avuç içi, ayak tabanı, tırnak yatağı ve ağızda melanoma gelişebilir.

    Melanom şüphesi oluşturabilecek bulgular: kabuklanma, kanama, sızıntı, üzerinde kabarma, etrafındaki deriye doğru çıkıntı gösterme, kaşıntı, hassasiyet ve ağrı hissedilmesidir.

    Cilt kanserlerine nasıl tanı konulur?

    Deri biyopsisi kanserin tanısını koydurur. Erken tanı ve cerrahi tedavi şansını arttırır.
    Dermatoloji uzmanları kanseri erken yakalayabilmek için kişisel cilt muayenesinin önemine dikkat çekmektedir. Derinizdeki çiller, benler ve koyu renkli alanları büyüklük, şekil ve renk değişikliği açısından gözlemleyin. Herhangi bir değişiklik saptadığınızda Dermatoloji Uzmanına başvurunuz.

    Melanoma ait Bulgular

    Asimetri – Benin bir tarafının diğer tarafından farklı olması. Benin ortasından hayali bir çizgi çiziniz. Benin her iki yanı aynı büyüklük ve aynı şekilde mi? Melanomda genellikle asimetri vardır.

    Sınır Düzensizliği – Melanomun sınırı veya kenarı genellikle pürüzlü, çentikli veya bulanıktır.

    Renk – İyi huylu benler herhangi bir renkte olabilir, fakat genellikle tek renklidir. Melanom ise sıklıkla birden fazla rengi içinde barındırır.

    Büyüklük – İyi huylu benler küçük kalırken melanom büyümeye devam eder. Genellikle 6 milimetreden büyüktür çaptadır.

    Kendinizin yapacağı periyodik muayene melanom ve diğer deri kanserlerinden korunmak için en güçlü silahtır. Melanom ancak erken yakalandığında tedavi edilebilir. Aşağıda belirtilen sırayı takip ederek hiç bir yeri atlamadan tüm deri muayenenizi kendiniz yapabilirsiniz. Kendi deri muayenenizi yapmak için bir boy bir de el aynasına ve ışıklı bir odaya ihtiyacınız vardır.

    Gövdenizin ön ve arka yüzünü ve de kollar kaldırılarak gövdenin sağ ve sol yanını ayna karşısında muayene edin.
    Kolunuzu dirseğinizden kıvırarak avuçlarınıza, kol iç yüzüne ve üst kola dikkatlice bakınız.
    Sonra bacaklarınızın arkasına, ayaklara, ayak parmak aralarına ve ayak tabanına bakınız.
    Boynun arkasını, saçlarınızı kaldırarak el aynası ile kafa derinizi muayene edin.

  • Yüzdeki güneş lekesi (melazma) ve tedavisi

    Güneş lekeleri (melazma) türü lekeler doğuştan olmayan, genellikle yüzde görülen kahverengi oluşumlardır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Yüz bölgesinde sıklıkla iki taraflı ve simetriktir. Güneş lekesi histolojik olarak yüzeysel, derin ve karışık tip olarak ikiye ayrılır. Yüzeysel güneş lekeleri tedaviye daha iyi yanıt verir. Güneşlenme, hamilelik, hormon tedavileri ve doğum kontrol hapları güneş lekesini tetikler.

    Güneş lekesi oldukça yaygın bir problemdir. Genç kadınlarda görülme oranı yüksektir. Koyu tenli kişilerde daha sık ortaya çıkar. Nedeni bilinmemektedir. Güneş lekesi olan kişilerde tiroit hastalıkları sıklıkla görülebilir. Ancak güneş lekesi ve tiroit hastalıkları arasında kesin bağlantı kurulamamıştır.

    Yüzdeki güneş lekeleri genellikle üst dudak yanaklar ve alın gibi güneşe açık bölgelerde gözlenir. Nadiren çene ve ön kollarda oluşabilir. Deriden koyu renkli düzensiz sınırlı deriden kabarık olmayan lekeler şeklinde kendini gösterir. Derin tip güneş lekesi mavi-gri, karışık tip güneş lekesi kahve-gri refle verebilir. Güneş lekesi genellikle yaz aylarında ve solaryum sonrasında koyulaşma eğilimi gösterir

    Wood’s lamb (ultraviyole lamba) güneş lekesinin derinliğini tespit edebilir. Wood’s lambası ile leke belirginleşiyor ise yüzeysel, değişiklik olmuyorsa derindir. Güneş lekesi yani melazmalı hastaların sürekli geniş spektrumlu güneşten koruyucu kullanmaları ve solaryum benzeri yapay ışık kaynaklarından uzak durmaları gerekir. Hormon ilaçları ve doğum kontrol hapları çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır.

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) Nasıl Geçer ?

    Güneş Lekesi ( Melazma) Tedavisi:Güneş lekesi ( melazma) tedavisinde sürülerek kullanılan leke kremleri, ağızdan alınan antioksidan haplar, lazer tedavileri ve kimyasal peelingler tek başına veya birlikte kullanılabilirler. Güneş lekeleri ( melazma) şikayeti olanların düzenli olarak yaz kış, gün içinde 4 saatte bir en az 30 faktörlü güneşten koruyucu ürünler kullanmaları gerekir. Ayrıca güneşten koruyucu kullanırken bile çok fazla direk güneşe maruz kalınmamalı, gölgede durmaya özen göstermeli ve şapka, gözlük takılmalıdır. Güneş lekesi ( melazma) yani melazma tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Leke tedavisi yapılırken çok agresif tedavilerden kaçınmak gerekir lekeyi tetikleyebilir.

    Lazer tedavileri
    Leke açıcı kremler
    Kimyasal peeling
    Mezoterapi- PRP

    Lazerle Güneş Lekesi ( Melazma) Tedavisi: Leke tedavisinde kullanılan lazerler, soyarak veya renk hücrelerini (melanosit) tahrip ederek etkili olmaktadır.
    Intense pulsed light (IPL),
    Pulsed dye lazer (510 nm),
    Q- switched ND: YAG lazer (1064 nm),
    Fraxionel lazerler

    Lazer tedavileri, bu tür lekelerde kullanılabilir. Ancak dikkatli olunmalıdır. Lekelerde artış veya kısa sürede lekelerde tekrar görülmektedir.

    Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Krem: Güneş leke tedavisinde ilaçlar genel olarak krem olarak kullanılırlar. Leke tedavisinde kullanılan maddeler tedavide farklı mekanizmalarla etkili olurlar. Leke ilaçlarının başlıca etki mekanizmaları şunlardır:

    Renk maddesi (melanin) oluşumunda görevli Tyrosinase enzimini baskılar
    Renk maddesinin (melanin) melanositlerden diğer hücrelere geçişini engeller
    Renk hücreleri melanositlere zarar verir
    Cildi yeniler (antioksidan krem ve haplar, retinoidler, meyve asitleri )

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Kimyasal Peeling: Leke tedavisinde meyve asitli peelingler ve TCA peeling tedavide kullanılabilir. 1-4 hafta aralıklarla ortalama 5 seans tedavi gerekmektedir. Kimyasal peeling cildi yenileyerek ve kullanılan leke ilaçlarının emilimini arttırarak etkili olabilmektedir. Kimyasal peeling koyu tenli kişilerde dikkatli uygulanmalıdır. Derine kaçan kimyasal peeling işlemlerinde lekelerde artış olabilir. Bu yüzden kimyasal peeling çok dikkatli uygulanmalı, cildi soymak adına agresif davranılmamalıdır. Ters tepebilir.

    Yüzdeki Güneş Lekeleri ( Melazma) İçin Mezoterapi Ve PRP: Leke tedavisinde leke bölgesine, deri altına küçük miktarlarda C vitamini, glutation, transexamic asit, pyrüvic asit gibi maddelerin enjekte edilmesi leke rengini açabilmektedir. Klasik bir yöntem olmayıp diğer yöntemler başarılı olmadığında düşünülebilir.

    Plazma yani PRP yöntemi leke giderilmesinde lazer ile kombine edildiğinde leke tedavisinde başarılı olabiliyor. Genel olarak cildin lekeli kısımları, güneşten daha fazla hasar görmüş cilt alanlarıdır. PRP yöntemi leke tedavisinde 2 ila 4 haftalık aralarla 3-4 seans yapılması gerekir. Cildi yoğun şekilde onaran PRP yöntemi ve leke lazerlerinin birlikte kullanılması lekelerin kaybolmasını veya azalmasını sağlıyabiliyor. Aynı zamanda cildin gençleşmesine de katkıda bulunuyor.

  • Güneş kremi kullanımında 10 püf noktası

    Dünyada yaşamın devam etmesi için gerekli ışın kaynağı olan güneşin pek çok olumlu etkisi bulunuyor. Isı verme, D vitamini yapımı, bazı cilt hastalıklarında tedavi edici olarak kullanılması, insan psikolojisine olumlu etkisi bunlardan sadece birkaçı. Son yıllarda ozon tabakasında oluşan incelme sonucu güneş ışınları yeryüzünü daha çok etkilemekte ve buna bağlı olarak güneş yanıkları, deri kanseri oluşumu, ışığa bağlı alerjik hastalıklar ve ışığa bağlı cilt yaşlanması riskinin arttığı gözlenmektedir. Bu nedenle güneş kremi kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları vardır;

    Bir güneş koruyucu kremin güneş koruma faktörü ne kadar yüksekse o kadar iyi koruyucudur. Ancak sadece UVB koruması yeterli olmaz. UVA koruması için özel ölçümler sonrası oluşturulan değerlerin de üründe yer alması gerekir.

    Güneş koruyucu hem UVB hem de UVA için koruyucu olmalıdır. O nedenle ürünün üzerinde UVB koruması için SPF değerine, UVA koruması için IPD değeri yer almalıdır. SPF değeri 30 olan bir güneş koruyucu güneşten yüzde 97 oranında korur. Daha yüksek koruma faktörlerinin etkileri ihmal edilebilir düzeydedir.

    Suya dayanıklı olmalıdır. Bu durum özellikle yüzme ve terleme sonrası ürünün ciltten uzaklaşmaması için gereklidir.

    Sivilce oluşmasını engellemek için su bazlı olmalıdır.

    Alerji riski yüksek maddeler içermemelidir.

    Güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce sürülmelidir.

    Deniz kenarı veya havuz başında bulunulduğunda her saat krem tekrar sürülmelidir.

    Kremin son kullanma tarihine mutlaka bakılmalı, bir krem 2 yıldan fazla kullanılmamalıdır.

    Kremler serin ve güneş görmeyen bir yerde muhafaza edilmelidir.

    Açık tenliler, sarışınlar, kızıllar yüksek koruma faktörlü krem kullanmalıdır.

  • Bebek ve çocuklar güneşten nasıl korunmalı?

    Bebek ve çocuklar güneşten nasıl korunmalı?

    Bebek ve Çocukların Cildi Yaz Güneşine Nasıl Hazırlanmalı?

    Havalar ısınıp güneş yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladıkça bahçelerde ve parklarda geçirilen süre artmaya başladı. Bebeklerin ve çocukların açık havada zaman geçirmesi, temiz hava alması ve bir miktar güneşten faydalanması gerekiyor. Ancak özellikle güneşe çıkma konusu alınacak bazı önlemlerle ilerde yaşanabilecek pek çok problemin önüne geçebilmeyi sağlar.
    Güneş ışınları UV A ve UVB adı verilen iki kısımdan oluşur. UVA tüm gün boyunca dünyayaya gelirken UVB sadece 11-14 saatleri arasında gün ışığında bulunur. Burada mevsim ayırımı olmadığı için yılın her günü, hava kapalı ve yağmurlu bile olsa UV ışınlarının gelişi bu şekildedir. Vücudumuz için gerekli güneş ışınları fazlası sözkonusu olursa cilde zarar verir ve erişkinlik döneminde Melanom başta olmak üzere pek çok deri kanserine zemin hazırlar. Bu nedenle çok küçük yaşlardan itibaren güneşten bir dost olarak faydalanmak ancak yakıcı ve kavurucu etkilerinden ve birikici özellik gösteren tahribatlarından kaçınmayla olur. Bahar mevsiminde yaz güneşine hazırlık için tatlı geçiş yapılırsa bebeklerinizin ve çocuklarınızın cilt yapısı bozulmaz. Hastalık riski artmaz.

    Bu konuda dikkat edilmesi gerekenleri sıralarsak;
    • 6 aydan küçük bebekleri n cildi çok savunmasızdır. Dakikalar içinde güneşte kavrulabilir. 6 aydan küçük bebeği kıyafetsiz ve çıplak olarak direkt güneş altında bırakmak cilt sağlığı için doğru değildir. Mutlaka üzerinde kıyafet, başında şapka olmalı ve mümkünse gölgede, yeşillik ortamda bulunmalıdır.
    • 6 aydan küçük bebeğe güneş koruyucusu sürülmesindense kıyafetle korumak daha doğru olacaktır.
    • Özellikle UVA ve UVB nin beraber yoğun olduğu 10-14 saatleri arasında bebek güneşte bırakılmaz.
    • Pusetlerin özellikle üst koruyucu tentesinin UV korumalı olmasına dikkat etmek gerekir. Koruyucu tentenin örtülü olması bebeği direkt güneş yanığından korur.
    • Bebek , güneşin doğrudan gelmediği mümkünse ağaçlık, yeşillik yerlerde sabah 10 dan önce, öğlen 14 den sonra dışarı çıkarılır. 6 aydan büyük bebeklerde hava bulutlu bile olsa parka çıkarken eller, yüz mutlaka bebekler için hazırlanmış güneş koruma kremiyle dışarı çıkmadan 15 dakika önce korunmaya alınır. Başa takılacak şapkanın mutlaka kulakları da koruması gerekir. Saçsız olan tepe bölgesi ve kulaklar güneş korumasında en çok unutulan ve erişkinlik döneminde sıklıkla cilt sorunu görülen bölgeler olmaya adaydır.

    Bahar aylarında çocuk ve bebeklerin korunmasında bizim tercihimiz mümkün olduğunca kıyafetle ve saate dikkat ederek güneşten korunmakdır. Güneş ışınlarının sağlık ve kemik gelişimi için vereceği fayda dermatolog için de önemli olduğundan cilt kanseri ve yanıklardan korunmak için bu konulara dikkat etmek yeterli olacaktır. Bebek ve çocuk için seçilecek güneş koruyucu ürün ve nasıl kullanılacağı konusu bir sonraki yazıda ele alınacaktır. Eğer temin edilebilirse sıkı dokunmuş, açık renkli ve UV koruyucu ibaresi taşıyan kıyafetler cilt sağlığının korunması için faydalı olacaktır. Burun kulaklar, eller ve ayakkabı giyilmiyorsa ayakların altı ve üstü güneş koruyucu kremle korunur.
    Bu konuda dikkat edilmesi gereken ve genelde unutulan en önemli nokta, çocuğumuzu bakan bakıcının veya büyüklerimizin de bu duruma dikkat etmesi ve özen göstermesi olacaktır. Bebeklerin ve çocukların cildinde oluşacak güneş yanığı daha da kötüsü su toplamasıyla ve soyulmayla olan kabarcıklanmanın ilerde kötü sonuçlara neden olan deri kanseri riskine sebeb olacağı unutulmamalıdır.

  • Güneş alerjisi

    Güneş alerjisi

    Güneş alerjisi genelde kendini havaların ısınmasıyla birlikte gösterir. Özellikle kollar, yüzün elmacık kemiği ve alın bölgesi daha çok reaksiyon görülür. Sıklıklakızarıklık ve kaşıntı ön planda olsa da uçuk tarzında kabarcıklanmalar hatta baloncuklar ortaya çıkabilir.

    Güneş alerjisinde reaksiyonlar aniden gelişen ve sonradan gelişen reaksiyonlar olarak gruplandırılır.

    İlk grupta kişi güneş gördükten 5-10 dakika sonra veya en geç 6 saat içinde şikayetlerini ifade eder.

    Gecikmiş tip reaksiyonda kişi güneşe uzun süredir çıkabilmesine rağmen aniden çıkar çıkmaz güneşten aşırı rahatsızlık hissedebilir. Daha sonraki dönemlerde ne zaman güneş görse cilt kızarır ve kabarır. Takipleri ve tedavisi en sıkıntılı grup bu hastalardır.

    Bazen de uzun süre kullanılan antidepresan, tansiyon ilacı veya kolesterol ilaçları, tene sürülen parfümler gün ışığına karşı alerji oluşmasına sebeb olur.

    Güneş Alerjisine bağlı kaşıntıları nedeniyle son günlerde başvuran hastalarımın sayısında artış var. Güneş, tatile gidip denize havuza girmeden önce de alerji yapabiliyor. Bazı ciltlerde UVB ye karşı hassasiyet bahar aylarında genelde kollarda ve boyun bölgesinde başlayıp su toplayan kaşıntılı kabarcıklara kadar giden şikayetler yapabiliyor.

    Bu durumlarda size tavsiyem, önecelikle cildinizi güneşe alıştırarak kısa sürelerle başlayıp yavaş yavaş süreyi arttırarak güneşlenmeniz olacak. Güneş koruma ürününüz en az 30 faktörlü ve UVB+UVA korumalı olmalı. Kıyafetleriniz de sizi güneşten korumalı.

    Bitkisel ilaçlar ve bitki çaylarının bazıları güneş alerjisi yapabiliyor. Sarı kantaron otundan yapılan tabletleri uzun sürelerdir alanlarda şiddetli deri alerjisi olabiliyor. Bu konulara dikkat etmek gerekir.

    Dışarı çıkarken keskin parfümlü vücut kremleri sürmeyin.Işığa hassasiyeti arttırabiliyor. Ara ara ılık suyla duş alarak teninizi rahatlatın. Şikayetler birkaç günde geçmez ve yaraya dönmeye başlarsa mutlaka dermatoloğa başvurun. Nadiren de olsa bağ dokusu ve tiroid hastalıkları veya ağızdan alınan bazı ilaçlar bu tarz döküntüler yapabiliyor.

    Sağlıklı günler dileğiyle…

  • Kırışıklık nasıl önlenir?

    Yaşla birlikte cildimizde nem azalması ve kollajen liflerdeki bozulmalar nedeniyle küçük kırışıklıklar oluşmaya başlar. İşte bu kırışıklıklar zamanla mimik çizgilerinin derinleşmesi şeklinde derin kırışıklıklara dönüşür.

    Güneş ışınları, kollajen yıkımına yol açan enzimlerin aktivasyonunu arttırır. Bu nedenle uzun süreli güneş teması olan kişilerde kollajen daha hızlı yıkıma uğrar, ciltte incelme ve kırışıklık oluşur. Güneş ışınları kahverengi lekeleri ve damarsal genişlemeleri de (telenjektazileri) arttırır.

    Göz çevresi kırışıklıklarının ana nedeni göz kısma hareketidir. Bu hareketlere bağlı olarak, diğer bölgelere göre zaten daha ince olan göz çevresi derisinde şekil bozukluğu ve kırışıklık gelişir.

    Bir insanın biyolojik yaşı arttıkça kollajen ve elastin yapım hızı azalır, yıkımı artar. Menapoz döneminde ise östrojen hormonundaki azalmaya ikincil olarak bağ dokusu yapımı ve derinin elastikiyeti azalır, kırışıklık artar. Hormonal hastalıklar ve aşırı kilo alımı da deri altındaki bağ dokusunun yapısını bozar.

    Kırışıklık Oluşması Nasıl Önlenebilir?

    Öncelikle kırışıklık oluşturabilecek nedenler belirlenmeli ve buna yönelik önlemler alınmalıdır.

    Gece uygulanan nemlendirici kremlerin kırışıklık ve leke tedavisi açısından önemi son derece büyüktür. Bu kremler, hafif soyucu özellikleri nedeniyle derinin yeniden yapımını ve kollajen oluşumunu hızlandırırlar.

    Gündüz, güneşten koruyucu özellikteki nemlendiriciler kullanılabilir.

    Masaj uygulamaları da faydalı olabilmektedir.

    Bol bol su içilmesi önerilir.

    Sigara içilmemelidir.

    Işık duyarlılığı olan bireylerin ışığa karşı hassasiyeti arttıran maddelerden sakınmaları ve güneş gözlüğü kullanmaları önerilir.

    UPGRADE Nedir?

    Hyaluronic Acid, Idebenone, Coenzymes, Nucleotidler, Amino Asit ve vitaminlerden oluşan etkileyici cilt canlandırıcısı olup , cildin elastiyetini, parlaklığını, nemini arttırıp gözle görülen gerginlik hissi verir.

    Cildin ışıldamasını, neme doymasını ve gerginleşmesini sağlar. Mat, kabalaşmış, nemsiz ciltlerde, güneş hasarı olan deforme ciltlerde, kırışıklık ve çizgilerin dolması amacı ile dolgu ile mezoterapi arası çok başarılı bir uygulamadır. Uygulama tek seansta bile farkedilir sonuçlar yaratır. Yaş ilerledikçe ve menopozdan sonra belli aralıklarla ve belli seanslarla uygulanımı önerilir. İçeriğindeki hyalüronik asit su tutarak cildi nemlendirirken çizgileri açar, Idebenone ve Coenzymes Q 10 oluşmuş ve oluşacak olan serbest radikalleri nötralize eder, yaşlanmayı durdurur. Amino asitler ve vitaminler cilde gerekli olan ham maddeyi sağlar. Zamanla eksilen ve fonsiyonlarını yitiren moleküllerin yeniden sentezlen-mesini ve dokunun oksijenizasyonunu arttırır. Gerçek bir antiaging yaklaşımdır.

    Etki alanları :

    Derin kırışıklık Nemsiz cilt

    Boyun ve dekolte kırışıklıkları Stresli ve deforme ciltler

    N-acetylcysteine: Yüksek antioksidan gücü bulunan elementtir. Bu element hücrelerdeki Glutathione(GSH) miktarını ayarlamada kilit role sahiptir, aynı zamanda onları dışsal zararlardan koruyup zehirsel aksiyondan uzak tutar.

    Vitaminler: Multivitamin karışım hücre dokusunun yapımında ve yeniden canlandırılmasında aktif rol oynar, bağışıklık sistemindeki aşınmaya karşı aktif mücadele eder,bu cilt yapısı için elzemdir.Yaşlılık belirtilerini ortadan kaldırarak, cilt görünümünün düzelmesine yardımcı olur.