Etiket: Güneş

  • Kimyasal peeling!!!

    Kimyasal peeling!!!

    Kimyasal peeeling yani kimyasal soyucular en sık leke, iz ve kırışıklık tedavisi gibi kozmetik nedenler için uygulanır. Ayrıca yüzdeki sivilce izlerini hafifletmek ve sivilceyi tedavi etmek, kanser öncüsü lezyonları gidermek amacı ile kullanılmaktadır.

    Sivilce ve leke tedavisinde yardımcı bir tedavi yöntemidir. Kimyasal peeling deriye kimyasal solüsyon sürülerek, derinin üst tabakasını soyup deriyi iyileştirme ve düzeltme amacı ile kullanılmaktadır.

    Kimyasal peeling, işlemin derinlik seviyesine göre; yüzeysel, orta ve derin olmak üzere sınıflandırılır. Bu sınıflandırma peeling yöntemini derinin hangi tabakasına kadar soyulma yaptığına göre yapılmaktadır. Günümüzde, yüzeysel ve orta derinlikteki uygulamalar daha sık yapılmaktadır. Derin peeling uygulamalarının yerine lazer ile soyma ve dermabrasyon yöntemi daha çok tercih edilmektedir. Yüzeyel peelingler haftalık aralıklarla uygulanabilirken, orta derecedeki peelingler 3-6 ay aralıkla uygulanabilir. Bütün kimyasal peeling uygulamalarının seyrek görülen belli riskleri vardır.

    Yüzeysel Peeling Uygulama Nedenleri:

    Düzensiz , kuru cildin düzenlenmesi

    Ince kırışıklıkların giderilmesi

    Sivilce tedavisi

    Leke problemlerinde

    Kimyasal peeling muayenehane ortamında uygulanabilir. Ameliyathane şartları gerektirmez.

    Yüzeysel peeling uygulamaları esnasında sadece hafif bir batma duygusu yaratmaktadır. Anestezi gerektirmez.

    Yüzeysel peelingten sonra geçici kızarıklık, kabuklanma ve soyulma olabilir. Bu tür şikayetler peeling cilt tipine göre ayarlanarak giderilebilir.

    Yüzeysel peeling ile geçici kızarıklık, kabuklanma ve kuruluk günlük yaşam ve çalışma hayatını engellemez. Düzenli uygulanan peeling tedavisinden sonra cilt daha canlı ve parlak hale gelir. Mutlaka tedavi sonrası ve seans aralıklarında günlük cilt bakımında güneşten koruyucu krem kullanılmalıdır.

    Tedavi alanları serin tutulur ( örneğin yatıştırıcı su spreyleri)

    Kabuklar koparılmamalıdır. Iz kalabilir.

    Yüzeyel peeling sonrası hafif nemlendiriciler, derin peeling sonrası yoğun nemlendiriler kullanılır.

    En az 6 ay güneşten korunulmalıdır.

    Yüzeyel peeling sonrası daha sağlıklı ve canlı bir cilt görünümü oluşur. Tedavi devam ettikçe cildin yapısı daha sağlıklı bir hale gelir.

    Güneş lekeleri tedavisinde pek çok yöntem kullanılabilir. Güneş lekesi tedavilerinde sonuç almak için lekenin karakteri ve derinliği çok önemlidir. Eğer melazma tipinde güneş lekeniz varsa tedavi yöntemleri şunlar olabilir

    Kimyasal peeling

    Cilt yenileme yöntemleri

    Güneşten korunma

    Eğer lentigo olarak adlandırılan büyük çil tipinde lekeleriniz varsa tedavi yöntemleri şunlardır

    Lazer tedavisi

    Buz tedavisi (kryoterapi)

    Kimyasal peeling

    Leke kremleri

    Kimyasal peelingler uzun yıllardan beri güneş lekesi tedavisinde kullanılmaktadır. Melazma tipindeki güneş lekelerinde pek çok kimyasal ajan kullanılır. Cosmelan, Dermamelan, Spot peel, Obagi sistem, Green peeling gibi yöntemler vardır.
    PRP ve dermaroller gibi yöntemler cildi yenilemek ve gençleştirmek, izleri gidermek ve leke tedavisinde oldukça etkilidir
    Cilt lekelerinin tedavisinde öncelikle leke doğru teşhis edilmelidir. Cilt lekeleri güneş lekesi, çil, yaşlılık lekesi, cilt benleri, doğum lekeleri, kalıtsal hastalıklar, damar lekesi veya bir cilt hastalığı sebebiyle olabilir. Her cilt lekesinin ayrı tedavisi mevcuttur. Bazı lekeler çok kolay tedavi olurken, bazılarının tedavisi güç olabilir. Burada cilt lekesinin teşhisi kadar hastanın ten rengi, cildinin hassaslığı, genetik yapısı, hormonları, yaşam şekli, yaşı da etkili olmaktadır.

    Cilt lekesi olanların güneşten koruyucu krem kullanmaları gerekir. En az 30 faktör veya üzeri olmalıdır. Yağlı ve karma cildi olanların, koruyucu kullanırken sivilce problemi olmaması için, yağsız ve gözenekleri tıkamayan ürünleri tercih etmeleri gerekir. Güneşten koruyucuların etki süreleri 4 saattir. Bu sebeple sabah, öğle ve ikindi saatlerinde koruyucular tekrar sürülmelidir. Yıkanma, denize veya havuza girilecekse sonrasında yenilenmelidir. Pudra şeklinde olan güneşten koruyucular pratik uygulanmaları nedeniyle iş saatlerinde kolayca sürülebilir. Ayrıca lekeyi kapatarak psikolojik olarak rahatlamayı sağlarlar. Cilt lekesi olan pek çok hasta güneşten koruyucu kullanmalarına rağmen lekelerinin yaz aylarında arttığını ifade ederler. Çünkü koruyucu kremler güneş ışınlarının bir kısmının cilde ulaşmasını engel olurken diğer ışınlara engel olamaz. Ayrıca etki süreleri kısadır. Güneşten koruyucuya güvenip güneş altında kalınırsa, leke alanındaki renk hücreleri fazla renk üretmeye meyilli oldukları için hemen koyulaşırlar. Bu yüzden gölgede kalmak, şapka takmak, güneşin dik olduğu saatlerde dışarıda kalmamaya özen göstermek gerekir.

    Cilt lekesi güneşten korunma: Cilt lekesi olanların güneşten koruyucu krem kullanmaları gerekir. En az 30 faktör veya üzeri olmalıdır. Yağlı ve karma cildi olanların, koruyucu kullanırken sivilce problemi olmaması için, yağsız ve gözenekleri tıkamayan ürünleri tercih etmeleri gerekir. Güneşten koruyucuların etki süreleri 4 saattir. Bu sebeple sabah, öğle ve ikindi saatlerinde koruyucular tekrar sürülmelidir. Yıkanma, denize veya havuza girilecekse sonrasında yenilenmelidir. Pudra şeklinde olan güneşten koruyucular pratik uygulanmaları nedeniyle iş saatlerinde kolayca sürülebilir. Ayrıca lekeyi kapatarak psikolojik olarak rahatlamayı sağlarlar. Cilt lekesi olan pek çok hasta güneşten koruyucu kullanmalarına rağmen lekelerinin yaz aylarında arttığını ifade ederler. Çünkü koruyucu kremler güneş ışınlarının bir kısmının cilde ulaşmasını engel olurken diğer ışınlara engel olamaz. Ayrıca etki süreleri kısadır. Güneşten koruyucuya güvenip güneş altında kalınırsa, leke alanındaki renk hücreleri fazla renk üretmeye meyilli oldukları için hemen koyulaşırlar. Bu yüzden gölgede kalmak, şapka takmak, güneşin dik olduğu saatlerde dışarıda kalmamaya özen göstermek gerekir.

  • Yaşlanmanın cildimiz üzerindeki etkileri

    Cildimiz yaşlanırken birçok durumdan etkilenir: güneş, kötü hava koşulları ve kötü alışkanlıklar. Bu durumları bilirsek cildimizin yaşlanırken de daha canlı ve sağlıklı görünmesine yardımcı olabiliriz.

    Peki cildimiz birçok durumdan nasıl etkileniyor: Yaşam biçimimiz, diyet, genetik yapı ve kişisel özellikler. Örneğin sigara içmek serbest radikalleri açığa çıkararak kırışıklıkların artmasına yol açıyor ve cilde zarar veriyor. Başka sebepler de var tabii kırışıklıkları ve lekeyi artıran; mesela güneş ışınları ve hava kirliliği ciltaltı yağ dokusu desteğinin azalmasına yol açıyor. Stres, günlük mimiklerimiz, obezite ve uyku pozisyonumuz bile cilt yaşlanırken etkinlik sağlıyor.

    Biz yaşlanırken doğal olarak oluşan cilt değişiklikleri nelerdir?

    Cilt daha kabalaşır

    Cilt üzerinde tümörler gibi bazı lezyonlar gelişir.

    Cilt elastikiyetini yitirir.

    Üst cilt tabakası incelir ve hassaslaşır. İncelen üst tabaka sonucu alt cilt tabakası da kötü yönde etkilenir.

    Cilt daha çabuk incinir ve morarmaya meyillidir. Bunun sebebi ise ciltte incelen damar duvarlarıdır.

    Ayrıca:

    Yağ dokusu kaybı yanaklarda, çenede burunda ve göz çevresinde gelişir ve yorgun görünüm olmasına sebep olur. Ağız kenarları ve çenede bulunan kemiklerde küçülme olur ve 60 yaşından sonra ağız kenarlarında büzüşme daha belirgin hale gelir. Burundaki kıkırdak dokusu kayba uğrar ve burun ucu daha düşük görünmeye başlar.

    Güneş ve cildimiz:

    Güneş ışınlarına aşırı maruziyet yaşlanma etkilerinde en büyük suçlulardandır. Güneş maruziyeti zamanla elastin liflerde hasarlanmaya yol açar. Elastin lif kaybı sonucu deri elastikiyetini kaybederek sarkar. Ayrıca morarmaların ve yaraların iyileşmesi daha uzun sürede olur. Fakat bu etkiler gençken değil yaş ilerledikçe ortaya çıkar. Bu sebeple güneş maruziyetini devamlı hale getirmeden, cildin kendini onarmasına izin vermek gereklidir.

    Cilt değişikliklerini etkileyen diğer faktörler mimikler, uyuma pozisyonu gibi durumlardır. Cilt elastikliğini kaybettiğinde kaşlar, göz kapağı, yanaklar ve çene altı bölgeler ve kulak memeleri yerçekimi etkisiyle sarkmaya başlar.

    Mimiklerle oluşan çizgiler 30-40 yaş arası iyice belirgin hale gelmeye başlar. Alında paralel çizgiler, burundan aşağı bölge ve ağız çevresinde dik çizgiler belirgin hale gelir. Sürekli yüzüstü yatmakta şakaklarda ve yanakta çizgilerin artmasına yol açabilir.

    Sigara içenlerde içmeyenlere göre daha fazla kırışıklık oluşur.

    Yaşla birlikte cilt su kaybettiğinden ve yağ dokusu azaldığından ciltte kuruluk artar. Kışın bu kuruluk daha fazla olduğundan yaşlılarda kış kaşıntısı oluşmaktadır. Ayrıca yaşla birlikte lenf drenajı azalır ve östrojen üretimi azalır ki bunlar da cildi destekleyen faktörlerdir.

    Cildin yaşlanmasını önlemenin en kolay yolu gençken cildimize daha sağlıklı ve daha düzenli bakım sağlamaktır. Bu konularda yardıma ihtiyacınız olduğunda dermatoloğunuza danışabilirsiniz. Bu süreçte cildin nem desteğini sağlamak, özellikle A vitaminli yiyecekler ve kremler cildin yapısını korumasında faydalı olur. Ayrıca antioksidanlar, omega-3 ve omega-6 da cildin yapısını korumasında faydalı olacaktır.

    Ruh sağlığımız da cildimiz yaşlanırken etkileyici faktörlerdendir. Mutlu olduğumuz zamanlarda cildimizin parlaması da bu sebepledir. Mutlu, sağlıklı ve genç kalmanız dileklerimle..

  • 10 soruda benler

    1- Ben nedir?

    Derinin rengini veren melanin maddesini yapan melanosit hücrelerden oluşanlar hücre birikintilerine ben nedir.

    2- Benler neden olur?

    Benlerin neden oluştuğu bilinmiyor, bir kısmı doğumsal olabiliyor. Sonradan ortaya çıkanlarda özellikle genetik yapıya ek olarak ultraviyolenin, yani güneşin etkisi çok büyük oluyor.

    3- Benlerimi aldırmalı mıyım?

    Benler pek çok insanda bulunur. Bazen kişiler estetik nedenlerle benlerini aldırmak isterler. Ben aldırmada en önemli şey önce iyi huylu olup olmadıklarının dermatoloji uzmanı tarafından karar verilmesidir. İyi huylu benlerle istenirse kolayca alır. Ama kötü olma şüphesi olan mutlaka patoloji tarafından incelenmeli sonuca göre tedavi şekline karar verilmelidir.

    4- Hangi benler tehlikelidir?

    Benleri olan kişilerin hangi benler tehlikelidir olduğunu bilmesi önemlidir. Hangi benlerde doktora başvurmanız gerektiğini anlamak içi ABCD kuralını uygulamanız gerekmektedir.

    A: Asimetridir. Benin kendi içerisinde düzgün olmayan renk ve şekil değişiklikleri var ise yani asimetri varsa önemlidir.

    B: Border, sınır demektir. Benin sınırlarında girintilerin ve yamuklukların olması durumudur.

    C: Color rengidir. Benin renklerinin farklılıklar olması, tamamının tek renk olması yerine farklı (siyah, kahverengi, koyu kahverengi, kırmızı) renklerde olmasıdır.

    D: Diameter capıdır. Benin çapının 60 mm den büyük olması önelidir.

    ABCD kuralında yer alan 4 kriterden 2 veya daha fazlasını içeren benleriniz mevcut ise panik yapmadan en kısa zamanda bir dermatologa görünmeniz gerekmektedir.

    5-Hangi benler lazerle alınır?

    Dermatolog doktor tarafından görülüp iyi huylu olduğuna karar verilen tüm benler lazerle alınabilir.

    6-Lazerle ben alma işlemi zor mudur?

    Lazerle ben almak kesinlikle zor değildir. Öncesinde uyuşturulduğu için çok ağrı hissetmezsiniz. İşlem tek ben için bir kaç dakika sürer.

    7- Ben alımında hangi lazer kullanılır?

    Lazerle ben alımında Fraksiyonel CO2 Lazer ve Q switch Nd -Yag Lazer kullanılır.

    8- Lazerle ben aldırmak iz bırakır mı?

    Lazerle ben alınırken ben küçük ve yüzeyselse iz kalmaz. Büyük ve derinse benden daha küçük, hafif çukur, cilt renginde bir iz kalabilir.

    9- Benleri olan kişiler nelere dikkat etmeliler?

    Güneşten korunmak çok önemlidir. Güneşe ani, yoğun ve direkt maruz kalmayınız. Özellikle saat 11:00 ve 15:00 arası güneş ışınına maruz kalmaktan kaçınınız.

    Güneş kremi yüksek koruma faktörlü olmalı, yetişkinler için en az 15, çocuklar için 30 ve üzeri, UVA ile UVB ışınlarından eşit derecede koruma sağlıyor olmalıdır. Güneş kremi güneşe çıkmadan yarım saat önce kullanılmalı ve her iki ya da üç saatte bir tekrarlanmalıdır.

    Deniz kıyısı gibi açık çevrelerde şemsiye altında oturmak yeterli değildir ve ilave güneş koruma yöntemleri uygulanmadıkça, yansıyan UV ışınlarından dolayı güneş yanığı oluşacaktır. Aynı şekilde, bulutlu, bahar ya da yaz günlerinde, önemli miktarda güneş ışınının bulutların arasından geçip ciddi güneş yanıklarına sebebiyet vereceğini de bilmeliyiz.

    10- Güneşten korunmanın en iyi yolu nedir?

    Kıyafetlerimiz, güneş ışınından korunmanın en iyi yoludur. Tercihen sıkı dokunmuş bir giysi olmalıdır. Geniş kenarlı şapka ve gözlükler kullanılmalıdır. Artık mayolar da dahil olmak üzere çocuklar için 50 faktöre kadar korumalı giysiler piyasada mevcuttur.

  • Güneşten korunmanın önemi

    Güneşten korunmanın önemi

    Güneş ışığı aslında vücudumuz için faydalıdır. Cildimizin D vitamini üretmesini sağlar. D vitamini vücudumuz için ciddi önem taşır. D vitaminini yiyeceklerle almak zordur. En fazla yağlı balıklarda bulunur. Eğer yağlı balıkları çok fazla tüketmiyorsak, besinlerle az miktarda D vitamini alabiliriz. Bu nedenle cildimizin güneş ışınları ile temas etmesi gerekmektedir.

    Bu yararlarına rağmen güneş ışınları, güneş yanığı gibi cilde zararda verebilir Güneş yanığının, özellikle açık tenli ve benli kişilerde melanom riskini artırdı gösterir çalışmalar vardır. Bu olumsuz etkilerinden korunmak için hassas kişilerde güneşe maruziyeti ölçülü hale getirmek gerekir. Güneşten korunma, güneşten zarar görmeyecek ancak D vitamini eksikliği oluşmayacak düzeyde olmalıdır. Tavisiye edilen, serumdaki D vitamini değerinin 70nmol/L civarında olmasıdır fakat bu değer de tam anlamıyla kabul edilmiş değildir.

    Cildimizin yaşlanmasında, biyolojik yaşlanmanın yanı sıra, dış etkenler (güneş, soğuk, hava kirliliği, makyaj malzemeleri gibi) ve iç ektenler (beslenme bozukluğu, sigara, stres gibi) bir çok neden vardır.

    Cildin doğal yaşlanması güneş ile artmakta daha erken oluşmaktadır. Cildimizde, koyu lekeler, ince kırışıklıklar, elastikiyet kaybı, damarlanmada artış, kabalaşma gibi değişiklikler güneş etkisiyle artmaktadır. Bunun sonucunda uzun süreli, yoğun ve kronik biçimde UV ve güneş ışığına maruz kalma sonucu cildinmiz erken yaşlanır. Bunu kendi vücudunuzda rahatlıkla görebilirsiniz. Güneşe görmeyen kalça gibi bir bölgenize bakın cildiniz boyun, yüz gibi çok güneş gören bölgelerdeki cildinize göre daha genç olacaktır.. Güneşten korunma ile fotoyaşlanmayı yani güneş ışınlarına bağlı yaşlanma etkilerini azaltabiliriz.

    Çocukları güneşten korumak çok önemlidir.Derimizde oluşan güneş hasarının %50-80’lik kısmı çocukluk ve ergenlik döneminde meydana gelir.

    Güneş yanıklarına sebep olan güneş ışınlarına maruz kalma hayatın sonraki dönemlerinde deri kanseri riskini arttırdığı kanıtlanmıştır. Güneşe maruz kalmak, deri kanseri riskini en fazla artıran faktörlerden biridir.

    Geçirilen her güneş yanığı zararlı etkiyi artırır. Bu nedenle zararın neresinden dönülürse kardır mantığı ile güneşe karşı korunmayı önemsemek için hiçbir zaman geç değildir.

    Solaryum ile yapay bir bronz ten elde etmek çok zararlıdır. Deri kanseri riskini önemli miktarda arttırır. Solaryum UV ışınları ile derinin bronzluğunu arttırır fakat derinin güneş ışınlarından kendini korumasını artırmaz . Bu nedenle, solaryumla kazanılmış bir bronz deri kendini güneş altındayken güneş yanıklarından koruyamaz.

    Güneşten korunmada birinci kural güneş koruyucu krem kullanmaktır. Fakat güneş koruyucu krem sürmüş birisinin uzun süre güneş altında kalması yinede güvenli değildir. Güneşi kelimenin tam anlamıyla bloke etmek şu anda mümkün değildir. Hiç bir güneş koruyucu tam koruma sağlayamaz. İnsanlar güneş kremlerinin tüm zararlı ışınları bloke ettiği düşünüp güneşin altında çok uzun süre kalmamalıdırlar. Güneş ışınlarının en yoğun geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında güneşlenmekten kaçınılmalıdır.

    Özellikle benleri olan kişilerin güneşten daha iyi korunmaları gerekmektedir. Benleri olan kişilerin hangi benler tehlikelidir olduğunu bilmesi önemlidir. Hangi benlerde doktora başvurmanız gerektiğini anlamak içi ABCD kuralını uygulamanız gerekmektedir.

    A: Asimetridir. Benin kendi içerisinde düzgün olmayan renk ve şekil değişiklikleri var ise yani asimetri varsa önemlidir.

    B: Border, sınır demektir. Benin sınırlarında girintilerin ve yamuklukların olması durumudur.

    C: Color rengidir. Benin renklerinin farklılıklar olması, tamamının tek renk olması yerine farklı (siyah, kahverengi, koyu kahverengi, kırmızı) renklerde olmasıdır.

    D: Diameter capıdır. Benin çapının 60 mm den büyük olması önelidir.

    ABCD kuralında yer alan 4 kriterden 2 veya daha fazlasını içeren benleriniz mevcut ise panik yapmadan en kısa zamanda bir dermatologa görünmeniz gerekmektedir.

  • Leke tedavisi;

    Derimize rengini veren, deride bulunan melanosit adlı hücrelerimizin ürettiği melanindir. Bazı genetik olarak yatkın insanlarda; güneş, gebelik doğum kontrol hapları gibi hormonal nedenler, yaşlılık, ilaç kullanılması gibi nedenlerle bölgesel melanin miktarı artar, leke olur. Lekenin bir diğer nedeni de apda gibi tahriş edici işlemlerden sonra güneşe çıkılmasıdır.

    LEKE TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER;

    KİMYASAL PEELİNG;
    Glikonik asit, TCA(triklor asetik Asit)gibi kimyasal splusyonlar ile cildin üst tabakasının (epidermisin)soyulmasıdır. Kimyasal peeling yüzeysel bir işlemdir. Lekelerin tam olarak grçmesini sağlayamaz fakat lekelerin rengini açar, cildin daha parlak daha sağlıklı görünmesini sağlar hepsinden önemlisi daha sonra yapılacak leke işlemleri için cildi hazırlar. Kimyasal peeling yazın yapılmaz yanlızca kışın yapılır işlemden sonra güneş koruyucu kullanmak gerekmektedir.

    PRP ;
    Kişinin kendinden alınan kanın, santifüj işleminden geçirilip iyileştirici hücrelerin ayrılıp, tekrar aynı kişiye iğne ile verilme işlemidir. Tek başına leke yok etmeye yetmez fakat kolajen miktarını artırır, cilt kalitesinin daha iyi olmasını sağlar. Böylece, leke açıcı tedavilerden daha iyi sonuç alınmasını sağlar.

    FRAKSİYONEL CO2 LAZER;
    Cildin derin katmalarına inebilecek kadar güçlü enerji sağlayabilir. Bu sayede hem leke tedavisinde hemde akne skarı, kesi izi gibi cilt yenilemeyi gerektirecek diğer tedavilerde kullanılabilir. Koyu tenli kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. Yazın kullanılmaz.

    Q-SWITCH Nd-YAG LAZER;
    Günümüz teknolojisinde cilde zarar vermeden leke açmak için kullanılan en etkili yöntemdir. Ağrılı bir yöntem değildir. Tedaviden sonra ciltten herhangi bir kabuklanma oluşturmaz.

    2 hafta aralıklarla uygulanmaktadır.

    Lazer tedavileri uzman doktor tarıfından yapılması gereken ciddi işlemlerdir. Bu işlemler uzman doktorlar tarafından yapılmazsa yeni lekelerin oluşmasına neden olabilir.

    Görüldüğü gibi leke tedavisinde en iyi sonuç için tek tedavi yetmemektedir.

    Kişinin cilt tipine, lekenin derinliğine göre farklı tedavileri birlikte uygulamak gerekmektedir.

    Hangi tedaviden kaç seans yapılacağı kişinin tedaviye verdiği cevaba göre değişiklik gösterir.

    Ortalama 5 -6 seansta %50 azalma sağlanabilmektedir.

    Seanslar arasında size önerilen leke acıcı kremleri kullanmanız gerekmektedir. Lekelerin yeniden oluşmaması için güneş koruyucu şarttır. Güneş koruyucu; yüksek koruma faktörlü(sph 50)olmalı ve günde 2 – 3 kez yaz- kış kullanılmalıdır.

    LEKE TEDAVİSİ UYGULAMA ALANLARI;

    Güneş lekeleri,

    Melezma (gebelik maskesi),

    Efelid (çil),

    Lentigo (yaşlılık lekeleri),

    Post inflamatuar hiperpigmentasyon(cilt yaralanmaları sonucu oluşan lekeler)

    Sivilce lekeleri

  • Hamilelikte Güneşlenmek

    Hamilelikte Güneşlenmek

    Hamilelik döneminde güneşin yararları ve zararları:

    • Güneş ışığı kemik gelişimi ve kalsiyum depolanması için doğal bir kaynaktır.
    • Güneş ışığı içerdiği ultraviyole ışınları sayesinde cilt altı yağ dokusunda aktif D vitamini oluşmasını sağlar.
    • D vitamini esas olarak bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttırarak, hamilelikte artan kalsiyum ihtiyacını karşılamış olur.
    • Bu sayede bebek için gereken kalsiyum, anne adayının kemiklerindeki depolar yerine, yiyeceklerden karşılanmasını sağlamış olur.
    • Bu da annenin, ileri yaşlarda özellikle menopoz döneminde kemik erimesi riskini azaltan bir faktördür.

    Fakat diğer yandan;

    • Hamilelik döneminde artan östrojen hormonunun da etkisi ile gebelerin güneşte daha hızlı bronzlaştığı, oluşan leke ve çillerin güneş ışığınında etkisi ile daha belirgin hale geldiği saptanmıştır. Tüm bunlar ciltte lezyonlara ve pigment sorunlarına neden olabilir.

    Hamilelik döneminde güneşlenirken nelere dikkat etmeliyiz?

    • Hamilelik döneminde uzun süre güneş altında kalmamaya dikkat edilmeli.
    • Güneşlenme saatleri sabah 11 den önce, akşam saat 4 ten sonra planlanmalı.
    • Gebelik döneminde kullanım güvenliği bilimsel olarak kanıtlanmamasına karşın eğer güneş altında uzun süre kalınacaksa güneşlenmeden yarım saat önce yüksek faktörlü, güneş ışınlarından koruyucu, gebelikte kullanımı güvenli kremler cilde sürülmelidir.
    • Gebelik döneminde özellikle yaz aylarında sıvı kaybına dikkat edilmeli ve günlük en az 3 litre su tüketilmedir.
  • Cildiniz tatil için hazır mı?

    Bütün bir yıl boyunca beklenen tatil zamanı geldi. Tatil mekanı için rezervasyon, yazlık kıyafet seçimleri gibi hazırlıklar yapılırken genellikle cilt sağlığı ihmal ediliyor. Ancak tatile çıkmadan alınacak birkaç küçük önlem ile cilt yaz mevsiminin olumsuz etkilerine karşı daha güçlü hale getirebiliyor.

    Yeşil yapraklı sebzeler cildin nem dengesini korur

    Kusursuz bir ten için cilt bakım ürünleri ve uygulanan bakımlar kadar tüketilen yiyecekler de oldukça önemlidir. Nem dengesini korumak ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak için ilk kural doğru beslenmeye dikkat etmektir. Sağlıklı bir cilt için; vitamin ağırlıklı beslenmek, taze sebze ve meyve tüketmek, yeşil yapraklı sebzeler tüketmek bütün bunlara destek olarak A,C ve E vitamini almak tatilde daha güzel ve sağlıklı görünmeye yardımcı olacaktır. Cilt için yararlı gıdaların yanı sıra su tüketimi de çok önemlidir. Cildin nem dengesini korumak için günlük yeterli miktarda su tüketilmelidir.

    Cilt tipine göre nemlendirici, güneş koruyucu

    Her cilt tipi için saat 11.00-15.00 arası direkt güneş görmek zararlıdır. Bu saatlerde uzun süre güneşe maruz kalan cilt kurur, yıpranır ve erken yaşlanır. Eğer dışarı çıkılacaksa cilt tipine uygun, güneş koruma faktörü içeren kremler veya losyonlar kullanılmalıdır. Açık renk tipine sahip kişiler yüksek güneş koruma faktörlü ürünler tercih etmelidir. Örneğin; sarışın ya da kızılların SPF 50, kumralların SPF 30, Esmerlerin ise SPF 15-20 özellikli güneş koruyucu kullanması uygundur. Güneş koruyucu kremler dışarı çıkmadan 20 dakika önce sürülmeli ve 2-3 saatte bir yenilenmelidir.

    Dudakların kurumaması için…

    Dudaklar yaz döneminde, denize ve güneşe bağlı olarak kurur ve çatlar. Uzun süre güneşe maruz kalındığında dudaklarda ‘aktinik keilit’ olarak adlandırılan dudakta belli bölgelerde kalınlaşma, çatlama, kapanmayan yaralar ve kabuklanmalar oluşabilir. Zamanla kronikleşen bu durum, önlem alınmazsa kanserleşmeye kadar ilerleyebilmektedir. Sağlıklı ve güzel görünümlü dudaklara sahip olmak için seramid ve üre içeren nemlendiricilerle sık sık nemlendirme, en az SPF 15 olan güneş koruyucu kremler kullanmak gerekir.

    Duş sonrası nemlendirici şart

    Vücut nemlendiricilerini kullanmak cilt için önemlidir. Duş sonrası nemlendirici kullanmak bir tercih değil alışkanlık olmalıdır. Duş sonrası vücut nemlendiricileri kullanmak hem duş sonrası rahatlatacak hem de cildinizin ihtiyacı olan bakımı sağlayacaktır. Vücut nemlendiricilerini kullanırken, cilt tipinize uygun ürünler tercih edilmelidir.

    Ayaklara vazelin ile sağlıklı görünüm

    Doğru ve düzenli olarak yapılan uygulamalarla ayaklar da sağlıklı ve kusursuz görünebilir. Ayaklar yıkandıktan sonra mutlaka kurulanmalıdır; çünkü nemli kalması bakteri oluşumuna neden olabilir. Ayaklar, özellikle de topuklar; salisilik asit içeren pomatlarla yumuşatılıp, üre içeren kremlerle nemlendirilebilir. Sertleşen ayak tabanları için haftada bir ponza taşı ile hafifçe törpüleme işlemi yapılması zaman içerisinde oluşan ölü deriyi temizlemekte ve nasırlaşmanın önüne geçmekte yardımcı olacaktır. Ayaklara sık sık vazelin uygulanması, ayak derisinin yumuşak ve sağlıklı görünmesini sağlar.

    Saçlara özel bakım

    Tatilde saçların yıpranmasını önlemek için özel bir bakım gerekir. Saçın ihtiyacına göre önerilecek özel saç bakım kürleri ve maskeler ile saçların yıpranması önlenebilir hem de yıpranmış saçlara tekrar canlılık kazandırılabilir. Kuru saç tipleri için öncesinde saç özel bitki yağları ile nemlendirme sağlanabilir. Saçın daha sağlıklı görünebilmesi için mezoterapi uygulaması da yapılabilir. Mezoterapi, cildin ve saçın ihtiyacı olan minerallere kavuşmasını sağlamaktadır. Böylelikle saçlar çok daha sağlıklı bir görünüme ulaşabilir.

  • Güneş: ne zaman dost, ne zaman düşman?

    Kışın şu son günlerinde, baharın müjdecisi cemrelerinde düşmesiyle beraber ısınan hava ve kendini gösteren güneşle beraber bazı sorunlar da tekrar baş gösterecek. Hepimiz soğuktan, kapalı havadan, yağıştan sıkıldık, güneşli günlere hasret kaldık…Ama tedbirsiz davranırsak başımıza ne dertler açacağız?

    20. yüzyılın başlarında bronz ten sağlıklı görünümün ve estetiğin simgesi iken 21. yüzyılda neredeyse güneşlenmek ve bronzlaşmak cilt kanseri, erken kırışma,lekelerdeki artma gibi olumsuzluklarla anılmaya başladı.

    ***Güneşlenmek, Bronzlaşmak, Solarium -OUT-

    ***Güneşten korunmak, Güneş koruyucu, Beyaz ten -IN-

    Güneş başlıca D vitamini kaynağı ve insan yaşamında ve sağlığında önemli bir yere sahip. Ancak yeterli D vitamini sentezi için güneş altında çok uzun süre geçirilmesine gerek de yok. Günlük 10-15 dk. Güneş D vitamin sentezi için yeterlidir.Aynı zamanda güneş koruyucu kullanmak D vitamini sentezini olumsuz yönde etkilemez. Uzun süre ve korunmasız bir şekilde güneş altında kalındığında cilt kanserinden güneş yanıklarına, lekelerden erken yaşlanmaya kadar pek çok sorun ortaya çıkar.

    ***Çocuklarımızı UV den koruyalım,

    ***Hayatınız boyunca maruz kaldığınız UV ışınlarının % 80‘ini 18 yaşına kadar alırsınız.

    ***Çocuklarımızı güneşten korumak enaz % 80 deri kanseri riskini azaltır.

    Güneş yanığı ultraviyole ışınlarının(UVA-UVB) yol açtığı sorunların başında gelir. En çok açık tenlileri etkileyen güneş yanığına, çocuklar ve yaşlılar daha duyarlıdır. Kişinin açık renkli bir cilde sahip olması da yanığın şiddetini artırır. Özellikle korunmasız olarak güneş altında uzun süre kalındığı zaman 2-4 saat içinde ciltte kızarıklık, 12-24 saat sonra ise su kabarcıkları gelişir.
    Korunmasız ciltte 15 dakika gibi kısa bir sürede bile güneş yanıkları oluşabilir. Özellikle çocuklarda gelişen güneş yanıklarına karşı son derece dikkatli olunması gereklidir. Çocukluk döneminde geçirilen güneş yanıkları ileriki yaşlarda oluşan cilt kanserinin en önemli nedenini oluşturur. Güneşli bir günün sonunda derisi hafif pembeleşen bir çocukta ertesi gün tam olarak gelişmiş bir yanık görülebilir. Bu nedenle daha fazla hasar oluşmasını önlemek için çocuğun gölgede ya da kapalı bir ortamda kalması sağlanmalı ve güneşe çıkması önlenmelidir. Çocuğa güneşten korunma yöntemleri anlatılmalıdır.

    GÜNEŞ KORUYUCULAR NEYE KARŞI KORUR

    1- Güneş yanığı ve bronzlaşma,

    2- Fotoyaşlanma( kırışıklık ,sarkma), güneş lekeleri,

    3- Solar elastoz ve çocuklardaki nevus gelişimini azaltır,

    4- Dudak uçuğu aktivasyonunu azaltır,

    5- Aktinik keratoz ve epidermoid karsinom oluşumunu azaltır,

    6- Melanom ve diğer deri kanseri olan bazalyomlarda da görülme sıklığını azaltır.

    * Güneşten koruyucu ürün kullanıyor olmak güneş altında daha uzun süre kalınabileceği anlamına gelmez. Çünkü bu ürünler ultraviyole hasarını sadece azaltır, sanılanın aksine hasar riskini yok etmez.
    * Su yüzeyi, kum, kar ve beton güneş ışınlarını yansıttığı için bu alanların yakınında bulunanlar güneşin zararlı etkilerine daha fazla maruz kalır. Dolayısıyla doğrudan güneş altında değil, sadece gölgede bulunulan zamanlarda da güneşten koruyucu ürünler kullanılması büyük önem taşır.
    * Güneş koruyucu ürünlerin UVB ışınlarının yanı sıra UVA’ya karşı da koruyucu özelliği bulunmasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle parsol, mexoryl, titanium dioksid ve çinko oksid gibi maddeler içeren güneşten koruyucular tercih edilmelidir. Ayrıca yüzme ve terlemeye yol açacak spor aktiviteleri öncesinde suya dayanıklı bir güneşten koruyucu tercih edilmelidir. Bizim ülkemizde yaşayan insanlar için en az SPF 30 koruma faktörlü bir güneş koruyucu seçilmelidir.

    Koruyucu güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürülmelidir ve her 2 saatte bir mutlaka tekrar edilmelidir. Terleme ya da yüzme sonrasında bu süre dikkate alınmadan koruyucu yenilenmelidir.
    * Öncelikle yeterli bir koruma sağlayabilmesi için güneş koruyucusunun santimetrekare başına 2 mg sürülmesi gerekiyor. Yani yüz, boyun ve tek kol için her bir alana yarım tatlı kaşığı; gövde, ön yüz, arka yüz, tek bacak birer tatlı kaşığı.

    NASIL GÜNEŞLENMELİ?
    Pek çoğumuz özellikle tatilde bronzlaşmak uğruna saatlerce güneş altında kalıyoruz. Bronzlaşma sağlığa değil, ciltte güneş hasarının oluştuğuna işaret eder. Güneşe adım adım çıkılmalıdır. Açık ve buğday tenli kişiler özellikle ilk gün sadece 15 dakika güneşlenmesi, zaman içinde bu sürenin 1.5 saate uzatılması önerilir. Esmer tenlilerin ise güneş altında 15 dakika kalmaları yeterlidir. Güneşin yol açtığı hasarlar en çok açık tenli kişilerde ortaya çıkar. Esmer tenlilerde cilt kanseri gibi hastalıkların gelişme riski, açık ve buğday tenlilere oranla daha azdır. Ancak bu esmer tenlilerin güneşte daha fazla kalabileceği anlamına gelmez.
    Açık tenliler, çocuklar ve yaşlılar özellikle koruma faktörü SPF 30 ve üzeri olan ürünleri kullanmalıdırlar.
    Çoğumuz sadece deniz kıyısı ve havuz kenarında bulunduğumuz zamanlarda ve yaz mevsiminde güneşten korunmamız gerektiğini düşünüz. Dolayısıyla sokağa çıkarken güneş koruyucusundan yararlanmayız. Oysa açık havada bulunduğumuz her an ultraviyole ışınlarına maruz kalırız. Plajlarda şemsiye altında oturmak yeterli korumayı sağlayamaz. Çünkü denizden, kumdan, sudan ya da betondan yansıyan ışınlar gölgede kalındığında da etkili olurlar. Ayrıca bulutlu, serin, rüzgarlı günlerde de ultraviyole ışınları yeryüzüne ulaşarak etkısını gösterir. Dolayısıyla korunma yöntemlerine sadece yaz aylarında ve güneşlenirken değil, her zaman önem vermek gerekir.

    NASIL KORUNMALI?

    *Güneş koruyucu kullanımı diş fırçalama ya da e-mailleri kontrol etme gibi bir alışkanlık haline getirilmelidir.

    *10.00-16.00 saatleri arasında güneşe çıkmamaya ve açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca sınırlandırmaya özen gösterin.

    *Gölgeniz sizden uzunsa güvendesiniz demektir.

    *Sadece gölgede durmak UV yi % 50-95 oranında azaltır.

    *Pencere camı 320 nm altındaki ışını absorbe eder yani UVB den korur ama UVA dan koruyamaz.

    *Koruyucu giysi,gözlük ve geniş kenarlı şapka korunmada çok önemli bir unsurdur. Sadece t-shirt SPF 6 kadar koruma yapar.

    *En az SPF 30 koruma faktörlü bir güneş koruyucu tercih edin. Koruyucunuzu her 2 saatte bir yenileyin. Terleme ya da yüzme sonrasında güneşten koruyucunuzu tekrar sürün.

    *Suyun verdiği serinlik hissi sizi aldatmasın. Çünkü güneş ışınları zararlı etkilerini su içinde bile gösterebiliyor. Dolayısıyla korunmasız bir şekilde suda bulunmamaya dikkat edin.

    *Güneşin cilt üzerinde meydana getirdiği zararın % 80 ‘i 18 yaşına kadar geliştiğinden çocuğunuzun cildini korumak için küçük yaşlardan itibaren güneş koruyucu kullanmasına özen gösterin. Nevus sayısını ve melanoma ve non melanoma deri kanseri riskini azaltmış olursunuz.

  • Photo genesıs

    Limelight IPL ile cilt yenileme, güneş ve yaş lekeleri tedavileri.

    Photo Genesis, cildin dokusunu geliştiren, ciltteki ton bozukluklarını, yaş ve güneş lekelerini gideren, yenilikçi, güvenli ve konforlu bir tedavi yöntemidir. Limelight sayesinde yüz, göğüs, kollar ve eller gibi vücudun her bölgesinde bu sorunlar geride kaldı. Üstelik bu güneş ve yaş lekelerinden arınmak, daha genç görünüme sahip olmak çoğunlukla 1 ya da 2 seansta mümkün.

    Photo Genesis nedir?

    Photo genesis, cuteranın limeligh ürünü ile yapılan yeni cilt yenileme prosedürüdür. Bu prosedür sayesinde cilt tonunda gelişme, güneşe ve yaşlanmaya bağlı yüzeysel sorunların giderilmesi sağlanır.

    Hangi bölgeler tedavi edilebilir?

    Vücudunuzda yüz, boyun, dekolte bölgesi dahil olmak üzere güneş ve yaş lekeleri gibi sorunların bulunduğu tüm vücut bölgelerinde kullanılabilir. Eskiden tedavisi zor olan açık kahve renkli (düşük kontrastlı) lekelerde bile bu tedavi ile güzel sonuçlar alınmaktadır.

    Tedavi sırasında ne yapılır?

    Photo genesis uygulaması için sizin cilt tipinize ve tedavi edilecek soruna göre uygun parametreler girilir ve verilen ışığın etkisi ile yukarıda bahsedilen sorunlarınız ortadan kalkar. Pigmentli hücrelerin ısıtılması sayesinde tedavi etkisi oluşmaktadır.

    Tedavi süresi ne kadardır?

    Tedavi süresi, uygulanacak bölgenin büyüklüğüne göre değişkendir. Küçük bölgeler sadece birkaç dakikada tedavi edilirken, en büyük bölgeler dahi 1 saatten daha az sürede tedavi edilir.

    Kaç seansa ihtiyacım var?

    1-3 seans arasında değişebiliyor. Bu, sorunun büyüklüğü ve/veya kapsamına göre değişir. Aşırı güneş hasarına maruz kalmış ciltlerde ilave seanslar tavsiye edilebilir.

    Tedavi sonrasıda ne olacak?

    Tedaviden hemen sonra kahverengi lekeler koyulaşmaya başlar ve cilt hafif kızarmış görünebilir. Tedavi edilmiş bölgede çok hafif bir kabarma görülebilir. Bu durum birkaç saat içerisinde geçecektir.

    Sonuçları ne zaman görebileceğim?

    Renkleri koyulaşmış olan lekeler, 1-3 hafta içerisinde dökülür ve kaybolur. 1-3 hafta içinde lekelerin kaybolması ile renk bozukluklarının giderilmesi ve cildin tonunda gelişme sağlanması ile sonuçlanacaktır. Bütün bunlar olurken cildinizin kalitesinin arttığını hissedeceksiniz.

    Leke ve kızarıklıklar yeniden çıkacak mıdır?

    Güneşin zararlı etkilerinden dolayı yeni lekeler çıkabilir. Bunlar da aynı şekilde tedavi edilebilir. Fakat unutmamak gerekir ki leke ve kızarıklıklara sebep olduğu için her zaman güneşin zararlı etkilerinden korunmak gerekir.

  • Renkli ve şekil değiştiren benler cilt kanserine işaret edebilir

    Vücudunuzdaki benlerin arttığını gözlemliyorsanız, bu benlerin renk ve şekil değiştirdiğini düşünüyorsanız mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurmalısınız.

    Benlerin sayısı genetik veya güneşe maruz kalmaya göre değişebilir

    Benler genellikle derinin zararsız değişikliklerindendir. Tıp dilinde “melanositik nevüs” olarak bilinirler ve “melanosit” adı verilen pigment hücrelerin (derinin rengini veren hücreler) çoğalması sonucu gelişmektedir. Benler düz veya kabarık olabilir. Renkleri pembeden kahverengi ve siyaha kadar değişmektedir. Benler doğumda mevcut olabildikleri gibi genellikle çocukluk yaşında da gelişmektedir. Benler zamanla kendiliğinden kaybolabilir ya da sonradan çıkabilir. Bu durum benlerin doğal süreci olarak kabul edilmektedir.

    Bir benin kansere dönüşebilmesi için bir takım etkenlerin kanserleşmede önemli rol oynadığı bilinmektedir . Bu etkenlerin en başında ise güneş gelmektedir. Bu nedenle vücudumuzdaki benlerin yazın kansere dönüşme riski çok daha fazla olmaktadır. Ani ve yüksek dozdaki güneş ışınları benler üzerinde çok etkilidir. Özellikle koyu renk melanin içeren benler daha fazla risk taşımaktadır.

    Benlerin rengine ve şekli önemlidir

    Doğuştan olan benler bebeklerin % 1`inde görülür. Boyutları birkaç milimetreden vücudun çok geniş alanlarını kaplayacak kadar olabilir. Özellikle çok geniş olanlarının melanom denen bir cilt kanserine dönüşme olasılığı vardır. Bazı benlerin etrafı beyaz bir halka ile kaplıdır. Bu tip benler çocuklukta ve ergenlik döneminde görülmektedir. Herhangi bir zararları yoktur ve zamanla ortadaki ben ve beyaz halka ortadan kalkmaktadır. Bazen renk değişikliği “melanom” denilen cilt kanserinde de görülebilir. Eğer bu durumdan şüphe duyulursa biyopsi alınması önerilmektedir.

    Kenarları düzensiz ve büyük benlere dikkat!

    Sıra dışı benler “Clark nevüs” olarak bilinmektedir. Bu benler normal olmayan görüntüdedir. Kenarları düzensiz, büyük boyutta, sıklıkla cilt kanserine işaret eder tarzdadır. Kaygı uyandıran görünümlerinden dolayı gerekli olmadığı halde cerrahi olarak çıkarılmaktadır. Sıra dışı benleri olan kişiler özellikle ailelerinde cilt kanseri öyküsü var ise risk grubundadırlar.

    Düzenli doktor kontrolü önemli

    Melanoma derinin pigment (boya) hücrelerinden kaynaklanan kanseridir. Eğer bir ben büyüklüğünü, şeklini veya rengini değiştirirse veya erişkin dönemde yeni bir ben çıkarsa mutlaka bir dermatoloji uzmanı tarafından incelenmesi gerekmektedir. Dermatologlar “dermatoskopi” yöntemiyle benlerin görüntüsünü büyüterek inceleyebilirler ve gerekirse biyopsi de alabilmektedirler. Kanser olasılığı var ise, bir benin yapısı düzensizse, çevreye doğru yayılıyor ve rengini değiştiriyorsa tedavi edilmesi gerekmektedir. Eğer ben kıyafetlerin, tarağın ve tıraş bıçağının zarar verebileceği bölgelerde ise travmaya ve tahrişe maruz kalmaması için, alınması önerilmektedir.

    Kolay ve ağrısız bir şekilde benlerden kurtulabilirsiniz

    Deriden kabarık bir ben traşlama şeklinde biyopsi yöntemi ile kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Deri lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra bir cerrahi bıçak veya koter ile çıkartılmaktadır. Yara düz beyaz bir leke bırakarak iyileşmeye başlamaktadır. Benin alınmasında cerrahi yöntem kullanılmasında ben eğer düzse veya melanom dediğimiz cilt kanseri şüphesi var ise kullanılmaktadır. Derideki ben tam kalınlığı ile alınmakta, sonra da dikiş atılmaktadır. Çıkarılan ben patolojik incelemeye gönderilmektedir. Cerrahi yapılan yerde ince bir çizgi şeklinde iz kalır. Benlerin üzerinde çıkan kıllar traş edilebilmektedir. Cımbızla alınması benin altında ağrılı şişliğe neden olabilmektedir.

    Benlerinizin neden olabileceği risklerden korunmak için;

    Ayda bir kişisel cilt muayenesi önemlidir. Benlerde değişiklik görüldüğünde ya da yeni bir ben fark edildiğinde dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

    Kişide çok sayıda ben varsa, daha önceden olan deri kanseri öyküsü bulunuyorsa düzenli kontrole gidilmelidir.

    Çok sayıda ben ve sıra dışı ben var ise fotoğraf ile kayıt almak faydalı olabilir.

    Güneş ile ilişkiler doğru ayarlanmalı, mutlaka güneşten koruyucu ürün kullanılmalıdır. Koruma faktörü 30 ve üzerinde olan güneşten koruyucular sık olarak güneşe maruz kalan alanlara uygulanmalıdır.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.