Etiket: Gün

  • Gebelikte Üriner  Enfeksiyonu: Belirtiler nelerdir  ve nasıl  Önlenir

    Gebelikte Üriner Enfeksiyonu: Belirtiler nelerdir ve nasıl Önlenir

    Gebelikte Üriner Enfeksiyonu: Belirtiler nelerdir ve nasıl Önlenir

    Mesane enfeksiyonu olarak da adlandırılan, idrar yolunda bakteriyel bir inflamasyondur. Gebe kadınlar, 6. haftadan 24. haftaya kadar olan dönemde İYE başlama riski yüksektir.

    İYE neden hamilelikte daha sık görülür?

    İYE, üriner sistemdeki değişiklikler nedeniyle hamilelik süresince daha sık görülür. Rahum doğrudan mesanenin üzerine oturur. Rahim büyüdükçe artan ağırlık idrarın mesaneden boşaltılmasını engeller ve bir enfeksiyona neden olabilir.

    İYE belirtileri nelerdir?

    • Ağrı veya yanma (rahatsızlık) idrar yaparken

    • Her zamankinden daha sık idrara çıkma ihtiyacı

    • İdrar yaparken aciliyet hissi

    • İdrarda kan veya mukus

    • Karında kramplar veya ağrı

    • Cinsel ilişki sırasında ağrı Şikayetler,

    • ateş, terler, idrar kaçağı (inkontinens)

    • Uyurken işemek için uyanmak

    • Kokulu Bulanık görünen idrar,

    • Mesane alanında ağrı, basınç veya hassaslık Bakteriler böbreklere yayılırsa: Sırt ağrısı, titreme, ateş, mide bulantısı ve kusma.

    İYE bebeğimi nasıl etkileyecektir?

    İYE tedavi edilmezse böbrek hastalığına neden olabilir. Böbrek enfeksiyonları erken doğum ve doğum ağırlığının düşük olmasına neden olabilir. Doktorunuz idrar yolu enfeksiyonunu erken ve düzgün bir şekilde tedavi ederse, İYE bebeğinize zarar vermez.

    Gebelikte Üriner Enfeksiyon Nasıl Tedavi Edilir?

    İYE, gebelik sırasında antibiyotiklerle güvenle tedavi edilebilir. İdrar yolu enfeksiyonlarına en çok antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Doktorlar genelde siz ve bebeğiniz için 3-7 günlük bir antibiyotik kursu reçete eder. Ateş, titreme, alt karın ağrısı, bulantı, kusma, kasılmalar veya doktorunuza üç gün ilaç verdikten sonra hala idrar yaparken yanma hissi yaşıyorsanız doktorunuzu arayın.

    Bir İY’yi nasıl engelleyebilirim?

    • Her gün 6-8 bardak su ve düzenli olarak şekersiz kızılcık suyu için.

    • Rafine yiyecekler, meyve suları, kafein, alkol ve şekeri eleyin.

    • Enfeksiyonla mücadeleye yardımcı olması için C vitamini (250-500 mg), beta-karoten (günde 25.000 ila 50.000 IU) ve Çinko (günde 30-50 mg) al.

    • İhtiyaç duyduğunuz anda idrar yapma alışkanlığı geliştirin ve idrar yaparken mesanenizi tamamen boşaltın.

    • Cinsel ilişki öncesi ve sonrasında idrar yapın

    • . Bir ĐYE için tedavi edilirken cinsel ilişkiden kaçının.

    • İdrar yaptıktan sonra kurutun (ovmayın) ve genital bölgesini temiz tutun.

    • Önden arkaya doğru sildiğinizden emin olun.

    • Güçlü sabunlar, keskiler, antiseptik kremler, kadınsı hijyen spreyleri ve tozlardan kaçının.

    • Her gün iç çamaşırı ve külotlu çorap değiştirin. Sıkı pantolon giymekten kaçının..

  • Fraksiyonel co2 lazer nedir ve nasıl çalışır?

    Fraksiyonel co2 lazer nedir ve nasıl çalışır?

    Fraksiyonel CO2 Lazer tedavisi, anti-aging ve kırışıklık tedavisinde, akne ve skar izlerinin tedavisinde, leke tedavisinde, vücut çatlaklarında, deride ki çukurlukların yok edilmesinde nokta atışı yaparak iyileştirme ve tedavide kullanılmaktadır. CO2 lazerler, cerrahi olmayan yöntemler arasında şu an tüm dünyada en derin etkili iz ve kırışıklık tedavisi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Derin uygulamaların yanı sıra yüzeysel bozuklukların giderilmesinde de kullanılmaktadır. Fraksiyonel teknolojide lazer ışını, tek bir geniş ışık hüzmesi yerine mikron boyutlarında çok sayıda ışının deriyi derinlemesine etkileyebilecek şekilde yapılandırılmıştır. Bu ışın noktaları arasında ki uzaklık ve etki derinliği kişinin ihtiyacına göre ayarlanabilmektedir. Noktalar arasında sağlam deri bölgelerinin bulunması iyileşmeyi hızlandırmakta ve istenmeyen etkilerin ortaya çıkmasını engellemektedir. Noktaların sıklığı, derinliği, deride kalma süresi, kişinin derisinin durumuna bağlı olarak, yani uygulamanın amacına göre (akne, kırışıklık, yüz ve boyun derisinde sarkma, leke, iz) her kişide farklı ayarlanmaktadır. Normal yaşlanma sürecine, güneş hasarı ve fiziksel faktörlerin zararlı etkileri de eklendiğinde kollajen yıkımı hızlanır. Kollajenin ciltteki miktarı azaldıkça kırışıklıklar gözlenmeye başlar. Lazer ışınlarının hedefi öncelikle dokuda ki sudur. Kollajen, kan damarları, keratinositler gibi su içeren yapılar, seçici termal hasara uğrarlar. Termal hasar oluşan bölgenin hemen yanındaki hasar görmemiş bölgelerdeki canlı hücreler hasarlı alana göç ederek buradaki onarım mekanizmasını uyarırlar. Böylece cilt altında yeni kollajen üretimi başlar. Yeni jenerasyon fraksiyonel CO2 lazerlerin en büyük özelliği cildin üst yüzeyine hasar vermeden

    işlevlerini cildin altında gerçekleştirmeleridir. Böylece cildin üst yüzeyinde çok daha hızlı bir iyileşme oluşur ve kişiler sosyal hayatlarına kısa süre içinde dönebilirler. Fraksiyonel lazer uygulamaları sırasında tedavi edilen cildin kalınlığı kimyasal peeling veya dermabrazyonda olduğu gibi göz kararı veya tecrübeye dayalı şekilde değil, inilen derinlik kesin olarak bilinir. Güçlü olmasına karşın fraksiyonel özelliği sayesinde uygulama sonrası iyileşme hızı çok yüksektir ve iyileşme süresi kısadır. Dalga boyu daha uzun olduğu için, daha derin dermisde etkisini gösterdiğinden benzer sistemlere göre etkisi çok daha yüksektir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Hangi Alanlarda Kullanılır?
    1- İnce ve derin kırışıklıkların giderilmesi, cilt yenileme, yüz gençleştirme: Yüz, göz kapakları, boyun, dekolte bölgelerindeki, el üstündeki kırışıklıklar ve çizgilerin giderilmesi ve genital bölge estetiğinde kullanılır
    2- Cildin geniş gözenekli ve kaba görünümünün giderilmesi
    3- Ciltte meydana gelen güneş lekesi, yaşlılık lekesi, doğum sonrası oluşan lohusalık lekelerinin ve yüzeysel renk bozukluklarının giderilmesi
    4- Sivilce izleri ve lekelerinin ( akne skarı) giderilmesi
    5- Doğumsal veya sonradan oluşan benlerin tedavisi
    6- Göz kapaklarında oluşan kollesterol plaklarının( ksantalezma ) tedavisi
    7- El, ayak, genital bölge gibi yerlerde oluşmuş kitlelerin tedavisi ( verruka-siğil, kondilom…)
    8- Aşırı yara iyileşmesi durumlarında ( Hipertrofik skar ve keloidlerin azaltılması)
    9- Kanser öncesi cilt lezyonlarının tedavisi
    10- Cilt kanserlerinin tedavisi
    11- Ciltteki kitlesel cilt lezyonlarının tedavisi (dermal nevüs – et beni, senil keratoz-yaşlılık beni, papillom- et benleri, nevüs sebaseus, milium, siringoma, dermatofibroma, kondrodermatit, epidermal nevüs, kist, nörofibroma, trikoepitelyoma …)
    12- Saç, kaş ve sakallı bölge içindeki kitlesel lezyonların tedavisi
    13- Piyojenik granülom tedavisi
    14- Rinofima ve otofima tedavisi
    15-Vücut çatlakları
    16-Yara ve yanık izleri

    Fraksiyonel CO2 Lazer Sonucu Ciltte Oluşan Değişiklikler Nelerdir?
    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası, ani olarak cilt altı kollajen liflerinde %25-30 oranında kısalma meydana gelir. Sonraki 1 – 3 aylık süreçte ise cilt altında yeni kollajen oluşumu ve cilt altı bağ dokusunda yeniden düzenlenme meydana gelir. Tüm bunların sonucu olarak cilt gençleşmesi olarak adlandırılan ciltte gerilme, cilt üzerindeki pürüzlerde, lekelerde ve izlerde yüksek seviyede azalma olur. Ciltteki gözenekler daralarak cildin yapısı 2 – 5 yıl önceki durumuna geri döner.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Uygulaması Ağrılı mıdır?

    Uygulama sırasında yanma ve acı hissi olur. Bu his lokal anestetik kremler kullanılarak azaltılabilir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Uygulaması Kaç Kez Yapılır?

    Fraksiyonel CO2 lazer sisteminde seans sayısı sorunun şiddetine göre ve uygulamanın gücü ve derinlik ayarlarına bağlı olarak değişmektedir. Hafif – orta derece kırışıklıklar ve izlerde 2 – 3 seans yeterli iken çok derin sivilce izleri ve kırışıklıklarda tedavi 4-6 seans olarak düzenlenir. Seansların aralığı 1 – 1.5 aydır.

    İyileşme Sürecinin Özellikleri Nelerdir?

    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası pansuman gerekmez. Ciltte ilk gün kızarıklık ve ödem meydana gelir. Sonrasında 3 – 7 gün süren noktasal kabuklanma dışında bir şikayet olmaz. Hasta 3. günden itibaren makyaj yapabilir. CO2 fraksiyonel lazerin bu avantajı hastanın günlük yaşamına devam etmesine olanak sağlar.

    Uygulama Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Hasta uygulama öncesi güneş ve solaryumdan 1 ay uzak kalmalıdır. Kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar (aspirin,heparin), retinoid içeren ilaçlar (isotretionin), ışığa duyarlılığa neden olan ilaçlar (tetrasiklin, naproksen, östrojen, progesteron, doğum kontrol hapları, klorokin) alınmamalıdır. Uygulama öncesinde cildi aşındırıcı dermabrazyon ve peeling gibi tedaviler veya cilt germe operasyonu uygulanmışsa mutlaka uygulama yapan doktora söylenmelidir. Hastada geçmişte herpes (uçuk) çıkarma öyküsü var ise, mutlaka uygulama öncesinde ilaç almalıdır.

    Uygulama Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Uygulamadan 2 gün sonra ılık duş alınabilir. Ödem ve inflamasyonu azaltmak için soğuk kompres uygulanabilir. Uygulama sonrası ciltte oluşabilecek kabuklanmayı azaltmak için cilt nemli ve temiz tutulmalıdır. İlk hafta içinde bu nemlendirme işlemi günde 3 – 4 kez tekrarlanmalıdır. Hastanın cilt tipine ve çevre koşullarına bağlı olarak iyileşme sonrası güneş koruyucular kullanılmalı, cilt soyucu kremler ise en az 1 ay kullanılmamalıdır.

    Tedavi kimlere uygulanmaz?

    • Kişide son 3 ay içinde izotretinoin kullanma öyküsü varsa bu tedavi uygulanmaz.
    • Hamilelere uygulanmaz.
    • Deride aktif enfeksiyonu ve aknesi olanlara uygulanmaz

  • Doğum Kontrol Hapları

    Doğum Kontrol Hapları

    Doğum kontrol hapı nedir?

    Kombine doğum kontrol hapları günde bir kez alındığında gebeliği önleyen, östrojen ve progesteron

    hormonlarını içeren preparatlardır.

    Kombine doğum kontrol haplarının etki mekanizması nedir?

    Doğum kontrol hapları;

    – Ovulasyonu (yumurtlamayı) engelleyerek gebeliği önler. Hapların içerdiği östrojen (kadınlık hormonu)

    FSH ve LH hormonlarının beyinden salınmasını engelleyerek yumurtlamayı önlerken, progesteron

    hormonu yumurtanın çatlamasını tetikleyen LH hormonunun beyinden salınımını baskılar.

    – Endometrium olarak adlandırılan rahmin iç tabakasının yapısını değiştirerek embryonun (döllenmiş

    yumurtanın) rahme tutunması engeller.

    – Hapların içerdiği progesteron rahim ağzındaki salgının koyulaşmasına neden olarak spermlerin yukarı

    doğru yüzmelerini engeller.

    Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne kadardır?

    Düzenli kullanıldığında doğum kontrol haplarının koruyuculuğu %99.9 dur. Cerrahi kısırlaştırma

    yöntemlerinden sonra en güvenilir doğum kontrol yöntemidir.

    Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?

    Doğum kontrol hapları çoğunlukla 21 tanedir. Adet kanamasının başlaması ile ilaca başlanır. İlacın paketi

    üzerinde gösterilen sıra ile her gün bir hap alınır. İlacın her gün aynı saatte alınmasına dikkat edilmelidir.

    Haplar bittikten birkaç gün sonra adet kanaması başlar. Hapların kullanımına 7 gün ara verildikten sonra

    tekrar başlanılmalıdır.

    Doğum kontrol haplarını kullanırken nelere dikkat edilmeli?

    – İlaca adet kanamasının başlamasından sonra ilk yedi gün içinde başlanmalı.

    – İlaç her gün yaklaşık aynı saatte alınmalı.

    – Her sabah bir gün öncesinin ilacının alınıp alınmadığı kontrol edilmeli.

    – Doğum kontrol hapı kullanırken alınan diğer ilaçlar doktora danışılmalı.

    – Doğum kontrol hapı kullanırken sigara içilmemeli.

    – Her yıl jinekolojik muayene, smear incelemesi (rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin patolojik

    incelemesi) ve meme muayenesi yapılmalı.

    – İlk ay ara kanama olursa normal karşılanmalı. Fakat ara kanama 2. ayda tekrarlarsa ilaç kesilerek

    doktora başvurmalıdır.

    Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır?

    – Tromboflebit gibi pıhtılaşma problemleri ve damar hastalıkları

    – Kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon

    – Karaciğer tümörleri ve aktif karaciğer hastalığı

    – Meme kanseri

    – Anormal vajinal kanama

    – Gebelik veya gebelik şüphesi

    – 35 yaşın üzerinde ve sigara içen kadınlar

    Doğum kontrol haplarının kullanılmasının sakıncalı olabileceği diğer durumlar nelerdir?

    – Orak hücreli anemi

    – Böbrek yetmezliği

    – Doğum sonrası ilk altı hafta

    – Diabet (şeker hastalığı)

    – Planlı cerrahi işlemler önce

    – Epilepsi

    – Safra kesesi hastalıkları ve tıkanıklığa bağlı sarılık

    – Aşırı sigara tüketimi (günde 20 ve daha fazla sigara)

    – Migren baş ağrıları

    Doğum kontrol haplarının ne gibi yan etkileri vardır?

    Doğum kontrol hapları bulantı, baş ağrısı, ara kanama, adet kanamasında azalma, deride lekelenme,

    göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı, mizaç değişikliği ve depresyon gibi yakınmalara yol açabilir. Bu

    yakınmaların bir kısmı birkaç ay içinde azalır. Yakınmalar ortaya çıktığında hekime bildirilmelidir.

    Doğum kontrol hapları hakkındaki yanlış inanışlar nelerdir?

    Doğum kontrol haplarının doğumsal anomalilere, kısırlığa, cinsel yetersizliğe, vücutta irileşmeye neden

    olduğu ve kullanımdan sonra bir süre ara verilmesi gerektiği inanışı doğru değildir.

    Doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim, yumurtalık ve meme kanseri ile ilişkisi var mıdır?

    Yapılan çalışmalar doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma

    ihtimalini azalttığını göstermiştir. Yapılan bazı çalışmalar 5 yıl ve daha uzun süre doğum kontrol hapı

    kullanan kadınlarda, rahim ağzı ve meme kanseri görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bu bulgular

    kanıtlanamadığı için bu konuda yapılan çalışmalar devam etmektedir.

    Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalınması bebeğin gelişimini olumsuz etkiler mi?

    Doğum kontrol hapı ile korunan kadınların hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen

    sonra gebe kalmaları, bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay içinde

    gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.

    Doğum kontrol hapı kullanılması ileride elde edilecek gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimalini arttırır mı?

    Doğum kontrol hapı kullanmış kadınlarda düşük ve ölü doğum yapma riski daha azdır. Doğum kontrol

    hapı ile korunan kadınlarda ileride elde edilecek gebeliklerde anomalili bebek (anormal bebek) doğurma

    riski de artmaz.

    Emziren kadınların doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca var mıdır?

    Doğum kontrol haplarının sütün miktarını ve besin değerini azalttığı gösterilmiştir. Doğum sonrası doğum

    kontrol hapı kullanan annelerde emzirme süresinin de kısaldığı düşünülmektedir. Emzirirken doğum

    kontrol haplarının kullanılmasıyla ilgili diğer bir kaygı da içerdikleri hormonların bebeğe geçerek zarar

    verme ihtimalidir, fakat bu doğrulanamamıştır. Bu dönemde minipill olarak adlandırılan sadece progestin

    içeren hapların kullanılması önerilir.

    Doğum kontrol hapları enfeksiyonlara karşı korur mu?

    Doğum kontrol haplarını 12 aydan fazla kullanan kadınlarda pelvik inflamatuvar enfeksiyonların (karın

    içine yayılan genital enfeksiyonların ) görülme sıklığının azaldığı saptanmıştır. İlacın etkisi ile koyulaşan

    rahim ağzı salgısı mikropların vajinadan rahme ve daha yukarı doğru ilerlemesini önler. Doğum kontrol

    haplarının cinsel temas yolu ile bulaşabilen enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi yoktur.

    Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne zaman başlar?

    Hapın kullanımına adetin ilk günü başlanırsa hapın koruyuculuğu o ay (adet siklusu) başlar. Doğum

    kontrol hapı kullanımına daha geç başlanıldığında o adet siklusu boyuncu prezervatif gibi ek korunma

    yöntemleri uygulanmalıdır.

    Doğum kontrol hapı kullanırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapılmalıdır?

    Eğer tek bir hapın alınması unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara

    normal sırası ile devam edilmelidir. Bu durumda ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek

    yoktur.

    Eğer ilaç kullanımının ilk iki haftası içinde arka arkaya 2 gün hap alınması unutulursa takip eden iki gün

    ikişer tane hap alınır ve 7 gün prezervatif gibi ek bir doğum kontrol yönteminin kullanılması önerilir.

    Eğer ilacın üçüncü haftasında iki hap veya herhangi bir zamanda ikiden fazla hap kullanılmazsa yeni

    paket ilaca başlanmalı ve bir hafta boyunca ek bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.

    Doğum kontrol hapı kullanılmasının faydaları nelerdir?

    Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kürtaj ve cerrahi sterilizasyona gerek kalmaz. Rahim ve

    yumurtalık kanseri daha az görülür ve dış gebelik riski azalır. Adet kanamaları düzenli ve daha az

    ağrılıdır. Adet kanamaları azalır ve anemi (kansızlık) daha az görülür. Yumurtalık kanallarının iltihabı,

    endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir kadın hastalığı), yumurtalık kistleri, iyi huylu meme

    hastalıkları, damar sertliği ve eklem romatizmasına daha az görülür ve kemik yoğunluğu artar.

    Doğum kontrol haplarının tedavide kullanıldığı durumlar var mıdır?

    Adet dışı düzensiz kanamalar ve adet düzensizlikleri, adet ve yumurtlama ağrısı, sivilce ve aşırı

    tüylenme, hormon eksikliğine bağlı adet görememe, adet öncesi gerginlik sendromu, yumurtalık

    kistlerinin tedavisi ve endometriozisden korunma amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir.

  • Sezeryan ile Doğum

    Sezeryan ile Doğum

    Sezeryan kararı verilen bir hastanın ameliyatı için hastaneden ameliyat randevusu alınır. Hasta 1gece önce saat 24:00dan sonra bir şey yememelidir. Hastanın ameliyat saatinden önceki 6 saat boyunca aç ve susuz kalması gereklidir.

    Hasta ameliyat için hastaneye gelirken takılarını çıkarmalıdır. Tırnaklarında oje varsa silmelidir.
    Ameliyat öncesindeki hazırlıklar açısından ameliyattan en az 1saat önce hastanede olmalıdır.
    Hasta odasında hemşire tarafından sezeryan için gerekli hazırlıklar yapılır. Dosya çıkarılır, hastanın öyküsü alınır. Ameliyat bölgesi kontrol edilerek temizlik yapılır. Hastaya gerekli olan kan sayımı, kanama-pıhtılaşma testleri yapılır. NST çekilir.

    Hastaya gecelik giydirilir, saç bonesi takılarak sedye ile ameliyathaneye alınır. Hasta yakınları ameliyathanenin kapısına kadar hastaya eşlik edebilirler
    Ameliyathanede hastaya önce serum takılır. Daha sonra anestezi doktoru tarafından epidural kateter takılır. Bu arada ameliyat ekibi ellerini antiseptik solüsyonla yıkayarak steril ameliyat önlüklerini giyerler.

    Hastanın önce idrar sondası takılır sonra karın ön duvarı batticon denilen steril solüsyonla göğüs altı seviyesinden dizlerine kadar temizlenir ve üzeri ameliyat sahası açık kalacak şekilde örtülür.
    Anestezi doktoru hastanın hazır olduğunu belirtince kadın doğum doktoru ameliyata başlar. Sırayla kanama kontrolü yapılarak 7 kat kesi yapılır. Önce cilt, cilt altı ,fasya,kaslar,dış karın zarı,rahim üstündeki zar ve rahimin kas tabakası sırayla ve dikkatli bir şekilde kesilir.

    Rahimin kas tabakası kesilince bu açılan mesafe iki elin işaret parmağı ile yanlara doğru genişletilir ve bebeğin amniyotik kesesine ulaşılmış olur. Kese patlatılarak bebeğin başı dışarı doğru çıkartılır ve tüm vücudu boynundan tutularak dışarı alınır, ağız burun temizliği yapılır, kordonu kesilerek bebek çocuk doktoruna teslim edilir. Daha sonra plasenta çıkarılır, rahim içi temizlenir, gerekli ilaçlar uygulanır.

    Kesilen tüm tabakalar tek tek kanama kontrolünü takiben usulüne uygun özel iplerle dikilerek kapatılır. Cilt dikişleri dışarıdan ip görünmeyecek bir şekilde estetik olarak dikilir. Bu dikişler kendiliğinden eriyen iplerdir alınmasına gerek yoktur. Hastanın cildi pansuman yapılarak bandaj ile kapatılır. Hasta artık odasına bebeğinin yanına gitmeye hazırdır.

    Hasta odasına geçince hemşireler annenin tansiyon, nabız ve ateş takibini, kanama kontrolünü, idrar çıkış miktarını sürekli kontrol ederler. Hastaya kadın doğum doktorunun önerdiği serum, antibiotik ve ağrı kesiciler uygulanır.

    Hastaya ameliyattan 4-6 saat sonra ağızdan sulu gıda başlanabilir,6-8 saat sonra ayağa kaldırılabilir. İlk gün genellikle komposto, su, bisküvi , çay gibi hafif sulu gıdalar verilir.Bu arada süt gelmesi için bebeğini en az 2 saatte bir emzirmelidir.Hastanın ağrıları olursa ek ağrı kesiciler uygulanabilir.

    Sezeryanın ilk gününden sonra gaz sancıları başlayabilir. Hasta rahat gazını çıkartabilmesi için sık sık dolaşmalıdır. Birinci günden sonra hastaya çorba gibi hafif yemekler verilebilir. Gerekirse gazın kolay çıkması için ilaçlar veriebilir.

    Ameliyatın ikinci günü gazını çıkaran anne rahatlamıştır ve ağrıları azalmıştır, anne sütü artmıştır. Hastanın pansumanları değiştirilir, antibiotikleri uygulanır. Çocuk doktoru bebekle ilgili gerekli kontrolleri yapar ve önerilerini anlatır. Hastanın artık eve gitme zamanı gelmiştir.

    Hastanın evde gerekli antibiotiklere, ağrı kesicilere ve vitaminlere devam etmesi önerilir. Hastaya evde ağır aktivitelerden uzak durması önerilir.

    Kanamasını takip etmesi önerilir,2. günden sonra ayakta duş şeklinde banyo yapmasına izin verilir.
    En az 40 gün cinsel ilişki yasaklanır.
    Yine 40 gün havuza ve denize girmek de yasaklanır.
    Gaz yapıcı yiyeceklerden uzak durması önerilir. Daha çok sulu gıdalar, çorbalar, kompostolar yemesi tavsiye edilir. Soğuk, asitli ve kafeinli içeceklerden uzak durması önerilir.
    Bu dönemde anne meme başı bakımı için özel bakım kremleri kullanmalı ve göğüslerindeki sütü düzenli bir şekilde emzirmelidir. Aksi durumda meme başında enfeksiyon ve yara oluşabilir. Göğüslerdeki sütü düzenli bir şekilde boşaltamaz ise göğüslerde dolgunluk ve süt ateşi gelişebilir.

    Günde en az 4-5 litre sıvı gıdayı 24 saat içerisinde tüketmesi önerilir. Zira en çok su ve sulu ürünler süt yapmaktadır.

    1 hafta-10 gün içerisinde kontrole gelmesi önerilir.
    Bu dönemde anne özellikle strese girmemelidir. Çünkü stres ve üzüntü anne sütünün azalmasına hatta kesilmesine bile neden olabilir.

  • Lazer epilasyon sonrası nelere dikkat etmek gerekir

    -Cildinizi UV ışınlarından koruyunuz (güneşlenmeyin ve solaryuma girmeyin).

    -En az iki hafta güneşe çıktığınızda güneş koruyucu krem kullanınız.

    -24 saat boyunca lazer uygulanan bölgeyi kaşımayın, parfüm uygulamayın, çok sıcak su ile yıkamayın.

    -Peeling veya aşındırıcı ürünleri 1 hafta uygulamayın.

    Uygulamadan hemen sonra izlenen kıl çevresindeki kırmızılık ve işlik etkili uygulamanın etkisidir. Kısa süreli soğuk uygulaması ile geçecektir. Uzamış kırmızılıklarda kortikosteroidli kremler (prednol krem) 3 gün günde 2 kez sürülebilir.

    Kıların çok sert ve kalın olduğu bölgelerde, cildi sivilcelere yatkın olan kişilerde lazer uygulaması sonrası o bölgede sivilceler olabilir, endişelenmeyin. Kıl kökü derin olan kıllar yandığı zaman vücut bunu atabilmek için yabancı cisim reaksiyonu vermektedir. Sivilceler bu nedenle oluşmaktadır. Kalıcı değildir, isterseniz doktorunuz tarafından daha kolay geçmesi için krem yazılabilir.

    Kılların dökülmesi; Kıların bir kısmı (kalın ve yüzeyel olanları) uygulama sırasında yanarak dışarı çıkar. Kökleri daha derin olan kılar ilerleyen günler içinde dökülecektir, siz bunları cımbız ile çektiğinizde tereyağından kıl çeker gibi gelir bunlar yanan kıllardır, çekebilirsiniz. Çektiğinizde kolayca gelmeyen kıllar yanmamış kıllardır. Büyüme döneminde olmayan kıllar lazerden etkilenmeyeceği için bu kıllar başka seanslara ihtiyaç gösterecektir. Kolayca gelmeyen kılları çekmeyin ki diğer seansta yakabileceğimiz kıl kökü kalabilsin.

    Lazer uygulamasından sonra büyüme dönemindeki kıllar yanar ve yok olur, dinlenme dönemindeki kılar lazerden etkilenmez. Dinlenme dönemindeki kıllarında büyüme dönemine geçmesi beklenip diğer seans yapılır bu yüzden birinci seanstan 4-5 hafta sonra ikinci seansa gelmezin gerekmektedir. Büyüme dönemindeki kılların oranı kişiden kişiye, mevsimle, hormonal nedenlerle çok değişiklik gösterdiği için seans sayılarında kişiden kişiye değişmektedir.

    Bir sonraki seansa gelene kadar kıllarınız uzar ise kesebilirsiniz (makas, jilet, tüy dökücü krem) ama cımbız, ağda gibi kılı kökünden alan yöntemleri uygulamayın ki bir sonraki seansta yakacak kıl kökü kalsın.

  • TÜP BEBEKTE TEDAVİ MALİYETLERİ AZALIYOR MU?

    TÜP BEBEKTE TEDAVİ MALİYETLERİ AZALIYOR MU?

    Tüp bebek tedavisi yıllardır çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin başvurdukları ve sonuçlarıyla da sevindiren bir tedavi şeklidir. Toplumda yaklaşık her 7 çiften biri çocuk sahibi olmakta zorluk nedeniyle doktora başvurmaktadır. Bu çiftlerden bazıları yumurtlama takibi ve aşılama yöntemleri ile sonuca ulaşırken diğerlerinde tüp bebek tedavisi gerekmektedir.

    Tüp bebek tedavisi kısaca kadının yumurtası ve erkeğin sperminin laboratuvar ortamında karşılaştırılması ve oluşan embriyonun anne rahmine transferi işlemidir. 1978 de ilk tüp bebeğin doğumundan sonra bir çok çifte tedavi kapısı açılmıştır. Mikroenjeksiyon yönteminin bulunup geliştirilmesi ile özellikle erkek kısırlığında çağ atlanmıştır. Günümüze kadar milyonlarca bebek bu tedavilerin başarısıyla dünyaya gelmiştir.

    Üremeye yardımcı tedavi yöntemleri uygulanmaya başlandığından beri; tedavi protokolleri, kullanılan ilaçlar, embriyoloji laboratuvar ortamları ve kullanılan araç-gereçler yıllardır değişmiş ve gelişmiştir. Oldukça hızlı gelişim gözlenen bu alanda en önemli amaç yüksek gebelik oranlarına ulaşmak olmuştur.

    Bu tedavi süresinde her hastaya aynı yaklaşımlar uygulanmamaktadır. Kişinin yumurtalığının durumuna, hormonal özelliklerine, yaşına, kilosuna, daha önceki tedavilerine ve kısırlık süresine bağlı olarak kendisine özel tedaviler seçilmektedir.

    Tüp bebek tedavisi maddi açıdan da çiftleri düşündüren bir tedavi şeklidir. Bu tedavi metotları çok iyi eğitim almış tıbbi personel ve son derece modern tıbbi cihazlar gerektirmektedir. Kullanılan tüm tıbbi cihaz ve sarf malzemelerinin hemen tümü ithal edilmekte ve bunlar oldukça da pahalı olmaktadır. Ayrıca kullanılan malzemelerin çoğu tek kullanımlık olup işlem sonrası atılmakta ve yeniden kullanılmamaktadır. Aynı zamanda tedavi esnasında kullanılan ilaçlarda maliyete etki yapmaktadır.

    Günümüzde daha yeni ve kolay uygulanabilir ilaçlar üretilmeye başlanmıştır. Bunun sonucunda hasta dostu tedaviler ortaya çıkmıştır. Eskiden yaklaşık 45 güne kadar uzayan ve fazla miktarda ilaç kullanılması gereken sikluslar var iken yeni tedavi yöntemleri ile yaklaşık 10 gün süren ve çok daha az miktarda ilaç kullanımı gerektiren tedaviler ön plana çıkmıştır. Kişiye özel tedavilerdeki amaç daha iyi kalitede yumurta geliştirip gebelik oranını artırmak ve bazı hastalarda gözlenen yumurtalıkların aşırı uyarılması ile sonuçlanan yan etkilerden kaçınmaktır.

    Tedavi protokollerindeki bu değişim sonucunda daha az ilaç kullanıldığı için maliyet azalmaktadır. Aynı zamanda tedavi süresinin daha kısa süreli olması ve daha az hastane ziyareti bu düşük maliyete katkı sağlamaktadır.

    Amerika ve Avrupa ile karşılaştırıldığında ülkemizde çok daha uygun maliyette ve aynı başarı oranlarında tedaviler gerçekleştirilebilmektedir. Tedavi süresinin de (yaklaşık 10-15 gün) kısalması yurtdışından fazla sayıda insanın merkezlerimize başvurusunu açıklamaktadır. Tatil döneminde tedaviye başlayacak hastalarımıza önerilerimiz daha önceden internet Ya da telefon yoluyla bize ulaşmaları ve gereken tetkiklerini tamamlamalarıdır.

    Tüm çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere bizlerin de vesile olmasıyla hayallerinin gerçekleşmesini dileriz.

  • Botoks nedir? Nasıl yapılır ?

    Botoks nedir? Nasıl yapılır ?

    Botilinum Toxin Clostridium botilinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir. Sinir kas kavşağı denilen bölgede asetil kolin salınımını engelleyerek kasların çalışmasını engeller. Dermatoloji dışı alanlarda şaşılık tedavisinde, migren tedavisinde de kullanılır. Kozmetik dermatolojide yüzün alın ve göz çevresinde, kaş arasında, boyundaki çizgilerde enjeksiyon yöntemi ile kullanılması sonucu çizgilerin açılmasında geçici iyileşme sağlar. Aşırı terleme hastalığı denen hiperhidroz tedavisinde de el, ayak ve koltuk altı bölgelere uygulanabilir. Ayrıca kaşın kaldırılması ve şekillendirilmesinde de oldukça başarılıdır. Yapılan uygulamayı takiben 2 . gün etkisi başlar 15. gün net etkisini gösterir. 120. günden itibaren botoks etkileri azalır 6. ay uygulama tekrarlanabilir.

    15 gün içinde rötuş düzeltmeleri yapılabilir ancak antikor oluşumunu engellemek için 3 ay içinde tekrarlanmamalıdır.

    Botox Nasıl Yapılır?

    İşlem basittir ve ofis ortamında uygulanabilir. Flakon içinde toz halinde bulunan botilinum toksin işlem öncesi serum fizyolojik ile sulandırılır. İnce uçlu enjektörler yardımıyla istenen bölgelere kas içine enjeksiyon şeklinde uygulanır.

    Anestezi gerektirmemekle beraber hassas kişilerde lokal anestezik kremler kullanılabilir. Uygulama için 10-15 dakikalık bir seans yeterlidir. Uygulamadan sonra uygulanan alanda herhangi bir değişiklik olmaz ve günlük normal aktivitelere hemen dönülebilir.

    Uygulama öncesi aspirin gibi kan sulandırıcılar kullanılmamalı, kullanılıyor ise en az 3 gün öncesinden kesilmelidir.

    Aminoglikozit grubu ilaç kullanılmıyor olmalıdır.

    Kas hastalığı olmamalıdır.

    Enjeksiyon sonrası geçici kızarıklık, iğne yerlerinde morarma gibi şikayetler görülebilir.

    Uygulama sonrası 4 saat boyunca yatılmamalı, öne eğilerek iş yapılmamalı ve enjeksiyon yerlerine masaj uygulanmamalıdır.

    Botox Uygulama Alanları

    Kaş Arası kızgın bakış yaratan dikey çizgilerin giderilmesi

    Alın yatay çizgilerinin giderilmesi

    Göz Kenarı kaz ayağı çizgilerinin giderilmesi

    Ağız Çevresi sigara içici çizgilerinin giderilmesi

    Çenede portakal kabuğu görünümünün giderilmesi

    Avuç içi, ayak tabanı ve koltuk altında terlemenin giderilmesi

    Burun ucu kaldırma

    Burunda tavşan görünümünün giderilmesi

    Gülünce dişeti görülmesinin giderilmesinde etkin olarak kullanılır.

  • KADINLARDA OVULASYON ( YUMURTLAMA ) VE GEBELİK

    KADINLARDA OVULASYON ( YUMURTLAMA ) VE GEBELİK

    Ovulasyon ( Yumurtlama ) : Yumurtalıklarda büyüyen ve olgunlaşan yumurtanın, yumurtalıklardan atılması olayıdır. Bu esnada rahim, rahim mukozası ile birlikte atılan yumurta için hazırlanır. Genelde bu yumurta 12-24 saat yaşar ve hamileliğin gerçekleşebilmesi için, erkeğin spermiyle, kadının yumurtasının birleşmesi gerekir.

    Hamilelik planlayan bir kadının, cinsel ilişki için yumurtlama zamanını seçmesi gerekir ki, bu iki adet dönemi arasındaki tek bir gün olarak bilinmektedir. Yani, yumurtlama gününde korunmasız bir cinsel ilişki yaşanması, aynı günde yumurtanın spermle döllenmesi ve embriyoya dönüşerek rahme tutunma olasılığı, hamilelik ihtimalini artırmaktadır.

    Eğer gebe kalma, döllenme oluşmaz ise, döllenmemiş yumurta, rahim mukozası ve diğer kan ürünleri ile adet dönemi boyunca akıntı ile dışarı atılır. Düzenli adet gören kadınlarda ovulasyon takibi yapmak gebelik şansını arttırır. Adetleri düzenli olan kadınlarda yumurtlama adet kanaması başlamadan yaklaşık 14 gün önce gerçekleşir, yumurtlama gününü tespit etmenin en pratik yolu budur. Bu hesapla adet dönemi 28 gün süren bir kadında yumurtlama adetin 14. günü olur, adet kanamasının başladığı ilk günden sayarak 14. güne denk gelir yaklaşık.

    Bu kadınlarda ovulasyonun ( yumurtlamanın ) belirtileri:

    * Vainal akıntıda artış, akıntının sıvılaşması
    * Vücut ısısında yarım derecelik hissedilir bir artış
    * Tek taraflı kasık ağrısı veya pelvik ağrı, kramp
    * Göğüslerde hassasiyet, dolgunluk, gerginlik
    * Karında şişkinlik hissi
    * Cinsel istekte artma

    Gebelik isteyen çiftlerde bu dönemde gün aşırı ilişkiye girmek gebelik şansını arttırır. Spermler ilişki sonrasında 72 saat canlı kaldıklarından haftada 2-3 kez düzenli ilişkileri bulunan çiftlerin gebelik için yumurtlama takinine ihtiyaçları yoktur.

    Diğer yandan hamilelik düşünmeyen çiftler, yumurtlama döneminin, adetin öncesinde ve sonrasında meydana gelmeyeceğini düşünerek, bu dönemde korunmasız cinsel ilişkiye girmekteler ve sonrasında istenmeyen gebelik durumları oluşmaktadır. Bu nedenle, adet kanamasından önce ve sonra veya yumurtlama dönemi dışında, hamile kalma ihtimali imkansız değildir, ama çok nadir görülmektedir. Bu durumda bebek sahibi olmayı düşünmeyen çiftler için ilişki esnasında geri çekme, takvim takibi yöntemi gibi yöntemler değil, doktorunuzun sizin için uygun bulduğu yöntemlerden kondom, doğum kontrol hapları, rahim içine araç yerleştirilmesi gibi yöntemler tercih edilmelidir.

    Sağlıklı bir gebelik dönemi ve sağlıklı bebekler için sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.

  • Kızlık Zarı Onarımı

    Kızlık Zarı Onarımı

    Kızlık zarı nedir?

    Kızlık zarı anne rahmindeki kız fetusta cinsel organlar gelişirken, vajen boşluğunun dış genital organla birleştiği bölgede kalan embiriyonik doku artıklarından oluşan deri kalıntısıdır.Anatomik veya fizyolojik olarak hiçbir işlevi saptanamamıştır.Dolayısıyla kızlık zarına yüklenen dini,mistik ve ahlaksal misyonların bilimsel hiçbir geçerliliği yoktur.Ahlaki ve dini anlamı anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçtikten sonra mal mülkiyet kavramları geliştikçe belirginleşmeye başlamıştır.

    Kızlık zarı vajinanın neresindedir?

    Kızlık zarı genellikle vajina girişinin 1-2 cm içinde bulunur.Bazen daha derinde bulunabilir .Dış genital organdan kızlık zarına ulaşmak kolay değildir.Anatomik bütünlüğününde vajen içine girecek gerek yabancı bir materyal gerekse cinsel ilişkiye girilmeden bozulma pek mümkün değildir.

    Kızlık zarı yapısal olarak kişiden kişiye farklımıdır?

    Kızlık zarı kişiden kişiye hem anatomik biçim hem de oluşum yeri olarak farklılık gösterir.Çoğunlukla halkavi ve yarımay şeklinde olan kızlık zarları görülür.Bununla beraber çeperinin genişliği farklılık gösterebilir.

    Kızlık zarı ilk ilişkide mutlaka kanar mı?

    Hayır!!! ,çünkü kızlık zarının halk tabiriyle yırtılması ve kanaması birçok koşula bağlıdır.Bunlar,

    1)Kızlık zarının biçimi

    2)Kızlık zarı cidarının eni

    3)Kızlık zarının esnekliği

    4)Kızlık zarı yırtığının oluştuğu bölgedeki damar yapısı ve kanlanma

    5)Vajen girişinin genişliği ve ya darlığı

    6)Penisin çapının inceliği veya kalınlığı

    Bu koşulara bağlı olarak kızlık zarı ilk ilişkide kanamayabilir veya yırtılmayabilir.Bazen yırtılsa bile kanama olmayabilir ve yanlız muayne sırasında saptanır.

    Kızlık zarı ne zaman yırtıldığı anlaşılabilir mi?

    Kızlık zarı tipine,oluşan yırtığın derinliğine ve çokluğuna bağlı olarak genellikle 7-10 gün içinde iyileşir.Bu zaman sonrasında dokular iyileşeceğinden zaman tayini yapmak imkansızlaşır.Eski yırtık veya iyileşmiş yırtık olarak adlandırılır.Kızlık zarında yırtılmış dokular iyileşir ama bütünlüğü bozulmuş zardaki bu yırtıklar kalıcı olarak kalır.

    Kızlık zarı mastürbasyon veya sürtünme ile yırtılabilir mi?

    Kızlık zarı vajenin girişinde olduğundan dolayı vajen içine penis,parmak veya yabancı bir materyal sokulmadıktan sonra kızlık zarında herhangi bir zedelenme oluşmaz.Mastürbasyon veya sürtünme yolu ile ilişkide yırtılma oluşması çok zordur.

    Kızlık zarı nasıl tamir edilir?

    Kızlık zarı kalıcı ve geçici olarak tamir edilebilir.Geçici tamirde kızlık zarına basit bir cerrahi müdahele yapılır.Genellikle 1-2gün içinde ilişkiye girilecekse ve kalıcı tamir için doku iyileşmesine zaman yoksa bu yöntem uygulanır.Kalıcı kızlıkzarı tamirinde cerrahi müdahalede bulunularak doku ilişkide kanayacak şekilde restore edilir.Operasyon tercihe bağlı olarak local veya genel anestezi ile yapılabilir.Yaklaşık 30 dakika süren bir operasyondur.Uygulanan cerrahi teknik hastadan hastaya farklılık gösterir.

    Kızlık zarı tamiri sonrası nelere dikkat etmek gerekir?

    Kızlık zarı tamiri sonrası bir hafta opere edilen dokunun düzgün olarak iyileşmesi için çok önemlidir.Bu dönemde hastaya enfeksiyonu engellemek için antibiyotik,lokal pansuman için antiseptik solüsyon ve ağrı kesici tedavi başlanır.Ayrıca hasta bir hafta sonra yapılacak kontrole kadar denize ve havuza girmemeli,bacak arasını gerecek spor veya hareket yapmamalıdır.Ayakta duş alınabilir.

    Ne zaman gündelik yaşamımıza dönebiliriz?

    Operasyondan bir hafta sonra doktor tarafından yapılan kontrolde doku sağlıklı bir şekilde iyileşmişse gündelik hayatımıza dönebiliriz.Aksi durumda doku iyileşmesine kadar birkaç gün daha beklememiz gerekebilir.

    Kızlık zarı tamiri anlaşılabilir mi?

    Kızlık zarı tamiri uzman bir doktor tarafından jinekolojik bir muayne yapılırsa anlaşılabilir.Bu ameliyatta esas amaç kızlık zarını eski haline döndürmek değil ,ilişkide kanama olmasını sağlamaktır.Kızlık zarını tamir ettirttiğiniz partneriniz tarafından anlaşılamaz.

  • Kürtaj

    Kürtaj

    Kürtaj nedir?

    Halk arasında kullanılan kürtaj istenmeyen gebeliği sonlandırmak için kullanılır ki tıb dilinde buna tahliye kürtaj denir. Kürtaj için temelde iki yöntem kullanılır. Bunlar karmen kanülleri ile yapılan vakum veya aspirasyon küretaj ve metal sharp küretlerin kullanıldığı klasik kürtaj teknikleridir. Bazen büyük gebelik haftalarında iki yöntemde bir arada kullanılabilir. Kürtaj kısaca genel veya lokal anesteziyle rahim ağzını dilate edilerek yani genişletilerek rahim içindeki gebelik materyalinin boşaltılmasıdır.

    Kürtaj nasıl yapılır?

    Hasta jinekolojik masada dorsal lithotomi yani normal jinekolojik muayene pozisyonda hazırlanır. Genel anestezi ile yapılacaksa damar yolu açılır. Vajene spekulum denilen rahim ağzına ulaşmayı sağlayan muayne aleti yerleştirilir. Vajen steril solusyonla yıkanır. Rahim ağzı üst bölgesinden tutulur. Rahim ağzının genişletilmesi işlemi yapılır. Rahmin içine vakum kürtaj yapılacaksa karmen kanülü yerleştirilerek gebelik materyali aspire edilir veya klasik yöntemle yapılacaksa metal küretlerle rahmin her bölümü temizlenir. Günümüzde küçük gebelikler için vakum küretaj yöntemi kullanılmaktadır.

    Kürtaj olduktan sonra hangi ilaçları kullanmalıyız?

    Antibiyotik : Kürtaj olduktan sonraki dönemde enfeksiyonlara karşı hassaslaşırız bu nedenle mikroplardan korunmak için mutlaka geniş spekturumlu bir antibiyotik kullanmalıyız.

    Ağrı kesici (anti-inflamatuar) : Kürtaj sonrası ağrılarımızı geçirmesi dışında bu ilaçlar rahmin iyileşmesini hızlandırır.

    Kanamayı azaltıcılar : Bu ilaç grubu küretaj sonrası rahmin toplanmasını kolaylaştırır. Yan etki olarak bulantı,kusma ve kasık ağrısı görülebilir.

    Kürtaj sonrasında doktorumuza başvurmamız gereken durumlar?

    Eğer küretaj sonrasında kanamamız azalmıyor aksine artıyorsa.
    Ağrı kesici ile geçmeyen kramp tarzında şiddetli ağrılarımız oluyorsa.
    Kürtaj sonrası günlerde ateşimiz yükseliyor ve buna kötü kokulu kanama veya akıntı eşlik ediyorsa.
    Kürtaj sonrası parça parça bol pıhtılı kanamamız oluyorsa.
    Kürtaj sonrası kanama ne kadar sürer?

    Kürtaj sonrası kanamanın süresi normal koşullarda gebelik haftasına göre değişir.Küçük gebeliklerde bir kaç gün sürerken,büyük gebeliklerde bir hafta on güne kadar uzayabilir.Bu sürenin yine de standartı olmayıp hastaya göre değişebilir.Anormal bir durum düşünüyorsanız mutlaka doktorunuzu arayın ve küretaj sonrasındaki kontrollere mutlaka gidin.

    Kürtajda hangi anestezi türü tercih edilmelidir?

    Hastanın tercihine göre anestezi local ve ya genel olabilir.Bunun yanında hasta sağlık durumu ve kronik hastalıklarıda bu tercihi belirler.Örneğin hastada şiddetli bir solunum yolları enfeksiyonu varsa lokal anestezi tercih edilmesi tıbben en uygunu olacaktır.Ayrıca her iki anestezi türününde kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.

    Kürtaj olduktan sonra gelecek adetimizi ne zaman bekleriz?

    Kürtajın yapıldığı gün normalde gördüğümüz adetin ilk günü gibi kabul ederiz. Bir sonraki adetimizide, normalde gördüğümüz adet günü kadar gün ekleyerek beklediğimiz adet gününü saptarız. Bazen kürtaj ile birlikte yumurtalık fonksiyonlarında bozulmalar olabilir. Bu nedenle beklediğimiz adet gününde gecikmeler görülebilir. Bu gibi durumda doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekmektedir.

    Kürtaj olduktan sonra ne zaman cinsel ilişkiye başlayabiliriz?

    Kürtaj cerrahi bir müdahaledir ,bu nedenle hasta kürtaj sonrası dönemde enfeksiyon yönünden hassaslaşır. Rahim kanlanması çok iyi olan ve kendini çok kısa süre içinde yenileyebilen bir organdır. Kürtaj sonrası kanamanın ve ağrının geçmesi rahmin iyileştiğinin en önemli belirtisidir. Bilimsel bir fikir birliği olmamasına rağmen cinsel ilişki gibi ruh ve beden sağlığının tam olması gereken bir durumda ancak kadının tam iyileştiği bir dönemde başlanması en uygunu olacaktır. En erken ilşki ise kanama ve ağrının geçtiği dönemde başlanabilir.

    Kürtaj sonrası kısırlık olur mu

    Kürtaj steril bir ortamda ve tecrübeli bir hekim tarafından yapılırsa böyle bir sorun oluşmaz. Ayrıca hastanın da doktoru tarafından verilen tedaviye uyması gerekir. Kendi klinik tecrübemle söyleyebilirim ki ilk gebeliklerinde kürtaj olan hastaların sonra ki gebe kalmalarında bir problem yaşamayıp,sağlıklı doğumlar yapmışlardır.

    Kaç kez kürtaj olunabilir?

    Her kürtaj sonrasında rahim kendini yenileyebilir bu nedenle tam iyileşmiş ve gebe kalmış hastalarda ardı ardına oluşan gebeliklerde kürtaj yapılabilir. Hastalarım arasında 27. kürtajını yaptığım vakalarım olmuştur. Yinede kürtajın cerrahi bir işlem olduğunu ve bir doğum kontrol yöntemi olmadığını aklımızdan çıkarmayarak bize en uygun doğum kontrol yöntemini kullanmalıyız.

    Kaç haftaya kadar kürtaj olabiliriz?

    Ülkemizde onuncu gebelik haftasına kadar kürtaj olmaya yasal izin verilmiştir. Avrupa ülkelerinden Fransada yirminci gebelik haftasına kadar,Almanyada onaltıncı gebelik haftasına kadar gebelik sonlandırılmasına yasal izin verilmiştir. Ülkemizde on hafta üstü gebelik sonlandırmalarda tıbbi gereklilik istenmekte ve kurul kararı şartı aranmaktadır.