Etiket: Grip

  • Astımı olan çocuklarda okul öncesi yapılması gerekenler nelerdir?

    Okullar açılmadan önce, astımı olan çocuklarda kışa hazırlık yapmak lazım…

    Çocukluk çağı astımı erişkinlerden oldukça farklı, özellikle hayatın ilk yıllarında üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben öksürük, hırıltı , nefes darlığı gibi şikayetleri olan çocukların önemli bir kısmı büyüdükçe bu hastalığı üzerinden atıyor.

    Bu dönemde çocukların şikayetleri önemli mevsimsel farklılıklar gösteriyor. Bir çok çocuk yazın çok iyi ve bu neden ile biz hastaların ilaçlarına bu dönemde ara veriyoruz…

    Ama yaz bitince, sonbahar gelince, okullar açılınca , o güzel küçük burunlar akmaya başlayınca… birçok çocukta ataklar tekrar başlıyor.

    Eylül salgınları diyoruz buna…

    Kapalı ortamlarda tekrar bir araya gelen çocuklar enfeksiyonları da kolaylıkla birbirine geçiriyor. Bu neden ile yaz boyunca hiç ilaç kullanmayan ya da sadece lüzum halinde öksürük, hırıltı vs olduğunda kısa süreli rahatlatıcı inhaler tedavileri kullanan hastaların kışa hasta bir şekilde girmemeleri için bazı önlemler almamız gerekiyor.

    Çocuğunuzun bir önceki kışı nasıl geçirdiği de çok önemli ...

    Bir önceki kış sık hastalıklar, acil vizitler, ya da hastane yatışları olan çocukların eylülde hiç bir şikayetleri olmasa da bir koruyucu tedavi başlanması kışa ağır bir hastalık ile başlaması ihtimalini azaltır.

    Bu neden ile Eylülde ayındaki kontrollerinde ‘Yaz nasıl geçti?’ diye sorarız…

    Yaz boyunca rahatlatıcı ilaç ihtiyacı oldu mu? Oldu ise ne kadar sıklıkla bu ilaçları kullanması gerekti? Muayene bulguları ve tabii ki eğer çocuğun yaşı uygun ve yapabiliyor ise solunum fonksiyon testi ölçümleri bizim için çok değerli bazı bilgiler verir ve tüm bunların sonuçlarına göre vereceğimiz tedaviyi planlarız.

    Tabii bir de grip aşısı meselesi var…

    Çok sayıda mikrop var bizi hasta eden ama bunlardan bazıları çok önemli influenza gibi mesela bu neden ile her yıl tam da bu zamanlarda grip aşısı konuşulmaya başlanır…İnfluenza önemli çünkü tüm dünyada her yıl 3 ile 5 milyon kişinin influenza ile ağır hastalığa yakalandığı ve 250.000-500.000 kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor.

    Grip aşısı kimlere yapılmalıdır? Herkes aşı olmalı mıdır?

    Özellikle risk grubunda olanlar için aşılama önemlidir

    Astım, diyabet, kalp hastalığı , böbrek hastalığı, nörolojik ya da nöromuskuler hastalıkları olan çocuklar ve bu çocuklar ile aynı evde yaşayan diğer kişiler risk grubunda olmasa bile mutlaka aşılanmalıdır. Örneğin evde astımlı bir çocuk var ise evdeki herkesin aşılanması önerilmektedir.

    Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar ve bu kişiler ile aynı evde yaşayanlar

    Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanlar (koma, karaciğer hasarı ve ölüme neden olan Reye Sendromu gelişebilme riski nedeni ile)

    Hasta bakımı ile ilgilenen sağlık çalışanları

    Bu gruplar dışında özellikle 6 ay – 5 yaş arası çocukların , hamilelerin ( Hamileliğin ilk 3 ayından sonra ya da bebeğini emziren bir annenin grip aşısı olmasında bir sakınca YOKTUR!) ya da 6 aydan küçük çocukların bulunduğu evlerde yaşayanların bu çocukların bakımları ile ilgilenenlerin de grip aşısı yaptırması önerilmektedir.

    Bu risk gruplarından birinde değilseniz bile grip aşısının yapılması bu yıl içinde grip olma riskinizi azaltır!

    Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır?

    Grip enfeksiyonu her mevsimde ortaya çıkabilir, bununla birlikte grip enfeksiyonlarının çoğu ekim- mayıs ayları arasında oluşur. Son yıllarda grip enfeksiyonlarının önemli bir kısmı Ocak ve şubat aylarında ortaya çıkmıştır.

    Aşının koruyuculu etkisi 2 -3 hafta sonra ortaya çıkar bu neden ile tavsiye edilen yıllık grip aşısının aşı kullanıma sunulur sunulmaz grip salgını başlamadan önce eylül – ekim aylarında yapılması ve hastaların aşılanmalarının Aralık ayından önce bitirilmesidir.

    Ancak kişi gribe yakalanmamış ise aşılama grip sezonunun sonuna kadar uygulanabilir.

    Yaş gruplarına göre aşının dozu nedir?
    Daha önce AŞILANMAMIŞ;3 yaşın altındaki çocuklarda aşı yarım doz (0.25 ml) yapılır ve 4 hafta sonra ikinci doz yapılır

    Eğer geçen yıl aşı yapıldı ise ( tek doz bile olsa) 3 yaşın altındaki çocuklarda tek doz ve yarım doz aşı yeterlidir

    Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 3-8 yaş arası çocuklara 4 hafta ara ile iki TAM DOZ ( 0.5 ml) yapılır

    9 yaşın üzerindeki çocuklarda tek doz ve tam doz aşı yeterlidir

    Grip aşısının yan etkileri var mıdır?
    Ülkemizde uygulanan aşılar inaktif yani canlı olmayan virüslerden oluşuyor. Bu nedenle aşının hastalık yapma riski yok. En sık görülen yan etkisi aşı yerindeki ağrı ve hassasiyet.

    Aşı iyi tolere edilmektedir. Aşı sonrası nadiren hafif geçen 1-2 gün içinde kendiliğinden geçene nezle türü bir şikayetler oluşabilir

    Sistemik ve lokal etkiler 24-48 saat içerisinde kaybolur.

    Hafif üst solunum yolu enfeksiyonunun varlığı aşı yapılmasına engel değildir!

    En sık sorulan sorulardan biride grip aşısının içinde thimerosal ( Civa bazlı koruyucu) olup olmadığı ve bunun olası zararlarına ilişkindir…

    Civa bazlı koruyucu bir madde olan thiomersal çok dozlu aşıların içinde başka mikrorganizmaların bulaşmasını engellemek için eklenmektedir.

    Tek doz aşılar koruyucu olarak CIVA (Thimerosal) İÇERMEMEKTEDİR.
    Ayrıca bilimsel çalışmalar içinde bu koruyucu madde bulunan aşılar ile lokal şişlik kızarıklık dışında önemli bir zararlı etki bildirilmemiştir

    Gripten korunmanın aşıdan başka yolları var mıdır?
    Aşı olsanız da olmasanız da (aşının koruyuculuğu % 100 olmadığı için) çocuklarınızı ve kendinizi gripten korumak için aşağıdaki önlemlere dikkat etmeniz önerilir.

    Ellerinizi sık sık yıkayın. Virusun en önemli bulaşma yolunun virus bulaşmış ellerin göz ve ağız ile teması olduğunu unutmayın!

    Küçük çocukların ağızlarına götürdüğü oyuncaklar ve objelerin dezenfeksiyonu önemlidir. Yüzeylerinde yıkanabilen ya da kullanıldıktan sonra atılan kağıt havlular ile temizlenmesi uygun olacaktır.

    Çocuğunuzun burnunu kullanıldıktan sonra atılan kağıt mendiller ile temizleyin

    Grip nasıl tedavi edilir?
    Grip olan çocuklarda destekleyici tedaviler verilebilir. Çocuğun dinlemesi, bol sıvı alması,ateş, kas ağrılarını gidermek için parasetamol – ibufen gibi ateş düşürücü ağrı kesicilerin verilmesi önerilir

    Küçük çocuklarda burunun serum fizyolojik ile temizlenmesi ve sekresyonların aspire edilmesi çocukları rahatlatır

    Antibiyotikler sadece bakteriler üzerinde etkili fakat virüsler üzerine etkili olmadıkları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamazlar.

    Özellikle risk grubunda olan bazı hastalarda ilk şikayetlerin başlamasından sonraki 24 – 48 saat içerisinde antiviral bazı ilaçların verilmesi bulguların daha az şiddetli olması ve daha kısa sürmesini sağlar.

    Grip tehlikeli bir hastalık mıdır?
    Aslında grip enfeksiyonu hiç bir sağlık sorunu olmayan kişilerin bile günlerce bazen haftalarca okula ,işe gidememesine neden olabilir. En sık rastlanan bulgular ateş, baş ağrısı, yorgunluk, öksürük, boğaz ağrısı, kas ağrısıdır. Ama bazı kişiler grip enfeksiyonları ile birlikte hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlar açısından risk altındadır; astımlı hastalar, beş yaşın altındakiler ama özellikle 2 yaşın altındakiler, kronik sağlık sorunları olan kişiler (diyabet, obezite, kalp hastalığı ya da 19 yaşın altında olup aspirin kullanan, bağışıklık sistemi yetersizliği olan) ve 65 yaşın üzerindeki kişiler.

    Bakteriyel pnömoni, kas iltihabı, kalp kasının ya da kalp etrafındaki zarın iltihabı, menenjit, çocuğun vücudunun susuz kalması, var olan kronik hastalığın kötüleşmesi grip enfeksiyonunun en tehlikeli komplikasyonlarıdır.

    Zatürre, grip virüsünün akciğerleri direkt olarak etkilemesi ile olabileceği bazen eşlik eden bakteriyel bir enfeksiyon zatürreye yol açar. Bakteriyel ya da viral zatürre ağır hastalığa ve hastane yatışına neden olabilir, hayatı tehdit edebilir.

    Hemen acile gidin!
    Eğer grip semptomlarını takiben çocuğunuzun durumu ağırlaşıyor, ateş, titreme, göğüs ağrısı, terleme, yeşil ya da kanlı balgam, dudaklarda ya da tırnaklarda morarma var ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız uygun olacaktır. Bazı hastalarda nefes alma esnasında göğüste batma şeklide ağrı olabilir, bazı çocuklarda ise karın ağrısı zatürrenin tek bulgusu olabilir. Zatürre tanısında hastanın muayenesine ek olarak akciğer grafisi çekilmesi ve balgam testi yapılması gerekebilir.

  • Soğuk algınlığı mı? Grip mi?

    Soğuk algınlığı mı? Grip mi?

    Solunum yolu hastalıklarının çok sık yaşandığı kış aylarında, soğuk algınlığı ile gribi birbirine karıştırıyorsanız; gereksiz yere antibiyotik kullanıyorsanız vücudunuz için yararlı bakterileri öldürüyor olabilirsiniz. Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu soğuk algınlığı ve grip arasındaki farklılıkları, hangi durumlarda doktora başvurmak gerektiğini açıklıyor.
    Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu,soğuk algınlığına 100'den fazla virüsün sebep olabildiğini, bu virüslerin yılda 2 ile 4 kez yetişkinleri, 6 ile 10 kez çocukları hasta ettiğini söylüyor. Soğuk algınlığı yavaş seyreden bir hastalık olup, boğaz ağrısı, hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve hafif öksürük gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Grip enfeksiyonu ise birkaç saat içinde aniden ortaya çıkan yüksek ateş ile birlikte şiddetli baş ağrısı ve tüm vücutta yaygın kas ağrısı, ağır halsizlik ile belirtilerini gösteriyor. Nuhoğlu; boğaz ağrısının, burun akıntısı ve tıkanıklığı gibi üst solunum yolu şikâyetlerinin gripte hafif olduğunu, soğuk algınlığı ile arasındaki en önemli farkın yüksek ateş olduğunu vurguluyor.
    Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu, alerjik olan kişilerin üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde seyreden soğuk algınlığına daha çok yakalandıklarını, bu hastalığın sinüzit veya orta kulak enfeksiyonuna daha sık neden olduğunu belirtiyor. Alerjik hastalar dışında soğuk algınlığının korkulacak bir tablo olmadığına değiniyor. Nuhoğlu; alt solunum yolu enfeksiyonu görülme olasılığının daha fazla olduğu 2 yaş altı çocukların, 65 yaş üzeri yetişkinlerin, hamilelerin, kronik kalp ve akciğer hastalarının da, grip enfeksiyonu sebebiyle risk altında olduğunu vurguluyor.
    Grip ve Soğuk Algılığında Tedavi
    Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu;virüslerin neden olduğu gerek grip gerekse soğuk algınlığı hastalığına özgü bir tedavi olmadığını, istirahat, bol sıvı alımı ve aspirin harici ateş düşürücü ve ağrı kesiciler kullanılabileceğini belirtiyor. Grip enfeksiyonunda kesinlikle aspirin kullanılmaması gerektiğini, virüslerden oluşan enfeksiyonlarda antibiyotiklerin etkisiz olduğuna dikkat çekiyor. Gereksiz antibiyotik kullanımının antibiyotik direncine neden olduğunu, doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamasını önemle tavsiye ediyor.
    Grip Tablosunda Ne Zaman Doktora Gitmek Gerekiyor?
    -Risk grubunda olan hastalar (2 yaş altı çocuklar; 65 yaş üstü erişkinler; kronik kalp ve akciğer hastaları) grip belirtileri olduğunda hiç beklemeden doktora başvurmalıdırlar.
    -Risk grubunda olmayan hastalar ise grip belirtileri olduğunda sadece;
    1. Ateş 3 gün içinde düşmemişse,
    2. Birkaç gün içinde düşüp sonra tekrar yükselmişse,
    3. Genel durum bozuluyorsa; virüsün üzerine daha ağır seyreden bakteri enfeksiyonu eklenmiş olabileceği için doktora başvurmalıdır.
    Basit Soğuk Algınlığı Tablosunda Ne Zaman Doktora Başvurmak Gerekiyor?
    Nuhoğlu;basit soğuk algınlığında ki belirtilerin genellikle 10 gün içinde azalarak geçtiğini, burun tıkanıklığı, burun akıntısı veya balgamlı öksürük 10 gün içinde tam geçmemişse bakteriyel bir enfeksiyon olasılığına karşın doktora gidilmesini tavsiye ediyor.
    Editöre Açıklama Notu:
    Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu 1966 tarihinde İstanbul'da doğdu. 1984 yılında “Üsküdar Amerikan Kız Koleji”nden mezun oldu. Yüksek öğrenimini 1984 -1990 yılları arasında “İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi”nde tamamladı. 1996 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak S.B Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde göreve başladı.
    1996 – 1998 tarihleri arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Alerji-İmmünoloji Bilim Dalı'nda Çocuk Alerjisi ve İmmünolojisi dalında yan dal eğitimi aldı. “Çocuklarda Akut Astım Atağı Tedavisinde Yüksek Doz Inhale Budesonid'in Etkinliği” isimli tez çalışması ile 1999 tarihinde Çocuk Alerjisi Uzmanı oldu. Çok iyi düzeyde İngilizce bilen Dr. Yonca Nuhoğlu'nun çocuk astımı ve alerjisi konusunda yaptığı çok sayıda çalışma, yurt dışı ve ulusal dergi ve kongrelerde sunulmuştur.
    Nisan 2002 tarihinde doçentlik ünvanını alan Dr. Yonca Nuhoğlu, 2008 yılında Profesör olmuştur. 2008 -2009 yılları arasında İstanbul Bilim Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı yapmıştır.
    Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu; İstanbul Tabip Odası, Türk Pediatri Kurumu, Çocuk Solunum Yolu Hastalıkları Derneği, Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği ve “European Academy of Allergy and Clinical Immunology” (Avrupa Alerji ve Klinik İmmunoloji Derneği) üyesidir.
    Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu Avrupa Alerji ve Klinik İmmunoloji Akademisi (European Academy of Allergy and Clinical Immunology)'den verilen “Avrupa Çocuk Alerjisi Uzmanlık Diploması” sahibidir.

  • Grip nedir? Nasıl korunabiliriz?

    Grip nedir? Nasıl korunabiliriz?

    Grip Solunum yollarına yerleşen influenza A,B,C, virüslerinin neden olduğu yüksek ateş yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan kolay yayılabildiğinden, bilhassa kış mevsimin de salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalıktır.

    Benzer yakınmalarla kendini belli eden, ancak hastalığın daha hafif seyrettiği ve genellikle ayakta atlatılan nezle ve soğuk algınlığından farklı olarak grip Dünya çapında büyük salgınlara, toplu ölümlere, büyük oranda iş gücü kayıplarına yol açabilen ağır bir hastalıktır.

    Grip virüsü taşıyan hasta kişilerin, solunum yolu sekresyonlarıyla ve bunlarla bunlarla bulaşmış eşyalar vasıtası ile yayılmaktadır. Özellikle okullar, yurtlar, kışlalar, kahvehaneler gibi kalabalık ve topluca yaşanan ortamlar hastalığın yayılmasında önemli rol oynar. Salgınlar genellikle 5-7 hafta dolaylarında kendiliğinden sonlanmaktadır.

    16.yüzyıldan bu yana 10 dan fazla pandemi yaşanmış; 1918 pandemisi sırasında 25 milyon kişi ölmüştür.

    Hastalık bulaşmaya takiben 1-3 günde üşüme, titreme, ateş, halsizlik, kırgınlık, iştahsızlık boğaz ve baş ağrısı ,kas eklemleri ağrıları, bulantı, gözlerde yanma görülebilir.

    Yukarıda sayılan belirtiler, ortaya çıktığında öncelikle bunlar gribe mi bağlı olduğunun anlaşılabilmesi için, hastanın bir hekim tarafından değerlendirilmesi uygun olur. Bilhassa ateşin çok yüksek olduğu ve hastanın genel durumunun bozuk 3-4 günlük istirate rağmen değişmediği yada, düştükten 1-2 gün sonra tekrar yükseldiği durumlarda hekime mutlaka başvurulmalıdır.

    Grip için Antibiyotik kullanılmaz ve faydasızdır. Ancak gribe ikincil gelişen zatürre, kulak iltihabı, bademcik iltihabı gibi durumlarda antibiyotik kullanılmalıdır.

    Gripte koruyucu Antibiyotik tedavisin de yeri yoktur. Grip tedavisinde istirahat çok önemlidir. Bu hem hastalığın kısa zamanda iyileşmesini, hem de etrafına hastalığın yayılmamasını önler. Ayrıca bol sıvı alınması, ağrı kesici , ateş düşürücüler ve solunum yoku sekresyonlarının ve irritasyonunu giderici ilaçları kullanılması ile yakınmaların kontrolü mümkündür.

    Grip hastaların da sıklıkla kullanılan ilaçlar hastalığı tedavi etmek amacıyla değil hastanın yakınmalarını düzeltip, onu rahatlatmak amacıyla kullanılmaktadır. Doğrudan grip virüsüne karşı etkili ilaçlarda vardır, ancak yarar zarar hesabı yapıldığında bunların her grip geçiren kişiye uygulanması yerine, gribe bağlı komplikasyonların görülme ihtimali fazla olan risk grubu hastalara verilmesi daha doğrudur.

    Gribin en korkulan komplikasyonu hastalığa ikincil olarak zatürre gelişmesidir.

    Gripten korunmak için düzenli yaşamak, uyku ve dengeli beslenmemizi ihmal etmemek ve aşı olmaktır.

    Grip aşısı her yıl sonbahar aylarında piyasaya çıkarılmakta ve formülü her yıl yenilenmektedir. Aşı bir önceki yılın en çok salgın yapan üç virüs suşunu içerir.Grip aşısı grip olmayı önlemesi bile hastalıktan dolayı, hastaneye yatışı zatürre ve ölüm gibi komplikasyonların sıklığını azaltır. Yumurta 6 aydan küçük çocuklara grip aşısı uygulanmamalıdır.

    Yumurta alerjisi olanlara aşı uygulanmamalıdır.

    Aşıya takiben 2-8 haftada yeterli korunma gelişmektedir.

  • Grip aşısı, grip ve çocuklarımız

    Grip aşısı, grip ve çocuklarımız

    Merhaba,

    Grip mevsimi yaklaştığı için bu konuyla ilgili bazı bilgi ve düşüncelerimi sizinle paylaşmak ve bazı uyarılarda bulunmak istiyorum.

    Her sonbahar yaklaşırken iki soru aklımıza takılır: Grip nasıl bir hastalıktır? Grip aşısı yapılmalı mı, yapılmamalı mı?

    Mevsimsel grip, İnfluenza A ve İnfluenza B isimli iki virüs nedeniyle olur. İnfluenza A genellikle daha erken (ekimden itibaren) görülür, aralık, ocak, şubat aylarında da salgınlar yapar. İnfluenza B ise genellikle kış sonu bahar başında daha sık olmak üzere, İnfluenza A kadar yaygın olmayarak görülür ve biraz daha hafif seyirli olabilir. Grip dünyada her yıl yüz bin kadar kişinin ölümüne neden olur. Bazı gruplar hem gribe yakalanma hem de zatürree, orta kulak iltihabı, kalp yetmezliği, ansefalit gibi komplikasyonlarına maruz kalma bakımından daha fazla risk taşımaktadır. Bunlar çocuklar, 65 yaşın üstündekiler, astımlılar, kalpte, akciğerlerde, böbreklerde ya da bağışıklık sisteminde kronik bir hastalığı olanlar ve herhangi bir nedene bağlı solunum fonksiyonu bozukluğu olanlardır.

    Grip virüsleri antijen (protein zinciri) yapılarını sık sık değiştirdikleri için herhangi bir yıl grip geçirmiş ya da gribe karşı aşılanmış olmak bir sonraki yılın grip virüslerine karşı bağışıklanma, yani korunma sağlamaz. Her yıl tekrar aşılanmayı gerekli kılan da budur zaten.

    Son yıllarda grip aşısı birçok ülkenin çocukluk çağı rutin aşı takvimine girmiştir.

    Mevsimsel grip aşısı üçlü (trivalan) bir aşı olarak hazırlanır. O mevsim (kış ve ilkbahar) dünyada en sık görülen iki influenza A, bir influenza B virüsünü içerir. Kullanılan virüs türlerinin bir sonraki mevsim gribe daha fazla neden olacakları Dünya Sağlık Örgütünce öngörülmekte ve aşı üreticisi firmalara yaz başında bildirilmektedir. Firmalar da haziran ve temmuz ayında ürettikleri aşıları sipariş veren ülkelere ancak ağustos sonu veya eylül başında gönderebilmektedirler. Bu yıl (2009) için bu tarih 28 ağustos oldu.

    Grip aşısı canlı virüs aşısı mıdır? Koruyuculuğu ne kadardır?

    Grip aşısı inaktif yani ölü aşıdır, Amerikan Çocuk Sağlığı Akademisi ve Amerikan Aşı Önerileri Komitesince 6 ay -18 yaş arası tüm çocuklara yapılması önerilmektedir. Grip, oldukça ağır geçebilen ve sonrasında da komplikasyonları çok olduğundan, özellikle risk gruplarında (çocuklar, 65 yaş üstü, astımlılar vs..) ölümlere yol açabildiğinden aşılanmakta fayda vardır. Grip aşısının her sene tekrarlanması gerekir, çünkü her yılın aşısının içindeki virüs türleri bir önceki yıldan farklılık gösterir (üç türün bazen biri, bazen ikisi). Grip aşısının etkinliği (koruyuculuğu) %100 değildir, farklı grip tiplerine göre % 60-90 arasında değişmektedir. Aşılanan kişi hastalığı ya hiç geçirmez, ya da çok hafif geçirir, hayati tehlike yaşamaz. Sonuç olarak gripten korunmanın en iyi yolu grip aşısıdır diyebiliriz.

    Gripten korunmak için aşı dışında neler yapılabilir?

    1- Bilgilenmek

    2- Öksüren, hapşıran kişinin ağız ve burnunu kağıt mendille kapatıp, mendili atması

    3- Ağız, burun ve gözlerimizi ellememek

    4- Ellerimizi sık sık su ve sabunla yıkamak veya alkol bazlı el dezenfektanı kullanmak

    5- Kalabalık ortamlardan kaçınmak, ortamı sık sık havalandırmak, genel hijyen kurallarına uymak. Önümüz bayram, bu maddeyi özellikle aklımızda tutalım lütfen.

    6- Gripli veya grip olasılıklı (ateşli, öksüren, hapşıran) hastalardan uzak durmak, bakım vermek durumundaysak veya birlikte olmak kaçınılmazsa maske kullanmak

    7- Hastalanan kişilerin 7 gün boyunca okula veya işe gitmemeleri

    Grip aşısının yan etkileri var mı? Bunlar nelerdir?

    Elbette var. Yan etkisi olmayan aşı yoktur zaten.

    En sık görüleni (%10-20) yapıldığı yerde hafif ağrı, şişlik ve sertliktir, bazen de kızarıklık görülür.

    % 10’dan az kişide de hafif ateş, halsizlik (çocuklarda çok nadir), baş, kas ve eklem ağrıları görülebilir. Hepsi de (eğer belirdilerse) hiç bir tedavi uygulamadan 1-2 gün içinde ortadan kaybolurlar.

    Grip aşısının çocukların bağışıklığını zayıflattığına dair söylentiler duydum. Siz ne dersiniz bu konuda?

    Çocuk hekimlerinin, Dünya Sağlık Örgütünün veya Ulusal Aşı Önerileri Komitelerinin dünya çocuklarının bağışıklığını zayıflatmak gibi bir amacı olabilir mi sizce? Bu söylentilerin nedeni grip aşısının her sonbaharda yeniden yapılmasının ‘Bir kez aşı olan çocuğun artık hep aşı olması gerekiyor, demek ki bağışıklığı zayıflıyor’ şeklinde yanlış yorumlanması. Oysa bunun nedeni yukarıda belirttiğim gibidir: Grip aşısının her sene tekrarlanması gerekir, çünkü her yılın aşısının içindeki virüs türleri bir önceki yıldan farklılık gösterir (üç türün bazen biri, bazen ikisi).

    Çocuğuma geçen yıl grip aşısı yaptırdım, bir hafta sonra (aşı yüzünden) grip oldu!

    Çocuğuma geçen yıl grip aşısı yaptırdım, kış boyu 3-4 kez grip oldu! Neden?

    Grip aşısı, suçiçeği ve kızamık aşıları gibi canlı virüs aşısı olmadığından, hafif seyirli bile olsa kendisi gribe neden olmaz. Bu cümlelerde ailelerin kast ettikleri hastalıklar genellikle grip dışı virüslerin neden olduğu viral üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır (halk diliyle soğuk algınlığı); çok yüksek ateş, yatak döşek yatıracak bir halsizlik ve kas ağrıları, çok şiddetli baş ve boğaz ağrısına neden olmayıp, burun akıntısı, hafif ateş ve öksürük yaparlar. Grip aşısı, grip salgını olursa çocuğumuz etkilenmesin diye yapılmaktadır soğuk algınlığı olmasın diye değil. Yani aşı basit, hafif seyirli, grip dışı viral üst solunum yolu enfeksiyonlarından korumaz, yanılgı bundan kaynaklanır.

    18-65 yaş arası sağlıklı erişkinler, yani biz anne babalar aşı olmalı mıyız?

    Hayır. Mevsimsel grip sağlıklı erişkinlerde çok nadiren ölüme yol açtığı ve şimdilik tüm dünya nüfusuna yetecek aşı üretilemediği için sizlere grip aşısı önermiyorum. Sınırlı sayıda edinilebilen aşı dozlarının çocuklar ve diğer risk gruplarına kullanılması doğrudur. Ancak 6 aylıktan küçük bebeklerin anneleri ve/veya bakıcılarının aşı olmalarını öneririm.

    Aşının koruması ne zaman başlar?

    Aşı uygulandıktan iki hafta sonra korumaya başlar. Bu koruma grip sezonu yani mayıs sonuna dek sürer.

    Aşıyı erken olmak bahar aylarında korumanın azalmasına, ikinci bir doz aşı gereğine yol açar mı?

    Kesinlikle hayır. Korunma tüm grip sezonu boyunca aynı güçte devam eder. İkinci bir ek doz yaşlılara da, kronik hastalığı olanlara da, kimseye önerilmez.

    Aşı en geç hangi ayda yapılabilir?

    Bu, şu an için pek anlamlı bir soru değil. Çünkü henüz eylüldeyiz ve piyasada yeterli grip aşısı var. Gecikmek, beklemek için bir neden yok (6 aylıktan küçük bebekler dışında elbette). Ancak yıl sonuna doğru sık karşılaştığım bir soru.

    Teorik olarak grip aşısı mayıstan önce olmak kaydıyla her zaman yapılabilir. Ama unutulmamalı ki grip sezonu ekim başı-mayıs sonudur ve ne kadar erken yapılırsa kişi o kadar uzun süre korunacaktır. Yani ocak ayının başında aşılanan bir çocuk (korunma iki hafta sonra başladığına göre) sezonun yarısında korunabilecektir. Zaten grip aşısı toplumumuzun bilinç düzeyi arttıkça, her yıl bir öncekinden erken tükenmekte, artık aralık ayında bile eczanelerde kalmamaktadır.

    Grip aşısı herkesi aynı oranda korur mu?

    Ne yazık ki hayır! Kimi yaşlılar ve bazı kronik hastalığı olan kişiler sağlıklı çocuk, genç ve erişkinlerden biraz daha az korunurlar. Ancak bu nedenle hastalığa yakalansalar bile, zatürree, kalp yetmezliği gibi komplikasyonlarla karşılaşma ve ölüm riskleri aşılanmamış olanlardan kesinlikle çok çok daha az olmaktadır.

    Mevsimsel grip aşısı domuz gribinden korur mu?

    Hayır korumaz. Domuz gribi aşısının ayrıca yapılması gerekecek.

  • Çocuklara grip aşısı yapılmalı mı ?

    Çocuklara grip aşısı yapılmalı mı ?

    Sonbahar gelirken hep aynı soru sorulmaya başlar.Grip aşısı yapılmalı mı,yapılmamalı mı?Kimi doktorlar televizyona çıkıp “Mutlaka grip aşısı olun” derken aynı zamanda başka doktorlar konuşup “Grip aşısının içinde cıva var,sakın yaptırmayın” derler.Bir yandan da bazısı grip aşısı yüzünden hiç hastalanmadığını iddia ederken bazısı da “Grip aşısı olalıdan itibaren nezleden gripten kurtulamadım” der. Nedir bu grip aşısı?Çocuklarımıza grip aşısı yaptırmalı mıyız?

    Son yıllarda grip aşısı pek çok ülkede çocukluk çağı rutin aşı takvimine girmiştir.

    Grip özellikle kışın ve baharda görülen bir hastalıktır.Dünyada her yıl yüzbinden fazla kişinin ölümüne neden olur.Özellikle belli yaş grupları grip için daha fazla risk taşımaktadır.Bunlardan iki yaşından küçük çocuklar,65 yaşın üstündekiler,astımlılar,kalpte akciğerde böbreklerde ya da bağışıklık sisteminde kronik bir hastalığı olanlar ve solunum fonksiyonunda herhangi bir sebepten dolayı bozulma olanlardır.

    Mevsimsel grip, Influenza A ve Influenza B isimli iki virüs nedeniyle olur.Influenza A genellikle daha önce,ocak şubat aylarında salgınlar yapar. Influenza B ise genellikle kış sonu bahar başında daha sık olmak üzere A kadar yaygın olmayan bir şekilde görülür.Gribin belirtileri; yüksek ateş,vücut ağrısı,öksürük,burun akıntısı,boğaz ağrısı vb.dir.Oldukça hızlı bulaşan bir hastalıktır.Grip enfeksiyonu sonrası vücutta zatürre,kulak iltihabı gibi ikincil enfeksiyonlara da sıklıkla neden olabilmektedir.

    Grip virüsleri sürekli antijen yapılarını değiştirdikleri için bir sene gri geçirmiş ya da gribe karşı aşılanmış olmak bir dahaki seneki grip mikroplarına karşı bağışıklanma sağlamaz.

    Grip aşısı her sene bahar ve yaz aylarında gelecek seneki grip virüsşeri için oluşturulur. Bu yapılırken de yazın güney yarımküre ve Asya’da görülen grip virüsleri göz önüne alınır.Kullanılan suşların bir sonraki mevsim gribe daha fazla neden olacakları öngürülmektedir.

    Mevsimsel grip aşısı üçlü (trivalan) bir aşı olarak hazırlanır.O mevsim görülen iki influenza A,bir influenza B virüsünden yapılır.Etkinlik verileri her sene CDC tarafından yayınlanır ve seneden seneye değişiklik gösterir.

    Grip aşısı inaktif yani ölü aşıdır.Yumurtaya,tavuk proteinine ve neomisin adlı antibiyotiğe alerjisi olanlarda kullanılmamalı ya da doktor denetiminde dikkatle uygulanmalıdır.Yeni tek dozluk grip aşılarında koruyucu olarak CIVA BULUNMAMAKTADIR.Bu ne yazık ki yanlış bilinen bir şeydir.Çok dozlu grip aşılarında cıva bulunabilmekte iken piyasadaki tek dozlu grip aşılarında cıva yoktur.

    Grip aşısı 0-18 yaş çocuklar için önerilmektedir.Grip, oldukça ağır geçebilen ve sonrasında da komplikasyonları çok olduğundan aşılanmakta fayda vardır.Grip aşısının her sene tekrarlanması gerekir.Grip aşısının etkinliği %100 değildir. Her sene değişmekle birlikte farklı grip tiplerine göre %50-85 arasında değişmektedir.Grip aşısının influenza virüsü dışında,diğer solunum yolu enfeksiyonu yapan virüslere karşı da bir miktar koruyucu olabilmektedir.Mevsimsel grip aşısının kuş gribi ve domuz gribi gibi hastalıklara karşı ancak minimal bir koruma sağladığı bilinmektedir.Amerika’da burundan sprey olarak uygulanan zayıflatılmış canlı grip aşısı da mevcuttur.

    Sonuç olarak söylenebilecek şey şudur.Evet grip aşısı faydalıdır.0-18 yaş arası çocukların her yıl olmasında fayda vardır.En azından yüksek risk grupları,yani iki yaşından küçükler,astımlılar ya da kronik hastalığı olan çocuklar mutlaka olmalıdır. Evde 6 aylıktan küçük bebek varsa bebeğe bakan herkes mutlaka olmalıdır.

    Grip aşısı %100 çalışacak diye bir şey yoktur. Bu biraz şans işidir ve aşı hazırlanırken o senenin virüslerinin ne kadar tutturulduğuna bağlıdır.Ancak her halükarda grip aşısı tam engellemese bile hem gribin hem diğer hastalıkların hafif geçirilmesine etki edebilir. Ve hayır,kesinlikle tek doz grip aşılarının hemen hemen hiçbirinde cıva yoktur.Aşının cıva içerip içermediğini doktorunuz ve eczacınızla konuşup,prospektüsten de kontrol edebilirsiniz.

    Domuz gribi

    Domuz gribi son bir yıl içinde dünya yüzünde hızla yayılan bir virüs.Antijenik yapısı H1 N1,ınfluenza A virüslerinden biri olarak tanımlanıyor.Dünyada hızla yayılarak 6.derecede salgın statüsüne çıktı.Ancak klinik olarak diğer virüslerden çok da farklı değil.Domuz gribi aşısı 5 ayrı firma tarafından çalışılmakta. Ancak henüz aşı ile ilgili kesinleşmiş bir tarih bulunmamaktadır.

    Kuş gribi

    Kuş gribi,ya da H5N1 diğer grip virüslerine göre şiddetli seyreder.%60’a yakın vakada öldürücüdür.İlaçlara karşı da diğer grip virüsleri kadar duyarlı değildir.

    Şu anda kuş gribine kerşı da bir aşı mevcuttur. Yeni aşılar geliştirilme aşamasındadır.

  • Toplu yaşam ve çocuk sağlığı

    Toplu yaşam ve çocuk sağlığı

    En değerli varlıklarımız, hiç kuşkusuz çocuklarımız. Onların sağlıklı,mutlu ve başarılı bireyler olarak yetişmeleri için gerekli koşulları sağlamak hepimizin arzusu ve görevidir.

    Bebeklik dönemini özenli ve korumalı geçiren çocuğumuz, sosyalleşme sürecinde yuva yaşına gelmesi ile toplu ortama adım atar. 3 – 6 yaş arasındaki bu süre daha önce karşılaşmadığı, pek çok yeni mikropla tanışır, süreç içinde vücut bunlarla mücadele ederek bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Yuvaya gitmeyen çocuklarda bu süreç okul öncesi ve ilkokulda tanışır. Toplu ortamlarda sık karşılaşılan sağlık sorunlarına değinmek ve okulların açıldığı Sonbahar mevsiminde artan enfeksiyonlara karşı alınabilecek önlemleri kısaca anlatmak istedim.

    Karşılaşılan sorunların başında ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI gelmektedir.Daha çok virüslerle oluşan bu enfeksiyonlar nezle grip tablosu ile çocuklar arasında kolayca yayılır.Burun kanallarının tıkanması ile ORTA KULAK İLTİHABI veya kulakta sıvı birikimine neden olabilir.

    Ayrıca direnci düşük çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben akciğerde sorunlar gelişebilmekte, BRONŞİT, ZATÜRRE gibi hastalıklara dönüşebilmektedir.Anne babaların dikkat etmesi gereken nokta, bu basit gibi görünen belirtiler ortaya çıktığında, çocuğu okula göndermemek, iyi dinlenmesini bol sıvı almasını sağlamaktır.Ateşin devamı halinde doktora başvurulmalıdır.

    Çocuklar arasında kolay yayılan diğer önemli hastalık;A grubu BETA hemolitik Streptokok mikrobuna bağlı BADEMCİK İLTİHABI dır. Bu mikrobun düzenli tedavi edilmediği koşullarda;Eklem Romatizması,Kalp Romatizması, Nefrit, Menenjit gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir.Bu gibi hastalıklarla hiç karşılaşmamak için ateş ile seyreden anjinlerde boğaz kültür antibiogramı ile mikrop tesbit edilerek gereken önlem alınmalıdır.

    Ayrıca İstanbul ve Marmara bölgesi, ALLERJİK HASTALIK’ ların yoğun olduğu coğrafi bölgemiz olduğundan, Allerjik Rhinit, Bronşit, Astım gibi hastalıklar çocuklarımızda azımsanmayacak kadar sık görülmektedir.Bu hastalıklarda erken tedavi çocuğun gelişimi ve hastalığın kalıcı olmaması açısından büyük önem taşır.

    Sık görülen diğer hastalıklar arasında İDRAR YOLU Enfeksiyonu , PARAZİTLER v.b. çocuğun tuvalet alışkanlığı ve temizlik kurallarına yeterince önem vermemesine bağlı gelişir.

    Salgın çocukluk hastalıkları “Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Su Çiçeği v.b.” düzenli aşılama ile önlenebilmektedir.

    Bu mevsimde güncel olan bir diğer konuda GRİP aşısının uygulanmasıdır.Grip; Ani başlayan ateş, üşüme, titreme, baş ağrısı, iştahsızlık, yaygın baş ağrıları ve kuru öksürük ile seyreder.

    Yaşlılarda, çocuklarda ve allerjik astım gibi altta yatan başka bir hastalığı olanlarda zatürre, beyin enfeksiyonları gibi komplikasyonlara ve ölüme dahi neden olabilmektedir.

    Salgın Ocak ve Şubat aylarında görülmekte ve özellikle kreşler , okullar, bakım evleri, kışla gibi toplu ortamlarda hızla yayılmaktadır.

    Aşı, grip mevsimi başlamadan önce uygulanmalıdır.Aşı uygulandıktan sonra etkin koruyucu antikor düzeyi oluşması için aşının özellikle Eylül, Ekim aylarında uygulanması önerilir.

    6 yaşından küçüklere 1 ay ara ile 2 yarım doz , büyüklere tek ve tam doz olarak uygulanmalıdır.Yumurta alerjisi olanlara ve 6 aydan küçüklere yapılmaz.Vurgulanması gereken önemli bir noktada, grip aşısı uygulananların, hiç nezle veya grip olmayacağı anlamına gelmediğidir.

    Bu aşı salgın yapan virüs grubuna etkili olup, sıradan hergün karşılaşılan nezle, grip virüslerine etkili değildir.

    Sağlıklı günlerde görüşmek üzere….

  • Kış geliyor ? Grip kışın korkulu rüyası, grip aşısı olalım mı ? Olmayalım mı ?

    GRİP NEDİR VE NASIL BULAŞIR DİYE BAŞLAMAK SANIRIM DAHA DOĞRU OLUR…

    Grip genellikle kış aylarında görülen influenza denilen bir virusun neden olduğu solunum yoluyla bulaşan riskli kişilerde ölümcül seyredebilen oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Hasta veya taşıyıcı kişilerin hapşırması veya öksürmesi yoluyla bulaşabilen grip tokalaşma, öpüşme gibi faktörlerin yanında telefon, kapı kolu gibi yerlere temas yoluyla da bulaşabilmektedir. Okul, kreş, hastane, iş yerleri, toplu ulaşım araçları gibi toplu olarak kullanılan mekanlar gribin bulaşabilmesi için oldukça riskli yerlerdir.

    NE GİBİ BELİRTİLERLE SEYREDER VE TEDAVİSİ NEDİR…

    Halsizlik, hafif ateş yükselmesi, 2-3 gün süren kuru öksürük gibi hafif belirtilerle geçebilen bu hastalık bazı hastalarda ise aşırı halsizlik, 40 dereceye çıkabilen yüksek ateş, uzun süreli öksürük, özellikle baş ağrısı olmak üzere şiddetli kas ve eklem ağrıları gibi ağır belirtilerle de seyredebilir. Tedavi edilirse 1 haftada tedavi edilmezse 7 günde geçer sözünden de anlaşılacağı üzere grip çoğunlukla ilaç kullanmaksızın kendiliğinden geçer. Ancak gribin ağır seyrettiği hastalarda hastalığın neden olduğu yüksek ateş, yaygın kas ve eklem ağrısı gibi belirtilere yönelik ateş düşürücü, ağrı kesici gibi ilaçlar kullanılabilir. Grip bakteri kaynaklı bir hastalık olmayıp viral nedenli olduğu için antibiyotik tedavisi uygun değildir. Ağır belirtilerle seyrettiği durumlarda yatak istirahati ve bol sıvı alınması mutlak gerekliliktir. Dikkat edilmediği durumlarda ve riskli kişilerde larenjit, farenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, pnömoni, menenjit gibi ölümcül hastalıklara dönüşebilen gribin etkin bir tedavisi olmadığı için korunma yöntemi olan grip aşısının önemi ortaya çıkmaktadır.

    GRİP AŞISININ ETKİNLİĞİ NEDİR VE AŞIYI NE ZAMAN YAPTIRMAK GEREKİR…

    Gribe neden olan inaktive edilmiş influenza virüslerinden veya bu virüsün antijenlerinden yapılan aşı uygulandıktan sonra bu virüse veya antijenlerine karşı vucutta antikor denilen bu virüsü tanıyan maddeler oluşur. Aşılandıktan sonra vucut gribe neden olabilecek aktif virüs ile karşılaştığında aşılanma sonucu oluşan bu antikorlar bu aktif virüsleri tanır ve çok daha etkin mücadele ile grip oluşmasını engeller veya gribin çok daha hafif seyretmesini sağlarlar. Aşının etkinliğinin ortaya çıkması için 2-3 hafta gerekmektedir. Bu nedenle grip aşısı salgınlar ortaya çıkmadan 2-3 hafta önce yapılmalıdır. Eylül, ekim, kasım gibi sonbahar ayları aşı için en uygun zaman aralığı olarak uygun görülmektedir.

    GRİP AŞISI KAÇ DOZ, KİMLERE YAPILMALIDIR…

    Sonbahar aylarında tek doz yapılan aşının etkisi 2-3 hafta sonra başlamakta ve 6-12 ay sürmektedir. Her yıl salgına neden olan influenza tipi farklı olduğu için bir önceki yıl yapılan aşının koruyuculuğu önümüzdeki yıl olmamaktadır. Bu nedenle aşı her yıl eylül, ekim, kasım aylarında yeniden yapılmalıdır. Özellikle huzurevlerinde kalan 65 yaş üstü kişilere; kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, şeker, romatizma gibi kronik hastalığı olan kişilere; kanser hastalığı olan, organ veya kemik iliği nakli yapılan bağışıklık sistemi zayıflamış kişilere; ilk üç aydan sonra hamilelere, emziren annelere ve 6 aydan büyük çocuklara; doktor, hemşire, sağlık memuru, tıbbi sekreter gibi hasta kimselerle temas olasılığı yüksek kişilere grip aşısı yapılması önerilmektedir.