Etiket: Göğüs

  • Çocuklarda göğüs ağrısı neden olur ?

    Göğüs ağrısının çok çeşitli nedenleri vardır ve göğüste bulunan neredeyse her yapıdan kaynaklanabilir. Bunların arasında akciğerler, kaburgalar, göğüs duvarı kasları, diyafram ve göğüs kemiği ile kaburgalar arasında yer alan eklemler vardır. Bu dokuların hasarlanması, enfeksiyonu veya iritasyonu göğüs ağrısından sorumlu olabilir.

    Daha nadir olarak ağrı farklı bir bölgeden (karın gibi) kaynaklanıyor olabilir. Göğüs ağrısı stres veya anksiyetenin belirtiside olabilir. Çocuklarda nadiren göğüs ağrısı kalpten kaynaklanabilir.

    Hangi Hastalıklar Göğüs Ağrısına Neden Olur ?

    Göğüs ağrısı altta yatan ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Neyse ki çocuklardaki çoğu göğüs ağrısının altında benin (iyi seyirli) ve kendini sınırlayan hastalıklar yatar. Aşağıda göğüs ağrısına neden olan bazı hastalıklar listelenmiştir.

    Kostokondrit

    Kostokondrit göğüs kemiği ve kaburgalar arasındaki eklemin inflamasyonuna (miropsuz iltahabı) ikincil olarak meydana gelir. Özellikle ergen ve ergenlik öncesi kız çocuklarında meydana gelir ama herhangi bir yaşta da görülebilir.

    KOSTOKONDRİT AĞRI BÖLGELERİ

    Sıklıkla viral hastalıklar ve sık öksürmeden kaynaklanır ve genellikle bu hastalığa üst solunum yolu belirtileri eşlik eder.

    Bir kaç hafta sürebilir. Derin nefes alıp vermeyle ağrı olabilir ama nefes darlığı genellikle olmaz. Nefes darlığı varsa başka hastalıklar düşünülmelidir. Kostokondritin özelliği göğüs kemiğinin kenarlarındaki çöküklüklere karşılık gelen kostokondrol eklem üzerine uygulanan baskı ile hassasiyet ortaya çıkarılabilir. Tedavi amacıyla ibuprofen gibi reçetesiz alınabilen antiinflamatuar (ağrı kesici) ilaçların 1-2 hafta kullanılır.

    Yaralanma

    Göğüs duvarında kas ve kemik hasarlarının birçok nedeni vardır. Bazıları spor esnasında alınan darbeler veya düşmeler gibi belirgin sebeplerdir. Kaburga kaslarının gerilmesine neden olan ağır kaldırma, sık öksürme ve yoğun aerobik egzersiz gibi diğer nedenlerde kas ve bağ dokusunda hasarlanmalara neden olabilir.

    Tedavi genellikle istirahat ve destek olarak reçetesiz alınabilen ağrı kesicilerin kullanılmasıdır. Yaralanmaya bağlı meydana gelen ciddi, geçmeyen, nefes darlığı ile birliktelik gösteren göğüs ağrılarında mutlaka doktora danışılmalıdır.

    Stres ve Anksiyete

    Bazı insanlar stresin böylesine endişe verici bir belirti ortaya çıkardığına inansa da, aslında stres ilişkili göğüs ağrısının stres ile ilişkili baş ağrısından herhangi bir farkı yoktur. Ağrı künt bir ağrıdır ve spesifik değildir, stres ve anksiyete ile şiddetlenir.

    Bir yakınını kaybetmek, okul sınavları ve erkek/kız arkadaştan ayrılma gibi bazı altta yatan nedenler vardır.

    Stres genellikle başka bir nedenden kaynaklanan ağrıyı daha kötü yapar. Anksiyetenin sebebi mi yoksa sonucunun mu göğüs ağrısı olduğunu ayırt etmek önemlidir.

    Prekordiyal Catch Sendromu

    Sebebi bilinmeyen, selim bir hastalıktır. En sık ergenlerde ortaya çıkar, göğüs veya sırtta ani başlayan, şiddetli ve keskin bir ağrı ile karakterizedir.Ağrı özellikle nefes alırken olur. Birkaç dakika sürer ve kendiliğinden geçer. Ağrı zorlu, derin nefesle de kaybolabilir. Her gün birkaç kez bu olay tekrarlayabilir.

    Sebebi kesin olarak bilinmese de prekordiyal catch sendromunun ciddi yan etkileri yoktur. Özgün bir tedavisi yoktur ve ergenliğin sonuna doğru sıklık azalır.

    PREKORDİYAL CATCH SENDROMU

    Reflü

    Mide veya göğüs ağrısına neden olabilir. Çocuklar tam olarak bu belirtiyi tarif edemese de bazen sternum (göğüs kemiği) altında yanma hissi olarak kendini gösterir. Yemek içeriğine bağlı olarak ağrının sıklık ve şiddeti azalır ya da artar. Günümüzde asit reflüyü tedavi amacıyla ilaç ve diyet uygulamaları mevcuttur.

    Çocuklarda Hangi Kalp Hastalıkları Göğüs Ağrısına Neden Olur?

    Yetişkinlerin aksine çocuklarda kalp kaynaklı göğüs ağrısı oldukça nadirdir. Göğüs ağrısı nedenlerine göz atarken aşağıdaki durumların oldukça nadir görüldüğü unutulmamalıdır.

    Perikardit

    Kalp zarının inflamasyonudur. Genellikle tedavi edilebilen veya kendi kendini sınırlayabilen enfeksiyonlara bağlı meydana gelir; ama daha ciddi nedenlere bağlı olarak da görülebilir. Perikardit ağrısı tipik olarak keskindir, sternum ortasında hissedilir ve omuzlara yayılabilir.

    Oturur pozisyonda ve öne eğilince ağrı azalır. Öksürük, nefes darlığı ve ateş de sıklıkla göğüs ağrısıyla birlikte bulunur.

    Koroner Arter Anomalileri

    Koroner damarlar kalbi besleyen damarlardır. Bu damarların anomalileri kalbin ihtiyacı olan oksijenin kısıtlanmasına neden olur ve yetişkinlerdeki gibi kalp kaynaklı göğüs ağrılarına neden olabilir. Arterlerin doğuştan pozisyon bozukluklarına (anomali) bağlı olabileceği gibi sonradan Kawasaki gibi edinsel hastalıklara bağlı olarak da meydana gelebilir.

    KORONER ARTER ANOMALİSİ

    Kalp kasının aşırı derecede kalınlaşması (hipertrofi) ve kalbin uzun süre hızlı çalışması da (taşikardi) kalbin kan desteğini azaltabilir. Çocuklar tipik olarak sternum ortasında ezilme hissi şeklinde bir ağrı yaşar. Ağrı boyun ve çeneye veya sol omuz ve kola yayılabilir.

    Çocuklar çoğunlukla daha az spesifik (özgün) şikayet yaşar. Kalbin oksijen tüketimi çok arttığından belirtiler özellikle spor yaparken ortaya çıkar. Ancak istirahatte iken de belirtiler görülebilir. Nefes darlığı ve terleme de olabilir. Bu belirtileri yaşayan herkes acilen doktora görünmelidir.

    Mitral Kapak Prolapsusu (Çökmesi)

    Kan pompalayan esas kalp boşluğu olan sol ventrikülde (karıncık) yer alan kapağın hafif bir bozukluğudur. Mitral kapak sol atriuma (kulakçık) doğru çöker. Kadınların yaklaşık %6’sında görülürken erkeklerde bu oran daha azdır.

    MİTRAL KAPAK PROLAPSUSU

    Mitral kapak prolapsusunun artmış göğüs ağrısı insidansı ile ilişkili olduğu söylense de, esas sebep bilinmemektedir. Başka endişe verici bulgu ve belirtilerin olmaması durumunda, mitral kapak prolapsusu bulunan hastalarda göğüs ağrısı komplike olmayan bir seyir izleme eğilimindedir.

    Arter Anevrizması

    Damarların genleşerek dışarı doğru bir cep oluşturmasına arteryal anevrizma denir. Rüptür ile sonuçlanabilir. Çocuklarda aort anevrizmasından kaynaklanan göğüs ağrısı oldukça nadir görülür. Çoğunlukla Marfan Sendromu gibi nadir görülen bağ dokusu hastalıklarında meydana gelir.

    Göğüs Ağrısının Diğer Nedenleri Nedir ?

    Nispeten daha sık görülen diğer nedenler arasında akciğer enfeksiyonları ve astım gibi göğüste uygunsuz hava veya sıvı birikmesi ve inflamasyon yer alır. Çocuğunuzun hızlı bir değerlendirmeye ihtiyaç duyup duymadığını belirlemek için diğer sıkıntı yaratan semptomlar aranmalıdır.

    Çocuğumda Göğüs Ağrısı Varsa Ne Yapmalıyım ?

    Paniklemeyin. Göğüs ağrısının çoğunlukla selim ve kendini sınırlayan hastalıklara bağlı olduğunu unutmayın. Kalp hastalığı veya başka ciddi bir hastalık olma ihtimali çok düşüktür.

    Fakat çocuğunuzda şiddetli bir göğüs ağrısı varsa veya göğüs ağrısına nefes darlığı, ateş, terleme ya da 200’ün üzerinde bir kalp hızı eşlik ediyorsa hemen bir doktora göstermelisiniz. Spor yaparken göğüs ağrısı olan çocuklar mutlaka çocuk kardiyolojisi uzmanına kontrole gitmelidir.

    Bu belirtiler yoksa çoğu göğüs ağrısını değerlendirilmek için uygun zamanı bekleyebilirsiniz. Emin değilseniz doktorunuzu aramalısınız.

    Çocuğumun Doktora Görünmesi Gerektiğini Düşünürsem Hangi Doktora Gitmeliyiz ?

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı göğüs ağrısının nedenleri değerlendirir ve çocuk kardiyolojisi, göğüs hastalıkları gibi branşlara gerekirse yönlendirir. göğüs ağrısı nedenleri farklı uzmanlık alanları çatısı altındadır. Uzmana görünmeniz gerektiğinde hangi doktorun daha uygun olacağına doktorunuz karar verecektir.

    Muayeneye Gittiğimde Ne Yapılır ?

    Değerlendirme genellikle ağrının tam bir hikayesi ve fizik muayene ile başlar. Daha sonrasında değerlendirme, başlangıç bulgularına bağlı olarak önemli derecede farklılık gösterebilir.

    Çoğu çocukta tanı koymak ve tedavisi vermek için başka herhangi bir test yapılması gerekmez. Bazı vakalarda, göğüs filmi, ekokardiyografi (EKO) , elektrokardiyografi (EKG), solunum fonksiyon testleri gerekebilir.

    Çocuğum Özellikle “kalbim ağrıyor” Diyorsa ?

    Küçük çocukların çoğunda göğüste en çok bildikleri organ kalptir. Bu yüzden her türlü göğüs ağrısını belirtmek için bu ifadeyi kullanırlar.

    İyi haber şu ki, bu çocuklar kalple ilgili olan ve olmayan göğüs ağrılarını nadiren ayırt edebiliyorlar, bu yüzden kalbi suçlamalarında haklı çıkmaları pek de olası değil. Kötü haber ise, aile ve çocuğa bakım veren kişiler bu ifadeyi bir kez duyduğunda bundan kalbin sorumlu olmadığına onları ikna etmek oldukça zor olabiliyor. Kalp ağrısı yakınması olan çocuklar göğüs ağrısı olan diğer çocuklar gibi önem derecesine ve ilişkili belirtilere dikkat ederek değerlendirilmelidir.

  • Bebeğime anne sütü yeterli geliyor mu?

    Anneler mümkün olduğunca, bebekleri 6 aylık olana kadar sadece anne sütü ile bebeklerini beslemeliler. 6 aylık olana kadar tüm besin ihtiyaçlarını anne sütü karşılar. Emzirme aynı zamanda bebeği kulak enfeksiyonlarından, akciğer enfeksiyonlarından ve diyareden korur.

    Anneler doğum gerçekleştikten sonraki ilk bir kaç saat içinde (mümkünse 30 dk içinde göğüse bebeği koyun çünkü bebek ilk 1 saatinde genellikle uyanık olur) bebeklerini emzirmeye başlamalılar. İlk birkaç gün birçok annenin kolostrum dediğimiz sarı renkli az mikarda olan sütü olur ve kolostrum yenidoğanın ihtiyacı olan tüm besin değerlerini içerir. İlk 24 saat bir kaç damla olur ve birçok annenin 2-4. gün süt yapımı artar. 5. gün daha sert hatta süt sızdıran göğüsleri olur. Sert göğüs uçlarını bebeğin kavraması zor oluyor ise göğüs ucunu yumuşatmak için el ile ya da pompa ile birkaç damla sağmayı düşünebilirsiniz .6. günden sonra emzirme sonrası göğüste yumuşaklık hissi olur.

    Bebeğinizin yeterli anne sütü alıp almadığını nasıl anlarsınız;

    -bebeğinizin bezlerini takip edin; ilk 24 saat en az 1 ıslak bez olmalı, 3. gün ıslak bez sayısında artış görmeliyiz ve doğumdan sonra 4. ve 5. günlerde bebeğinizin artık günde en az 6 ıslak bezi olmalıdır.

    -barsak hareketlerini takip edin yani dışkılama sayısına bakın; doğumdan sonraki 4. günde bebeğinizin 4 ya da daha fazla dışkısı olması gerekir. 4-6 haftadan sonra kademeli olarak dışkılama sıklığı azalabilir.

    -Kilosunu takip edin; doğumdan sonra belli miktarda kilo kaybı normaldir. Genellikle 5. gün kayıp durur ve tipik olarak en geç 2 haftaya kadar doğum kilosuna ulaşırlar.

    Bebeğin acıktığının erken birtakım işaretleri olur; uyanma, memeyi arama, ellerinin üstünü, dudaklarını ya da dilini emmek gibi. Bir çok bebek çok fazla acıkmadığı sürece ağlamaz ve emzirmek için bebeğin ağlamasını beklemek önerilmez.

    İlk 1-2 hafta bebeklerin çoğu günde 8-12 kez beslenir, bazı bebekler daha sık emzirilmek ister, 30-60 dk da 1 gibi, bazılarının da uyandırılıp emzirmek için desteklenmesi gerekir. Doğumdan sonraki ilk 24 saat bebeğiniz derin uykuya dalabilir ve yine ilk 24 saat içinde kendi kendilerine beslenmek için uyanmazlar, o yüzden bebeğinizi uyandırın. 2. gün daha az uykulu olurlar. 3-4. gün yukarıda bahsedilen erken acıkma işaretlerinin olup olmadığını takip edebilirsiniz. İlk hafta bebeği emzirdikten sonra 4 saat geçmiş ise uyuyan bebeğinizi uyandırıp besleyin deriz ama bazı bebekler toplu halde sık sık emip daha uzun süre uyuyabilir (24 saat içinde 1 kez 5 saatlik gibi daha uzun bir süre olabilir). Göğüs ne kadar sık boşaltıtlırsa o kadar çok süt yapılmaya devam eder. Düzenli emzirmek prolaktin ve oksitosin adında süt üretimi ve salınımıyla ilgili 2 tane hormonun salgılanmasını tetikler. Göğüs düzenli ya da tamamen boşaltılamaz ise süt yapımı azalır. Ayrıca emzirme ertelenirse göğüs de rahatsız edici şekilde dolu ve sert bir hal alır. Bu yüzden anneler bebekleri açlık sinyalleri gösterdikçe emzirmeye teşvik edilmelidir.

    Bebeğin emzirmeyi ne zaman bırakacağı, memede ne kadar kalacağı bebekten bebeğe değişir. Özellikle doğumdan sonraki ilk birkaç hafta bazı bebeklerin 5 dakikaya bazı bebeklerin 20 dk ya da daha fazla zamana ihtiyacı olur. Her bir göğüs için en az 10 dakikayı hedeflemek gerekir ama genel olarak emzirmeyi zamanlamak yani saati gözetlemek, ölçmek önerilmez, bebek aktif emdiği sürece istediği kadar emzirilir. Aktif emmek demek düzenli emiyor ve yutuyor demektir. 6. günden sonra bebek beslenme sonrası tatmin olmuş görünmelidir.

    Emzirmenin ortasında meme değiştirip diğer göğse almak gereksizdir, bebeğin tek memeyi tamamen boşaltmasına izin verilmelidir böylece yağlı kısımdan zengin son sütü alabilip daha iyi doyması sağlanabilinir.

    Birçok bebek emmesinin bittiğini memeyi bırakarak ya da yüz kasları ve ellerini gevşeterek sinyal verir. 2-3 aydan küçük bebekler emme bitmeden memede uyuyakalabilir. Bu durumda bebeği uyandırıp, emzirmeyi bitirmesinin desteklenmesi gerekir. Bir göğüsü emme bitince diğer göğüsü alıp almadığı anlaşılmaya çalışılınır.

    Yalancı emzik, emzirme işi iyi başarılana kadar yani ilk hafta gibi verilmemelidir.

    Sıcak iklimlerde dahi anne sütü ile beslenen bebeklere 6 aylık olana kadar su vermenize gerek yoktur.

    Tüm anne sütü ile beslenen bebeklere 1. haftadan sonra günde 400 U D vitamini takviyesi yapılmalıdır.

    Dr Evrim Şenkal

  • Kalp krizi nedir?

    KALP KRİZİ(AKUT MİYOKARD İNFARKTÜSÜ) NEDİR?

    Kalp krizi (miyokard enfarktüsü) kalp kasının bir bölümünün o bölgeye yetersiz kan akışından dolayı ölmesi (kalıcı hasara uğraması) sonucu meydana gelir.

    Kalbi besleyen damarların kan akımının çeşitli nedenlerle ani azalmasına veya kesilmesine bağlı olarak gelişen ve o damarın beslediği kalp kasında çeşitli derecede hücre ölümü ile sonuçlanan ve kalp krizi olarak bilinen bir hastalıktır Hastaların kalp krizinden kaybedilmelerinin önlenmesi olayın ilk anından itibaren en kısa zamanda hastaneye ulaşmasına bağlıdır

    Her 5 ani ölümün biri kalp krizinden dolayı gerçekleşmektedir. Kalp krizi yetişkinlerdeki ani ölümün başlıca nedenlerinden biridir.

    Nedenler ve Risk Faktörleri

    Kalp krizlerinin çoğu koroner arterlerde (kalp kasına kan ve oksijen taşıyan atardamarlar) oluşan pıhtılar (trombüs) sebebiyle meydana gelir. Pıhtılar genelde ateroskleroz sonucu meydana gelen değişiklikler yüzünden daralmış koroner arterlerde oluşur. Arter duvarının içindeki aterosklerotik plak bazen çatlar ve bu da pıhtı oluşumunu tetikler. Koroner arterlerdeki pıhtılar kalp kasına kan ve oksijen akışını engeller, bu da o bölgedeki kalp hücrelerinin ölümüne sebep olur. Hasar gören kalp kası kasılma yeteneğini kaybeder ve kalbin geri kalan kısmı hasar gören bu bölümün işini de yapmak zorunda kalır.

    Koroner arter hastalıklarının ve kalp krizinin risk faktörleri genel olarak kalp damar hastalıkları risk faktörlerinin aynısıdır: hipertansiyon, hiperkolesterolemi, diyabet, sigara içmek ve ailede erken yaşta koroner kalp hastalığı görülmesidir.

    Belirtilen risk faktörlerinin çoğu fazla kiloyla ilgilidir. Dar olan bir damarın üzerinde pıhtı oluşumunu her hangi bir neden başlatabilir. Bazen ani ve bunaltıcı stres buna neden olabilir. Son birkaç senede, koroner arter hastalığı için, artmış homosistein, C-reaktif protein ve fibrinojen seviyeleri gibi yeni risk faktörleri saptanmıştır. Yüksek homosistein, beslenmeye folik asit ilavesiyle tedavi edilebilir. Ancak bu yeni risk faktörlerinin pratik değeri üzerine çalışmalar hala devam etmektedir ve halen homosistein seviyesinin düşürülmesinin olumlu etkileri olduğuna ait kesin kanıtlar yoktur.

    Kalp Krizinin Tanısı (teşhisi):

    Kalp krizi geçirmekte olan hastaların temel şikayeti göğüs ağrısıdır:

    • Göğüs ağrısı:
      • Göğüs kemiğinin arkasındaki göğüs ağrısı kalp krizinin en önemli belirtisidir; fakat, özellikle diyabet hastalarında ve yaşlılarda, bu ağrı çok belirsiz olabilir yada hiç hissedilmeyebilir (sessiz kalp krizi). Ağrı sıklıkla göğüsten omuz yada kollara, ense, dişler, çene, karın veya sırta doğru yayılır. Bazen ağrı sadece bu bölgelerden birinde hissedilir.
    • Göğüs Ağrısının özellikleri:
      • Ağrı 20 dakikadan fazla genellikle saatlerce sürer ve genelde dinlenme yada nitrogliserinle geçmez,
      • Ağrı, şiddetli ve künt vasıftadır. Fakat keskin veya belirsiz olabilir,
      • Ağrı, sıkıştıran, ağırlık, baskı yapıcı tarzda olabilir,
      • Göğüste daralma hissi uyandırabilir,
      • “Göğüsde fil oturuyormuş” gibi veya
      • Hazımsızlık olarak da hissedilebilir. Beraberinde sıklıkla soğuk terleme ve ölüm korkusu da vardır.
    • Kendi başına yada göğüsteki ağrıyla birlikte hissedilebilen diğer belirtiler şunlardır:
      • Nefes darlığı
      • Öksürük
      • Baş dönmesi ve sersemleme
      • Bayılma
      • Mide bulantısı ve kusma
      • “Kıyametin geldiği” hissi
      • Sıkıntı.

    Göğüs ağrısı olduğunda özellikle risk faktörlerine de sahipseniz mutlaka doktorunuza veya bir sağlık kuruluşuna gitmelisiniz. Kalp krizi tanısını mutlaka doktor koymalıdır.