Etiket: Göbek

  • Göbek yağlandıran hormonlar

    Vücudumuzdaki yağ oranın artmasına obezite adı verilmektedir. Erkeklerde vücut yağ oranın %20, kadınlarda %30’u geçmesi durumu artık vucutta değişimlerin başladığının göstergesidir. Yağlanma başlangıçta göbek bölgesinde başlar göbeğimiz yağlandıkça bazı hormonların salgısı değişir. Salgıların artması göbek yağlanmasını artırır, bu kısır döngü artarak devam eder. İç organ yağlanmamızdan en çok etkilenen organların başında karaciğer gelir.

    Göbek yağlandıran hormonların başında insülin hormonu gelmektedir. İnsülin hormonu fazla salgıladığımızda şekerimizi düşürerek daha fazla acıkmamızı sağlar fazla yediğimizde de göbek yağlanmamız artar. Bir diğer göbek yağlanmasını artıran hormon tiroid bezimizin az çalışmasıdır.

    Vücudumuzda strese yanıt olarak artan, böbreküstü bezinden salgılan kortizol hormonu, insülin direncini ve kanda şeker düzeyini artırmaktadır. Cushing sendromu adını verdiğimiz kortizol hormonunun aşırı salgılandığı durumlarda , göbek yağlanması, karaciğer yağlanması , yüzde ve sırt bölgesinde yağlanma olabilmektedir. Stres durumunda kilo alımının en büyük sebebi kortizol hormunun salgısının artmasıdır.

    Artan yağ dokusu hormon salgılayan bir bez gibi davranarak vucütta metabolik bozuklukları artırabilir. Yağ dokusundan salgılanan başlıca hormonlara adipokin adı verilmektedir. Adipokinler; leptin, adiponektin, rezistin, tümör nekroz faktör-alfa, interlökin-6, visfatin, apelin, adipsin, asilasyon uyarıcı protein, plazminojen aktivatör inhibitör-1, omentin, obestatin gibi hormonları kapsamaktadır. Özellikle göbek bölgesindeki yağlanma bu hormon seviylerinde değişimlere sebep olabilmektedir. Özellikle Rezistin, visfatin, omentin, obestatin, apelin gibi hormonlar insülin direncini de dahada artırılar.

    Sağlıklı zayıflamak ve göbek yağlarımızdan kurtulmak için hormonların etkisi gözardı edilmemeli. Sağlıklı beslenme programı öncesi gerekli hormonlarımızın seviyesi ölçülmelidir. Sağlıkla kalın.

    Yard.Doç.Dr.Fevzi Balkan

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı

  • Yenidoğan bebekler için vücut bakımı

    KONAK

    Görünüşü hiç de iyi olmasa da, konak yenidoğanlarda yaygın olarak görülen zararsız bir saçlı deri hastalığıdır. Bebeğinizde kepek gibi görünen pul pul ve kuru deriyle ortaya çıkan hafif bir durum gelişebileceği gibi, sarımsı, yoğun, yağlı, soyulan veya kabuk bağlayan yaralarla beliren daha şiddetli bir durum da görülebilir.Konak doğumdan sonraki iki hafta ila üç ay aralığında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir ve genellikle birkaç ay içerisinde kendi kendine geçer. Çoğunlukla 6-7 aydan sonra görülmez.

    Konak, yağ üreten bezlerin çok fazla yağ üretmesi ve kuruyan ve pul pul dökülen yağlı yaralarının oluşumuna neden olmasıyla ortaya çıkar.Annenin doğum sırasında ürettiği ve çocuğuna geçirdiği ilave hormonların yağ bezlerinde üretim artışına yol açması sonucu oluşur.

    Bebeğinizin vücudundaki hormonlar ilk birkaç aydan sonra dengelendiğinde, bu sorun da ortadan kalkar. Soyulmalardan kurtulmaların en iyi yolu, bebeğinizin saçını yumuşak bir bebek şampuanıyla her gün yıkamaktır.

    Öncelikle, bebeğinizin başına parmaklarınızla veya yumuşak bir sabun beziyle masaj yaparak, soyulmaları yumuşatmaya çalışın. Şampuanı durulamadan önce, gevşek kabukları temizlemek için bebeğinizin saçını yumuşak bir bebek tarağıyla tarayın.

    Kabukları yumuşatmak için bebeklerinin saçlı derisine zeytin yağı veya bebek yağı sürülebilir. Ancak bu her zaman yararlı olmayabilir ve konağı artıradabilir..Konakı eninde sonunda kendi kendine geçecektir. Bununla birlikte, rahatsızlık devam eder, kötüleşir veya yayılırsa doktorunuza danışın. Doktor ilaçlı şampuan veya kortizon kremi yazabilir.

    Tırnaklar

    Bebeğinizin tırnakları sizinkilerden daha yumuşak ve bükülmeye daha müsait olabilir ama bu sizi yanıltmasın, bebeğinizin tırnakları oldukça keskindir ve sağa sola sallanan uzuvlarını çok az kontrol edebilen yenidoğan, etrafını keşfetmek için uzanırken rahatlıkla kendi yüzünü (veya sizin yüzünüzü) çizebilir.Yenidoğanın tırnakları çok hızlı uzadığından, bunları haftada birkaç kez kesmeniz gerekebilir.

    Ayak tırnaklarını bu kadar sık kesmeniz gerekmez. Bazı ebeveynler bebeklerinin tırnaklarını ısırıp kopararak düzeltiyor olsa da, bu uygulama enfeksiyona yol açabilir. Burada en iyi strateji, bir bebek makası veya tırnak makası almak ve bu işi birinin yardımı ile yapmaktır. Biriniz bebeği tutup, çok fazla hareket etmesini önlerken, diğeriniz tırnaklarını kesebilir. (Bu işi bebeğinizin daha sakin olduğu beslenme veya uyuma zamanında denemek daha akıllıca olabilir.)

    Deriyi kırpmamak için parmak pedini tırnaktan uzak bir noktaya bastırın ve tırnakları keserken çocuğunuzun elini sıkıca tutun.Bebeğinizin parmağını kazayla tutmaktan veya kesmekten korkuyorsanız, makas yerine yumuşak bir zımparalı tırnak törpüsü kullanabilirsiniz.

    GÖBEK BAĞI

    Bebeğiniz doğduktan sonra, göbek bağı sıkıştırılır ve vücuda yakın bir yerinden acısız bir işlemle kesilir. Göbek bağından kalan kısmı kuruyana ve düşene kadar mümkün olduğunca temiz ve kuru tutun.

    Bu süreç genellikle 10 ila 21 gün alır. Göbek bağı düştükten sonra, ortaya nispeten açık bir göbek deliği çıkar. Bu deliğin tamamen iyileşmesi birkaç gün alacaktır. (Göbek düştükten sonra, bebeğinizin bezinde biraz kan görebilirsiniz. Bu gayet normaldir.)

    Göbeğin hava alması ve idrarla temas etmemesi için, bebeğinizin bezini güdüğün altından katlayın. Göbek düşene kadar, bebeğinizi küvette yıkamaktan kaçının. Bu sürede, yenidoğanı sıcak havalarda sadece bezi ve gevşek bir tişörtle bırakmak en iyisidir. Böylece sağlanan hava dolaşımı kolay kurumasına yardım eder.

    Göbek düşene kadar, bebeğinize tulum benzeri kıyafetler giydirmekten kaçının.Göbek kalıntısının alkollü pamukla silinmesine dayanan eski uygulamayı artık tavsiye etmiyoruz, çünkü araştırmalara göre göbek alkolle silinmezse daha hızlı iyileşiyor.

    Göbek güdüğünü temiz tutmak için, bebeğinizi süngerle yıkamanız yeterli.

    Ender olsa da, enfeksiyon belirtileri şişme veya kızarıklık, güdüğün tabanında iltihap ve ateş olarak sayılabilir.

    Sünnetli penis

    Yeni sünnet olmuş bir penis için yapmanız gereken tek şey, normal banyo zamanının bir parçası olarak deriyi su ve sabunla temiz tutmaktır. Hem sünnetli hem de sünnetsiz erkek bebeklerde köpük banyosundan kaçınmak gerekir.

    Köpük banyosu penis dokusunu kurutabilir ve tahriş edebilir. Sünnetten sonraki birkaç gün sonra, penis biraz tahriş olmuş gibi görünebilir ve peniste sarılaşmış doku fark edilebilir. Bu aslında penisin normal süreciyle iyileştiğini gösteren iyi bir işarettir.

    Sünnet bölgesi ender olarak enfeksiyon kapar. Enfeksiyon belirtileri uzun süreli kızarıklık, penis ucunda şişme ve penisin sonuna doğru içi sıvı dolu, kabuklaşmış sarı yaralar olarak sayılabilir. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuzu arayın.

    Sünnetsiz penis

    Sünnetsiz bir erkek çocuğun temizliğini veya banyosunu yaparken, sünnet derisini çekmeye ve altını temizlemeye çalışmayın. Penisin dışını diğer tüm vücut parçalarındaki gibi temizleyin.

    Bebeğin kendi özelliklerine bağlı olarak, sünnet derisinin penisten ayrılması ve çekilebilir hale gelmesi haftalar, aylar veya yıllar alabilir. Bu gerçekleşene kadar, deriyi zorlamayın.

    Vajina bölgesi

    Kız bebeğin vajina bölgesi için yapmanız gereken tek şey bez değiştirme ve banyo sırasında nemli, temiz bir bezle silmektir. Bebeğinizin poposundan vajinasına bakteri bulaşmasını önlemek için, önden arkaya doğru silmeye dikkat edin. Derisinin katlarını ve kıvrımlarını da nazikçe temizlediğinizden emin olun.

    Yenidoğanda genital bölge

    Bebeğiniz kız da olsa erkek de olsa, genital bölgesinde şişkinlik ve kızarıklık görebilirsiniz. Kız çocuklarında şeffaf, beyaz veya biraz kanlı bir akıntı olabilir. Bütün bu belirtiler, hamilelik sırasında hormonlara maruz kalmanın normal bir sonucu olarak ilk birkaç hafta görülebilir.

    Bu belirtiler, altı hafta içerisinde ortadan kalkmazsa, bir sonraki kontrolde bunları bebeğinizin doktoruna anlatın.

  • Yenidoğanın göbek iltihabı

    Gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sorun olan yenidoğanın göbek iltihabı (omfalit) komplikasyonlar ve mortalitesinin yüksek oluşu ile önemini korumaktadır.Görülme sıklığı hakkındaki veriler farklıdır.Ülkemizde doğu Anadolu bölgesinde yapılan çalışmada bu oranın %7,1 olduğu bildirilmiştir.A.B.D ise bu oran oldukça düşüktür ve omfalit görülme sıklığı %0,5’dir.

    Omfalit bağışıklık sistemi zayıflamış bebeklerde,bağışıklık sistem yetmezliği olan veya invaziv yaklaşımlar için hastaneye yatırılan bebeklerde sıklıkla görülmektedir.Prematüre bebek,düşük doğum ağırlıklı bebek ve bağışıklık sistem yetersizliği olan bebeklerin yakalanma riski yüksektir. Diğer taraftan bağışıklık sistemi normal olan yenidoğan bebeklerde bu enfeksiyon görülebilmektedir.Doğum eylemi uzun süren bebekler,annede enfeksiyonun bulunduğu durumlarda veya göbek katateri uygulanan bebeklerde omfalit görülme oranı yüksektir.

    Steril şartlarda yapılan doğumlarda ve rutin göbek bakımının uygulanması göbek enfeksiyonunu önlerse de,göbek bağındaki nekrotik doku bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortam oluşturmakta ve bu nekrotik dokuda bakteriler kolaylıkla üreyebilmektedir.
    Göbek iltihabı olan yenidoğanda enfeksiyon bulguları yaşamın ilk iki haftasında görülmektedir. Göbek şiş, kızarık, sıcak ve ağrılıdır.Göbekten iltihap akabilir,pis kokulu bir akıntı görülebilir.

    Bebeklerde Ateş
    Dalgınlık
    İsteksiz beslenme
    Taşikardi
    Tansiyon düşüklüğü ve sarılık görülebilir.
    Bazı vakalarda göbek kanamaları da görülebilir.

    Göbek iltihabı süratle ilerleyebilir,sepsise yol açar.Bazı bebeklerde enfeksiyon şiddetli olup nekrotizan fasciitis tablosu gösterir ki bu hastalarda mortalite yüksektir (%10).

    Omfalit bakteriler tarafından oluşturulmaktadır.
    Stafilokok aereus
    Streptokok
    E.Koli

    Klebsiella göbek iltihabına yol açan başlıca gram pozitif bakterilerdir.Gram negatif bakterilerde aynı tabloya neden olabilirler.Bazı vakalarda ise miks enfeksiyon görülebilir.

    Tanı konulan vakalarda tedavi süratle başlanmalıdır.Göbek bakımı ve gereken vakalarda antibiotik tedavisi uygulanmakta dır.Yenidoğan bebeğin göbek bakımı son derece önemlidir. Günümüzde göbek bakımı hakkında fikir birliği sağlanamamıştır. Göbeğe triple dye, betadine,basitrasin veya gümüş sulfadiazin gibi uygulamaların yerini günümüzde alkol uygulaması almıştır.Bebek taburcu olduktan sonra günde 2-3 kez göbeğe %70’lik alkol uygulanmaktadır. Göbeğe alkol uygulamasının gereksiz olduğunu bildiren çalışmalarda mevcuttur.Bu çalışmalarda göbeğin kuru ve temiz tutulmasına dikkat çekilmekte ve alkol uygulamasının yan etkileri olabileceği bildirilmektedir.Bazı gruplar göbek bakımında medikal yıkamayı önermektedir.Son yıllarda bebeklerin banyo yapma tekniklerinde değişikliklerin olduğu ve göbek enfeksiyonlarında artışın olduğu da vurgulanmaktadır.

  • Göbek fıtığı tedavisi

    Gebeliğin ilk haftalarında karın duvarı açıktır ve 10. haftaya dek olan zamanda bağırsaklar rahim içinde bulunan sıvı (amniyon sıvısı) içinde yüzerler. Karın yukarıdan, aşağıdan ve yanlardan gelen katların ortada birleşmesi ile kapanır.

    Çocuklarda Göbek Fıtığı:Doğumdan sonra göbek kanalının tam olarak kapanmaması sonucu oluşur. Anne karnındaki bebek, göbekten çıkan ve anneye uzanan damarlar ile yaşamını sürdürür. Doğumdan bir süre sonra düşen göbek kordonu içinde yer alan bu damarların geçebilmesi için karın duvarında bir açıklık vardır. Birçok yeni doğan bebekte bu açıklıktan karın içi organlar dışarı çıkarak, göbekte bir şişlik oluştururlar. Bu durum Umblikal herni (göbek fıtığı) olarak anılır. Çocuklarda %25-50 oranında gözlenir. Kız ve erkek bebeklerde eşit sıklıkta görülür, yüksek ailevi yatkınlık vardır. Prematürelerde ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde daha sık görülürler. Genellikle 3 yaşına kadar %90’ı tedavi gerektirmeden kendiliğinden düzelir. Göbek fıtığı olan bebeklerde ilk iki yaş içinde bir tedaviye gerek yoktur. Herni dışarıdaki şişlik zamanla büyüse bile, karın duvarının gelişimi ile büyük olasılıkla kendiliğinden iyileşir. Özellikle çapı 1 cm’den küçük defektlerin kendiliğinde kapanma olasılığı daha yüksek ve erkendir. İki yaşına gelen çocukta hala göbek fıtığı var ise hekime başvurulmalıdır.

    Çocuklarda Epigastrik Herni: Karın kaslarını orta hatta birleştiren linea alba adı verilen sağlam fasya dokusundaki küçük defektlerden kaynaklanır. Göbekle göğüs arasında ve orta hatta yer alırlar. Görülme sıklığı %5’dir. Ikınma, öksürme ve aşırı fiziksel aktiviteler sırasında kendini belli eder. Genellikle tek, bazen birden çok sayıda olabilir. Tedavi seçenekleri çocuğun yaşına göre ve problemin büyüklüğüne göre değişir. Göbek fıtığının yıllar içinde kapanması gibi bir süreç epigastrik hernide beklenmez. Eğer açıklık çok küçükse çocuk büyüdükçe daha az belirgin hale gelebilir. Ciddi komplikasyonlar nadirdir. Küçük fıtıkların içinde yağ dokusu sıkışabilir, kızarıklık ve ağrı yapar. Büyük açıklığın içine nadir olarak bağırsak girip sıkışabilir, böyle bir durumda acil ameliyat gerekir. Sorun olmadığı durumlarda en uygun ameliyat yaşı 1-1,5 yaş civarındadır.

    Paraumblikal Herni: Göbeğin biraz üstünde ve göbeğe çok yakın yer alan bir fıtıktır. Bazen göbek fıtığı ile birlikte olabilir. Umblikal herniden farkı fıtık kesesinin deri altına yapışık olmamasıdır. Bu nedenle yalnızca fasya defektinin kapatılması yeterlidir. Kendi kendine yok olma olasılığı yoktur, bu nedenle tanı konduktan sonra operasyon yapılması uygundur.

    Bu hastalıkların ameliyatı planlı ve günübirlik ameliyat olarak yapılır. Operasyon genel anestezi altında yapılır. Cerrahi tedavi, göbek fıtıklarında göbek altından yapılan yarımay (smile) bir insizyonla, diğer fıtıklarda ise fıtığın olduğu bölgenin üzerinden yapılan düz (transvers) veya dik (vertikal) insizyonla fıtık kesesi bulunup eksize edildikten sonra sağlam olan fasya dokusu emilebilir dikişlerle kapatılır. Hastalar aynı gün taburcu edilirler.

  • Yenidoğan göbek fıtığı!

    Doğumdan sonra göbek kanalının tam olarak kapanmaması sonucu göbek fıtığı oluşur. Anne karnındaki bebek, göbekten çıkan ve anneye uzanan damarlar ile yaşamını sürdürür. Doğumdan bir süre sonra düşen göbek kordonu içinde yer alan bu damarların geçebilmesi için karın duvarında bir açıklık vardır. Bir çok yeni doğan bebekte bu açıklıktan karın içi organlar dışarı çıkarak, göbekte bir şişlik oluştururlar. Bu durum göbek fıtığı olarak anılır. Göbek fıtığı genellikle göbek bağı düştükten sonra görülmeye başlar. Bu durum çocuklarda %25-50 oranında gözlenir. Kız ve erkek bebeklerde eşit sıklıkta görülür, yüksek ailevi yatkınlık vardır. Prematürelerde ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde daha sık görülürler. Genellikle 3 yaşına kadar %90’ı tedavi gerektirmeden kendiliğinden düzelir. Göbek fıtığı olan bebeklerde ilk iki yaş içinde bir tedaviye gerek yoktur. Karın dışındaki şişlik zamanla büyüse bile, karın duvarının gelişimi ile büyük olasılıkla kendiliğinden iyileşir. Özellikle çapı 1 cm’den küçük defektlerin kendiliğinde kapanma olasılığı daha yüksek ve erkendir. Göbeğe bozuk para yapıştırmak veya göbek bağı bağlamak gibi yöntemlerin iyileşme olasılığını yükseltmediği gibi, deri de nekroz ve flaster allerjisi yapma gibi zararları olabileceği için uygulanmaması gereklidir. İki yaşına gelen çocukta hala göbek fıtığı var ise hekime başvurulmalıdır.

    Ne zaman ameliyat?

    Kızlarda 3 yaşına, erkeklerde 4 yaşına kadar geçmemişse

    Bir kez bile boğulma oluşmuşsa

    Çapı 1,5-2 cm ve üzerinde ise düzeltilmelidir.