Etiket: Geniz Eti

  • Çocuklarda alerji duyma kaybına yol açabilir !

    Çocuklarda alerji duyma kaybına yol açabilir !

    Çocuklarımız zaman zaman bizi duymazdan gelebilir, iki kere söyletebilir veya televizyonun sesini çok açabilir. Anneler çoğu kez çocuğun bunu bilerek yaptığını düşünür ve üzerinde durmaz. Taa ki kulak ağrısı ve ateş baş gösterene kadar… Çocuklarda duymanın değerlendirilmesi ve duyma kaybının erken dönemde fark edilerek tedavi edilmesi çok önemlidir. Burada annelere büyük iş düşmektedir.

    Ana okulu veya kreş gibi yaşıtlarıyla toplu olarak gününü geçiren ve buna bağlı üst solunum yolu enfeksiyonlarını çok yaşayan çocuklarda annelerin enfeksiyonun normal seyrini bilmesi gerekir. Ne zaman endişelenmek gerekir? Ne zaman doktora başvurulacak? Çoğu annenin bilmek istediği bir konudur.

    Çocuklarda orta kulak ince bir kanal ile burun boşluğuna bağlanır. Gün içinde defalarca yutkunarak bu kanaldan orta kulağa hava girişi sağlanır. Bu sayede kulak boşluğundaki sıvı birikmez ve sesleri rahatça iletmeye devam eder.

    BURUN TIKANIKLIĞI DUYMAYI ENGELLER!
    Ne zaman ki orta kulağa hava girişini sağlayan bu kanal tıkanır; o zaman orta kulakta sıvı birikmeye başlar. Kulak boşluğunun hava yerine sıvı ile dolu olması seslerin iletilmesini engeller ve duyma kaybı başlar. Bu durum tedavi edilmezse başlangıçta geçici olan duyma kaybı zamanla kalıcı hale gelir.

    ENFEKSİYON MU? ALERJİ Mİ?
    Çocuklarda orta kulakta sıvı birikmesine ve duyma kaybına neden olan en önemli etkenlerin başınca alerjik nezle ve alerjiye bağlı burun tıkanıklığı gelir. Alerjik nezle çocuklarda; erişkinlerde sık görülen hapşırık, burun kaşıntısı gibi ana belirtiler yerine burun tıkanıklığı ön planda olarak seyreder. Burnu tıkanan çocuk ağızdan nefes alır ve sık soğuk algınlığına yakalanır.
    Normal bir soğuk algınlığı yani nezle enfeksiyonunda burun akıntısı, burun tıkanıklığı veya öksürük gibi şikayetlerin en fazla 10 gün içerisinde antibiyotiksiz olarak atlatılabilmesi gerekir. Eğer burun tıkanıklığı ve burun akıntısı özellikle sarı yeşil olarak 10-15 günden uzun sürüyorsa; sinüzit dediğimiz bakterilerin yol açtığı tablo düşünülmelidir. Eğer bu tip uzayan ve her defasında antibiyotiklerle atlatılabilen enfeksiyonlar bir kış süresince 3 kereden fazla oluyor ve enfeksiyon aralarında burun tıkanıklığı hiç tam olarak geçmiyorsa altta yatan bir alerji olabileceği akıla gelmelidir.

    ALERJİ GENİZ ETİNİ BÜYÜTÜR!
    Alerjiye bağlı tekrarlayan enfeksiyonlar bir süre sonra geniz etinde büyüme ile sonuçlanır ve burun tıkanıklığı daha da belirgin hale gelir. Anneler burun tıkanıklığını çocuğun gece huzursuz uyumasından, gece ilk yattığında sebepsiz yere terlemesinden, ağız açık uyumasından ve horlamasından anlayabilir. Geniz eti büyüyünce kulak ağrısı ve ateşle seyreden kulak iltihapları sıklaşmaya başlar. Çocuk kulağının tıkandığından ve zaman zaman açıldığından yakınır. Daha ileri olgularda çocuk sesleri duymadığını ifade edebilir.

    ALERJİ TEDAVİ EDİLMEDEN GENİZ ETİ ALINMAMALIDIR!
    Sık orta kulak iltihabı geçiren bir çok çocuğun geniz eti ameliyatına gittiği ve kulaklarına tüp takıldığı gözlenir. Kulağa takılan tüpler genelde 6 ay-1 yıl içinde atılır; ancak alerji tedavisi yapılmadan bırakılan çocuklarda burun tıkanıklığının ameliyattan sonra da devam ettiği, kulak sorunlarının tekrarladığı fark edilir. Geniz etinin alınması ve kulağa tüp takılması sadece geçici bir düzelme sağlamıştır. Alerji devam ettiği için burun tıkanıklığı da devam etmektedir.

    GENİZ ETİ ALINAN HER 4 ÇOCUKTAN BİRİNDE YENİDEN GENİZ ETİ BÜYÜR!
    Geniz eti alınan ve kulağına tüp takılmasına gerek görülen çocuklarda mutlaka alerji araştırılması yapılmalıdır; çünkü geniz eti ameliyatı geçiren her 4 çocuktan birinde geniz etinin tekrar büyüdüğü gözlenir. Alerji araştırması 3 yaş altında kandan yapılan testlerle; 3 yaşından büyük çocuklarda deri testi olarak yapılmalıdır. Alerji testleri mutlaka bir çocuk alerji uzmanınca değerlendirilmelidir.

    ALERJİ TEDAVİSİYLE GENİZ ETİ KÜÇÜLÜR!
    Alerjik olunan maddeye karşı evde alınacak önlemlerle burun tıkanıklığı hafifler.Geniz eti operasyonuna gidilmeden önce mutlaka alerji tedavisinde kullanılan burun spreyleri ile tedavi yapılmalıdır. Alerji tedavisinin geniz etini küçültmesi mümkündür. Böylece genel anestezi altında yapılması gereken bir operasyon önlenmiş olur. Burun tıkanıklığının ve alerjinin kökten tedavisi için çocuğun dilaltı damla aşı tedavisine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve uygun olduğu taktirde en erken dönemde aşı tedavisine başlanması gerekir.

    ALERJİ TEDAVİSİ ASTIM RİSKİNİ AZALTIR!
    Alerjik nezlenin ve buna bağlı burun tıkanıklığının tedavisi bir yandan çocuğun işitme fonksiyonlarını ve konuşma yeteneğini korurken; diğer yandan ileride astım olma riskini de azaltacaktır.

  • Bademcik  ve geniz eti  büyüklüğü her zaman ameliyat endikasyonu değildir

    Bademcik ve geniz eti büyüklüğü her zaman ameliyat endikasyonu değildir

    Bademciklerin iltihabına tonsilit, geniz eti iltahabına adenoiditis ismi verilmektedir. Gerek bademcik ve gerekse geniz eti herkeste var olan bir lenf dokusudur. Waldeyer halkasında yer alan bu dokular mikropların vücuda girdiklerinde ilk karşılaştığı bariyerlerden birisidir. Bu dokular sekretuvar immuniteyi uyarmak ve sekretuvar immunoglobulin üretimini sağlayarak enfeksiyonlara karşı vücudun savunma sistemini oluşturmaktadır.Sadece immunoglobulin salınması değil birçok immunolojik işlevide yerine getirdikleri bilinmektedir.

    Çocuğun büyümesi ile birlikte oluşan bu dokular 4- 10 yaşlarında gerek immunolojik ve gerekse büyüklük açısından en aktif döneme ulaşmakta , bu aktivite ve büyüme ergenlik döneminde azalmakta bademcik ve geniz etinde ufalma olmaktadır.

    Bu dokular sadece immunoglobulin salgılamamakta , aynı zamanda birçok immunolojik işlevide başarmaktadır.Puberte ile birlikte büyüklerin kaybolduğu bu dokularda bir kısım işlevsel immunolojik fonksiyonların devam ettiği bilinmektedir.

    Vücudumuzun korunmasında rol alan bu dokuların cerrahi olarak çıkarılması bazı sorunları gündeme getirmektedir.Geniz eti ve bademciği büyük her çocuk ameliyat edilmelimidir? Vücudun savunma sisteminde rol olan bu dokuların kaybı savunma sisteminin zayıflamasına rol açar mı? Ergenlik çağına geldiği zaman küçülme şansı olan geniz eti ve bademciklerin operasyonu gereklimidir soruları bu konudaki endişelerin başlıcalarını oluşturmaktadır.

    Günümüzde özellikle çocuk hekimlerinin operasyon işlemlerine karşı çıkması ve kulak burun boğaz hekimlerinin(KBB) bu konudaki destekleri ile bademcik ve veya geniz etinin cerrahi olarak çıkarılmasında belirgin bir azalmanın olduğu görülmektedir.

    Diğer taraftan tekrarlayan boğaz enfeksiyonu olan çocukların ebeveynleri sıkça çocuk hekimlerine bademciklerin alınmasının uygun olup olmadığı sorusunu yöneltmektedir. Sık boğaz enfeksiyonları sık antibiotik kullanımı aile ve çocukta anksiyete yaratmakta ve cerrahi uygulama ile bu sorunun tamamen çözülebileceğini düşünmektedir.

    BADEMCİKLERİN KESİN OLARAK ALINMASINI GEREKTİREN DURUMLAR

    Bademcik geniz eti veya her ikisinin birden solunum güçlüğüne neden olarak solunum yollarını tıkaması

    Bademciklerin yutma güçlüğüne neden olması

    Kontrol edilemeyen bademcik kanamaları

    Bademcik tümörleri

    Bademciklerin kesin olarak ameliyat edilmesi gerektiren durumlardır.

    Tekrarlayan boğaz enfeksiyonlarında da bademciklerin alınması düşünülebilir. Tekrarlayan boğaz enfeksiyonu kriteri nedir sorusu henüz tam olarak yanıtlanmamıştır. En yaygın olarak kullanılan kriter Pittsburgh çocuk hastanesine ait olup bir yılda antibiotiklerle tedavi edilen yedi veya daha fazla boğaz enfeksiyonu geçirmesi, son iki yılda beş veya daha fazla boğaz enfeksiyonu geçirmesi veya son üç yılın her birinde üç veya daha fazla boğaz enfeksiyonu geçirmiş olması tekrarlayan boğaz enfeksiyonu kriteri olarak kabul edilmiştir. Çocuk hekimlerinin kabul ettiği bu kriterlere karşın KBB hekimlerinde bu kriter çocuğun her yıl üç veya daha fazla enfeksiyon geçirmesi olarak kabul etmektedir. İki disiplin arasında kriter farklılığı bazı sorunlar oluşturmaktadır.

    Diğer taraftan kronik bademcik iltihabı durumlarında da ameliyat endikasyonu düşünülmelidir.

    – PFAPA sendromu (Periodik ateş, aftöz stomatit, farenjit ve boyun lenf bezlerinde büyüme )

    – Tonsil üzerinde ağız kokusuna neden olabilecek birikimlerin varlığı (halitozis)

    – Peritonsiller apse

    – Grup A beta – hemolitik streptokok taşıyıcılığı durumlarda ameliyat endikasyonu düşünülebilir.

    Bununla birlikte klinik tablonun ciddi olmadığı tekrarlayan enfeksiyonu olan çocuklarda ameliyat endikasyonu tartışmalıdır. Bu konudaki çalışmalarda ameliyat edilen vakalarda ,ameliyat edilmeyen vakalar arasında ciddi bir farkın olmadığı görülmüştür.Bu çocukları izlemenin daha doğru bir yaklaşım olduğu vurgulanmaktadır.

    Gereksiz ameliyat yaklaşımlarından kaçınmanın önemli olduğu gözden kaçmamalıdır.

    GENİZ ETİ ALINMA ENDİKASYONLARI

    Geniz etinin büyüyerek ciddi burun tıkanıklığına neden olduğu durumlarda geniz eti ameliyat endikasyonu mevcuttur. Horlayan ve geceleri ağzı açık uyuyan çocuklarda geniz eti varlığı düşünülmelidir. Bu çocuklarda uyku sırasında birkaç saniye süreyle nefesini tutma (uyku apnesi) görülebilir. Bu durumda geniz eti operasyonu değerlendirilmelidir. Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen kronik sinüzit vakaları , tekrarlayan orta kulak iltihabı olan ve tüp uygulanmasına rağmen tedaviye yanıt vermeyen çocuklarda geniz eti ameliyatı yönünden takip edilmelidir.

    Son zamanlarda burun tıkanıklığı belirtilerinin orta derecede olduğu vakalarda ise bir süre antibiotik ve glukokortikoid ihtiva eden nasal spreylerin uygulanmasının uygun olduğu görüşü önem kazanmakta ve bu vakaların bir süre izlenmesinin önemi üzerine durulmaktadır.

    Yukarıda belirttiğim şikayetleri olan çocuklara yaklaşım nasıl olmalıdır. Ameliyat yaklaşımı her vakada gerekli midir? Bu işlemlerle vücudun savunma sisteminde yetersizlik söz konusu olacak mıdır? Ameliyat sonucunda üst solunum yollarındaki koruyucu bariyerlerin ortadan kalkması ile enfeksiyonların sık ve yaygın olması söz konusu olabilir mi? Bütün bu soruların yanıtları bilinmemektedir.

    Gerek bademcik, gerekse geniz eti ameliyatlarında aile ve hekimin birlikte karar vermesi ve yapılacak işlemlerin faydalı ve riskli olduğu yönler belirtilerek uygulamanın yapılması en akılcı yaklaşım olarak görülmektedir.

    Unutulmamalıdır ki her bademcik ve veya geniz eti büyüklüğü ameliyat için bir endikasyon değildir.