Etiket: Gelişme

  • Prematüre ( erken doğan ) bebekler

    Normal hamilelik süreci olan 40 hafta tamamlanmadan, 37 haftadan önce doğan bebekler prematüre bebek olarak adlandırılırlar.

    Prematüre bebekler gebelik yaşına göre 3’e ayrılır:

    -ileri derecede (24-31 hafta)

    -orta derecede (32-35 hafta)

    -sınırda (36-37 hafta)

    Doğum ağırlıklarına göre de 3’e ayrılır:

    -Düşük doğum ağırlığı : Bebeğin 2500 gr.dan az olması
    -Çok düşük doğum ağırlığı : Bebeğin 1500 gr.dan az olması.
    -Aşırı düşük doğum ağırlığı: Bebeğin 1000 gr.dan az olması

    PREMATÜRE BEBEĞİN ÖZELLİKLERİ

    • Prematüre bebeğin cildi şeffaf görünümdedir.

    • Damarları cildinin üzerinden rahatlıkla görülebilir.

    • Yağ dokusu yeterince gelişmediği için cilt gevşek ve üstünde yumuşak tüyler vardır.

    • Vücut sıvıları daha fazla, glikojen ve yağ dokuları daha azdır. Kahverengi yağ dokusu gelişmediğinden kendi ısısını koruma yeteneği de yoktur. İşte bu nedenle kuvözde bakılmaları gerekir.

    • Cinsiyet organları da normal doğan diğer bebeklere göre farklılık ortaya çıkıyor. Erkeklerde testislerin torbaya inmeme ihtimali de yüksektir.

    • Kas ve sinir gelişimini de tamamlayamadığından çeşitli refleksler (emme, yakalama, irkilme)zayıftır.

    Prematüre doğuma neden olabilen etmenler ;

    Anneye ait nedenler :

    • Önceki doğumda preterm doğum öyküsü

    • Malnütrisyon

    • Uterus anomalileri

    • Anne yaşının 16’dan küçük, 35’den yüksek olması

    • Annenin kalp hastalığı

    • Sık doğum

    • Enfeksiyon

    • Travma

    • Hipertansiyon

    • Sigara, alkol

    • Fazla aktivite

    • Düşük sosyoekonomik düzey

    • Stres

    Bebeğe ait nedenler :

    • Çoğul gebelikler

    • Kromozom anomlileri

    • Amnion sıvısının fazla oluşu

    • Konjenital kızamıkçık

    SADECE ANNE SÜTÜ İLE BESLENME PRETERM BEBEKLERDE NEDEN BAZEN ZORDUR ?

    • Memeyi güçlü ememezler

    • Anne sütünün sağladığı besinlerden daha fazla besine ihtiyaçları vardır

    • Annelerin yeterli süt sağmaları güç olabilir….??!!

    • Aylarca haftalarca sağılmış anne sütü alması gerekebilir

    • Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin doğrudan memeden emme başarısı çalışmalarda düşük bulunmuş (%15-20)

    • 34 haftaya kadar emme-yutma-nefes alma senkronizasyonunu sağlayamayabilirler

    • Apne ve gastroösafagial reflu sorun yaratabilir

    İşte bu yüzden;..Prematüre bebekler etkin emmeye başladığında bile sık sık va uzun süreli duraksayabilir. ..4-5 kez emip 4-5 dakikaya kadar ara verebilir. Memeden bebeği hemen çekmemek gerekir. Tekrar emmeye başlaması için memede tutmak gerekir. Bu süre bazen bir saati bulabilir.

    Prematüre Bebeğin Annesine Emzirme Desteği Sağlanmalıdır

    .Hastanede, olabildiğince erken kanguru bakımı, anne-bebek tensel teması teşvik edilmeli

    . Hasta ve preterm bir bebeği olan annenin endişeleri ve psikolojik durumu da göz önüne

    alınmalıdır.

    . Prematüre bebeğin pozisyon ve memeyi kavraması deneyimli bir emzirme danışmanı tarafından aralıklı olarak değerlendirilmelidir.

    . Meme başı sorunları yönünden anne izlenmelidir.

    Doğum sonrası anne sütünü 3 saatte bir sağmalı (24 saatte en az 8 sağma seansı)

    Anneye etkin süt sağma yöntemleri ve aletleri anlatılıp gösterilmelidir

    Tensel Temas (Kanguru Yöntemi):Anne bebegi çıplak olararak göğsüne yaslar

    Annenin sıcaklığı bebeği sıcak tutar

    Bebek ısınmak için fazladan enerji kullanmaz

    Bebeğin dolaşım ve solunum sistemleri daha iyi çalışır

    Bebek daha huzurludur ve daha iyi uyur

    Emzirme işi daha kolay başarılır

    Prematüre bir bebeği izleyen ekipte kimler olmalıdır?

    Neonatolog(yenidoğan uzmanı)

    Pediatrik nörolog

    Pediatrik klinik psikolog

    Pediatrik odyolog(işitme uzmanı)

    Pediatrik fizyoterapist

    Pediyatrik konuşma terapisti

    Yüksek riskli bebeklerde deneyimli beslenme uzmanı

    Sosyal hizmet uzmanı

    Çocuk gelişimi eğitimcisi

    Değerlendirme Dönemleri

    • Prematüre bebekler yenidoğan yoğun bakım ünitesinden taburcu edildikten sonra ilk olarak 7-10 gün sonra kontrol edilmelidir. Değerlendirme dönemleri düzeltilmiş yaşa (postkonsepsiyonel 40 haftaya) göre belirlenmelidir.

    • Üç yaşından sonra düzeltilmiş yaşın kullanılmasına gerek yoktur. İdeal bir izlem şeması şu şekilde olmalıdır:

    • Taburcu olduktan 7-10 gün sonra

    • Düzeltilmiş 40 hafta- 3 ay- 6 ay- 12 ay- 18ay, 24 ay

    • Kronolojik 3 yaş, 4 yaş, 5 yaş, 8 yaş, 12 yaş, 14 yaş, 16 yaş

    İZLEM

    Fiziksel ve nörogelişimsel izlem diye iki başlık altında toplanır

    Fiziksel İzlem: İşitme, görme ve büyümeyi içerir.

    Nörogelişimsel izlem :Kaba motor hareketler, ince motor hareketler, dil gelişimi ve sosyal gelişmenin değerlendirildiği, dört ana alanda yapılır.

    Prematüre bebeklerin yenidoğan yoğun bakım ünitesinden taburcu edilme zamanı önemli bir konudur.

    Hastaneden erken çıkma bebek ile anne arasındaki bağı kuvvetlendireceği gibi bebeğin gelişeceği çevrenin düzenlenmesi, hastane enfeksiyonlarının önlenmesi ve hastane masraflarının azaltılması yönünden de faydalıdır.

    Buna karşılık hastaneden erken çıkma; bebeğin genel durumunun bozulmasına ve tekrar hastaneye yatırılması gereksinimine yol açabilir ve bu durum bebeğe olduğu kadar aileye de ilave bir stres kaynağı olur.

    Prematüre doğan bebeklerin ebeveynleri, bebek taburcu olup eve geldikten sonra 3 değişik dönemden geçerler.

    İlk döneme “öfori dönemi” denir ve evdeki ilk 6 haftalık süreyi kapsar. Bu dönemde ebeveynler anne-baba olmanın mutluluğunu yaşar ve çocuğun eve gelmiş olmasından dolayı sevinç içerisindedirler.

    İkinci dönem bir mutsuzluk dönemidir ve 6 ay kadar sürebilir. Bu dönemde aile çocuklarının düşündüklerinden daha küçük olduğunun, gelişmesinin daha geri olduğunun farkına varır ve bu sorunlarla baş edemeyeceğini düşünerek endişelenir

    Son dönem kabullenme dönemi olarak adlandırılır. Bu dönemde anne ve baba, çocuklarını olduğu gibi ve hayatlarının doğal bir parçası olarak kabul etmeyi öğrenir ve normal hayatlarına döner. Çocuğun büyümesi ve gelişmesi normal veya çok hafif bir gelişme geriliği varsa, aile içindeki stres daha azdır ve normal hayata dönüş çok daha hızlı meydana gelir.

    Prematüre bebeğin büyümesinin izleminde düzeltilmiş yaş kullanılır

    (36 hft doğan bebek 1 ay,32 hft doğan ise 2 ay geriden hesaplanır)

    Prematüre bebeklerin

    • önce baş çevresi (ilk 6 ayda)

    • sonra ağırlığı (2-3 yaşta)

    • sonra da boyu (3-7 yaş)büyümeyi yakalar

    EVDE ENFEKSİYON KONTROLÜ

    Prematüre bebeklerin bağışıklık sistemleri tam olarak gelişmediği için her türlü enfeksiyona açıktırlar. Bu nedenle ziyaretçilere, özellikle okul çağı çocuklara kısıtlamalarda hassas davranılmalıdır. Odasında oyuncak bulundurulacak ise; oyuncakların yıkanabilen, toz tutmayan ve tüysüz olmasına dikkat

  • Spina bifida yani anne karnında gelişim sırasında ortaya çıkan aksaklıkların neden olduğu sorunlar !

    “Konjenital” terimi ,bebeğin anne karnında gelişmesi sırasında, gelişim aşamalarında ortaya çıkan aksaklıkların neden olduğu sorunları ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bu tip kusurlu gelişimler için “doğumsal gelişme kusuru” ya da “anomali” terimi de kullanılmaktadır.

    Gelişim aşamalarındaki kusurların oluşturduğu sorunlar bir çok ve çeşitlidir. “Spina bifida” bu kusurlar içinde omuriliğin gelişmesi sırasında görülen kusurların sebep olduğu arızalar için kullanılan bir terimdir. Diğer gelişim kusurları için farklı terimler kullanılmaktadır. Omuriliğin gelişme aşamalarına kısaca bakacak olursak, konuyu daha iyi anlamak mümkün olacaktır. Bebeği oluşturan embriyo önceleri iki tabakalı ve boyu yaklaşık 1.5 mm iken , bu embriyonun üst tabakasının tam ortasında beliren bir çizgi boyunca yükselen tabakanın karşılıklı olarak orta hatta birleşmesi ve adeta bir boru oluşturması ile merkezi, sinir dokusunun gelişmesi başlar. Oluşan bu borunun bir ucundan beyin meydana gelir.Diğer ucu ise omuriliğin son ucunu oluşturur. Orta hatta birleşerek bir boru oluşturan bu süreç tam olarak oluşamaz ve tabakalar orta hatta birleşemezlerse, işte ona “orta hat kapanma kusurları” denilmektedir. Halk arasında bu konu kısaca spina bifida olarak bilinmektedir ama işin esası orta hat kapanmasında kusurudur.

    Sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik bir yatkınlığın olmasının bu tip kusurların ortaya çıkmasını kolaylaştırıcı olduğu bilinmektedir. Ancak

    genetik konusuna yanıt ararken bu gelişim kusurunun kalıtsal olmadığını hemen belirtmek gerekir. Kalıtsallık ile ilgili bir önemli durum, bir ailede bir tane myelomenigoselli bebek var ise ikinci bebeğin böyle olma tehlikesi, genel görülme düzeyi olan 1/1000 den 30/1000 e yükselmektedir. Ayrıca, bizim de laboratuarda tavuk embriyosu üzerinde yaptığımız çalışmalarda, sigara, alkol, folik asitten yetersiz beslenme ve bazı ilaçların böyle sorunlara yol açtığı bilinmektedir. Akraba evliği ile spina bifida arasında bilinen doğrudan bir bağ yoktur. Ama, iki spinabifidalı kişinin evlenmesi halinde böyle bir bebeğe sahip olma olasılığı artacağından gebeliği, çok iyi izlemek gerekecektir. Artık yaygın olarak bilin bir husus da “folik asit” takviyesinin bu tip kusurların oluşmasını önlemede yardımcı olduğundur. Folik asit takviyesi gebelik “öncesi” başlandığı ve devam edildiği taktirde bu tip sorunların üstesinden gelinmede % 72 yardımcı olmaktadır. Gebelik sırasında iyi bir ultrasonografi takibi çok önemli olmaktadır.

    Birçok düzeyde (ağır-hafif olarak sınıflanabilir) orta hat kapanma kusuru vardır. En ağırı, myelomeningosel olarak adlandırılan ve omurilik gelişmesinde, neredeyse omuriliğin hiç gelişme göstermediği durumdur. Ne kadar kuyruk sokumuna yakın ise hasar ve nörolojik kusur o kadar azdır ve bu durum bebeğin şansı olarak yorumlanabilir. Daha yukarı ( kafaya yakın) düzeylerdeki kusurlarda nörolojik tablo çok ağırdır, bebeğin ayakların hiç oynamaması gibi bir durum da söz konusudur. Dışarıdan belirti vermeyen gizli spina bifida durumlarında da omurilik gerginliğin giderilmesi için cerrahi girişim gereklidir.

    Beyin ve omurilik aynı kese içinde olduğundan, açık spina bifidası olan bebeklerin buradan mikrop kaparak menenjit olmaları tehlikesi nedeniyle, kapalı olanların ise gergin omurilik olması nedeni ile vakit geçirmeden ameliyat edilmeleri ve kusurun vakitlice düzeltilmesi gereği vardır. Hafifi bir nörolojik tabloda gelen hastaya, ilave sorunlar yüklemeden cerrahi girişim yapabilmekteyiz ve daha sonra yapılacak olan yoğun rehabilitasyon çalışması ile hastalar normal yaşantılarını sürdürebilmektedirler.

  • Beyin tümörleri kimlerde daha çok görülür?

    Beyin tümörleri kimlerde daha çok görülür?

    Beyin tümörlerinin nasıl oluştuğu kesin olarak bilinemediği gibi neden bazı insanlarda beyin tümörü geliştiği, diğerlerinde gelişmediği henüz kesin olarak cevaplanabilmiş değildir. Ancak araştırmalar, bir takım özellikleri olan kişilerin daha yüksek risk altında olduklarını ortaya koymuştur.

    Risk faktörlerinin varlığı o kişinin hastalığa % 100 yakalanacağı anlamına gelmez. Bilinen herhangi bir risk faktörü olmadan, kanser hastalığına yakalanan birçok insan olduğu bir gerçektir. Bazı risk faktörleri vardır ki, beyin tümörü riskini arttırır:

    Erkek cinsiyet; Genellikle beyin tümörleri erkeklerde daha çok görülmesine rağmen menenjiomlar kadınlarda daha çok görülmektedir.

    Irk; Diğer bütün ırklarla karşılaştırıldığında beyin tümörleri beyaz ırkta daha fazla görülmektedir.

    Yaş; Beyin tümörlerinin çoğu 70 yaşın üstündeki kişilerde görülmekle beraber çocukluk çağında da ikinci en sık rastlanan tümörlerdir. 8 yaşın altındaki çocuklarda daha büyük çocuklara göre daha sık görülür.

    Radyasyona maruz kalmak en çok bilinen risk faktörlerinin başında gelir. Beyin tümörü tedavisi için kafaya uygulanan radyasyon, diğer kanser tedavileri içinde kullanılmakta olup tedavi edici özelliği, risk faktörü oluşundan daha ön planda olduğu için hastalarda uygulama devam etmektedir. Bir hastaya adı ne olursa olsun radyoterapi uygulanacağı zaman tanının doğruluğundan emin olup bulunduğu yerleşim yerini göz önünde bulundurarak tedavi planı yapılmalıdır. Buna uyulmaz ise radyoterapinin faydasından ziyade zararını görebiliriz.

    Bağışıklık sistemi bozuklukları olan kişilerin beyinde lenfoma riski artar. Lenfoma, hastalıklarla savaşan beyaz kan hücreleri lenfositlerde oluşur. Merkezi sinir sistemi, vücudun diğer bölgelerine göre lenfomaya en sık rastlanan bölgedir. Bağışıklık sistemindeki bozukluk doğuştan olabileceği gibi diğer kanser tedavileri nedeniyle uygulanan tedavi sonuçları olarak da görülebilir.

    Beyin kanserinde aile geçmişi nadiren de olsa önemli. Ailelerinde glioma olan kişilerde glioma gelişme olasılığı daha yüksek olduğu için ailesinde beyin tümörü öyküsü olması ailesinde beyin tümörü öyküsü olmayanlara göre daha genç yaştan itibaren beyin tümörlerinde olması muhtemel yakınmalara benzer yakınmalar var ise daha ciddi bir şekilde üzerinde durulmasını ve uygun tetkiklerin yapılmasını gerektirir. Genel olarak, ailesel faktörlere dayalı bir tümör tanısı söz konusu olduğunda, hasta genç yaşta olmaktadır.

    İşyerinde bir takım zararlılara maruz kalmış olmak; Nükleer sanayi çalışanlarında radyasyon nedeniyle beyin tümörü gelişmesi riski daha yüksektir. Patologlar gibi çok yoğun olarak formaldehite maruz kalınan mesleklerde beyin tümörü gelişmesi riski daha yüksektir. Plastik yapımında çalışan kişilerde ise vinil klorid kullanımı nedeniyle beyin tümörü gelişmesi riski artabilir. Benzer şekilde tekstil ve plastik sanayinde çalışan kişilerde akrilonitrile maruz kalabilirler ve buda beyin tümörü gelişmesi riskini arttırabilir.

    Diğer faktörler: Elektromanyetik alanlara, belli virüslerin enfeksiyonlarına maruz kalmak beyin tümörü gelişiminde olası risk faktörünü arttırıcı sebepler arasında yer almaktadır. Ancak araştırmacılar, bu faktörlerin beyin tümörüne yol açtığına dair yeterli delil elde edememişlerdir. Bu nedenle risk faktörleri ile ilgili araştırmalar devam etmektedir.