Etiket: Gece

  • Çocuklarda gece terlemesi: ne yapmalıyız ve ne zaman endişenmeliyiz?

    Terleme, fizyolojik ve hayati bir süreçtir. Vücut ısısı beynin hipotalamus bölgesindeki ısı düzenleme merkezi tarafından kontrol edilir.Temelde iki tür terleme vardır: termoregülatuar ve duygusal terleme. Terlemenin faydası ter bezlerinin yaydığı sıvının, vücuttan atıldıktan sonra buharlaştığı ve böylece vücudun aşırı sıcaklarda ısı dengesinı koruduğudur. Terlemenin ikinci faydasının ise, insan vücudundaki zararlı maddeler terleme yoluyla dışarı atılması olarak gösterilir.

    Gece terlemesi ebeveylerin çocuklarında en çok endişe ettikleri bir durumdur.

    Gece çocuklarda terleme çok sık görülür fakat genel olarak çok kötü bir anlamı yoktur. Çarşaflarının ve elbiselerinin sırılsıklam olması şeklinde bir gece terlemesi olur.

    Çocuklarda çeşitli nedenlerle gece terlemesi görebilirsiniz. Genelikle fizyolojik, yani altında hastalık olamayan normal bir durumdur.

    En çok çevre faktörlerinden kaynaklanan bir durumdur. Çok fazla giyisiler, fazla örtünmeden, çok sıcak oda ıssısından kaynaklanan bir terlemedir.

    Çocuklar yetişkinlere göre daha çabuk ve kolay terlerler. Yıl 2012 de 6381 7 – 12 yaş çocuk arasında yapılan bir araştırmada 11,7 % çocukların haftada en az 1 kere gece terlediğini tespit edilmistir. Erkek çocuklarında daha fazla görüldüğü ve genelikle terlemenin üst solunum yollu hastalıkları, sinuzit, bronşit, genel soğuk algınlığ, uyku bozuklukları ve atopik hastalıklara bağlı olarak görülmüstür.

    Çocuklarda gece terlemeleri sağlık sorunlarında görülebilir: viral enfeksiyonlar, bronşit,sinüs enfeksiyonu,zatürre gibi sağlık sorunları. Eğer çocugunuz gece yarısı uyanıyorsa ve aşırı bir sussama ve açlıkile diabet hastalığın bir işareti olabilir. Çocuklarda aşırı tiroid hormonu (tiroksin) salgılanması, hipertiroidi, de aşırı terleme yapacaktır. Hipertiroidi rahatsızlığında çocuğun vücudu yorgun olur, aşırı kilo kaybı ve karın ağrıları olur. 4-8 yaş arası çocuklarda gece korkulu rüyadan ile uyanmaları da gece terlemenin sebebi olabilir. Çok ciddi hastalılarında bir belirtisi olabilir. Gece terlemesi Hodgkin hastalığı, lösemi, malign deri kanseri, tüberküloz, beyin hastalıkları gibi ciddi hastalıklaırnda işareti olabilir.

    Gece terlemelerine karşı siz nasıl önleyebiliriz?

    Gece oda sıcaklığı 16-20 derece arası olmalı.

    Gece uyurken oda sıcaklığı ne kadar az olursa uyku kalitesi de o kadar iyi olacaktır.

    Çocuklarımızı fazla giysi ile yatırmamalıyız. Keten ve rahat giysiler tercih edilmeli.

    Çocuğumuzun yatmadan once ağır yemekler yedirmemeli.

    Çok şekerli yiyeceklerden ve kafein içeren içecekler kaçınılmalı

    Çocugunuz sıvı alımı gün içerisinde yeterli olmalı.

    Eğer bunların hepsini uyguluyorsanız ve çocugunuzda gece terlemesi çok aşırı bir şekilde devam ediyorsa artı yanın sıra başka şikayetler var ise, örneğin kilo kaybı, iştahsızlık gibi, mutlaka bir çocuk doktoruna başvulmalısınız.

  • 1, 2 ve 3 aylık bebek gelişimi

    Yeni dogan, 1, 2 ve 3 aylık bebek gelişimi

    Gelisimsel Basamaklar

    1 Aylık bebek gellişimi

    Emzirirken, altını değiştirirken onunla konuşursanız yüzünü size doğru çevirir.

    Gözüne parlak ışık gelince gözünü kırpıştırır.

    Yüzükoyun yatırılınca başını yana çevirerek yanağını yatağa dayayabilir.

    Kucağınızda olmak, sesinizi duymak ona güven verir.

    Yüksek ve ani seslerde irkilir, kollarını geri doğru aniden açabilir.

    Yanağına dokunduğunuzda refleks olarak başını o tarafa çevirir ve emmek için arayıcı hareketler yapar.

    Avucunun içine parmağınızı koyduğunuzda kavrar.

    2 aylik bebek gelisimi

    Bakışlarını bir nesne üzerinde odaklaştırabilir Ancak gözlerinde zaman zaman kayma olabilir.

    Sırtüstü yatarken yaklaşık yarım metre üstünde sallayacağınız renkli bir halkayı sağa sola salladığınızda izleyebilir. Yukarı-aşağı salladığınızda aynı beceriyi gösteremez.

    Yüzünüze bakar. Ona bakarken başınızı hafifçe sağa-sola oynattığınızda yüzünüzü izler.

    Sırtüstü yatarken ellerinden tutup kaldırmaya çalışırsanız başını tam tutamayıp arkaya düşürebilir.

    Yüzükoyun yatınca başını 1-2 santimetre kaldırabilir. Ani seslerle irkilir.

    Tabanlarına destek yaptığınızda elinizi güçlüce itebilir.

    Elini ağzına götürmeye başlayabilir

    3 aylik bebek gelisimi

    Siz konusunca size güler,

    Ellerini incelemeye başlar, kol-bacak hareketleri artar. Bu kendini tanımanın ilk uğraşlarıdır.

    Anne ve baba gibi yakın kişilerin sesini ayırdeder.

    Huzursuzlaştığında, ağladığında kendisi ile konuşursanız bir süre susup dinleyebilir.

    Agu benzeri sesler çıkarır..

    Kırmızı bir nesneyi sağa-sola gezdirdiğinizde izler

    Yüzükoyun yatırılınca başını kaldırıp 1 dakika yukarıda tutabilir

    Dikey pozisyonda dolaştırılmaktan çok hoşlanır, çünkü artık dünyayı tanımaya başlamıştır.

    0-3 AY bebekler icin oneriler

    Bebeğinizle gözgöze bakın.

    Yüzüne gülümseyerek ve hoşnutlukla bakarsanız o da kendinden hoşnut olacak, kendini değerli bulacaktır.

    Onunla konuşun,ninniler, şarkılar söyleyin. Değişik sesler, müzikler dinletin (saatin sesi, hafif müzik sesi, kuş sesi, gibi)

    Onu hafif hafif, müziğin ritmine uygun olarak sallayın.

    Yatağının üzerine iple hareketli resimler renkli kumaş, sünger, kağıt parçalarından oluşan oyuncaklar asın (Yaklaşık 50 cm yukarı)

    Ona ismiyle seslenin.

    Beslerken kucağınıza alın.

    Kucağınıza aldığınızda bedenini hafif hafif okşayın.

    Ağladığında, huzursuzlaştığında hemen yanına gidemiyorsanız bile ona seslenin, ve kısa sürede yanına gitmeye çalışın. Onunla sakin bir sesle konuşun, ninni söyleyin, kucağınıza alın.

    Kucağınızda, taşıma koltuğunda veya bebek arabasında onunla dolaşmaya çıkın.

    Yatarken ya da kucakta onu yumuşak bir battaniye ile sararsanız kendini daha rahat hissedebilir ve kendi ani hareketleri ile uyanmaz.

    Sırtüstü durumdan kaldırırken başını arkaya düşürebilir: yatırıp kaldırırken başını elinizle arkadan destekleyin.

    Ellerini tutarak el hareketlerine yönelik oyunlar oynatın. (tel sarar oyunu gibi)

    Bebekle konuşarak, karşısında hareket ederek dokunmadan güldürmeye çalışın.

    El bileklerine renkli ve sesli bilezikler, bileklikler takın.

    Bebekle konuşurken çıkardığı sesleri taklit edin, yeni sesler çıkarın.

    Bebeği gün içinde (oyun amaçlı) zaman zaman yüzüstü yatırın, başını kaldırılması için karşısında konuşun.

    Bebek yatarken elleri ve ayaklarına dokunun, konuşarak oyun oynatın.

    Bebeği sadece sırtüstü yatırın.Bebeği dışarı çıkarken yüzünü dışa dönük tutun.

    Emzirme dışında beslerken mutlaka anne kucağında olmasını sağlayın, göz göze bakın.

    GÜVENLİK KURALLARI

    Uygun bir araba koltuğu kullanınız.

    Bebeğin beşiğinin güvenli olduğundan emin olunuz.

    Çarşaf düz olarak yerleşmiş olmalı, buruşuk olamamalıdır.

    Bebeği yumuşak zemin üzerine uyumaya bırakmayınız. Bir yaşına dek yastık kullanamayınız.

    Oda ısısı 22-24 derece olmalıdır.

    Bebeği sırt üstü yatırınız. Ani bebek ölümlerine neden olduğu için bebeğinizi yüzüstü yatırmayınız, yan yatırmak ise bebeğin kolayca yüzüstü dönebileceğinden önerilmemektedir.

    Bebeği yıkamadan önce dirseğinizle banyo suyunu kontrol ediniz.

    Bebeği büyük kardeş veya kedi köpek gibi hayvanlarla yalnız bırakmayınız.

    Bebeği yıkama leğeninde veya yüksek yerlerde yalnız bırakmayınız.

    Evde hiçbir yerde sigara içilmesine izin vermeyiniz.

    Bebek kucağınızda iken sıcak içecekler veya sigara içmeyiniz.

    Aşırı güneşe maruz bırakmayınız.

    Mümkünse evde yangın detektörü kullanınız.

    Bazı hastalıkların erken bulgularına dikkat ediniz.

    Ateş (Makattan 38 derece üzeri)

    Emmeme

    Kusma

    İshal

    Su kaybı

    Her zamankinden farklı huzursuzluk, sürekli uyku hali, sarılık, deri döküntüsü

    4-6 aya dek anne sütü veya mama dışında yiyecek vermeyiniz.

    Anne sütü alan bebeklere vitamin vermeyi unutmayınız.

    BEBEKLERDE D-VİTAMİNİ DESTEĞİ

    Bebek için en ideal besin anne sütüdür,ancak anne sütü alan bebekler e doğumdan kısa süre sonra D vitamini desteği vermek gerekmektedir.Her ne kadar mama alan bebekler mamadan Vitamin D desteği alsada çalışmalar bunun yeterli olamayabileceğini göstermektedir.Sonuç olarak eğer bebek günde 1 litreden daha az mama tüketiyorsa onlarada D Vitamini desteği verilmelidir .Günlük ihtiyaç 400 ıu dir.25/03/2010

    UYKU ÖNERİLERİ

    GECE AĞLAMAYA ALIŞMIŞ BEBEK

    Gece ağlamaları genellikle anne babaların gece bebeği oyalamak için ikinci bir şans vermesinden kaynaklanır. Bu anne baba; bebeği beslemez ama yatağından alırlar ve onunla konuşurlar, onu sallarlar ve oynarlar. Bazı geceler anne, bebeği kendi yatağına veya bir kanepeye alır ve birlikte uyurlar. Ek olarak bu bebekler genellikle yatma zamanı ağlamasalar bile uykuya dalmak için sallanırlar. Kendi yataklarının dışında uyumaya alıştıklarından uyku ile kendi yatakları arasındaki ilişkiyi hiçbir zaman kuramazlar. Uyandıktan biraz sonra çevreleri değişir ve annelerinin gelip uykuya geçiş için kendilerine yardım etmesini beklerler. Böylece anne, baba bebeğin uykuya dalış objesi haline gelir.

    Bazı bebekler gece ağlamalarını sonradan edinirler. Problem, bir akut hastalıktan (örneğin; kulak ağrısı veya pişik) dolayı anne-babanın geçici olarak dikkatlerini bebeğin üzerine yoğunlaştırması ile başlar. Diğer bazı bebeklerde ise bu sorun uyku çevrelerinin değişmesinden (örn; bir seyahatten) sonra başlar. Birçok bebek eski uyku düzenlerine çabucak dönemlerine rağmen bazı bebekler bu gece ilişkisinden hoşlanırlar ve isteklerini devam ettirirler. Bir bebek muhtemelen 4-7 geceden biraz daha fazla bir süre içinde gösterilen ilgi nedeniyle gece uyanık kalmaya alışabilir. Gece ağlamalarına sebep olan bir çok neden vardır. Gece ağlayan bebeklerin annelerinin uykuları genellikle hafiftir ve çıkarılan normal seslere birle karşılık verirler. Uyumak isteyen babalar, hanımlarına bebeği sessiz tutmaları için ısrar edebilirler. Bazı çocuklar gün boyunca fazladan kestirirler ve bu nedenle fazla uyuma ihtiyacı hissetmezler. Bazı durumlarda bebeğin yatağı anne-babanın odasındadır ve ilişki vazgeçilmeyecek kadar caziptir.

    ÖNLEM

    BEBEĞİ YATAĞINA UYKULU FAKAT UYANIKKEN YERLEŞTİRİNİZ (YENİ DOĞAN DÖNEMİNDE)

    Bebeğin uyumadan önce hatırladığı son şey kendi yatağı olmalıdır, anne-babası değil. Yatağın olağan tanıdık bir gece ortamı olarak kabul etmelidir. Kendi kendine uykuya geçmeyi öğrenmelidir. Bu uyku öncesi dönem genellikle 20-30 dakika alır. Bu süre içinde anne-baba orada olmamalıdır. Eğer bebek yatmadan önce ağlarsa, sakinleştirmek için sallanabilir ama anne-baba bebeği uyumadan önce yatağında sakinleştirmeyi denemelidir.

    BEBEĞİ BİBERON İLE BIRAKAMAYINIZ (4 AYLIK)

    Bebeği biberonu tutmasına veya yatağa almasına izin vermeyiniz. Bebekler biberonu anne-babaya ait olduğunu bilmelidir. Yatağa verilen biberon gece ağlamalarına neden olur çünkü bebek biberonu almak isteyecek ancak onu boş olarak ya da yerde bulacaktır. Eğer yatma zamanı bebeğin emme ihtiyacı artarsa emzik verilebilir.

    GECE BESLENMEYE ALIŞMIŞ BEBEKLER

    Gece beslenmeye alışmanın en çok bilinen nedeni, gün boyunca yapılan sık beslenmeler ve gün boyunca beslenme sıklıklarının azaltılması konusunda bebeğe karşı başarısız kalınmasıdır. Bu çocukların bazıları saatte bir veya daha fazla sayıda beslenirler. Bu problem daha çok anne sütü ile beslenen bebeklerde yaygındır. Bu muhtemelen bazı annelerin bebeğin her ağlayışında emzirmesinden kaynaklanır. Bu çocuklar ilgiye ihtiyaçları olduğu zaman oynamak yerine gün boyu atıştırma alışkanlığı geliştirirler. Anne iyi niyetli ve özverilidir. Ancak, bebeği gün boyunca sık sık besleyerek “iyice doymasını” sağlayarak gece boyunca uyuyacağını düşünüyorsa hata ediyordur. Bunun tam tersi olur bebek sık ve az beslenme alışkanlığı geliştirir. Bazı anneler ise bebeklerinde hypoglycemia (kan şekeri düşüklüğü) geliştireceği fikri ile gece beslenmesini azaltmada endişe duyarlar.

    Gece beslenmesi için uyanmanın bir başka nedeni de bebeği yatakta biberon ile bırakmaktır. Biberon ile uyumaya alışan bebek, gece uyandığında biberona uzanır, boş bulur ve doldurulmasını ister. Gün boyunca biberonu yanında taşıyan ve neredeyse sürekli olarak süt içen daha büyük bebeklerde de benzer problemler olabilir.

    Bu tip bebeklerin çoğu uyanıkken yataklarında yatmazlar. Bunun yerine bu bebekler uykuya dalana kadar meme veya biberon ile beslenirler. Gece uyandıklarında meyve veya biberona ihtiyaç duyarlar, çünkü bunlar onlar için uyanıklıktan geçiş için birer araç olmuşlardır.

    ÖNLEM

    BİR ÖNCEKİ BESLENMEDEN ANCAK 2,5 SAATTEN FAZLA GEÇMİŞSE BESLEYİNİZ.

    Bebek ağlamadan ve bir önceki beslenmeden en az 2,5 saat (anne sütü ile beslenenler için 2 saat) geçmeden beslemeyiniz. Ağlamak bebeğin tek iletişim yoludur ve her zaman açlık belirtisi değildir. Bebek, belki yalnız, sıkılmış, yorgun veya fazla ısıtılmış olabilir. Böyle zamanlarda bebeği kucağa alınız veya yatağına koyunuz. Beslenme yatıştırıcı bir unsur olmamalıdır. Gün boyunca sıkça beslenen bebekler gece boyunca da sık aralıklarda acıkırlar.

    GECE BESLENMELERİNİ KISA VE SIKICI KILINIZ (YENİ DOĞAN)

    Bebeğin, gecenin uyku için özel bir zaman olduğunu düşünmesini arzu ederiz. Gece beslenme için uyandığında ışığı yakmayınız, onunla konuşmayınız ve sallamayınız. Onu; çabuk ve sessizce besleyebilirsiniz. Ekstra sallama ve oyun zamanlarını gün boyunca yapabilirsiniz. Bu yaklaşım, gece uyku sürecinin artmasını sağlayacaktır.

    BEBEĞİ YATAĞINA UYKULU FAKAT UYANIKKEN YERLEŞTİRİNİZ (YENİDOĞAN)

    Bebeği yatağına yerleştirmeden önce uyuması için emzirme veya beslenmeden vazgeçilmesi önerilir. Eğer uyuması için emzirme veya beslenmeden vazgeçilmesi önerilir. Eğer uyuması için emzirilirse, bebek gece normal olarak uyandığında annesini çağırmak için bağıracaktır. Bunun yerine, anne-babaya bebeği yatağına uyanıkken yerleştirmeleri tavsiye edilir.

    Bu bebek beslenirken yorgun düşmeye başladığında yapılabilir. Böylece bebek meme veya biberon olmaksızın uykuya dalmayı öğrenmelidir. Bunu yapmayı her bebek öğrenebilir.

    GECE YARISI BESLENMESİNDEN VAZGEÇİNİZ (4 AYLIK)

    Gece saat 2 de beslenmesi bir alışkanlık haline gelmeden bıraktırılmalıdır. Amaç 4. ayda günde 4 öğün ve 6. ayda 3 öğüne inmektir. Günde 3 öğüne düşürüldüğünde bir çok bebek arada 2 küçük atıştırmaya ihtiyaç duyar. Bu zamanda eğer bebeği gece beslenmesinden vazgeçiremez iseniz her geçen gün bu alışkanlığı kırmak daha zor hale gelir.

    Eğer çocuk gece boyunca ağlarsa, onu beslemeyiniz, arkasını sıvazlayarak ve yumuşak sözler söyleyerek avutmayı deneyiniz. Işığı yakmayınız ve onu yatağından çıkarmayınız. Bebeğin, yatağın gece yatması gereken yer olduğunu öğrenmesi gerekir. Bazı çocukların erişkin uyku düzenine uyum sağlayabilmesi için yeniden yönlendirilmesi gerekebilir.

    Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneği web sayfasından (http://www.cnd.org.tr) alıntı yapılmıştır.

  • Yenidoğanlarda uyku hakkında bilmediğiniz 5 nokta

    Uyku, yeni ebeveynliğin en kafa karıştırıcı unsurlarından biri olabilir. Hepimizin zor geçen gecelerden ve zombi gibi dolaştığımız günlerden bildiği gibi, bizim aksimize bebeklerin “erteleme tuşu” yoktur. Peki, neden?

    Bazı yenidoğanlar tüm gece parti yapıp, bütün gün uyur.

    Baltimore’daki Mercy Aile Sağlık Merkezi’nin pediatri direktörü Charles Shubin’e göre, çoğu bebek dünyaya gündüzü ve geceyi tamamıyla tersine algılayarak gelir. Bu küçük gece baykuşları gündüz uzun uzun uyur ve gece saatleri için enerji toplar.

    Gece havayı tekmelemek, beslenmek ve bir yetişkinin sevgisini ve ilgisini çekmek için saatte bir uyanan bebekler, ebeveynlerini giderek daha çok yorar. Shubin’e göre, “Bu durum ebeveynler için çok zorlayıcı olabilir, çünkü bedenlerimiz tüm gün ayakta kalmaya fizyolojik açıdan uygun değildir. Gece nöbetinin bu kadar zor olmasının nedeni de budur”.

    Bebeğinizin daha uzun uyuduğu sürelerde siz de şekerleme yapmaya çalışın ve gündüz/gece değişiminin geçici olduğunu kendinize hatırlatın. Bebeğinizin beyni ve merkezi sinir sistemi olgunlaştıkça, uyku süreleri uzayacak ve daha çok geceye kayacaktır. Çoğu bebek, bir ay gibi bir sürede ailenin uyku düzenine alışır.

    Geceleri sakin, karanlık bir ortam yaratıp, gündüzleri de güneşin içeri girmesine izin vererek, bu sürece destek verebilirsiniz. Bir anne, “Gündüz bebeğime mama verirken onunla konuşuyorum. Ama gece onu beslerken mümkün olduğu kadar sessiz ve karanlık bir ortam yaratmaya çalışıyorum. Bu, onun gece-gündüz düzenini anlamasına yardım ediyor,” diyor.

    Yenidoğan uykusu düzensizdir ve önceden tahmin edilemez

    İlk birkaç hafta boyunca, bebeğiniz tatilde memlekete dönen bir üniversite öğrencisi gibi uykuya doyamayabilir. Ama işin kötüsü, çoğu bebek yaşamının ilk birkaç haftasında gündüz veya gece fark etmeden iki ila dört saatten fazla uykuda kalmaz.

    Tipik olarak, yenidoğanlar ilk hafta boyunca günde 14 ila 18 saat, bir aylıkken ise 12 ila 16 saat uyur. (Her bebek bireysel olduğundan, bazıları ortalamadan biraz daha uzun veya daha kısa uyuyabilir.)

    Ne yazık ki, bebeğiniz uyku oburu olsa dahi, kendinizi ne yapacağını bilmeden dört döner bir halde bulabilirsiniz. Yakın zamanda gerçekleştirilen bir çalışmaya göre annelerinin yüzde 71’i yenidoğanların en zor yanının uykusuzluk olduğunu ifade ediyor.

    Enerjisiz hissetmenizi, bebeğinizin uyku düzenindeki bozukluğa bağlayabilirsiniz. Bir anne, “Dokuz haftalık bebeğimin uykuları çok aralıklı!” diyor. “Bazen dört saat deliksiz uyuyoruz, bazense bir saatte uyanıveriyor.”

    Buna karşın, bazı ebeveynler bebeklerinin çok uyumasından şikayet eder ve hatta endişelenir. Bir anne, “9 günlük bebeğim tüm gün uyuyor. Günde sadece beş dakikalık sürelerle uyanık kalıyor,” diyor. “Endişelenmeli miyim?”

    Yazara göre, bazı yenidoğanlar günde 20 saate kadar uyuyabiliyor. Bebeğiniz böyleyse, uykunuzu şimdiden almaya bakın, çünkü bu evre çok uzun sürmeyecek.

    Yenidoğanların uyumak için sakinliğe ve sessizliğe ihtiyacı yoktur

    Uyuyan yenidoğanların etrafında fısıltıyla konuşmak veya parmak uçlarınızda yürümek zorunda hissetmeyin. Shubin’e göre, “Yeni doğmuş çoğu bebek en gürültülü, en aydınlık yerlerde uyuyabiliyor. Bizim ihtiyaç duyduğumuz uyku ortamına ihtiyaç duymuyor.”

    Bebeğinizin rahimde dokuz ay geçirdiğini düşünürseniz, bu çok da şaşırtıcı değildir. Rahim düşündüğünüz kadar sessiz, sakin bir yer değildir. Annenin kalp atışlarının, sindirim sisteminin ve diğer vücut işlevlerinin sesleri oldukça yüksektir.

    Çoğu yenidoğan, vantilatör veya saç kurutma makinesi gibi tekrarlı seslerle daha iyi uyur. Bir anne, “Bebeğimin beşiğini çalışan gürültülü bulaşık makinemizin yanına koydum. Melek gibi uyudu,” diyor.

    Yeni doğmuş bebekler, dikkatini odanın diğer tarafındaki kadının taktığı parlak kolyeyle veya en yakındaki yabancının gülümseme oyunuyla dağıtamayacak kadar da küçüktür. Sadece ne zaman ihtiyaç duyuyorlarsa, o zaman uyurlar. Bu yüzden, en azından başlangıç döneminde misafirlerinizi susturmanıza büyük olasılıkla gerek kalmaz. Bebeğinizi dinlenmesini bölmekten korkmadan dışarı da çıkarabilirsiniz.

    Fırtınanın ortasında bile uykuya dalma kabiliyeti o kadar güçlüdür ki, bazı ebeveynler bebeklerinin iyi duyamadığından endişelenir. Endişeleriniz varsa, bunları kesinlikle doktorunuzla görüşün. Ancak, bebekler doğumdan kısa süre sonra işitme sorunları açısından muayene edildiğinden, bunun en olası açıklaması çocuğunuzun gerçekten “bir bebek gibi uyuyor” olmasıdır.

    Bu sürecin keyfini çıkarın. Bebeğiniz yenidoğan evresini geride bıraktıktan, bir düzene oturduktan ve etrafının daha fazla farkına varmaya başladıktan sonra, bu “her zaman uyurum” aşaması da sona erecektir. Bu noktadan sonra, gürültü ve dikkat dağıtan diğer tüm unsurlar önem kazanır ve kendinizi evde parmak uçlarınızda yürür halde bulabilirsiniz.

    Her bebeğin uyku kişiliği farklıdır

    Bebekler asla beyaz sayfa gibi gelmez, kendi uyku huylarıyla birlikte doğar..Bebeklerin de uykularında, hafif ve ağır uyuyan yetişkinler gibi bireysel farklar vardır.”

    Birden çok çocuğu olan ebeveynler bu farkları erkenden görebilir. iki çocuklu bir annenin dediği gibi, “İlk bebeğim derin uyurdu, ikinci bebeğimse yatağında dönüp durur ve kısa süre uyuduktan sonra uyanırdı.”

    Cohen, kişiliğin de bunda payı olduğunu düşünüyor. Bazı bebekler kararlı davranıyor ve uykuyla mümkün olduğu kadar mücadele ediyor. Bazı bebeklerse daha uyumlu.

    Bebek uykusu çekilişini kazanmış olsanız da olmasanız da, bir uyku düzeni oluşturarak ve bebek uykusunun temelleri hakkında bilgi edinerek bebeğinize iyi uyku alışkanlıkları kazandırabilirsiniz.

    Bebeklerin sade bir uyku alanına ihtiyacı vardır

    Bir kuşak öncesinde, iyi bir beşikte yumuşak bir minder, birkaç sıcak battaniye ve bir veya iki yastık olurdu. Ama şimdi işler değişti. Bebeklerin daha sade bir ortamda uyumasının çok daha güvenli olduğu belirlendi. Bebekler için en güvenli uyku pozisyonu ve yeri, bebeğin sırt üstü yatırılması ve sadece düz bir nevresim ve sıkı gerilmiş bir çarşafla çevrelenmesidir.

    Battaniyesiz ve yastıksız bir yatak mı? Bir yetişkinin kulağına soğuk ve rahatsız gelen bu kombinasyon, doğru bir şekilde giydirilmiş bebek için çok uygundur. Bebeğinizi battaniye olmadan nasıl sıcak ve rahat tutabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

    Uyuma alanında bebeğin boğulmasına, aşırı sıcak hissetmesine veya başka bir şekilde nefes zorluğu aşamasına neden olabilecek battaniye, minder, pelüş hayvan veya pike gibi her türlü eşyayı kaldırın. Böylece, 1 ay ila 1 yaş aralığındaki bebeklerde en sık görülen ölüm nedeni olan ABÖS (ani bebek ölümü sendromu) riskini azaltmış olursunuz.

    Tablo: Bebeğinizin uyku düzenini takip edin, uyku tablosunu indirmek icin tiklayin

    Bebeğiniz ihtiyaç duyduğu uykuyu alabiliyor mu?

    Bu soruya yanıt vermenin bir yolu, bebeğinizin uyku düzenini takip etmektir (bebeğinizin ne zaman uykuya daldığı, ne kadar sıklıkla ve uzunlukla uyandığı ve gündüz şekerlemelerinin uzunluğu ve sıklığı). Ayrıca, bu bilgiler çocuğunuzun kendine özgü uyku düzenini anlamanıza ve gece sık sık uyanma ya da tutarsız uyuma saatleri gibi sorunları kötü alışkanlıklara dönüşmeden tespit etmenize yardımcı olacaktır. Buna ek olarak, sadece basit bir tabloyu doldurarak, hayatınız üzerinde biraz daha kontrol sahibi olduğunuzu hissedebilirsiniz. Özellikle bebeğinizin gece talepleriyle başa çıkmakta zorlandığınızı düşündüğünüz hallerde, bu kontrolü hissetmeniz çok önemlidir.

    Doktor Richard Ferber’in Solving Your Child’s Sleep Problems (Çocuğunuzun Uyku Sorunlarına Çözümler) adlı kitabından alınan aşağıdaki tabloya bakarak, doldurulmuş bir tablonun nasıl göründüğü hakkında fikir edinebilirsiniz. Bu tabloyu gözden geçirdikten sonra, evde kullanmak için boş bir çocuk uyku tablosunu yazdırın.

    Tabloyu nasıl dolduracaksınız?

    Çocuğunuzun uykuda olduğunu gösteren kutuları karalayın. Sabahları uykudan, gündüzleri ise şekerlemeden uyandığı zamanı “U” harfiyle işaretleyin. Bebeğinizi şekerlemeye veya gece uykusuna yatırdığınız zamanı “Y” ile işaretleyin. Tabloyu birkaç gün doldurduktan sonra, ortaya bir rutinin çıktığını göreceksiniz. Bu bilgileri kullanarak, bebeğinizin uyku düzeninde değişiklik yapmanıza gerek olup olmadığını belirleyebilirsiniz. Veya çocuğunuzun uyku alışkanlıklarıyla ilgili endişeleriniz varsa, bir sonraki çocuk doktoru randevunuza bu tabloyu da götürebilirsiniz. Evde kullanım için bu çocuk uyku tablosunun yazdırılabilir bir versiyonunu karşıdan yükleyebilirsiniz.

    Çocuğunuzun ne kadar uykuya ihtiyacı var?

    Yeni bir ebeveyn olarak, bu büyük olasılıkla aklınızdaki en büyük sorulardan biridir. Aşağıda, ortalama bir çocuğun farklı yaşlarda ihtiyaç duyduğu uyku sürelerini sunan bazı genel kılavuzlar sunulmuştur. Kuşkusuz, her çocuk birbirinden farklıdır. Bazıları iki saate kadar daha az veya daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.

    Yaş Gece Uykusu Gündüz Uykusu Toplam Uyku
    1 ay 8 8 (dengesiz) 16
    3 ay 10 5 (3) 15
    6 ay 11 3 1/4 (2) 14 1/4
    9 ay 11 3 (2) 14
    12 ay 11 1/4 2 1/2 (2) 13 3/4
    18 ay 11 1/4 2 1/4 (1) 13 1/2
    2 yıl 11 2 (1) 13
    3 yıl 10 1/2 1 1/2 (1) 12
    *Not: şekerleme sayısı parantez içinde verilir.

    Çoğu çocuğun uzun uzun uyumaya ihtiyaç duyduğunu unutmayın.Sleeping Through the Night (Deliksiz Gece Uykusu) adlı kitabın yazarı Jodi Mindell’e göre, bir çocuk kötü uyku alışkanlıkları gösteriyorsa veya gece 11’den önce uyumayı reddediyorsa, ebeveynleri genellikle çok fazla uyumaya ihtiyaç duymadığını düşünür. Büyük olasılıkla durum böyle değildir. Böyle bir çocuğun aslında uykusuz kalmış olması daha büyük bir olasılıktır. Çocuğunuzun bu grupta olup olmadığını belirlemek için, kendinize şu soruları sorun:

    Çocuğunuz arabaya neredeyse her bindiğinde uykuya mı dalıyor?

    Çocuğunuzu her sabah uyandırmak zorunda kalıyor musunuz?

    Çocuğunuz gündüzleri alıngan, huzursuz veya aşırı yorgun mu oluyor?

    Veya bazı gecelerde, çocuğunuz normal uyku zamanından çok daha erken mi uyuyor?

    Bu sorulardan herhangi birine “evet” yanıtını verdiyseniz, çocuğunuz ihtiyaç duyduğundan daha az uyuyor olabilir. Bu düzensizliği değiştirmek için, bebeğinizin iyi uyku alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olmanız ve uygun bir uyku düzeni belirlemeniz gerekecektir. Mindell’e göre, bu yolla “bebeğiniz güne parlak gözlerle bakmak için ihtiyaç duyduğu uykuyu alacaktır”.

    Eninde sonunda, çocuğunuz şekerlemeleri bırakacak ve uykusunu geceye saklamaya başlayacaktır. Okul öncesi çocuklar ve küçük ilkokul öğrencileri hala geceleri 11 saate kadar uykuya ihtiyaç duyar ama bu süre aşamalı olarak kısalacaktır. Çocuk gençliğe geçerken, gece yalnızca dokuz veya on saat uykuya ihtiyaç duyacaktır.

  • Güzel Uyanma Rehberi

    Güzel Uyanma Rehberi

    Verimli bir gece uykusunun sağlığımız üzerindeki olumlu etkisi tartışılmaz bir gerçek. Uzmanlar kaliteli gece uykusunun önemini ne kadar vurgulasa da, gün boyunca yaşadığımız stresin ardından, uyandığımızda güzel görünmemiz için sadece 8 saatlik bir gece uykusu uyumak yeterli olmuyor. Güne şiş gözler ve yorgun bir ifadeyle başlamak istemiyorsanız, bu 8 adımı izleyin.

    Yüzünüzü Temizlemeden Yatmayın

    Taze ve ışıldayan bir cilt istiyorsanız, en temel adım cilt temizliğidir. Gece koltukta uyuyakalmak isteseniz de, yüzünüzü yıkamadan yatmayın. En azından başucunuza koyacağınız yüz temizleme mendilleri sayesinde, yorgun ve yoğun günlerinizde de temiz bir ciltle uykuya dalabilirsiniz. Tabii, yüzünüzü yıkadıktan sonra uygulayacağınız krem de çok önemli. Yüzünüzü yıkadıktan sonra mutlaka gece kremi uygulayın.

    Sivilcelerle Savaş İçin Bal ve Zencefil

    Aknelerinizden kurtulmak için doğal yöntemlere başvurabilirsiniz. Bal ve zencefil, bakterilerin en doğal çözümlerindendir. Bırakın, siz uyurken onlar mücadelenize devam etsin. Bu ikiliyi karıştırarak yüzünüzdeki sivilceli noktalara uygulayabilirsiniz.

    Aloe Vera ile Nemlendirin

    Güneş yanığının acısını dindirmede çok etkili olan aloe vera, aynı zamanda iyi bir nemlendiricidir. Cildinizi yumuşatırken yağlandırmaz. Bunun yanı sıra, aknelerle mücadelenizde de yine nokta halinde uygulayabilirsiniz.

    Göz Çevresi Kreminizi Buzdolabına Koyun

    Göz çevresi kreminizi aksatmadan kullanıyor olabilirsiniz.

    Peki ya, soğuk olarak uyguladığınızda daha etkili olduğunu biliyor muydunuz?

    Göz kreminizi buzdolabına koyun ve yatmadan önce soğuk olarak kullanın. Bu sayede sabahları şiş gözlerle güne başlamaktan kendinizi korumuş olacaksınız.
     
    Dudak Peelingi

    Uyandığınızda dudaklarınızın pürüzsüz olmasını istiyorsanız, yatmadan önce dudak peelingi uyguladığınızda farkı göreceksiniz. Evdeki malzemelerden yararlanmak isterseniz, zeytin yağı, şeker ve balı karıştırarak kendi peelinginizi yapabilirsiniz. Peeling sonrasında dudak nemlendiricisi kullanın. Bu sayede öncesinde pul pul dökülen dudaklarınız gece süresince nemlenecektir.

    Hindistan Cevizi Yağı ile Dudaklarınızı Yumuşatın

    Hindistan cevizi yağı, son zamanlarda oldukça popüler ve her geçen gün farklı bir faydası ile gündeme geliyor. Cilt  üzerindeki olumlu etkileri de bunlardan biri. Yatmadan önce dudaklarınıza nemlendirici olarak uygulayabilir, güne yumuşak ve tatlı kokan dudaklarla başlayabilirsiniz. Hindistan cevizi yağını,  aynı zamanda el ve ayak kremi olarak da deneyin, kurumuş cildinizi hızlıca onardığını göreceksiniz.

    Gece Duş Alanlardansanız…

    Dalgalı saçlı kadınların en büyük kabuslarından biri de ıslak saçlarla uyumaktır. Eğer siz de yatmadan önce duş alanlardansanız, saçınızı şampuanladıktan sonra saç kremi veya saç maskesi kullanın. Duştan çıktıktan sonra gece boyunca nemlenmesini ve uyandığınızda yumuşak dalgalarınızın olmasını istiyorsanız, birkaç damla argan yağı uygulayın. Bu sayede, sabahları kabarık ve baş edilmesi güç saçlar yerine doğal ve yumuşak dalgalarla güne başlarsınız. Düz saçlara sahipseniz, aynı formülü uygulayarak elektriklenmenin azaldığını göreceksiniz.

    Rahat Bir Uyku İçin

    Uykusuzluk, saçların ve cildin en büyük düşmanlarındandır.

    Uykusuz olduğunuz günlerde cildinizin mat ve cansız göründüğünü fark ettiniz mi?

    Yastığınızın etrafına sıkacağınız doğal kokular uyumanıza yardımcı olacaktır. Lavanta ve papatya yağları, rahat bir uykuya geçmede etkilidir. Bu tür rahatlatıcı yağları sulandırarak yastık parfümü yapabilir veya bunun için geliştirilmiş ürünleri satın alabilirsiniz.

  • Çocuklarda yatak ıslatma (enürezis)

    Çocuklarda yatak ıslatma (enürezis)

    Enürezis noktürna nedir? Ne sıklıkta görülür?

    ‘Enürezis noktürna’ çocukların 5 yaş sonrasında istemsiz olarak gece yatağını ıslatması olarak tanımlanabilir. Genellikle erkeklerde daha sık görülen bu durum, 5 yaş civarında her 5 çocuktan birinde görülmektedir. Ebeveyni ve çocuğu ciddi anlamda rahatsız eden bir durumdur.

    Çocuklar neden yatak ıslatırlar?

    Altta yatan faktörlerden biri genetik faktörlerdir. Ailesinde, özellikle anne ya da babasında enürezis varsa çocukta da görülme ihtimalinde bir artış söz konusudur. Hatta her iki ebeveynde enürezis varsa çocukta görülme ihtimali %70’leri bulmaktadır.

    Altta yatan bir diğer neden bu çocuklardaki uyanma bozukluğudur. Enürezisi olan çocukların diğer çocuklara göre daha zor uyandırıldıkları bilinen bir gerçektir. Bu çocuklar genelde yatağı ıslattıktan sonra uyanırlar. Gece mesane doluluğu ve kasılmalarının algılanması, merkezi sinir sisteminin henüz olgunlaşmamasından dolayı yetersizdir.

    Bir diğer neden ise gece enüretik çocuklarda mesane kapasitesinin azalmasıdır. Bu çocukların çoğunda mesane kapasitesi gündüz yeterli olmasına rağmen gece düşüktür.

    Başka bir neden ise gece boyunca idrar yapımını azaltan ADH adlı hormonun normal çocuklara göre yetersiz olmasıdır ki bu da gece idrar miktarında artış olmasına neden olur.

    Çok nadir olarak geniz eti, üst solunum yolu tıkanıklıkları, parazitler, alerjiler, kabızlık ve idrar yolu enfeksiyonlarında da enürezis görülmektedir.

    Enürezis psikolojik bir problem midir?

    Sanılanın aksine bu yaygın görüş yanlıştır. Olayın psikolojik kaynaklı olmasından çok psikolojik sorunların enüreziste bir sonuç olarak karşımıza çıktığı görülmektedir.

    Enürezis hangi sorunlara yol açar?

    Özellikle içine kapanma, özgüven kaybı, okul başarısında azalma, suçluluk duygusu gibi psikososyal sorunlara sıklıkla yol açmaktadır.

    Tuvalet eğitimine erken başlamak enürezise yol açar mı?

    Tuvalet eğitiminin erken verilmesi veya yanlış ve baskıcı tuvalet eğitiminin enürezis üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir.

    Enürezisli çocuklarda hangi tetkikler yapılır?

    Enürezisli çocuklarda genellikle tam idrar tetkiki, idrar kültürü ve bazen üriner sistem ultrasonu ilk aşamada istenen tetkiklerdir.

    Enürezisin tedavisi mümkün müdür?

    Enüreziste çocuğun ve ebeveynin tedavi uyumu ile çok başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Çocukta sadece gece uykuda yatak ıslatma problemi varsa ve eşlik eden başka sorun yoksa tedaviye geçilir. Tedavi seçenekleri arasında davranış tedavisi, alarm tedavisi, ilaç tedavisi bulunmaktadır.

    Davranış tedavisinde çocuk ile doğru ve ılımlı bir iletişim kurmak gerekir. Bu durumun tedavi ile düzelebileceği ve çocuğun kendini suçlu hissetmemesi gerektiği çocuğa anlatılır, kesinlikle enüretik çocuklarda ceza ya da baskı uygulanmamalıdır. Daha sonra çocuğun ıslak ve kuru geceleri takvimde işaretlenip kuru geceler için ödüllendirme yapılır. Bu tedavi çocuğu motive edecektir. Bununla beraber gece yatmadan 2 saat öncesinde aşırı sıvı alımı, akşam yemekten sonra çay, gazlı, kafeinli içecekler kısıtlanır ve gece en az bir kez tuvalet için uyandırılır. Ayrıca gün içinde yeterli sıvı tüketimi sağlanır, 2-3 saatte bir tuvalete gitmesi hatırlatılır, idrarını ertelemesi önlenir. Bununla beraber kabızlık gibi problemler de bu duruma neden olabileceği için erken dönemde tedavi edilmelidir.Bez bağlanması kesinlikle önerilmemektedir. Yatak ıslatma sonrası çarşaf ve giysilerin değişiminde çocuğun aktif rol alması da tedavinin bir parçasıdır.

    Alarm tedavisi; uyanmada ve uyandırılmada ciddi sorunları olan çocuklarda uygulanır. Bu tedavide yatak ıslatılırken çalarak çocuğu uyandıran bir zil sistemi kullanılır.

    İlaç tedavisi de bazı çocuklarda gerekmektedir. Özellikle çocuk, evi dışında başka bir yerde yatacağı gecelerde oldukça faydalıdır.

    Unutulmaması gereken bir diğer husus çocuklarda santral sinir siteminin olgunlaşması ile yatak ıslatma problemi azalmaktadır. Tedavi sırasında sabırlı olunması gerektiği unutulmamalıdır.

    Uyarıcı bulgular

    Çocuklarda idrarla birlikte dışkı kaçırma, ani işeme hissi ile beraber olan idrar kaçırma, gündüz sürekli iç çamaşırın ıslak olması (gün boyu idrar kaçırma), gündüz idrar kaçırdığını hissetmeme, idrara çıkma sayısı 3’ten az 8’den fazla olması, idrarı başlatmada zorluk, ıkınarak işeme, daha önce yokken ortaya çıkan enürezis durumlarında geciktirmeden bir çocuk hekimine başvurmak gerekir, böyle durumlarda ileri tetkik yapmak ve probleme yönelik tedavi uygulanması gerekir.

    Sonuç olarak hasta ve ebeveynin dahil olduğu davranış tedavisi ile enürezisli olguların önemli bir kısmı düzelmektedir. Tedavi sırasında olabildiğince sabırlı olunması gerektiği, baskı ve cezadan kaçınma ve mümkün olduğunca çocuğu tedaviye dahil etmenin motivasyonu arttıracağı da unutulmamalıdır.

  • Çocuğunuzdaki dikkat eksikliğinin sebebi tıkalı burnu olabilir

    Çocuğunuzdaki dikkat eksikliğinin sebebi tıkalı burnu olabilir

    Burun tıkanıklığı çocuğun bütünsel sağlığını ve yaşamın kalitesini derinden etkiliyor!

    Burnu tıkalı çocuk; rahat nefes alamadığı için gece boyu rahat uyuyamıyor. Sabahları baş ağrısı, huzursuzluk ve gerginlikle uyanıyor. Bundan dolayı çevresi ile uyum sorunları yaşamaya, davranış bozuklukları sergilemeye ve okulda konsantrasyon güçlükleri çekmeye başlıyor. Bu tablodaki çocuklar hiperaktivite yani dikkat eksikliği tanısıyla tedavi görmeye başlıyor, oysaki sorun dikkat eksiliği değil, burun tıkanıklığıdır.

    Burundan sorunsuz bir şekilde nefes alabilmenin yetişkinler için olduğu kadar çocukların sağlıklı bedensel ve ruhsal gelişimleri ve de yaşam kaliteleri içinde çok büyük önem taşıdığı bilinen bir gerçekteir. Çocuklardaki burun tıkanıklığının en önde gelen nedeni alerjik nezledir. Burnun ısıtıcı, nemlendirici ve partikülleri temizleyici rolü solunum yolu enfeksiyonlarına daha az yakalanmayı sağlamakta olup, özellikle mikroplarla ilk kez temas etmeye başlayan okul ve yuva çağındaki çocuklarda sağlıklı nefes alabilmek çok daha büyük önem taşımaktadır.

    Burnu Tıkalı Çocuk, Çevresi ile Uyum Sorunları Yaşıyor

    Burnu tıkalı olan çocukta zamanla uyku apnesi görülmeye başlamaktadır. Uykusunda huzursuz, horlayan, iç çeken çocuğun zaman zaman nefes almaya ara verdiği gözlenir. 20 saniyeden başlayıp 40-60 saniyeye uzayabilen bu nefes almama süreçlerinin ardından vücut oksijensiz kalır. Beyin hafifçe uyanıklık haline geçerek vücuda nefes alması için alarm verir ve çocuk aniden derin bir nefes alır. Bu süreçler gece boyunca yüzlerce kez tekrarlanır ve çocuğun uyku kalitesi bozulur. Gece boyu rahat uyuyamayan ve terleyen çocuk, sabahları baş ağrısı ile uyanır. Gündüz uykulu ve yorgun olur. Gün içinde derslerine konsantre olamaz, ders başarısı düşer. Etrafına karşı davranış bozuklukları sergiler. Hiperaktiftir. Bu durum birçok kez hiperaktivite, dikkat eksikliği bozukluğu tanısıyla tedavi edilir.

    İdrarını Tutmayan Çocuk Davranış Bozukluğu Sergiliyor

    Uyku apsesinden dolayı gece boyu terleyen çocuğun geceleri idrarını tutamamaktadır. Daha önce idrarını tutabilen çocuk gece altını ıslatmaya başlayınca; davranış bozuklukları sergileyeme başlar ve psikolojik açıdan takibe alınır. Ancak aslında ana sorun burun tıkanıklığıdır.

    Alerjik Nezle Tedavi Edilmeden Bademcik Ve Geniz Eti Ameliyatı Olan Her 4 Çocuktan Birinde Geniz Eti Tekrar Büyüyor Ve Şikayetler Yeniden Başlıyor.

    Alerjik nezlede tekrar eden enfeksiyonlar çoğu kez geniz eti ve bademcik büyümesi ile sonuçlanmaktadır. Cerrahi operasyonlarla geçici çözümler üretilse de alta yatan alerjik neden tedavi edilmediği müddetçe 4 çocuktan birinde şikayetlerin tekrarlaması mümkündür.

    Çocuklarda Alerji tedavisinin bir bütün olarak yapılması gerekmektedir. Sorumlu alerjinin saptanmasının ardından kökten çözüm dilaltı aşı tedavisi ile mümkündür. Tedavi sonucu burnu açılan çocuğun uyku kalitesi düzelir, uyku kalitesi düzelen çocuğun okul başarısı yükselir, gece uykuda büyüme hormonu salgısı artacağından büyümesi hızlanır.

  • Çocuk ve uyku

    Uyku Neden Önemlidir?

    Bebeklerin uykuda büyüdüğü söylenir. Gerçekten de kaliteli bir gece uykusu, bebeğin sağlıklı gelişimde çok etkilidir. Kaliteli uyku uzun ve rahat uykudur.

    Bebekler Niçin Uykudan Uyanır?

    En çok rastlanan neden acıkmadır. Bu nedenle bebeklere gece uykusundan önce onları hem tok tutacak hem de besin değeri yüksek gıdalar verilmelidir.Geleneksel gece maması olarak verilen pirinç unu veya nişastalı mamalar besinsel açıdan yetersizdir, bebeğin gelişiminde sorunlara yol açabilir. Su veya inek sütü ile hazırlanan pirinç unu muhallebisi, bebeğinizi tok tutar fakat sağlıklı beslenmesi için gereken protein, mineral, vitamin gibi besin öğelerinin içermez. Bu şekilde beslenen bebeklerde yetersiz beslenme ve kof şişmanlık problemleri ortaya çıkabilir.

    Mışıl Mışıl Bir Uyku İçin:

    – Beslenme: Yatmadan önce bebeği tok tutacak, aynı zamanda sindirimi kolay ve tam besleyici gıdalar vermelisiniz.

    – Temizlik: Altının temiz olduğundan emin olmalısınız.

    – Isı: Bir örtü battaniye ile onu sıcak tutmalısınız. Aşırı örterek terlemesine de yol açmamalısınız.

    – Aydınlatma: Geceleri yanına gittiğinizde odasınız ışığını açmadan, gerekirse bir gece lambası ile aydınlatma sağlayabilirsiniz

  • Uyusun da büyüsün .. Ama nasıl?

    UYUSUN DA BÜYÜSÜN!

    Bebeklerini büyütürken, aileleri en fazla sıkıntıya sokan konuların başında “düzenli uyku alışkanlığının oturtulamaması” yer alır. Dilimize yerleşen “Bebekler gibi uyumak” deyimine karşın, bebeklerin derin ve kesintisiz bir gece uykusu yaşamaları anne babalar için çoğu zaman hayalden öteye geçmez.

    Saat 22.00’de en derin uykusunda olmalı!

    Çocukların uykuya olan ihtiyaçları ve uyku süreleri büyüme dönemlerine göre değişir. Yenidoğan, en fazla uyku ihtiyacı olan dönemdir. Yenidoğanın uykusu 18-20 saate kadar ulaşabilir. Büyüdükçe algısı açılan çocuğun, uyku süresi de kısalacaktır. Büyüme hormonu saat 22.00 civarında, derin uykuda iken en yüksek düzeylere ulaşır. Bu nedenle çocuk hangi yaşta olursa olsun, bu saatlerde derin uykuda olmalıdır.

    Çocuklar düzeni sever

    Çocukta düzenli uyku, düzenli beslenmeyle doğrudan ilişkilidir. Günlük düzeninin oluşturulduğu bebeklerin uyku saatleri de öyle olacaktır. Bu düzeni sağlamak ise, anne babaların elindedir. Bebeğin veya küçük yaştaki çocuğun düzene alıştırılma evresinde, ailelerin otoriter ve tutarlı davranmaları bu süreci kolaylaştıracaktır. Sağlıklı bir çocuğun akşamları en geç 20.00 ya da 20.30’da yatakta olması gerekir. Her ne kadar aileler, çocuğun uykusu geldiğinde kendiliğinden yatacağını düşünse de, gerçek bunun tam tersini göstermektedir. Uykusu gelen çocuk daha da hareketlenir, bu şekilde kendi uykusunu kaçırır. Bu kısır döngü çocukta huzursuzluğa neden olur. Oysaki belli bir beslenme ve uyku düzenine sahip olan çocuk huzurlu ve mutludur. Bu nedenle, ailelerin kendi özel yaşamlarından fedakârlıklarda bulunup, çocuk için uygun beslenme ve uyku düzenine göre hareket etmeleri doğru olacaktır.

    Kendi kendine uykuya dalmasına izin verin!

    Çocuklar uyurken değil, henüz uyumak üzereyken yatağa yatırılmalıdır. Çocuğu yatağına yatıran anne, çocuğunu kendi haline bırakmalı, kendi kendine uykuya dalmasına izin vermelidir. Yapılan birçok bilimsel çalışma, “çocuğa kendi kendine uyumayı öğretmek” gerektiğini savunur. Öte yandan, uykusu gelen çocuk, tıpkı yetişkinlerin kendileri için sağladıkları koşullar gibi (Işığı kapamak, yatağa yatmak, yorganı örtmek) uyumak için belli şartların sağlanmasına ihtiyaç duyar. Eğer çocuk sallanarak, emzirilerek, biberonla mama verilerek uyumaya alıştırılırsa, gece uykusu bölündüğünde, yeniden aynı koşulların sağlanmasını istemesi doğaldır. Ancak, kendi halinde yatağında uyumaya alıştırılan çocuk, gece uyandığında, her hangi bir müdahale olmaksızın, kendi kendine yeniden uykuya dalabilecektir. Dolayısıyla, eğer çocuğun bir sağlık sorunu yok ise, yatağına yatırıldığında ağlasa bile kucağa alınmamalı veya sakinleştirilip yeniden uyuması için yatağa bırakılmalıdır.

    Uyku rutini çok önemli

    Çocuk ilk aylardan itibaren, kendisine uykuyu anımsatacak belli ritüellerin uygulanmasına alıştırılmalıdır (sıcak bir banyo, pijamalarının giydirilmesi, sadece yatakta duran bir oyuncağının kucağına verilmesi, loş ışıkta aynı ninninin söylenmesi). Her akşam bu ritüelin tekrarlanması çocuğun vücuduna uyku saatinin geldiğini anlatır.

    Uykuya 1 saat kala beslenme kesilmeli

    Özellikle mama ile beslenen bebeklerde, yaklaşık 10. aydan sonra gece beslenmesi önerilmemektedir. Anne sütü ile beslenen bebekler, gece aşırı olmamak şartıyla beslenebilir. Aksi halde, gece beslenmeleri, çocuklarda sık uyanmanın ötesinde, reflü, üst solunum yolları veya orta kulak enfeksiyonları gibi sorunlara neden olmakta ve sabah kahvaltılarında iştahı azaltmaktadır. 1 yaşını geçen çocuklarda, uyku saatine 1 saat kala, beslenme kesilmelidir. Verilecek bu son öğün için ise tahıllı mamaların tercih edilmesi çocuğun gece boyu tok kalmasını sağlayacak,sindirim sisteminin çalışmasını kolaylaştıracak ve rahat bir uyku için metabolizmasına yardımcı olacaktır.

    Her şeye rağmen uyumuyorsa…

    Sağlıklı bebekler ve çocuklarda, uyku düzenini sağlamak ailenin elindedir. Aile, çocuğa düzenli uyku için düzenli bir hayat imkânı sağlar ve bilinçli uyku alışkanlıkları kazandırırsa, en yaramaz ve söz dinlemeyen çocuk bile bir süre direnip, sonrasında bu düzene alışacaktır. Eğer çocuk her şeye rağmen uyumuyor ve şiddetli şekilde ağlıyorsa, bu durum bir hastalığın belirtisi olabilir. Çocuğun bir sağlık sorunu olup olmadığından emin olmak için uzman yardımı almak faydalı olacaktır.

  • Melatonin hormonu

    Melatonin hormonu

    KARANLIKLAR HORMONU-MELATONİN

    Melatonin hormonu beynimizin orta kısımlarında bulunan pineal bez tarafından salgılanan bir hormondur. Bu hormonun üretimi ve salınımı karanlık ile başlar ve aydınlık ile sona erer. Gece saat 23.00 ile 05.00 arasında salgılanan bu hormon 02.00-04.00 arasında en yüksek değerlerine ulaşır. Aydınlık döneminin uzaması veya aniden ışığa çıkılması melatonin üretimini durdurur. Hücrelerimizi yenileyici, bağışıklık sistemini düzenleyici, vücudumuzun biyolojik ritmini ayarlayıcı, anti-oksidan, yaşlanmayı geciktirici özellikleri olan melatonin hormonu gece salgınlandığı için “karanlıklar hormonu” olarak da bilinir. Büyüme hormonunu arttırıcı ve ergenliği başlatıcı özellikleri de vardır. Işık, melatonin salınımını engeller. Görme engelli kişilerde kanser olma riskinin diğer kişilere oranla çok daha az olmasının sebebi görme engellilerde melatonin hormonunun fazla olmasına bağlanmaktadır.

    Melatonin hormonu yeterince salgılanamazsa; Vücut direncimiz düşer, çünkü hücrelerimiz yeterince yenilenemez. Vücudumuzun biyolojik saati korunup, ritmi ayarlanamaz ve jetlag diye tanımlanan ve genellikle uzun süreli uçak yolculuklarından sonra görülen klinik bulgular ortaya çıkar. Bunlar; uykusuzluk, yorgunluk hissi, iştahsızlık, hazımsızlık, zihinsel ve fiziksel performans kaybı, reaksiyon zamanında uzama, hafızada azalma gibi bulgulardır.

    Gecelerimizi aydınlatan ışığın mazisine bakacak olursak bundan yaklaşık 250bin yıl önce ateşin keşfini, 5000 yıl önce kandilin icadını, 1700 lü yıllarda gaz lambalarını ve nihayet son 180 yılda elektriğin keşfini görmek mümkün. Ondan sonrası, geceleri her yerin ışıl ışıl gündüz gibi olması ve farkında olmadan melatonin hormonunu azaltmamız geliyor.

    Depresyonda da melatonin hormonu azalır, dolayısıyla depresyon tedavisinde kullanılan birçok ilaç melatonin seviyesini arttırarak etki eder.

    Daha fazla melatonin için neler yapmalıyız:

    Karanlıkta uyumalıyız.

    Uyurken mutlaka kullanmak gerekiyorsa solgun ve kırmızı ışık tercih edilmeli

    Tv karşısında uyuklamamalı

    Düzenli ve yeterli uyku çok önemli

    Mümkünse gece çalışmalarını gündüze kaydırmalı

    Stres, üzüntü, öfkeden uzak durmalı

    Alkol, sigara, kahve, fazla çay tüketilmemeli, uykudan önce egzersiz yapmamalı

    Hangi gıdalarda melatonin var?

    Vişne, lahana, badem, fındık, yer fıstığı, kızılcık, Papatya çayı, anason-rezene çayı, Soya fasulyesi, ton balığı (bu gıdaları akşam saatlerinde almak daha faydalı)

    Melatonin ilaç olarak alınabilir mi?

    Melatonin ilaç olarak özellikle jetlag için kullanılmakta. Bilinçsiz ve düzensiz kullanımı hiçbir şekilde tavsiye edilmez. Nedeni sadece geceleri yükselen bir hormon olması nedeniyle yüksek olmaması gereken gündüz saatlerinde kan düzeyini yükseltecek şekilde ilaç alımınının yarar yerine zarar vermesidir. Dolayısıyla doğal yollarla vücudun kendi salgısını arttıracak davranış kalıplarına geçilmesi daha uygun olur.

    Doç.Dr.Ergun Çetinkaya

  • İdrar kaçırma psikolojik sorunlara yol açar

    Gece uykuda idrar kaçıran bazı çocuklarda görülen psikolojik sorunlar hastalığın nedeni değil, sonucudur. İdrar kaçırma psikolojik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkmaz. Ancak seyri, zamanla hasta ve ailesinde psikolojik sorunlara yol açabilir. Yıllarca gece uykuda altını ıslatan çocukların yaklaşık %10-15’inde idrar kaçırmanın yarattığı kronik stres sonucu; özgüvende azalma, içe kapanma, utanç duygusu, aşağılık kompleksi, depresyon ve davranış bozuklukları görülmektedir. Çocuk, idrar kaçırma kaygısı nedeniyle arkadaşını evine davet edememekte, gece akraba ya da arkadaşlarında kalamamakta, okulda da “arkadaşlarım duyar” kaygısı yaşamaktadır. Kıyafetleri sürekli idrar koktuğu için arkadaşlarının yanına oturmak istememesi de travmayı artırmaktadır. Doğuştan, gece uykuda altını ıslatan çocuklarda %5-10 oranında psikolojik problemler gelişirken, sonradan gece altını ıslatmaya başlayan çocuklarda bu oran, %10-20’ye çıkmaktadır. İdrar kaçırma sonucu gelişen bu psikolojik problemler kızlara göre erkek çocuklarında daha sık görülür.

    Cinsellikte korkuya neden olabilir

    İdrar kaçıran ya da altını ıslatan çocuklar, erişkin yaşa geldiklerinde cinsellikle ilgili herhangi bir sorun yaşamamaktadır. Ancak gece ya da gündüz idrar kaçıran bazı çocuklar, işeme yolu ile cinsel fonksiyonu özdeşleştirerek, cinselliğe dair bazı korku ve kaygılar yaşayabilir. Ailelerin önemli bir bölümü, idrar kaçırma sorunlarında kullanılan tedavi ve özellikle ilaçların, bu çocuklarda kısırlığa neden olduğuna inanmaktadır. Bu nedenle de sorunu gizleyerek tedaviyi reddetmektedir. Bu tamamen yanlış bir inanıştır ve idrar kaçırma sorunu zamanında, doğru ve etkin bir şekilde tedavi edilmelidir.

    Gündüz alt ıslatma mutlaka tedavi gerektirir

    Gece uykuda altını ıslatan çocukların %15’i, kendiliğinden iyileşme şansına sahiptir. Uzun yıllar tedavi edilmezse bile böbreklere ciddi bir zararı yoktur. Ancak tedavinin gecikmesi, psikolojik problemleri beraberinde getirir. İdrar kaçırma sorunu bu alanda deneyimli uzmanlar tarafından doğru yaklaşımla tedavi edilmezse, çocuğun psikolojisi ve okul başarısı olumsuz etkilenir. Gündüz uyanıkken altını ıslatan çocuklarda ise durum çok daha ciddidir. Bu sorun kendiliğinden geçmez ve mutlaka nedeni bulunup doğru şekilde tedavi edilmesi gerekir. Tedavide geç kalınması, her iki böbrekte de geri dönüşümü olmayan ciddi hasarlara neden olabilir.

    Alt ıslatma genetik

    Gece uykuda altını ıslatma, erkek çocuklarında kızlara göre 2 kat daha fazladır. Gündüz uyanıkken altını ıslatma ise kız çocuklarında erkeklerin 2 katıdır. Hem anne hem baba küçükken ileri yaşlara kadar uykuda alt ıslatma sorunu yaşamışsa, çocukların % 75-80’inde bu sorun ortaya çıkar. Anne ya da babadan herhangi biri bu sorunu yaşamışsa, çocuklarda da bunun görülme riski % 40-45’tir.

    İlaç ve alarm tedavisi uygulanır

    Uykuda altını ıslatan çocuklar 6 yaşından itibaren; ödüllendirme ve alarm cihazı gibi davranış terapileri ile idrar yapımını azaltan ya da mesaneyi genişleten ilaçlarla %80-90 oranlarında başarıyla tedavi edilebilmektedir. Gece idrar üretimi normal olup mesanesi gelişmeyen çocuklarda alarm tedavisi, gece idrar üretimi fazla olduğu için uykuda işeyen çocuklarda ilaç tedavisi daha başarılıdır. Gündüz idrar kaçırmada tedavinin amacı, bu kaçırmayı ve böbreklerin zarar görmesini önlemektir. Uykuda ya da uyanıkken idrar kaçırma sorunu, deneyimli çocuk cerrahisi ve çocuk ürolojisi uzmanları tarafından tedavi edilmelidir.

    Ceza vermek yerine doktora götürün

    Çocuklarda alt ıslatma sorunu çocuğun tembelliğine bağlanarak, ceza ve dayakla üstesinden gelinebilecek bir durum değildir. ABD, İngiltere, Fransa ve Singapur gibi gelişmiş ülkelerde bile ceza oranı çok fazladır. Bu ülkelerde gece uykuda altını ıslatan çocukların %20-30’una ceza verilmektedir. Türkiye’de ise bu çocukların % 50-60’ı genel, % 35’i ise ağır cezalar almaktadır. Tamamen somut organik nedenlerle gelişen bu hastalıkta çocuklar suçlanmamalıdır. Aileler çocuklarına ceza vermek yerine bir uzmana başvurmalıdır.