Etiket: Gebelik

  • Gebelik ve Şeker Hastalığı

    Gebelik ve Şeker Hastalığı

    Gebelik ve Şeker Hastalığı

    Şeker Hastalığı yani Diabet; kan şekerinin değişik derecelerde yüksek seyrettiği durumdur. Kandaki şekerin kaynağı ekmek, pirinç, patates, unlu ve nişastalı gıdalardır. İnsülin Pankreasın Langerhans adacıklarından salgılanan kandaki şeker düzeyini ayarlayan bir hormondur.

    Şeker hastalığı hamilelikte üç farklı şekilde problem yaratır. Tip 1 Diabetes Mellitus, Tip 2 Diabetes Mellitus ve Gestasyonel Diabet olarak sıralanır. Tip 1 ve Tip 2 Diabetes Mellitus hamilelik öncesinde var olan şeker hastalıklarıdır. Gestasyonel Diabet ise gebelik sırasında ortaya çıkan ve % 90 gebelikten sonra kaybolan bir hastalıktır.

    Tip 1 Diabet:Genellikle çocukluk çağında başlayan bir durumdur. Vücut insülin üretmez. Bu tip diabet İnsüline Bağımlı Diabetes Mellitus olarak adlandırılır. Hamile kalmadan önce bu durumun farkında olan Anne adayı İnsülin dozunu Endokrin Uzmanına ayarlatacak özellikle diyetine her zamankinden daha çok dikkat edecek ve bizimle birlikte sağlıklı bir gebelik sürecinden sonra sağlıklı bir doğum yapacaktır.

    Tip Diabet:Vücutta İnsülin üretimi vardır fakat işlevini yerine getiremez. Genellikle kilolu kişilerde ortaya çıkar. 40 yaş sonrası daha çok olsa da Asya ırklarında ve Siyahlarda da daha genç yaşta ortaya çıkar. Genellikle Hamilelik öncesi teşhis edilmiştir veya Hamilelik sırasında teşhis edilebilir. Gebelikten önce kan şekeri düzeyini ayarlayan tabletler kullanılırken, Gebelik sırasında İnsülin kullanılmalıdır.

    Gestasyonel Diabet: Gebeliğe has bir Diabettir. Yalnızca Gebelikte görülür. Gebeliğin herhangi bir döneminde ortaya çıksa da, ikinci üç aylık dönemde daha sık bir oranda ortaya çıkar. Vücudun Hamilelikteki taleplere yetecek kadar İnsülin üretememesi sonucu oluşur. Doğumdan sonra her şey yoluna girer ve normale döner. Fakat hamileliğinde Gestasyonel Diabet ortaya çıkan kişide, İleride Tip 2 Diabet gelişme riski yüksektir.

    Hamilelikte Şeker hastalığısiz ve bebeğiniz açısından artmış risk demektir. Riskin yüksekliği sahip olunan Şeker Hastalığının türüne bağlıdır.Bu riskler Tip 1 ve Tip 2 Diabet olgularında daha yüksektir.

    • Bebek iri olacağından doğum zor olacak, suni sancıyla doğum eylemi indüksiyonu yapılacak ve muhtemelen Sezaryen ile doğum gerçekleştirilecektir.
    • Diabetli Gebelerde Abortuslar yani Düşükler daha fazla görülür.
    • Tip 1 Diabetiniz varsa sizde Diabetik Retinopati gelişmesi sonucu Görme problemleri, Diabetik Nefropati gelişmesi sonucu ciddi Böbrek problemleri ortaya çıkabilir.
    • Bebekte Kalp ve Sinir Sisteminin Konjenital Anomalileri normal populasyondan fazla görülür.
    • Bebeğin anne karnında ölüm riski ve hemen doğum sorası ölüm riski artmıştır.
    • Bebek doğumdan kısa bir süre sonra Kalp ve Solunum problemleri gibi sağlık sorunları nedeniyle Hastaneye yatmak zorunda kalabilir.
    • Bebek ileriki yaşlarında Obez ve Diabet hastası olabilir.

    Gestasyonel Diabet Nasıl Tanınır?

    Hamileliğinin 24.haftasına gelmiş her gebeye 50 gr OGTT (Oral Glikoz Tolerans Testi) yapılır. Eğer değer 140 mg ‘ın üzerinde çıkarsa bu kez de 100 gr OGTT yapılır. 100 gr OGTT de Değerler; PLAZMADA 1.saat 190’ın üzeri, 2.saat 165’in üzeri,3.saat 145’in üzeri veya KANDA 1. saat 165’in üzeri, 2. saat 15’in üzeri, 3. saat 125’in üzeri ise GESTASYONEL DİABETtanısı konur.

    Kimler Gestasyonel Diabet Adayıdır?

    • Gebeliköncesi Vücut Kitle İndeksi 30′ un üzeride olanlar.
    • Daha önce 4500 gr ve üzeri bebek doğurmuş olanlar.
    • Daha önceGestasyonel Diabetyaşayanlar.
    • Genetik yatkınlık. (Ailede Diabet öyküsü)
    • Irksal yatkınlık.

    Diabetli Gebenin Tedavisi

    Diabetik tedaviprotokolü Hamilelikteki ihtiyaçlarınıza göre ayarlanır. Eğer önceden Antidiabetik ilaç alıyorsanız bugebelikte İnsülinile değiştirilir.

    Artık kan şekerinizi daha sık ve düzenli ölçeceksiniz. Diabetik Retinopati açısındanGöz HastalıklarıUzmanına daha sık görünmeli, diabetik Nefropati açısından daha sık İdrar Tahlili ve Böbrek kontrolleri yaptırmalısınız. Ayrıca kan şekerinizin sık kontrol ediliyor olması sizi Hipoglisemik Ataklara karşı korur. Hipoglisemik Ataklar Bebeğiniz için zararlı değildir. Ancak siz ve eşiniz bu ataklarla başa çıkmayı öğrenmelisiniz. Hipoglisemik Ataklarla başetme konusunda Endokrinoloji Uzmanınızdan gerekli eğitimi almalısınız.

    Diabetliyseniz Gebelikteki Riskinizi Nasıl Azaltırsınız?

    Bebeğiniz ve kendiniz için sağlık risklerini azaltmakta birinci koşul, Gebe kalmadan önceDiabet Hastalığınızıiyi bir şekilde kontrol altına almalısınız. YaniKan ŞekeriRegülasyonunuz cok iyi ayarlanmalı. Bunun için mutlaka planladığınızgebeliköncesi birEndokrinoloji Uzmanınabaşvurmalısınız. Kanda bakılan HbA1c düzeyi % 6,1 den az olmalıdır. Eğer daha yüksekse derhal kan şekerinizi ayarlamak için bir şeyler yapmanız gerekecek demektir.

    Diabetli Gebenin Folik Asit ihtiyacı, diğer gebelere göre çok fazladır. Spina Bifida gelişmemesi için Diabetli Gebeler 5 mg/gün Folik Asit almak zorundadırlar ( sağlıklı gebenin günlük Folik Asit ihtiyacı 400 mikrogram/gündür). Folik Asite hamilelik on iki haftalık oluncaya kadar devam etmek gerekir.

  • Gebelikte görülen cilt değişiklikleri

    Gebelikte hormonlarınızın değişime uğramasıyla tüm vücutta değişiklikler gözlenmekle birlikte cilt değişikliğin gözlendiği en belirgin organdır!! Bu doğal süreçte en sık görülen 13 değişiklik;

    1-Gebelik maskesi:

    Yanaklar, alın, çene ve burunda kloazma adı verilen kahverengi lekeler oluşabilir. Gebelik hormonları pigment hücrelerinin fazla üretimine yol açar ve gebelik maskesi oluşumunu sağlar. Gebelik maskesi koyu tenli kişilerde daha belirgin olabilir. Güneşten korunarak bu lekelerin daha fazlalaşması önlenebilir.

    2-Akne:

    Gebelikte akne şikayeti oluşabilir. Fakat gebelikte cilt çok hassas olduğundan sert sabun ve temizleyicilerden kaçınmak gerekir. Ayrıca akne ilaçlarının çoğu gebelikte bebeğe zararlı olduğundan kullanılamaz. Hafif içerikli temizleyicilerle cildi temiz tutmak gerekir. Akneleriniz şiddetli ise dermatoloğunuzdan yardım alınız.

    3-Çatlaklar:

    Gebelikte kilo aldıkça; gebelik hormonlarının da cildi etkilemesiyle çatlaklar oluşabilir. Doğum sonrası 6 ay içinde bu çatlaklar beyaz ve silik hale gelir. Ne yazıkki yapınız müsaitse bu çatlakları önlemek zordur fakat en aza indirgemek de mümkündür. Ne yapabilirsiniz?

    Kilo alımına sağlıklı bir şekilde dikkat etmek gereklidir. Besinsel değeri yüksek gıdalar, E vitamini, C vitamini, çinkodan zengin besinler cildinizin sağlıklı olmasına yardımcıdır.

    Yağlı kremlerle yumuşak hareketlerle masaj yapmanız faydalı olacaktır.

    Ayrıca koltuk altı ve kasıklar gibi terleyen bölgeleri kuru tutmak gerekir. Bunun için dar olmayan hava aldıran giyecekler tercih ediniz.

    4-Göbekte kahverengi lekelenme:

    Bazı kadınlarda özellikle esmer tenlilerde normalde var olan göbek çizgisi gebelikte iyice belirgin hale gelir. Doğumdan aylar sonra bu lekelenme kaybolur.

    5-Kahverengi alanlar daha da koyulaşabilir!!

    Küçük benler, çillenmeler ve kahverengi lekeler daha belirginleşip büyüyebilir. Yeni benleriniz oluşabilir. Benlerinizde şekil ve sınır değişiklikleri olabilir. Bu durumun riskli olup olmadığını tespit amaçlı dermatoloğunuza başvurunuz.

    Meme uçları daha koyu hale gelebilir, bu durum gebelik sonrasında da devam edebilir.

    6-Gebelik kızarıklığı:

    Kan fazlalığı sebebiyle cilt yüzeyindeki damarlar belirginleşir ve yanaklarda kızarık bir görünüme yol açar.Ateş basması sebebiyle utangaç yüz görünümü ortaya çıkar.

    7-Avuç içi ve ayak tabanında kızarıklık:

    Gebelikte avuç içi ve ayak tabanları hormonların değişimine bağlı kırmızı olabilir.

    8-Örümcek venler:

    Gebelik hormonları nedeniyle artan kan akımına bağlı yüzeysel damarlarda belirginlik olabilir, örümcek damarlanmalar oluşabilir, varisler belirginleşebilir. Bunların bir kısmı gebelikten sonra kalabilir. Doğum sonrasında görünümü rahatsız eden bu tarz yapılar dermatoloji uzmanları tarafından çeşitli şekillerde yok edilebilir.

    9-Kızarıklıklar:

    Vücut ısısının artışına bağlı gebelerin cildi hassaslaşır ve kızarıklıklar gelişebilir. Özellikle çok sıcak ve çok soğuk ortamlardan kaçınmak gerekir.

    10-Deri ekleri ve et benleri:

    Bazı gebelerde özellikle koltuk altı, boyun, meme altı başta olmak üzere vücutta deri ekleri ve et benleri oluşabilir. Bunların birkısmı doğum sonrasında kendiliğinden kaybolabilir. Fakat sizi rahatsız eden ve büyüyen et benleri dermatoloğunuz tarafından kolayca alınabilir.

    11-Saç ve tırnak problemleri:

    Bazı gebelerde saç ve tırnak problemleri belirebilir. Bunlar hormon değişiklikleri, kansızlık ve vitamin eksikliklerine bağlı olabilir. Doğum sonrası ilk 6 ayda saç dökülmesi çok belirgindir. Saçın kendini yenilemesi için vakit gereklidir. Fakat 6 aydan daha uzun süren ve devam eden saç dökülmelerinde doktorunuza başvurunuz, çünkü bu durumun nedeni saptanmalı ve önlem alınmalıdır.

    12-Kaşıntılar:

    Gebelikte özellikle çatlak oluşan bölgeler ve cilt kuruluğu olan bölgeler kaşınabilir. Kaşıntı göbek üzeri, kol ve bacaklarda daha belirgindir. Cildin kuru olduğu bölgeler uygun nemlendiricilerle nemlendirilmeli, su tüketimine dikkat edilmelidir. Kaşıntı şiddetli olursa eklenen hastalıklar açısından mutlaka doktorunuza başvurunuz!!

    13-Döküntüler:

    Bazı gebelerde göbek, kol ve bacaklarda kırmızı, kaşıntılı döküntüler belirebilir. Bu durum doğum sonrasında çoğunlukla düzelir. Bu tarz döküntüler gelişen gebelerin dermatologlarına muayene olmaları ve öneri almaları gerekir!!

    Gebelikte önceden var olan cilt rahatsızlıkları şiddetlenebilir veya gebelik hormonlarından bağımsız bir cilt hastalığı oluşabilir. Bu konuda dikkatli davranıp doktorunuza başvurmalısınız!!

  • Gebelik Takibi

    Gebelik Takibi

    Gebelik Takibi

    Uzman doktorumuz Yelda Doğan‘a gebelik takibi hakkında merak ettiklerimizi sorduk.Tıbben gebeliğin ilk günü kadının en son gördüğü adetin ilk günüdür. Fakat kadın gebe olduğunu adeti gecikince yani en az 30-35 gün sonra öğrenir.

    Genellikle adet gecikmesi olan hanımlar ya koşup eczanede satılan gebelik testlerinden bir tane alıp kendi kendilerine test yaparak ya da bir hastaneye veya bir laboratuvara gidip kan testi yaptırarak gebeliklerini öğrenirler. İşte bundan sonra çok fazla vakit kaybetmeden bize başvurmaları gerekir. Çünkü gebeliğin başlangıcında yapılması gereken en önemli şey vajinal ultrasondur. Vajina yoluyla yapılan erken gebelik ultrasonu oluşan gebeliğin normal yerinde yani rahim yani uterus içinde olup olmadığını ve gebelik eğer normal yerinde ise sağlıklı görünüp görünmediğini, herhangi bir düşük riskinin olup olmadığını anlamaya, eğer normal yerinde değilse servikal yerleşimli bir gebelik olup olmadığı, Ektopik yani Dış Gebelik olup olmadığını, Dış Gebelik ise hangi safhada olduğunu,dış Gebeliğin bir Cerrahi operasyon gerektirip gerektirmediğini ya da ilaçla tedavi edilecek durumda olup olmadığını tespit etmeye yarayan ALTIN DEĞERİNDE BİR TANI ARACIDIR.

    Gebeliğin ilk 12 haftasında Vajinal Ultrason yapılmalı ve Gebeliğin sağlıkla gidişatı en yakın şekilde takip edilmelidir. Halk arasındaki YANLIŞ inanışın tersine Vajinadan yapılan Ultrason ve muayene gebeliğe bir zarar vermez.

    11-14. gebelik haftasında yapılan gebelik ultrasonu bebeğin sağlıklı olup olmadığını anlamak için bize çok büyük ip uçları verir. Bu haftalarda bebeğin NT ölçümü olarak bilinen Ense Derisi Kalınlığının ölçümü yapılır ki bu bize bebekte kromozomal bir anomali olup olmadığını anlamakta %90-%95 oranlarda sensitivite sağlayan bir ULTRASONİK ÖLÇÜMDÜR. Fakat sizleri mutlaka bilmesi gereken şey bu ölçümü ULTRASON CİHAZI YAPMAZBu ölçümü yapabilen ve bu konuda tecrübesi,bilgisi ve becerisi ile ön plana çıkmış bir UZMAN HEKİM YAPAR. Bu haftalarda yine kromozomal anomalilerin saptanabilmesi için İKİLİ TEST adı verilen bir test yapılır ki deneyimlerimize göre güvenilirliği düşük bir test olduğu için biz hastalarımıza yaptırmalarını çok önermiyoruz. Böylece Anne adaylarımızın hem kafası karışmamış oluyor hem de bütçeleri gereksiz bir teste para vermeyerek sarsılmamış oluyor

    16-18. gebelik haftasında bebeğimizin CİNSİYETİ tamamen beligin hale geliyor ve Aileler bebekleri için oda tanzimine başlıyorlar. Bizim için en önemli gebelik haftalarından olan bu haftalarda ÜÇLÜ TEST olarak bilinen ve kanda üç tip maddeye bakılarak yapılan teste bir madde daha eklenip daha hassas ve güvenilir hale getirilen DÖRTLÜ TEST yaptırıyoruz. Dörtlü Test tüm gebelerimize yaptırdığımız bir kromozomal anomali testidir. Eğer Dörtlü Testte bir problem çıkarsa gebelerimize AMNİOSENTEZ denilen testi yaptırıyoruz.

    Günümüzde artık 35 yaş üstü her gebeye eskiden olduğu gibi hemen Amniosentez önermiyoruz. Mutlaka Dörtlü Test yaptırıyoruz. Ancak Dörtlü Testte bir problem çıkarsa Amniosentez öneriyoruz.

    22-24.hafta Gebelik Ultrasonu Gebeliğin En Önemli Ultrason Muayenesidir. AYRINTILI ULTRASON ya da TARAMA ULTRASONU denilen bu Ultrason Muayenesi ; 22-24. haftalarda bebeğin tüm organlarının gelişimi tamamlandığı için her hangi bir organ anomalisi, bir sakatlığı olup olmadığı detaylı olarak Ultrason ile taranarak yapılır. Bu ultrason muayenesi de yine bu işte uzmanlaşmış bilgili, becerili, tecrübeli bir Kadın Doğum Uzmanı tarafından yapılmalıdır.

    Bu önemli ultrasonik muayeneler ve testlerin hepsinin amacı bebekte bir kromozomal anomali veya sakatlık olup olmadığını saptamak içindi. Bundan sonra bebeğimizin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve gelişmesini takip ederiz.

    Tabi ki bununla birlikte Anne adayının da sağlıklı bir şekilde gebeliğini takip etmek, gebeliğin anne sağlığını bozmaması için gereken tüm yaklaşımlarda bulunulur. Bunlar Anne adayımızın her muayenede tansiyonu ölçülür. Ağırlığı ölçülür. Ödemi var mı? Yok mu? Kontrol edilir. Zaman zaman idrar tahlili, kan sayımı, karaciğer fonksiyon testleri bakılır. Her geldiğinde Anne ve Baba adayları ile bebeğe hazırlayıcı ve tedirgin bekleyişlerini rahatlatıcı sohbetler yapılır.

    Bundan sonra her üç haftada bir, Gebeliğin 34. haftasından sonra da her hafta hem anne adayını hem bebeği kontrol ederek en sağlıklı bir şekilde, Doğum denilen ve bir kadın için hayatının en önemli hadiselerinden biri olan mucizevi olay için tüm hazırlıklar tamamlanmış olur.

    Doğum şeklini belirlemek için son haftalarda bebeğin geliş pozisyonu, anne adayının çatısının durumu vajinadan yapılan özel bir muayene ile tespit edilir. Her zaman doğumda ilk tercihimiz Normal Vajinal Doğumdur. Ancak gerekli koşullar sağlanamadığında ikinci tercihimiz olan Sezaryen’e yöneliriz.

    Her iki doğum şeklinde de tecrübelerimizle, hassas ve duyarlı yaklaşımımızla, samimi tavırlarımızla ve her anne adayını kendi kardeşimiz gibi görerek bebekleri ile birlikte en sağlıklı şekilde hastaneden evlerine mutluluk ve Anne olmanın kutsal gururu içinde gönderiyoruz. Allah bu mutluluk ve gururumuzu daim etsin,İnşallah…..

  • Gebelik Öncesi Danışma

    Gebelik Öncesi Danışma

    Kadın Doğum Uzmanı Jinekolog Yelda DOĞANgünümüzde çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar, sağlıklı çocuk doğurmanın ilk şartının sağlıklı bir gebelik geçirmek olduğunu iyi biliyorlar. Bu sebeple bize başvuran hamilelik hazırlığındaki kadından mutlaka iyi bir anamnez (tıbbi öykü ve tıbbi özgeçmiş) almak zorundayız. Günümüzde çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar, sağlıklı çocuk doğurmanın ilk şartının sağlıklı bir gebelik geçirmek olduğunu iyi biliyorlar. Bu sebeple bize başvuran hamilelik hazırlığındaki kadından mutlaka iyi bir anamnez (tıbbi ökü ve tıbbi özgeçmiş) almak zorundayız.

    Anne adayının sahip olduğu ve geçirdiği hastalıklar bizim için önemlidir. Örneğin ; Diabet, Epilepsi, Hipertansiyon, Astım, Tiroid Hastalıkları, Böbrek Hastalıkları, Kalp Hastalıkları, Kan Hastalıkları, Anemiler (Demir Eksikliği Anemisi, Talasemiler, Orak Hücre Anemileri gibi…).….gibi.

    Yine ; Akraba evlilikleri, Ailesel Hastalıklar, Baba adayının taşıdığı hastalıklar, Genetik Hastalıklar sorgulanmalıdır. Tüm bunlar sorgulandıktan sonra ayrıntılı bir Jinekolojik Muayene ve Tranvajinal Ultrasonografik Muayene ile Anne adayı değerlendirilir. Yapılan bu muayene sırasında mutlaka SMEAR TESTİ yapılmalıdır.

    Anne ve Baba adaylarının Kan Gruplarının belirlenmesi aslında çok basit ama bir o kadar da ÖNEMLİ bir ayrıntıdır. Anne adayımız Gebelik öncesi yapılan belli başlı bazı kan ve idrar tahlillerini yaptırmalı (Örn;Hemogram, TİT, TORCH Paneli, TSH, AKŞ…..), Gebelik Öncesi Dahili, Sistemik veya Enfeksiyöz bir hastalığı varsa tedavi edilmeli ve Gebeliğe başlamak için tüm Tıbbi engelleri ortadan kaldırmalıdır.

    Eğer gebelik öncesi kilo fazlalığımız mevcutsa diyet ve spor programı uygulanarak normal standartlarda bir vücut ağırlığı ile gebeliğe başlanmalıdır.

    Gebe kalmak isteyen Anne adayının yaşı da tıbbi öyküde önemli bir yer tutar. Günümüzde gebeliklerin %10-%15 ini 35 yaş ve üzeri grupta yer alan kadınlar oluşturur. İleri yaş grubunda bulunan bu kadınların Gebelik Öncesi Danışmanlık hizmetine daha fazla gereksinim duyduğu tespit edilmiştir. Çünkü bunlar ya gebeliklerini ertelemişler ve şimdi iyi bir sonuç elde etmek istemektedirler ya da daha önceden infertilite tedavisi görmüşlerdir. Geçmişte 35 yaş üzerindeki gebelere ” yaşlı gebe” denilse de günümüzde bu terim ortadan kaldırılmıştır. Fakat artan yaşla birlikte bazı gebelik problemlerinin ortaya çıkışı da artar. 35 yaş üzeri kadınlarda gebelikle ve doğumla ilgili riskler çalışmalarda yüksek olarak belirlenmiş olsa da normal ağırlıklı, tıbbi sorunları olmayan, fiziksel olarak uygun kadınlar için riskler son derece azdır. Yani sağlıklı beslenen, spor yapan, sağlıklı yaşayan kadınlar bu ileri yaş risklerini ortadan kaldırmış olurlar.

    Baktığım hasta populasyonu arasında çok sık rastlamasam da Alkol, Marihuana, Kokain, Amfetamin ve Eroin gibi madde bağımlılıkları olup olmadığı mutlaka her kadında sorgulanmalıdır. Bu maddeler kullanıldığı sürece kesinlikle gebe kalınmamalı, gebelik isteniyorsa en az altı ay önce anne madde bağımlılığı tedavisini bitirmiş olmalı, bir daha geri dönmemecesine madde bağımlılığıyla ilişkisini kesmiş olmalıdır. Bizim hastalarımızda en sık karşılaştığımız bağımlılık Sigara Bağımlılığı ki ; biz hastalarımıza gebe olmadan önce sigarayı bırakmalarını telkin ediyor, ancak gebe olduğunu öğrenir öğrenmez KESİN YASAK koyuyoruz.Çünkü bir insan kendine bilerek ve isteyerek zarar verebilir ama başka birine ki bu karnındaki savunmasız bir bebeği ise zarar verme hakkına sahip değildir.

    Gebe adayının yaşadığı ortamın sağlık koşulları da önemlidir. Örneğin ; Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalışan Hemşireler potansiyel olarak Sitomegalovirus ve Respiratuar Sinsitial Virus’a, bakımevi personelleri de Parvovirus ve Rubella’ya maruz kalırlar. Radyoloji bölümünde çalışan personeller kronik radyasyona maruz kalırlar. Endüstri işçileri Ağır metallere, organik çözücülere, kırsal kesimde yaşayanlar tarım ilaçlarına, kontamine kuyu sularına maruz kalabilirler. Gebe kalmayı planlayan kişi bu maddelerden bir şekilde uzaklaşmayı başarmalıdır.

    Yine Epilepsi, Tiroid hastalıkları, Hipertansiyon gibi önceden Kronik Hastalıkları olan adaylar takip eden ilgili branş hekimlerine gitmeli, kullandıkları ilaçları Gebelikte de rahatlıkla kullanıp bebeğe zarar zarar vermeyecek ilaçlarla değiştirtmelidir.

    Bütün bunlara ek olarak anne adayının psikolojik yapısı sağlıklı ve anne olmaya tam olarak hazırlanmış olmalı, evliliğinde huzuru ve düzeni tam olarak sağlanmış olmalıdır. Çünkü yeni bir bireyi her yönden sağlıklı bir ortamda yaşatmak tüm anne ve babaların birincil sorumluluğudur.

  • İkiz Gebelik  Çoğul Gebelik Nasıl Olur?

    İkiz Gebelik Çoğul Gebelik Nasıl Olur?

    Çoğul Gebelik Nasıl Olur?

    Gebelik bile hayatı değiştirmeye yetecek kadar farklılık yaratmakta. İkiz ve daha fazla gebelik daha fazla sorun anlamına gelebilir.İkiz gebelik gittikçe artmakta. Bunun nedeni çocuk doğurma yaşı artı 20 li yaşlardan 30 lu yaşlara kaydığı için infertilite problemi ve tedavisi artmakta. Tedavi nedeniylede çoğul gebelikler artmakta.

    Çoğul Gebelik Nasıl Olur?

    Son yıllarda ikiz gebeliklerin sayısı arttı. Bunun en önemli sebebi 30 lu yaşlarda çocuk sahibi olmak. Diğer bir sebep ise ilaçlar ve infertilite tedavisi. İki temel tip çoğul gebelik var: Tek yumurta (monozigotik) ve çift yumurta (dizigotik).

    Tek Yumurta İkizi

    Monozigotik tek yumurta ikizleri tek bir döllenmiş yumurtadan olup genetik olarak aynı olup birbirlerinin kopyası olur ve aynı cinstir. Tek yumurta ikizi yaş, ırk ve genetikten bağımsız olup tesadüfi bir olay olup bin canlı doğumda 3 veya 4 tane görülür.

    Çift Yumurta İkizi

    Dizigotik çift yumurta ikizleri farklı yumurtaların farklı spermler ile döllenmesi ile oluşur. Aynı veya farklı cins olabilir. Genetik olarak eş değiller. En sık görülen ikiz çift yumurta ikizleri. Çoğunlukla infertilite tedavisi sırasında olur. İleri yaşlarda hamile kalan, kilosu fazla olan, doğum kontrol haplarını yeni bırakan ve çok çocuğu olan kadınlarda ikiz gebelik daha fazla görülmekte.

  • Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal kanama çoğunlukla gebeliğin ilk 3 ayında olur ve her zaman bir problem habercisi değildir. Ancak 2. ve 3. trimesterde olan kanamalar çoğunlukla bir komplikasyonun sonucunda olur.

    Kanama ile ilgili bazı temel şeylerin bilinmesi gerekir:

    • Kanama olduğunda mutlaka miktarı bir ped yardımı ile takip edilmeli. Ne kadar ve hangi tip kanama olduğu bilinmeli.
    • Kesinlikle tampon yada vajen içine başka bir şey yerleştirilmemeli, vajinal duş yapılmamalı ve cinsel ilişkiye girilmemeli
    • Mutlaka doktora haber verilmeli

    Gebeliğin İlk Yarısı

    Gebeliğin ilk yarısında kanama sıklığı %20-30 oranında olur. Düşük, dış gebelik ve mol gebeliği dışında kanama olabilir. Bu sebepler:

    • İmplantasyon Kanaması:Bebeğin rahim içine yerleşme kanaması Muhtemel döllenmeden 10-12 gün sonra olur. Bazen çok az bazen de adet kanamasına benzer olabilir. Bu kanama nedeniyle kadınlar gebe olduğunun farkına varmayabilir.
    • Enfeksiyon:Vajen yada idrar yollarındaki enfeksiyon nedeniyle kanama olabilir.
    • İlişki Sonrası:Özellikle rahim ağzı yarası olan kadınlarda olabilir.

    Düşük

    Kanama düşüğün belirtisi olabilir ancak kanama sonrası hemen düşük olacak anlamına gelmez. Erken gebelikte normal gebeliklerin %20-30 unda kanama görülmekte. Bu dönemde kanaması olan kadınların yarısında düşük görülmez. Yaklaşık bütün gebeliklerin %15-20 si düşükle sonuçlanır ve çoğunluğu ilk 8 haftada fazla olmak üzere 12 haftaya kadar olur.

    Düşük Bulguları:

    • Vajinal kanama
    • Kasıkta kramp gibi ağrı (adet sancısından daha kuvvetli)
    • Vajenden parça gelmesi

    Düşüklerin çoğunluğu önlenemez ve en önemli sebep bebeğin sakat olması. Düşük daha sonra sağlıklı bebek olmayacağı veya sizin anormal olduğunuz anlamına gelmez.

    Dış Gebelik

    Dış gebelik rahim dışında bir yerde gebelik olması. Dış gebeliklerin çoğu tüplerde olur. Dış gebelik olasılığı 60 gebelikte 1.

    Dış Gebelik Bulguları:

    • Kasıkta kramp tarzında ağrı
    • Karında keskin ağrı
    • Beta hCG seviyesi düşüklüğü
    • Vajinal kanama

    Dış Gebelik Riski Olan Kadınlar:

    • Tüplerinde enfeksiyon geçirme
    • Daha önce dış gebelik olma
    • Daha önce karın amelşiyatı geçirme

    Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği)

    Erken dönemde olan kanamanın nadir sebeplerindendir. Embryo yerine anormal doku gelişimi olur. Gestasyonel trofoblastik hastalık olarak bilinir. Halk arasında görüntüsü üzüme benzediği için üzüm gebelik denir.

    Mol Gebelik Bulguları:

    • Vajinal kanama
    • Beta hCG nin normalden daha fazla olması
    • Bebek kalp atımı görülmez
    • Ultrasonda üzüm taneleri görüntüsü

    Gebeliğin İkinci Yarısı

    Hafif kanamaların sebebi rahim ağzı yarası ve büyümesi nedeniyle olur.Geç dönem kanamalarının sonucu gebe ve bebek için ciddi tehlikeler doğurabilir. Bu dönemdeki kanamalarda acilen doktorunuza haber vermeniz gerekir.

    Plasenta Abruptia

    Plasentanın doğumdan önce rahimde yapıştığı yerden ayrılması sonucunda vajinal kanama olur. Gebelerin % de 1 inde görülür ve çoğunlukla son haftalarda olur.

    Plasenta Abruptia Bulguları:

    • Kanama
    • Karın ağrısı

    Plasenta Abruptia İçin Risk Taşıyan Gebeler:

    • Daha önce gebelik geçirmek
    • 35 yaş ve daha üstü
    • Daha önce plasenta abruptia olma
    • Orak hücreli anemi (sickle cell anemi)
    • Hipertansiyon
    • Karın bölgesine çarpma ve yaralanma
    • Kokain kullanımı

    Plasanta Previa

    Plasenta rahim içinde alt kısma ve rahim ağzının çıkışına yerleşir. Çok ciddi bir durumdur. Yaklaşık 200 gebede 1 görülür.Ağrısız kanama olur.

    Plasenta Previa İçin Risk Taşıyan Gebeler:

    • Daha önce gebelik geçirmek
    • Sezaryen ile doğum yapmak
    • Rahime yapılan diğer ameliyatların olması
    • İkiz gebelik

    Erken Doğum

    Vajinal kanama doğumun işareti olabilir. Doğumdan önce nişan gelebilir. Eğer erken dönemde (37. haftadan önce) olursa erken doğumun habercisi olur.

    Erken Eylemin Bulguları:

    • Nişan
    • Kasık veya alt karın bölgesinde basınç
    • Belde daha öncekilerden farklı bir ağrı
    • Düzenli kasılma ve rahim sertleşmesi
  • Suçiçeği ve Gebelik

    Suçiçeği ve Gebelik

    Suçiçeği ve Gebelik

    Gebe olduktan sonra sağlıklı olmak için elimizden gelen her şeyi yaparız. Ancak bazı durumlarda hastalıklardan kendimizi koruyamayız. Suçiçeği çok bulaşıcı viral bir enfeksiyon olduğu için korunmak neredeyse imkansız.

    Suçiçeği varisella olarak da bilinen viral bir enfeksiyon. Küçük kırmızı kabarık lekeler şeklinde döküntüler olur. Döküntülerden önce genellikle ateş ve vücutta ağrı olur. Çocukluk döneminde %95 enfeksiyon geçirildiği için yetişkinler doğurganlık yaşında suçiçeğine karşı korunaklı olur.

    Hamilelikten önce suçiçeği geçiren gebelerin tekrar suçiçeği geçirmeleri çok çok nadir. Eğer daha önce suçiçeği geçirilmemişse gebelik döneminde büyük risk vardır. Suçiçeği ihtimali olan yerlerden uzak durmak gerekir.

    Suçiçeği geçirip geçirilmediğinden emin olunamıyorsa test yaptırılabilir. Test sonucunda risk altında olup olunmadığı belli olur.

    Suçiçeğinden Bebeğin Etkilenmesi

    Suçiçeğinden bebeğin etkilenmesi gebeliğin dönemine bağlı. Gebelik dönemine göre:

    • Suçiçeği ilk trimesterde olursa doğum defekti olma olasılığı %0.5-1
    • Suçiçeği ilk 13.-20. haftalarda olursa doğum defekti olma olasılığı % 2
    • Suçiçeği doğumdan 5 gün öncesine kadar olursa bebekte konjenital varisella olma olasılığı % 20-25
    • Suçiçeği doğumdan 6-12 gün önce olursa bebekte hala suçiçeği olabilir ancak anneden bir miktar antikor geçeceği için eğer olursa konjenital varisella hafif atlatılır.

    Suçiçeğine bağlı muhtemel doğum defektleri; göz problemleri, yara izi, az gelişme veya gelişme geriliği, küçük kafa ölçüsü ve/veya zihinsel gerilik.

    Suçiçeğinden Korunma

    • Daha önceden suçiçeği geçirilmişse bebeği korumak için herhangi bir şey yapmaya gerek yok. Vücudun ürettiği antikorlar bebeği enfeksiyondan korur.
    • Daha önceden suçiçeği geçirilmemişse gebelik döneminde suçiçeği olan birisiyle temas olunursa Zoster immünoglobülinleri kullanılmalı. Temastan sonra 4 gün boyunca immünoglobülin verilir.
    • Daha önceden suçiçeği geçirilmemişse ve gebelik yoksa gebe kalmadan 3 ay önce suçiçeği aşısı yapılmalı.

    Suçiçeği 2 Kez Geçirilir mi?

    Sağlıklı kişiler 2 kez suçiçeği geçirmez. İmmün sistemlerinde (savunma sistemi) sorun olan kişiler 2. kez enfeksiyon geçirebilirler. 2. kez suçiçeği geçirdiğini düşünen çoğu kimse gerçekte daha önce geçirdiği döküntülü hastalığı suçiçeği sananlardır.

  • Geblikte Egzersizden Korkmayın

    Geblikte Egzersizden Korkmayın

    Geblikte egzersizden korkmayın

    Egzersiz, sağlıklı yaşamın önemli bir parçasıdır ve gebelikte de belli kurallara uyularak uygulanabilir. Gebelikte yapacağınız egzersiz dolaşım ve solunum sisteminizin daha iyi çalışmasına katkıda bulunması yanında kendinizi daha iyi hissetmenize, uygun sınırlar içinde kilo almanıza, kendinize duyduğunuz güvenin artmasına, olumlu duygular hissetmenizi sağlar bununla birlikte uyku sorunları ile bel ve sırt ağrılarınızı azaltır; vücut bozukluklarını düzeltir..

    Ulusal en büyük organizasyonu olan Amerikan Obstetrik ve Jinekologlar Cemiyeti (ACOG), gebelik sırasında ve sonrasında kadınlar için yeni egzersiz yönergeleri yayımladı. Aralık 2015’te yayınlanan güncellenmiş önerilerine göre , komplikasyonsuz gebelik surci yaşayan kadınların, Prenatal Pilates gibi düzenli güç dengeleme egzersizlerine ve gebelik sırasında ve sonrasında BumpBarreTM gibi aerobik aktivitelere katılmaya teşvik edilmesini uygun görülmüştür çünkü Gebelikte fiziksel aktivite az risklidir ve çoğu kadında yararı gösterilmiştir ancak normal anatomik ve fizyolojik değişiklikler ve fetal gereksinimlere bağlı bazı değişikler gerekli olabilir.Düzenli fiziksel aktivite fiziksel kondisyonun sağlar, vücudun gelişmesine ve , kilo yönetimine yardımcı olur obez kadınlarda gestasyonel diyabet riskini azaltır, preeklampsi, sezaryen ve operatif vajinal doğum olasılığını azaltmasına ve Psikolojik iyiylik halını arttırmasına yardımcı olur,ama bazı durmlar varkı gebelikte egzersiz yapmak ACOG kesinikle yasak olduğunu bildiriyor örneğin:

    Kalp ve akciğer hastalığın varlığı, servikal yetmezliği,prematüre doğum öyküsü olaanlar,plasenta previa tanısı alan hastalar,preeklampsi ve şiddetli anemi bulunan gebelere egzersiz yapmak kesınıkle yasaktır.

    Bununla birlikte komite der ki “Preterm doğumun önlenmesinde yatak istirahatının etkili olmadığını” ve rutin olarak tavsiye edilmemesi gerekir .çünkü Uzun süreli yatak istirahati veya fiziksel kısıtlama önerilen hastalar, venöz tromboemboli, kemik demineralizasyonu ve kondisyonsuzluk riski altındadır. Sık önerilmesine rağmen, yatak istirahati sadece nadiren gereklidir ve, çoğu durumda, harekete izin vermek düşünülmelidir

    ACOG un yayımlanmış yönergesine göre Tip 1 diyabet, hipertansiyon, hiperthiroidizm, intrauterin büyüme bozukluğu gibi diğer hafıf komplikasyonları olan gebe kadınların, belirli kısıtlamalarla egzersiz yapabilir yalnız bu durumlarda yapılan tüm egzersizle kişiye göre özel olmalı.( Bu kadınlar için Reformer veya diğer Pilates ekipmanlarını kullanan Özel veya hafıf Pilates seansları gibi bireyselleştirilmiş egzersiz rutinleri önerilir)

    Egzersiz planlanmadan önce hasta ayrıntılı bir şekilde kadın doğum uzman tarfından değerlendirilmeli tibbi bir engel yok ise uyugun egzersiz tıpı seçilerek egzersiz başlanmali.
    Egzersiz sırasında dikat edilmesi gereken bazı öneli noktalar var:

    1. Uygun hidrasyon ile yeterli kalori alımına dikkat edilmelidir.çünkü dehidratasyona bağlı uterın kontarksyonlarda artiş ve buna bağlı erken doğum tehtidi oluşmasına dair bilgiler mevcut diebiliriz .

    2. Egzersiz esnasında gevşetici rahat giysiler giymeli ve ısı artışını önlemek için yüksek sıcaklık ve nemden kaçınılmalıdır.

    3. Buna ek olarak, hamile kadınlar düz durarak uzun süre ve belirli hareketsiz yoga pozisyonları gerektiren egzersizlerden kaçınmalıdır.

    4. Şu durumlarda egzersiz kesilmeli ve doktora başvurmalı:

    Ani başlayan karın ağrısı, uterusta kasılmalar, bebek hareketlerinin durması ve yeterli istirahat edilmesine rağmen geri dönmemesi, kanama, baş dönmesi, görme bozuklukları, nefes darlığı, çarpıntı, taşikardinin (nabzın ileri derecede hızlanması) istirahatle normale dönmemesi, şiddetli belağrısı, pubik bölgede (leğen kemiğinizin karnınızın en alt kısmında yeralan bölge) ağrı ve yürüme zorluğu.

    Kadın doğum uzmanı ve diğer obstetrik bakım sağlayıcılar için doğum sonrası dönem sağlıklı bir yaşam tarzı başlatmak, önermek ve güçlendirmek için bir fırsatırt

    ACOG ayrıca postnatal egzersizin önemini vurguladı; . Bazı raporlar, egzersiz programlarına katılım düzeyinin doğumdan sonra azaldığını göstermektedir ki bu sıklıkla fazla kilo ve obeziteye yol açar.. Emziren anneler süt oluşumu veya bebek büyümesini etkileme korkusu olmaksızın düzenli egzersiz programlarına katılabilirler. Yeni anneler için Fitness programları ve Postnatal Pilates en uygun seçenek olduğunu düşünüliyor

    Sonuç olarak gebelik belirgin anatomik ve fizyolojik değişiklikler ile ilişkili olmasına rağmen, egzersizin minimal riskleri vardır ama çoğu kadında yararı daha fazla gösterilmiştir. Eğer

    Komplikasyonsuz gebeliği yaşiyorsanız hamilelik öncesinde, sırasında ve sonrasında fiziksel aktivitelere katılmayi ihmal etmeyiniz.

  • Gebelikte meydana gelen deri değişiklikleri

    Gebelik sürecinde deri değişikliklerine sebep olabilecek pek çok metabolik,hormonal ve bağışıklık sistemi farklılıkları olmaktadır. Meydana gelen değişikliklerin bir kısmı normal yani fizyolojik olarak kabul edilir ve gebelerin büyük çoğunluğunda izlenmektedir. Bazı değişiklikler ise gebelik sürecinden sonrada devam ederek kişiyi etkileyecek ciddi görsel problemlere yol açmaktadır.

    Bağışıklık sisteminde meydana gelen değişikliklere bağlı olarak derinin çevresel uyaranlara verdiği yanıtlarda değişmektedir. Buna bağlı olarak sadece gebelik dönemine has deri hastalıkları bulunmaktadır. Bu hastalıklar gebelik sürecinin sona ermesi ile büyük oranda geriler. Ayrıca bu dönemde kişide zaten mevcut olan bazı deri hastalılarının da seyri değişebilmektedir. Bu değişim yatışma veya alevlenme şeklinde olabilmektedir.

    Gebelikte meydana gelen ve fizyolojik olarak kabul edilen deri değişiklikleri şunlardır;

    – Pigment/renk değişiklikleri: Yüz bölgesinde Melasma (Gebelik maskesi), koltukaltı,genital bölge, meme başları ve göbek orta hat çizgisinde koyulaşma

    – Saç ve kıl değişiklikleri: Gebelik sürecinde saçlarda gürleşme ve canlı görünüm, gebelik sonrasında ise saç dökülmesi; vücut kıllarında artış

    – Tırnak değişiklikleri: renk değişikleri, uzama hızında artış, kolay kırılma, tırnak yatağından ayrılma, tırnak yatağında kalınlaşma

    – Yumuşak doku değişiklikleri: göbek çevresi, kalça, kol, bacak ve göğüslerde çatlak oluşumu

    Ter salgısında değişiklikler

    – Damarsal değişiklikler; damar çatlaklarında artış, varis-hemoroid oluşumuna yatkınlık

    – Mukozalarda meydana gelen değişiklikler.

  • Gebelikte Cinsellik

    Gebelikte Cinsellik

    Gebelikte Cinsellik

    Hamilelik süresince bebeğime zarar vermeden cinsel ilişkiye girebilir miyim ?

    Evet. Doktorunuz aksini önermedikçe gebelik süresince cinsel hayatınızı değiştirmeniz ya da ertelenmeniz gerekmez. Sağlık problemizin yoksa gebelikte cinsel birliktelik ve orgazm bebeğe zarar vermez. Unutmayın ki bebeğiniz rahminizinde, amniotik sıvı içinde koruma altındadır.

    Eğer düşük öykünüz varsa doktorunuz gebeliğin ilk zamanlarında cinsel ilişkiden kaçınmanızı önerebilir. Erken doğum tehditi ya da kanama gibi bir durumunuz varsa da cinsel ilişki kısıtlanabilir. Farklı komplikasyonlar farklı kısıtlamalar gerektirebilir, doktorunuza ilişki mi, orgazm mı yoksa cinsel uyarılma mı yasak sorarak durumu netleştirmek gerekebilir.

    İlişki sırasında konfor

    Gebeliğiniz ilerledikçe rahatınız için pozisyon değiştirmek gerekli olabilir. Bebeğiniz doğduktan sonra da bu gerekebilir. Su bazlı kayganlaştırıcı kullanmak faydalı olabilir.

    İlişki sırasında ağrı hissetmemelisiniz. Orgazm sırasında rahminiz kasılabilir, bu hafif bir rahatsızlığa sebep olabilir. İlişki sonrası vaginal lekelenme yaygındır. Fakat şiddetli kanamanız, geçmeyen ağrınız olursa ya da suyunuz gelirse hemen doktorunuzu aramalısınız. (suyunuz geldikten sonra vaginaya hiçbir şey girmemeli.)

    Eşinizle iletişim kurun

    Eşinizle konuşun. Eşinize ne hissettiğinizi özellikle de gebelikte cinsel ilişkiyle ilgili karışık hisleriniz varsa söyleyin. Eşinizi de sizinle iletişim kurması için cesaretlendirin. Eşinizle iletişim kurmak ikinizin de hislerinizi ve isteklerinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olur.

    İsteklerim değişir mi?

    İsteklerinizin farklı olması normaldir çünkü hamilesiniz. Hormon değişiklikleri bazı kadınlarda cinsel istekte artışa sebep olurken, bazı kadınlarda gebelik öncesine göre cinsel istekte azalma olabilir.

    Yakınlaşmaya zaman ayırın

    Eğer doktorunuz cinsel aktivitenizi kısıtladıysa ya da ilişki için havanızda değilseniz bile eşinizle yakınlaşmaya zaman ayırmayı unutmayın. Yakınlaşmak için mutlaka cinsel ilişki gerekmez. Aşk ve sevgi başka şekillerde de ifade edilebilir.

    Gelişmekte olan bebeğinizi meydana getiren sevgiyi hatırlayın. Birlikte geçirdiğiniz zamandan zevk alın. Uzun romantik yürüyüşler yapabilir, mum ışığında yemek yiyebilir ya da birbirine masaj yapabilirsiniz.

    Bebeğim doğduktan ne kadar zaman sonra cinsel ilişkiye girebilirim?

    Genellikle iyileştikten, kanamanız durduktan ve hem siz hem de eşiniz kendini rahat hissettiğinde cinsel aktiviteye devam edebilirsiniz.

    Doktorunuz sizi doğum sonrası ilk kontrole kadar birliktelik olmaması konusunda uyaracaktır. Gebelikten sonra vaginal kayganlıkta azalma hissedebilirsiniz. Su bazlı bir kayganlaştırıcı ile kuruluktan kaynaklanan rahatsızlığı azaltabilirsiniz.

    Bebeğini sadece anne sütü ile besleyen kadınlarda yumurtlama ve adet gecikebilir. Fakat yumurtlama adetin geri dönüşünden önce gerçekleşeceği için bu dönemde de gebe kalabileceğinizi unutmayın. Doğum kontrol yöntemleri hakkında doktorunuzdan bilgi alın.