Etiket: Fıtık

  • Kasık fıtığı ve boğulmuş fıtık

    Kızlarda ve erkeklerde kasıkta ya da erkeklerde torbada, kızlarda ise labium majus bölgesinde zaman zaman ortaya çıkan şişlik şeklinde görünen bir durumdur. Bu şişlik öksürük,ağlama, ıkınma gibi karın içi basıncını artıran durumlarda ortaya çıkar ya da belirginleşir, yatmakla ya da itmekle kaybolur.

    Prosessus vajinalis adı verilen karın zarı(periton)uzantısının açık kalması ile gelişir.

    Zamanında düzeltilmediğinde ölüme kadar götürebilen bebeklerdeki kasık fıtıkları, doğru tanı ve onarımla bertaraf edilebilmektedir.

    prematüre bebeklerde daha sık görülmektedir.

    Fıtık, karın içindeki bağırsaklar ve önun ekleri ile yumurtalıklar ve tüpler hatta uterus gibi yapıların, karın duvarındaki bir gedikten karın boşluğu dışına çıkmasıdır. Fıtığın bulunduğu yerde cilt altında genelde yumuşak bir kitle ele gelir. Kasık bölgesinde ortaya çıkan fıtığa kasık fıtığı, göbekte ortaya çıkana göbek fıtığı,göbek üstünde orta hatta ortaya çıkan fıtığa epigastrik fıtık denir. Fetal dönemde bebeklerin yumurtalıkları (erkekte testis, kızda over) karın içinde böbreklere bitişik olarak hemen altında yerleşmektedir. Bebek gelişimiyle birlikte yumurtalıklar kasık bölgesine doğru pelvis içine kadar iner. Testisler skrotuma inerken beraberinde periton denilen karın içini kaplayan zarı kasık kanalına doğru sürükler ve prosesus vajinalis denilen bir kesenin oluşmasına yol açar . Kanal bu şekilde kapanamaz ve içinde bulunan bu kese eğer inişin tamamlanmasından sonra kapanmaz ise fıtık hidrosel ve kordon kisti oluşumuna yol açar. Kızlarda ise aynı kanaldan uterusu sabitleyen ligamentum rotundum diye adlandırılan rahim bağları geçer. Benzer mekanizmayla kasık kanalında zardan bir kese oluşur.Kese kapanmadığında fıtık yada Nuck kisti diye adlandırılan anomaliler oluşur. Doğumda var olan bu kese içine yeterince geniş ise bağırsaklar gibi bir organ girdiğinde fıtık oluşur ve aile yada doktor tarafından farkedilir. Bazen bu kese içine eğer açıklığı ince ise barsaklara kayganlık veren peritoneal sıvı girer de geri dönmesini engeliyen yapılardan dolayı birikip sıvı keseleri oluşabilir. Bu sıvı testisi örten periton yaprakları arasına kadar gelirse hidrosel, kanalda arada kalırsa kordon kist diye adlandırılır. Özel mekanizmalarla bir hastada yukarda fıtık onun altında kordon kisti onun altında da hidrosel olmak üzere üçü de oluşabilir.

    Erkek Çocuklarda Daha Sık Görülür

    Her 100 çocuktan ortalama ikisinde kasık fıtığı görünmektedir. Kasık fıtığına %80-90 gibi bir oranda erkek çocuklarında rastlanır. Kasık fıtığı sağ ya da sol tarafta olabileceği gibi %10 gibi bir oranda her iki tarafta da saptanabilmektedir. Prematüre bebeklerde görülme sıklığı normal kilolu bebeklere göre üç kat daha fazladır. Bu rahatsızlıkların üçte birinin tanısı ilk 6 ay içerisinde konulmaktadır. Ancak tanının sonraki yaşlarda da konulması mümkündür.

    Çocuklarda görülen kasık fıtığının erişkinlerdeki gibi kendini zorlamayla ilgisi yoktur, genetik faktörler rol oynamaktadır. Kasık fıtığı, kasıkta ya da torbada çocuk ağlayıp kendini zorladığı sırada bir şışlık şeklinde kendini gösterir. Çocuklar sırt üstü yattığında bazen fıtık kesesi küçülüp kaybolur ve görünmez. Fakat aslında fıtık kesesi yine vardır. Ancak gözle tanı konulması mümkün değildir. Fıtık zaman zaman çocukta sıkışmaya bağlı ağrı yapabilmektedir.

    Boğulmuş Fıtık

    Yumuşak bir baskıyla karın içine gönderilemeyen fıtığa boğulmuş fıtık denir. Bu durumda çocukta huzursuzluk, ağrı ve kusma ortaya çıkabilir. Bu haliyle devam ederse iştah kaybı, dışkı yapamama ve karın şişliği ortaya çıkabilir. Uzun süren fıtık boğulması nedeniyle bağırsakları besleyen damarlar sıkışıp bağırsak çürümesi (strangülasyon) denilen ve acil cerrahi gerektiren hayatı tehdit eden durumlar ortaya çıkabilir.

    Ameliyat En Kısa Sürede yapılmalıdır

    Kasık fıtığı, karın içi organlarının sıkışarak boğulması riskini engellemek için, mümkün olan en kısa sürede ameliyat ile onarılmalıdır. Prematüre bebeklerde anestezinin risk taşıma olasılığı nedeniyle bir iki ay beklenebilir. Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Kasık bölgesinde çok küçük bir kesi yapılır, fıtık kesesi onarıldıktan sonra cilt kesisi eriyen dikişlerle kapatılır. Kesinin üstü küçük bir pansumanla kapatılır. İşlem sırasında ameliyat bölgesine uzun etkili uyuşturucular kullanıldığı için ameliyat sonrası ağrı kontrol altındadır.

    Ameliyattan Sonra İzlem Gerekli

    Prematüre ve yenidoğan bebekler dışında ameliyattan kısa süre sonra çocuklara sulu gıda başlanır ve evlerine gönderilir. Genellikle aktivite kısıtlamasına gerek yoktur. Daha büyük çocuklarda ağır spor aktivitelerinden kaçınma önerilir. Ameliyat bölgesinde ve torbada işleme bağlı şişlikler olabilir, normalde bu şişlikler 1-2 ay içinde yavaşça kaybolur. Uzun süreli takipte fıtığın tekrarlaması çok nadirdir. Ancak bazı bağ dokusu gibi hastalık gruplarında ve prematürelerde tekrarlama görülebilir. Tek taraflı kasık fıtığında karşı tarafta sonradan fıtık çıkabilir. Özellikle sol tarafta kasık fıtığı varsa sağ tarafta çok yüksek oranda fıtık ortaya çıkabilir. Bu durumda yeniden ameliyat zorunludur. Uzun süre izlemde hem görsel hem de işlevsel olarak herhangi bir sorun ortaya çıkmamaktadır.

  • Göbek fıtığı tedavisi

    Gebeliğin ilk haftalarında karın duvarı açıktır ve 10. haftaya dek olan zamanda bağırsaklar rahim içinde bulunan sıvı (amniyon sıvısı) içinde yüzerler. Karın yukarıdan, aşağıdan ve yanlardan gelen katların ortada birleşmesi ile kapanır.

    Çocuklarda Göbek Fıtığı:Doğumdan sonra göbek kanalının tam olarak kapanmaması sonucu oluşur. Anne karnındaki bebek, göbekten çıkan ve anneye uzanan damarlar ile yaşamını sürdürür. Doğumdan bir süre sonra düşen göbek kordonu içinde yer alan bu damarların geçebilmesi için karın duvarında bir açıklık vardır. Birçok yeni doğan bebekte bu açıklıktan karın içi organlar dışarı çıkarak, göbekte bir şişlik oluştururlar. Bu durum Umblikal herni (göbek fıtığı) olarak anılır. Çocuklarda %25-50 oranında gözlenir. Kız ve erkek bebeklerde eşit sıklıkta görülür, yüksek ailevi yatkınlık vardır. Prematürelerde ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde daha sık görülürler. Genellikle 3 yaşına kadar %90’ı tedavi gerektirmeden kendiliğinden düzelir. Göbek fıtığı olan bebeklerde ilk iki yaş içinde bir tedaviye gerek yoktur. Herni dışarıdaki şişlik zamanla büyüse bile, karın duvarının gelişimi ile büyük olasılıkla kendiliğinden iyileşir. Özellikle çapı 1 cm’den küçük defektlerin kendiliğinde kapanma olasılığı daha yüksek ve erkendir. İki yaşına gelen çocukta hala göbek fıtığı var ise hekime başvurulmalıdır.

    Çocuklarda Epigastrik Herni: Karın kaslarını orta hatta birleştiren linea alba adı verilen sağlam fasya dokusundaki küçük defektlerden kaynaklanır. Göbekle göğüs arasında ve orta hatta yer alırlar. Görülme sıklığı %5’dir. Ikınma, öksürme ve aşırı fiziksel aktiviteler sırasında kendini belli eder. Genellikle tek, bazen birden çok sayıda olabilir. Tedavi seçenekleri çocuğun yaşına göre ve problemin büyüklüğüne göre değişir. Göbek fıtığının yıllar içinde kapanması gibi bir süreç epigastrik hernide beklenmez. Eğer açıklık çok küçükse çocuk büyüdükçe daha az belirgin hale gelebilir. Ciddi komplikasyonlar nadirdir. Küçük fıtıkların içinde yağ dokusu sıkışabilir, kızarıklık ve ağrı yapar. Büyük açıklığın içine nadir olarak bağırsak girip sıkışabilir, böyle bir durumda acil ameliyat gerekir. Sorun olmadığı durumlarda en uygun ameliyat yaşı 1-1,5 yaş civarındadır.

    Paraumblikal Herni: Göbeğin biraz üstünde ve göbeğe çok yakın yer alan bir fıtıktır. Bazen göbek fıtığı ile birlikte olabilir. Umblikal herniden farkı fıtık kesesinin deri altına yapışık olmamasıdır. Bu nedenle yalnızca fasya defektinin kapatılması yeterlidir. Kendi kendine yok olma olasılığı yoktur, bu nedenle tanı konduktan sonra operasyon yapılması uygundur.

    Bu hastalıkların ameliyatı planlı ve günübirlik ameliyat olarak yapılır. Operasyon genel anestezi altında yapılır. Cerrahi tedavi, göbek fıtıklarında göbek altından yapılan yarımay (smile) bir insizyonla, diğer fıtıklarda ise fıtığın olduğu bölgenin üzerinden yapılan düz (transvers) veya dik (vertikal) insizyonla fıtık kesesi bulunup eksize edildikten sonra sağlam olan fasya dokusu emilebilir dikişlerle kapatılır. Hastalar aynı gün taburcu edilirler.

  • Kasık fıtığı belirtileri ve tedavisi

    Çocuğunuzun yumurtalıkları anne karnındayken, kendi karınlarında oluşur ve doğuma yakın kasık kanallarından geçip torbalara inerler, onlar geçtikten sonra kasık kanalları kapanır. Kapanmazsa, karın içi basıncı arttığında, karın içindeki organlar erkeklerde daha çok bağırsaklar, kızlarda da overler, bu kanala doğru ilerlerler; buna kasık fıtığı denir.

    Prematürite (erken doğum), düşük doğum ağırlığı, ailede kasık fıtığı hikayesi, hidrops, asit, ventriküloperitoneal şantlar, bağ dokusu hastalıkları kasık fıtığı için zemin oluşturabilir.’’

    Kasık fıtığının belirtileri aşağıdaki gibidir;

    Çocuk ağladıkça, öksürdüğünde veya ıkındığında, fazla aktivite yaptığında kasık bölgesinde bir şişlik belirir. Çocuk gevşediğinde, uzanırken ya da uyurken, veya elinizle bu şişliğin üzerine yumuşakça bastırdığınızda şişlik “guluk” diye bir gaz sesi çıkararak kaybolur. Bu fizik muayene bulgusu tanı için yeterlidir.Şişlik belirginleşip kaybolabilir. Bu yüzden kısa süre sonra yaptığımız kontrollerle fizik muayeneyi tekrarlamamız gerebilir. Bu durumda da fıtığı tespit edemezsek, ultrasonografiye başvurmak gerekebilir.

    Gerek fizik muayene gerekse ultrasonografi ile kasık fıtığı tespit edildiğinde tek tedavi cerrahidir. Teşhis konulduktan kısa bir süre sonra ameliyat planlanır. Eşlik eden daha ciddi bir hastalık durumunda, bebek prematürse veya diğer organ sistemleriyle ilgili daha önemli bir anomali mevcutsa ameliyat kontrollü olarak ertelenebilir.

    Genellikle aileler çocuğumuz küçük, biz bu ameliyatı çocuk büyüyünce yaptırsak gibi bir düşünceye sahip olabiliyorlar. Bu durum daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Kasık fıtıklarının, ameliyat edilmediği takdirde, %5-18 inkarserasyon veya strangulasyon (boğulma) riski vardır. Çocukta karın ağrısı, kusma, kasıktaki şişlikte sertleşme, morarma görülebilir. Bunlar, karın içi organların (ince barsak, kolon, omentum, apendiks, over) fıtık kesesi içinde sıkıştığına işaret eder. Ve acil cerrahi girişim gerektirir. ‘’

    Her 100 çocuktan ortalama ikisinde kasık fıtığı görünmektedir. Kasık fıtığına %80-90 gibi bir oranda erkek çocuklarında rastlanmaktadır. Kasık fıtığı tek sağ ya da tek sol tarafta olabileceği gibi %10 gibi bir oranda her iki tarafta da saptanabilmektedir. Prematüre bebeklerde görülme sıklığı normal kilolu bebeklere göre üç kat daha fazladır. Bu rahatsızlıkların üçte birinin tanısı ilk 6 ay içerisinde konulmaktadır.

    Tüm toplumlarda çocukluk döneminde kasık fıtığı görülme sıklığı yüzde 4 oranındadır.

    Kasık Fıtığında Tedavi Yöntemleri;

    Karın içi organlarının sıkışarak boğulması riskini engellemek için mümkün olan en kısa sürede fıtık ameliyat ile onarılmalıdır. Prematüre bebeklerde anestezinin risk taşıma ihtimali nedeniyle bir iki ay beklenebilir. Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Kasık bölgesinde çok küçük bir kesi yapılır, fıtık kesesi onarıldıktan sonra cilt kesisi eriyen dikişlerle kapatılır. Kesinin üstü küçük bir pansumanla kapatılır. İşlem sırasında ameliyat bölgesine uzun etkili uyuşturucular kullanıldığı için ameliyat sonrası ağrı kontrol altındadır.

    Kasık fıtığının cerrahi dışında herhangi bir tedavi alternatifi yoktur.

    Kasık fıtığı onarımı günübirlik ameliyatlar kategorisindedir. Çocuk aç karnına ameliyat için hastaneye başvurur, ameliyatını olduktan 3 saat sonra yemeğini yer, aynı gün içerisinde taburcu olur. Hastanede kalmasına gerek kalmamaktadır.

    Ameliyat öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gerekenler:

    Prematüre ve yeni doğan bebekler dışında ameliyattan kısa süre sonra çocuklara sulu gıda başlanır ve evlerine gönderilir. Genellikle aktivite kısıtlamasına gerek yoktur. Daha büyük çocuklarda ağır spor aktivitelerinden kaçınma önerilir. Ameliyat bölgesinde ve torbada işleme bağlı şişlikler olabilir, normalde bu şişlikler 1-2 ay içinde yavaşça kaybolur

    Kasık fıtığı ameliyatlarında başarı oranı ve tekrar ortaya çıkma riski :

    Uzun süreli takipte fıtığın tekrarlaması çok nadirdir. Ancak bazı bağ dokusu gibi hastalık gruplarında ve prematürelerde tekrarlama görülebilir. Tek taraflı kasık fıtığında karşı tarafta sonradan fıtık çıkabilir. Özellikle sol tarafta kasık fıtığı varsa sağ tarafta çok yüksek oranda fıtık ortaya çıkabilir. Bu durumda yeniden ameliyat zorunludur. Uzun süre izlemde hem görsel hem de işlevsel olarak herhangi bir sorun ortaya çıkmamaktadır.

    Su fıtığı da denilen ( hidrosel ) ise; kasık kanalı doğumdan sonra kapanmaz, ancak sadece karındaki sıvının geçmesine müsaade edecek kadar daralmış olarak kalırsa buna “su fıtığı” (hidrosel) denir. Tipik olarak çocuğun torbasında hareketle artıp azalan bir kitlesi vardır. Dışarıdan gri-mor gözükebilir. Kasık kanalındaki bu küçük açıklık 2 yaşına kadar kendiliğinden kapanabileceğinden, su fıtıklarının 1 yaşından önce ameliyat edilmelerine gerek yoktur. Ama testisi sıkıştıracak kadar büyük boyutta olan hidrosellerde ameliyat erkene çekilebilir. Su fıtığının iğneyle boşaltılması söz konusu değildir. Çünkü bu su tekrar birikecektir ve boşuna çocuğunuzun testisi enfeksiyon riski altında kalmış olur. 1,5-2 yaştan sonra devam eden su fıtıklarının ameliyat, kasık fıtıklarıyla aynıdır.

  • Bebek ve çocuklarda kasık fıtığı-inguinal herni

    Anne karnında erken dönemlerde testisler (yumurtalıklar) böbreklerle aynı seviyededir. Çocuk, anne karnında büyüdükçe testisler de aşağı normal yerlerine inmeye başlarlar. Altıncı ayda karın dışına çıkarlar, son ayda ise kasık kanalından geçerek skrotuma (yumurtalıkların bulunduğu torbaya) inerler. Testislerin inişi tamamlandıktan sonra kasık kanalı kapanır. Eğer kasık kanalı kapanmaz ve buradan bağırsak, kızlarda yumurtalıklar gibi karın içi organlar kasık kanalına ve skrotuma inerse kasık fıtığı (inguinal herni) ortaya çıkar.

    Hangi çocuklarda kasık fıtığı görülür?

    Kasık kanalı normal popülasyonda %20 oranında açıktır. Fakat bu insanların hepsinde kasık fıtığı olmaz, yalnızca %15’inde kasık fıtığı meydana gelir. Kasık fıtığı zamanında doğuş bebeklerin %1-4’ünde görülür. Erken doğan çocuklarda kasık kanalının kapanması için zaman yeterli olamayacağından kasık fıtığı görülme sıklığı daha yüksektir. Prematüre bebeklerde % 15-40 oranında görülmektedir.

    Kasık fıtığının belirtileri nelerdir?

    Karın içi organlar, ıkınma, öksürme, ağlama ve yüksekten atlama gibi karın içi basıncı artıran durumlarda açık olan kasık kanalından aşağı inerler. Kasıkta şişlik ortaya çıkar. Şişlik zamanla kasıktan skrotuma doğru artarak ilerler.

    Kasık fıtığında neden şişlik olur?

    Kasık fıtığında erkeklerde bağırsaklar, omentum (bağırsakların üzerini örten yağ tabaka), apendiks ve mesane duvarı kasık kanalından aşağı inerken, kız çocuklarında ise daha çok over (yumurtalık) kasık kanalından aşağı iner. Bu organların fıtık kesesi içinde belirmesi şişliğe neden olur. Bu şişlik bebek ağladığında, öksürdüğünde veya karın içi basıncı artıran diğer durumlarda daha belirgin olur. Şişlik genellikle karın içi organların normal yerlerine dönmesi ile kendiliğinden kaybolur. Zamanla bu şişlikler daha sık ortaya çıkar ve daha uzun süre kalırlar.

    Kasık fıtığının sıkışması nedir?

    Kasık fıtığı olan çocukların % 10’unda fıtık kesesi içine girmiş olan organlar burada sıkışır ve karın içine dönemezler. Bu duruma fıtık boğulması (inkarserasyon) denir. Kasıkta şiddetli ağrı ve morarma olur. Bulantı, yeşil renkli kusma ve karında şişkinlik ortaya çıkar. Kasıkta sıkışan organ elle usulüne uygun olarak bastırılarak karın içine geri döndürülmelidir (fıtık redüksiyonu). Eğer sıkışan organ geri döndürülemez ise kan dolaşımı bozulur ve gangren olabilir (strangülasyon). Strangülasyon tedavi edilmez ise ölüme sebep olabilecek acil bir durumdur. Acil olarak ameliyata alınmalıdır. Çocuk ne kadar küçükse fıtık boğulma riski de o kadar artar. Yani fıtık zamanında önlem alınamazsa hayati tehdit edebilecek kadar ciddi sonuçlara sebep olabilir.

    Bebek ve çocuklarda kasık fıtığının tanısı nasıl konulur?

    Genelde anneler kasık bölgesinde tekrarlayan şişlik olduğunu belirtirler. Bu şişlik ağladığında belirginleşir ve sıkışmamışsa sustuğunda azalır ya da kaybolur. Kasıktaki şişlik elle yukarı ve dışa doğru bastırınca kayboluyorsa fıtık tanısı konur. Bazen doktor bu şişlik muayene esnasında belirginleşmeyebilir. Bu durumda ailenin şişliğin belirgin olduğu zaman fotoğraf çekmesi istenir. Genellikle başka bir tetkike gerek yoktur.

    Kasık fıtığının tedavisi nedir?

    ÇOCUKLARDA KASIK FITIĞI ŞARTLARIN UYGUN OLDUĞU EN KISA ZAMANDA AMELİYAT EDİLMELİDİR.

    Çocuk ve bebeklerde kasık fıtığının tedavisi Genel Anestezi altında ameliyattır. Kesinlikle kasık bağı ile veya ilaçla tedavisi yoktur. Beklemekle kendiliğinden düzelmez. Normal kasık fıtığı acil bir ameliyat değildir, ancak acele bir ameliyattır. Bu aceleden kasıt haftalar en geç ay içerisinde sorunun çözüme kavuşturulmasıdır. Genel anesteziyi engelleyecek solunum yolu enfeksiyonu varsa, hastanın genel durumu kötüyse ameliyat klinik durum düzelinceye kadar ertelenebilir. Prematüre bebekler yakın takip edilmek şartı ile miyada gelinceye kadar beklenebilirler.

    Kasık fıtığı ne zaman acil ameliyat edilmelidir?

    Karın içi organlar kasık kanalında sıkışmış ve geri dönmüyor ise buna boğulmuş kasık fıtığı veya inkarserasyon denir. Boğulmuş kasık fıtığında kasıktaki karın içi organların kan dolaşımı bozulur ve gangren (strangülasyon) ortaya çıkabilir. Ayrıca kasık kanalı içinde sıkışmış bu organlar basınç etkisi ile testis damarlarına, sinirlerine, sperm taşıyan kanala ve testisin kendisine zarar verebilirler. Ölüme yol açabilirler. Bu yüzden boğulmuş kasık fıtığı redükte edilemiyorsa (kasık kanalındaki organlar karın içine itilemiyorsa) acil ameliyat edilmesi gerekebilir.

    Kasık fıtığının ameliyatı nasıldır, kolay mıdır?

    Kasıktan yapılan 1- 1,5 cm lik bir kesi ile girilerek fıtık kesesi bulunur ve kese bağlanır. İleri yaşlardaki insanlarda yapılan ameliyatlardan farklı olarak çocuklarda karın kasları dikilmez veya yama konulmaz. Çocuk Cerrahisi uygulamalarında en sık yapılan ameliyatlardan biridir ve diğer ameliyatlarla karılaştırıldığında nispeten kolay bir ameliyattır.

    Ameliyattan sonra nelere dikkat etmeliyiz?

    Ameliyattan sonra uygun ağrı kesicileri uygun dozda, uygun yolla çocuğa verilir. Ameliyatta yara yeri pansumanla kapatılır, ertesi gün pansuman açılır ve genelde bir daha pansuman yapılmaz. Beşinci gün banyo yapabilir. Ameliyattan hemen sonra çocuğun hareketleri tamamen serbest bırakılır. Çocuk genelde birinci haftanın sonunda tamamen normal hayatına döner. Bu ameliyattan sonra yaklaşık %0,1-1 oranında istenmeyen durumlar gelişebilir. Bunlar: kesi yerinde enfeksiyon, kanama, hidrosel, testisin yukarı çıkması, testis atrofisi (testisin erimesi; özellkle sıkışmış fıtık ameliyatlarından sonra), sperm taşıyan kanalın zedelenmesi, tekrar fıtık olması (Nüks).

  • Çocuklarda kasık fıtığı (inguinal herni)

    Kasık fıtığı çocuğun kasığında aniden ortaya çıkan şişlik şeklinde görülür ve şişlik erkek çocukta bazen torbaya kadar uzanabilir. Çocuk ağlayınca, ıkınınca belirginleşir, gün içinde kendiliğinden kaybolur. Çoğunlukla aile tarafından görülerek doktora getirilir, bazen de muayene sırasında fark edilir. Erkek çocuklarda biraz daha fazla olmak üzere, kızlarda da görülür.

    Nedeni nedir:

    Kasık fıtığının nedeni doğum öncesi kapanması gereken cep şeklindeki karın içi zarının (periton cebi) kapanmamasıdır. Çocukların ağlaması veya büyük çocukların zorlanması fıtığa neden olmaz. Dolayısıyla çocuğun kasık fıtığı olacağı doğuştan bellidir, sadece ortaya çıkması bazen çok erken, bazen daha geç yaşlarda olabilir.

    Teşhisi nasıl konulur:

    Kasık fıtığının teşhisi muayene ile, şişliğin görülmesi ve elle karın içine itilmesi ile konulur. Şikâyeti olmayan çocukta ultrason gibi görüntüleme yöntemleri ile çoğunlukla tanı konulamaz.

    Fıtık tanısı konulduktan sonra ne yapılmalıdır:

    Fıtığın kesin ve tek tedavisi ameliyattır. Tanı konulunca en kısa sürede ameliyatını planlamak gerekir. Ameliyatı sadece boğaz ve akciğer enfeksiyonu gibi anestezi riskini artıran nedenler varsa ertelemek gerekir. Ayrıca yenidoğan yoğun bakımda tanısı konan erken doğmuş (prematür) fıtık hastaları, tedavi bitimine kadar sıkı bir şekilde kontrol edilerek beklenir, taburcu olmadan veya hemen sonra ameliyatı planlanır.

    Tedavisi nasıldır:

    Kasık fıtığının tedavisi ameliyatla fıtık kesesinin kasık kanalı giriş seviyesinden bağlanmasıdır. Açık veya kapalı (laparoskopik yolla) yapılabilir. Açık ameliyat daha sık uygulanmaktadır. Kasık kanalı üzerinden 2 cm kadar kesi ile girilerek kese bulunur, keseye yapışık olan testisin damarları ve sperm kanalı ayrılır. Keseye dikiş geçilerek bağlanır.

    Laparoskopik ameliyatta ise göbekten 3 veya 5 mm kamera ile girilir ve kasık kanalı bölgesinden iğne yardımı ile kese boyun kısmı çepeçevre dönülerek bağlanır. Laparoskopik yöntemin, hemen hemen hiç yara izi kalmaması, tek taraflı fıtıklarda karşı tarafta fıtık oluşacak kese varsa onun da bağlanması gibi önemli avantajları vardır.

    Fıtık ameliyatının komplikasyonları nelerdir:

    Çocuklarda kasık fıtığı ameliyatı çocuk cerrahisinin en sık yapılan ameliyatıdır ve ehil ellerde komplikasyon riski çok düşüktür. Dikkatli olunmazsa testisin kanal ve damarları zarar görebilir, bu da o taraf testisin küçülmesi, kaybolmasına neden olabilir. Ameliyat sonunda kontrol edilmezse testis kasık kanalı içinde kalabilir. Ameliyat sırasında steriliteye dikkat edilmezse yara enfeksiyonu görülebilir.

    Fıtık boğulması nedir:

    Fıtık kesesine barsaklar gibi karın içi dokuların girmesi, sıkışması ve tekrar karın içine girmemesi durumuna fıtık boğulması denir. Kaşıkta düzelmeyen sert şişlik, ağrı, kusma ve huzursuzluk görülen bu hastalara acil müdahale etmek gerekir: dokular elle karın içine itmeye çalışılır, yapılamazsa acil ameliyata alınır. Bu durum hem ameliyatın komplikasyonlarını artırır hem de çocuk için hayati risk oluşturur. Bu nedenle fıtık tanısı konulunca hemen ameliyat planı yapmak gerekir.

  • Çocuklarda kasık bölgesi hastalıkları

    Kasık Fıtığı (İnguinal Herni)

    Çocuk cerrahisinde en sık karşılaşılan sorunların başında kasık fıtıkları gelir. Çocuklarda kasık fıtığı görülme sıklığı %1-4 arasındadır. En sık 0-2 yaş grubunda görülmekle beraber her yaşta ortaya çıkabilir. Prematürelerde bu oran %30- 40’lar civarına tırmanır. Çocukluk çağı fıtıklarının%60-65’i sağ tarafta, %25-30’u sol tarafta, %10-15’i ise çift taraflı görülür. İkiz çocuklardan birisinde, kardeşlerde ve/veya aile bireylerinde fıtık öyküsü varsa çocukta kasık fıtığı görülme oranı artar (%12).

    Çocuklardaki kasık fıtıkları ile erişkinlerde karşılaşılan kasık fıtıklarının oluşma mekanizması birbirinden farklıdır. Çocuklarda görülen kasık fıtıkları, “procesus vaginalis” adı verilen karın içerisinden kasığa kadar uzanan periton (karın zarı) cebinin açık kalması veya zayıf kapanması sonrası herhangi nedenle açılarak karın içerisinde yer alan yapıların (bağırsaklar, kızlarda yumurtalık ve tüpler gibi) kasık içerisine girmesiyle oluşur. Buna “indirekt herni” adı verilir. Erişkinlerde görülen direkt herni ise çocukluk çağında çok nadir olup genellikle ergen çağlarda sportif aktiviteler, ağır kaldırma gibi zorlanmalar sonrasında ortaya çıkabilir.

    Çocukluk çağı fıtıklarında en önemli komplikasyon boğulma (inkarserasyon, strangülasyon) olarak ifade edilen, fıtık kesesi içine giren karın içi yapıların burada sıkışarak dolaşımının (kan akımının) bozulması sonucunda nekroz gelişmesi ve kayıplarıdır. Fıtık boğulması zamanında tanınmaz ve acil olarak tedavi edilmezse fıtık kesesi içindeki yapı bağırsak ise bu yapının nekroz sonrası delinmesine, kızlarda kese içerisinde yer alan yumurtalığın kaybına kadar giden sorunlara yol açabilir. Erkek çocuklarda fıtık boğulması dolaylı olarak aynı taraftaki testisi de etkileyerek testiste de arzu edilmeyen ikincil etkilere ve hatta testis kaybına kadar ilerleyen ek problemlere de yok açabilir. Fıtık boğulması en sık 1 yaş altı hastalarda görülür (%10-12); geç kalınması halinde bu komplikasyona bağlı ölüm oranı %4 gibi yüksek orandadır. Oysa fıtık bu komplikasyonun gelişmesine olanak vermeden elektif koşullarda cerrahi olarak tedavi edildiği durumda ölüm oranı sıfırdır.

    Çocuklarda kasık fıtığının ilk belirtisi özellikle ağlama ıkınma sırasında kasık bölgesinde beliren şişkinliktir. Bu yakınma doğumdan itibaren (özellikle prematürelerde) olabileceği gibi daha sonraları da ortaya çıkabilir. Şişkinlik karın içi organlarının (genellikle ince bağırsaklar, kalın bağırsak, omentum, apendiks, kızlarda yumurtalıklar) fıtık kesesi içine girmesi sonucu oluşur. Şişlik sürekli değildir. Fıtık kesesi içerisine giren organların karın içerisine dönmesi ile kaybolur, ıkınırken ya da ağlarken tekrar belirginleşir. Fıtığın şişmesi ağrılı bir durum değildir. Yani fıtık normalde ağrı yapmaz. Ancak, fıtık boğulması olarak ifade edilen durum son derece ağrılıdır; çünkü fıtık kesesi içerisine giren yapılarda dolaşım bozukluğu ortaya çıkmıştır. Fıtığın boğulması halinde şişliğin üzeri kızarır, ödemlenir (portakal kabuğu gibi görünüm alır). Çocuk sok huzursuzdur, ağlar ve hatta kusar. Bu durumda acilen uygun tedavi uygulanmalı, deneyimli bir çocuk cerrahı tarafından fıtık redükte edilmeye çalışılmalıdır. Başarısız olunduğu durumda organ kaybını önlemek amacı ile acil cerrahi girişim gerekir. Bazen fıtık ilk olarak boğulma ile kendisini belli edebilir; bu tahmin edilebileceği üzere aile için son derece travmatik bir başvuru süreci nedeni olabilir.

    Yukarıda özetlenmeye çalışılan nedenlerden ötürü, çocuklarda kasık fıtıkları tanı konduktan sonra mümkün olan en kısa süre içerisinde (acil değil) ameliyat edilmelidir. Bu tip ameliyatlar planlı ve günübirlik olarak gerçekleştirilmektedir. Diğer bir deyişle, hasta planlı olarak hastaneye davet edilmekte, ameliyat sonrasında ise 2-3 saat gözetim altında kaldıktan sonra tekrar evine geri dönmektedir. Böylelikle çocuk kendi ortamından fazla uzaklaşmadan, hastane ortamından mümkün olan en kısa sürede uzaklaşarak günlük aktivitesine geri dönmektedir. Ameliyat sonrasında hemen her hasta en kısa sürede ayağa kalkar ve şaşırtıcı bir hızla günlük yaşamına geri döner.

  • Kasik fitigi ve kordon kisti

    KASIK FITIĞI VE KORD HİDROSELİNE DİKKAT

    Belki fıtığı biliyorsunuz ama hidrosel ve kord hidroseli tanımlarını yeni duydunuz.oysa bu üç farklı tanım aynı nedenden kaynaklanan farklı hastalıkların ismi. Üstelik bebeğinizin sağlıklı gelişimini engelleyen ve çoğu zaman ameliyata kadar varan önemli hastalıklar.

    Anne karnındaki erkek bebeğin testisleri,28 inci haftadan itibaren torbaya iniyor.normal seyrinde,testis indikten sonra indiği kanalın kapanması gerekiyor.ancak bazı bebeklerde işlevini tamamlamış olan bu kanal kapamıyor.işte kasık fıtığı ve hidroselin (su fıtığı) oluşumunun asıl nedeni bu.

    KASIK FITIĞI VE HİDROSELİN ARASINDAKİ FARK

    Testis torbaya indikten sonra,kapanması gerektiği halde kapanmayarak,devam eden açıklığın çapı önemli.çünkü bu çap,hidrosel yada kasık fıtığının oluşumunu belirliyor.nasıl mı?

    Eğer açıklık herhangi bir organ veya organ kısmının girişine izin verecek ölçüde geniş ise kasık fıtığı oluşuyor.eğer sadece sıvı geçişine izin verecek kadar dar ise hidrosel olarak ortaya çıkıyor.

    İşte hidroseli olan bebeklerin testislerinin büyük ve şiş görülmesinin nedeni ,kapanmayan bu kanaldan geçen sıvıyla dolu olması.bu sıvı genellikle testisi de çevreleyecek şekilde torbaya dolduruyor.

    Ancak çok sık görülmese de uzmanların kord hidroseli (kordon kisti) olarak adlandırdıkları bir durum daha var.bu durum da sıvı torbaya kadar ilerlemeden,testisin daha yukarısın da bir kist şeklinde sonlanıyor.

    ASLINDA SANILANIN AKSİNE HİDROSEL OLDUKÇA SIK RASTLANAN BİR DURUM. Uzmanlar klinik olarak yeni doğan erkek bebeklerin yaklaşık % 60 ‘ında torba da az veya çok sıvı saptandığını belirtiyorlar.ancak anne babalar genellikle bunun büyük bir şişlik ve torbalar da gözle görülür bir büyüklük olduğu zaman farkedebiliyor.kız bebeklerde hidrosel çok ender görülüyor.

    HİDROSEL NASIL FARKEDİLEBİLİR?

    Anne babaları şüphelendiren ilk bulgu;bebeğin torbasındaki şişlik olur.ancak yürüme dönemindeki çocuklar da sabah yatak tan kalkınca daha az,akşam saatlerinde daha fazla şişlik gözlemek mümkün.hidrosel,testisi de içinde alan sıvı dolu kesenin görülmesi ve bir uzman tarafından muayenesi ile kolaylıkla tespit edilebiliyor.ancak çok gergin bir kese olduğunda testisin torbada farkedilmesi güç olabilir,bunun için basit bir yöntemle;bir el feneri ile torbaya ışık tutulduğunda,bu şişliğin her tarafı aydınlanıyorsa rahatlıkla hidrosel tanısı konuyor.

    KORD HİDROSELİ NEDİR?

    Kord hidroselinin teşhisi daha güç diğer adıyla (kordon kisti)kasık kanalına yerleştiğinde kasık fıtığından özellikle boğulmuş kasık fıtığına çok benzer ve ayırt edilmesi gerekiyor.

    Kasık kanalında uzun süre var olan şişlik ve kusma,huzursuzluk ve kaka yapamama şikayetleri bulunmadığı bulgular da kord hidroseli düşünülebilir.

    Özellikle muayene de testis çekildiğin de bu kitlenin de birlik de aynı yöne hareket etmesi,teşhis de yardımcı olur.anne babaların önemle dikkat etmesi ve özen göstermesi gereken nokta,tanı için mutlaka bir çocuk cerrahına baş vurması gerekir.

    HİDROSELİN TEDAVİSİ

    Yeni doğan erkek bebek de görülen hidrosel yüksek bir olasılıkla kendiliğinden kayboluyor.

    Bu dönem ilk altı aydır,ancak kendiliğinden kaybolma ihtimalinin 1,5 yaşa kadar sürdüğü düşünülüyor.işte bu yüzden bebek 18 aylık olana kadar takip edilir,şayet hidrosel geçmediyse,cerrahi müdahale planlanır.

    ÇOCUK HİDROSELİN DE LAPAROSKOPİK AMELİYATIN YERİ

    Son yıllar da güncel olan laparoskopik cerrahi uygulaması çocuklardaki kasık fıtığı ve hidrosel tedavilerinde de deneniyor.ancak bu yöntemin rahatlık ve kolaylık üstünlüğü karşısın da aşağıdaki sebeplerden ötürü,uygulanması tartışılmaktadır:

    1-laparoskopik ameliyatlar da kullanılan açıklıklar potansiyel fıtık olarak değerlendirilip,kapatma gereği hala tartışma konusu

    2-diğer taraf dan günümüzde laparoskopik cerrahi yi en iyi eller de bile ameliyat sonrası % 20 civarında tekrarlama riski vardır.

    3-ayrıca döl yolu ve testis damarları gibi yapıların zedelenme olasılığı açık ameliyattan daha fazladır.

    Çocuklardaki kasık fıtıkların da başarılı sonuçları,çok az komplikasyonu ve zor saptanabilir küçük bir izi kalması ile açık ameliyat standart yöntemidir.laparoskopi cerrahi daha pahalı bir tedavi yöntemi olması yanında, ameliyat süresi,tedavi başarısı bıraktığı iz olarak günümüz de standart tedaviye (açık ameliyata) bir üstünlük sağlayabilmiş değil.

    KASIK FITIĞI

    karın içiyle torbalar arasındaki var olan bir kanalın,doğum sırasında kapanması gerekmektedir.bu kanal bir takım sebeplerden ötürü kapanmadığı takdirde,kasık fıtığı hastalığı gelişir.bura da karın içinde serbestce hareket eden ince barsak segmentleri, bu kanalın içine geçmesi ile oluşur.kasık fıtığın da en çok korkunulan durum,bu barsak segment leri karına geri gitmemesi yani boğulma durumudur.kasık fıtığı boğulmasın da en önemli risk,o taraftaki testisin ve boğulan organın kan akışının bozularak çürümesi.her yüz erkek çocuğun dördün de kasık fıtığına rastlanıyor.kızlar da ise kasık fıtığı sıklığı erkeklere oranla dört kez daha az kasık fıtığı hastaların % 60’ın da sağ %40’ın da sol ve %10’un da ise her iki tarafta görülür.prematüre bebekler,düşük kilolu doğan bebekler de kasık fıtığı oranı çok daha fazladır,özellikle bu bebeklerde iki taraflı fıtık görülme riski oldukça yüksektir.

    KASIK FITIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Anne babaların ilk dikkatini çeken belirti kasık da beliren ve kaybolan şişlik

    Ağlama,öksürme,ıkınma gibi karın içi basıncını artıran durumlar da şişlik daha da belirgin hale geliyor.ancak uzmanlar bu bebeklerin bir kısmın da ilk belirtinin boğulma ile olabileceğine dikkat çekiyor.boğulma da en önemli belirti huzursuzluk,şişlikle birlik de kızarıklık,kusma,kaka yapamamadır.kız çocukların da farklı olan şey,barsaklara ilaveten,overlerin fıtık kesesin de bulunmasıdır.

    TEŞHİS NASIL KONUR?

    Anne babaların kasık bölgesindeki bir şişliği tarif etmesi,çocuklar da fıtık teşhisi için yeterlidir.ayrıca çocuk cerrahları hastanın şikayeti yanı sıra fizik muayene ile teşhis koyabilmektedirler.teşhis için kullanılan ultrasonografi yardımcı teşhis yöntemidir,ancak çocuk cerrahları bu yönteme ihtiyaç duymadan fizik muayenesi ile teşhis koyabilmektedirler.

    UZMAN KİŞİLERCE YAPILMIŞ FITIK AMELİYATIN DAN SONRA YENİDEN FITIK OLMA OLASILIĞI YOK DENECEK KADAR AZ.

    Tek tarafta yapılan ameliyat sonrası diğer tarafta fıtık gelişme ihtimali var.ancak bu tekrarlama tarzında değil, yeni oluşan bir fıtık söz konusu.

    KASIK FITIĞININ TEHLİKELERİ

    En sık görülen tehlike fıtık boğulmasıdır.burada barsak segmentleri ve o taraf da olan testisin çürümesi söz konusu olabilir.dolayısıyla fıtık teşhisi konur konmaz ,ameliyat planlanmalıdır.

    Boğulma riski ile yaş arasında çok yakın ilişki var.hayatın ilk yılında boğulma riski,diğer dönemlere oranla daha yüksek.

    AMELİYATI ÇOK BASİT VE YÜZ GÜLDÜRÜCÜDÜR

    ANNE BABALAR CERRAHİ MÜDAHALEDEN KORKMAYIN.

    Kasık fıtığı teşhisi konulan bebek ve çocukların birkaç gün içinde ameliyat edilmesin de yarar var.çünkü fıtık boğulması riski en çok yeni doğan ve süt çocukluğu dönemindedir.

    Anne babaların bebeklerinin çok küçük olduğunu düşünerek ameliyat fikrine soğuk bakıyor.

    Oysa uzman kişilerin uygun ortam da yapacağı ameliyattan korkmamak gerekir.

    Ülkemiz de bir çok çocuk cerrahi merkezinde fıtık ve hidrosel ameliyatları günü birlik programlar çerçevesin de yapılmaktadır.çocuklar ameliyattan 2-3 saat sonra gündelik aktivitelerine dönmek üzere evlerine taburcu edilir.ameliyat sonrasın da ameliyat bölgesi temizliğine özen göstermek gerekiyor.yaralar estetik dikildiği için hem iz kalmıyor,hem de dikiş aldırmaya da gerek duyulmuyor.ameliyat sonrası birkaç gün torbalar da hafif şişlikler ve morluklar görülebilir.bunlar birkaç hafta içerisin de kaybolur.çocuk ameliyattan sonraki 5.inci gün banyo yapabilir.

    Op.Dr.Emir İmani

    Çocuk cerrahisi uzmanı

  • Çocuklarda kasık fıtığına farkındalık

    Çocuklarda kasık fıtığı yetişkinlerden farklıdır;
    Kasık fıtığı çocuklarda %1-5 oranında görülür. Erkeklerde kızlara göre 6 kat daha sık görülen kasık fıtığı, hastaların % 60’ında sağ, %40’ında sol ve %10’un da ise her iki taraflı görülür. Erken doğan veya düşük doğum kilolu bebeklerde fıtığa çok daha sık rastlanır. Tek taraflı fıtıklarda ilerleyen zamanlarda diğer kasıkta fıtık görülme ihtimali vardır. Bu olasılık erkek çocuklarda daha az, kızlarda ise daha fazladır.
    Kız bebeklerde kasık fıtığı ve hidrosel çok ender görülür. Erkek bebeklerinkine benzer bir kasık kanalı kız bebeklerde de vardır ve kapanmayabilir. Dışarı fırlayan organ çoğunlukla barsak değil yumurtalıktır. Anneler çoğu zaman kasıktaki şişliğin içinde bir fındık gibi hissedilen yumurtalığın farkına varırlar.

    Çocuklarda kasık fıtığı nasıl farkedilir;
    Ailelerin çoğu; çocuğun ağlama veya ıkınma sırasında kasık bölgesinde oluşan şişlik şikayeti ile hekime başvururlar. Bazı hastalar ise kasık bölgesinde oluşan şişlik, safralı kusma, kaka yapamama gibi fıtık boğulması belirtileri ile başvururlar.

    Çocuklarda kasık fıtığı tanısı;
    Kasık fıtığı tanısı kasıkta şişliğin tespiti ile konur. Skrotal tip fıtıklarda şişlik yumurtanın yanına torbaya kadar iner.

    Çocuklarda kasık fıtığı tedavisi;
    Çocuklarda kasık fıtığının nedeni gelişimsel bir artık olduğu için kendiliğinden iyileşme olasılığı yoktur. Fıtık tanısı konulan hastaya en kısa süre içerisinde fıtık ameliyatı planlanarak yapılmalıdır. Çocuklardaki kasık fıtığı hem oluşumu hem tipi hem de onarım tekniği olarak yetişkinlerden farklılık gösterir. Bu nedenle ki sizin için değerli olan Çocuğunuzun ameliyatını Çocuk Cerrahisi Kliniğinde Yetişmiş Çocuk Cerrahisi Uzmanına yaptırmak altın standartdır. Aynı zamanda Kasık Fıtığı onarımı çocuk cerrahlarının en sık yaptığı ameliyattır. 2.5kg. altında ve ameliyata mani olacak enfeksiyon gibi durumlarda en uygun şartlar oluşuncaya kadar hekim gözetiminde olmalıdır. Planlanmış fıtık onarımı sırasında komplikasyon oranı da oldukça düşüktür.

    Çocuklarda kasık fıtığı tedavisi yapılmazsa;
    Ancak kasık fıtığı nedeniyle oluşabilecek sorunlar içinde en önemlisi “boğulma” yani dışarı çıkan organların karın içine geri dönmemesidir. Boğulma riski yaşla paralel olarak azalır. İlk 6 ayda %30’larda olan oran 8 yaş üstünde %1’e kadar iner. Boğulmuş hernilerde fıtık kesesi içerisinde bulunabilen bağırsak kesiminde tıkanma olabilir. Böyle durumlarda safralı kusma ve karın şişliği oluşur. Boğulmuş ve redükte edilemeyen (fıtık içeriğinin elle yapılan müdahale ile içeri itilemediği) veya boğulmanın üzerinden 6 saati aşkın bir sürenin geçmiş olması durumlarında acil ameliyat gerekir. “Boğulmuş fıtık” çocuğun hayatını tehlikeye sokan bir durumdur ve acil müdahale gerektirir.
    Bu durumlarda komplikasyon oranı da artar.

    Fıtığın boğulması fıtık kesesi içerisindeki organların yanı sıra testislerde de kan akımının bozulması nedeni ile sıkışmış organda yani (Barsak, testis, kızlarda over yani yumurtalık) doku canlılığının bozulmasına neden olarak bozulmuş organın acil ameliyat sırasında çıkarılmasına neden olabilir.

    Çocuklarda kasık fıtığında hedef;
    Ameliyatın en kısa sürede planlanıp yapılarak, fıtığın boğulması olarak anılan ve çocuğun hayatını tehlikeye sokan acil bir sorunun gelişmemesine çalışılır.
    Hastaların büyük bir bölümü aynı gün ameliyattan 3-4 saat kadar sonra beslenme sonrası evlerine gidebilir ve hastanede yatmaları gerekmez.

    Çocuk cerrahisi uzmanı,
    Op. Dr. ZAFER DÖRTDOĞAN

  • Çocuklarda kasık fıtığı

    Çocuklarda kasık fıtığı

    Kasık fıtığı, erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık görülen, doğuştan karın zarının kasık kanalı içine doğru yaptığı girintinin kapanmamasına bağlı olarak oluşan ve cerrahi yolla tedavi edilmesi gereken bir problemdir. Erkek çocuklar anne karnındayken testisler, bebeğin karnının içinde böbreğin hemen altındadır. Gebeliğin 28. haftasında testisler kasık kanalından geçerek torbalara doğru iner. Bu sırada karın zarı da kasık kanalından aşağı doğru ilerler. Testisler normal pozisyonuna geldikten sonra, karın zarı yapışarak bu açıklık kapanır. Bu açıklık kapanmazsa, açıklığın genişliğine bağlı olarak kasık fıtığı ya da su fıtığı ( hidrosel ) oluşur. Kasık fıtığı doğumdan başlayarak her yaşta görülebilir. Prematüre bebeklerde daha sık görülür. Sağ tarafta görülme sıklığı % 60-70, sol tarafta %15-20, iki tarafta ise % 10 civarındadır.

    Kasık fıtığının başlıca bulgusu kasıkta şişliktir. Bu şişlik genellikle kasıktadır, kız çocuklarda sıklıkla sadece kasık bölgesinde olan bu şişlik, erkek çocuklarda torbaya kadar uzanabilir. Şişme bebeğin ya da çocuğun daha aktif olduğu dönemde daha çok belli olur. Ancak uyuduğunda ve sakin durduğunda kaybolabilir bu nedenle ailenin muayene sırasında verdiği öykü, bakan kişinin ifadeleri muayene kadar önemlidir.

    Kasık fıtığında ağrı şişme ile oluşur. Ağrı daha çok ağlamayı tetiklediğinden bu bir kısırdöngü olarak ailenin karşına çıkar, devamlı ağlayan kasığında şişme olan bebeklerde eğer çocuğun bitkin düşüp, yorulması ve uyuması ile fıtık geri dönmezse fıtık boğulması oluşur. Bu nedenle, bebek ne kadar küçükse, fıtık boğulması ihtimali o kadar yüksektir Burada kasıktaki şişlik morarmaya ve bebek kusmaya başlar. Bağırsaklar kasık kanalında boğulursa bağırsak tıkanıklığı bulguları oluşur. Bunun nedeni, fıtık içine en sık olarak bağırsakların girmesidir. Kız çocuklarında en sık olarak yumurtalık sıkışabilir. Bu durumlarda hemen tedavi uygulanmalı ve organların korunması sağlanmalıdır.

    Kasık fıtığı bebeğin yaşı ne olursa olsun, kendiliğinden geçme şansı olmadığı için, tanı konduğunda opere edilmesi gereken bir hastalıktır. Yaşın küçük olması tedavi için bir problem değildir.

    Kasıktan yapılan minik bir kesi, fıtık kesesi bulunur ve çıkartılır. Erken çocukluk döneminde laparoskopik tedavi önerilmez.

    Bu tip operasyonlar mutlaka bir çocuk cerrahı tarafından, anestezist ve çocuk doktorunun olduğu hastanelerde yapılmalıdır. Çocuklarda her türlü cerrahi müdahale anestezi altında yapılmalıdır. Bu tip cerrahi müdahaleleri sadece ticari nedenlerle, anestezisiz yaptığı iddia eden şarlatanlara da inanılmamalıdır. Fıtık operasyonu, diğer kasık kanalı hastalıkları gibi günübirlik cerrahi hastalıklar grubuna girer. Yani müdahale sonrasında çocuk, özel durumlar haricinde eve gönderilir.

  • Ağrı ve fıtık

    BEL FITIĞI
    Bel fıtığı toplumumuzda oldukça sık rastlanan ve oldukça ızdırap verici ve sonuçları
    ağır olabilen bir rahatsızlıktır. · Bel fıtığı adı verilen durum sırt omurları arasında
    bulunan ve amacı vucuda binen yükün absorbe edilmesi ve omurgaya esneklik
    kazandırmayı sağlayan yastıkçıklar yani disklerin zaman içersinde bozulmasına bağlı
    olarak omuriliğin geçtiği kanal içine veya dışına doğru bombeleşmesi veya yırtılması
    sonucu oluşan klinik durumdur. · Oluşum nedenleri genellikle çok etkenlidir. Yani
    travmalar, düzensiz duruş pozisyonları, uygunsuz yapılan hareketler, yaşa bağlı ve
    bunun gibi bir çok faktör sayılabilmektedir. · Genellikle 30-50 yaşları arasında daha
    fazla görülmekte fakat 20 yaşlarında ve 50 yaşin üzerinde de görülebilmektedir. ·
    Fıtık oluştuğunda kliniğini ağrıyla belli eder. Bu ağrı kalçalara, uyluklara , bacaklara
    yayılan ağrılardır.Ağrı başlamadan önce kalçada,uyluklarda uyuşukluklar
    karıncalanmalar oluşabilmektedir.Fıtığın ön belirtisi denebilecek ilk bulgu idrar yapma
    şekli ve alışkanlığında değişiklik olabilmektedir.Ağrı genellikle ızdırap verici bir
    durumdur. · Bel ağrısın olması her zaman bel fıtığı lehine düşünülmemelidir. Çünkü
    bel ağrılarının ancak %1'inde bel fıtığı tespit edildiği de unutulmamalıdır. · Bel fıtığı
    sonucu ortaya çikan ağrıların en önemli özelligi kalçalara bacaklara yayılmasıdır.Bu
    ağrılar kişinin sosyal yaşamını etkileyen, psikolojik olarak sinirli hassas yapı
    kazanmasına neden olabilir.Ve bu olaylar hastanın kilo almasına ve tablonun daha
    da ağırlaşmasına neden olabilmektedir. · Bel fıtığı kanal içine doğru uzandığında
    omuriliği baskı altına almaktadır.Ve bu baskı kendisini ağrı olarak göstermekte bu
    baskı zaman içersinde sinirde meydana getirdiği hasara bağlı olarak etkilediği sinirin
    kaslarında ve uyardığı bölgelerde kuvvet azalması ve fonksiyon kaybı meydana
    getirmektedir. · Bel fıtıkları genelde bel bölgesindeki L4. Ve L5 omurlar arasında veya
    L5-S1 omurlar arasında meydana gelmektedir.Fakat diğer bölgelerde de fıtıklar
    oluşabilmekte hatta birden fazla bölgede de fıtıklar oluşabilmektedir.Ve çiktigi
    bölgede yaptığı hasar boyutunda bulgular vermektedirler. · Bel ağrılarının bir çok
    nedeni olabilir.Bel bölgesinde sadece disk dediğimiz yastıkçıklar
    bulunmamaktadır.Kaslar, kemikler, bağlar gibi o bölgeyi kuşatan yapılar vardır ve bel
    ağrılarının önemli bir kısmı mekanik bel ağrısı denilen ağrılar olduğu unutulmamalıdır.
    · Fakat bel ağrısı ortaya çiktiginda toplumumuzda en önemli endişe bel fıtığı olma
    korkusu ve bunun görüntüsel yöntemler ve MR gibi pahalı yöntemlerle teyit ettirme
    isteği ve arzusunda olunmasıdır. Bel ağrılarının %1 kısmı gibi oranının bel fıtığı
    olduğu düşünüldüğünde bel fıtığı olma oranının düşük olduğu görülebilir. Ayrıca bel
    fıtığının tayininde muayene çok önemlidir ve fıtığı ayırt etmede en önemli tanı
    aracıdır. · Bel ağrısı ortaya çiktiginda bacaklara yayılan ağrıların ,uyuşma ve
    karıncalanmaların olmadığı durumlarda ve kuvvet kaybının olmadığı durumlarda bel
    fıtığından şüphelenilmemelidir. · Ayrıca bel fıtığı bombeleşen fıtığın omuriliğe yaptığı
    baskı sonucunda bulgu vermektedir. · Bel fıtıklarının tanısında muayene en önemli
    tanı aracıdır. Muayene sonucunda edinilen bulguların gerekliliğinde fıtığın
    büyüklüğünü etkilerini tespit etmek amacıyla Komputerize tomografi, MR, İlaçlı bel
    filmi gibi görüntüsel yöntemler kullanılmaktadır. · İlaçlı bel filmi belden yapılan
    omuriliğin olduğu kanal içine ilaç verilme sonucunda baskı altında olan siniri tespit
    etmek amacıyla yapılan bir girişimsel yöntemdir. MR ın gelmesi bu yöntemin
    kullanılabilirliğini azaltsada bazen gerekliliği mevcuttur.Bunun gerekli olup olmadığına
    hekim karar verir. · Yapılan muayenede ve muayene sonuçlarını desteklemek için
    çekilen veya yapılan yöntemler sonucunda omuriliğe bası yapan bir fıtık tespit
    edilmişse uygulanacak tedavi kişiye ,elde edilen muayene bulgularına,fıtığın
    büyüklüğüne,fıtığın kanal içindeki durumuna bağlı olarak değişmektedir. · Ağrı

    yakınması olan fakat sosyal hayatını etkilemeyen, fıtığın lokalizasyonu ve yeri uygun
    olan ve kuvvet kaybı gelişmemiş hastalarda ilaç tedavisi ve Fizik tedavi uygulanması
    söz konusu olabilmektedir. Fakat şunun unutulmamsı gerekmektedir. Zaman
    içersinde fıtığın ilerlemesine bağlı olarak ani olarak kliniğin birden kötüleşmesi ve
    ayakta ve bacakta kuvvet ve duyu kayıplarının ortaya çikmasi muhtemeldir ve bu
    durum acilen operasyonu gerektiren ve tıpta caudo-equina sendromu denilen bir
    tablonun ortaya çikmasina neden olabilir. · Sosyal hayatı etkilenmiş, duyu,kuvvet ve
    refleks kaybı olan hastalarda cerrahi kaçınılmaz bir tedavi yöntemidir.Çünkü hiçbir
    medikal tedavi ve yöntem bu fıtığın geri alınmasına neden olmaz. · Bel ağrısı olan
    hastaların maalesef ülkemizde başvurduğu yöntemlerden birisi tıbbi bakımdan eğil
    olmayan kişiler tarafından bel çektirme işlemi yaptırmalarıdır. Bu çabanin altında
    genelde çare arama duygusu yatmaktadır. Çare arama duygusu yeteri kadar
    bilgilendirilmemiş bir toplumun ürünüdür. · Maalesef bel çektirme olayları karşisında
    istenmeyen ve daha karmaşik olaylar ortaya çikabilmektedir. Çare aranırken
    doktorunuzun bilgi dahilinde ve önerileri doğrultusunda hareket edilmesi
    önemlidir.Cerrahi işlem gerçekten korkutucu bir durumdur.Ama bundan kaçmak için
    alternatif tedavi metotlarının kullanılması sonuçları ağır olan ve sonuçta cerrahi işlemi
    zorlaştıran ve cerrahi işlem sonucunda faydalanma oranını azaltabilecek bir durum
    olduğuda unutulmamalıdır. · Fizik tedavi programlarının amacı bel ve karın kaslarının
    güçlendirimesi ve gergin olan sinirlerin esneklik kaabiliyetinin artırılmasıdır. Fakat
    yerinde ve zamanında yapılması gerekli olduğu unutulmamalıdır. Çünkü amacı
    kesinlikle oluşan fıtığın geri çekilmesinin sağlanmadığı bilinmelidir.Az derece fıtığı
    olan hastaların en önemli sorunu rahatsız edici ağrıların çesitli pozisyonlarla ve
    hareketlerle ortaya çikmasi ve ilerde gerçekten daha büyük fıtığa sahip olma
    ihtimallerinin sonuçta cerrahi tedaviye aday guruba girmeleridir. · İşte bu gurupta olan
    hastaların ağrılarının hafifletilmesi ve fıtığın ilerlemesinin durdurulması amacıyla Fizik
    tedavi programları uygulanabilir.Fizik tedavi programları aynı zamanda ameliyattan
    önce kuvvet kaybı mevcut olan hastaların ameliyat sonrasında tekrar eski güçlerine
    gelmesi amacıyla kullanılmaktadır. · Bel fıtığı tespit edildiğinde uygulanan çesitli
    yöntemler mevcuttur. Bunlar Laser ile diskin yok edilmesi, endoskopik yöntelerle
    diskin çikarilmasi ve açık ameliyattır.Sayılan ilk iki gurup hastanın gerek işlem
    sonrasında aktif hayata dönmesi gerekse işlem sonrası ortaya çikabilecek yara
    enfeksiyonu komplikasyonların azaltılması bakımından avantajlı yöntemler olmasına
    rağmen önemli bir sorun bu işlemlerden sonra tekrarlayan fıtık olaylarının daha sık
    olarak görülebilmesi ve bu gurup işlem uygulanabilecek hastaların seçilmiş hastalar
    olmalarıdır.Yani tüm bel fıtığı hastalarına bu yöntemler uygulananamamaktadır,
    Hastanın yaşi, klinik, kilo, omurganın mevcut durumu,fıtığın yerleşim bölgelerinin bu
    fıtık için uygun olabilmesi gereklidir. · Açık cerrahi işlem ise fıtığın direkt olarak
    görülebilmesini ve tama yakın boşaltılmasını sağladığı için tekrarlama oranlarının az
    olması ile üstün bir yöntemdir. Keza bel fıtığı hastalarının en büyük korkusu yine aynı
    ağrıları çekme korkusudur ve bu durum psikolojilerini bozan bir durumdur.Cerrahi
    işlem sonrasında günümüzde hastalar 1.gün mobilize edilmektedir. · Halk arasında
    cerrahi işleme yönelik bazı ön yargıların olduğu bir gerçektir. Bunlar kesin çözüm
    mü? Felç olma riski varmı? Ve ya fıtığım tekrarlarsa.gibi. Gelişen beyin ve sinir
    cerrahi arkasına aldığı teknolojik gelişmeler sayesinde ameliyatlarında ortaya
    çikabilecek sorunları en aza indirmeyi başarmıştır. Bel bölgesinde 5 tane fıtık
    bölgesinin olduğu düşünüldüğünde fıtık ameliyatı yapılmamış diğer disk bölgelerinde
    fıtığın çikma olasılığı herzaman mevcuttur. Yapılacak olan ameliyatın sadece mevcut
    fıtık bölgesine yapıldığı ve diğer fıtıkları engellemediği bilinmelidir. Bütün
    ameliyatlarda sonra komplikasyonlar olma ihtimali olduğu gibi bel fıtığı

    ameliyatlarından sonra da komplikasyonları çikma olasılığı olabilmektedir.Bunlardan
    birisi olan felç olma durumu teorik anlamda olabileceği düşünülebilen bir kavram
    olabilmesine karşin pratik anlamda oldukça nadir oalbilen bir komplikasyondur. Fakat
    nadir olması olmayacağı anlamına gelmemektedir.Bel fıtığı ameliyatlarından alınan
    faydanın durumu kişinin kliniği ile uyumlu bir durumdur. Kuvvet kayıpları şiddetli
    olmayan hastalarda ameliyattan faydalanma oranları oldukça yüksektir.Fakat uzun bir
    süre kuvvet kaybı olduğu halde ameliyat olmaktan kaçan hastalarda ortaya çikmis
    tama yakın kuvvet kayıplarının kabul edilmesi gerekli bir şeydir ki düzelmesi zordur.
    Bu kuvvet kaybı ameliyatın başarısızlığını değil hastanın gerekli zamanda gerekli
    işlemi yaptırmadığının sonucudur. · Toplumuzda yapılan hatalardan biriside yapılan
    işlemlerin başarı oranlarının değil başarısızlıklarının ortaya atılması fakat bunlardan
    bahsederken hastanın yapısı kliniğinin dikkate alınmamasıdır. · Tıbbın amacının
    insanların yaşam kalitesini artırmak ve yaşamı kurtarmak için bilimi kullanmak olduğu
    unutulmamalıdır. Doktorlar bu bilgiyi sunan ve kullanan insanlardır. · Cerrahi işlem
    sonrasında kalçada ve bacaklarda uyuşukluk ve karıncalanma kalabilmektedir.Bu gibi
    şikayetler genelde ameliyattan 6-12 ay sonra genelde kaybolmaktadır. · Cerrahi
    işlemden birkaç ay sonra bazen ağrılarda tekrarlama olmaktadır. Bu tekrarlama fıtığın
    tekrarlamasından daha çok ameliyat sahasının iğleşmesi sırasında oluşan
    yapışıklıklardan kaynaklanmaktadır.Bu yapışıklıklar Fizik tedavi programları
    vasıtasıyla açılmaya çalisilmaktadir.Amaç o bölgedeki yapışıklılıkların esneklik
    yeteneğini artırılmasıdır. Ancak yapılan tüm çabalara rağmen şikayetler azalmıyorsa
    2. Bir operasyon gerekebilmektedir.Ancak son zamanlarda ameliyat sırasında
    kullanılan bazı maddelerin bu yapışıklıkların oluşumunu azalttığı tespit edilmiş olup
    kullanılmaya başlanmıştır. · Fıtık ameliyatından sonra daha önce ameliyat yapılmış
    sahada tekrar çok çok nadir olsada fıtık tekrarlayabilir.Bunun nedeni daha önce yeteri
    kadar boşaltılamamış bir fıtık olabilir. · Unutulmaması gereken bir durum bel fıtığı
    olgularının ameliyat sonrasında büyük oranda rahatlatıldığıdır. · Belfıtığı ameliyatı
    olmuş hastalar kendilerini korumak zorundadırlar. Ve Çesitli egzersizlerle karın ve bel
    kaslarını güçlendirmek, kilo almamak zorundadırlar. · Bel fıtığı ameliyat düzeyinde
    olmayan fakat ağrı çeken hastalarda kilo mevcutsa boyuna uygun kiloya inmeleri
    şikayetlerinde %50 ye yakın rahatlama sağlayabileceğide unutulmamalıdır.
    OP DR GÖKALP KARAARSLAN