Kronik yaygın vücut ağrılarınız varsa , vücudumun heryeri ağrıyor diyorsanız sizde de fibromiyalji olabilir.
Fibromiyalji bir çeşit yumuşak doku romatizmasıdır. Hastaların ağrıları keskin spazmlar ve elektrik şokları gibi son derece ağrılı da olabilir.
Hastalığın başlangıcı genellikle başka bir hastalık veya trafik kazası gibi fiziksel bir stres veya duygusal bir stres ile ilişkilidir.
Ağrı kesicilere zor yanıt veren, 3 aydan uzun süren genellikle vücudun iki tarafında yaygın ağrıları olan kişilerde bu hastalık aklımıza gelebilir.
Fibromiyaljili hastalarda göğüs ağrısı, mide ekşimesi, ağrılı adet zamanları, huzursuz bağırsak sendromu gibi… diğer hastalıklarda genellikle vardır.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Kişi genellikle çok yorgundur, kendini dayak yemiş gibi hisseder,
Hastaların %90’ından fazlasında ferahlatıcı olmayan uyku vardır. Sabah kendini dinlenmiş hissetmez ve kötü uyku kalitesi vardır.
Depresyon eşlik edebilir.
Kısa süreli kötü hafıza olup yeni şeyleri öğrenmede , bilgi işleme ve problem çözmede zorluk çeker.
Genellikle hastalarda bazı diğer romatizmal hastalılarda olduğu gibi sabah sertliği vardır.
Hastaların bir kısmı el ve ayaklarda şişkinliğinden yakınırlar.
Karında şişkinlik, gaz, zaman zaman ishal, kabızlık ,bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik edebilir.
YAPILACAK TESTLER
Fibromiyaljili hastaların kan testlerinde genelde sorun yoktur, ancak yine de diğer hastalıkları dışlamak için kan sayımı, biyokimya testleri, sedimentasyon, CRP , tiroid fonksiyonları gibi bazı tesleri yapmakta yarar vardır.
Yine karışabilecek boyun ağrıları , sırt ağrılarında da bazı görüntüleme yöntemleri yapılabilir.
TANI KOYMA
1990’larda fibromiyaljinin tanı ve sınıflandırılmasında ACR kriterleri vardı , 3 ay kronik ağrı ve 18 hassas noktanın 11 noktası ağrılı ise tanı konuyordu. Ancak 2011 de kriterler değişti ve 3 ay yaygın, kronik ağrı, ağrıyı açıklayacak bir patolojinin olmaması durumunda ,hassa ağrılı noktalara bakılmaksızın tanı konur hale geldi.
TEDAVİ
Fibromiyaljili hastalar genellikle kendilerini sinirli ve huzursuz hissederler. Çünkü eşleri, aileleri, işverenleri, çalışma arkadaşları onları anlamıyordur , keyifsizliklerinin nedenlerini bilmiyorlardır. O yüzden hem hastanın hem de yakın çevresinin bu yönde eğitimleri önemlidir.
Yapılan çalışmalarda aerobik egzersiz ve vücut geliştirmenin ağrıları azaltmada oldukça yararlı olduğu görülmüştür. Isıtılmış havuz , sıcak su banyoları sıklıkla iyi gelir.
İlaç tedavisi olarak ağrı kesiciler, antidepressanlar ve antiepileptik ilaçların iyi geldiği doğrulanmıştır. Özellikle Pregabalin Amerika Birleşik Devletlerinde FDA tarafından fibromiyaljinin tedavisinde kabul edilen ilk ilaç olup deneyimlerimizde de hastaların şikayetlerini yüksek oranda azalttığını gördük.
Öyle bir hastalığınız olacak ki, sürekli ağrılar çekeceksiniz ancak gittiğiniz doktorlar sizi muayene ettiklerinde şikayetlerinizi açıklamakta zorlanacaklar ve yapılan tüm testler normal bulunacak. Bir süre sonra ağrılarınızı anlatma çabanıza yakınlarınız bile kuşkuyla bakacaklar. Diğer taraftan da siz, kendinizde gizli bir kanser olduğunu düşünmeye başlayacaksınız belki de. Oysa rahatsızlığınız, aslında beyin ve ilgili sinir yapısının aşırı olarak dışa vurduğu bir ağrı hissi olup, ilaveten unutkanlık, uyku bozuklukları, halsizlik ve özellikle duygusal durumunuzda iniş çıkışlarla ilişkili bir durum olan fibromiyaljidir. Şu gerçeği kabul etmeliyiz, bu insanlar gerçekten ciddi bir ağrı çekerler. Ancak bu ağrıyı bir paket yapsak ve tamamen sağlıklı bir insana iğneyle verebilsek, çok daha az bir ağrı hissedildiği görülecektir. Hastalarımız bize sıklıkla benim ağrı eşiğim aslında çok yüksektir dese de, burada ifade edilen gerçek hassasiyet eşiğinin çok fazla olduudur.
Fibromiyalji hastasını yukarıdaki paragrafın güzelce tarif ettiğine inanıyorum aslında. İnsanoğlu her gün daha fazla imkana sahip olsa da, toplumların %8’ini etkileyen bu hastalığa hem hastanın çevresi hem de doktorlar gerçek bir hastalık gözüyle bakmadıkları için, işler daha da karışıyor. Sonuçta kişi kendini daha da anlaşılmaz bir halde buluyor ve günlük hareketler daha da fazla ağrı veriyor, uykular daha bir bozuluyor sanki.
Fibromiyalji her yaşta görülebilir ve kadınlarda erkeklere göre belirgin olarak daha fazladır. Zengin fakir, gelişmiş gelişmemiş, kültürlü kültürsüz tüm toplumlar benzer oranlarda etkilenmektedirler. Özellikle ailesinde uzun süreli ağrı yakınması ve yine fibromiyaljisi olan bireyler, psikolojik stres ve travmaya maruz kalanlar, yıllardan beri ağrıdan yakınanlar daha da kuvvetli hasta adayıdırlar. Öte yandan eğer hastamızın romatoid artrit, lupus gibi kronik hastalıkları da varsa fibromiyalji riski 3 kat daha fazladır. Tedavisinin tamamlandığını düşündüğümüz ancak işlerin yolunda gitmediğini ve ağrısının devam ettiğini belirten hastalarımızda mutlaka aklımıza fibromiyalji gelmelidir. Uzun süredir devam eden özellikle romatizmal kökenli bu hastalıklar, kişinin psikolojik dayanma barajlarını yıkmış ve örselemiş ve içinde fırtınalar kopartmıştır.
Hastaların önemli bir kısmında en önemli şikayet ağrıdır. Bazen derinden gelen ve tam olarak yerini tarif edemediği bir ağrı yıllardır rahatsız etmektedir. Omuz, boyun ve sırt ağrıları daha da fazla hissedilir. Ağrılı adet sancısı (dismenore) şikayeti olanlarda da fibromiyaljinin daha fazla görüldüğünü söyleyebiliriz. Farklı bölgelerimizde de anlamsız ağrılar ve yakınmalar vardır, örneğin; çene ağrıları, sürekli halsizlik, ağrılı ve sık sistit geçirme hissi gibi. Ancak benim için barsak sistemi ruhun dışa yansıyan aynalarından birisidir. Zihni duru olan kişinin tuvalet alışkanlığı da saat gibi işler ve kabızlık, gaz gibi şikayetleri olmaz. Oysa fibromiyalji hastalarının yarısında ciddi kabızlık sorunu vardır ve hastalarımız gastroenteroloji polikliniklerinde hassas barsak sendromu tanısı alırlar.
Neden fibromiyalji hastalarının ağrı algılaması veya hissetmesi daha fazla olur, acaba bu sorunu anlasak hastaya daha fazla yardımcı olabilir miyiz? Davranışlarımız, ruh yapımız ve hayatımızdaki sosyal durumumuz bu noktada hep etkilidir. Kendini zamanın akışına bırakarak, hiçbir hadise karşısında ayakta durmaya çalışmayan, hayatındaki olaylarda sebepleri başkasında arayan, elinden geleni yapsa da şartlarını değiştiremediği için bırakan kişiler için ağrı, vücudun kendisini dışa anlattığı bir dildir aslında. Bu durumu bir numara yapmak tabiriyle açıklamaya çalışmak da hastanın etrafının yaptığı bir hatadır genellikle. Bu hastalığı oluşturan faktörlerin başında uyku bozuklukları gelir. Aslında gerçekten iyi uyku gibisi yoktur ve sabah kalktığında mutlu olan, gülümseyen ve ne güzel bir gün başlıyor diyebilen insanın bedenine aslında fibromiyalji diye bir hastalık da uğramaz. Öte yandan şişmanlık, tembellik veya aktivite azlığı veya sporsuzluk, iş hayatında tatminsizlik eklenince işte size fibromiyalji olmaya aday bir kişi ortaya çıkmıştır.
Bizim lisanımızla bir adım atalım öyleyse…
Neyiniz var? Her yerim ağrıyor veya dokunduğum her yerim ağrıyor, bazen kramplar giriyor
Şikayetiniz ne zaman başladı? Uzun süredir hissediyorum
En çok nerede hissediyorsunuz ağrınızı? Omuzlarımdan kollarıma yayılıyor sanki, boynum da çok ağrıyor ve her yerime yayılıyor, kalçalarım da ağrıyor, bacaklarıma doğru inen ağrı ve üşüme ve yanmalarım var….
Peki başka şikayetiniz var mı? Uyuyamıyorum veya kabızlık veya gaz
Önceleri fibromiyalji tanısı için hassas noktaların sayılması önerilirdi. Ancak aklıma hiç yatmayan bu tanı metodunu bugün terk etmiş vaziyetteyiz. Tanıda en önemli adım, hasta ile çok net bir görüşme ve ardından da iyi bir muayene yapmaktır. İşte bir dönüm noktası ve hastaya bir teşhis koyduk artık ve inanın hastamızı rahatlatan ilk en büyük hareketimiz burasıdır. Çünkü artık şikayetlerinin bir adı vardır ve gerçek olduğu anlaşılmıştır. Muayenesinde belirgin özellik olmaması, testlerinin de güzel çıkması da ayrı bir rahatlatıcı faktör olmuştur kendisi için. Bundan sonra bilinmesi gereken, daha fazla test ve araştırma yapmaya artık kesinlikle bir son verilmelidir. Eğer doktorun kendisinin fark ettiği ve ispat edilen tıbbi ipuçları varsa, zaten hekimlerimiz bunu araştırmaktadırlar.
Fibromiyalji hastasının derdini anlatamama, kendini ifade edememe ve acaba başka birisine daha mı sorsam endişesi zamanla tıbba olan güvensizliğini artırarak onu, ne olduğu belirsiz ot-çöp tedavilerinin kucağına itecektir.
Klinikte tedavi ettiğim 60 yaşlarında ve fibromiyalji tanısı alan bir hastamız, tedavisinin ikinci ayında şikayetlerinin yarıya yakınının azalsa da tam geçmediğini söyledi, konuşmamız boyunca bana bu soruyu 6-7 kere tekrarladı ve her defasında baştan alarak anlattığım şeyleri dinlemediğini fark ettim. Kendisine bu hastalığın tedavisinde en önemli olan şeyi (peki siz kendiniz için ne yaptınız?) sorduğumda bana kızdı. Aslında hastalarımıza belki de iyi anlatamadığımız ve bazen bizim de ihmal edebildiğimiz en önemli tedavi basamağı hastanın hayata motive edilmesidir. İyi olacağına inanan insan mücadele etmesi gerektiğini anlar. Fibromiyaljide kişinin kendi ile pozitif mücadelesine ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlatmaya kelimeler inanın kifayetsiz kalır. Hayata tutunmaktır aslında bu uğraşın sonucu…
1. Mutlaka egzersiz yapmalısınız ancak bu yapacağınız egzersizler düzenli ve belli bir disiplin içinde olmalıdır. Az bile olsa devamlı olursa egzersizleriniz faydalı olacaktır. Evde yapılabilecek aerobik, plates ve aletli plates inanın sizi tahmin ettiğinizden fazla rahatlatacaktır.
2. Davranış tedavisi olarak isimlendirilen ve küçük grupların eğitimini hedef alan bu tedaviyi aslında kendi toplumumuza uyarlamamız gerekir. Çünkü ülkemizde çoğunlukla ev hanımlarının bence etkilendiği fibromiyaljiden çıkış yollarını bulmak gerekir. Beraber kitap okuma saatleri, el örgüsü veya uğraş saatleri planlanabilir. Ev hanımları bir araya geldiklerinde zamanlarını faydalı geçirmenin yollarını aramalılar. Vücudumuzdaki her noktanın her türlü ağrı ve sızısını dikkate alarak, üşümesinin ve yanmasının ardında ne gibi hastalıklar olduğunu araştırmayı bırakmak gerekir.
3. Tamamlayıcı tıp olarak bitkisel kökenli ilaçlar akla gelse de bunlar gerçekten etkili değillerdir. Ağrısını geçirmekte zorlandığım hastalarda akupunkturu nadiren önermekteyim ve bu konuda bilimsel veriler de artmaktadır. Hamam ve kaplıcalar, ancak egzersizin de birlikte sürdürüldüğü ve hastaya öğretildiği bir tedavi ise işe yaramaktadırlar.
4. Kullandığımız ilaçlara gelince; tek başına ağrıyı kesmeye çalışmak başarı şansımızı azaltmaktadır. Uzun süre kullanılacağı için en düşük doz ve etkideki ağrı kesiciler kullanılmalıdır. Öte yandan anti-depresanları, asıl amacın iyi bir uyku olduğunu hatırlayarak verdiğimizi belirtmek isterim. Her ne kadar hastalığın altta yatan sebeplerinden birisi kronik depresyon olsa da, sadece depresyonu tedavi ederek fibromiyaljiden kurtulma ihtimalimiz azdır. Son yıllarda gabapentin ve pregabalin içerikli ilaçlar bu alanda en çok başvurduğumuz yöntemlerdir. Ancak tüm bu tedavi seçeneklerinin özellikle iştah arttırıcı, sersemlik verici, ödem yapıcı yan etkileri nedeniyle kullanılmaları kolay değildir.
İşin gerçeği bence gayret etmeyen, hayatına bakış açısını değiştiremeyen bir fibromiyalji hastasının iyileşme ihtimali de azdır. Şartların ortaya çıkardığı stres faktörleri ne olursa olsun, bunlaradan şikayet edeceğine, bütün gücümüzü toplayarak o engelleri aşmamız gerekir. Ruh hayatın girdabına kapılmış giderken, bedenin ona sağlıklı bir şekilde ayak uydurması imkansızdır.
Omzunuza “kulunç” girdi ve geçmeyen sabit bir ağrı mı var ? Boynunuz mu tutuluyor ? Yoksa “damar damar üstüne mi bindi” ? Hiçbiri değil… Çoğunluğu “Fibromiyalji” ağrıları bunlar. En sevdikleri mevsim de sonbahar ve kış.
FİBROMİYALJİ AĞRILARININ BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Genelde fizyolojik (kas gücü gerektiren meslekler veya sabit-durağan durum/ duruş ) ve psikolojik stresin eşlik ettiği; sırtta daha belirgin olmak üzere yaygın ağrı.
Uykusuzluk, depresyon, anksiyete, sabit bir yorgunluk hali, uykudan dinlenmemiş olarak kalkmak, IBS (Irritable bağırsak sendromu), unutkanlık, uyuşma, karıncalanma, el ve ayaklarda soğuğa tahammülsüzlük, sabah vücutta tutukluk, baş ve yüz ağrıları, hafızada boşluk hissi, bacaklarda huzursuzluk, çene ekleminde sorunlar, karında gaz ve geğirtiler, ağız ve göz kuruluğu belirtilerin başında gelir.
Fibromiyalji belirtileri genellikle romatizmal ağrılarla çok karıştırılır. Önce bunu doğru ayırt etmek, “fibromiyalji mi, romatizma mı” sorusunun cevabını bir hekime danışmak gerekir.
FİBROMİYALJİ AĞRILARI EN ÇOK KİMLERDE GÖRÜLÜR ?
• Yoğun stres altında yaşayan • Çok uzun saatler çalışan • Spor yapamayan, hareketsiz kişilerde;
FİBROMİYALJİYE EŞLİK EDEN BULGULAR:
• Panik Atak
• Kaslarda sebepsiz kramplar
• Ani idrara çıkma hissi
• Adet öncesi gerginlik
• Görmede olumsuzluklar
• Işıktan kaçış
• Sebepsiz baş dönmesi ve işitme kaybı
• Eklem ve bağlarda gevşeklik
• İştah anormallikleri
• Kötü kokulardan ve gürültülerden rahatsızlık
• Nedensiz terlemeler
• Göğüs- kalp bölgesinde ağrı ve çarpıntı
• Deride kuruluk, kaşıntı, renk değişiklikleri
FİBROMİYALJİDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ: Hareketteki bereket, fibromiyalji de de var kuşkusuz. Özellikle pilates gibi esnetme ve gerdirme egzersizleri oldukça etkili. Bol su içmek de fibromiyaljiyle başa çıkmada epey önemli bir rol üstleniyor.
Klasik tıbbın bize sunduğu birçok ilaç bulguları hafifletmeye ve semptomlara yönelik tedavide işe yarıyor gibi gözükse de, iş her zamanki gibi kafada bitiyor. 2017 yılında Alternative Therapy Health Medicine Journal’da fibromiyalji üzerine hazırladığı habere göre:
Enerji alanı ve algı değişimi tedavisinin uygulandığı fibromiyalji hastalarının yüzde 70’inde belirgin bir iyileşme ve ilaca bağımlılık oranında azalma olduğu saptanmış.
Yaşam kalitesini ciddi derecede bozan fibromiyalji; tükenmişlik sendromu, kronik ağrı sendromu veya kronik yorgunluk sendromu olarak tanımlanabildiği gibi aynı zamanda başta yaygın ve inatçı kas ağrıları olmak üzere, sabahları vücutta tutukluk, yorgunluk gibi yakınmalarla seyreden yumuşak bir doku romatizması olarak da tanımlanıyor. Fibromiyalji ayrı bir hastalık oluşumu olmayıp yaygın kas ağrıları, baş ağrısı, yorgunluk, bitkinlik, halsizlik, uyku düzensizlikleri ve bazen de spastik kolit dediğimiz tuvalete çıkma problemlerinin eşlik ettiği belirti ve bulguların bir kombinasyonudur.
Kronik bir hastalık olup ‘’çok yorgunum, sanki enerjim bitmiş’’ gibi yakınmaları olan hastalar, tanısı konulamayan ağrı şikâyetleri yüzünden yıllarca çeşitli branşların doktorlarına başvuruyor. Doğru teşhis konulamadığı için hastaların yakınmaları azalmış veya geçmiş gibi görünse de bir süre sonra tekrar başlıyor. Yapılan çalışmalar, ülkemizde 1,3 milyon fibromiyalji hastası olduğunu gösteriyor ama bu hastalığa yakalananların sayısı fibromiyalji çok sayıda belirti nedeniyle başka hastalıklar tarafından maskelendiği için belirtilen rakamdan daha fazla. Günlük hayatı, kişilerde iş kalitesini düşürüp, dikkat ve algılamayı azalttığı için kötü etkiliyor. Yaşam keyfinizi etkilediği için motivasyonu ve verimliliği düşürür. Ekonomiyi, iş hayatını ve gündelik yaşamı olumsuz etkileyen fibromiyalji için ‘çağın hastalığı’ diyebiliriz. Fibromiyalji tedavi edilmez ise; yaşam kalitesinde düşüş ve işgücü kaybına neden olur. Hatta hasta ağrıları ve diğer yakınmaları nedeniyle çevresi tarafından ‘hastalık hastası’ olarak tanımlanabilir Fibromiyaljinin nedeni tam olarak bilinmiyor. Daha çok hassas yapılı ve her şeyden çabuk etkilenen kişilik yapısındakilerde görülüyor. Mükemmeliyetçiler, işkolikler ve uygun olmayan çevresel faktörlerin olduğu ortamlarda çalışanlarda sıktır. Fibromiyalji en çok kadınlarda ve genç erişkin grupta görülür. Özellikle menopoz döneminde artış kaydediyor. Kadınlarda değişen hormonal sistemlerin (adet dönemleri, menopoz) ortaya çıkardığı stres ve kaygı, baş edilmesi güç durumlara neden oluyor. Bu durum, hastalığın tekrarlamasında ve yerleşmesinde uygun zemin hazırlıyor. Kadınlarda menopoz ve stresin hastalık üzerindeki etkinliğini vurgulayan kortizol hormon çalışmaları da bunu desteklemektedir. Kadınların adet dönemleri, menopoz ve hormonal dengelerdeki değişiklikler gibi fizyolojik etkenlere ek olarak; spor alışkanlığının olmayışı, evde vücutlarına fazla yüklenmeleri, aşırı temizlik yapmaları ya da sık sık ev eşyalarının yerlerini değiştirmeleri gibi etkenler fibromiyaljiye zemin hazırlıyor. Ayrıca soğuk ve sıcak farkına maruz kalmak gibi çevresel etkenler de fibromiyaljinin nedenleri arasında sayılabiliyor. Hastalık belirtilerinden en tipik olanı sabahları ortaya çıkan boyun, sırt ve bel gibi tek bir bölgede veya tüm vücutta yaygın olarak hissedilebilen ağrıdır. Fibromiyalji ağrısı hastalar tarafından ‘zonklayıcı, derinden gelen ya da keskin’ gibi çeşitli şekillerde tarif ediliyor. Ağrıya, kaslarda yoğun yanmalar, seğirmeler ve katılık hissi de eşlik edebiliyor. Ağrının bir yerden başlayıp bütün vücuduna yanıcı, sızlayıcı olarak yayıldığını ifade eder. Uyku bozukluğu; çok uyuma, bazen uykusuzluk sonuçta derin olmayan ve dinlendirmeyen uykuyla birlikte kişinin duygu durumu bozulur. Yanıcı ağrılara bazen dengesizlik hissi, karın ağrısı ve tuvalete çıkma alışkanlıklarında değişiklik gibi şikâyetler de eşlik edebilir. Tanı için üç ay şikâyetlerin ve belirtilerin devam etmesi gerekir. En az 12 noktada (ensede baş-boyun geçiş noktası, önde iman tahtasının yanı, omuz başları, dirsek dış yüzü, kürek kemiğinin iç yüzleri, bel kalça geçiş noktası, kalçada dış yan dış, diz iç kısımları vb.) ağrıya hassas olunması temel şarttır. Hastanın şikâyetlerinin ve hikâyesinin yanı sıra yapılacak tetkiklerle tanı konulur. Sık sık bel ve boyun ağrıları, kronik yorgunluk sendromu, depresyon, hipotiroidi ve uyku bozuklukları gibi başka hastalıklarla karıştırıldığı için yapılacak tetkikler büyük önem taşır. Komplike bir hastalık olduğu için tedavisinde birçok branştan destek alınabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekiminin başkanlığında; psikolog ve fizyoterapistten yardım alınır. Gerekli olduğunda diğer branş hekimlerinden konsültasyon desteği alınır ve tedavi multidisipliner şekilde yönlendirilir. Fibromiyaljik olmamak için hava koşullarına uygun giyinmeliyiz, havasız ortamlardan kaçınmalıyız, hava akımları arasında kalmamalıyız, stresten kaçınıp stresle mücadele yollarını öğrenmeliyiz, kendimizle barışık yaşayabilmemiz için gerekirse psikolog desteği almalıyız, sağlıklı beslenip iş ve dinlenme saatlerini uygun ayarlamalıyız, ergonomik koltuk, uygun yükseklikte masa, göz hizasında bilgisayar monitörü, dirseğin ve kolun düşmesini engelleyen klavye gibi iş hayatımızda önemli yer tutan nesneleri uygun ayarlamalıyız, kendimize uygun, gerçekten severek yapacağımız hobiler edinmeliyiz, kendimize uygun sporu yapmalıyız. Özetle kişiye özel yaşam şeklimizi planlayarak ruh ve beden bütünlüğümüzü sağlamalıyız.
Fibromiyalji, toplumun %2-4’ünde görülen, kadınlarda görülme oranı erkeklerden 4 kat fazla olan, kişinin yaşam kalitesini ciddi derecede bozan kronik bir hastalıktır.
Fibromiyalji hastalığının diğer bir adı da yumuşak doku romatizmasıdır.
Gerçek romatizmadan farkı, kanda romatizmayla ilgili bulguların normal olmasıdır.
Fibromiyalji hassas yapılı, mükemmeliyetçi, çok titiz kişilerin, yönetici hastalığı olarakta bilinir.
Hastalık tek bir şikayetten ziyade, yaygın kas ağrıları, baş ağrısı, yorgunluk, bitkinlik, halsizlik, uyku düzensizlikleri, depresif ataklar ve bazen de spastik kolit denilen birçok problemin eşlik ettiği bir sendrom olarak tanımlanır.
Fibromiyalji nedeni
Fibromiyalji hastalığının nedeni tam açıklanamamakla beraber, belirtilere yol açan bozukluğun merkezi sinir sisteminden kaynaklandığı düşünülmektedir (santral sensitizasyon). Bir çok faktör, ayrı ayrı ya da bir arada fibromyaljiyi başlatabilir. Genetik faktörler, viral enfeksiyon, fiziksel travma (cerrahi operasyon, düşme yada motorlu araç kazası), emosyonel travma, ilaç değişiklikleri (kortikosteroid kesilmesi) gibi etkenler, fibromyalji hastalığının ortaya çıkmasından sorumlu tutulmaktadırlar. Bu hastalarda serotonin seviyesinde düşüklük, substans P ve glutamat seviyesinde artış, hipotalamo-pituiter-adrenal aksta bozukluk, otonom sinir sistemindeki bozukluklar, bazı aminoasitlerin düşüklüğü, uyku bozukluğu sonucu IGF-1 seviyesinin düşük olduğu da bilinmektedir.
Tamamlayıcı tıp açısından bakıldığında, hastalığın temelinde bir lenfatik dolaşım bozukluğunun olduğu görülmektedir. Fibromiyaljili bir hastada, hassas ve ağrılı olarak bulduğumuz tetik noktalarının çoğu, aslında lenfatik sisteme gönderilmek üzere, parçalanmış artıkların akıtıldığı noktalardır.
Otonom sinir sisteminde disfonksiyon olmadan, fibromiyalji sendromunun ortaya çıkması mümkün değildir, ayrıca hastalarda, asit baz açısından değerlendirildiğinde vücutlarında yoğun bir asit yapının olduğu da dikkat çekmektedir.
Fibromiyaljide semptom ve bulgular
3 aydan uzun süren yaygın vücut ağrısı
kaslarda ve eklemlerde hissedilen ağrı günden güne, haftadan haftaya değişebilir
ağrının yeri vücudun farklı yerlerinde dolaşma eğilimi gösterse de en sık boyun, bel, kollar, göğüs, kalça ve bacaklarda hissedilir
ağrı özellikle kötü uyku, soğuk ve nemli havalar, ve psikolojik stresle, mekanik yüklenmelerle artabilir
dinlendirmeyen niteliksiz uyku
sabahları ve günün ilerleyen saatlerinde yorgunluk
gerilim veya migren tipi baş ağrısı, başta sersemlik hissi
konsantrasyon güçlüğü
eller, kollar, ayaklar, bacaklar veya yüzde hissizlik veya karıncalanma.
karın ağrısı, şişlik, kabızlık, ishal gibi mide-bağırsak sistemiyle ilgili şikayetler
adet öncesi gerginlik, ağrılı adet dönemleri
idrara sık çıkma
Fibromiyalji tedavisi
Fibromiyaljinin önlenmesi ve tedavisi için modern tıp açısından henüz kesin bir çözüm bilinmemektedir. Sağlıklı bir diyet, germe ve gevşeme egzersizlerini düzenli yapmak, yeterli su içmek, bedeni asitleştiren besinlerden uzak kalmak , hastaların yakınmalarını azaltmaktadır.
Fibromyalji hastalarında Nöralterapi ve Ozon tedavisi ile kalıcı çözüm sağlamak mümkündür.
Fibromiyalji, yaygın kas iskelet sistemi ağrısı ile karakterize romatizmal ağrı sendromudur.
Romatizmal hastalıklar içerisinde en sık karşılaşılan ikinci hastalıktır.
Toplumun yüzde 3’ünde görülen fibromiyalji sendromu kadınlarda erkeklere göre üç kat daha sık görülmektedir. Sıklıkla 40-60 yaş grubu kadınları etkilemektedir.
Psikojenik romatizma, non-artikuler romatizma, muskuler romatizma, yumuşak doku romatizması ve miyofibrozitis terimleri de bu sendromun tanımlanmasında sıklıkla kullanılmıştır
Fibromiyalji tedavi edilmediğinde yaşam kalitesinde düşüş ve işgücü kaybına neden olur.
Bedensel yakınmalar ön planda olup yapılan fiziksel muayene ve laboratuvar tetkiklerinde hastalık tablosunu açıklayacak bulgu saptanamamaktadır.
Fibromiyalji tanı kriterleri:
Ağrı: Bu tanı kriteri fibromiyalji hastalarının yaklaşık %97 kadarını etkiler. Ağrı bu hastalığın karakteristik özelliğidir. En az 3 ay devam eden yaygın ağrı olmalıdır. Hastada ağrıyı açıklayacak başka bir tanı olmamalıdır. Ayrıca hastaların tıbbi destek almasını sağlayan etken ağrıdır. Eklem romatizması ağrılarından farkı, fibromiyalji ağrısının tüm vücutta etkili olmasıdır. Ağrı çoğu hastada gelip geçici olur, vücutta gezinir. Stresli zamanlarında ağrılarının artma ihtimali çok yüksektir. Hastaların ağrı eşiği yüksektir.
. Konsantrasyon sorunları, hafızayla ilgili sorunlar
. Anksiyete, Depresyon
. Baş ağrısı: Hastaların %70 kadarında migren türü kronik baş ağrısı görülür.
. Yorgunluk: Hastalarda yorgunluk sürekli, kısıtlayıcı, geçmeyen şekilde hissedilir. Yeterince uyku uyuyan hastalar bile yorgunluk hisseder.Sabah dinlenmeden kalkarlar.
. Sabah sertliği: Sertlik vücutta geniş alanı kapsayabilir. Sırtı, kol ve bacak kaslarını, eklemleri etkileyebilir. Hastalar güne başlamadan önce gevşeme ihtiyacı hisseder. Bu sorun bazılarında birkaç dakika sürerken, bazılarında yarım saate hatta gün boyu kadar etkili olabilir. Fibromiyalji hastalığında hissedilen sabah sertliği oldukça ağrılı olur.
. İrritabl bağırsak sendromu: Fibromiyalji hastalarında kabızlık, karın ağrısı, ishal, kusma, gaz sorunları sıkça görülür.
. Adet döneminde ağrılı kramplar: Bu sorun hastalarda %30-40 oranında etkili olur.
. Ağrılı hassas noktalar: Fibromiyalji tanı kriterleri arasında ağrıya, sancıya eşlik eden, parmakla bastırıldığı zaman acı hissedilen hassas noktalar olabilir. Dokuz çift(18) hassas noktanın 11’inde hassasiyet saptanması ile fibromiyalji tanısı konmaktadır.
. Ellerde, kol ve bacaklarda, ayaklarda şişme, uyuşma ve karıncalanma olması
. İdrar sorunları: Hastaların dörtte birinde acilen idrara çıkma, idrar tutamama, ağrılı idrar gibi sorunlar ortaya çıkabilir
. Uyku sorunları
Fibromiyalji Nedenleri
1. derece yakınlarında fibromiyalji görülen kişilerin bu hastalığa yakalanma riski 8 kat fazladır. Özellikle çocukluk çağlarında geçirilen fiziksel ve duygusal travmalar fibromiyalji için büyük risk faktörleri arasında kabul edilir.
Mükemmeliyetçi ve işkolik kişilik yapısı da fibromiyalji hastalığına yakalanma nedenleri arasında gösterilebilir. Hastalar çok titizdir ve duygu durumları çok çabuk değişir. Mutsuzluk ağrıları artıran bir faktör olduğu için yaptığı işten memnun olmayanlar da stresli mesleklerde çalışanlar kadar fibromiyalji olma riskine sahiptir.
Stresten arındırılmış, düzenli bir yaşam, dengeli beslenme, egzersiz ve düzenli uyku tedavinin en önemli anahtarlarıdır.
Fibromiyaljide Akupunktur Tedavisi:
Akupunktur endorfinlerin artışına neden olarak kişide ağrıyı azaltır ve rahatlama oluşturur. Kasları gevşetir. Mutluluk hormonunun artışını sağlar. Uykuyu düzenler. Ağrıların azalmasında, yorgunluğun giderilmesinde ve depresyonun düzelmesinde etkilidir.