Etiket: Estetik

  • Vajinal Estetik ameliyatları 4 başlıkta toplamak mümkündür

    Vajinal Estetik ameliyatları 4 başlıkta toplamak mümkündür

    Vajinal Estetik ameliyatları 4 başlıkta toplamak mümkündür

    1. Labioplasti Küçük dudakların (Labium minus) Küçültülmesi
    2. Labium majuslara yağ enjeksiyonu (Büyük dudakların dolgunlaştırılması)
    3. Hymenoplasti (Kızlık zarı dikilmesi)
    4. Vajinoplasti (Vajinanın daraltılması)

    1.Labioplasti (Küçük Dudak Estetiği/İç Dudak Estetiği)

    Labioplasti Ne Zaman Gerekli?
    Dıştan görünen cinsel organın bir parçası olan küçük dudaklar bazı kişilerde genetik olarak daha büyük ve uzundur. Özellikle zayıf olan kişilerde bu durum daha rahatsız edicidir. Dar pantolon ve mayodan fark edilen dudaklar kişinin giyim seçeneklerini de olumsuz etkiler. Süretünme ile tahriş olup kolay enfeksiyon kaparlar. Yaptığımız cerrahi estetik işlemle de bu doku normal boyutlarına döndürülür.

    Ameliyat nasıl yapılır?
    Küçük dudakların küçültülme işlemi bölgesel uyuşturma altında yaklaşık 30 dakika içinde gerçekleştirilebilir. Hasta isterse hafif bir genel anestezi de uygulanabilir.

    İşlem nasıl gerçekleştirilir?
    Estetik görünümü sağlayacak şekilde uzun olan iç dudaklar anatomik ve fizyolojik faydayı sağlayacak şekilde küçültülür.

    Ameliyat sonrası iyileşme nasıldır? Ne zaman normal hayata geri dönülebilir?
    Bölgesel uyuşturma sonrası hastalarımız 2 saat içinde eve gidebilir. Yapacağımız bilgilebdirmeye uygun olarak ilaçlarına devam ederler. İş hayatına ertesi gün dönebilirler. 24 saat sonra duş alabilirler. Bir iki gün iç çamaşır içine ped konulması kişiye rahatlık sağlar. 1 hafta kadar spor aktivitelerin yapılmasını istemeyiz. Ayakta duş alınması uygundur. Küvet ve havuz kullanımını 2 hafta ertelemek gereklidir. 3 hafta sonra cinsel hayata geri dönülebilir.

    Vajinal Estetik girişimler sonrasında nelere dikkat edilir?
    Ameliyat sonrası özellikle tuvalette gittikten sonra bölgenin temizliğine dikkat etmek önemlidir. Buna dikkat edilmez ve reçete edilen antibiyotikler kullanılmaz ise enfeksiyon gelişebilir. Bu durum antibiyotik tedavisi ile düzeltilebilir. Dikişler düşmeden yapılan tahriş edici seks girişimi dikişlerde açılma ve kanama yapabilir. Önerilerimize dikkat eden hastalarımızda bunların oluşması çok nadirdir. Genital bölge iyileşme özelliği yüksek bir bölgedir.
    Estetik operasyon sonrası küçük dudaklar tekrar büyüme göstermez, iyileşme sonrası dikiş izi gözükmez.

    2.Labium majuslara yağ enjeksiyonu (Büyük dudakların dolgunlaştırılması)

    Büyük dudaklar buruşuk sarkık ve aşırı kilo verilmesi sonrasında içi boş ve sarkık olabilir. Bu durum daha çok 30 yaş sonrası ya da çok zayıf kişilerde rastladığımız bir durumdur. Estetik ve anatomik olan görüntü dış genital görünümde dış dudaklar yeterli dolgunlukta küçük dudakları büyük ölçüde örtmelidir.

    Dolgu maddesi olarak ne tercih edilir?
    Dış dudakların doldurulmasında ilk tercih kişinin kendi yağları olmalıdır. Bazen kişiler muayenehane şartında ayaktan bu işlemi gerçekleştirmek isteyebilirler o zaman kalın partiküllü hyaluronik asit içeren dolgular kullanılabilir. Benim tercihim ise hastanın kendi yağ dokusunun enjeksiyonudur.

    Yağ enjeksiyonu nerede yapılır? Hastanede kalmak gerekli midir?
    Yağ enjeksiyonu ameliyathane şartında genel anestezi ile gerçekleştirilir. Genellikle karın bölgesinde alınan yağ dokusu büyük dudaklara enjekte edilir. Hastamız aynı gün evine gider. Pansuman ve dikiş alımı gerekmez.

    Neler dikkat edilir? Normale ne zaman dönülür?
    Dış dudaklar dolgunlaştırıldıktan sonra 2-3 gün gerginlik ve aşırı dolgunluk hissi oluşur. 2-3 günde bu gerginlik azalır. Bu dönemde baskı yapmayan bol çamaşır giyilmesi yeterli olur. Ağrıkesicilerle rahatlama sağlanır.

    3. Hymenoplasti (Kızlık Zarı Dikimi)
    Kızlık zarı vajen girişinde mukozal kıvrım şeklinde bir dokudur. Oldukça ince hasas bir yapıdır. Damarlanması az bir dokudur. Alttaki şekilde görüldüğü gibi vajen duvarında ortasından adet kanının akmasına müsade eden bir boşluk bulunur. Cinsel ilişki ile kolaylıkla yırtılır. Fakat jinekolojik muayene, masturbasyon veya tampon uygulamasıda kızlık zarında yırtılmaya neden olabilir.

    Kızlık zarı tüm kadınlarda vardır. Kızlık zarının birçok çeşidi bulunur. Nadiren tüm vajinayı kapatan tipleride vardır. Bu durum ilk adet dönemlerinde ciddi problemler yaratır. Genellikle erken dönemde tespit edilir. Diğer sık sorulan kızlık zarı tipinde ise Çok ince kızlık zarlarıdır ki ilişkide kanamaya neden olmazlar. Bu da bazı çiftler arasında problem yaratabilir.

  • GENİTAL  ESTETİK

    GENİTAL ESTETİK

    -VAJİNA ESTETİĞİ NEDEN UYGULANIR?
    Vajinal estetik kadınlarda cinsel bölgede ki şekil bozukluğunu ve dış görünümü beğenmeme durumunda yapılan operasyonlardır.Kendi cinsel organını estetik bulmayan,yaşadığı cinsel ilişkiden zevk almayan,cinsel organı zaman içinde deforme olan,biçimi bozulan ,renk değişikliği olan kadınlar yaşadıkları huzursuzluklardan dolayı cinselliği yaşamaktan geri kalırlar.Bu konuyu eşleriyle yada kendileri ile bile paylaşamayabilirler.Çekinme, yanlış anlaşılma ve utanma gibi duygulardan dolayı kendilerini ifade edemeyebilirler.
    Özel olarak yaşanan cinselliğin eşlerden biri için sorun haline gelmesi durumunda cinsel ilişkinin sağlıklı olması beklenemez.Vücudumuzun diğer bölgelerine yapılan , örneğin; göğüslere yapılan dikleştirme,büyütme,küçültme yada yüze yapılan uygulamalar gibi cinsel organımıza da estetik müdahalesi uygulanabilir.Bu müdahalelerin yapılabilmesi ile kadının kendine duyduğu özgüven artacak,kendini iyi hissetmesi ve mutsuz olması engellenecektir.
    -VAJİNAL ESTETİK HANGİ DURUMLARDA YAPILIR?
    *Kadınların doğum sonrası vajinada oluşan kalıcı esneme,sarkması olması
    *Bazı kadınlarda doğuştan küçük dudukların asimetrik olması yada fil kulağı gibi geniş yüzeyli olması
    *Zor doğumlarda uygulanan epizyotemi kesisinin kötü iyileşmesi durumlarında
    *İdrar kesesi ve rektumun anüsten önceki son bölümünde sarkma olduğunda,cinsel fonksiyon bozukluğu ,idrar kaçırma,kabızlık sorunları ortaya çıkabilir.Rahim de sarkabilir.Bu durumlarda hem düzeltici operasyonlar (ön ve arka onarım) hem de estetik yapılabilir.
    *Kliteromegali (kliterisin abartıcı büyük görüntüsü ve deri katlantısının çok olması)durumunda yapılabilir.
    -VAJİNOPLASTİ
    Doğum sırasında yaşanan yırtıkları,vajinanın genişlemesi ve epizyotominin kötü iyileşmesi nedeniyle vajina yapısında meydana gelen hasarlar vajina genişlemesine ve gevşeme nedenlerindendir.Ayrıca yaşlanma nedeniyle ya da doğumsal olarak da vajina yapısı geniş olabilir.Vajinal estetik ile bu kusurların tamamı düzeltilebilir.Aynı operasyonla vajinadan ses gelmesi sorunu da düzelecek bu nedenden dolayı eşinizden utanma gibi sorunlarda ortadan kalkacaktır.
    Lokal ya da hafif genel anestezi altında yapılan operasyon 30dk-1 saat arasında sürer.Dikiş alınmaz sosyal hayata dönüş çok hızlıdır.
    -LABİOPLASTİ
    Labium minus (iç dudak) genital bölgede vajinanın hemen girişinde yer alır.Normalden büyük,uzun,sarkık (fil kulağı gibi )yada asimetrik olması durumunda düzeltilmesine ‘labioplasti’ denir.
    Labia minusların büyük ve sarkık olması durumunda hastalarımız dar giysiler ve çamaşır kullanımında zorluk,sosyal ortamlarda,spor ve günlük aktivitelerde kendini kötü hissetmelerine yol açmakta ve bu hastaların mayo,bikini giymekten çekinmelerine neden olmaktadır.
    İç dudakların normalden büyük olması sürekli nemli bir ortam oluşturup kronikleşen geçmeyen vajinal enfeksiyonlara yada bartholin bezinde iltihaplanmalara yol açabilmektedir.Aynı zamanda cinselliğin kötü etkilenmesine sebep olmaktadır.
    Labioplasti yaklaşık 30-45 dk sürer.Genelde lokal anestezi ile yapılır.Adet bitiminde yapılması tercih edilir.dikiş almak gerekmez.İz kalmaz.Daha sonra ki doğumları etkilemez.Bu tip operasyonlarda kızlık zarına zarar vermez,çünkü kızlık zarı operasyon bölgesinden 3-4cm içeridedir.18 yaşını tamamlamış kişilerde uygulanabilir.
    Cinsel sağlığımız çok önemlidir.Cinsel sağlığınızı ertelemeyin!

  • Genital Estetik Ameliyatları

    Genital Estetik Ameliyatları

    Güzellik kavramının bir bütün olarak algılandığı bu günlerde diğer estetik operasyonlar gibi

    vajınal estetik operasyonlar da hızla yaygınlaşmaktadır. Özellikle vajinal doğum sonrasında vajina

    da bozukluklar, genişlemeler oluşabilmektedir.Bir çok kişi gerek cinsel ilişki sırasında gerekse

    estetik açıdan bu durumdan rahatsız olsada utanma, çekinme duygusundan dolayı bu şikayetlerini

    ifade edememektedir. Bir diğer vajinal estetetik ile ilgili sorun özellikle genç kızlarda görülen

    genital bölgede iç dudakların büyük veya sarkık olmasıdır. Bu durum yine fiziksel ve psikolojik

    açıdan birçok sıkıntılara neden olmaktadır.

    Vajinal genişlik veya iç dudakların büyük olması cinsel ilişkiyi de olumsuz yönde etkilemekte,

    kadının kendine duyduğu özgüvenin azalmasına ,farklı psikolojik sıkıntılara yol açabilmektedir.

    Günümüz kadını artık böyle kaygıları yaşamak yerine oldukça basit müdahalelerle hayat kalitesini

    artırmak istemektedir.

    Vajinal estetik ameliyatlarının ortalama süresi 20-30 dakikadır. Operasyon sonrasında hastanın 5-6

    saat hastanede kalması yeterli olmaktadır. Ameliyat sonrası dikişlerin alınmasına gerek yoktur,

    yaklaşık bir ay sonra normal cinsel yaşam başlayabilir.

    Bu ameliyatın getireceği faydalar:

    Cinsel organın daha estetik bir görünüm kazanması ve kendinize olan özgüvenin artması

    İdrar kaçırma problemlerinin enaza indirilmesi

    Cinsel ilişkiden daha çok zevk alma

    Genital bölgenin daha kuru kalması, vajinal enfeksiyona yakalanma riskinin azalması gibi çok

    sayıda faydası vardır.

  • Yüz estetik analizinde anatomi

    Yüzün Estetik Olarak Değerlendirilmesinde Anatomik Noktalar ve Estetik Anatomik Alanlar

    Çekici bir yüz algısı yüz özelliklerinin denge ve uyumundan etkilenir. Bu nedenle yüzün mevcut uyumunun değiştirilmsi ve yeni bir yüz yaratmak, farklı bir estetik algıya neden olabilir. Yüzde iskelet kemik yapı, kaslar ve yumuşak doku analizi bir araç olarak, her zaman yüz estetik ve tedavi hedeflerini belirlemek için kullanılır olmuştur.

    Yumuşak doku analizi öncelikle klinik muayeneler ama dolaylı ölçümleri aracılığıyla yapılmaktadır.

    Bu amaçla yüz özellikleri radyografik ve fotoğraf görüntüleri üzerinde analiz edilir. Sefalometri ve fotogrametri olarak sayısal ölçümler yapılarak antropometrik yöntemler kullanılmaktadır. Böylece yüzün denge ve estetik oranları değerlendirilmektedir. Ancak bu değerlendirmeler yüz yumuşak dokuları değerlendirmek için en iyi yöntem değildir. Hastanın bu değerlendirme sırasında radyasyona maruz kalması ile ilgili kaygılara ek olarak yüzün yumuşak doku yapıları sadece yüzün yan profilinde ölçümler yapabilir. Bu olumsuzlular ile sadece rontgen olmaksızın fotoğraflar ile ölçümler yapılmaya başlandı.

    Son zamanlarda çeşitli çalışmalar farklı toplumlarda yumuşak doku ölçümlerinin normal değerlere ilişkin verileri yayınlanmıştır.

    Günümüzde yüzün yumuşak doku ölçümleri bilgisayar yazılım ürünleri ile popülerlik kazanmıştır.

    Hasta değerlendirmesinde yüzün makyajsız olması gerekmektedir. Günümüzde fotoğraf ölçümleri yapılmaktadır.

    Yüzün Estetik Olarak Değerlendirilmesinde Anatomik noktalar estetik anatomik alanlar

    Yüzün anatomik estetik noktalar ve bunların belirlenmesi;

    Trichion ( Tri ) ,saç çizgisi sınırın da alının orta noktası; Saçların dökülmesi ve saç ön çizgisinin gerilemesi nedeni ile Trichionun belirlenmesinde saç başlangıç noktasından daha çok frontal kasın hafif üst kısmı orijin alınmalıdır.

    Glabella ( G ) ,alında kaş ortasının en ön nokta

    Nasion ( N ) burun kökünde bulunan orta nokta

    Pronasal (PRN); burun ucunun en ön noktası

    Midnasal (Mn); PRN ile N arasındaki burun dış çevresi üzerinde orta nokta

    Columella(Cm); burun deliklerini ayıran columellanın profiled en aşağı ve ön noktası

    Subnasal ( Sn ) ,üst dudağın kolumela ile birleştiği nokta.

    Üst dudak ( Ls ) ,üst dudağın mukokutanöz sınırı

    Üst Stomion ( Sts ); üst dudağın alt dudakla birleşmesinde en aşağı nokta

    Alt Stomion ( Sti ) ,alt dudağın üst dudakla birleşmesinde en üst noktası

    Alt dudak ( Li ) alt dudağın mukokutanöz sınırı

    Supramental ( Sm ); alt dudak atından çeneye uzanan konkavitenin en derin noktası

    Pogonion ( Pg ) ,çenenin ön noktası ,

    Menton ( Me ) ,çene alt kenarının en alt noktası

    Servikal ( C ) ,boyun ve çene hatlarını birleştiren nokta

    Tragus ( Trg ) kulaktaki tragusun en arka noktası

    TH; yatay yer düzelemine tam paralel çizgi tragustan geçmekte

    TV; dikey çizgi nasiondan geçmektedir.

    Ort; TH ve TV nin kesişim noktası.

    Yüz ve Boyunun anatomik alanları

    1. Alın bölgesi-Forehead
    2. Şakak alanı-Temporal
    3. Elmacık kemiği – Zygomatic arch
    4. Yanak alanı – Malar
    5. Göz ve çevresi alanı – Orbital
    6. Göz altı alanı – Infraorbital
    7. Burun alanı – Nasal
    8. Kulak – External ear
    9. Parotis bezi, Masseter çiğneme kası alanı – Parotid-masseteric
    10. Yanak alanı – Buccal
    11. Ağız alanı – Oral
    12. Çene alanı – Chin
    13. Alt çene kenarı alanı – Mandibular border
    14. Alt çene köşe alanı – Mandibular
    15. Hyoid kıkırdak üstü alanı – Suprahyoid
    16. Al çene kenar altı alanı – Submandibular
    17. Carotid boyun damarının yer aldığı üçgen alan – Carotid triangle
    18. Alt çene köşesi arkasında kalan alan – Retromandibular fossa
    19. Boyun ön kısmı – Median cervical

    Yüzde bu anatomik alanlar daha iyi değerlendirilmek için bazı alt alanlara bölünmüştür. Altta resimde bunlar gösterilmektedir.

    1- Alın bölgesi;1a alının orta bölümü, alının yan bölümü, 1c kaş bölümü
    2. Göz ve göz kapakları alanı; 3a alt göz kapağı alanı, 3b üst göz kapağı alanı, 3c göz dış köşesi alanı, 3d göz iç köşesi alanı
    4- Yanak alanı; 4a yanak orta alanı, 4b zygomatik alan, 4c yanak alanı, 4d buccal alan
    5- Üst dudal alanı; 5a philtrum, 5b üst dudak yan alanı, 5c vermilion alanı
    6- Alt dudak alanı; 6a alt dudak merkez alanı, 6b vermilion alanı

    Bu alt ünitler sadece yüz değerlendirme önemli değildir. Ayrıca bu alanların derinin kalınlık, renk, yapı ve altındaki destek dokuları açısından farklılıkları da bulunmaktadır. Yüzde estetik uygulamalarda bu alanlar dikkate alınarak uygulamalar yapılmalıdır. Ayrıca bu alanların geçiş sınırları da önemlidir. Cerrahi uygulamalar yada estetik girişimlerde bu sınırlarda yara iyileşmesi sonrası iz kalma riski daha yüksektir.

    Yüzde ayrıca deri gerginlik çizgileri bulunmaktadır. Bunlar deri elastikiyet açılarının değişim çizgileridir. Cerrahi işlemler bunlara paralel yapılmalıdır.

  • Dudakların estetik analizi

    Yüz harmonisi ile uyumlu dolgun ve güzel dudaklar özellikle kadınların görselliklerinde en önemli estetik simge olmuşlardır. Gerçekten de yüze bakıldığında yüzün üst yarısında gözler, alt yarısında ise dudaklar odak noktamızı oluşturmaktadır.

    Simetrik, dolgun ve kontörleri belirgin dudaklar gençlik, sağlık, cinsel çekicilik ifadesidir.

    Tüm vücudumuzda olduğu gibi dudak yapımızda genetik miraslarımızla şekillenir. Bazen yapısal olarak dudaklar ince olabilir. Kaza ve yaralanmalar, sık tekrarlayan uçuklar ve geçirilmiş ameliyatlar dudakların estetiğini değiştirebilmektedir. Yaşlanma ile birlikte yüzdeki diğer bölgeler gibi dudaklar da çekiciliğini yitirmektedir. Yıllar içerisinde dudaklarımız hacim kaybederek daha ince ve düz hale gelirler. Buna ek olarak dudağı arkadan destekleyen çene kemiklerindeki değişiklikler ve dişlerdeki yükseklik kaybı dudakların aşagı sarkmasına katkıda bulunurlar. Ağız çevresi kaslarının sigara içme ve mimiklerin fazla kullanımı ile ortaya çıkan hiperaktivitesi yaşlanma ile birlikte dudak üstünde dikey çizgilerin ortaya çıkmasına, dudak köşelerinin aşağı dönmesine, ağız köşesinde gülme çizgilerinin oluşmasına neden olmaktadır.

    Bu olumsuzlukların tamamı dudakta destek dokularının zamanla azalmasından kaynaklanmaktadır. Dudak estetik girişimleri destek dokularının tamamlanması, simetrinin sağlanması ve estetik kusurların giderilmesini amaçlamaktadır. Dudaklarda bu amaçla;

    Dolgu uygulamaları

    Dudakta kullanılan özel iplikler ve implantlar

    Yağ dokusu uygulamaları

    Dudağın estetik cerrahi işlemleri

    Bunlar tek başına yada birbirleri ile kombine kullanılabilmektedir.

    Dudak estetiğinde bilinmesi gereken terimler

    İdeal yüz estetiğini ideal ölçüler verilerek sayısal bir çerçevede değerlendirmek her zaman zordur. Yüzü oluşturan tüm anatomik alanların bütün içerisinde birbirleri ile harmonisi çok önemlidir. Bu nedenle kişiye özel estetik ölçülerin belirlenmesi ve buna uygun estetik uygulamaların yapılması daha doğrudur.Dudak dolgunlaştırılmasının daha kolay anlaşılabilmesi için dudak için birkaç estetik terim ve anlamı iyi bilinmelidir.

    Cupid bow; üst dudakta V şeklinde alan

    Philtral column; Üst dudakta Cupid bow un V sinin iki ucundan buruna uzanan kısım

    Vermilion; Üst ve alt dudakta dudağın kırmızılığının deri ile birleştiği sınır.

    Üst ve alt dudak oranları; Normalde üst dudak alt dudağın volüm olarak yarısı kadardır.

    Dudakların anatomik alanlarının tanımı

    1 nasolabial katlantı, 2 philtrumun iki yanındaki hafif kabarmalar, 3 philtrum, 4 üst dudak ortasında V şeklinde görüntü – Cupid‘s bow, 5 Üst dudakta hafif rengin daha açık oduğu alan, 6 Üst dudak vermillion, 7Alt dudak vermillion, 8 Alt dudak çene arasındaki katlantı, 9 Dudak köşeleri

    1 nasolabial katlantı, 2 burun ucu, 3 subnasale, 4 üst dudağın en üst ve ön noktası 5 stomion; ağız kapalı iken üst ve alt dudakların birleşme noktası, 6 Alt dudağın en alt ve önde olan kısmı, 7 ağız köşesi, 8 labiomental katlantı, Alt dudak çene arasındaki katlantı, 9 pogonion, çenede yumuşak dokunun en önde kalan kısmı 10 menton; çenenin alt kenarı, 11 Ricketts E çizgisi; pogonion ile burun ucu arasında çizilen çizgi

    Estetik olarak mükemmel dudaklar tanımlanırken üst ve alt dudakların ağız köşeleri ile birlikte M, M ve W şeklinde bir harmonik şekil çizdikleri ifade edilmektedir.

    Üst dudakta M nin en tepe noktaları B ve B1 Philtral column ile devam etmektedir. M nin orta noktası A ve BAB1 aslında cupid bow yapmakta. B ve B 1 A noktasından 3-5 mm yukarıda olmalıdır. B ve B1 den üst dudak vermilion kenarı ağız köşesine doğru hafif bir eğimle elmekte ağız köşesi hizasında nerede ise hafif düzleşmektedir. B -B1 12 mm dir. Üst dudağın ortasındaki en yuğun alan A dan başlayarak E noktasına devam etmekte burası orta hatta ortalam 7-8 mm dir. Alt dudak E-F mesafesi 1012 mm dir. Alt dudakta D ve D1 de daha yoğun bir volüm içermektedir ve D ve D1 mesafesi 20 mm dir. Bu değerler ideal değerler değildir ırksal faktörler yüzün genel yapısı bunları değiştirmektedir.

    Dudak uygulamaları öncesi hastanın değerlendirilmesi

    Dudak uygulamaları öncesi hasta genel bir değerlendirmeden geçirilmektedir. Öncelikle hastaya uygulamalarda arzulanan sonucun mükemmeliyet değil kusurların ve orantısızlıkların giderilmesi olduğu hatırlatılmalıdır. Hastanın uygulama sonrası daha iyi görünmek ve daha iyi hissetmek konusundaki beklentilerini açık yüreklilikle tartışmalıdır. Herhangi bir estetik uygulama girişiminden önce saptanması gereken en önemli etkenlerden biri duygusal kararlılıktır.

    Dudakların muayenesi yapılarak uygulanacak yöntemle ilgili kararları etkileyecek diğer değişkenler hasta ile tartışılmalıdır. Yapılacak uygulamanın derecesi hastanın yaşına, sosyal kimliğine, diş ve kemik yapısına, dudağın ve yüzün estetik harmonisine, dudakta yapılacak değişimlerin yüzün estetik normlarını ne kadar etkileyeceğine ve dudak ile derinin kişisel özelliklerine göre karar verilmektedir.

    Hasta muayenesi sırasında hastanın önden ve yandan normal, sosyal gülümseme(sırıtma olarak tanımlanmakta) ve tam gülerken dijital fotoğrafları da alınmaktadır. Bu fotoğraflar üzerinde ölçümler yapılmaktadır.

    Dudakların nomal, sırıtma ve gülerken simetrisine, yüzle olan harmonisine ve dişlerin görünürlüğü değerlendirilmektedir.

    Yüzün yan fotoğrafları alınarak dudakların burun ve çene arasındaki harmonisi değerlendirilerek ölçümler yapılmaktadır.

    Yukarda olduğu gibi dijital fotoğraf üzerinden dudağın ön estetik değerleri ölçülmektedir.

    Genç ve estetik bir dudakta yapısal özellikler

    Genç ve estetik dudaklarda yan duruşta üst dudak alt dudağa göre 1-2 mm daha öndedir.

    Genç ve estetik dudaklarda vermilion daha kalın ve belirgindir.

    Genç ve estetik dudaklarda philtral column daha dolgun ve belirgindir.

    Genç ve estetik dudaklarda ağız köşesi hafif yukarıya açılnıırken yaşlanma ile ağız köşesi aşağıya doğru açılanmaktadır

  • Yüzün estetik analizine kullanılan yöntemler

    Yüzün estetik değerlendirilmesinde Kullanılan Yöntemler

    Sosyal kabul edilme, psikolojik olarak iyi olma hali ve bireyin kendini beğenmesi fiziksel görünüşe bağlıdır. Öz saygının kuvvetli bir şekilde yüz görünüşüne bağlı olduğu yayınlanmıştır. Görünüş bu nedenle yüzün birincil fonksiyonlarından biridir. O halde medikal estetik, lazer ve cerrahi tedavilerin başlıca amaçlarından biri de en uygun yüz çekiciliğine erişmek ve bunu korumaktır. Bunu başarmak için doktorun çok özenli bir yüz incelemesi yürütmelidir ki yapılan uygulamalar normal yüz özelliklerini etkilemesin. Özellikle yüz ile ilgili uyumsuzlukları tanımak, olumsuz yüz özelliklerini düzeltmek için gösterilen çabayı arttıracaktır.

    Mükemmel yüzü meydana getiren yumuşak doku profili, artisleri, fiziksel antropolojistleri, rekonstrüktif cerrahları, dermatologları ve ortodontistleri içeren birçok disiplin tarafından pek çok kez tanımlanmıştır. Tanımlanan bu profiller yüzlerdeki iskeletsel konveksivite, yumuşak doku ve dişlerin pozisyonu açısından geniş değişimler göstermektedir. Mükemmel bir yüze neyin en iyi olacağının verilen kültüre göre büyük değişim gösterdiği kaçınılmaz bir sonuçtur. Bununla birlikte genelde ortalama bir yüz, atipik bir yüze göre daha estetik bulunur. İskeletsel normlar, tedavi ihtiyaçlarını ve stabilite hedeflerini tanımlamaya yardımcı olur fakat yumuşak doku görünümü, sadece kısmi olarak altındaki iskeletsel yapıya bağlıdır.

    Ayrıca yaşlanma ile yumuşak doku özelliklerinin gelişimini dikkate alarak üzerinde düşünmelidir. Verilen bireyin yüz özelliklerini normale döndürmek için uygulanacak tedavi planı, yumuşak doku özelliklerini ve onların normal değerlerini bilerek planlanabilir. Normal değerlerde değişime bireyi benzersiz kılan ailesel ve etnik karakteristik özellikleri korumak adına izin verilebilir. Bireysel yüz özellikleri ve birbirleriyle olan dengeleri tedavi öncesinde tanımlanmalıdır.

    Standart yüz özelliklerini ve hastanın yumuşak doku yapılarını bilerek her hasta için yüz çekiciliğini en iyi şekilde kullanmak adına bireyselleştirilmiş bir norm tespit edilmelidir. Bu sebeple yüz güzelliğinin belirlenmesi konusunda yapılan çalışmalar artmaktadır.

    Yüzdeki herhangi bir orantısızlık yüzün estetik kalitesini azaltır. Bu oransızlığın düzeltilmesi elimizdeki standart ölçümler ışığında hastaya yönelik medikal tedavi ve estetik cerrahi uygulamalarla sağlanabilir. Yüz üzerinde yapılan antropometrik çalışmalardan hem doğumsal kafa-yüz deformitelerinin düzeltilmesin de hem de estetik girişimlerde yararlanılır. Antropometrik ölçümlerin veri tabanları oluşturulmuştur.

    Daha sonra yüzde fotoğraflardan alınan ölçümlerin güvenilirliği ve doğrudan yüz üzerinden alınan ölçümleri karşılaştıran bir çalışma yapmışlardır. Ölçüler doğrusal mesafeler, eğimler ve açıları içermektedir. Bu fotoantropometri olarak adlandırmıştır. Daha sonra çalışmada kullanılacak olan ölçüler yüz üzerindeki farklı işaretlenmiş noktalardan oluşturulmaktadır.

    Fotoğraflama standartları

    Bu fotoğraflamalar dışında yüzün mimiklerinin değerlendirilmeside önemlidir. Duygularımız beyinde limbik sistem kontrolü altındadır ve bu duygular 7 kranial sinir ile yüzde 80 kas çalışması ile ifade bulmaktadır.

    Yüzün estetik değerlendirilmesinde bir çok yöntem kullanılmaktadır. Bunlar,

    Yüz analizinde kalitatif (Sayısal ölçümler yapmadan) değerlendirme Yöntemi

    Yüz analizinde kantitatif (Sayısal ölçümler yapılarak) değerlendirme Yöntemi

    Yüz analizinde Pi Altın Oran değerlendirme yöntemi

    Yüz analizinde Fabergé egg değerlendirme yöntemi

    Marquardt yüz maskesi ile değerlendirme yöntemi

    Dr. Young’ın göz iris çapı değerlendirme yöntemi

  • Felsefe, estetik ve güzellik

    Felsefe, Estetik ve Güzellik

    Felsefe disiplininde güzelliği onun ve tabiatını anlamanın anahtar temalarından biri estetiktir. Yunanca duygu, duyum ve algı gelen “aesthesia” kelimesinden gelmektedir. Yunanca süs anlamına gelen “kosmos” kelimesinden kaynağını alan “kozmetik” kelimesinden farklıdır ancak sıklıkla aynı anlamda kullanılmaktadır. Felsefede doğruluğu temel alan mantığın ve iyiliği temel alan ahlakın yanında üçüncü inceleme alanı güzelliği temel alan estetiktir.

    Duyusal değerleri ile sanatı konu edinir ve duyuların felsefesi biçimin de tanımlanır. Estetiği güzelliğin felsefesi olarakta tanımlayanlar çoğunluktadır. Bu nedenle günümüzde estetiğin en önemli konusu güzelliktir.

    Estetik terimi 1750 yılında Alman düşünür Alexander Gottlieb Baumgarten tanımlamıştır. Tanımına göre estetik, duyusal bilginin bilimidir; konusu da duyusal yetkinliktir. Gerçekleştirmek istediği, güzel üstünde düşünme sanatıdır. Estetik kavramı güzel olanı aramak,duyumsamak şeklinde açıklanır.

    İnsan kendi belirlediği ve kabul gören değerlerle bir şeyi iyi ve güzel yapar. Sahip olduğu bilgileri düzenleyen doğruluk değerleri, ahlakını düzenleyen iyilik değerleri, pratik hayatını düzenleyen yararlılık değerleri, estetik değerlerini düzenleyen güzellik değerleri gibi. Güzellik, bir varlık ya da bir nesnenin kendisini gören kişide hoş deneyimler yaşatmasıdır. Bu bir sanat eseri olarak bir heykel, bir resim, beğenilen bir şarkı olabileceği gibi, insan da olabilir. Bunlara estetik nesne, bu hazzı yaşayana, güzel olanı beğenene ya da karşısındaki nesneyi güzel olarak değerlendiren kişi ise estetik öznedir. Bireyin yani estetik öznenin estetik nesneden hoşlanmasını, ona hayranlık duymasını, beğenme duygusunu oluşturan ise nesnedeki uyum, düzen, birlik, yücelik, basitlik ve ölçülülüktür. İşte tüm bunlara güzellik denir. Öyleyse güzellik bazen soyut bazen de somut olabilen öznel ya da nesnel bir beğeni gücüyle ilişkilidir.

    Güzellik, ozanlar tarafından övülür, sanatçılar tarafından vücuda getirilmeye çalışılır; cazibelidir ve güzel olana sahip olma arzusu evrenseldir. Buna karşın güzelliğin ne olduğu konusunda bir birlik yoktur. Güzellik güzel olan nesnede midir yoksa gören gözde midir? Yani nesnel bir güzellikten, herkesin üzerinde uyuştuğu bir güzellikten bahsedebilir miyiz yoksa güzellik kişiye mi aittir?

    Bakan kişide beğeni ve hoşlanma etkileri bırakan, haz duyumlarını uyaran nesnelerin özelliği olarak tanımlanması genel olarak fenomenolojik estetik (estetik gerçekcilik) olarak adlandırılır. Öte yandan güzellik duyumunun, nesnenin özelliği olmaktansa, bakan kişinin yani öznenin duyumsayış şeklinin yapılanmışlığıyla ilintili olduğu varsayımı vardır. Buna göre güzellik, bakılan ile ilgili değil asıl olarak bakış ile ilgilidir. Bu eğilimse psikolojik estetik (estetik öznelcilik) olarak adlandırılır. Güzellik kavramının nesnel mi yoksa öznel temelli mi olduğu süregiden bir tartışma konusudur. Estetik gerçekçiliğin güzelliği belirleridiğini ve nesnel olduğunu savunanlar objedeki simetrinin, altın oran’a uygunluğun ve Fibonacci serisine göre dizilişin tabiatta varlığını savunurlar. Estetik öznelciliğin ağır bastığını vurgulayanlar ise tarih boyunca güzel diye tantılan insanların vasıflarının zaman içinde ne kadar farklılaştığını ortaya koyarlar. Güzel denilenin dış etkenlere göre nasıl değişiklik gösterdiğini irdelerler. Buna göre 1800’lü yıllarda yapılmış bir Goya tablosundaki tombul görünüşlü güzel kadın tasviri ile günümüz süpermodel’leri arasında çok büyük farklar vardır. Toplumların beğenileri estetik öznelciliğe göre zaman içinde farklılaşmıştır.

    Francisco Goya’nın Maja Urbana tablosunda tasvir edilen kadın ölçüleri

    Super model Liya Kebede günümüz kadın yüz ve vücut güzellik anlayışı

    Bu sorular ilkçağlardan beri filozofları meşgul etmiştir.

    Felsefede güzellik Platon (M.Ö.427–M.Ö.347) ile başlamıştır. Ona göre güzellik her zaman ve her yerde geçerli olan mutlak güzelliktir ve zaman ve mekan dışıdır. Bu değişmeyen güzellikler bu dünyada maddelere şekil verirler; ama madde zayıf ve kararsız olduğu için maddi güzellik bozulunca da o güzellik kalmaz. Yani asıl güzellik varlıklarda ve olaylarda değil, onlara yansıyan idealar âlemindedir.

    Aristoteles’e (MÖ 384 – MÖ 322) göre güzellik âhenktir, uyumdur. Bir bütünü meydana getiren unsurlar birbiri ile uyumlu ise, o şey güzeldir. Tabi burada simetri, orantı, tam uyum, sınırlılık gibi faktörler geçerlidir ve Aristoteles güzelliği âdeta matematik olarak değerlendirir.

    Güzelliğin uyumla ilgisi özellikle Pythagoras’ın (M.Ö. 570–M.Ö. 495) çalışmalarında önemli bir yer tutar. Pytagoras ve Pythagorascı okul, matematik ve güzellik arasında güçlü bir bağ olduğunu, özellikle, nesnelerin altın orana göre oranlandığında daha çekici göründüğünü belirlemişlerdir. Modern araştırmacılar da altın orana göre ölçülendirilmiş ve simetrik olan insan yüzlerinin, simetrik olmayanlara oranla daha çekici olduğunu belirtirler. Zira simetri kalıtsal veya edinilmiş bir kusurun olmamasına işaret eder.

    Buna karşın modern felsefenin temsilcileri olan Descartes (1596-1650), Locke (1632-1704) ve Hume (1711-1776) ile başlayan süreçte güzellik öznel bir zemine oturtulmuştur.

    Ancak yine modern filozoflardan Kant (1724-1804), güzeli bir estetik değer olarak hoş, iyi doğru ve yararlıdan ayıra-rak, sanat güzelliği ile tabiat güzelliği farkını ortaya koymaktadır. Tabiat güzelliği tabiatın bir maddede amacına ulaşmasıdır; bunun belli kuralları vardır. Sanat güzelliğinde ise çoğu kez amaç, kural yoktur; hoşa gitme ve ruhtaki estetik duygu esastır.

    Fr. Shiller’e göre de güzelliğin bir duyusal bir de akli yanı vardır. Güzellik, aklın, duyuların şekillenmesidir.

    Alman idealistlerinden Shelling’e göre de subjektif ve objektif zıtlıklarının kalktığı bir eserde yansıyan şey güzelliktir.

    Hegel’ de ise güzelliği algılanandan farklı içsel bir seviyeye yükseltir.

    Th. Vischer, estetiği “güzelin bilimi” olarak almakta ve güzeli de “varlıkların içsel mükemmelliklerinin görünüşe çıkması”, duyular tarafından algılanır hale gelmesi olarak tanımlanmaktadır. Bir varlığın içsel kusursuzluğı ile görünüşü arasındaki uyum güzeli, uyumsuzluk ise çirkinliği ortaya çıkarır. Vischer, tabiat güzelliğini de bir güzellik olarak kabul eder ve hatta sanatı; tabiatın objektif güzelliği ile insan hayalgücünün sub-jektif güzelliğinin birleşmesi olarak tanımlar.

    Varoluşçu filozoflardan Martin Heidegger’e göre ise, güzellik “varlığın aydınlanmasıdır, doğruluktur.” Ancak bu doğruluk, mantıksal doğruluk değil, gerçek doğruluktur; varlıkların içindeki doğruluktur. Varlıkların gizli olan yapısını herkesin görebileceği şekilde açığa çıkarmak, güzeli ortaya koymaktır.

    Fizikî güzelliğin kuvvetli bir göstergesi, yaygınlık ve eş arama davranışıdır. Bir karma görüntü oluşturmak maksadıyla insan yüzleri görüntülerinin bir ortalaması alındığında “ideal” görüntüye tedricen daha yakın olur ve daha çekici olarak algılanır. Bu durum ilk olarak Charles Darwin’in kuzeni Francis Galton tarafından vejeteryanların yüzleri ve et tüketenlerin yüzleri fotoğrafik olarak üst üste bindirilip birleştirildiğinde her birinde tipik bir yüz görüntsü olup olmadığının araştırılması sırasında farkedildi. Bunu yaptığı zaman farketti ki, birleştirilmiş yüz görüntüleri herhangi bir tek fotoğraftaki yüzden çok daha çekiciydi. Araştırmacılar sonuçları daha kontrollü deney koşullarında takrarladıklarında ve bilgisayar ortamında elde edilmiş, matematik olarak ortallaması alınmış bir dizi yüz resminin tek bir resimden daha güzel olduğunu buldular. Evrimsel olarak eşeyli canlıların kendilerini baskın olan yaygın ve ortalama şekle sokarak çekmeleri gerektiği bir anlam ifade eder. Doğal seçilim sonuçları, nesillerin değişiminde faydalı niteliklerin mahzurlu yanları ile yer değiştirir. Bu durum evrimi açıklayan temel kuvvettir ve Darwin’i biyolojide unutulmaz kılan ana kavramdır. Böylece tabî seçilim, faydalı özelliklerin gittikçe bir sonraki nesilde yaygınlaşır öte yandan mahzurlu özelliklerin gittikçe azalır. Eşeyli bir canlı bu yüzden uygun bir partneri ile eşleşmek isterken tuhaf, sıradışı görünüşlü özellikleri olan bireylerden kaçınması gerekirken ortalamaya yakın ve baskın yaygınlıkta olan bireyleri bilhassa tercih etmesi gerekirdi. Bu durum eş seçimi olarak tanımlanır.

    Güzelliği psikolojik olarak alıp değerlendirenler de vardır. Th. Lipps, güzeli bir insanın haz duyduğu, kendisini özgür hissettiği biçim olarak algılıyor. Oysa fenomenciler bunu kabul etmiyorlar. Onlara göre güzellik, seyredene bağlı olmayan, güzel olan varlığın yapısında temellenen bir özelliktir. Güzel bir şey, onu güzel gören olmasa da güzeldir. Güzellik varlığın içinde değildir, gerçeklik de; güzellik gerçeğe dayanır ama onun aşar. N.Hartman, güzelliğin genel ve tümel bir metafizik varsayımdan çıkartılması yerine güzel varlıklardan, ontolojiden çıkartıl-ması gerektiğini söyler.

    Genel olarak beğenilen bir kadının araştırmalar sonucunda belirlenmiş bir diğer dış özelliği bel/kalça ölçüsü oranının 0.7 civarında olmasıdır. Bel/kalça oranı kavramı, Austin, Texas Üniversitesi fizyolojistlerinden Devendra Singh tarafından geliştirilmiştir. Fizyolojist, bu orantının tam olarak kadının doğurganlığına işaret etmekte olduğunu göstermiştir. Geleneksel olarak modern çağ öncesinde yiyecek daha kıt olduğu zamanlarda kilolu insanlar zayıflara göre daha çekici bulunuyordu.

    Güzellik değişken bir değerdir. Tanımlandığı zamana, topluma, insandan insana, hattâ insanın yaşına, mesleğine, içinde bulunduğu sosyal ve psikolojik duruma göre değişen bir değerdir. Bununla birlikte değişik kültürlerde sanat ve modanın çok geniş ölçüde farklılıklar gösterdiği araştırmalar, insanların güzelliği algılamalarında çeşitli ortak noktalar bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Örneğin, büyük gözler ve açık ten rengi bütün kültürlerde güzel kabul edilmektedir. Yine bir bebek bütün kültürlerde tabiatından gelen bir çekiciliktedir ve gençlik, güzellik ile ilişkilidir. Birçok araştırma, güzel yüz tercihinin insanların bebeklik devirlerinden edinildiğini ve değişik cinsiyet ve kültürlerde benzer çekicilik taşıdığını ortaya koymuştur.

    Genellikle bir kişinin güzel olduğu yargısı, onun kişilik, zeka, zarafet, cazibe gibi iç güzelliği ve sağlık, gençlik, ortalamaya yakınlık ve yaygınlık, cilt gibi dış güzelliğin birleşimine bağlıdır. Bu bağlamda güzellik yarışması gibi yarışmalar, dış güzelliği ölçmenin ortak bir yolu olarak çeşitli toplumlarda önemli bir yer tutar.

    Öte yandan güzellik ideali ırkî birliği güçlendirir. Karışık ırktan çocuklar genellikle ebeveynlerinden daha çekici görünürler çünkü kalıtsal çeşitlilik kendi ebeveynlerinde bulunan genetik miraslarındaki hatalardan korur.

    Güzellik Karşılaştırma kuramının standardını temsil eder ve üstesinden gelinemediği zaman gücenme ve tatminsizliğe sebep olabilir. İdeal güzelliğe yakın olmayan insanlar cemiyetlerinden dışlanabilir. Victor Hugo’nun Notre Dame’ın Kamburu romanında çirkin görünümlü Quasimodo ortalamadan farklıdır ve bu nedenle toplumdan dışlanmıştır.

    Güzellik ideallerinin ırkî baskıların görülmesindeki olumsuz etkileri ortaya konur. Mesela, Amerikan Kültürüne hakim fikre göre siyah çehreli insanlar beyazlardan daha az çekici veya daha az arzu edilendir. Kendisini davranışsal ırkçılık olarak gösteren, siyahiliğin çirkinlik olduğu fikri Afrikalı Amerikalıların hissiyatına zarar verir.

    Estetikte güzelliğin değerledirme kriterleri; güzelliğin nitelikleri

    Estetikte güzelliğin değerlendirilmesinde objektif ve subjektif nitelikler bulunmaktadır. Bunlar;

    Subjektif nitelikler;

    Tanımlandığı zamana, topluma, insandan insana, hattâ insanın yaşına, mesleğine, içinde bulunduğu sosyal ve psikolojik duruma göre değişen bir değerdir. Çağlar boyunca kadın güzellik anlayışı değişkenlik göstermiştir. Çağlara göre güzel yüz anlayışı;

    Antikçağ güzeli. Oval yüz, dolgun dudak ve yanak, düz burun, yuvarlak çene, yumuşak alın, orantılı yüz hatları. En güzel örneği Afrodit’i ve güzelliği simgeleyen Milo Venüsü heykelidir.

    Afrodit için yapılmış Milo Venüs heykeli. Kusursuz ancak günümüz yüz estetik değerleri ile ne kadar uyumlu

    – Roma güzeli. Kocaman kara gözler, koyu renk saçları, esmer ten, yuvarlağa yakın yüz şekli, etkili göz makyajının sağladığı derin bakışlar

    Roma dönemi genç kadın figürü

    – Orta Çağ güzeli. Geniş alın, sarı saçlar, düz burun, ince kaşlar ve zayıf beden

    Orta Çağ dönemi kadın güzellik anlayışı

    – Barok güzeli. Altın sarısı saçlar, açık renk veya “saydam” ten, yuvarlak, dolgun yüz ve beden.

    Barok dönem kadın güzellik anlayışı

    Romantik Dönem güzeli. Koyu renk saçlar, açık ve solgun tenli, ince yüzler, çökmüş yanaklar

    Romantik dönem kadını

    – 20. yüzyılın başlarında antikçağ Yunan ve Roma güzelliği yine etalon olarak alınmaktaydı. Bu yüzyılın ortalarına doğru daha sert yapılı, belirgin yüz çizgileri güzel sanılmaktaydı. Günümüzde ise yüz ve vücut güzelliğinin ölçü ve tanımları farklı değerlendirilmektedir.

    Objektif nitelikler; estetik güzelliğin değerlendirilmesinde daha çok bu nitelikler üzerinde durulacaktır. Objektif nitelikleri de içsel ve dışsal olarak ikiye ayırabiliriz.

    İçsel nitelikler;

    Bir yüzün güzel olarak algılanması yüzün temsil ettikleri ile birlikte kişide var olan, duyularla değil yalnızca tinsel olarak algılanabilen asıl varolma gerçekliği yansıttığı oranda artar. Buna felsefi anlamda yüzün ide si denir ve güzel bir şey, idesine, özüne, kavramına uygun olan şeydir.

    Güzel yüz; temsil ettiği insan ırkının yüz yapısına bir bütün olarak uygun olmalıdır. Yetkin olmayan, tam olmayan şeyler güzel değildir.

    Bir yüzün güzel olabilmesi için canlı ve anlatım gücü yüksek olmalıdır.

    Monica_Belluci güzellik dışında tanımlanamayan mükemmel bir çekicilik.

    Yüz Güzelliğinin dışsal biçimsel nitelikleri de şunlardır:

    • Orantı ve simetri: Özellikle güzelliğin matematik olarak belirlenmesi sırasında karşımıza çıkan ilk orantıdır. Güzel, unsurların orantılı olarak birleşmesidir. Orantısız şey güzel olamaz. Eskiden beri sanatçılar ve filozof-lar tüm güzellikleri açıklayacak büyülü bir matematik formül aramışlar ve bunun “altın kesit” orantısında bulmuşlardır.

    Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa portresi altın orana göre yapılmıştır.

    Orantıya bağlı olan yüz güzelliğinin bir başka niteliği simetridir. Güzel olan bir bütünün parçaları arasında ölçüye dayalı bir düzen vardır. Doğadaki güzellik büyük ölçüde simetriye bağlıdır. Canlıların bedeni sağ ve sol olarak simetriktir. Sanat eserlerinin de güzel olarak algılanmasında simetri çok önemlidir çünkü kalıtsal veya edinilmiş bir kusurun olmamasına işaret eder.

    • Uyum (harmoni): Bütün güzellikler için, parçaların uyumlu birleşmesi önemlidir. Hem hareketli hem de hareketsiz bütün-lerde uyum önemlidir. Zaten uyum olmaz ise güzellik de kalmaz, bütün de. Asıl yüz güzelliği bir yüzde karşıtların gerilimine dayanan bir uyumdur. Harmonik bir yüzün temelinde çoklukta yüzü oluşturan hareketli ve sabit antomik alanların birliği bulunur. Evrende herşey çok ve karmaşık gibi görünür. Ama çoklukta birlik sağlanınca bir uyum, bir güç, bir güzellik ortaya çıkar. Yüzün anatomik alanlarıda böyledir. Baş gibi bir kürede, burun gibi prizmatik bir yapı, gözler gibi küreler, ağız ve kaş gibi çizgiler, yüz kemikleri karmaşık bir yapı gibi görünür. Ama hepsi arasındaki harmoni ile güzellike ortay açıkar.

    Angelina Jolie kusursuz bir simetri ve uyum içerisinde yüz güzelliği örneği

    Yüz güzelliğinin değerlendirilmesinde güzellikle karışan kavramlar;

    Matematiksel doğruluk ve güzellik; Yüz estetiğinin değerlendirilmesinde sıklıkla yüzün matematiksel doruluk ile yüzün güzelliği birbirine karıştırılır. Oysa doğru ve güzel aynı şeyler demek değildir. Doğru, akla hizmet eder, genel somuttur. Oysa güzel, duygularımıza ve hayal gücümüze hitap eder ve soyuttur. Bazı doğruluklar güzeldir, ama bazıları hayranlık, heyecan ve coşku uyandırmadığı için güzel bulunmazlar. Doğruluk bir mantık yargısı, güzellik ise bir değer yargısıdır. Yüzün güzellik değerlendirilmesinde matematiksel bir çok doğru kullanılır. Bazen bu doğrulukla ilgisi olmayan bir yüz güzel olabilir.

    Güzel ve iyi kavramları; Ahlâkçı düşünürler güzelle iyinin özdeş olduğunu savunuyorlar. Oysa daha yakından incelendiğinde, güzel ve iyinin böyle içiçe girmediği görülür. Güzellik ve iyilik kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen değerlerdir ama, iyilik daha değişkendir. İyi amaçlıdır, faydalıdır; güzelin ise her zaman amaçlı ve faydalı olduğu söylenemez. İyilik akılla, güzellik genellikle sezgiyle anlaşılır. İyiliğin belli yasaları, bağımlılıkları vardır; güzellik ise özgürlüktür. Ahlâksal iyi her zaman sempatik ve çekici değildir; güzel ise insanlarıçeker ve heyecanlandırır. Bir insanın güzel bir vücut bölgesini sergiemesi ahlaki açıda kötü olabilir. Güzel, herke-sindir; herkes güzellikler üzerinde birleşebilir ama iyilikler genellikle çıkarlara ve durumlara göre değişir.

    Güzel ve hoş kavramları; Güzelin, hoşumuza gittiği için güzel olduğunu düşünürüz. Hoşluk ta aklımızla değil, güzellik gibi, duygularımızla ilgilidir ve haz duyma ile ilgilidir. Hoşumuza giden şey, haz ettiğimiz şeydir. Haz ve hoşluk güzel üzerinde yoğunlaşmış gibi gözükür. Güzel eserler hoştur, kişiye haz ve keyif verir. Ama bu her zaman böyle olmaz. Her zaman bize hazlık ve hoşluk veren bir eser, bir durum güzel olamaz. Belli bir durumda hoşumuza giden şey, durum değiştiğinde hoşluğunu kaybeder. Hoşluk ve haz peşinde koşan, bazen alçaltıcı durumlara düşebilir. Oysa güzel tutku-su insanı büyütür, yüceltir, asilleştirir. Güzel, bizi sürekli kendine çeken bir güçtür, kuvvettir. Haz ve hoşluğun çekim süresi ise fazla değildir.

    Güzel ve faydalı kavramları;Kantın düşünceleri ile güzel ve iyiyi birbirinden ayırılınca güzel ile faydalı arasındaki bağlar da kopmuştur. Güzel bir yüzün bize faydası yoktur. Bazı düşünürler güzel ve faydalı arasında bir bağlantı kurulamayacağını, bunları birbirine ka-rıştırmamak gerektiğini, daha doğrusu fayda ve çıkarın sanatı bozacağını iddia etmişlerdir. Ancak insan giderek teknik bir çevrede yaşamak zorunda kalmaktadır. İnsan madem ki doğal güzelliklerden uzak, teknik adamların yaptığı âletlerle, onların oluşturduğu ortamlarda yaşayacaktır, öyleyse bu çevrenin hem yararlı hem de güzel olması gerekir. Zaten çağdaş hayatta da bir taraftan desinatörlük, çevre düzenleme, bir taraftan ergonomi gibi bilgi alanları teknik âletlerin ve ortamların hem faydalı hem de güzel olmasına çalışmaktadırlar.

    Güzel ve yüce kavramları; estetikçiler tarafından yüce ve yücelik de, güzellik gibi bir estetik değer olarak inceleniyor. Sanat eserlerinde güzel ve yüce ideleri her zaman bir arada bulunabilir mi? Her zaman değil. Hem güzel hem yüce olan bazı sanat eserleri vardır; ama her zaman güzel olan yüce, yüce olan da güzel olmaz. Yüce genellikle büyük ve sınırsız, insanı ezen, kontrolü altına alan olaylar ve varlıklardır. İnsan ıssız bir çölde tek başına kaldığında, bir fırtınaya tutulduğunda, gece yıldızlı gökyüzünü seyrettiğinde, muhteşem bir mimari eserle karşılaştığında “yüce” duygusuna kapılır. Bazı büyük insanlar yüce olarak değerlendirilir. Bizi aşan, hayran bırakan büyüklük ve kuvvetlere yüce deriz ve bunlar güzeli aşarlar. Yüce, güzelden daha güçlü, korkutucu, ürkütücü olabilir. Yüce olan bazı şeyler güzellik taşır, ama bazıları taşımaz.

    Bu benzerliklerin dışında güzel ve âhenk, güzel ve lüks, güzel ve latif gibi ikililerin de bazen birbirleriyle yanyana durduğu ve birlikte değerlendirildiği görülmektedir. Ancak bunlar da her zaman güzelle birlikte olan unsurlar değildir.

    Yüz estetiğinin değerlendirilmesi üzerine yargılar;

    Yüz güzelliğinin değerlendirlimesinde hasta ve doktor olarak yargılarda bulunuruz. Yargı, var olan ve olmayan doğru veya yanlış olan şeyler üzerinde ileri sürülen ifadelerdir. Yargıları birçok şekilde sınıflandırmak mümkündür.

    Yargıarımızı bilgisel ve estetik yargılar olarak ikiye ayırabiliriz.

    Bilgisel yargılar, doğru-yanlış mantığına göre incelenebilecek objektif yargılardır. Oysaestetik yargılar subjektiftir ve doğru-yanlış mantığı ile değerlendirilemez. Estetik yargı, bir ahlâk veya bilgi yargısı değildir. Onlar gibi objektif değil; haz duyma ve duymamaya dayandığı için subjektiftir.

    Estetik yargı, çıkar elde etmeye, kullanmamaya yönelik değil, sadece seyredip beğenmeye bağlıdır. Estetik yargılar bilgiler gibi kavramlara değil insanların duygularına bağlıdır ve mantıksal kurallara bağlanamaz. O, insanların duyarlık, zihin ve hayalgüçlerinin özgür ve uyumlu bir oyunu içinde ortaya çıkar.

    Estetik yargıları daha iyi anlayabilmek için, kısaca onun özelliklerine bakmak gerekir.

    Estetik yargılar bireyseldir. Herkes beğenisini hür olarak değerlendirip ifade eder. Bu beğeni, kişinin duygularına bağlıdır ve tamamen özeldir.

    Estetik yargılar subjektiftir. Renkler, şekiller, sesler kişiler tarafından farklı değerlen-dirilmiştir. Hoşa gitme ve güzel bulma olayları mantıksal yargılar gibi değerlen-dirilemez. Kimse kendinin güzel bulduğunu başkalarının da güzel bulmasını bekleye-mez. Çünkü bu yargıların subjektif (kişiye has) olduğu baştan kabul edilir. Ancak burada bir yargı anarşisine de düşülmemelidir.

    Estetik yargılar ortaktır. Estetik yargıların şartsız bir zorunluluğu yoktur. Ancak bu yargılar, sadece duyu hoşlanmasına daya-nan, hiçbir prensibe dayanmayan, tama-men keyfi olan yargılardan da ayrılmalıdır. Sanat eserlerini değerlendirmede pratik bir zorunluluk ta vardır. Özgür olarak hüküm veren insanlar; o toplumda, o çağda geçer-li olan ortak estetik duyguya (sensus com-munis aestheticus) göre hareket ederler. Bu duygu, subjektif olmakla beraber bütün insanlarda ortaktır.

    Estetik yargılar zorunludur. Bu zorunluluk ortak estetik duygudan gelir. Güzelin dün-yası hoş dediğimiz alandadır. Hoşluktan dolayı duyulan haz tamamen keyfi ve kişinin kendisi için olduğu halde, güzelden dolayı duyulan haz başkalarında da bulu-nur ve zorunlu bir hoşlanmadır. Bu haz bütün insanlarda olması gereken bireyüstü bir hazdır.

    Estetik yargılar geneldir. Gerçi estetik yar-gıların özelliklerini sayarken onun bireysel olması üzerinde durduk. Ama genel olarak değerlendirdiğimizde estetik yargının, birey -üstü ortak estetik duygu prensibine daya-nan zorunlu ve genelliği olan yargılar oldu-ğu ortaya çıktı. Bu, ideal bir durumdur. Bir kişi güzel bulduğu bir şeyi, herkesin güzel bulmasını ve beğenmesini ister. Ama farklı kültürlerden, farklı çağlardan, farklı eğitim düzeylerinden insanları değerlendirdiğimiz-de, onların vardığı estetik yargıların daha çok bireysel olduğunu görürüz.

    Estetik yargıların genelliği, subjektif bir genelliktir. Sanat tarihinde klasik olmuş re-simler, heykeller, binalar; edebiyat , müzik gibi alanlarda bütün dünyada değerli bulu-nan eserler varsa, bu genel estetik yargı-ların bulunduğunu gösterir.

    Estetik yargılar relatiftir. Bir taraftan estetik yargıları bireysel ve keyfi olarak kabul edip diğer taraftan da onu birey-üstü, zorunlu ve genel geçer yargılar olarak anlattık. Bura-da birbiri ile uzlaşmaz gibi görünen iki fikir ifade edilmiş gibi görünüyor (antonimia). Oysa estetik yargılar dünyasında relatif geçerlik olduğuna dikkat edersek, yukarı-daki zıt fikirler kendi boyutlarıyla kendi yerlerine otururlar.Bugünkü insanlık kültürü farklı merkezler etrafında gelişen tarihi kültüre dayandığı için, dünyanın farklı bölgelerinde farklı kültürler yaşamaktadır. İnsan güzelliğini değerlendiren estetik beğeniler de kültürden kültüre değişir, yani relatifdir. Ayrıca bir kültür içinde eğitim de insanların beğenilerini değiştirdiği için, farklı eğitim düzeylerindeki insanların estetik yargıları birbirinden farklı olacaktır. Ve son olarak aynı kültür içinde aynı eğitim düzeyine sahip insanlar arasında psikolojik yapı farklılıkları olduğu için bu da estetik yargıların relatifliğini güçlendirecektir.Dış güzelliği ölçmenin ortak bir yolu toplumun ortak kararı veya genel kanısı Güzellik yarışması gibi törenlerde ortaya konur. Ancak iç güzelliğin ölçülebilmesi, her ne kadar güzellik yarışmaları sıklıkla bunu dikkate aldığını iddia etse de daha zor olan bir konudur.

    1932 Türkiye ve Dünya Güzeli Keriman Halis Ece

    2002 Türkiye ve Dünya güzeli Azra Akın

    Estetik yargılar düşünseldir. Estetik yargının daha önce sayılan özelliklerine zıt olan bu fikir, L. Wittgenstein’a aittir. Ona göre, estetik yargının temelinde duygusallık yoktur, bilgi ve düşünsellik vardır. Estetik yargıyı, konunun uzmanları verir ve diğer insanlarda onlara uyarlar.

    Bir sanat eseri, onları yapan sanatçıların ve onları değerli bularak alan, koruyan, seyreden, dinleyen, okuyan estetik beğeni sahiplerinin ortak çabalarıyla ortaya çıkar. Estetikte en çok tartışılan konuların başında, insanlar arasında ortak estetik yargıların olup olmadığı konusu gelir. Bu alandaki fikirler de iki zıt grup içinde toplanır:

    a) Ortak estetik yargıların olmadığını ileri sürenler:

    Türkçede yaygın ifade “renkler ve zevkler tartışılmaz” öteden beri ortak estetik yargıların olamayacağını savunanların ana dayanağıdır. Bunlara göre herkesin bir zevki, bir beğenisi vardır. Kimi menekşeyi sever kimi orkideyi; kimi deniz kenarında tatil yapmayı sever kimi yaylalarda; kimi halk müziğini sever kimi klasik batı müziğini; kimi Picasso’yu sever kimi Rafaello’yu … yani herkesin bir zevki ve beğenisi vardır ve bunun doğruluğu ve yanlışlığı tartışılamaz. Herkesin zevki ve beğenisi kendince doğrudur ve haklıdır. “onda ne buluyor” diyebilirsiniz ama onun zevkinin nedenini soramazsınız

    Felsefik olarak estetik yargıların ve hattâ ahlâksal ve mantıksal yargıların bile ortak olmadığını ve tartışılabileceğini söyleyebiliriz. Bilgilerimiz duyumlarımıza bağlıdır; o halde herkesin kendi duyumlarıyla oluşturduğu bilgiler, verdiği hükümler doğrudur. Hiç kimse kendi duyumlarının daha doğru bilgiler vereceğini savunamaz. Bazı kişisel hoşlanmalar, o kişilerin eğilimlerine ve kişisel özelliklerine bağlıdır ve tartışılamaz. Ama estetik yargıların temeli olan güzel, o kadar kişisel değildir. Herkeste bulunan ortak estetik zevklere göre verilen bu estetik hükümler tartışılabilir. Ancak gene de tarihin çeşitli dönemlerinde, çeşitli toplumlarda ve hatta aynı toplumdaki değişik gruplar arasında birbirine zıt estetik yargıların bulunduğu gözlenmektedir.Bunun nedeni, estetik yargının kültürel ve kişisel oluşudur. Kültürü ve kişiyi etkileyen bütün faktörler estetik yargıyı da etkiler. Bir toplumun değişik tarihi dönemlerinde değişik estetik yargılar olabilir. Aynı zaman diliminde değişik dini, milli, mahalli ve sınıfsal topluluklar birbirinden farklı estetik değerlere sahip olabilirler. Bir toplulukta gençlerle yaşlılar, eğitilmişlerle eğitilmemişler birbirlerinden farklı zevklere sahip olabilirler. Dahası insanların, karakter, mizaç gibi ana psikolojik özellikleri, herhangi bir zaman onların psikolojik durumlarını etkileyen her türlü faktörler de estetik yargılar üzerinde etkili olabilir.

    b) Ortak estetik yargıların varlığını kabul edenler:

    Daha önce estetik yargının özellikleri anlatılırken, bu yargıların subjektif de olsa bir genellik ve zorunluluk gösterdiği antalımıştı. Bazı yüzler herkes tarafından beğeniliyorsa herkesin kabul ettiği yüksek estetik değerler var demektir. I. Kant duyusal beğeniye dayanan bazı yargıların tamamen sınırlı ve kısa süreli kişisel yargılar olduğunu, ama gerçek estetik yargıların duyusal olmaktan çıkıp düşünsel düzeye çıktığını, kişisel olmaktan çıkıp zorunlu ve genel geçerli hale geldiğini söylenebilir.

    Bazı görüşlerde estetik yargıları kişilerin zevkleri, hoşlarına giden şey olmaktan çıkarıp tamamen uzmanlığa bağlayarak, onların ortak ve değişmez olduğu konusunu vurgulanmaktadır. Yani estetik yargıların temelinden duygusallık kaldırılmakta, düşünsellik ve bilgi konulmaktadır

    Estetik yargı açısından, İtalyan estetikçi Benedetto Croce’yi de ortak estetik yargıların olduğunu kabul edenler grubuna koyabiliriz. O, bu konudaki fikirleri üçe ayırıyor.

  • Dudak dolgu uygulamalarında trend dudak stilleri

    Dudak Dolgu Uygulamalarında Trend Dudak Stilleri

    Yüzün alt kısmında dudaklar yüz estetiğinin, genç bir ifadenin ve çekiciliğin en önemli anatomik alanı. Genetik yapı, diş ile çene kemiklerimiz, çevresel koşullar ve mimiklerimiz dudaklarımızın şeklini belirlemektedir. Yaşlanma ve çevresel koşullar dudaklarımız hızla istemediğimiz değişime zorlamakta. Moda ve trendler ile belirlenen dudak sitilleri ise hızla değişmekte. Bu nedenle günümüzde dudak estetik uygulamalarında kalıcı implantlar, cerrahi işlemler, kalıcı makyaj gibi uygulamalardan daha çok dolgu madde uygulamaları mükemmel sonuçları ve değiştirilebilirliği ile daha fazla tercih edilir olmaya başlamaktadır.

    Doğal Dudak Yapısı

    Estetik sonuçları mükemmel bir dudak uygulamasında hastanın doğal dudak yapısının belirlenmesi son derece önemlidir. Normalde üst dudak ile alt dudak estetik volüm oranı aşağıdaki gibidir.

    Normalde üst dudak ile alt dudak volüm oranları

    Genetik yapı, dudaklar ile çene kemikleri ve dişler arasındaki ilişki, çevresel faktörler ve mimiklerimiz dudaklarımızın yapısını belirlemektedir. Dudaklar için üst ve alt dudağın volümüne göre 3 tip tanımlanmıştır.

    1. Üst ve alt dudakların eşit olduğu dudaklar; Bu doğal dudak yapısında en istenmeyen dudak şeklidir. Doğuştan yapısal olabilir yada sıklıkla yaşlanma sürecinde ortaya çıkmaktadır.

    Üst ve alt dudak volümleri eşit

    2. Üst dudağın alt dudağa göre volüm olarak daha belirgin olduğu dudaklar; daha az sıklık gözlenen bir dudak yapısıdır. Kadınlar arasında arasın da estetik bulunmayan bir yapısı vardır. Sıklıkla büyük üst ön dişler yada üst çene kemiğinin alt çene kemiğinden önde olduğu durumlar ile birlikte olabilmektedir.

    Üst dudağın alt dudağa göre volüm olarak daha belirgin olduğu dudaklar

    3. Alt dudağın üst dudağa göre daha volümlü olduğu dudalar; daha sık gözlenen bir dudak yapısıdır. Kadınlar arasında daha fazla kabul edilmektedir. ideal dudaktada alr dydak üst dudaktan hafif büyük olmakla birlikte burada üst dudak nu oranlardan fazla büyüktür.

    Alt dudağın üst dudağa göre daha volümlü olduğu dudalar

    Estetik Dudak sitilleri ve dudaklar dolgularında sitil trendleri

    Dudak sitilleri hızla değişmekle birlikte günümüzde kadınlar ve estetik uzmanları tarafından belirlenmiş dudak stilleri bulunmaktadır. Bunlar hasta istekleri ve doğal dudak yapısına göre belirlenmelidir.

    Dudak volüm uygulamaları dudaklarda aşağıdaki bölgelere uygulanır.

    Dudak sitilinin verilmesi için dolgu volüm uygulama alanları

    Dudak sitilleri ve uygulama noktaları

    1. Klasik sitil dudak uygulaması; Bu gerçek anlamda bir klasik uygulamadır. Görünümünde ve dudak yapısında ciddi değişim istemeyen kadınların en fazla tercih ettikleri sitildir. Sıklıkla yapısal olarak dudakları ince yada yaşlanma sürecinde dudak volümünü kaybetmiş kadınlar tarafında tercih edilmektedir. Alt ve üst dudak arasında ideal ölçüler korunacak şekilde 5 noktada volüm uygulaması yapılmaktadır.

    Klasik sitil dudakta uygulama alanları

    2. Rubina sitil dudak uygulaması; aşırı ve estetik olarak hoşa gitmeyen bir görünüm olmadan dudaklarını daha dolgun sevenler için kullanılan bir sitildir. Klasik sitile çok benzer ancak klasik formdan daha fazla volüm olarak fazladır. Bu sitilde dudak uygulamadan önce hastanın yüz yapısı son derece önemlidir. Örneğin burun-çene mesafesi kısa olan kadınlarda “Rubina” stili çok hoş olmayan bir stil olabilir. Uygulama dudaklarda yine 5 uygulama alanına yapılmaktadır.

    3. Eve(Havva) sitil dudak uygulaması; Diğer sitil uygulamalardan farklıdır. Alt dudağın ağız köşesinde fazla kaybolduğu durumlarda kullanılmaktadır. Buraya yapılacak volüm uygulaması alt dudağın gerçek volüm ve yapısını ortaya çıkaracaktır.

    Eve sitil dudakta doğu uygulama alanları

    4. “Pearlique” sitil dudak uygulaması; Bu dudak sitili sadece alt dudakta iki inci tanesi gibi duran bir dudak sitilidir. Cupid dudak sitilinin tam tersidir. Dudaklara verilen daha çekici ve seksi bir formdur. Daha dikkat çekmek isteyen bir görünüm isteyen hanımların tercihi olmaktadır. Uygulama dudakta sadece 3 ve 4 alanlara yapılmaktadır. Bazen uygulama üst dudak vermilion kenarının belirginleşmesi ile kombine kullanılabilmektedir.

    Pearlique dudak sitilinde dolgu uygulama alanları

    5. Cupid Lip from sitil dudak uygulaması; Bu sitil dudaklar çok genç bir ifade sağlamaktadır. Kadınlarda dudakların doğal dolgunlaşma süreci ergenlik döneminde cupid bowda-üst dudağın tam ortasında başlamakta daha sonra dudağın dolgunluğu tüm dudağa estetik orantılarda dağılmaktadır. Bu nedenle Cupid lip sitili dudakları ergenlik dönemi öncesinde kadınlarda doğal olarak görmekteyiz. Bu sitil uygulamlarda dikkatli olunmalıdır. Buraya yapılacak biraz aşırı bir volüm uygulaması doğal görünümden hastayı uzaklaştırabilmektedir.

    Cupid sitil dolgu uygulama alanları

    6. Angelic-Melek kanadı sitil dudak uygulaması; Bu uygulama tamamen üst dudakta yapılmaktadır. Üst dudak vermilion belirginleştirilmekte ve sadece 1 ve 2 alanlara volüm yapılmaktadır. Kadınlar tarafından sade ancak gösterişli olması nedeni ile tercih edilmektedir. Uygulama sonrası görünüm melek kanadına benzerliği ile bu ismi almıştır.

    Angel sitil dudak uygulamasında üst dudak vermilion çizgisi belirginleştirilir ve yukardaki resimdeki alanlara volüm uygulaması yapılmaktadır.

    7. Hollywood sitil dudak uygulaması; Bu dudak sitili alt ve üst dudaklarında aşırı dolgu istemeyen ancak tüm dikkatleri dudaklarına çekmek isteyen kadınlar tarafından istenmektedir. Daha sıklıkla sineme ve tv sanatçılarının tercihi olarak seçildiğini görmekteyiz. Üst dudak kenarları diğer dudak sitillerinde olduğu gibi ağız köşesinde keskin bir silinme göstermemektedir. Normalde alt dudağın üst dudağa göre volüm fazlalığı tersine dönmüştür. Burada volüm uygulaması 1,2 ve 5 alanlara yapılmaktadır.

    Hollywood sitili dudak dolgusunda 1,2 ve 5 alanlara dolgu uygulanmaktadır.

    8.Erkek sitil dudak uygulaması; erkeklerde dudak dolgu uygulamalarında tercih edilmektedir. Burada uygulama dudakların ağız köşelerine yakın yapılmakta böylece erkek dudak formu bozulmamaktadır.

    Erkeklerde dudak dolgu uygulaması

  • Genital estetik ve yağ dolgusu /neleri başarır?

    Doğuştan veya doğumların travmasıyla ya da zamanın yıpratıcı etkisiyle kadın genital bölgesinde bir dolu estetik sorunlar baş gösterebiliyor. Cinsel yaşamı etkileyen, günlük hayatta ya da giyim kuşamda problemler yaratan ve bazen psikolojik yansımaları da olan, mutsuz edici bir değişimdir bu:’’Vagina genişlemiştir, vagina iç dudakları dışarı sarkık, iri ya da buruşuktur, dış dudaklar ise bazen aşırı büyük ve şiş ,bazen ise zayıf ve sönüktür, klitoris bölgesi sorunludur, G noktası sizin için aslında bir efsaneye dönüşmüştür’’… gibi. Modern zamanlar ,artan iletişim olanakları ve kazanılan ekonomik pozisyon ile özgürleşen kadın ‘ artık bu sorunlara karşılık gelen genital estetik çözüm biçimlerini plastik cerrahlarında bulmaya başlamıştır. Vaginoplasti teknikleriyle daraltılıp, sıkılaştırılıp/ normalleştirilen bir vaginaya aynı seansta Labioplasti girişimleriyle daha estetik görünüm kazandırılmaktadır. Klitoris cerrahisi ve G noktasına yapılan müdahalelerle de kadın bedeniyle orgazm arasındaki ilişki dizayn edilebilmektedir.

    Eskiden beri kullanılagelse de son yıllarda özellikle kök hücre biliminin gelişmesi, anlaşılması ve değerinin bilinir hale gelmesiyle etkinliği ve popülerliği daha da artan yağ dolguları genital estetik yaklaşımın da temel ögelerinden biri sayılmaktadır artık. Vagina duvarına yapılan yağ enjeksiyonlarıyla sıkılaşma, toparlanma ve gençleşme sağlanabilmektedir. Pörsük, zayıf ve cılız duran iç ya da dış dudaklar benzer şekilde yağ dolgularıyla daha canlı bir görünüm kazandırılarak, normalleştirilmektedir. Klitoris denilen haz bölgesi yağ ya da benzeri dolgu maddeleriyle gerektiği zaman dizayn edilebilmektedir. G Shot ya da orgazm aşısı popülerleşen bir terimse de:aslında vaginanın girişinde ,4-5 cm üst /iç kadranda /mesane duvarına bitişik yer alan Grafenberg (G) noktasının daha belirginleştirilmesi işlemidir. Haz kuşağının bir parçası olarak kabul edilen bu bölge yapılan sentetik ya da yağ dolgularıyla fark edilebilir bir mecraya dönüştürülmektedir. Tüm bu işlemlerde gerekli olan yağ bedeninizdeki fazlalıklardan alınmakta, laboratuar koşullarında enjeksiyona uygun ve kök hücreden zengin hale dönüştürülüp, uygulanmaktadır. Ameliyathane koşullarında, 30-45 dk arası sürecek ve lokal anesteziyle de gerçekleştirilebilecek bir süreçtir bahis olunan. Doğuma, Hymene ya da cinsel yaşamınıza olumsuz bir etkisi yoktur bu girişimlerin. Klasik 8-10 günlük iyileşme döneminiz de basit ağrı kesicilerle idare edebileceğiniz,1-2 günde işinize gidebileceğiniz, 2-4 haftada normal cinsel hayatınıza başlayabileceğiniz bu zaman dilimi sizin için asla zor geçmeyecektir. Tabii ki hastanede ve evde klasik hijyen kurallarına uyacak ve gerekliyse bazen pansumanınızı kendiniz bile yapabileceksiniz. İdrar yollarıyla ilgili bir problem beklenmez. Olası şiş ve ödem klasik yağ dolgularında olduğu gibi 3-5 günlük bir dönemi kapsar. Genital bölgenin iyileştirici /görünümü dizayn edici ve performans arttırıcı bu estetik girişimleri genellikle yüz güldürücüdür.

    İyi karar verilmiş ve başarılı bir operasyon: yerine gelen özgüven, daha iyi bir dış görünüm ve performansı artan bir cinsel yaşam demektir. Yıllarca ayıp, günah gibi önkabüllerle ötelenen, bir çözümü olabileceği pek bilinmeyen, sıkıştırılmış ve ekonomik bağımlılığı olmayan kadınlarımızın pek de aklına gelemeyen bir dolu sorunlar yumağına ışık tutmaktadır genital estetik yaklaşımlar. Kaşınız, gözünüz, memeniz, fazla yağlarınız ya da zamana direnemeyen bedeniniz…! Bunların her biri kadar önemli ve değerlidir artık. Genital bölge estetik sorunları ve aydınlanma yolunda size sunulan bu bilgi ve çözüm biçimleri, umarız kadının özgürleşmesine de bir nebze katkı yapar.