Etiket: Ergenlik

  • Ergenlik dönemi adını verdiğimiz süreç hangi yaşlar arasında görülür? Ergenliğin belirtileri nelerdir?

    Ergenlik, çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Fiziksel değişimle birlikte, ruhsal ve cinsel olgunlaşma sürecidir. Seks hormonları dediğimiz östrojen ve testosteron hormonlarının artmaya başlaması ile birlikte, vücutta bazı belirtilerin ortaya çıkmasıdır. Ergenlik bulguları kızlarda ortalama 10, erkeklerde ise 12 yaş civarında başlar. Ergenliğin ilk bulgusu kızlarda meme gelişiminin başlamasıdır. Bazen buna koltuk altı-genital bölgedeki kıllanma eşlik edebilir. Erkeklerde ise ilk bulgu testis volümlerindeki artıştır. Genelde buna seste kalınlaşma ve genital-koltuk altı kıllanma da eşlik edebilmektedir.

    Erken Ergenlik ve Belirtileri Nelerdir?

    Ergenlik bulgularının erkeklerde 9, kızlarda 8 yaşından önce başlaması erken ergenlik olarak tanımlanır. Kızlarda genellikle meme tomurcuklanması ile başlar. Tomurcuklanma tek taraflı olabildiği gibi iki taraflı da başlayabilir. Erkeklerde ilk bulgu ise testislerin büyümesidir. Her iki cinste de büyüme ve gelişmenin hızlanması ile birlikte davranış değişiklikleri gözlenebilmektedir.

    Erken Ergenliğin Sebeplerinden Söz Eder Misiniz?

    Erken ergenlik tespit edilen tüm vakaların %15′inde, erkek çocuklarının %50′sinde erken ergenliğe yol açan bir neden söz konusudur. Altta yatan neden, beynin hormon salgılayan bölgelerinden kaynaklanan iyi huylu bir tümör olabileceği gibi daha nadir olarak diğer beyin tümörleri, yumurtalık ve testis tümörleri ve santral sinir sistemi hastalıkları da olabilir. Günümüzde erken ergenliğin endokrin bozucular olarak isimlendirilen ve hormonal dengeleri bozarak insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen maddelerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

    Büyüme hormonu eklenerek yetiştirilen meyveler (elma, portakal, çilek vb.) sebzeler (domates, brokoli, salatalık vb.), yine hormon (özellikle östrojen) eklenerek hızlı büyütülen tavuklar ve onların yumurtaları, etler ve sütler çocuklarda hormon uyarısını arttırmaktadır. Fast food tarzı ve yapay endüstri ürünleri ile beslenme alışkanlıkları aynı zamanda obeziteye sebep olarak vücut yağ oranını arttırmakta ve yine erken ergenliğe neden olabilmektedir.

    Yapılan araştırmalarda biberon, saklama kapları, plastik tabaklar, oyuncaklar gibi polikarbonat bileşiği içeren plastik mamullerin de erken ergenliğe yol açtığı görülmektedir.

    Zararlı kimyasallardan biri de diklorobenzendir. Genellikle oda spreylerinde, güveler için kullanılan ilaçlarda ve klozetlere konulan koku önleyicilerde bulunan bu kimyasal madde, buharlaşarak kolayca solunan havaya karışmakta ve yine erken ergenliğe yol açabilmektedir.

    Erken Ergenlik Teşhisi Nasıl Koyulur?

    Tanı öncelikle klinik olarak konulmaktadır. Ancak ergenlik bulguları saptanan çocukta laboratuvar ve radyolojik tetkikler ile de tanı desteklenmelidir. Ergenliği uyaran hormonların düzeyini ölçmek için kan örneği alınmakta, kemik yaşını değerlendirmek için el bilek grafısi çekilmektedir.

    Kızlarda ergenliğin rahim üzerine etkilerini ve yumurtalıklardaki değişiklikleri görmek için ultrason ve beyinde hormon salgılayan bir tümör olup olmadığını görmek içinse manyetik rezonans görüntüleme ya da bilgisayarlı beyin tomografisi çekilmektedir.

    Ebeveyn çocuğunda ne gibi belirtiler gördüğü takdirde hekime başvurmalı, ya da çocuğu takip eden hekimi durumdan haberdar etmelidir.

    Kız çocuklarında 8 yaşından önce memelerde büyüme, erkek çocuklarında ise 9 yaştan önce testislerde büyüme varlığında aile mutlaka doktora başvurmalıdır. Memelerde ve testislerde büyüme olmadan, genital ve koltuk altı bölgede kıllanma olması ise böbreküstü bezi hastalıklarının habercisi olabilmektedir. Mutlaka ileri tetkik yapılması gerekmektedir.

    Bu Konuyu Son Yıllarda Sıkça Duymaya Başladık. Erken Ergenlik Rahatsızlığında Bir Artış Mı Söz Konusu?

    Ergenliğin başlama yaşı cinsiyet, ırk, iklim ve çevre koşulları, beslenme ve kalıtsal özelliklere göre farklılık göstermektedir. Son yüzyılda birçok ülkede, ilk adet görme yaşında ve ergenlik başlama yaşında erkene kayma saptanmıştır.

    Ergenlik yaşı ortalama 16 yaştan, 11-12 lere düşmüştür. Bu yaş ortalaması düşmeye de devam etmektedir. Bunda endokrin bozucular diye adlandırılan zararlı kimyasallar, tarım ve hayvancılıkta kullanılan hormonlar, plastiklerin içerdiği polikarbonat bileşikleri gibi birçok çevresel faktörde sorumlu tutulmaktadır. Bunun dışında, erken ergenliğin çağımızın hastalığı olan obezite ile de ilişkili olduğu bilinmektedir.

    Kids&Gourmet olarak dergimizde yayınladığımız yemek tariflerinde beyaz un, şeker, işlenmiş gıda, kıvam arttırıcı, nişasta, jelatin, gıda boyası, zeytinyağı ve tereyağı harici yağlar, mısır şurubu vb. ürünler kullanmıyor ayrıca kızartma, hızlı pişirme, kavurma gibi yöntemlerden de uzak durmaya çalışıyoruz.

    Evde Yemek Yapılmasını Teşvik Etmek Amacımız. Bu Konuda Anne, Babalara Siz Neler Söylemek İstersiniz?

    Çocuklarımıza yapacağımız en büyük iyiliklerden biri, zararlı kimyasalları, hormonlu gıdaları, katkı maddelerini evlerimizde kullanmamaktır. Meyve ve sebzeleri mevsiminde yemeli, mümkün olduğunca organik ve iyi tarımla üretilen gıdaları tüketmeliyiz. Beyaz un yerine tam buğday unu, beyaz şeker yerine esmer şekeri tercih etmeli, çocuklarımıza ev yemeği yeme alışkanlığı kazandırmalıyız. Fast food dediğimiz hazır ve hızlı yemek alışkanlığı çocuklarımızda obeziteye zemin hazırlamaktadır. Bu tarz beslenmeden olabildiğince kaçınmalıyız.

    Hekim Kontrolü Olmadan İlaç Kullanımı Kesinlikle Olmamalı Ama Maalesef Hala Devam Ediyor. Bu İlaçlar Da Erken Ergenliğe Davetiye Çıkarıyor Olabilir Mi?

    Hekim kontrolü olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır. Özellikle genç sporcular tarafından kas kitlesini ve performansı arttırmak için bilinçsizce kullanılan anabolik steroidler (sentetik hormon ilaçları) erken ergenliğe sebep olmaktadır. Ancak bununda ötesinde karaciğer hasarı yapmakta, kalp ve beyin damar tıkanıklığı ile ölümlere yol açabilmektedir. Ailelerin bu konuda bilinçli olmaları ve çocuklarını bu tür ilaçların zararları konusunda uyarmaları hayati önem taşımaktadır.

    Erken Ergenlik Tedavisi Nasıl Yapılıyor?

    Tedaviye başlamadan önce altta yatan bir neden olup olmadığı araştırılmalıdır. Tüm vakaların %15′inde erken ergenliğe yol açan bir neden söz konusudur. Beyin tümörü veya yumurtalık tümörü gibi hormon salgılayan bir tümör varsa buna yönelik cerrahi tedavi yapılması gerekebilmektedir. Erken ergenlikle ilgili altta yatan bir neden bulunamayan vakalarda da cinsiyet hormonlarını baskılayıcı ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Tedavide amaç ergenlik bulgularını durdurmak, eşlik eden hızlı büyümeyi kontrol altına alarak çocuğun erişkin yaşta ulaşabileceği boy potansiyelini artırmaktır.

    Son Olarak, Ailelere İlave Etmek İstediğiniz Tavsiyeleriniz Var Mı? (Bu Soru Opsiyoneldir)

    Daha sağlıklı bir yaşam sürmek ve sağlıklı nesiller yetiştirmek istiyorsak, kullandığımız saç spreyinden şampuana, çocuğumuzun yemeğini sakladığımız kaplardan, sütünü koyduğumuz biberona kadar, evimizde kullandığımız temizlik maddelerine kadar önlem almamız gerekmektedir. Zararları bilinen kimyasallar konusunda duyarlı davranarak, bu maddelerin kullanımını minimum seviyede tutmaya çaba göstermek hem bireysel, hem toplumsal görevimiz olmalıdır.

  • Ergenlik nedir, normal ergenlik gelişimi nasıldır ?

    Ergenlik nedir, normal ergenlik gelişimi nasıldır ?

    Ergenlik dönemi fiziksel ve hormonal olarak çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecidir. Ergenlikte hormonal değişim ile birlikte sekonder cinsel özelliklerin belirginleşmesi, vücut yağ dağılımın değişimi, boy uzamasında sıçrama ile yetişkin boya ulaşma, erkek ve kızlarda fertilite kazanımı olur. Ergenlik başlangıcı değişik ırklarda farklılık göstermekle birlikte, günümüzde de kullanılan yaş sınırları kızlarda en erken 8, ortalama 10-11 yaş, en geç 13; erkeklerde en erken 9, ortalama 11-12 yaş, en geç 14 yaştır.

    Aslında ergenliğin başlaması çocuğun takvim yaşından çok kemik yaşı ile belirlenmekte ve kemik yaşı kızlarda 10, erkeklerde 11 yaşa ulaştığında ergenlik değişiklikleri oluşmaya başlamaktadır.

    Kızlarda ergenlik gelişimi ilk olarak meme tomurcuklanması(gelişimi) ile başlar. Genellikle bir yere çarpınca ya da üstüne yatınca ağrı olması ile fark edilir. Az sayıda olguda genital ve/veya koltukaltında tüylenme ile başlayıp, meme gelişimi ardından gelebilir. Erkekler çocuklarda ise ilk bulgu testislerin (yumurtalıklar) büyümesidir, tüylenme, seste kalınlaşma ile devam eder.

    Her iki cinste kıllanma, büyümenin hızlanması, ciltte yağlanma, sivilcelenme, ter kokusunu değişmesi gibi belirtiler ergenlik sürecinin başladığını gösterir. Testisler esas olarak testosteron salgılar ve yumurtalıklar östrojen salgılar.

    Bu hormonların üretimi, cinsel olgunluğa ulaşılıncaya kadar kademeli olarak artar. Ülkemizde kızlarda ilk adet görme(menarş) yaşı yaklaşık 12-12,5 yaştır, erkekler ilk boşalma olan spermarche’yi yaklaşık 13-14 yaşlarında tecrübe ederler. Erkeklerde yüz kılları tipik olarak 14 yaş civarında görülür.

    Kızlarda fiziksel olarak ergenlik gelişimi yaklaşık 4 yıl içinde tamamlanırken, erkeklerde yaklaşık 6 yıl içinde tamamlanır. Kızlar, genelde 15 ila 17 yaşları arasında ergenlik gelişimini tamamlarken, erkekler genellikle 16 ila 17 yaşları arasında tamamlar. Ergenlikte fiziksel değişiklikler dizisi öngörülebilir olsa da ergenlik döneminin başlangıcı ve hızı çok çeşitlidir.

    Ergenlik için her kişinin bireysel takvimi farklıdır ve öncelikle “genetik ve etnik özelliklerden” etkilenir. Bununla birlikte beslenme, egzersiz, sosyoekonomik koşullar, vs gibi çevresel faktörler, kişinin genel sağlık durumu ve ruhsal durumu da ergenlik zamanlamasını etkiler. Ergenlik başlama yaşının yanında “ilerleme hızı yani temposu” da çok önemlidir. Bu nedenle çocuklarda ergenlik gelişimi başlama ve ilerleme süreci yakından takip edilmelidir.

    ERKEN ERGENLİK NEDİR VE BELİRTİLERİ NELERDİR ?

    Bir çocukta normal yaşından önce ergenlik bulgularının başlamasına “erken ergenlik ” denir.

    Kız çocuklarında 8 yaş öncesi meme tomurcuklanması (meme gelişimi) olması, genital bölge veya koltukaltında tüylenme; erkek çocuklarda 9 yaş öncesi testis hacminin artması, genital bölge veya koltukaltında kıllanma, seste kalınlaşma olması erken ergenlik bulgularıdır.

    Yine her iki cinste büyümenin hızlanması, ciltte yağlanma, sivilcelenme, ter kokusunun ağırlaşması gibi belirtilererken ergenlik bulguları olabilir. Ek olarak zamanında başlayan bir ergenlik gelişimi çok hızlı ilerleyip(tempolu), çok kısa sürede tamamlanabilir ki bu durumda da müdahale etmek gerekli olabilir. Bu çocukların mutlaka çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gereklidir.

    ERKEN ERGENLİĞİN TESPİTİ

    Erken ergenlik kızlarda erkeklerden daha sık görülür. Erken ergenlik şüphesi ile getirilen bir çocukta öncelikle muayene bulguları önemlidir. Kızlarda meme gelişiminin değerlendirilip evrelendirilmesi, erkek çocuklarda testis hacminin ölçülmesi, genital değerlendirme, kıllanma durumunun tayini ve ek muayene bulguları önemlidir.

    Gerekirse kan tetkiki ile hormon düzeyleri değerlendirilir. El röntgeni çekilip kemik yaşı tayin edilir. Kız çocuklarında karından ultrason ile yumurtalık ve rahim büyüklüğü tespit edilir.

    Muayene ve tetkik sonuçlarına göre “uyarı testi” de yapılabilir. Uzman hekim tarafından değerlendirilerek gerekli görülürse tedavi başlanır.

    Tıpta hastalık yoktur, hasta vardır. Yani her hasta tedavi için özel olarak kendi bulgularına ve özelliklerine göre değerlendirilmelidir. “Gerçek Erken Ergenlik” tanısı konulursa ve uzman gerekli görürse hipofize yönelik magnetik rezonans görüntüleme tetkiki de yapılabilir.

    ERKEN ERGENLİĞİN NEDENLERİ

    Beyin tümörü, yumurtalık tümörü ya da böbrek üstü bezi hastalığı gibi hormon salgılayan durumlar erken ergenliğe neden olabilmekle birlikte, erken ergenlik görülen kızların %95-98’inde altta yatan herhangi bir organik patoloji yoktur (idiopatik-sebebi belli değil). Ancak kızlara göre daha nadir olmakla birlikte erken ergenlik oluşan erkek çocuklarda altta patolojik bir neden olma ihtimali daha yüksektir (%80-85 idiopatik, %15-20 organik patoloji) ve erkek çocukların buna yönelik olarak daha detaylı araştırılması gereklidir. Düşük doğum tartılı çocuklarda, ikiz eşlerinde, ılımlı obezitesi olan çocuklarda erken ergenliğe yatkınlık vardır.

    Dünyada ve ülkemizde son yıllarda özellikle dikkati çeken oranda erken ergenlik problemine rastlanıyor. Gıdalardaki katkı maddelerinin ve diğer çevresel kimyasal maddelerin erken ergenliğin oluşmasında etken oldukları yönünde çalışmalar vardır. Yapılan araştırmalar aldığımız gıdalar içinde bulunan hormon ve katkı maddelerinin bu duruma neden olabileceğini gösteriyor.

    Hormon (özellikle östrojen) veya kimyasal maddeler eklenerek yetiştirilen meyve ve sebzeler (çilek, domates, vs), yine hormon eklenerek hızlı büyütülen tavuklar ve hayvansal gıdalar da erken ergenlik artışı açısından suçlanmaktadır. Diklorobenzen (oda spreyleri, klozet koku önleyici, güve kovucularda..vs) ve Bisphenol A (plastik biberon, plastik oyuncaklar..vs) da bu konuda suçlanan kimyasal maddelerdir. Normal şartlarda çocukluk döneminde bu hormon uyarı sistemi beyinde, ergenliğe kadar sessiz bir bekleme sürecindeyken bu dış uyarıların artışı ile aktif hale geliyor. Ek olarak izlenen TV programlarının çocuğun yaşına uygunluğu ve internet kullanımı da önemli bir etken. Fast food tarzı ve yapay endüstri ürünleri ile beslenme alışkanlıkları obeziteye neden olarak vücut yağ oranını arttırmak koşuluyla erken ergenliğe neden olabiliyor.

    ERKEN ERGENLİĞİN NEGATİF ETKİLERİ

    Erken ergenlik tedavi edilmediği takdirde çocukta oluşan sorunları ” boy kısalığı ve psikososyal sorunlar” olarak özetleyebiliriz.

    Genelde bu çocuklar “çocukken uzun ama erişkinde kısa olan” bireyler olarak tanımlanabilir. Bu çocuklar başlangıçta iri olmakla birlikte, ergenlik hormonu (özellikle östrojen) kemik olgunlaşmasını hızlandırdığından kemik yaşı hızlı giderek nihai boydan kayıp oluşur.

    Erken ergenliğe giren kızlar yaşları küçük olmakla birlikte hormonal uyarı nedeni ile bedensel ve ruhsal olarak genç kız havasındadır, kendini karşı cinse beğendirme, süslenme, çabuk sinirlenme, vs. gibi ergen davranışları sergiler. Bu nedenlerle okulda, arkadaş çevresinde ve aile içinde uyum sorunları oluşabilir. Davranış bozuklukları, stres, içe kapanıklık gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Bedenen yetişkin görünmekle birlikte ancak aslında çocuk olunması ek olarak cinsel istismar açısından da risk oluşturur.

    ERKEN ERGENLİĞİN TEDAVİSİ

    Tedavide hipofizden hormon salınımını azaltan hormon analogu tedavisi verilmektedir. 28 günde bir aşı şeklinde yapılan bir ilaç kullanılmaktadır. Tanı doğru ve uzman tarafından tedavi gerekli bulundu ise tedavi konusunda bir çekince olmamalıdır. Genelde kızlarda 11 yaş, erkeklerde 12 yaşına kadar tedaviye devam edilir. Tedavi yeterliliği muayene ve tetkiklerle izlenir. Tedavi sırasında düzenli olarak uzman kontrollerine devam etmek gerekir. Tedavi kesimi sonrası normal ergenlik süreci yeniden başlamaktadır.

    ERKEN ERGENLİK AÇISINDAN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR ?

    Mümkünse ergenlik süreci başında çocukların uzman tarafından değerlendirilmesi ve gereken durumlarda izlenmesi önemlidir. Ergenlik olguların çoğunda normal bir süreç olmakla birlikte erken ergenlik olgularının vakit kaybedilmeden saptanması, aşırı panik yapmadan uzmana ulaşılması ve tedavi başlanması önemlidir. Erken ergenlik tedavisi mümkün bir durumdur.

    Çocuklarımız için yapabileceklerimiz; katkı maddeleri içeren hazır gıdalar ve abur-cubur yedirmemek, sebze ve meyveleri mevsiminde yedirmek, obeziteye zemin hazırladığı için hazır ve hızlı yemek (fast-food) alışkanlığı değil ev yemeği yeme alışkanlığı kazandırmak, TV ve internet kullanımını mümkün olduğunca denetlemek, hekim önerisi olmadan ilaç-losyon vs kullanmamak, zararlı kimyasallar içeren maddeleri mümkün olduğunca çocuğumuzun hayatından uzaklaştırmaya çalışmaktır. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için sağlıklı beslenmeye ek olarak düzenli spor yapma alışkanlığını çocukluk döneminde kazandırmak da önemlidir.

  • Erken ergenlik- çağımızın sorunu…..

    Erken ergenlik- çağımızın sorunu…..

    Ergenlik döneminde çocuklarda hormonal ve fiziksel bazı değişiklikler olmakta, çocuk giderek doğurgan özelliklere sahip bir yetişkin hale gelmektedir. Bu dönemde oluşan en önemli değişiklikler ikincil cinsel özelliklerin belirginleşmesi, vücut yağ dağılımının değişimi, iskelet gelişiminde hızlanma ve boy uzamasında sıçrama şeklindedir.

    Genetik ve etnik özellikler, coğrafi koşullar, sosyo-ekonomik durum, beslenme, kişinin sağlık durumu, ergenlik oluşma zamanını önemli ölçüde etkileyen faktörlerdir. Kronik sistemik hastalıklar, ağır beslenme bozukluğu, zorlayıcı ağır fiziksel aktivite ve ruhsal gerilimler ergenlikte gecikmeye neden olabilirler.

    Normalde kızlarda pubertal değişiklikler meme tomurcuklanması ile başlar, bunu pubik ve koltuk altı kıllanma izler. Daha sonra ise adet kanaması yani menstrasyon meydana gelir. Nadir olarak ilk bulgu kıllanma olabilir. Toplam 5 evre olarak görülen ergenlik süreci yaklaşık 4 yılda tamamlanır. Erkeklerde ise ergenlik, testis yani yumurtalık boyutunun yaklaşık 2.5 cm den fazla büyümesi ile başlar. Kızlardaki gibi, bunu kıllanma ve koltuk altı kıllanması izler. Ergenlikte ayrıca vücut yağlarında artma da meydana gelir.

    Erken ergenlik (puberte prekoz) kızlarda 8 yaşından, erkeklerde ise 9 yaşından önce ergenlik bulgularının ortaya çıkması şeklinde tariflenebilir. Ergenliğe girmek, daha önce kanda çok az miktarda olan kızlarda östrojen ve erkeklerde testesteron hormonlarının artmaya başlaması ile birlikte, vücutta daha önce gözlenmeyen bazı belirtilerin ortaya çıkmasıdır. Kızlarda meme tomurcuklanmasının başlaması yani göğüslerin yaklaşık ceviz büyüklüğüne gelmesi ile ergenlik başlarken erkeklerde ise yumurtalık yani testis boyutlarının yaklaşık 2.5 cm’in üzerine çıkması ile ergenlik başlamış demektir. Kızlarda normalde ergenlik 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlar. Erkeklerde ergenliğin 13.5 yaşına kadar başlamaması, kızlarda ise ergenlik belirtilerinin 14 yaşa kadar görülmemesi de normal değildir. Nedenlerinin araştırılması gerekir. Erken ergenliğe neden olabilecek hastalıklar erkeklerde ve kızlarda ayrı ayrı değerlendirilir. Erkeklerde genellikle organik bir neden bulunabilirken kızlarda genellikle organik bir neden bulunamaz. Organik nedenler arasında; Beyin tümörleri, beyinde hamartom denen sinir yumağı, yapısal beyin anomalileri, travma sonrası, hipotiroidi, kafa ışınlanması, bazı sendromlar sayılabilir. Bu nedenler gerçek erken ergenlik sorumluları olup ayrıca yalancı ya da inkomplet erken ergenlik denen ve beyin-hipofiz-gonad ekseninden bağımsız bir durum da söz konusu olabilir. Kızlarda yumurtalık kistleri, östrojen hormonu salgılayan tümörler, böbrek üstü bezinin hormonal hastalıkları ve tümörleri yalancı erken ergenliğe yol açarken erkeklerde ise testis tümörleri, böbrek üstü bezi hastalıkları ve tümörleri gibi durumlar etkendir.

    Erken ergenliğin en önemli bulgularından biri çocuğun akranlarına göre daha uzun boylu olmasıdır. Doğal olarak bu ebeveynleri sevindiren bir durum olup çocuklarının uzun boylu olmasından endişe etmezler ve doktora götürme ihtiyacı hissetmezler. Halbuki, o dönemlerde uzun boylu görünen çocuğun kemik hatları (epifizleri) hızlı büyüyüp erken kapanacağı için erişkin nihai boyu kısa kalacaktır. Boy kısalığını önlemek için bu çocuklar hemen çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından değerlendirilmeli, gerekli tetkikler yapılmalı ve uygun görüldüğü takdirde ergenliğin bir süre ilerlemesini durdurmak için ilaç tedavisi başlanmalıdır. Böylece hem çocuğun ileride kısa boylu kalması önlenecek hem de ufak yaşlarda ergenliği yaşamanın getireceği psikososyal örselenme engellenmiş olacaktır.

    Tedavi gereken durumlarda yaklaşık ayda bir kez yapılan bir iğne ile ergenlik hormonları baskılanmakta ve bu tedavi kemik yaşı 12 olana dek sürdürülmektedir. Tedavinin kesilmesinden sonra yaklaşık 1yıl içinde eksen tekrar aktifleşmekte ve hasta normal ergenliğine devam etmektedir. Tedavi sırasında çocuklar günlük aktivitelerini yerine getirmeli ve günlük kalsiyum ihtiyaçlarını düzenli olarak almalıdırlar.

    Doç.Dr.Ergun Çetinkaya

    Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı

  • Hormonlu gıda erken ergenlik nedeni

    Hormonlu gıda erken ergenlik nedeni

    Ergenlik Nedir

    Birçok aile, çocuklarının erken ergenliğe girdiği yönünde kaygı yaşayabilir. Ergenlik bulgusu kızlarda 8-13, erkeklerde 9-14 yaş arasında başlamalıdır. Kızlarda 13 yaşına gelmesine rağmen erkeklerde de 14 yaşında olmasına rağmen ergenlik bulgusunun gelişmemesinde de gecikmiş ergenlik söz konusu olabilir, bunun da mutlaka araştırılması gereklidir.

    Ergenlik başlama bulgusu, kız çocukları için meme tomurcuklanmasının başlaması, erkek çocuklarda testislerde büyümesi şeklinde görülür. Kız çocuklarındaki gelişim kolay fark edilir ancak şişman çocuklarda yağ dokusu ile karıştırılmamasına dikkat edilmelidir. Testis büyümesi ise doktor tarafından tespit edilebilir.

    Şişmanlık, Erken Ergenlik Nedeni

    Bulguların kız çocukta 8, erkek çocukta 9 yaşından önce görülmesi erken ergenlik olarak ifade edilir. Bu bulgulardan sonra genital bölgede, koltuk altında kıllanma gözlenir. Bazı çocuklarda kıllanma artışları ergenliğin ilk bulgusu olarak gözlenebilir. Genellikle patolojik bir durum değildir, ancak bu çocukların da doktorlarca değerlendirilmesi gereklidir.

    Kızlarda ilk adet kanaması ergenliğin bitiminde ortaya çıkan bir bulgudur. Fakat ailelerce ergenliğin ilk bulgusu olarak değerlendirilebilir. Ergenlik bulgularının başlaması ile ergenlik bitimine kadar geçen süre 3-4 yıldır. Kızlarda ergenlik bitimi ilk adet kanamasının olması, erkeklerde sperm üretiminin başlamasıdır.

    Ergenliğin başlamasında ve süresinde genetik, ailesel özellikler, iklim şartları, ısı artışı, beslenme özellikle şişmanlık, çevresel uyaranlar etkilidir. Kızların ilk adet yaşının annelerinkine benzer olduğu gösterilmiştir. Şişmanlığın kız çocuklarında erken ergenliğe neden olduğu bilinmektedir. Çocukların şişman olmamaları için sağlıklı beslenmelerine, spor yapmalarına, aktif olmalarına dikkat edilmelidir.

    Endokrin Bozucular İçeren Domates, Çilek, Fındık, Elmaya Dikkat

    Bugün için erken ergenliğin “endokrin bozucular” olarak isimlendirilen ve hormonal dengeleri bozarak insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen, dışarıdan alınan maddelerle ilişkili olabileceğini gösteren bilimsel yayınlar giderek artmaktadır. Örneğin, doğal yollarla üretilmediği için endokrin bozucular içeren domates, çilek, fındık, salatalık, elma, portakal ve benzeri birçok sebze-meyve, hormonla büyütülen hayvanların etleri ve yumurtaların tüketilmesi ve endüstride kullanılan kimyasallarla temas edilmesi erken ergenlik nedenleri arasında sıralanabilmektedir.

    Endokrin çevre bozucular, çocuklarımızı ve gelecek nesilleri etkilemektedir. Bu konuda ciddi önlemler almak durumundayız.

    Erken Ergenlik, Psikolojik Sorun Yaratabiliyor

    Erken ergenlik, ciddiye alınması gereken önemli bir sorundur. Erken ergenlik başlayan çocukta yaşıtlarından farklı bir vücut yapısı oluşuyor, bu da psikolojik olarak sorun yaratabiliyor.

    Erken ergenlik ile birlikte çocuğun boyu yaşıtlarından daha uzun oluyor, büyümesi artıyor ancak ergenlik hormonlarının kemiklerdeki büyüme plaklarının olgunlaşmasını hızlandırması sonucu büyüme hatları erken kapanacağından bu çocukların erişkin boyları genetik potansiyellerinden kısa kalıyor. Bu iki olumsuz sonuç, erken ergenliğin zamanında tanınmasını ve tedavi edilmesini gerektiriyor.

    Bazen de genetik ve çevresel faktörler dışında özellikle erkek çocuklarda çok daha önemli bulgular, erken ergenlik nedeni olabiliyor. Bu nedenle, bu dönemdeki çocukların ergenlik açısından doktor tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

    Yapılan araştırmalarda, 19. ve erken 20. yüzyıldan itibaren ergenlik yaşının daha düşük yaşlara indiği, ancak son otuz yıldır önemli bir değişiklik olmadığı belirtiliyor. Türkiye’de yapılan çalışmalarda da önceki yıllara göre ergenlik yaşında belirgin farklılık olmadığı gösteriliyor.

  • Erken ve geç ergenlik nedir?

    Normal Ergenlik
    Kızlarda ortalama 10, erkeklerde 11 yaşında hipotalamus-hipofiz-gonad aksının aktivasyonu ile artan seks steroidlerinin etkisi ile ergenlik başlar. Ergenliğin ilk bulgusu kızlarda memede büyüme, erkeklerde testis (haya) volümünde artıştır. Kızlarda memede büyümeyi pubik ve aksiler kıllanma ve menarş izler iken erkek çocuklarda testis volümündeki artış sonrası pubik , aksiler kıllanma ve penis büyümesi olur.
    Ergenlikte ayrıca artan seks steroidlerinin etkisi ile büyüme hormonu salınımındaki artış sonucu boy uzaması hızlanır. Kızlarda ergenliğin başlangıç dönemlerinde daha fazla olmak üzere büyüme hızı 8 cm/yıldır. İlk adet sonrası büyüme potansiyeli azalır ve ortalama 5-6 cm (3-10 cm) boy uzar. Erkeklerde boy kazanımı ergenliğin daha geç dönemlerinde belirgindir ve büyüme hızı 9-10 cm/yıldır. Ergenlik sürecinin üç dört yılda tamamlanmasından sonra nihai erişkin boya ulaşılır. Ergenlik döneminde ortalama 25-30 cm boy kazanımı beklenir. Normal ergenliğin başlama zamanında ya da ergenlik sürecinde gözlenen sapmalar sonucu ergenlik bozuklukları oluşur.

    Erken Ergenlik
    Ergenliğin ilk bulgusunun kızlarda 8, erkeklerde 9 yaşından önce görülmesidir. Ergenliğin diğer bulguları da eşlik eder. Kemik yaşı ileridir ve tanıda önemlidir. Erken ergenlik, gonadotropin bağımlı santral kaynaklı erken ergenlik ve gonadotropin bağımlı olmayan periferal erken ergenlik olarak iki ana gruba ayrılır. Gonadotropin bağımlı santral kaynaklı erken ergenlikte LHRH testine abartılı LH yanıtı ve pelvik ultrasonda uterus ve over hacminin artışı tanı koydurucudur. Hipofizden salınımı artan gonadotropinler (FSH, LH) normal fizyolojik ergenliği başlatır. Periferal erken ergenlik ise gonad (over, testis) veya adrenal kaynaklı patolojilere bağlı seks steroidlerinin artışı sonucu gelişir.

    Gonadotropin bağımlı (Santral) erken ergenlik: Erkeklerde daha az görülür ve bunların %20’sinde sanral sinir sistemi patolojisi olur. Kızlarda ise erken ergenliğin %95’i idyopatiktir. Ancak %5’i hipotalamus-hipofiz fonksiyonlarını bozan organik nedene bağlıdır. Santral patolojilerden hipotalamik hamartomlar, araknoid kistler, optik gliomlar, astrositom ve nörofibromatozis en sık nedenlerdir. Hamartomlar genelde 4 yaş öncesi görülür ve erkeklerde kızlara göre daha sıktır. Bunların dışında santral sinir sistemi travmaları, enfeksiyonları, kraniyal radyasyon, kemoterapi diğer önemli nedenlerdendir.

    Gonadotropin bağımsız (Periferal) erken ergenlik: Santral erken ergenlikte olduğu gibi hipotalamus-hipofiz-gonad aksı aktive olmadığı için gonadotropinler yükselmez ve periferal erken ergenlik olarak adlandırılır. Kızlarda artan östrojene bağlı göğüs dokusu büyür ve genital gelişme olur. Kızlarda periferal ergenlikte öncelikle Mc Cune Albright sendromu düşünülmelidir. Ciltte sütlü kahverengi lekeler, kemikte fibröz displazi önemli bulgulardır. İki-beş yaş arası sık görülür. Östrojen değişikliğine bağlı adet kanamaları görülebilir. Ayrıca birçok endokrin organda fonkisyon bozukluğu (Ovaryum, adrenal, tirod, paratiroid, hipofiz) olabilir. Otonom gonad hiperfonksiyonuna bağlı artan seks steroidleri sekonder santral erken ergenliğe neden olabilir.

    Erkek çocuklarda periferal erken ergenlikte testis boyutları büyümez. Ancak nadiren görülen familyal testotoksikoziste testisler büyüktür. Ayrıca testis tümörlerinde tek taraflı düzensiz testis büyür. Erkek çocuklarda periferal ergenlikte en sık konjenital adrenal hiperplazi düşünülür.

    Diğer nedenler; adrenal tümörler, hCG salgılayan tümörler, LH reseptör aktive mutasyonlarıdır. Testisin leydig hücre tümörleri, öströjen veya androjen salgılayan adrenal tümörler ve östrojen salgılayan ovaryan tümörlerde nadir görülen nedenler arasındadır. Tedavisi geciken primer ağır hipotiroidilerde artan TSH’nın FSH benzer etkisi ile erken ergenlik başlayabilir. Kızlarda göğüs büyümesi, erkeklerde testis büyümesi görülür. Testosteron jel ve östrojen krem kullanımı da periferal ergenliği başlatabilir.

    Tanı
    Öykü
    Fizik muayene (Özellikle genital muayene ve ergenlik gelişim)
    Büyümenin değerlendirilmesi
    Kemik yaşı
    Bazal ergenlik hormonlar ve seks steroidleri
    FSH, LH
    LHRH uyarı testi
    Pelvik ultrasonografi
    Adrenal ultrasonografi(Gerekirse)
    Testis ultrasonografisi(Gerekirse)
    Hipofiz-hipotalamus MR’ı

    Tedavi
    Santral erken ergenlikte GnRH analogları normal ergenlik başlama yaşına kadar (Kızlarda kemik yaşı 10-10.5, erkeklerde 11.5-12.5 yaş) uygulanır. Periferal erken ergenlikte GnRH analoglarının tedavide yeri yoktur.
    Bir periferal erken ergenlik sebebi olan McCune Albright sendromunda seks steroidlerinin otonom salınımı nedeniyle tedavi zordur. Aromatoz inhibitörleri östrojen sentezini inhibe etmek için kullanılır. Medroksi progesteron da tedavide kullanılabilir.

    Normal Ergenlik Varyantları
    1. Prematür Telarş

    Genelde 2 yaş öncesi tek ya da iki taraflı iyi huylu izole meme dokusu gelişimidir. Ergenliğin diğer bulguları yoktur. Büyüme ve kemik yaşı normaldir. Yaklaşık 1-2 yıl sonra kendiliğinden düzelir. İki yaşından sonra görülen formunda meme dokusu gerilemez ve overdeki kistlere bağlı östrojen çekilme kanamaları bazen görülebilir. Bunların gerçek erken ergenliğe dönüşüm riskleri nedeniyle yakın izlemleri gerekir.

    2. Prematür Adrenarş

    Genellikle 5-7 yaş arası çocuklarda görülen tek başına genital bölgede kıllanmanın olmasıdır. Koltuk altı kıllanması eşlik edebilir. Büyümede geçici hızlanma olur. Adrenal kaynaklı androjenler hafif yükselir. Ergenliğin diğer bulguları yoktur. Kemik yaşında belirgin ilerleme olmaz. Benin bir durumdur. İleri yaşlarda hiperinsülinizm, obezite, polikistik over sendromu gelişebileceği unutulmamalıdır.

    3. Prematür Menarş (erken adet görme)

    Kızlarda küçük yaşlarda seksüel matürasyon olmaksızın siklik uterus kanamasına bağlı vajinal kanamadır ve 1-2 yıl içinde kendiliğinden düzelir. Vajinal kanama yapan diğer nedenler (Kanama diyatezleri, malignansiler, travma , yabancı cisim, erken ergenlik.. gibi) mutlaka dışlanmalıdır.

    4. Ergenlik Jinekomasti (erkeklerde meme büyümesi)

    Erkek çocuklarda ergenlikde %40-70’inde görülen iyi huylu, kendiliğinden gerileyen meme dokusu büyümesidir. Ergenlikte artan androjenler östrojene dönüşerek meme dokusunu büyütür. Meme dokusunun östrojen duyarlılığında artışın neden olduğu da söylenmektedir. 18-24 ay jinekomasti kalıcıdır ve sonra kendiliğinden düzelir. Aşırı büyüyen ve estetik olarak rahatsızlık verenlerde cerrahi müdahale gerekebilir.

    Gecikmiş Ergenlik
    Kızlarda 13, erkeklerde 14 yaşında ergenliğin hiçbir bulgusunun olmaması gecikmiş ergenlik olarak tanımlanır. En sık nedeni yapısal ergenlik gecikmesidir. Bunların çoğunluğu erkek çocuklardır ve aile öyküsü vardır. Kemik yaşları geridir ve boy yaşı ile uyumludur. Nihai boyları normaldir. Hipogonadizmden ayrımı yapılmalıdır. Gecikmiş ergenlik gonadotropinlerin salınım yetersizliğine bağlı ise ‘hipogonadotropik hipogonadizm’, primer gonadal yetmezliğe bağlı gelişirse ‘hipergonadotropik hipogonadizm’ olarak değerlendirilir. Konjenital gonadotropin ekskliğinde yenidoğanda mikropenis (2.5 cm’den küçük) ve inmemiş testis saptanır. Kızlarda yenidoğan dönemi bulgu vermez. Kazanılmış gonadotropin eksikliğinde ise ileri yaşlarda kız ve erkek çocukta gecikmiş ergenlik olarak ortaya çıkar.

    Gelişimsel ve genetik bozukluğa bağlı gelişen en önemli ergenlik gecikmesi Kallman sendromudur. Kallmanda olfaktor bulbus gelişemediğinden GnRH salınımı yetersizdir ve koku alma duyusu yokluğu (anosmi) olur. Primer gonadal yetmezlikte Turner sendromu, Klinifelter sendromu ve mikst gonadal disgenezis düşünülür. Kromozom analizi tanı koydurucudur.

    Tanı
    Fizik muayene ve ergenlik değerlendirme
    Büyümenin değerlendirilmesi
    Testislerin volümü
    Pelvik ultrasonografi
    Kemik yaşı
    Hipotalamus ve hipofiz MR’ı
    Kronik hastalıkların ekarte edilmesi
    Tiroid fonksiyonları
    Prolaktin
    Karyotip analizi
    Basal LH, FSH
    GnRH uyarı testi

    Tedavi

    Yapısal ergenlik geçikmesinde erkeklerde testosteron esterleri 50 -100 mg İM 4-6 haftada bir 3-6 ay süre ile uygulanabilir. Seksüel gelişme gözlenir veya büyüme hızı artarsa tedavi kesilmelidir. Yapısal büyüme gecikmesi ve ergenlik gecikmesi kızlarda nadirdir ancak sorun olan olgularda düşük doz östrojen tedavisi denenebilir. Kalıcı hipogonadism tedavisinde erkeklerde uzun etkili testosteron esterleri, oral testosteron, dermal / skrotal bandlar kullanılabilir. Uzun etkili testosteron esterleri ayda 50-100 mg olacak şekilde İM başlanıp her 6 ayda doz 50 mg arttırılarak yetişkin dozu olan ayda 200-300 mg’a çıkılır. Kızlarda hipogonadizm tedavisinde Etinil estrodiolle 2-5 mikrogram /gün olacak şekilde ağızdan başlanır ve her altı ayda bir doz artırılarak iki yıl içinde 20 mikrogram/gün’e çıkılır bu doza çıkıldığında ya da vajinal kanama olduğunda veya endometrium kalınlığı ultrasonografide 5 mm üzerinde görülürse tedaviye progesteron eklenmelidir.

    Kaynaklar
    1. Rosenfield RL. Puberty in the female and its disorders. Pediatric Endocrinology, Sperling M.A. Second Ed. Sounders Comp. Philadelphia USA. 2002; 455-518
    2. Martin MM, Martin ALA. Constituinal delayed puberty in males and hypogonadotrophic hypogonadism.J. Pediatr. Endocrinol and Metab. 2005; 18:909-916.
    3. Zacharin M: Use of androgens and oestrogens in adolescent- A review of hormone replacement. J. Pediatric.Endocrinol Metab 2000;13:3-11
    4. Lee PA., Kerrigan JR. Precocious puberty. Pediatric Endocrinology: Mechanisms, Manifestations, and Management, Pescovitz OH, Eugster EA. Lippincott Williams and Wilkins , Philadelphia,USA. 2004; 316-333
    5. Achermann JC. Delayed puberty. Pediatric Endocrinology: Mechanisms, Manifestations, and Management, Pescovitz OH, Eugster EA. Lippincott Williams and Wilkins , Philadelphia,USA. 2004; 334-348
    6. Pozo J, Argente J. Ascertainment and treatment of delayed puberty. Horm Res. 2003;60 Suppl 3:35-48.
    7. Ritzen EM. Early puberty: what is normal and when is treatment indicated? Horm Res. 2003;60 Suppl 3:31-4.
    8. Karlberg J. Secular trends in ergenlik development. Horm Res. 2002;57 Suppl 2:19-30.
    9. Lee PA. Puberty and Its Disorders. Pediatric Endocrinology Fourth Ed. Marcel Dekker, Inc. Basel, Switzerland. 2003; 211-238
    10. Stanhope R, Traggiai C. Precocious Puberty (Complete, Partial). Pediatric and Adolescent Gynecology, Sultan. Karger, Basel, Switzerland. 2004:57-65
    11. Fenichel P. Delayed Puberty. Pediatric and Adolescent Gynecology, Sultan. Karger, Basel, Switzerland. 2004:106-128

    Prof. Dr. Peyami CİNAZ

  • Ergenlik Dönemi

    Ergenlik Dönemi

    1-Ergenlik dönemini nasıl tanımlayabiliriz?

    Ergenlik, çocuklukla erişkinlik arasında yer alan ,gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yetişkin yaşama hazırlığın gerçekleştiği bir psikososyal duraktır.

    2- Ergenlik döneminin kökeni nedir?

    Tümüyle biyolojik kökenli olan bu dönemin önemli psikolojik sonuçları vardır. Yani ergenlik psikososyal bir gelişme basamağıdır.

    3- Ergenlik ne zaman başlar ,ne kadar sürer?

    Genellikle 9-11 yaşlarında başlar, 19-21 yaşına kadar devam eder,tamamlanır.

    4-Ergelik döneminde bireyin yaşadığı en önemli değişiklikler nelerdir?

    Bu dönemdeki hızlı biyolojik değişiklikler ergene iki önemli özellik kazandırır.

    • Birincisi:Cinsel üremeyi sağlayan cinsel olgunlaşma,
    • İkincisi: Anne baba tarafından korunma ve bakılma gerekliliğini azaltan fiziksel büyüme ve kendi kendine bakabilme gücü,yani temel amaç anne- babadan ayrılarak bağımsızlığın kazanılması,karşı cinsle ilişkilerin sağlıklı kurulabilmesidir.

    5- Bu dönemde ergen öncesinde sahip olmadığı hangi becerileri kazanır?

    • Beden imgesi kabullenilir.
    • Cinsel kimlik rolü belirlenir, kabullenilir.
    • Özerklik yani ebeynden bağımsızlaşma
    • Bir yetişkin kimliği edinme
    • Üretken bir birey olmaya hazırlanma
    • Yaratıcılık,sevme ,anlamlı amaçlar ve değerler kazanır.

    6- Ergenlik dönemi her birey için standart bir süreç varmıdır, Yoksa ergenlik döneminde bireysel farklılıklar varmıdır?

    Ergenlik biyolojik değişkenler evrenseldir.Ancak bu değişkliklere verilen Psikolojik v sosyal yanıtlar evrensel değildir.Bireyden bireye farklılık gösteririr.

    7- Ergenlik döneminin kendi içinde evreleri varmıdır? Bu dönemde belirleyen karateristik özellikleri nelerdir?

    • Erken ergenlik (10-13) Bu dönemin temel işlevi çocukluk rolünün terk edilmesidir. Ruhsal gelişim açısından hayatın beklide en sorunlu dönemidir.Bu dönemde ebeveynlere geliştirilmiş uyumlu duygusal yapı değişir.Bu dönemde ergen aile aktivitelerine daha az katılır. Anne baba yargıları değersizleşir.
    • Orta Ergenlik Dönemi(14-16)yaş Güçlü akran bağlarının geliştiği dönemdir. Anne babadan uzaklaşma eğilimi vardır.Akran gruplar arasında duygusal bağlar gelişir.
    • Geç Ergenlik (Yaş aralığı nedir, varmıdır? )
    • Erişkin davranışlarının görüldüğü evrenseldir. Bu dönemde cinsel kimlik oturur. Cinsel çatışmalar yerini mesleksel ve toplumla ilgili sorunlara bırakır.

    8-Bu dönemde ergenin otoriteyle arası nasıldır?

    Bireyin tanıştığı ilk otorite figürü ailesidr/ebeveyndir.

    Bu dönemin başında zoraki olarak kabuledilen ebeveyn otoritesi sorgulanmaya başlar.

    9-Bu dönemde ebeveyn tutumları nasıl olmalıdır?

    Anne-baba özellikle kendi ergenlik dönemlerindeki ruh hallerini hatırlamaya çalışmalıdırlar. Bunu gerçekşeştirebildiklerinde çocuklarını daha kolay anlayabileceler,empati kurabileceklerdir.

    Bu dönemde özellikle anne-baba tutumları ortak kararlarla şekillenmeli,tutarkılık ve karlılık ilkesinden uzaklaşılmamalıdır.

    10- Ergenin bu dönemde davranış özellikleri nelerdir?

    • Ergen bu dönemde tutarsız ve çelişkilerle doludur.
    • Anne-babaya karşı çift yönlü zıt duygular besleyebilir.Sevgi,kızgınlık ve öfke bir aradadır. Sözel salırganlıkların artması olağanır.
    • Şiddet eğilimi artar.
    • Negatif,karamsar ve dürtüseldir.
    • Soumlulukları reddeder.
    • Depresyon eğilimi artar.
    • Kişiler arası dengeyi bulması zorlaşı.
    • Kendi eleştiriya kapalıyka ,özellikle aile bireylerini kolaylıkla eleştirir.
    • Bu dönemde mualif olma davranışları sıklıkla görülür.

    11- Bu dömende yaşana aile içi çatışmaların temelinde neler vardır?

    Bu dönemde çoğunlukla ana-baba ergenin kendi değer yargı sistemleri içinde kalmasını beklerler.Kimlik arayışı içinde olan birey ise ‘farkı’ olmaya çabalar.İki taraf arasında ki bu karşıtlık ‘ Kuşak Çatışmasını’ oluşturur.

    12- Evdeki başka hangi faktörler bu çatışmayı artırır?

    Evdeki cezalandırıcı onur kırıcı ,soğuk ve uzlaşmadan uzak tutumlar da bu çatışmayı artırır.

    13- Peki bu dönemde ebeveyn nasıl bir yaklaşım içinde olmalıdır?

    Fiziksel-ruhsal baskının ve zorlamanın olabildiğince kullanılmadığı ilişki biçimi uygulanmalıdır.

    Anne-baba ergeni ,sabırla dinleyebilmeli,onu anlamaya çalışabilmeli,kararsız kaldığı durumlarda ,kendine zaman tanıyabilmelidir. Ani ve sert tutumlardan kati suretle kaçınılmalıdır.

    Esneklik gösteren daha az cezalandırıcı ,destekleyici ebeveyn tipi hep daha iyi sonuçlar elde eder. Ergenin evde birey olarak algılanması prestijinin olması aile içi ilişkileri olumlu yönde etkiler.

    Evde ergenin fikrinin alınması , kararlara katılması ,önemli olduğu duygusunun yaşatılması benlik saygısını da artırır.

  • Ergenlik Sorunlarıyla Nasıl Başa Çıkabiliriz?

    Ergenlik Sorunlarıyla Nasıl Başa Çıkabiliriz?

    Ergenlik bir hastalık değildir. Ergenleşen gencin yaşadığı değişimler bir dönüm noktasıdır. Hayat sınavının bir parçası olarak onunla baş edebilmek ailenin pozitif tutumunu sürdürebilmesiyle daha kolay aşılır.

    Ergenlik Sorunlarıyla Nasıl Başa Çıkabiliriz?

    Bu durum ciddiye alınmalı ve “Ergenlik sorunlarıyla nasıl başa çıkabiliriz?”sorusunun cevabı aranmalıdır.Ergenlik dönemini bir nevi çocukluktan yetişkinliğe geçiş süreci olarak adlandırabiliriz.. Kişinin biyolojik gelişimi bu dönemde büyük oranda artar. Kişi bedensel, zihinsel ve cinsel yönden sürekli bir gelişime girer. Genellikle bu dönem ‘gelişim dönemi’ olarak bilinir. Çocuklar fiziksel özelliklerinin değişmesiyle karakterlerini, düşünce yapılarını daha doğrusu kendi kimliklerini oluşturmaya başlarlar. Ebeveynler ergenlik döneminde ki çocuklarının değişimine bir türlü alışamazlar. Ve sanki çocuklarını kaybetmiş edasıyla davranışlarını biçimlendirmeye başlarlar.

    Ergenlik Yılları

    Ergenlik yıllarında kişi üzerinde yaşanılan değişimler sıralanırsa…

    • Huysuzluk,

    • İnatçılık,

    • Sürekli bir öfke durumu,

    • Ağlama krizleri,

    • Depresif bir hal,

    • Bağırma ve isyan isteği ergenlik dönemlerinde sıkça karşılaşılan durumların ve kişi üzerinde yaşanılan değişimlerin en büyük örnekleri olarak gösterilebilir. Peki gerçekten bizler ergenlik sorunlarıyla nasıl başa çıkabiliriz?

    Öncelikler

    Bu dönemde ebeveynlerin çocuklarına karşı takınacağı tavır çok mühimdir. Gösterilen yanlış bir hareket çocuğun öfkesini daha arttırıp daha kötü sonuçlar doğurabilir. Ergenlik sorunlarıyla nasıl başa çıkabiliriz? Bu konu üzerine yazılmış birçok kitap vardır. Her birinden yardım almak bizim için faydalı olacaktır. Eğer çocuğunuzu aşırı bir şekilde kontrol edememeye başlarsanız psikolojik destek almanızında size yararı olacaktır. Bunların dışında takındığımız tavırlar, çocuğumuzu bize karşı olan davranışlarında yumuşatabilir. İşte bunlar “Ergenlik sorunlarıyla nasıl başa çıkabiliriz?” sorusunun sağlıklı cevapları olarak gösterilebilir.

    • Saygı gösterin: İletişime geçerken çocuklarınızında birer birey olduğunu asla unutmayın. Onlara ve onların düşüncelerine saygı göstermelisiniz.

    • Dinleyin: Çocuğunuzla yaşadığınız karşılıklı ilişkilerde onları dinlemelisiniz. Anlattıkları her ne olursa olsun sizin çocuğunuza verdiğiniz önemi onların algılaması için bunu yapmak zorundasınız. Çocuğunuzu dinleyerek , onlara ‘benim için önemlisin’ mesajını vermiş olursunuz.

    • Anlayın: Çocuğunuzun davranışlarının, konuşmalarının, öfkesinin bir sebebi olduğunu asla unutmayın. Bunlar geçirdiği süreçten kaynaklanmaktadır. Empati kurmaya yatkın olun. Bu sizin ve çocuğunuzun ilişkisini güçlendirecektir.

    • Yargılamayın/Karşılaştırmayın: “Neden böyle yapıyor? Ben sana ne yaptım? A kişisinin çocuğu ne kadar saygılı! Senin yaşındakiler anne babasına bakıyor…” tarzındaki cümleler kuruyorsanız bilin ki çocuğunuzla kurduğunuz iletişim kötüye gitmektedir. Çocuğunuzun öfkesinin, isyanının size yönelmemesi için bu tarz söylemlerden kaçınmalısınız…

    • Abartmayın: Daha doğrusu pireyi deve yapmayın. Ufak sorunları görmezden gelmelisiniz. Çünkü hiçbir şey çocuğunuzla kurduğunuz bağdan önemli değildir.

    • Unutmayın: Asla çocuğunuzun asıl benliğini unutmayın. Sergiledikleri davranışlarıyla kendisini bir tutmayın. İkisini birbirinden ayırabilmek , sizin öfke karşısındaki davranışlarınızı engelleyecektir.

    • Eleştirilin/Eleştirmeyin: Anlayışla karşılamanız gereken bir süreç içerisindesiniz. Ergenlik, aslında sadece çocuğunuzun girdiği bir dönem değildir. Ergenlik döneminde ki bir bireyin etrafındakiler de onun davranışlarından kaynaklı olarak aynı tutumda olabilirler. Bu yapılacak en son şeydir…

    • Takdir Edin: Sürekli söylenip, zıt bir tavır içerisinde bulunursanız çocuğunuzun sizden uzaklaşması kaçınılmaz olacaktır. Bundan dolayı ufak şeylerde bile çocuğunuzu takdir etmeyi bilin. Örneğin; okulda aldığı ortalama bir not bile sizi bu noktada mutlu etmeli ve çocuğunuza aferin diyerek bunu belli etmelisiniz.

    • Görmezden Gelin: Çocuğunuzun yaşadığı anlık duygu değişimlerini görmezden gelin. Bu gayet normal bir durumdur. Öfkeliyken birden yumuşaması, gülerken aniden ağlaması normal hayatta pek normal karşılanacak durumlar değildir. Ama bildiğiniz gibi bu duruma “ergenlik dönemi” diyoruz. Yeteri kadar anlayışı sağladığımız zaman bu sürecin bir zararını görmeyeceğiz.

    Ergenlik sorunlarıyla nasıl başa çıkabiliriz?

    Çocuğum bu süreçte benden uzaklaşır mı? Ona karşı nasıl davranmalıyım? Bana karşı bu öfkesi neden?… Tüm sorularınızın cevabını almış olmanızı umuyoruz. Gerekenleri yaptıktan sonra ergenlik dönemi sizin için oldukça hafif bir şekilde geçecektir. Ve size çocuğunuza, mutluluğunuza, huzurunuza kavuşmuş olacaksınız…

    Adil Maviş

    Bu yazının telif hakkı Adil Maviş’e aittir. Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Makaledeki bilgilere dayanarak herhangi bir teşhis ve tedavi uygulanamaz. Adil Maviş kendi geliştirdiği ve kişinin içsel dinamiklerini en üst seviyede kullanılabilmesine dayalı koçluk ve bireysel danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu bağlamda alacağınız hizmet teşhis ve tedavi kapsamında değildir. 

  • Ergenlik Dönemi neden zor geçiyor ?

    Ergenlik Dönemi neden zor geçiyor ?

    “Ergenlik dönemi neden zor geçiyor?” diye düşündünüz mü hiç?
    Ergenlik dönemi neden zor geçiyor diye düşündünüz mü hiç? Çünkü sistemdeki bir kişideki bir değişiklik sistemin diğer unsurlarında da değişikliğe yol açıyor… çünkü onlar ergenlik dönemine girdiğinde bizler de orta yaş dönemine girmiş oluyoruz.
    Talat Parman, “Ailenin yaşam döngüsünde ergenlik krizinin” yeri adlı makalesinde ergenlik krizinin ailenin yaşam döngüsünde üç temel öğesinden bahsediyor: kimlik, cinsellik ve ayrılık
    Parman, makalesinde ergenlik dönemine giren ve kim olduğunu sorgulayan gencin yalnız olmadığından bahsediyor. Ergenin “ben kimim?”, “Nasıl biri olmalıyım?” sorularını sorarken, orta yaşlarında olan anne babanın da “ben kim oldum?”, “Olmak istediğim bu muydu?” sorularını sorarak geride bıraktıkları tüm yaşamlarını sorguladıkları bir döneme girdiklerinin altını çiziyor.
    O zamana kadar anne babaya ait olan cinselliğin, artık ergenlik dönemine giren gencin de ilgi alanına girdiğinin altını çizen Parman, anne baba gibi bir sevgiliye sahip olmak isteyen gencin evin dışına yöneleceğinden bahsediyor.  Ergenin dışarıya yönelmesinin ise anne-baba olmanın ön plana geçtiği 15 yılın sonunda yeniden kadın erkek olmanın ön plana geçtiği bir ilişkiye dönmeleri gereken anne baba için bu dönem kolay olmayabileceğinin altını çiziyor.
    Krizin çözümlenmesinin ise son adımının ise ergenin gidişini… kendi hayatına yönelişini ebeveynin kabullenmesi olduğunun altını çizen Parman, ergenin kendini ayrılığa hazırlamasının ise ancak anne babanın buna izin vermesi ile daha kolay bir hal alacağının altını çiziyor ve en sonunda ekliyor:
    “Oysa anne baba kuşağı çocuklarından ayrılmaya ne kadar hazırdır? Terk edilme duygusuna ne kadar katlanabileceklerdir? Ya da kendilerini artık bütünüyle değersiz hissetmeye?”
    Bilemedim… anne babalarımız ne kadr hazırdı bizim gidişimize… bilemedim biz ne kadar hazırız çocuklarımızın bu gidişlerine…