Etiket: Ergenler

  • Ergenlerde Öfke Kontrolü ve Dışavurum Şekilleri

    Ergenlerde Öfke Kontrolü ve Dışavurum Şekilleri

    Son zamanlarda “Beni yalnız bırak! Gidin başımdan, bir şey yapmak istemiyorum!” gibi çocuğunuzdan söylemler mi duyuyorsunuz? Çocuğunuz zamanının çoğunda öfkeli, sinirli, çevresine karşı saldırgan davranışlar mı sergiliyor?

    İnsanlar duyguları olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayırma eğilimindedirler. Öfke olumsuz duygular içerisinde sınıflandırılır.  Oysaki öfke; şaşkınlık, heyecan, mutluluk gibi temel duygulardan biridir. Ancak güçlü hissedilir, kontrol edilmesi deneyimlerle öğrenilen bir şeydir.

    Ergenlik kolay bir geçiş dönemi değildir. Aile baskısı, kardeş ilişkileri, aile içi problemler, okul, sınav stresi, başarı kaygısı, arkadaş çevresi, hormonal değişimler gibi birçok konuyla baş etmeleri gerekmektedir.         Ergenlerin bu tarz sorunlarla karşılaştıklarında tutumları farklılık gösterir. Dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi de öfke ve saldırganlığı birbirine karıştırmamak gerektiğidir. Saldırganlık, öfkenin dışa vurum şeklidir, davranışa dökülmüş halidir. 

    Peki ergenler öfkelerini nasıl dışa vururlar?

    1. Saldırgan Ergenler: Öfkelerini tutamayan, agresif, kavgacı tavırlar sergilerler. Dışa vurumları şu şekildedir:

    • Kavga etme

    • Bağırmak, haykırmak

    • Aile bireylerine karşı gelme, kuralları reddetme

    • Küfür etme, kötü söz kullanma, tehdit etme

    • Kontrolsüz davranışlar yapma

    • Ortalığı yıkıp devirme, bir şeyleri fırlatma

    • Hayır ‘ı kabul etmeme

    1. İçine Kapanık Ergenler: İçine kapanık, sessiz, inatçı ve depresif tavırlar sergilerler.

    • Duygularını ifadede güçlük

    • İçine kapanıklık

    • Depresif, mutsuz görünme

    • Öfkeyi içine atma, bazen patlama

    • Güçsüz görünme

    • Kendine ya da nesnelere zarar verme

    • Sık sık fiziksel problemler yaşama (baş, karın vs. ağrısı)

    Yukarıda yazıldığı gibi ergenler, öfke halinde birbirinden farklı davranış şekilleri gösterirler. Buradaki önemli husus bu davranış şekillerinin sıklığı, kontrolü ve çevresiyle olan ilişkilerini ne denli yıprattığıdır. Ergenin hem kendi öz benliğinin hem de çevresiyle olan bağının daha fazla zarara uğramadan bir uzmandan yardım alınması gerekebilir. Bu durumun önceden tespit edilmesi yetişkinlik döneminin temellerini atmak, kimlik arayışına yardım etmek ve sağlıklı bir birey olma yolunda ona destek  olmak demektir. 

    Son zamanlarda “Beni yalnız bırak! Gidin başımdan, bir şey yapmak istemiyorum!” gibi çocuğunuzdan söylemler mi duyuyorsunuz? Çocuğunuz zamanının çoğunda öfkeli, sinirli, çevresine karşı saldırgan davranışlar mı sergiliyor? 

        İnsanlar duyguları olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayırma eğilimindedirler. Öfke olumsuz duygular içerisinde sınıflandırılır.  Oysaki öfke; şaşkınlık, heyecan, mutluluk gibi temel duygulardan biridir. Ancak güçlü hissedilir, kontrol edilmesi deneyimlerle öğrenilen bir şeydir.

       Ergenlik kolay bir geçiş dönemi değildir. Aile baskısı, kardeş ilişkileri, aile içi problemler, okul, sınav stresi, başarı kaygısı, arkadaş çevresi, hormonal değişimler gibi birçok konuyla baş etmeleri gerekmektedir.         Ergenlerin bu tarz sorunlarla karşılaştıklarında tutumları farklılık gösterir. Dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi de öfke ve saldırganlığı birbirine karıştırmamak gerektiğidir. Saldırganlık, öfkenin dışa vurum şeklidir, davranışa dökülmüş halidir. 

    Peki ergenler öfkelerini nasıl dışa vururlar?

    1. Saldırgan Ergenler: Öfkelerini tutamayan, agresif, kavgacı tavırlar sergilerler. Dışa vurumları şu şekildedir:

    • Kavga etme

    • Bağırmak, haykırmak

    • Aile bireylerine karşı gelme, kuralları reddetme

    • Küfür etme, kötü söz kullanma, tehdit etme

    • Kontrolsüz davranışlar yapma

    • Ortalığı yıkıp devirme, bir şeyleri fırlatma

    • Hayır ‘ı kabul etmeme

    1. İçine Kapanık Ergenler: İçine kapanık, sessiz, inatçı ve depresif tavırlar sergilerler.

    • Duygularını ifadede güçlük

    • İçine kapanıklık

    • Depresif, mutsuz görünme

    • Öfkeyi içine atma, bazen patlama

    • Güçsüz görünme

    • Kendine ya da nesnelere zarar verme

    • Sık sık fiziksel problemler yaşama (baş, karın vs. ağrısı)

    Yukarıda yazıldığı gibi ergenler, öfke halinde birbirinden farklı davranış şekilleri gösterirler. Buradaki önemli husus bu davranış şekillerinin sıklığı, kontrolü ve çevresiyle olan ilişkilerini ne denli yıprattığıdır. Ergenin hem kendi öz benliğinin hem de çevresiyle olan bağının daha fazla zarara uğramadan bir uzmandan yardım alınması gerekebilir. Bu durumun önceden tespit edilmesi yetişkinlik döneminin temellerini atmak, kimlik arayışına yardım etmek ve sağlıklı bir birey olma yolunda ona destek  olmak demektir. 

    Son zamanlarda “Beni yalnız bırak! Gidin başımdan, bir şey yapmak istemiyorum!” gibi çocuğunuzdan söylemler mi duyuyorsunuz? Çocuğunuz zamanının çoğunda öfkeli, sinirli, çevresine karşı saldırgan davranışlar mı sergiliyor? 

        İnsanlar duyguları olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayırma eğilimindedirler. Öfke olumsuz duygular içerisinde sınıflandırılır.  Oysaki öfke; şaşkınlık, heyecan, mutluluk gibi temel duygulardan biridir. Ancak güçlü hissedilir, kontrol edilmesi deneyimlerle öğrenilen bir şeydir.

       Ergenlik kolay bir geçiş dönemi değildir. Aile baskısı, kardeş ilişkileri, aile içi problemler, okul, sınav stresi, başarı kaygısı, arkadaş çevresi, hormonal değişimler gibi birçok konuyla baş etmeleri gerekmektedir.         Ergenlerin bu tarz sorunlarla karşılaştıklarında tutumları farklılık gösterir. Dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi de öfke ve saldırganlığı birbirine karıştırmamak gerektiğidir. Saldırganlık, öfkenin dışa vurum şeklidir, davranışa dökülmüş halidir. 

    Peki ergenler öfkelerini nasıl dışa vururlar?

    1. Saldırgan Ergenler: Öfkelerini tutamayan, agresif, kavgacı tavırlar sergilerler. Dışa vurumları şu şekildedir:

    • Kavga etme

    • Bağırmak, haykırmak

    • Aile bireylerine karşı gelme, kuralları reddetme

    • Küfür etme, kötü söz kullanma, tehdit etme

    • Kontrolsüz davranışlar yapma

    • Ortalığı yıkıp devirme, bir şeyleri fırlatma

    • Hayır ‘ı kabul etmeme

    1. İçine Kapanık Ergenler: İçine kapanık, sessiz, inatçı ve depresif tavırlar sergilerler.

    • Duygularını ifadede güçlük

    • İçine kapanıklık

    • Depresif, mutsuz görünme

    • Öfkeyi içine atma, bazen patlama

    • Güçsüz görünme

    • Kendine ya da nesnelere zarar verme

    • Sık sık fiziksel problemler yaşama (baş, karın vs. ağrısı)

    Yukarıda yazıldığı gibi ergenler, öfke halinde birbirinden farklı davranış şekilleri gösterirler. Buradaki önemli husus bu davranış şekillerinin sıklığı, kontrolü ve çevresiyle olan ilişkilerini ne denli yıprattığıdır. Ergenin hem kendi öz benliğinin hem de çevresiyle olan bağının daha fazla zarara uğramadan bir uzmandan yardım alınması gerekebilir. Bu durumun önceden tespit edilmesi yetişkinlik döneminin temellerini atmak, kimlik arayışına yardım etmek ve sağlıklı bir birey olma yolunda ona destek  olmak demektir. 

    Son zamanlarda “Beni yalnız bırak! Gidin başımdan, bir şey yapmak istemiyorum!” gibi çocuğunuzdan söylemler mi duyuyorsunuz? Çocuğunuz zamanının çoğunda öfkeli, sinirli, çevresine karşı saldırgan davranışlar mı sergiliyor? 

        İnsanlar duyguları olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayırma eğilimindedirler. Öfke olumsuz duygular içerisinde sınıflandırılır.  Oysaki öfke; şaşkınlık, heyecan, mutluluk gibi temel duygulardan biridir. Ancak güçlü hissedilir, kontrol edilmesi deneyimlerle öğrenilen bir şeydir.

       Ergenlik kolay bir geçiş dönemi değildir. Aile baskısı, kardeş ilişkileri, aile içi problemler, okul, sınav stresi, başarı kaygısı, arkadaş çevresi, hormonal değişimler gibi birçok konuyla baş etmeleri gerekmektedir.         Ergenlerin bu tarz sorunlarla karşılaştıklarında tutumları farklılık gösterir. Dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi de öfke ve saldırganlığı birbirine karıştırmamak gerektiğidir. Saldırganlık, öfkenin dışa vurum şeklidir, davranışa dökülmüş halidir. 

    Peki ergenler öfkelerini nasıl dışa vururlar?

    1. Saldırgan Ergenler: Öfkelerini tutamayan, agresif, kavgacı tavırlar sergilerler. Dışa vurumları şu şekildedir:

    • Kavga etme

    • Bağırmak, haykırmak

    • Aile bireylerine karşı gelme, kuralları reddetme

    • Küfür etme, kötü söz kullanma, tehdit etme

    • Kontrolsüz davranışlar yapma

    • Ortalığı yıkıp devirme, bir şeyleri fırlatma

    • Hayır ‘ı kabul etmeme

    1. İçine Kapanık Ergenler: İçine kapanık, sessiz, inatçı ve depresif tavırlar sergilerler.

    • Duygularını ifadede güçlük

    • İçine kapanıklık

    • Depresif, mutsuz görünme

    • Öfkeyi içine atma, bazen patlama

    • Güçsüz görünme

    • Kendine ya da nesnelere zarar verme

    • Sık sık fiziksel problemler yaşama (baş, karın vs. ağrısı)

    Yukarıda yazıldığı gibi ergenler, öfke halinde birbirinden farklı davranış şekilleri gösterirler. Buradaki önemli husus bu davranış şekillerinin sıklığı, kontrolü ve çevresiyle olan ilişkilerini ne denli yıprattığıdır. Ergenin hem kendi öz benliğinin hem de çevresiyle olan bağının daha fazla zarara uğramadan bir uzmandan yardım alınması gerekebilir. Bu durumun önceden tespit edilmesi yetişkinlik döneminin temellerini atmak, kimlik arayışına yardım etmek ve sağlıklı bir birey olma yolunda ona destek  olmak demektir. 

  • ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ ÇOCUKLARI ANLAMAK

    ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ ÇOCUKLARI ANLAMAK

    Ergenlik dönemi, insanların yetişkinlikdönemine hazırladığı bir süreçtir.Çocuklar ergenlik dönemi içerisinde psikolojik ve fizyolojik değişimler yaşamaktadırlar.Bu değişimler çocukları için bazen başaçıkması zor bir sürece götürebilmektedir. Ergenlik dönemi yaklaşık 12 ile 20’li yaşlar arasını kapsamaktadır. Bazı çocuklar ergenlik dönemini erken başlayıp ya da geç bitirebilmektedir.Bunun nedeninin incelenmesi ve takip edilmesi gerkemektedir.
    Ergenlik döneminde var olan değişimlerin yoğunluğundan dolayı çocuklar bunları çözümlemekte zorlanmaktadırlar. Değişimlerin ilk sırasında fiziksel değişimler yer almaktadır. Çocuklar alışık oldukları bedenlerinin sürekli değişim içerisinde oldukları için bu değişimleri anlamakta ve vücut koordinasyonlarını kontrol etmekte zorlanırlar.

    Ergenlik Döneminde olan çocukların ortak özellikleri bakıcak olursak; ebeveynlerinin düşüncelerine karşı çıkmaları, kendi iç dünyasına çekilmeleri, akranları ile kendisini kıyaslamaları, dış görüşünü ile ilgili sorun arama ve kendini beğenmemesi, duygularının sürekli değişmesi, büyümeye ve geleceği dönük düşünceleri, riskli davranışların sergilenmesi, karşı cins tarafından beğenilme isteği, kendi düşüncelerinin kabul görme isteğidir.

    Ergenlik Döneminin Evreleri

    1. Erken Ergenlik Dönemi 

    Fizyolojik değişimlerin yoğun yaşandığı bir dönemdir. Çocukların boyları, kiloları ve ses tonlamalarında değişimler oluşmaya başlar. Cinsellik konusunda da farkındalıklarının arttığı ve belirtilerin değişimlerin gözlemlendiği bir dönemdir.

     2. Orta Ergenlik Dönemi 

    Çocukların fizyolojik gelişiminin büyük bir kısmının tamamlanmıştır. Psikolojik süreçlerinin değiştiği bir dönemdir. Çocuklar daha önceden anne ve babalararının düşünceleri önem taşımaktayken artık ergenlik döneminde kendi düşünceleri ön plandadır. Kendi duygu ve düşüncelerini hayatına uygulamaya çaşışırlar.Bazen kendi düşünceleriylede baş etmekte de zorlanabilirler. Önemli olan ergenlerin duygularını ve düşüncelerini fark etmenizdir. Bunun sonucunda ergenler kendi varlığının hissetmeye ve değer gördüklerini farkederler. Kendi benliklerinin önemli olduğu bir dönemde bulundukları için düşüncelerine zıt olan her düşünceyi reddederler. 
    Ergenlerin duygulanımları sürekli değişmektedir. Bir olaya önce gülerken bir saat sonra sinirlenebilmektedirler. Ani duygu iniş ve çıkışlar bulunmaktadır. Yapılması gerek ergenlerin ne hissettiklerini anladığınızı ve koşulsuz yanında olacağınızı fark ettirmektir. Çocuğunuz bu dönemde sizinle çatışma yaşayabilir. Bu noktada sizin bu çatışmaya karşılık vermek yerine ona karşı empati duymanız sağlamanız ve var olan çatışmayı engellemek için etkili ve sağlıklı bir iletişime geçmeniz gerekmektedir.Siz çocuğunuzu empai kurdukça çocuğunuzda zaman içerisinde empati kurmayı öğrenip sosyal ileşkilerini daha sağlıklı kurmaya başarabilecektir.
    Ergenler genellikler yaşamlarındaki sorunları çözümlemekte zorlanabilirler. Var olan sorunları dürtüsel veya aşırı duygusal yaklaşabilirler. Bu bağlamda  ergenlere çözüm yolları geliştirmek ve ona bu çözüm yollarını sunarak kendisinin uygulamasına bırakılmalıdır.

    3. Geç Ergenlik Dönemi

    Benliğin oluştuğu ve ergenlikten çıkıp yetişkinlik dönemine geçildiği bir dönemdir.Bu dönemde ergenler kendi yaşamlarına dönük kaygılar yoğunlaşır. Kaygıları, karşı cinsle olan duygusal yakınlaşması, mesleki seçimleri, yaşamını planlama ve şekillendirmesi, sosyal yaşamında varlığını, biricikliğini hissetmeye yöneliktir. Ebeveynleri ile yaşadıkları çatışmalar diğer evlere oranla daha azdır. Geç ergenlik evresinde kendini yetişkinlik dönemine hazırlar ve ergenlik dönemini sonlandırır.
    Ergenlik Döenimindeki Çocuklarla İletişim Kurulurken Dikkat Edilmesi Gerekenler
    Ergenlik dönemindeki çocuklarla baş edebilmek ve bu dönemi ergenlerin sağlıklı geçirebilmesi adına ebeveynlerin rolü oldukça önemlidir. Ebeveynler, çocuklarının yaşadıkları çatışmaları fark edip aslında neye ihtiyacı olduğunu anlaması gerekmektedir. Çocuğunuz her bir çatışmada size bir şey söylemeye çalıştığını unutmayınız. Onlarla kaliteli bir iletişimi oluşturmanız gerekmektedir. Kaliteli iletişimi sağladığınızda çocuğunuz sizin tarafınızdan anlaşıldığını hisseder ve sizden uzaklaşmak yerine size yakınlaşmaya başlayacaktır. Ergenler için anlaşıldığını hissetmek oldukça önem taşımaktadır. Onları yargılamadan dinlemek, anlattığı konuyu önemsemek ve ilginizin davranmak, dinlemeden yorum veya fikirlerinizi söylememek, etiketlemelerden uzak durmak, düşündüklerinin veya duygularının yanlış olduğunu dile getirmemek gerekmektedir.
    Çocuklarınıza bu dönemde yaşadığı sorunları sizinle rahatlıkla paylaşabilmesi için sağlıklı bir ilişki ve iletişim olması gerekmektedir. Sağlıklı bir iletişimin oluşması için ise iletişim engellerinin ortadan kaldırılmalıdır. Bu iletişim engelleri, yargılama, öğüt verme, akıl okuma, yatıştırma ve konuyu değiştirme olmak üzere toplam 5 taneden oluşmaktadır. Bu engellerin olmadığı bir iletişim sonucunda çocuğunuz dinlendiğini hissettirecektir.
    Ergenlik dönemindeki çocuklar kendilerini yetişkinlik dönemine hazırlamaktadır. Bu dönemin sağlıklı geçmesi çocuklarınızın yetişkinlik ve sonrasındaki dönemlerini nasıl geçireceğinin sinyallerini vermektedir.