Etiket: Enfeksiyon

  • Suçiçeği ve Gebelik

    Suçiçeği ve Gebelik

    Suçiçeği ve Gebelik

    Gebe olduktan sonra sağlıklı olmak için elimizden gelen her şeyi yaparız. Ancak bazı durumlarda hastalıklardan kendimizi koruyamayız. Suçiçeği çok bulaşıcı viral bir enfeksiyon olduğu için korunmak neredeyse imkansız.

    Suçiçeği varisella olarak da bilinen viral bir enfeksiyon. Küçük kırmızı kabarık lekeler şeklinde döküntüler olur. Döküntülerden önce genellikle ateş ve vücutta ağrı olur. Çocukluk döneminde %95 enfeksiyon geçirildiği için yetişkinler doğurganlık yaşında suçiçeğine karşı korunaklı olur.

    Hamilelikten önce suçiçeği geçiren gebelerin tekrar suçiçeği geçirmeleri çok çok nadir. Eğer daha önce suçiçeği geçirilmemişse gebelik döneminde büyük risk vardır. Suçiçeği ihtimali olan yerlerden uzak durmak gerekir.

    Suçiçeği geçirip geçirilmediğinden emin olunamıyorsa test yaptırılabilir. Test sonucunda risk altında olup olunmadığı belli olur.

    Suçiçeğinden Bebeğin Etkilenmesi

    Suçiçeğinden bebeğin etkilenmesi gebeliğin dönemine bağlı. Gebelik dönemine göre:

    • Suçiçeği ilk trimesterde olursa doğum defekti olma olasılığı %0.5-1
    • Suçiçeği ilk 13.-20. haftalarda olursa doğum defekti olma olasılığı % 2
    • Suçiçeği doğumdan 5 gün öncesine kadar olursa bebekte konjenital varisella olma olasılığı % 20-25
    • Suçiçeği doğumdan 6-12 gün önce olursa bebekte hala suçiçeği olabilir ancak anneden bir miktar antikor geçeceği için eğer olursa konjenital varisella hafif atlatılır.

    Suçiçeğine bağlı muhtemel doğum defektleri; göz problemleri, yara izi, az gelişme veya gelişme geriliği, küçük kafa ölçüsü ve/veya zihinsel gerilik.

    Suçiçeğinden Korunma

    • Daha önceden suçiçeği geçirilmişse bebeği korumak için herhangi bir şey yapmaya gerek yok. Vücudun ürettiği antikorlar bebeği enfeksiyondan korur.
    • Daha önceden suçiçeği geçirilmemişse gebelik döneminde suçiçeği olan birisiyle temas olunursa Zoster immünoglobülinleri kullanılmalı. Temastan sonra 4 gün boyunca immünoglobülin verilir.
    • Daha önceden suçiçeği geçirilmemişse ve gebelik yoksa gebe kalmadan 3 ay önce suçiçeği aşısı yapılmalı.

    Suçiçeği 2 Kez Geçirilir mi?

    Sağlıklı kişiler 2 kez suçiçeği geçirmez. İmmün sistemlerinde (savunma sistemi) sorun olan kişiler 2. kez enfeksiyon geçirebilirler. 2. kez suçiçeği geçirdiğini düşünen çoğu kimse gerçekte daha önce geçirdiği döküntülü hastalığı suçiçeği sananlardır.

  • Gebelikte Üriner  Enfeksiyonu: Belirtiler nelerdir  ve nasıl  Önlenir

    Gebelikte Üriner Enfeksiyonu: Belirtiler nelerdir ve nasıl Önlenir

    Gebelikte Üriner Enfeksiyonu: Belirtiler nelerdir ve nasıl Önlenir

    Mesane enfeksiyonu olarak da adlandırılan, idrar yolunda bakteriyel bir inflamasyondur. Gebe kadınlar, 6. haftadan 24. haftaya kadar olan dönemde İYE başlama riski yüksektir.

    İYE neden hamilelikte daha sık görülür?

    İYE, üriner sistemdeki değişiklikler nedeniyle hamilelik süresince daha sık görülür. Rahum doğrudan mesanenin üzerine oturur. Rahim büyüdükçe artan ağırlık idrarın mesaneden boşaltılmasını engeller ve bir enfeksiyona neden olabilir.

    İYE belirtileri nelerdir?

    • Ağrı veya yanma (rahatsızlık) idrar yaparken

    • Her zamankinden daha sık idrara çıkma ihtiyacı

    • İdrar yaparken aciliyet hissi

    • İdrarda kan veya mukus

    • Karında kramplar veya ağrı

    • Cinsel ilişki sırasında ağrı Şikayetler,

    • ateş, terler, idrar kaçağı (inkontinens)

    • Uyurken işemek için uyanmak

    • Kokulu Bulanık görünen idrar,

    • Mesane alanında ağrı, basınç veya hassaslık Bakteriler böbreklere yayılırsa: Sırt ağrısı, titreme, ateş, mide bulantısı ve kusma.

    İYE bebeğimi nasıl etkileyecektir?

    İYE tedavi edilmezse böbrek hastalığına neden olabilir. Böbrek enfeksiyonları erken doğum ve doğum ağırlığının düşük olmasına neden olabilir. Doktorunuz idrar yolu enfeksiyonunu erken ve düzgün bir şekilde tedavi ederse, İYE bebeğinize zarar vermez.

    Gebelikte Üriner Enfeksiyon Nasıl Tedavi Edilir?

    İYE, gebelik sırasında antibiyotiklerle güvenle tedavi edilebilir. İdrar yolu enfeksiyonlarına en çok antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Doktorlar genelde siz ve bebeğiniz için 3-7 günlük bir antibiyotik kursu reçete eder. Ateş, titreme, alt karın ağrısı, bulantı, kusma, kasılmalar veya doktorunuza üç gün ilaç verdikten sonra hala idrar yaparken yanma hissi yaşıyorsanız doktorunuzu arayın.

    Bir İY’yi nasıl engelleyebilirim?

    • Her gün 6-8 bardak su ve düzenli olarak şekersiz kızılcık suyu için.

    • Rafine yiyecekler, meyve suları, kafein, alkol ve şekeri eleyin.

    • Enfeksiyonla mücadeleye yardımcı olması için C vitamini (250-500 mg), beta-karoten (günde 25.000 ila 50.000 IU) ve Çinko (günde 30-50 mg) al.

    • İhtiyaç duyduğunuz anda idrar yapma alışkanlığı geliştirin ve idrar yaparken mesanenizi tamamen boşaltın.

    • Cinsel ilişki öncesi ve sonrasında idrar yapın

    • . Bir ĐYE için tedavi edilirken cinsel ilişkiden kaçının.

    • İdrar yaptıktan sonra kurutun (ovmayın) ve genital bölgesini temiz tutun.

    • Önden arkaya doğru sildiğinizden emin olun.

    • Güçlü sabunlar, keskiler, antiseptik kremler, kadınsı hijyen spreyleri ve tozlardan kaçının.

    • Her gün iç çamaşırı ve külotlu çorap değiştirin. Sıkı pantolon giymekten kaçının..

  • Gebelikte Vajinal Enfeksiyonlar

    Gebelikte Vajinal Enfeksiyonlar

    Gebelikte neden vajinal akınt olur?

    Hamileyken vücudunuz pek çok yönden değişir ve vajinal akıntıda bir artış olması (eğlenceli değil) bu değişikliklerden biridır . Akıntı açık veya beyaz ise , kokusu yok ise büyük olasılıkla bu akıntılar hamilelik döneminde hormon değişikliğe bağlıdır ve vajinanın sağlıklı olduğu yönünde bir işarettir. Ancak, bazen fazla akıntı , vajinada yaşayan doğal bakteri denge bozulduğunda ortaya çıkan bir enfeksiyon sinyali verir.En yayığın olarak gebelikte karşilaştiğimiz enfeksyonlar şunlardır: vakterial vajinozis (BV) grup B streptokok (GBS) trıkomonaz ve mantar enfeksyondur.İyi haber şu ki doktor tarfından tanı konulduğuna uygun tedavi ile hemen iyiyleşme sağlaniyor.Her enfeksyonun kendine özgü klinik bulgulari mevcut.dikat edersek sağlıklı vajinal akıntıyı sağlıksız vajinal akıntıdan nasıl ayrt edebilmemiz geretiğini incelieceğiz.

    BAKTERİAL VAJİNOZİS (BV)

    Ulusal Sağlık Enstitülerine göre, 5 gebeden yaklaşık 1’i bu kaşıntılı, rahatsız edici enfeksiyona maruz kalabiliyor. BV, gebelikte hormon değişikliğiyle etkilenebilen, doğal olarak vajinada yaşayan bakterilerin aşırı çoğalmasıyle oluşur. Tedavi edilmediğinde BV semptomları devam eder ve erken doğum tehdidini yaratabılır veya düşük kilolu bebeklerin doğmasına neden olabilir.(Hamile olmayan kadınlarda, BV infertiliteye neden olan veya fallop tüplerine zarar verebilen pelvik inflamatuar hastalığa neden olabilir.) BV basit bir vajinal kültür ile teşhis edilebilir; Doktorunuz vajenden bir sürüntü alarak , mikroskopta incelendikten sonra kolayıca tanı konuabilir.

    BAKTERİAL VAJİNOZİS BELİRTİLER NELERDİR.?

    • İnce grimsi beyaz akıntı
    • İdrarda görülen ağrı
    • Vajina çevresinde kaşıntı

    NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

    İlk üç aylık dönemdeyseniz, doktorunuz ikinci trimesterine kadar tedaviyi erteleyebilir Genelde Metronidazol veya Klindamisin gibi bir dizi antibiyotik terapiye ihtiacimiz olabilir ,bazı zamanlarda kendi kendine iyileşebilir.

    ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPMALİYIZ?

    Asla ıslak bir mayo veya terli külotta oturmayın; daima temiz bir çift pamuklu iç çamaşırı kulanalım

    Bakteri üremesine ve terlemeye neden olabilecek sıkı külotlu veya pantolonlardan kaçınalım özellikle gebeiken

    Tuvalete giderken genital bölge temizliğine dikat edelim.

    Genital bölge temizliyici sıvı sabunlardan uzak duralım onlar vajinal flora dengesizliğine neden olabilirler.

    MANTAR ENFEKSYON NEDİR?

    Doğal olarak vajınada yaşayan bir mantar olan Candida’nın aşırı çoğalmasndan kaynaklanır. Hamilelik süresince, östrojen ve progesteron düzeylerinin artması, mantarın gelişebileceği ortamı yaratmaya yardımcı olur. mantar enfeksiyonlarının diğer nedenleri ise fazla antibiyotik kullanımı ve cinsel ilişkidir. bunların her ikisi de vajinanızdaki doğal pH’ı bozabilir. Doktor, bir mantar enfeksiyonunu basit bir vajinal kültürle teşhis edebilir; Bir pamuklu çubuk yardmiyle genital bölgenizden örnek alınır ve mikroskobik inceleme için gönderilir .

    Manter enfeksyonun belirtileri nelerdir.

    • Vajinal bölgesinde ağrı ,yanma ve kaşıntı

    • Kalın, kıvrımlı beyazımsı-sarı deşarj; kokusu olabilir yada olmayabilir.

    • Cinsel ilişki esnasında ağrı ve yanma hissi

    • İdrar yaparken yanma

    Bu şikayetleri oıuştu zamnada mutlaka doktorunuza danışın size uygun tedavi uygulansin.

    Mantar enfeksyon nasıl önlenebiliriz

    • Enfeksiyondaki çevresel faktörlerin azaltılmasına yardımcı olmak için rafine edilmiş şeker yerine kompleks karbonhidratları ve kepekli tahılları yiyin.

    • Yoğurdu sık sık tüketin. Laktobasillus doğal olarak yoğurtta bulunur ve uygun sindirimi sağlayan ve vajinal enfeksiyonları önlemeye yardımcı olduğu bilinen bir probiyotiktir.

    • Enfeksiyona neden olan bakterilerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olmak için düzenli olarak idrar yapın.

    • Toksinleri boşaltmaya yardımcı olması için . Günde en az sekiz bardak su için.

    • Pamuklu iç çamaşirlari giyelim.

  • Gebelik ve Toksoplazma

    Gebelik ve Toksoplazma

    Gebelik ve Toksoplazma

    Toksoplazmozis nedir?

    Toksoplazmozis, protozoan parazit Toksoplazma gondii nin neden olduğu bir enfeksiyondur ve anne karnındaki bebeğinizin hayatını tehdit edebilir. Parazitle enfekte kedi dışkısı içeren kedi kumu ya da toprağa temasla enfeksiyonu alabilirsiniz. Aynı zamanda parazitle enfekte az pişmiş et ya da çiğ et ile temas etmiş pişmemiş yiyecekleri tüketerek de enfeksiyonu alabilirsiniz. Eğer daha önce toksoplazma enfeksiyonu geçirdiyseniz muhtemelen tekrar geçirmezsiniz.

    Toksoplazma belirtileri nelerdir?

    Toksoplazma çoğu insanda belirtiye sebep olmadığı için enfekte olup olmadığınızı bilmek zordur. Belirtileri genellikle soğuk algınlığına benzer, ateş ve lenf bezlerinde şişkinlik yapabilir.

    Eğer gebelikten önce toksoplazma geçirdiysem, anne karnındaki bebek için risk oluşturur mu?

    Nadir istisnalar hariç, gebelikten en az 6-9 ay önce enfeksiyonu geçirdiyseniz Toksoplazmaya bağışıklık gelişir ve bebeğinize bulaşmaz.

    Eğer gebelik sırasında toksoplazma geçirirsem bebeğime ne olur?

    Toksoplazma enfeksiyonu olan gebelerin yaklaşık yarısında enfeksiyon plasenta aracılığıyla bebeğe geçebilir. Gebeliğin erken döneminde oluşan enfeksiyonun geç dönemde oluşana göre bebeğe geçme olasılığı daha düşüktür. Fakat erken enfeksiyon geç gelişenden genellikle daha ciddidir.

    Anne karnında enfekte olmuş birçok bebekte doğduklarında toksoplazmozis belirtisi görülmez fakat birçoğunda ileriki yaşamlarında öğrenme, görme ve duyma güçlüğü gelişir.

    Anne karnındaki bebeğimin enfekte olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?

    Eğer gebelik esnasında toksoplazmozis enfeksiyonu olmuşsanız, bebeğinize bulaş olup olmadığı gösteren yöntemler vardır:

    • Amniyon sıvısı ya da anne karnındaki bebeğin kanı enfeksiyon açısından test edilebilir.
    • Enfekte olmuş bebeklerin 1/3 ünde ultrasonla görülebilen problem oluşur.

    • Doğumdan sonra bebeğin kanı test edilebilir.

    Gebelik sırasında toksoplazma tedavi edilebilir mi?

    Gebelik sırasında toksoplazma enfeksiyonu antibiyotik ile tedavi edilebilir. Enfeksiyona ne kadar erken tanı konur ve tedavi edilirse bebeğe geçme olasılığı o kadar az olur. Eğer bebeğe enfeksiyon bulaştıysa tedavi ile hastalığın şiddeti azaltılabilir. Ayrıca bebek doğduktan sonra da tedavi edilebilir.

    Toksoplazma enfeksiyonunda nasıl korunabilirim?

    CDC (ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi) nin önerileri:

    • Yiyecekleri uygun ısıya (73 derece) ve etlerin içinde pembelik kalmayana kadar iyice pişirin.
    • Yemeden önce meyve ve sebzeleri bol su ile güzelce yıkayın. Çiğ yiyeceklerle temas edecek kesme tahtası gibi mutfak gereçlerini ve ellerinizi su ve sabunla iyice yıkayın.

    • Bahçe, toprak ya da kumla uğraşacaksanız eldiven giyin çünkü enfekte kedi dışkısı içerebilir.

    • Eğer kedi besliyorsanız kedi kumu ile temastan kaçının. Değiştirecekseniz mutlaka eldiven giyin ve sonrasında ellerinizi güzelce yıkayın. Kumunu her gün değiştirin, kedinizi içeride tutun, sokak kedilerine temastan kaçının. Kedinizi çiğ ya da az pişmiş etle beslemeyin.

  • Klamidya

    Klamidya trakomatis denen bakterinin neden olduğu sık rastlanan cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Bu hastalık, kadınların üreme sisteminde harabiyete neden olur. Klamidyanın belirtileri yok veya hafif te olsa kadınlar enfeksiyonlarının farkına varamadan,geri dönüşümsüz harabiyete ve hatta kısırlığa giden ciddi komplikasyonlar oluşabilir. Enfekte erkeklerde ise peniste akıntı görülür.

    Sıklık

    Çok sık görülür. Fakat çoğu kişi hastalığının farkında değildir. Bu nedenle testlerini de yaptırmaz. Ayrıca, kişi şikayetleri için tedavi oluyorken sıklıkla testlerin yapımı ihmal edilir. Eğer cinsel partnerleri tedavi olmazsa kadınlar tekrar tekrar enfekte olurlar.

    Bulaşma

    Klamidya, vajinal, anal veya oral cinsel ilişki sırasında bulaşır. Ayrıca, enfekte anneden bebeğine vajinal doğum sırasında da bulaşır.

    Cinsel yönden aktif olan herhangi biri klamidya enfeksiyonuna yakalanabilir. Cinsel partner sayısı arttıkça enfeksiyona yakalanma riski de artar. Ergenlik çağı kızlarının ve genç kadınların rahim ağızları tam olgunlaşmadığı için enfeksiyona eğilimi daha fazla olacağından eğer cinsel yönden aktif iseler klamidya enfeksiyonuna yakalanma riskleri artar. Klamidya, oral veyaanal cinsel ilişki ile de bulaşabildiğinden erkekler arasındaki ilişklerde de bu hastalığa yakalanma riski yüksektir.

    Belirti ve bulgular

    Klamidya sessiz bir hastalık olarak bilinir. Çünkü, enfekte kişilerin büyük bir çoğunluğunda belirti yoktur. Eğer belirti veriyor ise bu da bulaştıktan 1-3 hafta içinde ortaya çıkar.

    Kadınlarda, bakteri öncelikle rahim ağzını ve idrar yolunu tutar. Belirtisi olanlarda, anormal vajinal akıntı ve idrar yaparken yanma görülür. Eğer enfeksiyon yumurtalık kanallarını tutmuşsa ( bu kanallar döllenmiş yumurtayı yumurtalıklardan rahime taşırlar ) kişide hiçbir belirti olmama olasılığı yanında, bazılarında alt karın ağrısı, bel ağrısı, bulantı, ateş, cinsel ilişki sırasında ağrı,iki adet dönemi arasında kanama olur. Rahim ağzındaki klamidya enfeksiyonu rektuma ( alt barsak ) yayılabilir.

    Belirti ve bulgusu olan erkeklerde peniste akıntı ve idrar yaparken yanma hissi olur. Penis ucu etrafında yanma ve kaşıntı da olabilir.Testislerde ağrı ve ödem pek görülmez.

    Kadın ya da erkek, anal cinsel ilişkide alıcı olan tarafta enfeksiyon rektumu tutar. Rektal ağrı, akıntı ve kanama görülür. Enfektekişiyle oral cinsel ilişkide bulunan kadın veya erkeklerin gırtlaklarında bu enfeksiyona rastlanabilir.

    Tedavi edilmediğinde oluşabilecek komplikasyonlar

    Klamidya enfeksiyonu tedavi edilmezse uzun veya kısa dönemde üreme ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilir. Hastalığın kendisi gibi harabiyeti de sessiz ilerler.

    Kadınlarda, tedavi edilmezse enfeksiyon rahim veya yumurtalık kanallarına yayılır ve kasık içi iltihabına neden olur. Tedavi olmamış enfekte kadınların % 10-15 ‘inde görülür. Ayrıca, yumurtalık kanallarında herhangi bir şikayet olmaksızın enfeksiyon oluşur. Kasık içi iltihabı ve sessiz enfeksiyonun ilerlemesiyle üst üreme sistemlerinde, yumurtalık kanallarında, rahimde ve çevre dokularda hasar gelişir. Bu harabiyete bağlı olarak kronik kasık ağrısı, kısırlık ve dış gebelik görülür.

    Klamidya enfeksiyonu olanların karşı karşıya kalındığında HIV ile enfekte olma riskleri yüksektir.

    Bunlardan korunmak için, 25 ve altı yaşta olan cinsel olarak aktif kadınlara yılda bir kez tarama testi gerekir. Daha büyük yaştaki kadınlarda yeni bir cinsel partnerin veya birden fazla partnerin varlığı önemli bir risk faktörü olduğundan tarama testlerinin düzenli yapılması önemlidir. Tüm gebe kadınlara da klamidya tarama testlerinin yapılması gerekir.

    Erkeklerde komplikasyon nadirdir. Enfeksiyon bazen epididimise ( spermi testislerden taşıyan kanal ) yayılır. Ağrı, ateş, nadiren kısırlık görülür.

    Nadir olgularda, genital enfeksiyon yanında artrit, deri döküntüleri, göz ve idrar yollarında enflamasyon görülür. Buna,Reiter ‘s sendromu denir.

    Gebe kadına ve bebeğe etkisi

    Gebe kadınlar tedavi edilmezlerse prematüre doğum olabilir. Enfekte gebe kadından doğan bebeğin gözlerinde ve solunum yollarında hastalık gelişebilir. Yenidoğanlarda klamidyaya bağlı zatürre ve konjonktivit görülür.

    Tanı

    Klamidyaya ait kan testleri yapılır.

    Tedavi

    Antibiyotiklerle çok kolay tedavi edilir. HIV + kişilere de aynı tedavi uygulanır. Tüm cinsel partnerlerin değerlendirilmesi,testlerinin yapılması ve gerekenlerin tedavi edilmesi şarttır. Klamidyası olanların ve bunların cinsel partnerlerinin tedavi bitene kadar cinsel temasta bulunmaları yasaklanır.Yoksa tekrar enfekte olurlar.

    Kadınların, cinsel partnerleri tam tedavi edilmezse tekrar enfekte olma riskleri fazladır. Birden fazla enfeksiyonu olan kadınların, kısırlık dahil üreme organlarına ait komplikasyon riskleri yüksektir.

    İlk enfeksiyonun tedavi edilmesinden 3 ay sonra klamidyaya ait testlerin tekrar edilmesi gerekir. Özellikle, cinsel partnerinin tam olarak tedavi edilip edilmediğini bilmeyen kadınlarda bu önemlidir.

    Korunma

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın en emin yolu cinsel temastan uzak durmak veya uzun süreli, tek eşli ( testten geçmiş,enfekte olmadığı bilinen bir eş ) bir yaşam sürmektir.

    Kondom, cinsel ilişkinin en başından sonuna kadar, her seferinde ve doğru olarak kullanılırsa klamidya bulaşma riski azalır.

    25 yaş ve altı kadınlarla yeni partneri olan veya birden fazla partneri bulunan daha büyük yaştaki kadınların yılda bir kez test yaptırmaları uygundur. Tüm gebelerin de test yaptırması gerekir. Hatta bazı kadınlarda daha da sık yaptırılabilir.

    Farklı bir yara, kokulu akıntı, idrar yaparken yanma hissi, iki adet arasında kanama gibi belirtilerin varlığı cinsel yolla bulaşan hastalıkları düşündürmelidir. Eğer kadında bu belirtilerden herhangi biri varsa cinsel ilişkiye son verip hemen bir uzman hekime başvurmalıdır. Cinsel yolla bulaşan hastalıkları erken tedavi etmek kasık içi iltihabını önler.

    Cinsel yolla bulaşan hastalığı olduğu söylenen kadınlar ve tedavi edilenler önceki cinsel partnerlerini ( 60 gün öncesine kadarki ) uyarmaları gerekir. Böylece, bu kişiler de muayene olup gerekirse tedavi olurlar. Herkesin tedavisi sona erene kadar tüm cinsel eylemlerden uzak durulmalıdır.

  • Gonore (bel soğukluğu)

    Neisseria gonorrhoeae denen bakterinin sebeb olduğu, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Üreme organlarının nemli ve ılık bölgelerinde kolayca üreyip çoğalır. Kadında rahim ağzı ( serviks ), rahim (uterus), yumurtalık kanallarında, hem kadın hem erkekte idrar yollarında ürer. Ağız içi, boğaz, gözler ve anal bölgede de yerleşebilir.

    Sıklığı

    Sık rastlanan bir enfeksiyon hastalığıdır.

    Bulaşma şekli

    Penis, vajen, ağız ve anal bölgeye doğrudan temas ile bulaşır. Ejakulasyon (meni boşalması) olmadan da bulaşabilir.Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilir.Gonoresi olup tedavi gören kişiler hasta kişilerle cinsel ilişkiye girerlerse tekrar gonoreye yakalanırlar.

    Risk grupları

    Cinsel olarak aktif olan herkes gonore olabilir.

    Belirti ve bulgular

    Gonoresi olan bazı erkeklerde hiçbir belirti olmayabilir. Bununla beraber, birçok erkekte bakteri bulaştıktan 2-5 gün, en çok 30 gün içinde belirtiler ortaya çıkar. İdrar yaparken yanma, penisten beyaz, sarı veya yeşil renkli akıntı görülür. Bazen testislerde ağrı ve şişlik olur.

    Kadınlarda gonore belirtileri hafif görülür. Çoğunluğunda belirti farkedilmez. Kadınlardaki belirtiler nonspesifik olup safra kesesi veya vajen enfeksiyonları ile karıştırılabilir. İlk belirtiler idrar yaparken ağrı ve yanma, vajinal akıntının artması veya adet dönemi dışındaki vajinal kanamalardır. Belirtilerin varlığı veya şiddetine bağlı olmaksızın çok ciddi komplikasyonlar gelişebilir.

    Erkek ve kadınlarda rektal (makat) enfeksiyon sonucu anal akıntı, kaşıntı, ağrı, yanma, kanama, veya ağrılı dışkılama olur. Rektal enfeksiyonlarda hiçbir belirti de olmayabilir.

    Boğazda gonore enfeksiyonu gelişirse boğaz ağrısı olursa da genelde belirtisi olmaz.

    Gonore enfeksiyonunun komplikasyonları

    Tedavi edilmediğinde hem erkek hem de kadınlarda ciddi, kalıcı sorunlara neden olabilir. Kadınlarda bu enfeksiyona bağlı olarak kasık içi iltihaplanması olur. Belirtiler hafif olabildiği gibi karın ağrısı ve ateşle de seyredebilir. Kasık içi apseleri olabilir. Tedavisi zordur, uzun sürer, kronik kasık ağrısı olur. Enfeksiyon sonucu yumurtalık kanalları tahrip olarak kısırlık veya dış gebelik riski artar. Dış gebelik hayati önemi olan bir durumdur. Döllenmiş yumurta rahim dışında genellikle de yumurtalık kanalında yerleşir.

    Erkeklerde testislere bağlı tüplerde enfeksiyon olur. Ağrı gelişir. Tedavi edilmezse kısırlığa sebep olur.

    Gonore enfeksiyonu kan ve eklemlere de yayılabilir. Hayati tehlikesi vardır.

    Gonoresi olanlara AİDS virüsü olan HİV ‘in bulaşması daha kolaydır. Hem gonoresi hem HİV enfeksiyonu olanların HİV enfksiyonunu bulaştırmaları gonoresi olmayan HİV enfeksiyonu taşıyanlara göre daha fazladır.

    Hamile kadın ve bebeğine etkisi

    Eğer hamile kadında gonore varsa enfeksiyon doğum sırasında doğum kanalından bebeğe bulaşır. Bunun sonucu bebekte körlük, eklem enfeksiyonu veya hayatı tehdit edici kan enfeksiyonu gelişebilir. Hamilede enfeksiyon saptandığı anda hemen tedavi uygulanarak komplikasyon riski en aza indirilir. Tüm hamilelerde uygun muayene ve testlerin gerekirse de tedavilerinin yapılması gerekir.

    Tanı

    Tanı amaçlı çeşitli laboratuvar testleri vardır. Enfekte olmuş bölgelerden (rahim ağzı,üretra, rektum, boğaz) sürüntü alınır ve laboratuvara gönderilir.Rahim ağzı ve idrar yollarındaki enfeksiyonlarda ilk idrar örneği yeterli olabilir. Bu bölgelerden alınan sürüntülerden hazırlanan yaymalar Gram boyasıyla boyanarak mikroskop altında bakteriler aranır. Bu test yöntemi kadınlara göre erkeklerde daha iyi sonuç verir.

    Tedavi

    Çeşitli antibiyotikler ile gonore başarıyla tedavi edilir. Fakat ilaçlara dirençli bakteri tiplerinin ortaya çıkışıyla tedaviler güçleşmiştir. Birçok hastada gonorenin yanında clamydia denen başka bir cinsel yolla bulaşan hastalık daha vardır. Tedavide her ikisine yönelik antibiyotikler birlikte verilir. Gonoresi olan kişilerin diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar yönünden de araştırılması gerekir.Verilen tedavinin sonuna kadar kullanılması önemlidir. İlaçla enfeksiyon sona erse de oluşan kalıcı hasarlar geçmez.

    Gonoresi tedavi edilmiş kişiler hastalıklı kişilerle tekrar temas ederlerse tekrar hastalanırlar. Tedaviye rağmen belirtiler devam ediyorsa kişinin tekrar hekimine başvurması gerekir.

    Korunma

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın kesin yolu ya cinsel ilişkide bulunmamak ya da enfekte olmadığı bilinen , testleri negatif, tek bir eşle uzun bir ilişki yaşamaktır.

    Latex kondomlar her seferinde ve doğru olarak kullanıldığında hastalık bulaşma riskini azaltırlar.

    Akıntı, idrar yaparken yanma, ağrı veya kızarıklık halinde hemen hekime başvurmalıdır.

    Gonore tanı ve tedavisi olan kişinin yakın dönemde cinsel ilişkiye girdiği partnerlerinin de muayene, test ve gerekirse tedavilerinin yapılması gerekir. Böylece bu kişilerde gelişebilecek olası komplikasyonlar engellenebilir ve bunların enfeksiyonu tekrar tekrar bulaştırmaları önlenir. Hastaların tedavi sonuçlanana kadar cinsel ilişkide bulunmamaları gerekir.

  • Riskli Gebelik     Düşük Sonrası Kürtaj

    Riskli Gebelik Düşük Sonrası Kürtaj

    Düşük Sonrası Kürtaj

    Maalesef düşük en sık rastlanan gebelik kaybı. Tanısı konulan gebeliklerin yaklaşık %10-25 i Düşük ile sonlanmakta ve çoğunluğu ilk 8 haftada olmak üzere 12. haftaya kadar olmakta. Çok üzücü bir durum olmasına rağmen bu dönemdeki kayıpların yaklaşık % 90 sebebi bebekteki sakatlık.

    Düşükten sonraki tedavinin temel amacı kanam ve enfeksiyondan korunmak. Erken dönemdeki düşüklerde vücut fetus ve plasentanın tamamını attığı için herhangi bir müdahaleye gerek olmazken daha sonraki dönemde parça kalma ihtimali fazla. Kanama ve enfeksiyondan korunmanın e yaygın yöntemi küretaj.

    Kürtaj; D&C

    D&C dilatasyon ve kürtaj demek. Dilatasyon rahim ağzının genişletilmesi kürtaj ise rahim içinde kalan parçaların temizlenmesi. Kürtaj keskin küretler veya vakum ile yapılabilir.

    Düşük Sonrası Kürtaj Gerekli mi?

    Yaklaşık düşüklerin yarısında kürtaj gerekmez. Bunlara komplet (tam) düşük denir, yani içerde parça kalmaz. İçeride parça kalan düşüklerde yani inkomplet düşüklerde kürtaj yapmak gerekir. İnkomplet düşüklerde tam düşük olması beklenebilir ancak kanama ve enfeksiyon için iyi takip gerekli. Çoğunlukla bu süreç uzun olacağı için kürtaj yapılması daha sağlıklı.

    Kürtaj Nasıl Yapılır

    Kürtaj hasta hastaneye yatırılarak veya sonrasında eve gönderilecek şekilde yapılabilir. Sedasyon veya genel anestezi hastanın konforu için iyi olur. Kürtaj işlemi için:

    • Enfeksiyon kapılmaması için antibiyotik başlanır
    • Servis (rahim ağzı) dar ise uygun hale gelene kadar genişletilir
    • Plastik kanüllerle vakum aspirasyon veya küretle kürtaj yapılır
    • Kanama kontrolü yapılarak işleme son verilir.

    Kürtaj Riskleri

    • Anesteziye bağlı riskler; solunum, aspirasyon ve diğer riskler
    • Kanama
    • Rahim ve diğer organlarda enfeksiyon
    • Rahim delinmesi
    • Servikste yırtık
    • Yetersiz kürtaj nedeniyle tekrar kürtaj yapılması

    Deneyimli ellerde kürtajın hemen hemen hiç riski olmadığı unutulmamalı.

    Kürtaj Sonrası

    Kürtaj sonrası 1-2 saat içinde çoğunlukla eve gidilebilir. Eğer komplikasyon gelişirse daha uzun süre hasta gözlemlenir. Antibiyotik ve ağrı kesici alımı planlanır. Kürtaj sonrası evde dikkat edilmesi gereken hususlar:

    • Çoğunlukla birkaç gün içinde normal aktiviteler dönülür hatta ilk 24 saat içinde çok zor işler dışında her şey yapılabilir.
    • İlk 24 saat içinde ağrı kesiciye ihtiyaç duyacak kadar ağrı olabilir.
    • Hafif kanama ve kasık ağrısı normal. Bazen 2 haftaya kadar sürebilir.
    • 2 hafta boyunca cinsel ilişki olmamalı, vajinal duş yapılmamalı.
    • Tampon bir sonraki adet dönemine kadar kullanılmamalı

    Acilen Doktorun Aranması Gereken Durumlar:

    Kürtaj sonrası komplikasyon oranı çok fazla değil. Ancak doktorunuzu aramanız gereken durumlar:

    • Bayılma
    • Uzamış kanama (2 haftadan fazla)
    • Uzamış kramp tarzı ağrı (2 haftadan fazla)
    • Adetten daha fazla kanama
    • Şiddetli ve artan kasık ağrısı
    • 38.3 C den fazla ateş
    • Kötü kokulu akıntı
  • Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve Gebelik

    Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve Gebelik

    Bakteriyal Enfeksiyonlar

    Tedavi edilebilen enfeksiyonlar.

    Gonere

    Cinsel yolla bulaşan, sık rastlanılan bir hastalık. Kadında pelvik inflamatuar hastalığa (PID) yol açarsa dış gebelik ve kısırlığa neden olabilir. Hamilelikte erken doğum ve bebekte göz enfeksiyonuna neden olabilir. Doğum sırasında vajenden bebeğe bulaşır. Tedavide anne için antibiyotik kullanılmalı. Bebek için gözde enfeksiyon olmaması için antibiyotik kullanılır.

    Klamidya

    PID ve kısırlık nedeni. Bebekte pnömoni, göz enfeksiyonu ve körlüğe neden olabilir. Doğum sırasında vajenden bebeğe bulaşır. Tedavide antibiyotik kullanılır.

    Trikomoniazis

    Tüplerde hasara neden olabilir. Bebekte erken doğum ve düşük doğum ağırlığına sebep olur. Doğum sırasında bulaşır. Antibiyotik ile tedavi edilir.

    Bakteriyel Vajinozis

    Bebekte erken doğum ve düşük doğum ağırlığına sebep olur. Doğum sırasında bulaşır. Antibiyotik ile tedavi edilir.

    Sifiliz

    Konjenital sifilis bebekte zihinsel ve fiziksel sorunlara yol açar. Gebelik sırasında plasentadan geçerek bebeğe ulaşır. Ayrıca doğum sırasında bulaşabilir. Antibiyotik ile tedavi edilir.

    • Viral Enfeksiyonlar
    • Tedavi edilemeyen enfeksiyonlar.

    HPV (Human Papilloma Virüs)

    Kadınlarda genital kanseri arttırdığı kanıtlanmış olan virüs. Bebeklerin boğazında siğile neden olur. Cerrahi olarak tedavi etmek gerekir. Bebeğe doğum sırasında bulaşır. Siğil tedavisi gebelik devam ederken de yapılabilir.

    Hepatit B

    Karaciğere zarar veren bir virüs. Doğumdan sonra 1 saat içinde tedavi edilmezse bebekler ömür boyu taşıyıcı olur. Doğumda bebeğe bulaşır. Tedavisi yok ancak aşı yapılarak bebeği etkilemesi engellenebilir.

    Herpes

    İlk trimesterde düşüğe neden olur. Doğumda bebeğe bulaşırsa neonatal herpes oluşur. Doğumda bebeğe bulaşır; çok nadir gebelik sırasında plasentayı geçerek bebeğe ulaşır. Annede herpes oluşursa bebek etkilenmemesi için ağızdan ilaç alınabilir ancak doğumdan hemen sonra bebek tedavi edilirse sağlıklı bebek olabilir.

    HIV

    HIV aids hastalığına yol açar. Bebeğe anne karnında, doğum sırasında ve daha sonra sütverirken geçebilir. Gebelik sırasında antiviral ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçların kullanımı bebeğe virüsün geçme şansını azaltır.

  • Tırnaklar

    TIRNAKLAR:

    Tırnaklarımız el ve ayak uçlarının koruyucu örtüleridir. Keratin denilen sert dayanıklı proteinden oluşur.

    El tırnakları ayda 3,5mm, ayak tırnakları ayda 1,6 mm uzar. Tırnak uzaması yaşa, aylara ve yapıya bağlıdır. Tırnaklar yaz aylarında daha hızlı uzar.

    Kadınlarda gebelik haricinde tırnak uzaması erkeklerden daha yavaştır.

    Tırnak uzaması hastalık, beslenme, ilaçlar, travma, kronik hastalıklar, ateş ve yaştan etkilenir.

    Tırnak problemleri:

    Dermatolojik hastalıkların yaklaşık yüzde 10’u tırnak hastalıklarıdır.

    Tırnaklar genel sağlık durumunuzu belli eder. Tırnaklardaki renk değişikliği veya kalınlaşma sağlık problemlerini gösterir. Karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, kalp ve akciğer problemleri, anemi ve şeker hastalığı bunlardandır. Tırnaklarda renk değişikliği, şekilde bozulma, kalınlık, tırnak kenarlarında kanama, ağrı, renk değişikliği tırnak hastalıklarının belirtileridir.

    Mantar enfeksiyonları tırnak hastalıklarının yüzde 50’sini oluşturur. Ayak tırnakları çevre şartlarından daha çok etkilendiği için ayakta daha belirgindir. Ayrıca melanom dediğimiz cilt kanserleri nadiren tırnak yatağından gelişebilir ve travmatik kanamayla karıştırılır. Tırnak yatağında koyu renkli değişiklikler ve çizgilenme gördüğünüzde bir dermatoloğa başvurmalısınız.

    Tırnak zedelenmesi sonrası beyaz lekeler oluşabilir.

    Tırnak altında kırmızı çizgilenmeler travma, ilaçlar ve hastalıklara bağlı oluşabilir.

    Bakteriyel enfeksiyonlar zedelenme, düşük hijyen, tırnak ısırmak, sürekli su maruziyeti ile oluşabilir.

    Uzayamayan tırnaklar tırnak travmasına yol açan tikler, dar ayakkabılar, sindirim problemlerinden kaynaklanır.

    Tırnakların sağlıklı olması için:

    Tırnakların temiz bakımı öncelikli şarttır. Tırnaklarınızın kısa ve temiz olmasını sağlayın. Tırnaklarınızın merkeze düz paralel şekilde kesilmesi sağlıklı uzamasını sağlar. Ayak tırnakları kalın ve kesilmesi zorlaşmışsa ayağı ılık tuzlu suda 10 dak bekletin, üreli ve salisilik asitli kremler uygulayın. Bu işlemler tırnakları yumuşatır ve kolay kesilmesini sağlar.

    Tırnaklarınızın ince ve kırılmaya yatkın olmasını önlemek için onları nemlendirin.

    Uygun ayakkabılar giymek gerekir, dar ayakkabı uzamayan tırnağa yol açar.

    Tırnaklarınızı ısırmayın. Tırnak ısırmak ağızdaki bakterilerle eldeki bakterilerin taşınmasını sağlar. Ayrıca doku zedelenmesi yoluyla enfeksiyon oluşumuna zemin hazırlar.

    Şeker hastalığı ve kalp-damar hastalığı olanlarda tırnak problemleri sık görülebilir. Böyle hastaların dermatoloji uzmanına kontrol olmaları gerekir.

    Birçok güzellik salonunda hijyen kurallarına dikkat edilmektedir fakat manikür-pedikür yaptırırken yine de steril olup olmadığına özellikle dikkat etmelisiniz. Kendi manikür-pedikür setinizi kullanmalısınız çünkü ortak kullanımda enfeksiyon bulaşı çok sık olmaktadır.

    Aseton, tırnakları kurutur bu sebepten az kullanmak gereklidir.

    Tırnak kozmetiklerine karşı alerjik reaksiyon gösteriyorsanız, kaşıntı ve yanma oluyorsa dermatoloğunuza başvurunuz.

    Takma tırnaklar, mantar enfeksiyonuna ya da altta yatan tırnağın bozulmasına neden olabilir.

    Tırnaklarınızın parlak ve sağlıklı olması için beslenmenize dikkat etmelisiniz. Çinko ve kalsiyum tırnaklar için faydalıdır. Protein, meyve, sebze, kabuklu yemişler, balık ve yumurta tüketimi tırnaklar için faydalıdır. Elma, kuşkonmaz, esmer pirinç, salatalık, sarımsak, üzüm, ciğer, kabuklu yemişler, soğan, somon, çekirdek, soya, ton balığı ve tam tahıllar da tırnaklarınız için faydalıdır.

  • GEBELİKTE ÇİĞ ET TÜKETİMİ

    GEBELİKTE ÇİĞ ET TÜKETİMİ

    Toksoplazma; “toksoplazma gondii” ismi verilen parazitin yaptığı bir enfeksiyondur. Bulaşması pişirilmemiş çiğ etlerin yenmesiyle ortaya çıkar. Aynı zamanda kediler bu parazitin ana konağı ve taşıyıcısıdır. Kedi pisliğinin bulaştığı toprak ve sudan da bulaşabilmektedir.

    Erişkinlerde toxoplazma enfeksiyonu genellikle belirti vermemekle birlikte hafif halsizlik ve ateş ile de kendini gösterebilmektedir. Ancak, gebelerde parazitin kana karışması ile bebeğe bulaşabilmektedir. Gebelerde toxoplazma taraması yapılarak daha önce enfeksiyonu geçirip geçirmediğinin mutlaka araştırılması gerekir.

    Enfeksiyon ilk 3 ayda bebeğe %15 gibi düşük oranda geçebilir. İkinci trimesterde bebeğe geçiş oranı %30, üçüncü trimesterde geçiş oranı %60‘tır.Karın içerisinde enfekte olan bebeklerin büyük bir bölümünde doğumda hiçbir anormal bulguya rastlanmamaktadır. Bazı bebeklerde ise düşük doğum ağırlığı, karaciğer ve dalakta büyüme, sarılık, anemi, sinir sistemi bozuklukları, beyinde kireçlenmeler, beyinde su toplanması, kafatasının küçük olması ve körlük görülebilmektedir. Bu beyin bulgularına bağlı olarak çocukta havale görülebilmektedir. Ayrıca, doğumda tamamen normal olmasına karşın bazı bebeklerde daha sonra körlük görülebilmektedir.

    Gebeler, Toxoplazma Geçirdiğinde
    Ne Yapmalıdır?

    Enfeksiyonun bebeğe geçip geçmediğini tespit etmek için bazı testler yapılabilmektedir. Fetüsün kanında parazitin ya da IgM antikorunun tespiti yapılabileceği gibi amnios sıvısında parazitin tespiti de yöntemlerdendir. Ayrıca, enfekte olmuş fetüslerde yukarda anlatılan anomalilerden bazıları ultrason ile de gözlenebilmektedir.

    Gebelikte geçirilen toksoplazma enfeksiyonunun bebeğe kesin zarar vereceği söylenemez. Bu sözkonusu risk aileye anlatılır ve aile gebeliğin sonlandırılmasını ister ise gebelik sonlandırılır. Aile gebeliğin sonlandırılmasını istemez ise antibiyotik tedavisine başlanır ve doğumdan sonra bebeğe de antibiyotik verilmeye devam edilmelidir. Antibiyotik tedavisi bebeğin etkilenmesini önleyemez fakat bebekte oluşacak etkilerin şiddetini azaltır.

    Alınabilecek Önlemler:

    • Et iyi pişirilmelidir. Çiğ ya da az pişmiş eti kesinlikle yememek gerekir.
    • Çiğ ete elle temas edildiyse eller iyice yıkanmalıdır. Et ellenirken eldiven kullanılabilir.
    • Salam, sucuk gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
    • Çiğ et kestiğiniz bıçaklar iyice yıkanmalıdır.
    • Kedi besleyenler de mama değişimi sırasında eldiven takmalıdır.
    • Evde kedi besleniyorsa kediye çiğ et verilmemesi ve kedinin sokağa çıkarılmaması gerekir.
    • Kedinin dışkısı ile gebeler temas etmemelidir.
    • Meyve ve sebzeleri bol su ile yıkamalısınız.
    • Bahçe ve toprak ile çıplak elle temas etmeyiniz