Etiket: Emzirme

  • EMZİRME….

    EMZİRME….

    Doğumdan hemen sonra başlayan emzirme hem bebeğin besin ihtiyacını karşılayacak, hem de anne ile bebeğin bedensel temasını sağlayarak ilk duygusal iletişimin kurulmasını temin edecektir.

    1- Sütün yetersiz olmasının nedenleri nelerdir?
    Memede süt oluşumu, bebeğin emmesi sonucu annede salgılanan bazı hormonlar aracılığıyla başlar. Yetersiz süt gelmesinin en önemli nedenlerinden birisi, yetersiz meme uyarısı yani bebeğin yetersiz emmesidir. Bu ya yanlış bir teknikle emzirmeye ya da yeterince sık emzirmemeye bağlı olabilir. Yenidoğan bir bebek bir günde 8-10 kez emmelidir. Süt azlığı ayrıca memedeki yapısal veya hormonal bozukluklara (prolaktin eksikliğine) bağlı olarak da gelişebilir. Ayrıca gebelik öncesi kadının şişman olması süt miktarı ve emzirme süresine olumsuz etki yapmaktadır.

    2- Annenin emzirmesini engelleyen en önemli hastalıklar hangileridir?
    Annedeki tüberküloz (verem) ve HIV (AİDS) emzirme önermediğimiz en önemli anne hastalıklarıdır.

    3- Emzirirken kullanılabilecek doğum kontrol yöntemleri nelerdir?
    Emziren kadına rahim içi araç (spiral) uygulanabilir. Ayrıca sadece progesteron hormonu içeren hap (femulen) ve 3 aylık iğne (depo-provera) de kullanılabilir. Bu yöntemlerin kullanımına doğumdan 3-4 hafta sonra başlanırsa, süt oluşumuna olumsuz etkileri görülmez.

    4- Emzirirken hamile kalınır mı?
    Emzirme kadında yumurtalıkların çalışmasını baskıladığı için doğum kontroluna katkı sağlar. Emzirmenin ilk altı ayında, kadın hiç adet görmemiş ve bebek sadece anne sütüyle besleniyorsa koruyuculuk oranı % 90-95’e kadar çıkabilir. Fakat 6. ayda koruyuculuk % 60 lara kadar düşer. Yani emziren kadınlar da hamile kalabilir. Bu dönemdeki hamilelikler (kadın adet görmediği için ) geç fark edilebilir.

    5- Sağılarak elde edilen anne sütü ne kadar saklanabilir?
    Anne sütü buzdolabında 48 saat saklanabilir. Günlük kullanılan dondurucularda 3 ay, derin dondurucularda ise 6 ay kadar saklanabilir. Dondurulma sütün bağışıklık sistemine yaptığı katkıları azaltır, fakat besin değerini azaltmaz. Dondurulmuş süt mikrodalga fırında ısıtılmaz. 

    6- Emzirmenin bebek için en önemli faydaları nelerdir?
    Anne sütü bebek için en değerli besindir. İçerisinde bebeğin ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ, mineral ve vitaminler dengeli bir oranda bulunur. Ayrıca anne sütünün sindirimi çok kolaydır.
    Bebeği enfeksiyonlardan koruyucu etkisi vardır. Sütün içerisindeki antikorlar sayesinde bebek birçok hastalıktan korunur. 

    7- Emzirmenin anne açısından faydaları nelerdir? 
    -Anneye faydalarına bakacak olursak; rahim kasılmalarını arttırarak, doğum sonrası kanamaları azaltır. Büyümüş olan rahmin normal boyutlara inmesini kolaylaştırır.
    – Annede menopoz öncesi gelişebilecek meme kanseri oranını azaltır. 
    -Yumurtalıkların çalışmasını baskılayarak adet görülmesini engeller ve doğum kontroluna katkı sağlar.
    -Ayrıca rahim ve yumurtalık kanser riskini azaltıcı etkisi vardır.
    -Emziren kadınlarda kalp-damar hastalığı riski azalır.
    -Toplam 1 yıldan fazla emziren kadınlarda şeker hastalığı (diyabet), tansiyon yüksekliği ve kan yağlarının yüksekliği (hiperlipidemi) daha az görülür.

    8- Uzun süre emzirme sonucu adet görmeme kadınlarda ne gibi değişikliklere neden olur? Kemiklerde problem olur mu?
    Uzun süre adet görmeme yumurtalıkların çalışmasının baskılandığı anlamına gelmektedir. Bunun en önemli sonucu vaginadaki atrofik değişikliklerdir. Östrojen hormonu eksikliğine bağlı olarak kadın vaginasında kuruluk oluşur. Bu da cinsel ilişkide ağrı, acıma ve yanmaya neden olacaktır.
    Yapılan çalışmalarda uzun emziren kadınlarda, menopoz sonrası kemik erimesi oranında artma olmadığı bulunmuştur.

    9-Emzirme-menopoz ilişkisi?
    Yapılan çalışmalarda emzirme süresi ile menopoz yaşı arasında ilişki bulunmuştur. Emzirme süresinin uzaması, kadında menopoz yaşının artmasına ve doğurganlık süresinin uzamasına olumlu katkı yapmaktadır. 

    10- Emzirme anne ile bebek arasında nasıl duygusal bir bağ yaratıyor?
    Anne karnında besinlerini kan yoluyla alan ve korunaklı bir ortamda bulunan bebek, doğumla birlikte hayat mücadelesine başlar. Doğar doğmaz dış ortama uyum sağlamak ve karnını doyurmak zorundadır. İşte bebeğin kendisini aciz hissettiği bir anda (doğumdan hemen sonra) annesinin yanına verilmesi, onunla ten teması yapması ve emmesi, kendini güvende hissetmesini sağlar. Anne memesiyle karnını doyurması, bebekle anne arasında ilk duygusal bağın oluşumuna büyük katkı sağlayacaktır.

    11- Kaç yaşına kadar emzirmeli?
    En az 6 ay olmak üzere 1 yıl kadar emzirmek genellikle yeterli olacaktır. Zaten günümüzde kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almaları nedeniyle uzun süre emzirmeleri mümkün olmamaktadır. Altı aydan itibaren ek gıdalar alan ve 1 yaşından itibaren birçok gıdayı tüketebilen bebeklerin anne sütüne ihtiyaçları oldukça azalmaktadır. Fakat ekonomik olarak çok düşük gelir seviyesine sahip toplumlarda, en temiz ve ucuz besin olan anne sütünün mümkün olabildiğince uzun süre verilmesi önerilmektedir.

    12-Komposto, pekmez gibi şekerli gıdalar sütü arttırır mı? Lohusa kadınların bunları fazla tüketmesi önerilir mi?
    Hayır. Anne sütünün % 90 dan fazlası sudur. Emziren kadınların şekerli gıdaları fazla tüketmesini önermeyiz. Şekerli gıdaları fazla tüketmek anne sütü miktarını arttırmaz. Fakat günde en az 2 litre kadar su içmelerini ve dengeli beslenmelerini öneririz. Yeterli süt gelmesi için en önemli faktörleri annenin bebeğini gerçekten emzirmek istemesi, doğru emzirme tekniği, sık emzirme, yeterli sıvı alma şeklinde sıralayabiliriz.

    13- Büyük göğüslü kadınların sütü daha mı fazladır? 
    Meme büyüklüğü ile süt miktarının birebir direkt ilişkisi yoktur.

    14- 3 hatta 5 yaşına kadar çocuğunu emziren anneler var. Bu kadın sağlığı açısından yararlı mı?
    Günümüzde annelere en az 6 ay olmak üzere, 1 yıl kadar emzirmelerini öneriyoruz. Bazı kadınlar çocuklarını 3-5 yaşlarına kadar emziriyor. Bunun ne anneye ne de bebeğe önemli bir faydası yok. Zaten günümüzde kadının topumdaki statüsünün yükselmesi, sosyal ve ekonomik faaliyetlere katılması ile, uzun süre emzirme pratik olarak da mümkün olmamaktadır. Fakat kadının sosyoekonomik statüsünün düşük olduğu, az gelişmiş bölgelerdeki düşük gelir düzeyine sahip ailelere, temiz ve ucuz bir besin olduğu için anne sütünün ek gıdalarla birlikte uzun süre verilmesi önerilebilir. 

  • EMZİRME DÖNEMİNDE OLUŞAN MEME İLTİHABI VE KORUNMA YOLLARI

    EMZİRME DÖNEMİNDE OLUŞAN MEME İLTİHABI VE KORUNMA YOLLARI

    Süt verme dönemindeki kadınların memesinde oluşan enfeksiyona Laktasyon Mastiti veya Puerperal mastit denir

    Mastit genelikle doğumdan sonra tek taraflı olarak memenin kızarması, ısınması ve şişmesi şeklinde kendini gösterir. Emzirme meme ağrısına sebep olur ve tam olarak memedeki süt boşalmaz. Buna ilaveten koltuk altı bezlerinde şişme, halsizlik ve yüksek ateş görülebilir. Mastit  çoğunlukla doğumu takiben birkaç haftanın içinde görülmekle beraber emzirmenin herhangi bir  döneminde de görülebilir (ilk 40 gün içinde olursa buna Lohusa mastiti denir).

    Eğer mastit erkenden uygun şekilde tedavi edilmezse, memede abse oluşabilir ve bu durum cerrahi bir müdahale (Abse drenajı) gerektirebilir.

    MASTİTİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

    a)Erken dönemde

    Ağrı, Kızarıklık, Bölgesel sıcaklık artışı, Sertlik

    b)İleri dönemde

    Vücut ateşinin yükselmesi, Aşırı yorgunluk gibi  belirtiler  görülebilir. Bu tür belirtiler görüldüğünde derhal doktora başvurmalıdır.

    LAKTASYON MASTİTİ NEDEN  OLUŞUR ?

    Eğer emzirme sonrasında, süt kanallarından birinin tıkanması nedeniyle meme içinde süt birikmiş olarak kalırsa, biriken süt enfeksiyona yol açabilir.

    Bakteri; bebeğin ağzından, annenin meme cilt yüzeyinden veya meme başındaki bir çatlaktan süt  kanallarından birinin içine girebilir.

    Mastitin en önemli nedenlerinden biri kötü emzirme tekniğidir

    MASTİT OLUŞMASINI  KOLAYLAŞTIRICI  FAKTÖRLER NELERDİR?

    • Doğumdan sonraki emzirme döneminin ilk birkaç haftası
    • Meme başında  çatlak  bulunması
    • Emzirme sırasında tek bir pozisyonun kullanılması (memenin tamamen boşalması mümkün olmayabilir)
    • Aşırı yorgunluk ve stres
    • Kötü beslenme
    • Sıkı iç çamaşırı giymek​

    MASTİTİN TEDAVİSİ NASILDIR?

    Antibiyotik tedavisi; Emzirme dönemine uygun bir antibiyotik mutlaka kullanılır (Hekim tarafından belirlenen)

    Emzirmeden önce memeye masaj yapılması ve ılık ıslak kompresler uygulanması süt kanallarının açılmasına yardım edecektir. Meme enfeksiyonunun gerilemesi için memede süt birikmemesi çok önemlidir. Bunun için eğer mastitli memeden gelen sütün rengi çok bulanıksa, sütün rengi normale gelene kadar pompa aracılığıyla boşaltılması, emzirilmemesi ve sütün birikmesinin  önlenmesi önerilir. Ayrıca diğer memenin de emzirilmesi veya boşaltılması unutulmamalıdır. Memedeki çatlaklar ve yaralar enfeksiyon ihtimalini artırır. Bu tür yaraların uygun ilaçlarla tedavi edilmesi gerekir.

    MASTİT OLURSA EMZİRMEYİ BIRAKMAK GEREKİR Mİ?

    Çok nadir durumlar (iyileşmeyen inatçı meme abseleri) dışında emzirmeyi bırakmak gerekli değildir. Tam tersine süt kanallarındaki sütün birikimini önlemek için emzirmek önerilr.

    MEME ABSESİ NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR;

    Eğer mastit erkenden uygun şekilde tedavi edilmezse, memede abse oluşabilir ve bu durum cerrahi bir müdahale gerektirebilir. Mastit ile absenin ayrımı meme Ultrasonografisi ile mümkündür.

    Abse drenajının genel anestezi altında yapılması daha iyi sonuç verir.Abse odaklarının tümü açılmalı,birleştirilmeli ve iyi bir drenaj elde edilmelidir. İyileşmesi geciken durumlarda abseli bölgeden kanser şüphesini ortadan kaldırmak için biyopsi ve uygun antibiyotik seçimi için kültür yapılmalıdır.

    EMZİREN ANNELER MEME ENFEKSİYONLARINDAN NASIL KORUNUR?

    Emzirme doğru şekilde yapılmalıdır, memenin tam olarak boşaldığından emin olunmalıdır. Meme ucunda çatlak ve yara oluşmasını engelleyici tarzda bakım yapılmalı ve çatlak önleyici kremler kullanılmalıdır. Hijyene çok dikkat edilmelidir. Meme başı bakımına dikkat edilmelidir

  • RİSKLİ OBEZ GEBELİKTE  ZAYIFLAMA ÇABASI DA SAKINCALI

    RİSKLİ OBEZ GEBELİKTE ZAYIFLAMA ÇABASI DA SAKINCALI

        Pek çok sağlık sorununu beraberinde getiren obezite, gebelikte de bebek ölümlerine kadar gidebilen riskleri barındırıyor. Gebelikte zayıflamaya çalışmak çözüm yerine sorun getirirken, gebelik öncesinde uygun kiloya düşülemiyorsa sonrasında yanlış beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve emzirmenin desteklenmesi gerekiyor.

    Prof. Dr. Yusuf Üstün, gebeliğe obez girilmesi halinde hem annenin hem bebeğin risk altında olduğunu belirtirken; beden kitle indeksindeki her 1 kg/ m2’lik artışın  şeker sıklığını yüzde 1, sezaryen ihtimalini de yüzde 7 artırdığına dikkat çekti. 

    Obezitede en pratik hesaplama yönteminin “beden kitle indeksi” olduğunu hatırlatan Üstün, “Bu indeks, kişinin vücut ağırlığının, boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilen sayısal bir değerdir. Obezite, gebelik öncesi vücut kitle indeksinin 30 kg/m2 veya üzerinde olması olarak tanımlanmaktadır” dedi. Üstün, obez kişilerde gebeliğe bağlı risklerin arttığını şu örneklerle aktardı:

    Doğum uzarken, emzirme süresi azalıyor

    “İndekste her 1 kg/m2’lik artışta gebeliğe bağlı şeker sıklığı  yüzde 1 ve sezaryen doğum ihtimali yüzde 7 artar. Suni sancı başlanması, normal kilolu gebelere göre obez gebelerde daha yaygındır ve başarısızlığı konusunda çalışmalarda artmış gözlenmektedir. Her 5 kg/m2’lik artışta ise gebelik zehirlenmesi riski 2 katına çıkar. İdrar yolu enfeksiyonlarının yüzde 40 arttığı rapor edilmiştir. Sezaryende de bebeğin çıkarılmasına kadar geçen süre uzar, 1000 ml üzerinde kanama riski ve cilt enfeksiyonu, pıhtı atması riski artar. Bu tür gebeliklerde emzirmenin başlaması da daha geç olur ve emzirme süresi kısalır. Bebek ölümleri sıklığı da obez gebelerde artmaktadır.” Üstün, obez gebelerde rutin doğum öncesi bakımın daha dikkatli yapılması gerektiğini vurgularken, “Şeker taraması erken dönemde gerçekleştirilmeli; diyet, egzersiz ve uygun kilo alımı için özen gösterilmelidir. Gebelik döneminde zayıflama programlarının uygulanması, gerek bebeği gerekse süt salınımını olumsuz yönde etkileyeceğinden sakıncalıdır. Önerilen gebelik öncesi dönemde uygun ağırlığa gelmektir. Ancak bu sağlanamadıysa gebeliğin başlangıcından itibaren annenin yanlış beslenme alışkanlıkları düzenlenmelidir ve emzirme desteklenmelidir” dedi.

  • Bebeklik ve erken çocukluk döneminde beslenme ve anne sütünün önemi

    Yenidoğanın beslenmesi sosyal etkileşimin ilk örneklerinden olması nedeniyle de önemlidir. Yeni doğanların birçoğu beslenme sırasında gözelerini açık tutar. Emzirme, formül mama ile beslemeye göre, anne ile göz teması kurmaya daha uygun pozisyon sağlar. Bireysel farklılıklar olmasına karşın, emzirme anne ve bebek arasında yakınlık için bir fırsat yaratır ve anne bebek ilişkisine olumlu etkisi vardır. İzlem çalışmalarında anne ve bebeğin karşılıklı dokunmasının, annenin bebek ile göz teması kurma süresinin emzirerek bebeklerini besleyen annelerde, formül mama ile besleyenlere göre, daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Emziren anneler, çocuklarını beslemelerini tamamladıktan sonra bile sıcak ilişkilerini daha uzun sürdürmektedirler. Emziren annelerin, anksiyetelerinin (gerginlik ve bunaltılarının) daha az olduğu, daha sakin, stresiz oldukları bildirilmiştir. Emzirme anne için “antistres” etkiyi başlatmaktadır. Emzirmede anne-bebek arasındaki yakınlığın, çocuğun gelişimine olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmalarda yaşamın ilk üç ayında beslenme sırasında anne bebek etkileşimi ile daha sonra bebeğin anneye bağlanması arasında önemli korelasyon bulunmuştur. Anne sütüyle beslenen çocuklar, formül mama ile beslenenlere göre çeşitli enfeksiyonlara daha az yakalanırlar, ayrıca bu çocukların okul çağında sistolik kan basınçları daha düşüktür, ve bilişsel gelişimleri daha iyidir, zeka ve dil gelişimi testlerinde daha yüksek puanlar aldıklar gözlenmiştir, üstelik anne sütünü alma süresi arttıkça bu yararlı etki daha da belirginleşmektedir.

    Emzirmenin olduğu dönemde annenin beslenmesi ve alışkanlıkları bebek açısından büyük önem taşır. Örneğin, anenin aldığı alkol, ilaçlar, sigaranın etken maddeleri, kafein gibi birçok kimyasal madde anne sütüne geçerler. Bu nedenle bu maddeler emzirme dönemlerinde kullanılmamalıdır. Kullanılması zorunlu olan ilaçlar doktor kontrolünde alınmalıdır.

    Bebek emzirmesini olumsuz etkileyen durumlardan birisi bebeğin burun tıkanıklığıdır. Bu nedenle bebeklerin hasta kişilerle temasları ve aynı ortamda bulunmaları önlenmelidir. Tıkanıklığın olduğu durumlarda emzirmeden önce 2-3 damla serum fizyolojik damlatılması burun tıkanıklığını engeller.

    Çocuğu emzirme çocuğun ihtiyacına göre olmalıdır. Genellikle doğumdan sonraki ilk günlerde her iki memeden beşer dakika emzirmek yeterlidir. Daha sonra çocuğun isteğine göre emzirme süresi yirmi dakikaya çıkarılabilir. Bebek açlığını uyanıp ağlayarak belli eder. Öğün araları ilk ayda 1-1,5 saat kadar sık veya 4-5 saat kadar uzun aralıklı olabilir. Yeni doğan döneminde 6-10 arasında öğün varken, ilk aydan sonra 5-6’ya 3-5 aylıkta 4-5’e iner. Birçok bebek yaklaşık ikinci aydan sonra geceleri beslenmeden 7-10 saat sürekli uyuyabilir.

    Bebeği emzirilecek yerin sıcaklığı uygun olmalıdır; bebeğin elbiseleri bebeği sıkmamalıdır ve bebeğin altı temiz olmalıdır. Emzirmeden önce anne sabunla ellerini iyi bir şekilde yıkamalıdır. Meme uçları ve etrafı kaynamış ılık suyla ve temiz bir bezle silinmelidir. Bebek ve anne en rahat pozisyonda emzirmeyi gerçekleştirmelidir. Bunun için en rahat pozisyon annenin sırtını dayayabileceği bir koltuk veya sandalye olabilir. Emzirirken, memenin ucu ve kahverengi bölgesi tamamıyla bebeğin ağzına girmeli ve damağıyla temas etmelidir. Bu şekilde emme refleksi uyarılmış olunur. Çoğunlukla ilk 5 dakikada bebek yeter şekilde sütü vücuduna alır; ancak memeyle çocuğu bir arada tutmak duygusal ve dokunsal ihtiyacı bakımından gereklidir. Emzirme sonunda bebek dik bir şekilde kucağa alınarak sırtına hafif masaj yapılmalıdır. Bu şekilde gaz çıkarılması gerçekleşir. Emzirmeden sonra bebek yatağına yatırılmalıdır. Emzirmeden sonra göğüs hafifçe sıkılarak geride kalan süt boşaltılmalıdır. Sonra göğüs tekrar silinerek tülbentle kapatılmalıdır.

    İlk 4-6 ayda, anne sütünün yanında D vitamini verilmesi önerilir. Anne sütünün olmadığı veya yeterli olmadığı durumlarda anne sütüne en yakın içeriği olan formül bebek mamaları kullanılmalıdır. Anne ve çocuk için çocuğun beslenmesi, beslenmeden öte duygusal sosyal bir paylaşımdır. O nedenle anne çocuğunu beslemesi sırasında sıcak, yakın ve olumlu bir ilişki kurmalıdır. Çocukla göz temasını kesmemelidir. Çocuğunu beslerken başka etkinliklerle uğraşma, başka kişilerle konuşma, okuma ya da TV seyretme gibi durumlar yeme sırasındaki duygusal sosyal paylaşımı azaltarak çocukların daha az gıda almasına ya da gıda reddine neden olabilir. Dört ile altıncı aydan sonra anne sütü tek başına bebeğin günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yetmez; bu nedenle anne sütünün yanında ek gıdalara geçilmelidir. Bebeğe yeni bir gıda ilk kez verileceği zaman bebek bu gıdaya alışana kadar çok küçük miktarlarda verilmelidir; miktar yavaş bir şekilde arttırılmalıdır. İlk başlanan gıdalar düşük allerjik düzeyi olan gıdalar olmalıdır. Bebekler istemedikleri gıdayı almaya veya isteklerinin dışında daha fazla yemeye zorlanmamalıdırlar.

  • Anne sütü mucizesi ve yararları

    Annenin yenidoğan bebeği için yapabileceği en önemli şey, onu emzirmektir. Anne sütü, bebeğin hem besini, hem de ilk aşısıdır, annesiyle arasında doğduktan sonra kurulan ilk köprüdür.

    Yenidoğan Bebek Ne Zaman Emzirilmelidir?

    Her bebek doğar doğmaz mümkün olan en kısa zamanda, tercihen ilk yarım saat içinde, annenin memesine verilmelidir. Doğum sonrası beklemeye gerek yoktur. Anne bebek arasında emzirme ne kadar erken başlarsa, o kadar kolay sürecektir. Gelen ilk süt ( kolostrum) bebeği enfeksiyonlardan koruyacak, bağışıklık sistemine destek olacak çok değerli maddeler içermektedir. Bazen yanlış uygulamalarla, kolostrum bebeğe verilmemekte, süt gelmesi beklenirken bebeğe şekerli su veya mama verilmekte, karnı doyan bebek meme emmeye ilgi göstermemektedir.

    Anne Sütü Gelmezse Ne Yapılır?
    Özellikle sezaryen ile doğum yapan annelerde, süt hemen gelmeyebilir. Ancak eğer bebek çok düşük kilolu, erken doğan bir bebek değilse vücudundaki enerji depoları, ona anne sütü gelene kadar (birkaç gün) yetecektir. Bu sırada kolostrumu alması hem bağışıklık sistemini destekleyecek, hem de bebeğin emme uyarısıyla sütün gelişi kolaylaşacaktır.

    Anne Sütünün Bebeğe Yeterli Olduğu Nasıl Anlaşılır?

    Anne sütü gelip te emzirme başladıktan sonra, anne bebek için yeterli olup olmadığından endişe edebilir. Bebeğin ağlaması, çevrenin yanlış yönlendirmesi zaten doğum sonrası hassas bir dönemde olan anneyi şüpheye düşürebilir. Oysa ki, hiçbir anne yoktur ki, sütü bebeğine yetmesin! Her anne, bebeği için yeterli süt üretebilir, yeter ki, doğru bilgiyle yola çıksın ve çevresinden de destek görsün. Anne sütünün yetmesi için en önemli koşul, bebeğin ilk 6 ay su dahil ek hiçbir şey verilmeden ve istediği sıklıkta emzirilmesidir. Bebek istediği sıklıkta emzirilir ve anne endişeden, stresten uzak kalırsa günden güne sütün artacağı görülecektir. Aylık kontrollerde, çocuk doktoru da bebeğin yeterli kilo aldığını onaylıyorsa, herşey yolunda demektir. Bu arada, ilk 2 haftalık dönemde bebeğin ağırlık kaybının tamamen normal olduğu, anne sütünün yetersizliğini göstermediği de bilinmeli, ölçümlerde 15 günden sonrası dikkate alınmalıdır

    Anne Sütü Ne Zamana Kadar Verilmelidir?

    Anne sütü, ilk 6 ay tek başına bebek beslenmesi, büyümesi için yeterlidir. 6 ayda uygun ek gıdalara başlanarak 2 yaşa kadar sürdürülmesi önerilir. Anne sütünün besleyici ve koruyucu özellikleri 1 yaştan sonra da devam etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü ve Unicef, 2 yaşa kadar emzirmenin sürmesini önermektedirler. Bu şekilde, bebek yaşama sağlıklı bir başlangıç yapacaktır.

    Anne Sütünün Yararları

    Anne sütü üstün içeriği ile yenidoğan bebeği tüm gereksinimini 6 ay boyunca tek başına karşılayabilen, kolay sindirilebilen ideal bir besindir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde hafif veya hayatı tehdit eden ciddi enfeksiyonlara daha az rastlanmakta, allerji, ani bebek ölümleri anne sütü almayanlara göre daha az görülmektedir Bağışıklık sistemi güçlenmekte, özellikle solunum ve sindirim sistemi enfeksiyonları azalmaktadır. Anne sütü alan bebek hastalansa bile enfeksiyonu daha kolay atlatmaktadır.

    Annesini emen bebeğin zihinsel gelişimi, ilerideki okul başarısı daha iyi olmakta, anne- bebek arasındaki bağ daha kolay ve güçlü kurulmaktadır

    Bebekliğinde yeterli süre anne sütü almış erişkinlerde lenfoma, lösemi, diyabet gibi bazı hastalıkların sıklığı da azalmaktadır

    Bebek için sayılamayacak kadar çok yararları olan anne sütü, annenin de gebelik öncesi formuna dönmesini kolaylaştırmakta;emziren anne bunun için gerekli enerjiyi sağlamak üzere depolanan yağ dokusundan kurtulmaktadır Ayrıca meme, yumurtalık ve rahim kanseri riski azalmaktadır

    Anne Sütünü Nasıl Arttırabiliriz?

    Emzirmek, annenin bebeğine vereceği en güzel armağan, onun için yapabileceği en iyi şeydir. Bebek için en iyi beslenme, hayata sağlıklı bir başlangıç yapma yoludur. Emzirmenin başlatılıp sürdürülebilmesi için özellikle bebeğin babası olmak üzere tüm aile anneyi desteklemeli; gebelikte takibini yapan doktoru, çocuk doktoru ve aile hep birlikte olumlu, destekleyici bir tutum içinde olmalıdırlar. Bu yazıda, annelere anne sütünü arttıracak bazı önerilerimizi sıralayacağız.

    Daha Sık Emzirin: Yenidoğan bebeğinizi en az 2 saatte bir emzirin, uyuyorsa uyandırın. Gece ise, 4-5 saatten uzun uyumasına izin vermeyin, uyandırıp emzirin. Bebeğin sık sık emmesi anne sütünü arttıracak en önemli etkendir. Bu durum, ilk günlerde yeni anne için biraz yorucu olsa da, emzirmenin başarıyla sürmesi ve bebeğin kilo alması ona bu ilk sıkıntıları unutturacaktır.

    Emzirmek İçin Göğsünüzün Dolmasını Beklemeyin: Göğsünüzde her zaman bebeğe yetecek süt vardır, emzirme sırasında da, hormonal uyarıyla vücut yeniden süt üretecektir. Göğüslerin çok dolu olması bebeğin daha çok doyduğunu göstermez. Aynı şekilde, bazen pompayla sütü sağan anneler gelen miktar karşında hayal kırıklığı yaşayabiliyorlar. Pompayla çektiğiniz miktar, bebeğin memede ne kadar alabildiğinin bir ölçüsü değildir. Bebeğin yeterince beslendiğini ancak kilo alışıyla anlayabiliriz.

    Daha Uzun Süre Emzirin: Bebeğin belli bir süre değil, bir göğsü bitirene kadar emmesini sağlayın, sonra da öbür göğse geçin. Böylece, hem önce gelen sulu sütü, hem de sonra gelen yağlı sütü alacak, vücudunuz da süt yapımı için gereken uyarıları almış olacaktır.

    Emzirme Sırasında Bebeği Mümkün Olduğunca Çıplak Bırakın: Emerken kolay yorulup bırakan, uyuyakalan bebekler; bezleri kalacak şekilde soyulup anneyle cilt teması sağlanırsa daha uzun ve etkili emmeleri sağlanabilmektedir. Üşümemesi için bir örtü ile korunarak emmesi sağlanabilir. Emerken özellikle bebeğe eldiven giydirmemeli, anneye dokunabilmesine fırsat vermeliyiz.

    Emzirmeye ve Kendinize Odaklanın: Yenidoğan bebeğini emziren anne önceliğinin emzirme olduğunu bilmelidir. Dinlenmeye, dengeli beslenmeye zaman ayırmalı, babadan emzirme dışı işlerde yardım almalıdır. Ev işlerini de bebekle birlikte mükemmel bir şekilde yürütmesi gerekmediğini kabullenmeli, her şeyi hallederim deyip kendini strese sokmamalıdır.

    Biberon, Emzik Vermeyin: Emzirme dengesi kurulup bebek kilo almaya başlayana kadar (tercihen ilk 1 ay ) bebeğe biberon, emzik vermeyin. Böylece tüm emme faaliyetini memede gerçekleştirecek, süt yapımını uyarmış olacaktır.

  • Sağlıklı çocuk beslenmesi

    Beslenme Biçimleri

    Doğal beslenme

    Yapay beslenme

    Karışık beslenme

    Doğal Beslenme : 0-6 ay arasında en ideal beslenme biçimi anne sütü ile beslenme (doğal beslenme ) dir. Bu dönemde anne sütü dışında su dahil hiçbir ek besin verilmemesi uygundur. Zira anne sütü D vitamini dışında bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak niteliktedir. ( Bu nedenle doğumdan itibaren bebeklere anne sütü dışında günde 400 ü D vit desteği sağlanmalıdır. ) Sadece anne sütü ile beslenme bir çok hastalığın görülme sıklığını azaltmakta ve beyin gelişimi daha iyi olmaktadır.
    Yaşamın ilk 2 yılı büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu en önemli dönemdir. Bu dönem için hayati faydaları bulunan anne sütü çok önemlidir. Dünya sağlık örgütü de bu nedenle anne sütü ile beslenmenin 2 yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir.

    Yapay ve Karışık Beslenme : Anne sütü ile beslenmenin uygulanamadığı koşullarda inek sütünden imal edilmiş ve bileşimleri anne sütüne benzeyecek şekilde değiştirilmiş formül sütler (mama) kullanılabilir. Buna yapay beslenme denilmektedir. Anne sütü + formül süt ile beslenme de karışık beslenme olarak adlandırılmaktadır.

    Anne sütünün faydaları

    Anne sütü mamalara ve diğer besinlere göre daha kolay sindirilir.

    İçeriği sabit değildir. Annenin beslenmesinden bağımsız olarak bebeğin ihtiyaçlarına göre düzenlenir.

    İlk 7 günkü süt kolostrumdur. Protein, mineral ve vitaminlerden zengindir. Protein içeriğinde özellikle Ig A olmak üzere koruyucu antikorlar ve barsak epitelinin direncini artırıcı maddeler bulunur. 7-15 gün arası gelen süte geçiş sütü , 2 haftadan sonra oluşan süte ise olgun süt denir.

    Anne sütünün içeriği bebek emerken değişir. Emzirmenin başlangıcında karbonhidrattan zengin ön süt, sonunda ise yağdan zengin son süt salgılanır.

    Anne sütündeki proteinlerin önemli bir kısmı bazıları antienfektif maddeler olan, ayrıca sindirimi kolay olan whey proteinleridir.

    Whey proteini anne sütünde inek sütünden daha fazla bulunur ve inek sütünde bol bulunan kazein proteinine göre daha kolay sindirilir.

    Anne sütünde bulunan yağlarda sindirimi kolay doymamış yağ asitlerinin oranı yüksektir. Beyin ve sinir dokusu gelişimi için çok gerekli olan esansiyel yağ asitleri anne sütünde inek sütünden 8 kat daha fazla bulunur.

    Anne sütü ile sağlanan çinko, demir gibi minerallerin bağırsaktan emilim oranları diğer sütlere kıyasla çok yüksektir. Anne sütünün toplam protein ve mineral içeriği inek sütüne göre daha düşüktür, ancak bu miktarlar bebeğin ihtiyacını karşılamaya yeterlidir.

    Fazla protein ve minerallerin idrarla atılması gerektiğinden anne sütü ile beslenen bebeklerde böbreklerin yükü daha hafiftir.

    Anne sütü bebeğe yetiyor mu ?

    Kadınların % 99 unda süt üretme yetisi aynı anda 2 bebek büyütecek kadar fazladır.

    İlk emzirmelerde sütün hemen gelmemesi endişelenecek bir durum olmamalı, bebeğe başka besin verilmeden emzirmeye devam edilmelidir.

    Bebeğin ilk iki günlük enerji gereksinimi doğum öncesinde anne tarafından sağlanarak depo edilmiştir.

    Süt yapımını belirleyen en önemli iki faktör bebeğin sık emmesi ve memelerin boşaltılmasıdır. Göğüsler dolu olmasa da doğumdan hemen sonra emzirmeye başlamak süt yapımının uyarılması ve devamı için gereklidir.

    Prolaktin salınımının artması için gece emzirmeler yararlı olmaktadır. Emzirme sıklığı ve süresi bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır.

    Süt yapımı annenin beslenmesinden etkilenmez. Yine meme başının çökük olması bebek doğru teknikle emerse sorun oluşturmaz.

    Annelerin çoğu değişik düşüncelerle sütlerinin bebekleri için yetersiz olduğu endişesine kapılmaktadırlar. Bu gerçekte yersiz bir kaygıdır. Aşağıdaki kriterlere bakarak sütün yeterli olup olmadığı anlaşılabilir.

    Anne sütünün yeterli olduğunu gösteren kriterler

    Günde en az 5-6 kez idrar yapması

    15. günde doğum kilosuna ulaşması (ilk hafta doğum kilosundan biraz kaybedebilirler.)

    Ayda en az 500-600 gr kilo alması

    Doğal beslenmede sorunlar

    Aşırı ağlama ( infantil kolik) : Sütün yetmediği şeklinde algılanabilir. Bebekler büyümenin hızlandığı 3., 6. ve 8. haftalarda daha fazla emmek isterler. Bu durumda çocuk ağlayarak açlığını belli edebilir. Anne bebeğini sık emzirirse süt yapımı en geç 72 saat içinde yeterli miktara ulaşır ve bebeğin emme ritmi eski düzene ulaşır.

    Yeterli kilo alamama : Emzirme tekniği düzeltilmeli, kısa ama sık aralıklarla emzirilmeli, bebek çok acıkmadan emzirilmeli, biberon veya emzik verilmemeli.

    Meme başı çatlakları : Aşırı ağrı nedeniyle emzirilemiyorsa memeler sağılarak boşaltılmalı
    Parasetamol gibi ağrı kesiciler kullanılmalı, meme başı kuru tutulmalı, her emzirmeden sonra az miktarda süt sıkılarak meme başına sürülmeli.

    Göğüslerde süt birikmesi : Emzirmeye geç başlanması, bebeğin memeyi iyi boşaltamaması, öğün aralarının uzun olması ya da öğün atlanması gibi durumlarda ortaya çıkar. Genellikle süt salgısının arttığı ilk günlerde görülür. Göğüsler aşırı gergin ve ağrılıdır. Mastitten farklı olarak kızarıklık yoktur. Nadiren hafif ateş olabilir. Emzirme tekniği kontrol edilmeli. Bebek emmekte zorlanıyorsa süt sağılarak memeler bir miktar boşaltılmalı. Emzirmeden önce sıcak kompres, sonra ise soğuk kompres uygulanmalıdır.

    Süt kanalında tıkanıklık: Tıkanmış kanal göğüste şişlik olarak ele gelir. Bazen kırmızı ve ağrılı olabilir.
    Sebepleri süt kanallarının tam boşalmaması, annenin dar veya çok geniş sütyen giymesi, yüzükoyun yatması, bebeğe ek besin başlanması veya hatalı emzirme tekniği olabilir. Emzirmeye daima şişliğin olduğu taraftan başlanmalı, göğüsler iyice boşaltılmalı ve şişliğin olduğu bölgeye sıcak kompresler uygulanmalı.

    Mastit: Meme başı çatlağı sonrası, tedavi edilmemiş süt kanalı tıkanıklığı ve göğüslerde süt birikmesi sonucu oluşabilir. Göğüsler şiş kızarık ve ağrılıdır. Halsizlik, üşüme, titreme ve ateş görülebilir. Tek veya iki taraflı olabilir. Bu durumda kesinlikle emzirmeye ara verilmemelidir. Sık emzirilmeli ve mastitli meme önce emzirilmeli, yaş sıcak pansuman uygulanmalı, anneye 24 saat kesin istirahat verilmeli, hafif analjezik (parasetamol kullanılmalı), sıvı alımı artırılmalı ve gerekirse antibiyotik kullanılmalıdır. Mastit sırasında bebeğin emzirilmesinde sakınca yoktur. Mastit sırasında göğüslerin boşaltılması meme apsesinin gelişmesini önlemek açısından çok önemlidir.

    Meme Apsesi: İyi tedavi edilmemiş mastite bağlı olarak ortaya çıkar. Acil tedavi edilmesi gereken ağrılı bir durumdur. Antibiyotik tedavisine ek olarak cerrahi drenaj yapılmalıdır. Emzirmeye her iki göğüste de devam etmenin hiçbir sakıncası yoktur ve mastitin tekrarlamaması ve emzirmenin başarı ile devamı açısından önemlidir. Anne ağrı nedeniyle emziremiyorsa göğüsler 3 saatte bir sağılmalıdır.

    Annede hastalık: Bir çok hasta anne bebeğini hiçbir sakınca olmadan emzirebilir. Örneğin üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren bir annenin bebeğini emzirmesinde hiçbir sakınca yoktur. Aksine bu hastalıkta vücudunda oluşan antikorları bebeğe vermesi açısından koruyucudur. İshal geçiren anne de bebeğini emzirebilir. Annenin hastaneye yatacak kadar ağır hasta olması veya bebek için sakıncalı ilaç alması durumunda emzirme sakıncalıdır. Tbc tedavisi gören annede balgam temizlenmiş ve evde tedavi dönemine geçilmiş ise emzirmesinde sakınca yoktur. Bu durumda bebek koruyucu tedaviye alınmalıdır. Hepatit B veya C enfeksiyonu geçiren anneler bebeklerini emzirebilir. Psikoz ve ağır depresyon durumlarında anne bebeğini emzirebilir ama bebeğe zarar verebilecek davranışlar açısından emzirmenin gözlem altında yapılmasında yarar vardır. HIV (+) annelerin emzirmeleri sakıncalı olabilir.!!

    Anneyle ilgili diğer durumlar: Lityum, kemoterapötik ilaçlar, radyoaktif maddeler ve ergotamin türevleri almakta olan annelerin emzirmeleri sakıncalıdır. Emziren kadınların OKS olarak sadece progesteron içeren hapları kullanmaları gerekmektedir. Gebelik ve menstrüasyon sırasında emzirmeye devam edilebilir.

    Bebekte hastalık: Galaktozemi dışında anne sütü ile beslenmenin kontrendike olduğu durum yoktur. Fenilketonüri hastalığı olan bebekler de kan fenilalanin düzeyleri kontrol edilerek anne sütü ile beslenebilirler. 1500 gr altında prematüre bebekler için anne sütü yeterli olmadığı için özel formüllerle desteklenmelidir. Bebekler ishal olduğunda anne sütü ile beslenmeye kesinlikle ara verilmemelidir. Aksine sık aralıklarla emzirme ishalin düzelmesine ve çocuğun dehidratasyondan korunmasına yardımcı olmaktadır.

    Anne sütünün saklanması : Sağılan sütler kapağı ve şişesi 5 k kaynatılmış cam kavanozlarda saklanmalıdır. Oda ısısında 6 saat, buzdolabı rafında 24 saat, derin dondurucuda 6 ay değerini kaybetmeden bekletilebilir. Bu sütler ben-mari yöntemi ile ısıtılmalıdır.

  • Anne sütü & emzirme

    Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini geliştirir.

    Emzirme annenin meme ve yumurtalık kanseri riskini azaltır

    Emen bebeklerde mama ile beslenen bebeklere göre IQ (zeka seviyesi) daha yüksektir

    Anne sütü bebeği ishal ve solunum yolu hastalıklarından korur

    Anne sütü bebekte alerjik hastalıkların görülme sıklığını azaltır.

    Anne Sütü Ne Zaman Başlanmalı ve Ne Kadar Sürdürülmelidir?

    Emzirmeye doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde başlanmalıdır.

    Erken emzirme, anne sütünün içerdiği kolostrum (ağız sütü) nedeni ile özellikle önemli ve yararlıdır

    Bebekler ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir

    Bebekler için ek besinlere 6 aydan sonra başlanmalıdır.

    Ek besinlerle birlikte emzirmeye 2 yaşa kadar devam edilmelidir

    Anne Sütünün Yetip Yetmediğini Nasıl Anlarız

    Eğer bebek 1 ayda en az 500 gr civarında kilo almışsa anne sütü yeterli demektir. Kesinlikle mama başlanmamalıdır.

    Eğer bebek 1 ayda 500 gr dan daha az kilo almışsa anne sütü yetersiz demektir. Mama başlanmadan önce emzirme ile ilgili sorunlar araştırılmalıdır.

    Bebek anne sütü ile beslense bile ilk 1 hafta doğum ağırlığından bir miktar kilo kaybedebilir.

    Yetersiz beslenen bir bebek günde 6 kereden az , koyu ve keskin kokulu idrar yapar.

    Az ve kuru dışkı çıkarılması bebeğin yeterli süt alamadığının işareti olabilir.

    Özgüven azlığı, kaygı, stres, emzirmeden hoşlanmama,bebeği kabullenememe, yorgunluk emzirmeyi ve anne sütü yapımını olumsuz etkileyen faktörlerdir.

    Annenin bebeğinin yeterince süt alamadığına inanmasının en sık nedenlerinden birisi onun ve ailenin bebeğin çok fazla ağladığını düşünmesidir. Oysa bir çok bebeğin aşırı ağlaması yetersiz beslendiğinin göstergesi değildir.

    Bebekler bazı zamanlarda büyüme hızında artışa bağlı (genellikle 2 haftalıkken, 5 haftalıkken ve 3 aylıkken ) daha çok acıkıp ağlamalarını artırabilirler. Bu durumda bu dönem geçene kadar bebek daha sık emzirilmelidir.

    Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin annelerinin sütü bebekler için yeterlidir.

    İkiz bebeklere annelerinin sütü yeterlidir. Ek mamaya ihtiyaç yoktur.

    Sarılık Ve Anne Sütü

    Sarılık emzirmeyi kesmek veya ek besin vermek için bir neden değildir.

    Sarılığın ağırlaşmasını önlemek için daha fazla anne sütü verilmelidir.

    Sarılık, yeterli miktarda anne sütü almayan bebeklerde daha sık görülür ve daha şiddetli olur

    Kolostrum (ağız sütü) hafif müshil etki ile, mekonyumun (ilk günlerdeki bebek kakası) dışarı atılmasını kolaylaştırır, bilüribin (sarılığa neden olan madde) de böylece dışarı atılır

    Emzirme İle İlgili Yanlış Bilinenler

    Anne hastayken emziremez düşüncesi yanlıştır. Emzirme bebek veya anne hasta iken de sürdürülmelidir.

    Küçük memeli annelerin sütü az olur düşüncesi yanlıştır.

    Meme büyüklüğünün süt miktarıyla ilgisi yoktur.

    Annenin sütünün artması için alınan sıvının daha mutlaka süt olması gerekmez. Alınan sıvı miktarının artırılması ve sık emzirme süt üretimini arttırır.

    Estetik amaçlı silikon meme protezi konulmuş anneler emziremezler düşüncesi yanlıştır. Meme dokusunu bozmayan yöntemlerle yapılan ameliyatlar süt vermeyi engellemezler

    Spor yapan annelerin sütü azalmaz. Tersine süt veren annelere spor yapması önerilir.

  • Anne sütü hakkında merak edilen her şey!

    Genel bilgiler:

    Anne sütü canlıdır, “beyaz kan” olarak da adlandırılır. İlk sütün 1 ml’sinde 1 milyon hücre, olgun sütün ise 1 ml’sinde 4000 hücre vardır.

    Emzirme doğal bir olay olmasına rağmen sizin ve çocuğunuzun alışması birkaç günden birkaç haftaya kadar değişir. Emzirme bir aşkın başlangıcı, güzel bir ilişkinin temelidir.

    Emzirmenin pekişmesi 3-4 haftayı bulabilir, bu dönemde biberon gibi alternatif beslenme yöntemlerinin kullanılması, sadece sonraki dönemlerde çocuğunuzun sağlığının ve beslenme alışkanlıklarının daha da olumsuz etkilenmesine sebep olacaktır.

    İlk birkaç gün emzirirken sancı duymanız normaldir. Başlangıçta olan, emzirirken göğüs acılarınız 15. günden sonra rahatlar.

    İlk 15 gün, günde 500-600 ml.;1-6 ay günde ortalama 750 ml. anne sütü yeterlidir.

    Anne sütünde D ve K vitaminleri dışında her şey vardır. Bebek terlemiyorsa, ya da bezinde gül pembesi/kiremit tozu renginde kırmızılık görmüyorsanız (ki bu yanlışlıkla “idrarından kan geldi” olarak yorumlanır) suya gerek yoktur. Bu durumlar varsa çay kaşığı ile su verin, bebek isteksizse gene su vermekten hemen vazgeçin.

    Silikon meme başı adaptörleri çökük meme başlarında faydalıdır.

    Plastik emzirme petleri kullanmayın. Bunların memenin ıslak kalarak çatlamasına ve mantar oluşmasına neden olurlar.

    Biberon ilk ay yasak! Biberon ile beslenme süt salgılanmasının durmasının en sık nedenidir.

    Süt az olması bedenen ve ruhen sağlıklı bir anne için mümkün değildir. Gebelikte göğüsleriniz büyüyorsa bunun nedeni bir şeylere hazırlıktır. Her insanın mide kapasitesi yaklaşık yumruğu kadardır (bebeğinki ceviz kadar). Bu da demektir ki 20-40 ml. anne sütü bebeğin midesini dolduracaktır.

    Bir memeden diğerine geçmeden önce 10 dakika kadar emzirmelisiniz. Bebeğiniz tok görünüyorsa diğer göğsünüzü sonraki öğüne saklayın.

    Bebeğin 3-4 emmede bir yutkunması, huzursuzlanması o memede süt bitti demektir, diğer memeye geçin. Diğer memeye geçerken gazını çıkarın, gergin mideli bir bebek tabii ki emmek istemez.

    Emzirirken bebeğin kafasına arkadan bastırmayın. Bebek çok sinirlenir. Bebeği göğse değil, göğsünüzü bebeğe itin.

    Küçük göğüslü kadınlar da büyük göğüslü kadınlar kadar süt üretirler.

    Meme ucunu emzirtmeyin, emilecek yer “areola” denen meme ucunun etrafındaki kahverengi/siyah halkanın tümüdür. Meme ucu içe dönük olsa bile areolayı kavraması bebek için yeterlidir. Emmeye başlarken meme ucunuz bebğin burnu ile aynı hizada olmalıdır.

    Emzirmeden önce göğsünüzün değil, elinizin temizliği önemlidir. Göğüs temizliğini önermiyoruz.

    Bir çalışmada bir memeyi yıkayıp, diğerini yıkamamışlar; yenidoğan bebek yıkanmamış memeyi tutmuş.

    Emzirdikten sonra göğsünüzü hemen sütyen içine koymayın, açık tutarak hava ile kurutun.

    Emzirdikten sonra göğsünüzü suyla değil, sütünüzle temizleyin.

    Emzirmeden zevk almıyorsanız yardım alın.

    Acıyan meme uçları, emzirmenin bir parçası değildir, bir şeylerin doğru gitmediğini gösterir, bu konuda da yardım alın (annenizden, doktorunuzdan, ebenizden, bazen internetten).

    Pamuklu, geniş sutyenler kullanın.

    Göğüs acı ve çatlakları için: zeytinyağı, olmazsa Decubex, Novuxol, Garmastan, Lansinoh gibi kremler deneyebilirsiniz. Hidrojel çatlak önleyici göğüs pedi (Chicco marka piyasada vardır) meme ucunu koruyabilir.

    Bebeğinizin ağzında pamukçuk varsa göğsünüze bulaşacak, sizin göğsünüzde de kaşıntı/acı/çatlak/beyazlık gibi bulgular olacaktır. İkiniz de tedavi olmazsanız, birbirinize bulaştırırsınız. Bebeğe mantar damlası (Mikostatin, Fungostatin gibi); göğsünüze de mantar kremi (Trosyd, Canesten gibi) kullanın. Emzirme öncesi göğsünüzü temizleyin.

    Sabun, betadine, alkol gibi kimyasallar meme başı çatlağını artırır.

    Bebek süt kanallarını boşaltamazsa göğsün bir kısmı iltihaplanabilir. Göğüs ağrılı, sert, kırmızı olur. Memeden kanlı ya da ilithaplı bir akıntı olur. Sizin de ateşiniz çıkacaktır. Doktorunuzun verdiği ilaçları kullanın. Emzirmeyi kesmemeye çalışın, ancak sütü boşaltmak için emzirme sonrası pompa kullanabilirsiniz. Soğuk ya da sıcak kompreslerin hangisi iyi gelirse onunla devam edin.

    Sütünüzü kesseniz bile (pişmansanız) 2 hafta içinde yeniden emzirirseniz sütünüz gelecektir.

    Oruç tutmayın (Diyanet görüşü: Kefaret gerekmez; kaza edilir).

    İlk çocuğunuzu rahat emzirdiniz diye ikinci veya üçüncü çocuğunuzu da aynı rahatlıkla emzireceğiniz anlamına gelmez. Her çocuk çooook farklıdır.

    Dışarıda emzirmekten utanmayın, olabildiğince gizli olmaya çalışın, fakat önemli olan çocuğunuzun yemesidir. Ancak kapalı mekânlar (tuvalette klozet üzeri gibi) veya özel emzirme önlükleri, geniş gömlekler, ince bir battaniye de sizi başka gözlerden koruyacaktır.

    Hastayken de emzirmeye devam edin. Enfeksiyon sırasında emzirmek, aynı zamanda doğal koruyucuları süt yoluyla bebeğe vermek demektir. Nezle olan anne de, evde verem tedavisi gören anne de, hepatit taşıyıcısı anne de bebeğini emzirebilir. Hatta başka bir ek besin ve su verilmeyecekse AIDS’li anne bile bebeğini emzirebilir. Sadece el ve çevre temizliğinize dikkat edin yeter. Nezle/grip olan bir annenin maske kullanması ise tartışmalıdır, ancak benim gereksiz bulduğumu belirtmeliyim.

    Hamile anne emzirmeye devam edebilir. Ancak iki canlı büyüttüğü için beslenmesini biraz artırabilir. Hamile anne sütü “bebeği zehirlemez.” Anneye de zararı yoktur. Ancak düşük tehdidi varsa emzirmek bu tehlikeyi artırabilir.

    Bitkisel çaylar da süte geçer, ginseng gibi bebeğe içirmeyeceğiniz çayları siz de içmeyin.

    Aşırı egzersiz sütte bazı asitlerin düzeyi artar, bu da anne sütünün tadını ekşimsi yapar, bu durumda anne sütünü biraz sağıp atabilir.

    ‘Anne uzun süre emzirmezse memedeki süt ekşir ya da bozulur’ inancı çok yanlıştır.

    Eğer bebeğiniz beslenmeden sonra rahat uyuyorsa, ‘her emzirme sonrası gaz çıkarılır’ diye bir kural yoktur.

    Niçin anne sütü?

    Daha rahattır: Her zaman hazır ve sıcaktır. Şişe yıkamanızı gerektirmez.

    Ucuzdur ve tüm mamalardan daha kalitelidir.

    Akıllıdır: Bebeğinizin doğum zamanına (prematüre bebeklerde içerik farklı), açlığına, gün içindeki ihtiyacına, aylara, göre içeriği değişir. Hatta emzirmenin ilk dakikalarında sulu ve az yağlıyken; emzirmenin sonunda bebeğin doyup memeyi bırakması için koyulaşır. Mucize budur!

    Daha faydalıdır: Anne sütü bebekleri biberonla beslenen çocuklara göre ishale 12 kat, soğuk algınlığına 2 kat daha az yakalanırlar. Ayrıca orta kulak iltihabı, alerji, idrar yolu enfeksiyonu olasılıkları azalır.

    İleride çocuğunuz daha az yemek seçer: Her öğünde mamanın tadı aynı, anne sütününki farklıdır.

    Sağlıklı bir yetişkinin temellerini atar: Şişmanlık, hipertansiyon, egzama gibi alerjik hastalıklar, ani beşik ölümü sendromu, diyabet, şizofreni, multipl skleroz (MS) olasılığı azalır.

    Ağrı kesicidir: Emerken aşı yapılan bebekler daha az ağlarlar.

    Çene ve dişlerin gelişimin destekler. Biberon çürükleri önlenir.

    Zevklidir: Gergin bir bebeği rahatlatmanın en iyi yoludur.

    Sizi de rahatlatır: Onu emzirirken oturur, dinlenirsiniz. Prolaktin artar, daha rahat bir uyku sağlar. Soğuk kış gecelerinde bir sıcak titreşim çok hoş bir duygu olsa gerek. Sonuçta sizi depresyondan korur.

    Sizin de sağlığınızı korur: Meme ve yumurtalık kanseri riski azalır, kemik zayıflığını da önler. İdrar yolu enfeksiyonu daha olursunuz.

    Regl döneminin başlamasını erteler: Özellikle çok sık emziriyorsanız. Ancak doğum kontrolü için hiçbir garantisi yoktur, tedbirinizi ona göre alın!

    Forma dönmenizi sağlar: Spor ve diyet yapmadan 500 kalori verirsiniz. Rahminiz de kasılarak normal boyuna döner.

    Estetiktir: Dünyanın en güzel kabına sahiptir!

    Çevre dostudur: Mama yediriyorsanız; tarım araçlarının, fabrikaların, mamayı taşıyan araçların ekzoslarının, silikon emziklerin, cam ya da plastik silikonların ve daha pek çok şeyin doğayı kirletmesine de yardımcı oluyorsunuz demektir.

    Kötü kokulardan korur: Anne sütü tam sindirildiği için kaka kokusunu daha az duyarsınız. Olan kak da hafif ekşi kokuludur ve rahatsız etmez.

    Ekonomiktir: 4 ay sadece anne sütü alma bebek başına yıllık 300 dolar kazanım sağlar. Ayrıca pek çok sağlık kazanımları ile bunlara harcanacak bütçeyi de korur.

    Bebek emzirme teknikleri:

    Az anne sütü yoktur, yanlış pozisyon nedeniyle annenin göğsünü iyi kavrayamamış bebek vardır.

    3 aşamalı emzirme uygundur: Dokundur, bekle, yanaştır.

    Her pozisyonda başlangıçta burnuyla meme başı aynı hizada olmalı, çenesi memeye dayanmalıdır. Anne göğsünü parmakları ile “C” şeklinde tutar. Meme ucunu burnundan üst dudağına yaklaştırarak temas ettirin, bebek refleks olarak ağzını açacaktır. Bebek omuz ve kalçalardan desteklenmeli, başı serbest olmalıdır. Emzirirken bebeğinizle göz göze gelerek ona gülümseyin ve konuşun.

    Değişik tekniklerle en uygun emzirme yöntemini siz bulun.

    Oturarak

    Yan yatarak

    Arkaya yaslanarak

    Hatta ayakta emzirebilirsiniz.

    Bazı pozisyonlar:

    Kucak (beşik) Pozisyonu: Bebek kolun üzerine doğru yatırılır, bebeğin karnı annenin karnına değecek şekilde yaklaştırılır, bu arada diğer elle meme başı iki parmak arasında tutularak bebeğin başı memeye yaslanır.

    Ters Kucak Pozisyonu: Bu tekniğin “kucaklama”dan farkı; bu teknikte bebeğiniz yön olarak aynı pozisyonda olmasına karşın, siz onu kucaklamak için diğer kolunuzu kullanıyor olmanızdır. Bir başka ifadeyle; bu kez bebeğiniz başı sizin iç dirseğinize değil, diğer elinizin avuç içine doğru yaslanmıştır.

    Koltukaltı Pozisyonu (top tutuşu): Göğüsleriniz iriyse, prematürelerde, sezaryenden sonra (karına baskı olmaması için), ikiz bebeklerde bu duruş denenebilir. Adından anlaşılacağı üzere bu teknikte bebeğinizi koltuğunuzun altında basen seviyenizin biraz yukarı seviyesinde tutarsınız. Yine bebeğinizin altına bir yastık koymak işinizi kolaylaştıracaktır. Ayakları sizin arkanıza doğru, baş kısmı sizin önüze doğrudur. Bebeğinizin yüzünü memenize doğru yaklaştırıp, onun dudaklarının meme başınıza yaklaşmasını sağlayınız.

    Yan Yatarak Emzirme: Bu yöntem genellikle ameliyatlı sezaryenli bir annede veya başka bir rahatsızlığı bulunup yatakta kalması gereken bir annede tercih edilen bir yöntemdir. Pozisyonda bebek yan yatmış ve yüzü annenin memesine yaklaştırılmış şekilde besleme sürdürülür. Ancak anne uyursa bebek için boğulma riski taşır. Bu teknikle emzirme, ileri aylarda orta kulak iltihabı riskini artırır.

    Bebeğinizi memenizden almak için, memenizi çekerken aynı anda parmağınızı bebeğin ağzının kenarından içeri sokun, parmağınızı emzirtin. Bu şekilde meme ucunu yavaşça ve zarar görmeden çekebilirsiniz.

    “İlk süt” nedir?

    Tıbbi adı “kolostrum”dur, bebeğe annesinin ilk ve en önemli armağanıdır. Bir insanın hayatını etkileyecek kadar önemlidir. Hal arasında “altın suyu”, “ağız suyu” da denir. Bebeğin bağırsak mikrobiatasını (yani bağırsağın bakteri-canlı içeriğini) sağlar ve bu hayat boyu değişmez bir imza gibidir. Rengi sarı, kıvamı koyudur (krema gibi). Miktarı azdır (ortalama 30 ml/gün) ama bir damlası bile bebeğin doymasına yeter. Hiç gelmezse bile, bebek ilk 24 saat kendi depolarını kullanarak aç kalmaz. Doğumevleri ve hastanelerdeki “bu süt az, yetmez” gerekçesiyle mama/şekerli su takviyesi yapılması çok sık yapılan bir hatadır. Bu süt hem koruyucu maddelerden (antikor, koruyucu flora) hem de kaloriden çok zengindir. İlk kakayı rahat yapmayı sağlayarak yenidoğan sarılığının hafif seyretmesine de yol açar.

    Sezaryenden sonra anne tam uyanmasa bile başkasının yardımı ile besleyin.

    Beslenme aralıkları ve süresi:

    Anne sütüyle beslenmede orkestra şefi bebektir. İlk 45 gün her istediğinde emzirin. Huzursuzluğa ve ağlamaya başlamadan önce bebeğinizin elini emmeye başlaması, sizi görünce heyecanlanması, hareketlenmesi gibi bulgular da emzirme isteğinin başlangıcı olabilir; onun bu davranışlarını tanımaya çalışın. Emzirme aralığı 1 saat, süresi de 1 saat olabilir. Ancak bebeğinizin doymaması da olasıdır. Doyup doymadığı için objektif kriterdir ki, gerekirse takip eden doktorda bir daha tartısına baktırın.

    Bebek beslenmesinde kesin saatli bir program yoktur.

    Gereksiz sık besleme gaz oluşumunu artırır, sık acıktırıp ağlamasına sebep olur.

    45-50 günden sonra 3 saatlik ara, 20 dakikalık süre yeterlidir. Artık kendinize bakma ve etrafınızla ilgilenme zamanı gelmiştir.

    2 aydan sonra gece 1 defa emme yeterlidir. Bebeğiniz iyi kilo alıyorsa gece uyandırmayın

    Bebeğiniz halen çok uzun dakikalarca hatta saatlerce sizi emiyorsa ya sizi biberon olarak kullanıyordur ya da memenizi tutamamıştır ve süt alamıyordur.

    Bebek ilk 5 dakikada sütünüzün %80’ini boşaltır, kalan 15-20 dakikalık emme süt oluşturma refleksi ve bebeğinizin ağız tatmini için gereklidir.

    Uyuyan bebeği uyandırıp beslemeyin.

    Eğer halen sadece anne sütü alıyorsa 3,5-4 aydan sonra gündüz 3-5 kere; gece 1 defa emzirmek yeterlidir. Zaten bebeğiniz 5-6. saatte uyanıp sizden sütünüzü isteyecektir.

    5-6 ayda ise günde 5 defa besleme genelde yeter.

    Sütü artırmak için:

    Annenin emzirmeye istekli olması en önemli kuraldır. Bu “prolaktin” hormonu salgılamasını uyarır. Doğumdan önce kendini emzirmeye şartlayan annelerin sütü daha fazla olacaktır

    Bebeğin emmeye istekli olması ikinci kuraldır. Bebek zayıf emerse ya bir hastalığı vardır ya da besleme tekniği yanlıştır.

    Üçüncü istekli olacak kişi babadır, çünkü emzirme her şeyden önemlidir ve anne bu sırada başka bir şey yapamaz. Baba telefona bakmalı, diğer çocuklarla ilgilenmeli, yemeği hazırlamalıdır.

    Bebeğiniz çok ağlıyorsa sakinleştirip öyle emzirin.

    Siz de sakin olun. Emzirmeden önce 15-20 dakika dinlenin. İlk 45 gün sizin işiniz bebeği emzirmektir. Ev işlerini bırakın başkaları yapsın (Babalar artık bunun için de var). Bebek uyuyunca siz de uyuyun. Emzirme öncesi ılık duş altında göğüs masajı yapabilirsiniz.

    Emzirmeden önce üzerinize sıcak tutan kıyafetler giymek süt akışını hızlandırır.

    Bebeğinizi emzirirken de yanınızda suyu ve atıştırılacak yiyecekleri (meyve, kuruyemiş) bulundurun. Unutmayın, yemeğinizi küçük bir yaratıkla paylaşıyorsunuz.

    Günlük 2,5 litre (bir büyük kola şişesi) sıvı almalısınız. Meyve kurularından komposto (elma-kayısı-erik) da kalori ve sıvı sağlar. Karpuz da iyi bir sıvı kaynağıdır. Proteini bol alın, şişmanlamamak için karbonhidrattan kaçının. Ancak daha çok fazla su da bazen süt yapımını baskılayabilir.

    Fazla tatlı yemek sizin kilo fazladan kilo almanızı sağlar, zannedilenin aksine bebeği daha tonton yapmaz. Dengeli beslenme de en azından yeterli beslenme kadar önemlidir.

    Doğum sonrası rejime 4. aydan sonra başlayabilirsiniz. Hedefiniz ise bebeğiniz 9-12 aylıkken doğum öncesi kiloya erişmek olmalıdır. Ayda 1, aşırı şişmanlarda 2 kiloluk kayba izin verilebilir.

    Göğüs üzeri uyumak sütü azaltabilir.

    Emzirirken doğum kontrol hapı kullanmak sütü azaltır.

    Rezene, kimyon, ısırgan otu gibi bazı bitkiler hem sütü artırabilir, hem sütün kokusunu güzelleştirebilir. Ancak rezeneyi çok içmek gerekiyor, öyle çok içmeli ki annenin derisi bile rezene kokmalı. Yağlı balık, kabuklu yemiş, çikolata da sütünüzün yağ miktarını artırarak bebeğinizin kilo alımını hızlandırabilir.

    Çemenotu da sütü artırır, ama annenin ve bebeğin idrarındaki o keskin koku doğrusu beni bu bitkiyi önermekten alıkoyuyor…

    Kokusuz tablet şeklinde sarımsak özü, ısırgan otu, malt da diğer bildiğim ancak etkileri tartışmalı anne sütü katkılarındandır.

    Annelerin içeceği süt takviyeleri (Lactamil gibi) özellikle prematür bebek annelerine önerilmektedir.

    Eczanelerde sütünüzü artıracak ve lohusalık iyilrşmesini hızlandıracak granüller (Humana Still-Tee) mevcuttur. Günde 2-3 fincan tüketebilirsiniz.

    Ben “domperidon” etken maddeli kusma engelleyici ilacı sütü az olan annelere kullanıyorum ve fayda görüyorum. Bu ilaç Hollanda ve Almanya’da annelere rutin verilmektedir. Süte geçişi binde 4 olduğu için bebeğe yan etkisi yoktur. Ancak ABD’de bu amaçla kullanımına izin verilmediğini de belirtmeliyim (nadiren annede aritmi etkisi nedeni ile)

    Tirle denilen el ile çalışan süt pompasının sürekli kullanılması sütü azaltır, anne göğsünde acı ve çatlağa sebep olur.

    Bebek ısrarla tek memeden süt alıyorsa diğer memeyi sağmak, o memede de süt yapımının devamını sağlayabilir, sağdığınız sütü fincanla içirebilirsiniz. Ancak bu durumda süt dökülebilir ve boşa harcamaya sebep olur.

    Bazen süt sağma makineleri de sütü artırabilir. Ancak kuvvetli emen ve pille değil elektrikle çalışan makineleri tercih edin.

    Anne neleri yememeli?

    Herkesin gaz yapar dediği şeyler (soğan, mercimek, süt gibi) sizin bebeğinize dokunmayabilir, bunun için denemeler yapabilir, neyin dokunduğunu siz bulabilirsiniz. Örneğin çok acı yerse bebek poposunda pişik olabilir. Bu nedenle aşırıya kaçmadan deneme yanılma yoluyla bebeğinizi gözleyin.

    Gene de dikkat edeceğiniz besinler: Nohut, fasulye, mercimek, soğan, sarımsak, turşu, baharatlar (kimyon ve kekik hariç), kola gibi asistli içecekler, lahana

    Süt eskiden öneriliyordu. Ancak alerjik etkiler nedeniyle 1 bardaktan fazla içmeyin.

    Siz ya da eşinizde alerji varsa: Yer fıstığı, ceviz, yumurta, cips, Çin yemekleri gibi alerjenleri yemeyin.

    Fazla ton balığı cıva zehirlenmesi riski taşır. Haftada 1-2 öğünden fazla yemeyin.

    Sigara yasak! Kahve, kola ve koyu çaya da dikkat.

    Anne sütü sağılması

    Bebeğin özel bakıma ihtiyacı varsa, göğüsleriniz çok acıyorsa ya da çatlamışsa, işe gitmek zorundaysanız sütünüz sağmanız gerekir. Sağılan sütü biberon yerine kaşık ya da fincanla bebeğinize verin. Biberon ile beslenen bebekler, aynı dönemde anne göğsünü almak istemeyebilirler. Fincan ve kaşıkla beslemek, daha sonra bebeğinizi biberondan kesmek için uğraşmanızı da önler.

    3 yöntem vardır:

    Elle sağma: Hızlı sütü akan annelerde işe yarar. 80-90 ml. Süt elde etmek için 15-20 dakika sürdürülmelidir.

    El pompası (tirle) ile sağma: Basit olmasına rağmen kuvvetli emme olmayacağı için sütünüz giderek azalabilir.

    Pilli ya da elektrikli pompa ile: Hızlı ve etkilidir. Motor gücü kuvvetli olan elektrikliler daha da etkilidir. Sadece pompa kullanıyorsanız, sütünüzün azalmaması için 3-4 saatte bir sağmalısınız.

    Yeni doğan bebek neden emmez?

    En önemli sebep, doğru pozisyonda emzirmemedir.

    Zor doğum sonrası bebek yorgunsa emmez.

    Sütünüz geç geliyorsa sinirlenip emmez. Bu durumda önceden biriktirdiğiniz sütü verebilirsiniz.

    Kan şekeri düşüklüğü, kalsiyum düşüklüğü, solunum sıkıntısı, yenidoğan enfeksiyonları gibi sebeplerle emmez.

    Oda ısısı çok yüksekse ya da kalın giydirmezseniz emmez.

    Çevrede dikkatini dağıtacak bir ses yada ışık olunca emmez.

    Anne gergin ve sinirli ise bebek bunu hissedip emmez.

    Gazı varsa emmez.

    Burnu tıkalıysa emmez. Bu durumda emme öncesi serum fizyolojik damla veya okyanus deniz suları ve spreyleri kullanabilirsiniz.

    Sütün tat ve kokusunu ağırlaştıran besin (soğan, sarımsak, lahana, baharatlı yemek) aldıysanız emmez.

    Kulağı ya da boğazı ağrıyorsa emmez. Pamukçuk varsa emmez.

    Göğsünüzde krem artıkları, kötü koku, kanama gibi şeyler olduğu için emmez.

    Emmek istemezse emmez, biraz sabırlı olun.

    Anne sütü yeterli mi?

    Bunu anlamanın en sağlıklı yöntemi çocuk doktoru veya aile hekiminizin bebeği tartmasıdır. Ancak bebek ilk hafta kilo kaybeder, 14. günde yeniden doğum ağırlığına ulaşır. Sonra da düzenli ve yeterli kilo alması sütünüzün yeterli olduğunu gösterir.

    Diğer ipuçları (30 dakikadan uzun emme, eskiye göre sık emmek isteme, bebekte çok ağlama, sık uyanma veya çok uyuma, az kaka ve çiş yapma, göğsün çabuk boşalması, emme sonrası çok ağlama ve mama ile susturabilme gibi) objektif kıstaslar değildir, ancak şüphelendirir. Şüpheleniyorsanız gerekirse aylık kontrolünüze erken gidin ve bebeğinizi tarttırın.

    İkiz ve üçüz bebekler, iri bebekler, tek göğüsten emen bebekler de genelde doyarlar; anne sütü tek başına yeterlidir.

    Kilo alamama idrar yolları enfeksiyonu gibi bazı hastalık ya da sorunların varlığını işaret edebilir. Doktor şüphelenirse sizden bazı testler isteyecektir.

    Bazı anneler sütünün faydalı olmadığını anlamak için tahlil istiyorlar. Bunun hiçbir anlamı yok. Çünkü sütün her annede özelliği farklı olabilir; hatta başlangıçta şekerli, sona doğru yağlı süt geleceğinden sütün her yudumunun bile özelliği farklıdır.

    Doğa hata yapmaz, hata bizim doğaya müdahalemizdir.

    Göğüs sarkmasını engellemek için:

    Göğüslerin doğumdan sonra hacimlerini kaybetmesi, emzirme ve sağma, göğüslerin sarkmasına sebep olabilmektedir. Her gün dışarıdan içeriye doğru göğüslerinize masaj yapmanızda fayda var.

    Göğüslerinizi destekleyen kasları çalıştırmak içinse, ufak bir egzersizi günde 20 kez tekrarlayın. Avuçlarınızı birleştirin ve kollarınızı omuz hizasında kaldırın, nefes alırken kollarınızı sıkıştırın. Üç saniye bekleyin ve nefes verin

    Emziren annenin ilaç kullanması:

    Bütün ilaç prospektüslerinde firmaların kendini güvenceye alması ve dava açılmasını engellemek için standart olarak yazar ki: “Emziren anneler kullanmamalı veya dikkatli kullanmalı.” Oysa emziren annenin gerçekten almaması gereken 7-8 grup ilaç vardır. Antipsikotikler, bazı epilepsi ilaçları, kanser ilaçları, bazı hormonlar, 2-3 adet antidepresif gibi nadir kullanılan ilaçlar.

    Prensip şudur: Bir ilaç bebekte de kullanılabiliyorsa, emziren anne de genellikle kullanabilir. İlaçlar, nadiren bir mamanın olacağı kadar risklidir.

    Parasetamol grubu (Minoset, Panadol, vs.), ibuprofen grubu (Brufen, Nurofen,vs), pek çok antibiotik, bazı antidepresifler, bulantı ilaçları kullanılablir. Tabii ki doktorunuza danışarak, ya da tıp diline aşinaysanız kitaplar ve internetten de fikir alarak.

    Doğum kontrol ilaçları ve idrar söktürücü ilaçlar süt yapımını azaltır.

    Gene de tercihen ilaç dozunu almadan önce bebeği emzirin.

    Prematüre bebeklerin ilaçlara hassasiyetleri biraz daha fazla olabilir. Örneğin aldığınız bir antibiyotik, prematüre bebekte fazladan gaz ya da shale neden olabilir.

    Bebeğinizde kabızlık varsa:

    Özellikle 2 aydan sonra sık rastlanan doğal bir durumdur. Anne sütü barsaklardan tam emildiği için bazen haftada bir bol kaka yapabilir. Bebek huzursuz değilse endişelenmeyin, bir şey de yapmayın. Eğer huzursuzsa makat uyarısı (parmak ucu veya zeytinyağlı kulak çöpü ile) kaka yapmasını sağlayabilir. Ayrıca kendi beslenmenizde bol posalı besinler, sebze yemeği, salata, kayısı ve erik kompostoları, incir, Trabzon hurması gibi besinlere ağırlık verin.

    Mama barsaklarda sabunlaşır, bebeği rahatsız eder, kabızlık kronikleşir. Mama bebeği huzursuz olmasa bile 3-4 günden fazla kabızlığa izin vermeyin.

    Emmenin kesilmesi:

    Çocuğunuzu 5 yaşına kadar emziremezsiniz. Çoğu kaynak iyi kilo alan bir çocuğun 2,5 yaşına kadar emzirilebileceğini yazıyor, ancak dünya kültürlerinde 4 yaşa kadar emziren pek çok toplum var. Özellikle erken doğan bebeklerde anne sütünü ileri yaşlara kadar vermek zihinsel gelişimi hızlandırır.

    Bebekte yeterli kilo alımı yoksa siz yoğun tempoya veya işe dönmek zorundaysanız, siz depresyona girecek kadar bu işten sıkıldıysanız, hele o yeni çıkan bıçak gibi dişler size büyük acılar veriyorsa, bebeğiniz sürekli emmeyi reddediyorsa emzirmeyi erken kesebilirsiniz.

    Anne memesi bir musluk değildir, bir günde emzirmeyi kesemezsiniz. Bebeğinizi aniden sütten kesmek memenizi patlayacakmış gibi şişirebilir, tişört/bluzlarınız sütten ıpıslak olur; ertesi gün bebeğinize yeniden memenizi alması için yalvarabilirsiniz. Haftalar içinde yavaş bırakma, hem göğüs ağrınızın artmamasını sağlayacak, hem de bebeğinize yeni besinleri artarak alma imkanı sağlayacaktır. En uygun yöntem bazı anne sütü öğünlerinde mama ya da sofra besini vermek, sonra bunların miktarını artırmaktır.

    Diğer bir yöntem anneyi bırakmayan ve “meme bağımlısı” çocuklar için ondan 3-4 gün ayrı kalmak, bu arada göğüste hafif gerginlik hissedince pompa ile sütü boşaltmaktır. Bu arada memelerinizi dik tutacak sutyenler kullanın, ağrıyı azaltmaya yardımcı olacaktır.

    Son yöntem ise kadın doğum uzmanınıza başvurup, ondan sütünüzü kestirecek bir ilaç istemektir.

    Anne sütü saklama:

    Sütünüzü temiz bir kapta oda ısısında 2-6 saat, buzdolabında 4 derecede (buzdolabı üst rafında arakaya doğru) 5-6 gün, buzlukta -15 derecede 2-4 hafta, ayrı kapaklı -20 derece derin dondurucuda 6-12 ay kadar saklayabilirsiniz.

    Farklı zamanlarda sağılan sütler bir arada saklanabilir, ancak yeni sağılan sütler soğutulduktan sonra diğer depolanmış süte eklenebilir. Donmuş sütün üstüne sıcak süt eklenmemelidir. Her kabın üzerine tarih yazılmalıdır. Donmuş süt taze sütten farklı kokabilir, bebek kabul ederse sorun yaratmaz

    Sütü hemen ısıtmak için sıcak su içinde ısıtma ya da sıcak musluk altında birkaç dakika tutma yöntemin yapabilirsiniz. Mikrodalgada ya da ocak üstünde ısıtmayın. Ön kolunuza sütü damlattığınızda çok hafif ılık olmalıdır.

  • Emzirmenin anneye faydaları

    Emzirme bir annenin bebeğine verebileceği en güzel hediyedir. Bir çok anne bebeğini emzirirken fiziksel ve duygusal olarak tatmin ve rahatlama hisseder. Bu rahatlama; emzirme döneminde salgılanan, asıl görevi emzirme döneminin başlamasını ve devamını sağlayan hormon olan prolaktininin diğer görevleri arasında olan bebeğe karşı annenin sevigisin artırma, ona bağlanma duygularını artıırma ve bebeğin beslenmesine odaklanmasını sağlarma özellikleri ile olur. Yine emzirme döneminde salgılanan oksitosin hormonu ise bebeği görünce bile salgılanmaya başlar. Aşk hormonu da denilen bu hormon bebeğe karşı olan annenin sevgi ve bağlanma duygularını artırır.

    EMZİRMENİN ANNENİN SAĞLIK DURUMUNA YARARLARI

    Duygusal ve annelik tatmini dışında emzirmenin annenin sağlık durumuna da bir çok katkısı vardır .

    Doğum sonrası iyileşme dönemini oldukça hızlandırır. Emzirme döneminde salgılanan oksitosin , rahimin küçülmesini sağlayıp , gebelik öncesi döneme gelmesini sağlar. Rahim kaslarının kasılmasını da sağlayan oksitosin hormonu rahimdeki kan damarlarının büzüşmesine yardımcı olarak doğum sonrası kanamalarını azaltır.

    Çalışmalar , emziren annelerin hayatlarının ileriki dönemlerinde yumurtalık ve meme kanseri görülme oranlarının azaldığını göstermiştir.

    Bazı çalışmalarda emziren annelerin Tip 2 diabet ,romatoid artrit, hipertansiyon ve yüksek kolesterol düzeyleri gibi kalp damar hastalıklarından da koruduğu yönde bilgiler bulunmaktadır.

    Emziren annelerin osteoporoz riski azalmaktadır.

    Sadece emzirerek annenin adet dönemlerinin tekrar başlama dönemi uzayarak , gebelikleri arası sürenin uzatılmasına yardımcı olur. Tabiki sadece emizrmenin bir doğum kontrol yöntemi olmadığı tekrar hatırlanmalıdır.

    Emziren anneler emzirmeyenler göre daha hızlı ve kolay doğum öncesi kilolarına dönebilirler. Emzirme oldukça yüksek kalori harcatan bir eylemdir. Emziren anneler günde yaklaşık 400 – 500 kalori daha fazla harcarlar. Emziren anneler dengeli beslenme ilkelerine uydukları takdirde hızlıca kilo vermelerine yardımcı olacaktır.

    GÜNDELİK HAYAT İLE İLGİLİ EMZİRMENİN SAĞLADIĞI KOLAYLIKLAR

    Emzirmenin anneye ve bebeğin sağlıklarına katkıları dışında tüm emziren annelerin de bildiği gibi pratik hayatttada oldukça fazla yararı vardır.

    Anne sütü formül mamaya göre neredeyse maliyetsizdir. Formül mama ile beslenen bebeklerin günlük mama maliyeti yaklaşık 6 – 12 tl arasında değişmektedir.

    Gece bebek acıktığında emzirme oldukça kolay ve pratik olarak yapılabilmektedir. Mama hazırlamak için suyu ısıtmak , mamayı karıştırmak ve sonra da onu bebeğin içebileceği ısıya ayarlamak gereklidir. Bu işlemlerin her gece bir kaç defa olduğu düşünüldüğünde oldukça zahmetli olacaktır.

    Ev dışına çıktığınızda bebeği istediğiniz her yerde emzirebilirken, evde hazırladığınız mamayı taşımak , onu belirli ısıda tutmak için bazı araçlara ihtiyaç duyulacaktır.

    Emziren annelere göre mama ile beslenenen bebeklerin anneleri daha fazla deterjan kullanacakları için çevreye daha fazla zararları olacaktır.

    Tüm bunların yanında her beslenme saatinde bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan ve sadece ona özel olan anne sütünün güvenirliği , doğallığı, koruyuculuğunun bilincinde olan annelerin emzirme dönemi deneyimleri, onların annelik duygularının tam olarak yaşadıkları dönem olarak hissediyorlar. Emzirme hem anne hem de bebek için tam anlamıyla duygusal bir birleşme anıdır.

  • Anne sütünün faydaları

    Anne sütünün faydaları

    İçerdiği protein, karbonhidrat ve yağ, vitamin, mineral miktarı ile anne sütü bebeklerin tüm gereksinimlerini altı ay boyunca tek başına karşılayabilen harika bir besindir.

    Anne sütü hangi hastalıklara karşı korur?

    Enfeksiyonlar ( kulak iltihabı, ishal, solunum sistemi enfeksiyonları, menenjit, idrar yolu enfeksiyonları, apandisit)
    Allerjik hastalıklar
    Ani bebek ölümü
    Erken doğan prematür bebeklerdeki barsak hastalıkları (Nekrotizan enterekolit)
    Kognitif gelişme, rutin aşılara antikor yanıtı ve görme keskinliği gelişmesi daha iyi olmaktadır.
    Ayrıca bebeklik çağında yeterli süreyle anne sütü almış erişkinlerde lenfoma, lösemi, multipl skleroz, diabetes mellitus, kronik karaciğer hastalığı, ülseratif kolit, obesite, Crohn ve çölyak hastalığı riski azalmaktadır.

    Etkili emzirme nasıl olur?

    Memeye iyi yerleşen ve etkili emen bir çocuk areola ( meme başı ve etrafındaki kahverengi halka) ve alttaki meme dokusunun çoğunu ağzına almıştır. Meme başı ile birlikte ağza alınan areola ve meme dokusu damağa doğru uzanınca bir emzik oluşturur. Bebek meme başından değil bu meme dokusundan emer. Dil önde, alt dişetlerinin üzerinde ve laktiferöz sinüslerin altındadır. Alttan meme başını sarmalıyor şekildedir.

    Etkili emen bir bebekte; Bebeğin ağzının geniş açık olduğu, alt dudağının dışa dönmüş olduğu, çenesinin memeye dokunduğu, yanaklarının yuvarlak ya da annesinin memesine doğru düzleşmiş olduğu, ağzının üzerinde ve altında görülen areola büyüklüğü karşılaştırıldığında; ağzının üzerinde daha fazla, altında daha az aleora bulunduğu, emzirme sonrasında meme ve meme başının sağlıklı görünümde olduğu görülür.

    Emzirme sırasında meme yuvarlakmış gözükür. Memelerin emzirmeden önce dolu sonra yumuşak olmaları, bebeğin memeyi boşalttığını gösterir. İlk günlerde emzirirken uterus (rahim) ağrıları olabilir.

    Uygun emzirme pozisyonu nasıl olmalıdır?

    Bebeğin başı ve vücudu düz bir hat üzerinde olmalı,
    Bebeğin yüzü memeye doğru, burnu meme ucunun karşısında durmalı,
    Anne bebeğin vücudunu kendi vücuduna yakın tutmalı,
    Yenidoğan bebekler sadece baş ve omuzdan değil, poposundan da destekli tutulmalı