Etiket: Emilim

  • Tiroid tembelliğinde (hipotiroidizm) ilacın kullanma zamanının önemi var mı?

    Tiroid tembelliğinde (hipotiroidizm) ilacın kullanma zamanının önemi var mı?

    ~~Tiroid tembelliği toplumda % 7-10 sıklığında görülmektedir. Bu hastalığın tedavisinde L- tiroksin denilen ilaç kullanılmaktadır. Neredeyse tansiyon, şeker hastalığı ilaçları kadar yaygın kullanılan ilaçlardandır. Hastalığın uygun şekilde tedavi edilmemesi durumunda unutkanlık, kilo alma, kabızlık, anemi, kolesterol yüksekliği, miksödem gibi sonuçları olmaktadır.

    Dolayısıyla ilacın doğru kullanılması ve izlenmesi önemlidir. L tiroksin ince barsaktan emilmektedir. Oral alımdan 2 saat sonra tepe emilim değerine ulaşır fakat gıda ile birlikte alınırsa bu süre 3-4 saate kadar uzayabilir.

    Amerikan tiroid cemiyetinin önerilerine göre L- tiroksin sabah kahvaltıdan 60 dk önce veya akşam yemekten 3 saat sonra alınmalı ve mümkünse diğer ilaçlar ila arasında 4 saat fark olmalıdır.

    Kahve, soya, kalsiyum karbonat, demir, aliminyum, sükralfat, kolestiramin, süt ile birlikte alınırsa emilim daha az olmaktadır. Bu madder ile kompleks oluşturmak süretiyle emilim %50 ye yakın oranda azalmaktadır.

    Bazı hastalık durumlarında da emilim azalmaktadır. Helikobakter pylori ilişkili gastrit, atrofik gastrit, çölyak hastalığında emilim azalmaktadır. Bu gibi malabsorbsiyon durumlarının varlığında daha yüksek dozlarda l tiroksin kullanmak gerekir.

    Gastrik bypass cerrahisi geçiren hastalarda l tiroksin emilimi ile ilgili bir değişiklik beklenmez çünkü emilim primer olarak ileumdan olmaktadır. Ancak kilo ile ilişkili doz planlaması yapıldığından zayıflama olacağı için gastrik bypass hastalarında doz azaltmak gerekebilir.

    Yapılan bir çalışmada L tiroksin bir grup tiroid hastasında sabah açlıkta, bir grupta kahvaltı ile birlikte, bir gruba da yatma zamanı verilmiş. Altı ay sonra yapılan değerlendirmede THS da azalma en fazla açlık ta kullanan grupta olduğu görülmüştür. Yani en faydalı kullanım sabah açlıkta kullanım olmuştur (J Clin Endocrinol Metab. 2009;94:3905-3912).

    Ancak başka sonuçlar bildiren çalışmalarda vardır 84 hastanın değerlendirildiği bir çalışmada, kahvaltıdan 30 dk önce alınan ilaç ile ana öğünlerin birinden 1 saat önce veya gece yatarken alınan ilaç arasında sonuç bakımından fark gözlenmemiş, aynı etkiyi göstermiştir. (Skelin M. Effect of timing of levothyroxine administration on the treatment of hypothyroidism: a three-period crossover randomized study. Endocrine. 2018;62:432-439).

    Bazı ülkelerde L tiroksinin sıvı ve jel şeklinde hazırlanmış ürünleri vardır. Bunlar boyalı şeker, glyserol, alkol, laktoz gibi katkı maddeleri içermediği için daha iyi emilim olmaktadır.

    Sonuç olarak L tiroksin ilacının kullanma zamanı olarak sabah kahvaltıdan 30-60 dk önce önerilmektedir. Ancak yaşam tarzı, iş hayatı ya da değişik nedenler ile sabah alamayan hastalar için, özellikle sabah mecburi ilaçları olan hastalar için ana öğünden 1 saat önce veya gece yatarken kullanmak gibi seçeneklerin de olduğunu hastalar ile paylaşmak gerekir.

  • Hidrosefali hakkında

    İnsan beyni, kafatasının içerisinde beyin-omurilik sıvısı (BOS) adı verilen bir sıvı tarafından çevrelenmiştir ve onun içerisinde yüzer haldedir. Bu sıvı, beynin bazı metabolik işlevlerini sürdürmesi için gereklidir. Bundan daha da önemlisi travmaya karşı beyni korur.

    BOS sabit bir hızda “ventriküler sistem” adı verilen ve beynin iç kısımlarında yerleşmiş olan odacıklarda üretilir ve beynin dışına doğru kanallarla iletilir. Beynin en dışındaki bazı yapılar tarafından da emilir. BOS hacminin arttığı durumlar “hidrosefali” (HS) olarak adlandırılır. Hidrosefali (Hydrocephalus) Yünanca “kafa” ve “su” kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilmiştir. Sorun çoğunlukla BOS emiliminin azalmasıdır.

    BOS emilimi iki nedenle azalır.

    1- BOS’nı emecek olan hücrelerin işlevlerini yerine getirememesi (emilim bozukluğu tipi HS, komünike HS).

    2- BOS’nın üretildiği yerden emildiği bölgeye taşıyan kanallarda tıkanıklık olması (tıkayıcı tipte HS, non-komünike HS).

    Tedavi: İki tür tedavi yöntemi mevcuttur.

    1- Bu sıvıyı başka bir vücut boşluğuna taşıyan “şant” sistemleri takılması. Bu yöntem hem emilim bozukluğu hem de tıkayıcı tip hidrosefalide kullanılabilir. Temel fikir, bir slikon boru yardımıyla beyin içerisindeki fazla BOS’u emilebileceği başka bir vücut boşluğuna aktarmaktır. Aktarılacak boşluk, çoğunlukla hastanın en büyük vücut boşluğu olan karnıdır. Ancak kalbe veya göğüs kafesi içerisine de aktarılabilir.

    2- Endoskopik yöntemlerle tıkanıklığın açılması veya bypass edilmesi. Bu yöntem adından da anlaşılacağı gibi sadece tıkayıcı tipte HS’si olan hastalarda kullanılabilir. Emilim bozukluğunu düzeltemez.

    Şant sistemleri uzun dönemli istenmeyen etkileri ve mekanik-enfeksiyon sorunlar ortaya çıkarma potansiyeline sahiptir. Ancak tüm HS türlerini başarı ile tedavi edebilir.

    Endoskopik yöntemlerin en büyük dezavantajı başarı oranlarının % 75-80 olmasıdır. Ayrıca açılan kanallar veya sıvıyı bypass etmek için açılan yeni delikler yeniden tıkanabilir.

    Aşağıda en sık yapılan endoskopik cerrahi olan “endoskopik üçüncü ventrikülostomi” operasyonuna ait görüntülere ulaşabilirsiniz.