Etiket: Egzersiz

  • Çocuklarda spor ve egzersizin büyümeye etkisi

    Çocuklarda spor ve egzersizin büyümeye etkisi

    Sporun büyüme ve gelişmeye olan etkilerini ortaya çıkarmak için çocuklarda birçok çalışma yapılmış ve düzenli yapılan sportif aktivitenin çocuğun boyuna ve vücut ağırlığına etkisi araştırılmıştır. Sportif başarı amacıyla spora başlama yaşının giderek düşmesi nedeniyle antreman veya egzersizin kaslar, büyümeyi uyaran hormonlar ve henüz kapanmamış olan büyüme plakları üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmalar güncelliğini korumaktadır.

    Düzenli fiziksel aktivite, spora katılım veya antrenmanın, ulaşılan boy uzunluğu, boy uzama hızının zamanı ve boy uzama hızını etkilediği henüz tam olarak gösterilebilmiş değildir. Ancak yüzme, tenis, basketbol ve kürek gibi spor türleriyle uğraşan çocukların yaşıtlarından daha uzun ve ağır oldukları gözlenmektedir. Bu durum bazı spor türlerinin avantajlı olabileceğini düşündürmektedir. Futbol, yüzme ve kürek gibi spor türlerinde erken olgunlaşma özellikle erkekler; cimnastik, paten gibi spor türleri ve bale gibi sanat dallarında geç olgunlaşma özellikle kız çocukları için avantaj oluşturabilmektedir. Bu nedenle spora bağlı seçimler yapılırken antrenmanın olgunlaşma üzerine olan etkilerinin dikkate alınmasında yarar vardır. Uluslararası organizasyonlarda performans yaşının bazı spor türlerinde giderek düştüğü görülmektedir. Bu durum spora daha erken yaşlarda başlanmasına neden olmaktadır. Küçük yaşta antrenmana başlamanın olumsuz psikolojik etkileri ile ilgili çalışma sayısı azdır. Psikolojik etkilerin yanında fiziksel anlamda da tek yönlü ve ağır antrenmanlar uygulanmadıkça bir sorun olmamaktadır. Uzun süreli dayanıklılık çalışmaları hem psikolojik hem de kas, tendon ve eklemlerin tekrarlayan zorlanmalar altında kalmaları nedeniyle uygun olmayabilirler. Çocukların mekanik verimlilikleri iyi olmadığı için aynı işi yaparken daha çok oksijen tüketir ve daha çabuk yorulurlar. Bu yaşla birlikte gelişme gösterecektir. Yine de antrenmanlar çok uzun tutulmamalı ve sık dinlenme aralıkları verilmelidir. Ayrıca yarışma ortamından çok oyun içerikli çalışmalara yer verilerek o sporun temel özellikleri öğretilmeye çalışılmalıdır. Fiziksel gelişim sırasında boyun uzaması kemiklerin epifiz adı verilen büyüme plaklarından sağlanmaktadır. Aşırı fiziksel yük ve büyüme plaklarına gelen darbeler, bu bölgelerin erken kapanmasına neden olabilmektedir. Okul çocukluğu döneminde sağlık toplarıyla çalışmalar ve zamanla vücut ağırlığıyla yapılan çalışmalara da yer verilmesi önerilirken ek ağırlık çalışmalarının 15-16 yaşlara kadar ertelenmesi gerekmektedir.

    Sporun, çocukların gelişimi üzerinde yarattığı etkiler üzerine birçok araştırma yapılmıştır. Bazı araştırıcalara göre ise, fiziksel aktiviteler organizmada azot tutuluşunu ve protein sentezini arttırmakta, sonuç olarak lateral büyümeyi uyarmaktadır.

    Sporsal aktivitelerin kemik gelişimi üzerine etkisi üzerinde yapılan araştırmalar sınırlı stresin kemik büyümesine faydalı olduğu göstermiştir. Hareketsizlik kemik büyümesine zararlı sonuçlar verirken, aşırı ve şiddetli stres de kırıklara neden olabilir. Bazı çocuklar için atma, atlama veya kaldırma kemik dokularda istenmeyen sonuçlar yaratırken, diğer çocuklarda durum böyle olmayabilir. Egzersiz kemik genişliğini ve mineralizasyonunu arttırıken, hareketsizlik azaltır. Optimal bir süre ve şiddette yapılan egzersiz kemiklerin epifiz denen büyüme ile ilgili kısmına büyümeyi uyarıcı etki yaparken, uzun süreli şiddetli egzersiz büyüme üzerine fayda yerine zarar verebilir. Sonuç olarak; bilinçli olarak yapılan, belli süreleri aşmayan ve şiddeti çocuğun yaş grubu ile uyumlu olan fiziki egzersizler büyümeyi uyarıcı etki yaparlar.

    Bir dokunun hassasiyeti, büyüme hızıyla orantılı olarak gelişir. Bu nedenle, çocuklar yetişkinlere oranla fizyolojik yönden doğru olmayan antreman uygulamalarında daha çok yüklenme yaralanmaları tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu durum ergenlik çağında sıçrama dönemindeki çocuklar için daha da önemlidir çünkü ortopedik olarak aşırı yüklenme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

    Gelişmekte olan organizmaya tek yönlü ve hazırlık yapılmadan yapılacak yüklenmelerde hemen ya da sonra doku harabiyetleri ortaya çıkabilir. Gelişmekte olan çocuklarda omurlara fazla yüklenmekten çekinmek gerekir. Çünkü aşırı yüklenmeler, omurgada şekil bozukluklarına ve kemik deformasyonlarına, büyümede duraksamaya ve hareket yeteneğinde azalmaya yol açabilir.

    Büyüyen bir çocukta büyüme hormonunun çok salgılanması çok uzun boylu olmaya, az salgılanması ise kısa boy ya da cüceliğe neden olur. Erişkin yaşta büyüme hormonu fazla salgılanırsa “Akromegali” denen el, ayak, çene ve kafatası kemiklerinin anormal boyutlarda olması ile karakterize bir durum oluşur. Egzersizde, yapılan egzersizin şiddetinin ağırlığına bağlı olarak büyüme hormonunda da artış gözlenir. Büyüme hormonunda görülen bu artışın dayanıklılık gerektiren egzersizlerde daha yüksek oluşu, büyüme hormonunun serbest yağ asitlerini enerji kaynağı olarak kullanımını arttıran etkiye sahip olmasına bağlanmaktadır. Bu yüzden büyüme hormonu daha çok uzun süreli submaksimal şiddette yapılan egzersizde, performansı etkileyen bir hormondur. Bu hormonun anabolik etkilerinden dolayı iskelet ve kaslarda büyüme meydana geldiğinden bazı sporcular kas kütlelerini arttırmak için doping amaçlı büyüme hormonunu kullanmaktadır. Yorucu bir egzersizden sonra toparlanma döneminde büyüme hormonunun normale dönmesi ise sporcularda daha hızlı olmaktadır.

    Çocukluk döneminde düzenli egzersizin başlıca yararları:

    Kilo kontrolü :

    Ülkemizde fazla kilolu çocukların oranı erkek çocuklarda %11,6, kızlarda %13,2 kadardır. Bu durum hipertansiyon, zararlı kan yağlarında yükseklik, hipertansiyon, Tip 2 diyabet (Şeker hastalığı), büyüme hormonu salgılama bozuklukları ve solunumsal ve ortopedik problemlerle karşılaşma riskini artırmaktadır. Çocuk obezlerin %40’ı, ergenlikte obez olanların da %70’i erişkin yaşlarda da obez olmaktadır. Bu nedenle çocukluk ve ergenlik çağında obezite ile yapılacak mücadele erişkin yaşlardaki sağlık açısından da çok önemli sayılmaktadır.

    Psikolojik rahatlama :

    Hasta ruhsal olarak kendini daha iyi hisseder, depresyon ve anksiyete semptomlarının azalmasını sağlar.

    Kalp ve akciğerlerin kuvvetlenmesi:

    Egzersiz düzenli ve bilinçli bir şekilde yapıldığında kalp üzerinde kalp kaslarını kuvvetlendirici ve kalbin kontraktilitesini yani kasılabilirliğini arttırıcı etkisi meydana gelmektedir. Kalbin kasılma gücünün artması vücuda ve akciğere pompalanan kanın daha rahat dolaşıma katılmasını sağlayarak özellikle Tip 1 Diabetes Mellitus (şeker hastalığı) gibi hastalıklarda uzun dönem komplikasyonların yani yan tesirlerin oluşmasını zorlaştırır.Mikrovasküler sistemde meydana gelebilecek hasarların engellenmesi veya ertelenmesi sayesinde özellikle göz ve böbrek gibi organlarda hastalığın yapabileceği hasar riski azaltılmış olur.

    Adolesan dönemde yapılan egzersizin başkaca amaçları şunlardır:

    – Fiziksel egzersiz, sağlık ve kendini iyi hissetme, büyüme ve gelişmeyi sağlamak

    – Yetişkinlikte aktif yaşam stilini oluşturmak

    – Kemik mineral yoğunluğunu arttırmak ve ilerde osteoporoz oluşma riskini azaltmak

    – Aşırı kilo veya obezite insidansını ve yetişkinlikte kronik hastalıkların görülme riskini azaltmak

  • Karın ve bel kaslarını güçlendirici egzersizler nedir?

    Bunlara kor egzersizleri de deniyor. Yani vücudun kor kısmını, asıl ortadaki kısmını; bir bakıma gövdeyi güçlendiren egzersizler. Gövdenin içindeki organlarda, yani ciğerlerimizdeki ve bağırsaklarımızdaki gazlar; çok sağlam duvarlı bir balon gibi, büyük kas grupları tarafından çevrelenmiş durumda. Pek çok hareketimizin dayanak noktasını işte bu orta bölge oluşturuyor.

    Ön tarafta karın kasları, arka tarafta ise bel kasları; birbirini destekleyecek şekilde çalışırlar. Bunların karşılıklı güçlerinin ustalıkla dengelenmesi çok önemlidir. Herhangi birinin yapılacak bir ameliyatla diğerinden zayıf hale getirilmesi kadar, plansız şekilde yapılacak egzersizlerle diğerinden güçlü hale getirilmesi de bu dengeyi bozar. İşte bu nedenle kor egzersizleri, yapılacak tüm kişisel egzersiz planlarının temelini oluşturmalıdır.

  • Boyunda eğrilik (tortikolis)

    Boyunda eğrilik (tortikolis)

    Eğrilik doğum sonrası göze çarpar. Çocuğun boynu tutlmuş tarafa dönük çene karşı omuza dönüktür. Doğumdan sonra tutlmuş olan boyun kası (sternokleidomastoid kas) üzerinde sertlik ve kitle ele gelir. Bu kitle zamanla gerileyebilir.

    İlk doğum veya ters gelen doğumlarda görülme sıklığı daha fazladır. Anne karnında duruş bozukluğuna bağlı oluşmuş olabileceği düşünülmektedir. Bu hastalarda doğumsal kalça çıkığı ve ayak bozuklukları olabileceği için araştırılmalıdır.

    Klinik çok farklılık gösterir. Hafif hareket kısıtlılığından aşırı kafa şekil bozukluğuna(plagisefali) kadar değişen bulgular vardır. Beraberinde yarasa kulağı olabilir. Daha büyük çocuklarda bir omuz yüksekte olduğu için belde eğrilik var şüphesi ile gelebilirler. Röntgen incelemesi ile boyun omurlarında değişiklik olup olmadığı araştırılmalı gereğinde MRI tetkiki yapılmalıdır.

    Hastaların %90’I masaj ve egzersiz ile düzelip mükemmel sonuçlar alınabilir. Tanı konur konmaz ebebeyinlere egzersiz tariflenerek çocuğun egzersiz programına başlanır. Egzersizler nazikçe yapılmalıdır. Germe egzersizlerinin yanında çocuğun tutulmuş tarafa aktif dönmesini sağlayacak manevraların yapılması gerekir. Oyuncak veya televizyonun eğrilik ters tarafına konması vb.

    Süt çocukluğu ve yürüme döneminde cerrahi girişimden kaçınılmalıdır. Olguların %10 kadarında cerrahi tedavi uygulanır. Genellikle cerrahi tedavi okul çağında yapılır. Cerrahi iyi sonuçlar verir cerrahi uygulamada tutulan boyun kasının uzatılması sağlanır. Cerrahi sonrası germe egzersizlerine tekrar başlanmalıdır. Ameliyat sonrası egzersiz verilip herhangi bir cihaz kullanılmadan sorun çözülebilmektedir.

    Erişkin Tortikolis

    Konjenital (doğumsal) olmayan, erişkinlerde musküler tortikollisin başlama yaşı yaklaşık 40 yaşları civarıdır ve kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla görülür ve kadınlarda 30-60 yaşları arasında daha çok bu soruna rastlanır.

    Tedavi ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar iyidir. boyun omurgalarında eğriliklerin oluşması ve yüzün bir yarısının gelişmemiş olması durumunda tedavi şansı daha azdır. Masaj ve boynu germe ile tedavi edilmeye çalışılır. Fizik tedavi ve egzersizlerle düzelmeyen tortikolis’in tedavisi cerrahidir. Ameliyat yaşı mümkün olduğu kadar erken, hastalığa teşhis konduğu anda yapılmalıdır.

    Ameliyat bölgesel veya genel anestezi altında yapılır. Boyunda yapılan 1-2 cm’lik kesi ile sert bir kordon halini almış olan adale bölümü çıkarılır. Dikişler 1 hafta sonra alınır. Bu işlem erken yaşlarda yapılırsa boyunluk kullanmak gerekmez, ileri yıllarda ortaya çıkacak olan boyun eğriliği ve yüzdeki gelişme kusuru önlenmiş olur.

  • Bel egzersizleri

    Egzersizler; bel ve omurganın zayıf kaslarını güçlendirir.

    · Mekanik yüklenmeyi azaltarak, hareket kabiliyetini arttırır.

    · Yanlış postürü ve duruşu düzeltir.

    · Ağrıyı azaltır.

    GENEL İLKELER

    · Egzersizler düzenli olarak her gün yapılmalıdır. Devamlılık olmadıkça sonuç alınamaz.

    · Başlangıç için sabah 15 dakika, akşam 15 dakika idealdir. Süreler daha sonra uzatılabilir.

    · En az iki ay devam ettikten sonra günde bir kez on dakika yeterlidir.

    · Her bir hareketi sabah akşam 5 kez yaparak başlayın ve giderek arttırır. On gün sonunda sizin için ideal sayıya ulaşın.

    · Egzersizin sayısına değil, iyi yapılmasına önem verin.

    · Egzersiz halsizlik, kas ağrısı ve sertlik yapabilir. Bu normaldir. Bu durum birkaç gün sonra devam ediyorsa, egzersizleri çok ve hızlı yapıp yapmadığınıza dikkat edip, yavaşlayın.

    · Bu sertlik ve ağrılar üç hafta sonunda hala sürüyorsa doktorunuza müracaat edin.

    · Yatarken ve yataktan kalkarken kurallara uygun davranın.

    · Egzersiz esnasında en az 2 defa gevşeme pozisyonuna geçin.

    Gevşeme pozisyonu
    Düz bir zeminde sırt üstü uzanın, dizlerinizi bükün, baldırlarınızın altına 2 yastık koyun (yaklaşık 30 cm.) ve gevşeyin.
    15 dakikalık egzersiz programında 2 kez toplam 5 dakika gevşeyin.

    Yatarken Yataktan Kalkarken
    Önce yatağın kenarına yanaşıp yan dönün, bacaklarınızı karnınıza doğru çekip kıvırın, bacaklarınızı aşağıya doğru sallandırırken dirseğinizden kuvvet alarak oyalanmadan doğrulun ve oturun.

    Yatarken de önce oturun aynı; işlemin tam tersini uygulayın.

    Boyun- Sırt Gerdirme
    Gevşeme egzersizinden sonra egzersizlere ayakta yapılan hareketlerle devam edilmelidir. Baş öne ve arkaya doğru
    yavaşça eğilir.
    Daha sonra baş sağa ve sola doğru eğilir.
    Bu süre içinde başın
    dönmemesine özen gösterilmelidir.

    Yarı Eğilme Pozisyonu

    Eller açılır ve sağ ve solda uyluk bölgesine konurken vücut öne doğru eğilir.
    Bu hareket sırasında sırt kaslarınızı mümkün olduğunca germeye özen gösterin.

    Yan Gerdirme Egzersizi
    Sol el havaya doğru kaldırılır . Sağ el uyluk bölgesine yakın tutulur ve sağ tarafa doğru yavaşça vücut eğilir. Hareketin devamında gerdirme yavaş yavaş arttırılır. Daha sonra sağ el kaldırılarak sola doğru gerdirme sağlanır.

    Sırtın Yere Teması
    Ayakta yapılan ısınma hareketlerinden sonra hareketlere yerde devam edilir. Başlangıç için idealdir.

    Düz bir zeminde sırt üstü uzanın dizlerinizi bükün, ayak tabanı yere gelecek şekilde bel bölgenizi yere değdirip kaldırın. En az 10 defa yapın.

    Omuz Bel Egzersizi
    Sırt üstü sert bir zeminde uzanın. Sırtınızı yere temas ettirin, sonra kalçanızı
    ve sırtınızı yerden hafifçe kaldırın. 10 kez tekrarlayıp, gevşemeye geçin.

    Diz Göğüs Egzersizi
    Yatar pozisyonda bir bacağınızı kavrayarak, göğsünüze doğru yavaşça çekin. Sonra ayağınızı uzatın ve bu hareketi diğer bacağınızla tekrarlayın.

    Emekleme Pozisyonu
    Emekleme pozisyonunu alın, belinizi aşağı yukarı hafifçe hareket ettirin. Aynı zamanda başınızı da aşağıya yukarıya hareket ettirerek bel kaslarınızı çalıştırın.

    Yüz Üstü Gerdirme
    Yüz üstü pozisyonda baş kaldırılıp belli bir
    süre bu pozisyonda durulur daha sonra gevşenir.Yüz üstü konumdayken ilk önce sol bacakdüz biçimde yukarıya doğru kaldırılır belli bir süre sonra gevşemeye geçilir. daha sonra bu hareket sağ bacak için de kullanılır.

    Yüz Üstü Destekli Gerdirme

    Bu kez ellerden destek alınarak vucut kaldırılır. Bu pozisyonda en az 5 saniye beklenir. daha sonra gevşenir.

    Yatarken Yana Dönme
    Yatar pozisyonda eller başın arkasında kenetlenir, ayak ayak üstüne atılır ve sağ tarafa vücudun belden aşağısı döndürülür. 5 saniye bu pozisyonda kaldıktan sonra gevşenir ve hareket sol tarafa doğru olmak üzere tekrarlanır.

    Kısmi Doğrulma
    Düz zeminde yatarak dizleriniz kıvrık ve ayak tabanlarınız zemine dayalı olarak çenenizi göğsünüze değdirmeye
    çalışın ve ellerinizi mümkün oldukça
    dizlerinize uzatın 10 kez tekrarladıktan
    sonra gevşeme pozisyonunuzu alın.

    Bacak Kaslarını Germe
    Sırt üstü uzanın bir bacak bükülü olarak diğer bacağınızı elinin yardımıyla kaldırıp, indirin. Aynı işlemi her iki bacağınızla da tekrarlayın.

  • Boyun ağrısı ve tedavileri

    Boyun ağrısı ve tedavileri

    Günümüzde birçok kişi hayatı boyunca en az bir kez boyun ağrısı çekmektedir Boyun ağrısına yol açan hastalıklarda ağrı bazı kişilerde sadece ensede görülürken,bazı kişilerde ise enseden başa, sırta, kollara ve hatta göğse doğru yayılabilir. Genellikle hastanın boyun hareketlerinde kısıtlılık , kola ve ele yayılan uyuşmalar, ellerde güçsüzlük hissi, baş dönmesi, sersemlik hissi ağrı ile birlikte sık dile getirilen diğer şikayetlerdir. Boyun ağrısına yol açan hastalıklar çok çeşitlidir. Bunlar arasında boyun omurgasında osteoartrit (kireçlenme), boyun fıtığı, miyofasyal ağrı sendromları, aşırı kullanıma bağlı gelişen ve zedelenme sonucu gelişen ağrılar sayılabilir. Masa başında çalışanlar ve bilgisayar kullananlarda boyun ağrısı sıktır. Özellikle kadınlarda yaşla birlikte ağrının sıklığı artmaktadır.

    Neler Yapmalıyız?

    Duruşunuzun düzgün olması ve boyun-sırt bölgenizin güçlendirilmesi, boyununuzun darbeden ve tekrarlayıcı stresten korunması gerekmektedir. Dengeli beslenmeli ve günlük fiziksel aktivitemizi arttırmalıyız.

    Masabaşı Çalışanlar İçin

    Masada otururken sık ve kısa aralar verip ayağa kalkmalısınız, kısa yürüme ve germe egzersizleri yapmak önemlidir.

    Sandalyenizi kalçalarınızın hizasında dizlerinizden hafifçe daha yukarıda olacak şekilde ayarlamalısınız, baş ve boyun doğru pozisyonda olmalıdır.

    Genel Olarak

    Çok kalın yastıkla yatmamalıyız. Yüzüstü yatmak boyundaki ağrınızı ve kısıtlılığı arttırabilir bu nedenle sırtüstü ya da yan pozisyonda yatmak daha doğrudur.

    Uzun süre başınızı aşağı doğru eğecek aktivitelerden kaçınmanız gereklidir.

    Boyuna yönelik germe ve güçlendirme egzersizlerin yapılması uzun dönemde ağrının tekrarlamaması için önemlidir. Genel sağlığınız için yürüyüşler yapmalı ve mümkünse omurga sağlığımız için yüzmeliyiz.

    Boyun Ağrılarının Tedavisi

    Boyun ağrılarının tedavisinde öncelikle ağrının kaynağının teşhis edilip tedavinin bu tanı yönünde planlanması en doğru olanıdır. Bazı boyun ağrılarının kaynağı boyun fıtıkları yada tümörler olabilmektedir. Boyun fıtığı olgularının bir kısmı ilaç tedavisi ve fizik tedavi gibi ameliyat dışı yöntemlerle iyileşebilmektedir. Ancak, mesane ve barsak fonksiyonlarında bozulma,uygun tedaviye rağmen kas gücü ve duyu kusurunun ilerlemesi, sinir kökü basısına bağlı ağrının diğer tedavi yöntemleriyle giderilememesi gibi durumlarda cerrahi tedavi uygulanır.

    Fizik tedavi: Birçok kişide boyun ağrılarında fizik tedavi ile düzelme sağlanabilmektedir. Fizik Tedavide sıcak, soğuğun ve elektriksel uyarının fizyolojik etkilerinden yararlanarak kaslarda gevşeme ve yumuşak doku ağrılarının giderilmesi amaçlanır. Sinir kökü ağrılarının ve baskısının azaltılması için traksiyon yöntemleri kullanılabilir.

    İlaç tedavisi: Boyun ağrılarında ağrı kesiciler, antienflamatuar ilaçlar, kas gevşetici ilaçlar, uyku düzenleyici ve antidepresan ilaçlar kullanılabilir. İlaç tedavisinin mutlaka hekim tarafından düzenlenmesi gereklidir.

    Bazı hastalarda , elle yapılan spinal mobilizasyon ve manipulasyon tedavileri de oldukça yüz güldürücüdür. Ancak mutlaka bu konuda eğitimli ve deneyimli hekimler tarafından uygulanmalıdır. Yumuşak doku veya boyun eklemlerine ya da epidural aralığa enjeksiyon uygulamaları da uygun hastalarda faydalıdır.

    Boyun ağrılarında özellikle akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde boyunluk verilebilir. Uzun süreli veya devamlı kullanımda boyun kaslarında zayıflama ve boyun hareketlerinde kısıtlılık gelişebileceği için kısa süreli kullanım önerilmektedir.

    Rehabilitasyon: Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, kalıcı bir iyileşme için doktor tarafından düzenlenen boyun egzersiz programı tedavinin esasını oluşturur. Egzersiz programı her hasta için ayrı düzenlenir. düzeltici egzersizler, boyun kaslarını germe egzersizleri ve boyun kaslarını güçlendirici egzersizler uygulanır.

  • Egzersizin önemi

    Omurga uzmanları, fiziksel aktivitenin bel ağrılı kişiler için önemli olduğu konusunda hemfikirdirler. Bu broşür, ağrınızı kontrol ederken nasıl aktif kalacağınızı ve bel ağrınızın tekrar ortaya çıkmasına karşı uygun aktivitenin sizi nasıl koruyacağını gösterecektir.

    Sağlık uzmanınız bel ağrınızı tedavi ederken şunları amaçlar:

    İyi iletişim kurmak;

    Durumunuzu size açıklamak ve güvence vermek;

    Korkularınızı azaltmak;

    Fiziksel aktiviteyi arttırmak;

    Uygun egzersiz öğretmek;

    Vücut mekaniklerini düzeltmek ve

    Pasif tedavilerin uzun süre kullanılmasından kaçınmak

    NE TÜR EGZERSİZ YAPILMALIDIR?

    Peki, ağrınızı kötüleştirmeden fiziksel olarak nasıl aktif kalırsınız? Çoğu insan, dikkatle seçilmiş egzersizlerin ağrıyı azaltabileceğini öğrenince şaşırır. Bu broşürdeki egzersizlerin bazıları iyileşmeyi hızlandırarak çabucak ve belirgin bir rahatlama sağlayabilir.

    Ağrı azaldığında veya kaybolduğunda, sırt hareketini ve sırt kası gücünü düzeltip eski haline getirmek için başka egzersizler yardımcı olabilir. Bunlar, tam bir iyileşmeye ulaşmanıza ve ağrının tekrar ortaya çıkmasından korunmanıza yardımcı olacaktır. Doktorların birçoğu, aktiviteden sonra da devam etmedikçe, aktivite sırasındaki ağrı artışını önemli bulmaz. Bu nedenle aktif kalmaya çalışın.

    Unutmayın ki bu sadece bir kılavuzdur. Tüm egzersizler herkes için uygun değildir. Egzersiz yaparken ağrınız çok daha fazla oluyorsa egzersizi bırakın ve sağlık uzmanınıza durumu bildirin.

    Egzersizinizi seçerken ağrınızı gözlemleyin

    Bel ağrınızın kötüleşmesinden kaçınmak için, egzersizlerinizi dikkatle seçmeniz önemlidir. Belinizin daha kötü olup olmadığını bilmenin bir yolu da, belirtilerin aşağıda belirtildiği şekilde yayılım göstermesidir:

    Belinizden uzak bölgelere yayılım;

    Kalçalara yayılım;

    Bacaklardan aşağı yayılım.

    Bu, egzersiz ve aktivite sırasında ve hatta bazı pozisyonlarda meydana gelebilir.

    İyi haber şu ki, bunun tersi de doğrudur! Belirtiler kalça ve bacaklarınızdan kaybolabilir ve belinizin merkezine daha yakın hissedilir (“ağrının merkezileşmesi” olarak adlandırılır). Bu genellikle, düzeliyor ve iyileşmeye doğru gidiyorsunuz anlamına gelir! Bunu sağlayacak egzersizleri ve pozisyonları bulabilirsiniz. Belirtilerin tümü de belinizin merkezine döndüğü zaman, çoğunlukla düzelecek ve devamlı egzersizle ortadan kaybolacaklardır.

    Belirtilerin merkeze geri dönmesini ve hafiflemesini sağlayan en yaygın dört egzersiz:

    Düz arazide yürüyüş

    Ayakta dururken geriye eğilme

    Yüzüstü pozisyonda dirsekler üzerinde duruş

    Yüzüstü pozisyonda eller üzerinde duruş

    Bu egzersizleri ve diğer aktiviteleri yaparken, ağrınızı gözlemleyin. Merkezileşiyor mu yoksa kötüleşmeyip, en azından aynı mı kalıyor?

    Vücut duruşu da önemlidir

    Uygun egzersiz ile birlikte, ayakta dururken veya otururken iyi bir vücut duruşu şarttır. Oturulduğunda, gereğinden uzun süre oturmaktan ve kamburlaşmaktan kaçının. Otururken belirtileriniz daha kötüye giderse (ve kalçanıza ve bacağınıza doğru bile gidebilirse) duruşunuzu kontrol edin. Dik oturmak birçok insan için merkezileştirmeye yardım edip ağrıyı da azaltabilir. Kas gücünü arttırmak ve daha iyi oturma alışkanlıkları geliştirmek için, dik oturmayı bir egzersiz olarak düşünmek yardımcı olur. Ağrısız ve dik oturuş, çoğunlukla belirtilerin geri gelmesini önler. Uzun bir süre boyunca oturmak zorundaysanız, belinizin doğal girintisini derinleştirmek için belinizin arkasına sert bir destek koymak ve kalçalarınızı dizlerinizden biraz yüksekte tutmak çok yararlı olabilir.

    NE TÜR EGZERSİZ YAPILMALIDIR?

    Ağrı azaldığında egzersiz

    Çoğu vakada belirtileri kontrol etmek veya ortadan kaldırmak sadece bir iki gün alır. Ağrınız çok daha iyiyse veya yok olmuşsa, birtakım basit öne bükme egzersizleri ile başlayarak hareket açıklığınızı yavaş yavaş ve dikkatli bir şekilde arttırın. Belirtileriniz geri dönmedikçe, kötüye gitmedikçe ve merkezden uzaklaşmadıkça devam edin.

    Dik oturmaya devam etmek çoğu kişi için çok yararlıdır.

    Kuvvet eğitimi

    Bel ağrısı olan birçok insanın sırt kasları zayıftır. Güçlendirme egzersizleri sizi ileride gelişebilecek problemlerden korur. Duruş ve vücut hareketlerinin tümü (dik oturma dâhil), biraz germe ile beraber kuvvetlendirme çalışması isteyen yeterli kas gücü ve esnekliği gerektirir. Orta dereceli bir kuvvetlendirme çalışması, tüm sağlığınız için yapabileceğiniz en değerli şeylerden biridir ve eğer bel ağrınız varsa, özellikle önemlidir.

    Beli güçlendirme iki yönden yararlıdır:

    Kan akımını arttırarak yaralanmayı tamir etmede yardımcı olur.

    Gücü ve dayanıklılığı arttırarak günlük yaşamdaki fonksiyonu iyileştirir.

    Yaralanmaları iyileştirmek ve tamir etmek için gerekli besinler, iyi bir kan akımı ile yaralanmış bölgeye getirilmelidir. Bel kasları için kuvvetlendirme çalışması, çalıştırılan kaslara ve komşu dokulara giden kan akımını arttırır. Bu durum, aerobik egzersiz (örn, yürüyüş, yüzme, bisiklete binme) için de böyledir, ancak kuvvetlendirme çalışması için durum özellikle böyledir.

    Güçlü kaslar oluşturmak, gün boyunca çalışma gücünüzü de arttırır. Beli güçlendirmenin yanı sıra, gövde ve bacakların üst ve alt kısımlarındaki büyük kaslara da önem vermek gerekir. Bu kaslar denge ve yürümeyi iyileştirerek sırt ve gövdeye önemli derecede dayanıklılık ve denge sağlarlar. Bu da günlük aktivitelerinizi yapmada size daha büyük kolaylık sağlar ve düşme olasılığınızı azaltır.

    Özel ekipman ve spor salonları yararlı olabilir; ancak bel kaslarınızı evde güçlendirmek için iyi, çok pahalı olmayan yollar da vardır. Belinizin altına bir iki yastık koymak, mukavemeti arttırır. Sıkça kullanılan ve çok yararlı olan iki egzersiz aracı da, Swiss topları ve Roman Chair’dir.

    Özet

    İyi bir bel tedavisi, ağrıyı hafifleten egzersizler ve uygun şekilde germeyi takip eden orta düzeyli güçlendirme egzersizlerinden oluşur. Bu teknikleri kullanarak kendinize dikkat etmeniz, daha sonra ortaya çıkabilecek belirtileri önlemek için iyi bir savunma olmakla beraber, iyileşmenize de yardım edebilir.

    NEREDEN BAŞLAMALISINIZ?

    Yürüyüş: 10 dakika ile başlayın ve 30 dakika ve daha fazla süreye çıkın. Uzaklık ve yürüyüş hızını yapabildiğiniz kadar arttırın.

    AyaktaGerinme: Ellerinizi, parmaklarınız belinizin arkasına gelecek şekilde yerleştirin. Yapabildiğiniz kadar arkaya eğilin, parmaklarınızla içeri doğru bastırın. Bir iki saniye böyle durun. 10 kez tekrarlayın, her seferinde daha fazla eğilmeye çalışın. Ağrınız kötüleşmedikçe her 2 saatte bir tekrarlayın.

    Yüzüstü, DirseklerÜzerindeDuruş: Dirsekler üzerinde kalkın ve belinizi çukurlaştırın. 10 saniye boyunca bu şekilde durun. 3 kez tekrarlayın. Ağrı kötüleşmedikçe, her 2 saatte bir tekrarlayın.

    Yüzüstü, EllerÜzerindeDuruş: Elleriniz üzerinde kalkın ve belinizi çukurlaştırın. 1–2 saniye bu vaziyette durun. Yüzüstü pozisyona dönün. Her seferinde belinizi biraz daha çukurlaştırarak 10 defa tekrarlayın. Ağrı kötüleşmedikçe, her 2 saatte bir tekrarlayın.

    AyaktaDuruş: Çeneyi içeride tutarak başı geriye çekin, kulaklar ve omuzlar kalçalarla bir hizada olmalı ve ayaklar üzerinde dengeli şekilde durulmalıdır (iyi duruş solda, kötü duruş sağda gösterilmektedir).

    OtururkenDuruş: Kulaklar ve omuzlar, kalçalar üzerinde ve hizalı durmalıdır, ayakta dururken belde oluşan çukur, otururken de olmalıdır (kötü duruş solda, iyi duruş sağda gösterilmektedir).

    Sırtüstü, TekDiziÇekme: Bir dizi göğüs kafesine çekin ve pozisyonu bozmadan 10 saniye boyunca nazikçe çekmeye devam edin. 3 kez tekrarlayın. Bunu her bir bacak için yapın.

    Sırtüstü, İkiDiziÇekme: Her iki dizi göğüs kafesine çekin ve pozisyonu bozmadan 10 saniye boyunca nazikçe çekmeye devam edin. 3 kez tekrarlayın. Ağrı kötüleşmedikçe, günde 2 -3 defa yapın.

    Yüzüstü, BaşveOmuzlarıKaldırma: Elleri sırtta birleştirin ve başı ve omuzları yerden kaldırın. 5 – 10 saniye bu şekilde durun. 3 kez tekrarlayın.

    Yüzüstü, TopileEgzersiz: Elleri sırtta birleştirin ve başı ve omuzları yukarı kaldırın. 5 – 10 saniye bu şekilde durun. 3 kez tekrarlayın.

    Yüzüstü, RomanChairileEgzersiz: Bu, daha ileri düzey bir egzersizdir ve herkes için uygun olmayabilir. Kalça yastığı, kalça kemiklerinin çıkıntıları hizasına yerleştirilir. Mümkün olduğunca öne eğilin ve bel kaslarınızı kullanarak gövdenizi kaldırın. Bu çalışmayı yavaşça yapın (kalkarken 3’e dek, eğilirken 4’e dek sayın). 5 – 10 defa tekrarlayın.

    Sırtüstü, Bükülme: Kolları dizlere doğru uzatın. Bel düz hale gelene dek pelvisi eğin. Başınızı ve omuzlarınızı yerden kaldırın. 5 – 10 saniye bu şekilde durun. 3 kez tekrarlayın.

    Kedi/Deve: Emekleme pozisyonunda durun. Elleri omuz hizasına, dizleri de kalçaların hizasına yerleştirin. 1) Karın kaslarını kasarak gövdenizi yükseltin. 5–10 saniye böyle durun. 2) Gevşeyin, sırtınız çukurlaşsın.

    Sırtüstü, TopileEgzersiz: Elleri yere koyun ve kalçaları yerden kaldırın. 5- 10 saniye bu şekilde durun. 3 kez tekrarlayın.

    SandalyedenKalkış: Kollar göğüs üzerinde çapraz tutularak oturun, yavaşça kalkın ve yavaşça oturma pozisyonunuza dönün (kalkarken ve otururken 3’e kadar sayın).

    Yüzüstü, TopaDayanarakKalkış: Dizler düz ve sırtınız topa dayalı şekilde ayakta durun. Dizlerinizi yavaşça bükün (3’e kadar sayın). Dizleriniz bu tam bükülmemiş pozisyonda iken 5 saniye bekleyin. Yavaşça ayakta durma pozisyonuna geri dönün (3’e dek sayın). 5 – 10 kez tekrarlayın.

  • Bel için egzersizler

    Bel için egzersizler

    Genel sağlık açısından olduğu gibi bel sağlığı için de sporun ve sağlıklı iken yapılacak egzersizlerin önemi büyüktür. Bel, sırt, karın adalelerini güçlendirmek; eklem ve yumuşak dokuların esnekliğini artırmak için gerekli spor ve hareketlere ömür boyu devam edilmelidir. Ancak bel fıtığı gelişmesine zemin hazırlayabilecek veya bizzat sebep olabilecek mücadele sporları yerine, yüzme, yürüme ve bisiklet sürme gibi sporlar tercih edilmelidir. Yüzlerce egzersiz hareketi içerisinden de rastgele hepsini yapmak yerine belirli hareketlere öncelik tanınması gerektiğini düşündüğümüzden, bele fazla yük bindirmeyen ve gelişmekte olan bir bel fıtığını ilerletmeyecek en emniyetli dokuz hareketi sizler için seçtik. Hikâyesinde daha önce geçirilmiş bir bel rahatsızlığı bulunan veya bel fıtığına muhtemelen aday olan kimselerin bu hareketleri yapmaları faydalıdır. Ancak egzersizler yapılırken dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar vardır:

    * Egzersizler havası temiz bir ortamda (hava müsaitse evde pencereler açılabilir) altında sunta veya tahta bulunan halı veya battaniye gibi sert bir zeminde yapılmalıdır. Yumuşak veya deforme olabilen yataklar üzerinde egzersiz ve spor yapılmamalıdır.

    * Bel fıtığı rahatsızlığına yakalananlar hastalığın akut ağrılı döneminde bu hareketlere başlamamalı, istirahati tercih etmelidirler. Şikâyetler geçtikten sonra doktora danışılmalı ve egzersizlere ondan sonra başlanmalıdır.

    * Egzersizlere başlanınca ilk günden itibaren çok çabuk bir iyileşme beklenmemeli, sabırla hareketlere devam edilmelidir. Hareketlerin sayısı ve tempo gün geçtikçe yavaş yavaş artırılmalıdır. Başlangıçta aşırılığa kaçarak daha kötü bir duruma düşülmemelidir.

    * Konunun uzmanı olan doktor başka şekilde tavsiye etmemiş ise ilk bir ay her hareket günde beş defa yapılmalıdır. Daha sonra her ay hareketler beşer beşer artırılarak egzersizlere devam edilmelidir.

    * Ani ve zorlayıcı hareketlerden uzak durulmalıdır. Sizin için seçtiğimiz dokuz çeşit egzersiz risksiz olup daha çok bunlar tercih edilmelidir.

    * Hareketler esnasında veya sonrasında normalde mevcut ağrının artmaması gerekir. Bu yüzden egzersiz sonrası şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa doktora danışılmalıdır.

    * Rahatsızlık bir saatten fazla sürüyorsa o hareket egzersiz programından çıkartılmalıdır.

    * Bel fıtığı ameliyatı olanlar operasyonun üzerinden üç hafta geçmeden egzersizlere başlamamalı, daha sonra başlayarak her hareketin sayısını yavaş yavaş artırmalıdırlar.

    * Bu bilgiler haricinde hastanın kafasında herhangi bir soru oluşursa, uzman doktor hiç tereddüt etmeden hemen aranmalı ve yanlış bir iş yapmaktansa konunun doğrusu uzman hekimden öğrenilmelidir.

    Sırt üstü yatarken önce bir bacağınızı 90 derece kaldırınız. Sonra aynı hareketi diğer bacağa uygulayınız.

    Bacaklarınızı uzatarak sırt üstü yatınız. Bir dizinizi kırınız. O dizinizi elleriniz ile kavrayıp göğsünüze doğru çekerken diğer bacağınızı yere yapıştırınız. Aynı hareketi diğer bacakta tekrarlayınız.

    Sırt üstü yatarak dizlerinizi kırınız. Ellerinizi dizleriniz üzerinde kenetleyip göğsünüze doğru çekerken başınızı dizlerinize değdirmeye çalışınız.

    Sırt üstü yatarken mümkün olduğu kadar bir dizinizi göğsünüze çekiniz, diğerini düz tutunuz. Aynı hareketi diğer bacağa uygulayınız.

    Ellerinizi dizlerinizin üzerinde kenetleyip bacaklarınızı göğsünüze çekiniz. Bu durumda içinizden 10’a kadar sayınız. Bu esnada omuzlarınızı yerden kaldırmayınız. Daha sonra kollarınızı ve ayaklarınızı serbest bırakınız.

    Belinizi yere yapıştırarak öylece tutunuz. İçinizden 1’den 10’a kadar sayınız. Daha sonra serbest bırakınız. Bu hareketi tekrarlayınız. Bu esnada nefesinizi normal şekilde alıp veriniz.

    Ayakta dik durunuz. Ellerinizi masa veya bir iskemlenin kenarına dayayınız. Dizlerinizi kırarak yere çökünüz ve sonra ayağa kalkarak gevşeyiniz.

    El ve dizlerinizin üzerinde dururken kollarınız dik olsun. Önce kedi gibi belinizi çukurlaştırıp 10’a kadar sayınız. Sonra çenenizi göğsünüze doğru çekerken sırtınızı kamburlaştırarak yine 10’a kadar sayınız ve gevşeyiniz.

    Önce diz üstü dik oturunuz. Sonra kollarınızı ileriye doğru uzatınız. Mümkün olduğunca öne doğru eğiliniz ve bu vaziyette 10’a kadar sayınız. Tekrar diz üstü oturur pozisyondaki ilk konumunuza dönünüz.

  • Doğru egzersizle spor yapın

    Doğru egzersizle spor yapın

    Yaptığınız egzersiz kilonuza ve yaşınıza uygun olabilir ama kas ve bağ dokunuza uygun mu?
    Kas ve bağ dokunuza uygun olmayan egzersizler vücudunuzda yaygın ağrılara sebep olabilir.

    Sağlıklı yaşamın kaynağı doğru hareket ve egzersizdir ve doğru hareketin ağırlığa göre değil, kaslara göre yapılması gerekmektedir. Kişinin vücuduna ve kaslarına göre ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve bu bilgiler ışığında, doğru egzersizin yapılması, yaşlılık ve hareketsizliğe bağlı yıpranmayı azalttığı gibi kalp ve damar sistemi fonksiyonlarını da geliştiriyor. Kişinin kas ve bağ dokusuna uygun olmayan egzersiz programları, bir çok hastalıkta iyileşmeyi yavaşlattığı gibi vücut mekaniğini de bozabiliyor.

    Doku hasarlarında egzersiz çok önemli

    Proloterapi yöntemi ile vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizması aktive edilir ve iyileştirme mekanizmasıyla beraber bölgede yeni bir doku oluşturulur. Özel dokularda bulunan bağlara enjekte edilen solüsyon sayesinde mikropsuz iltihap oluşturulur, tamirci hücreler iltihabı yok etmek için çalışır, bunun sonucunda o bölgede sağlam bir doku oluşur.

    Proloterapi Türkiye ekibinden Fizyoterapist Natali Helen Kazan’ın yaptığı açıklamaya göre ise “Oluşmakta olan dokunun düzgün şekillenmesi ve gerekli uzunluğu kazanması için sadece kas germesi değil, ligamentlere (bağlara) yönelik de germe yapmak şarttır. İyileşmenin ilerleyen safhalarında da kuvvetli dengeleyici egzersizlere geçiş yapılıyor. Proloterapide doğru zamanda doğru egzersizin hastaya doğru teknikle verilmesi iyileşme için çok büyük önem taşımaktadır” diyor.

  • Egzersiz programınız kas ve bağ dokunuza uygun mu?

    Egzersiz programınız kas ve bağ dokunuza uygun mu?

    Havaların ısınmasıyla birlikte özellikle kilo vermek için yapılan spor aktivitelerine katılım artıyor. Yaptığınız egzersiz kilonuza ve yaşınıza uygun olabilir ama kas ve bağ dokunuza uygun mu? Kas ve bağ dokunuza uygun olmayan egzersizler vücudunuzda yaygın ağrılara sebep olabilir.

    Sağlıklı, ağrısız bir şekilde yıllara ve yer çekimine meydan okuyabilen bir vücut için, doğru hareket ve egzersizin vücudun kas ve bağ dokusuna göre yapılması gerekiyor.

    Sağlıklı yaşamın kaynağı doğru hareket ve egzersizdir ve doğru hareketin ağırlığa göre değil, kaslara göre yapılması gereklidir. Kişinin vücuduna ve kaslarına göre ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve bu bilgiler ışığında, doğru egzersizin yapılması, yaşlılık ve hareketsizliğe bağlı yıpranmayı azalttığı gibi kalp ve damar sistemi fonksiyonlarını da geliştiriyor. Kişinin kas ve bağ dokusuna uygun olmayan egzersiz programları, bir çok hastalıkta iyileşmeyi yavaşlattığını gibi vücut mekaniğini de bozabiliyor.

    Doku hasarlarında egzersiz çok önemli

    Proloterapi yöntemi ile vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizması aktive edilir ve iyileştirme mekanizmasıyla beraber bölgede yeni bir doku oluşturulur. Özel dokularda bulunan bağlara enjekte edilen solüsyon sayesinde mikropsuz iltihap oluşturulur, tamirci hücreler iltihabı yok etmek için çalışır ve bunun sonucunda o bölgede sağlam bir doku oluşur. Oluşmakta olan dokunun düzgün şekillenmesi ve gerekli uzunluğu kazanması için sadece kas germesi değil, ligamentlere (bağlara) yönelik de germe yapmak şarttır. İyileşmenin ilerleyen safhalarında da kuvvetli dengeleyici egzersizlere geçiş yapılıyor. Proloterapide doğru zamanda doğru egzersizin hastaya doğru teknikle verilmesi iyileşme için çok büyük önem taşımaktadır.

  • Proloterapi tedavisi sonrası dikkat edilmesi gerekenler

    Proloterapi tedavi seansından sonra kendimi nasıl hissedeceğim?

    Tedavi seansının sonrası 7-10 gün süreyle ağrınız artabilir. Endişelenmeyin; oluşan etkiler tedavinin inflamasyon parçasıdır.

    Ağrı burkulma ya da tekrar şikayetlerinizin artmış izlemini verebilir. Hatta bazı hastalarımızda gribal enfeksiyon benzeri bir durum görmekteyiz. Bu durumlar aslında tedavi olduğunuzun işaretleridir.Unutmayalım; AĞRI VARSA İYİLEŞME VARDIR.

    Enjeksiyon yerinde morarma-şişlik-hassasiyet-kızarıklık olabilir. Bunlar beklenen durumlar olup kısa süre içinde sonlanacaktır.

    İLK 3 GÜN MUTLAKA ENJEKSİYON YERLERİNE SICAK UYGULAMA YAPINIZ. NE KADAR ÇOK UYGULAMA YAPARSAK TEDAVİDEN O KADAR ÇOK FAYDA GÖRÜRÜZ.

    Ağrı varsa ne yapmalıyım?

    Parasetamol grubu ( parol, vermidon vs…) 6 saat arayla ağrı durumuna göre alınabilir. Eğer ağrı çoksa size kısa süreli narkotik analjezikler reçete edebiliriz.

    ASLA ;ASPİRİN 325 MG, DİCLOMEC, APRANAX, VOLTAREN, BRUFEN VS… NON-STEROİDAL ANTİ-İNFLAMATUAR İLAÇLAR ALMAYINIZ. ( krem, fitil vs.. şekillerini de kullanmayınız. )

    Kalp için günde 1 kez alınan 100-150 mg alınan aspirine devam edilebilir.

    Proloterapi sonrası ne zaman çalışmaya başlayabilirim, spor yapabilirim?

    İlk 3 gün boyunca enjeksiyon yapılan bölgeyi aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıyız. Ardından bize verilen germe egzersizlerini ilk birkaç seans zorlamadan, ardından gelen seanslarda sayısını ve tekrarını arttırarak devam etmeliyiz.

    EGZERSİZLERİMİZİ NE KADAR DÜZENLİ VE SAYISINA UYGUN YAPARSAK İYİLEŞME SÜRECİMİZ O KADAR ÇOK KISALACAKTIR.

    Özellikle baş-boyun enjeksiyonlarını takiben bazı hastalarımızda mide bulantısı – baş dönmesi – şiddetli baş ağrısı görülebilmekte olup bunların tamamı tedavinin etkinliğinin göstergeleridir. Aşırı miktarda olduğu takdirde mutlaka ağrı doktorunuza başvurun. İntravenöz sıvı replasmanıyla kısa sürede şikayetlerinizden kurtulabilirsiniz.

    Proloterapi tedavi seanslarını ne sıklıkla alabilirim?

    Tedavi seans sayısı ve tedavi aralıkları, her birey için farklıdır. Çoğu zaman 4-6 seans 3-4 hafta arayla gerekebilir.

    HASTANIN TEDAVİYE VERDİĞİ CEVABA GÖRE SEANS SAYILARI VE ARALIKLARI DEĞİŞEBİLİR.

    Proloterapi seansı süresince uygulayacağım özel bir diyet var mı?

    Evet. Bol miktarda su içmeliyiz. C vitamininden zengin sebze – meyve, proteinden zengin diyet uygulamalıyız. Size verilen ilaçları lütfen dikkatli kullanınız.

    Proloterapi tedavisinden ne zaman sonuç almaya başlayacağım?

    Sonuçlar da kişiden kişiye değişmekle birlikte ilk 2 seans sonrası çok fazla bir değişiklik beklemeyiz. Hastalarımızın sabırlı olması gerekmektedir. Çünkü tedavi ağrıyı kesme değil ağrı oluşturan nedeni ortadan kaldırma tedavisidir. Tedavi esnasında ağrılarımız ne kadar çok artarsa tedavinin etkinliği de o kadar çok olur. Egzersizlerimizi de gelişi güzel – yanlış olarak değil, düzenli ve sayısını arttırarak yaparsak iyileşmememiz için hiç bir neden yok.

    UNUTMAYALIM;

    PROLOTERAPİ TEDAVİSİ SIRASINDA VE SONRASINDA EGZERSİZ YAPMAYACAKSANIZ , TALİMATLARIMIZA UYMAYACAKSANIZ BU TEDAVİYE HİÇ BAŞLAMAYINIZ.

    ÇÜNKÜ HEDEFİ AĞRI KESME DEĞİL AĞRIYI OLUŞTURAN NEDENLERİ ORTADAN KALDIRMA OLAN PROLOTERAPİ, EGZERSİZ YAPMADIĞINIZ VE SÖYLENENLERE DİKKAT ETMEDİĞİNİZ TAKDİRDE SİZİ ESKİSİNDEN DAHA SIKINTILI DURUMA DÖNÜŞTÜREBİLİR.