Etiket: Eğer

  • Araknoid kist nedir? Nasıl teşhis edilir?

    Araknoid kist nedir? Nasıl teşhis edilir?

    ÇOCUĞUMDA ARAKNOİD KİST VAR. NE YAPMALIYIM?

    Beyin araknoid adı verilen örümcek ağına benzeyen bir zar ile kaplanmıştır. Beyin omurilik sıvısı (BOS) denilen sıvı beyinde bulunmakta olup araknoid zar çift hale gelir veya bir yerinden yırtılırsa içi BOS ile dolar ve bura araknoid kist denilir.
    Genellikle gelişimseldir ( anne karnında iken olan değişiklikler sonrasında olur). Nadiren travma veya kanama sonrası da görülebilir. En sık rastlanılan yerleşim yeri beynin ön ve taban kısmı olan sylvian fissür denilen temporal ile frontal loplar arasında olan doğal yarıktadır. Fakat beyin yüzeyinin veya yarıklarının her yerinde olabilir.
    Klinik bulguların varlığı veya yokluğu genellikle beynin hangi tarafında araknoid kist olduğuna bağlıdır. Genellikle herhangi bir problem yaratmaz ve başka bir sebep ile yapılan CT veya MRI da tesadüfen görülürler.
    Eğer büyümeye devam ederse beynin o bölümüne bası yapar ve çalışmasını etkileyerek felçlik benzeri tablo yapabilir. Bazen de baş ağrısı olabileceği gibi nadiren epilepsi nöbetine de neden olabilir.

    NASIL TEŞHİS EDİLİR?
    Genellikle ilk yapılan test BBT (Bilgisayarlı Beyin Tomografisi) olup X ışını kullanılarak görüntü elde edilir ve sıvı siyah olarak görülür. MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) ise daha sonra tanıyı kesinleştirmek için yapılan testtir burada manyetik alan kullanılır X ışını kullanılmaz.
    Araknoid kist bulunduğunda BBT ile sizi beyin cerrahi veya nöroloji ( yaşa göre erişkin veya çocuk nöroloji ) uzmanının değerlendirmesi gerekmektedir. Vakaların çoğunda kistin büyüyüp büyümediğinin ve/veya epilepsi nöbeti gibi klinik bulgu verip vermediğinin takibi yapılır. Bunlardan başka bir şey yapılmaz. Eğer araknoid kist ile bir bulgunuz varsa o zaman cerrahi düşünülebilir. Cerrahi her zaman gerekmez. Beyinde araknoid kisti olup da beraberinde epilepsi nöbeti geçirenin bu epilepsi nöbetinin araknoid kiste bağlı olup olmadığını mutlaka nöroloji uzmanının yapacağı EEG gibi testlerle değerlendirmek gerekir. Testler eğer araknoid kiste bağlı olduğunu destekliyorsa cerrahi yapılmalıdır. Genelde Tip 1 araknoid kistlere cerrahi uygulanmaz, takip edilir. Tip 2 ve Tip 3 araknoid kistler ise klinik bulgu ile birlikte değerlendirilirler.
    Eğer cerrahi gerekiyorsa hangi tip cerrahi yapılmalıdır?
    İki çeşit cerrahi alternatif vardır. Hangisinin sizin için uygun olacağını cerrah belirleyecektir, bu karar birçok faktöre bağlıdır. Burada amaç kistin boşaltılması veya bir yere ağızlaştırılmasıdır.
    Ameliyatta ya kiste girilip kisti diğer araknoid boşluklara ağızlaştırılır yada kist bir şant yardımı ile periton denilen karındaki boşluğa ağızlaştırılır.
    Araknoid kist büyüyebilir mi?
    Nadiren de olsa EVET bu kistlerin büyüyebilir fakat büyümeleri genellikle yavaş olur. Kistin büyüyüp normal sıvı akımını kesintiye uğratmasından korkulur. Eğer böyle olursa cerrahi önerilir. Kistin büyüyüp büyümediği düzenli aralıklarla tanıyı koyan hekiminizin bilgisi dahilinde beyin MRG çektirilerek yapılmalıdır. Her semptom hemen araknoid kist ile ilişkilendirilmemeli ve mutlaka yaşa göre erişkin veya çocuk nöroloji uzmanı ile birlikte değerlendirilip karar verilmelidir.
    Lütfen hekiminizin önerilerini dikkate alın.

  • Bel fıtığının cerrahi tedavisi bel fıtığı kimlerde daha sık görülür?

    Bel Fıtığının Cerrahi Tedavisi Bel Fıtığı Kimlerde Daha Sık Görülür?

    Tıp dilinde disk hernisi olarak adlandırılan bel fıtığının toplum içinde rastlanma sıklığı onda bir gibi yüksek bir düzeydedir. Bel fıtığı en sık 35-50 yaş arasında ve her iki cinste de eşit olarak görülür. Omurga yapısı nedeniyle uzun boyluların bel fıtığına yakalanma riskleri daha fazladır. Ağır işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak zorunda kalan masabaşı çalışanları, şöförler, sürekli ayakta duran öğretmen, eczacı, garson gibi meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma olasılığı en fazla olan kesimdir.

    Bel Fıtığı Nasıl Oluşur?
    Bel fıtığı omurgalar arasında bulunan disk denilen elastiki kıkırdak dokunun omurgaların basısı nedeniyle öne doğru kayarak omurilik kılıfından çıkan ve bacağın çeşitli bölgelerine giden sinirleri sıkıştırmasıyla oluşur. Bazen ani bir zorlama, ağır bir şey kaldırma, ters bir hareket veya belin üşütülmesi bile bel fıtığına neden olabilir. Ama bel fıtığının en önemli nedeni uzun süren stres ve gerginlikler sonrası kaslardaki aşırı gerilmedir.

    Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

    Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar, ayaklarda uyuşmalar, hareket kısıtlılıkları, yürüme ve oturmada güçlük bel fıtığının belirtileridir. Bel fıtığı ilerlerse iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama, dengesizlik ve yürüyememe gibi belirtiler de eklenebilir.

    Bel Fıtığı Teşhisi Nasıl Konur?
    Günümüzdeki modern tanı yöntemleri, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans ile bel fıtığı teşhisi kolaylıkla konulmakta ve derecesi belirlenebilmektedir.

    Bel Fıtığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

    a)Başlangıç Safhası
    Bel fıtığın tedavisi fıtıklaşmanın, yani disk dediğimiz elastiki maddenin bacağa gidensinirlere yaptığı basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel ve bacak ağrısı mevcut, herhangi bir uyuşukluk, güç kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel fıtığı başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas gevşetici ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve belini zorlayacak hareketlerden kaçınması önerilir.

    Hastaya yapılacak öneriler şunlardır:

    1) Hasta kesinlikle bir iki kiloyu aşan ağırlıkları kaldırmamalıdır.
    2) Öne ve yanlara doğru eğilme, belin bükülmesi yasaklanır. Eğer yerden bir şey alınacaksa hastanın çömelerek alması söylenir.
    3 ) Hastaların otururken belinin arkasına bel boşluğunu yok edecek şekilde bir yastık koymaları ve yirmi dakikadan fazla oturmamaları önerilir. Eğer hastanın mesleği gereği uzun süre oturması gerekiyorsa her yirmi dakikada bir yürümesi önerilir. Uzun süre araba kullananlara ise yirmi dakikada bir arabalarını park edip arabalarının etrafında birkaç kez dönmeleri tavsiye edilir.
    4) Hastanın yukarıya doğru uzanması yasaklanır. Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya merdivenin üstüne çıkıp alması söylenir.
    5) Hastaya belini daima sıcak tutması, açık pencere veya havalandırma önünde durmaması hatırlatılır.
    6) Bel ve bacak ağrısı olan hastalar mutlaka stresten kaçınmalıdır. Stres ağrıyı arttırmak yanında bel fıtığının ilerlemesine de yol açabilir. Hastanın evde kaldığı süre içinde yatak istirahati yapması önerilir. Çok sert zeminlerin sanıldığının aksine zararları daha fazladır. Kaliteli bir yaylı yatakta ve hastanın kendince en rahat edebildiği pozisyonda yatması daha uygundur.

    b)Bel Fıtığı İlerlerse
    Eğer yukarıdaki önerilere, istirahate ve kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedavi mutlaka bir uzmanın denetiminde olmalıdır. Fizik tedavi sırasında ilk bir kaç gün ağrılarda artma olabilir, ama hasta onbeş yirmi seans fizik tedaviye devam etmelidir. Bel çektirme, akupunktur, bele balık bağlama, el masajı, zift yakma gibi yöntemler ancak istirahatle bile iyi olabilecek bel fıtıklarına fayda edebilir. Bu tip alternatif tedavi metotlarının amaçları fizik tedavide olduğu gibi kasları gevşetme esasına dayalıdır. Ama amacı dışında uygulanırsa bu metotlar faydadan çok zarar getirir. Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen hastanın ağrıları geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir. Nükleoplasti ileri dereceye ulaşmamış bel fıtıklarında fıtıklaşmış diske bilgisayarlı tomografi altında bir iğne ile girilerek radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin içindeki sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde boşluklar açarak fıtığın çökmesi esasına dayanır. Nükleoplasti tek seans olarak ve hastanede yatma gerekmeden uygulanan bir metottur. Herhangi bir riski yoktur, ama fıtığı tamamen yok etmesinin garantisi yoktur.

    c)Ameliyat Gerektiren Durumlar

    Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme, dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen tomografi veya MR filmlerinde diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir. Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam ederse hastada idrarını tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda felç gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi inanışlar mevcuttur. Ama mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara gerek kalmamıştır.

  • Beliniz ağrırsa

    Zaman zaman hepimizin beli ağrır, bazen hiçbir şey yapmasak bile kendiliğinden geçer, bazen dayanılmaz olur, ne yaparsak yapalım rahatlayamayız. Bu gibi durumlarda ne yapacağımızı nereye başvuracağımızı bilemeyiz. Ben de bu gibi durumlarda neler yapmanız gerektiği konusunda ışık tutacak bir rehber hazırladım. Umarım işinize yarar.

    Sadece beliniz ağrıyorsa:

    Eğer uygun bir durumdaysanız hemen bir yere uzanın veya oturun. Yatarsanız yan yatın, ayaklarınızı karnınıza doğru çekin, mutlaka belinizi örtün. Eğer evde size yardım edecek biri varsa bir sıcak su torbasını veya ütüyle ısıtılmış havluyu belinize koyun, evde bulunan basit bir ağrı kesiciyi de için.

    Eğer işteyseniz bir yere oturmaya ve bacaklarınızı öne doğru uzatmaya gayret edin. Belinizle oturduğunuz koltuk arasında mesafe kalmamasını sağlayın. Eğer bir yastık yoksa bir kazağı, bir örtüyü rulo yapıp belinize koyun.

    Eğer ağrı çalışırken oluştu, ne uzanabiliyor ne de oturabiliyorsanız ellerinizi belinizin ortasına koyup sırtınızı mümkün olduğunca arkaya eğin, sonra öne doğru eğin. Varsa bir kazağı belinize sarın, mümkünse basit bir ağrı kesici alın çalışmaya devam edin, ama aynı noktada durmayın, hareketli olun.

    Olanağınız olursa eve döndüğünüzde sıcak suyla doldurulmuş küvete girmeniz ve belinize ağrı giderici merhemler sürmeniz de faydalı olur.

    Eğer ağrılarınız bu yöntemlerle geçiyorsa mesele yok, kas tutulması yaşadınız demektir.

    Ama ağrılar aldığınız tedbirlere rağmen üç günden fazla sürüyorsa mutlaka bel ağrıları ile uğraşan bir doktora başvurun.

    Ağrı belinizde bacağınıza doğru yayılıyorsa

    Ağrı bacağa doğru yayılıyorsa belden bacağa giden sinirlerden birine bası var demektir. Bu bası bir bel fıtığı nedeniyle olabileceği gibi, omurganın arkasında bulunan eklemlerin biçimsiz bir pozisyona girmelerinden dolayı da olabilir. Böyle bir durumda çalışıyor da olsanız izin alıp istirahat etmeniz gerekir. İstirahat gene yan yatarak bacakları karına çekip olmalı, bacakların arasına yastık veya yorgan koymalı, belin üzeri mutlaka örtülmelidir.

    İstirahatle ağrılar ertesi gün azalıyorsa istirahate en az üç gün devam edilmelidir.

    Ama istirahate rağmen ertesi gün aynı şiddette bir ağrı ile uyanıyor, ya da ağrı daha da artmışsa mutlaka ve mutlaka bel ağrıları ile uğraşan bir doktora başvurmanız gerekir.

    Ağrı bacağınıza yayılıyor, ayrıca uyuşmanız da varsa

    Bacaktaki ağrı uyuşmayla beraber sürüyorsa sinire bası fazla demektir, beklemeden ilk fırsatta bir doktora başvurmanızda yarar var.

    Diyelim ki ağrılarınız geçmedi, doktora başvurdunuz

    Bel ağrıları ile uğraşan doktorlar beyin cerrahları, fizik tedavi uzmanları, ortopedistlerdir. Ama bir uzmana ulaşamıyorsanız aile hekimlerine de başvurabilirsiniz. Doktorunuz sizi muayene edecektir, eğer sadece kaslardan kaynaklanan bir ağrı düşünürse herhangi bir tetkik istemeden tedaviye başlayabilir. Ama bir uyuşukluk, bir güç kaybı, bir yürüme bozukluğu varsa mutlaka MR istenmelidir. Ağrı bir düşme, bir kaza sonucu meydana gelmediyse düz film çekmenin bir anlamı yoktur. Tomografinin de bir travma olmadıkça anlamı yoktur.

    MR tetkiki şua içermediğinden hem zararsızdır, hem de hem kemikleri hem de yumuşak dokuları gösterdiğinden tanıya varmada büyük kolaylık sağlar. Ne kadar sık çekilirse çekilsin bir sorun oluşturmaz, sadece vücudunda metal bir parça bulunanlar ve kalbinde pil olanlar için uygun değildir.

    MR çekildi, sadece kaslarınızda bir gerginlik veya eklemlerinizde sorun çıktı

    Basit ağrı kesiciler yanında mutlaka manuel terapi denilen elle kasları gevşetme yöntemi veya masaj terapisi veya fizik tedavi uygulanmalıdır. Sadece ilaç kullanılırsa ağrılar azalır, ama ilk fırsatta gene tekrarlar. Kalıcı bir çözüm için eğer imkan varsa kyroprakti denilen, özellikle Amerika’da ve Fransa’da çok yaygın olan tedaviyi veya manuel terapiyi ülkemizde de uygulanan kişileri bulup onların maharetli ellerine kendinizi teslim etmeniz yerinde olur. Eğer bu kişileri bulamazsanız fizik tedavi yaptırmanız fayda eder.

    MR çekildi, ameliyat gerektirmeyen bir fıtığınız var

    Eğer sadece ağrı ve/veya uyuşmanız varsa ameliyat gerekmez, ama fıtığı büyümeden yok etmek gerekir. Bunun için en etkili yöntem beli yavaş yavaş bilgisayar yardımıyla çekerek fıtığı yerine koymaktır. Bu konuda en gelişmiş en etkili yöntem antaljik trak denilen masaj koltuğuna benzeyen ve omurgayı yavaş yavaş çekerek fıtığı yerine sokan metottur. Eğer antaljik trak cihazına ulaşmanız zor ise diğer bel çeken aletler, fizik tedavi metotları size fayda eder.

    Eğer ağrılarınız fazla ise veya fıtığınız büyükse epidural enjeksiyon denilen ağrı kesici ve ödem çözücü tedavi yöntemini uygulatmanız çok iyi olur. Ağrılar kesildikten sonra tedavi de kolaylaşır ve daha çabuk etkili olur.

    Tüm bu gelişmiş yöntemleri bir arada kullanmak size çok daha faydalı olur. Yani belinize iğne yaptırdınız, kyroprakti ve antaljik trak yöntemlerini bir arada uyguladınız, çok daha çabuk ve etkili cevap alırsınız.

    MR çekildi, ameliyat gerektiren bir fıtığınız var

    Bir fıtığın ameliyat gerektirmesi için, fıtıktan bir parça koptuğunun görülmesi veya hastada güç kaybı olması gerekir, ya da yürümekte zorluk çekiyor olmanızın tespiti gerekir. Ayrıca gece uyandırıcı ağrılar da ameliyatı gerektirebilir. Eğer ameliyat kararı verilirse mutlaka ve mutlaka iyi bir araştırma yapmak zorundasınız. Her ne kadar teknoloji çok ilerlediyse de omurilikte veya sinirlerde oluşabilecek bir hasarın geri dönüşü çok zordur.

    Ameliyatı yapan hekimi seçerken iyi araştırmalı, tecrübe ve başarı yüksekliğini göz önüne almalısınız. Unutmayın her şeyi yapan hekim o konuda iyi demek değildir, bel fıtığı ameliyatını çok fazla sayıda yapan, başarıyla yapan ve özellikle bel fıtığı ile ilgilenen hekim çok daha makbuldür.

    MR çekildi, belinizde kayma var

    Eğer çekilen MR’da belinizde kayma, yani sizi taşıyan iki omurganın üstüste olmadığı görülürse doktorunuzun size ilave bir film daha çektirmesi gerekir, buna “dinamik lomber grafi” denir. Eğer kayma hareketliyse ameliyat olmanız gerekir, çünkü bu kayma nedeniyle her harekette omuriliğe darbe oluşuyor demektir.

    Eğer hareketsizse önemli olan yürüme mesafenizdir. Eğer 200-300 metrede bir durup dinlenme gereği duyuyorsanız ameliyat olmanız gerekir, ama kilometrelerce yürüyebiliyorsanız antaljik trak, kyroprakti, fizik tedavi gibi metotları kullanabilirsiniz.

    Eğer belinizdeki kayma nedeniyle ameliyat gerekiyorsa belinize vida koymak gerekir. Bu vida ameliyatları ne yazık ki en çok korkulan ameliyatlardır, teknolojiyi yeterince kullanamayan veya deneyimsiz ellerde hasta için bir faciaya dönüşebilir. Ne mutlu ki bu ameliyatlar da gelişen teknoloji sayesinde deneyimli eller tarafından başarıyla yapılabilmektedir. Bu konuda da doktor seçerken çok ama çok dikkatli davranılmalıdır.

    MR çekildi, belinizde darlık var

    Beldeki darlıklar için de karar verme yolu yürüme mesafenizdir. Eğer yürürken sık sık durmak zorunda kalıyorsanız, ameliyat olmanız gerekir. Eğer rahatlıkla uzun mesafe yürüyorsanız antaljik trak gibi traksiyon yöntemleriyle beliniz çekilerek bu darlık açılabilir.

    Eğer ameliyat olmanız gereken bir veya iki seviyede darlık var, belinizde bir kayma yoksa diş hekimlerinin dişi oyduğu TUR yöntemi benzeri bir yöntemle mikroskop altında bu darlık giderilebilir. Eğer darlık üç veya daha fazla mesafedeyse veya kayma da darlığa eşlik ediyorsa bele vida takılmasında yarar var.

    Doktor seçerken

    Unutmayın, bel sorunları başlangıçta yakalanırsa çok kolay tedavi edilir, ama bekledikçe, omurilikte, sinirlerde hasar oluştukça tedavi güçleşir. Hem tedavi olacağınız hem de gerekirse ameliyat olacağınız doktoru seçerken çok dikkatli, çok özenli davranmanız, iyice araştırmanız gerekir.

  • Boyun fıtığı operasyonunu takiben ilk 30 gün için uyulması gereken tavsiyeler

    Araba kullanmak genellikle ilk 3-4 hafta tavsiye edilmez. Ancak özel durumlar için doktorunuzun fikrini alabilirsiniz. Uzun süren araba seyahatlerinden, ve sık sık durup kalkmayı gerektiren araba seyahatlerinden ilk 3 hafta için kaçınınız. Eğer uzun süreli araba seyahatiniz zorunlu ise sık sık arabayı durdurup dışarı çıkarak yürüyüş yapınız.

    Her gün dışarı çıkarak yürüyüşler yapınız. Her gecen gün, yürüyüşünüzün süresini ve olduğunu unutmayınız. Merdiven inmeniz ve çıkmanıza müsaade edilir, ve varsa merdiven trabzanına tutunarak destek alabilirsiniz. Yürüyüş ve aktivitelerinizi boyun bölgesinin rahatlığı süresince devam ediniz (yani, boyununuzun sözünü dinleyerek hareket ediniz.)

    Seksüel aktivitelere, ilk 3-4 hafta süre ile müsaade edilmemektedir.

    Ev işi yapmak (ütü yapmak, elektrik süpürgesi ile süpürmek , çamaşır ve bulaşık makinesini yüklemek veya boşaltmak gibi )3-4 hafta süre ile YASAKTIR.

    Başınızı öne ve arkaya sık sık ve ani olarak eğmekten ve bu hareketleri gerektiren işleri yapmaktan kaçınınız. 2,5 kg.dan ağır şeyleri ( çocukta dahil ) kaldırmayınız ve taşımayınız.

    Eğer size boyunluk (servikal yakalık ) verilmişse nasıl ve ne zaman giyeceğinizi doktorunuza sorunuz. Eğer başka şekilde tavsiye edilmemişse yakalığınızı ayakta, yürürken ve arabada seyahat ederken takınız.

    Normalde ameliyatta 4 gün sonra banyo veya duş yapabilirsiniz. Yıkanırken yaranıza su değebilir ancak yaranızın üzerini herhangi bir şeyle sürterek temizlemeyiniz. Eğer dikişleriniz varsa onların alınması için ( genellikle ameliyatın 6-7 günleri ) doktorunuzla irtibata geçiniz.

    Eğer ağrılarınız için devamlı olarak ağrı kesici ilaçlar alıyorsanız kabızlık sorunu ile karşılaşabilirsiniz. Bunu önlemek için ilaçlar veya doğal kabızlık ilaçları ( mürdüm eriği suyu gibi ) alabilirsiniz.

    İlk birkaç hafta boyunca ses kısıklığı boyunda ağrı rahatsızlık hissi olması normaldir, meraklanmayınız. Ancak yaranızda aşırı kızarıklık, şişlik, hassasiyet, akıntı varsa doktorunuzla irtibata geçiniz. Çünkü yaranız iltihap kapmış olabilir.

    Size aldığınız gıdalarda (eğer başka bir doktor tarafından kısıtlama getirilmemişse-hipertansiyon için tuzsuz yüksek kolesterol için yağsız diyetler gibi ) herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir, her şeyi yiyebilirsiniz.

    Eğer sizin ameliyatınızdaki kemik greft ve plak kullanılarak füzyon yapılmışsa ameliyattan sonraki ilk 6-8 hafta içinde anti-inflamatuar ağrı kesici ilaçlardan ve sigara içmekten kaçınınız. Çünkü bunlar kemiklerde kaynamayı geciktiren etkenlerdir.

  • Bel fıtığı operasyonu geçiren hastaların ameliyattan sonraki ilk 30 gün için uyması gereke tavsiyeler

    Araba kullanmak genellikle ilk 3-4 hafta tavsiye edilmez. Ancak özel durumlar için doktorunuz fikrini alabilirsiniz. Uzun süren araba seyahatlerinden, ve sık sık durup kalkmayı gerektiren araba seyahatlerinden ilk 3 hafta için kaçınınız. Eğer uzun süreli araba seyahatiniz zorunlu ise sık sık arabayı durdurup dışarı çıkarak yürüyüş yapınız.

    Her gün dışarı çıkarak yürüyüşler yapınız. Her geçen gün, yürüyüşünüzün süresini ve mesafesini artırınız. Yürüyüşün, ilk 3-4 hafta içinde yapabileceğiniz yegane egzersiz olduğunu unutmayınız. Merdiven inmeniz ve çıkmanıza müsaade edilir, ve varsa merdiven trabzanına tutunarak destek alabilirsiniz. Yürüyüş ve aktivitelerinizi bel bölgesinin rahatlığı süresince devam ediniz (yani, belinizin ve bacağınızın sözünü dinleyerek hareket ediniz).

    Seksüel aktivitelere, ilk 3-4 hafta süre ile müsaade edilmemektedir.

    Ev işi yapmak (ütü yapmak, elektrik süpürgesi ile süpürmek, çamaşır ve bulaşık makinesini yüklemek veya boşaltmak gibi ) 3-4 hafta süre ile YASAKTIR. Özel durumlar için doktorunuzdan bilgi ve tavsiye alabilirsiniz.

    Belinizi öne ve arkaya sık sık ve ani olarak eğilmekten ve bu hareketleri gerektiren işleri yapmaktan kaçınınız. Eğilmeniz gereken işleri çömelerek yapınız. Eğer zorunlu olarak eğilecekseniz dizlerinizi hafif kırarak eğinliniz.2,5 kg.dan ağır şeyleri (çocukta dahil ) kaldırmayınız ve taşımayınız. Otururken dik olarak oturunuz, ve dizlerinizin kalçalarınızdan daha yüksekte olmasına dikkat ediniz. (Ayağınızın altına yükseklik koyunuz ).

    Eğer size bel korsesi verilmişse nasıl ve ne zaman giyeceğinizi doktorunuza sorunuz. Eğer başka şekilde tavsiye edilmemişse korsenizi ayakta, yürürken veya arabada seyahat ederken takınız.

    Normalde ameliyattan 4 gün sonra banyo veya duş yapabilirsiniz. Yıkanırken yaranıza su değebilir ancak yaranızın üzerini herhangi bir şeyle sürterek temizlemeyiniz. Eğer dikişleriniz varsa onların alınması için ( genellikle ameliyatın 6-7 günleri ) doktorunuzla irtibata geçiniz.

    Eğer ağrılarınız için devamlı olarak ağrı kesici ilaçlar alıyorsanız kabızlık sorunu ile karşılaşabilirsiniz. Bunu önlemek için ilaçlar veya doğal kabızlık ilaçları (mürdüm eriği suyu gibi ) alabilirsiniz.

    İlk birkaç hafta boyunca bel ağrısı bacakta gelip geçici ağrı ve uyuşukluk, rahatsızlık hissi olması normaldir, meraklanmayınız. Ancak yaranızda aşırı kızarıklık, şişlik, hassasiyet, akıntı varsa doktorunuzla irtibata geçiniz. Çünkü yaranız iltihap kapmış olabilir. Eğer yaranızda berrak bir sıvı geliyorsa mutlaka doktorunuzu arayıp bilgi veriniz. Bu durum eğer önemsenmezse menenjite yol açabilir.

    Size aldığınız gıdalarda (eğer başka bir doktor tarafından kısıtlama getirilmemişse – hipertansiyon için tuzsuz, yüksek kolesterol için yağsız diyetler gibi) herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir, her şeyi yiyebilirsiniz.

    Eğer sizin ameliyatınızda kemik greft ve vida-rot(çubuk) kullanılarak füzyon yapılmışsa ameliyattan sonraki ilk 6-8 hafta içinde anti-inflamatuar ağrı kesici ilaçlardan ve sigara içmekten kaçınınız. Çünkü bunlar kemiklerde kaynamayı geciktiren etkenlerdir.

    Tuvalet ihtiyacınızı alafranga tuvalet ile karşılayınız. Eğer alafranga tuvaletiniz yoksa, bir sandalyenin ortasını çıkararak benzer bir oturak yapabilirsiniz.

    Ameliyattan sonra ilk gün pansumanınız yapılarak yaranız kontrol edilir. Bundan sonra yaranızda akıntı-kanama olmadıkça, pansumanınız kendiliğinden açılmadıkça yeni pansuman yapmak gereksizdir.Ancak dikişlerinizin alınacağı 6-7 günlerde pansumanınızın değiştirilmesi yeterlidir.

  • Osteoporoz riskiniz var mı ?

    Eğer şikayetiniz yoksa, bakılması gereken işaretler:
    Kemikler canlı dokulardan oluşurlar. Eski kemik dokusu sürekli olarak yeni kemik dokusu ile değiştirilirip yenilenir. 30 yaşlarından sonra yenilenenden daha çok kemik dokusu yıkılır.
    Osteoporoz yenilenenden daha fazla kemiğin yıkıldığı zaman yani kemiklerin güçsüzleştiği zaman oluşur.
    Osteoporozun erken safhalarında genellikle belirti görülmez. Aşağıda riskte olduğunuzu belirtecek işaretler verilmiştir.

    Aile geçmişi

    Eğer ailenizden birinde Osteoporoz varsa %60-80 ihtimalle sizinde Osteoporoz riskiniz vardır. Kalça kırıkları kemik zayıflığının belirtisidir. Eğer annenizde kalça kırığı varsa sizde de olma riski ikiye katlanır.

    Eskisinden daha kısasanız

    60 ile 80 yaşları arasında disk esnekliği kaybından ötürü 1cm-2.5 cm olmak üzere boyunuz kısalabilir. Ancak omurga kırığında ilave boy kaybı söz konusudur. Birden fazla kırık omurganın bükülerek şekil değiştirmesine neden olur ve kamburluğa yol açar.

    Sırt ağrısı

    Devamlı sırt ağrısı omurga kırığının işareti olabilir. Güçsüz omurga, günlük aktiviteler sırasında bile hiçbir uyarı veya işaret vermeden kırılıp, çökebilir.

    Kronik tıbbi problemler

    Eğer romatoid artrit, tiroid bezinin fazla çalışması, paratiroid bezlerinin aşırı faaliyeti, diabet, karaciğer hastalığı gibi sorunlarınız varsa osteoporoza yakalanma riskiniz artar.

    Yeterli kalsiyum almamak

    Kalsiyum normalda hergün vücutta emilir. Eğer bunu besinlerle almazsak vücut kalsiyumu kemiklerden çalmaya başlar. Ve bu da osteoporoz oluşumuna sebep olabilir. Süt, süt ürünleri ve yapraklı yeşil sebzeler kemiklerin ihtiyacı olan kalsiyumu karşılar.

    Sigara içmek

    Eğer sigara içiyorsanız, osteoporoz riskiniz içmeyen birine göre iki katıdır. Sigara içmek kalsiyum emilimini azaltır ve yeni kemiklerin oluşumunu engeller.

    Alkol tüketimi Zayıf beslenme

    Aşırı alkol kullanımı ile birleşirse kemik kaybına sebep olur.

    Düşük kilo

    Aşırı zayıf olmak kemiklerinizin düşük kütleye sahip olmasının işareti olabilir ve bu sizin osteoporoz riskinizi arttırır.

    Devamlı diet

    Dietlerdeki aşırı değişiklikler ve kilonuzdaki sürekli dalgalanmalar yağ kütlenize eklenerek kas ve kemik yoğunluğu kaybına sebep olabilir.

    Daha fazla bilgi ile yetişkin nüfusun %80’ini etkileyen, insanların doktora gitmekteki en büyük ikinci sebebi olan sırt ağrısından kaçınabilirsiniz. Eğer sırt ağrınız varsa ve bundan kurtulmak istiyorsanız hemen bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanına danışın.

  • Kraniyotomi neden gereklidir ?

    Bazı problemler beynin doğru çalışmasını engeller. Bu problemleri düzeltebilmek için beyine ulaşmak gereklidir. Kraniyotomi oraya ulaşmamızı sağlar. Aşağıda tartışılan problemler bir kraniyotomi yapılmasına gerek duyulan en sık görülen problemleri ortaya koymaktadır.

    Beyin Yaralanması:
    Beyin yaralanması başa gelen doğrudan bir patlama ve hatta ani bir darbe ile dahi oluşabilir. Bu beyinde yırtılmaya, kanamaya ve şişmesine neden olabilir. Tedavinin hedefi herhangi bir kanamayı durdurmak ve kafatası içerisindeki basıncı azaltmaktır. Kan ve hasarlı dokular çıkarılabilir.

    Beyin Tümörü:
    Tümör, anormal hücrelerden oluşmuş bir kitledir. Beyinde büyüyen metastatik tümörler vücudun diğer bölgelerinden yayılan tümörlerden gelen yapılardır. Hedef bunlardan mümkün olan en fazla miktarda çıkarmaktır. Tümöre tipine göre diğer tedavi yöntemlerinin de uygulanması gerekli olabilir.

    Anevrizma:
    Anevrizma bir arter duvarındaki balon benzeri bir kusurdur. Bu kanın dışarı sızmasına neden olur. Sızan kan beyine hasar verebilir. Hedef hasarı kontrol altına almak ve ileriki kanamaları önlemektir.

    Arteriovenöz Malformasyon:
    Arteriyövenöz malformasyon (AVM) kan damarlarının anormal bir yumağıdır. Bir AVM beyinin bir bölgesinde normal kan akımını önleyebilir. Aynı zamnda beyin dokusu içerisine kanama riskini de artırmaktadır.Tedavideki hedef AVM içerisinden olan kan akımını önlemek ve akımı normal yola döndürmektir.

    Durumunuzun Teşhis Edilmesi:
    Doktorunuz birtakım muayene ve teslter yaparak durumunuza yol açan nedeni bulmaya çalışır. Sonuçlar doktorunuzun probleminizin tam olarak yerini ve boyutunu da anlamasına yardımcı olur.

    Tıbbi Muayeneniz:
    Doktorunuz sizin sinir sisteminizin ne kadar iyi çalıştığını aşağıdakileri kontrol ederek öğrenir:
    •Ÿ Görme, işitme, yürüme ve yutkunma kapasiteniz
    •Ÿ Düşünme ve hafıza becerileriniz
    •Ÿ Kas gücünüz, koordinasyonunuz, refleksleriniz ve adımlamanız
    •Ÿ Dokunmayı hissetme ve algılama yetenekleriniz.

    Görüntüleme Testleri:
    Bu testler beynin ve ona kan götüren atardamarların görüntülerini verir. Daha keskin görüntüler için bu testlerle birlikte kontrast maddeler kullanılabilir. Riskler ve komplikasyonlar sizinle konuşulacaktır.

    Ÿ BT: (Bilgisayarlı Tomografi):
    Bu yöntem x ışınlarını ve bilgisayar kesitlerini birleştiren bir yöntemdir. Siz bir tüp içerisinde kayan bir platform üzerinde yatarsınız.

    Ÿ MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme):
    Bu test güçlü mıknatıslar ve radyo dalgaları kullanarak görüntüler oluşturur. Bir tünel içine kayan bir masada yatarsınız.

    Cerrahi İçin Hazırlık
    Ameliyat zamanınız yaklaştıkça ilerideki sağlık gereksinimlerinizle ilgili düşünceleriniz olabilir. Aynı zamanda kraniyotominiz için kendinizi nasıl hazırlamanız gerekeceği hakkında sorularınız olabilir. Aşağıdaki bilgiler yardımcı olabilir.

    Cerrahi Tedavinizden Önce:
    Pek çok durumda kraniyotomi planlanmış bir işlemdir. Cerrahiden önce yeterli zaman varsa aşağıdakileri yapmanız size söylenebilir:
    Ameliyatınızdan haftalar önce ameliyatınızda kullanılmak üzere kan vermeniz istenebilir. Ayrıca kanı incelten aspirin gibi ilaçları almamanız istenebilir. Eğer sigara içiyorsanız şimdi kesmelisiniz.
    Kraniyotominizden kısa bir süre önce bir muayeneden geçeceksiniz. Bu cerrahi işlem için yeteri kadar sağlıklı olduğunuzu teyit etmek için yapılacaktır. Eğer günlük kullandığınız ilaçlarınız varsa bunların ameliyat gününde de kullanılıp kullanılamayacağını sorunuz.

    Ameliyattan en az 8 saat önce veya size iletilecek süre kadar herhangi bir şey yemeyiniz ve içmeyiniz.

    Kraniyotominizin Yapılacağı Gün:
    Kraniyotominizin yapılacağı gün hastaneye zamanında geliniz. Buraya ulaştığınızda hala daha devam eden endişeleriniz olabilir. Hatta biraz da ürkek ve sinirli olabilirsiniz. Sağlık ekibiniz tüm sorulara yanıt vermeye çalışcaktır. Ayrıca rahatlamanız için ellerinden geleni yapacaklardır.

    Ameliyattan Hemen Önce:
    Anestezinizden sorumlu olacak olan görevli sağlık personeli cerrahi öncesinde sizinle konuşacaktır.Ameliyatınız boyunca «uyumanız» için size genel anestezi verilecektir. Kolunuza i.v. (intra venöz) damar yolu için kateter konulacaktır. Bu yol ihtiyacınız oldukça ilaçlar ve sıvıların size verilmesini sağlayacaktır. Pek çok durumda başın bir kısmı veya tamamı traş edilecektir.

    Aile ve Arkadaşlara Notlar:
    Ameliyat sırasında yakında bekleyebileceğiniz bir oda size gösterilecektir. Kraniyotomi sıklıkla 3-5 veya daha fazla sürebilir. Eğer mümkünse haber alabilmeniz için en az bir kişinin bekleme odasında olduğundan emin olunuz. Ameliyat biter bitmez doktor gelip sizinle görüşecektir. Ayrıca sevdiğiniz kişiyi ne zaman görebileceğiniz de size iletilecektir.

    Beyine Ulaşmak
    Cerrah kafa derinizde bir kesi yapar. Daha sonra kafatasında 1-2 cm. büyüklüğünde burr hole denilen delikler açılır. Delikler arasındaki kemik kesilir ve kaldırılır. Cerrah daha sonra dura denilen beyni saran zarı açarak beyine ulaşır. Bir sonraki basamak sizin özellikle bulunan rahatsızlığınıza göre devam eder. Bazı durumlarda beyninizin cevaplarını mönitörize edbilmek için bazı sinirler uyarılır. Bu normal beyin dokusunun cerrahi işlem sırasında zarar görmediğinin teyidi için uygulanır.

    Cerrahinin Riskleri:
    Tüm ameliyatlarda olduğu gibi kraniyotominin de belli riskleri vardır. Bunlar arasında şunlar sayılabilir:
    •Nöbetler
    •İnfeksiyon
    •Hafıza kaybı veya bulanıklığı
    •Beyinde şişme veya kanama
    •Kan pıhtıları
    •Görme dahil his kaybı,
    •Güç kaybı veya paralizi
    •Ölüm

    Probleminizin Düzeltilmesi:
    Beyine ulaşılmıştır. Cerrah bir sonraki aşamada yapacaklarına sizin probleminize göre karar verir. Fakat ne olursa olsun normal dokuya zarar vermemek için her türlü önlem alınmıştır.

    Beyin Yaralanması
    Kanamanın kaynağı kontrol altına alınmıştır ve kan uzaklaştırılmıştır. Hasarlı doku da muzaklaştırılmış olabilir.

    Beyin Tümörü:
    Mümkün olan en fazla beyin tümörü çıkarılmıştır.

    Anevrizma:
    Atardamar kaçak yerinde bağlanmış veya muhafaza altına alınmıştır.

    AVM:
    Anormal atardamarlar ve venler klipslenmiştir. Bu kan akımını normal damarlara yönlendirir ve AVM’nin sızdırmasını engeller.

    Kraniyotominin Bitirilmesi:
    Ameliyat hedeflerine ulaşıldığında, beyni örten dura kapatılır. Hemen hemen tüm vakalarda kafatası kemiği geri yerine yerleştirilir. Yerinde kalması için tel bir örgü veya vidalı plakalar kullanılabilir. Bazen beyinde kalan kan veya sıvıların tahliyesi gerekebilir. Böyle durumlarda bir dren burr hole denen deliklerden geçirilerek birkaç gün burada kalması sağlanır. Aslında pek çok durumda bu delikler vakadan hemen sonra doldurulur veya kapatılır. Daha sonra dikiş veya zımba ile kafa derisi dikilir.

    Beyinle İlgili Diğer Uygulamalar
    Aşağıdaki uygulamalar tek başlarına veya kraniyotomi ile birlikte yapılabilirler. Şantların takılabilmesi veya stereotaktik ameliyatların yapılabilmesi için kafatasında burr hole denilen delikler açılır. Bu işlemlerden sonra hastane deneyimleriniz kraniyotomideki gibi olacaktır.

    Şantlar:
    Şant özel bir tip drendir. Fazla omurilik sıvısını boşaltmak suretiyle beyin üzerindeki basıncı azaltmak için kullanılır. Sıvı beyinden karın boşluğuna boşaltılır. Bu cilt altına yerleştirilen bir tünel içerisindeki tüp aracılığıyla yapılır. Sıvı karın boşluğuna ulaştığında vücut tarafından emilir.

    Stereotaktik Cerrahi:
    Sereotaktik cerrahi beynin hassas veya ulaşılması zor alanlarındaki problemlere ulaşmada kolaylık sağlar. Stereotaktik cerrahi bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme taramalarını kullanarak problemin yerini tam olarak lokalize eder ve bir yaklaşım haritası oluşturur. Bu işlem sırasında özel bir kafes başı yerinde tutmak için kullanılbilir.

    Hastanede İyileşme:
    Kraniyotomi tamamlandıktan sonra doktor aileniz ve arkadaşlarınızla konuşacaktır. Bir uyanma odasında kendinize geleceksiniz. Daha sonra özel bir üniteye, sıklıkla da bir yoğun bakım ünitesine transfer edileceksiniz ve burada yakından takip edileceksiniz.

    Ameliyattan Hemen Sonra:
    Uyanırken baş ve vücut ağrılarınız olabilir. Bu ağrıları hfifletmek için hemşire size ilaç verebilir. Kafatasınız içindeki basıncı veya kalp atışlarınızı görebilmek amacıyla monitörler kullanılıyor olabilr. Kan pıhtılaşmalarını önlemek amacıyla özel çoraplar giyiyor olabilirsiniz. Ve kısa bir süre bir solunum cihazına bağlanabilirsiniz. Bu makine nefes alıp vermenize yardımcı olur.

    Hastane Odanızda:
    Birkaç saat içerisinde yoğun bakım ünitesinden bir hastane odasına alınabilirsiniz. Bazen bu iki gün veya daha uzun sürebilir. Odanıza geldiğinizde akciğerlerinizin açık kalması için size solunum egzersizleri verilebilir. Sağlık ekibimiz sizin bir an önce yemek yemeniz ve yürümeniz için ellerinden geleni yapacaklardır.

    Rehabilitasyon:
    Eğer belli egzersizleri yapmakta zorlanıyorsanız terapi verilebilir. İhtiyaçlarınıza göre terapist dengenizi bulmanızda, gücünüzü toplamanızda, konuşma ve günlük yaşam melekelerinizin geliştirilmesinde yardımcı olacaktır.

    Başka Bir Tedaviye İhtiyacınız Olursa
    Kraniyotomiden sonra sıklıkla yan etkileri azaltmak ve kendinizi daha iyi hissetmeniz için size ilaçlar reçete edilebilir. Eğer beyin tümöründen dolayı ameliyat geçirmişseniz kemoterapi veya radyasyon da alabilirsiniz.

    İlaçlar
    Eğer size ilaç reçete edilirse doktorunuza veya eczacınıza, eğer varsa, almak zorunda olduğunuz diğer ilaçlardan mutlaka söz edin.

    Steroidler
    Steroidler beyin şişmesini azaltırlar. Doktorunuzun onayını almadan bunları kesmeyiniz. Steroidler kan basıncında değişikliklere neden olabilirler, kilo aldırabilirler, mide ülserlerine neden olabilirler, infeksiyon riskini artırabilirler ve duygusal halde değişiklik oluşturabilirler.

    Antikonvülzanlar
    Antikonvülzan ilaçlar nöbetlerin oluşmasını engellerler. Onları her zaman tarif edildikleri şekilde kullanın. Doğru dozu aldığınızdan emin olunabilmesi amacıyla kan testlerine gereksinim olabilir. Eğer bir döküntü, denge problemleri veya sersemlik gibi bulgular olursa doğrudan doktorunuzu arayınız.

    Diğer İlaçlar
    Semptomları ve yan etkileri ortadan kaldırabilmek amacıyla başka ilaçlara da gerek duyulabilir. Eğer bulantı, mide asiditesi veya ağrınız varsa doktorunuzla görüşün.

    Kemoterapi:
    Kemoterapinin hedefi kanser hücrelerini öldürmektir. Bu ilaçlar kan damarlarınız boyunca dolaşır ve kanserli hücrelerin yaşam döngülerine son verir. Sonuçta kanserli hücreler ölürler.

    Radyasyon Terapisi:
    Radyasyonun hedefi tümör büyümesini durdurmak veya kontrol altına almaktır. Tedavide ağrısı olmayan x ışınları kullanılır. Radyasyon tek başına veya diğer tedvi yöntemleriyle birlikte kullanılabilir.

    Hastaneden Sonra:
    Ameliyattan sonra normal bir şekilde yer, içer ve yürüyebilir hale gelir gelmez evinize gidebilirsiniz. Evde aileniz ve arkadaşlarınız yardım ve destek önerisinde bulunabilirler. İhtiyacınız olduğunda kabul edin. Fakat dengenizi korumanızın çok önemli olduğunu unutmayın. Aklınızdan çıkarmayın ki yeniden bağımsız olmak için bir uğraş veriyorsunuz.

    Kontrol Muayenelerine Katılın:
    Kraniyotomiden 7-10 gün sonra bir hastane ziyaretiniz olabilir. Bu aşamada kalan dikiş veya zımba sütürler alınabilir. İlk birkaç ay boyunca doktorunuzu 4 haftada bir görebilirsiniz. Aynı zamanda durumunuzun kararlı olduğunu teyit etmek amacıyla bazı görüntüleme testleri yapılabilir.

    Yürümeyle Başlayın:
    Yürüme gücünüzü yeniden kazanmak için en iyi araçtır. Başlangıçta kısa ancak sık yürüyüşleri tercih edin. İster bir bardak su almak için, isterse televizyon kanalını değiştirmek için olsun her gün ayağa kalkın ve yürüyün. Basamaklı olarak daha uzun mesafelere yürümeye gayret edin, örneğin köşedeki posta kutusunu kontrol edin.

    Günlük Yaşama Geri Dönme
    Aşağıdaki ipuçları iyileşme için size yardımcı olabilir:
    Fazla zorlamayın. Aktivite sınırlarınızı küçük küçük artırınız.
    Yemek yapmak, bahçe işleri yapmak gibi ev işlerinde yardım öneerisinde bulunanların tekliflerini kabul edin.
    Eğer bir süre araç kullanmamanız önerilmişse sizi birilerinin götürmesine hayır demeyin.
    İşvereninize işe geri dönmek için yapacağınız görüşmede daha az saat için gelip gelemeyeceğinizi veya evden çalışabilip çalışamayacağınızı sorun.

    Ameliyattan Sonra Başarmak
    Size olanları kabul etmek gerek sizin gerekse aileniz için zor olabilir. İyileşmeniz zaman alacaktır. Birkaç ay, hatta bir yıl kadar süreyle her zamankinden daha yorgun hissedebilirsiniz. Duygularınıza hakim olmak olayı hafifletmeye yardımcı olacaktır.
    Bazı günler diğerlerinden biraz daha zor olabilir. Kendinizle ilgili biraz sabırlı olun. Eğer üzgün veya depresif hissediyorsanız sağlık ekiplerinizden biri ile görüşün. Depresyon sık görülen ancak tedavi edilebilen bir durumdur.
    Korkuların olması veya sinirli olmak normal bir durumdur. Bir danışmana başvurmak veya bir destek grubuna katılmak duygularla başa çıkmakta ve devam etmekte olan tedavilerin gereksinimlerini karşılamakta yardımcı olabilir.

    Doktoru Ne Zaman Aramalısınız
    Aşağıdakilrden birinin varlığında zaman geçirmeden cerrahınızla görüşün:
    •Giderek artan uyku hali
    •Geçmeyen bulantı ve kusma
    •Aşırı baş ağrısı
    •Nöbet
    •Artan kas güçsüzlüğü
    •Nefes darlığı, bacakta ağrı veya şişme
    •38 C’nin üzerinde ateş olması
    •Kesi yerinde veya herhangi bir damar yolu yerinde kızarıklık veya akıntı olması
    •İdrar yaparken yanma olması